Anket

Sizce Türkiye Suriye'ye yapılacak bir askeri müdahaleye katılmalı mı?

Katılmamalı. Bizi hiç iligilendirmez.
16 (19%)
Kesinlikle katılmalı. Çünkü müdahale sonrası Suriye'de söz sahibi olmamız için şart.
44 (52.4%)
Engel olmalı. Çünkü Suriye'den sonra sıra İran'a, ondan sonra da sıra bize gelecek.
21 (25%)
Başka bir düşüncem var. Aşağıda paylaşıyorum.
3 (3.6%)

Toplam Oy Verenler: 84

Gönderen Konu: Suriye Krizi  (Okunma sayısı 190331 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #50 : 26 Kasım 2011, 22:59:25 »
Dünya'da risk atlatmadan, savaşa girmeden büyüyen devlet olduğunu sanmıyorum. Elbette bir ülke büyüdüğü zaman onu durdurmak isteyenler olacaktır. Bunun için önce iç yıpratma uygularlar. Başarısız olursa savaş çıkarırlar. Önemli olan savaşa girmeyen bir pısırık devlet görüntüsü çizmek değil gerektiğinde savaşa girebileceğini dünyaya gösteren masaya yumruğunu vuran bir ülke olmaktır. Dünyada büyük devletlerin tümü böyledir. Türkiye şahsi kanaatimce doğru yoldadır. Son zamanlarda artan terör olayları, savaş sesleri bunun en güzel habercisidir. Hiç kimse savaşa girmeyi istemez. Fakat gerektiğinde savaş göze alınabilir. Mesela Suriyeye müdahale konusunda şöyle ütopük gibi görünen bir hayal kuralım:

Türkiye Suriyeye müdahale ediyor. Ve Esad devriliyor. Yeni kurulacak devletin Türkiye ile arasının ne kadar iyi olacağını bir düşünün. Savaşı kazanan, Esadı deviren halkın Türkiyeye besleyeceği sempatiyi düşünün. Eğer başbakanın müslümanlığını, liderliğini, seven sevmeyen herkesin kabul ettiği karizma ve hitabet gücünü  medya yoluyla, miting yoluyla Suriyelilere aksettirirsek. Suriye halkı Türkiyenin bir eyaleti olmayı dahi kabul edebilir. Geçenlerde bir anket gördüm. Arap ülkelerinde yapılmış bir anket. "Hangi devlet adamını kendinize lider olarak görmek istersiniz?" şeklinde. Başbakan diğer bütün liderlere fark atmıştı. Face'de Libyalı, Faslı, Mısırlı birçok arkadaşım var. Hepsi Erdoğan hayranı. İçlerinden Erdoğanı profil resmi yapanlar bile var. Arap Baharı bence bizim için çok olumlu işliyor. Mısırlı arkadaşıma Türk ordusunun suriyeye girme ihtimali hakkında ki görüşünü sordum. Cevabı şu oldu " Ottomans come back :) ". bu arkadaşım Osmanlıyı seviyor fakat söylediğine göre Mısırlıların %5'i Osmanlıyı seviyormuş. %95'i Erdoğanı seviyormuş. Çoğu Arap Osmanlıyı işgalci gördüğü için Osmanlının geri gelmesini istemez. Çünkü Osmanlı imparatorluktu. Fakat Türkiyenin geri gelip kendilerine liderlik etmesini gerçekten istiyorlar. Bu bölgede yaşanan değişim sıkıntılı bir süreç fakat bu süreci atlatınca çok güzel günler bizi bekliyor olacak diye umuyorum.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37078
  • Beğeni Puanı +198/-37
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #51 : 26 Kasım 2011, 23:18:11 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile aramız çok iyi durumdaydı ama. Ne zaman ki rüzgarları estirmeye başladı birileri, ortalık karıştı, liderler devrilmeye başladı, Esad da sertleşti ve aramız da bozuldu. Birilerinin oyununa maşa olarak güçlü devlet olunmaz.

Pısırık devlet görüntüsü vermek istemiyorsak Kuzey Irak'daki pkk yı yok etmemiz gerekir. Yoksa başbakanın yaptığı gibi lafla dünyaya kafa tutsanız hiç bir işe yaramaz.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #52 : 27 Kasım 2011, 00:24:19 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile ilişkilerimiz iyiydi. Fakat son zamanlarda devletin politikası değişti.
Esad o koltuğu eninde sonunda bırakacak. Yeni kurulacak Suriye ile ilişkilerin iyi olması için o devletten yana tavır almak gerekiyor. Bu yüzden böyle bir politika uygulanıyor. Çok karmaşık gerçekten... Arap baharını batı mı çıkardı? Yoksa batı çıkarmış gibi mi göründü? Batı neden kendi adamı olan Mübareği gönderdi? Neden Libyaya hemen müdahale edilirken Suriyeye edilmiyor? Neden kamuoyunda Türkiyenin Suriyeye girmesine ulaşılıyormuş gibi görünüyor. İnan Skywolf hiçbirinden emin değilim. Ben sadece Arap Baharının şimdilik bizim için iyi ilerlediğine eminim o kadar. Acaba batı şöyle bir politika izliyor olabilir mi? "Türkiyenin Suriyeye girmesini istiyormuşuz gibi gösterelim. Medyaya halkın sağ kesiminin "Suriyeye girelim" tezini güçlendirecek bilgiler verelim. Kamuoyuna el altından "Batı bizi kullanıyor. Suriyeye Türkiyenin girmesini istiyor, bizim Suriyede ne işimiz var" fikrini verelim. Böylece gerçek isteğimizi gizleriz. Ve Türk devletini güya bizim isteğimizi yapmamak için Suriyeye girmekten vazgeçer" Gerçekten hepsi olabilecek ihtimaller. O kadar çok komplo teorisi üretilebilir ki... Hangisi gerçek bilemiyorum. İzleyip göreceğiz. Allah sonumuzu hayretsin...

Pkkyı bitirme konusuna gelince: Kuzey Irak'ta ki Pkk 97-99 arasında bitirildi de ne oldu sayın Skywolf? Yeniden çıktılar. Bu mesele askerle halledilmez. Sen bütün Pkklıları bitirsen 10 yıl sonra yeniden türeyecekler. Hadi türemediler iç savaş çıkartacaklar. Ben pkk destekçisi yayınları ve pkk destekçisi halkın yorumlarını çok dikkatle takip ediyorum. Söyledikleri birşey var :"Devrimci halk savaşı başlasın artık". Biz Pkk'yı bitirirsek bu sefer halkı ayağa kaldıracaklar. İşler 90'lı yıllarda ki gibi değil. Artık herşey çok çabuk yayılıyor. Dikkat edin Arap dünyasında ki bütün devrimler Face'de örgütlendi. Eskiden bir isyan çıkarsa sıkardın kafalarına biterdi. Ama artık öyle değil. Şimdi Teröristbaşından gelecek bir emirle ortalığın canına okuyacaklarından bahsediyorlar.

Demek istediğim şu: Pkk bitirilse bile Pkk destekçisi kürtlerin aklında ki Kürdistan hayali bitirilemez. Bu yüzden Pkk silahla değil anlaşma yoluyla bitirilmelidir. İnanın Pkk'dan nefret ediyorum. Ama biz tam anlamıyla düzelmedikçe onlarda düzelmez. Bizim devlet bazında çok hatamız yok. Ama halk bazında müthiş bir Türk ırkçılığı var. Eğer birlikte yaşamak istiyorsak bu iki milletin yeniden kardeş olması sağlanmalı. Buda ancak empatiyle olur. Empati yapın. Herkes yapsın. Kendinizi bir Kürt yerine koyun. Bu adamlar niye anasını,babasını,yavuklusunu bırakıp dağa çıkıyor? Bizimde hatalarımız var. Zamanında daha çok hatamız vardı. Özellikle 90lı yıllarda...

Ben geçen yıla kadar Pkk sorunu ve Kürt meselesine çoğu Türk gibi bakıyordum. Bütün Pkk'lı ları pislik, adi, aşağılıklar olarak görüyordum. Bizim her zaman iyi olduğumuzu düşünüyordum. Ta ki bulunduğum şehirde üniversite okuyan dindar bir kürtle konuşana kadar. Bu genç kesinlikle Pkkyı desteklemiyor Türk ve Kürt milletlerinin kardeş olduğunu düşünüyor. Ama samimi arkadaşlarından Pkk'ya katılanlar var. Buna çok üzülüyor. Ama elinden birşey gelmiyor. Siyasilerin, paralıların, nüfuzu olanların yaptığı şerefsizliklerin cezasını masum gençler çekiyor... İnşallah Türkiye bu Pkk'yı hem maddi hem manevi anlamda bitirecek. Halkın bilinçlenidirlmesi gerekiyor o kadar...

Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1079
  • Beğeni Puanı +54/-184
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #53 : 27 Kasım 2011, 11:16:22 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile ilişkilerimiz iyiydi. Fakat son zamanlarda devletin politikası değişti.

Geçiniz...

Türkiye'de devlet politikası yoktur.
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37078
  • Beğeni Puanı +198/-37
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #54 : 27 Kasım 2011, 12:21:21 »
Bizim öncelikli çıkarlarımız Suriye'ye değil, pkknın yuvalandığı Kuzey Irak'a girmemizi gerektirir. Suriye'nin şu an bize karşı yaptığı ciddi seviyede olumsuz bir tavır yok. Ancak Kuzey Irak'da senelerdir kanımızı döken bir terör örgütü var ve bu örgütün orada beslenip kollanması, dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin açık bir şekilde SAVAŞ SEBEBİDİR. Bu sebep de yeni değil, uzun yıllardan beri vardır. Ancak uygulayacak siyasetçilerimiz yoktur.

Bunu uygulayacak bir siyasetçimiz çıkmıştı ve zamanında olması gerektiği şekilde Suriye'ye resti çekmiş, askeri hareketlendirmiş ve bunun sonucunda bölücübaşını ele geçirmiştik. Pkk o noktadan sonra bitmişti. Liderleri yargılanıyor ve örügtüne direktifler veremiyordu. Örgüt içerisinde büyük bir panik ve korku vardı. Senelerdir kafa tuttukları Türkiye Cumhuriyeti liderlerini paketleyip kameralar karşısına çıkarmıştı. Öcalan orada korkudan, köpeklerinin duymadığı şeyleri zırvalıyordu. Ardından örgütün başka bir lideri de paketlenmişti. Nefes alamıyorlardı. Örgütten kopmalar başlamıştı. Bittiler, tükendiler...

Ondan sonra yeniden ortaya çıkmadılar. Çıkarıldılar. 2. Körfez Savaşı sonrası Kuzey Irak yönetiminin (Ya da dünyaca bilinen adıyla Kürdistan'ın) merkezden çok daha bağımsız ayrı bir devlet gibi hareket etmeye başlaması, ekonomik kaynaklardan çok daha fazla yararlanmaya başlaması sonucu, devletimizin buna karşılık çıkarlarımıza uygun hareket edememesi (ABD varlığı) nedeniyle yeniden ortaya çıkarıldılar. Buna AB'ye girmek için komik dayatmaları baştacı eden hükümetimizin bize uymayan bir demokrasi anlayışını yerleştirmeye çalışması, teröriste dağdan inip meclise gelin demesi bugünkü noktaya gelmemize neden oldu.

90'lı yıllarda ve öncesinde ve hatta 2. Körfez savaşına kadar olan zaman dilimince pkk'ya halk desteği bugünkü gibi devasa değildi. O zaman istediklerini genel olarak korkutarak, baskıyla alıyorlardı. Ancak bugün durum farklı. Yukarıda da bahsettiğim şekilde pkknın siyasal kanadının daha fazla aktif hale getirilmesi (sözde demonrasi adı altında) pkknın propagandasının açık bir şekilde yapılmasına müsade ettiği için bugün pkk her geçen gün daha fazla halk desteği kazanıyor. Buna Körfez savaşı sonrası bölgeye iyice yerleşen yabancı gizli servisler ve özel kuvvetlerin pkkya öğrettikleri taktikler, sağladıkları teknolojik ve lojistik destekler sonucu gerçekleştirdikleri ve başarılı oldukları kanlı saldırılar, bu sadırılar sonrası medyaya pompalanan TSK'yı küçük düşürücü haberlerin etkisinin de çok ama çok büyük olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz.

Eskiden pkk ayrı, Kürtler ayrıydılar. bugün bu ayrım hızlaortadan kalkıyor ve devletmiz bu konuda bence yetersiz kalıyor. Bizlerin bu kadar vahim ve her geçen gün büyüyen bir sorunumuz varken nedense İsrail ile, Suriye ile bir anda sorunlar ortaya döküp gerilim yaratıyoruz. Ülke bölünmeye giderken neden acil sorunlarımızı çözmek varken daha fazla sorun üretiyoruz!

Pkk ile anlaşmak mı? İşine geldiğinde silaha sarılıp saldıran, acımadan insanları katleden (bunların içerisinde sivillerin olduğunu sakın unutmayın, canlı bombalar, uzaktan kumandalı bombalar, yakılan belediye otobüsleri vs vs) gözü dönmüş canilerle anlaşmak mı? Sıkıştığında insan hakları masalları ile feryat figan eden, ama neden kendi katlettiği insanları görmezden geldiğini kendisi bile açıklayamayan pkk ile anlaşmak mı? Dalga mı geçiyorsunuz?
« Son Düzenleme: 27 Kasım 2011, 12:28:24 Gönderen: SKYWOLF »
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #55 : 27 Kasım 2011, 18:32:33 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile ilişkilerimiz iyiydi. Fakat son zamanlarda devletin politikası değişti.

Geçiniz...

Türkiye'de devlet politikası yoktur.

Hollywood yapımı "Güç bizde, teknoloji bizde, teknik bizde, kontrol bizde" temalı Abd filmlerinin kurbanlarından birisiniz. Aşağılık psikolojisi o kadar baskın hale gelmiş ki tarihte ve günümüzde hemen her zaman savaşların ve güç mücadelesinin olduğu bu topraklarda 90 yıldır  barınmamızı tesadüfe bağlıyorsunuz.  Size göre devlet adımlarını rastgele atıyor. Emin olun rastgele atılsa başbakanı Libya ve Mısırda onbinler tezahüratlarla karşılamazlardı.

Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #56 : 27 Kasım 2011, 18:42:46 »
Bizim öncelikli çıkarlarımız Suriye'ye değil, pkknın yuvalandığı Kuzey Irak'a girmemizi gerektirir. Suriye'nin şu an bize karşı yaptığı ciddi seviyede olumsuz bir tavır yok. Ancak Kuzey Irak'da senelerdir kanımızı döken bir terör örgütü var ve bu örgütün orada beslenip kollanması, dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin açık bir şekilde SAVAŞ SEBEBİDİR. Bu sebep de yeni değil, uzun yıllardan beri vardır. Ancak uygulayacak siyasetçilerimiz yoktur.

Bunu uygulayacak bir siyasetçimiz çıkmıştı ve zamanında olması gerektiği şekilde Suriye'ye resti çekmiş, askeri hareketlendirmiş ve bunun sonucunda bölücübaşını ele geçirmiştik. Pkk o noktadan sonra bitmişti. Liderleri yargılanıyor ve örügtüne direktifler veremiyordu. Örgüt içerisinde büyük bir panik ve korku vardı. Senelerdir kafa tuttukları Türkiye Cumhuriyeti liderlerini paketleyip kameralar karşısına çıkarmıştı. Öcalan orada korkudan, köpeklerinin duymadığı şeyleri zırvalıyordu. Ardından örgütün başka bir lideri de paketlenmişti. Nefes alamıyorlardı. Örgütten kopmalar başlamıştı. Bittiler, tükendiler...

Ondan sonra yeniden ortaya çıkmadılar. Çıkarıldılar. 2. Körfez Savaşı sonrası Kuzey Irak yönetiminin (Ya da dünyaca bilinen adıyla Kürdistan'ın) merkezden çok daha bağımsız ayrı bir devlet gibi hareket etmeye başlaması, ekonomik kaynaklardan çok daha fazla yararlanmaya başlaması sonucu, devletimizin buna karşılık çıkarlarımıza uygun hareket edememesi (ABD varlığı) nedeniyle yeniden ortaya çıkarıldılar. Buna AB'ye girmek için komik dayatmaları baştacı eden hükümetimizin bize uymayan bir demokrasi anlayışını yerleştirmeye çalışması, teröriste dağdan inip meclise gelin demesi bugünkü noktaya gelmemize neden oldu.

90'lı yıllarda ve öncesinde ve hatta 2. Körfez savaşına kadar olan zaman dilimince pkk'ya halk desteği bugünkü gibi devasa değildi. O zaman istediklerini genel olarak korkutarak, baskıyla alıyorlardı. Ancak bugün durum farklı. Yukarıda da bahsettiğim şekilde pkknın siyasal kanadının daha fazla aktif hale getirilmesi (sözde demonrasi adı altında) pkknın propagandasının açık bir şekilde yapılmasına müsade ettiği için bugün pkk her geçen gün daha fazla halk desteği kazanıyor. Buna Körfez savaşı sonrası bölgeye iyice yerleşen yabancı gizli servisler ve özel kuvvetlerin pkkya öğrettikleri taktikler, sağladıkları teknolojik ve lojistik destekler sonucu gerçekleştirdikleri ve başarılı oldukları kanlı saldırılar, bu sadırılar sonrası medyaya pompalanan TSK'yı küçük düşürücü haberlerin etkisinin de çok ama çok büyük olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz.

Eskiden pkk ayrı, Kürtler ayrıydılar. bugün bu ayrım hızlaortadan kalkıyor ve devletmiz bu konuda bence yetersiz kalıyor. Bizlerin bu kadar vahim ve her geçen gün büyüyen bir sorunumuz varken nedense İsrail ile, Suriye ile bir anda sorunlar ortaya döküp gerilim yaratıyoruz. Ülke bölünmeye giderken neden acil sorunlarımızı çözmek varken daha fazla sorun üretiyoruz!

Pkk ile anlaşmak mı? İşine geldiğinde silaha sarılıp saldıran, acımadan insanları katleden (bunların içerisinde sivillerin olduğunu sakın unutmayın, canlı bombalar, uzaktan kumandalı bombalar, yakılan belediye otobüsleri vs vs) gözü dönmüş canilerle anlaşmak mı? Sıkıştığında insan hakları masalları ile feryat figan eden, ama neden kendi katlettiği insanları görmezden geldiğini kendisi bile açıklayamayan pkk ile anlaşmak mı? Dalga mı geçiyorsunuz?

Bizim öncelikli çıkarlarımız Suriye'ye değil, pkknın yuvalandığı Kuzey Irak'a girmemizi gerektirir. Suriye'nin şu an bize karşı yaptığı ciddi seviyede olumsuz bir tavır yok. Ancak Kuzey Irak'da senelerdir kanımızı döken bir terör örgütü var ve bu örgütün orada beslenip kollanması, dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin açık bir şekilde SAVAŞ SEBEBİDİR. Bu sebep de yeni değil, uzun yıllardan beri vardır. Ancak uygulayacak siyasetçilerimiz yoktur.

Bunu uygulayacak bir siyasetçimiz çıkmıştı ve zamanında olması gerektiği şekilde Suriye'ye resti çekmiş, askeri hareketlendirmiş ve bunun sonucunda bölücübaşını ele geçirmiştik. Pkk o noktadan sonra bitmişti. Liderleri yargılanıyor ve örügtüne direktifler veremiyordu. Örgüt içerisinde büyük bir panik ve korku vardı. Senelerdir kafa tuttukları Türkiye Cumhuriyeti liderlerini paketleyip kameralar karşısına çıkarmıştı. Öcalan orada korkudan, köpeklerinin duymadığı şeyleri zırvalıyordu. Ardından örgütün başka bir lideri de paketlenmişti. Nefes alamıyorlardı. Örgütten kopmalar başlamıştı. Bittiler, tükendiler...

Savaş sebebi midir? Kiminle savaş? Pkk ile mevcut bir çatışma zaten var.  Daha önce onlarcası gibi 2-3 yılda bir asker sınırı geçiyor. Ama biz bundan ne kazanıyoruz? Pkk bitirlildi demişsin. Bunu zaten bende kabul ediyorum. Zamanında bitirdik ama yeniden çıktılar. Çıkarıldılar. Nasıl yeniden çıktıkları önemli değil. Ne yaparsan yap. İstersen bütün dağları dümdüz et. Halk arasından 3-5 kişi çıkıp molotof kokteyli atmaya devam edecek... Pkk fiili olarak silahla bitirilebilir. Ama Pkk'yı destekleyen yaklaşık 10 milyon kişinin hafızasıda ki Pkk silahla silinemez. Bundan bahsediyorum. Halkın hafızasından silinmesi için seslerine kulak verilmeli. Bu insanlar niye ölümü göze alıp gencecik yaşlarında geride onlarca şey bırakarak dağa çıkıyorlar? Pkk'nın yöneticilerinin amacı başka olabilir. Ama dağa çıkan gençleri anlamamız gerekiyor. Onları anlayabilirsek zaten sorun kalmayacak. Türkiye Türklerindir dediğimiz sürece Türk olmayı kabul etmeyen gençler dağa çıkmaya devam edecek. "Türkiye Türklerin ise benim Türkiye'de ne işim var?" diyen milyonlarca insan var.

Devam geliyor...


Çevrimdışı UYVAR

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1079
  • Beğeni Puanı +54/-184
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #57 : 27 Kasım 2011, 19:19:14 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile ilişkilerimiz iyiydi. Fakat son zamanlarda devletin politikası değişti.

Geçiniz...

Türkiye'de devlet politikası yoktur.

Hollywood yapımı "Güç bizde, teknoloji bizde, teknik bizde, kontrol bizde" temalı Abd filmlerinin kurbanlarından birisiniz. Aşağılık psikolojisi o kadar baskın hale gelmiş ki tarihte ve günümüzde hemen her zaman savaşların ve güç mücadelesinin olduğu bu topraklarda 90 yıldır  barınmamızı tesadüfe bağlıyorsunuz.  Size göre devlet adımlarını rastgele atıyor. Emin olun rastgele atılsa başbakanı Libya ve Mısırda onbinler tezahüratlarla karşılamazlardı.

beni asılsız ithamlarla yargılama. ben conileri göklere çıkaran eziklerden değilim. onların maşası karaktersizlerden de değilim.
''Başarının sırrı amaca sadakattir.''

Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #58 : 27 Kasım 2011, 19:34:17 »
Bizim öncelikli çıkarlarımız Suriye'ye değil, pkknın yuvalandığı Kuzey Irak'a girmemizi gerektirir. Suriye'nin şu an bize karşı yaptığı ciddi seviyede olumsuz bir tavır yok. Ancak Kuzey Irak'da senelerdir kanımızı döken bir terör örgütü var ve bu örgütün orada beslenip kollanması, dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin açık bir şekilde SAVAŞ SEBEBİDİR. Bu sebep de yeni değil, uzun yıllardan beri vardır. Ancak uygulayacak siyasetçilerimiz yoktur.

Bunu uygulayacak bir siyasetçimiz çıkmıştı ve zamanında olması gerektiği şekilde Suriye'ye resti çekmiş, askeri hareketlendirmiş ve bunun sonucunda bölücübaşını ele geçirmiştik. Pkk o noktadan sonra bitmişti. Liderleri yargılanıyor ve örügtüne direktifler veremiyordu. Örgüt içerisinde büyük bir panik ve korku vardı. Senelerdir kafa tuttukları Türkiye Cumhuriyeti liderlerini paketleyip kameralar karşısına çıkarmıştı. Öcalan orada korkudan, köpeklerinin duymadığı şeyleri zırvalıyordu. Ardından örgütün başka bir lideri de paketlenmişti. Nefes alamıyorlardı. Örgütten kopmalar başlamıştı. Bittiler, tükendiler...

Ondan sonra yeniden ortaya çıkmadılar. Çıkarıldılar. 2. Körfez Savaşı sonrası Kuzey Irak yönetiminin (Ya da dünyaca bilinen adıyla Kürdistan'ın) merkezden çok daha bağımsız ayrı bir devlet gibi hareket etmeye başlaması, ekonomik kaynaklardan çok daha fazla yararlanmaya başlaması sonucu, devletimizin buna karşılık çıkarlarımıza uygun hareket edememesi (ABD varlığı) nedeniyle yeniden ortaya çıkarıldılar. Buna AB'ye girmek için komik dayatmaları baştacı eden hükümetimizin bize uymayan bir demokrasi anlayışını yerleştirmeye çalışması, teröriste dağdan inip meclise gelin demesi bugünkü noktaya gelmemize neden oldu.

90'lı yıllarda ve öncesinde ve hatta 2. Körfez savaşına kadar olan zaman dilimince pkk'ya halk desteği bugünkü gibi devasa değildi. O zaman istediklerini genel olarak korkutarak, baskıyla alıyorlardı. Ancak bugün durum farklı. Yukarıda da bahsettiğim şekilde pkknın siyasal kanadının daha fazla aktif hale getirilmesi (sözde demonrasi adı altında) pkknın propagandasının açık bir şekilde yapılmasına müsade ettiği için bugün pkk her geçen gün daha fazla halk desteği kazanıyor. Buna Körfez savaşı sonrası bölgeye iyice yerleşen yabancı gizli servisler ve özel kuvvetlerin pkkya öğrettikleri taktikler, sağladıkları teknolojik ve lojistik destekler sonucu gerçekleştirdikleri ve başarılı oldukları kanlı saldırılar, bu sadırılar sonrası medyaya pompalanan TSK'yı küçük düşürücü haberlerin etkisinin de çok ama çok büyük olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz.

Eskiden pkk ayrı, Kürtler ayrıydılar. bugün bu ayrım hızlaortadan kalkıyor ve devletmiz bu konuda bence yetersiz kalıyor. Bizlerin bu kadar vahim ve her geçen gün büyüyen bir sorunumuz varken nedense İsrail ile, Suriye ile bir anda sorunlar ortaya döküp gerilim yaratıyoruz. Ülke bölünmeye giderken neden acil sorunlarımızı çözmek varken daha fazla sorun üretiyoruz!

Pkk ile anlaşmak mı? İşine geldiğinde silaha sarılıp saldıran, acımadan insanları katleden (bunların içerisinde sivillerin olduğunu sakın unutmayın, canlı bombalar, uzaktan kumandalı bombalar, yakılan belediye otobüsleri vs vs) gözü dönmüş canilerle anlaşmak mı? Sıkıştığında insan hakları masalları ile feryat figan eden, ama neden kendi katlettiği insanları görmezden geldiğini kendisi bile açıklayamayan pkk ile anlaşmak mı? Dalga mı geçiyorsunuz?

90'lı yıllarda ve öncesinde ve hatta 2. Körfez savaşına kadar olan zaman dilimince pkk'ya halk desteği bugünkü gibi devasa değildi. O zaman istediklerini genel olarak korkutarak, baskıyla alıyorlardı. Ancak bugün durum farklı. Yukarıda da bahsettiğim şekilde pkknın siyasal kanadının daha fazla aktif hale getirilmesi (sözde demonrasi adı altında) pkknın propagandasının açık bir şekilde yapılmasına müsade ettiği için bugün pkk her geçen gün daha fazla halk desteği kazanıyor. Buna Körfez savaşı sonrası bölgeye iyice yerleşen yabancı gizli servisler ve özel kuvvetlerin pkkya öğrettikleri taktikler, sağladıkları teknolojik ve lojistik destekler sonucu gerçekleştirdikleri ve başarılı oldukları kanlı saldırılar, bu sadırılar sonrası medyaya pompalanan TSK'yı küçük düşürücü haberlerin etkisinin de çok ama çok büyük olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz.

Yanılıyorsunuz. Pkk'ya halk desteği konusunda bir değişme olduğunu düşünmüyorum. Sadece eskiden sesleri çıkmıyordu. Bugün ise gelişen teknoloji nedeniyle sosyal paylaşım platformlarında, internette seslerini duyurabiliyorlar. Eskiden doğuda bir olay çıksa bunu sadece orada bulunanlar ve onların tanıdıkları bilirdi. Şu anda medya ne kadar bu olayları sansürlesede internet sayesinde herkesin haberi oluyor.

bu sadırılar sonrası medyaya pompalanan TSK'yı küçük düşürücü haberlerin etkisinin de çok ama çok büyük olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz.

Medyaya TSK'yı küçük düşürücü haberlerin sızmasınız zararı kadar faydası olduğu düşüncesindeyim. Evet, halk arasında TSK'ya bir güvensizlik oluştu fakat bu güvensizlik haksızda sayılmazdı. Teröristlerin mehmetçiği şehit etmesini saatlerce izleyip bu olay basına sızınca "biz onları çoban sandık" açıklamasını yapan komutanların halk arasında bir nefret uyandırması çok doğal. Bence ordu içinde ki başka güçlere hizmet edenler teröristlerden çok daha zararlı...

Eskiden pkk ayrı, Kürtler ayrıydılar. bugün bu ayrım hızlaortadan kalkıyor ve devletmiz bu konuda bence yetersiz kalıyor. Bizlerin bu kadar vahim ve her geçen gün büyüyen bir sorunumuz varken nedense İsrail ile, Suriye ile bir anda sorunlar ortaya döküp gerilim yaratıyoruz. Ülke bölünmeye giderken neden acil sorunlarımızı çözmek varken daha fazla sorun üretiyoruz!

Bu ayrım hızla ortadan kalkmıyor bence. Eskiden neyse şimdi de o. Devletin bu konuda yetersiz kalmasının nedeni nedir? Devlet ne yapmalı? Son seçimlerde başbakanın iki lafından biri "biz birlikte Türkiyeyiz" idi. Sürekli Kürt ve Türklerin kardeş olduğundan bahsediyordu. Pkk'nın son zamanlarda sivillere yönelik eylemleri de hükümet tarafından medyaya çok iyi yansıtıldı. Face'de ki pkklı sayfalarda pkk destekçileri "pkk niye sivillere yönelik eylem yapıyor? bu yanlış." şeklinde muhalif sesler çok arttı.
Ülke bölünmeye giderken herşeyi bırakıp pkk ile mi ilgilenilmeli? Pkk ile mücadele ederken diğerleri yapılamıyor mu? İsrail Pkk'yı desteklemiyor mu? Eğer ortada pkk ile mücadele varsa. Bu israil ile mücadele anlamına gelir. Suriye meselesi ise çok daha uzun dönemi kapsayan bir mesele. Birkaç yıl içinde Arap Baharı siyasetimizin ne denli faydalı olduğunu inşallah hep birlikte göreceğiz.

Pkk ile anlaşmak mı? İşine geldiğinde silaha sarılıp saldıran, acımadan insanları katleden (bunların içerisinde sivillerin olduğunu sakın unutmayın, canlı bombalar, uzaktan kumandalı bombalar, yakılan belediye otobüsleri vs vs) gözü dönmüş canilerle anlaşmak mı? Sıkıştığında insan hakları masalları ile feryat figan eden, ama neden kendi katlettiği insanları görmezden geldiğini kendisi bile açıklayamayan pkk ile anlaşmak mı? Dalga mı geçiyorsunuz?

Pkk ile anlaşmak. Bu zaten yapılıyordu. Yapılmaya devam ediliyor. Pkk-derin devlet-mit sürekli bir haberleşme içinde. Bu medyaya çok yansımamalı. Nasıl El-Kaide bir danışıklı dövüş silahı ise bizde Pkk'yı bu şekilde kullanabiliriz. Pkk ile anlaşmak derken toprak vermekten bahsetmiyorum. Ama biraz bizim biraz onların lehine kararlar alıp kabul etmeye zorlamalıyız. Belki dünyanın diğer devletlerinden daha farklı bir eyalet sistemi düşünülebilir. Veya kurulan güney doğu eyaletinde pkk destekçisinden çok pkk'yı desteklemeyen halkın olması sağlanabilir. Mesela Güney doğu eyaletine Antep, Kilis, Urfa, Tunceli gibi pkk'yı çok desteklemeyen iller dahil edilebilir. Bu şekilde bu eyalette alınan kararlar bizim için olumsuz sonuçlar doğurmaz. Pkklılarda bir nevi susmuş olur.  


Çevrimdışı Zamane

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 38
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #59 : 27 Kasım 2011, 19:35:07 »
Batı burnunu sokana kadar Suriye ile ilişkilerimiz iyiydi. Fakat son zamanlarda devletin politikası değişti.

Geçiniz...

Türkiye'de devlet politikası yoktur.

Hollywood yapımı "Güç bizde, teknoloji bizde, teknik bizde, kontrol bizde" temalı Abd filmlerinin kurbanlarından birisiniz. Aşağılık psikolojisi o kadar baskın hale gelmiş ki tarihte ve günümüzde hemen her zaman savaşların ve güç mücadelesinin olduğu bu topraklarda 90 yıldır  barınmamızı tesadüfe bağlıyorsunuz.  Size göre devlet adımlarını rastgele atıyor. Emin olun rastgele atılsa başbakanı Libya ve Mısırda onbinler tezahüratlarla karşılamazlardı.

beni asılsız ithamlarla yargılama. ben conileri göklere çıkaran eziklerden değilim. onların maşası karaktersizlerden de değilim.

Nesin? Bu aşağılık psikolojisi neden?