Gönderen Konu: Akdeniz'de Enerji Krizi  (Okunma sayısı 212559 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2100
  • 164
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #170 : 30 Kasım 2018, 12:33:06 »
Sn Skywolf  .

Paylaşmış olduğunuz YUNAN,GKRY ve TÜRKİYE kıta sahanlığı haritaları arasındaki temeldeki farkın nedeni ,Yunanistan ve Türkiyeninde  imzası bulunan Lausanne /Lozan antlaşmasındaki özellikle 12 ve 15 ci madellerinin Yunanistan tarafından Yorum/iddia farkından kaynaklanıyor. Bu nedenle öncelikle Lozan antlaşmasının orijinali ne diyormuş ona bir bakmakta yarar olduğu kanısındayım.

kaynak olarak iki  değişik link paylaşıyorum,birisi Türk dış işleri bakanlığı ,digeri ise WWI Document arşivinden alıntı.

WWI ingilizce , ihtiyacı olan arkadaşlar  online tercüme ile rahat okuyabilir.

https://wwi.lib.byu.edu/index.php/Treaty_of_Lausanne
http://www.mfa.gov.tr/lausanne-peace-treaty-part-i_-political-clauses.en.mfa

Treaty of Peace with Turkey Signed at Lausanne, July 24, 1923

ARTICLE 12.
The decision taken on the 13th February, 1914, by the Conference of London, in virtue of Articles 5 of the Treaty of London of the 17th-30th May, 1913, and 15 of the Treaty of Athens of the 1st-14th November, 1913, which decision was communicated to the Greek Government on the 13th February, 1914, regarding the sovereignty of Greece over the islands of the Eastern Mediterranean, other than the islands of Imbros, Tenedos and Rabbit Islands, particularly the islands of Lemnos, Samothrace, Mytilene, Chios, Samos and Nikaria, is confirmed, subject to the provisions of the present Treaty respecting the islands placed under the sovereignty of Italy which form the subject of Article 15.
Except where a provision to the contrary is contained in the present Treaty, the islands situated at less than three miles from the Asiatic coast remain under Turkish sovereignty.

ARTICLE 15.
Turkey renounces in favour of Italy all rights and title over the following islands: Stampalia (Astrapalia), Rhodes (Rhodos), Calki (Kharki), Scarpanto, Casos (Casso), Piscopis (Tilos), Misiros (Nisyros), Calimnos (Kalymnos), Leros, Patmos, Lipsos (Lipso), Simi (Symi), and Cos (Kos), which are now occupied by Italy, and the islets dependent thereon, and also over the island of Castellorizzo.

Bu iki madde incelindiğinde  özellikle 15 madde bir takım şu anki yunan adalarının isimleri belirtilmediği görülüyor. Ör Girit /Creta . İşte  sorun buradan kaynaklanıyor Türkiye Cumhuriyet referans olarak Lozan antlaşması ve zikredilmekte olan adacıkları ve deniz hudutunu referans alıyor . Yunanistan ise Lozan + Girit ile başlayıp ,hali ile kıbrıs cumhuriyeti sınırlarını da KKTC yok saymak sureti ile birleştiriyor.

Yunanistan + GKRY kendi haritalarını çızip dünyaya deklere etiler .Doğu Akdenizin kendilerine ait olduğunu iddasında bulundukları alanları da parsel parsel petrolcülere kiralıyıp sondaja başladılar.

Şimdi bazı arkadaşlar kızıp  ''Beğenmedimi tıklayacak  ;D''

Bizler ne yapıyoruz ? Genelde yurt içine odaklı laf kalabalığı, bir iki Nevtex + Dnz kuvvetlerinin ara sıra tacizi, ha bir de Antalya kıyılarında arama yapıyoruz . Unutmuş olduğum görülen başka yapılmış bir icraat varsa lütfen belirtsinler öğreneyim :)

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 43222
  • 527
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #171 : 30 Kasım 2018, 13:28:46 »
Metin Bey; görünen o ki siz bu konuya oldukça ilgilisiniz ve dolayısıyla da yeterli bilgiye sahipsiniz. Bu konuda daha önce belirtmiş olduğunuz 10 numaralı parselde çalışmanın durdurulması gerekliliği görüşünüzün sebebi nedir? Bu parseldeki çalışmaya Katar'ın ortak olması ve Katar ile iyi olan ilişkilerimizi kullanarak bu çalışmayı durdurabilme olasılığının bulunması mı? Yoksa başka bir nedeni var mı?

Ayrıca başka neler yapabiliriz?

« Son Düzenleme: 30 Kasım 2018, 13:29:40 Gönderen: SKYWOLF »
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2100
  • 164
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #172 : 30 Kasım 2018, 14:20:54 »
Konunun Türkiye ve KKTC için stratejik öneme haiz olduğunu düşünmekteyim . Yani  bir başka deyimle konu sadece Doğu Akdenizdeki petrol gazdan pay alabilme veya çıkacak petrol /gazın debisi veya ekonomik olup olmadığı kadar basite  indirgenmemeli . Konu direk   Türkiyenin münhasır ekonomik sınırları ile direk ilişkili .

10 numaralı parsel konusuna gelince bu parselde Exxon tarafından kazıma başlandı.   11 nolu parsel bildiğim kadarı ile Total'ait harita gerçeği yansıtmıyor kanısındayım. Doğu Akdenizde Exxon katar ortak çalışmakta yani 10 parselde katar da dolaylı yoldan söz sahibi finansör. Sair parsellerde ENİ , TOTAL vs mevcut .İtalyan ENİ Türk Dnz kuvvetlerinin mevcut sahalarda boy göstermesi sonrası ve  ayrıca diplomatik girişimlerden  sonra kazım işlerini şimdilik askıya alıp 10 numaralı parselde ABD Exxon tarafından devam edilmekte olan kazımı ve Türkiyenin ne yapacağını gözlemekte . Yani Exxon sonuna kadar devam ederse o zaman Türkiyenin yapacağı sadece blöf diyip ,ENİ de sahaya dönüp yarım bırakmış olduğu işe devam edecek. '' Kısacası sahada herkes ABD nin arkasına saklanmış durumu gözlemekte buna GKRY de dahil '' 

Direk olarak 10 nolu parselde  ,ABD ile bir sıcak çatışmayı göze almak istemeyeceğimizi varsayarak, ABD/Exxon nun ortağı olan Katarı anahtar olarak kullanmak vasıtası ile  ABD yi de ikna etmek sureti ile en azından mevcut kazımı geçici olarak  durdurabileceğimiz kanısındayım . Belki o zaman bizim yöneticilerimiz de ne yapacaklarına tam karar vermiş olup fiili icraata başlarlar.

10 ve 11 ci parsel Türkiyenin , ve KKTC nin TPAO vermiş olduğu kazı alanı  sınırları dışında olmasına rağmen sair parsellerde ki yabancı şirketler bu bölge dahil olmak üzere Türkiyenin takınacağı kararı beklemekte . 10 ve 11 ci parsel de Türkiye ve KKTC nin öne sürmekte olduğu ,ada çevresinde bulunan doğal varlıklar sadece kıbrıs rum toplumuna ait olmadığı ayni zamanda eski ortak kıbrıslı Türklerin de hakları olduğu tezi ile direk bağlantılıdır.

« Son Düzenleme: 30 Kasım 2018, 16:17:25 Gönderen: metin62 »

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 43222
  • 527
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #173 : 30 Kasım 2018, 17:18:34 »
Daha doğru haritalar...







Çok karmaşık bir durum. Biz Kıbrıs'da KKTC'yi ayrı bir devlet olarak görüyoruz. Kıbrıs'ın Güneyindeki alanlarda Kıbrıs Türkleri için hak iddia etmek, KKTC'yi yok sayıp, Rumların istediği gibi tek bir Kıbrıs Devleti şeklinde kabul etmek anlamına gelmiyor mu?
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2100
  • 164
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #174 : 01 Aralık 2018, 00:22:16 »
Haritalar şimdi doğru oldu teşekkürler.

[/quote]
Çok karmaşık bir durum. Biz Kıbrıs'da KKTC'yi ayrı bir devlet olarak görüyoruz. Kıbrıs'ın Güneyindeki alanlarda Kıbrıs Türkleri için hak iddia etmek, KKTC'yi yok sayıp, Rumların istediği gibi tek bir Kıbrıs Devleti şeklinde kabul etmek anlamına gelmiyor mu?
[/quote]

Evet haklısınız karmaşık bir konu.
konun özü şu Kıbrıs cumhuriyeti iki toplumlu bir cumhuriyet olarak kuruldu 1960 yılında 1963 yılında ise toplumlar arası olayların alevlenmesi  ve CB Makariosun cumhuriyet anayasında bulunan ortak belediyelerin yönetim şeklini değişiminde ısrarcı olması ile ortak hükümetteki Türk bakanlar meclisi ve hali ile kıbrıs cumhuriyeti toplantılarını boykot etmeye başladılar.
Fitili 1963 de ateşlenmiş olan toplumlar arası çarpışmaların artması ile kıbrıslı türkleri Kıbrıs Türk cemat meclisini kurup adadaki  Türk cemaatının yönetimi idame ettirmeye çalıştı .
4 Mart 1964’te BM Güvenlik Konseyinden çıkan kararla adaya BM Barış Gücü’nün gönderilmesi kararı alındı. Ama en önemlisi 186 sayılı kararda Makarios’un Kıbrıs Türkünün haklarını gasp ederek yeni hükümeti kurdu ve bu hükümet ise Kıbrıs’ın yasal hükümeti olarak kabul edildi. Yani adadaki Kıbrıs Türkü bir fiil Kıbrıs cumhuriyeti bünyesinde bulunmasa da Kıbrıs cumhuriyetinin yasal ortağı bulunuyor. Hali ile de kıbrıs cumhuriyetinin hitrokarbon yataklarında elde edeceği her türlü kazanca ortak.
‘’ Yani Kıbrıs Türkü kıbrıs cumhuriyetine sen tek başına karar verip parsel kiralayıp sadece kendi yararına gelir elde edemezsiniz tezini yürütüyor. ‘’
Rum tarafı /kıbrıs cumhuriyeti ise canım tabii ki sizde ortaksınız, ta ki bizler aramızda anlaşana kadar yani bir barış olana dek ki o da kıbrıs cumhuriyeti şemsiyesi altında olmalı o zamana kadar kuyulardan gelir  hakkınızı ben sizin adınıza mahvuz saklayacağım diyor’’
Netice  itibarı ile birçok bacaklı olasılık üzerine oyun oynanıyor.
Türkiyenin münhasır saha sınırı + KKTC Münhasır saha sınırı ( şu anki  fiili durum)
Kıbrıs federal cumhuriyeti  münhasır saha sınırı  ( Olmayacak duaya Amin durumu)

Çevrimdışı Raptor44

  • İnsanlar yaptıklarıyla yargılanır
  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 845
  • -72
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #175 : 01 Aralık 2018, 17:15:09 »
O bölgeden petrol ve doğalgaz çıkarsa bu durumda vah halimize derim tek çıkar yol kalır bölgeye haklarımızı korumak için ciddi bir askeri müdahale gerekicek benim anladığım bu konuşmalardan ortaya çıkan
IRK, DİN, DİL, MEZHEP ÖNEMLİ DEĞİLDİR ÖNEMLİ OLAN BU ÜLKE İÇİN YAPTIKLARINDIR

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 43222
  • 527
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #176 : 02 Aralık 2018, 19:57:34 »


Alıntı
TAH Savunma
‏ @TAHSAVUNMA

Kudüs Gazetesi İsrail'in Akdeniz'den Avrupa'ya uzanan dünyanın en büyük doğalgaz boru hatlarından birisi olacak olan yeni hat için Yunanistan'ı tercih ettiğini bildirdi.

https://twitter.com/TAHSAVUNMA/status/1069171100184133633
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı BlackHawk89

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 428
  • -4
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #177 : 02 Aralık 2018, 20:22:17 »
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.

Çevrimdışı Tigerfish

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1723
  • 142
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #178 : 02 Aralık 2018, 22:40:51 »
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.

Diplomatik bir yöntem ile ilk önce denesek olmazmı  🤓

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2100
  • 164
  • DefenceTurk.com
Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
« Yanıtla #179 : 02 Aralık 2018, 22:43:34 »
Estmed boru hattı fiili olarak halen ortada yok. Önce var olandan başlamakta yarar vardır. 10 numaralı parseldeki devam etmekte olan kazıya bir aksiyon yapacakmıyız ona karar verelim. 10 numaralı parsel meb ve KKTC sınırları içerisinde değil ama ada çevresindeki tüm yeraltı kaynakları  Kıbrıs türk toplumu için önemli. Ayrıetten 10 numaralı parselde Türkiyenin takınacağı duruma göre ENI ve diğer konsorsiyum üyeleri vaziyetlerini değerlendirip büyük ihtimal ile sair parsellerde de kazıma başlayacak.

https://cyprus-mail.com/2018/12/02/eastmed-gas-pipeline-increasingly-doubtful/

Ekte linkini paylaşmış olduğum GKRY de saygın bir gazete ve oradaki yoruma göre ki İsrail gezetesine  göre daha güvenli buluyorum eastmed  gaz boru hattının gerçekleşmesi çantada keklik olmayıp birçok zorlukları olduğu belirtilmekte.

Link ingilizce .

« Son Düzenleme: 02 Aralık 2018, 22:45:39 Gönderen: metin62 »