Gönderen Konu: Türk - Amerikan iliskileri  (Okunma sayısı 508 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Denizci

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 30
  • Beğeni Puanı +1/-2
  • DefenceTurk.com
Türk - Amerikan iliskileri
« : 11 Ekim 2017, 17:20:37 »
BBC Türkçe'nin Financial Times'tan aktardığına göre, Gordon yazısına, ilk Obama yönetimi sırasında Dışişleri Bakanlığı'ndaki Avrupa bölümünü devraldığında en parlak dış politika ufuklarından birinin Türkiye olduğunu belirterek başlıyor.

Philip Gordon "Büyüyen ekonomisini reformdan geçiren, basın özgürlüklerini genişleten ve bir dönemler baskıcı olan askeri kurulu düzeni siyasetin dışına iten dinamik ve popüler bir liderin yönetimindeki çoğunluğu Müslüman bir ülke söz konusuydu" diyerek devam ediyor.

 "BUGÜN BU VİZYON DARMADAĞIN OLDU"

 Gordon, Türkiye'nin o dönem hevesle AB üyeliğini istediğini, Afganistan ve Irak ve Ortadoğu barışı konularında ABD ve AB'yle yakın işbirliğini yaptığını söylüyor ve şöyle devam ediyor;

 "Barack Obama, Türkiye'deki başarının bir Ortadoğu ülkesinin, Müslüman, demokratik ve batı yanlısı olabileceğini gösterebileceğinden o kadar umutluydu ki, ilk dış gezisine İstanbul ve Ankara'yı ekleme konusunda ısrarcı olmuştu. Türk Parlamentosu'nda ABD ve Türkiye'nin 'model bir ortaklık kurabileceğini söylemişti. Ziyaret 'dünyaya bir mesaj yollayacaktı' Bugün, 10 yıldan kısa bir süre sonra bu vizyon darmadağın oldu ve ilişki büyük olasılıkla artık tamir edilemez hale geldi. ABD Başkanı'nın Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü liderlere duyduğu yakınlığın işleri yoluna koyabileceği umutları da çabucak söndü. Bunun yerine iki ülke ana güvenlik çıkarlarının nasıl kökten ayrıştığını görüyor. Hızla, kolayca kontrolden çıkabilecek karşılıklı bir kırgınlık döngüsüne giriyorlar."

"ABD'Lİ TUTUKLULAR PAZARLIK KOZU"

Gordon, Washington'ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında girişilen tutuklamalarla ilgili kaygılarının yaz aylarında, "Türkiye'nin ABD'li tutukluların Fethullah Gülen'in iade edilmesi durumunda özgürlüklerine kavuşabileceklerinden bahsederek, bu tutuklulara pazarlık kozu muamelesi yapmasıyla ciddi derecede arttığını" belirtiyor.

 Philip Gordon, "Amerika'nın darbe girişiminin ciddiyetini, Gülen'in oynadığı rolü ve karşılaştıkları varoluşsal tehdidi anlamadığına inanan Erdoğan ve çok sayıda Türk'ün öfkeli olduklarını" söylüyor. Yazar, "çok sayıda Amerikalının da darbe girişimine gösterilen otoriter tepki ve Erdoğan'a karşı çıkan herkesi kovuşturmak için bir bahane olarak kullanılmasını daha büyük bir sorun olarak gördüklerini" ifade ediyor.

Gordon iki ülkenin bölgesel güvenlik çıkarlarının da tehlikeli bir şekilde ayrıştığını vurguluyor. ABD'nin IŞİD'le mücadeleye öncelik verdiğini anlatan Philip Gordon, "Türkiye'nin ise bu mücadelede Washington'ın ana ortakları olan Suriyeli ve Iraklı Kürtler 'den duyduğu tehdit algısından daha kaygılı olduğunu" belirtiyor.

 "ABD, IŞİD güçleri doğu Suriye'den sürüldüğünde oluşacak boşluğu İran'ın doldurmasını önlemeye kararlı. Washington'ın Kürtleri desteklemeye devam edeceği neredeyse kesin ve bu şiddetli bir potansiyel Türk tepkisini kışkırtabilir. Türkiye'nin Hamas, Mısır'daki Müslüman Kardeşler, Libyalı milisler gibi İslamcı gruplara verdiği destek, Katar ile askeri ilişkisi ve NATO'yu tersleyip Rus hava sistemleri satın alması ki bu ABD'yle memnuniyetsizliğini işaret etmek için atılan bir adımdı- bu bölünmeyi sadece daha da arttıracak."

 "TÜRKİYE GÜVENİLİR BİR MÜTEFFİK GİBİ GÖRÜLMEMELİ"

Amerikalıların "anlaşılabilir bir şekilde, Türkiye'nin jeopolitik önemi nedeniyle bu gerçekleri bir süre görmezden geldiğini" vurgulayan Gordon "Ama şimdi Türkiye'yi artık olduğu gibi, benzer düşünen, yakın ve güvenilir bir müttefik olarak değil de, kendi değerleri ve öncelikleri olan bir Ortadoğu ülkesi olarak görme zamanı geldi." diyor. Yazı şu satırlarla sona eriyor;

 "Bu da mümkün olan alanlarda işbirliği yapmak ama yanılsamaya kapılmamak, Erdoğan'ın ABD vatandaşlarını rehin tutması gibi farklılıklar belirdiğinde sıkı bir şekilde karşı durmak anlamına geliyor. Erdoğan geçen Ağustos'taki bir mitingde mahkum takasını ilk gündeme getirdiğinde 'Artık eski Türkiye yok. Bu Türkiye yeni Türkiye' diye bağırmıştı. Erdoğan haklı ve ABD'nin artık böyle davranması gerekiyor."


Kaynak: Cumhuriyet (tercüme)
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/842193/ABD_Disisleri_bakan_yardimcisi__Turkiye_guvenilir_muttefik_degil__artik_bir_Ortadogu_ulkesi.html

Kaynak : Financial Times
https://www.ft.com/content/d5fa0568-ad99-11e7-8076-0a4bdda92ca2?mhq5j=e6

Çevrimdışı Wolfman87

  • Umudumun bittiği yerde nefretim güç verir !!!
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 207
  • Beğeni Puanı +15/-5
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #1 : 11 Ekim 2017, 17:54:06 »
Keşke yazmakisdediklerini daha açık yazabilselerdi fakat yazmamışlar. İşin özü şu eskiden Türkiye ne istersek yapıyordu biz atımızı oynatıyorduk şimdi kendi çıkarları için hareket ediyor buda bizi

geriyor demek istemiş. Valla bundan sonra  ne ekerlerse onu bicecekler. Vize olayıda cok iyi oldu gidip gelmesin insanımız amerikaya (ki gidip gelenlerden biride benim :) ) sonra zayıf karakterli olan

arkadaşlarımız gidip amerikan hayranı olup geliyor. Korkuyor cesaretleri kırılıyor. Ordan bize gelen adamlarında yarısından coğu üçüncü kol falliyeti yürütüyor hayırlı oldu vize muhafiyeti valla ABD için

kimse üzülmez bu memlekette  gecen haberde başbakan türk halkının yüzde 85 i abd yi sevmiyor gibi bir laf söledi halkın eğilimi belli tartışmaya gerek bile yok. Türk yargısı Türk polisi isdediği ,

şüphe duyduğu herkesi  sorgular arkadaş milli güvenliğimiz için kendi sınırlarımız içinde herkesi alıkoymaya hakkımız var  beyenen gelir ajanlıgını yapar beyenmeyen gelmez. 50 sene içimizde

ajanlık  yaptınız  filim çeker gibi operasyonlar yaptınız , yakalanınca arka kapıdan çıkıp gitmeye alıştınız tabi şimdi kurallar değişince ağlıyorsunuz :) (ABD ye itafen yazıyorum.) Çeviren arkadaşa

teşekkür ediyorum satır arasında dertlerinin çok iyi anladık tabi kendi halkına bir şekilde olanları anlatacaklar. Sanki  okuyan bir halkları varda dış politikayı ;) ben gittim sordum 100 kişiden 50 si

türkiyenin ve avrupanın yerini bilmiyor, ne tarih biliyor ne kültür adamların aklı 1900 ve sonrası :)
Türkiye sadece Türkiye den ibaret değildir. Tüm Türk halkları ve İslam aleminin lideri ve umududur.

Çevrimdışı Tigerfish

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 203
  • Beğeni Puanı +11/-2
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #2 : 11 Ekim 2017, 18:17:06 »
Bu belki bugüne kadar yazdığın en güzel yorumlardan biri. Daha fazla bir eklem gerek görmüyorum.

Çevrimdışı Denizci

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 30
  • Beğeni Puanı +1/-2
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #3 : 12 Ekim 2017, 17:38:14 »
Transatlantik İlişkiler, NATO ve Füze Savunması Paneli

Türkiye Çalışmaları Merkezi, 31 Ekim 2017 (Salı) tarihinde “Transatlantik İlişkiler, NATO ve Füze Savunması” başlıklı bir panel düzenleyecektir. Etkinlik, Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü'nde yer alan Galata Salonu'nda 14:00-15:30 saatleri arasında gerçekleştirilecektir. Söz konusu panelin amacı, Trump yönetiminde transatlantik ilişkilerin mevcut durumu ve geleceğini tartışmaktır. Tartışılacak konular arasında Türkiye'nin NATO'daki rolü ve halihazırda kamuoyunun gündemini meşgul eden füze savunma sistemi olacaktır. 

Panelde yer alacak konuşmacılar:

Prof. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi (Moderatör)
Prof. Dr. İlter Turan, İstanbul Bilgi Ünviersitesi
Dr. Sıtkı Egeli, İzmir Ekonomi Üniversitesi
Prof. Dr. Serhat  Güvenç, Kadir Has Ünviersitesi
Etkinlik herkese açık olup, dili Türkçe olacaktır.

Kaynak : http://ctrs.khas.edu.tr/post/14/transatlantik-iliskiler-nato-ve-fuze-savunmasi-paneli

Çevrimdışı Yabgu

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 103
  • Beğeni Puanı +8/-12
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #4 : 12 Ekim 2017, 22:40:14 »
Amerikanın ne halt oldugunu yazarak boşa yorulmak istemiyorum lakin CB amerikaya "yazıklar olsun" diyor. Biz hala devlet yönetmeyi öğrenemedik. Bir devlet dilimiz dahi yok. Hala her halta güvenip sonra "aldatılan" oluyoruz. Hala kavgadan sonra atarlanan cocuklar gibi bık bık ötüyoruz. Artık CBnin her tartıştığı ülke için atarlanmaları hoşuma gitmiyor.  RTEnin artık devletin/milletin geleceğinden çok konuyu şahsileştirdiğini düşünüyorum. Bu Amerika Türkiye krizinden çok RTE-Amerika krizi gibi algılıyorum. Çoğu Avrupa ülkesiyle oldugu gibi. Ha şunuda söylemek istiyorum ne kadar ideolojim farklı olsada , ülkemin yönetiminde bulunmasını istemesemde elin amerikalısına almanına karşı tarafım tabiki ülkem olur. O çuval geçirmeleri hiç unutmadım unutmuycamda fakat bu yol iran gibi kapanıp sistem / rejim (cumhuriyet) yok edilmeye başlanırsa o zaman durum değişir.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • GENEL YÖNETİCİ
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 35800
  • Beğeni Puanı +63/-12
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #5 : 13 Ekim 2017, 10:05:44 »
Amerikanın ne halt oldugunu yazarak boşa yorulmak istemiyorum lakin CB amerikaya "yazıklar olsun" diyor. Biz hala devlet yönetmeyi öğrenemedik. Bir devlet dilimiz dahi yok. Hala her halta güvenip sonra "aldatılan" oluyoruz. Hala kavgadan sonra atarlanan cocuklar gibi bık bık ötüyoruz. Artık CBnin her tartıştığı ülke için atarlanmaları hoşuma gitmiyor.  RTEnin artık devletin/milletin geleceğinden çok konuyu şahsileştirdiğini düşünüyorum. Bu Amerika Türkiye krizinden çok RTE-Amerika krizi gibi algılıyorum. Çoğu Avrupa ülkesiyle oldugu gibi. Ha şunuda söylemek istiyorum ne kadar ideolojim farklı olsada , ülkemin yönetiminde bulunmasını istemesemde elin amerikalısına almanına karşı tarafım tabiki ülkem olur. O çuval geçirmeleri hiç unutmadım unutmuycamda fakat bu yol iran gibi kapanıp sistem / rejim (cumhuriyet) yok edilmeye başlanırsa o zaman durum değişir.

+1

Cumhurbaşkanının son konuşmasında ABD büyük elçisini olaydan sorumlu tutarak, sanki olayın ABD politikası değil de büyük elçinin uygulamasıymış gibi bahsetmesi, büyük elçiyi muhattap alması, iç politiya yönelik bir çaba olsa da dış politikada bizi gülünç duruma düşürüyor! Bir de konuyla hiç alakası olamayan Rahmetli Ecevit'e laf dokundurması da iç siyasetteki kutuplaşmaya katkı sağlamaktan ve kendi adına kan kaybetmekten başka hiçbir işe yaramıyor! Kandırıldık muhabbeti artık genel olarak kabul görmüyor!

Kendisini son dönemde pek iyi görmüyorum ayrıca. Darbe girişimi sonrası oldukça yıpranmış görünüyor. Sağlığına dikkat etmeli! Tabi konuştuklarına da!

ABD hep aynı ABD, hep de öyle kalacak! Bugün dost, yarın düşman değil! Her zaman kendi çıkarları için hareket eden ABD. NE dost, ne düşman! Amerikan siyasetçilerinin konuşmalarını dinlerseniz, genellikle "Amerikan çıkarları" kavramını çok duyarsınız! Dostluk vs sonra gelir!
*BEKLEYENLER, KAYBEDENLERDİR!

Çevrimdışı TR(B)

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 596
  • Beğeni Puanı +30/-20
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #6 : 13 Ekim 2017, 11:11:28 »
Ülkemizin en büyük eksikliği bürokrat yetiştirememesidir. Masa başında çok şey kaybediyoruz. Siyasiler oy kaygılarıyla esip gürlüyorlar buna alıştık. ancak masa başında etkin müzakereleri  yönetemiyoruz.

Mesela S400 bakalım bizimkiler teknoloji paylaşımı olacak diyor kaparo yatırıyor. ruslar nato ülkesine teknoloji veremeyiz diyor. s400 anlaşmasında her noktanın virgülün anlamı olur. orada yazıldıysa sorun yok yazılmadıysa masa başında yine kaybettik demek oluyor.

Türkiye cumhuriyetinin bir çok anlaşması hezimetle sonuçlanıyor. ileriyi gören bürakratlarımız siyasilerimiz yok.

avrupa ile yapılan mülteci anlaşması bizim için bir hezimete dönüştü. avrupalılar anlaşmaya sadık kalmıyor. demek ki kötü bir anlaşma.

Kıbrıs referandumundan sonra K.K.T.C  yaptırımlar kalkacaktı, orada da kötü bir anlaşma yapıldı. halen yaptırımlar kalkmadı. ve bunun gibi nice anlaşmaları hep biz kaybediyoruz.

Amerikadan vizeler için heyet gelecekmiş müzakere yapılacakmış. yine bir şeyleri kaybedeceğiz, maalesef yine kötü anlaşmalar yapacağız....

Masa başında çok şeyi kaybediyoruz ama farkında değiliz.

Çevrimdışı Denizci

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 30
  • Beğeni Puanı +1/-2
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk - Amerikan iliskileri
« Yanıtla #7 : 19 Ekim 2017, 19:24:40 »
ABD de birseyler oluyor gibime geliyor !!
18 Ekim 2017 Çarşamba günü The Washington Times ta Abraham Wagner imzali makalede (Google tercüme) NeoCon lar tarafindan yere göge koyulmayan Gülen in resmini Ben Ladenin yanina koymuslar. Belki de  Gülen e yeni bir önlük dikmekteler, kim bilir ?

Makalenin Tercümesi :
Tartışmalı Müslüman din görevlisi Fethullah Gülen , Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik istikameti takiben haberlerde . 8 Ekim tarihinde, Türkiye'de ABD misyonu “tüm ABD diplomatik tesislerinde olmayan tüm göçmen vize hizmetlerini askıya alma kararını açıklamıştı Türkiye'de bir Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi irtibat yakalanmasına misilleme olarak,” Türkiye'de bağlantısı olduğundan şüphelenilen Bay Gülen . Türkiye , yeni vizelerin verilmesini dondurarak ayni şekilde yanıtladı.
Ancak medya, iki müttefik arasındaki kötüye gidişli ilişki üzerine odaklanıyor: öz-sürülen imam'ın yolsuzluk ve radikalizm tarihi. Sayın Gülen'in gerçek kaydı en üst düzeyde incelemeyi hak ediyor ve açılan diplomatik entrikanın gölgesinde kalmamalı.
Din adamı Gülen Hareketi veya Hizmet Hareketi'nin internet sitesi, liderini "dünyaya barış getirmek için hayatını adamış" adanmış "dindar bir Müslüman" olarak ilan ediyor. Bununla birlikte, WikiLeaks tarafından ifşa edilen ABD Dışişleri Bakanlığı kabloları, şunu açıklıyor: 2003 yılından bu yana Bay Gülen'i yakından takip eden Foggy Bottom, vaizi "ılımlı mesajı daha sakar ve radikal bir gündemi örten radikal İslamcı" olarak nitelendiriyor.
ABD'deyken , Sayın Gülen , Teksas, Louisiana, Illinois'deki iddia ediliyor, ancak korkunç mali yaralanmalara ilişkin devlet düzeyinde ve federal soruşturmalar altında bulunan, charter okullarının geniş ağına fon sağlamak için yüz milyonlarca Amerikan vergi mükellefi dolar aldı. , Ohio ve başka yerlerde.
New York Times, Texas'ta, diğer müteahhitlerin daha düşük teklifler vermesine rağmen, Gülen'le bağlantılı müteahhitleri için iki Gülen okulunun 50 milyon dolar vermiş olduğunu bildirdi . Benzer kötücüllük ve kabuk oyunları başka yerlerde bildirildi.
Gülen okullarının müfredatı ve yönetimi de eski öğretmenlerin işten atılmayı kanıtladığı ve hemen Türkiye'den yeni gelenlerin (ağırlıklı olarak genç erkekler) yerini aldığı ve İngilizce veya öğretme becerisi bulunmayan şüpheliler. İddialar, Amerikan çocuklarına öğretilen müfredatın gizlice Gülen'in belirli radikal İslam markasından oluştuğunu da ortaya çıkardı .

Ingilizce Kaynak : https://www.washingtontimes.com/news/2017/oct/18/fethullah-gulen-either-a-pious-muslim-or-radical-i/