Gönderen Konu: KARDAK KRİZİ  (Okunma sayısı 5342 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SÜVARİ

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 269
  • 0
KARDAK KRİZİ
« : 27 Mart 2009, 22:10:03 »
Yunanistan'ın eski başbakanı Simitis'in merakını Tempo gideriyor
Yunanistan Kardak'ta elektronik harple felç oldu
Simitis'in, ''Türk komandolarının ikinci Kardak'a çıkışını 4 saat sonra fark ettik'' itirafı, gözleri yeniden 31 Ocak 1996 gecesine çevirdi. Gerçekten de o gece Türk komandoları, Yunanları atlatarak Kardak'a nasıl çıkmıştı?

Bodrum semalarına askeri uçak inişe geçtiğinde, heyecan ve tedirginlik hâkimdi ortama! Subay rütbesindeki 22 SAT ve SAS komandosu hâlâ görevlerinin ne olduğunu bilmiyorlardı. Ama bilinen tek şey Yunanistan’la bir kriz yaşandığıydı. Görev planı, Savaş Harekât Merkezi’nden henüz bildirilmemişti. Gümüşlük Limanı’na askeri otobüsle geldiklerinde ise silah ve malzemelerinin başka bir araçla geldiğini gördüler. Saatler artık gece yarısıydı, 3 adet bot şişirildi. Gece görüşlü silahları bir kez daha kontrol edildi, mermiler, yedek şarjörler yüklendi, en önemlisi susturucular takıldı ve emir geldi: “Kardak’a çıkıyorsunuz!” 22 komandodan 18’i altışar kişilik ekipler halinde 3 bota bindiler. Diğer 4 kişiyse harekât merkezinde kaldı. Operasyonun adı ‘Yunus 1’di. Botlar, ışıkları söndürülmüş gemilerin arkasından kendilerini bekleyen Sahil Güvenlik botunun arkasına takıldılar. Saatler 02.00’yi gösterirken Kardak’ta 18 Türk komandosu yerini almıştı ve operasyon tamamdı.
 
31 Ocak 1996’nın ilk saatlerinde Türkiye ile Yunanistan arasında savaşın eşiğine gelinen gecenin, askeri anlamda bilinen tek öyküsü böyleydi. Tam 9 yıldır Türk askerinin Yunanistan gemilerini ve savunmasını atlatarak Kardak’a nasıl sızdığı asla bilinemedi. Geçen hafta, Kardak krizi sırasında Yunanistan Başbakanı olan Kostas Simitis’in yazdığı ‘Yaratıcı Bir Yunanistan İçin Siyaset’ adlı kitap piyasaya çıktığında, bu ‘sır’ tekrar gündeme geldi. Yunanistan’ın kriz dönemindeki tek yetkilisi Simitis, 4 saatlik bir kayıp zamandan bahsediyor, Yunanistan savunmasının zafiyetinin itirafına kitabında yer veriyordu. Simitis’in hâlâ yanıtını bulamadığı konu şuydu: “Bu olayın Yunan kuvvetleri tarafından 4 saatlik bir gecikmeyle anlaşılmış olmasından dolayı büyük şok altındaydık. Gözümüzü açanın ABD olmasından son derece rahatsızdık. Kardak krizi Yunanistan'ın zafiyetlerini ortaya çıkardı.”
Dokuz yıllık sırra ilişkin ilk itiraf Yunanistan’dan geldi. Halen Türk komandolarının Kardak’a nasıl çıktığı, özellikle Yunanlar tarafından merakla araştırılıyor. Bu olayın en gizemli tarafı ise aslında işin askeri boyutu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu operasyonu nasıl yürüttüğü, Yunanistan’ı nasıl ‘tufaya düşürdüğü’ bir sır perdesi adeta...
 
Simitis’in kitabında sorduğu ama cevabını bulamadığı sırrı Tempo açıklıyor. Kardak krizi döneminde aktif görev alan bir askeri kaynağının verdiği bilgiler, Yunanistan’ın eski Başbakanı Simitis’in merak ettiği 4 saatlik kayıp zamana ilişkin gizemi çözüyor; aynı zamanda Türkiye adına önemli bir askeri sırrın da deşifresi anlamına geliyor.
 
Olayın tüm detaylarını ‘askeri sır’ olması nedeniyle vermek mümkün değil; ama Yunanistan tamamen ‘elektronik harp’ yöntemiyle etkisiz hale getirildi. Dijital saldırılarla Yunanistan gemilerinin tüm elektronik sistemi ‘felç edildi’.  Kamuoyuna o dönemde aktarılan bilgilere göre, Yunanistan’ın en büyük deniz üssü Salamina’dan Kardak’a ulaşmak üzere yola çıkarılan gemilerin büyük bir bölümü çeşitli arızalarla yolda kalmıştı. Yola devam edenlerin de hızları ve savaş kapasiteleri sorunluydu. İşte, Tempo’nun yetkili ağızlardan edindiği bilgi bunun ayrıntılarını ortaya çıkarıyor.
 
Hedef, Yunan askeri sistemini bozmak
 
Kardak krizinin yaşandığı dönemde, Donanma Komutanlığı Gölcük’teydi. (1999 yılındaki depremden sonra merkez İzmir’e kaydırıldı.) Türkiye’nin en önemli savaş gemileri, firkateynleri ve denizaltıları burada konuşlandırılıyordu. Yavuz sınıfı firkateynler olan F240, 241, 242 hemen Gölcük’ten bölgeye sevk edildi. Alman-Türk ortak yapımı olan ve bünyesinde Savaş Harekât Merkezi de bulunan bu firkateynlerin kimsenin bilmediği bir özelliği de ‘elektronik  harp’ yeteneğine sahip olmalarıydı. Bu şekilde ne düşmana yakalanılıyor, ne de karşı taraftan füzelere karşı bir savunma gelebiliyordu.
 
Gölcük’teki donanma karargâhından o ‘büyük gece’, yani 30 Ocak gecesi emir gelmişti. Emri takiben, 2 saat içinde D-346 numaralı Alçıtepe muhribi hariç, tüm gemiler alargaya çekildi.
 
D-346 ise tersanede bakımdaydı. ABD yapımı bu muhrip daha sonra ‘jilet’ oldu. Eski ama vurucu güçlerden biriydi. Tüm donanması Ege sahillerindeydi. Marmaris Aksas Deniz Üssü, Foça Özel Eğitim Merkezi alarm durumunda adeta savaşa hazırlık yapıyordu. TSK planını yapmıştı. En ufak ateşe cevap verilecek, ABD bile karışamayacaktı. O gece Tansu Çiller başkanlığında toplanıldı. Ordunun durumu, Yunanistan’la savaşın ayrıntıları konuşuldu. SAT ve SAS komandolarının Kardak’a çıkmasına karar verildi.
 
9 yıllık sırrın ayrıntıları arasında yer alan  bilgiye göre, mayın tarama gemisi görünümündeki dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip gemiler bölgede Yunanistan askeri sistemini bozmak üzere faaliyet içindeydiler. Hatta bu gemilerden Yunanistan telsiz ve telefon bağlantıları bile dinleniyordu. Hatta ilginç bir anekdot daha: Bir Türk denizatlısı, Atina açıklarına kadar gidip görevini tamamlayıp dönebilecek yeteneğe sahiptir.
 
Bilinmeyen başka bir ayrıntıya göreyse, Yunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na Türk timinin adaya çıkacağı ve hepsinin öldürülmesi emrinin verildiği. Operasyonu haber almışlardı. Fakat Türk askerinde önemli bir istihbarat daha vardı. O da adaya çıkan Yunan askerlerinin teçhizat olarak yetersiz olduklarıydı. Hatta nereye gittiklerini bilmeden çok ani bir şekilde adaya çıkarılmışlardı. Pillerinin bile olmadığı bilgisi, Türk askeri istihbaratının elindeydi! Gece görüşleri çalışmıyordu. Sadece gemilerinin sonar ve radarlarıyla etrafı tarıyorlardı. F242 Yavuz tipi firkateyninden, karşı tarafın elektronik sistemlerini bozmak için saldırı yapıldı. 7 kişilik bir ekip 2.5 saat içinde düşman sistemini felç etti. 3 botla 18 kişilik komando timi adaya doğru yola çıktı, Yunan deniz kuvvetlerinin arasından geçip adaya çıktı. Yunanlar bunu ancak sabah saat 05.00 sıralarında fark etmişlerdi! Yunan sistemlerinin bozulmasının askeri anlamda üç sonucu vardı. Elde ettiğimiz bilgiye göre bunlar şu şekilde yorumlanıyordu:
 
1. Yunan donanması için büyük bir zafiyetti. Kontrollerindeki bir bölgeye 18 kişilik düşman timi sızıyor ve tüm Yunan donanması savaş durumunda!
 
2. Tüm elektronik sistemleri felç edildi. Mesela gemilerde füzeye karşı sistem vardır, füze gelirken radarda görünür ve gemiden metal parçaları fırlar, füzenin yönünü şaşırtıp hedefe çarpmaması sağlanır. Tüm sistemleri devre dışı kaldı ve sabah 05.00’e kadar Türk timinin adada olduğunu anlayamadılar.
 
3- Büyük bir prestij kaybı oldu, kansız şekilde bitti ama her ne şekilde olursa olsun Yunan Deniz Kuvvetleri çok büyük zarar görecekti, Gümüşlük sahili o sabah batarya doldu.
 
Kardak krizinin ardından 7 Şubat 1996 günü Genelkurmay Başkanı Hristos Limberis görevden alındı. Yunanistan, 9 yıldır bu sırrı çözemedi. Kardak krizinden ortaya çıkan sonuç şuydu: Türk ordusu Yunanistan’ı alt edebilecek güç ve teknolojiye sahipti...
---
Haber: Tutkun AKBAŞ
Kaynak:Tempo Dergisi
« Son Düzenleme: 13 Nisan 2009, 16:38:50 Gönderen: Subutay »

Çevrimdışı SÜVARİ

  • DefenceTurk
  • *
  • İleti: 269
  • 0
Ynt: Kardak Krizi
« Yanıtla #1 : 27 Mart 2009, 22:12:50 »
KARDAK KRİZİNDEKİ TELSİZ DİYALOGLARI

ATİNA  - Yunan To Vima gazetesi, 1996 yılının Ocak ayında Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan Kardak krizi sırasında, Yunan Deniz Komutanlığı (YDDK) ile bölgedeki Yunan savaş gemileri arasında telsizde geçen diyalogları yayınladı.

Yunanistan'ın saygın gazetelerinden To Vima, 1996 yılının Ocak ayında Türkiye ile Yunanistan arasında meydana gelen Kardak krizinde, YDDK'nın 31 Ocak gecesi, bölgedeki Yunan gemileri ile gerçekleştirdiği telsiz konuşmalarını yayınladı. Gazeteye göre, Yunanistan birliklerinin iletişimi şöyle gelişti:

"00.47 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Kardak Kayalıkları'nın kuzeyinde helikopterler dolaşıyor'

00.55 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: "Hiçbir Türk, adaya adımını atmayacak. Uyarı ateşi kullanın. İmia (Kardak) Adası ve Farmakonisi ( Eşek Adası) korunsun'

01.04 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: '2 adet Black Hawk tipi Türk helikopteri bölgede. Biri Yavuz Firkateyni'ne yaklaşık 500 metre mesafede, diğeri Yavuz'un üstünde uçmakta'

01.25 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Bütün birlikler teyakkuz durumuna getirilsin. Bütün Türk birliklerini hedefinize alın. Her ihtimale karşı hazırlıklı olun'

01.37 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Helikopterler adaya güç indirmeye kalkışırsa ilk önce havai fişek kullanın, daha sonra uyarı ateşi kullanın, son olarak helikopterleri düşürün'

01.55 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Helikopterler firkateyne yakın durumdalar. Firkateyn adaya oldukça yakın. Helikopterler bölgeden uzaklaşıyor'

02.00 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Dikkatli davranın. Helikopterlerin uzaklaşması yanıltıcı olabilir'

03.15 YDDK'dan Navarino Helikopteri'ne: 'Batı Kardak'ta bir hareketlilik olduğuna dair bilgiler bulunmakta. Kontrol edip bize bildirin'

03.16 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Polemistis Gemisi'ne Batı İmia Adası'na deniz komandoları çıkarması için emir verin. Bu emrin gerçekleşme süresini bildirin'

03.30 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Batı İmia Adası'na 30 Türk komandosunun çıktığına dair bilgiler bulunmakta. Polemistis Gemisi projektör ile durumu kontrol etsin ve sonra adaya deniz komandolarını çıkarsın'

03.36 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Şu anda deniz komandoları şişme bota binmekte, 30 dakika içerisinde emir yerine getirilecek'

03.38 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne, 'Adada Türk komandosunun olup olmadığını hemen belirtin. Hemen öğrenmemiz gerekiyor'

03.42 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Hemen helikopter havalandırıp Batı İmia'yı kontrol edin. Bu kontrol, Yunan deniz komandoları varmadan önce yapılsın'

04.08 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Tekrar ediyorum. Yunan komandolar adaya çıkmadan Batı İmia Adası'nda kimsenin olmadığından emin olmamız gerekiyor'

04.25 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Helikopter adanın üstünde. Cevap bekliyorum'

04.26 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Şu ana kadar bir şey göremedi. Görüş açısı çok az'

04.28 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Bölgede yağmur yağmakta. Görüş açısı az'

04.29 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Helikopterden gelecek kesin sonucu bekliyorum. Başbakan cevap bekliyor'

04.47 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Adanın üstünden 4 kez geçti. Sonuç olumsuz. 40-50 metre yükseklikte uçmakta'

04.50 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Adanın üstünde bazı komandolar var. 10 Türk komandosu Batı İmia Adası'nda'

05.02 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Bizim komandolarımız Polemistis Gemisi'nde kalsın. Daha fazla bilgi toplansın'
05.04 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Helikopter geri dönsün'
05.05 Navarino Firkateyni'nden YDDK'ya: 'Helikopter ile irtibat kesildi. En son EMERGENCY-EMERGENCY sinyalini aldık'
05.40 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Bölgeden dost ve düşman birlikleri uzaklaştırılacak'
05.58 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Bölgeden gemilerimiz ve onların gemileri teker teker ayrılacak. Pirpolitis Gemisi en son komandolar ve bayrak ile ayrılacak. Siz düşen helikopter için bölgede kalıyorsunuz. Helikopterin mürettebatını belirtin'

07.12 YDDK'dan Navarino Firkateyni'ne: 'Bayrak ve komandoları toplayın. Karşı taraftan da aynı olayın yaşandığını belirtin'"
« Son Düzenleme: 29 Mart 2009, 00:58:19 Gönderen: SKYWOLF »

Çevrimdışı SKYWOLF

  • SKYWOLF
  • Genel Yetkili
  • DefenceTurk
  • *****
  • İleti: 42880
  • 502
Yunanistan’ı karıştıran kare ve sansürlenen haber
« Yanıtla #2 : 02 Şubat 2022, 11:02:14 »
Yunanistan’ı karıştıran kare ve sansürlenen haber


Özay Şendir
ozay.sendir@milliyet.com.tr

Bizim Kardak dediğimiz kayalıklar Imnia adıyla anılır Yunanistan'da.

Dün sabah erken saatlerde Ta Nea gazetesinin siyaset haberleri manşetinde ilginç bir haber vardı.

Haberde, Kardak krizinin yıl dönümünde kayalıkların etrafında sadece Türk savaş gemilerinin olduğunu gösteren bir sosyal medya kullanıcısının fotoğrafları ve Yunan hükümetine eleştirileri yer alıyordu.

Haberin sonunda, Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias'ın Kardak krizi için yazdığı sosyal medya mesajındaki, "Ölen askerlerimizi unutmuyoruz, uluslararası hukuka göre ulusal çıkarlarımızı savunmak için teyakkuzdayız" cümleleri hatırlatılıyordu.


Yani Dışişleri Bakanı teyakkuzdayız diyor ama Kardak etrafında sadece Türk gemileri dolaşıyor mesajıydı haber.

Öğleden sonra Yunanistan kamuoyunun hiç, Türk kamuoyunun çok az bildiği Kardak gerçeğini yazmak için Ta Nea'nın internet sitesini tekrar açtım, haberi bulamadım, bilgisayarın geçmişinden haberin sabahki linkini bulup tıkladım, bir baktım haber uçurulmuş sayfadan.



O zaman hem bu gerçeği hem de 30-31 Ocak 1996 gecesi asıl yaşananları yazayım:

Kardak krizinin doruğa çıktığı gece adanın etrafında silah sistemleri birbirine kilitlenmiş 7 Türk ve 7 Yunan gemisi vardı.

Yunanistan'a ait HS Navarion'dan kontrol için kalkan Yunan helikopteri bir süre sonra uluslararası frekanstan acil durum çağırısı yaptı. Bu çağrıyı hem Yunanlılar hem de Türkler duydu.

HS Navarion gemisi günün şartları içerisinde pozisyonu belli olmasın diye güvertesini aydınlatmadı.

Buna karşılık, TCG Yavuz'un komutanı Tuğamiral Aydıngürün eline telsizi alıp aynı frekanstan Yunan pilota TGS Yavuz'a inebileceği çağrısını yaptı. Yunan pilot bu çağrıyı kabul etmedi, kısa bir süre sonra da düştü. Helikopterde bulunan üç Yunan subayı hayatını kaybetti.

Düşünün, o saatte Türk ordusuna verilen emir, ikinci kayalığa çıkmaları değil, iki kayalığa da çıkıp, direnirlerse Yunan askerlerinin etkisiz hale getirilmesiydi.

Savaşa dakikalar kala, düşmekte olan bir Yunan helikopterine kendi gemisi sırt çevirirken, Türk gemisi güvertesini açtı.

Ege'yi barış denizi yapacak olan irade işte bu iradedir, Türk-Yunan barışını sağlayacak olan medya düzeni, dün mezarı başında andığımız Abdi İpekçi'nin çizdiği yoldur. Maalesef karşılıkları yok şimdilik komşuda.

Yazıyı küçük bir parantezle bitireyim; çatışma olmadan ikinci kayalığa çıkma fikri Kurmay Yarbay Ahmet Erol'a aittir, Ankara silahlar ateşlenmeden hemen önce bu öneriye onay verince operasyonun seyri değişti.

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/ozay-sendir/yunanistani-karistiran-kare-ve-sansurlenen-haber-6692411?sessionid=2
ADALETİN OLMADIĞI YERDE NE SAYGI KALIR, NE DE DÜZEN! ADALETİN OLMADIĞI YER YIKILMAYA MAHKUMDUR! DÜRÜSTLÜK BENİM KARAKTERİMDİR! BEN ŞEREFİM İÇİN YAŞAR, ŞEREFİM İÇİN ÖLÜRÜM. MUHTAÇ OLDUĞUM KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SKYWOLF...DefenceTurk.com