slot88 slot deposit 1000 wengtoto toto macau slot88 slot deposit 1000 slot gacor slot88 slot prediksi macau data macau data macau slot 5000 wengtoto wengtoto slot77 wengtoto togel online togel4d wengtoto https://campusvirtual.unac.edu.co wengtoto slot deposit 1000 bandarslot wengtoto slot deposit 1000 wengtoto slot deposit 1000 wengtoto wengtoto slot deposit 1000 https://weerstandgrafmonumenten.nl/grind wengtoto slot deposit 1000 https://alonsoprop.com slot gacor 5000 slot 1000 slot deposit 1000 slot88 slot deposit 1000 wengtoto slot deposit 1000 wengtoto wengtoto slot deposit 1000 wengtoto slot 1000 slot deposit 1000 slot88 bandar togel slot88 slot 1000 slot 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 togel online slot88 slot 1000 wengtoto slot deposit 1000 slot gacor keluaran macau slot1000 slot deposit 1000 slot
 
avatar_Þahinbey

Türk - Yunan İlişkileri

Başlatan Þahinbey, 02 Temmuz 2009, 14:41:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.





-: bir ütü ile bir fransız arasında ne fark vardır?

-: ütüyü savaşta kullanabilirsin..

2011 yılında libya'yı özgürleştiricez deyip 1 haftada güdümlü mühimmatı bitip operasyonu yarıda kesen bu sığırlardan bi bok olmaz.bunların derdi yunana daha çok rafale,gemi ve denizaltı satmak için yoksa o gerizekalı fransızlar'da biliyo ege'de başlarına ne geliceğini.
Linkback: Ynt: Türk - Yunan İlişkileri

Batı dünyasının askeri caydırıcılık ve hatbe hazırlık anlamında şu anda en büyük ve belki de tek problemi (özel operasyonlar hariç) konvansiyonel masif "Kara gücü" sağlayamamaktır.  Yoksa karar verip voltranı oluşturdukları zaman amerikasız bile olsalar sadece avrupa'nın birleşik hava kuvvetleri ve donanması  bile devasa bir güce dönüşüyor.

Kara kuvvetleri sorununu çözebilmek için akıllarına gelen şiddeti artan bir sıra ile çözümler:

* politik ve ekonomik yaptırımlarla izolasyon,

* muhalefeti veya illegal vekalet güçlerini desteklemek,donatmak ve yönlendirmek,

* yakın başka ülkeleri düşmanlaştırıp birbiriyle savaştırmaktır.


Her 3 konuda da dönem dönem Türkiye'ye karşı avantaj ve caydırıcılıkları mevcuttur.

Gözü karartıp 3.maddeye geçmeleri halinde mühimmat,platform ve eğitim,danışmanlık ve istihbarat konularında ne kadar sınır tanımaz vir şekilde aktif olabildiklerini Rusya'ya karşı Ukrayna'ya verilen destwkle hepimiz gördük.

Kaldı ki Yunanistan,GKRK ve İsrail 3'lüsünün ukraynadan fazla olarak hem konvansiyonel ordu ve altyapıları mevcut, hem de nükleer güçleri var.

Fransa'nın da kuruluş isyanından bugüne kadar Yunanistan'a verdiği sınırsız destek belli ve gerçektir. Ortak platform ve mühimmat altyapısının olması gerçek bir savaş esnasında diğer batı ülkelerinden farklı ve kendine has platform ve mühimmat kullanan Fransa'nın Yunanistan'a eğitim ve lojistiğe gerek duymadan derhal  destek verebilmesini sağlar.

İşlerin kendileri adına ters gitmesi halinde nükleer takatli ve silahlı denizaltılar ve uçak gemisi merkezli bir filonun bölge civarında konuşlanacağından da zerre kuşkum yok. Kendilerine de bir mermi gelsin de biz de girelim diye beklerler.

Fazla özgüven göZe batar. Akıllı ve yenilmezlik ve dokunulmazlık görüntümüzü bozmamamız gerekiyor.

Unutmayın ki Yunanistan'ın elindeki tüm platform ve mühimmatın hedefi biziz ve adamlar aktif savunmada. Bizim elimizdekilerin ise sadece bir kısmı yunanistan'a karşı.üstelik hem politik hem coğrafik avantaj konvansiyonel anlamda Yunanistan'dan yana.

 
Bizim sabırlı,hukuksal dayanaktan yoksun hiç bir harekete girmeden, elaleme fırsat vermeden gerekirse 40 takla atıp zaman satın almamız ve ancak zorunlu kalırsak ve fırsat penceresi görürsek de o an için  hazır olmamız lazım. Ötesi lafı güzaf.

#2373
Türkiye,Avrupa ile iliskiler konusunda fazlasiyla akıllı hareket ediyor zaten.Bazı ulkelerle, NATO icinde dahi ortak hareket egilimi yaratacak kadar saglam temeller atiyor.Ozellikle askeri iliskiler bu konuda birinci sırada kullanılıyor.
Karadeniz kıyısı ulkeleri,Dogu Avrupa ve İskandinav ulkeleri ile iliskiler belki de en iyi doneminde.Akdeniz'de İspanya ve İtalya, bir bütün olarak bakinca ise bana gore asıl buyuk taş olan Ingilizlerle iliskiler askeri ve kuresel bakista ortak gelisiyor.
Macron'un yaptıgı şovdan baska birsey degil,Atina'yı Tel-Aviv'e kaptırdıklarından beri panik haldeler,ne yaparız da "bizde varız" diye kafasini oraya buraya sokmaya calisiyor.Rusya-Ukrayna savasi öncesi,Türkiye'nin dış iliskilerde belki de en yanliz ve sıkıntılı oldugu dönemde dahi destek bulamadı bize karsi.Bir yokladı da ne oldu? kıçına baka baka geri döndü,subaylarını NATO'da rezil ettigiyle kaldı!
Yani kısaca demem o ki,geçti o haçlı ittifakları dönemi.Günümüz reel politiginde ülkeler artık oyle bakmiyor.Tutup da Atina'ya bayrak dikmeye kalkmayacagimiza göre Macron konussun,yarın gidecek içini döksün giderayak.Bizim Yunan konusunda bakmamız gereken yer İsrail'dir artık.Orada da yarın bir bakmisiz isler degismis...

1- Köprüyü geçene kadar ayıya dayı dememiz lazım...

2- Müttefiklerimiz sayıca artırmalıyız....

3- Müttefiklerimiz ile bağlarımızı geri dönülemez derecede güçlendirmeliyiz...

4- Planlı, sistemli, akıllı bir şekilde yatırımlarımızı, çalışmalarımızı devam ettirmeliyiz...

5- İç cepheyi çelik gibi sağlam hale getirmeliyiz ki düşman kaşıyacak yer bulamasın (Tür-Kürt, Alevi-Sünni, Sağ-Sol-Muhafazakar vs vs)...

6- Hukukta, Ekonomide gelişmişlikte adaleti sağlamalıyız. Özellikle ekonomide gelir dağılımını eşitlemeliyiz...


#2375
Alıntı yapılan: Hakan Hakkı - Bugün, 12:52:311- Köprüyü geçene kadar ayıya dayı dememiz lazım...

2- Müttefiklerimiz sayıca artırmalıyız....

3- Müttefiklerimiz ile bağlarımızı geri dönülemez derecede güçlendirmeliyiz...

4- Planlı, sistemli, akıllı bir şekilde yatırımlarımızı, çalışmalarımızı devam ettirmeliyiz...

5- İç cepheyi çelik gibi sağlam hale getirmeliyiz ki düşman kaşıyacak yer bulamasın (Tür-Kürt, Alevi-Sünni, Sağ-Sol-Muhafazakar vs vs)...

6- Hukukta, Ekonomide gelişmişlikte adaleti sağlamalıyız. Özellikle ekonomide gelir dağılımını eşitlemeliyiz...




Müttefiklerimizi seçerken bize ayak bağı olup kaynak tükenecek değil, bize katkı sağlayabilecek ve açiklarimizi kapatabilecek ülkelerden seçmeliyiz...

Hem niyet hem kapasite olarak öyle bir grup ülke var mı o da ayrı tartışma..Japonya, Kore diyecem ama onlarda ABD otur derse oturup, kalk dese kalkıyorlar..bizim cografyamiza da uzaklar, kalkip desteğe gelmezler..

NATOyu müttefik saymiyorum, onlari cikartirsak hangi müttefik bize ne kadar müttefik, kağıt üstünde değil elle tutulur gözle görülür bize ne sağlıyor merak ediyorum...katkının çoğunu biz yapıyoruz gibime geliyor, yanlış da görüyor olabilirim..

Allah göstermesin ciddi bir savaş vs çıksa, insani yardım dışında bir tane tüfek, asker, tank, uçak gönderecek muttefigimiz gerçekten var mı şüpheliyim (Azerbaycan dışında)

Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, başka çare yok...

What is steel compared to the hand that wields it?

Havlayan köpek ısırmaz. Dolayısıyla Türkiye ile Yunanistan arasında bir savaş çıkma ihtimali zayıf. Yunanistan'ı sömürmek için batının verdiği gaz ile Yunan siyaseti Türk düşmanlığı körüklüyor yıllarca. Havlayan köpeği kuduz köpeğe çevirmeyecek seviyede ayarlıyorlar bunu. Zavallı Yunanlılar halen yolunmakta olan bir tavuk olduklarının farkında değiller.

Eğer ayarı kaçırıp da kuduz köpeğe dönüşürlerse, onlara gaz verenlerin her zaman olduğu gibi kendilerini yalnız bırakacaklarını görecekler.

Batı Yunanistan'ı yıllarca bu şekilde kullandı. Ancak Batıyı kendi çıkarları için kullanan İsrail ise ileride şartlar müsait olduğunda Yunanistan'ı kuduz köpeğe çevirmekten kaçınmayacaktır!
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Charles de Gaulle, "Fransa artık büyük güç değil; tekrar büyük güç olması için Fransa'ya büyük bir dava lazım" demişti.
Bunu dedikten sonra hem dış ilişkilerde hem sanayide iki kollu bir yöntemi uyguladı.
Bir kolu, uluslararası ortaklıklara dâhil olarak Fransız çıkarlarını korumaktı.
Diğer kol ise ulusal yaklaşımdı. Sanayide her ne kadar uluslararası ortaklık modellerini işlettiyse de ulusal sanayisini bütünüyle gereksiz görmedi ve destekledi.
Fransa'yı ulusal nükleer silah sahibi de yaptı.
Emmanuel Macron, kendince onun bıraktığı yerden devam ediyor.
Yıllar önce "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" cümlesiyle başladı; Ukrayna savaşıyla görünürlüğünü artırmaya devam ediyor. Bir yandan da yeni gaz keşifleriyle gündeme gelen Akdeniz'de "biz de varız" diyor.
Akdeniz'deki faaliyetler, Yunanistan ile yakınlaşarak en somut hâlini alıyor.
Macron, Fransa'yı büyük bir davaya odaklayıp tekrar büyük bir güç yapmayı becerebilir mi?
Emin değilim.
Fakat Fransa abartıldığı kadar önemsiz bir ülke de değil.
Her şey bir yana, Fransa bir "joker"e sahip: elinde kendisine ait nükleer cephanelik var.
Ulusal tankını üretiyor; ulusal savaş uçağını yüksek yerlilik oranlarıyla geliştiriyor; savaş gemilerini, radar ve uydu teknolojilerini de üretebiliyor.
Bu sayede, girmek istediği her alanda olmasa da pek çok alanda kendisine hızlıca yerel ortaklar bulabiliyor.
Jeopolitik krizlerde zararlı çıktığı anlar olduğu gibi kârlı çıktığı anlar da oluyor.
Hindistan'dan Körfez ülkelerine kadar birçok farklı coğrafyada savaş uçaklarını satmayı başardılar.
Peki bizim için sorun Fransa'nın Yunanistan ile ortaklık ilişkisini genişletmesi mi?
Bence hayır.
Amerika Birleşik Devletleri silah ambargosunu kaldırmıştır ve İsrail adaya gelişmiş silahlar satmaya başlamıştır. Üstelik adadaki askerî varlık değişme ve karmaşıklaşma eğilimine girmiştir. Bu da demek oluyor ki, adadaki ve Akdeniz'deki durağanlık artık Türkiye aleyhine bozulmaktadır.
Ne yapmalı?
Aşırı sertlik de aşırı yumuşaklık da yanlış olur.
Akdeniz ülkeleriyle Türkiye lehine ortaklık ilişkileri ve yeni dengeler kurmak gereklidir.
Libya ile MEB anlaşması çok iyi bir başlangıçtı.
İsrail'in yerleşik politikaları "BOP" ve bölgesel jeopolitik gerçeklikler nedeniyle İsrail ile Türkiye yakınlaşması kısa ve orta vadede pek gerçekçi görünmüyor.
Geriye Mısır kalıyor.
Mısır'ın son on yıldaki dış politika dengesini iyi anlamak gerekiyor.
En önemlisi, Mısır Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na üye ve Yunanistan ile MEB anlaşması imzaladı.
Şu anda bile Akdeniz'den gaz çıkarıp LNG olarak ihraç ediyor; yani Mısır açısından işler yürüyor.
İkinci husus, Mısır Türkiye ile ilişki kuruyor; fakat iş birliği alanlarını seçici ve kendi lehine açıyor.
Bu yüzden de bu iş birliklerinde kendisi daha kârlı çıkıyor.
Örneğin: Türkiye'nin katkısıyla açılan Ukrayna tahıl koridoru, Mısır'ın gıda krizine girmesine engel olmuştu.
Keza Sudan konusunda da insansız hava araçları sayesinde sahada elini güçlendiriyor.
Üstelik Yunanistan kendisini rahatsız edecek gibi olduğunda da "Türkiye ile anlaşırım" diyebiliyor.
Örneklerden de anlaşılacağı üzere Mısır, Türkiye'yi gerektiğinde kullanabileceği bir araç olarak konumlandırıyor.
Bu kadar rahat bir pozisyona sahip Mısır'ı Türkiye ile ortak politikalara yönlendirmek zor, fakat imkânsız değil.
Mısır'ı zorlamak, hesaplarını değiştirmekle mümkün olabilir.
1.
Enerji taşımacılığında en ucuz rota kurulmalı.
Mısır önce gazı çıkartıyor, sonra LNG haline dönüştürüp gemilerle ihracatını yapıyor.
tahmin edilebileceği gibi bu ek zaman ve ek maliyet demektir.

Mevcut boru hatları geliştirilmeli ve gazın LNG'ye dönüştürülmesi yerine doğrudan Türkiye üzerinden taşınması sağlanmalı.
2.
Doğu Akdeniz Gaz Forumu dolaylı yoldan aşındırılmalı.
Türkiye o foruma üye değil, fakat Mısır üye.
Türkiye'yi üye yapmak gibi bir gündemi de benimsemiyorlar.
işler mevcut dengelerle zaten yürüyor çünkü.

 
*Forum dışı ikili anlaşmalar
*Alternatif konsorsiyumlar

benzeri projeler kurgulayıp "beni foruma üye yapmasanız da ben işimi hallederim," mesajı verilmeli.

3.
Diplomatik açık kapı ve şartlılık politikası yürütülmeli.
Türkiye, Mısır ile kurduğu ilişkilerde "ilişkileri derinleştiririm, ama karşılığında somut adım isterim" ilkesiyle hareket etmeli.
Örneğin:
*Ticaret anlaşması ↔ MEB diyaloğu
*Enerji iş birliği ↔ teknik müzakereler

"EN ÖNEMLİ MADDE 3. MADDEDİR"


4.
MEB süreci aşamalı ilerleyebilir.
 
*Ortak teknik çalışmalar
*Geçici sınırlandırma anlaşmaları

5.
Sınırlı bağımlılık oluşturulmalı.
*Ortak şirketler üzerinden  üretim
*Türkiye'den kritik parça akışının zorunlu olduğu ve bağlayıcı sözleşmelerle yapılan teknolojik ortaklıklar.
*satılan ekipmanın satış sonrasında kullanımının denetlenmesi şartı

6.
Libya'da hassas diplomatik denge politikası.
Mısır'ın sınır güvenliği gibi askeri kaygılarının giderilmesine yardımcı olunabilir mi?

Libya'da Türk şirketleri artık petrol çıkartmaya başlamalı ve ticarete bu petrol dahil edilmeli.

---
https://www.bbc.com/turkce/articles/c4grn99pn2xo

https://www.aydinlik.com.tr/haber/sudan-ic-savasinda-yeni-esik-misir-akinci-ihalari-sinira-yigiyor-565203



#2378
Nükleer silahım var diye,kümülatif olarak gucunun yetmedigi yerlerde mızıkçılık yaparak bunu kullanamazsın kafana gore.Fransa,Türk-Yunan savasi cikti diye bize nukleer diş gosteremez,özgül agirligi yetmez! Hele de bizim elimizde yokken ve Fransa veya x bir ulkeyi bununla tehdit etmiyorken bu mumkun degildir.Nukleer cephanelik konusu bence yanliş anlasiliyor.Bu,bizim elimizde olsa da boyledir.O tuşa basmak,sadece ona sahip olmayla ilgili birsey degil.Ülkeler zannettiginiz kadar özgür değil bu konuda.
Rusların vurulmayan birseyi kalmadi yıllardır,zor degildi yani gostermelik bir yere taktik bomba atıp konuyu kapatmak.Ama zor işte..


Kümülatif olarak gücünün neye yetip neye yetmeyeceğine kim karar vermiş yahu?
Fransa'nın kümülatif gücü yalnız nükleer cephanelikten gelmiyor.
Avrupa Birliği'nin kaptan ülkelerinden birisi.
Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisi olan 5 daimi üyeden birisi.
Uzaya bağımsız erişimi var.
Ekonomik olarak G7 içinde.
Kendi ulusal savunma sanayisi var.

Nükleer cephanelik konusunda olsun, uluslararası ilişkilerde olsun, ekonomide olsun Türkiye ile Fransa'yı karşılaştırdığınızda, sizin Kümülatif güç dediğiniz şeyin  tek bir parametreye indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olduğu ortaya çıkıyor.
Ben 'Fransa nükleer cephaneliği sayesinde her şeye kadirdir' demiyorum zaten. Sadece Fransa ile ilgili güç tanımlamalarında Fransa'nın Yunanistan veya Türkiye ile neredeyse denk tutulmasındaki problemli durumu vurgulamak için nükleer güç olduğunu hatırlattım.


Paylaş whatsappPaylaş facebookPaylaş linkedinPaylaş twitterPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş diggPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş delicious
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren defenceturk.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.
Footer menü
Hakkımızda
Bize Ulaşın
Biz Kimiz
Hizmetlerimiz