Gönderen Konu: Türkiye-Rusya İlişkileri  (Okunma sayısı 4778 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 557
  • Beğeni Puanı +104/-83
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #10 : 16 Ağustos 2016, 17:32:21 »
Biraz sakin olun, hiç telaşa gerek yok.
Anlatmak isteğiniz şeyler zaten bilinen, üzerinde çalışılan konulardır.
Ezoterik örgütler, Siyonizm, Rothschild, Rockefeller vs.
Ancak doğruların içerisine yanlışları serpiştirince; söylenenlerin tamamı doğru olmuyor.

Çevrimdışı ÖmerHalisdemir

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 57
  • Beğeni Puanı +0/-0
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #11 : 16 Ağustos 2016, 17:44:58 »
Biraz sakin olun, hiç telaşa gerek yok.
Anlatmak isteğiniz şeyler zaten bilinen, üzerinde çalışılan konulardır.
Ezoterik örgütler, Siyonizm, Rothschild, Rockefeller vs.
Ancak doğruların içerisine yanlışları serpiştirince; söylenenlerin tamamı doğru olmuyor.


Bu konuyu özgün bir sekilde ele almak gerek. Temsil olarak: Ispanyadaki arenalarda Boga güresi yapiyorlar. Bogayi arenaya salip sürekli bogayi tartakliyorlar ve boganin saldirganligini kendilerine dövüscüler bir Taktik avantaj olarak kullaniyor. Saldiran boganin kalbine sapliyorlar kiliclarini.

Bence bunun aynisini ABD ve arkasindaki Ziyon büyükleri Erdogana ve Türkiye Halkina uyguluyor.



Boga akli olmadigi icin bu oyuna geliyor ve canindan oluyor. Böyle bir durumda biz Insanlar olarak aklimizi kullanip soguk kanli olmamiz sarttir. Yoksa bu isin icinden canli olarak cikamayiz.

En büyük silahimiz akildir.



Güce gerek yok, yüksek sesli konusmaya gerek yok, sadece akan nehir gibi olacaksin. Bizim Devlet Güclü Devlet, bizden korkuyor Zion yaslilari.
« Son Düzenleme: 16 Ağustos 2016, 17:45:53 Gönderen: ÖmerHalisdemir »

Çevrimdışı fırtına06

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 410
  • Beğeni Puanı +30/-0
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #12 : 03 Mart 2018, 11:14:03 »
'Türkiye'ye yönelik herhangi bir saldırıda...'

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’nın güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Şerin, Kolektif Güvenlik Anlaşması (KGAÖ) ülkeleri, Suriye, İran, Kuzey Kore, Çin ve Türkiye’nin Rusya’nın müttefikleri olduğunu, bu ülkelere karşı bir nükleer saldırı tehdidi halinde Moskova’nın harekete geçmeye hazır olduğunu söyledi.



Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis konuşmasında Rusya ya da müttefiklerinden birine karşı nükleer silah kullanılması halinde, bu saldırıya Rusya'ya yapılmış bir saldırı gözüyle bakılıp derhal karşılık verileceğini vurguladı.

'Putin’in müttefikler sözüyle kimleri kast ediyor olabileceği' sorusuna yanıt veren Aleksandr Şerin ''KGAÖ üyesi ülkeler, Suriye… Çin’in Rusya’ya karşı yaklaşımı oldukça olumlu ve dürüst. Çin’i düşmanımız olarak sayamayız. Bu sözlerden galiba Kuzey Kore ve İran’ı da anlayabiliriz. Türkiye de bizim için her zaman müttefik oldu'' dedi.

KGAÖ ülkeleri arasında Rusya’nın yanı sıra Ermenistan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan yer alıyor.

http://www.haber7.com/dunya/haber/2563693-turkiyeye-yonelik-herhangi-bir-saldirida

Çevrimdışı tumucin

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 359
  • Beğeni Puanı +5/-20
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #13 : 03 Mart 2018, 13:18:32 »
Rus yetkili: Türkiye'ye nükleer saldırı olursa harekete geçeriz
Rusya Devlet Başkanı Putin'in son açıklamasını yorumlayan bir Rus yetkilinin, "Türkiye'ye nükleer saldırı olursa harekete geçeriz" sözleri sosyal medyada tartışılıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD'yi vurabilen yeni nükleer silahlarını tanıttığı konuşmadan saatler sonra bir Rus yetkili "Rusya, Türkiye’ye yönelik herhangi bir nükleer saldırı tehdidine karşı harekete geçmeye hazır" dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/galeri-iste-putinin-yenilemez-dedigi-6-silah-sistemi-40758996

Türkiye-abd evliligi gecimsizlikden  bitti herhande
« Son Düzenleme: 03 Mart 2018, 13:20:34 Gönderen: tumucin »

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1086
  • Beğeni Puanı +54/-186
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #14 : 03 Mart 2018, 14:05:29 »
Abd, 'tr Çin'e gideceğine Ruslarda kalsın'' mı dedi acaba? Bu çulsuzlarda tr gibi bir geline bakabilecek cukka yok.
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 557
  • Beğeni Puanı +104/-83
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #15 : 03 Mart 2018, 14:26:21 »
Rus yetkili: Türkiye'ye nükleer saldırı olursa harekete geçeriz

Rus yetkilinin iş bu demeci gerçekten ilginç! Peki, bunu nasıl yorumlayacağız?

ABD' yle aramızda ki sorunlar bellidir. Türkiye' nin az gelişmiş ve dolayısıyla gelişememiş ülke olmasının mes'ulü ABD ve onun Türkiye' de ki yerli işbirlikçilerdir. 1947 yılında başlayan sürecin en sonunda geldiği yer; iplerin kopma noktası olmuştur. Amerikan politikaları direkt olarak, Türkiye' nin üniter yapısını hedef aldığından; iplerin kopma noktasına gelmesi kaçınılmaz olmuştur. Peki bu işin sonucu, direkt Türk-Amerikan savaşına dönüşebilir mi?

Dünya' da sadece Türkler ve Amerikanlar olsaydı belki dönüşebilirdi lakin Türkiye' nin jeopolitik konumundan kaynaklanan avantajları nedeniyle ABD' nin direkt olarak Türkiye' ye müdahale edebileceğini zannetmiyorum. Zaten kendileri de söylüyorlar. Geçen bir ABD' li yetkili mealen; Türkiye bir Irak veya Suriye değildir. İki kere düşünmek lazım -diyordu. Demek ki zihin gerisinde böyle bir planları var. Çünkü diğer yöntemleri denediler.

-İç savaş kışkırtıcılığı yaptılar.
-80 öncesi dönemde Sağ-Sol davasını körükleyerek; Türk milletinin rasına nifak tohumları serpmeye çalıştılar, olmadı..
-Kürt-Türk savaşı çıkartmaya çalıştılar, olmadı;
-Alevi-Sünni davası çıkartmaya çalıştılar. O da olmadı,
-Türkiye' yi içeriden çökertmeye, ele geçirmeye çalıştılar. O da olmadı,
-FETÖ kalkışmasıyla, devleti ele geçirmeye çalıştılar... O da olmadı !

Peki geriye ne kaldı (?)

-Ya Arap Baharında olgu şekliyle vekalet savaşlarını deneyecekler -ki bunu başaramayacaklarını kendileri söylediler.
-Ya Türkiye ile diğer unsurları kapıştıracaklar; YPG, Yunanistan, Kıbrıs Rumları gibi -deniyorlar.
-Olmazsa, direkt olarak müdahale seçeneğini düşündükleri anlaşılmakla birlikte; jeopolitik gerçekler nedeniyle pek mümkün görünmüyor.
-Ya da Türkiye' yi NÜKLEER tehdit kapsamına sokacaklar. Ve Türkiye sürekli tehdit edilen, yaptırım uygulanan bir devlet olacak...

Bütün bunları değerlendirdikten sonra, bir zamandır Türkiye gündemine getirilmeye çalışılan bir olguyu hatırlatmak isterim;

Efendim... Emekli Tümg. Beyazıt Karataş Paşa belli bir zamandan beri, İncirlik üssünde ki B-61 taktik Nükleer bombalara vurgu yaparak; iş bu bombaların Türkiye' nin bekası için tehdit olduğu ifade ederek; bir an evvel bu taktik bombaların Türkiye' den gönderilmesi gerektiğini dile getiriyordu. Hal böyle olunca, bu bilgilerle birlikte Rusya' nın hiç beklenmedik açıklamalarını nasıl yorumlamak gerekir ?

Konuya bu şekilde girizgah yapmış olalım....   



Çevrimdışı BATTLESTAR

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 390
  • Beğeni Puanı +79/-18
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #16 : 03 Mart 2018, 15:44:42 »
Rus yetkili: Türkiye'ye nükleer saldırı olursa harekete geçeriz

Rus yetkilinin iş bu demeci gerçekten ilginç! Peki, bunu nasıl yorumlayacağız?

ABD' yle aramızda ki sorunlar bellidir. Türkiye' nin az gelişmiş ve dolayısıyla gelişememiş ülke olmasının mes'ulü ABD ve onun Türkiye' de ki yerli işbirlikçilerdir. 1947 yılında başlayan sürecin en sonunda geldiği yer; iplerin kopma noktası olmuştur. Amerikan politikaları direkt olarak, Türkiye' nin üniter yapısını hedef aldığından; iplerin kopma noktasına gelmesi kaçınılmaz olmuştur. Peki bu işin sonucu, direkt Türk-Amerikan savaşına dönüşebilir mi?

Dünya' da sadece Türkler ve Amerikanlar olsaydı belki dönüşebilirdi lakin Türkiye' nin jeopolitik konumundan kaynaklanan avantajları nedeniyle ABD' nin direkt olarak Türkiye' ye müdahale edebileceğini zannetmiyorum. Zaten kendileri de söylüyorlar. Geçen bir ABD' li yetkili mealen; Türkiye bir Irak veya Suriye değildir. İki kere düşünmek lazım -diyordu. Demek ki zihin gerisinde böyle bir planları var. Çünkü diğer yöntemleri denediler.

-İç savaş kışkırtıcılığı yaptılar.
-80 öncesi dönemde Sağ-Sol davasını körükleyerek; Türk milletinin rasına nifak tohumları serpmeye çalıştılar, olmadı..
-Kürt-Türk savaşı çıkartmaya çalıştılar, olmadı;
-Alevi-Sünni davası çıkartmaya çalıştılar. O da olmadı,
-Türkiye' yi içeriden çökertmeye, ele geçirmeye çalıştılar. O da olmadı,
-FETÖ kalkışmasıyla, devleti ele geçirmeye çalıştılar... O da olmadı !

Peki geriye ne kaldı (?)

-Ya Arap Baharında olgu şekliyle vekalet savaşlarını deneyecekler -ki bunu başaramayacaklarını kendileri söylediler.
-Ya Türkiye ile diğer unsurları kapıştıracaklar; YPG, Yunanistan, Kıbrıs Rumları gibi -deniyorlar.
-Olmazsa, direkt olarak müdahale seçeneğini düşündükleri anlaşılmakla birlikte; jeopolitik gerçekler nedeniyle pek mümkün görünmüyor.
-Ya da Türkiye' yi NÜKLEER tehdit kapsamına sokacaklar. Ve Türkiye sürekli tehdit edilen, yaptırım uygulanan bir devlet olacak...

Bütün bunları değerlendirdikten sonra, bir zamandır Türkiye gündemine getirilmeye çalışılan bir olguyu hatırlatmak isterim;

Efendim... Emekli Tümg. Beyazıt Karataş Paşa belli bir zamandan beri, İncirlik üssünde ki B-61 taktik Nükleer bombalara vurgu yaparak; iş bu bombaların Türkiye' nin bekası için tehdit olduğu ifade ederek; bir an evvel bu taktik bombaların Türkiye' den gönderilmesi gerektiğini dile getiriyordu. Hal böyle olunca, bu bilgilerle birlikte Rusya' nın hiç beklenmedik açıklamalarını nasıl yorumlamak gerekir ?

Konuya bu şekilde girizgah yapmış olalım....

Amerikayı anlamak gerçekten güç . Amerika Pragmatizmden yapılmış bir cennet. Eğitim, siyaset hatta ikili ilişkilerde bile pragmatizm hakim. Yani sonuç odaklı faydacı, kendi kar'ına bakan bir ülke.

Bu çerçevede güçlü bir  Türkiye Amerikan çıkarları için bulunmaz bir nimet.  Neden ?

Şu anlık bizi ilgilendirebilecek 3 Amerikan Doktrini var gibi :

1-) Rusya'nın çeperindeki ülkeleri kendine çekip Amerikan Hava savunma sistemleri ve hava ve kara üsleriyle doldurmak. ( Türkiye Rusları Kafkasya ve Balkanlarda karşılayabilecek yegane güç ve  nato'nun en büyük 2. ordusu)
2-) Ortadoğu Petrollerini elinde tutmak ( Türkiye şu an tam serbest bırakılsa bile ortadoğu petrollerine tam sahip olmak isteyeceğini sanmam istese bile sahip olana kadar petrol günümüzdeki önemini elektrik ve hidrojen enerjisine karşı hepten kaybetmiş olabilir. )
3-) Büyük İsraili kurmak ve ona tehdit oluşturan müslüman ülkeleri bir bir düşürmek . ( Vadedilmiş topraklardaki tek Türk Toprağı Antakya ki oda en son aşama. Hiçbir Arap-israil Savaşında da Türkiye bir tehdit değildi. Hatta emin olun abd ve İsrail  Türkiyeyle iyi ilişkiler görüp biraz ihya etsin ve kudüse uluslararası bir nitelik verilsin Türkiye İsraile destek bile verebilecek bir yapıda. )




Bu şartlarda arap kitleyi daha güneye sürüp ırakın kuzeyine mütevazi bir kürt devleti kurmak onlar için en makulu tamam bizim doğudada 10 milyon kürt olabilirde e güney azerbaycanda da 25-30 milyon Türk var bizde orayı alalım. Öyle saçmalık olmaz.

Bu konjüktürde Türkiyenin Abd tarafından Kore ve japonya gibi desteklenen bir ülke olması gerekirken bu saçmalığı anlayamıyorum mantıklı değil yani.

Üç sebebi olabilir bunun :

1- Abd içinedeki ermeni ve rum lobilerinin baskıları .
2- İsraillilerin ileride gelişmiş Türkiyeyi Büyük İsraile çok ciddi bir düman adayı olmasından korkmaları. Keza kendilerinin bitmek bilmeyen bir güvenlik endişeleri vardır.
3- Fransa, Almanya gibi devletlerin Sanayileşmiş bir Türkiyenin ilerdeki muhtemel pazarlarına olacak tehditlerine karşılık Türkiyeyi devamlı etki altında tutmaya yönelik tedbirleri.

Ha bir ihtimal daha var ama buda çok komik olurdu. Dünyanın bir numaralı süpergücünün bu halde olması yani .

1-) Amerikanın bizi Almanya gibi saygı duyularak ve işbirliği içinde yanında tutacağı değilde etki ve emri altında yanında tutabileceği ülkeler klasmanında görmesi ve bunu kabullenememeleri.

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 557
  • Beğeni Puanı +104/-83
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #17 : 03 Mart 2018, 17:26:57 »
Bu çerçevede güçlü bir  Türkiye Amerikan çıkarları için bulunmaz bir nimet.  Neden ?

Güçlü Türkiye' nin Amerikan çıkarlarına hizmet edeceğini düşünenlerden değilim. Tam aksine güçlü Türkiye' nin Amerikan çıkarlarına aykırı olduğunu o nedenle de Türkiye' nin gelişmesinin istenmediği kanaatindeyim. Zaten yaşadığımız tarihi süreç aynen bu doğrultuda cereyan etmiştir. Çünkü Türk milleti, diğer orta doğu halklarından farklı olarak, imparatorluk geleneğine sahip kadim bir millettir. Tarihin akışı içerisinde ne zaman ki Türk milleti güçlenmiştir, diğer milletlerin hükümranı oluştur. Dolayısıyla Türk milleti ele avuca sığan, yönetilebilir, emperyalizme boyun eğen bir millet olmamıştır. Fakat oldurmaya çalışıyorlar. Oldurmanın yegane yolu ise Türk milletine Türk olduğunu unutturmak ve dolayısıyla Türk milletini Araplaştırmaktır. Bunu cemaatler, mezhepler, tarikatlar yoluyla sürekli deniyorlar. Örneğin Türk milletinde karşılığı olmayan Selefi akımları güçlendirilmeye çalışılarak, Türk milleti özünden koparılmak istenmektedir. Bu durum bahsettiğim yöntemlerden sadece bir tanesidir. Devşirilmiş cemaatler, tarikatlar ise başka bir boyutunu teşkil ediyor.

Konunun özüne dönecek olursak; Rusya niye böyle bir açıklama yapma ihtiyacı hissetti ? 

1-Gerçekten de Türkiye' ye karşı ABD' nin nükleer tehdidini tespit etmiş olabilirler
2-Batı blokuna karşı algı yaratmak ve dolayısıyla NATO' da çatlak yaratmak istemiş olabilirler
3-Türkiye' yi kendi taraflarına çekmek istiyor olabilirler

İlk etapta akıllara gelebilecek seçenekler bunlar olmakla birlikte, konuyu etraflıca düşünecek olursak; bu seçeneklerin hepsi aynı anda gerçekleşmiş de olabilir.

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1086
  • Beğeni Puanı +54/-186
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #18 : 03 Mart 2018, 17:36:18 »
Eğer Tr üzerinde bütün seçenekler tükendiyse nükleere başvurmak tabiki bir çözüm. 8-10 tane nükleer bu ülkeyi ortaçağa geri götürür. Bir müttefik kolordusu da boğazlara çıkarma yapar, işlem tamam.

Ama batı ile bu kadar entegre bir ülkeye bunu neden reva görsünler? Bir daha ticaret yapmayı, yatırımlarının geri dönüşünü unutmayı neden tercih etsinler? Tr artık ele avuca sığmayıp ne yapmış? Boğazlardan gemi geçişlerini mi kapatmış? Batı ile ticareti mi kesmiş? Doğalgaz alımını mı durdurmuş? Ne yapmış?
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 557
  • Beğeni Puanı +104/-83
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye-Rusya İlişkileri
« Yanıtla #19 : 03 Mart 2018, 17:55:57 »

Ama batı ile bu kadar entegre bir ülkeye bunu neden reva görsünler? Bir daha ticaret yapmayı, yatırımlarının geri dönüşünü unutmayı neden tercih etsinler? Tr artık ele avuca sığmayıp ne yapmış? Boğazlardan gemi geçişlerini mi kapatmış? Batı ile ticareti mi kesmiş? Doğalgaz alımını mı durdurmuş? Ne yapmış?

Bir şey yapmasına gerek yok. Türk milleti güçlü, kuvvetli, kudretli bir devleti olmasını ister. İstemek yapmanın yarısı olduğunu göre; diğer yarısını tamamlamak için gerçek bir önderliğe ihtiyacımız vardı. İşte bu imkan elimizden alınmıştır. O nedenle Türk milletini sürekli olarak dışarıdan yönetmişlerdir. Atatürk sonrası dönem Türkiye' nin Yarı Sömürge haline getirildiği dönemdir. Ve ne yazık ki Türk milletini Türkler yönetmemiştir. Bu cümleleri yazarken ırkî veya şoven duygularla yazmıyorum; kendimce tespit ettiğim tarihi gerçekleri baz alarak yazıyorum.

Evet... batının sadık dostu olduk ve ne diyorlarsa yaptık... burada duygusal davranarak '' yapanlara lanet olsun '' demek istiyorum. Demek ki gayri milli siyasetler bile batıya yaranmak için yeterli değildir. Çünkü bulunduğumuz coğrafya dünyanın jeopolitik kırılma noktasıdır ve bu coğrafyaya hükmedenler avantajlı konumdadırlar. Böyle bir coğrafyanın ele avuca sığmaz, güçlü kudretli bir millet tarafından yönetilmesi istenebilir mi? Elbette istenmeyeceğinden, kontrol edilebilir ölçekte yönlendirilebilir devlet yapısına ihtiyaç vardı. Bunca zaman bunu yaptılar. fakat artık süreç belli bir noktaya geldi ve Türkiye dahil orta doğuyu paramparça ederek kendi çıkarları için kalıcı çözümler üretmek istiyorlar. Bu şekilde Türkiye' nin güçlenmesi de engellenmiş olur. Kısacası adamlar kalıcı çözüm yollara arıyorlar ve kördüğümü kılıç zoruyla çözmek istiyorlar. Bu oyunu bozmak lazım. Ve Türk milleti bu oyunu bozabilecek yegane millettir.