Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 75497 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ugurkarakaya25

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 200
  • 9
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #790 : 07 Ekim 2020, 20:03:55 »
Artık şu bakış açısını bırakmamız lazım. Biz Türküz biz hristiyan değiliz bizi asla gerçek müttefik yapmazlar. E Koreli anglo sakson mu ? Japon, Anglo Sakson mu ? Hristiyan mı ?, Ya Hintli ? Burada asıl mesele uzun vadede biz hangi dünya gücü ile ortak çıkarlara sahibiz ?

Bu kesinlikle Rusya değil. Genişleme alanlarıyla biz ve bizim çevremiz direkt olarak uyuşuyor. Hemde yakındaki tarihi düşman, Çin belki ama çin'in bizi direkt olarak desteklemesi kısıtlı olur. Küresel güç değiller ve bize çok uzaklar. Avrupa mıdır ? O da değildir. Malum Osmanlı sendromları var ve sanayimizi geliştirmemiz direk olarak onların pazar aralıklarını tehdit ediyor.

Geriye ne kalıyor ? Abd ve İsrail. Bu ikisi oynaması en tehlikeli ve aynı zamanda en çok ortak noktamız olan ikilidir. Tarihi sebeplerden dolayı son 15 sene dışında israile en dostane ülke Türkiye ve Türkler. İsrail'in en büyük düşmanı kimdir ? İran. İsrail'in iranı parçalamak için kullanması gereken ilk topluluk kimdir ? Türkler. O yüzden Azerilere bu kadar ölüp bitiyorlar.

Açıkcası iran bizim için bir dost değil. Asla da olmamıştır. Bir kere yüzyıllık tarihi düşmanımız. Düşünün Osmanlı en zayıf zamanlarında bile Ruslarla işbirliği yapıp bu adamlara saldırmışlığı var.  Bu adamlarda ne dinen bizle bir bağlantı kuruyor, ne rejimen seviyorlar nede dini olarak bizle kendilerini aynı kefeye koyuyorlar. İranlılar, Şii'lik denen müslümanlık ve zerdüştlüğün karışımı ayrı bir din diyebileceğimiz bir şeye inanıyorlar. Amaçları da şiiliği kullanarak Arap yarımadasını ele geçirmek. Hem geçmişin intikamını almak hemde güç kazanmak. bir sonraki hedefleri de buradan aldıkları güçle Anadoluyu vurup, Pers imparatorluğunu kurmak.  En azından şunu bir izleyin ;

Error 404 (Not Found)!!1

Eğer şu an iran parçalara bölünüp kuzeyinde Türki devletler ile kara bağlantısnı sağlayan bir güney azerbaycan kurulursa bu bizim her türlü işimize gelir.

Neden ?

1- Şu an Türki devletler çok büyük yer altı kaynakları ve enerji kaynaklarına sahip. Çevre ülkelerde bundan olduğundan ve denize kıyıları olmamasından dolayı bunları avrupa ve dünyaya açamıyorlar. Mesela hazardan boru hattı geçirip bunların petrol ve doğalgazı avrupaya satmak istiyoruz ama Rusya tefe koyuyor hazara olan sınırından dolayı.

Eğer biz bunu satabilsek Orta Asyadaki Bağımsız Türk devletlerinin ihracatlarını 3 katına katlar ve bu ülkelerin gelişmeleri için müthiş bir para rezervine sahip olurlar. Para oldukdan sonra Türkiye Kae benzeri melez şirketlerle oraları kalkındırır zaten. Sınırlarda bağlı olduktan sonra siyasal anlamda eu benzeri bir Türk birliği yaratıp eu ordusu gibi bir eu kolordusu benzeri kolordu kurup (ki tabanı kuruldu bknz: takm) çok kolay olur.

Böyle bir durum israil ve abd'nin'de işine gelir. Çünkü Rusya şu an Türk devletlerini eğer bir dünya savaşı çıkarsa direk olarak kendi tarafında savaşa girecek kuvvetler olarak görüyorlar. Ancak böyle bir strateji izlersek hem bu gerçekleşmez, hemde şu an Rusya topraklarında olan bağımsız Türk devletlerinin de bağımsızlık kazanmaya cesaret etmelerine sebep olur.

Yani bu yüzden olabildiğince İran'ın dağılması ve Kuzeyinde Türki devletlerle bağlantımızı kuracak bir güney azerbaycan yönünde faaliyet göstermemiz ve Türki devletlerin devlet başkanlıklarını gerektiğinde iktidarlarını korumak için Rus yanlısı olacak diktatörlerden kurtarıp halkının faydasını düşünen, Türk birliği için çabalayan demokratik liderlerin gelmesini sağlamalıyız.

Bu konuda da ancak Abd/İsrail ile işbirliği yapabiliriz. Ama bunu yaparken çok dikkatli olmamız ve ülke bütünlüğümüz ve ekonomik çıkarlarımızı zedelemeden, bunlara zarar verecek abd/israil plan ve isteklerini bize zarar vermeyecek çözüm yöntemleri ile çözmeliyiz. Atıyorum Terör örgütünü bir gaz koridoru oluşturmak için kullanıyorlar. Biz kendi üzerimizden boru hattını taşıyacak bir teklifle gitmeliyiz vb.

Peki bu bize yakışır mı ? İsrail gibi müslümanları öldüren ve filistini ele geçirmek isteyen bir ülkeyle işbirliği yaparak Allah karşısında nasıl hesap veririz ?

Ne yazık ki biz şu anki konjonktürde müslümanları koruyacak güçte değiliz ve çok fazla baskı altındayız. Abd'de, Rus'ta, Çin'de  çıkarlarına uygun gördüğü sürece Türk ve Müslümanları öldürüyor. Şu an israil komple Filistini ilhak etse ve abd İsrail sınırına bir ordu yerleştirse ne yapabileceğiz ? Hadi Abd olmasa bile ne yapabileceğiz ? Hiçbir şey. 

Diğer yandan bütün müslüman arap devletler adamla dost ve adamların emrinde. Hani israil istese ordu kurup bize saldırabilecek tıynetteler. E bu durumda biz ne yapabiliriz ? Bizim yapabileceğimiz tek şey, gerekli gücü ekonomik, sanayi ve enerji bağımsızlığını sağlayarak ondan sonra Müslümanları korumak için bu adamlar ile tersleşmek lazım. Onun dışında Müslümanları daha barışçıl ve müzakere yöntemiyle korumak lazım. Peygamberimiz bile yeri geldiğinde akabe biatı gibi güç toplamak amaçlı müşriklerle olan savaşa ara vermiştir.


+1

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41728
  • 457
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #791 : 07 Ekim 2020, 21:21:04 »
Artık şu bakış açısını bırakmamız lazım. Biz Türküz biz hristiyan değiliz bizi asla gerçek müttefik yapmazlar. E Koreli anglo sakson mu ? Japon, Anglo Sakson mu ? Hristiyan mı ?, Ya Hintli ? Burada asıl mesele uzun vadede biz hangi dünya gücü ile ortak çıkarlara sahibiz ?

Bu kesinlikle Rusya değil. Genişleme alanlarıyla biz ve bizim çevremiz direkt olarak uyuşuyor. Hemde yakındaki tarihi düşman, Çin belki ama çin'in bizi direkt olarak desteklemesi kısıtlı olur. Küresel güç değiller ve bize çok uzaklar. Avrupa mıdır ? O da değildir. Malum Osmanlı sendromları var ve sanayimizi geliştirmemiz direk olarak onların pazar aralıklarını tehdit ediyor.

Geriye ne kalıyor ? Abd ve İsrail. Bu ikisi oynaması en tehlikeli ve aynı zamanda en çok ortak noktamız olan ikilidir. Tarihi sebeplerden dolayı son 15 sene dışında israile en dostane ülke Türkiye ve Türkler. İsrail'in en büyük düşmanı kimdir ? İran. İsrail'in iranı parçalamak için kullanması gereken ilk topluluk kimdir ? Türkler. O yüzden Azerilere bu kadar ölüp bitiyorlar.

Açıkcası iran bizim için bir dost değil. Asla da olmamıştır. Bir kere yüzyıllık tarihi düşmanımız. Düşünün Osmanlı en zayıf zamanlarında bile Ruslarla işbirliği yapıp bu adamlara saldırmışlığı var.  Bu adamlarda ne dinen bizle bir bağlantı kuruyor, ne rejimen seviyorlar nede dini olarak bizle kendilerini aynı kefeye koyuyorlar. İranlılar, Şii'lik denen müslümanlık ve zerdüştlüğün karışımı ayrı bir din diyebileceğimiz bir şeye inanıyorlar. Amaçları da şiiliği kullanarak Arap yarımadasını ele geçirmek. Hem geçmişin intikamını almak hemde güç kazanmak. bir sonraki hedefleri de buradan aldıkları güçle Anadoluyu vurup, Pers imparatorluğunu kurmak.  En azından şunu bir izleyin ;

Error 404 (Not Found)!!1

Eğer şu an iran parçalara bölünüp kuzeyinde Türki devletler ile kara bağlantısnı sağlayan bir güney azerbaycan kurulursa bu bizim her türlü işimize gelir.

Neden ?

1- Şu an Türki devletler çok büyük yer altı kaynakları ve enerji kaynaklarına sahip. Çevre ülkelerde bundan olduğundan ve denize kıyıları olmamasından dolayı bunları avrupa ve dünyaya açamıyorlar. Mesela hazardan boru hattı geçirip bunların petrol ve doğalgazı avrupaya satmak istiyoruz ama Rusya tefe koyuyor hazara olan sınırından dolayı.

Eğer biz bunu satabilsek Orta Asyadaki Bağımsız Türk devletlerinin ihracatlarını 3 katına katlar ve bu ülkelerin gelişmeleri için müthiş bir para rezervine sahip olurlar. Para oldukdan sonra Türkiye Kae benzeri melez şirketlerle oraları kalkındırır zaten. Sınırlarda bağlı olduktan sonra siyasal anlamda eu benzeri bir Türk birliği yaratıp eu ordusu gibi bir eu kolordusu benzeri kolordu kurup (ki tabanı kuruldu bknz: takm) çok kolay olur.

Böyle bir durum israil ve abd'nin'de işine gelir. Çünkü Rusya şu an Türk devletlerini eğer bir dünya savaşı çıkarsa direk olarak kendi tarafında savaşa girecek kuvvetler olarak görüyorlar. Ancak böyle bir strateji izlersek hem bu gerçekleşmez, hemde şu an Rusya topraklarında olan bağımsız Türk devletlerinin de bağımsızlık kazanmaya cesaret etmelerine sebep olur.

Yani bu yüzden olabildiğince İran'ın dağılması ve Kuzeyinde Türki devletlerle bağlantımızı kuracak bir güney azerbaycan yönünde faaliyet göstermemiz ve Türki devletlerin devlet başkanlıklarını gerektiğinde iktidarlarını korumak için Rus yanlısı olacak diktatörlerden kurtarıp halkının faydasını düşünen, Türk birliği için çabalayan demokratik liderlerin gelmesini sağlamalıyız.

Bu konuda da ancak Abd/İsrail ile işbirliği yapabiliriz. Ama bunu yaparken çok dikkatli olmamız ve ülke bütünlüğümüz ve ekonomik çıkarlarımızı zedelemeden, bunlara zarar verecek abd/israil plan ve isteklerini bize zarar vermeyecek çözüm yöntemleri ile çözmeliyiz. Atıyorum Terör örgütünü bir gaz koridoru oluşturmak için kullanıyorlar. Biz kendi üzerimizden boru hattını taşıyacak bir teklifle gitmeliyiz vb.

Peki bu bize yakışır mı ? İsrail gibi müslümanları öldüren ve filistini ele geçirmek isteyen bir ülkeyle işbirliği yaparak Allah karşısında nasıl hesap veririz ?

Ne yazık ki biz şu anki konjonktürde müslümanları koruyacak güçte değiliz ve çok fazla baskı altındayız. Abd'de, Rus'ta, Çin'de  çıkarlarına uygun gördüğü sürece Türk ve Müslümanları öldürüyor. Şu an israil komple Filistini ilhak etse ve abd İsrail sınırına bir ordu yerleştirse ne yapabileceğiz ? Hadi Abd olmasa bile ne yapabileceğiz ? Hiçbir şey. 

Diğer yandan bütün müslüman arap devletler adamla dost ve adamların emrinde. Hani israil istese ordu kurup bize saldırabilecek tıynetteler. E bu durumda biz ne yapabiliriz ? Bizim yapabileceğimiz tek şey, gerekli gücü ekonomik, sanayi ve enerji bağımsızlığını sağlayarak ondan sonra Müslümanları korumak için bu adamlar ile tersleşmek lazım. Onun dışında Müslümanları daha barışçıl ve müzakere yöntemiyle korumak lazım. Peygamberimiz bile yeri geldiğinde akabe biatı gibi güç toplamak amaçlı müşriklerle olan savaşa ara vermiştir.


-1
İran'ı, yönetim şeklini, dünya görüşlerini vs sevmem. Ancak yüzıllık düşmanlığımızda en son ne zaman savaştığımızı hatılayamadım. Kaç yüzyıl önceydi?

İran'ın parçalanmasını çok isteyen devletler aynı şeyleri bizler için de istiyor. Daha önce Irak ve Suriye için de istedikleri gibi. Peki İran'daki Türklerin böyle bir düşüncesi var mı? Ya da Diğer Türk devletleri bahsettiğin şekilde bizimle işbirliği içerisine girmeyi gerçekten istiyorlar mı?

İran'ın parçalanmasından bahsediyorsunuz. Hayret içerisinde beğenenleri de görüyorum. Uzun yıllardır sınırlarımızdaki parçalanmaya çalışılan diğer komşular yüzünden uğradığımız milyarlarca dolar zararı, birbirine düşürülen ve hayatını kaybeden o kadar masum insanı hatırlayan yok!

Yok adam olmayız biz...

İnsanlık, özellikle batı artık şunu öğrenmeli,  bir ülkeye uygulanan ambargolar, o ülkenin buna neden olan olumsuzluklarını ortadan kaldırmıyor. Tam tersine daha da körüklüyor. İnsanlar bilinçsiz ve baskı altında, nefret dolu ve gelişmeden uzak yaşıyorlar. Daha fanatik...
Kendilerine baskı yapan yönetimlere daha bağımlı.
İran gibi, Kuzey Kore gibi...
Kendilerinden daha ileri seviyedeki ülkelerin yaşam tarzlarını hissedemedikleri için ne kadar kötü bir konumda olduklarını fark edip uyanışa geçemiyor çoğu.
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2020, 22:44:24 Gönderen: SKYWOLF »
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı fırtına06

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 3035
  • 160
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #792 : 07 Ekim 2020, 22:13:27 »
Artık şu bakış açısını bırakmamız lazım. Biz Türküz biz hristiyan değiliz bizi asla gerçek müttefik yapmazlar. E Koreli anglo sakson mu ? Japon, Anglo Sakson mu ? Hristiyan mı ?, Ya Hintli ? Burada asıl mesele uzun vadede biz hangi dünya gücü ile ortak çıkarlara sahibiz ?

Bu kesinlikle Rusya değil. Genişleme alanlarıyla biz ve bizim çevremiz direkt olarak uyuşuyor. Hemde yakındaki tarihi düşman, Çin belki ama çin'in bizi direkt olarak desteklemesi kısıtlı olur. Küresel güç değiller ve bize çok uzaklar. Avrupa mıdır ? O da değildir. Malum Osmanlı sendromları var ve sanayimizi geliştirmemiz direk olarak onların pazar aralıklarını tehdit ediyor.

Geriye ne kalıyor ? Abd ve İsrail. Bu ikisi oynaması en tehlikeli ve aynı zamanda en çok ortak noktamız olan ikilidir. Tarihi sebeplerden dolayı son 15 sene dışında israile en dostane ülke Türkiye ve Türkler. İsrail'in en büyük düşmanı kimdir ? İran. İsrail'in iranı parçalamak için kullanması gereken ilk topluluk kimdir ? Türkler. O yüzden Azerilere bu kadar ölüp bitiyorlar.

Açıkcası iran bizim için bir dost değil. Asla da olmamıştır. Bir kere yüzyıllık tarihi düşmanımız. Düşünün Osmanlı en zayıf zamanlarında bile Ruslarla işbirliği yapıp bu adamlara saldırmışlığı var.  Bu adamlarda ne dinen bizle bir bağlantı kuruyor, ne rejimen seviyorlar nede dini olarak bizle kendilerini aynı kefeye koyuyorlar. İranlılar, Şii'lik denen müslümanlık ve zerdüştlüğün karışımı ayrı bir din diyebileceğimiz bir şeye inanıyorlar. Amaçları da şiiliği kullanarak Arap yarımadasını ele geçirmek. Hem geçmişin intikamını almak hemde güç kazanmak. bir sonraki hedefleri de buradan aldıkları güçle Anadoluyu vurup, Pers imparatorluğunu kurmak.  En azından şunu bir izleyin ;

Error 404 (Not Found)!!1

Eğer şu an iran parçalara bölünüp kuzeyinde Türki devletler ile kara bağlantısnı sağlayan bir güney azerbaycan kurulursa bu bizim her türlü işimize gelir.

Neden ?

1- Şu an Türki devletler çok büyük yer altı kaynakları ve enerji kaynaklarına sahip. Çevre ülkelerde bundan olduğundan ve denize kıyıları olmamasından dolayı bunları avrupa ve dünyaya açamıyorlar. Mesela hazardan boru hattı geçirip bunların petrol ve doğalgazı avrupaya satmak istiyoruz ama Rusya tefe koyuyor hazara olan sınırından dolayı.

Eğer biz bunu satabilsek Orta Asyadaki Bağımsız Türk devletlerinin ihracatlarını 3 katına katlar ve bu ülkelerin gelişmeleri için müthiş bir para rezervine sahip olurlar. Para oldukdan sonra Türkiye Kae benzeri melez şirketlerle oraları kalkındırır zaten. Sınırlarda bağlı olduktan sonra siyasal anlamda eu benzeri bir Türk birliği yaratıp eu ordusu gibi bir eu kolordusu benzeri kolordu kurup (ki tabanı kuruldu bknz: takm) çok kolay olur.

Böyle bir durum israil ve abd'nin'de işine gelir. Çünkü Rusya şu an Türk devletlerini eğer bir dünya savaşı çıkarsa direk olarak kendi tarafında savaşa girecek kuvvetler olarak görüyorlar. Ancak böyle bir strateji izlersek hem bu gerçekleşmez, hemde şu an Rusya topraklarında olan bağımsız Türk devletlerinin de bağımsızlık kazanmaya cesaret etmelerine sebep olur.

Yani bu yüzden olabildiğince İran'ın dağılması ve Kuzeyinde Türki devletlerle bağlantımızı kuracak bir güney azerbaycan yönünde faaliyet göstermemiz ve Türki devletlerin devlet başkanlıklarını gerektiğinde iktidarlarını korumak için Rus yanlısı olacak diktatörlerden kurtarıp halkının faydasını düşünen, Türk birliği için çabalayan demokratik liderlerin gelmesini sağlamalıyız.

Bu konuda da ancak Abd/İsrail ile işbirliği yapabiliriz. Ama bunu yaparken çok dikkatli olmamız ve ülke bütünlüğümüz ve ekonomik çıkarlarımızı zedelemeden, bunlara zarar verecek abd/israil plan ve isteklerini bize zarar vermeyecek çözüm yöntemleri ile çözmeliyiz. Atıyorum Terör örgütünü bir gaz koridoru oluşturmak için kullanıyorlar. Biz kendi üzerimizden boru hattını taşıyacak bir teklifle gitmeliyiz vb.

Peki bu bize yakışır mı ? İsrail gibi müslümanları öldüren ve filistini ele geçirmek isteyen bir ülkeyle işbirliği yaparak Allah karşısında nasıl hesap veririz ?

Ne yazık ki biz şu anki konjonktürde müslümanları koruyacak güçte değiliz ve çok fazla baskı altındayız. Abd'de, Rus'ta, Çin'de  çıkarlarına uygun gördüğü sürece Türk ve Müslümanları öldürüyor. Şu an israil komple Filistini ilhak etse ve abd İsrail sınırına bir ordu yerleştirse ne yapabileceğiz ? Hadi Abd olmasa bile ne yapabileceğiz ? Hiçbir şey. 

Diğer yandan bütün müslüman arap devletler adamla dost ve adamların emrinde. Hani israil istese ordu kurup bize saldırabilecek tıynetteler. E bu durumda biz ne yapabiliriz ? Bizim yapabileceğimiz tek şey, gerekli gücü ekonomik, sanayi ve enerji bağımsızlığını sağlayarak ondan sonra Müslümanları korumak için bu adamlar ile tersleşmek lazım. Onun dışında Müslümanları daha barışçıl ve müzakere yöntemiyle korumak lazım. Peygamberimiz bile yeri geldiğinde akabe biatı gibi güç toplamak amaçlı müşriklerle olan savaşa ara vermiştir.


-1
İran'ı, yönetim şeklini, dünya görüşlerini vs sevmem. Ancak yüzıllık düşmanlığımızda en son ne zaman savaştığımızı hatılayamadım. Kaç yüzyıl önceydi?

İran'ın parçalnmasını çok isteyen devletler aynı şeyleri bizler için de istiyor. Daha önce Irak ve Suriye için de istedikleri gibi. Peki İran'daki Türklerin böyle bir düşüncesi var mı? Ya da Diğer Türk devletleri baahsettiğin şekilde bizimle işbirliği içerisine girmeyi gerçekten istiyorlar mı?

İran'ın parçalanmasından bahsediyorsunuz. Hayret içerisinde beğenenleri de görüyorum. Uzun yıllardır sınırlarımızdaki parçalanmaya çalışılan diğer komşular yüzünden uğradığımız milyarlarca doları, birbirine düşürülen ve hayatını kaybeden o kadar masum insanı hatırlayan yok!

Yok adam olmayız biz...

İnsanlık, özellikle batı artık şunu öğrenmeli,  bir ülkeye uygulanan ambargolar, o ülkenin buna neden olan olumsuzluklarını ortadan kaldırmıyor. Tam tersine daha da körüklüyor. İnsanlar bilinçsiz ve baskı altında, nefret dolu ve gelişmeden uzak yaşıyorlar. Daha fanatik...
Kendilerine baskı yapan yönetimlere daha bağımlı.
İran gibi, Kuzey Kore gibi...
Kendilerinden daha ileri seviyedeki ülkelerin yaşam tarzlarını hissedemedikleri için ne kadar kötü bir konumda olduklarını fark edip uyanışa geçemiyor çoğu.


+1

Bölgemizde parçalanmadan kalan son iki büyük müslüman devlet  İran ve Türkiye kaldı. İran'ın kendi yayılmacı politikalarını ve Türkiye'ye karşı olan tarihten gelen tutumunu bir kenara bırakırsak İran'ın parçalanması kadar bize zarar verecek bir olay olamaz. Yarın bir gün İran parçalandığında sıranın bizde olduğu o kadar aşikar bir olayki bu görmezden gelinemez. Sınırdaşımız olan iki devlet Suriye ve Irak'ın durumları ortadayken sınırımızda yeni bir Suriye, Irak yaratmayı Türkiye kesinlikle kaldıramaz. İran'ın parçalanması Suriye, Irak gibide olmaz maalesef  daha  vahim ve felaket durumlarla karşılaşabiliriz.
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2020, 22:15:53 Gönderen: fırtına06 »

Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 535
  • 17
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #793 : 07 Ekim 2020, 22:16:31 »
Kore ve İsrail kullandıkları devlet bu yüzden onlara başka davranırlar.

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2480
  • 272
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #794 : 07 Ekim 2020, 23:25:38 »
Artık şu bakış açısını bırakmamız lazım. Biz Türküz biz hristiyan değiliz bizi asla gerçek müttefik yapmazlar. E Koreli anglo sakson mu ? Japon, Anglo Sakson mu ? Hristiyan mı ?, Ya Hintli ? Burada asıl mesele uzun vadede biz hangi dünya gücü ile ortak çıkarlara sahibiz ?

Bu kesinlikle Rusya değil. Genişleme alanlarıyla biz ve bizim çevremiz direkt olarak uyuşuyor. Hemde yakındaki tarihi düşman, Çin belki ama çin'in bizi direkt olarak desteklemesi kısıtlı olur. Küresel güç değiller ve bize çok uzaklar. Avrupa mıdır ? O da değildir. Malum Osmanlı sendromları var ve sanayimizi geliştirmemiz direk olarak onların pazar aralıklarını tehdit ediyor.

Geriye ne kalıyor ? Abd ve İsrail. Bu ikisi oynaması en tehlikeli ve aynı zamanda en çok ortak noktamız olan ikilidir. Tarihi sebeplerden dolayı son 15 sene dışında israile en dostane ülke Türkiye ve Türkler. İsrail'in en büyük düşmanı kimdir ? İran. İsrail'in iranı parçalamak için kullanması gereken ilk topluluk kimdir ? Türkler. O yüzden Azerilere bu kadar ölüp bitiyorlar.

Açıkcası iran bizim için bir dost değil. Asla da olmamıştır. Bir kere yüzyıllık tarihi düşmanımız. Düşünün Osmanlı en zayıf zamanlarında bile Ruslarla işbirliği yapıp bu adamlara saldırmışlığı var.  Bu adamlarda ne dinen bizle bir bağlantı kuruyor, ne rejimen seviyorlar nede dini olarak bizle kendilerini aynı kefeye koyuyorlar. İranlılar, Şii'lik denen müslümanlık ve zerdüştlüğün karışımı ayrı bir din diyebileceğimiz bir şeye inanıyorlar. Amaçları da şiiliği kullanarak Arap yarımadasını ele geçirmek. Hem geçmişin intikamını almak hemde güç kazanmak. bir sonraki hedefleri de buradan aldıkları güçle Anadoluyu vurup, Pers imparatorluğunu kurmak.  En azından şunu bir izleyin ;

Error 404 (Not Found)!!1

Eğer şu an iran parçalara bölünüp kuzeyinde Türki devletler ile kara bağlantısnı sağlayan bir güney azerbaycan kurulursa bu bizim her türlü işimize gelir.

Neden ?

1- Şu an Türki devletler çok büyük yer altı kaynakları ve enerji kaynaklarına sahip. Çevre ülkelerde bundan olduğundan ve denize kıyıları olmamasından dolayı bunları avrupa ve dünyaya açamıyorlar. Mesela hazardan boru hattı geçirip bunların petrol ve doğalgazı avrupaya satmak istiyoruz ama Rusya tefe koyuyor hazara olan sınırından dolayı.

Eğer biz bunu satabilsek Orta Asyadaki Bağımsız Türk devletlerinin ihracatlarını 3 katına katlar ve bu ülkelerin gelişmeleri için müthiş bir para rezervine sahip olurlar. Para oldukdan sonra Türkiye Kae benzeri melez şirketlerle oraları kalkındırır zaten. Sınırlarda bağlı olduktan sonra siyasal anlamda eu benzeri bir Türk birliği yaratıp eu ordusu gibi bir eu kolordusu benzeri kolordu kurup (ki tabanı kuruldu bknz: takm) çok kolay olur.

Böyle bir durum israil ve abd'nin'de işine gelir. Çünkü Rusya şu an Türk devletlerini eğer bir dünya savaşı çıkarsa direk olarak kendi tarafında savaşa girecek kuvvetler olarak görüyorlar. Ancak böyle bir strateji izlersek hem bu gerçekleşmez, hemde şu an Rusya topraklarında olan bağımsız Türk devletlerinin de bağımsızlık kazanmaya cesaret etmelerine sebep olur.

Yani bu yüzden olabildiğince İran'ın dağılması ve Kuzeyinde Türki devletlerle bağlantımızı kuracak bir güney azerbaycan yönünde faaliyet göstermemiz ve Türki devletlerin devlet başkanlıklarını gerektiğinde iktidarlarını korumak için Rus yanlısı olacak diktatörlerden kurtarıp halkının faydasını düşünen, Türk birliği için çabalayan demokratik liderlerin gelmesini sağlamalıyız.

Bu konuda da ancak Abd/İsrail ile işbirliği yapabiliriz. Ama bunu yaparken çok dikkatli olmamız ve ülke bütünlüğümüz ve ekonomik çıkarlarımızı zedelemeden, bunlara zarar verecek abd/israil plan ve isteklerini bize zarar vermeyecek çözüm yöntemleri ile çözmeliyiz. Atıyorum Terör örgütünü bir gaz koridoru oluşturmak için kullanıyorlar. Biz kendi üzerimizden boru hattını taşıyacak bir teklifle gitmeliyiz vb.

Peki bu bize yakışır mı ? İsrail gibi müslümanları öldüren ve filistini ele geçirmek isteyen bir ülkeyle işbirliği yaparak Allah karşısında nasıl hesap veririz ?

Ne yazık ki biz şu anki konjonktürde müslümanları koruyacak güçte değiliz ve çok fazla baskı altındayız. Abd'de, Rus'ta, Çin'de  çıkarlarına uygun gördüğü sürece Türk ve Müslümanları öldürüyor. Şu an israil komple Filistini ilhak etse ve abd İsrail sınırına bir ordu yerleştirse ne yapabileceğiz ? Hadi Abd olmasa bile ne yapabileceğiz ? Hiçbir şey. 

Diğer yandan bütün müslüman arap devletler adamla dost ve adamların emrinde. Hani israil istese ordu kurup bize saldırabilecek tıynetteler. E bu durumda biz ne yapabiliriz ? Bizim yapabileceğimiz tek şey, gerekli gücü ekonomik, sanayi ve enerji bağımsızlığını sağlayarak ondan sonra Müslümanları korumak için bu adamlar ile tersleşmek lazım. Onun dışında Müslümanları daha barışçıl ve müzakere yöntemiyle korumak lazım. Peygamberimiz bile yeri geldiğinde akabe biatı gibi güç toplamak amaçlı müşriklerle olan savaşa ara vermiştir.


-1
İran'ı, yönetim şeklini, dünya görüşlerini vs sevmem. Ancak yüzıllık düşmanlığımızda en son ne zaman savaştığımızı hatılayamadım. Kaç yüzyıl önceydi?

İran'ın parçalnmasını çok isteyen devletler aynı şeyleri bizler için de istiyor. Daha önce Irak ve Suriye için de istedikleri gibi. Peki İran'daki Türklerin böyle bir düşüncesi var mı? Ya da Diğer Türk devletleri baahsettiğin şekilde bizimle işbirliği içerisine girmeyi gerçekten istiyorlar mı?

İran'ın parçalanmasından bahsediyorsunuz. Hayret içerisinde beğenenleri de görüyorum. Uzun yıllardır sınırlarımızdaki parçalanmaya çalışılan diğer komşular yüzünden uğradığımız milyarlarca doları, birbirine düşürülen ve hayatını kaybeden o kadar masum insanı hatırlayan yok!

Yok adam olmayız biz...

İnsanlık, özellikle batı artık şunu öğrenmeli,  bir ülkeye uygulanan ambargolar, o ülkenin buna neden olan olumsuzluklarını ortadan kaldırmıyor. Tam tersine daha da körüklüyor. İnsanlar bilinçsiz ve baskı altında, nefret dolu ve gelişmeden uzak yaşıyorlar. Daha fanatik...
Kendilerine baskı yapan yönetimlere daha bağımlı.
İran gibi, Kuzey Kore gibi...
Kendilerinden daha ileri seviyedeki ülkelerin yaşam tarzlarını hissedemedikleri için ne kadar kötü bir konumda olduklarını fark edip uyanışa geçemiyor çoğu.


+1

Bölgemizde parçalanmadan kalan son iki büyük müslüman devlet  İran ve Türkiye kaldı. İran'ın kendi yayılmacı politikalarını ve Türkiye'ye karşı olan tarihten gelen tutumunu bir kenara bırakırsak İran'ın parçalanması kadar bize zarar verecek bir olay olamaz. Yarın bir gün İran parçalandığında sıranın bizde olduğu o kadar aşikar bir olayki bu görmezden gelinemez. Sınırdaşımız olan iki devlet Suriye ve Irak'ın durumları ortadayken sınırımızda yeni bir Suriye, Irak yaratmayı Türkiye kesinlikle kaldıramaz. İran'ın parçalanması Suriye, Irak gibide olmaz maalesef  daha  vahim ve felaket durumlarla karşılaşabiliriz.


İran dişini geçireceğini bilse emin olun savaşırdık hocam. En son 1823'de savaştık ondan sonrada II. Mahmut devrimleri sağ olsun pek cesaret edemediler.

Bu adamlar bizim ırkımızı, mezhebimizi ve Laik Cumhuriyet rejimini kendileri için büyük bir tehdit olarak görüyorlar.  Siz bu adamları biraz daha tanımanız lazım. Emin olun şu an biz onlarla aynı durumda olsak Abd'ye siz sadece havadan destek verin biz işgal ederiz diye ordu hazırlarlardı.

Kaldı ki kendileri kaşınıyor, sünni devletlerde şii diktatörlükler kurmaya çalışıp onları kontrol ederek İsrail'i tehdit edersen ve yeni kurdukları düşmansız çeperi bozmaya çalışırsan adam tabi sana düşmanlık yapar.

Kusura bakmayın ama benim 30 küsür askerimin başına 1.5 tonluk lazer güdümlü bombaların atılmasına vesile olan ve buna sevinen hiçbir devlet benden şevkatte beklemesin dostlukta.
Savaş Var Denildiğinde Biz;


Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2022
  • 166
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #795 : 07 Ekim 2020, 23:28:56 »
Hocam , geçen de sordum yine sorayım.

İran parçalanınca  bölgede nasıl bir durum oluşur? İran coğrafyasında nasıl bir oluşum ortaya çıkar?
Biraz beyin fırtınası yapalım...
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2020, 23:29:52 Gönderen: serkan1976 »

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1341
  • 170
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #796 : 07 Ekim 2020, 23:34:08 »
Artık şu bakış açısını bırakmamız lazım....
-1

SKYWOLF arkadaşıma (+1)


...İran'ın parçalanmasından bahsediyorsunuz. Hayret içerisinde beğenenleri de görüyorum...

Alıntı kalabalığı olmasın diye, iletinin içinden sadece vurgu yapacağım yeri aldığımı belirterek söze başlamış olayım...

Meseleyi stratejik düşünebilme yeteneği bambaşka bir meziyet olsa gerek. İçinden geçtiğimiz süreçte İran' ı bölüp parçalamayı düşünmek ve oradan memleket adına bir kazanç sağlayabileceğimizi farz etmek, son derece yanlış ve stratejik bir hatadır.

Şimdi iki arkadaşımızın iletisini analiz ettiğimizde;

BATTLESTAR arkadaşımız taktik zekayı temsil ederken,
SKYWOLF arkadaşımız stratejik zekayı temsil ediyor.

Ve stratejinin bir numaralı kuralı;

''stratejik hatalar taktik doğrularla düzeltilemez''


Ve nitekim de düzeltilemiyor. İşte görüyorsunuz... Suriye' nin kuzeyine üç tane sınır ötesi harekat yaptığımız halde, halen postu kurtarabilmiş değiliz. Türkiye' nin Suriye politikası, stratejik hataya çok güzel bir örnektir. 

İşte görüyorsunuz, üç tane doğru taktik hamle, bir tane stratejik hatayı kurtarmaya yetmiyor. Demek ki strateji; oyunun ortasında değil, oyuna başlamadan önce kurgulanması gereken bir iş miş!

BATTLESTAR arkadaşımız diyor ki; fırsat bu fırsat..! İran' ı parçalanmasına göz yumalım ve hatta destek verelim ki Türk Cumhuriyetleriyle bağlantıyı kuralım!

Türk Cumhuriyetleriyle birleşmeyi herkesten çok ben isterim... ama fırsat bu fırsat değil! Ben kendi hesaplarıma göre 50 yıllık süre biçiyorum. Bu süre, her alanda güç toplama süresi olacaktır. Türkçesi, zamana ihtiyacımız var. Biliyorsunuz ki, erken öten horozun başını keserler! her işin yeri zamanı var. Günü geldiğinde dost ve kardeş ülkelerin bir çatı altında birleşebileceği ülküsüyle yaşıyoruz. Belki biz göremeyeceğiz ama şimdiden hazırlıklarını yapmamız gerekiyor. Fikri altyapısı oluşturulur, Türklük şuuru canlandırılır, askeri ve ekonomik bakımından dost ve kardeş ülkelere lokomotif olacak yetkinliğe ulaşabilirsek; zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Şuan yapılacak en akıllı iş; darbe almadan güç biriktirmeye odaklanmak ve milli menfaatlerimizi sonuna kadar korumaya çalışmaktır. Daha öte hedefler, Türkiye' nin mevcut imkan ve kabiliyetlerini aşar.



Çevrimdışı Bukrek

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 26
  • 2
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #797 : 08 Ekim 2020, 00:00:36 »
İran'ın parçalanması şartları sağlandıktan sonra (İran tehdit olmaktan da çıkmış olacağı için) ABD, İsrail ve Rusya işbirliğine girecek ve İran'ın kuzeyinden Azerbaycan'ın Güney hattı boyunca birazı Kürdistan birazı Ermenistan olmak üzere de facto oluşumlar kurmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Bizim Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetlerle birleşmemizi engellemek için muhtemelen Çin, Fransa ve AB de dahil işbirliği yaparlar.
Böyle bir durumda hem Fiili savaşı göze almalıyız hem de Azerbaycan ile birlikte bir çok can kaybını da göze almamız gerekir. Bu süreçte İran halkının da tabi çok fazla can kaybı olacaktır. Karşı cephenin ise vekil savaşı yapabileceği Irak, Suriye, İran, Ermenistan ve daha sayamadığım bir çok coğrafyadan kullanabileceği piyonları olacaktır. Karşı cephenin para ve silah üstünlüğü de cabası.
Ben "Güç Oyunu Bozar" lafına inanırım, fakat bu şartlarda İran'ın parçalanmasını istemezdim. Bunu kendi elimizle yapmanın (Ya da bölünmesine yardım etmenin) vebali ve riski çok büyük olur. Ciddi bedel ödemek, çok can alıp, çok şehit vermek gerekir.
Ancak engelleyemeyeceğimiz şekilde olaylar gelişir de İran parçalanma aşamasına gelirse bu durumda artık her türlü bedel göze alınmalıdır.

Çevrimdışı selcukkocak78

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 177
  • 13
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #798 : 08 Ekim 2020, 00:29:09 »
iranla iligili pek bilgi sahibi değilsiniz.öncelikle iran fanatik bir sapkın güruhun elinde.üstelik 35-40 milyon azerbaycan türküne ev sahipliği yapsa bile asıl akıl sahipliğide yapıyor.yani o türk diye bildiğiniz insanların çoğu fanatik şia destekçisi ve maalesef az bir kısmı türklük davasında sabit duruyor.diyelimki bu güruh türklik bilinci ağır bastı ve ayaklandı iran devrim muhafızları esada rahmet okutacak zulümler sergilerler ve en az 20-25 m türk sığınmacıyı topraklarımıza sürerler.öldürdükleride cabası olur.iran devriminde halkın desteğini iyice bir incelerseniz durumun vehametini anlayacaksınız.iranda gece hayatı isyan eden iranlı gençler gibi batı propagandası üç beş olayı görüp bunların iranda çoğunluk olduğu algısına kapılmayasınız.iranda halk sapkın şia idareyi desteklemektedir.iranda kürtler ve türkler herzaman hedef tahtasındadır.iran bu tarz bir olayı çoktan düşünüp pna göre katliam planlarını yapmıştır.o yüzden iranın savunma sanayii ile ilgili acem palavralarını görüpte bu işte de palavra sıkacağını düşünmek sadece fecaatdir.iranın en iyi bildiği şey fitne bölücülük hainlik ve arkadan vurmadır.kendi halkını kurşuna dizmekten deen ufak pişmanlık duymaz

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2480
  • 272
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #799 : 08 Ekim 2020, 00:30:44 »
Herkesin kendi fikrine saygım sonsuz. Türkiye eğer bir güç olmak istiyorsa sanayisini geliştirmeli. Ve bunun için en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, Enerji, Hammadde, Yer altı kaynakları ve pazar alanı. Türkiye enerji açığını kapatmadan ekstra sermaye sağlaması çok zor.

Diğer yandan sermaye sağlasa bile yine enerjiye ihtiyacımız var, işleyecek ham maddeye ihtiyacımız var ve satacak pazara ihtiyacımız var.

Bu devletlerde ihtiyacımız olan petrol, doğalgaz, altın ve diğer hammaddeler gırla var. Bende Amerika gibi eyaletimiz yapıp yönetelim demiyorum. Ancak bu orta asya türki devletler ve azerbaycanın dünyaya açılan kapıları çoğunun yok veya sınırlıdır. Çünkü izole haldeler, üstten Rusya, arkadan çin, alttan afganistan ve hindistan, pakistan ve solda hazar ve iran.

E tabi kimse bu ülkelerle gümrüksüz mal transferi antlaşması yapmaz. Ancak biz bu ülkelerle sınır bağlantısı kurar ve topraklarımızı dünya limanlarına açılmaları için kullandırırsak, sadece petrol,doğalgaz ve altından kendi ekonomilerini en az 3 kat büyütür ve böylece hem biz ihtiyacımız olan enerji ve hammadde kaynağını bulmuş oluruz, hemde ürettiğimiz malları rahatça satın alacak ülkeler olur. Yani onların kazandığı para artık bizim ekonomimizde olur.

E tabi bu devletler orada izole bir hazine gibi beklerken İran yıkılmasın tabi Ortadoğuyu karıştırmaya devam, bizi çekememeye ve arkamızdan vurmaya devam etsin. Hayır yani bu iran yıkılmasın düşüncesinin de arka planı eğer bize büyük güçler saldırsa acaba bize iran yardım eder mi ? Merak etmeyin etmezler. Ayrıca batı ittifakında iki devleti de aynı anda yenecek güç var. Gerekli propagandaya ve gerekli bm koalisyonunun teşkil edilecek finansmanın sağlanmasına bakar.

Şunu bilmeliyiz ki müslüman olan ve Türk olan devletler arasında bir gücü en iyi kullanacak, koruyacak ve yönetecek zeka, dünya görüşü ve güç Türkiyede, bu yüzden olabildiğince tüm potansiyel bizde toparlanmalı, yoksa kendi kum çeperimiz de debelenip durmak zorunda kalacağız. Şu anki ekonomik durumumuz ortada, hükümet değişse bile durumu düzeltebilecek tek görüş bunun için abd ve israil'e taviz verecek.

Zaten iran öyle veya böyle yıkılacak, en azından güney azerbaycan ayrılacak, siz bakmayın irana sadıklar, seviyorlar laflarına şeriatın kılıcı altında mutlu olmaya mecbursundur. Amerika İsraili güvene aldıktan sonraki hedefi orta asya olacaktır. Çünkü çin ipek yolunun kalbi orası ve son zamanlarda ciddi anlamda cihadcı doldu, yakın zamanda akıllı olmazlarsa yeni bi yıkım yaşanabilir. Paramızı doğru ata oynamalıyız.
Savaş Var Denildiğinde Biz;