Sohbet...

Başlatan SÜVARİ, 10 Nisan 2009, 14:57:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alıntı yapılan: korsan2 - 22 Eylül 2024, 12:29:14
diyelim  bir atom bombası atıldı ve ölmedik.
kendimizi ve ailemizi korumak için ne  yapabiliriz?
kaçıncı gün dışarı çıkabiliriz?
musluktan su  içiliyor mu?
kullanılabilecek basit  bir ilaç var mı?
yüksek bir tepeye doğru mu  yoksa daha alçak  bir yere doğru mu kaçmak  daha  faydalı  oluyor?


ilk iki hafta  nasıl geçiyor?
tehlike tam olarak ne zaman geçiyor?

Nükleer silahın ne kadar uzakta patladığı ile ilgilidir. Ölmediysen bir yandan şanlısısın diğer yandan şanslı değilsin, kanserden veya radyasyondan ölme ihtimalin çok yüksek, oldukça zorlanırsın çileden çıkartır ve eziyet çekerek ölürsün. Hastane gibi yerleşim yerleri de zehirlenir, doktorlar da kendi canının kurtarma peşindedir eğer ölmedilerse.

Yerin dibinde, kuyu, metro, bodrum katında saklanırsan hayatta kalma şansın olur ama dışarıdan radyasyon karışımı hava içeriye sızdığı için yine de ölme ihtimalin çok yüksek. Büyük kentlerden uzak, ülkenin doğusundaki mağaralarda saklanırsan ilk patlama anından kurtulursun. Atmosferde çok uzun süre kalan radyasyon ve izotoplar bulutlara karışarak yağmur olarak da geri döner.

Nükleer patlamadan zarar gören büyük kentler ve çevresindeki gıda ürünlerini tüketmek yasak, su içemezsin, her şey zehirlenir. Hayvanları vurarak öldürmek lazım eğer kurtulanları varsa, hızlı ölüm iyidir,  cehennem gibi hayatı yaşamaktansa.

Devlet, polis, ordu, bürokratik sistem diye bir şey kalmaz, kaos olur. Diyelim ki Ukrayna yüzünden nükleer silahların duellosu başladı, ekvatorun güney kısmına taşınak en iyi çözüm olur. Belki iklim değişir, güneş yüzü göremeyiz veya tam tersi yaşanır atmosfer kaldıramaz kutuplardaki buzlar erir. Savaşın kazananı olmaz...
Linkback: Ynt: Sohbet...

eskiden  internette izlediğim bir videoda

"2 hafta sonra tehlikenin  %90  oranında azaldığı,
patlamadan  sağ çıkarsak  en ciddi meselenin  ışınlardan  korunmak olduğu,
buluttan  aksi  yöne  kaçmak gerektiği"


iddia ediliyordu.
yok mu  yani böyle bir şey?
100km  uzağa atılsa  kesin gidiyor muyum?

atom bombası  ilk patlamada   nasıl öldürüyor?
ışıkla mı?  radyasyonla  mı?


Patlamadan sonra ilk önce ışık gelir, donra patlamanın dalgası gelir ve sonra radyasyon gelir.

Atıyorum, örnek İstanbul'da veya Moskova'da patladı Topol-M, 6 adet nükleer başlık taşıyor ve her biri en az 150kilo ton patlama şiddetine sahip, yani her biri Hiroşima'dakinden 10 kat güçlü. Füzedeki başlıkların nereye güdümlendiği önemli, 6 adetin ikisi İstanbul'un her 2 yakasına, biri Edirne, diğeri Bursa, kalanları da İzmit ve Çanakkale'yi vurursa, o bölgedeysen hiç şansın yok. Metro veya bodrum katındasın şans eseri ışıktan veya patlamadan kurtuldun. Radyason seni götürme ihtimali de var, sonuçta dışarıdan gelen havayı alıyorsun. Radyason havanın nereye sızdığı bölgelere de dağılır.

Bu bir örnek, kimse alınmasın. Bu Moskova, Londra, Paris için de geçerli.

ben İstanbul'a  200km  mesafedeyim.
kesin gidiyor muyum  yani?

saçma  olabilir;  ama  mesela artık  çok katlı binalar var her yerde.
bunlar mantar bulutunu  bir şekilde  yavaşlatıp  bir noktada da  hapsedemiyor mu?

mesela  yangın söndürme  uçaklarından  veya  insansız  uçaklardan   mantar bulutuna  atılacak  ve  püskürtülecek  bir çeşit  kimyasal  karışım  filan  hiç  mi  yok?

şöyle  bir şey geldi  gözümün önüne.
insansız  bir  yangın söndürme uçağından  toz  halinde  hızlı  kuruyan  çimento  büskürtülse  bu mantar bulutunun içine.
bu  çimento  hızlıca  kururken  izatopları da  beton  bloklar şeklinde  kurutsa  filan.
hiç olmazsa  mantar bulutunun  %20'si  gibi  bir   izatop saçılımını  taş  haline getirmek  mümkün olamıyor mu?

bu  izatopların  işlemeyeceği  bir  madde mutlaka vardır,  mantar bulutunu  bu  maddelerle boğmak  mümkün  mü?
bu  nükleer çöpler  nasıl  bir kutunun içinde  tutuluyor?
o  kutu  hangi  elementten yapılıyorsa  o  elementi  toz  halinde  mantar bulutunun  içine  püskürtmek  denenmiş mi  hiç?

Maşallah bugün site cayır cayır çalışıyor  :D

Ben de fark ettim. Hayret.

#3206
Özellikle ABD de "medeniyetin sonu" için hazırlanarak pek çok kişi var (nükleer savaş, meteor carpmasi, salgin hastalik vs)

Büyük sehirlerden uzakta yasiyorlar ( bizim deyim ile kuṣ uçmaz kervan geçmez yerlerde), yer altına sığınak yapiyorlar ( hava filtresi, şu filtresi olan), konserve, ilaç,  tibbi cihaz vs depoluyorlar...

Kendine has bir endüstrisi bilem var, gidip sığınak alıyorsun hazır gelip bahçene toprağın içine gömüyorlar...binlerce kurs var doğada hayatta kalma, yön bulma, şehirde yardım gelene kadar nasil idare edersin falan ( yardımın 3 gun ile 1 hafta içerisinde geleceğin tahmin ettikleri için ona göre egitiyorlar örneğin bosu bosuna sapan ile geyik avlamayi değil 😀)

Öyle soğuk savaş döneminde hayal edildiği gibi bir nükleer savas çıkarsa anca belki ilk patlamalardan öyle kurutulup radyasyon seviyeleri inene kadar ( birçok değişkene göre yıllar sürebilir) ancak yukarıda yazdığım şekilde idare edebilirsin...( medeniyetin külliyen çöktüğünü varsayiyorum)

Ha öyle bir durumda bence bombanın ilk düştüğü yer kafam olsun ne olduğunu anlamadan buhar olmak daha iyi...

Yoksa "the walking dead" dizisini yaşamanın anlamı yok...

Bu insanlara gavurca "prepper" deniyor, youtube da dolu belgeselleri var bakabilirsiniz...Turkceye "hazırlananlar" diye tercüme edilebilir

Dönelim soruya...nasil hayatta kalırsınız..."prepper" olarak yaşayacaksınız belki o zaman yoksa zor..

What is steel compared to the hand that wields it?


#3208
Bu kadar masrafa gerek yok hocam 😀

eski bir taşıma konteynerini (etrafını beton tuğlalarla destekleyerek) yerin 1m altına gömersen yeter...hava filtresi düzgün olduğu sürece sorun yok.. depola içine şişe suyu, konserve at bir uyku tulumu oldu bu iş 😀

What is steel compared to the hand that wields it?

Alıntı yapılan: korsan2 - 22 Eylül 2024, 14:28:41
ben İstanbul'a  200km  mesafedeyim.
kesin gidiyor muyum  yani?

saçma  olabilir;  ama  mesela artık  çok katlı binalar var her yerde.
bunlar mantar bulutunu  bir şekilde  yavaşlatıp  bir noktada da  hapsedemiyor mu?

mesela  yangın söndürme  uçaklarından  veya  insansız  uçaklardan   mantar bulutuna  atılacak  ve  püskürtülecek  bir çeşit  kimyasal  karışım  filan  hiç  mi  yok?

şöyle  bir şey geldi  gözümün önüne.
insansız  bir  yangın söndürme uçağından  toz  halinde  hızlı  kuruyan  çimento  büskürtülse  bu mantar bulutunun içine.
bu  çimento  hızlıca  kururken  izatopları da  beton  bloklar şeklinde  kurutsa  filan.
hiç olmazsa  mantar bulutunun  %20'si  gibi  bir   izatop saçılımını  taş  haline getirmek  mümkün olamıyor mu?

bu  izatopların  işlemeyeceği  bir  madde mutlaka vardır,  mantar bulutunu  bu  maddelerle boğmak  mümkün  mü?
bu  nükleer çöpler  nasıl  bir kutunun içinde  tutuluyor?
o  kutu  hangi  elementten yapılıyorsa  o  elementi  toz  halinde  mantar bulutunun  içine  püskürtmek  denenmiş mi  hiç?

Moskova'da Minutman ICBM patlarsa bu sahne ortaya çıkar. Þehir tamamen silinir patlama ve ışıktan dolayı, beton binalar falan kurtarmaz, kül  bile kalmaz. 24 saat içinde 10 milyon insan ölür, sonrası malum radyasyon işini yapar rüzgarın etkisiyle. Son 30 senede üretilen Hiroşima'daki atom bombasından farklı, yıkıcı gücü ve radyasyon dalgası ezici etkisi vardır, sadece patlama gücüyle hesaplamak yanlış, 80 sene önceki atom bombası çok basit kalır.

Çernobil patlayınca o çubuklardan sızan radyasyonu kapatmak için özel yapım betonla kurşunu karıştırdılar ve üzerine tonlarca döktüler. Hala sızmaya devam edince kapakla kapattılar.

Nükleer bomba patlaması çok farklı olur, ani ve şiddetli patlamanın etkisiyle radyasyon hızlı dağılır. Beton binanın içindeyim, çelik kapı falan radyasyon onları yemez, sızmaya devam eder. Atmosferdeki radyasyon senelerce kalıcı olur, yavaşca dağılmaya devam eder, yağmurla veya karla geri döner. Neresinden bakarsan ölüm, nükleer saldırıda hızlı ölüm iyidir,  seni kurtaran kimse olmaz...



Paylaş whatsappPaylaş facebookPaylaş linkedinPaylaş twitterPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş diggPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş delicious
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren defenceturk.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.
Footer menü
Hakkımızda
Bize Ulaşın
Biz Kimiz
Hizmetlerimiz
mekan bizim almanya chat sohbet cinsel chat sohbet mobil sohbet dini chat