Yunanistan Silahlı Kuvvetleri Ve Genel Envanteri

Başlatan Hawkerx, 09 Şubat 2011, 18:12:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

#480
Ege denizinde savaş için ağır fırkateyne gerek yok. Ufacık, sığ ve adalarla dolu bir deniz. İstif sınıfından büyük gemi nişan tahtası olur.

Aslında, Ege'de hava sahamız boyunca, 10000m irtifada volta atan 5-10 tane İHA, tüm Yunan hava sahasını ve Ege'yi, masa üzerine koyar. Kara Atmacalar ile de kuş uçurtmayız. Sahillerimizden atacağımız kara atmacalar, Adriatik kıyılarına kadar gidiyor. Demekki Yunan karası derinliğinde kendi karamızdan attığımız kara atmacalarla tüm Ege'yi kontrol altına alabiliyoruz. Yani Ege'ye gemi sokmaya gerek yok. Yunan gemisi vurmak için hava kuvveti yollamaya da gerek yok.
Ne kendi gemimizi sokmamıza gerek kalır, ne de onların gemisi girebilir.

Bu bir yöntem. Bir de eğer doğruysa, Tayfun blok4 füzesinin hareketli gemi füzesi vuran versiyonu da geliyor haberleri var uzak doğu menşeli savunma magazinlerinde. Şu anda duran hedeflere göre olanı ortada. Ama hareketli hedefleri vuracak olanını 150-200km derinlikten atarsak Ege'de her yeri 3-3.5 dakikada hipersonik hızla vurabilme kabiliyetimiz olacak demektir. Tek füze ile işi bitiririz.

Akdeniz'de de bu Tayfun füzesi ile Sicilya ve Malta'nın Doğusunda hiçbir gemi emniyette olamaz.

Linkback: Ynt: Yunanistan Silahlı Kuvvetleri Ve Genel Envanteri

Bir karşılaştırma olduğunda aklınız hemen savaşa gidiyor doğal olarak.

Ancak askeri platformların diplomasi uzantısı olarak ve mesaj aracı olarak kullanıldığı barış döneminde;

Bir denizaltı,gemi ya da uçak sahaya çıktığında diğer ülke de benzer sayıda platform çıkartarak izleme/önleme/engelleme/takip yapıyor.

Biz ADA korvetlerini sahaya çıkardığımızda karşışık olarak fırkateyn çıkarmak zorunda kalmaları sebebiyle ,yunan fırkateynlerinin zorlandığı,yıprandığı, bakımlarının aksadığı ve maliyet olarak zarara girdikleri hep yazılagelir.

Kimon'lar limandan ayrıldığında istiflerle karşılarız ama;  imaj ve psikolojik üstünlük gereği ve ayrıca gerçek bir kriz durumunda güç dengesizliğinden dolayı  istemeyiz. Denk veya daha güçlü bir platform isteriz.

Üstelik deniz kuvvetleri harekat sahası sadece ege olmayacak artık; esas kavga libya ve levant deniz sahasında yani doğu akdenizde olacak. Dahası somali deniz sahası ve kızıl deniz- karaçi arası deniz ikmal yolu da hayatî.

O bakımdan 32 veya 48 vls'si ile yeterli miktarda siper ve gezgin taşıyabilen ; kara saldırısı yapabilen 127 mm baş toplu; 4000+ ton deplasmanlı bir açık deniz ağır fırkateyni (en azından 4 adet) ihtiyaç gibi ihtiyaçtır. Örneğin bugünn libya'ya gabyaları gönderiyoruz. Konu sadece yunan değil ki?

Benim naçizane fikrim budur.

İyi bari dört yüzlü aesa radar olan seafire500'ü elektronik harp ile devre dışı bırakırız diyen çıkmadı
Herşey kızılelma için

Ben onu bunu bilmem de eğer Yunan Lozan Antlaşmasına göre adı yazılı adalara füze konuşlandırırsa ve biz bu durumda, daha önceden ilan ederek vururuz demezsek, bir de üstüne cidden füze konuşlandırırsa ve yine birşey yapmazsak, o saatten sonra bizi Doğu Akdeniz'de tefe koyar oynatırlar.

Son 5 yıldır gelen geçen herkesten tokat yiyoruz artık biraz da dişimizi göstermemiz gerekiyor.

Yani Adalar Denizi için Atmaca ürettik diyoruz veya bir çok yerli silah geliştiriyoruz ama caydırıcılık için ara sıra bunları kullanmak gerekiyor.

Öncelikle Bae yönetimine güzel bir darbe vurmamız lazım, yoksa Sudan, Somali, Sisi-Hafter işleri bizi çok yoracak.

Tabi barış ve kardeşlik adı altında Türk milletinin topraklarını ve Türk devletinin egemenliğini bir grup etnik azınlığa peşkeş çekmeye çalışan bir yönetimden birşey beklemiyorum, bunlar yakında bırak Suriye'yi tüm Doğuyu Mazlum abdi'ye teslim ederler.

Bu arada Yunan'a scalp verilirse ve bunu belharrada kullanırsa büyük bir tehlike demedi demeyin...
Herşey kızılelma için

#485
Yunanistan hiç bir zaman Türkiye anakarasına karşı ilk atış YAPAMAZ.
Bu bize BM şartı gereği yunanistanı vurma hakkı verir.

Bütün bu yaptıkları ve aldıkları ile tek taraflı 12 mil ve EEZ açıklama kararı aldıklarında bize ve casus bellimize karşı caydırıcı olma hesabını yapıyorlar. Kendi açılarından doğrusunu yapıyorlar.

Biz eğer tek taraflı 12 mil  açıkladıklarında ilk vuruş yapmadan; casus belli'yi sacaş başlatarak değil; kararı tanımamazlık, kınamak, abluka yapmak ve günlük ihlal (balıkçı teknelerinden askeri gemilere hkadar her tekne ile) şeklinde barışçıl tedbirler uygulamaya başlarsak ilk vuruşu onlar yapmak zorunda kalır.

O yüzden bunlar,aldıkları silahlar vs. beyhude çabalar. İlk ateşi açtıkları anda 72 saatlik bir planımız HAZIR olmalı.

Bu planda :

*ilk aşamada hava savunma ve hava kuvvetleri ile 25'inci meridyen doğusunda hava üstünlüğü sağlama,

*eş zamanlı olarak adalardaki tüm askeri hedefleri kamikaze dron, topçu atışı, siha taaruzları gibi ateş taaruzu ile eş zamanlı birkaç saatte imha etme,

*ardından kıyı filosu ile (korvet,opv,karakol botu ve sihalar vasıtasıyla) adalara tam zamanlı ambargo ve gerekirse askeri nakliyatı engelleme maksatlı gemi araması ve alıkoyma gibi enstrumanlar kullanılabilir,

* hava kuvvetleri,mavi deniz filosu ve denizaltı filosu ile adalar silahsızlandıktan sonra açık deniz devriyeleri ile doğu akdeniz-25'inci meridyen doğusu ve libya hattında varlık gösterilip,

*amfibi tatbikatları ve hazırlıkları düzenlenip gösterilebilir.

*eğer boyun eğmeyip bu hattın doğusunda veya anakaramıza bir etkide bulunurlarsa hem etkiyi yapan platformlar vurulup hem de üzerinde az sivil yaşayan,kıyıya yakın ve karasuları ile ekonomik bölgeyi doğrudan etkileyen 3-5 ada ele geçirilebilir. Anakaramıza atış yapmaları halinde füze bataryaları ve kuvvet karargahları mrbm ile vurulabilir. Hava dengesi şu haldeyken  25'inci meridyen batısına mümkünse çıkmamak ve tüm enerji ve güç ile o hattın doğusunda birkaç gün hava üstünlüğü tesis etmek çokomelli.

* 72 saatlik bu eylem planının ardından BM güvenlik konseyinin ateşkes çağrısı ve NATO'nun telkinlerine uyularak sükunet durumuna geçilir . Masaya oturma ve mahkemeye gitme halinde Meis hariç ege'deki alınan kayalık ve adacıklardan derhal çıkılabileceği deklare edilir. Anlaşma sağlanırsa meis'ten de çıkacağımız deklare edilir.

* sükunet şartı olarak da tüm sorunların (kıbrıs dahil) LAHEY mahkemesine götürülmesi yunanistana dayatılmış olur.

*Mahkeme'nin vereceği tüm kararlar ulusal meclislerde onaylanır ve her iki taraf için de bağlayıcı olur ve ege sorunu komple çözülmüş olur. Tüm AB,NATO ve Bölge rahatlar. Eğer mahkeme Kararlarını  tanımaz ve uygulamazlarsa ; mahkeme kararları sağlanana kadar meis başta olmak üzere adalardan çıkılmaz ve mahkeme kararlarına dayanarak tüm 25'inci meridyen doğusunu tek taraflı olarak EEZ ilan ederiz.

*bu olaylar öncesinde geniş planlanan tatbikatlar çerçevesinde araziye çıkan birlikler; olaylar devam ederken ve bitene kadar  trakya ve kıbrısta maksimum sükunet ve savunma pozisyonu ile alarmda bekletilir.

*olaylar bittikten sonra bu aldıkları fırkateynlerin ve uçakların ağır bakımları zamanı gelir ve fransaya yeniden yüz milyonlar ve belki yeni silahlar da alıp milyarlar bayılırlar. Rahatlarlar.


Sıkıntı yok.


Sn @Mehmet75 , güzel bir yazı ve gerçekçi bir savaş tiyatrosu olmuş.

Ama sonunda gene sizin de aklınız savaşa gitmiş.

Caydırıcılık sadece gemilerle olmaz.
Sadece hava savunma ile de olmaz.
Sadece hava kuvvetleri ile de olmaz.
Dünyanın ilk 3 hava kuvveti arasındaki Rus hava kuvvetleri, Ukrayna'da yok sayılacak durumda. Ordusunun karizması çizilmiş durumda. Hava kuvvetlerini ve yeni uçaklarının karizmalarının da çizilmesinden korktuğundan sahaya süremiyor.
Gene Ukrayna'da deniz kuvvetlerini saklayacak delik arıyor. Acınacak durumda. Koca koca gemileri vuruluyor. Limanlarda bile emniyette değiller.

Tayfun Blok4'le denizin ortasında seyir eden bir hücumbotu hipersonik hızla vuralım; Yunan tek bir gemisini limandan çıkaramaz ve 12 milide toprağa gömer.

Bende bir farkındalık olarak şunu belirtmek istiyorum. Evet bu günkü dengeler ile Yunanistan ilk ateşi açmaz buna gücü yetmediğini çünkü tartar bilir. Ama Yunanistan ı doğru tanıyacak isek ibre kendi lehine döndüğünü gördüğü gün ertesi günü beklemez ilk ateşi açar. Bunda kurulduğu günden beri bir gün bile şaşmamıştır bir an bile tereddüt endişe korku hissetmemiş en agresif seçenekte hiç tereddüt etmemiştir. Yakın geçmişteki Kıbrıs Kardak uzak geçmişte Anadolu'ya çıkma Trakya'yı alma adaları alma balkan savaşları İstanbul'a yürüme. Kıta sahanlığı 12 mil ilanı FIR hattı meseleleri şimdi deniz parkları filan hep proaktif taraf cesur taraf onlar oldular. Şimdilik tehlike yok ama hesap yaptıklarında avantajı yakalamış görürlerse bir an bile tereddüt etmezler. Bu her zaman İzmir e çıkacaklar anlamına gelmesin 12 mil ilan ederler mesela. Bu yüzden tırım tırım uçak arıyoruz düşmanın gözü çok kara biliyor devlet aklımız. Bundan vaz geçmelerini beklemeyin çünkü Mora isyanından beri kesintisiz bundan fayda sağlamışlar bu cesur tavır onların sınadığı test ettiği çok ama çok işe yaradığını bildiği DNA larına işlemiş bir şey ve nezaket olsun diye vaz geçemezler. Düşmana metiye düzmek istemem ama Yunanlıların korkan pırsık çekingen olduğunu gösteren bir tarih yok düşmanı doğru tanıyalım onu demek istedim. Tabiki bundaki motivasyon batı medeniyetinin zamanın hakimi olması gerçeği var ve Yunanlılar bunu çok iyi değerlendirdiler bir buçuk asırdır. Daha da vaz geçmediler ama dünya artık eski dünya değil
Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

#488
Sayın yasar;

Teoride evet; ancak BM şartları gereği ilk ateşi açan genelde haksız olur ve yaptırıma uğrar.

Meşru müdafa veya önleyici müdahale'nin yapılabilmesi için kuvvetli şüphe bile zorlama olur. Fiilen kullanmaları ve bize atış yapmaları lazım ki haklı konuma sahip olalım ki gönlümüzce cevap verebilelim. Maalesef durum bu.

O yüzden bıkmadan vazgeçmeden masada kalıp, gri konumlu durumlarda ihlal ve hakkımızı korumaya devam etmeli ve şartlar yerine geldiğinde haklı bir şekilde gereğini yapmaya veya hedefimizi elde etmeye hazır olmalıyız. Ateş etmeden.

Aslında Cumhurbaşkanı makamı olarak bir twit atılsa her şey düzelir.

 Twitte açık açık Lozan Antlaşması'nın ilgili maddeleri paragraf paragraf bozulduğu deklare edilsin ve not olarak; "eğer Lozan'ı bozarsanız biz de bozarız" densin.

 O korku Yunan'a yeter.

 Zaten bizimkilerin hiç bir ortamda Lozan'ı dile getirmemesi durumunu hiç anlamıyorum acaba bizim de Lozan'ı deldiğimiz durumlar mı var?


 Aynı şekilde bir twit ile Kıbrıs'ın garantörlük anlaşmasına muhalif işler yapıyorsunuz, bunun sonu kötü olur denilebilir.

Aynı şekilde Irak için Ankara anlaşmasının şu şu maddesini çiğniyorsunuz, bundan sonra benden günah gitti tarzında açıklamalar yapılabilir.

 Bence böyle bir pr çalışması ile tüm Dünyaca haklı olduğumuz tescillenir.

 Yani Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler kongrelerinde veya büyükelçiliklerde istediğiniz kadar haklı olduğunuzu söyleyin, bir kulaktan giriyor, diğerinden çıkıyor.


Paylaş whatsappPaylaş facebookPaylaş linkedinPaylaş twitterPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş diggPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş delicious
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren defenceturk.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.
Footer menü
Hakkımızda
Bize Ulaşın
Biz Kimiz
Hizmetlerimiz
mekan bizim almanya chat sohbet cinsel chat sohbet mobil sohbet dini chat