Son İletiler

Sayfa: 1 ... 3 4 5 6 7 [8] 9 10
71
Alıntı
Savunma Sanayii Dergilik
@SSDergilik

• Son yıllarda sınırlarındaki tehlikelerle etkin mücadele eden Türkiye, denizde de tedbirini alıyor
• Eylül ayında TSK envanterine kazandırılması planlanan İnsansız Test Aracı (İSATAR) ile denizin altı da casus unsurlardan arınacak
Alıntı
Savunma Sanayii Müsteşarlığı koordinatörlüğünde devreye alınan füze avcısı sistemlerle havada ve karada düşmana korku salan Türkiye, eylül ayında TSK envanterine kazandırılması planlanan İnsansız Test Aracı (İSATAR) ile de casus denizaltıların izini sürecek. İstanbul Teknik Üniversitesinin (İTÜ) yüzde yüz millî imkânlarla gerçekleştirdiği İSATAR, askeri gemilerin yerini yaydıkları gürültülerden tespit edip, merkeze bildirecek. İSATAR, kablosuz uzaktan kumanda ile veya otonom olarak kullanılabilecek. Projeyi geliştiren ekibin baş mimarlarından Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ergin, gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Ergin, düşman unsurlarını uzak mesafelerden algılayabilen İSATAR ile Türk denizlerinin iki kat daha güvenli hâle geleceğinin altını çizdi.
 
SINIRLI SAYIDA ÜLKE SAHİP
 
Türkiye’nin, bu teknolojiyi üretebilen sayılı ülkeler arasında olduğuna dikkati çeken Ergin “İSATAR, özel sensörlerle donatıldı. Kendi askeri ekipmanlarımızı da test edip, Türk denizaltılarına ya da su üstü gemilerine entegre edeceğiz. Böylece askerî projelerimizin yaymış olduğu ses birimini de aşağı eşik değerlere çekerek, Türkiye’nin denizin altından sessizce ilerlemesini sağlayacağız” dedi. Prof. Dr. Ergin, İnsansız Test Aracı’nın kritik bölgelerde 4 saate kadar operasyonel görev yapabileceğini belirtti.
 
2,2 MİLYON AVRO BÜTÇELİ
 
3 yıldır üzerinde çalıştıkları, 2,2 milyon avro bütçeli İSATAR projesinin teknik detaylarına ilişkin de bilgi veren Ergin “Kablosuz uzaktan kumanda ile kontrol ediliyor. Su altında ise otonom hareket ediyor. Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü tarafından bu tür projeler için yüzde 2 oranında AR-GE payı ayrılıyor. Boyu 5,5, çapı ise 1 metre. Ağırlığı 4 ton olan İSATAR, saatte 18 kilometre hızla ilerliyor ve 4 kilovat motora sahip” diye konuştu. Ahmet Ergin, İTܒnün faaliyet yürüttüğü deniz savunma araçları projeleriyle mükemmeliyet merkezi haline geldiğini sözlerine ekledi.
 
Sat komandolarına özel mini denizaltı
 
İstanbul Teknik Üniversitesinin Türk Savunma Sanayii’ne kazandırmayı hedeflediği bir diğer proje ise Çok Amaçlı SAT Denizaltısı (SATDEN).  6 yıl önce Savunma Sanayii Müsteşarlığına sunulan mini denizaltı, 10 metre boyunda ve 4 kişilik olarak tasarlanacak. Maksimum 8 knot hız yapacak SAT komando aracı, 100 deniz mili operasyon sahasında görev yürütecek şekilde dizayn edilecek. SATDEN, gerektiğinde 2 bin metre derinliğe kadar platform üzerinden uzaktan kumanda edilebiliyor. 60 metre derinlikte demirleyebilen SAT Denizaltısı, mayınlama ihtiyacı için de kullanılabilecek. SATDEN, 12 saat su altı görev süresine sahipken, üç güne kadar operasyon sahasında kalabiliyor.  SAT Denizaltısının maliyetinin 2,5 milyon avro olacağı tahmin ediliyor.
http://savunmasanayiidergilik.com/tr/HaberDergilik/Turkiye-iSATAR-la-denizin-altinda-casus-avlayacak
72

Alıntı
EHA MEDYA
@eha_medya

Hakan Atilla, ABD’deki cezaevinden tahliye edildi.

▪️Göçmenlik Dairesi'ne teslim edilen Hakan Atilla, buradaki sürecin tamamlanmasının ardından Türkiye'ye dönecek.
73
Alıntı
74
Hoşgeldiniz, Sizleri Tanıyalım / Ynt: Tanışalım
« Son İleti Gönderen: Bukrek 20 Temmuz 2019, 12:53:05 »
Herkese merhaba. Adım Serdar. Bursada yaşıyorum. Fizik öğretmeniyim. Amatörce savunma sanayini önce gazete ve dergilerden (Savunma ve havacılık gibi. Uçantürk gibi) sonraları da ilgili sitelerden ortaokul döneminden beri takip ediyorum. Hayatın içinde bazen sıkı bazen yavaş ama genelde savunma sanayini takip ettim.
75
Malesef devletin yöneticilerinin yaptığı hatalar toplumumuza çok derin yansımaları olmakta.
Her ne kadar milliyetçi bir söylemde bulunarak bağımsız Türkiye konusundan bahsetselerde icraatları ve geçmişte yaptıkları bunun tam tersini göstermekte.

F-35 projesinden çıkılması sadece hava gücümüzü etkilemek ile kalmayıp alt sanayi dalları ve üretilen bazı önemli parçaların getirdiği dövizide kaybetmemize olanak sağlayacaktır.

İhraacat ile övündüğümüz kurumların %85'i Avrupa ve Amerikan ürünleri üreterek ayakta kalmaktadır.İhraacat başarısı ile övündüğümüz Türk silah sanayisini ana ihraacat gelirinin %75'i Amerika ve Avrupa mşli ürünlerin ülkemizde üretimesi ve satışı ile mümkün olmaktadır.

Onun dışında kalan %25'i ise Bayraktar,zırhlı araç satışları ve normal MKE mühimmat ve tüfek satışları toplamıdır.

Bugün döner kanat üretim kabiliyetimiz Agusta Westlant ile ortak üretilen T-129 ve aslında sadece kritik bilgi aktarımı ile mümkün olan (Gökbey) AW139 ile mümkün olmaktadır.

Tank modernizasyon projesinin (Sabra) temelleri İsrail IAI ile beraber atılmıştır.Ondan sonra ise kendi tanklarımızın modernizasyonu konusunda deneyim kazandık.

Altay tankı projesi Güney Kore ve Almanya ile olan istişareler sonucu Otakar üzerinden şekillenmiştir.

A-400M projesi kritik parça üretimleri yine Airbus ile beraber şekillendirilmiş ortaklarından birisi olarak TAI ye parça üretim teknolojisi kazandırmıştır.

F-16 özgün projesi yine Amerikalıların Block 30 uçaklarındaki kaynak kodları paylaşarak uçağın sistemlerinin güncellenmesi konusunda Aselsan ve TAI ye kabiliyet kazandırmıştır.

F-4 üzerindeki mülkiyet hakkı SOM füzesi için alınan izin ile kaldırılması sağlanmış bugün bir çok mühimmatı test etmemize yardımcı olmuştur.

Baris kartali projesinde Havelsan Aselsan ve Boeing beraber calisarak tamamen bizim ihtiyaclarimiza gore radar sistemi gelistirmis ve Heik sistemleri konusunda Aselsan ile havelsan tarafi ile calisilarak bu teknolojiler konusunda deneyim kazandirlmistir.Paylasilan teknoloji ile beraber bugun hava Soj projesini kendi basina yapabilme kabiliyetine kavusmamiz saglanmistir.

F-35 projesinde 3.seviye katılımcı olarak 3 milyar dolarlık iş hacmi getirilmesi öngörülmüş.Bunun yanında Amerikadan sonraki 3.teknik bakım üssü olarak seçilmesi sağlanmıştır.

TF-X konusunda Avrupa ve İngiltereden destek alınarak yapılması düşünülmektedir.

TEI kuruluş amacı olarak Amerikan ve İngiliz motor devleri ile üretim anlaşmaları yapmış bugün parça montaj seviyesinden motor iyileştirme ve geliştirme seviyesine gelecek projelere odaklanmış durumdadır (daydı diyorum).

Aselsan/Havelsan/TEI bunları Nato ve Avrupa/Amerika mşli ürünlerin üretim lisanslarını alarak yurtdışında silah teknolojileri konusunda ihraacat başarısı göstermeleri sağlanmıştır.

İşte ayrılmak ve gemileri yakarak gitmek istediğimiz pakt'ın bize kazandırdıkları bunlardır.
Umarım ülkenin yöneticileride bu forumda bulunan bazı insanlarda bunun farkına vararak daha mantıklı yorumlar yapabilir.

F-35 de ise uçakları almak var iken sirf denge politikasi yapmaya calisarak S 400 sistemini alip pakt seçimi yaparak ki( hava savunma sadece bir hava savunmadan ibaret değildir) pişman olacağımız projelerden bir tanesi olarak tarihe geçicektir.


76
Umarım bu konuyu çözeriz. Yoksa işimiz zor. Israil ile iyi geçinsen belki bütün sorunlar çözülür. Bu F-35 meselesinde de siyonist lobinin etkili olduğunu düşünüyorum. Doğu Akdeniz konusunda da elimiz güçlenirdi. Zaten israil Türkiye üzerinden gazı pazarlamak istiyordu. 2015, 16 yıllarında seçimler zamanı çok verdik veriştirdik. Sonra bunlarda geri adım attı. Ulan az sabret işte F-35 gelsin Doğu akdeniz meselesini çöz. Sonra ne bok yersen ye.

Kıbrısı ve Akdenizdeki enerji alanını ver Filistinlilerin gönlündeki yeri al. Aferin bize; çok mantıklıydı :/
77
Genel Askeri Konular Ve Stratejik Değerlendirmeler / Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
« Son İleti Gönderen: Mermi 20 Temmuz 2019, 11:16:52 »
Dostum bu dediğin dönüşüm, kendi içimizde olmalıydı. Oluyordu da zaten. Atak, Altay, milgem, siha. Bir sonrası; Siper, MMU, TF-2000, Atak 2 bu süreç kendi içimizde devam ediyordu. Çok değil 10 sene sonra tamamen bütün ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayacak noktaya gelecektik zaten. Bu tür atraksiyonlara girmeye gerek yoktu.
78
Umarım bu konuyu çözeriz. Yoksa işimiz zor. Israil ile iyi geçinsen belki bütün sorunlar çözülür. Bu F-35 meselesinde de siyonist lobinin etkili olduğunu düşünüyorum. Doğu Akdeniz konusunda da elimiz güçlenirdi. Zaten israil Türkiye üzerinden gazı pazarlamak istiyordu. 2015, 16 yıllarında seçimler zamanı çok verdik veriştirdik. Sonra bunlarda geri adım attı. Ulan az sabret işte F-35 gelsin Doğu akdeniz meselesini çöz. Sonra ne bok yersen ye.
79
Amerika ve diğer NATO ülkeleri F-35 projesinde olsun diğer projelerde olsun zaten bize örtülü bir ambargo uyguluyordu. Türkiye F-35 projesinin ana ortaklarından biri olmasına rağmen kaç yıldır bir tane bile F-35 fiili olarak teslim edilmedi. Bizden çok sonra uçakları sipariş eden İsrail geçenlerde 16. F-35'ini teslim alıp uçurmaya başladı. Japonya, Güney Kore gibi ülkelere bile F-35 teslimatı yapıldı.

2018 yılının sonunda teslimatı bitmesi gereken Chinook'ların 4'ü hala teslim edilmedi. Barış kartalı projesinde bile uçaklarımızın teslimatı uzun süre geciktirildi. T70 Genel maksat helikopter projesinden hala ses seda yok, TF-X projesinde İngilizler işi olabildiğince ağırdan alıyorlar, uçak ve helikopter motoru konusunda önümüze sürekli sorun çıkarılıyor bu daha saymakla bitmez.

Ondan sonra ağlamaya başlıyorlar yok Türkiye niye batı sistemlerini bırakıyor diye. Forumda da yazıldığı gibi bir ülkenin kendi mehfaati herşeyin üzerindedir kardeşim sen vermeyip sorun çıkarıyorsan ya, ben ya başka yerden alırım, ya da kendi imkanlarımla yapar kullanırım. Bu ikiyüzlülük ve riyakarlıktan başka birşey değil. Kendi yaptıklarını görme ondan sonra Türkiye Batıdan kopuyormuş oh ne ala !!!!
80
Bu konu çok konuşulmuştu. Çok geç projeler. MMU dediğin proje herşey yolunda giderse 2029 yılı seri üretim. Teslimatı operasyonel olması 2035 en iyimser. Ilk uçaklar motordan dolayı 5. Nesilde olmayacak. Insansız jet, Tempest bunlar çok çok geç projeler. Ama F-35 gelmezse eğer. 4. Nesil bir uçağa gerek yok bence. Artık bu projeler beklenir yapacak birşey yok. Beni ürküten israil ile makasın daha fazla açılması 16. F-35'lerini almışlar. 3, 5 yıla aradaki makas iyice açılır. Bunun etkilerini görebiliriz. Adamlarda F-16 vardı bizdede Var dengeliyorduk en azından öyle uçuk olmuyordu. Şimdi F-35'leri neyle dengelicez

Hocam ben açıkcası 5.nesil bir uçağı yapıp pazarlayabilme kabiliyetine sahipken çıkıpta uluslararası bir projeye katılmanın hem tai hemde tfx'in ihracat profiline pek ayda göstereceğini sanmıyorum. Açıkcası bu 6.nesil denilen nesilinde çok matah yapısal değişiklikler getirdiğini düşünmemekle halihazırda olacak bir tfx üzerinden kendi 6.nesil uçağımızı geliştirebileceğimizi düşünüyorum. Zaten iha komuta ve kontrol yeteneği tfx'de de olacak.

İsrail konusuna gelince size gerçekten hak veriyorum inanın benimde en korktuğum durumlardan birisi bu israil. Çünkü F-35 sahip olduğu stealth özelliği sayesinde tespit edilemeden sizin 4.nesil uçaklara ve gemilere çok kolay angaje olabilir. Hiçbir şey yapamazsınız. Yani şu an 16 F-35'i kaldırsa 32 amraam eder 3 te 2 kill ratioları olsa kafadan 1.5-2 filomuzu hiç ederler. İşin anti gemi kısmına girmiyorum.

Kısaca toparlarsak bu demek bizim akdenizde İsraile ellerimizi kaldırıp pes dememiz demek. O yüzden bu uçakları almayacaksak ve aynı nitelikte alternatifte üretmeyeceksek İsraille akdenizde özellikle aramızı iyi tutmamız gerekecektir.
Sayfa: 1 ... 3 4 5 6 7 [8] 9 10