Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 230526 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2352
  • 183
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1660 : 15 Şubat 2024, 19:24:27 »
Sinirlerinizi hoplatmak istemiyorum ama yıllardır ara ara tekrar etiğim için eminim artık yadırgamazsınız bu düşüncemi. Ben Kuzey Irak daki Kürt devleti sayılabilecek idareyi bizim Kürt terörü sorunumuzda bir çözüm sağladığı kanısındayım. Kürtler bu yer kürede devletsiz halk olma onursuzluğundan Amerika sayesinde kurtulmuşlardır bu bizim için altın tepside tarihin bize sunduğu bir şanstır. Düşünün Irak eski Saddam lı Irak Kürtler için özerk bile olsa hiç bir şekilde aidiyet hissini tatmin edecek idareleri geleceğe kürtlüğü devam ettirecek umutları yok olacaktı. O zaman eskiden olduğu gibi ikna olan her kürt yaşadığı mahallede kürdistan kurmak için çalışmaya uğraşacaktı. Biz körfez savaşından çok karlı çıkmış bir ülkeyiz ama bunu görmek için biraz pragmatik olmak gerek. Dünyada Kürtlerin aidiyet duygusunu tatmin eden bir devlet nüvesi olması bizim kürt sorunumuz açısından tek çözüm şansıdır. Kimse bize bunu tabi hediye etmedi sadece ABD ile İsrail ile menfaatlerimiz örtüştü hiç bir şey yapmadan bu faydayı sağladık. Pkk terör örgütü neden artık duruldu bu yüzden işte artık devletsizlik travması kalmadı sınırlarımız dışında başka öncelikleri oluştu. Bunları biz Amarikaya borçluyuz eğer körfez savaşı olmasa mazallah. Özal 1 koyup 3 alacağız diyordu aslında ölçülebilse 100 aldık ama onu anlayacak akıl kimsede pek yok sadece devletin derin aklı farkında bunların


Her ne kadar da konu basligi Türkiye - ABD İlişkileri olsada , Sn Putty nin paylasmis oldugu goruse katilmiyorum.

Oncelikle Ozal Irakin isgali konusunda  cok hatali bir siyaset izledigi kanisindayim . Ozal Irak ta Ulkemizin 1 koyup 3 kazanacagi gibi bir saplantisi vardi. Bu nedenledir ki o zamanin ABD baskanina sirin gorunmek ve savas sonrasi pastadan pay alabilmek icin Irak devletini parcalanmasi dahil vahim bir karari tek basina verip ABD ye soz vermistir. TSK G.kurmay baskanin tarihte ilk defa istifasi sonrasi ve TBMM  de tezkerenin kabul edilmemesi sonrasi zaten ulkemize karsin sasi bakmakta olan ABD nin kara defterine yazilmistik olduk.  Sonrasinda ise ucusa yasak bolge , K.Iragin guclendirilmesi Talabaninin Kerkuk uzerindeki planlari ve oyunlari . M.Barzanin kendisini guc sarhosluguna kapilarak Bagimsizlik Referandumuna kadar curret etmesi ve sonrasinda Basta ABD tarafindan caydirilmasi......  Sonrasinda ise Suriyenin aynen Irak benzeri sekilde bolunup parcalanma kurgusu basimiza gelen  sorunlarin bir devamidir. Bir sonraki adim  Kuzey Irak merkez olarak Suriyedeki kurtlerin de once bir federal yapi sonrasinda ise Kuzey Iraktaki Kurtler de dahil  yeni petrol zengini  ve bolgedeki su kaynaklarinin buyuk bolumune sahip bir devlet ortaya cikacagi asikar . Bu oyunun Turkiye parcasina deginmiyorum hem konu uzamis olur he de sizler oyunun ucunun nereye vardirilmak istenecegini sizlerde benim kadar gorebiliyorsunuz.





Çevrimdışı putty

  • 2023 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2921
  • 301
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1661 : 15 Şubat 2024, 19:29:13 »
Türkiye'nin menfaati gereği Kürtlere küçükte olsa bir devlet mutlaka olmalı bununda en görünen olmuş hali Kuzey Irak özerk idaresidir. Tabi ki sınırlarımız dışında. Bu yapı her an bağımsız devlet olabilir bu olursa eğer Türkiye bu devletin merkezi Irak yönetimince bastırılmasına mani olup Kürt devletini himayesi altına almalı. Suriye deki olay ise pek geleceği var gibi görünmeyen bir kalkışma ve bize düşen görev oradaki kalkışmanın denize ulaşmasına mani olmaktır onu da yaptık gerisini Suriye kendi düşünsün.

Bizim için asıl büyük sorun Irak ın 4. Murat ile Sünni kılınan yapısının artık en nihayetinde tekrar Şii bir ülke haline gelmiş olmasıdır. Türkiye için bu namus meselesidir orayı biz Sünni yaptık ve Araplar ellerinden tekrar şia ya kaptırdılar. Bizim asıl meselemiz Bağdat ın Şia dan geri alınmasıdır. Güneyimiz bu yüzden İran dan Akdeniz'e Şii hilali ile kapandı Suriye de Nusayri bir ülke folklorik şia yani onlarda. İran artık yürüyerek Akdeniz'e ulaşabiliyor Şii topraklar üzerinden. Tabloya böyle bakınca Kürt ler hala Sünni kalabildiler Irak özelinde yani bizim davamız yanındalar
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2024, 19:35:48 Gönderen: putty »
Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

Çevrimdışı baryshx

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 819
  • 58
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1662 : 15 Şubat 2024, 19:39:08 »
Kürt denilen barzani ve talabani aileleri savaşmadan ülke sahibi oldular. Birde petrol zengini oldular.

Saddam'ın uyduruk saldırısı bahane edilerek hayallerindeki devleti orada kurdular. İkinci Mahabad Cumhuriyeti, bu sefer İran değil Irak'ta.  Abd ve İsrail her zamanki gibi başardı.

Şimdi bizim Hükümetimiz ve işadamlaımız ile orayı kalkındırma ve geliştirme projelerinde beraberliklerimiz var.

Troller, cahiller sosyal medyada Atatürk üzerinden Misakı Milli'den dem vura dursunlar, adamlar orada ülke kurdu. Orası yetmedi Suriye'de de kurdular.

Mısır ve Sisi'den sonra Suriye ve Esat ile de iyi olacağız diye düşünüyorum. Yüzlerce şehidimizin ailesi ne düşünür bilemiyorum.
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2024, 19:40:24 Gönderen: baryshx »

Çevrimdışı serkan1976

  • 2022 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 7911
  • 461
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1663 : 15 Şubat 2024, 19:44:44 »
Pragmatik bakış farkı o işte herkes aynı şeyleri göremez konuya ayda bir gazetede tv de haber düştükçe kafa yoranla sürekli kafa yoran bir olmaz. Ben boşuna mı yılın üyesi oldum

Yılın üyesi sayın Putty hocam ; eğer dedikleriniz  İRA , ETA gibi örgütler için olsaydı yani Britanya-İspanya gibi bolluk-refah içinde yaşayan ülke insanlarını içerseydi tabiki İngiltere-İspanya'ya karşı daha geniş bir toprak talebinde bulunmak istenmeyebilirdi...

Ama kastettiğiniz bu dandik coğrafyadaki insanlar ; fakfakir , eğitimsiz ,dinsel-ırksal motivasyonla çok kolay manipüle edilebilecek insanlar...Böyle bir topluluğu "Bakın K.Irak'ta bir Kürt devleti var artık devlet özleminiz tatmin olmuştur ,rahat ve bolluk içinde bulunduğunuz ülkelerin içinde yaşıyorsunuz , zaten devlet olunca da pek birşey değişmiyor" diyerek ikna edemezsiniz...Adamların yarısı 500 dolar aylıkla bize karşı düşman ülkelerin desteğiyle bize karşı savaşıyor sadece kürt devleti kuralım motivasyonuyla da değil...

Ben sizi çok iyi anlıyorum .30 milyon insanı devletsiz bu coğrafyada tutmak zor , tabiki bu işi çözmeliyiz ama "Kürtleri kendilerini tatmin edecek özerk bir devlet ile kandırayım-tatmin edeyim" düşüncesi bu coğrafyada işe yaramaz...Çünkü sadece radikal kürt gruplar değil Yunanlılar,Ermeniler,Almanlar,Fransızlar,ABD'liler de bu kozu bize karşı kışkırtmak için bekliyor...

Ben Türkiye düşmanı olsam ilk yapacağım şey Kürtleri kışkırtmak olur ki zaten onların yaptıkları şeyde tam olarak bu...
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2024, 19:46:12 Gönderen: serkan1976 »

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2352
  • 183
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1664 : 15 Şubat 2024, 19:45:47 »
Ulkemizin izlemesi gereken politika  oncelikli olarak komus ulkelerin bolunmesi oyununa hic bir zaman paydas olmasidir. Buna K.Irak da dahil. K.Irak ilen olan tum iliskiler merkezi Irak hukumeti ile olan iliskileri bozmayacak sekilde olmalidir.  Suriyedeki olay bir kalkisma veya bas kaldiri degil artik o evreler gecti ulke resmi olmasa da fiilen bolunmustur. K.Iragin hamiligi gibi politika basimizi cok agritabilecegi gibi. K.Irak merkez olmak uzere Irak+Suriye dahil petrol +Su zengini bir Kurt devletinin hamileri ABD ve Israil olur .

Çevrimdışı putty

  • 2023 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2921
  • 301
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1665 : 15 Şubat 2024, 19:59:30 »
Serkan bey bu bir pazarlık ikna meselesi değil Kürtlerin oturupta karar verecekleri bizim rica edip onların kabul edeceği bir orta yol değil dediğim şey. Devleti olan adamın istekleri farklı olur bunu ondan rica etmemize gerek yok bu zaten o koşullarda olmak zorunda kalacakları bir realite. Tabi ki bende biliyorum her kez en büyük haritayı ister ama bunu devletsizken istemek ile devletin varken istemek arasında bir milyon kat fark vardır. Kürtlere devletlerini istemeseler de vereceğiz (zaten verdik körfez savaşı ile) sonrada oturup bir pazarlık yapmayacağız onlar zaten bizim istediğimiz gibi olmak zorunda kalacaklar. Duvarlarına okullarına büyük Kürdistan haritaları asacaklarını bende biliyorum ama kimin yok ki büyük haritası etrafımızdaki tüm ülkelerin büyük megola idea haritaları var. Büyük devlet haritası romantik bir hayaldir amaç diri tutup gelecekteki bir fırsatı kullanma ihtimalidir. Kimse bunun için işleyen düzenini başkentini komşusu ile ilişkisini silip atmaz.

Birde şu var. Mevzuya Amarika İsrail girince biz hep karşısında olacak değiliz. Bu olayda mesela yani Irak savaşında Kürtlere idare verme isteği Amerika İsrail işiydi ve bizim işimize yaradı bedavaya altın tepside bize ödül gibi geldi bu oluşum. Tabi gönlü ümmetin derdi ile yanıp tutuşanlar için Türkiye'nin menfaatleri önceliğini yitirebiliyor bu yüzden her zaman kitlenin sesine kulak vermek doğru değil
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2024, 20:01:32 Gönderen: putty »
Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

Çevrimdışı Mehmet75

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 317
  • 45
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1666 : 15 Şubat 2024, 20:20:32 »
Musul ve kerkükü asağıda maddelerini paylastığım Ankara anlasması ile biz "ıraka" verdik. Başka bir devlet kurulamaz. Orada bizim aleyhimize faaliyet gösterilemez maddesini de eklemişiz. Zaten Takip eden ek ve ikili anlasmalarla müdahale hakkımız da mevcut. Irak kendisi düzeni sağlayamazsa  bize bu hakkı da vermiş. Haydar aliyevin vatan toprağı ile ilgili güzel bir sözü vardır. Irak bayrağı altında federasyon mu olacaklar , konfederasyon mu, özerk mi bizi ilgilendirmez ama bağımsız olamazlar .



1926 Ankara Antlaşması Maddeleri

1.Musul ve Kerkük vilayetleri Irak’a verilecektir.
Irak sınırı Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 yılındaki aldığı kararla kesin olarak belirtilmiştir.
Milletler Cemiyeti’nin belirttiği sınır kararını iki devlet de kabul edecek ve bozmak için herhangi bir eylem hazırlığına girmeyecektir.
Türkiye ve Irak arasında sınır Brüksel hattı olduğu kararlaştırıldı.
Irak Musul’dan elde ettiği petrolün %10’unu 25 yıllık süre boyunca Türkiye’ye verecektir.
Türkiye bu parayı 4 yıl boyunca almıştır ancak kalan 21 yıllık hakkını ise 500.000 Sterlin’e İngiltere lehine vazgeçmiştir.
Irak hükûmeti antlaşma imzalanana kadar kendi halkından Türkiye lehine konuşanlara genel af tanıyacağını söyler.
Türkiye ve Irak, dost devletler arasında yapılan “suçluların iadesi“ için görüşmeye karar vermiştir.
Antlaşmanın 2. faslı yürürlüğe girdiğinden itibaren on sene müddetle yürürlükte kalacaktır.
10 sene sonra taraflardan biri feshetme hakkına sahip olabilecektir.
Maddeler taraflarca tasdik edilecek ve derhal Ankara’ya gönderilecektir.
Antlaşma tasdik edildikten sonra Lozan Antlaşması’nı imzalayan devletlere gönderilecektir.
1936 yılında Irak ile Türkiye arasında 18 Temmuz 1936 gününden itibaren, 1926 Ankara antlaşmasına getirilen bazı hükümler:

Sınır komisyonu 6 ayda bir toplanmaktadır,
Sınır konuları gözden geçirilmektedir,
Antlaşmayı imzalayanlar, sınır bölgesinde diğer devlete karşı olan propagandalara izin vermeyecektir; ancak bu maddeye uyulmamaktadır.
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2024, 20:33:20 Gönderen: Mehmet75 »

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2352
  • 183
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1667 : 15 Şubat 2024, 21:59:28 »
Benim fikrim halen sabit bazi arkadaslarin goruslerine katilmiyorum :)

Oncelikle Komsularimizin ic islerine karismaktan mumkun oldugunca imtima etmeliyiz. Komsularimizin toprak butunlugunun bozulmasina on ayak olmamak yaninda . Emperyalist devletlerin bu tur girisimlerine canak tutmamaliyiz.  " Bu gun komsuna yapilmaya calisilan  yarin basimiza gelir " Bolgedeki Kurt halki her ne kadar da 30M olsa da bu halk 4 ulke sinirlari icerisine dagilmaktadir . Bu nedenle ille de ayri bir bagimsiz devlet kurulmasi zorunlulugu yoktur . " Ayri bir devlet kurtlerin ruyasi olabildigi gibi emperyal devletlerin cikarlarina hizmet eder ancak" Bu oyunun benzeri 1900 lerin baslarinda bolgemizde B.kirallik tarafindan cok guzelce oynandi ,simdi bir benzeri de sahneleniyor. ABD nin Kurt politikasi  Kurt Askindan dolayi degil  bolgedeki enerji kaynaklari yaninda Iran karsi  Israilin guvenligi ile ilgilidir.

ABD +Israil ile tabii ki her zaman tepismeyecegiz ancak ulkelerimizin cikarlari kesistigi noktalarda ve cikarlarimiz bunu gerektirdigi alanlarda her zaman icin karsilikli tepinecegiz bu isin kuralidir. Ulkeler cikarlarini korumak zorundadir.

Çevrimdışı aydındurmus

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 385
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1668 : 16 Şubat 2024, 00:19:56 »
Beyler bizde KÜRT sorunu diye bir şey yoktur PKK sorunu vardır.
Konuyu iyi anlamak için önce konunun kökenine inmek gerek KÜRT diye bir ırk varmı Rus ANTROPOLOK'ların araştırma ve incelemeleri sonucu KÜRT'lerin aslında TÜRK soyundan geldiğini KÜRT kelimesinin farsçada DAĞDA YAŞIYAN İNSANLAR VEYA dağlı insanlar olduğu (bu arada farsçada bu anlamı yazdığımda kürt kelimesi çıkmadı) kürtçe dilinin ise arapça ve farsçanın karışımı bir dil olduğunu belirtmektedirler.

Gelelim asıl meseleye KÜRT'lerin devleti var zaten oda TÜRKİYE dir türkiye ne kadar lazı çerkezi egelisi akdenizlinin is bu ülke onlarındadır.
Eğer bu ülkenin sahibinin kim olduğunu görmek istiyorsak ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİNE bakmak gerek...

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 44341
  • 622
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1669 : 16 Şubat 2024, 09:10:26 »

 Özal ve ABD anlaşmıştı, birlikte Irak'a girseydik kesinlikle misak-milli sınırlarını alabilecektik belki petrolü ABD alırdı ama egemenlik bize geçerdi.Sonucta yüz binlerce kişilik bir orduyla Irak'ta olsaydık kimse bizi oradan söküp atamazdı.

 Çünkü o zamanlar PKK halen Sovyet destekli komünist bir örgüt olarak görülüyordu ayrıca Ülke yönetici kadroları Batı yanlısı idi yani ABD'nin bize teklifi gerçekleşirdi böylelikle hem Saddam tehtidinden kurtulurduk hem de ileride 90'lar boyunca olan terör olayları olmazdı.

 Torumtay paşa istifa etti, Amerika'nın istediği desteği vermedik ve bunun cezasını bize 10 yıl boyunca fena ödettiler.

 Aynı hatayı 2000'li yıllarda yaptık, yine çuval olayı ve sonrası cezalandırıldık.

 Aynı hatayı Obama zamanında Suriye'ye girmemizi istediklerinde yine bu teklifi geri çevirerek yaptık, sonuç söylemeye gerek yok herkes biliyor.

 ABD gibi bir müttefik süper gücü, kendi çıkarımıza gelişmeler olduğu halde defalarca reddettik.

 Bunları söyleyince Amerikancı oluyoruz o nedenle daha fazla yazmak istemiyorum.
 

Ben pek öyle olacağını düşünmüyorum. Hatta bugünkü durumdan farklı olacağını da düşünmüyorum. Batı hiçbir zaman Türkiye'nin belirli bir gelişmişlik seviyesine çıkmasını istemedi. Irak ve sonrasında Suriye'nin parçalanması planlarına dahil olarak Türkiye'nin parçalanması planlarına da katkı sağlamış olacaktık. BOP bu bölgedeki bütün ülkelerin parçalanarak kontrol edilmesi çok daha kolay küçük devletçiklere dönüştürülmesi, İsrail'in yayılmacı politikalarına geniş alan sağlamak için çalıştıkları bir projeydi. O günler bunları söylerken inanmayanlar bugün Filistin'e baksınlar. Yıllardır yahudi soykırımını kullanarak mazlum rolü oynayan İsrail nasıl da soykırım yapıyor ve kimse durduramıyor. Çoğunluk halen farkında değil, İsrail tüm Filistin'i işgal edip Filistinlileri yok etse bile durmayacak! Buna engel olabilecek bütün bölge ülkeleri parçalanıp kolay lokma haline getirilecek. Bu coğrafyada yaşayan haklar çeşitli yöntemlerle birbirine düşürülecek, savaşlar olacak, terör örgütleri türetilecek, insanların cahil kalmaları sağlanacak vs... Irak, Suriye, İran, Türkiye vs, Batının tasma takamadığı bütün ülkeler için belirlenen kader bu.

Bir arkadaşın "Kürtlere sınırlarımız dışında bir devlet kuralım, devletleri olma arzularını böylelikle söndürelim" tezi de pek işe yaramaz bu nedenle. Hayatlarını kendilerine yedirilen ideolojilere göre yaşayan zavallı insanları bu şekilde normale döndüremezsiniz. Terörize olmuş bir beyni, istediğini vererek iyileştiremezsiniz. Pkk ve benzerleri, Suriye'de veya Irak'ta bir devletimiz oldu, artık silah bırakıyoruz demez asla. Kendi sınırları olan bir devlet bile olsa yine sizin sınırlarınız içindeki alanda hak talep edeceklerdir. Ermenistan ve Suriye örneklerinde olduğu gibi.

Bütün bunlar dış güçler dediğimiz Batının sayesinde oluyor. Batı ülkelerinde yaşayan insanların çoğu bu durumdan haberdar bile değil üstelik!
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com