Gönderen Konu: SİPER: Milli Uzun Menzilli Bölgesel Hava Savunma Sistemi  (Okunma sayısı 43508 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ACE

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 510
  • 94
  • DefenceTurk.com
Ynt: SİPER: Milli Uzun Menzilli Bölgesel Hava Savunma Sistemi
« Yanıtla #220 : 25 Mayıs 2021, 17:14:33 »
İrtifa ve menzil arttıkça bir roketin hedef vuramama olasılığı o derecede artar.
İrtifa ve menzil arttıkça hedeften gelen bilginin prosesi ve yeni hedef güncellenmesi esnasında oluşan faz kaymaları uzaklık ve irtifa ile orantılı olarak artar. Kısa mesafelerde bu faz gecikmesi fazla problem olmayacağından kolayca tekrar düzeltilip hedefin bulunması sağlanabilir. Mesafe arttıkça bu düzeltmeleri üst üste defalarca yapacak prosesörlerin gücü ve kabiliyeti, bilhassa hızlı manevra yapabilen hedefi bulabilme açısından, çok önem kazanır. 
O bakımdan atmosfer dışındaki hedefleri vurabilmek en zor işlemdir.
Hepsine uygun İsviçre-Çakısı yok şu anda. Laser ve EMT gibi platformlar geliştikçe belki bir çözüm oluşabilir.

Hocam irtifa tamam da menzil o kadar farketmez bence ya. İrtifada hava yoğunluğu manevrayı etkiler orası doğru ama menzil uzadığında 40-50 km uzasa ışık hızındaki iletişimle saniyenin binde biri bile gecikme olmaz. Olan gecikmede de hedef mach 3 ile gitse bile 15-20 metre anca yol almış olur.  Proses falan mesafeye bağlı kalmaksızın aynıdır. Zaten hedefe yaklaşınca da mühimmat kendi arayıcı başlığını açıp da takip edecek ve manevra yapacak.

Karıştırılmayan aldatılmayan bir radar ile füzeyi hedefe yakın bir alana sokmak zor değil Asıl fark yaratan şey füzenin hedefe yaklaşıp otonom olarak onu vurabilmesi. İşlemci, sensör, yazılım, pif-paf vs artık ne kullanılıyorsa farkı yaratan o manevra ve zamanlamalar olacak.
Sn Ace,
“Phase shift and phase delay of electromagnetic waves”
Konusuna girip sizi teknik olarak sıkmak istemem. Ama ışık hızı ile hareket eden radar dalgalarıyla, atmosferdeki değişik yoğunluktaki katmanların radar dalgalarının faz kaymasına sebep olması biraz farklı. Menzil uzadıkça bu faz kayma miktarı artma temayülü gösterir. Bu da sizin elektronik devre ve yazılımla alt etmeniz gereken bir sorundur. Işık hızıyla yayılan radar dalgasıyla bu faz kaymasının bir alakası yoktur. Bu faz kayması arttıkça hedef pozisyonunun belirlenmesi zorlaşır. Bunu kompanse edecek yazılıma ve algoritmalara ihtiyacınız olacaktır.
Bir sinüs eğrisi düşünün. Bunun tam bir 360 dereceyi tamamlaması 1 cycle dır. Bu aynı hızda kalır ama 1 derece ileri ya da geriye kayarsa;  yayılma hızı değişmez ama faz olarak 1 derece ileri kaydığından hedefin pozisyonunu tam belirleyemezsiniz. Ekteki kırmızı dalga yollanan sinyalse mavi dalga yansıyan dalgadır. Burada gördüğünüz üzere giden gelen sinyal hızı ışık hızında olmasına rağmen arada bir faz kayması vardır.
https://www.google.co.uk/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.researchgate.net%2Ffigure%2FThe-difference-in-phase-of-two-waves-is-known-as-the-phase-shift_fig1_266234756&psig=AOvVaw0_Ca8AqkxW_Lr5u2B1t_fN&ust=1622030072162000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCOjikYTj5PACFQAAAAAdAAAAABAI

Hocam, ben uzun mesafede iletişim hızının tepkimeyi geciktireceği düşüncesiyle yazdığınızı düşünerek cevapladım çünkü daha önce benzer düşüncede olan arkadaşlar olmuştu. (Konuya beklediğimden daha hakimmişsiniz 😊 bilgiler için de çok teşekkür ederim)

Radarda faz farkının bu şekilde yanıltmaması için faz kaydırma, genlik modülasyonu vb  çözümlerin yapıldığını anımsıyorum. Çok iddialı değilim çünkü hem yıllar oldu hem de uzaktan algılamanın elektronik kısmına pratikte girmedim. O yüzden alınan uzaklık verisinin doğruluğunu elektronik bilgim üzerinden tartışamayacağım. Basınç, nem, sıcaklık vb donelerle atmosferik bir düzeltme gelebilir belki.

Açının doğru ama mesafenin hatalı olabileceği ölçümlerde birden çok noktadan radar verisi alınırsa bahsettiğiniz konum hatası en aza indirilebilir. Biliyorsunuzdur belki; ileriden kestirme olarak adı geçen bu yöntemde radarlar arası baz mesafe arttıkça oluşacak geometri daha da doğru sonuç çıkarır. Ölçü sayısının artması da mevcut ölçüleri kendi içinde teste tabi olarak en yakın değere ulaşmayı sağlar.

O yüzden sanırım birbirine entegre olan radar ağlarının önemi bu şekilde daha da artıyor. Ne kadar radar; o kadar kesin konum.
« Son Düzenleme: 25 Mayıs 2021, 17:16:55 Gönderen: ACE »

Çevrimdışı Yasar

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1725
  • 131
  • DefenceTurk.com
Ynt: SİPER: Milli Uzun Menzilli Bölgesel Hava Savunma Sistemi
« Yanıtla #221 : 25 Mayıs 2021, 17:36:11 »
İrtifa ve menzil arttıkça bir roketin hedef vuramama olasılığı o derecede artar.
İrtifa ve menzil arttıkça hedeften gelen bilginin prosesi ve yeni hedef güncellenmesi esnasında oluşan faz kaymaları uzaklık ve irtifa ile orantılı olarak artar. Kısa mesafelerde bu faz gecikmesi fazla problem olmayacağından kolayca tekrar düzeltilip hedefin bulunması sağlanabilir. Mesafe arttıkça bu düzeltmeleri üst üste defalarca yapacak prosesörlerin gücü ve kabiliyeti, bilhassa hızlı manevra yapabilen hedefi bulabilme açısından, çok önem kazanır. 
O bakımdan atmosfer dışındaki hedefleri vurabilmek en zor işlemdir.
Hepsine uygun İsviçre-Çakısı yok şu anda. Laser ve EMT gibi platformlar geliştikçe belki bir çözüm oluşabilir.

Hocam irtifa tamam da menzil o kadar farketmez bence ya. İrtifada hava yoğunluğu manevrayı etkiler orası doğru ama menzil uzadığında 40-50 km uzasa ışık hızındaki iletişimle saniyenin binde biri bile gecikme olmaz. Olan gecikmede de hedef mach 3 ile gitse bile 15-20 metre anca yol almış olur.  Proses falan mesafeye bağlı kalmaksızın aynıdır. Zaten hedefe yaklaşınca da mühimmat kendi arayıcı başlığını açıp da takip edecek ve manevra yapacak.

Karıştırılmayan aldatılmayan bir radar ile füzeyi hedefe yakın bir alana sokmak zor değil Asıl fark yaratan şey füzenin hedefe yaklaşıp otonom olarak onu vurabilmesi. İşlemci, sensör, yazılım, pif-paf vs artık ne kullanılıyorsa farkı yaratan o manevra ve zamanlamalar olacak.
Sn Ace,
“Phase shift and phase delay of electromagnetic waves”
Konusuna girip sizi teknik olarak sıkmak istemem. Ama ışık hızı ile hareket eden radar dalgalarıyla, atmosferdeki değişik yoğunluktaki katmanların radar dalgalarının faz kaymasına sebep olması biraz farklı. Menzil uzadıkça bu faz kayma miktarı artma temayülü gösterir. Bu da sizin elektronik devre ve yazılımla alt etmeniz gereken bir sorundur. Işık hızıyla yayılan radar dalgasıyla bu faz kaymasının bir alakası yoktur. Bu faz kayması arttıkça hedef pozisyonunun belirlenmesi zorlaşır. Bunu kompanse edecek yazılıma ve algoritmalara ihtiyacınız olacaktır.
Bir sinüs eğrisi düşünün. Bunun tam bir 360 dereceyi tamamlaması 1 cycle dır. Bu aynı hızda kalır ama 1 derece ileri ya da geriye kayarsa;  yayılma hızı değişmez ama faz olarak 1 derece ileri kaydığından hedefin pozisyonunu tam belirleyemezsiniz. Ekteki kırmızı dalga yollanan sinyalse mavi dalga yansıyan dalgadır. Burada gördüğünüz üzere giden gelen sinyal hızı ışık hızında olmasına rağmen arada bir faz kayması vardır.
https://www.google.co.uk/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.researchgate.net%2Ffigure%2FThe-difference-in-phase-of-two-waves-is-known-as-the-phase-shift_fig1_266234756&psig=AOvVaw0_Ca8AqkxW_Lr5u2B1t_fN&ust=1622030072162000&source=images&cd=vfe&ved=0CAIQjRxqFwoTCOjikYTj5PACFQAAAAAdAAAAABAI

Hocam, ben uzun mesafede iletişim hızının tepkimeyi geciktireceği düşüncesiyle yazdığınızı düşünerek cevapladım çünkü daha önce benzer düşüncede olan arkadaşlar olmuştu. (Konuya beklediğimden daha hakimmişsiniz 😊 bilgiler için de çok teşekkür ederim)

Radarda faz farkının bu şekilde yanıltmaması için faz kaydırma, genlik modülasyonu vb  çözümlerin yapıldığını anımsıyorum. Çok iddialı değilim çünkü hem yıllar oldu hem de uzaktan algılamanın elektronik kısmına pratikte girmedim. O yüzden alınan uzaklık verisinin doğruluğunu elektronik bilgim üzerinden tartışamayacağım. Basınç, nem, sıcaklık vb donelerle atmosferik bir düzeltme gelebilir belki.

Açının doğru ama mesafenin hatalı olabileceği ölçümlerde birden çok noktadan radar verisi alınırsa bahsettiğiniz konum hatası en aza indirilebilir. Biliyorsunuzdur belki; ileriden kestirme olarak adı geçen bu yöntemde radarlar arası baz mesafe arttıkça oluşacak geometri daha da doğru sonuç çıkarır. Ölçü sayısının artması da mevcut ölçüleri kendi içinde teste tabi olarak en yakın değere ulaşmayı sağlar.

O yüzden sanırım birbirine entegre olan radar ağlarının önemi bu şekilde daha da artıyor. Ne kadar radar; o kadar kesin konum.
Sn Ace ,
O dediğiniz 35-36bin km de geo-senkronize yörüngedeki uydu “satcom”  haberleşmesinde olur. Hatta yer aletlerindeki yavaş çalışma ile 2+ saniyeye çıkan gecikmeler normaldir. (Evdeki uydu TV ile anten TV arasındaki görüntü gecikmesi gibi). Satcom sihalar o bakımdan iniş kalkışta yöresel kontrolörler tarafında devralınır ve iniş kalkış yaptırılır.
Son parağrafta yazdığınız çok doğru.