slot88 slot deposit 1000 wengtoto toto macau slot88 slot deposit 1000 slot data macau data macau slot 5000 wengtoto wengtoto wengtoto slot deposit 1000 wengtoto bandarslot wengtoto slot deposit 1000 wengtoto wengtoto slot deposit 1000 slot deposit 1000 wengtoto wengtoto slot deposit 1000 wengtoto slot 1000 slot deposit 1000 bandar togel togel online slot88 slot88 slot 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 togel online slot88 slot deposit 1000 slot gacor keluaran macau slot1000 slot deposit 1000 slot1000 slot1000 slot deposit 1000 slot deposit 1000 togel 5d wengtoto slot depo 5000 slot deposit 1000 slot1000 bandar online slot gacor wengtoto slot deposit 1000 slot1000 slot 1000 slot 1000 slot88 slot deposit 1000 slot 1000 togel hongkong togel macau slot
 

Sohbet...

Başlatan SÜVARİ, 10 Nisan 2009, 14:57:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

#1530
Bir tesellimiz yeni binaların iyi olması zamanla eskiler yıkılacak zaten çok iptidai konforsuz yapıldılar bir zaman sonra eskiler azalır yeniler çoğalır diyoruz ama bu üç kağıtçılar ile o umutta kalmıyor. Yeni binalarda yapıldımmı en az bir asır orada duracak demektir istiklaldeki binalar bile bir asırı devirdi. Bir yerden sonrasının binalarının iyi olduğundan emin olacak bir sistem oluşturmak lazım bir kaç üç kağıtçı koca ülkenin en az bir asırını riske ediyor. Ateşe atıp yakalım bu adamları vallahi haktır koca ülkenin kaderi ile oynayanı lime lime keserlerdi eskiden olsa
Linkback: Ynt: Sohbet...
Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

#1531
Alıntı yapılan: mehmet05 - 07 Şubat 2023, 22:20:58
Alıntı yapılan: DelKu - 07 Şubat 2023, 21:11:51
Alıntı yapılan: re - 07 Şubat 2023, 19:19:54
2007 deprem yönetmeliği sonrasında yapılan binalarda çökme yaşandımı bilgisi olan varmı
Hem de nasıl , daha bir yaşında rezidans ! lar çöktü, ama herkesin müteahit, önüne gelenin mühendis , ipinin koparanın yapı denetmeni olduğu yerde normal .
Kayıp sayısı da her zamnki yalan dolanımıza uygun. 6000 ne yakın bina yıkıldı deniyor değil mi? Her binada ortalama 6 daire bulunsa ki , bir çoğu çok lazımmış gibi zebellah gibi binalar ama ortalama 6 diyelim ne eder 6 x 6000 = 36.000 daire
Her dairede ortalama 2 kişi yaşasaydı . Kaç kişi enkazdan kurtarıdı 8bin mi 10bin mi ? Gerisini sizlerin tahayyülünüze bırakıyorum
Üzgünüm bu iş böyle .

Evet blokların birinden daire alanlar arasında Malatya'da ortaokul arkadaşım da var. Onun bloğu yıkılmadı ama ağır hasarlı . Yapı denetim, kontrol mühendisi sistemleri ücretlerinin müteahhit tarafından ödenmesi sebebiyle baştan hatalı. En azından baştan depo edilip, belediye veya meslek odası tarafından ödenmesi şeklinde çalışma sistemi lazım. (Keza iş güvenliği de aynı şekilde.,) Hazır betoncular, laboratuvarlar vs sistem sıkıntılı

Ödeme sistemi biraz değişti ama yapı denetim firmaları özellikle bu depremdeki veya konya zümrüt apartmanı gibi olaylarda nasıl olsa buralarda deprem olmuyor deyip gevşek iş yapıyorlar.
Mevzuata bakınca genel olarak gayet iyi görünen işler uygulamaya geçtikçe takibi zorlaşıyor. Beton dökülürken önce numuneler alınır slump testi yapılır yerinde ve döküm başlar. Sonra kalıpçı ve yanındaki vibratörcü herifler pompacıya bağırır durur "su ver su ver" diye. Nedeni onlara göre betonun yoğun olması sebebiyle kolay dökülemediği ve işini uzattığıdır. Pompacı da bunlara uyar basar karışıma suyu. Sonuçta karışım değişmiştir sen o numunelere göre iyi dersin ama priz alam beton bambaşka dayanıma sahiptir. Yani mühendis değil orada iki üç cahil herif her şeyi alt üst eder.

Jeolojik olarak yapılaşmaya uygun olmayan alan vardır teknik olarak bağırsan bile planda orayı hastane olarak işleyip meclisten geçiren Vali ve Sağlık Müdürü var. İlk büyük depremde heyelan garantili hastane. Neden inatla oraya yaptılar? Sonradan ortaya çıktı ki Sağlık müdürlüğünde bazıları o tepeden arazi vs almış çoktan.

Kentsel dönüşüm çok güzel bir şeydi değil mi? Evet uzaktan bakınca evet ama asıl amacının dışına çıkıp müteahhitlere iş alanı yaratmak amacıyla kullanıldı. Normalde binaların yıkılıp yeniden yapımı zordu çünkü mülkiyet sahiplerince fikir birliği gerekiyordu ve biri bile istemese kalıyordu. Devlet bu inadı ortadan kaldırmak isterken ranta dayalı bambaşka şeyler çıktı. Eski yapılar para etmiyorsa aynen kaldı.

İmar barışı... çok pembe şekilde lanse edildi barışıyoruz vs diye ama denetlenmemiş milyonlarca yapının yasal sayılmasını sağladı. Bakın hiç bir denetim görmeden bir binanın afet anlamındaki tüm sorumluluğu yapı kayıt belgesi sahibine ait olduğu söylendi. Sen bir daire alıyorsun ve yıkılınca öğreniyorsun ki imar barışı görmüş ve hiç denetlenmemiş. Suçun ne? Peki diğer taraftan ruhsat ve iskanlı iş yapanın suçu ne? Adaletsizlik hissiyatı tavan.

Bu ülkede bir çok şeye teknik personel karar vermiyor arkadaşlar. Bir binanın nereye nasıl yapılacağına ya Mülk sahibi ve müteahhit; kurumlarda ise vali rektör komutan vs karar veriyor. Bunu kabul etmeyen teknik çalışan sözleşmeliyse özellikle vay haline. Ayrıca teknik personele maaş zammı yapılmazken Devletin imar barışı adı altında rüşvet alıp insanlara belge vermesi teknik çalışanların mesleki onurunu ve ahlakını bozmaya başladı. Bizim yaptıklarımızın bir hükmü yoksa neden yapıyoruz diyorlar.

Adam diyor ki "ben kaçak yapıya tutanak tuttum başım müteahhitle belaya girdi hatta iş mahkemelik oldu davam sürüyor ama o kaçak yapı şu an yasal hale geldi. Hem de benim almadığım rüşveti Devlet benim adıma alıp da verdi bu belgeyi. Ben bir daha kimsenin tavuğuna kışt der miyim?"

Bakın bu adama bir daha kaçak yapı şikayeti gelirse rüşvetini yer kafası rahat takılır. Devlet nasıl olsa affediyor hepsini.

Sorun yine ahlaka bağlandı. Arkadaşlar deprem 7.8 diye uyarıyor ama bir şeyleri de yazmanın zamanı geldi sanki. Sevdiklerimiz ölüyor.

Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

Afad personeli sorun baş edilir boyutta ise kendi kadroları ile kurtarmayı yapmalı ama sayısı onları aşıyor ise her afat uzman personeli yerel halkın başındaki idareci gibi davranmalı bir binaya iki afad çalışanı kalanı yerel gençler erkekler olmalı hatta belediye çalışanları filan olmalı. Bir yıkıntıya bir Afad uzmanı düşmüşse o eli,ne çekiç almayacak mühendis amir gibi talimat verecek. Þurayı kıracağız diyecek gençler sırayla balyozu sallayacak. Gerekliyse buradaki gençlere bir haftalık sefer görev emri çıkartılsın asker sayılsınlar emir altına girsinler yada bir aylık sözleşmeli personel olsunlar yada orada bir fabrikanın personeli görevlendirilsin başlarında amirleri ve onların başında iki afad uzmanı. Bu metropol lere müdahale yöntemi yani en kötü senaryolarda en yeterli sonucu alma seçeneği. Bir bina yıkılması ile üç şehrin yıkılmasına aynı organizasyon aynı yöntemle müdahale etmez ki buna kadro yetmez. Bunlar düşünülmemiş bir sürü sivil savunma hazırlığı yapılabilir kamu çalışanları var postacıdan belediye çalışanına kadar orman işçisine kadar bunların başına bir afad uzmanı amirlik yapsa hiç yoktan iyidir. Asrın depremi, olursa megapol depremi olursa diye hazırlık yapmaz mı bir organizasyon

sonra böyle ağlarsın

Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

#1534
Alıntı yapılan: re - 08 Şubat 2023, 02:16:33
Afad personeli sorun baş edilir boyutta ise kendi kadroları ile kurtarmayı yapmalı ama sayısı onları aşıyor ise her afat uzman personeli yerel halkın başındaki idareci gibi davranmalı bir binaya iki afad çalışanı kalanı yerel gençler erkekler olmalı hatta belediye çalışanları filan olmalı. Bir yıkıntıya bir Afad uzmanı düşmüşse o eli,ne çekiç almayacak mühendis amir gibi talimat verecek. Þurayı kıracağız diyecek gençler sırayla balyozu sallayacak. Gerekliyse buradaki gençlere bir haftalık sefer görev emri çıkartılsın asker sayılsınlar emir altına girsinler yada bir aylık sözleşmeli personel olsunlar yada orada bir fabrikanın personeli görevlendirilsin başlarında amirleri ve onların başında iki afad uzmanı. Bu metropol lere müdahale yöntemi yani en kötü senaryolarda en yeterli sonucu alma seçeneği. Bir bina yıkılması ile üç şehrin yıkılmasına aynı organizasyon aynı yöntemle müdahale etmez ki buna kadro yetmez. Bunlar düşünülmemiş bir sürü sivil savunma hazırlığı yapılabilir kamu çalışanları var postacıdan belediye çalışanına kadar orman işçisine kadar bunların başına bir afad uzmanı amirlik yapsa hiç yoktan iyidir. Asrın depremi, olursa megapol depremi olursa diye hazırlık yapmaz mı bir organizasyon

Bir beğeni ateşledim re.

Ben de aynı şeyi düşünüyordum. Bir savaş halinde işgal atındaki düşman hattına sızan özel birlikler oradaki halkı örgütler. İşgale direniş için.

Afet durumlarında da az sayıda olan personel ulaştıkları yerde hayatta kalanları bu şekilde yönlendirebilir. Böyle afetlerde hayatta kalanların çoğu geçirdikleri şok nedeniyle pek bir şey yapamıyorlar. Ancak şoktan çıkmaları için de faydalı olur. Çok daha fazla hayat kurtarılabilir.

Daha önce de demiştim. Arama kurtarma ekipleri ülkenin her yerine dağılmış durumda. Sayıları artırılmalı. İtfaiyeciler, askerler, sivil gönüllüler vs. Afet durumunda seferberlik hali gibi hareket etmeliler. Her birinin her zaman ulaşabileceği yeterli ekipmanı olmalı. Afet durumunda hemen en yakın toplanma noktasına ulaşmalı, oradan da helikopter, uçak vs olabildiğince hızlı şekilde afet bölgesine hareket etmeliler. Bir savaş durumunda yapılan uçarbirlik operasyonu gibi... Çünkü hayat kurtarmak için zamanla yarışılıyor. Gerekli ekipmanlar kara yoluyla iletilirken, acil ekipmanlar da havadan paraşütle bile atılabilir. Þu anki durumumuzdan çok çok daha hızlı hareket edilebilir.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Alıntı yapılan: re - 08 Şubat 2023, 02:16:33
Afad personeli sorun baş edilir boyutta ise kendi kadroları ile kurtarmayı yapmalı ama sayısı onları aşıyor ise her afat uzman personeli yerel halkın başındaki idareci gibi davranmalı bir binaya iki afad çalışanı kalanı yerel gençler erkekler olmalı hatta belediye çalışanları filan olmalı. Bir yıkıntıya bir Afad uzmanı düşmüşse o eli,ne çekiç almayacak mühendis amir gibi talimat verecek. Þurayı kıracağız diyecek gençler sırayla balyozu sallayacak. Gerekliyse buradaki gençlere bir haftalık sefer görev emri çıkartılsın asker sayılsınlar emir altına girsinler yada bir aylık sözleşmeli personel olsunlar yada orada bir fabrikanın personeli görevlendirilsin başlarında amirleri ve onların başında iki afad uzmanı. Bu metropol lere müdahale yöntemi yani en kötü senaryolarda en yeterli sonucu alma seçeneği. Bir bina yıkılması ile üç şehrin yıkılmasına aynı organizasyon aynı yöntemle müdahale etmez ki buna kadro yetmez. Bunlar düşünülmemiş bir sürü sivil savunma hazırlığı yapılabilir kamu çalışanları var postacıdan belediye çalışanına kadar orman işçisine kadar bunların başına bir afad uzmanı amirlik yapsa hiç yoktan iyidir. Asrın depremi, olursa megapol depremi olursa diye hazırlık yapmaz mı bir organizasyon

sonra böyle ağlarsın



Bak bu dediğin gayet mantıklı. Akutta TAMT eğitimi adında temel bir eğitim vardı. Büyük beton bir bloğun manivela ve kalaslar ile kaldırıldığı desteklendiği tahkimat eğitimi vb şeyler yer alıyordu. Nasıl ki acemi er tüfek kullanmayı öğrenmesi için eğitim görüyorsa bunun gibi bir eğitimi de alabilir. Mükemmel bir atıcı olması değil gerektiğinde ateş etmesini sağlamak ana beklentidir ya aynı şekilde bir vatandaş hilti nasıl kullanılır; tahkimat nedir, kesici ve hidrolik araçlar nasıl çalışır öğrenmeli. Artı orman yangını söndürme de dahil edilmeli.

Bu arada söylemek zorundayım Sayın re, tabliye betonun balyozla 5 dakikada kırılıp geçilmesi çok olası değil ne yazık ki.

Bir de enkazda şu tarz konveyorlerin de bu işe adapte şekilde hazır olması gerek sanki.


#1536
Daha detaylı açıklama için tarafımca silinmiştir.

Depremin boyutu buyuk dogru. Olusan kayip orani da saatan saate buyumekte. Milletce aciliyiz cunku kayiplarimiz var acciliyiz cunku acizlik kol geziyor .

Boyle olagan ustu bir durumda bir an icin siyasi dusuncemizden arinmis bir sekilde yasamakta oldugumuz olayi bir degerlendirelim.

Kisisel dusuncem onca yasamis oldugumuz sayisiz depremlerden sonra dahi halen cok buyuk eksikliklerimiz var.Bu eksiklikler deprem oncesi uygulanmasi gereken ama uygulanmayan yonetmelikler, katiksiz uygulanmasi gereken denetimler ve caydirici cezalar, siyasi nedenler ile uygulanan imar aflari, rant amaci ile yerlesime acilmamasi gereken yerler ,uygun olmayan yerlere yapilan stratejik yapilar. Hastaneler, Hava alanlari, yollar, viyadukler .... Bu yazmis oldugum maddeleerin tumunun basarisizligi bizleri yonetenlere aittir .

Bir de olasi bir afette ulke bazinda veya yerelde olmasi gerekliligi zorunlu olan . Islevseligi belirli araliklar ile sinanan birimlerimizin bulunduklari cografyaya gore organize olmus yeterli donanima ve bu nonanimi idame ettirecek lojistige sahip olmalari gerekir. AFAT diye bir kurulus mevcut ancak yeterliligi organizasyon yapisi gibi konularda acikca gorulmektedir ki beklenileni saglamakta yetersiz kaliyor. Ulke cografyamizda sivil savunma orgutunun ismi var kendisi yok. STK larin olusturmus oldugu bir cok daha kucuk ama donanimli arama kurtarma birimleri mevcut bu kuruluslari rakip gormeyi birakip koorinasyon ekibi bunyesi dahil cok daha verimli sekilde kullanabilmeliyiz.

Bir depremde gocuk altinda kalmis insanlari kurtarabilmek icin cok kisitli bir zaman suresi vardir . Ilk 24 saat cok onemlidir,48 inci  saat kritik esiktir, 72 ve sonraki saatler artik mucizevi kurtulaslar icin gecerlidr. Malesef bizler bu depremde gorduk ki ilk 24 saat devletimiz yeterince hizli davranamadi olaya etkin mudahalede.Bunun nedeni gayet acik yeterince hazir degiliz baska saklanacak mazaret olamaz. 48 ci saate baslangicinda sahada daha etkin gorunmekte devletin organlari. Burada sorun sadece afet arama kurtarma ile ilgili degil. Silahli kuvetler dahil guvenlik birimleri de gec kalmistir. Afet bolgesine ulastirilmasi gereken acil lojistigin gececegi ana arterleri acik tutmasi gereken  guvenlik birimleri de malesef yetersiz veya gec kalmistir. Afet sonrasi hemen kurulmasi gereken sahra hastaneleri veya gerekli sihi tahliye icin yeterince hazirlik yapilmadigi gorulmemektedir.

Sahada calismakta olan kurtarma ekiplerinin donanim eksikligi gorulmektedir, Yeterince kesici,kirici kaldirici, isiya duyarli, ses dinleme aleti hatta ve hatta kurtarmanin karanlikta dahi surmesi gerektiginden yeterince jenerator ve projektorlerden yoksunlar.

Simdi butun bu ve benzer esiklikleri gormemezlikten gelmemiz beklenemez. Butun bu eksiklikler basarisizligimizin ana nedenleridir . Bunlari bir tarafa birakip efendim deprem cok buyu idi vs onun icin yeterince basarili olamadik demek dogru bir ongoru olmaz.





#1538
Akşamdan bu yana bir çok konu birikmiş, elimden geldiğince açıklamaya çalışayım.

Önce şunu belirteyim: Deprem savaş ile aynıdır. Depremle savaşın tek farkı, yıkımın barutla olmamasıdır. Deprem bölgesi farklıdır, TV ekranlarına benzemez. Klavye başından atıp tutmaksa kolaydır.

Yıkımın büyüklüğünün sebebi: Bir deprem bölgesindeki binalar, o bölgedeki aktif fayların ürettiği / üreteceği deprem büyüklüklerine göre istatistiki olarak tahmin edilen yer ivmelerine göre projelendirilirler. Þu anda AFAD online bir sistem üzerinden bu deprem ivmelerini veriyor, yani eski deprem haritası kullanılmıyor. Ama temel mantık aynı istatistiki veriler. 2018'den beri bu online sistem kullanılıyor.

İşte Kahramanmaraş'taki bu 2 depremde bu yer ivmeleri hiç beklenmedik şekilde çok çok çok aşıldı. Þöyle anlatayım. Örneğin 1997 ve 2007 yönetmeliklerinde 1. derece deprem bölgelerinde deprem ivmesi 0,4 g olarak alınır. (burada "g" yer çekim ivmesidir, yaklaşık 10 m/s2 dir) yani 1000 tonluk bir binaya 1000 x 0,4 = 400 ton yatay deprem kuvveti geleceği göz önüne alınır. Neredeyse  yıkılan bütün binalar buna göre projelendirildi.

Ama buradaki deprem ivmeleri 1,3 g - 2 g civarında oluştu. Yani binalara deprem yönetmeliğinin öngördüğü deprem kuvvetinin 3 -5 katı fazla yatay deprem yükü geldi. Bu beklenenin çok üzerinde ve inanılmaz bir rakam. Yani 1000 tonluk bir bina 400 ton deprem yüküne göre projelendirilmişken, burada 1000 tonluk bir binaya 1300 ton ve 2000 tonluk yani binanın kendisinden bile daha ağır deprem yükleri geldi.

Yani o şehirlerdeki binalar yine çok çok iyi dayandı.

Depremde sallanmayan bina konusu: Deprem aslında kırılan kayaçların kırıldıkları noktada (odak noktası) meydana gelen titreşimlerin ve enerjinin yer kabuğu içinde dalga şeklinde yayılmasıdır. Þöyle düşünün: Bir leğen dolusu suya yukarıdan bir taş bırakın, meydana gelen dalgalar gibi. Taşın suya değdiği ilk nokta odak noktasıdır.

İşte bu dalgalar içinden geçtikleri zeminin yapısına göre [sıkı / sağlam zeminlerde (kayalar, sıkı kum ve çakıllar) veya gevşek zeminlerde (alüvyonlar, gevşek kum ve siltler)] zemini farklı titreştirirler. Sıkı ve sağlam zeminlerin periyotları düşükken, gevşek zeminlerin periyotları yüksektir. Yani yan yana iki bina, altındaki zemin özelliklerine bağlı olarak sarsıntıyı farklı düzeyde hissederler. "Yan yana binaların zeminleri mutlaka aynıdır" diye düşünmeyin, çünkü bazen aynı binanın altına bile bir tarafta farklı, diğer tarafta farklı zemin denk gelebilir. Bu nedenle sarsıntıyı komşu binadan farklı düzeyde hissetmiş olabilirsiniz. Bu dediğim 1. olasılık.

2. olasılık ise, deprem dalgaları yer kabuğu içinde çok sağlam kayaçlarla ve farklı ortamlarla karşılaştıklarında yansıyabilirler veya çok azı o engeli geçebilir. Eğer sizin binanız ile deprem dalgalarının odak noktası arasında böyle sağlam bir formasyon varsa, size sütre görevi gören o formasyonun arkasında kalan binanıza şans eseri o depremde dalgalar daha az enerjiyle ulaşmış demektir. Ama farklı bir yöndeki farklı bir odaktan başlayacak bir deprem binanızı çok şiddetli sarsabilir.

Binada dere kumu kullanılmasının, sağlam beton olmasının hissedilen sarsıntıyla doğrudan bir ilgisi yoktur, dolaylı ilişkilendirilebilir, ama bu noktadan sonra vereceğim bilgiler çok detay olur ve sizi sıkar.

Aynı projeye sahip binaların birinin yıkılıp birinin yıkılmaması: Ben Marmara depreminde depremin meydana geldiği Gölcükte askerdim. Marmara depremini çok şiddetli yaşadım. Hafta sonu izinlerimde şehri dolaşırdım. Benim için bulunmaz bir laboratuvardı.

Yine bir gün şehri dolaşırken bir site inşaatında, yan yana, aynı projeye göre, aynı müteahhit tarafından yapılmış birbirinin aynı binalardan birinin yıkılıp diğerinin sapasağlam ayakta kaldığını gözlerimle gördüm.

Bunun ilk ve en kuvvetli sebebi yukarıda açıkladığım gibi zemin özellikleri olabilir. Çünkü her iki binada da aynı malzeme, aynı proje, aynı işçilik var ve aynı müteahhit tarafından yapılmış. Aralarındaki tek fark ise oturdukları zemin.

Yapı denetimlerin ücretleri: Yapı denetimlerin ücretleri evet eskiden çok yanlış bir uygulamayla müteahhitler tarafından ödeniyordu. Ancak şu anda mal sahipleri tarafından o ildeki mal müdürlüklerine her yıl peşin olarak yatırılıp, denetim yapılan seviyeye göre devlet tarafından ödeniyor. Müteahhidin yapı denetim kuruluşları ile ilgisi kesildi ve şu an müteahhitler çok şikayetçi  ;)

Arama kurtarma faaliyetleri: 1999 Gölcük depreminde asker olduğum için arama-kurtarma da yapmıştım. Ceset çıkarttığım da oldu, yaralı çıkarttığım da oldu. O betonların içerisinde balyozla tünel açmak inanın hiç kolay değildir. Hele beton sağlamsa 1 manga asker balyoz kullanarak o betonu sırayla bile zor kırar. Yani mutlaka darbeli kırıcıya ihtiyacınız vardır. Kırık tuğlalar bile jilet gibi insanın elini keser. Açığa çıkmış demirler ve çiviler ayakkabınıza batar. Çimento tozu ciğerlerinize dolar. Balyozdan çıkan beton kırıntıları gözünüze batar. Bu nedenle mutlaka koruyucu malzemeye ihtiyacınız olur. Günlük kıyafetlerle o enkazların üstüne çıkmak çok tehlikelidir.

Hatta bazen deprem haricinde bina incelerken donatıyı görmek isteriz ve betonu teknisyene kırdırırız. Darbeli kırıcıyla bile kırıcının ucu betondan seker, kıvılcım çıkar. Betonun 2-3 cm kırılması ve demirin açığa çıkarılması bile yarım saat sürer. Kırcının ağırlığı bile neredeyse 10 kg. Yani arama kurtarma öyle sıradan bizim gibi insanların pek yapabileceği bir iş değil.

Þu anda yaklaşık 10 ilde 5000 yıkık bina var. Her kurtarma ekibi en az 5 kişiden oluşsa 25.000 profesyonele ihtiyaç var. Bu insanlar elbette yorulacaklar ve değiştirilmeleri gerek. 12 saat vardiyalı çalışsalar 50.000 kurtarma personeline ihtiyaç var.

Deprem öyle geniş bir alanı etkiledi ki, 50.000 kişiyi ilk gün hemen ülkenin dört bir yanından toplayıp, deprem bölgesine götürüp (bazı hava alanları çalışmıyor, yollar hasarlı veya trafikten dolayı kapalı) 10 farklı ile dağıtıp iş başı yaptırmak, iaşe ve idamelerini sağlamak hiçbir ülkenin hemen ilk gün altından kalkabileceği bir organizasyon değil arkadaşlar.

Streç filimle kolonların sarılması: Bazen kolonlar etriyelerdeki (yatay demirler) yetersizlikler, demir bindirme boylarındaki kısalık nedeniyle yaşanan aderans sorunları, düşük beton dayanımı nedeniyle düşey eksenel yüklere karşı güçlendirme  amacıyla karbon fiberle sarılırlar. ama bu teknik katlar arasında moment aktarımı sağlamaz ve yatay deprem yüklerine karşı tam koruma sağlamaz.

Bir de betona fiber lifler atılma uygulaması vardı galiba


Paylaş whatsappPaylaş facebookPaylaş linkedinPaylaş twitterPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş diggPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş delicious
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren defenceturk.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.
Footer menü
Hakkımızda
Bize Ulaşın
Biz Kimiz
Hizmetlerimiz