Gönderen Konu: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER  (Okunma sayısı 13555 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Bogü Alp

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 297
  • 10
  • DefenceTurk.com
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #100 : 23 Kasım 2018, 03:56:12 »
Kürtlerle pek karıştığını zannetmiyorum Türkler Irak ve Suriye'ye geldikleri zaman çoğunlukla Kuzey Irak'ın kentsel bölgelerine yerleştiler ve daha çok Araplarla etkileşimde bulundular. Anadoluya geçen Türklerse güneydoğu anadoludan ziyade doğu Anadolu ve Anadolu içlerine doğru ilerlemiştir. Güneydoğu Anadolu da yaşayan Türkmenler de vardı hala da varlar ama o kadar yoğun değil.(o zamanlar bölgedeki Kürt nüfusu bu kadar patlama yapmamıştı) Zaten Selçuklu ve Osmanlı her fetih ettiği yere iskan politikası gereğince Türkleri bir önceki yerlerinden alıp fetedilen yeni yerlere yerleştirmiştir.

Çevrimdışı Mermi

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1010
  • 25
  • DefenceTurk.com
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #101 : 23 Kasım 2018, 17:47:50 »
Bu konuda kendi görüşüm, Orta asyada ki Türkler çin ve moğollar ile karışmıştır. Gerçek Türkler çekik gözlü diye hiç bir kaynak görmedim. Genelde badem gözlü oldukları ve Moğollar ile Türkler çok farklı görüntüde olduğu söylenir. Ben Orta Asyadaki Türk ile Moğol arasında hiç bir fark görmüyorum. Ve Türkler daha olgun daha güçlü ve iri oldukları yazar. Orta Asyadaki Türkler gene tersi genelde küçük insanlar, daha çok çinli gibi. Tabiki hepsi Moğol veya Çinli demiyorum ama çiddi sıkıntılar var. Zaten çoğuda kendini Türk gibi görmüyor. Türklerden nefret edenler bile var oralarda.Asıl Türkler, özellikle Azerbaycan ve Irandaki kardeşlerimizdir. Timur ve şah israil'den beridir benliklerini çok iyi koruyabildiler. Farsları dahi domine ettiler. Asıl etkileşim olduysa farsların bir kısmı Türkleşmiştir.  Sonra; Dağestandaki,  kırımdaki kardeşlerimizdir. Ve Türkiye Türkleridir.
« Son Düzenleme: 23 Kasım 2018, 18:13:52 Gönderen: Mermi »

Çevrimdışı Mermi

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1010
  • 25
  • DefenceTurk.com
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #102 : 23 Kasım 2018, 18:04:38 »
https://youtu.be/SQu6rVTTYAk

Alın size gerçek Türkmenistanlı Türk kızı. Kız olmasına rağmen boylu poslu hiç moğol, çinli gibi küçük değil. Ve gözleri de çekik değil. Badem, güzel gözlü bir kız. Şimdi buna kimler benziyor. Kırğız mı ? Kazak mı ? Yoksa Azerbaycanlı, Iranlı, Türkiyeli, Dağestanlı Türkler mı ?

Çevrimdışı UYVAR

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1991
  • -118
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #103 : 23 Kasım 2018, 18:33:45 »
Hazar'in bu tarafi, birbirine benzer zaten. Azerbaycan, guney azerbaycan, turkiye... Ama obur taraf orjinal kalmis. Ayrica minyaturlerde Turkler hep cekik gozlu ve köse olarak resmedilmislerdir. Yani degisen biziz. Ama bu sakali, kili tuyu nereden aldik derseniz, ya kurdlerden ya da ortadoguya uyum saglamaktan derim. Adaptasyon yani. Karsi fikirlere açığım.
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1340
  • 170
  • DefenceTurk.com
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #104 : 04 Ekim 2020, 18:05:24 »
Geçenlerde diğer bir konu başlığı altında ‘’Atatürk ve Cumhuriyet Rejimi’’ üzerinden bir tartışma yaşandı. Bu tartışmanın doğal tarafı olarak, kendimce bir özet geçmiştim.
 
Forum üyelerinden bir arkadaşımız; görüşlerimin yanlış olduğunu, Cumhuriyet Rejiminin Türk milletine hiçbir şey kazandırmanı, Mustafa Kemal Atatürk’ ün Türk töresini hiçe sayarak  Cumhuriyet Rejimini getirdiğini oysaki Cumhuriyet Rejiminin Türklükle hiçbir alakası olmadığını, direkt batıdan devşirildiğini; Atatürk’ ün batıdan getirmesi gereken tek şeyin bilim ve teknoloji olduğunu, onu bile getirmediğini… hatta Atatürk’ ün Türklükle de bir alakasının olmadığını; yaşam, giyim, yeme içme tarzı gibi şeylerin bile Türklükle hiçbir alakasının olmadığını, ATA-TÜRK adındaki TÜRK kelimesinden başka Atatürk’ e Türklük izafe edilemeyeceğini… Görüşlerime saygı duymakla birlikte hal böyleyken; nasıl olurda Atatürk’ e; TÜRK MİLLET SON BÜYÜK HAKANI, KAAN, BAŞBUĞ gibi sıfatları yükleyebildiğimi soran-sorgulayan bir özel mesaj yazmış!

İyi ki de yazmış... şimdi ben buradan destan çıkartırım😊 Şimdilik bu ileti girizgah olmuş olsun; hafiften cevaplamaya başlayacağım...

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1340
  • 170
  • DefenceTurk.com
Ynt: TÜRK TARİHİ VE TÜRKLER
« Yanıtla #105 : 04 Ekim 2020, 19:58:42 »
İDDİA 1: DİYORLAR Kİ, CUMHURİYET REJİMİNİN TÜRKLÜKLE YAKINDAN UZAKTAN ALAKASI YOKTUR!

Bu iddia dile getirilirken; tarih sanki dönemlerden oluşmuyormuş, toplumların yaşam tarzı sanki hep aynıymış, kültürler arasında geçirgenlik olmazmış gibi bir anlayışla ve daha açık söylemek gerekirse Türk tarihini Osmanlı tarihine indirgemek suretiyle böyle bir iddiada bulunuyorlar. Ve diyorlar ki, Selçuklu ile Osmanlı’ da sultanlık-Padişahlık vardı… Atatürk geldi Türk töresini kaldırdı(!)

Bi’ kere PADİŞAHLIK veya SULTANLIĞIN eski Türk töresinde yeri yoktur. Padişahlık veya sultanlık, İslamiyet’in kabulüyle Fars’ tan, Arap’ tan, Roma’ da görülüp alınmış bir yönetim sistemidir. Böyle olmasının yerleşik düzene geçilmesiyle yakından ilgisi vardır.  Zaten Türk milleti konar-göçer yaşam tarzıyla hareket eden; imkân bulunca diğer uluslara akınlar yapan, bulamayınca hayvancılıkla uğraşan, atlı-çoban kültürün hâkim olduğu bir yaşam tarzına sahipti. Boyların, obaların geniş hayvan sürüleri vardı. Bu boylar tarımla uğraşmazlar, hayvanları için sürekli yeni otlaklar ararlardı. Hangi otlağın hangi boylar tarafından ortak kullanılacağı, kendi aralarında yapılan anlaşmalarla belirlenir; belirlenen usullere göre hareket edilirdi. Bu kurallar, yüzyıllar öncesinden şekillenerek gelen kurallardan oluşurdu ve bu kuralların bütününe birden TÖRE denirdi.

Boyların sürekli bir padişahı veya sultanı yoktu. Boylar savaş, savunma, sürek avı gibi nedenlerle bir araya gelir ve kendilerine bir askeri şef (Başbuğ) seçerlerdi. Savaş durumu veya sürek avı bittikten sonra askeri şefin hiçbir önemi veya yetkisi kalmazdı. Çünkü atlı-çoban kültüründe sürekli hareket etmek gerektiğinden, her oba bağımsız hareket eder; boyların, obaların, oymakların nasıl hareket edeceğiyse kendi ihtiyar heyetleri (veya biz ona aksakallılar diyelim) tarafından belirlenir, boylar arasındaki ilişkiler de töreye göre düzenlenirdi. Doğan Avcıoğlu, Türk Tarihi isimli 5 ciltlik kitabında bu durumu şöyle özetliyor;

‘’Kararların alınmasına herkesin katılma hakkı vardı ve yargılamalar topluluk önünde yapılırdı. Polis, jandarma v.b. gibi kolluk güçleri yoktu. Toplulukta ilkel ve kendiliğinden (spontane) demokrasi egemendi.’’

Türk milletinde karar alma sürecine bir diğer örnek KURULTAY görüşmeleridir. Soyu, boyu, oymağı veya töreyi ilgilendiren bir mesele olduğunda, her boyun ileri gelenleri bir merkezde toplanır, bu görüşmelere Kurultay denir ve kararlar ortak alınacak kararlar dairesinde yapılırdı. Bugün bile yansımalarını gördüğümüz Kurultay geleneği, aradan geçen yüzyıllara rağmen toplumsal hafızadaki yerini korumuştur. Türk soylu Turan milletlerin sembolik temsilcileri her sene Macaristan’ da KURULTAY adı altında toplanarak, bu Turan geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Tabii olarak bu işlere Macarların ön ayak olmasında ki temel motivasyon; Macarların kimlik arayışından kaynaklanmasıdır.

Macarlar bu durumdayken, peki biz ne durumdayız? 

Sevgili dostlar şuna emin olunuz ki, yüz sene öncesinde biz de aynı durumdaydık. Ümmet miydik, kavim miydik, Türk müydük, değil miydik (?) bunun tartışmasını yapıyorduk. Öyle bir zaman gelmişti ki, TÜRK’ ÜM demek; ayıplanacak, utanılacak bir şey haline gelmişti. Hatta bir anekdotu vardır; Osmanlı zabitlerinden biri askerlerine memleketlerini sorar. Askerlere sen nerelisin, sen nerelisin derken; Orta Anadolu’ dan geldiği belli olan kara kura yağız bir delikanlıya sen Türk’ müsün dediğinde; ESTAĞFURULLAH efendim der! Yani yüzyıllar içinde Türk milletinin üzerinden öyle bir buldozer geçmiştir ki; Türk, Türk olmaktan utanır olmuştur. İşte Atatürk bu makus talihi yıkan adamın adıdır. Şimdi ben Atatürk’ e saygı duymayacağım da kimlere saygı duyacağım(!)

Biraz uzun oldu gerçi de… okuyucuları sıkmamak için şimdilik burada kesiyorum. Henüz doğru düzgün cevaplar yazamadığımız için İddia 1 ‘ e cevap vermeye devam edeceğim.
« Son Düzenleme: 04 Ekim 2020, 20:04:10 Gönderen: Partikül »