Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 228281 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı korsan2

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 422
  • 14
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1630 : 31 Ekim 2023, 12:33:18 »
2. dünya savaşı sonrası kurulan dengeler bozuluyor,  bu doğrudur,  ABD  önümüzdeki 15 yıl boyunca  bu günküne oranla güç kaybedecek ve o boşluğu  mecbur birileri dolduracak,  bu da doğru;  ama   o boşluğu doldurma sırası  kime düşer?  o  pek bilinmez.
öncelikle anlamamız gereken şey şu,  ABD  yeniden  pozisyon alıyor.   Saddam'ın devrilmesiyle başlayan  süreç BOB  projesiyle  yeni bir aşamaya girecekti;  ama bu  sürece  bölgenin tüm kolonları  beklenenden daha ciddi direnç gösterdi.
burada ABD açısından   ziyan olmuş en az on yıl var ve bu  ziyan olan  zamanda  hem dünya değişti;  hem ABD de  birşeyler öğrendi.
ilk öğrendiği şey,  sadece enerji havzalarını  "OPEK"  kontrol etme politikası,  gereğinden fazla  bir gücü ve  mesaiyi  ortadoğuda tutmaya neden oluyor,  bu da  mesela Asya  bölgesindeki gelişmelere  yeterli ve zamanında tepki gösterilememesine neden oluyor.
söz gelimi,  adam gözünün önünde Gürcistan'a  ve Suriye'ye  karışırken  izliyorsun,  sonrasında da Kırım gidiyor.
Çin  bambaşka bir konu zaten.
beri yandan da,  sen  Avrupa'nın jandarmalığını  yapmak için  sürekli askeri harcamalar yaparken,  Avrupa  sana güvenip bu harcamalardan kaçınıyor.  orduya ayırması gereken kaynakları halkına refah olarak yansıtıyor.
e devir iletişim devri,  ABD içindeki halk  bir Avrupa'ya  bakıyor,  bir kendi  hayatına,  bu nasıl süper güçlük diye sormaya başlıyor.
bir bakıyorlar ki,  dünyanın  öcüsü  haline gelmişler;  halbuki  herşeyin içinde olan Avrupa,  hiçbir yerde görünmüyor,   öcülük sadece ABD'ye kalıyor.
Sayın Trump  Avrupa'ya  boşuna  askeri harcamaları yükseltme baskısı yapmadı anlayacağınız.
tüm bu  hikayenin sonunda bir de elektrikli oto dönemi başlıyor ki,  burada 2035 tarihi  artık bir  başka devrenin başlangıcı;  yani  yavaş yavaş petrolün önemi de düşecek.

bu ve bunun gibi birçok  konu ABD'ye, artık eski yaklaşımlarla bu arabanın gitmeyeceğini  öğretti.

bu yeni yaklaşım nedir?
ben bunun adını koymak için çok kıvrandım,  birçok  kavram uydurmakla beraber,  en  uygun gördüğüm tanım "Amerikagil"  oldu.
ABD'nin yeni  konseptinin  herkesi ilgilendiren yönleri var.
mesela Avrupa'yı  ilgilendiren yönü,  askeri harcamaları  yükseltme ve bazı  noktalarda artık kendi göbeğini kendi kesecek hale gelmesi yönündeki Sayın Trump tarafından  fiilen uygulanan  politikadır.
mesela İngiltere'nin  AB'den  ayrılması  ve hatta F35  projesine  ortak olan ülkelerdir.
yani,  yeni dönemde Avrupa'daki Amerikagil  kimdir?  sorusunun cevabı tam olarak  buralarda bulunuyor.

Ortadoğuyu ilgilendiren yönü,  Körfez  bölgesinin "bilhassa OPEK"  grubu ülkelerin  nazının daha az  çekileceğini  hissettiren  politikalardır.
"hem petrol döneminin  sonu;  hem de ABD'de  keşfedilen yeni  kaya gazına  güven"
ortadoğudaki Amerikagil kimdir?  sorusunun cevabı  bu yeni durumda da  fiilen  tek taraflı olarak  bir 20 yıl daha değişmeyecektir;  çünkü  OPEK grubu  başta olmak üzere  birçok ülkenin envanterindeki askeri araçların neredeyse tamamı ABD  malıdır,  bu nedenle  bu envanterin işler durumda tutulması için ABD'den  yedek parça ve bakımcı  personel gelmesi zaruridir.
bu yetmiyormuş gibi ortadoğu  sermayesinin hiç hafife alınmayacak kadar bir kısmı ABD  borsalarında işlem yapmaktadır.
burada  bir tırnak açayım, "ABD  bu gün Predator  ihracatına başlasın,  o ABD'den uzaklaşıyorlar diye saydığınız ülkelerin tamamı ABD'nin kapısında Predator kuyruğuna girer  emin olun"
ortadoğu özelinde,  önümüzdeki 15 20 yıl  boyunca ABD 'ye  bakmaya çalışan;  ama ABD tarafından  nazı çok fazla  çekilmeyecek  bir siyaset devri  başlıyor.
bu dönemde   Körfez ile ABD  tamamen ayrılacak filan değil,  adamlar halen THAAD  peşinde zaten.

Asya bölgesini ilgilendiren kısmı,  yine Sayın Trump dönemiyle  başlayan  ve ABD'nin  oradaki ticari ve askeri faliyetlerini  yeniden düzenleme  politikalarıdır,  burada ortadoğu için harcanan mesainin bir kısmı  artık Asya bölgesine verilecek  ve Asya  bölgesinde   kendisi ve ortakları üzerinden daha belirgin  bir  rol  alacak.
Japonya'ya  F35 satışı, Japonya'nın  o  savaş uçağı  yapma denemesini hatırlayın,  Güney Kore'nin  savaş uçağını göz önüne getirin.  bunlar tesadüfi  bu döneme denk gelmiş şeyler değil.
ABD'nin  Asya'daki stratejik müttefikleri  bunlar  ve  sürekli destekleniyorlar.
demekki  Asya'daki Amerikagil de  iyice belli oluyor.

bizi ilgilendiren kısmı da var tabi.
bizde okumuş kesim bile malesef bu yeni dönemi doğru düzgün anlayabilmiş değil,  malesef çoğu  konuyu CAATSA  ile sınırlı değerlendiriyor.
hayır,  malesef konu CAATSA  ile sınırlı değil,   belki milenyumla temeli atılan,  başkan Obama  döneminde fiilen  hayata geçirilen bir politika var.
Askeri açıdan inceleyecek olursak,
*Suriye'de  Türkiye'nin istemediği gruplara   ekipman ve eğitim desteği
*başta Suriye ve Yunanistan'da   kurulan  yeni ABD üsleri
*Türkiye'nin F35  projesinden çıkartılması
*GKRY  silah ambargosunun kaldırılması
*en sonunda silahlı ihanın  düşürülmesi

tüm  bunların  meali şudur:  ABD  yeni dönemde Türkiye'yi  ortak olarak görmüyor ve daha da önemlisi   bu  yeni  pozisyonun gereğini   adım adım hayata geçiriyor.
önce Yunanistan ve Suriye'de  üsleniyor,  daha sonra Türkiye'deki üslerin faliyetini kademe kademe düşürüyor.
kendisi açısından ne şişi  yanıyor,  ne kebabı.
önce hangi işin yapılacağı ve sonra hangi işin yapılacağı konusunda  şu ana kadar  ABD'nin  başı pek ağrımadı.
bu demek oluyor ki,  bu politikayı fiilen uygulayanlar,  pek de öyle kafası karışık adamlar değil.
maraba televole diyen senatörler  varmış gibi davranmanın lüzumu yok.

seçimlerden önce de hep bunları yazardım,  ABD  gitti artık.  sahilde oturup ufuktan gelecek nazlı yari gözlemesin kimse.
Amerika  bizsiz yaşamayı  planlayıp  uygulamaya geçiriyor,  bunun karşılığı  ABD  ile  sürekli  kavga değil,  ABD  olmadan yaşamanın yollarını keşfetmektir.
yoksa,  ABD  önümüzdeki süreçte zayıflayacak da,  biz  onun yerine süper güç olacağız filan  değil.  süper güç olma sırası bize gelene kadar,  ohooo!
Türk dış politikası  artık yeni güzergahlar keşfetmekten kaçınmamalı,  bunu yaparken de ABD ve batıyla  ayakları yere basan  rutin bir siyaset geliştirmelidir.


ezcümle,  yeni dönem Amerikagil dönemidir ve Amerikagil  kimdir sorusunun cevabını bulmak için ,  bilhassa F35'i ve THAAD sistemlerini  takip etmek  büyük oranda yeterlidir.
 


Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 5084
  • 234
  • DefenceTurk.com
Türkiye yardım etti, ABD top mermisi fabrikası kuruyor
« Yanıtla #1631 : 14 Şubat 2024, 19:56:50 »
ABD Büyükelçisi Jeff Flake, ABD'nin bir Türk savunma şirketinin yardımıyla Teksas'ta 155 mm top mermisi üretim hatları kurduğunu açıkladı.

Jeff Flake, ABD Savunma Bakanlığı'nın Teksas'ta bir Türk savunma firmasından satın aldığı üç mühimmat hattını inşa ettiğini açıkladı. Flake, "Önümüzdeki yıl itibariyle, ABD-Türkiye savunma ortaklığı sayesinde Amerika'da üretilen 155 mm'lik mermilerin %30'unun Teksas'taki bu fabrikada üretileceği tahmin ediliyor” dedi.
Flake, her konuda aynı fikirde olmasalar dahi Türkiye'nin ABD'nin "vazgeçilmez bir müttefiki" olduğunu vurguladı.

Deseret News için "Türkiye ile güçlü bir ilişki Amerika'nın çıkarınadır" başlıklı bir makale kaleme alan Flake, Kongre'nin Türkiye'nin F-16 satın alımını onaylama kararını hatırlattı.

ANKARA'NIN OYNADIĞI ROLLERE VURGU YAPTI

Türkiye'nin F-16 filosunun NATO'nun gücü açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Flake, Rusya-Ukrayna Savaşı'na değindiği yazısında şunları aktardı:

"Savaşın küresel gıda güvenliğini tehlikeye atması üzerine Türkiye'nin diplomatları, yaklaşık 33 milyon ton tahılın 40'tan fazla ülkeye güvenli geçişini sağlayan Karadeniz Tahıl Girişimi'ni müzakere etti. Karadeniz'in güçlü ülkelerinden biri olan Türkiye, deniz yollarının açık ve güvenli tutulmasına yardımcı olarak, mayınların tahıl ve diğer temel ürünlerin sürekli taşınması üzerindeki etkisini en aza indirdi."



BORÇ TUZAĞI KURMUYOR

Dünyanın pek çok köşesinde nüfuzunu, tarihi bağlarını ve ekonomik gücünü kullanmak için Türkiye'ye güvendiklerini belirten Amerikan Büyükelçisi, şöyle devam etti:

"Çünkü Türkiye, rakiplerimizle bizim yapamayacağımız yol ve yerlerde diyalog kurma becerisinde eşsiz. Örneğin Türkiye, Gazze'deki ihtilafın çözümünde rol oynayabilecek bir konumda. ABD gibi Türkiye de kalıcı barışa giden en iyi yol olarak Filistin devletinin kurulmasını destekliyor. Borç tuzağı olmadan yüksek kaliteli altyapı arayan ülkeler için Sahraaltı Afrika ve Orta Asya'da Çin Halk Cumhuriyeti'ne uygun bir alternatif olduğunu kanıtladı."
Flake, gelişen ABD-Türkiye ilişkilerinin öneminden söz ettiği yazısında şu ifadeleri kullandı:

"23 milyar dolarlık F-16 anlaşmasına ek olarak, Türkiye'nin insansız hava araçlarından ileri teknoloji bileşenlere, top mermilerine kadar devam eden savunma sektörü dönüşümü, ABD'nin savunma tedarik zincirinin ve NATO ittifakımızın gücünün ayrılmaz bir parçasıdır. Kritik mühimmat stoklarımızı artırmak için Türk savunma sanayisiyle ortaklık yapıyoruz. Teksas'ta Savunma Bakanlığı, bir Türk savunma firmasından satın alınan üç mühimmat hattı inşa ediyor."

THY YENİ ROTALAR AÇMAYA DEVAM EDİYOR

Jeff Flake, ABD-Türkiye savunma ortaklığı sayesinde bir sonraki yıla kadar ABD'de üretilen 155 mm'lik mermilerin yüzde 30'unun Teksas fabrikalarından geleceğinin tahmin edildiğini anlattı.

Sözü ticari havacılığa getiren Flake, Türk Hava Yolları'nın ABD'de yeni rotalar açmaya devam ederken Boeing filosunu da büyük ölçüde genişletmesini "sabırsızlıkla" beklediklerini kaydetti.

ANLAŞMAZLIKLARA DA DEĞİNDİ

ABD ile Türkiye'nin anlaşamadığı konuların da "mutlaka" olduğunu dile getiren Flake, bu duruma örnek verdi:

"DEAŞ'a karşı yaklaşımlarımız her zaman uyumlu olmuyor ancak Türkiye, DEAŞ karşıtı koalisyonun önemli bir parçası. Boşlukları gidermek için bu ve diğer zor konular üzerinde iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz." Kongre üyelerinin Türkiye'ye F-16 satışını onaylamasına atıfta bulunan Flake, "Bu önemli ilişkiyi yeniden canlandırma fırsatını yarattılar. Doğru olanı yaptılar." ifadelerini kullandı.

https://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/3390969-turkiye-yardim-etti-abd-top-mermisi-fabrikasi-kuruyor

Çevrimdışı AlicanAli__

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 180
  • 14
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye yardım etti, ABD top mermisi fabrikası kuruyor
« Yanıtla #1632 : 14 Şubat 2024, 20:08:59 »
DEAŞ'a karşı yaklaşımlarımız her zaman uyumlu olmuyor ancak Türkiye, DEAŞ karşıtı koalisyonun önemli bir parçası.
Bu özellikle tehlikeli bir cümle olmuş, uluslararası medyaya sanki biz işide okadar da muhalif değiliz gibi bir algı yaratabilir, aslında demek istediği ypgye olan yaklaşım, ypgyi işide karşı silahlandırıyorlar sözde

Çevrimdışı Mehmet75

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 317
  • 45
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1633 : 14 Şubat 2024, 20:33:03 »
Öfkeli çocuklar dersen, uyumlu olmuyorsun haliyle.

Çevrimdışı Denizci16

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2660
  • 75
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1634 : 14 Şubat 2024, 21:31:21 »
Kim demişti davutoğlu mu?😁

Çevrimdışı baryshx

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 819
  • 58
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1635 : 14 Şubat 2024, 23:41:24 »
Öfkeli çocuklar dersen, uyumlu olmuyorsun haliyle.
O sözün altında büyük stratejik derinlik var. ;D :P

Çevrimdışı aydındurmus

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 385
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1636 : 15 Şubat 2024, 11:43:23 »
bugün top fabrikası kuralım yarın ypgpkk deaş eliyle bize geri dönsün yazıklar olsun bunlara yatırım yapanlar bana göre vatan hinidirler kim ne derse desin.
Bunlarla askeri konuda iş yapanların kollarından masumların mazlumların kanı akmaktadır.
Bunlardan alacaksın fakat asla vermeyeceksin...

Çevrimdışı Mehmet75

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 317
  • 45
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1637 : 15 Şubat 2024, 13:32:37 »
Vermeden almak tanrıya mahsus.

Al gülüm ver gülüm.

Ne kadar ekmek o kadar köfte.

Alemin tek akıllısı sen misin.

Tuhaf tuhaf ideolojilerin müritleri her yerde.

Çevrimdışı aydındurmus

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 385
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1638 : 15 Şubat 2024, 13:57:22 »
Vermeden almak tanrıya mahsus.

Al gülüm ver gülüm.

Ne kadar ekmek o kadar köfte.

Alemin tek akıllısı sen misin.

Tuhaf tuhaf ideolojilerin müritleri her yerde.

Evet alemin tek akıllısı benim yoksa sadece kendin olduğunumu sanıyordun.

Böyle mürit felan sen ne ayaksın bir söz vardır KİŞİ KENDİNDEN BİLİRMİŞ İŞİ diye.

Sen kimin müridisin ki sağa sola böyle iftira atmayı kendine görev bilmişsin.Ben kimsenin müridi değlim geçmişi analiz edip geleceği yorumlamaya çalışıp o şekilde yorum yapıyorum.

Amerikanın ülkemize uygulamış olduğu siyasi askeri ve ekonomik suikastleri unutacak kadar balık hafızalı görmeyecek kadar kör duymayacak kadar sağır düşünemeyecek kadar cahil değilim.

Daha yakın zamanda coğrafyamızda olandan bitenden habersiz olduğunuz yazınızdan pekala anlaşılıyor.

Umarım bundan sonra insanlara karşı uslubunuzu düzeltirsiniz.Aksi durumda uslubunza karşı tarafımdan sert bir şekilde karşılık verilecektir.

Çevrimdışı Denizci16

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2660
  • 75
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1639 : 15 Şubat 2024, 15:06:49 »
Bence bu kadar Amerikan karşıtlığına gerek yok..

90 da beraber hareket edip ırağa girebilirdik

Yada

4 Mart 2003 tezkeresini geçirebilirdik.

Yapmadığımız yada kaçtığımız şeylerin elbette bir bedeli var.