Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 151699 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Yasar

  • 2021 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2189
  • 169
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1410 : 23 Mayıs 2022, 09:38:06 »
AB’nin ekonomi üzerine kurulu bir birlik olması belki ömrünü korur ama Rusya tehditi üzerine kurulmuş bir NATO anlamını yitirmeye başladı çünkü Rusyanın aslında çok da güçlü bir tehdit olmadığı görülmeye başlandı.

Üstte de yazdığı gibi hiç biri bize güven vermeyen bir topluluk bu ve açıkçası Rusyaya karşı yıllarca koz olarak kullanılabilir olduğumuz için bize katlandıkları hissini doğuruyor. Her an bize karşı olabilecek bir grup için öncelikle arkamızı (doğu) sağlama almalıydık.

Sovyetlerin dağılmasından sonra Türki Cumhuriyetlerle çok daha ciddi projelerimiz olması  En azından doğalgazın Rusyadan çok Türki cumhuriyetlerden sağlanması gerekirdi. Son yıllarda Azerbaycanla biraz daha yakınlaşır olduk. Doğuda yapılması gereken İrana nefreti maksimum olan İsraille birlikte İranı dağıtıp Güney Azerbaycanı Kuzeye katmak olmalıydı. Ama biz aksine bir grup hedefsiz filistinli Arap için İsraili karşımıza aldık. İrandan Pakistana da Türkmenistana da pay çıkardı.
+1 vermek istiyorum. Düşüncelerinizin özüne katılıyorum.
Ancak insancıl açıdan bakıldığında ; başka ülkelerin iç işlerine karışmak, komşu ülkeleri bölmek için çaba harcamak bana biraz yanlış görünse de, bize karşı bu tip davranışta bulunmaktan bir an bile çekinmeyecek bu komşularımıza bizim merhamet göstermemize değmez sonucuna ulaşıyorum. Onun için +1.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 42880
  • 502
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1411 : 23 Mayıs 2022, 09:40:42 »
AB’nin ekonomi üzerine kurulu bir birlik olması belki ömrünü korur ama Rusya tehditi üzerine kurulmuş bir NATO anlamını yitirmeye başladı çünkü Rusyanın aslında çok da güçlü bir tehdit olmadığı görülmeye başlandı.

Üstte de yazdığı gibi hiç biri bize güven vermeyen bir topluluk bu ve açıkçası Rusyaya karşı yıllarca koz olarak kullanılabilir olduğumuz için bize katlandıkları hissini doğuruyor. Her an bize karşı olabilecek bir grup için öncelikle arkamızı (doğu) sağlama almalıydık.

Sovyetlerin dağılmasından sonra Türki Cumhuriyetlerle çok daha ciddi projelerimiz olması  En azından doğalgazın Rusyadan çok Türki cumhuriyetlerden sağlanması gerekirdi. Son yıllarda Azerbaycanla biraz daha yakınlaşır olduk. Doğuda yapılması gereken İrana nefreti maksimum olan İsraille birlikte İranı dağıtıp Güney Azerbaycanı Kuzeye katmak olmalıydı. Ama biz aksine bir grup hedefsiz filistinli Arap için İsraili karşımıza aldık. İrandan Pakistana da Türkmenistana da pay çıkardı.
+1 vermek istiyorum. Düşüncelerinizin özüne katılıyorum.
Ancak insancıl açıdan bakıldığında ; başka ülkelerin iç işlerine karışmak, komşu ülkeleri bölmek için çaba harcamak bana biraz yanlış görünse de, bize karşı bu tip davranışta bulunmaktan bir an bile çekinmeyecek bu komşularımıza bizim merhamet göstermemize değmez sonucuna ulaşıyorum. Onun için +1.

Ancak bu konuda bir problem yok mu? Güney Azerbaycan'daki insanlar İran'dan ayrılmak istiyor mu?
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı metin62

  • 2020 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2005
  • 152
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1412 : 23 Mayıs 2022, 10:31:13 »
ABD nin Turkiyeye ek F-16 satisi konusunda yeni bir gelisme mi oldu ki F-16 satisi hakkindaki dusunceleriniz olumsuza kaydi?

Turkiyeye F-16 satis olasiliginin zorlugunu muracaat yaparken de biliyorduk. Sayet konu ile ilgili dusuncenizin olumsuza kaymasinin nedenin Yunaistan basbakani Mitstakis gosterilmis olan ihtimam yaninda  Ermeni Yunan lobilerinince desteklenmekte  olan kongre uyelerinin yazip imzalamis olduklari satis yapilmamsi tutumu mu dusuncenizi etkiledi. Yoksa Turkiyenin Natonun genislemesi konusunda Isvec ve Finlandaya karsin Vetosumu?

Sayet dusuncenizin olumsuza donmesindeki etken bunlar ise evet F-16 alimi ile ilgili atmosferin su an icin lehimize gorunmedigi gercek.  Ancak  bu durum ulkemizi yonetenlerinin bekledigi bir durum oldugunu dusunuyorum. ABD nin S400 leri one surerek satin almis oldugumuz F-35 leri vermemesi ve bize projeden dislamasinin gercek sebebinin bu olup olmadigini sinamak icin F-16 ek siparisinin sonucunu beklememiz gerektigini soylemiyormuyduk.

Oncelikle F-16 ek alimi konusunda kongreden cikacak sonuc cikana kadar sabir ile sonucu beklemeliyiz .
Bu sure dahilinde hasimlarimiz yaninda elbette ABD yonetimide  ulkemizden ABD cikarlarina karsi oldugumuz konularda bizim tutumumuzu torpulemeye calisacaktir. Bu da beklene bir tutum olmali.

Burada goz ardi edilmemsi gereken husus bizim ek F-16 lara ne kadar ihtiyacimiz oldugu yaninda , F-16 upgrade leri icin kitler motorlar vs olan ihtiyacimizin gerekliligi olmali. Sayet F-16 konusu ulkemiz icin ehemmiyet arz ediyorsa o zaman konuya daha sakin ve cok boyutlu yaklasmaliyiz. " Or Israil lobisinin destegi"  Disisleri bakanimiz  bu hafta 15 yil aradan sonra Israile gidecek elbette ulu orta konusalim demiyorum ama konu bizler icin onemli ise ve Israilin bu konuda yardimi olacagina inaniyorsak bu kapi rahatlikla denenebilinir. " Daha once bir cok kez bu kapi araciligi ile olumlu sonuc aldik"  elbette boyle bir talepte bulunabilmek icin de cenemizi tutma  yaninda israilin de beklentisin icerigini ogrenmeliyiz. " Yani diplomasi ve networking yapmaliyiz tum hasimlarimiz boyle calismakta"

Kisisel olarak F-16 gereksinimi varmi yokmu degerlendirmesini tekniki olarak yapabilme erkine sahip degilim . Ancak THK su ahli ile envanterimize bakarak. Hasmimiz olan Yunanistan karsisinda su an tam olarak olmasa da onumuzdeki kisa donemde elinde bulundurdugu avantaji kaybedecegi kanisindayim.  Evet bizlerin nihai hedefi kendi milli ucagimizi uretip envanterimize katmaktir. Bunun icin de elimizden geleni yapmaliyiz ancak MMU hazir olup envanterimize gececek zaman ve bu zaman icerisinde karsilasabilecegimiz riskleri gogusleyebilir olmaliyiz.

Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 4547
  • 270
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1413 : 23 Mayıs 2022, 12:56:02 »
İsmi lazım değil bir Milli Eğitim bakanımız görevden alınınca " Çok şükür , artık en ufak bir işimizde Van'lı bir adam aramaktan kurtulduk" demişti biri...

ABD'den bir işimiz için Yahudi lobisinin gönlünü hoş etmekten de biz bıktık...

Şu ülkeyi kapatın , gece-gündüz savunma sanayi ürünleri üretin de bitsin bu işkence...

 

Çevrimdışı Yasar

  • 2021 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2189
  • 169
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #1414 : 23 Mayıs 2022, 17:13:39 »
AB’nin ekonomi üzerine kurulu bir birlik olması belki ömrünü korur ama Rusya tehditi üzerine kurulmuş bir NATO anlamını yitirmeye başladı çünkü Rusyanın aslında çok da güçlü bir tehdit olmadığı görülmeye başlandı.

Üstte de yazdığı gibi hiç biri bize güven vermeyen bir topluluk bu ve açıkçası Rusyaya karşı yıllarca koz olarak kullanılabilir olduğumuz için bize katlandıkları hissini doğuruyor. Her an bize karşı olabilecek bir grup için öncelikle arkamızı (doğu) sağlama almalıydık.

Sovyetlerin dağılmasından sonra Türki Cumhuriyetlerle çok daha ciddi projelerimiz olması  En azından doğalgazın Rusyadan çok Türki cumhuriyetlerden sağlanması gerekirdi. Son yıllarda Azerbaycanla biraz daha yakınlaşır olduk. Doğuda yapılması gereken İrana nefreti maksimum olan İsraille birlikte İranı dağıtıp Güney Azerbaycanı Kuzeye katmak olmalıydı. Ama biz aksine bir grup hedefsiz filistinli Arap için İsraili karşımıza aldık. İrandan Pakistana da Türkmenistana da pay çıkardı.
+1 vermek istiyorum. Düşüncelerinizin özüne katılıyorum.
Ancak insancıl açıdan bakıldığında ; başka ülkelerin iç işlerine karışmak, komşu ülkeleri bölmek için çaba harcamak bana biraz yanlış görünse de, bize karşı bu tip davranışta bulunmaktan bir an bile çekinmeyecek bu komşularımıza bizim merhamet göstermemize değmez sonucuna ulaşıyorum. Onun için +1.

Ancak bu konuda bir problem yok mu? Güney Azerbaycan'daki insanlar İran'dan ayrılmak istiyor mu?
Sorunuzun cevabı: Ne yazık ki hayır. İran’daki Azerbaycan Türkü nüfus, İran devleti ve idaresi ile bir ölçüde kaynaşmış durumda görünse de, Farsi baskı, Türk yörelerde kendini ara ara göstermekte. Ancak Farsi yönetimden ayrılma tohumlarını atmak ta bize düşer. ABD yapabilse çoktan yapardı. Nasıl Batı, bizim Doğu’yu kaşıyıp karıştırma yönünde çalışıyorsa, bizim de bize kesin düşman olan İran’daki Türk öğeleri bilinçlendirmemiz gerekir.
960 yıllarında Gazneliler ile başlayıp kesintisiz sayılacak bir şekilde 1925’te Pehlevi hanedanına kadar neredeyse 1000 yıl devamlı Türk hanedanlar tarafından yönetilen bir İran’ın büyük bölümünü Kuzey ile birleştirmek ve tekrar Türkleştirmek için çalışmamak yanlış olur.
İran bundan korktuğu için Kuzey’e karşı hasmane davranıyor.