Gönderen Konu: Forumun seviyesi  (Okunma sayısı 462 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı PARTİKÜL

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 510
  • Beğeni Puanı +40/-17
  • DefenceTurk.com
Ynt: Forumun seviyesi
« Yanıtla #20 : 21 Temmuz 2017, 20:38:36 »
Yokluğumuzda ne güzel tartışmalar olmuş, mutluluk verici. Eskiden tartışacak adam bulamıyorduk! O bakımdan son derece sevinçliyiz.

Efendim, arkadaşlarımız ''YÜCE ATATÜRK'' kelimesine takılmışlar. Öyle anlaşılıyor ki, arkadaşlarımızın değer yargılarına göre doğru bir tanımlama olmamış! Bu durumu anlayışla karşılıyoruz ve bir takım açıklamalar yapma zaruriye ti hissediyoruz.

Şimdi şu yazılanları okuyunca aklıma bir hadise geldi. vakti zamanınsa SavunmaTürk.Net isimli forumda da fikirlerimizi paylaşıyorduk. Gel zaman git zaman, bir konu hakkında yorum yazarken mealen demişim ki; ''Artık yeni şeyler yaratmalıyız!'' -gibisinden bir cümle kullanmışım. Bunun üzerine yaş itibariyle genç üyelerden birisi dedi ki; Bu sitede, öyle ulu orta ''YARATMAK'' kelimesini kullanamazsın. Çünkü yaratmak sadece Allah' a mahsustur'' dedi. :) İlgili kişiyi gücendirmeden, bir takım bilgiler vermemiz gereği anlaşılınca dedim ki; KÜLLİ İRADE ve CÜZİ İRADE diye bir şey vardır; bu konularını biraz incelersen, yaratma fiilinin sadece Allah' a mahsus olmadığını göreceksin -dedim.  İnanç sistemlerine göre Allah, kullarına CÜZÎ İRADE vermiştir. Bu irade sınırlandırılmış bir iradedir. Yani, insanoğlu bir takım tasarruflarda bulunabilir lakin bu tasarrufları belli sınırlar içerisinde kalarak yapar. Mesela yoktan var edemez lakin var olanı dönüştürebilir veya bir araya getirerek bambaşka bir şekle sokabilir. Bu da yaratma sınıfına girer. Mesela bilgisayar kabloları, elektronik devreleri, hard diskleri, çipleri ve diğer yapısal parçaları bir araya getirerek bir bilgisayar yapabilir veya beli yazılım kodlarını kullanarak yeni bir program yazabilir -demişizdir. Sonradan dini bütün bir arkadaşımız konuyu daha etraflıca anlatınca, forumdakiler '' Yahu biz bunu bilmiyorduk, bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz'' demişlerdi. Bana değil tabi ki, diğer dini bütün arkadaşa:)  Zaten biz, doğru bile söylemiş olsak; adımız bir kere çıktığı için, illa ki dini bütün bir arkadaştan ikinci defa onay alma ihtiyacı hissediyorlardı. Oysa ki bizler sürekli olarak Kur' an okuyan, anlamaya çalışan, diğer dinlerle karşılaştıran, mevcut uygulamalarla farklarını tespit etmeye çalışan insanlarız. İnanç sistemimiz de diğerlerinin anladığı gibi değildir. İşin ilkokul kısmından geçeli çok oldu! Meseleyi daha derin anlamaya çalışan insanlarız. İnanç sistemine göre şeriat; meselenin sadece ilkokul kısmıdır. Şeriattan yola çıkarsın, hakikate ulaşmaya çalışırsın. Bazı insanlar ise hayatı boyunca ilkokulu bitiremezler. Önemli olan şey hakikatin ne olduğunu kavrayabilmektir.

Efendim Büyük Atatürk' de kendisine övgüler düzülmesinden hoşlanmazdı. Mesela Kemal Atatürk günümüzde yaşamış olsaydı; kesinlikle karşısına geçip YÜCE ATATÜRK, BÜYÜK ATATÜRK veya HAŞMETMAĞIMIZ, PADİŞAHIMIZ EFENDİMİZ şeklinde hitap etmezdik. Peki ne derdik diye düşünürsek; her halde ben ''Mustafa Kemal Paşam'' veya  '' Sayın Atatürk'' diye hitap ederdim (!)

Efendim... Mustafa Kemal Paşamızın da başından aynen buna benzer bir olay geçmiş, şöyle ki:

Bir toplantı sırasında konuklardan birisi Atatürk' ü övmek için demiş ki;

Paşam, kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna biz insandınız. Kim bilir ne olağanüstü anılarınız vardır? diye söze atılınca; Mustafa Kemal gülerek çocukluk arkadaşı Nuri Conker’ e dönmüş;

‘’Nuri Anlatsın’’ demiş.

Nuri Bey her zaman ki alaylı diliyle;

‘’ Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi’’ yanıtını vermiş.

Soruyu soran kişi, sohbetin bu şekilde gelişmesinden fena halde ürkmüş soruyu ortaya attığına adeta bin pişman olmuş...

‘’Aman Efendim’’ diyecek olmuş ki; ATATÜRK hemen sözünü kesivermiş;

‘’ Bana insanlar üstü bir doğuş yapmaya kalkışmayınız. Doğuşumda ki tek olağanüstülük, Türk olarak dünyaya gelmemdir’’ demiştir.

Bu özlü sözün hikayesi de bu şekilde  :)
 

Efendim, ''Ulu Hakan Abdülhamit Han'' diyoruz da; ''Yüce Atatürk'' dediğimiz zaman niye göze batıyor?

[İleti çok uzun oldu devam edeceğim]

NOT: sonradan iletiyi okuyunca, cümle düşüklükleri gördüm, düzelttim.
« Son Düzenleme: 21 Temmuz 2017, 21:37:40 Gönderen: PARTİKÜL »

Çevrimdışı Afşarkınık

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 55
  • Beğeni Puanı +2/-2
  • DefenceTurk.com
Ynt: Forumun seviyesi
« Yanıtla #21 : 21 Temmuz 2017, 21:23:30 »
Yokluğumuzda ne güzel tartışmalar olmuş, mutluluk verici. Eskiden tartışacak adam bulamıyorduk! O bakımdan son derece sevinçliyiz.

Efendim, arkadaşlarımız ''YÜCE ATATÜRK'' kelimesine takılmışlar. Öyle anlaşılıyor ki, arkadaşlarımızın değer yargılarına göre doğru bir tanımlama olmamış! Bu durumu anlayışla karşılıyoruz ve bir takım açıklamalar yapma zaruriye ti hissediyoruz.

Şimdi şu yazılanları okuyunca aklıma bir hadise geldi. vakti zamanınsa SavunmaTürk.Net isimli forumda da fikirlerimizi paylaşıyorduk. Gel zaman git zaman, bir konu hakkında yorum yazarken mealen demişim ki; ''artık yeni şeyler yaratmalıyız'' -gibisinden bir cümle kullanmışım. Orada ki yaş itibariyle genç üyelerden birisi dedi ki; iş bu sitede öyle ulu orta YARATMAK kelimesini kullanamazsın; çünkü yaratmak sadece Allah' a mahsustur'' dedi.  :) Genç üyeyi gücendirmeden bir takım bilgiler vermemiz gereği anlaşılınca dedim ki; KÜLLİ İRADE ve CÜZİ İRADE konuları biraz incelersen, yaratma fiilinin sadece Allah' a mahsus olmadığını göreceksin. İnanç sistemine göre Allah, kullarına Cüzi İrade vermiştir. Bu irade sınırlandırılmış bir iradedir. Yani insanoğlu bir takım tasarruflarda bulunabilir lakin bu tasarrufları belli sınırlar içerisinde yapar. Mesela yoktan var edemez lakin var olanı dönüştürebilir veya bir araya getirerek bambaşka bir şekle sokabilir. Bu da yaratma sınıfına girer. Mesela bilgisayar kabloları, elektronik devreleri, hard diskleri, çipleri ve diğer yapısal parçaları bir araya getirerek bir bilgisayar yapabilir; beli kodları kullanarak yeni bir yazılım yapabilir -demişizdir. Sonradan dini bütün bir arkadaşımız konuyu daha etraflıca anlatınca, forumdakiler '' Yahu biz bunu bilmiyorduk, bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz demişlerdir. Bana değil tabi ki, dini bütün arkadaşa :) zaten bir doğru bile söylemiş olsak; adımız bir kere çıktığı için, illa ki dini bütün bir arkadaştan ikinci defa onay alma ihtiyacı hissediyorlardı. Oysa ki bizler sürekli olarak Kur' an okuyan, anlamaya çalışan, diğer dinlerle karşılaştıran, mevcut uygulamalarla farklarını tespit etmeye çalışan insanlarız. İnanç sistemimiz de diğerlerinin anladığı gibi değildir. İşin ilkokul kısmından geçeli çok oldu! Meseleyi daha derin anlamaya çalışan insanlarız. İnanç sisteminde Şeriat meselenin İlkokul kısmıdır. Şeriattan yola düşersin, hakikate ulaşmaya çalışırsın. Bazı insanlar ise hayatı boyunca ilkokulu bitiremezler. Önemli olan şey hakikatin ne olduğunu anlayabilmektir.

Efendim Büyük Atatürk' de kendisine övgüler düzülmesinden hoşlanmazdı. Mesela Kemal Atatürk günümüzde yaşamış olsaydı; kesinlikle karşısına geçip YÜCE ATATÜRK, BÜYÜK ATATÜRK veya HAŞMETMAĞIMIZ, PADİŞAHIMIZ EFENDİMİZ şeklinde hitap etmezdik. Peki ne derdik diye düşünürsek; her halde ben ''Mustafa Kemal Paşam'' veya  '' Sayın Atatürk'' diye hitap ederdim (!)

Efendim Mustafa Kemal Paşamızın başından da aynen buna benzer bir olay geçmiş, şöyle ki:

Bir toplantı sırasında konuklardan birisi Atatürk' ü övmek için derki;

Paşam, kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna biz insandınız. Kim bilir ne olağanüstü anılarınız vardır? diye söze atılınca; Mustafa Kemal güldü ve çocukluk arkadaşı Nuri Conker’ e dönerek; ( Nuri Conker çocukluk arkadaşıdır)

‘’Nuri Anlatsın’’ dedi

Nuri Bey her zaman ki alaylı diliyle;

‘’ Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi’’ yanıtını verdi.

Soruyu soran kişi, sohbetin bu şekilde gelişmesinden fena halde ürktü ve soruyu ortaya attığına bin pişman oldu.

‘’Aman Efendim’’ diyecek oldu ki; ATATÜRK hemen sözünü kesti:

‘’ Bana insanlar üstü bir doğuş yapmaya kalkışmayınız. Doğuşumda ki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir’’ demiştir.

Bu özlü sözün hikayesi de bu şekilde  :)
 

Efendim, ''Ulu Hakan Abdülhamit Han'' diyoruz da; ''Yüce Atatürk'' dediğimiz zaman niye göze batıyor?

[İleti çok uzun oldu devam edeceğim]

Üstad ne güzel yazmışsın kelamına sağlık.


Yalnız üye arkadaşlara şaşırıyorum eğer insanın fıtratında yoksa bazı şeyler kul onu sağlayamıyor sanırım.Benim rahatsız oldugum konunun altında benim bir isteğimi rica ettiğim konunun altında neler konuşulmuş şaşırmamak elde değil.Ne smyleyeyim bilemedim.



Çevrimdışı Yabgu

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 45
  • Beğeni Puanı +4/-2
  • DefenceTurk.com
Ynt: Forumun seviyesi
« Yanıtla #22 : 21 Temmuz 2017, 21:33:17 »
Allah YÜCE Atatürk'ten razı olsun ki başımızı sokacagımız medeni bir TÜRK devleti kurdu. Saygı duyma hissi taşıyanlarda kusura bakmasınlar önce biraz saygı duyacaklar.