Gönderen Konu: Türkiye - ABD İlişkileri  (Okunma sayısı 22856 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37520
  • Beğeni Puanı +231/-37
ABD'li senatör Lindsey Graham'dan itiraf gibi açıklama
« Yanıtla #270 : 19 Ocak 2019, 12:58:24 »
ABD'li senatör Lindsey Graham'dan itiraf gibi açıklama

Türkiye temasları sona eren ABD'li senatör Lindsey Graham basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
ABD’li senatör Lindsey Graham, Ankara’daki görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile yaptığı görüşmelerden sonra basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile piyanist Fazıl Say’ın konserine gittiğini hatırlatan Graham, daveti için Erdoğan’a teşekkür etti.

Görüşmelerinde Suriye konusunun öne çıktığını aktaran Graham, Obama dönemindeki ABD stratejisinin hatalı olduğunu belirterek, “PYD/YPG’nin silahlandırılması planını öğrendiğimde bunun Türkiye için ne anlama geldiğini çok iyi biliyordum. YPG’nin siyasi kolu PKK ile bağlantılıdır. Kanıtlar gayet açıktır.” diye konuştu.

Graham, ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilme isteğini değerlendirirken, “(Yönetimin) Çekilme isteğini anlıyorum. Ama planlı olmayan bir çekilme kaos olur. Başkan Donald Trump’a Obama’nın yaptığını yapmaması, yani öylece çıkıp gitmemesi konusunda uyardım.” diye konuştu.

ABD’nin çekilmesinin üç amaca hizmet etmesi gerektiğini söyleyen Graham, DEAŞ’ın yenilgiye uğratılması, İran’ın zaferinin engellenmesinin altını çizdikten sonra, şöyle devam etti:

“Bunlar kadar önemli olan bir şey de şu. Türkiye'yi korumalı ve Suriye'de Türkiye için ortaya çıkardığımız (YPG/PKK) sorunu çözmeliyiz. Başkan’a söyledim. Eğer çekilirsek ve bunu düzgün yapmazsak Türkiye için bir kabus yaratmış oluruz. Obama, YPG’yi silahlandırarak Türkiye için bir kabus yarattı. Trump, çekilmede çok dikkatli olmalı ve bu sorunu Türkiye’nin kucağına bırakmamalı.”

Graham, ABD’nin bu amaçlara ulaşmadan çekilmesinin bölgede daha geniş bir savaşa yol açabileceğini söyledi. Graham, “Çekilme, DEAŞ’a karşı verilen savaşı sonlandırmayacak, yeni bir savaş başlatacak.” dedi.

Türkiye’nin bu durumda Suriye’deki silahlı terör unsurlarını temizlemek zorunda kalacağını ifade eden Graham, “Bunların bazıları bizim silahlandırdığımız gruplar.” diye konuştu.

Washington'ın PKK/YPG sorunuyla, "Türkiye'nin bu sorunun çözüldüğüne ikna olacağı ve gelecekteki ABD müttefiklerinin Washington ile çalışmanın iyi bir şey olduğuna ikna edecek" bir biçimde ilgilenmesi gerektiğini dile getiren Graham, şöyle devam etti:

"Sanırım General Dunford'ın bu hedefleri tamamlayacak bir planı var. (PKK) YPG unsurlarını buradan uzaklaştıracak Türkiye'nin kendisine tehdit hissetmeyeceği yönünde (ABD Genelkurmay Başkanı) General (Joseph) Dunford'ın bir planı var. Bu bölgede Türkiye'nin ulusal güvenlik kaygılarını giderecek bir tampon bölge oluşturabiliriz. Tüm bunları yaparken geçmişte bize yardım eden insanların kaygılarını da gidermeyi başarmış oluruz. Bunu doğru yapmamız önemli. Benim 2016'da neyin geleceğini görmüş olmam üzücü. Asıl bunu (tampon bölge) doğru yapamamanın sonuçları 2016'dakinden çok daha feci olabilir."

Graham, Arap ülkelerinin Esed rejimiyle çalışma kararlarının kendi "riskleri" olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bana ve birçok Kongre üyesine göre, Esed bir savaş suçlusu. Trump'ın kimyasal saldırılara yanıt verme biçimini takdir ettim. Erdoğan, Esed ailesiyle bir ilişkisi bulunmasına rağmen tutumunda çok kararlıydı. Esed ile çalışmayı düşündü. Ancak ne zaman ki Esed 400 bin kişiyi öldürdü bu adamın meşruiyetini sürdürmesinin mümkün olmadığına karar verdi. Amaç çatışmayı sonlandırmak, Cenevre'ye giderek, yeni bir anlaşma sağlamak, anayasanın yazımı ve sonrasında seçimleri gerçekleştirmek. İşte hedefimiz bu ama bu hedefi nasıl gerçekleştirirsiniz? Bunun için neye ihtiyacınız var, elinizde koza ihtiyacınız var. Kuzey Suriye'yi İranlılara bırakmak bu amacınıza katkı sağlamaz. Bizim çekilmemiz İsrail'deki dostlarımıza, Tahran'dan Beyrut'a Suriye'nin içinden geçen süper hızlı bir otoban bırakacağımız yönünde bir imaj verecektir. İsrailli dostlarımız için Suriye, ikinci bir Lübnan haline gelecektir."

PKK/YPG, eğer ki Esed rejimiyle çalışmayı tercih ederse bunun kendilerinin aldığı risk olduğunu belirten Graham, "Benim öngördüğüm güvenli bölge, Münbiç yol haritası ortaya konmadan hayata geçmesi mümkün görünmüyor. İlk başta bizim ABD olarak yapmamız gereken, Münbiç yol haritasını hayata geçirmek. Bunlar da ortak devriye, YPG'nin Münbiç'ten uzaklaştırılması, sonrasında Fırat'ın doğusuna uzanan bir tampon bölge. Eğer ki Münbiç'i doğru şekilde yapamazsak, tampon bölgeyi doğru yapabileceğimizi düşünmüyorum. Ama Münbiç yol haritasını doğru şekilde yürütebilirsek, güvenli bölge herkes için kazan-kazan durumunu ortaya çıkartacaktır." diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-abdli-senator-lindsey-grahamdan-itiraf-gibi-aciklama-41087919
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37520
  • Beğeni Puanı +231/-37
Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Yanıtla #271 : 19 Ocak 2019, 23:38:53 »
İbrahim Kalın'dan Brett McGurk'a sert tepki



Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Başkanı Donald Trump'ın terör örgütü DEAŞ'la Mücadele eski Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün Türkiye'yi hedef alan ifadelerine tepki gösterdi.

Kalın, McGurk'ün, Washington Post'ta 20 Ocak'ta yayımlanmak üzere kaleme aldığı yazısında Türkiye aleyhinde kullandığı ifadelere Twitter'dan yanıt verdi.

McGurk'ün, ABD'nin Suriye'den çekilme kararına ilişkin kaleme aldığı değerlendirmesinde Türkiye karşıtı söylemleri ve terör örgütlerini öven ifadelerine cevaben Kalın, şunları kaydetti:

"Analiziniz hatalı. Türkiye'ye karşı yönelttiğiniz suçlamalar tam anlamıyla saçmalık, yalnızca bir PKK propagandasının tekrarı. Türkiye, yüz binlerce Suriyeli Arap, Kürt, Süryani ve diğerlerinin hayatını kurtardı. PKK'ya yeni bir hayat vermek istiyorsunuz. Bu gerçekleşmeyecek."

ABD’nin eski DEAŞ ile Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk, Türkiye'nin Suriye'deki durumuyla ilgili açıklamasında, Türkiye’nin güvenilir partner olmadığını söylemişti. Türkiye'nin Suriye'de, aralarında aşırılık yanlılarının da bulunduğu muhalif gruplarına destek verdiğini iddia eden McGurk, bu grupların çok küçük olduğunu, bu yüzden ABD'nin desteklediği Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) alternatif olamayacağını açıklamıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ibrahim-kalindan-brett-mcgurka-sert-tepki-41088507
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 37520
  • Beğeni Puanı +231/-37
Türkiye'den ABD'ye Savunma Sektöründe İşbirliği Çağrısı
« Yanıtla #272 : 06 Şubat 2019, 09:45:18 »
Türkiye'den ABD'ye Savunma Sektöründe İşbirliği Çağrısı

05 Şubat 2019
Yıldız Yazıcıoğlu

ANKARA —
Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Türkiye’nin artık savunma sektöründe tasarım ve üretim becerilerini geliştirdiğine işaret etti. Serdar, ABD’li sektör temsilcilerine “Türk savunma sanayiini beraber geliştirelim ve birlikte üçüncü ülkelere gidelim” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde, “Türkiye - ABD Uzay, Havacılık ve Savunma Sektörleri Toplantısı” yapıldı. Toplantıya Türkiye’de kamu girişimciliğiyle de öne çıkan TAİ, ROKETSAN, HAVELSAN kuruluşları ile ABD’li Metro Aerospace, Nova Power Solutions, Infinity Air, Taylor Devices, Van Horn Aviation gibi şirketlerin temsilcileri katıldı.

Toplantıda Türk tarafınca ABD savunma sektörüne yönelik “Türkiye artık sadece alıcı değil ortak üretici de olmalı” mesajı verildi.

Ayrıca ABD ile Türkiye’nin son dönemde Suriye konusunda yaşadığı görüş ayrılıkları nedeniyle savunma sektöründeki işbirliğinden vazgeçilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

Savunma Sanayisi Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, dünyadaki ilk 100 savunma sanayi şirketi listesindeki Türk şirketlerinin sayısını beşe çıkartmayı hedeflediklerini anlattı.

Demirel, F-35 askeri uçak projesinde Türkiye’nin “tasarım ortağı” olduğunu anımsatarak bu projedeki ortaklık örneğinde olduğu gibi ABD’deki şirketlere Türkiye’yle ortak savunma projeleri geliştirmeleri çağrısı yaptı.

Demirel, “ABD ile ilişkilerimiz ‘sizden ne alabiliriz’ yerine ‘birlikte ne yapabiliriz’ noktasına geldi. Türk savunma sanayisini geldiği aşamada beraber geliştirelim ve birlikte üçüncü ülkelere gidelim. Türkiye ve ABD dünyanın iki kıtasında yer alan ancak bugüne değin pek çok işbirliğine imza atmış ülkeler, dolayısıyla savunma sanayinde ortaya konulacak yeni projelerle iki ülke arasındaki işbirliği ve ticaret hacminin artmasını diliyorum” dedi.

TOBB Savunma Sanayisi Sektör Meclis Başkanı ve Emekli Tuğgeneral Yılmaz Küçükseyhan da, ABD iş dünyasına iki ülke arasındaki işbirliğini attırmak için lobi faaliyetleri yürütme çağrısı yaptı.

Küçükseyhan, 1974 yılındaki Kıbrıs meselesi ve sonrasındaki ambargolar dolayısıyla Türkiye’nin savunma sanayisinde “balık yemek” yerine “balık tutmayı” öğrendiğini söyledi. Dolayısıyla Türkiye’nin artık savunma sektöründeki üretici rolünü dikkate almak gerektiğini kaydeden Küçükseyhan, Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarının yüzde 68’ini artık yerli üretimle karşıladığını belirtti. “Bu oranı önümüzdeki 5-10 yılda yüzde 80’e getirmeyi hedefliyoruz. Güç paketi, uçak motoru, modernizasyon çalışmalarıyla yüzde 80’e ulaşacağımızı düşünüyoruz” diyen Küçükseyhan, dolayısıyla ABD savunma sektörünce artık Türkiye’ye “ortak üretici” olarak bakılması gerektiğini söyledi. Küçükseyhan, ABD’li iş adamlarına “Türkiye’deki temaslarınız doğrudan satış yerine ortak üretim ve ortak satış çerçevesinde, işbirliği ana konsepti kapsamında olmalı” mesajını verdi.

''Siyasi ilişkiler tümseklere neden oluyor''

Toplantıda, iki ülke savunma ve havacılık sektörleri konusunda ABD tarafı adına Amerika – Türk Konseyi (ATC) Başkanı General James Logan Jones ile ABD Ticaret Odası Ortadoğu ve Türkiye Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy söz aldı.

General Jones, ABD ile Türkiye ilişkilerinin stratejik önemini vurguladı, ancak politik söylemler nedeniyle uzun bir yola benzettiği ilişkilerde birkaç “tümsek” yaşandığını söyledi.

Ama bunun her alana yansımayacağını da kaydeden Jones, çünkü ABD ve Türkiye ilişkilerinde ortak değerlere sahip, özgürlüğü ve dünyayı daha iyi bir yer yapmayı amaçlayan iki arkadaş arasındaki gibi bir ilişki olduğunu ifade etti.

Ancak bunun kamusal savunma sektörü ve özel sektördeki işbirliğine yansımayacağını dile getiren Jones, özetle, “Ben inanıyorum ki özel sektör, dış politika konusunda etkili bir araç. Elbette dış politikalara saygı duyuyorum. Özel sektör ise, birbirimizi diğerine ve kamuoyuna anlatmaya yardımcı olacaktır. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek üzere çalışılmaya devam edilmesi bence çok önemli. ABD ve Türkiye’nin ilişkilerindeki tümseklerin üstesinden gelmesi çok önemli. Böylece ortaklığımızı hiçbir zaman kaybetmeyiz çünkü birlikte çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Bu arada Jones ve beraberindeki heyet üyeleri, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu da makamında ziyaret ederek görüştü.

ABD Ticaret Odası temsilcisi Choksy de, iki ülke arasında ticari ilişkilerde 1700 civarında şirket tarafından faaliyet yürütüldüğünü ve bu şirketler açısından siyasi ilişkilerde sorun yaşanmamasının önemli olduğunu anlattı. Bu nedenle ABD Ticaret Odası olarak 2019 yılında üç ana başlıkta çalışmayı planladıklarını kaydeden Choksy, birinci başlıkta iş dünyası olarak öncelikle en üst düzeyde ABD ve Türkiye arasında diyalog yürütülmesini özellikle de hükümetler arasında diyalog sağlanmasını savunacaklarını söyledi.

İkinci başlıkta ABD Kongresi nezdinde Türkiye’yi ve önemini anlatmayı sürdüreceklerini belirten Choksy, iş dünyası olarak Ankara ve Washington’un birbirini daha iyi anlamasını sağlamayı teşvik edeceklerini dile getirdi. Choksy, üçüncü başlıkta ise Atlanta, Los Angeles, Chicago gibi merkezlerde ABD ve Türk şirketlerince ortak yatırımlar üzerinde çalışılması konusuna eğileceklerini kaydetti.

TOBB’tan ABD’ye “çelik vergisi” mesajı

Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu üyesi Faik Yavuz ise, ABD’ye “çelik ithalatı” meselesinde Türkiye’ye yönelik gümrük vergilendirmesi uygulamasını yeniden düşünmesi çağrısı yaptı.

Yavuz, “Ticaret savaşları kavramının tekrar gündeme gelmiş olması, iş dünyası olarak bizleri rahatsız ediyor. ABD’nin ithalat kısıtlaması getirdiği ülkeler genel anlamıyla ABD’nin ticaret açığı verdiği ülkelerdir. Ancak Türkiye – ABD ticaretinde, ABD sürekli olarak ticaret fazlası veriyor. 2010-2017 yılları arasındaki karşılıklı ticaretimizde, ABD’nin ticaret fazlası yaklaşık 55 milyar dolardır. Buna rağmen ABD yönetimi, Türkiye’den çelik ithalatına yüzde 25 vergi getirdi. Sonra da bu oranı ikiye katlamasını, tüm bunları hakkaniyetli bulmuyor ve aramızdaki ittifak ruhuna uygun görmüyoruz. Bu uygulama 2018 yılında Türkiye’nin ABD’ye demir-çelik ürünleri ihracatını son derece olumsuz etkilemiştir. Türkiye’nin bu uygulamadan muaf tutulması, hem ikili ticarete hem de ikili ilişkilerimize katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-abd-savunma-sanayisi-yeni-umut/4772107.html
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com