Gönderen Konu: Sohbet...  (Okunma sayısı 123289 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41411
  • 442
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #810 : 01 Ekim 2019, 01:17:24 »
Ben bu konuda sizden biraz farklı düşünüyorum. Bence din konusu insanlığın başlangıcından önce de vardı. İnsann yaratılışından sonra onun da yaşamınn bir parçası oldu. Yaşamanın amacı, bu amaca ulaşma yolunda neler yapılabileceğini insanlığa sundu. Birileri tarafından uydurulmadı, dünya dışı başka varlıklar tarafından insanlığa verilmedi, efsanelerden türetilmedi, aksine efsanelere konu oldu. İnsanlık bir bilgisayar gibi, sürekli bilgi ile yüklendi. Ama aynı anda virüslerle, zararlı yazılımlarla da yüklendi ve işlevini kaybetmeye başladı. Din ise bu bilgisayara format atarak onu özüne davet etti her defasında.

Yaygın olan tek tanrılı dinler, hangi milletlere kitap veya peygamber gönderildiyse, hep o milletin içerisinden, aynı dilden oldular. Ama insanlar her defasında eski alışkanlıklarını o dinlere zaman içerisinde zerk ederek bozdular. Sürekli bozulma ve sürekli format devam etti. Son format da pek çoğununuzun İslam olarak bildiği, aslında ilk formattan bu yana aynı olan şeydi.

İslam bundan yaklaşık 1400 sene önce, kendi elleriyle yaptıkları heykellerden medet uman, türlü ahlaksızlık ve cinayetleri adet haline getirmiş, cahil bir topluluğa, onlarn anlayacak dil ve tarzda geldi. Geldiği gibi de hızla formata, temizliğe başladı. Belirli bir zirveye ulaştıktan sonra, onun içerisine de indirildiği topluluğun adetleri, yaşam tarzı gibi şeyler kural olarak yerleştirildi ve diğerlerine dayatılmaya başlandı. Özü ile ilgilenerek bunu farklı kültürlere tanıtmak yerine, şekilcilikle gerçeğinden uzaklaştırıldı.

İslamdan önce tapınılan putların insanlığa hiç bir faydası olmadığını bilen ama bundan çok büyük çıkar sağlayanlar vardı. O putlara tapmak için gelenler sayesinde büyük bir ticaret sahası, büyük bir ekonomi dönüyordu mesela! Bugün de buna benzer bir durum var aslında. Mesela derler kıyamete yakın Kur'an-ı Kerim silinecek, kimse okuyamayacak. İlk emri oku olan bir kitap ne yazık ki onu okuyanlar tarafından anlamakmak için okunan tek kitap haline getirildi. Çoğunluk okumuyor, okuyanların çoğu da ne okuduğunu anlamıyor. Yabancı dil bilmeyip, yabancı müziklerin şarkılarını söylemeye çalışanlar gibi sadece kendilerini iyi hisettirmeye çalışanlar var. Okuduğunu anlayanların da çoğunluğu işe geldiği gibi yorumlayanlar. Ne yazık ki o kutsal  kitabı putlaştırdılar. Okuyup anladıkça fayda sağlayacak olan bir kitap, sadece koruma sağlayacağı düşünülerek evlerde vs bulundurulur oldu! Oysa ki o kitap anlaşılmadıkça kimseyi korumaz. İnanç sahibi olduğunu söyleyenlerin çoğu, yaratıcının yazılı olarak bulunan sözleri yerine daha çok falanca  şahış üzerinden filancanın rivayet ettiği, doğruluğu içerisinde bulunduğu şartlar net olarak bilinmediği için tartışılır sözlere itimat ediyorlar.

O kitapta yaratıcı açık şekilde dininizi gruplara bölmeyin dediği halde bugün bir çok mezhebe bölünmüş insanlar, sırf kendileri ile aynı mezhepten olmadığı için diğerlerini öldürmekte. Sayısız tarikat ve cemaat de bu mezheplerin ortaya çıkış yolundan ayrışma için ilerlemekte. Her geçen güne dine yeni kurallar, yeni ritüeller eklenmekte. Özünden uzaklaştırılmakta. Putperstlik dönemindeki cehalet ve maddi çıkar çarkı bu zamanda yine din üzerinden devam ettirilmekte.

İnsanlığa ışık olarak ortaya çıkan din, insanların kirli elleriyle insanlığı karanlığa götürme amacı için kullanılmakta. Buna karşı çıkanlar da olacaktır elbet ama dünyaya baktığımızda gerçek olduğunu görebilirsiniz. Ki kutsal kitapta yaratıcı bu devir daimi çeşitli geçmiş olaylarla anlatıyor.

Peki bundan kurtuluş, dini yok saymak ya da daha eskileri benimsemek midir? Bence değildir. Bu sadece kolay görünen ama aslında en zor yoldur. bu sadece kendini kandırdığına kendini inandırmaktır. Pire için yorgan yakılmaz. Daha eskilerin de, daha önceki formatlar sonrası yine insanlar tarafından kirletilmiş, değiştirilmiş olduklarını düşünürsek, en iyisi son güncellemelerle son format üzerine yoğunlaşmaktır. Ancak şekilciliği, rivayetleri, başkalarının kurallaştırılan adetlerini bir kenara bırakıp özüne inmek gerekir. Geçmişe göre  değil, bu zaman göre ve geleceğe göre yorumlayarak anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü bilgi geçmişteki gibi kıt değil, artık çok daha fazla ve gelecekte de daha da fazla olacak! İnsanın bunu başarabilmesi için özüne dönmesi gerekir. İnsanın özü, ona hayat veren yaratıcının bir parçasıdır ne de olsa!
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1305
  • 154
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #811 : 01 Ekim 2019, 01:33:30 »
Makale tadında çok güzel bir yazı olmuş, emeğine sağlık. Yalnız benimde katılmadığım bir nokta var; işte orası tam da şurası...
...Birileri tarafından uydurulmadı, dünya dışı başka varlıklar tarafından insanlığa verilmedi, efsanelerden türetilmedi, aksine efsanelere konu oldu.

Biz birbirimizi bilen insanlarız:) Söz konusu olan dünya dışı zeki varlıklar olunca, biranda bütün bakış açım değişiveriyor. Konu din olunca, yukarılardan bir yerlerden insanlığa müdahale edildiğine dair derin bir inancım var. Tanrı/Allah tasavvurum ise  bambaşkadır. Vahdet-i Vücut gereği sonsuzluktan başka birşey yoktur. Sonsuz sonsuzdur ve her şey bu sonsuzluğun içindedir ve onun bir parçasıdır diyorum.

Dünya dışı zeki varlıklar konusunda haklı çıkma ihtimalim yüksektir, onu da söylemiş olayım:) Günü geldiğinde ilk paylaşacağım insanlardan biri de sen olacaksın. Bundan hiç şüphen olmasın:) 


Çevrimdışı arch_g

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 17
  • 4
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #812 : 01 Ekim 2019, 01:37:31 »
Serkan arkadaşımıza 2 puan da benden.

Çağımızın bir güzelliği herkez fikrini hürce paylaşabiliyor.Benzer yollardan bir çokları geçiyor.
Eskiden 100 senede olan dönüşümler seneler içerisinde gerçekleşiyor.

Hristiyan lık aslında son halini rönesansla tamamladı.
Gel pazarlari ; günah cıkar vicdanını rahatlat bak yoluna.Modern insanın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.
Evrimle birlikte genlerimize inanma duygusunun kodlandığına inanıyorum.Bir şekilde de karşılamak gerekiyor.Yakınım öldü sadece toprak oldu böcekler yedi demek en sağlam ataistler için bile zor sözler

Velhasıli bence islam da rönesansını yaşayacak .
100 sene sonra kitaplarda Youtube yazılacak.
Herşey sorgulanacak.Aslında tam manası ile islamı yaşamak insanın tüm doğasına aykırı.Bastırılan tüm duygular bir şekilde daha şiddetli çıkıyor.Çok daha sade ve zamana uygun bir şekilde değişeceğine inanıyorum.Buda çok değil 20 sene içinde olacak bence.Aydınlık dünyada dolaşmış durmuş. Adamlar cadı avlarken anadoludaymış medeniyet .
Belki de Türk milleti için en doğru yol , kültürümüzü geleneklerimizi içe dönüp eleştirip geleceğimize yeniden bir yol verebiliriz.
(Kısmet , Kader , hayırlısı ...
Bu şekilde bir Bill Gates çıkmasi imkansız içimizden.Perspektifi dünya görüşü kapalı bireyler yetiştiriyoruz.
Biz birşey yapmaz isek bile Youtube vb. tek başına geleceğimizi şekillendirecek.

Çevrimdışı Tong Yabgu

  • Avrasya Göçebesi
  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 844
  • 153
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #813 : 01 Ekim 2019, 01:58:27 »
Ben bu konuda sizden biraz farklı düşünüyorum. Bence din konusu insanlığın başlangıcından önce de vardı. İnsann yaratılışından sonra onun da yaşamınn bir parçası oldu. Yaşamanın amacı, bu amaca ulaşma yolunda neler yapılabileceğini insanlığa sundu. Birileri tarafından uydurulmadı, dünya dışı başka varlıklar tarafından insanlığa verilmedi, efsanelerden türetilmedi, aksine efsanelere konu oldu. İnsanlık bir bilgisayar gibi, sürekli bilgi ile yüklendi. Ama aynı anda virüslerle, zararlı yazılımlarla da yüklendi ve işlevini kaybetmeye başladı. Din ise bu bilgisayara format atarak onu özüne davet etti her defasında.

Yaygın olan tek tanrılı dinler, hangi milletlere kitap veya peygamber gönderildiyse, hep o milletin içerisinden, aynı dilden oldular. Ama insanlar her defasında eski alışkanlıklarını o dinlere zaman içerisinde zerk ederek bozdular. Sürekli bozulma ve sürekli format devam etti. Son format da pek çoğununuzun İslam olarak bildiği, aslında ilk formattan bu yana aynı olan şeydi.

İslam bundan yaklaşık 1400 sene önce, kendi elleriyle yaptıkları heykellerden medet uman, türlü ahlaksızlık ve cinayetleri adet haline getirmiş, cahil bir topluluğa, onlarn anlayacak dil ve tarzda geldi. Geldiği gibi de hızla formata, temizliğe başladı. Belirli bir zirveye ulaştıktan sonra, onun içerisine de indirildiği topluluğun adetleri, yaşam tarzı gibi şeyler kural olarak yerleştirildi ve diğerlerine dayatılmaya başlandı. Özü ile ilgilenerek bunu farklı kültürlere tanıtmak yerine, şekilcilikle gerçeğinden uzaklaştırıldı.

İslamdan önce tapınılan putların insanlığa hiç bir faydası olmadığını bilen ama bundan çok büyük çıkar sağlayanlar vardı. O putlara tapmak için gelenler sayesinde büyük bir ticaret sahası, büyük bir ekonomi dönüyordu mesela! Bugün de buna benzer bir durum var aslında. Mesela derler kıyamete yakın Kur'an-ı Kerim silinecek, kimse okuyamayacak. İlk emri oku olan bir kitap ne yazık ki onu okuyanlar tarafından anlamakmak için okunan tek kitap haline getirildi. Çoğunluk okumuyor, okuyanların çoğu da ne okuduğunu anlamıyor. Yabancı dil bilmeyip, yabancı müziklerin şarkılarını söylemeye çalışanlar gibi sadece kendilerini iyi hisettirmeye çalışanlar var. Okuduğunu anlayanların da çoğunluğu işe geldiği gibi yorumlayanlar. Ne yazık ki o kutsal  kitabı putlaştırdılar. Okuyup anladıkça fayda sağlayacak olan bir kitap, sadece koruma sağlayacağı düşünülerek evlerde vs bulundurulur oldu! Oysa ki o kitap anlaşılmadıkça kimseyi korumaz. İnanç sahibi olduğunu söyleyenlerin çoğu, yaratıcının yazılı olarak bulunan sözleri yerine daha çok falanca  şahış üzerinden filancanın rivayet ettiği, doğruluğu içerisinde bulunduğu şartlar net olarak bilinmediği için tartışılır sözlere itimat ediyorlar.

O kitapta yaratıcı açık şekilde dininizi gruplara bölmeyin dediği halde bugün bir çok mezhebe bölünmüş insanlar, sırf kendileri ile aynı mezhepten olmadığı için diğerlerini öldürmekte. Sayısız tarikat ve cemaat de bu mezheplerin ortaya çıkış yolundan ayrışma için ilerlemekte. Her geçen güne dine yeni kurallar, yeni ritüeller eklenmekte. Özünden uzaklaştırılmakta. Putperstlik dönemindeki cehalet ve maddi çıkar çarkı bu zamanda yine din üzerinden devam ettirilmekte.

İnsanlığa ışık olarak ortaya çıkan din, insanların kirli elleriyle insanlığı karanlığa götürme amacı için kullanılmakta. Buna karşı çıkanlar da olacaktır elbet ama dünyaya baktığımızda gerçek olduğunu görebilirsiniz. Ki kutsal kitapta yaratıcı bu devir daimi çeşitli geçmiş olaylarla anlatıyor.

Peki bundan kurtuluş, dini yok saymak ya da daha eskileri benimsemek midir? Bence değildir. Bu sadece kolay görünen ama aslında en zor yoldur. bu sadece kendini kandırdığına kendini inandırmaktır. Pire için yorgan yakılmaz. Daha eskilerin de, daha önceki formatlar sonrası yine insanlar tarafından kirletilmiş, değiştirilmiş olduklarını düşünürsek, en iyisi son güncellemelerle son format üzerine yoğunlaşmaktır. Ancak şekilciliği, rivayetleri, başkalarının kurallaştırılan adetlerini bir kenara bırakıp özüne inmek gerekir. Geçmişe göre  değil, bu zaman göre ve geleceğe göre yorumlayarak anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü bilgi geçmişteki gibi kıt değil, artık çok daha fazla ve gelecekte de daha da fazla olacak! İnsanın bunu başarabilmesi için özüne dönmesi gerekir. İnsanın özü, ona hayat veren yaratıcının bir parçasıdır ne de olsa!
Ama sizde tüm hayatı yaratıcıya dine bağlamışsınız. Yaratıcı derken bile herkesin kendi inandıgı dinin kitabındaki yaratıcı farklı. Bilim insanlarına göre göktaşı çarpması sonucu bugünlere/bu formlara kavuşmuş canlı mikrorganizmalarız. Filozoflara göre antik astronotların oyuncagı... İnsanın varolma sebebi din midir ? Tüm bu aklımızın aldıgı/alamadıgı herşey sadece insanın cennet/cehennem yolunu seçmesi için mi ? Ben ilk insanları geçtim insanların avcı-toplayıcı oldugu dönemde dahi (-ki 10.000 yıl öncesidir) bir dine taptıklarını düşünmüyorum. O çağlarda insanlar neyden korkuyor ise o şey onlar için kutsaldı. Moğollar için şimşek çakmasıydı ,bu diğer halklar için  bazen ateşte olabilir bazen güneşte , rüzgarda su bile olabilir. Depremi Apollonun hiddeti sonucu oluştugunu sanan eski Yunan halkları. Kediyi kutsal sayması yüzünden savaş kaybeden Mısırlılar... Bunların temelinde bilinmeyene karşı duyulan korku var. Bugün depremin ne oldugunu biliyoruz. Bugün rüzgarın , güneşin , ateşin ne oldugunu biliyoruz. Bildiğimiz içinde korkmuyoruz kutsal saymıyoruz. Bugün Çinden yada japonyada biri kalkıp Ankaraya gelse ve ben sizin tanrınızım dese hadi len dersiniz çünki adamda geldiği yerde belli. Peki bir uzay aracı gelse ve içinden ışıklar saçan insan formunda bir canlı inip sizin tanrınız benim dese hadi len der misiniz ? Hayır. Çünki uzaylının arkasındaki bilinmezlik sizi bir iki dakika düşündürür. Eski insanların o günki bilinmezlikte yaptıkları eylemleri din her çağda vardır diye söylemek kanımca biraz yanlış. Çünki dine bakış açıları bugünki gibi değil. Eskiden vikingler savaşta ölürseler valhalaya gideceklerini ve orada tanrı odinle şarap içeceklerine inanırlarmış... Vikingler çok mu dindardı ? hayır ama din üzerinden yaratılan valhalanın bilinmezliği ve cazibesi o vahşi barbarları bile o uğurda ölmeyi göze alacak kadar ikna edebilmiş. Bu masalsı bilinmezliklere addedilen kutsallık asla din değildir.
« Son Düzenleme: 01 Ekim 2019, 02:00:42 Gönderen: DonnieBrasco »
KÖPEK GİBİ ÇALIŞIP KRAL GİBİ YAŞAMAYA ÇALIŞAN....AZ ASABİ... ÇOKTAN FAZLA ATATÜRKÇÜ...

Çevrimdışı Partikül

  • 2017 Yılın Üyesi
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 1305
  • 154
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #814 : 01 Ekim 2019, 02:15:18 »
@DonnieBrasco' ya da +1 ...katılımcılardan güzel fikirler çıkıyor:)

.... Peki bir uzay aracı gelse ve içinden ışıklar saçan insan formunda bir canlı inip sizin tanrınız benim dese hadi len der misiniz ? Hayır. Çünki uzaylının arkasındaki bilinmezlik sizi bir iki dakika düşündürür...

Aynen yukarıda yazdığın gibi olduğuna dair inancım yüksektir. Efsaneler diyoruz ya... Zeus' lar, Apollolar, Artemisler... ve hatta Sümer mitolojisinde ki; Enki' ler, İnanna' lar, Enli' ler.... Ve diğer mitolojik tanrılar; niye bir uzaylı ismi olmasın ki?

Herkül...! Herkül' de melez programının ürünü olsa gerek; yani Tanrı İnsan!

Hakikat er geç açığa çıkacaktır, bekliyoruz:)

Çevrimdışı Tong Yabgu

  • Avrasya Göçebesi
  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 844
  • 153
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #815 : 01 Ekim 2019, 02:34:49 »
@DonnieBrasco' ya da +1 ...katılımcılardan güzel fikirler çıkıyor:)

.... Peki bir uzay aracı gelse ve içinden ışıklar saçan insan formunda bir canlı inip sizin tanrınız benim dese hadi len der misiniz ? Hayır. Çünki uzaylının arkasındaki bilinmezlik sizi bir iki dakika düşündürür...

Aynen yukarıda yazdığın gibi olduğuna dair inancım yüksektir. Efsaneler diyoruz ya... Zeus' lar, Apollolar, Artemisler... ve hatta Sümer mitolojisinde ki; Enki' ler, İnanna' lar, Enli' ler.... Ve diğer mitolojik tanrılar; niye bir uzaylı ismi olmasın ki?

Herkül...! Herkül' de melez programının ürünü olsa gerek; yani Tanrı İnsan!

Hakikat er geç açığa çıkacaktır, bekliyoruz:)
Kilit nokta sümerler olacak.Ya onların zeka seviyesine hala gelemedik yada işsiz bir Sümerlinin yaptıgı şakayı devam ettiriyoruz. Hayırlısı bakalım.
KÖPEK GİBİ ÇALIŞIP KRAL GİBİ YAŞAMAYA ÇALIŞAN....AZ ASABİ... ÇOKTAN FAZLA ATATÜRKÇÜ...

Çevrimdışı merzifonlu

  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 455
  • 8
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #816 : 01 Ekim 2019, 05:18:46 »
Bir kere kasti ve planlı öldürme , terör, tecavüz ve bunun gibi niyeti kastileşmiş bu ağır suçlara idam cezasını getireceksin abi başka yolu yok.

Bu kısmı hariç, yazının kalanına katılıyorum. Siyasetle salça olmuş, bağımsızlığının esamesi okunmayan ve liyakatsizliğin kol gezdiği bir yargı sisteminin vereceği idam kararları facialara yol açacaktır. Geçiniz!

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 41411
  • 442
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #817 : 01 Ekim 2019, 08:52:25 »
Ama sizde tüm hayatı yaratıcıya dine bağlamışsınız. Yaratıcı derken bile herkesin kendi inandıgı dinin kitabındaki yaratıcı farklı. Bilim insanlarına göre göktaşı çarpması sonucu bugünlere/bu formlara kavuşmuş canlı mikrorganizmalarız. Filozoflara göre antik astronotların oyuncagı... İnsanın varolma sebebi din midir ?

Değildir. Tekrar söylüyorum din insanlığın ilerleyişinin doğru olması için bir format gibidir! O sadece bir araçtır. İnsanoğlu yaratılışından beri onunla tanışmıştır. Ama kainatta sadece insanoğlu yoktur. Kökenleri daha eski varlıklar da vardır!

Daha eski varlıkların efsanelere konu oldukları, insanlara dini getirdiklerine inanmıyorum. Onlar sadece aracı olabilirler, yaratıcı değil! Çünkü onlar da yaratılmışlardır.

Din efsanelerden ortaya çıkmamış, efsaneler dinlerin veya yaşamın kendisinden evrim geçirerek ortaya çıkmıştır bana göre.

Saf ve temiz olan insanlık sürekli kontrol edemediği benliği ile kirlenmiş, sürekli yoldan çıkmış ve felaketler yaşamış. Bir kısır döngü gibi her seferinde formatlanmış, temizlenmiş. Sonrasından yine kirletmiş. Böyle devam etmiş.

Bugün burada yazdıklarınız bile o kirlenmenin kanıtı. Siz insanların kendi çıkarları için kirletilmiş, çarpıtılmış, değiştirilmiş hale getirdikleri bir şeyi gerçek kabul ederek yargılıyorsunuz ve reddediyorsunuz. Oysa gerçek olsa insanlık hızla karanlığa ilerlemezdi. Ne zaman ki saf halindeydi, insanlık o zaman yükselişteydi.

İnsanlığın yükselişte olduğu yerleri ve dönemleri araştırıp saf haline ulaşabilirsek gerçeğe kavuşuruz. Ancak o kadar çok hurafe bulaştırılmıştır ki amacından uzaklaştıran, işte bunları temizlemek neredeyse imkansız derecesinde zor.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı serkan

  • YASAKLI
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 1282
  • -115
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #818 : 01 Ekim 2019, 09:51:45 »
İtikatı sarsılıp kendine bir inanç arayıp gök tengri gibi şamanizim gibi filan bir şeylere inanmaya zorlayan arakadaşlara bir önerim var. Bu inanışlar içinize tam oturmayacaktır muhtemelen ve hep bir şeyleri izah etmek savunmak zorunda sizi yalnız başınıza bırakacaktır. Bütün bu inanışların özü aslında Deism dir günümüzdeki yansıması ve toplanma alanı olarak. Bir yaratıcı mutlaka var bu hayat çok mükemmel akıllı bir tasarımı kesinlikle var ben buna inanıyorum ama dinlerin hiç biri bu mükemmelliğe yakışmıyor inancıdır deism. Dünyada şu anda bile bin tane inanç bulursunuz aslında basitçe Deism olan ama kendilerine şamanisim falan filan diyen. Hiç dini olmayan ama aklı olan bir insanın ilk inancı adı ne olursa olsun kesinlikle aslında Deism olacaktır. Yani bir yerde bir güç var ama ne o bilmiyorum bütün bunlar onun eseri inancıdır bu. Kitabı peygamberi papazı klisesi tarikatı yada bu işleri senden daha iyi bilip sana öğretecek kanaat önderleri olmayan bir inanç Deism. Şaman larda deistdir gök tengricilerde deisttir çinlilerin dinide deism dir kızıl derelilerin kovboy filimlerindeki ateşin etrafında dönmeleride deism dir hatta biraz kışkırtıcı olayım tam değil maalesef biraz kendini zamana teslim etmiş olarak Alevilik de özü itibarı ile dediğim gibi tam değil ama oldukça kuvvetli şekilde Deism dir. Alevilikte şimdi doğa sevgisi diye çağdaşlaştırılan önem aslında doğanın mucizelerine hayranlıkta Allahı aramakdır buda aslında bir anlamda Deism dir. Ama bu çok hoş entellektüel bakış şimdi basitleşmiş doğa sevgisi çiçek böcek sevgisi gibi biraz yozlaşmıştır anlamından kopmuştur. Alevilik zamanın zorlamaları ile kafası karışmış deism dir aslında. Aslında Sünniler tamamen teslim olmuşken Aleviler biraz direnmiştir aklın mantığın zorlamasına ama tamda değil yani bir yanlarından yakalanmışlar maalesef onlarda. Ben alevi olsam çok daha kolay deist olurdum heralde. Zatende öyle oluyorlar görünen kadarı ile.
Yani demek istediğim şu etraf ağzına kadar deist dolu aslında. Kimi adını koymuş çoğu koyamamış çoğu başka şeyleri yaşadığını sanırken deist olduğun farkında değil bir çoğuda aslında gevşeyen itikatinin sebebinin deist olması olduğunun farkında değil. Yani aslında namaz artık hiç kılmayan her sünni deist dir bir anlamda. Artık bir adı var bu savrulmuşluğun zayıf inançlı müslüman değilim ben bildiğin kuvvetli fikirleri duruşu itikati olan bir deist im benim en sofu adam kadar bir inancım fikrim var bu dünyada. Beş vakit namaz kılmayanlarda böyle aslında onlar kötü dindar değiller iyi dindarlar belkide ama kendi adlarını koyamamışlar onlar laik yada çağdaş filan değiller deist ler aslında adını koyamama sorunu yaşıyorlar. Bence bu ülkenin % 70 i şu anda deisttir ama nerdeyse tamamına yakını bunun adını koyamıyor durumda bilgisizlikten dolayı. Peki illada adını koymak zorundamıyız Deism etrafında illada diğer inançların dayatması gibi toplanmış olmak zorundamıyız. Değiliz tabiki Deism bir din değildir doğru olanın farkında olmaktır. Doğruyu bilip beş vakit namaz kılınabilir seni yormuyor ise yada pazar günleri bütün kasaba gidiyor ise sende klisene git kimse senden folklorünü terk etmeni istemez zaten bunu isteyecek bir otorite kitap kanun da yok bir sen varsın birde içindeki bir yerde bir şey olmalı bunları yaratan inancı bu farkındalığın adı deism yoksa bir din değil cezaları yok ödülüde yok sadece bileceksin. Ben neyim peki onuda diyim. Ben aslında Ataist olmak istiyorum tahtında oturan bir tanrı hayali kuramıyorum ama entellektüel seviyem ataism ile çatışıyor ama bence doğru ola nbir şekilde ataism dir ama o beni aşıyor birde sıkışınca allahım bana yardım et demek hoşuma gidiyor deist olunca yalvarabileceğin bir allahın oluyor yine buda güzel bir şey. Başka güzel yanı burada hata yapmanın cezası yok
« Son Düzenleme: 01 Ekim 2019, 10:23:00 Gönderen: serkan »
beğen

Çevrimdışı Tong Yabgu

  • Avrasya Göçebesi
  • Özel Üye
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 844
  • 153
  • DefenceTurk.com
Ynt: Sohbet...
« Yanıtla #819 : 01 Ekim 2019, 10:48:29 »
Bir kere kasti ve planlı öldürme , terör, tecavüz ve bunun gibi niyeti kastileşmiş bu ağır suçlara idam cezasını getireceksin abi başka yolu yok.

Bu kısmı hariç, yazının kalanına katılıyorum. Siyasetle salça olmuş, bağımsızlığının esamesi okunmayan ve liyakatsizliğin kol gezdiği bir yargı sisteminin vereceği idam kararları facialara yol açacaktır. Geçiniz!
+1. Ne zaman idam hakkında bir yazı - haber görsem aklıma beynime işlenmiş Yeşil Yol filmindeki o malum sahne gelir. Söylediklerinize sonuna kadar katılıyorum. Daha bugün bile aynı suçu işleyen fakat biri farklı görüşten oldugu için hapse giderken diğeri yandaş oldugu için hakkında işlem yapılmayanlar var. Masumlugunu/suçsuzlugunu 20 yıl hatta 30 yıl hapiste yattıktan sonra ispat edebilenlerin oldugu bir dünyada idam bana göre çok sakat.Bugün sevmediklerimiz için idam deriz yarın kader bizi öyle bir noktaya getirirki idam sehpasına giderken ben suçsuzum naraları atarken buluruz kendimizi... O ip boyna girdikten , can gittikten sonrada dünyanın hiçbir özrü kabul olmaz.
KÖPEK GİBİ ÇALIŞIP KRAL GİBİ YAŞAMAYA ÇALIŞAN....AZ ASABİ... ÇOKTAN FAZLA ATATÜRKÇÜ...