Gönderen Konu: Türk - Yunan İlişkileri  (Okunma sayısı 251621 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı armata

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 316
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #130 : 15 Kasım 2010, 22:54:30 »
Yunan cunta lideri sessizliğini bozdu
Kıbrıs'ta 1974 darbesini gerçekleştirerek, Türkiye'nin Ada'ya müdahalesine yol açan Yunan cunta lideri 35 yıllık sessizliğini bozdu. Yunan cuntasının lideri Dimitri Yuannides, Amerikalıların kendisini kandırdığını, silah arkadaşlarının da ihanet ettiğini söyledi. Yuannides, 1974 şartlarında Yunanistan'ın savaşta Türkiye'yi yenebileceğini de öne sürdü.

Kıbrıs'ta 1974'teki Yunan albaylar cuntası darbesi... Sonra Türkiye'nin Barış Harekatı... Ve ardından yaşanan süreç.

Olaylar 35 yıl sonra yeniden gündemde. Gündeme getirense, dikkat çeken bir isim. Kıbrıs darbesini gerçekleştiren Yunan cuntasının lideri 89 yaşındaki Dimitri Yuannides.

Pire'deki Koridalos cezaevinden ilk kez konuşan Yuannides kendi açısından Kıbrıs olaylarını anlattı. Cunta lideri Yuanides, Amerikalıların kendisini kandırdığını söylüyor: "Yumruğumu masaya vurarak Amerikalılara, 'Türk çıkarma harekatını engellemek amacıyla Mersin açıklarında devriye gezeceğini vaat ederek bizi aldattınız' dedim. Türkler derhal çekilmezse Yunanistan NATO'dan çıkacak ve Ankara'ya savaş ilan edecek uyarısında bulunduk. ABD Dışişleri Bakanlığı Yardımcısı Joseph Sisco ise, Türkiye'yi 1500 asker bırakarak Kıbrıs'tan çıkmaya ikna edecekleri vaadinde bulundu. Sisco bizden her türlü savaş faaliyetinden kaçınmamızı istedi".

Yuanides, silah arkadaşlarının da kendisine ihanet ettiği iddiaasında: "Kıbrıs'a Türk çıkarması sonrası Deniz Kuvvetleri Komutanı'na Girne limanı açıklarındaki bütün Türk gemilerini batırmasını, Hava Kuvvetleri Komutanı'na ise, 6 fantom uçağını Kıbrıs'ta Türklerin olduğu yerleri bombalamak üzere Girit'ten kaldırmasını söyledim.

Ancak, üç kuvvet komutanı Devlet Başkanı Fedon Gizikis ve Genelkurmay Başkanı Grigorios Bonanos aralarında gizlice görüşüp Türkiye ile çatışmaya girmemek için anlaştılar. Bana ihanet ettiler." Yuannides, 2009 Haziran'ında verdiği ve 13 ay gecikmeyle Yunan Adesmeftos Tipos gazetesinde yayınlanan demecinde 1974 şartlarına göre, "Yunanistan'ın olası savaşta Türkiye'yi yeneceğini" de öne sürdü, "Özellikle deniz ve hava kuvvetlerinde üstündük" dedi.

Yuanides, 1975 yılındaki "cuntacılar davası"nda müebbet hapse mahkum edilmişti.



Yaş 89 olmuş be adam git kilisene bak işine Kıbrıs'tan sonra Ege de ki adalarınızıda kaybedersiniz.

Çevrimdışı gsclup66

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 37
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #131 : 30 Kasım 2010, 11:20:07 »
yunanlılar kadar aptal millet yok fransızlar bunlara gazı veriyo türkler düşmanınız size saldırcaklar diye bunlarda afalıyor.. fransılarda bir güzel silah satıyolar .fransada biliyorki yunanlılar bizim rakibimiz bile olamaz

Çevrimdışı RekarnO

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2181
  • 2
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #132 : 30 Kasım 2010, 11:49:04 »
Deniz piyadeleri orduya mı bağlıymış? o nasıl oluyor. Zaten kendileride kabullenemiyorlar, şişme botlarla ilgilenip duruyorlar yazıyor :D

Yazı güzel bir yazı yazan yunanlıda olsa fazla sallamadan ve iyi bir dille anlatmış. Şu an için bizden neredeyse üstün oldukları konular Fırkateynlerinin yaşları ve karakol botlarının fazlalığı..

ama genel olarak biz üstünüz. deniz karakol uçağında 10-0 lık bir üstünlüğümüz olacakmış...
Denizaltılar ve küçük tonajlı gemilerde üstünüz ve daha da iyisi bizim kesinleşmiş onlarca inşaat ve modernizasyon programımız var, Onların ise neredeyse yok gibi sadece planları var..

Modernlik bakımından ve gelecek açısından egenin yıldızıyız hatta akdenizin. onlarda durumun farkında..

Yazıda birşey dikkatimi çekti. Zuhbr sınıfı çıkarma gemileri yani howercraftları çok fazla kullanmıyorlarmış yani dayanıklılık konusunda endişe ediyorlar..

Bizimde LPD programında yanılmıyorsam 2 adet gibi yurt içi inşaası düşünülen howercraft planımız vardı. peki bunların beka ve dayanıklılık araştırması sonuçları nelerdir. Adamlar memnun değil sanırsam. Bunların durumunu görüp ona göre önlem alma olasılığımız nedir? Bizimkiler için düşünülen plan nedir?

Ya da bizim LCAC(landing Crat Air Cushion) kazanma planımız için bir dezenfermasyon mu yapıyorlar?

Çevrimdışı rstr617

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 370
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #133 : 30 Kasım 2010, 14:24:23 »
Evet amfibi birlikleri kara kuvvetlerine bağlı.
Bizim için dezenformasyon yapmak kim, yunan kim. Takmayın kafanıza. ;)
Ben yine de yukarıda yazdığım gibi karşılıklı anlaşarak silah alımlarının iptal edilmesi taraftarıyım. Yunan'dan başka tehdit yok çünkü deniz kuvvetlerimiz için. Acil ihtiyaçları gidermek için kullanacağımız kaynağı yerli üretim araçlar geliştirmek için kullanmamız çok daha faydalı olur.

ruhumuz var teslim etmeden önce

Çevrimdışı RekarnO

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2181
  • 2
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #134 : 30 Kasım 2010, 14:34:07 »
Zaten çoğu proje yerli üretim üzerine kurulu...

Beraber silah alımını iptal edelim demek biraz abes kaçar.. yoksa bizde tarafız bu konuda ama işte politika.....

Çevrimdışı TCG Dumlupınar

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 120
  • 2
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #135 : 02 Aralık 2010, 12:41:17 »
bir dolu projemiz var ama hiç birinden bahsetmemiş yada sadece böyle bir projeleri var deyip geçiştirmiş. karakol gemilerinden bahsetmiş ama bizim estine korvetleri onlarla bir tutmuş, dememişki yunanistanın korvet gücü yok ama türkiyenin var diye, onun yerine türkiyenin karakol gemisi gücü yok ama yunanistanın var demiş, kelime oyunu neyse... karakol gemisimi korvetmi? denizde hangisiyle karşılaşmak istemezdiniz?


denizaltı konusunda, bizim atılay sınıfı 6 denizaltımızın yaşlarına değinmiş yakında kızağa çekilirler demiş ama kendi Type 209/1100 sınıfı 4 adet deniz altılarının milattan kalma olduğuna değinmemiş hiç. ayrıca şuan deniz altı konusunda ezici üstünlüğümüzü hiçe sayıp aıp sınıfı deniz altıları alırlarsa eğer, yunan denizaltı gücünden üstün duruma geçerler demiş. =) halbuki 8 i modern 14 deniz altımıza karşılık 4 ü milattan kalma diğer 4ü de (modern değil dedikleri bizim 6 adet atılay sınıfı ile aynı modernlikte) tam anlamıyla modern olmayan toplam 8 adet deniz altıları var. bariz üstünlük bizde. type 214 sınıfı projeleri yalan olursa vay gidi hallerine. 9 a 0 gibi bir üstünlükle başlarız maça.


çıkartma gemisi olayında zaten saçmalamış bence, bir ton projemiz var lct, lcm, lpd, lsd, lhd.... hiç birinden bahsetmemiş=) değişmesi gereken çok yaşlı çıkartma gemileri var demiş geçmiş. kendilerinin gündemde olan ama kesin olmayan modernizasyon programlarını bile bir bir irdeleyip yazısına dökmüş.

bende düşünüp duruyordum bu yunanların cesareti nereden geliyorda koskoca türkiye cumhuriyeti ile boy ölçüşebiliyor diye. meğer bu tarz yazarları varmış bir iki kelime oyunu bir ikitanede göz ardı edilen projelerimiz iş tamamdır. saf yunanda bunlarla avunur durur. bizimkilerde yunanı yüceltip dursun.

Çevrimdışı ist_eternal

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 558
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #136 : 02 Aralık 2010, 13:33:31 »
baştaki makale biraz eski o yüzden bizim projeler yazıda geçmemiş olabilir,zaten kimin umrunda yunanın ne düşündüğü bizim meselemiz başka,yunanistan olsa olsa portekiz ve irlanda ile beraer bizim ekonomistlere ülke nasıl yönetilmez onunla ilgili ders olurlar.

Çevrimdışı EfsaneAsker

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 992
  • 1
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #137 : 02 Aralık 2010, 14:05:05 »
Makale eski ama yaş konusunda biraz saçmalamışlar. Bu adamların 3 tane destroyeri gözüküyor globalfirepower.com da. Bu sitede bilgilerde yanlışlık var biliyorum ama aslı ne bunların. Eski gemilerde olabilir tabii.

Çevrimdışı _darkraven_

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 321
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #138 : 07 Ocak 2011, 21:14:51 »
Avrupa ve Dış Politika Vakfı "ELİAMEP" Genel Müdürü Thanos Dokos'tan enteresan bir analiz 

TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİYLE İLGİLİ DÖRT SENARYO
Yayın Organı : Kathimerini

Yayın Tarihi : 05 Ocak 2011 Çarşamba

Kayıt Tarihi : 05 Ocak 2011 Çarşamba

Ülke : Yunanistan

Yazar : Thanos Dokos*

Çeviri Yeri : Atina

Çeviri Şekli : Tam Metin

Çeviri Dili : Yunanca

Yunan dış politikasının ana konusunu ele almanın olası dört yolu var:

A- Bugüne kadar olan “ödün verici” tutumunun rakibin taleplerini yoğunlaştırmasını cesaretlendirdiğine inanarak, Yunanistan tarafından daha dinamik bir politikanın benimsenmesi, Ankara’nın çeşitli tahriklerine uygulamada cevap verilmesi. Böyle bir politika, savunma harcamalarının artırılmasını gerektirir. Rakip davranışlarına dikkat etmeye başlarsa bu, "strateji başarılıdır" demektir. Dikkat etmezse sıcak olay olasılığı belki de savaş olasılığı birden artar.

B- Ülke siyasi, ekonomik ve demografik hacimlerin bu tür bir politikanın uygulanmasına izin vermediğini kabul eder ve ”Finlandiyalılaşma” fikriyle uzlaşmaya çalışır.

C- Stratejik alanı değiştirecek bir gelişme kaydedilene kadar Türk-Yunan sorunlarının “dondurulması” (geçmişte bazı uzmanların öngördüğü Türkiye’nin dağılması, Yunanistan’ın Avrupa şemsiyesi altına girmesi vb.). Şimdilik Yunanistan sürekli zayıflıyor, Türkiye güçleniyor, Avrupa da geleceği için kaygılanıyor. Söz konusu politikanın avantajı, hiçbir ödün vermememiz. Ege’de gerginlik (işlevsellikle ilgili geçici çözümler ve Türk tutumunu askersizleştirme yönünde çabalar vasıtasıyla) azalsaydı söz konusu seçenek daha cazip olurdu. Bu taktiğin olumsuz yönü, açık yaranın açık kalması ve zamanın lehimize işlememesi olasılığı.

D- Önce ikili düzeyde, müteakiben de uluslararası adalet örgütüne başvuruyla diplomatik bir düzenleme aramak. Bu tür bir işlemden ortaya çıkacak çözüm, her zaman olduğu gibi müzakerelerde uzlaşma sağlama mantığı çerçevesinde (örneğin Yunanistan’ın Ege’deki kara sularının artıp azalması) olacak. Burada temel soru ise şudur: “Yunanistan’ın yaşamsal çıkarları güvence altına alınıyor mu?” Bunun cevabı da ancak görüşülmekte olan çözümün ana hatları açıklanırsa verilebilir.

Olumsuz yanı, müzakerelerin güç dengelerine ilişkin eşitsizliğin arttığı bir aşamada yapılmasıdır. Ön şart: Askeri güç dengelerinin devam etmesidir. Kırmızı çizgi: Gri bölgeler teorisinin geri çekilmesidir. Bilinmeyen husus: Ege ve Doğu Akdeniz’de büyük ve yararlanılabilir hidrokarbon yataklarının gerçekten var olup olmamasıdır Sorular: Kıbrıs sorunu çözülemez ise Türk-Yunan ilişkileri tamamen düzelebilir mi? Profesör Thodoros Karyotis’in yıllardır önerdiği ve Kıbrıs’ın değerlendirdiği MEB ile ilgili olarak ne yapıyoruz?

Bence birçok kişi (A) ve (B) seçeneklerini reddedecek. Tam aksine (C) ve (D) sakin bir tartışma konusunu olabilir. Teorik düzeyde bu iki seçenek birlikte uygulanabilir: Bölgede rol almak amacıyla zaman kazanmaya, ittifaklar kurmaya ve gelecekteki müzakereler için diplomatik sermaye toplamaya çalışırız. Öte yandan fırsat pencereleri -varsa eğer- sonsuza kadar açık kalmaz.



Kaynak: (Thanos Dokos: Avrupa ve Dış Politika)
 

Çevrimdışı _darkraven_

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 321
  • 0
Ynt: Türk - Yunan İlişkileri
« Yanıtla #139 : 07 Ocak 2011, 21:17:03 »
Uzun zamandır a ve c seçeneklerini kullanıyorlardı palikaryalar.B seçeneğine yanaşacaklarını sanmıyorum D ife bizim açımızdan negatif sonuç getirir.


Tabi bunlar palikaryaların çıkarlarına yönelik hazırlanan seçenekler.Bence Türkiye diplomatik atak başlatmalı ekonomik açıdan çöken yunanlılar askeri ve siyasi açıdanda geriliyorlar.Fırsatları değerlendirmek gerek...