Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 67203 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1497
  • 111
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #450 : 05 Nisan 2019, 21:44:52 »
Çarpım tablosunu bilmeyen lise öğrencisinin babasına ; "Senin oğlunu ODTÜ elektrik mühendisliğine alalım mı?" diye sor . Babası "Evet" der...

İşte bizim tek ve en önemli sorunumuz bu...

Çevrimdışı ACE

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 319
  • 64
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #451 : 05 Nisan 2019, 21:54:57 »
Çarpım tablosunu bilmeyen lise öğrencisinin babasına ; "Senin oğlunu ODTÜ elektrik mühendisliğine alalım mı?" diye sor . Babası "Evet" der...

İşte bizim tek ve en önemli sorunumuz bu...

20.000 lira ver çocuğunu o okula sokalım deseler verir. ki verilmişliği de vardır. hatta bunu cemaatçilik için dahi yaptılar ve bunun sorumluları halen ortalıktalar. Fetö olayı patlamasa kimse dile getirmeyecekti.

Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1497
  • 111
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #452 : 05 Nisan 2019, 22:28:11 »
Benim anlatmak istediğim para , menfaat  karşılığı bir yerlere gelme meselesi değil. Bundan bağımsız  olarak  toplumumuzdaki bir "ahlaksızlık" realitesi ;

İnsanlar sahip oldukları yetenek ve çalışmalarına göre bir mevkiye gelmeli (Liyakat)

Dışarıya çık herkese sor ;"Evet , İnsanlar sahip oldukları yetenek ve çalışmalarına göre bir mevkiye gelmeli" der.

Ama senin oğlun çarpım tablosu bilmiyor , mühendislik okuyabilir mi ? diye sor cevabı yine "Evet , tabiiki okur" olur...

Demek ki insanlar çıkarcı ve bencildir. O zaman toplumun dizayn,eğitim vb.  işini insanın ve politikacıların insiyatifine bırakmayacaksın.

İnsanı devreden çıkaracaksın... Çok katı , teknolojiye dayalı istihdam , sınav , eleme politikası geliştireceksin...

Yoksa yarın bugün Aselsan ,TAİ vb. firmalarımız bir elin parmaklarını geçmez halde kalır...Hatta adam kayırmacılıkla , yandaşlar doldurulup yok olma noktasına bile getirilir...


Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1242
  • 134
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #453 : 05 Nisan 2019, 22:40:23 »
Atatürk sonrası dönemde ''Küçük Amerika Olacağız'' söylemiyle yola çıkanlar yüzünden,  az kalsın; Büyük Honduras, Büyük Panama, Büyük Kolombia, Büyük Nikaragua, Büyük Filipinler oluyorduk ki... olmadık. Neyse ki paçayı son anda kurtadık. Az kasın Muz Cumhuriyeti oluyorduk.

Şahsi görüşüm; bağımsızlığımız elde etmediğimiz sürece gelişmiş bir ülke olabilmemiz mümkün değildir.  O nedenle mümkün mertebe kendimize oyun alanları/ özgürlük alanları yaratabilmemiz lazım. Anca buralarda top çevirebiliriz. Yeni dünyanın, yeni imkanlarını kullanabilmeliyiz. Kendimizi mümkün mertebe çeşitlendirmeliyiz. Amerika' ya kaldıysa; Git çekice, gel körüğe...! -ömrün boyunca Amerika' ya çıraklık yetsen bile; bizim kapımızda çok hamallık ettin; artık gel seni kalfa yapalım demeyecektir. Bulmuş enayiyi, bırakır mı?

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1328
  • 95
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #454 : 05 Nisan 2019, 23:18:54 »
Arkadaşlar izlenen politikalardan ,icraatlardan,ekonomiden, hukukumuzdan,sağlığmızdan ,eğtimimizden ,geleceğimizden ,çevreye verdiğimiz zararlardan, say babam say genelde memnun olmadığımızı belirtip şikayette bulunmaktayız .İyi güzel de bu icraatleri yapan siyasiler gökten memleketimize zembil ile gelmediler. Tüm siyasetcilerimizi, liderlerimizi ara dönemler hariç  kör topal yapılmakta olan seçimlerle tekrar tekrar bizler seçmekteyiz .Yani kusur çapsızlık sadece seçilenlerde değil ,asıl kusur onları  tüm başarısızlıklarına rağmen   adeta football takımı tutar gibi parti tutan ve bu siyasileri tekrar tekrar uslanmadan seçmekte ısrarcı olan  bizler suçlu değilmiyiz?

Ne zaman seçilmişlerin bizlere hükmetmek için oraya seçilmediklerini anlarız ve onlardan hesap sormaya başlarız ,o zaman onun bunu kölesi olmaktan çıkarız.
« Son Düzenleme: 06 Nisan 2019, 00:00:47 Gönderen: metin62 »

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1978
  • -123
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #455 : 05 Nisan 2019, 23:28:13 »
Atatürk sonrası dönemde ''Küçük Amerika Olacağız'' söylemiyle yola çıkanlar yüzünden,  az kalsın; Büyük Honduras, Büyük Panama, Büyük Kolombia, Büyük Nikaragua, Büyük Filipinler oluyorduk ki... olmadık. Neyse ki paçayı son anda kurtadık. Az kasın Muz Cumhuriyeti oluyorduk.

Şahsi görüşüm; bağımsızlığımız elde etmediğimiz sürece gelişmiş bir ülke olabilmemiz mümkün değildir.  O nedenle mümkün mertebe kendimize oyun alanları/ özgürlük alanları yaratabilmemiz lazım. Anca buralarda top çevirebiliriz. Yeni dünyanın, yeni imkanlarını kullanabilmeliyiz. Kendimizi mümkün mertebe çeşitlendirmeliyiz. Amerika' ya kaldıysa; Git çekice, gel körüğe...! -ömrün boyunca Amerika' ya çıraklık yetsen bile; bizim kapımızda çok hamallık ettin; artık gel seni kalfa yapalım demeyecektir. Bulmuş enayiyi, bırakır mı?

Valla gitmek isteyen gitsin. Ben hain demem. Kalip burada emir beklemelerinden iyidir. Oradan gelen teknoloji ile burada önlerini alamayiz.
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41130
  • 416
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #456 : 05 Nisan 2019, 23:53:06 »
Arkadaşlar izlenen politikalardan ,icraatlardan,ekonomiden, hukukumuzdan,sağlığmızdan ,eğtimimizden ,geleceğimizden ,çevreye verdiğimiz zararlardan, say babam say genelde memnun olmadığımızı belirtip şikayette bulunmaktayız iyi güzel de bu icraatleri yapan zatlar gökten memleketimize zembil ile gelmediler siyasetcileri liderleri ara dönemler hariç iyi kötü kör topal yapılmakta olan seçimlerde tekrar tekrar bizler seçmekteyiz .Yani kusur çapsızlık sadece onlardamı var peki bu insanları tekrar tekrar adeta football takımı tutar mahiyetinde uslanmadan seçmekte ısrarcı olan  bizler suçlu değilmiyiz?

Ne zaman o seçilmişlerin bizlere hükmet için oraya seçilmediklerini anlarız ve onlardan hesap sormaya başlarız o zaman onun bunu kölesi olmaktan çıkarız.

Aslında bizler suçlu değiliz. Mevcut siyasi sistem içerisinde mantıklı, doğru sözler ortaya koyanları öylesine karalarlar ki asla tutunamazlar.

Eskiden daha fazla demokrasi vardı. Siyasi liderler bir arada canlı yayınlarda bile seviyeli bir şekilde tartışabiliyorlardı. Şimdi öyle mi? Bütün kanallarda bir lider, karşısında kendisine bağlı gazeteciler... Sorulacak sorular bile belli. Haliyle cevaplar belli...

Sürekli algı operasyonu diyenler, aslında bunun en profesyonelini yapıyorlar. Artık bunu yaparken de artık o kadar abartıyorlar ki ters tepiyor. İnsanların karşısına sürekli çıkardıkları şeyler artık bıkkınlık veriyor.

Hani Master sık dile getiriyor, bizdeki medyanın palavralarına o kadar çok inanan insan var ki! Mesela savunma konularında bütün dünya bizi kıskanıyor sanıyorlar. Sorsan dünyanın en iyi uçağını yapıyoruz. Ama ABD bize F-35 vermiyor diye kızarlar. Madem dünyanın en iyi savaş uçağını yapıyoruz, neden F-35 almak için uğraşıyoruz düşünemiyorlar. Dünyanın en iyi tankını yapıyoruz ve Almanlar bizi kıskanıyor diyorlar. Sonra Almanlara kızıyorlar tank motoru vermiyorlar diye. Motoru bile olmayan dünyanın en iyi tankı!

Siyasi ideolojilerin ülkeye verdiği zararı hiç bir dış güç veremedi!
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1242
  • 134
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #457 : 05 Nisan 2019, 23:54:03 »
Hocam, eskiden vatandaşa çok kızar, çok hayıflanırdım. Tamam... seçilmiş insanlar da bu toplumun içinden çıkıyor çıkmasına da... fakat kurgulanmış bir tiyatro da yok mu? Vatandaşın önüne doğru programları, doğru kişileri koymazsanız; mecburen içlerinden bir tanesini seçiyor. Seçilmişlerin geneli de birbirinden beterdir. Nerede hayırsız, nerede uğursuz insan varsa, adeta köşe başlarını zapt etmiş durumdalar. Asıl sorumluluk, aydınım diyenlerde değil midir? Aydınım diyorsan, vatandaşını aydınlatacaksın. Çünkü sen görevini yapmayınca, öteki adam vatandaşı uyutuyor. Din ile uyutuyor, edebiyatla uyutuyor,  yüksek perdeden sallayarak uyutuyor. Bütün dünyada böyledir. Vatandaş bilmez ki hocam! Bilmek zorunda da değildir. Gündelik geçim derdiyle uğraşan insanlardan çok fazla şeyler bekleyemezsiniz...

En nihayetinde bu memleketi bu millet kurtarmadı mı? Analar evlatlarını cephelere göndermedi mi? İki öküzden bir tanesini, iki çorabından bir tanesini götürüp ordusuna bağışlamadı mı? Yeri geldi canını da verdi... Daha ne yapsın hocam! Asıl şerefsizlik, şerefsizlik yapanlardadır.

Atatürk kadar ufku geniş bir insan olmamakla birlikte, İsmet İnönü ne diyordu;

Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadığı sürece; o memlekete kurtuluş yoktur! diyordu.

İşte, cesur olamayan insanlardan bir tanesi de kendisidir. Namusludur ancak cesur değildir. Zaten Büyük Atatürk İnönü' nün siciline ''risk alamaz'' diye yazmıştı. Çünkü kendisi doğu cephesinde komutanıydı ve aynı zamanda sicil subayıydı. İnönü aşırı ihtiyatlılığıyla nam salmış bir insan olarak, risk almaktan kaçınırdı. Atatürk' ün Lozan' a o nedenle İnönü' yü gönderdiği söylenir. Hesapsız işler yapmasın, meceraya girmesin diye. Oysaki Atatürk; ne İnönü kadar aşırı İhtiyatlı, ne de Enver paşa kadar hesapsız iş yapan bir insan değildi. Atatürk hesaplı risk alabiliyordu. Sakarya Savaşı, Baş Kumandanlık Meydan Savaşı en güzel delilleridir.

Demek ki, bir memleketin kurtuluşu yöneticilerin namus ve cesaretiyle mümkündür. Adam namusludur ama cesur değildir... Buradan kurtuluş bekleyemezsiniz. Adam namussuzdur ama cesurdur. Oradan da bi' cacık olmaz. zaten namussuzlar cesur olur...

Velhasıl, vatandaş yeri zamanı geldiğinde zaten yapması gerekeni yapıyor. Asıl sıkıntı, karar makamlarında oturanlardadır. Çünkü yol gösterciler bunlar olacak. Madem ki aydınım, eğitimliyim diyorsun; sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri lazımdı. Bu avam' ın, halkın işi değildir.

Çevrimdışı metin62

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1328
  • 95
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #458 : 06 Nisan 2019, 00:14:11 »
Sn Skywolf ve Sn Partiküle Teşekkürler her ikinizin yorumu da gayet yerinde ve çok doğru.

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1978
  • -123
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #459 : 06 Nisan 2019, 13:32:35 »
Simdi 15 temmuz'da itirafcilarin ifadelerini gorduk. Yurtdisina "yeter ki bizi taniyin ne isterseniz yapacagiz" diyenlere ne demokrasisi verebilirsin ki?

Herif kendini buraya ait gormuyor, gözü yukseklerde kifayetsiz muhterisin. Bir de acentecilik kapti mi al sana otopark mafyasi.

Etnik ve ideolojik olarak homojen degiliz bir kere. Mesele o!
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''