Gönderen Konu: Bogazlar Tuzugu ve Montro  (Okunma sayısı 202 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 706
  • 45
  • DefenceTurk.com
Bogazlar Tuzugu ve Montro
« : 19 Ağustos 2019, 09:35:59 »
Sanirim Bogazlar Tuzugu degisikligi ile ilgili haber arkadaslarin gozunden kacti. Ben yine de ilgili degisiklik ilerde olasi ne tur sorunlar yaratabilecegine dair makaleyi ilgilenen arkadaslar icin paylasiyorum.

https://www.denizhaber.net/yazi/eyvah-ulusal-menfaatlerimize-gecmis-olsun-561.htm

Ayrica MONTRÖ anlasmasini kimler ve ne amacla degisimini istemekteler ile ilgili Sn Cem Gurdeniz anlatimini iceren videoyu izlemelerini oneririm.

https://www.youtube.com/watch?v=mT7XVU_21Yc

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 706
  • 45
  • DefenceTurk.com
Ynt: Bogazlar Tuzugu ve Montro
« Yanıtla #1 : 21 Ağustos 2019, 11:04:52 »
Boğazlarımız ‘ücretsiz açık otoparka’ dönüştürüldü!

Peki nedir bu 48 saat muafiyeti?

Montrö gereği gemiler her iki boğazı da bekleme yapmadan geçmek zorundadır. O şekilde geçerlerse sadece sağlık kontrolüne tabi olurlar. Dünyanın her limanında yapılmakta olan gümrük kontrolü, polis kontrolü, Liman Devleti kontrolü gibi kontrollerden ise muaf olurlar. Bunlarla ilgili hiçbir vergi ya da harç ödemeden geçebilirler. Özetle hiçbir yerde durmaksızın geçen gemilere Türkiye egemenlik haklarının tamamını uygulamaz. 48 saat imtiyazı, Boğazlar civarında bekleme yapmak isteyen gemilere, Montrö’nün sağladığı bu hakkı 48 saat boyunca sürdürme imkanı sağlar. Fakat beklerken 48 saati bir dakika dahi geçirirlerse artık Montrö muafiyetinden çıkar ve tamamen ulusal mevzuatımız kapsamına girerler. O tür gemiye yukarıda sıraladığım tüm kontrolleri de yaparız bu işlemlerden doğan tüm vergi ve harçları da tahsil ederiz. Hatta o tür bir gemi İstanbul ya da Çanakkale Boğazından geçerken kılavuz kaptan da almak zorundadır.

BU TALEP ALEYHİMİZE

Geldik 2000’li yılların başlarına.

“48 saat bekleme süresi bize yetmiyor bu süre 72 saat olsun” talepleri başladı. Çok etkin bir lobi faaliyeti yürütüldü ve bu talep 2016 yılına kadar defalarca tekrarlandı. Bu talebin kabul edilmesi demek Montrö’nün egemenlik haklarımızla ilgili kısıtlayıcı uygulamasını Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde değiştirmek anlamına gelir. Bu sebeple bu talep her defasında şiddetle reddedildi.

12 Nisan 2016

Dönemin UDH Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Deniz Ticaret Odası toplantısında bir açıklama yaptı. 48 saat uygulamasını değiştireceğiz dedi. İnanılır gibi değildi. Yıllardır 72 saate bile hayır diyen istikrarlı devlet politikası bir anda 48 saat muafiyetini 240 saate çıkartacağını söyledi.

1936 yılında Montrö’de yedi düvele karşı verdiğimiz mücadele şimdi ülkeyi yönetenlerle ulusal menfaatlerimizi korumaya çalışanlar arasında verilmeye başlamıştı. Dönemin Kıyı Emniyeti Genel Müdürü doğacak teknik sorunları anlatarak değişikliğe olumsuz görüş verdi.

Fakat ne fayda...

Sonrasında zorlanarak görüşü olumluya çevrildi. Bu süreç tamamlandıktan sonra da görevinden alındı. 23 Ocak 2017 tarihinde toplanan Denizcilik Koordinasyon Kurulu toplantısında ise Genel Kurmay Başkanlığı değişikliğe “Olumsuz” görüş verdi. Bu manevra da değişiklik yapılmasını ancak bir süreliğine öteleyebildi ve maalesef Temmuz 2017’de değişiklik yürürlüğe girdi. Fakat hemen üzülmeyin. Lütfedilmiş ve 240 saat 168 saate düşürülmüştü!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan bu büyük hatanın Cumhurbaşkanlığı tarafından düzeltileceğini ümit ediyorduk lakin geçen hafta çıkan yönetmeliğin 11inci maddesiyle Cumhurbaşkanı da egemenlik haklarımızı kısıtlayan bu maddeyi onaylamış oldu.

Bakınız, 48 saati aşan gemi Montrö kapsamından çıkar. Tamamen ulusal mevzuatımız kapsamına girer. Eğer ki Türk Bayraklı gemi sahipleri “48 saat bize yetmiyor, ödediğimiz vergiler, harçlar da çok yüksek. Ticari rekabet gücümüzü arttırmak için bu süreyi bizim için arttırın” diyorsa bu sorun çok rahatlıkla ilgili diğer mevzuatta yapılacak düzenlemelerle çözülebilirdi. Türk Bayraklı gemilere bu tür bir teşvik rahatlıkla verilebilirdi. Hatta bu durum Türk Bayrağına geçişi de arttırırdı. Buna da kimse itiraz edemezdi. Çünkü 48 saat bekleme süresini dolduran geminin artık Montrö muafiyetiyle ve Montrö hükümleriyle ilgisi yoktur. Yani bu durumu ulusal menfaatlerimizi arttırmak yönünde kullanabilirdik. Fakat öyle yapmadık ve hiçbir karşılık almadan; egemenlik haklarımızı daha da kısıtladık ve bütün dünyaya ticari imtiyaz sağladık.

Sonuçta bu uygulama ile:

1- Montrö’de bir takım kazanımlar elde edebilmek amacıyla taviz vermek zorunda kalmış ve egemenlik haklarımızı 48 saat askıya alabiliriz demiştik. Şu anda ise hiçbir karşılık almadan egemenlik haklarımızı 168 saat (7 gün) askıya almış olduk.

2- 48 saatini dolduran gemi Boğazlardan geçerken kılavuz kaptan almak zorundaydı. Yeni uygulamayla kimse 168 saatin dolmasını beklemeyeceği için kılavuz alma zorunluluğunu da resmen kaldırmış olduk. Kendi elimizle Boğazlarda emniyet zafiyeti oluşturduk.

3- Bekleme yapan gemi sayıları arttığından demir yerlerinde ve Marmara Denizi içinde gemi yoğunluğu da arttı. Bu gemiler denetlenemiyor. Bu gemiler çöplerini, kirli sularını, zehirli gazlarını bizim sularımıza mı atıyor bizim havamıza mı salıyor belli değil. Onlar rahatlıyor biz zehirleniyoruz.

4- Bekleyen gemi yoğunluğundan kaza riskleri de arttı. Can, mal ve çevre emniyetimiz tehlikeye düştü.

5- Gemi yoğunluğu fazla olan bir bölgeye yapılacak her hangi bir terör saldırısının yıkımları da çok büyük olacaktır. Hele ki o bölgede milyonlarca ton kimyasal yük, yanıcı patlayıcı yük taşımakta olan gemiler de varsa.

Yani giden sadece egemenlik haklarımız değil. Can ve mal güvenliğimiz de tehlikede.

En basit ifadeyle Boğazlarımız “ücretsiz açık otoparka” dönüştürüldü. Hiç vakit kaybedilmeden bu hatadan dönülmelidir.



https://www.denizhaber.net/yazi/bogazlarimiz-ucretsiz-acik-otoparka-donusturuldu-562.htm

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 38719
  • 318
Ynt: Bogazlar Tuzugu ve Montro
« Yanıtla #2 : 21 Ağustos 2019, 11:10:48 »
Peki bizimkiler neden böyle bir şeye izin vermiş olabilir?
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 706
  • 45
  • DefenceTurk.com
Ynt: Bogazlar Tuzugu ve Montro
« Yanıtla #3 : 21 Ağustos 2019, 23:11:33 »
Peki bizimkiler neden böyle bir şeye izin vermiş olabilir?

"Ozet olarak Kostercilerimizin 48 saatlik beklemeyi yeterli gormediklerinden dolayi . Ancak bu aralik yapilan cogu  iste oldugu gibi ilgili kurumlarin gorusu yok sayilip ilerisi icin bizlere sorun olabilecek genel bir degisiklik yapildi.Halbuki sadece Turk armatorlerin maduriyetini gidermek amaci ile Bogazlar genel Tuzugune degisiklik yapilmadan daha degisik yontemler gelistirilebilirdi"

Uğraksız geçişte ek süre müjdesi, "Dunya gazetesi"
48 saatlik süre armatörlere çoğunlukla yetersiz geliyordu. 48 saati aşan gemilerin yeniden liman evrakı alarak ek ücret ödemesi gerekiyordu. Bu da binlerce dolarlık ek masraf anlamına geliyordu. Bu nedenle sektör temsilcileri uzun zamandır sürenin uzatılması için yoğun çaba sarf ediyordu.

Bu konuda en fazla sıkıntı yaşayan kesimlerden biri de kuşkusuz Karadeniz ve Akdeniz havzasında çalışan kostercilerdi. Çünkü boğazları büyük armatörlere göre çok daha fazla kullanıyorlar. Dolayısıyla ilk konuştuğum isim de geçtiğimiz haftalarda görevi eski Başkan Salih Zeki Çakır’dan devralan yeni KOSDER Başkanı Hüseyin Kocabaş oldu. Kocabaş, “Eski Başkan Salih Zeki Çakır’ın bu konunun çözümü noktasında çok büyük emeği var. KOSDER’in transit bekleme süresiyle ilgili girişimleri nihayet sonuç verdi. Derneğimizin talebini yerinde bulan ve bu değişikliğin gerçekleşmesinde katkısı olan başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımıza ve Bakanlar Kurulumuza, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarımıza, Müsteşar Yardımcımıza ve Genel Müdürlerimize, emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunarız” dedi. Denizcilik sektörünün duayenlerinden TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete de yeni süreden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Uğraksız bekleme süresinin 148 saate çıkması için büyük emekler sarfettiğine yakınen şahit olduğum UDHB Müsteşarı Sayın Suat Hayri Aka’ya ve yine emeği geçen tüm kurum, kuruluşların temsilcilerine, tüm denizci dostlarımıza da ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Artık kendi limanlarımızda, yani evimizin önünde makul bir süre, para ödemeden kalabileceğiz.”
Ülke ekonomisine önemli katkı

Bu zaman uzatımı ile sağlanan maliyet avantajı işin sadece bir tarafı. Bir de gemi ikmalcilerine, dolayısıyla ülke ekonomisine sağlayacağı fayda kısmı var. Eski KOSDER Başkan Salih Zeki Çakır hayırlı olsun mesajında, armatörlere önemli operasyonel kolaylıklar sağlayan bu değişikliğin aynı zamanda gemilere mal ve hizmet tedariki gerçekleştiren Türk firmalarımıza da çok ciddi ekonomik kazanç sağlayacağına dikkat çekti.

Başkan Kocabaş’ın dikkat çektiği bir başka boyut daha var. O da bizdeki kısa bekleme süreleri nedeniyle Yunanistan ve Malta’ya kaptırılan yabancı armatörlerin çekilmesi için doğan fırsat! Kocabaş, şöyle dedi:

“Bu gelişme ülkemize büyük katma değer sağlayabilir. Kendi tonajımızdan ziyade bir katma değer yaratması için buranın yabancı armatörlerin ikmal noktası olmasını sağlamamız lazım. Bunu kruvaziyerlere, gemi acentelerine, büyük gemi armatörlerine çok iyi duyurmamız lazım. 148 saate kadar kalabileceklerini bilmelerini sağlayıp, İstanbul Limanı’na kaydırmamız gerekiyor. Bu güzel gelişme sonucu artan taleple demirleme alanlarında yer sorunu çıkabilir. Kumkapı’da gemilerin demirlemesi için ayrılan yer yetmeyebilir. Ama burada esas olan gemilerin sadece ikmal süresi boyunca durması. Keyfi beklemelerin olmaması için bakanlığın bir denetim mekanizmasını hayata geçireceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu yeni değişiklikle birlikte KOSDER olarak gemilerin bekleme yapacakları yeni bir yerin yapılması için çalışmaları da başlatmak istiyorum.”

Bu konuda büyük emeği olan isimlerden biri de aynı zamanda DTO Yönetim Kurulu Üyesi olan Düzgit Group sahibi Recep Düzgit. Sürenin uzatılmasının sektör açısından önemli ve sevindirici bir gelişme olduğunu söyleyen Düzgit, “Gemilere acentelik hizmeti sunan ve ikmal işinde olan bir firma da olmama rağmen gemilerin 48 saatten fazla kalmasını istemem aslında. Çünkü iş yapmaları için seferde olmaları gerekir. Ancak maalesef 2008 krizinden bu yana gemilerimiz eskisi kadar kolay yük bulamıyor” dedi.

https://www.dunya.com/kose-yazisi/ugraksiz-geciste-ek-sure-mujdesi/375872