Gönderen Konu: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)  (Okunma sayısı 32817 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1887
  • 147
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #50 : 15 Mart 2020, 18:17:21 »
Şimdi bu F-35'ler dünyada savaş uçağı ihalelerine giriyor ve sahip oldukları kapasiteyi yazılı ve uygulamalı göstermek zorunda...
Demek ki girdiği ihalelerin ülkeleri ile jsf projesi ülkeler (Türkiye 'de dahil) bu uçağın radarda sahip olduğu  rcs'sini (radar cross section: bir cismin, çarptığı radar dalgalarını radar alıcısına ne oranda geri yansıtacağını ve dolayısıyla radara fiziksel büyüklüğüne, ne göre, hangi oranda bir sinyal göndereceğini belirleyen özellik.) biliyor olmalı...
Yanı bu paraları döken ülkeler stealth olmayan uçağı stealth diye alacak kadar gerizekalı diyorsanız o başka....

Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 527
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #51 : 18 Nisan 2020, 23:51:15 »
Muharip jet insansız uçaklarda ilk giriş noktası, daha sade, kolay ve pervanelilerin devamı olması nedeniyle hava yer uçakları oldu. Bu sınıfta gelişmiş ülkeler için amaç, yer hedeflerini en ucuz bertaraf etme yolu olan klasik, güdümsüz, akışkan gövdeli, serbest düşümlü mühimmatlarla yakın mesafeden riske girmeden vurmak. Tabi hss ler bpyutunda, radarlarda, termal takip optiklerinde ki  ki gelişmelerle beraber hedefe çok fazla yaklaşmak mümkün değil. Bu yüzden, şimdi ki amaç hedefin en çok gps/Ins yada lazer güdümlü mühimmatlarla imha edilebilmesi.

Günümüzde itkili mühimmatlarda meydana gelen gelişmeler le hava yer muharip insansız jet uçağa olan ihtiyaç azalmıştır. Bu tip uçaklara olan ihtiyaç görevin ucuz yapılması ile sınırlı kalmaktadır. İtkili mühimmatlarda hedefi risksiz olarak imha edebilmektedir.

Hava yer görevli muharip insansız jet uçaklar dan sonra sıra hava hava görevli muharip jet insansız uçakların tasarlanmasına geldiğinde günümüz için ilk hedef bu tip uçaklar için otonomi standartlarının belirlenmesidir. Yani uçağın başarısı şimdilik ne kadar kendi kendine görev yapabileceğine odaklanmıştır. Bu safha aşıldığında sıra aracın gövdesinin kapasitesine geleceği değerlendirilebilir. Çünkü içinde insan olmayan bir insansız uçak çok daha hızlı uçabilir, daha fazla manevra yapabilir ve g kuvvetine karşı koyabilir. Bu nedenle bu uçakların daha farklı gövde tasarımlarına, yapısal malzemelere ve imalat teknolojilerine ihtiyacı olacaktır.

Örneğin motor. Motor tasarım ve imalat teknolojileri bu hız, manevra, g kuvveti değişimlerinden etkilenecektir. G kuvveti dayanımı için motorlar belkide daha az birleşim yüzeysiz yapılmak zorunda kalınabilir. Döner parça birleşim yüzeyleri kaplamaya ihtiyaç duyabilir. Motorda 3 boyutlu kesintisiz imalat oranı bu yüzden çok hızkı artabilir.

Örneğin aviyonik lru lar. Bu lru ların içi sert epoksi ile kaplanmak zorunda kalabilir.

Şu beklenen bir gerçek ki muharip insansız jet uçaklarının günümüzde önünde ki en  önemli engel haberleşme ve konum belirleme riskleridir. Karıştırmaya müsait bu iki alan da, kesin ve kat i sonuç verecek sistemlere ulaşanlar, bu tip araçları en rahat kullananlar olacaklardır.


Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 527
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #52 : 23 Nisan 2020, 00:53:06 »
Temel kotil in c4 ile yapılan dinlediğimiz son röportajında,
Tai nin jet siha projemiz yok demesi ile, tek proje olarak galiba Baykar Makine nin Mius u tek proje olarak yürüyecek. Kotil in baykar ile ilgili sıcak sözleri acaba bu mius da ortak çalışmaları olacak anlamına mı geliyor.

Belkide yeni bi yapılanma olabilir. Acaba tai s/iha işini bırakıp tamamen insanlı araçlar ve uzay a mı yönelecek. Gerçi daha önce bi göksungur ifadesi vardı ama, şimdi böyle bi ifade yeni bi durumu mu ifade ediyor. Yoksa covid 19 nedeniyle ana projeler gecikmesin diyemi bu yola gidildi?

https://youtu.be/OyvJsgUS7Gs
« Son Düzenleme: 23 Nisan 2020, 01:23:49 Gönderen: Alpars »

Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 527
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #53 : 07 Mayıs 2020, 04:51:53 »
Serkan hocam, tabiki o ülkelerde ki insanlar salak değil. Fakat bazen uçak alırken aslında uçaktan çok daha farklı kazanımlar alırsınız.

Mesela suudi yönetimi ve diğer arap yönetimlerin aslında slah değilde abd koruması alması gibi! Mesela, İran ın rusya dan silah alırken başka yerden alma imkanı olmadığı gibi! Mesela, uzun vadeli kredi sağlandığı için bile silah tercihi yapan ülkeler var. Mesela çin siha ları, çinliler mal mübadelesine siha veriyormuş deniyor nette.

Bakın f35 yerine rus uçağı alınsın mı? dendiğinde, ne dendi, bizim alt yapımız abd jçağına uygun, rus sistemi olmaz dendi. Bu da bi sebep.

Tabi ki ülkelere belirttiğin özellikler anlatılıyor, ama adamın kendi uçağı yok, başka bi yerden alacak illaki. Örneğin x avrupa devleti diyelim; hükümet, Abd ile ticaret hacmi iyi bozmak istemiyor. Abd ülkesinde bağlantıları ile hükümeti destekliyordur, bu desteği kaybetmek istemez. V.s

Bu iş birazda pazarlama tekniği. Daha rüşvet falan oralara girmeyelim. Malum önceden bi lakhidmartin tecrübesi var dünyada!

 

Çevrimdışı Alpars

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 527
  • 16
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #54 : 07 Mayıs 2020, 05:10:44 »

Şimdi günümüzde artık hava-hava muharebeleri it dalaşı yaparak ve kısa mesafede olmuyor. Eğer savaş söz konusu değilse egedeki gibi it dalaşları olabilir ancak günümüzde nato'nun hava hava doktrini düşmanı en uzaktan tespit edip füzeleri atıp kaçmak üzerinedir . İşte bu yüzden Abd filosunun gelecekte yüzde 70'inin tutacak f-35'lerin bu kadar manevra özürlü ve hız olarak sınırlı bir uçak olmasına ses edilmiyor. Yani mius'un o kadar hızlı ve manevralı olmasına gerek yok .


Bu doktrine katılmıyorum. Hatta bu felakete bile götürür.

Mesela elinizde F-35 gibi radara yakalanmayan ama bir F-16'ya göre çok daha yavaş ve kötü manevra kabiliyetli uçaklarınız var. NATO'nun vahim mantığına göre bu uçakla uzun mesafede düşman uçağını tespit edip, görüş ötesi menzilli füzelerle imha etmek düşünülüyor. Bu mantık şu an işe yarar.

Peki ya F-35'in karşısındaki uçak da stealth özelliğe sahipse ne olacak?

Onu fark edebilmesi için oldukça fazla yaklaşması gerekecek! O uçak belki de çok gelişmiş elektronik harp ve karşı önlem donanımına sahip olacak! Belki de F-35'in ateşleyeceği kısa menzilli füzeler de işe yaramayacak! O zaman mecburen uçağın topuyla "Dogfight"...

NATO'nun rakibi olabilecek ülkelerde bu tip uçakların üretimine artık başlanıyor. NATO'nun bu mantığı bir anda çöpe dönüşebilir!

Gökkurt hocam, sadece rakip uçak değil, şu an doğu bloku (mesela çin pl 15 üzerinden 400km lik h/h füzesi çin çalışıyormuş.) Uzun menzilli, hem kendi radarı ile, hemde hedef uçağın radar sinyallerini takip ederek hedefe ulaşan hava hava ve sam füzeleri yapıyorlar. En son amraam d modelinde de bu özellik olacak deniyordu.

Uçağınız Sealth olunca bu zamanda meydan boş buyurun meydan sizin denmiyor. Bel ki yakın zamanda bir iki tehdit daha çıkabilir bu tip uçaklar için.

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2397
  • 261
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #55 : 15 Mayıs 2020, 13:29:19 »


Arkadaşlar Mius'un motorunun belli olduğu hatta bir kaç motorda alındığını, motorların üretileceği şirketin kurulduğunu ve mius'un üretim takviminin artık neredeyse sonuna gelindiği barizdir. Muhtemelen akıncı envantere girdiğinde mius için bir tanıtım yapılacak.

Genel özelliklerine bakar isek ;
0.9 mach hız
5 saat havada kalma
40.000+ feet irtifa
1 ton taşıma kapasitesi
Aesa veya Standart Taramalı radar
Yarı Stealth veya Tam Stealth Gövde (Opsiyonel)
LHD, Uçak Gemisinden kalkış (Opsiyonel)
Fiyat/Performans (Eşdeğerleriyle kıyaslandığında)
Hava-Hava Kabiliyeti


Şimdi toparlarsak ürün seyir için yeterli hızda, yeterli irtifa'da , taşıma kapasitesi ve elektronik özellikleri gayet yeterli bir uçak olacak. Üstteki tasarımlardan başka tasarımlar olma ihtimali de var . Ancak eğer bunlar olursa hava alıklarının üstte olduğundan gövde içi taşıma kapasitesi olabileceğini düşünüyorum. Zaten normal uçaktan daha az cüsse ve rcs'ye sahip olacak uçak nozzleları ve hava alığı üstte olduğundan radara verdiği iz daha da düşük olacak bir de ram boyası ile kaplanırsa işte o zaman çok düşük rcs'li bir ürün olur.

Uçak tüm akıllı mühimmatlar, göktuğ ve som ile birlikte çok daha önemli bir mühimmat kullanacak. İsmi "Kuzgun".



Kuzgun neden önemli 100 kg ve çoklu taşınabiliyor, çoklu atım ve sürü operasyon modu var. 65 kg'a kadar çıkan etkili bir harp başlığı var. ıır,ins,gps, datalink ve radar arayıcı başlıkla , bir çok farklı harp başlığı tipini itkili veya itkisiz 40.000 feette 110+ km'ye yollayabiliyor.

Yani bunun radar arayıcı başlıklı veya datalink + iir başlıklı itkili high subsonic versiyonunu Sihalarımız savaş gemilerinin aster-30 eşdeğeri uzun menzilli hss'lere takılmadan (zaten miusu tespit etmeleride zor.) , yani bu seyir füzeleri, anti gemi füzelerinden çok daha ucuz mühimmatı sihalarımız gerek denizdeki savaş gemilerine, gereksede karadaki stratejik hareketli /hareketsiz ve hava savunma sistemlerine hiçbir riske girmeden bir kaç tane sallayıp büyük vuruş yüzdesi yakalayabilirler. çoklu atım ve sürü kabiliyeti ise cabası. Bu mühimmat Türk'ün gelecekteki yeni pençesi olacaktır.

Uçağın 3.5 ton kalkış ağırlığına ve jet motora sahip olması ski-jump'a sahip anadolu gibi gemilerden kalkabileceğine dair ibareler veriyor. Ancak tam görev yükü ile daha fazla menzilde uçması için ayrıca anadoluya bu ağırlığı çekebilecek nükleer tahrik gerektirmeyen Emals yani elektromanyetik katapult eklenebilir. (Çok yeni bir teknoloji ancak railgun tecrübemiz düşük tonajlı bu ihalar için belki işe yarar.) Bu olmazsa da yine nükleer'e ihtiyaç duymayan ve mius tonajlı turboprop uçakları bile anadolu boyutlu ski-jump olmayan gemilerden kaldırmak için ww2'de kullanılan basit katapult sistemleri denenebilir. Yine otomatik iniş ve bunun alt sistemleri konusundaki tecrübemiz ve ilerlememiz uygun halat ve yakalama sistemi uygulanırsa sorunsuz ve tüm performansı ile iner ve kalkar.


Dahası dediğim tarzda bir katapult sistemi kullanırsak muhtemelen bu ihalar çok daha küçük pistli ski-jump'a sahip gemilerden dahi kalkabilir. Örneğin önceden adik ve şu sıralar tais gibi ülkemizin en büyük özel askeri tersane kompleksine ait bir lst/lpd dizaynı var ;



Bu tasarımın güvertesine anadoludaki gibi 2 asansör ekleyip, ski-jump ve dediğim basit katapult sistemi ve dock kısmını kapatıp zırhlı araç ve personel taşıma kısımlarını komple siha ve helikopter amaçlı kullanılırsa katlanabilir kanatlı şekildeki 25-40 arası mius alır. Mevzu bahis gemiler ise zaten hormonlu lst olduğundan maliyetleri ve bakım yükleri de çok düşük olacak bırakın uçak gemilerini bizim anadolu lhd'sinden bile çok daha az olacaktır.  Küçük bir hesap yapalım, bu üstteki tasarımdan biraz daha kısa ve pistsiz sancaktar lst'miz 400 milyon euro civarında fiyatı var. lst'den dock kısmı ,ön kapak, zırhlı araç alanları ve amfibi piyade ile ilgili sistemleri çıkartırsak maliyeti düşecektir. 10-20 metre uzatıp , çift asansör ekleyip, ski-jump ve bahsettiğim basit katapult sistemi ile maliyeti üç aşağı beş yukarı 600 milyon dolardan fazla olmaz bence.

30 Mius taşısın ve maliyeti de tahmini 20-30 milyon euro olsun uçakların maliyeti 30 dan bile alsak 900 milyon euro eder. Totalde paket program maliyeti 1.5 milyar dolar.  30 F-35B koyabilsen Anadolu Lhd'nin sadece uçaklarla maliyeti bize 4 milyar dolar eder.
30 rafale taşıyabilen nükleer reaktörlü uçak gemisi Charles de Gaulle taa zamanında 3 milyar euro maliyetle yapıldı üstündeki 30 rafale-m'in total maliyeti 2.4 milyar euro totalde ise 5.4 milyar euro ek bakımsal maliyet farkları ile siz deyin 6 milyar euro. Tam 4 katı. Daha yeni yapılmış 36 uçak kapasiteli Queen Elizabeth uçak gemisi maliyeti 3 milyar euro 36 f-35 maliyeti 3.6 milyar euro daha diğer masraflar bir kenara, totalde 4 katından fazla maliyete sahip. Bakım maliyetlerine vs hiç girmiyorum.

Şimdi Mius ve F-35B'ye bakacak olursak; ikisinin birbirinden farklı kullanabildiği bir silah var mı ? Yok. İkisinde de üstlerindeki hava hava füzesini tam performansıyla kullanacak aesa radar olacak mı ? Evet. İkisi de benzer stealth altyapıya sahip olacak mı  ? Biri boyutu büyük ama stealth teknolojisi iyi diğeri boyutu daha mütevazi ama stealth teknolojisi de öyle olacağından olacak. Evet. İkisi de pek kısa menzilli dogfight kabiliyeti sınırlı olduğundan bundan uzak duracak mı ? Evet.E şimdi fayda ve güç çarpanı oranına bakıldığında siz olsanız parayı queen elizabeth gibi 36 f-35b taşıyacak 1 gemiye mi yoksa aynı parayı, toplamda 120-150 arası mius taşıyacağınız 4-5 gemiye mi yatırırdınız ?  Cevap belli bence.

Arkadaşlar biz birşeyi unutuyoruz. Uçak gemisini bir platform olarak düşünüyoruz ancak uçak gemileri hedefine üstündeki uçaklarla ve onların taşıdığı hava-hava, hava-yer silahlarıyla kara , hava, denize saldırı gücü olan ve bunu taşıyıcı uçakların menzilleri eklendiğinde müthiş uzak menzillere yapabilen ve uçakları ses üstü hızda ve farklı yönlerden satürasyon saldırısı yapabildiğinden en net şekilde yapabilen donanma alanının en güçlü gemileridir. Kruvazörlerden daha güçlüdür.

Ve böyle bir gemiye kıyı savunma donanması olmayan pakistan, Türkiye vb. gibi küresel olmayan donanmalar kısaca mantıklı seviyede amfibi çıkarma gemilerine sahip olan tüm donanmaların ihtiyacı vardır. Keza çıkartma birliklerinin mutlaka havadan desteklenmesi ve bunun sıcak bölgeye yakın bir yerden yapılması lazımdır. Yine savaş gemisi filolarına sahip ülkelerinde düşman filolara karşı uçak gemisi gibi bir güç çarpanına ihtiyacı vardır.

Ama tabi uçak gemilerinin maliyetleri çok fazla ve üretimleri çok zor olduğundan buna sahip olamıyorlar. Ancak yukarıda belirttiğim çözüm ile çok cüzi rakamlara bu kabiliyete sahip olabilirler. Ve bu totalde bize çok fazla para kazandırır ve donanma inşa sektöründe bizi çok iyi yerlere taşır. Onu geçtim gemiyi alan, mius'u da almak zorunda onu alan büyük oranda yerli mühimmatları'da almak zorunda. Üç farklı sektörü direkt olarak etkileyecek vizyoner bir proje bence. Kim bilir belki biraz'da gökbey vs. satarız. Yine mius'un awacs ve eh versiyonları ile havadan ikmal ihaları'da cabası.

Eğer geleceği görürsek ve yatırım yaparsak çok para kazanırız atla deve bir şey değil.
Savaş Var Denildiğinde Biz;


Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1887
  • 147
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #56 : 15 Mayıs 2020, 13:41:57 »
MİUS için nasıl bir jet motoru gerekli? Temin edildiği söylenen motorların cinsi , menşei , özellikleri belli mi?

Çevrimdışı BATTLESTAR

  • 2018 ve 2019 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 2397
  • 261
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #57 : 15 Mayıs 2020, 13:44:08 »
MİUS için nasıl bir jet motoru gerekli? Temin edildiği söylenen motorların cinsi , menşei , özellikleri belli mi?

Baykar ile ivchenko'nun ortak motor firması black sea shield'ın üreteceği ivchenko yapımı  AI25TL motorları hatta birazda modernize edileceklermiş. L-39 albatros uçakları da kullanıyor. Yeterli ve ucuz bir motor ve bizim olacak bir motor.
Savaş Var Denildiğinde Biz;


Çevrimdışı serkan1976

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1887
  • 147
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #58 : 15 Mayıs 2020, 14:08:38 »
"Bizim olacak derken" üretim hattı , teknolojik sırları vb. bizim mi olacak?

Çevrimdışı malaga

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 40
  • 4
  • DefenceTurk.com
Ynt: Türk İnsansız Savaş Uçağı Projesi (MİUS)
« Yanıtla #59 : 28 Mayıs 2020, 11:59:35 »
Sadece elektronik ve gömülü yazılım sistemlerini baykar üretecek mekanik sistemlerde ukrayna üretecek belki elde edilen tecrübe ile mekanik sistemlerede daha sonra girilebilir ama miusun tasarımı çok kötü inşaallah bu tasarım olmaz.