Gönderen Konu: NATO  (Okunma sayısı 8970 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 39950
  • 367
NATO'dan Rusya'yı kızdıracak hamle... Yardımcı olacağız
« Yanıtla #40 : 05 Kasım 2019, 23:08:34 »
NATO'dan Rusya'yı kızdıracak hamle... Yardımcı olacağız

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna'nın NATO'ya üye olabileceğini belirterek, "Müttefiklerin hepsi Ukrayna’nın NATO'ya üye olmasına karar verdi. Ukrayna’nın NATO’ya katılması için gerekli reformları gerçekleştirmesi konusunda yardımcı olacağız." dedi.

Ukrayna "1 1" televizyon kanalına konuşan Stoltenberg, Ukrayna'nın NATO'ya katılma ihtimalini değerlendirdi.

Karadağ'ın NATO'ya iki sene önce katıldığını hatırlatan Stoltenberg, "Kuzey Makedonya birkaç ay içinde NATO’ya üye olacak. Polonya ve Baltık devletlerinin, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra NATO’ya üye olacağını kimse hayal edemezdi." yorumunu yaptı.

Ukrayna'nın NATO'ya üye olabileceğine işaret eden Stoltenberg, "Müttefiklerin hepsi Ukrayna’nın NATO'ya üye olmasına karar verdi. Ukrayna’nın NATO’ya katılması için gerekli reformları gerçekleştirmesi ve toplumunu modernleştirmesi konusunda yardımcı olacağız." diye konuştu.

Jens Stoltenberg, daha önce Ukrayna'yı ziyaret ederek, NATO’nun kapılarının Ukrayna için açık olduğunu ifade etmişti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/natodan-rusyayi-kizdiracak-hamle-yardimci-olacagiz-41367601
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2112
  • 129
  • DefenceTurk.com
NATO, uzayı yeni harekat alanı ilan etti
« Yanıtla #41 : 22 Kasım 2019, 21:30:18 »
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Uzayın, hava, kara, deniz ve siberin yanı sıra yeni harekat alanı olmasına karar verdik" dedi.



Brüksel'de gerçekleştirilen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Stoltenberg, tüm müttefiklerin ittifakın ortak güvenlik için vazgeçilmez olduğu konusunda mutabık kaldığını belirtti.

Stoltenberg, "Tüm farklılıklarımıza rağmen birlikte daha güçlüyüz" ifadesini kullandı.

NATO dışişleri bakanlarının ittifakın uyarlanma konusunda önemli kararlar aldığını aktaran Stoltenberg, "Uzayın, hava, kara, deniz ve siberin yanı sıra yeni harekat alanı olmasına karar verdik" diye konuştu.

Uzayın günlük ve askeri hayatta önemli olduğunun altını çizen Stoltenberg, barışçıl amaçlar olduğu kadar saldırganlık için de kullanılabileceğini belirtti.

Stoltenberg, uyduların saldırıya uğrayabileceğine, bunun da iletişim servislerini altüst edebileceğine dikkati çekti.

"Uzay aynı zamanda ittifakın savunma ve caydırıcılığı için de kilit öneme sahip" diyen Stoltenberg, uzayın istihbarat toplanması ve füzelerin tespit edilmesi gibi alanlarda rol oynadığını vurguladı.

Stoltenberg, "NATO savunma odaklı bir ittifak. Uzaya silah koyma yönünde bir niyetimiz yok" ifadesini kullandı.

Terörle mücadele

Terörle mücadele konusunun da gündemde olduğunu dile getiren Stoltenberg, bakanların NATO'nun terörle mücadelede rolünü geliştirmeyi öngören bir eylem planını kabul ettiğini söyledi.

Stoltenberg, bu bağlamda müttefiklerin terör faaliyetleri ve yabancı savaşçılara ilişkin istihbarat paylaşımını artıracağını belirtti.

Enerji güvenliği

NATO dışişleri bakanlarının ittifakın enerji güvenliğine ilişkin rolünü de ele aldığını ifade eden Stoltenberg, bu çerçevede durumsal farkındalığın artırılması ve risklerin daha iyi anlaşılmasıyla temel altyapının korunması için çalışmaların yoğunlaştırılması kararı alındığını duyurdu.

Stoltenberg, dışişleri bakanlarının son olarak akşam yemeğinde Rusya, Çin ve silahlanma kontrolü gibi konuları ele alacağını kaydetti.

https://tr.sputniknews.com/savunma/201911201040666096-nato-uzayi-yeni-harekat-alani-ilan-etti/
« Son Düzenleme: 22 Kasım 2019, 21:30:55 Gönderen: fırtına06 »

Çevrimdışı カメせ

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1339
  • 22
  • DefenceTurk.com
Ynt: NATO
« Yanıtla #42 : 26 Kasım 2019, 20:22:24 »
Alıntı

Reuters/4 Üst düzey NATO Kaynağı: Türkiye, NATO’nun YPG’yi terör örgütü olarak tanımasını ve Suriye’deki operasyona siyasi destek vermesini istiyor.

Bunlar gerçekleşene kadar NATO’nun bazı savunma planlarına destek verilmeyecek.
devdiscourse.com/article/headlines/759593-exclusive-turkey-holds-up-nato-military-plans-over-syria-dispute---sources

Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2112
  • 129
  • DefenceTurk.com
Ynt: NATO
« Yanıtla #43 : 27 Kasım 2019, 12:45:56 »

'Türkiye, Suriye'deki fikir ayrılığı nedeniyle NATO'nun askeri planlarına destek vermeyi reddetti


Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde Kürt güçlerine karşı yürüttüğü askeri operasyon nedeniyle NATO ortaklarıyla yaşadığı fikir ayrılığı sonucunda ittifakın Baltıklar ve Polonya'ya yönelik savunma planını reddettiği bildirildi.

Reuters haber ajansına konuşan NATO'dan 4 üst düzey kaynağa göre 'Türkiye Suriye'nin kuzeyinde YPG ile mücadelesinde daha çok politik destek alana dek ittifakın Baltıklar ve Polonya'ya yönelik savunma planlarını desteklemeyi' reddetti.

Kaynaklar, Ankara'nın NATO elçisine söz konusu plana imza atmamasını söylediğini aktararak, elçinin toplantılarda ve özel sohbetlerde sert bir tonda konuştuğunu, ittifakın YPG'yi resmen terör örgütü olarak tanımasını talep ettiğini öne sürdü.

Reuters'ın haberinde Türkiye'nin NATO heyetinin ve Türk savunma ve dışişleri bakanlıklarının yorum talebine yanıt vermediği kaydedildi.

Haberde, herhangi bir 'Rus saldırısına' karşı Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya'nın savunma amaçlı kullanımını öngören askeri plan için 29 üye devletin tümünün resmi onayının alınması gerektiği bilgisi verildi.

Ajansa göre, Türkiye'nin onayı dışında NATO'nun Baltık bölgesi ve Polonya'da savunma yatırımını artırması zor görünüyor.

Diğer yandan Reuters'a konuşan bir diplomatik kaynak, kararı nedeniyle Türkiye'yi hedef alarak "(Türkler) İmtiyaz alana kadar bu askeri planın onaylanmasını engelleyerek Doğu Avrupalıları rehin alıyorlar" ifadelerini kullandı.

NATO Sözcüsü Oana Lungescu ise, konuya ilişkin açıklamasında "NATO'nun tüm müttefiklerini koruma planları bulunuyor. NATO'nun tüm müttefiklerin güvenliği ve emniyeti konusundaki taahhüdü sarsılmazdır" dedi.

https://tr.sputniknews.com/savunma/201911261040703478-turkiye-suriyedeki-fikir-ayriligi-nedeniyle-natonun-askeri-planlarina-destek-vermeyi-reddetti/

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 998
  • 68
  • DefenceTurk.com
Ynt: NATO
« Yanıtla #44 : 27 Kasım 2019, 13:13:13 »
Turkiye veya baska bir Nato uyesinin ,Natonun her planini koru korune destek vermesi beklenemez.

TC olarak da Nato ittifaki kapsaminda stratejik hedeflerimize ne uygun ise onu desteklememiz gayet normal. Ancak burada Suriye konusunda bekletimizin ne oldugunu net olarak ifade etmeliyiz . Beklentimiz sayet SDG/YPG nin teror gurubu olarak gorulmesi ve buna karsin kistlayici onlemler alinmasi ise sanirim o zaman bu uzunca bir sure gerceklesmesi mumkun olmayacak. " SDG/YPG nin ana destekcileri ABD ve bir talim AB ulkeleri oldugu surece" Nato nun Suriye konusuna bulastirilmasi kanimca bizim avantajimiza bir durum olmayacagidir.

Nato da asil etkili blokoji kibris konusunda yapmamiz gerekliligine inaniyorum ,cunku burada hasimimiz Kibris Cum ve Yunanistan . Yunanistan hem AB hem de Nato uyesi kibris Cum ise AB uyesi ve Natoya girmek icin can atmakta olan bir ulke.



Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2112
  • 129
  • DefenceTurk.com
Almanya Başbakanı Merkel, NATO ve Türkiye'yle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Merkel, Türkiye'nin NATO üyesi olarak dışlandığını itiraf ederken, birlik üyesi olarak kalmasının önemine dikkat çekti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Barış Pınarı Harekâtı sonrası 'NATO'nun beyin ölümünün gerçekleştiği' açıklamasının yankıları sürüyor. Merkel, bütçe görüşmeleri kapsamında Meclis'te yaptığı konuşmada, Türkiye ve NATO'ya ilişkin kritik ifadeler kullandı. Merkel "Türkiye bir NATO üyesi olarak dışlandı. Partnerleriyle olan farklılıklarına rağmen NATO üyesi olarak kalmalı" dedi.

Dünyanın, çok kutuplu bir düzene sahip olduğunu dile getiren Merkel, "NATO'nun korunması kendi çıkarımıza" derken, Avrupa'nın mevcut durumda tek başına kendisini savunamayacağının altını çizerek, "Bu transatlantik ittifaka ihtiyacımız var" diye konuştu.

MERKEL'DEN SORUMLULUK VURGUSU
Bu nedenle NATO'nun korunması için çalışacaklarını ve ittifak içinde daha fazla sorumluluk alacaklarını belirten Merkel, Fransa ile başlattıkları silah projelerini ilerletmek istediklerini kaydetti.

"TÜRKİYE DIŞLANDI"
Konuşmasında Türkiye'ye de değinen Merkel, "Türkiye bir NATO üyesi olarak dışlandı. Bölgemizde olaylar alevlendiğinde ABD artık otomatik olarak sorumluluk almıyor. Jeostratejik öneme sahip Türkiye, partnerleriyle olan farklılıklarına rağmen NATO üyesi olarak kalmalı" ifadelerini kullandı.

https://www.haberler.com/merkel-turkiye-nin-nato-uyesi-olarak-12661505-haberi/

Çevrimdışı カメせ

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1339
  • 22
  • DefenceTurk.com
Iddia Türkiye Pasi birakti. Rusya gole hazirlaniyor.
« Yanıtla #46 : 27 Kasım 2019, 22:08:08 »
Alıntı
Rus Ulaştırma Bakanlığı, Moskova ve St. Petersburg'tan Baltık istikametine doğru olan demir yolu hatlarını ikinci bir emre kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrine verdi. Sivil ulaşım askıya alındı.
https://mobile.twitter.com/bureauofeconomy/status/1199740685047476227

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1758
  • -178
Ynt: NATO
« Yanıtla #47 : 27 Kasım 2019, 23:19:36 »
Silinebilir.
« Son Düzenleme: 27 Kasım 2019, 23:20:22 Gönderen: UYVAR »
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2112
  • 129
  • DefenceTurk.com
Ynt: NATO
« Yanıtla #48 : 29 Kasım 2019, 21:27:48 »
NATO'da gündem Türkiye! En büyük korkuları: Erdoğan bunu yapar...

İngiltere'de yayımlanan haftalık The Economist dergisi, Türkiye'de konuşlandırılmış Amerikan nükleer silahlarının ABD ve Avrupalı NATO müttefiklerinde kaygılara yol açtığını yazdı. Dergiye göre, gelecek hafta yapılacak NATO Zirvesi'nde birçok liderin aklında Türkiye'deki nükleer bombalar olacak. Başlıkların çekilmesi halinde ise Türkiye'nin kendi nükleer programını başlatmasından korkulduğu da yazıda yer aldı.



ABD'nin, NATO'nun nükleer paylaşım programı kapsamında Avrupa'daki 5 ülkede toplam 150 nükleer başlık konuşlandırmış olduğunu hatırlatan Economist, bunların çoğunun tahminen 60-70 başlık ile Türkiye ve İtalya'da kalanların da Belçika, Almanya ve Hollanda'da konuşlandığını aktardı.


Nükleer silahlarla ilgili kaygıların en çok Türkiye odaklı olduğunu kaydeden Economist'teki yazıda bunun perde arkası şöyle anlatıldı:

"Amerikalı yetkilileri en çok kaygılandıran, Türkiye'nin güneyinde, Suriye sınırına kara yoluyla birkaç saat mesafedeki İncirlik Hava Üssündekiler. 1960 darbesi ve 1975'de iki ülke arasında yaşanan diplomatik çatışmada Amerikalılar bombaları çekmeyi düşünmüşlerdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı 2016'da yapılan başarısız darbe girişimi sırasında, isyancıların elindeki F-16 savaş uçaklarına yakıt ikmali yaparak İstanbul ve Ankara'yı tehdit etmelerine olanak veren tankerler İncirlik'ten kalkmıştı. Erdoğan rejiminin buna yanıtı üssün elektriğini kesmek ve komutanını gözaltına almak oldu.

"Bu Washington'da silahlarının güvenliği ve Türkiye ile ilişkiler gerginleştiğinde bu silahların rehin alınması riski konusunda alarm zillerinin çalmasına yol açtı. İncirlik Üssü'ne üst düzey yetkililer yollandıysa da bombaların çekilmesine gerek olmadığı sonucuna varıldı. Nükleer savaş başlıkları sadece bir kod kullanılarak aktif hale getirilebiliyor ve saklandıkları kasalar elektrik kesintisi durumunda kendiliğinden kilitleniyordu. Bu da Amerikan güçlerine, gerektiğinde üsse askeri güç kullanarak ulaşmak için zaman sağlıyordu. Ne var ki son yıllarda Amerika yine de bombaları üsten gizlice kaçırıp yerine kuru sıkı başlıklar takmayı düşündü."

BAŞLIKLAR ÇEKİLİRSE 'TÜRKİYE KENDİ NÜKLEER PROGRAMINI BAŞLATIR' KORKUSU

Economist'teki yazıda, Yunanistan ve Almanya'nın Ramstein Hava Üssü'ndeki nükleer başlıkların 2005 yılında çekildiği hatırlatıldı ve İncirlik Üssü'ndeki başlıkların da çekilmesinin de avantajları olabileceğini kaydedildi. Ancak dergiye göre bu beceriksizce yapılırsa diplomatik kriz daha da derinleşebilir, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin kendi nükleer programını başlatma yoluna gitmesine yol açabilir.

Dergi, "Nükleer başlıkların paylaşım konusundaki itirazlar özellikle Almanya'da epeydir güçlü" diyor ve ekliyor:

"Başbakan Angela Merkel her ne kadar uygulamayı savunduysa da koalisyon ortakları 10 yıldır bu başlıkların geri çekilmesi konusunda baskı yapıyor."

Economist, "Madem bombalar politik olarak bu kadar sıkıntılı ve hassas, o zaman neden Avrupa'ya konuşlandırıldılar?" diye de soruyor.

Dergiye göre bunun pratikteki karşılığı örneğin Rusya'nın Estonya gibi küçük bir müttefik ülkeye saldırıp, Batı'nın karşı saldırısına engel olmak için sınırlı bir nükleer vuruş yapması gibi bir durumda ortaya çıkabilir. Müttefikler bu durumda uzun menzilli stratejik nükleer füzeler yerine, Rusların saldırısıyla orantılı küçük nükleer başlıklarla karşılık verebilir.

Yazıdan diğer bazı satırlar şöyle:

"Nükleer paylaşım programının asıl anlamı askeri ve pratik değil siyasi düzeyde anlaşılabilir. Program esasen ABD ile Avrupa arasında bir sembolik bağ oluşturma amacıyla başlatıldı. Müttefikler Amerikan nükleer silahlarının sağladığı güvenlikten yararlanacak, silahların kullanımı konusunda daha çok söz sahibi olacak ama diğer yandan bunun ahlaki sorumluluğunu ve misilleme riskini de paylaşacaklardı.

"Buna karşılık bu ilişkinin bir faturası var. Amerikan taktik nükleer silahlarının 2017 ile 2046 arasındaki maliyeti yılda 1 milyar dolar.

"Eğer Türkiye'nin müttefiklerle ilişkileri kötüleşmeye devam ederse, Avrupalılar megatonlarca nükleer silahın İncirlik'te bulunmasından huzurdan ziyade tedirginlik duyabilir."

http://www.haber7.com/dunya/haber/2920322-natoda-gundem-turkiye-en-buyuk-korkulari-erdogan-bunu-yapar


Not; Çekin Türkiye'den nükleerinizi kardeşim zaten istemiyoruz hala İncirlik'teki nükleer silhlardan bahsediliyor bizi kendileri gibi zannediyorlar. Biz bu silahları olası bir kötü durumda rehin tutup, pazarlık malzemesi yapacak kadar alçalacak bir millet değiliz. Gerekirse kanımızın son damlasına kadar savaşır vatanımızı, milletimizi savunuruz siz daha Türkiye'yi tanıyamamışsınız. Eğer Türkiye kendi nükleer programını başlatırsa da sonuna kadar destek olurum bu kadar basit.

Sonuç olarak alın nükleer silahınızı müsait bir.... pardon sizin müttefik dediğiniz yalaka bir devlete yerleştirin!!!
« Son Düzenleme: 29 Kasım 2019, 21:39:54 Gönderen: fırtına06 »

Çevrimdışı Yasar

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 303
  • 36
  • DefenceTurk.com
Ynt: NATO
« Yanıtla #49 : 30 Kasım 2019, 00:27:07 »
NATO'da gündem Türkiye! En büyük korkuları: Erdoğan bunu yapar...

İngiltere'de yayımlanan haftalık The Economist dergisi, Türkiye'de konuşlandırılmış Amerikan nükleer silahlarının ABD ve Avrupalı NATO müttefiklerinde kaygılara yol açtığını yazdı. Dergiye göre, gelecek hafta yapılacak NATO Zirvesi'nde birçok liderin aklında Türkiye'deki nükleer bombalar olacak. Başlıkların çekilmesi halinde ise Türkiye'nin kendi nükleer programını başlatmasından korkulduğu da yazıda yer aldı.



ABD'nin, NATO'nun nükleer paylaşım programı kapsamında Avrupa'daki 5 ülkede toplam 150 nükleer başlık konuşlandırmış olduğunu hatırlatan Economist, bunların çoğunun tahminen 60-70 başlık ile Türkiye ve İtalya'da kalanların da Belçika, Almanya ve Hollanda'da konuşlandığını aktardı.


Nükleer silahlarla ilgili kaygıların en çok Türkiye odaklı olduğunu kaydeden Economist'teki yazıda bunun perde arkası şöyle anlatıldı:

"Amerikalı yetkilileri en çok kaygılandıran, Türkiye'nin güneyinde, Suriye sınırına kara yoluyla birkaç saat mesafedeki İncirlik Hava Üssündekiler. 1960 darbesi ve 1975'de iki ülke arasında yaşanan diplomatik çatışmada Amerikalılar bombaları çekmeyi düşünmüşlerdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı 2016'da yapılan başarısız darbe girişimi sırasında, isyancıların elindeki F-16 savaş uçaklarına yakıt ikmali yaparak İstanbul ve Ankara'yı tehdit etmelerine olanak veren tankerler İncirlik'ten kalkmıştı. Erdoğan rejiminin buna yanıtı üssün elektriğini kesmek ve komutanını gözaltına almak oldu.

"Bu Washington'da silahlarının güvenliği ve Türkiye ile ilişkiler gerginleştiğinde bu silahların rehin alınması riski konusunda alarm zillerinin çalmasına yol açtı. İncirlik Üssü'ne üst düzey yetkililer yollandıysa da bombaların çekilmesine gerek olmadığı sonucuna varıldı. Nükleer savaş başlıkları sadece bir kod kullanılarak aktif hale getirilebiliyor ve saklandıkları kasalar elektrik kesintisi durumunda kendiliğinden kilitleniyordu. Bu da Amerikan güçlerine, gerektiğinde üsse askeri güç kullanarak ulaşmak için zaman sağlıyordu. Ne var ki son yıllarda Amerika yine de bombaları üsten gizlice kaçırıp yerine kuru sıkı başlıklar takmayı düşündü."

BAŞLIKLAR ÇEKİLİRSE 'TÜRKİYE KENDİ NÜKLEER PROGRAMINI BAŞLATIR' KORKUSU

Economist'teki yazıda, Yunanistan ve Almanya'nın Ramstein Hava Üssü'ndeki nükleer başlıkların 2005 yılında çekildiği hatırlatıldı ve İncirlik Üssü'ndeki başlıkların da çekilmesinin de avantajları olabileceğini kaydedildi. Ancak dergiye göre bu beceriksizce yapılırsa diplomatik kriz daha da derinleşebilir, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin kendi nükleer programını başlatma yoluna gitmesine yol açabilir.

Dergi, "Nükleer başlıkların paylaşım konusundaki itirazlar özellikle Almanya'da epeydir güçlü" diyor ve ekliyor:

"Başbakan Angela Merkel her ne kadar uygulamayı savunduysa da koalisyon ortakları 10 yıldır bu başlıkların geri çekilmesi konusunda baskı yapıyor."

Economist, "Madem bombalar politik olarak bu kadar sıkıntılı ve hassas, o zaman neden Avrupa'ya konuşlandırıldılar?" diye de soruyor.

Dergiye göre bunun pratikteki karşılığı örneğin Rusya'nın Estonya gibi küçük bir müttefik ülkeye saldırıp, Batı'nın karşı saldırısına engel olmak için sınırlı bir nükleer vuruş yapması gibi bir durumda ortaya çıkabilir. Müttefikler bu durumda uzun menzilli stratejik nükleer füzeler yerine, Rusların saldırısıyla orantılı küçük nükleer başlıklarla karşılık verebilir.

Yazıdan diğer bazı satırlar şöyle:

"Nükleer paylaşım programının asıl anlamı askeri ve pratik değil siyasi düzeyde anlaşılabilir. Program esasen ABD ile Avrupa arasında bir sembolik bağ oluşturma amacıyla başlatıldı. Müttefikler Amerikan nükleer silahlarının sağladığı güvenlikten yararlanacak, silahların kullanımı konusunda daha çok söz sahibi olacak ama diğer yandan bunun ahlaki sorumluluğunu ve misilleme riskini de paylaşacaklardı.

"Buna karşılık bu ilişkinin bir faturası var. Amerikan taktik nükleer silahlarının 2017 ile 2046 arasındaki maliyeti yılda 1 milyar dolar.

"Eğer Türkiye'nin müttefiklerle ilişkileri kötüleşmeye devam ederse, Avrupalılar megatonlarca nükleer silahın İncirlik'te bulunmasından huzurdan ziyade tedirginlik duyabilir."

http://www.haber7.com/dunya/haber/2920322-natoda-gundem-turkiye-en-buyuk-korkulari-erdogan-bunu-yapar


Not; Çekin Türkiye'den nükleerinizi kardeşim zaten istemiyoruz hala İncirlik'teki nükleer silhlardan bahsediliyor bizi kendileri gibi zannediyorlar. Biz bu silahları olası bir kötü durumda rehin tutup, pazarlık malzemesi yapacak kadar alçalacak bir millet değiliz. Gerekirse kanımızın son damlasına kadar savaşır vatanımızı, milletimizi savunuruz siz daha Türkiye'yi tanıyamamışsınız. Eğer Türkiye kendi nükleer programını başlatırsa da sonuna kadar destek olurum bu kadar basit.

Sonuç olarak alın nükleer silahınızı müsait bir.... pardon sizin müttefik dediğiniz yalaka bir devlete yerleştirin!!!

Küçük bir ek yapayım:
B61 bombaları taktik “thermonuclear” bombalar. Yani hidrojen bombası bunlar.
Nükleer güç olabilmek için önce füzyon (atom) bombasını patlatmanız gerekiyor. Sonra asıl güçlü bomba olan fizyon (hidrojen) bombasını imal etmeniz gerekiyor. Bunların hepsinin test edilmesi gerekiyor. Pakistan’ın ve K. Kore’nin 6ıncı ve son testlerinin hidrojen bombası testi olduğu tahmin ediliyor. İsrail’in elindeki H-bombasını nereden temin ettiği ise meçhul. (Fransızların yardım ettiği ve kendi gizli servisleri aracılığıyla Batı’dan bilgi çalarak 80-200 arası başlık imal ettikleri ve hatta 25 yıl kadar önce de bir testi geçekleştirdikleri düşünülüyor)