slot deposit 1000

paito macau

toto macau

keluaran macau

slot777

slot777

slot777

slot777

slot777

slot88

slot777

slot777

slot gacor

slot777

slot thailand

iblbet

iblbet

slot777

slot deposit 5000

slot88

slot777

slot1000

slot777

slot1000

slotmaxwin

slot777

slot1000

slot1000

slot777

slotdepo5k

slotdepo5k

slotdeposit5000

slotmaxwin

slotdepo5k

slotmaxwin

slotmaxwin

slot88

slotdepo5k

slot

 
avatar_SKYWOLF

Mekke Ortak Savunma Anlaşması

Başlatan SKYWOLF, 07 Ağustos 2026, 15:56:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nda imzalar atıldı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in gerçekleştirdiği zirvede, 3 ülke arasında ortak savunma anlaşması imzalandığı duyuruldu. Anlaşmaya göre 3 ülkeden birine yönelik saldırı, hepsine saldırı kabul edilecek. CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova mutabakatın kapsamını ve üç ülkenin ortak savunma hedeflerini canlı yayında anlattı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in Mekke'deki El-Safa Sarayı'nda bir araya geldiği ifade edildi. Görüşme kapsamında "Mekke Ortak Savunma Zirvesi" gerçekleştirildiği, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin gözden geçirildiği, ayrıca ortak ilgi alanına giren çeşitli konuların ele alındığı aktarıldı.

3 ÜLKE ARASINDA ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI İMZALANDI

Açıklamada, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın ortak savunma anlaşması imzaladığı belirtildi. Açıklamada, "Üç devlet arasındaki köklü tarihi bağlardan, kardeşlik ve İslami dayanışma temelindeki kalıcı ilişkilerden hareketle, ortak stratejik çıkarları ve uzun yıllara dayanan savunma iş birliğini daha da ileri taşımak amacıyla Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve PakistanBaşbakanı Şahbaz Şerif, üç devletin ortak güvenliklerini daha da güçlendirme, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etme konusundaki ortak kararlılıklarını yansıtan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını imzalamıştır. Bu anlaşma, güvenli ve müreffeh bir gelecek hedefi doğrultusunda atılmış bir adımdır" ifadeleri kullanıldı.

"3 ÜLKEDEN BİRİNE SALDIRI, HEPSİNE SALDIRI KABUL EDİLECEK"

Açıklamada, "Anlaşma, her türlü saldırı eylemine karşı ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve 3 devletten herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının, hepsine yapılmış bir saldırı olarak kabul edileceğini hükme bağlamaktadır. Ayrıca anlaşma, 3 ülke arasındaki savunma iş birliğinin tüm alanlarda geliştirilmesini öngörmektedir" denildi.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI YAPILAN ORTAK AÇIKLAMAYI PAYLAŞTI

İletişim Başkanlığı'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

"İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdülaziz Al Suud'un nazik davetleri üzerine, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, 24 Sefer 1448, miladi 7 Ağustos 2026 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı'na bir ziyarette bulunmuşlardır.

Veliaht Prens ve Başbakan Altesleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud; Türkiye Cumhurbaşkanı ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya gelmiş, burada resmî görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konular ele alınmıştır.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Altesleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır.

Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

İmzanın atılmasından kısa bir süre önce CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova anlaşmaya ilişkin detayları canlı yayında aktardı;

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretindeki en önemli başlık savunma iş birliği anlaşması. Bu iş birliği anlaşmasının adının da Mekke Ortak Savunma Anlaşması olması yönünde beklenti yüksek. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanması beklenen savunma iş birliği anlaşmasını Mekke Ortak Savunma Anlaşması olarak ifade edebilirim."

BM'NİN 51. MADDESİ ESAS ALINACAK

Canova, anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine dayandırılacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Birleşmiş Milletler'in 51. maddesine dayandırılarak imzalanacak bir anlaşma. Bu madde, silahlı bir saldırı karşısında bireysel veya kolektif meşru müdafaa hakkını düzenliyor. Dolayısıyla üç ülkenin meşru müdafaa hakkını kolektif hale getiren bir yapı oluşturulacak. Dışarıdan gelebilecek bir tehdide karşı Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma yapabilecek."

ORTAK TATBİKAT VE SAVUNMA SANAYİ PROJELERİ

Anlaşmanın yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Canova, şu bilgileri verdi:

"Üç ülke arasında ortak askeri eğitimler, personel değişimleri, ortak tatbikatlar ve savunma sanayisinde ortak projeler hayata geçirilebilecek. Savunma alanındaki iş birliği daha da güçlenecek."

BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİNİN İLK ADIMI

Canova, ABD-İran savaşı ile Körfez'deki gelişmelerin uzun süredir hazırlıkları süren iş birliği sürecini hızlandırdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştıran tutumu ve saldırıları da bu tür güvenlik paktlarını gündeme getirdi. Uzun vadeli hedef, kapsamlı bir bölgesel güvenlik platformu oluşturulması. Bu, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği bölgesel güvenlik mimarisi stratejisinin önemli ayaklarından biri."

Canova, hedefin bölge ülkelerinin güvenlik sorunlarını kendi aralarında çözebileceği bir yapı oluşturmak olduğunu belirterek, bunun dış müdahalelerin etkisini azaltabileceğini ifade etti.

SAVUNMA SANAYİSİNDE YENİ DÖNEM

Canova, anlaşmayla birlikte savunma sanayisindeki ortak projelerin de hız kazanacağını belirterek şunları söyledi:

"Suudi Arabistan daha önce birçok kez Türkiye ile savunma sanayisi alanında temas kurmuştu. Müşteri olmaktan çok ortak olmayı tercih ettiğini açıklamıştı. Teknoloji transferi, ortak üretim modelleri, AR-GE projeleri, radar teknolojileri ve insansız hava sistemleri gibi alanlarda yeni ortaklıklar gündeme gelebilir."

ERDOĞAN DAHA ÖNCE SİNYALİNİ VERMİŞTİ

Canova, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yılın başında gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ziyaretinde savunma sanayisi iş birliğine dikkat çektiğini de hatırlattı.

Erdoğan'ın dönüş yolunda gazetecilere yaptığı açıklamayı aktaran Canova, şu ifadeleri paylaştı:

"Ülkemizin savunma sanayi alanında aldığı mesafe bütün dünya gibi Suudi Arabistan tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Biz savunma sanayisinde öncelikle kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya odaklanmış bulunuyoruz. Bunun yanında dost ve kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için de gayret gösteriyoruz."

Canova, Erdoğan'ın KAAN Milli Muharip Uçağı konusunda da Suudi Arabistan'ın ortak yatırım yapabileceğini söylediğini, Pakistan ile de bu alanda ön anlaşma imzalandığını hatırlattı.

Pakistan, ABD-İran savaşının sona erdirilmesi için arabuluculuk girişimlerinde bulunurken, Türkiye ise Gazze'de ateşkesin sağlanmasına yönelik diplomatik temaslarda aktif rol üstlendi.

Suudi Arabistan ile Pakistan, 2025 yılında ortak savunma anlaşması imzalayacaklarını açıklamış, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/mekke-ortak-savunma-anlasmasinda-imzalar-atildi-43265240
Linkback: Mekke Ortak Savunma Anlaşması
  • Gösterim 7,456 
  • Genel Askeri Konular Ve Stratejik Değerlendirmeler
  • 70 Yanıtlar


ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

İran ın güneyinde Pakistan etnik gurubu beluciler var Kuzeyde Türk Azeriler var ortasında da Arap Sünni etnitise var. Bu proje İran a karşı bir niyetin işareti olabilir.
Rusya Ukrayna savaşının çözümü bağımsız Kırım devletidir.

  Bu anlasma ile Suudi Arabistan,Iran'daki savaştan kendini sıyırmıştır artık.İran'da çok iyi bilir ki,bu üçlü ile karşı karşıya gelmek, birçok bakımdan ABD-İsrail ikilisi ile savasmaktan çok daha beter bir durum yaratır onlar adına.Uzun vadeli bir perisanlığa düşerler.Hiçbir bomba,bir ülkenin iç dinamiklerindeki dinamitten daha büyük tehlike yaratmaz..

Alıntı yapılan: putty - 07 Ağustos 2026, 16:05:56İran ın güneyinde Pakistan etnik gurubu beluciler var Kuzeyde Türk Azeriler var ortasında da Arap Sünni etnitise var. Bu proje İran a karşı bir niyetin işareti olabilir.

Üçlü paktın her birisinin yumuşak karnı var İran gibi. Paki'lerin bitmek tükenmek bilmeyen Peştunları var, sağında Taliban'ı, solumda Hindistan'ı var. Suudiler zaten en zayıf halkadır. Türk'lerin yaklaşık 50 senedir uğraştığı 15-20 milyonluk Kürt'leri var. Kısacası herkesin var...

#4
  Türkiye'deki o 20 milyon Kürtün çekirdek kısmı dağlara çıktı,her bir ailenin ferdi çoluğu çocugu bizimle tekmil verip o daglarda bizimle sırt sırta savaştı.Türkiye farklıdır,o saydiklarinizin hicbirine benzemez.Türkiye,Anadolu Kürt nüfusu ile barışını çok önceden sagladı bitti o is,gecmiste kalmayin.Bunu,son donemde,devletin attigi adimlardan bagimsiz soyluyorum bu arada.Burada devlet o kadar buyuktur ki,fitnenin tabutuna da son çiviyi çakmıştır artık,geçiniz.O kürtler daha yeni bir lafımıza İran'da durdu,ezberlere göre yorum yapmak yanlıştır.Türkiye'de Türk-Kürt diye bir ayrım yok,karışmışız birbirimize aşmışız o isleri artık,önümüze bakıyoruz biz! Hic kimsenin de bu fitne ile paçamızdan tutmasına izin vermeyecegiz bir daha asla,boyle biline..

Devlet güçlü olduğu sürece sıkıntı olmaz. Sovyet - Afgan savaşı sırasında Sovyetler'de yaşayan tüm milletlerin ferdi savaşmıştır. Ülke dağıldııktan sonra kahramanlar ortaya çıkmaya başlamıştır, mesela Çeçenler ancak hepsi değil. Herkes ayrılıyor biz de deneyelim dediler, harabeye dönmüş toprakları kaldı ortada. Artık şu anda en Rusya'nın en güvenli, temiz şehri Groznıy. Ukrayna savaşında aktif olarak Ruslar ile birlikte savaşıyorlar.

Mesela Türkiye'de devamlı İran'da Azerbaycan Türkü kardeşlerimiz var, bağımsız olacaklar diyorlar. Ancak o kardeşleriniz hiç de öyle düşünmüyor, ülkenin başındakiler bizzat onlar. Tam tersine Azeri'ler de Türkiye'nin Kürt sorunu var, geçici olarak durdurulmuş, fırsat gelince ayarlanırlar, eğer ki savaş çıkar ise onları kollarız düşüncesindeler. Her 2 taraf eline fırsat gelince kaçırmaz, rekabet var ortada.

Evet şu anda artık eskisi kadar Kürt sorunu yok ortada. Diğer taraftan Iran'ın da Azeri sorunu yok, defalarca demiştim ülkeyi yöneten Azeriler. Ayrıca Belucistan bölgesinde yaşayan Sunni alimleri başta olmak üzere halk devleti dış güçlerin saldırısına karşı birlik beraberlik çağrısı yapmıştı. Son 1 senedir eskisi gibi terör saldırısı yok.

Birbirinin etnik kartını koz olarak kullanmak tehlikelidir. Çünkü karşıdakinin de aynı şekilde yumuşak karnı var.

Devletin güçlü olması etken sayılabilir. Ancak her zaman öyle değil. Bu ülkeyi kurarken ortada devlet kalmamıştı ve etnik azınlıkların tümü birbirine girmemişti. Çoğu ortak düşmana karşı birlik olmayı tercih etti. Ülkemizdeki Kürt kökenli vatandaşlarımız da diğerleriyle eşit haklara sahip olarak yıllardır iç içe yaşıyorlar. Karşılaşılan her zorluğa onlar da diğerleri gibi hareket ederek cevap veriyorlar. Dünya genelinde insanlık geliştikçe etnik farklılıkları kullanarak ülkeleri karıştırma çabaları da etkisini yitiriyor. Dünya küreselleşti. Artık farklılıklar, ortak özellikler karşısında azalıyor.

Diğer yandan mesela İran köklü bir devlet. Ancak yıllardır ağır ambargolar altında kalmasının katkısıyla çok da güçlü bir devlet değil. Buna rağmen nüfusunun içerisindeki etnik gruplar ülkelerini parçalama girişiminde bulunan düşmanlarının oyununa gelmek yerine birlik olmayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla sözde özgür minik minik etnik devletlere bölünerek başkalarına yem olmak yerine, uzun yıllarca birlikte eşit olarak yaşadıklarıyla birlik olarak kendilerini daha da güvence altına almayı tercih edebilecek kadar akıllılar.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com


#8
Alıntı yapılan: SKYWOLF - 07 Ağustos 2026, 20:46:16Devletin güçlü olması etken sayılabilir. Ancak her zaman öyle değil. Bu ülkeyi kurarken ortada devlet kalmamıştı ve etnik azınlıkların tümü birbirine girmemişti. Çoğu ortak düşmana karşı birlik olmayı tercih etti. Ülkemizdeki Kürt kökenli vatandaşlarımız da diğerleriyle eşit haklara sahip olarak yıllardır iç içe yaşıyorlar. Karşılaşılan her zorluğa onlar da diğerleri gibi hareket ederek cevap veriyorlar. Dünya genelinde insanlık geliştikçe etnik farklılıkları kullanarak ülkeleri karıştırma çabaları da etkisini yitiriyor. Dünya küreselleşti. Artık farklılıklar, ortak özellikler karşısında azalıyor.

Diğer yandan mesela İran köklü bir devlet. Ancak yıllardır ağır ambargolar altında kalmasının katkısıyla çok da güçlü bir devlet değil. Buna rağmen nüfusunun içerisindeki etnik gruplar ülkelerini parçalama girişiminde bulunan düşmanlarının oyununa gelmek yerine birlik olmayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla sözde özgür minik minik etnik devletlere bölünerek başkalarına yem olmak yerine, uzun yıllarca birlikte eşit olarak yaşadıklarıyla birlik olarak kendilerini daha da güvence altına almayı tercih edebilecek kadar akıllılar.


  Bunu basaramayan devletler de önünde sonunda parcalanmaya mahkumdur.Bakınız Suriye-Esad Rejimi.Vatandasina kimlik bile  vermeyen,başkentinde kendi etnik-mezhebi elitleri ile sonsuza kadar var olabilecegini sanan o avanağı biz uyardık zamanında.İnsanlar,kulaktan kulağa yayılarak büyüyen yalanları gerçek zannettigi icin kapılıp gidiyorlar.Esad'la iyi iliskiler icin biz cok ugrastik zamanında,yanlışından dönmesi sartı ile! Gelen tehlikeyi,alttan gelen kaynamayı söyledik onlara,kulaklarını tıkadılar.Bana kalsa buna bile gerek yoktu,keske zamanında kimse gelmeden çiğneyip geçseydik,başına yıksaydık dünyasını! Yapamadık,o da bizim iç meselemizdi zaten.Neyse,gecmis gitmis isler,başa sarmaya gerek yok..
  Lafın kısası,halkına sahip çıkacaksın,sen çıkmazsan gelir başkası çıkar,kanun gibidir..

ABD-İran barış anlaşması imzalanmadan Türkiye'nin böyle bir pakta girmesini tam kavrayamadım. İleriki günlerde İran, Suud'u tekrar vurduğu zaman ne olacak? Ya ses etmeyeceğiz ve itibarımız azalacak ya da üstümüze vazife olmayan işlere gireceğiz.

Bu süregelen savaşın en önemli sonuçlarından biri de, Suudi Arabistan ve Körfez Araplarının Türkiye ile stratejik ortaklık kurmak zorunda kalacak olmalarıdır diye daha önceleri buralarda konuşuldu. Bunun kendileri için hayati bir gereklilik haline geleceği, isteseler de istemeseler de bu yolu seçmek zorunda kalacakları da yazıldı. Ama henüz savaş bitmeden Türkiye'nin böyle bir Pakta girmesi şahsen beni şaşırttı.


Paylaş whatsappPaylaş facebookPaylaş linkedinPaylaş twitterPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş diggPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş delicious
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren defenceturk.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.
Footer menü
Hakkımızda
Bize Ulaşın
Biz Kimiz
Hizmetlerimiz