Gönderen Konu: Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!  (Okunma sayısı 2105 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı мคяครℓเ

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1656
  • Beğeni Puanı +23/-0
  • DefenceTurk.com
Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
« : 03 Ocak 2015, 18:04:59 »
Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!

Gündemde TAI tarafından tasarlanacak FX/TFX Projesi var. Ama biz filmi geriye saralım. 1952’de Türkiye’nin jet motorlu bir eğitim uçağı için tasarım yaptığını biliyor musunuz?

 Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
Sokakta insanlara Türkiye'nin ürettiği uçak hangisi diye bir soru sorsanız büyük çoğunlukla F-16 cevabını alırsınız. Aslında lisans altında TAI tarafından üretilen F-16'nın dışında bundan yıllar önce tasarlanmış ama ne yazık ki sadece kağıt üzerinde kalmış bir proje vardı. Önce Türk Hava Kurumu (THK) Uçak Fabrikası tarafından tasarlanan daha sonra Makina Kimya Endüstrisi (MKE) Fabrikaları'nda devam ettirilmek istenen projenin adı 'Mehmetçik'ti.
http://kokpit.aero/bir-zamanlar-jet-tasarlamistik

Çevrimdışı мคяครℓเ

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1656
  • Beğeni Puanı +23/-0
  • DefenceTurk.com
Ynt: Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
« Yanıtla #1 : 03 Ocak 2015, 18:09:49 »

Sır uçak Mehmetçik!
Tolga ÖZBEK

Sokakta insanlara Türkiye'nin ürettiği uçak hangisi diye bir soru sorsanız büyük çoğunlukla F-16 cevabını alırsınız. Aslında lisans altında TAI tarafından üretilen F-16'nın dışında bundan yıllar önce tasarlanmış ama ne yazık ki sadece kağıt üzerinde kalmış bir proje vardı. Önce Türk Hava Kurumu (THK) Uçak Fabrikası tarafından tasarlanan daha sonra Makina Kimya Endüstrisi (MKE) Fabrikaları'nda devam ettirilmek istenen projenin adı 'Mehmetçik'ti.
1940'ların başında kurulan THK Uçak Fabrikası savaş nedeniyle ülkelerinden kaçan Polonyalı uçak mühendislerinin yardımıyla ciddi yol almıştı. Yerli imkânlarla tasarlanan uçak ve planörler THK'nın yanı sıra Hava Kuvvetleri tarafından da kullanılıyordu.

Fabrikanın tasarladığı 16 değişik uçak ve planör dizaynından belki de en ilginci jet motorlu THK-16 olarak adlandırılanMehmetçik'ti. Hazırlanan projeler arasında 16'ncı sırada yer aldığı içinde bu modele THK-16 denilmişti.

JET EĞİTİM UÇAĞI

Yüksek Mühendis Selahattin Belen başkanlığındaki ekip tarafından tasarlanan uçak, Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterine girmeye başlayan jetlerde görev yapacak pilotların eğitiminde kullanılması planlanıyordu.  Tamamen metal gövdeye sahip uçağın kokpitinde pilotlar tandem yani önde öğrenci, arkada öğretmen pilot uçacak şekilde tasarlanmıştı. Kesinleşmeyen bilgilere göre öğrenci ve öğretmen pilotun yan yana oturduğu bir modelin de tasarımı planlanmıştı.

Motorlar ise ilk jet savaş ve eğitim uçaklarında olduğu gibi kanatların altında yer alacaktı. Uçakta Fransız Turbomeca imalatı Pimene jet motorları kullanılacak, istenirse yine aynı şirketin Palas tipi jet motoru da takılabilecekti.

Yeterli sayıda uçak siparişi alamayan THK Uçak ve Ankara Gazi Çiftliği'ndeki Motor Fabrikası krize girmişti. THK, 5 Nisan 1952'de yapılan anlaşma ile Uçak ve Motor Fabrikası'nı 4 milyon lira karşılığında MKE'ye sattı. Yavuz Kansu müdürlüğünde yeniden yapılan fabrika, THK'nın geliştirdiği 6 ayrı modeli imal etme kararı aldı. Bunlardan biri de Model 3 olarak yeniden adlandırılan Mehmetçik'ti.

T-33’LER VERİLİNCE…

Ancak Mehmetçik imalata geçemedi. Aynı dönemde Amerikan yardımları ile Hava Kuvvetleri'ne hibe edilen Lockheed T-33 jet eğitim uçakları nedeniyle proje sona erdi. MKE'nin imal ettiği uçaklar günün teknolojisinden geri kalmaya başlayınca uçak imalatı 1957'de durduruldu.

Fabrika 1957'den sonra uçak yerine traktör ve çeşitli makine parçaları üretmeye başladı. TürkUçak Sanayii, 1970'lerin sonunda Kayseri'de Hava İkmal Bakım Merkezi tarafından üretilen Mavi Işık ilaçlama uçağı ve portföyünde TAI, TEI gibi şirketleri bulunduran TUSAŞ'ın kurulmasına kadar sessiz kalacaktı.

Aradan yıllar geçti… Belki o günlerde başarıyla yürütülecek bir Mehmetçik Projesi Türkiye'de uçak sanayiinin daha hızlı gelişmesine ve yerli tasarım uçakların yapılmasına imkan sağlayabilecekti.



İllustrasyon: Özkan TÜRKER

BİLGİLER ALMANYA’DA ORTAYA ÇIKTI

Münih Havalimanı Uçuş Koordinatörü olan Tuncay Deniz uzun yıllardır Türk Havacılık Sanayii hakkında araştırma yapıyor. Deniz, Mehmetçik ile ilgili bilgi toplamak amacıyla önce MKE'ye başvurdu. MKE’nin verdiği bilgiye göre, Alman askeri diş hekiminin yıllar önce Türkiye'deki uçak fabrikaları ile ilgili çizimler, istatistikler ve resimlerden oluşan tüm belgeleri araştırma yapmak için aldığı daha sonra geri getirmediği cevabını verdi. Hatta birçok belgenin atık kağıt olarak SEKA'ya gittiği de tahmin ediliyor.

Tuncay Deniz belgelerin Almanya'da peşine düştü. Mehmetçik'ten kalanların Berlin'deki Alman Havacılık Müzesi'nde olduğunu tespit ederek başvurdu. İncelemek amacıyla istediği bu belgelerden ancak çok azı Tuncay Deniz'e verildi. Geriye kalan belgeler ne yazık ki gösterilmedi. Daha sonra yapılan yazışmalara Alman Havacılık Müzesi cevap vermedi.

Uçağın illüstrasyonları bilgisayarda Özkan Türker tarafından çizildi. Ödüllü modelci olan Türker, illüstrasyonları hazırlarken uçağın elde kalan çizimlerinden ve dönemin uçaklarında kullanılan sistemlerden yararlandı.

THK-16 MEHMETÇİK TEKNİK ÖZELLİKLER

Görev: Jet eğitim
Mürettebat: 2
Motor: 2 adet Turbomeca Pimene
Azami Hız: 430 km/saat
Maksimum Yükseklik: 12 bin metre
Menzil: 710 km
Boş Ağırlık: 510 kilogram
Kalkış Ağırlığı: 1.100 kg
Kanat Açıklığı: 10 metre
Kanat Alanı: 14 metre kare
Gövde Uzunluğu: 7 metre
Yerden yükseklik: 1.8 metre



Uçakta kullanılması düşünülen motor, Turbomeca imalatı Pimena motoruydu. Bu motor daha sonra geliştirilecek ve yolcu uçaklarında APU olarak adlandırılan güç ünitesi haline getirilecekti. Motorun bir başka versiyonu da aynı yapıdan yola çıkılarak geliştirilen ilk turboshaft helikopter motoru olmasıydı.
http://kokpit.aero/gizli-jet-projesi-mehmetcik

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37534
  • Beğeni Puanı +231/-37
Ynt: Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
« Yanıtla #2 : 03 Ocak 2015, 21:26:22 »
Sokaklardaki insanlara Türkiye'nin ürettiği uçak hangisi derseniz tabi ki komik cevaplar alırsınız. İlk Jet hangisi derseniz bence F-16, ilk uçak hangisi derseniz MMV-1.

http://kokpit.aero/mustafa-kilic-nuri-demirag-gercegi
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Afşar1

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 280
  • Beğeni Puanı +35/-4
  • DefenceTurk.com
Nuri Demirağ'ın kaybolan uçak projesi
« Yanıtla #3 : 14 Ocak 2019, 16:07:55 »
haber içeriğinde orjinal yazışmalar mevcuttur.
bakılması tavsiye olunur;



Türkiye’nin ilk özel uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ'ın Almanya'da Rüzgâr Tüneli Testlerini yaptırdığı uçağın hüzünlü sonu… Türk uçağı Nu.D.40’ı bilir misiniz?

Dr. Emir Öngüner

Havacılık ve millî sanayi tarihimiz hakkında neşredilmiş birçok eserde ne yazık ki hüzünle sonuçlanan hususlara şahit olmaktayız. Bu başlık altında Almanya'daki DLR'in (Alman Havacılık ve Uzay Merkezi) Göttingen şehrindeki merkezî arşivinde bulduğumuz ve Türkiye'de henüz ismi duyulmamış bir Türk uçağı hakkındaki belgeler kısaca tanıtılarak hüsran ile sonuçlanmış başka bir olay hakkında kamuoyunu aydınlatmak adına kısaca malumat verilecektir. (1)

1939’da günümüzde DLR olarak bilinen ve o dönemde Göttingen'de Prof. Ludwig Prandtl tarafından kurulup yönetilen AVA - Aerodynamische Versuchsanstalt adındaki aerodinamik araştırma merkezi bünyesinde Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi'ne ait Nu.D. 38 ve Nu.D. 40 modellerinin rüzgâr tüneli testlerinin icra edildiğine dair 292 sayfa belge ve 48 adet teknik çizim (2) bizlere o dönem havacılık sanayi alanındaki Türk-Alman işbirliğine dair önemli bilgiler vermektedir.

Hadisenin ekonomik ve diplomatik boyutunun yanında teknik çerçevesine göz atıldığında Aralık 2018 itibariyle bulunan belgeler şu şekilde özetlenebilir (tamamı Almanca):

AVA ve Nuri Demirağ Tayyare Atelyesi arasındaki resmi yazışmalar: 90 sayfa
Nu.D. 40 ana gövde analizi, rüzgâr tüneli raporu: 110 sayfa (39 sayfa modelin tüneldeki resimleri)
Nu.D. 40 pervane analizi, rüzgâr tüneli raporu: 14 sayfa
Nu.D. 40'ın rüzgâr tüneli testlerini icra eden Dr. Just'un kendi el yazısı ile kaleme aldığı laboratuar defteri: 28 sayfa
Nu.D. 38 rüzgâr tüneli raporu: 9 sayfa
Nu.D. 38 ve Nu.D. 40 modellerine ait hem Türk hem de Alman mühendislerin kaleminden çıkan çizimler: 48 teknik çizim
AVA'nın III.Reich Havacılık Bakanlığı'na yolladığı endüstri projeleri hakkındaki aylık raporlar: 35 sayfa
Diğer muadil belgeler.
Resmi yazışmaların yer aldığı klasöre göz atıldığında AVA bünyesindeki rüzgâr tüneli testlerinin icrası, maliyet hesapları, malzeme ve parça temini, modelin yapımı ve raporların Türkiye'ye teslimi gibi konular hakkında bilgiler bulunmaktadır. Demirağ firmasının AVA kurumu ile yaptığı ilk resmi yazışma ise 20 Mayıs 1937 tarihine rastlamaktadır.


Belge 1: AVA ve Nuri Demirağ Tayyare Atelyesi arasındaki resmi yazışmalardan bir örnek. (DLR - Göttingen Arşivi, AK-3470)



Belge 2: Nu.D. 40 modelinin rüzgâr tüneli raporundaki fotoğraflarından bazıları.
(DLR - Göttingen Arşivi, AK-3472)

Resmî evraklar arasında bu yazının başlığı altında en ilgi çekeni ise 5 Kasım 1942 tarihli AVA'nın bir iç yazışmasıdır (Belge 3) ve bahsi geçen vesika belki de Nu.D. 40 modelinin Türkiye'de neden bilinmediğinin de bir kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır. AVA rüzgâr tüneli departman başkanının AVA müdürüne gönderdiği bu vesikanın bizleri ilgilendiren bölümünün Türkçe tercümesi aşağıda verilmiştir:

AVA Müdürlüğüne

 Konu: Proje Nr. I 1236 (3) ve I 1246 (4)

(Siparişi veren: Nuri Demirağ, İstanbul)

Siparişi veren kurumun bize 1939 senesinden bu yana yukarıda zikredilen iki projeden kalma 8.347,74 RM (5) borcu vardır.

Havacılık Bakanlığı'nın yönlendirmesi üzerine bu projelere ait sonuçlar aşağıdaki kurumlara iletilmiştir:

1. 19 Nisan 1940: Junkers

2. 18 Ocak 1941: Focke-Achgelis

3. 6 Haziran 1940: Havacılık Araştırmaları Bilimsel Rapor Merkezi, 2 nüsha


Belge 3: Nu.D. 40 ve Nu.D. 38 raporları hakkında AVA'nın bir iç yazışması.
(DLR - Göttingen Arşivi, AK-3470)

Görüldüğü üzere Demirağ firmasının AVA'nın talep ettiği ücreti ödememesinden dolayı III.Reich Havacılık Bakanlığı'na başvurması üzerine bakanlık, Türk firmasının geliştirdiği uçağa ait teknik bilgilerin II. Dünya Savaşı döneminde III. Reich Hava Kuvvetleri'ne (Luftwaffe) uçak üreten firmalara verilmesini uygun görmüştür. Bu belgede Nu.D. 38 ve Nu.D. 40 modellerinin raporlarının iletildiği yazsa da Junkers ve Focke-Achgelis firmalarından gelen mektuplarda sadece Nu.D. 40 modeline ait raporun paylaşıldığı belirtilmiştir.

18 Ağustos 1939 tarihinde AVA'nın Havacılık Bakanlığı'na yolladığı aylık raporda Nu.D. 40 modelinin tüm rüzgâr tüneli testlerinin tamamlandığı gözükmektedir. 39/11 ibareli Nu.D. 40 modeline ait teknik raporun da 5 Ağustos 1939 tarihinde tamamlandığı görülebilir. Arşivdeki diğer yazışmalara bakıldığına ise Demirağ firması 7 Kasım 1939 tarihli mektupta biçilen fiyatın kendi hesaplarına göre fazla olduğunu belirtmiş ve yeniden gözden geçirilmesini talep etmiştir. AVA kurumu da 20 Kasım 1939 tarihinde İstanbul'a gönderdiği detaylı yazıda hesabın doğru olduğunu göstermiş, fakat ne hikmetse bu tarihten sonra iki kurum arasındaki yazışmalar kesilmiştir.

III. Reich Havacılık Bakanlığı'nın talebi doğrultusunda iki uçak firması ile paylaşılan Nu.D. 40 rüzgâr tüneli raporu ile ilgili diğer muadil belgelere göz atıldığında, 6 Şubat 1941 tarihli bir yazışmada Alman Focke-Achgelis firmasının Türk uçağının raporundaki resimlerin karşılığında AVA'ya 45,- RM'lık bir ücret ödediği görülmektedir (Belge 4). Özetle, 8.347,74 RM'lık ücret Türkiye'den temin edilemeyince sadece modelin resimleri için bu fiyatın 185'te birine tekabül eden komik bir ücret ile Türk uçağının Ar-Ge sürecindeki gizli bilgileri yukarıda bahsi geçen Alman havacılık firmasına satılmıştır.


Belge 4: Focke-Achgelis firmasının 39/11 ibareli Nu.D. 40 raporunun faturası hakkında AVA kurumuna yolladığı mektup. (DLR - Göttingen Arşivi, AK-3475)

Çift bomlu Nu.D. 40 modelinin dış tasarımına bakıldığında Alman Focke-Wulf firmasına ait olan ve ünlü uçak tasarımcısı Kurt Tank'ın kaleminden çıkmış Fw 189 modeli ile olan benzerliği göze çarpmaktadır (Belge 5).

İki önemli fark, Nu.D. 40'ın orta gövdesinde çekici ve itici olmak üzere çift pervaneli itki sistemi mevcut iken, Fw 189'un itki sistemlerinin kanatlar üzerinde olması ve pilot kabinlerinin farklı dış geometrisidir. Raporun paylaşıldığı firma döner kanatlı konseptler üreten Focke-Achgelis firması olmasına rağmen Henrich Focke'nin bu iki firmanın da başındaki kişi olması bilgilerin Focke-Wulf kurumu tarafından kullanılma ihtimalini doğurmaktadır. Fw 189 modeli ilk 1938 senesinde tanıtılmış olsa da III. Reich Hava Kuvvetleri envanterine 1940'tan sonra girmiştir. Nu.D. 40 raporunun bu firmaya 1941 senesinde verilmesi göz önüne alındığında Fw 189'un ardıl modelini geliştirme çalışmalarında Türk uçağı Nu.D. 40'ın detaylarından faydalanılmış olunması da ihtimal dahilinedir.


 
Belge 5: Türk Nu.D. 40 ve Alman Fw 189 modelleri  (soldaki resim: DLR - Göttingen Arşivi, AK-3472)

Verilen kısa bilgiler ışığında Türk havacılık tarihi adına ileriki dönemde şu soruların cevaplanması gerekir:

Nuri Demirağ Tayyare Atelyesi ile AVA arasındaki yazışmalar savaş şartlarından dolayı mı Kasım 1939'da kesilmiştir?
Demirağ, 1939 senesinde yukarıda bahsedilen ücreti ödeyemeyecek durumda mıdır?
Nu.D. 40 modeli ile ilgili Türkiye'deki arşivlerde herhangi bir kayıt ya da belge mevcut mudur?
III. Reich Havacılık Bakanlığı'nın almış olduğu ''Türk uçağının bilgileri Alman uçak firmalarında verilsin'' kararının detaylı gerekçesi nedir?
Bu hadise dahilinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Almanya'daki diplomatik temsilcileri ile bir teması mevcut mudur?
Ciddi emek harcanan bu projeden sadece maddi sebeplerden dolayı mı vazgeçilmiştir?
Alman Junkers ve Focke-Achgelis firmaları Nu.D. 40 modelinden ne derece istifade etmişlerdir?
Savaştan sonra Türkiye Cumhuriyeti makamlarından bu projenin akıbetinin peşine düşen resmî yetkililer olmuş mudur?
Sonuç olarak, Alman Havacılık ve Uzay Merkezi DLR'in Göttingen şehrinde bulunan arşivindeki belgeler bize 1939 senesinde bir Türk firmasının Amerikan Lockheed P-38 ve Alman Focke-Wulf Fw 189 gibi II. Dünya Savaşı döneminde önemli görevler üstlenmiş uçakların muadili bir tasarım kabiliyetinde olduğunu, fakat maddi ve dolaylı olarak diplomatik sorunlar sebebiyle projenin hayata geçirilemediğini göstermektedir.

DİP NOTLAR

(1) DLR'in Göttingen'deki arşivinde bulunan tüm belgeler ileriki zamanda bu yazının sahibi tarafından kitap formatında neşredileceğinden bu makale çerçevesinde sadece özet bilgilere yer verilmesi uygun görülmüştür.

(2) Aralık 2018 itibariyle DLR arşivinde tesbit edilen belge sayısı. 2019'da derinleştirilecek arşiv araştırmaları ile sayının artma ihtimali mevcuttur.

(3)  Nu.D. 40 proje kodlaması

(4) Nu.D. 38 proje kodlaması

(5) Reichsmark: İmparatorluk Markı, Almanya'daki Nazi dönemi para birimi


http://www.kokpit.aero/nuri-demirag-kaybolan-ucak-nud40

Çevrimiçi serkan

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1055
  • Beğeni Puanı +144/-200
  • DefenceTurk.com
Ynt: Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
« Yanıtla #4 : 14 Ocak 2019, 16:17:10 »
A tipik B tipik Türkiye mevzusu buda işte. A Tipik ler iyi işler yapıyor dedirtmemek için. Her iktidar kendi sanayicisi kendi zengini akademisyeni kendi basını yayını olsun ister o zamanda öyleydi şimdi de öyle değişen bir şey yok. O zaman Nuri idi şimdi KOÇ hedefte bir farkı yok o zaman uçaktı şimdi tank zırhlı araç. Ne oldu Otokar ın zırhlı aracı yüzüne baktılar mı Nuri Demirağ in uçağı gibi kaldı ortada.

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 531
  • Beğeni Puanı +116/-20
  • DefenceTurk.com
Ynt: Bir zamanlar jet uçak tasarlamıştık!
« Yanıtla #5 : 14 Ocak 2019, 17:07:55 »
Bu uçak konusunda biraz duygusallık yapılıyor bence. Bir kere olayı dönemin şartlarına göre değerlendirmek lazım.  Dönem Türkiyenin sovyet baskısını köküne kadar hissettiği yıllardı. Ülkede inanın yetişmiş kalifiye eleman ve mühendis yoktu. Söz konusu Mehmetçik-16 uçağı polonyalı mühendisler tarafından dizayn edilmiş bir uçaktı. Ve yerlerine teklif edilen t-33, mehmetçik-16'dan 4-5 kat daha hızlı ve iyi bir uçaktı. Mehmetçik-16'yı sovyet uçaklarıyla karşılaştırınca çok komik bir durumda kalıyor.

Sovyetler kat kat güçlü uçaklarla yaldır yaldır gelme ihtimali varken sınırlı kaynakları olan bir ülkenin bu uçağa planlarını bağlaması o dönem için çok zordu gerçekten.Bunu oldukça milli üretim taraftarı olan bir askeri tarihçi olarak söylüyorum.