Gnderen Konu: Türk Eðitim Sistemi  (Okunma says 13577 defa)

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

evrimd Partikül

  • 2017 Yýlýn Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • leti: 1555
  • 197
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #40 : 31 Mart 2020, 22:23:29 »
Sn Partikul Hocam son iki gunde bu konu uzerine uzun ama gercekci aciklamalarda bulundunuz elinize saglik.
Butun olumsuzluklara karsin sizin de zaman icerisinde bir umut kapisinin acilabilir olabilecegini red etmiyorsunuz " Bu iþin sonunun nereye varacaðýný hep birlikte yaþayarak göreceðiz. " Aksi haled bu is coktan  de bitti diyebilirdiniz . Herhalde benimki de zugurt tesellisi oldu ;) tesekkurler.

Büyük Atatürk diyor ki; umutsuz durum yoktur umutsuz insan vardýr. Elbette umutsuz olmamak lazým, umudumuzu ve cesaretimizi hiçbir zaman kaybetmeyeceðiz.

Asýl mesele þu, herkes memleket için bir þeyler yapmak istiyor istemesine de... yol farklý, yöntem farklý, kiþi farklý, çözüm farklý! Hal böyle olunca fikir çatýþmalarý kaçýnýlmaz oluyor. Örneðin bir zihniyet diyor ki; dini deðerlerimizden uzaklaþtýðýmýz için geri kaldýk! Diðer zihniyete göreyse; çaðýn gereklerine ayak uyduramadýðýmýz geri kaldýk. Halbuki her ikisi de geri kaldýðýmýz konusunda hem fikirdir. Fakat ulaþtýklarý sebepler ve çözüm yollarý farklýdýr. Yakýn tarihi okuyanlar bilecektir ki; bu iki zihin dünyasý 150-200 yýldýr birbiriyle mücadele ediyor. Ve bu iki zihin dünyasýnýn önderleri farklýdýr; II. Abdülhamit ve Atatürk.

Abdülhamitçilerin, modern eðitim sistemini kabul etmeyecekleri görüldü. Onlar ezbere dayalý, hafýz türü insan yetiþtirmek istiyor. Onlara istediðiniz kadar, þöyle yapalým böyle yapalým diye öneri götürün; kesinlikle tesiri olmayacaktýr. Zaten olmuyor da... Yaþan tarzý farklý, düþünce dünyasý farklý, ulaþmak istedikleri hedefler farklý. Ýmam Hatiplilerden uzay mühendisi çýkarabileceklerini zannediyor! Bu olmayacak bir iþtir. Eðitim bilimine, sosyolojiye, insan doðasýna aykýrý bir iþ yapýyorlar.




evrimd カメせ

  • 2020 Yýlýn Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • leti: 6731
  • 189
  • DefenceTurk.com
Nükleer Enerjiye Giriþ Dersi.
« Yantla #41 : 28 Haziran 2020, 15:23:51 »
Alnt

Mersin’deki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin müfredatýna “Nükleer Enerjiye Giriþ Dersi” eklendi.
Öðrenciler mezun olduktan sonra teorik ve uygulamalý eðitime tabi tutulacak.
Eðitimi tamamlayýp sertifika alanlar santralde istihdam edilecek.
https://mobile.twitter.com/SSDergilik/status/1277140958166028292

evrimd BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yýlýn Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • leti: 2677
  • 315
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #42 : 08 Ekim 2020, 18:54:17 »
Arkadaþlar izninizle bir deðerlendirme yapmak istiyorum. Biraz araþtýrma da yaptým. Malum boþa sýkmak adetim deðildir.

Bizim eðitim sistemimizin en büyük sorunu daha önceki 5+3+4, þu anki 4+4+4 vb. yanlýþ eðitim sistemleridir. Bu yanlýþ tercihler yüzünden hem okullarýn niteliði artamýyor, hemde çocuklar yapacaklarý iþi öðrenmeye çok geç baþlýyorlar. Mesela olmasý gerekenin nasýl olduðuna dair size üç örnek göstereyim ;



Alman sistemi ; Bence sistemlerin þahýdýr. Ancak biraz acýmasýzdýr. 4 sene ilk okul, daha sonra öðrencinin durumuna göre öðretmenin aile ile birlikte aldýðý karara göre öðrenci 3 okuldan birine gider, Gymnasium (Akademik), Realschule(Teknik), Hauptschule (Mesleki).

Burada ana amaç iyiyle kötüyü ayýrt etmektir. 4. sýnýftan sonra iyi ve kötüyü ayýrt ederler ki kötü olan iyi olanýn dersini sabote etmesin, seviye farký yüzünden öðrenciler dersi anlamamazlýk etmesin. Gymnasiuma zeki ve çalýþkanlar gider, Genelde öðrencilerin yüzde 30'u falandýr bu, hani 1'lik 2'lik (almanyada notlar 1-6 arasý en iyi not 1) öðrenci deriz ya onlar, Realschuleye ise 3 ve 4'lük öðrenciler gider. Bunlarda ileride 2 yýllýk myö okuyacak fabrikadaki teknisyenler, polis memuru, hemþire veya saðlýk ara elemaný, astsubay, diþ asistaný, turizm gibi meslekleri yapmasý beklenen öðrenciler gider, hauptschuleye de artýk berber, boyacý, elektrikçi, sucu, sekreter, satýþ sorumlusu falan olmasý beklenenler gider. 10. sýnýfa kadar 3 farklý anlayacaklarý seviyede benzer dersler ve ilerideki mesleklerinde iþlerine yarayacak dersler alýrlar. 10. sýnýfta realschuleabschluss diye bir sýnava girerler eðer baþarýlý olurlarsa hauptschule ve realschuledekiler gymnasiuma geçebilir. Ama tabi akþam gymnasiumunda o almadýklarý dersleri almak zorundadýrlar. 10. seneden sonra, Gymnasiumdakiler ileride hangi üniversite bölümüne gitmek istiyorlarsa ona göre dersleri seçer (sözel bölümlerdekiler sözel dersleri , sayýsallar sayýsallarý vb. ) , Realschulede de bizde 4 senede mat, tarih, edeb vb. dersler ile mesleki dersler birlikte giderken bunlarda son 3 sene sadece mesleki dersler görülür. böyle mezun olursa tekniker veya ara eleman olur, 2 sene myö'ye gidip teknisyen, polis, hemþire vb. olurlar. Hauptschule ise genel olarak bizdeki meslek kurslarý gibi meslek kursuna gider ve 17-18 yaþýnda para kazanmaya baþlar.

Küçük bir kuple de Üniversite yapýsýna deðineyim. Genellersek araþtýrma üniversiteleri, normal üniversiteler ve Myöler vardýr. Myöler bizdekine benzerdir. Araþtýrma üniversitelerinin sýnýf kontenjanlarý çok azdýr, dersleri genelde öðretim görevlileri ve araþtýrma görevlileri anlatýr, doçent ve profesörler genelde master ve doktora öðrencileri ile birlikte araþtýrma geliþtirme yaparlar, büyük þirketlerin ar&ge iþlerini yaparlar, bu aldýklarý ar&ge bütçeleri ile devasa kütüphaneler kurarlar, laboratuvar kurarlar ve öðrencileri genelde bir bilgiyi nasýl öðreneceklerini bilerek yetiþtiðinden bu kütüphanelerdeki sýnýrsýz bilgiyi özümser, imkanlarýný kullanýr ve çok iyi akademik iþler çýkarýr ve üniversitelerini dünyanýn en iyi üniversiteleri arasýna sokarlar.  Onun dýþýnda normal üniversiteler bizdekilere benzer mühendis, doktor, öðretmen vb. yetiþtirir. Myöler de bizimkine benzerdir. Tabi hepsinde barýz ufak farklýlýklar ve uygulamalar vardýr. Ama genel olarak böyle.

Benzer olarak ortaokulu lise ile kaynaþtýrmýþ ve Alman sistemine benzer bazý eðitim sistemi örnekleri ;

Amerika : 



Ýspanya:



----------

Gelelim bize;

Bu sistemi genel olarak bizim sistemle karþýlaþtýrdýðýmda bizim sistemin kötü yanlarý þunlar ;

1- Biz ortaokulu lise ile birleþtirmek yerine ilkokul ile birleþtirerek, bütçeyi bu okullarda yoðunlaþtýrýyoruz. Ancak ilkokul iyide olsa , kötü de olsa , o ilkokul bilgileri çok daha basit bir þekilde köy okulunda da kolejdede çocuða basit matematik , dört iþlem, okuma yazma, sosyal bilgiler vs.  Ancak 4 sýnýftan sonraki o kilit aþama hani matematikte denklemler, x,y,z ler artýlar eksiler iþin içine girip öðrencinin sayýsal zekasýný iþin içine katacaðý ve öðrencilerin farklýlaþacaðý seviyeden sonrasý önemli olan.

2- Bizim sisteme benzeyen sistemler var, ancak 20 milyonluk kiþi baþý milli geliri aþmýþ, öðrenciye harcadýðý para aþmýþ ülkelerde baþarýlý oluyor. Bizim nüfusumuz 10 sene sonra 100 milyona dayanacak, ahmet olmazsa mehmet olur seçkinci bir eðitime gerek yok.

3- O yüzden bizimde 6+6 sistemine geçip 6. seneden sonra iyiyle kötüyü bir ayýrmamýz lazým. 4 sene boyunca, odtüye gidecek adamla, taksici olacak adamý ayný sýnýfta okutursan o hýyar odtü potansiyeli olacak çocuðu, döve döve okuldanda soðutur. Denklemler sonrasý matematik ve fen dersine kafasý basmadýðýndan dersi dinlemez, sabote eder, hocanýn ileri seviyelerde ders anlatmasýna engelde olur. Arkadaþýný konuþturur.

4- Diðer yandan sen atýyorum ilk orta ve lise okullarýnýn her birinin bütçesi senelik 1'er milyon tl ise sen iki milyonu bir tarafa toplarsan 1 milyon öðrencilerin asýl geliþmesi gereken yerde kalýrsa öðrenciler aldýklarý yetersiz lise eðitimi ile üniversiteye gidip dan diye tosluyor. Diyor ki ya bize lisede öðretilenlerle üniversite çok farklýymýþ.

5- Ortaokul yüzünden öðrenciler hala ilkokul ve çocukluk psikolojisinden kopamýyorlar. Diðer yandan mesleki eðitim görecek olanlar ise 1 sene hazýrlýk sadece 3 sene meslek ve ona yardýmcý ders görüyor onuda mat, fen, tar, türkçe gibi derslerle birlikte gördüðünden anlamýyor, ne mesleki eðitime konsantre oluyor ne akademik eðitime. Zaten birde öðrencinin son senesinde gittiði staj denen ve o son seneyi silip atan bir uygulama var ki evlere zarar.

6- Mesela en önemlilerinden birisi , bizde sanatçý ve sporcu çok fazla potansiyele sahip olmamýza raðmen geliþmiyor. Ama avrupa ülkeleri, abd vs. oraya giden adamlarýmýz çaký gibi çýkýyor. Çünkü þöyle bir durum var onlarda spor ve sanat altyapýsý okullara kurulmuþ. Týpký arge birimlerinin üniversiteler olduðu gibi. Orada bir spor dalýndan sporcu belgesi veya sanat dalýndan yeterlilik belgesi almadan mezun olamýyor.

Peki bu nasýl oluyor. Ýlkokul dedikleri ilk 4 sene veya 6 senede , müzik, resim, tiyatro, spor hocalarý çocuklarý bazý testlerden geçiriyorlar ve notlandýrma yapýyorlar. Basit testler bunlar. Sonra öðrencinin müzik, resim, tiyatro, spor hangilerine ne kadar yatkýn olduðu ve bunlarýn hangi alanlarýnda daha iyi olduklarý belirleniyor. Bunun sonunda öðrencinin de fikri alýnarak bir tanesi seçiliyor.

Öðrenci 6-8 senelik ortaokul ve lise birleþik olan liselere geçtiðinde bu liseler genelde bizdeki liselerin 2-3 adeti kadar büyüklükte olduðu için ve o kadar fazla öðrencileri olduklarý için bütçeleri fazla oluyor. Atýyorum. Normal bir lisede bir spor salonu, bir basket salonu varsa bu adamlar 3 ortaokul ve 3 lisenin bütçesini aldýðýndan dolayý 2 büyük spor salonu 3 futbol sahasý, ki bu futbol sahalarýndan biri büyük oluyor ve etrafýnda atletizm pisti falan oluyor saha gibi yani, yüzme havuzu da oluyor. Tabi yine 6 katý müzik aleti, müzik ve resim atölyeleri falan oluyor. Yine tabi normal liseye göre 6 katý beden öðretmeni ve müzik, resim vs. öðretmeni oluyor.

Adamlarda bizdeki gibi sýnýfta klasik resim dersi, müzik dersi, beden dersi yok. Bunlardan sadece birini seçiyorlar. Ki çok doðru kimse ayný anda resim, müzik ve bedende iyi olamaz. Ve sadece onu alýyorlar. Ama haftada 2 ders ise haftada 6 ders olarak alýyor ve bunu sanatsa atolyede sporsa artýk hangi spor dalýysa (futbol, basketbol, atletizm, voleybol, yüzme, güreþ vb.)buna özel okula ait mekanda ders programý içinde deðil okuldan sonra sanki bir kursa kulübe gidiyormuþ gibi serbest bir þekilde sýkýcý ders ortamýndan kurtulmuþ bir biçimde alýyor.

En önemlisi her öðrencinin bu alanlarýna baðlý okulda görevleri var. Bu sayede hem okulda daha fazla kalýyorlar hemde baðlýlýklarý dahada artýyor. Örneðin çocuk müzik dallarýndan birini seçtiyse lisede okulun bandosunda veya korosunda olabiliyor. Diðer yandan okulun tiyatro takýmýnda olanda oluyor, resim atölyesinde kurs alanda hatta sadece çok zeki tayfadan oluþan bilim takýmlarý oluyor. Onlarda buna yönleniyor. Bu tamamen öðrencinin ilk 4-6 senedeki 12 yaþýna kadarki potansiyeline göre seçilen alanlarýna yönelik oluyor.

Tabi spor kýsmýnda daha ayrýntýlý oluyor bu iþler. Eðer öðrencinin spora ve spor dallarýndan birine kabiliyeti varsa, 6 senelik lise kýsmýnda o okulun ki bu okullar daha önce belirttim 2-3 lise ve 2-3 ortaokulun birleþimi boyutta ve bütçede bu yüzden adlarý markalaþmýþ ve maskotlarý falan olan okullar.  Bu okullarýn her spor dalýndan erkek ve kýz,  junior (ilk 3 sýnýfa giden yaþ guruplarý) ve senior (son 3 sene) takýmlarý var ve bunlarýn mevcuda göre a,b,c,d takýmlarý oluyor. Bunlar genelde kendi aralarýnda maçlar yapýp a takýmýna girmeye çalýþýyorlar.

Eðer a takýmýna girerlerse ayrýca hafta sonlarý yerel turnuvalarda oynuyorlar. Eðer burada baþarýlý olurlarsa da yazýn ulusal turnuvalara çýkýyorlar. Tabi bu yerel ve ulusal turnuvalara giden gözlemciler yetenekli gördüklerinin eðer ileride spor yaparsa lisans hakkýný alýyor. (abd'deki nba draftý). Tabi bu turnuva ve yarýþmalarýn tiyatro, müzik, bilim , resim vb. alanlarda da versiyonlarý var. Yine buradan sanat bölümleri olan özel üniversiteler bunlara burs falan veriyorlar. Adamlar anlayacaðýnýz bunlarý devamlý yarýþmalar ve turnuvalarla teþvik ediyor.

Þimdi bu sistem sayesinde nasýl sporcu ve sanatkarlar yetiþtiriyorlar söyleyim ;

+ Ülkemizde þu an beden, resim ve müzik derslerinden bir katký saðlayabilen öðrencilerin sayýsý yüzde 1 ile 5 arasý falandýr. Genelde dersler yanaþýk düzen ve alýn topu oynayýn, bakýn çocuklar bu sol anahtarý hadi flüt çalalým, parayý koyun üstünü çizin, patates baskýsý , hadi sulu boya ile bulut ve ev yapalým , aaa derste ne çabuk bitti at çöpe olursa haftaya devam þeklinde geçmektedir. 

+ Bu yüzden ben bu beden, müzik, resim, el iþi derslerinden hafta 6 saat aldým ama hiçbirinden bir þeyi tamamýyla kavramadým. Masaya oturdum domates, mercimek ve yoðurt çorbasýndan birer kaþýk aldým kalktým. Aralarýndan hiçbirini bitirebildim mi ? Hayýr. Miðdem allak bullak oldu mu ? Evet, Sevmediðim çorbalarýda içtim mi? Evet. Tabaklar bitt mi ? Hayýr. E ne iþe yaradý bu ? Hiçbirþey. Ancak ben bu derslerden kabiliyetim olan birinin bir dalýný 6-8 sene boyunca haftada 5-6 saat alsam ve hayatýmý bunun gereklerine göre düzenleyip turnuvalarda kendimi kanýtlama þansým olsaydý , evet benden iyi bir futbolcu, ressam veya tiyatrocu olurdu.

+ Ha diyebilirsiniz bu kadar takýma o spor hocalarý nasýl yetiþiyor diye. Yetiþebildikleri kadar yetiþiyorlar (genelde a takýmlara), yetiþemediklerine de ilk olarak okuldaki diðer hocalarý ek ders ücreti karþýlýðý veya dýþardan hoca kiralýyorlar (düþük ücrete). Bu hocalara beden hocalarý týpký bir spor baþkanlýðý gibi program ve yapýlacak antremanlarýn listesini veriyor. Takýmlarla onlar ilgileniyor.


Savaþ Var Denildiðinde Biz;


evrimd Gökbörü

  • DefenceTurk
  • *
  • leti: 1515
  • 142
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #43 : 08 Ekim 2020, 19:19:08 »
Arkadaþlar izninizle bir deðerlendirme yapmak istiyorum. Biraz araþtýrma da yaptým. Malum boþa sýkmak adetim deðildir.

Bizim eðitim sistemimizin en büyük sorunu daha önceki 5+3+4, þu anki 4+4+4 vb. yanlýþ eðitim sistemleridir. Bu yanlýþ tercihler yüzünden hem okullarýn niteliði artamýyor, hemde çocuklar yapacaklarý iþi öðrenmeye çok geç baþlýyorlar. Mesela olmasý gerekenin nasýl olduðuna dair size üç örnek göstereyim ;



Alman sistemi ; Bence sistemlerin þahýdýr. Ancak biraz acýmasýzdýr. 4 sene ilk okul, daha sonra öðrencinin durumuna göre öðretmenin aile ile birlikte aldýðý karara göre öðrenci 3 okuldan birine gider, Gymnasium (Akademik), Realschule(Teknik), Hauptschule (Mesleki).

Burada ana amaç iyiyle kötüyü ayýrt etmektir. 4. sýnýftan sonra iyi ve kötüyü ayýrt ederler ki kötü olan iyi olanýn dersini sabote etmesin, seviye farký yüzünden öðrenciler dersi anlamamazlýk etmesin. Gymnasiuma zeki ve çalýþkanlar gider, Genelde öðrencilerin yüzde 30'u falandýr bu, hani 1'lik 2'lik (almanyada notlar 1-6 arasý en iyi not 1) öðrenci deriz ya onlar, Realschuleye ise 3 ve 4'lük öðrenciler gider. Bunlarda ileride 2 yýllýk myö okuyacak fabrikadaki teknisyenler, polis memuru, hemþire veya saðlýk ara elemaný, astsubay, diþ asistaný, turizm gibi meslekleri yapmasý beklenen öðrenciler gider, hauptschuleye de artýk berber, boyacý, elektrikçi, sucu, sekreter, satýþ sorumlusu falan olmasý beklenenler gider. 10. sýnýfa kadar 3 farklý anlayacaklarý seviyede benzer dersler ve ilerideki mesleklerinde iþlerine yarayacak dersler alýrlar. 10. sýnýfta realschuleabschluss diye bir sýnava girerler eðer baþarýlý olurlarsa hauptschule ve realschuledekiler gymnasiuma geçebilir. Ama tabi akþam gymnasiumunda o almadýklarý dersleri almak zorundadýrlar. 10. seneden sonra, Gymnasiumdakiler ileride hangi üniversite bölümüne gitmek istiyorlarsa ona göre dersleri seçer (sözel bölümlerdekiler sözel dersleri , sayýsallar sayýsallarý vb. ) , Realschulede de bizde 4 senede mat, tarih, edeb vb. dersler ile mesleki dersler birlikte giderken bunlarda son 3 sene sadece mesleki dersler görülür. böyle mezun olursa tekniker veya ara eleman olur, 2 sene myö'ye gidip teknisyen, polis, hemþire vb. olurlar. Hauptschule ise genel olarak bizdeki meslek kurslarý gibi meslek kursuna gider ve 17-18 yaþýnda para kazanmaya baþlar.

Küçük bir kuple de Üniversite yapýsýna deðineyim. Genellersek araþtýrma üniversiteleri, normal üniversiteler ve Myöler vardýr. Myöler bizdekine benzerdir. Araþtýrma üniversitelerinin sýnýf kontenjanlarý çok azdýr, dersleri genelde öðretim görevlileri ve araþtýrma görevlileri anlatýr, doçent ve profesörler genelde master ve doktora öðrencileri ile birlikte araþtýrma geliþtirme yaparlar, büyük þirketlerin ar&ge iþlerini yaparlar, bu aldýklarý ar&ge bütçeleri ile devasa kütüphaneler kurarlar, laboratuvar kurarlar ve öðrencileri genelde bir bilgiyi nasýl öðreneceklerini bilerek yetiþtiðinden bu kütüphanelerdeki sýnýrsýz bilgiyi özümser, imkanlarýný kullanýr ve çok iyi akademik iþler çýkarýr ve üniversitelerini dünyanýn en iyi üniversiteleri arasýna sokarlar.  Onun dýþýnda normal üniversiteler bizdekilere benzer mühendis, doktor, öðretmen vb. yetiþtirir. Myöler de bizimkine benzerdir. Tabi hepsinde barýz ufak farklýlýklar ve uygulamalar vardýr. Ama genel olarak böyle.

Benzer olarak ortaokulu lise ile kaynaþtýrmýþ ve Alman sistemine benzer bazý eðitim sistemi örnekleri ;

Amerika : 



Ýspanya:



----------

Gelelim bize;

Bu sistemi genel olarak bizim sistemle karþýlaþtýrdýðýmda bizim sistemin kötü yanlarý þunlar ;

1- Biz ortaokulu lise ile birleþtirmek yerine ilkokul ile birleþtirerek, bütçeyi bu okullarda yoðunlaþtýrýyoruz. Ancak ilkokul iyide olsa , kötü de olsa , o ilkokul bilgileri çok daha basit bir þekilde köy okulunda da kolejdede çocuða basit matematik , dört iþlem, okuma yazma, sosyal bilgiler vs.  Ancak 4 sýnýftan sonraki o kilit aþama hani matematikte denklemler, x,y,z ler artýlar eksiler iþin içine girip öðrencinin sayýsal zekasýný iþin içine katacaðý ve öðrencilerin farklýlaþacaðý seviyeden sonrasý önemli olan.

2- Bizim sisteme benzeyen sistemler var, ancak 20 milyonluk kiþi baþý milli geliri aþmýþ, öðrenciye harcadýðý para aþmýþ ülkelerde baþarýlý oluyor. Bizim nüfusumuz 10 sene sonra 100 milyona dayanacak, ahmet olmazsa mehmet olur seçkinci bir eðitime gerek yok.

3- O yüzden bizimde 6+6 sistemine geçip 6. seneden sonra iyiyle kötüyü bir ayýrmamýz lazým. 4 sene boyunca, odtüye gidecek adamla, taksici olacak adamý ayný sýnýfta okutursan o hýyar odtü potansiyeli olacak çocuðu, döve döve okuldanda soðutur. Denklemler sonrasý matematik ve fen dersine kafasý basmadýðýndan dersi dinlemez, sabote eder, hocanýn ileri seviyelerde ders anlatmasýna engelde olur. Arkadaþýný konuþturur.

4- Diðer yandan sen atýyorum ilk orta ve lise okullarýnýn her birinin bütçesi senelik 1'er milyon tl ise sen iki milyonu bir tarafa toplarsan 1 milyon öðrencilerin asýl geliþmesi gereken yerde kalýrsa öðrenciler aldýklarý yetersiz lise eðitimi ile üniversiteye gidip dan diye tosluyor. Diyor ki ya bize lisede öðretilenlerle üniversite çok farklýymýþ.

5- Ortaokul yüzünden öðrenciler hala ilkokul ve çocukluk psikolojisinden kopamýyorlar. Diðer yandan mesleki eðitim görecek olanlar ise 1 sene hazýrlýk sadece 3 sene meslek ve ona yardýmcý ders görüyor onuda mat, fen, tar, türkçe gibi derslerle birlikte gördüðünden anlamýyor, ne mesleki eðitime konsantre oluyor ne akademik eðitime. Zaten birde öðrencinin son senesinde gittiði staj denen ve o son seneyi silip atan bir uygulama var ki evlere zarar.

6- Mesela en önemlilerinden birisi , bizde sanatçý ve sporcu çok fazla potansiyele sahip olmamýza raðmen geliþmiyor. Ama avrupa ülkeleri, abd vs. oraya giden adamlarýmýz çaký gibi çýkýyor. Çünkü þöyle bir durum var onlarda spor ve sanat altyapýsý okullara kurulmuþ. Týpký arge birimlerinin üniversiteler olduðu gibi. Orada bir spor dalýndan sporcu belgesi veya sanat dalýndan yeterlilik belgesi almadan mezun olamýyor.

Peki bu nasýl oluyor. Ýlkokul dedikleri ilk 4 sene veya 6 senede , müzik, resim, tiyatro, spor hocalarý çocuklarý bazý testlerden geçiriyorlar ve notlandýrma yapýyorlar. Basit testler bunlar. Sonra öðrencinin müzik, resim, tiyatro, spor hangilerine ne kadar yatkýn olduðu ve bunlarýn hangi alanlarýnda daha iyi olduklarý belirleniyor. Bunun sonunda öðrencinin de fikri alýnarak bir tanesi seçiliyor.

Öðrenci 6-8 senelik ortaokul ve lise birleþik olan liselere geçtiðinde bu liseler genelde bizdeki liselerin 2-3 adeti kadar büyüklükte olduðu için ve o kadar fazla öðrencileri olduklarý için bütçeleri fazla oluyor. Atýyorum. Normal bir lisede bir spor salonu, bir basket salonu varsa bu adamlar 3 ortaokul ve 3 lisenin bütçesini aldýðýndan dolayý 2 büyük spor salonu 3 futbol sahasý, ki bu futbol sahalarýndan biri büyük oluyor ve etrafýnda atletizm pisti falan oluyor saha gibi yani, yüzme havuzu da oluyor. Tabi yine 6 katý müzik aleti, müzik ve resim atölyeleri falan oluyor. Yine tabi normal liseye göre 6 katý beden öðretmeni ve müzik, resim vs. öðretmeni oluyor.

Adamlarda bizdeki gibi sýnýfta klasik resim dersi, müzik dersi, beden dersi yok. Bunlardan sadece birini seçiyorlar. Ki çok doðru kimse ayný anda resim, müzik ve bedende iyi olamaz. Ve sadece onu alýyorlar. Ama haftada 2 ders ise haftada 6 ders olarak alýyor ve bunu sanatsa atolyede sporsa artýk hangi spor dalýysa (futbol, basketbol, atletizm, voleybol, yüzme, güreþ vb.)buna özel okula ait mekanda ders programý içinde deðil okuldan sonra sanki bir kursa kulübe gidiyormuþ gibi serbest bir þekilde sýkýcý ders ortamýndan kurtulmuþ bir biçimde alýyor.

En önemlisi her öðrencinin bu alanlarýna baðlý okulda görevleri var. Bu sayede hem okulda daha fazla kalýyorlar hemde baðlýlýklarý dahada artýyor. Örneðin çocuk müzik dallarýndan birini seçtiyse lisede okulun bandosunda veya korosunda olabiliyor. Diðer yandan okulun tiyatro takýmýnda olanda oluyor, resim atölyesinde kurs alanda hatta sadece çok zeki tayfadan oluþan bilim takýmlarý oluyor. Onlarda buna yönleniyor. Bu tamamen öðrencinin ilk 4-6 senedeki 12 yaþýna kadarki potansiyeline göre seçilen alanlarýna yönelik oluyor.

Tabi spor kýsmýnda daha ayrýntýlý oluyor bu iþler. Eðer öðrencinin spora ve spor dallarýndan birine kabiliyeti varsa, 6 senelik lise kýsmýnda o okulun ki bu okullar daha önce belirttim 2-3 lise ve 2-3 ortaokulun birleþimi boyutta ve bütçede bu yüzden adlarý markalaþmýþ ve maskotlarý falan olan okullar.  Bu okullarýn her spor dalýndan erkek ve kýz,  junior (ilk 3 sýnýfa giden yaþ guruplarý) ve senior (son 3 sene) takýmlarý var ve bunlarýn mevcuda göre a,b,c,d takýmlarý oluyor. Bunlar genelde kendi aralarýnda maçlar yapýp a takýmýna girmeye çalýþýyorlar.

Eðer a takýmýna girerlerse ayrýca hafta sonlarý yerel turnuvalarda oynuyorlar. Eðer burada baþarýlý olurlarsa da yazýn ulusal turnuvalara çýkýyorlar. Tabi bu yerel ve ulusal turnuvalara giden gözlemciler yetenekli gördüklerinin eðer ileride spor yaparsa lisans hakkýný alýyor. (abd'deki nba draftý). Tabi bu turnuva ve yarýþmalarýn tiyatro, müzik, bilim , resim vb. alanlarda da versiyonlarý var. Yine buradan sanat bölümleri olan özel üniversiteler bunlara burs falan veriyorlar. Adamlar anlayacaðýnýz bunlarý devamlý yarýþmalar ve turnuvalarla teþvik ediyor.

Þimdi bu sistem sayesinde nasýl sporcu ve sanatkarlar yetiþtiriyorlar söyleyim ;

+ Ülkemizde þu an beden, resim ve müzik derslerinden bir katký saðlayabilen öðrencilerin sayýsý yüzde 1 ile 5 arasý falandýr. Genelde dersler yanaþýk düzen ve alýn topu oynayýn, bakýn çocuklar bu sol anahtarý hadi flüt çalalým, parayý koyun üstünü çizin, patates baskýsý , hadi sulu boya ile bulut ve ev yapalým , aaa derste ne çabuk bitti at çöpe olursa haftaya devam þeklinde geçmektedir. 

+ Bu yüzden ben bu beden, müzik, resim, el iþi derslerinden hafta 6 saat aldým ama hiçbirinden bir þeyi tamamýyla kavramadým. Masaya oturdum domates, mercimek ve yoðurt çorbasýndan birer kaþýk aldým kalktým. Aralarýndan hiçbirini bitirebildim mi ? Hayýr. Miðdem allak bullak oldu mu ? Evet, Sevmediðim çorbalarýda içtim mi? Evet. Tabaklar bitt mi ? Hayýr. E ne iþe yaradý bu ? Hiçbirþey. Ancak ben bu derslerden kabiliyetim olan birinin bir dalýný 6-8 sene boyunca haftada 5-6 saat alsam ve hayatýmý bunun gereklerine göre düzenleyip turnuvalarda kendimi kanýtlama þansým olsaydý , evet benden iyi bir futbolcu, ressam veya tiyatrocu olurdu.

+ Ha diyebilirsiniz bu kadar takýma o spor hocalarý nasýl yetiþiyor diye. Yetiþebildikleri kadar yetiþiyorlar (genelde a takýmlara), yetiþemediklerine de ilk olarak okuldaki diðer hocalarý ek ders ücreti karþýlýðý veya dýþardan hoca kiralýyorlar (düþük ücrete). Bu hocalara beden hocalarý týpký bir spor baþkanlýðý gibi program ve yapýlacak antremanlarýn listesini veriyor. Takýmlarla onlar ilgileniyor.

Alman sisteminde universitelerde oldukca acimasizdir..

Bir dersten senede bir sinav oluyor. 2 sinavdada ayni dersi gecemezsen kapinin onune koyuyorlar diye biliyorum..

Meslek icin degil, bilim icin yetistirme onceligi var..

Birkac arkadasim orada okudu..7 senede anca bitirdiler..

Adamlarda ne sosyallik kaldi, ne sac :)

Bizde oncellik "diploma" verip kapinin onune koymak biraz...fabrika usulu..daha dogrusu Amerikan usulu, orada da biraz boyle
« Son Dzenleme: 08 Ekim 2020, 19:24:00 Gnderen: Gökbörü »
What is steel compared to the hand that wields it?

evrimd Commander

  • DefenceTurk
  • *
  • leti: 909
  • 18
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #44 : 08 Ekim 2020, 20:23:12 »
Hocam bir liseli olarak ben en doðrusunu anlatabilirim. Çöp sistem çöp dersler çöp bir hayat bizleri bekliyor daha þimdiden belli ne olacaðýmýz okuyorum ki üniversite polislik düþünüyorum. Mühendis mimar vb kiþiler çok iþsiz ama gel gör o kadar sene oku çalýþ ama iþsiz kal kimileri intihar etsin. Bunlarý geçtim hocam gençlerin halý malum o kadar sýnavda gir matematik kimya falan bej futbolcu veya sporcu olcaksam napýyým kimyayý biraz temel bilgiler tamam da ne gerek var. Ayný þekilde matematik için geçerli.
Ayakta ölmek,diz üstü yaþamaktan daha iyidir.

evrimd Gökbörü

  • DefenceTurk
  • *
  • leti: 1515
  • 142
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #45 : 08 Ekim 2020, 20:30:01 »
Hocam bir liseli olarak ben en doðrusunu anlatabilirim. Çöp sistem çöp dersler çöp bir hayat bizleri bekliyor daha þimdiden belli ne olacaðýmýz okuyorum ki üniversite polislik düþünüyorum. Mühendis mimar vb kiþiler çok iþsiz ama gel gör o kadar sene oku çalýþ ama iþsiz kal kimileri intihar etsin. Bunlarý geçtim hocam gençlerin halý malum o kadar sýnavda gir matematik kimya falan bej futbolcu veya sporcu olcaksam napýyým kimyayý biraz temel bilgiler tamam da ne gerek var. Ayný þekilde matematik için geçerli.

Gencken bende oyle dusunuyordum ama hayata atilip insanlarla daha bir hasir nesir olunca anladimki birseyi dogru durust inceleyip dusunup mantikli karalar alabilmek icin matematik, kimya, mantik, felsefe gibi derslerin onemi var..

Herhangi bir soruna nasil yaklasilir, veri nasil toplanir, olaylar nasil onceden tahmin edilir, ongorulur, planlama yapilir, onlem alinir..

Ogrenmeyi ogretiyor, bir bakima dusunmeyi ogretiyor insana..

Bak butun forum Suriyede bunu nasil ongremedik, burda nasil boyle hata yapildi vs tarsitmalari ile dolu..

Gec bunlari, kisisel hayatinda sana fayfasi dokunacak beceriler bunlar..
« Son Dzenleme: 08 Ekim 2020, 20:34:45 Gnderen: Gökbörü »
What is steel compared to the hand that wields it?

Ankhises

  • Ziyareti
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #46 : 08 Ekim 2020, 22:22:30 »
Ogretmenler kalitesiz. Orta 1e giderken (þuan ilköðretim 6 oluyor) hangi dersti unuttum. Test oluyoruz. Bende basarili bir öðrenciydim ve testleri çok severdim. Öðretmen test kaðýtlarýný daðýttý bende adýmý soyadýmý yazmaya baþladým.  Ben test kaðýdýyla ilgilenirken o an öðretmen "ilk 5 dakika kimse kaðýdýný getirmesin" demiþ. Duymadým çözdüm götürdüm. Bak yemin ediyorum öðretmen masasýna kaðýdý býraktýðým anda bir tokat yedim , üstüne özür diliyorum esekoglueþek hakareti yedim , birde masama dönerken kicima tekme yedim. Bu birincisiydi. Yazýlý oluyoruz ya insanlýk hali silgim kayboldu. Yanýmdaki masadaki kýzda  silgi istedim kiz verdi sildim tekrar silgiyi kiza verirken kafama metal birþey çarptý. O ney diye bakarken öðretmenin elindeki 7-8 tane anahtarýn asýlý olduðu anahtarlýk... Kafama fýrlattý adam. Sonrada getir onu bana dedi götürdüm yine tekme yedim. Daha nice örnek sayarým bunun gibi... Sosyal hayatýnda adam yerine konmayan tiplerin öðretmen olup öðrenciler üzerinde hakimiyet kurmasý,  istediði gibi dovebilecegii insanlarýn varolduðu hissini yaþamasý,  ego þiþirmesi falan çok bu öðretmenler... Sistem berbat diyoruz , mufredat berbat diyoruz okeyde ogretmenler super mi ? 10 ogretmenden 6si kalitesiz. Normalde hiçbirþey teslim edilmeyecek bu tiplere öðrencileri,  yani bir ülkenin geleceðini emanet ediyolar.
« Son Dzenleme: 08 Ekim 2020, 22:25:38 Gnderen: Tong Yabgu »

evrimd Commander

  • DefenceTurk
  • *
  • leti: 909
  • 18
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #47 : 08 Ekim 2020, 22:27:21 »
Ogretmenler kalitesiz. Orta 1e giderken (þuan ilköðretim 6 oluyor) hangi dersti unuttum. Test oluyoruz. Bende basarili bir öðrenciydim ve testleri çok severdim. Öðretmen test kaðýtlarýný daðýttý bende adýmý soyadýmý yazmaya baþladým.  Ben test kaðýdýyla ilgilenirken o an öðretmen "ilk 5 dakika kimse kaðýdýný getirmesin" demiþ. Duymadým çözdüm götürdüm. Bak yemin ediyorum öðretmen masasýna kaðýdý býraktýðým anda bir tokat yedim , üstüne özür diliyorum esekoglueþek hakareti yedim , birde masama dönerken kicima tekme yedim. Bu birincisiydi. Yazýlý oluyoruz ya insanlýk hali silgim kayboldu. Yanýmdaki masadaki kýzda  silgi istedim kiz verdi sildim tekrar silgiyi kiza verirken kafama metal birþey çarptý. O ney diye bakarken öðretmenin elindeki 7-8 tane anahtarýn asýlý olduðu anahtarlýk... Kafama fýrlattý adam. Sonrada getir onu bana dedi götürdüm yine tekme yedim. Daha nice örnek sayarým bunun gibi... Sosyal hayatýnda adam yerine konmayan tiplerin öðretmen olup öðrenciler üzerinde hakimiyet kurmasý,  istediði gibi dovebilecegii insanlarýn varolduðu hissini yaþamasý,  ego þiþirmesi falan çok bu öðretmenler... Sistem berbat diyoruz , mufredat berbat diyoruz okeyde ogretmenler super mi ? 10 ogretmenden 6si kalitesiz. Normalde hiçbirþey teslim edilmeyecek bu tiplere öðrencileri,  yani bir ülkenin geleceðini emanet ediyolar.

Hocam siz biþey demediniz mi  :D valla kimse kusura bakmasýn ama kimse vuramaz ben biraz serttim öyle olmam gerekiyor kimsin de bana vuruyorsun ego çok fazla bazý hocalarda.
Ayakta ölmek,diz üstü yaþamaktan daha iyidir.

evrimd Bukrek

  • DefenceTurk
  • *
  • leti: 85
  • 7
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #48 : 08 Ekim 2020, 23:52:46 »
Arkadaþlar eðitim bilgi sahibi olunsun ya da olunmasýn doðasý gereði (Halkýn çoðunluðu eðitimin paydaþý) herkesin bir fikrinin olduðu bir alan. Herkes bu sürecin içinde bir þekilde. Eleþtirilecek de çok þey var. Faturanýn çýkarýlabileceði çok adres var. Ben Lise Fizik öðretmeniyim.  Sayýn Battlestar'ýn yazdýklarýna %90 katýlýyorum. Daha doðrusu Almanlarýn eðitim sistemini büyük oranda tasvip ediyorum. "Neyin farklý olmasýný isterdin?" derseniz. Alanlarýn arasýndaki geçirgenliðin biraz daha fazla olmasýný isterdim.
Eðitim ciddi yatýrým ister, ayrýca halkýn bütününün isteði ve sabrýyla düzelebilir. Öðretmenlerin yetersiz ve kalitesiz olduðu yönündeki iddialara gelince þunu unutmayalým ki öðretmenler de bu toplumun içinden çýkan insanlar. Yani toplumumuzda hepimiz mesleki ve ahlaki tüm rollerimizi hakkýný vererek yapýyoruz da bir tek öðretmelerde mi sorun var. Toplumun tüm kademe ve rollerinde ne kadar eksiklikler varsa biz öðretmenlerde de o kadar eksiklikler vardýr. Belki de toplum ortalamasýndan daha az eksiklikler vardýr; çünkü çok göz önündeyiz ve çok fazla denetleniyoruz. Tabi bir ara Lise ve Ortaokul mezunlarýný 6 aylýk kurslarla öðretmen yapmýþ olmalarý eðitim camiasýna çok zarar verdi. Bunu da söylemek lazým.
Toplumdaki; "Eðitimin düzelmesi gerektiðine" dair bilinç ve farkýndalýk çok önemli ve gereklidir. Bundan sonra "neler eksik?" ve "neler yapabiliriz?" sorularý da toplumda tartýþýlýr ve inþallah bir þeyler sabýrla düzeltilmeye çalýþýlýr.

evrimd Partikül

  • 2017 Yýlýn Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • leti: 1555
  • 197
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk Eðitim Sistemi
« Yantla #49 : 09 Ekim 2020, 00:48:59 »
Hocam bir liseli olarak ben en doðrusunu anlatabilirim. Çöp sistem çöp dersler çöp bir hayat bizleri bekliyor daha þimdiden belli ne olacaðýmýz okuyorum ki üniversite polislik düþünüyorum. Mühendis mimar vb kiþiler çok iþsiz ama gel gör o kadar sene oku çalýþ ama iþsiz kal kimileri intihar etsin. Bunlarý geçtim hocam gençlerin halý malum o kadar sýnavda gir matematik kimya falan bej futbolcu veya sporcu olcaksam napýyým kimyayý biraz temel bilgiler tamam da ne gerek var. Ayný þekilde matematik için geçerli.

Madem lise öðrencisisin, hayata dair bazý tecrübelerimi aktarmak isterim.

Klasik cümledir ama; hangi branþý seçersen seç temelin saðlam olacak. Þayet öðrenim hayatýna devam edeceksen, bu iþin üç sac ayaðý var. Matematik, Türkçe ve Yabancý Dil... Bu üç sac ayaðý, hayatýn boyunca bir þekilde karþýna çýkacaktýr. Eðer sözele daha yatkýnsan, seni kurtaracak kadar matematik bilmen gerekir. Yok sayýsala daha yatkýnsan, okuduðunu anlayacak kadar Türkçe bilmelisin. Ayrýca Türkçe, kendini doðru ifade edebilmek açýsýndan son derece önemlidir. Yabancý dil ise artýk çaðýn bir gereði haline geldi... Öðrenebilsen çok faydasýný görürsün.

Meslek seçimi konusunda;

Hangi mesleði seçersen seç, bir iþin ustasý ol... Her iþin çýraðý olacaðýna, bir iþin ustasý olmak her zaman daha iyidir. Bu da emek harcayarak, zamanla oluyor. O halde zamaný iyi kullanmak, daldan dala atlamamak lazým. Örneðin 2 sene garsonluk, 2 sene terzi yamaðý, 2 sene oto tamircisi, 2 sene muhasebeci, 2 sene de bir þirketin pazarlama elemaný olarak çalýþtýðýný farz edelim. 10 sene sonra hayatýnýn muhasebesini yaptýðýnda; 5 farklý iþ kolunda 10 sene çalýþmýþ olmana raðmen hiçbir iþi tam olarak öðrenemediðini piþmanlýkla fark edeceksin.