Anket

Sizce Türkiye Suriye'ye yapılacak bir askeri müdahaleye katılmalı mı?

Katılmamalı. Bizi hiç iligilendirmez.
16 (19%)
Kesinlikle katılmalı. Çünkü müdahale sonrası Suriye'de söz sahibi olmamız için şart.
44 (52.4%)
Engel olmalı. Çünkü Suriye'den sonra sıra İran'a, ondan sonra da sıra bize gelecek.
21 (25%)
Başka bir düşüncem var. Aşağıda paylaşıyorum.
3 (3.6%)

Toplam Oy Verenler: 84

Gönderen Konu: Suriye Krizi  (Okunma sayısı 190596 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Falcon

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1560
  • Beğeni Puanı +0/-0
  • Akıl herşeyindir-Falcon
Suriye Krizi
« : 20 Temmuz 2011, 18:41:46 »
SURİYE, BÜYÜKELÇİLİĞİNE SALDIRIDAN DOLAYI KATAR'DAN ÖZÜR DİLEDİ

Suriye'nin Katar'ın Şam'daki Büyükelçiliğine yapılan saldırıdan dolayı bu ülkeden özür dilediği bildirildi.

Adının açıklanmasını istemeyen Katarlı bir yetkili, Katar'ın başkenti Doha'daki açıklamasında, "Suriye Katar Dışişleri Bakanlığı'na özür mektubu gönderdi" dedi. Katar'ın Suriye'deki Büyükelçisi Suriye'yi terk etmiş, Büyükelçilik de faaliyetlerini dondurmuştu.
SURİYE ULUSAL KURTULUŞ KONFERANSI -SONUÇ BİLDİRİSİNDEN: "ASKERİ MÜDAHALEYİ REDDEDEREK REJİMİ DÜŞÜRMEK, SİYASİ ALTERNATİFİ KORUMAK AMACIYLA, SURİYE MUHALEFETİNİN TÜM KESİMLERİYLE VE IRKLARIYLA DESTEKLEDİĞİ DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL MÜCADELE GELİŞTİRİLMELİ"

Suriyeli muhalifler tarafından düzenlenen, "Ulusal Kurtuluş Konferansı" sonuç bildirisinde, "Askeri müdahaleyi reddederek rejimi düşürmek, siyasi alternatifi korumak amacıyla, Suriye muhalefetinin tüm kesimleriyle ve ırklarıyla desteklediği demokratik ve barışçıl mücadele geliştirilmeli" denildi.

Grand Cevahir Otel'de düzenlenen basın toplantısında sonuç bildirisini Suriye Ulusal Kurtuluş Konferansı Koordinatörü İmaduddin Al Raşid okudu. Ulusal çapta çalışmalar yapan birlik ve gençlik temsilcilerinin katılımıyla "Medeni ve Demokrat Bir Suriye İçin" adı altında İstanbul'da bir konferans gerçekleştirildiği belirtilen bildiride, Şam'ın Kabun semtinde İstanbul ile eş zamanlı gerçekleştirilmesi planlanan konferansın ise saldırı nedeniyle iptal edildiği hatırlatıldı. Bildiride, katılımcıların, rejimin Kabun semtinde uyguladığı katliamı kınadığı belirtilerek, rejimin bu katliamı ve önceki tüm katliamlarını sorgulamak amacıyla bir konseyin oluşturulmasını ve ordudan çekilen subayların ve erlerin, özgürlük yolunda olan halka katılmalarını talep ettikleri ifade edildi.

Katılımcıların, rejimin şehirlere ve semtlere uyguladığı katliamlar ve şiddet yüzünden halkın üzerindeki ve siyasetteki meşruiyetini yitirdiğinin savunulduğu bildiride, "Katılımcılar, aynı zamanda tüm halka medeni ve demokratik bir Suriye'yi sağlayacak devrimcilerin bu isteklerinde haklı olduklarını kesinleştirdiler ve bu konferansın, Suriye halkının fedakarlıklarına paralel olarak, bu yolda atılan bir adım olduğunu belirttiler" denildi.

Bildiride, şunlar kaydedildi: "Askeri müdahaleyi reddederek rejimi düşürmek ve siyasi alternatifi korumak amacıyla, yıllardır devam eden mücadele boyunca Suriye muhalefetinin tüm kesimleriyle ve ırklarıyla desteklediği demokratik ve barışçıl mücadele geliştirilmeli. Yönetim, ülkeyi, barışçıl bir şekilde başkanlık ve meclis seçimlerini gerçekleştirecek, yeni anayasayı oluşturacak ve derin devleti dağıtacak geçici ulusal bir hükümete taşımalı. Halkın, güvenli ve özgür bir geleceği çizebileceği modern bir anayasaya dayanan ve temeli halk olan çok partili, modern ve demokrat bir devletin kurulması, gençlerin ve kadınların bu yoldaki rollenin önemi kesinleştirilmeli. Suriye halkının tüm fertlerinin eşit haklara sahip olduğu kesinleştirilmeli, dini ve etnik haklarına saygı duyulmalı, Müslüman veya Hristiyan, halkın tüm kesimlerinin, Arap, Kürt ve Aşuri halkın tüm ırkları arasında dayanışma ve barış sağlanmalı."

Katılımcıların, muhalefetin tüm kesimlerinden 25 kişilik bir ulusal heyet ile bunlar arasından seçilen 11 kişilik bir uygulama heyeti oluşturduğu belirtilen bildiride, ayrıca, Şam'da gerçekleştirilecek konferansta, 13 kişilik bir uygulama heyetinin seçileceği 50 kişilik bir heyet oluşturulacağı ifade edildi.
RUMLAR, ESAD'IN KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN YEĞENİNE VATANDAŞLIK VERMİŞ

Kıbrıs Rum yönetiminin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın Interpol tarafından kırmızı bültenle arandığı belirtilen yeğeni Rami Mahluf'a vatandaşlık verdiği bildirildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, "devletin menfaati için" vatandaşlık verilen Mahluf'un milyoner olduğunu ve Suriye'deki banka hisselerinin yüzde 60'ına sahip olduğunu yazdı. Haberde, Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile Esad arasındaki iyi ilişkilerin de bu vatandaşlığın verilmesinde önemli rol oynadığı, AB'de dolaşımıyla ilgili problemler yaşayan Mahluf'un, AB vatandaşlığı almasıyla işinin kolaylaştığı belirtildi.
İSRAİL BAŞBAKANI NETANYAHU EL ARABİYA'YA KONUŞTU: "SURİYE'DE MEYDANA GELEN OLAYLARDAN ENDİŞE DUYUYORUZ"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin "Suriye'de meydana gelen olaylardan endişe duyduğunu" söyledi.

Netanyahu, Arap televizyon kanallarından El Arabiya'ya yaptığı açıklamada, İsrail'in bu ülkede meydana gelen olaylara karışmadığını belirterek, "Ancak bu demek değildir ki olanlardan endişe duymuyoruz" dedi.

İsrail'in Suriye'yle barış sağlanması umudunda olduğunu vurgulayan Netanyahu, ülkesinin kuzey sınırlarında halen var olan huzurun Şam ile normal bir barış haline dönüşmesini istediklerini kaydetti.

İsrail Başbakanı, bu ülkedeki gençlerin daha iyi bir geleceği hak ettiğine inandığını ifade etti.
SURİYE DIŞİŞLERİ BAKANINDAN BÜYÜKELÇİLERE ŞAM'DAN AYRILMAMALARI UYARISI

Suriye Dışişleri Bakanı Velid El Muallim, Amerikan ve Fransız Büyükelçilerine, izinsiz başkent Şam'ın dışına çıkmamaları uyarısında bulundu.

El Muallim, ABD'nin ve Fransa'nın Şam Büyükelçilerine, izin almadan Şam'ın dışına seyahate çıkmamaları uyarısı yaparak, büyükelçilerin, emirlere uymamaları halinde Suriye yönetiminin, tüm diplomatların Şam'dan ayrılmalarını yasaklayacağını söyledi.

Amerikan ve Fransız Büyükelçileri, ay başında gösterilerin odak noktasındaki Hama kentini ziyaret etmişlerdi. Suriye hükümeti, izinsiz olduğunu açıkladığı ziyareti eleştirerek, büyükelçileri, Suriye'nin içişlerine karışmakla suçlamıştı.
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ, GÖZALTINDAKİLERE İŞKENCE YAPILDIĞINDAN ENDİŞE EDİYOR

Uluslararası Af Örgütü, Suriye'nin başkenti Şam'ın dışında yapılan toplu gözaltılarda alıkonulan kişilerin işkence gördüğünden endişe ettiğini bildirdi.

Merkezi Londra'da buluna örgütten dün yapılan açıklamada, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ı geçen hafta sonu protesto edenlerin hedef alındığı operasyonların ardından gözaltına alınan onlarca kişinin hiç kimseyle görüştürülmediği belirtildi.

Suriye rejimi, ülkede 40 yıldır süren Esad ailesi iktidarına karşı dört aydır süren protestoları bastırmaya çalışıyor. İnsan hakları örgütleri, gösterilerde bugüne kadar 1600'den fazla kişinin öldüğünü bildiriyor.
"BUGÜNE KADAR TÜRKİYE'YE GELEN SURİYE ARAP CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ SAYISI 15 BİN 738''

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ülkelerindeki olaylar nedeniyle bugüne kadar 15 bin 738 Suriyelinin Türkiye'ye geldiğini, bunlardan 7 bin 485'inin ülkelerine döndüklerini, bugün itibariyle Türkiye'de 8 bin 253 Suriyelinin bulunduğunu bildirdi.

Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yer alan bilgi notunda, Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşlarının ülkelerine dönüşlerinin sürdüğü belirtildi.

Sınırın hemen ötesinde bulunan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşlarına insani yardım faaliyetleri kapsamında gıda yardımı yapılmaya devam edildiği vurgulanan açıklamada, AFAD'ın Suriyelilerin acil ihtiyaçları için Hatay Valiliği emrine 5 milyon 750 bin acil yardım ödeneği gönderdiği ifade edildi.

Bugüne kadar Türkiye'ye gelen Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşının 15 bin 738 olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

''Bugüne kadar geri dönüş yapan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı sayısı 7 bin 485, bugün itibariyle ülkemizdeki Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı sayısı 8 bin 253'tür. 19–20 Temmuz 2011 tarihlerinde 45 Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı kendi istekleriyle ile ülkelerine dönmüş, 25 kişi ise ülkemize giriş yapmıştır. 17'si refakatçi 39'u hasta olmak üzere toplam 56 kişi hastanede bulunmaktadır.

Suriye Arap Cumhuriyeti'nden ülkemize yönelik nüfus hareketlerine ilişkin olarak Başkanlığımızın koordinasyonunda, İçişleri, Dışişleri, Sağlık, Milli Eğitim, Ulaştırma, Maliye, Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlıkları, Genelkurmay ve Diyanet İşleri başkanlıkları, Gümrük Müsteşarlığı, Kızılay ve Hatay Valiliği ile yürütülen çalışmalar devam etmektedir.

Ülkemize giriş yapan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşlarının geçici barınmaları için her türlü kolaylık tesisleriyle (seyyar mutfak, banyo, WC üniteleri, çocuk oyun parkları, ibadet alanları, eğitim, seyyar hastane ve diğer sosyal tesisler) birlikte Yayladağı'nda 2, Altınözü'nde 2, Reyhanlı İlçesi'nde 1, merkez ilçeye bağlı Apaydın Köyü'nde 1 ve Karbeyaz Kuyubaşı'nda 1 olmak üzere toplam 7 çadırkent kurulmuştur.''

Açıklamada, ilgili kurum ve kuruluşlarca çadırkentlerde barınma, yiyecek, sağlık, güvenlik, sosyal aktivite, eğitim, ibadet, tercümanlık ve haberleşme gibi hizmetlerin verildiği, ayrıca çadırkentte kalan Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşlarına günlük olarak 3 öğün sıcak yemek verilmeye devam edildiği kaydedildi. (AA)

http://www.bugun.com.tr/haber-detay/163220-suriye-de-flas-gelisme-haberi.aspx

Çevrimdışı Falcon

  • Site Yetkilisi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1560
  • Beğeni Puanı +0/-0
  • Akıl herşeyindir-Falcon
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #1 : 20 Temmuz 2011, 18:42:40 »
Suriye'de artık işler de karışıyor.Etnik ve mezhep çatışmasına dönebilir olay.Tam istedikleri duruma döndü olay Suriye'de

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37096
  • Beğeni Puanı +199/-37
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #2 : 24 Eylül 2011, 08:59:55 »
Suriye’ye sevkıyatı karadan da durdururuz

Ümit ÇETİN/NEW YORK24 Eylül 2011

Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye’ye havadan ve denizden uygulanan silah sevkıyatı ambargosuna karadan da başlandığını açıklayarak, “Böyle bir girişim olursa durdurur el koyarız” dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi: “Suriye’ye yönelik söylediğimiz gibi herhangi bir silah taşıyan araç olduğu takdirde bunları engellemeye yönelik kararımızı açıkladık. Kendilerine de söyledik. Komşu ülkelere de ayrıca duyurduk ve söyledik. Bunun için daha önce biliyorsunuz Marmara’da bir gemiye müdahalemiz olmuştu. Şimdi de eğer bu tür uçaklar olacak olursa, karadan böyle bir nakliye olmuş olursa daha önce durdurduğumuz, el koyduğumuz gibi durdurur el koyarız. Bizim tespitlerimiz neleri yapabileceğimize dair var. Ama bunun adımlarını atma noktasındaki yol haritasını açıklamış değiliz. Dışişleri çalışmalarını yapıyor. Önümüze getirecekler ve yol haritasını uygulayacağız.

(ABD’den Predator insansız hava aracı alımı) Kendilerine ‘ister satın alma ister kiralama şekliyle alabiliriz’ dedik. Görüşmelerimiz devam edecek. Olumsuz bir durum söz konusu değil. Mutabakat istikametinde gelişmeler. Bizim verilmiş bir teklifimiz var, bu teklif çerçevesinde temenni ederim ki gelişmeler olur.

(Talabani’yle sınır ötesi operasyonları görüşme) ‘Terör devam ettikçe sınır ötesi operasyonlarımız da aynen devam edecektir’ dedik. Bu konuda kendilerinin olur mu olmaz mı diye de bir yaklaşımı zaten olmadı. Bizim istediğimiz birincisi silah bırakma olayıdır. Ve bu silah bırakma konusunda terör örgütü eğer bu işi başarabilirse zaten operasyonların da bitmesi anlamına gelir ki, terör inanıyorum ki minimize olacaktır. Ama terör örgütünün kendi içinde ayrı sıkıntıları olabilir o ayrı mesele. Biz şu anda bütün çalışmalarımızı terörle mücadelede olması gereken bütün boyutlara yönelik vermeye devam edeceğiz.

Sondajı bırakırlarsa bırakırız

(Kıbrıs’ta sondaj çalışmaları) Kıbrıs adasında yaşayan herkesin orada eşit hakkı vardır. Dolayısıyla Kıbrıs’taki Türklerin de orada eşit hakları vardır. Bu eşit haklar çerçevesinde orada denizin altındaki kaynaklar, zenginlikler, hepsinde Kuzey Kıbrıs’taki Türk kardeşlerimiz haklarını alacaklardır. Eğer Rum tarafı aramayı bırakırsa biz de orada bu tür bir çalışmayı durdururuz. Çünkü bizim için en önemli şey müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde devam etmesidir.”

Bu arada Başbakan Erdoğan’ın dünkü İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’la görüşmesi ertelendi. Erdoğan’la görüşen eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın ise kabulde ceketinin üzerinde sıvı lekeler bulunması dikkat çekti.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18814562.asp
« Son Düzenleme: 13 Temmuz 2013, 16:02:48 Gönderen: SKYWOLF »
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı DESPERADOS

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 128
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #3 : 24 Eylül 2011, 13:44:37 »
Bir askeri suriye gemisine çıkılmıştı hadi bakalım neler görecez ....

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37096
  • Beğeni Puanı +199/-37
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #4 : 30 Eylül 2011, 09:24:14 »
Rus savaş gemileri Akdeniz’e iniyor

Nerdun HACIOĞLU/MOSKOVA30 Eylül 2011

Akdeniz çevre ülkelerinde rejim değişimi dahil ciddi jeopolitik dalgalanmaların yaşanmaya devam etmesi Rusya’nın da Akdeniz’e savaş gemisi indirme kararı almasına neden oldu.

Rusya’nın Kuzey Filosu’na bağlı gemilerin yaklaşık bir ay sonra savaşa hazır donanımla üç aylığına Akdeniz sularında bulunacakları bildirildi. Rusya’nın Akdeniz’de boy gösterecek olması Suriye’deki gelişmelere bağlanıyor.
Rus basınına göre, hazırlanan Akdeniz seferi göstermelik geziden ziyade pazı gösterisi amacı taşıyor. Sefere çıkacak beş savaş gemisinin başında Rusya’nın elinde bulundurduğu yegane uçak gemisi “Amiral Kuznetsov” olacak.
Cebelitarık’ı geçecekler
Rus savaş gemileri Atlantik üzerinden Cebelitarık boğazını geçerek 19 Kasım tarihinde Akdeniz’e giriş yapmış olacak. Rusya’nın BM Büyükelçisi Vitaliy Çurkin, Moskova’nın BM Güvenlik Konseyi gündemine getirilecek herhangi bir Suriye kararını veto edileceğini söylemişti. Kremlin’den yapılan ikinci açıklamada ise Moskova’nın Suriye yönetimine ülkede asayiş ve düzeni sağlama konusunda yardımcı olacağı dile getirilmişti.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18865133.asp
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı seyyah

  • seyyah
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 569
  • Beğeni Puanı +0/-1
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #5 : 30 Eylül 2011, 14:41:08 »
Ruslarin tek ucak gemiside gelicekmis ve bu arada Suriye Turkiye´den butun ithalati durdurmus.
Adaletin hakim olduğu yerde silahın yeri yoktur.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37096
  • Beğeni Puanı +199/-37
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #6 : 30 Eylül 2011, 14:50:09 »
Durum daha ilginç hale geliyor. Bir yandan Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da isyanlarla rejim değişiklikleri, diğer yandan Türkiye-İsrail ilişkilerindeki yüksek tansiyon, diğer yandan bütün bunlara paralel olarak Rum yönetiminin Akdeniz'deki enerji kaynaklarına tek başına sahip olma çabası (tek başına demek yanlış olur, arkasında AB ve İsrail gibi ülkeler var). Bütün bunlar göz önüne alındığında bölgede çok uzun zamandır görülmemiş bir sıcak çatışma çıkabilir.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Şahin Ağa

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 59
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #7 : 30 Eylül 2011, 16:48:08 »
Ruslar Suriye topraklarında askeri üs istiyorlar esas amaçları bu. Ve amaca uygun çok güzel politika uyguluyorlar.Bizde onların ekmeğine yağ sürüyoruz. Diyecek laf bulamıyorum.Bizimkilerin çıkıp tvlerde sağı solu tehdit etmekten başka birşey yapacağı yok zaten bunu anladıkta
 Amerika-İsrail bunu engelleyemezse yada engellemek istemezse. Uzun vadede durum iyice bizim aleyhimize döner.
Düşmanını ve kendini çok iyi tanırsan, her zaman kazanırsın. Eğer kendini çok iyi tanır düşmanını tanımazsan, bazen kazanır bazen kaybedersin. Ancak hem  düşmanını hem de kendini tanımazsan, sonuç daima yenilgi olacaktır...

Çevrimdışı kub1lay

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 128
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #8 : 30 Eylül 2011, 17:45:08 »
Ruslar Suriye topraklarında askeri üs istiyorlar esas amaçları bu. Ve amaca uygun çok güzel politika uyguluyorlar.Bizde onların ekmeğine yağ sürüyoruz. Diyecek laf bulamıyorum.Bizimkilerin çıkıp tvlerde sağı solu tehdit etmekten başka birşey yapacağı yok zaten bunu anladıkta
 Amerika-İsrail bunu engelleyemezse yada engellemek istemezse. Uzun vadede durum iyice bizim aleyhimize döner.

Eğer ruslar suriyeden üs alırlarsa o zaman işimiz çok kötü demektir.bolşeviklerin rüyası hala aynı.

Çevrimdışı Ice

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 165
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: Suriye Krizi
« Yanıtla #9 : 01 Ekim 2011, 00:09:55 »
Bu hamleden sonra kesin olan tek birşey var
Rusya Akdenizdeki müttefiği Suriye'yi kimseye yem etmiyecek , bari bizim başımızdakiler bir seferlik akıllıca davranıp Esad ile arayı düzeltsinler.