Gönderen Konu: Atatürk' ün Ardından (!)  (Okunma sayısı 92 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı PARTİKÜL

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 510
  • Beğeni Puanı +40/-17
  • DefenceTurk.com
Atatürk' ün Ardından (!)
« : 27 Haziran 2017, 00:28:44 »
Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk' ü kaybettikten sonra dünya gazeteleri neler yazmış? Örnekler verelim ki, milletimiz gerçekleri bilsin. Üşenmeyip yazıyorum…

THE NEW YORK TIMES (11 KASIM 1938) ABD

Bir asker ve devlet adamı olarak Kemal Atatürk ülkesinin tarihinde önemli bir yere sahip. O, savaş sonrası dönemin şüphesiz en yetenekli milli liderlerinden biriydi. Konuşmak yerine icraatı tercih eden bir diktatör, yönettiği ülkeyi yaratan adamın ta kendisiydi. Avrupa’nın hasta adamının son toprağına kadar parçalanmasının ardından; Osmanlı İmparatorluğu’ nun kalıntılarından modern, kendi kendine yeten ve saygın bir devlet yarattı. Onun iktidarı sayesinde, sınırları küçülen Türkiye günümüzde; padişaha sadakete oranla, daha sağlıklı olduğu kadar daha güçlü ve istikrarlı bir ülke haline geldi.

Atatürk, Versay Antlaşmasının kurduğu düzene karşı güç kullanarak mücadele eden ilk lider oldu. Pazarlıklar sonucunda savaş sonrası antlaşmalarda değişiklikler yapan ilk kişi yine o oldu. Milliyetçi ordunun başına geçerek, Serv Antlaşmasıyla Yunanistan’ a verilen Anadolu topraklarını geri aldı. 1936 yılında Cemiyet-i Akvam’ a bir bildiri göndererek Boğazlar da asker bulundurmak üzere izin istedi. Lozan Antlaşması’ yla Boğazlarda asker bulundurma hakkını Montrö Konferansında geri aldı. Tören borazanlarına ve dünyayı titreten nutuklara ihtiyaç duymaksızın büyük çaplı askeri ve diplomatik başarılara imza attı. Balkan İttifakının ve Asya Paktı’ nın en büyük destekçisiydi. Hatay’ ı Fransızlar’ dan aldı ve diğer yandan da Almanya ve İngiltere’ yle kârlı ticaret antlaşmaları yaptı.

Ancak Atatürk’ ün asıl büyük başarısı Türkiye’ de gerçekleştirdiği değişimde yatıyor. Atatürk’ ün irade ve ileri görüşüyle birlikte dayattığı devrim niteliğinde ki reformların çağımızda bir eşi daha yok. Geride bıraktığı ulus, alışkanlıklarında, ekonomik çizgisinde ve kültürel gelişimde devrim yapmış, kelimenin tam anlamıyla yeni bir Türkiye’ yi temsil ediyor. Eğer tek kişinin iktidarını haklı görmek mümkünse, bu ancak Türkiye’ nin yaşadığı değişimde olduğu gibi acilen ortaya konmuş bir iktidar örneğiyle olabilir. Gazî, bir yandan dış dünyaya karşı barışçı bir siyaset güderken, diğer yandan da geri kalmış doğulu bir imparatorluğu ilerlemekte olan bir devlet haline getirdi.

Ancak Atatürk’ ün yerini doldurabilecek kimse yok. Bir yönetim şekli olarak, bu en insaniyetli diktatörlüğün iki belli başlı zafiyeti var. Ne bir kontrol mekanizması bulunur, ne de bir devamlılık sağlanabilir. Türk liderin ölümüyle birlikte, günümüzün en merak uyandıran sorunlarından birinin de cevabını alacağız: Diktatörün ardından ne olacak? Atatürk iktidarda aynı dönemde ki otokratlara kıyasla daha uzun süre kaldı. Bu işi daha sessizce ve daha büyük halk desteğiyle gerçekleştirdi. Yarattığı devlete içerik olarak olmasa bile şekil olarak Cumhuriyet yönetimini getirdi. Bu yüzden onun ölümü, Almanya, Rusya veya İtalya’ da yaşanacak benzer bir olaya kıyasla o kadar üzücü ve moral bozucu olmayabilir.  Ancak diktatör’ ün ölümüyle birlikte ‘’ Bu ülkeye ne olacak?’’ sorularının hemen gündeme gelmesi, durumu tek bir adamın yaşamına bağlı ülkenin ne kadar güvensiz olduğunu kanıtlıyor. Özellikle de o adam dâhiyse.