Gönderen Konu: Akdeniz'de Enerji Krizi  (Okunma sayısı 114220 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 526
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #880 : 08 Ağustos 2020, 13:14:40 »
Yunan dansözlüğü;

Atina'dan 'Lahey' aldatmacası
Yunanistan ve Mısır arasındaki sözde MEB anlaşmasının açıklandığı saatlerde, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’ten dikkat çeken bir açıklama geldi. Miçotakis, Türkiye’yle Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgelerin belirlenmesi için planlanan diyalogdan sonuç alınamaması halinde, tarafların Uluslararası Lahey Adalet Divanı’na gitmesini önerdi. Miçotakis, "Türkiye'yle aramızda tek sorun teşkil eden Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunu müzakere etmekten her zaman mutlu olacağımı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok açık şekilde anlattım. Eğer Ankara, bunun ülkelerimiz arasındaki tek sorun olduğunu ve iki taraf bunun çözümü için Lahey'e başvurmayı kabul ederse, Yunanistan Lahey'den çıkacak kararı uygulayacak" dedi.

Fakat Miçotakis'in açıklaması, büyük bir Yunan aldatmacasından ibaret…

LAHEY KARARLARI KİMİN İÇİN BAĞLAYICI?
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 33. maddesine göre, taraflar "müzakerelerden bir sonuç alınamazsa, Lahey Uluslararası Adalet Divanı’na başvuracağı" konusunda mutabakat sağlamışlar. Birleşmiş Milletler’e bağlı (BM) Uluslararası Adalet Divanı Mahkemesi’ne ait kararlar, taraflar için bağlayıcı nitelikte ve bu kararlara karşı temyiz başvurusu yapılamıyor. Türkiye ile Yunanistan’ın Lahey’e gitmesi içinse Adalet Divanı’na hangi anlaşmazlık konularında mutabık kalındığını gösteren ortak bir tahkimname hazırlamaları gerekiyor. Çünkü UAD’nin bir uyuşmazlık üzerinde çekişmeli yargı yetkisini kullanabilmesi için, uyuşmazlığa taraf devletlerin ortak rızası aranıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin rızası olmadan Divan’a gidemeyeceğini bilen Atina, bu kez de Mısır’ı işin içine sokarak Türkiye’nin davaya en azından müdahil olmasını istiyor. UAD Statüsü’nün 62. maddesi “Bir devlet bir uyuşmazlıkta kendisi bakımından hukuksal nitelikte bir çıkarın söz konusu olduğunu görürse, davaya katılmak amacıyla Divan’a başvurabilir” derken, 59. madde Atina’nın planlarının her şekilde suya düşeceğini gösteriyor: “Müdahale talebi kabul edilen bir devlet, uyuşmazlığın tarafı haline gelmemektedir ve bu devletin ad hoc yargıç atama hakkı bulunmamaktadır. Divan’ın kararı ancak uyuşmazlığın tarafları bakımından ve karar verilen dava için bağlayıcıdır.”

Yani Yunanistan ve Mısır’ın Lahey’den çıkartacağı kararlar da Türkiye için bağlayıcı nitelik taşımıyor.

ATİNA’NIN LAHEY İKİYÜZLÜLÜĞÜ
Nitekim Yunanistan da daha önce Divan kararlarını tanımadığını defalarca açıkladı. Hatta Yunan devlet bürokrasisi, UAD’ye gitme seçeneğini, almış olduğu kararlar nedeniyle 2015 yılında ortadan kaldırdı. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde bazı uyuşmazlık konularını uyuşmazlıkların çözüm süreci dışında bırakan Atina, BM Güvenlik Konseyi’nin müdahil olduğu uyuşmazlıkların çözümlenmesi sürecine de tabi olmayacağını bildirdi.

1994 tarihli beyanında Atina, gayrı askeri statüdeki Doğu Ege adalarının güvenliği kapsamında, yalnızca “savunma amaçlı askeri faaliyetleri” Divan’ın yargı yetkisi dışında bırakırken, 14 ve 16 Ocak 2015 tarihli yeni bildirimleriyle, UAD’nin yargı yetkisine getirdiği çekincelerini karasuları, hava sahası ve egemenlik sorunlarını da kapsayacak şekilde genişletti.

Daha önce UAD’nin kararlarını tanımayan Atina’nın bugünlerde Lahey’e gitme çağrısı, Türkiye üzerindeki uluslararası baskıyı artırmanın bir kaldıracı olarak değerlendiriliyor.

https://bundle.app/D92uhoT4

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1305
  • 155
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #881 : 08 Ağustos 2020, 14:16:53 »
Yunanistan Mısır ile MEB anlaşması imzaladı. Yunanistan' ın Doğu Akdeniz' de hiç bir söz hakkı olmadığı halde bu cesareti nereden alıyor dersek; cevabı netleşmeye başladı: AMERİKA

Amerika, Yunanistan' ı resmen gazlıyor. Kumpas büyük, oyun kirli, taşeronları ahlaksız... açık söylemek gerekirse Yunanistan; dünyanın en alçak memleketlerinden biridir. Yayınladıkları Akdeniz haritası bakıyorsunuz, neredeyse Akdeniz' in yarısında hak iddia ediyorlar. Türkiye' ye reva gördükleri yer ise bir avuç deniz alanıdır. Kabul etmek mümkün değil... O nedenle Yunanistan' la kapışmak kaçınılmazmış gibi görünüyor. Peki ne yapacağız?

Türkiye' nin şuan içinde bulunduğu durum son derece vahimdir. Pek çok cephede aynı anda mücadele etme zorunluluğumuz var. En kritik cepheler;

-Suriye
-Libya
-Doğu Akdeniz
-Kıbrıs
-Ermenistan/Azerbaycan gerilimi nedeniyle Kafkasya

Mevcut cepheler bu şekildeyken, ABD Yunanistan' ı goygoya getirmek suretiyle aradan Kürt devletini ilan etmeye çalışıyor. Güya Türkiye' yi, Yunanistan' la meşgul ederken; fırsattan istifade Barzanistan' la YPG/PYD terör oluşumunu birleştirmeye çalışıyor. vay çakal vay...!

İşler o raddeye gelirse İdlib üzerinden Rusya/Suriye ikilisiyle de kapışma ihtimali var. Üstelik Suriye' de Rusya' yla kapışırsak; Ruslar, sünnetsiz Ermenileri Azerbaycan' ın üzerine salacaktır. Al sana bir mücadele alanı daha! Üstüne Libya' da Mısır ve Wagner paralı askerleriyle kapışma durumu da cabası..

Peki ne yapacağız?

En mantıklı iş cephe küçültmek... mücadele alanlarını azaltmamız gerekiyor. Mücadeleye Rusya/Suriye/İran üçlüsüyle anlaşarak başlayabiliriz. Bu sayede Suriye cephesinde Rusya' yla kapışma ihtimalini bertaraf ettiğimiz gibi Kafkas cephesinde sünnetsizlerin Azerbaycan' a saldırmasına mani olmuş oluruz. Aynı zaman da Libya' cephesinde de sükunet tesis edilebilir. Bu sayede Amerikan tezgahı yerle yeksan ediliş olur. Ondan sonra gel bakalım Yunanistan! Gel korkma evladım, babanın kollarına gel..! Seni eşek sudan gelinceye kadar güzelce bir benzeteyim demek lazım. Yunanistan' la olan bütün hesaplarımızı tek seferde kapatmış oluruz. Ordusunu yerle yeksan edip, bütün adaları işgal edebiliriz. Ayrıca Kıbrıs için güzel planlarımız var... Rum' cuklar şimdiden şişme botlarını hazır etsinler. İnşallah-u Teala yarım kalan hesabı tümleyeceğiz.

Ama bütün bunları yapabilmek için Suriye cephesini daraltmak gerekiyor. Düğüm Suriye cephesidir.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41420
  • 442
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #882 : 08 Ağustos 2020, 15:29:30 »
Yunanistan Mısır ile MEB anlaşması imzaladı. Yunanistan' ın Doğu Akdeniz' de hiç bir söz hakkı olmadığı halde bu cesareti nereden alıyor dersek; cevabı netleşmeye başladı: AMERİKA

Amerika, Yunanistan' ı resmen gazlıyor. Kumpas büyük, oyun kirli, taşeronları ahlaksız... açık söylemek gerekirse Yunanistan; dünyanın en alçak memleketlerinden biridir. Yayınladıkları Akdeniz haritası bakıyorsunuz, neredeyse Akdeniz' in yarısında hak iddia ediyorlar. Türkiye' ye reva gördükleri yer ise bir avuç deniz alanıdır. Kabul etmek mümkün değil... O nedenle Yunanistan' la kapışmak kaçınılmazmış gibi görünüyor. Peki ne yapacağız?

Türkiye' nin şuan içinde bulunduğu durum son derece vahimdir. Pek çok cephede aynı anda mücadele etme zorunluluğumuz var. En kritik cepheler;

-Suriye
-Libya
-Doğu Akdeniz
-Kıbrıs
-Ermenistan/Azerbaycan gerilimi nedeniyle Kafkasya

Mevcut cepheler bu şekildeyken, ABD Yunanistan' ı goygoya getirmek suretiyle aradan Kürt devletini ilan etmeye çalışıyor. Güya Türkiye' yi, Yunanistan' la meşgul ederken; fırsattan istifade Barzanistan' la YPG/PYD terör oluşumunu birleştirmeye çalışıyor. vay çakal vay...!

İşler o raddeye gelirse İdlib üzerinden Rusya/Suriye ikilisiyle de kapışma ihtimali var. Üstelik Suriye' de Rusya' yla kapışırsak; Ruslar, sünnetsiz Ermenileri Azerbaycan' ın üzerine salacaktır. Al sana bir mücadele alanı daha! Üstüne Libya' da Mısır ve Wagner paralı askerleriyle kapışma durumu da cabası..

Peki ne yapacağız?

En mantıklı iş cephe küçültmek... mücadele alanlarını azaltmamız gerekiyor. Mücadeleye Rusya/Suriye/İran üçlüsüyle anlaşarak başlayabiliriz. Bu sayede Suriye cephesinde Rusya' yla kapışma ihtimalini bertaraf ettiğimiz gibi Kafkas cephesinde sünnetsizlerin Azerbaycan' a saldırmasına mani olmuş oluruz. Aynı zaman da Libya' cephesinde de sükunet tesis edilebilir. Bu sayede Amerikan tezgahı yerle yeksan ediliş olur. Ondan sonra gel bakalım Yunanistan! Gel korkma evladım, babanın kollarına gel..! Seni eşek sudan gelinceye kadar güzelce bir benzeteyim demek lazım. Yunanistan' la olan bütün hesaplarımızı tek seferde kapatmış oluruz. Ordusunu yerle yeksan edip, bütün adaları işgal edebiliriz. Ayrıca Kıbrıs için güzel planlarımız var... Rum' cuklar şimdiden şişme botlarını hazır etsinler. İnşallah-u Teala yarım kalan hesabı tümleyeceğiz.

Ama bütün bunları yapabilmek için Suriye cephesini daraltmak gerekiyor. Düğüm Suriye cephesidir.

Yalnız Doğu Akdeniz'de karşımızda Rusya'da var. Libya'da etkinliklerini nasıl artırdıklarını görebiliyoruz. Bu nedenle Yunanistan'ın arkasında ABD'nin olduğunu düşünmek bir çelişki!

Mevcut hükümet Rusya neyse de Suriye yönetimi ile asla anlaşmaz. Unutun bunu. Bugüne kadar duygusal davrandılar, bundan sonra da farklı davranmayacaklardır.

Suriye'de işin başonda yanlış ata oynayıp sonunda yalnız kaldığımız gibi Doğu Akdeniz konusunda da duygusal davranarak yanlış tercihler yaptık. Mesela Sisinin darbeci olması mantıklı bir devletin çıkarlarıyla uyuşup uyuşmadığına bakılarak değerlendirilebilir. Darbeyle yönetime gelmiş olsa da Mısır gbi bir devletin yönetiyor, Mısır halkı adına hareket ediyor. Seçim olur yönetim değişir ama iki ülke arasındaki çıkalar sabit kalır. Dışişlerinde çıkarlara bakılır, diğer konular ikinci planda kalır, çıkarları etkileyecek seviyede tepkilerden akçınılır. Bu işi en iyi İngilizler yapar. O nedenle de masada her zaman kazanırlar. Bizimkiler ise en ufak bir konuda duygusal davranır, ülkenin çıkalarını hiç düşünmez ve tüm gemileri yakar. Bu zihniyet bizi felakete götürür. Mısır için geçerli olan durum  benzer durum İsrail için de geçerli.

Bu duygusal davranışlarımızı nedense ABD veya Rusya gibi güçlü devletlere yapamıyoruz. Her türlü kazığa rağmen işbirliğini devam ettirmeye çabalıyoruz.

Doğu Akdeniz konusunda eğer Mısır ve İsrail ile anlaşmış olsaydık, bugün paçamıza yapışan fino köpeğinin (Yunan) havlamalarına katlanıyor olmayacaktık.

Mevcut duruma bakarsak şu an karşımızda Mısır, İsrail, Yunanistan, Fransa, Rusya, Birleşik Arabiler vs var. Hepsiyle birden savaşmayı göze alabilen var mı? Yoksa Kanal İstanbul'u mu yapalım?
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1436
  • 113
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #883 : 08 Ağustos 2020, 15:33:43 »
Oncelikle Yunan soyledir destegi sundan alir vs bir kenara koymakta yarar vardir . Odaklanmamiz gereken iki nokta vardir nerelerde hata yapatik ve hatalarmizdan olusan durumu lehimimize nasil cevirebiliriz.

Yunanistan,ve GKRY den diplomasi konusunda ogrenmemiz gereken cok ama cok sey vardir bunu bir tarafa beyenmesekde kaydedelim . Demekki dunyada bir konu uzerinde hakli olsanizda hakliliginizin isbati oyle heyt huyt ile olmuyormus ,insallah bu son olur  diyecegim ama  bizde bunu anlamak istemeyen kafa mevcut.

Beyler bizler bu bagira bagira gelen anlasmanin yapilmasi icin resmen canak tuttuk . Biz ne zaman alanen Misirin ic islerine karismaya basladik , Sisiyi kaba tabir ile her Allahin gunu medyamiz ve resmi kanallar araciligi ile essagin ... sokup cikarmaya basladik iste o zaman bu durumun gerceklesmesi icin temmeleri atmis olduk. Bu ise son verebilecek tecrubeli diplomatlari da monserler deyip tasviye ettik ,dedigim dedik susup sularin durulmasina yonelik adam atacagimiza adeta yangina korukle gittik ve iliski kurmak uzerine adata yemin ettik. Eh bu durumda hali ile baskasi da gelir bizlerin olmadigi yerde bosluklari rahatca doldurur ve nitekim doldurdu da. " Bu en buyuk hatamiz"

Bundan onceki hatalarimiza hic deginmiyecegim onca yil uykuda kalmamiz. Bizleri uyaran Denktasa yaptiklarimiz. Anan planina canak tutmamiz vs.


Simdi de Yunanin yapmis oldugu Anlasma yok hukumunde deyip kendi kendimizi avutalim. Malesef reel dunyada isler boyle yurumuyor ornekleri acik " Ermeni sorunu ,Kurt sorunu,Kibris sorunu... Bunlar gibi bir cok seye de yok hukmunde diyoruz ama hep varlar karsimiza cikiyorlar ve elimizi ayagimizi da bazen bagliyorlar"
Demek ki yok humunde diyecegimize bu duruma dusmeden once odaklanmaliydik , en azindan bunu yapmazsak sonucu bu olur denebilmeli idi .

Simdi yapilmasi gereken nedir .Acil olarak yalnizligimizin giderilmesi lazim. O da oyle yandas medyanin Azerbaycan Dogu Akdenizde bizimle vs demekle olmaz . Madem takke dustu kel gorundu Dogu Akdeniz konusu sayet bizim icin simdi ve ilerisi icin onem arz etmekte o zaman acilen isi bilen diplomatlari gorevlendirmeliyiz. Acilen oncelikli olarak Suriye ,Israil,Lubnan ile diplomatik kanallari aktive etmeliyiz konu uzerinde uzlasma yollarini mutlak surette zorlamaliyiz sonuc her ne pahasina olursa. " Siyasilerin yuzunun dusmesi gibi neticede ulusal cikarlar kisisel cikarlarin onunde gelmeli"

Acilen dogu Akdenizde MEB sinirlarimizi ilan etmeliyiz ,halen ne bekliyoruz anlasilir gibi degil.
Ilan edilecek sinirlar icerisinde acilen planlanan gazaramalarina baslanilmali bu konuda bir once yapmis oldugumuz hata benzerinden sakinilmali. Suriye ile anlasmazsak bugun degil yarin Kurt petrolu ve gazi da Dogu akdenize rahatca ulasacak aklimizi basimiza toplama zamani geldi geciyor bile.





Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1436
  • 113
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #884 : 08 Ağustos 2020, 15:34:18 »
IKI AYNI MESAJIM OLUSTU  SILINEBILIR


Oncelikle Yunan soyledir destegi sundan alir vs bir kenara koymakta yarar vardir . Odaklanmamiz gereken iki nokta vardir nerelerde hata yapatik ve hatalarmizdan olusan durumu lehimimize nasil cevirebiliriz.

Yunanistan,ve GKRY den diplomasi konusunda ogrenmemiz gereken cok ama cok sey vardir bunu bir tarafa beyenmesekde kaydedelim . Demekki dunyada bir konu uzerinde hakli olsanizda hakliliginizin isbati oyle heyt huyt ile olmuyormus ,insallah bu son olur  diyecegim ama  bizde bunu anlamak istemeyen kafa mevcut.

Beyler bizler bu bagira bagira gelen anlasmanin yapilmasi icin resmen canak tuttuk . Biz ne zaman alanen Misirin ic islerine karismaya basladik , Sisiyi kaba tabir ile her Allahin gunu medyamiz ve resmi kanallar araciligi ile essagin ... sokup cikarmaya basladik iste o zaman bu durumun gerceklesmesi icin temmeleri atmis olduk. Bu ise son verebilecek tecrubeli diplomatlari da monserler deyip tasviye ettik ,dedigim dedik susup sularin durulmasina yonelik adam atacagimiza adeta yangina korukle gittik ve iliski kurmak uzerine adata yemin ettik. Eh bu durumda hali ile baskasi da gelir bizlerin olmadigi yerde bosluklari rahatca doldurur ve nitekim doldurdu da. " Bu en buyuk hatamiz"

Bundan onceki hatalarimiza hic deginmiyecegim onca yil uykuda kalmamiz. Bizleri uyaran Denktasa yaptiklarimiz. Anan planina canak tutmamiz vs.


Simdi de Yunanin yapmis oldugu Anlasma yok hukumunde deyip kendi kendimizi avutalim. Malesef reel dunyada isler boyle yurumuyor ornekleri acik " Ermeni sorunu ,Kurt sorunu,Kibris sorunu... Bunlar gibi bir cok seye de yok hukmunde diyoruz ama hep varlar karsimiza cikiyorlar ve elimizi ayagimizi da bazen bagliyorlar"
Demek ki yok humunde diyecegimize bu duruma dusmeden once odaklanmaliydik , en azindan bunu yapmazsak sonucu bu olur denebilmeli idi .

Simdi yapilmasi gereken nedir .Acil olarak yalnizligimizin giderilmesi lazim. O da oyle yandas medyanin Azerbaycan Dogu Akdenizde bizimle vs demekle olmaz . Madem takke dustu kel gorundu Dogu Akdeniz konusu sayet bizim icin simdi ve ilerisi icin onem arz etmekte o zaman acilen isi bilen diplomatlari gorevlendirmeliyiz. Acilen oncelikli olarak Suriye ,Israil,Lubnan ile diplomatik kanallari aktive etmeliyiz konu uzerinde uzlasma yollarini mutlak surette zorlamaliyiz sonuc her ne pahasina olursa. " Siyasilerin yuzunun dusmesi gibi neticede ulusal cikarlar kisisel cikarlarin onunde gelmeli"

Acilen dogu Akdenizde MEB sinirlarimizi ilan etmeliyiz ,halen ne bekliyoruz anlasilir gibi degil.
Ilan edilecek sinirlar icerisinde acilen planlanan gazaramalarina baslanilmali bu konuda bir once yapmis oldugumuz hata benzerinden sakinilmali. Suriye ile anlasmazsak bugun degil yarin Kurt petrolu ve gazi da Dogu akdenize rahatca ulasacak aklimizi basimiza toplama zamani geldi geciyor bile.




« Son Düzenleme: 08 Ağustos 2020, 15:36:00 Gönderen: metin62 »

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1305
  • 155
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #885 : 08 Ağustos 2020, 19:19:01 »
Yalnız Doğu Akdeniz'de karşımızda Rusya'da var. Libya'da etkinliklerini nasıl artırdıklarını görebiliyoruz. Bu nedenle Yunanistan'ın arkasında ABD'nin olduğunu düşünmek bir çelişki!

Ama bütün göstergeler Amerika' yı işaret ediyor. Mısır-Yunanistan anlaşmasının Amerikan bilgisi dahilinde imzalandığı açıklandı. Zaten Sisi denilen adam Amerikan muhibi; sözünden bir gıdım dışarı çıkmaz. Üstüne Amerikalılar, PYD/YPD teröristleriyle petrol anlaşması yaptı. Almanya ise bu adamlara zaman kazandırdı, bizim RTE ise Merkel' in tuzağına düştü ve bu şekilde Mısır' la MEB imzaladılar. Resim son derece açık yani...

Sanki bütün dünya Türkiye karşıtı cephede toplanmış gibi bir görüntü var. Hatta biraz önce gördün, BAE' nin fistanlı bakanlarından biri demiş ki; Mısır' la Yunanistan arasındaki anlaşma ile uluslararası hukuk, Orman kanunlarına karşı zafer kazandı gibi bir cümle etmiş! Şimdi bu cendereden çıkış nasıl olur dersek; mücadeleyi safhaları bölerek adım adım ilerlemek gerekiyor; İlk önce Yunanistan' ın işini bitirmeli. Sonra her taşın altından bir çıyan gibi çıkan BAE' lerine bir güzellik yapmalı... Bu işleri görürken; Libya, Suriye ve Ermenistan cephelerini stabil bırakmalı. Yunanistan sorununun çözdüğümüz zaman zaten Libya sorununu da çözmüş oluyoruz. Şu Yunanlar ile fistanlı çöl fareleri iyi bir dayağı hak etti yani... Ne demişler; Nush ile uslanmayanın hakkı tekdîr, tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41420
  • 442
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #886 : 08 Ağustos 2020, 21:16:20 »

Zaten Sisi denilen adam Amerikan muhibi; sözünden bir gıdım dışarı çıkmaz.

Öyle olsaydı Ruslardan bir kibrit çöpü  bile almazdı. Ama uçaklar, helikopterler vs aldı.  Biz bir S400 aldık diye yapmadığını bırakmayan coniler nedense pek ses etmedi.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2365
  • 259
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #887 : 08 Ağustos 2020, 22:31:37 »

Zaten Sisi denilen adam Amerikan muhibi; sözünden bir gıdım dışarı çıkmaz.

Öyle olsaydı Ruslardan bir kibrit çöpü  bile almazdı. Ama uçaklar, helikopterler vs aldı.  Biz bir S400 aldık diye yapmadığını bırakmayan coniler nedense pek ses etmedi.

Hocam yanlış hatırlamıyorsam su-35 almasınlar diye onları da tehdit ediyorlar.
Savaş Var Denildiğinde Biz;


Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1436
  • 113
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #888 : 08 Ağustos 2020, 22:50:41 »

Zaten Sisi denilen adam Amerikan muhibi; sözünden bir gıdım dışarı çıkmaz.

Öyle olsaydı Ruslardan bir kibrit çöpü  bile almazdı. Ama uçaklar, helikopterler vs aldı.  Biz bir S400 aldık diye yapmadığını bırakmayan coniler nedense pek ses etmedi.


Sisi ABD nin adami oldugu kesin , ABD nin haberi olmadan boyundan buyuk islere de girebilecegine ihtimal vermiyorum.  Misirin  diplomaside Yunanistandan eksigi yok Misiri bu yuzden kucumsemeyelim ,ama fazla da abartmayalim. Neticede her iki ulkede yularlarinin uzunlugu kadar hareket serbestisine sahipler. Misirin Rusya ile iliskileri gecmise gore bir miktar ikinci plana dusmus gibi gorunsede hasas bir denge cercevesinde devam etmekte. Bu nedenle askeri bakimdan Onceleri agirlikli olarak Rus menseli urunlerin agirlikli oldugu Misir silahli kuvetlerinde son arap israil savasi sonrasinda bazi urunler ABD menseli urunler ile degistirilip bazilari ise degistirilmektedir . Bu iki ana silah sistemleri satan ulkeler yaninda Misir silahli kuvvetlerinde uznca bir zamandan beri Fransiz sistemleri de kullanilmaktadir.  Ozellikle Batili silah sistemlerinin Misira satilim asamasinda satilacak malzemenin Israili etkileyecek kapsamli sistemlerin olmamasi goz onunde bulundurulur.


Bu nedenle Misira yapilan silah satislarina bakmak sureti ile Misir Rusyanin veya ABD nin manivellasi varsayimi pek gercekci olmaz. "Sisiyi goreve kim getirdi,egitimini hangi ulkelerin askeri okullarinda tamaladi, Askerlik oncesi hangi ulkede calistigina bakarsak  o zaman ABD,INGILTERE SUUDI ulkeleri on plana cikiyor.

Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1852
  • 144
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #889 : 08 Ağustos 2020, 23:02:39 »
Hocam savaş bizi çok geri götürür.
Bir de Dünya gözüyle bize bakıyorum ve şunu görüyorum:
Ne kadar haklı da olsak ; Irak'ta,Suriye'de,Libya'da,Akdeniz'de,Katar'da,Sudan' da sürekli atraksyon içindeyiz.Belli bir ideolojik yayılmacı gibi gösteriyor bu bizi.

Bir tane müttefik kalmadı yanımızda.
Ben aylar önce "Bu iş Tunus'tan başladı , Libya'ya yayıldı,Mısır'a geçti , Suriye'ye de geçtiği an , bu BOP 'un sonraki durağı biz olabiliriz diyerek Suriye olayına girmeyelim" diye çok uyardım ama bizi yavaş yavaş bu bataklıklara çektiler maalesef...
Şuna çakalım , buna ders verelim , çöl farelerini ufalayalım mantığı bizi bir yere götürmez çünkü bu bize diş gösterenler maşa ve daha büyük olayın taşeronları...
Bize acil siyaset aklı ve bu aklın sağlayacağı müttefikler lazım...
« Son Düzenleme: 08 Ağustos 2020, 23:03:10 Gönderen: serkan1976 »