Gönderen Konu: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ  (Okunma sayısı 112512 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı süvari

  • Süvari
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 29
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #30 : 23 Eylül 2010, 13:16:26 »


Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref  Bitlis'in de içinde bulunduğu çift motorlu uçağın kalkıştan 7 dakika sonra düşmesiyle ilgili raporu hazırlayan heyetin başkanı Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel, uçağın kesinlikle buzlanma, pilotaj, bakım hatası, motor ve dizayn hatası nedeniyle düşmediğini belirterek, yaptıkları inceleme sonrasında uçağın sabotaj nedeniyle düşürüldüğü kanaatinde olduğunu söyledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi'nden emekli olan Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel, Bitlis'in düşen uçağıyla ilgili 4 Kasım 1996 yılında hazırladıkları raporu değerlendi.

Olay sonrası Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyetine başkanlık yapan Yüksel, mülakatın sonunda, "Uçak bal gibi düşürüldü, hiç şüphem yok" dedi.

Eşref Bitlis'in uçağının bir gün önce test edildiğini ve hangara çekildiğini aktaran Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel, kazanın pilotaj hatası, bakım onarım hatası, yapım ve dizayn hatası ile buzlanma sebebiyle düştüğüne dair hiçbir kanıt olmadığını teknik yönleriyle anlattı. Raporun hazırlandığı dönemde yaşadıklarını aktaran Yüksel, hazırladıkları bilirkişi raporunda da yer alan askerin ifadelerini hatırlattı. Askerin ifadesinde bir rütbelinin gece geç saatlerde hangara geldiğini söylediğini belirtti.

Yüksel, "O günün gecesi nöbet tutan bir er, raporda ismi var. Diyor ki: 'Karargah tarafından bir üniformalı pilot, bir astsubay geldi. Parolayı sordum bildi, işareti sordum bildi, benden üst personel olduğu için girişine izin verdim. Ben şu ana kadar kaç zamandır burada nöbet tutarım, bu saatlerde burada hiç kimseyi görmedim.' diyor." şeklinde konuştu.

İKİ MOTOR KISA ARAYLA MİLYONDA BİR AYNI ARIZAYI VERİR
Kazada uçağın iki motorunun 50 saniye arayla aynı arızayı verdiğini belirten Yüksel, bunun milyonda bir ihtimali olduğunu dile getirdi. Yüksel, "Havacılıkta bütün motorlar arızalanır mı? Arızalanır. Aynı anda arızalanır mı? Arızalanır. Fakat her zaman bir motor arızasına göre proje yapılır ve hesap yapılır. 4 motorlu bir uçağın iki motorunun aynı zamanda arızalandığı zaman ne olacak? O dikkate bile alınmaz. Hele böyle bütün motorlar aynı anda aynı arızayı versin, böyle şey görülmedi denebilir" diye konuştu.

SABOTAJ İHTİMALİNİ RAPORDA BELİRTTİK
O dönemde yaptıkları incelemeler sonrasında uçağın pilotaj hatasından, imalat hatasından, bakım ve onarımdan doğan bir aksaklık yada buzlanma sebebiyle düşmüş olabileceğine dair hiçbir delile ulaşamadıklarını aktaran Yüksel, "Ama bu şartlar altında olay gerçekleşmiş. İki motor aynı anda 50 saniye arayla büyük çapta arızalanıyor. Öyle azcık basınç düşmesi falan değil. Sabotaj arızası olabileceğini raporda belirttik." ifadelerini kullandı.

Verilen ifadelerin adeta kendilerini ürperttiğini aktaran Yüksel, kendisinin daha önce de askeri personelle çalıştığını ve askeri personelin olaya kendileri gibi bakmadığını dile getirdi. Askeri personelin daha çok komutandan gelen talimatlar doğrultusunda çalıştığını dile getiren Yüksel, "Buradaki askerler yalan söylüyor. 'Ben sesleri duydum' diyor. Ya insaf et. Belki bin metre yukarıda bu bozulma. Oradan sen takırtı duyabilir misin?" ifadelerini kullandı.

Eşref Bitlis ile ilgili daha sonradan çok şey öğrendiğini dile getiren Yüksel, "Bu eşref Bitlis denen adam b günkü orduda belki bir iki tane olan adam. Onun Doğu hadisesi, Kürt olayları, PKK meselesi hakkında görüşleri ancak şimdi uygulanmak istenen, yaparsak ancak kurtuluruz denen görüşlermiş." diye konuştu.

Ahmet Yüksel, JİTEM'in kurucusu olduğu öne sürülen emekli Albay Arif Doğan'ı kast ederek, "Bu yeni akşam televizyonda, değnekle, kısa pantolonla dolaşan adamın döneminde öldürüldü. Uçak bal gibi düşürüldü. Hiç şüphem yok" şeklinde konuştu.

Uçağın her yerinin sağlam olduğunu tek arızanın ise motorda görüldüğünü anlatan Yüksel sözlerini şöyle sürdürdü: "Uçak sağlam her şeyi sağlam. Motoru yok edildi, güç yok. Eğer hiç olmazsa birinde olsaydı. İkisine birden yapılmış. İkisinin de aynı anda olması. 50 saniye nedir. Hatta 50 saniye nedir biliyor musunuz? Siz onu görüp de eyvah dediğiniz anda ondan birkaç saniye sonra bitmiştir olay. Aradaki şeye intikal ve intibak zamanı deriz. Bu kısa zaman içerisinde iki motorun da bu şekilde yok edilmesi, patlatılmış olması. "

O dönemde uçağın motorunun C4 tipinde ufak patlayıcı parçalarıyla etkisiz hale getirilmiş olabileceğini tahmin ettiklerini aktaran Yüksel, ancak daha sonra olayın çok daha farklı olduğunu anladıklarını dile getirdi.

TARIK BİTLİS: DOSYA AÇILSIN
Bu iddiaları değerlendiren şehit Org. Eşref Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis ise konuyu yargıya taşıyacağını söyledi. Konunun araştırılması için Albay Doğan’a ait olduğu iddia edilen ses kaydıyla ilgili TBMM’de bir araştırma komisyonu da kurulması gerektiğini belirten Tarık Bitlis, “Komisyon kurulmalı. Savcılar da harekete geçmeli. Önce hukuk ,Albay Doğan’dan hesap sormalı, sonra da ben sorarım” diye konuştu.

http://www.haberturk.com/gundem/haber/554465-esref-bitlisin-ucagi-bal-gibi-dusuruldu


Dün akşam izledim 5n1k programında. Eşref Bitlis'in olu Tarık Bitlis her şeye rağmen tevazu,inanç ve adaleti isteyen tavrı gerçekten takdire şayandı.en önemlisi Tarık Bitlis rahmetliden öyle iyi bir terbiye almış ki babasının cenazesiyle asla ve asla şov yapmadı,siyasi ve ekonomik bir kazanç elde etmek peşinde koşmadı.

bilirkişinin açıklamaları gerçekten önemlidir.dün itibariyle Özal'ın ölümüne yeniden soruşturma açan savcılar Eşref Bitlis'in şehadeti için de derhal soruşturma açmalıdır.
EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI!
İŞTE,BU AHVAL VE ŞERAİT İÇİNDE DAHİ, VAZİFEN; TÜRK İSTİKLAL VE CUMHURİYETİ'Nİ KURTARMAKTIR!
MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı _darkraven_

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 321
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #31 : 21 Kasım 2010, 11:57:48 »
Kıbrıs'ta 1964 yılının Ağustos ayında yaşanan çarpışmalarda pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'in uyarı uçuşu yapan uçağını vuran uçaksavar ateşinin, Yunanistan'ın gizlice Ada'ya gönderdiği 'Faethon' isimli savaş gemisinden açıldığı açıklandı.

 



Rum Fileleftheros gazetesi, "Faethon" gemisinin Yunan mürettebatından, o dönemde yaralanan ve büyük gizlilik içinde Yunanistan’a gönderilen Dimitrios Miçaços’un anlattıklarını yayımladı.




Mesajlarının Rum Radyo Televizyon Kurumu (RİK) üzerinden gönderildiğini belirten Miçaçoş, gizli görev emriyle ilgili olarak özetle şunları kaydetti: "Faethon ve Arion o zamanlar Anastasiu Levendi tarafından satın alınan ve Kıbrıs’ın savunmasını takviye için hibe edilen iki gemiydi. 1935’te Almanya’da inşa edilen gemiler eski olduğundan tamir etme, personel sağlama ve silahlandırma işini Yunan Deniz Kuvvetleri üstlenmişti.

Ben Yunan filosunda yaver ve harekat subayıydım. Bir gün komutan beni çağırdı ve beni Kıbrıs’ta gizli bir göreve seçtiğini söyledi. Görevin gizliliğinden dolayı bize Kıbrıslı ismi verdiler. Pire’den bayraksız, ayırt edici işaret olmadan ayrıldık. Kıbrıs karasularına ulaşana kadar sinyal vermememiz emri vardı. Sanki korsanlar gibiydik...
Aldığım emir, Kıbrıs karasularında veya kıyı şeridinde herhangi bir tehdidi saptamak için devriye yapmaktı. Üssümüz Girne’deydi. Bir gece, 6 Ağustos 1964’te, Pomo, Aşağı Pirgo, Mansur ve Erenköy’e gitme emri aldık. Sabah olduğunda karada çarpışma olduğunu gördüm. Mansur karadan tahkimatlı ancak denizden tahkimatsızdı. Karaya birkaç atış yaptık, çatışmalar tam anlamıyla sona erdi ve Erenköy’e devam ettik.
Bu arada, makinede sorun oldu ve sustu. RİK’ten, Gemikonağı’na gitmemiz emrini aldık; makineyi tamir için oraya gelecekleri bildirildi. Gemikonağı’na giderken üzerimizden iki keşif uçağı geçti. Ertesi gün (8 Ağustos) Gemikonağı’na ulaştığımızda yemek için karaya çıktık. Gemide erzak yoktu. Sahilde bir lokantaya oturduk ve oradaki bir gazetede Türk uçaklarının aradıkları bir devriye botu için bir yük gemisinin üzerinden uçtuğunu ve bombaladığını okudum. Kısa süre sonra uçaktan atılan bir bombanın sesini de duydum. Dışarı çıktım ve bir keşif uçağı gördüm. Bunu, savaş uçaklarının saldırısının takip edeceğini anladım.
Gemiye döndüm, evli ve çocuklu olanlara isterlerse gidebileceklerini söyledim. Ben subay olarak kalıp savaşmak zorundaydım. Yalnız bir mermim vardı, çünkü diğer dördü mühimmat olarak yanlış verilmişti. Tek motorla süratle kaçmaya başladık. Saldırıdan kurtulmak için Amerikan bayrağı çekmiş yük gemileri gördüm.

Uçaklar saldırdı ve bizi vurdular. Mürettebattan ölenler oldu, ben de elimden yaralandım ancak yola devam etmeliydim. Mürettebata gemiyi terk etmesini emrettim. Bir uçak vurduk ve pilotu paraşütle atladı, ancak öteki yaralı halde Türkiye’ye dönmeyi başardı."

-"ELİ KANGREN OLDU VE KESİLDİ"-
Miçaços’un elindeki yaranın çok ciddi olduğunu, hastaneye götürülerek müdahalede bulunulduğunu ve ardından Atina’ya gönderildiğini yazan gazete, Miçaços’un söylediklerini şöyle aktardı:
"Daha sonra Atina’ya götürüldüm. Orada, gazetecilerin bulmaması ve olayın ortaya çıkmaması için kullanılmayan bir hastaneye kapattılar. Ancak orada tıbbi bakım yoktu, elim kangren oldu ve kestiler. Denizin içinde, insanın ne kadar vahşi olduğunu öğrendim."
Rum tarafına 1964’ten sonra ilk kez 2007’de gittiğini anlatan Miçaços, "İlk zamanlar bazı nedenlerle Yunanistan’dan Kıbrıs’a dönmeme izin vermediler. Faethon ölüleri asla tanınmadı. Yunanistan’da, asla anlamadığım nedenlerle o kişilerin fedakarlığı asla tanınmadı. Acaba doğru bir şey yapmadık mı? Acaba bunu yapmamalı mıydık diye soruyorum..."

-CENGİZ TOPEL-
Rumları Türk halkına karşı işledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için, 8 Ağustos 1964’te Eskişehir’den Kıbrıs’a, 4’lü Filo Komutanı olarak gönderilen Cengiz Topel’in uçağı, uçuş esnasında vurularak düşürüldü.
Cengiz Topel, paraşütle atlamayı başardı ancak esir alındığı Rumlar tarafından şehit edildi.
Kıbrıs’ta ilk Türk hava harp şehidi olan Cengiz Topel’in hastanede öldüğü açıklandı, ancak ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlardan alınabildi. Kıbrıs, Adana, Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964’te Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.


gazeteci.tv

Çevrimdışı timsah

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 64
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #32 : 04 Aralık 2010, 12:51:40 »
yahu karışmayayım dedim ama olmadı.boxer kim şehit etmiş acaba paşayı,sen bu duyumları KİMDEN ALIYOSUN ;Eşref paşaya bu suikastı yapan,onun adını ergenekon DENİLEN ÇAKMA örgütün kurucularından diye en başa yazanlardır tamammı,böyle bilip bilmeden orduyu suçlayamazsın,herona gelince bu uçakların görüntü alması ilk kime aktarılmış ona bak.Ordumuz kimilerinin sayesinde aciz kaldı,vatan sağ olsun.

Çevrimdışı lleo

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 524
  • Beğeni Puanı +1/-0
  • Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi Olunmaz..
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #33 : 05 Aralık 2010, 07:46:52 »
yahu karışmayayım dedim ama olmadı.boxer kim şehit etmiş acaba paşayı,sen bu duyumları KİMDEN ALIYOSUN ;Eşref paşaya bu suikastı yapan,onun adını ergenekon DENİLEN ÇAKMA örgütün kurucularından diye en başa yazanlardır tamammı,böyle bilip bilmeden orduyu suçlayamazsın,herona gelince bu uçakların görüntü alması ilk kime aktarılmış ona bak.Ordumuz kimilerinin sayesinde aciz kaldı,vatan sağ olsun.
birazcik arastirip okusan diyorum?bitlisin ekibindeki 7 subayi kim oldurdu peki?tesaduf mu bunlar?                                                   http://nethaberci.com/sondakika-guncel-haberleri/bitlisin-7-yakin-subayinin-sir-olumleri-96697.html
Özgürlük için Pardus...

Çevrimdışı timsah

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 64
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #34 : 05 Aralık 2010, 09:49:00 »
lleo sen okuyup araştırmışsın belli,tesadüfü iç hesaplaşmalar böyle yapmaz,incirlikten kalkan uçaklar kimin helikopterini gözdagı vermek için,taciz ettigini,araştır oku,  35 cıa ajanı memleketimizde hangi işlerle meşkul onu araştır,sayın arkadaşım.okudugun gazetede amma gazeteymiş haaa.

Çevrimdışı lleo

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 524
  • Beğeni Puanı +1/-0
  • Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi Olunmaz..
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #35 : 05 Aralık 2010, 10:30:20 »
okudugum gazete degil sadece daha oncebaska yerde okudugum haberi google aradim i link geldi....tmm cia ve onun turk ekibi/turkiyedeki gladiyoyu kuran zaten amerika efendilerine hizmet edyorlar/bakin Ilhan selcuk hep amerika karsiti oldu gorunuste ama hasta oldugu zaman bile amerikan hastanesine gitti veya dogu perincek ayni takimin oyuncularii...kimse orduyu suclamiyor olay sadece curuk elmalar konusu...saygilar
Özgürlük için Pardus...

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 38459
  • Beğeni Puanı +337/-46
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #36 : 05 Aralık 2010, 11:01:26 »
Bu haberde belirtilen iddia ile ilgili olarak tekrar dava açıldı mı?
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com

Çevrimdışı timsah

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 64
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #37 : 05 Aralık 2010, 12:02:08 »
bu gün kimlerin efendisi amerika oldugu gün gibi ortadayken,senin gibi süper arkadaşlar çıkmıyormu pes diyorum,demek ilhan selçuk amerikan hastanesinde yattıgı için gladyocu öglemi,ozaman fettullah hoca ne oluyor senelerdir orada ,bana bunu izah edermisin,ya birşey konuşurken böyle temelsiz konuşmayın. al haber istedin sana haber.http://www.haber7.com/haber/20101124/IP-Esref-Bitlis-davasi-icin-belge-sundu.php
 
« Son Düzenleme: 05 Aralık 2010, 12:04:05 Gönderen: timsah »

Çevrimdışı rstr617

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 370
  • Beğeni Puanı +0/-1
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #38 : 05 Aralık 2010, 12:09:17 »
Bu haberde belirtilen iddia ile ilgili olarak tekrar dava açıldı mı?
Org. Koşaner'in bizzat verdiği talimatla başladı.

ruhumuz var teslim etmeden önce

Çevrimdışı RekarnO

  • DefenceTurk
  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 2181
  • Beğeni Puanı +0/-0
Ynt: ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ
« Yanıtla #39 : 05 Aralık 2010, 12:10:35 »
O zaman fetullah hoca ne oluyor? açıkla...