Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 10
11
Yerli Kara Sistemleri ile İlgili Gelişmeler / EJDER YALÇIN hayat kurtardı
« Son İleti Gönderen: fırtına06 24 Nisan 2019, 20:22:02 »
Geçtiğimiz gün Mardin’in Ömerli ilçesinde, Jandarma Genel Komutanlığı’na ait Nurol Makina üretimi EJDER YALÇIN Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracın (TTZA) geçişi sırasında, PKK terör örgütü tarafından yola önceden döşenen El Yapımı Patlayıcı (EYP) infilak ettirildi. Patlamanın ardından araçta hasar meydana gelirken herhangi bir can kaybı meydana gelmedi.



NUROL Makina tarafından geliştirilen EJDER YALÇIN Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç, başta Türkiye olmak üzere 10 ülke tarafından aktif olarak kullanılmakta. EJDER YALÇIN’ın; Patlayıcı İmha Aracı, Hava Savunma Aracı, Komuta-Kontrol Aracı, Muharebe Aracı, KBRN Keşif Aracı, Personel Taşıyıcı, Mayın/El Yapımı Patlayıcı Tespit-İmha Aracı, Zırhlı Ambulans ve Sınır Gözetleme ve Güvenlik Aracı konfigürasyonları bulunmaktadır.

https://savunmasanayist.com/2019/04/24/ejder-yalcin-hayat-kurtardi/
12
Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) F-35 savaş uçaklarının üreticisi ABD’li Lockheed Martin firması F-35’lerin saatlik uçuş maliyetinin düşürülmesi için agresif bir çalışma içerisinde olduklarını duyurdu. Çalışmalar kapsamında 5. nesil bir savaş uçağı olan F-35’in saatlik uçuş maliyetinin 25.000 $ seviyesine indirgenmesi hedefleniyor.



An itibariyle açık kaynaklarda F-35’in saatlik uçuş maliyeti yaklaşık 40.000 $ olarak belirtiliyor. Belirlenen hedefe ulaşılması halinde yeni nesil savaş jetinin bakım maliyeti %62.5 azalmış olacak. Bunun da uçakların harbe hazırlık oranlarını pozitif yönde etkilemesi bekleniyor.

Güncel anlamda F-35 kullanıcısı ülkelerin F-35’lerinin %60 ila %70 arasında harbe hazırlık oranlarına sahip olduğu söyleniyor. Saatlik uçuş maliyetinin düşürülmesi ile birlikte ise bu oranın %80’in üstüne çıkacağı tahmin ediliyor.

Konuyla alakalı olarak Lockheed Martin başkan yardımcısı ve F-35 programının genel müdürü Greg Ulmer, “F-35 filosu büyüdükçe, müşterilerimizle ortaklıkları kuruyoruz ve F-35 hazırlığını artırmak ve sürdürülebilirlik maliyetlerini azaltmak için yoğun çalışmalar yapıyoruz.” dedi. Ulmer, aynı zamanda 2015 yılından bu yana F-35’lerin saatlik uçuş maliyetini %15 azaltmayı başardıklarını da sözlerine ekledi.

https://savunmasanayist.com/2019/04/24/f-35in-saatlik-ucus-maliyeti-dusurulmeye-calisiliyor/
13
Yerli Kara Sistemleri ile İlgili Gelişmeler / PARS III için engel yok!
« Son İleti Gönderen: fırtına06 24 Nisan 2019, 20:16:10 »
FNSS, PARS III 8×8’in farklı görevlere uyarlanma konusundaki modülerliğini, Umman Kraliyet Kara Kuvvetleri için geliştirdiği zırhlı istihkâm aracı konfigürasyonu ile gösteriyor. PARS III 8×8 İstihkâm Aracı’nın devam eden kalifikasyon testlerinin, bu yılın ilk yarısında tamamlanması ve ardından da aracın envantere girmesi hedefleniyor.



FNSS tarafından geliştirilen mayın temizleme ve engel inşa etme/yıkma görevlerini icra etmeye yönelik ilk 8×8 istihkam aracı olan PARS III 8×8 İstihkâm Aracı, kısa sürede takılıp çıkartılabilen donanımları ve ekipmanları sayesinde, farklı görevleri etkin bir şekilde yerine getirebiliyor.

Aracın, dost birliklerin ve unsurların hareket ve harekât kabiliyetini arttırmaya yönelik olarak, farklı donanım ve ekipmanlarını kullanarak icra edebileceği görevler arasında;

Engelleri etkisiz hâle getirme, geçit açma, muharebe yollarının bakımını yapma, Mayınlı arazide geçit açma operasyonunu gerçekleştirerek intikalin devamlılığını sağlama, Beka kabiliyetini arttırmak maksadıyla muharebe ve savunma mevzilerinin inşası, gözetlemeye karşı tedbir alma (gizleme), sahte tesislerin inşası ve aldatma tedbirleri faaliyetlerini yürütme ve engeller oluşturarak düşman unsurların ilerleyişini engelleme yer alıyor.

FNSS, aracın temel görev donanımları için, çok sayıda ülke tarafından tercih edilen ürünlerinin, özellikle saha tecrübesi kazanmış çözümler olması ile öne çıkan Pearson firması ile çalışıyor.



FNSS’nin, Umman Kraliyet Kara Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için imzaladığı sözleşme, 13 farklı konfigürasyondaki toplam 172 aracın; tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve teslimi ile garanti döneminde sunulacak entegre lojistik destek (ELD) hizmetlerini kapsıyor. Araçlardan 145 adedi, 8 ayrı konfigürasyonda teslim edilecek PARS III 8×8; 27 adedi ise 5 ayrı konfigürasyonda teslim edilecek PARS III 6×6 olacak. Teslim edilecek PARS III 8×8 İstihkâm Aracı sayısı ise 6.



FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt, PARS III 8×8 İstihkâm Aracı’nın, FNSS’nin farklı konfigürasyonlarda araçlar geliştirme yeteneğinin en iyi örneklerinden biri olduğuna dikkat çekiyor: “Özel araç konfigürasyonları arasında en zorlularından birisi istihkâm araçlarıdır. Bu araçlarda, çok ciddi bir mühendislik çalışması yapmanız ve aracın farklı kullanım senaryolarını, en ince ayrıntısına kadar analiz etmeniz gerekiyor.



PARS III 8×8 İstihkâm Aracı’nda, bu zorlukların bir adım ötesine geçerek kısa sürede farklı donanım ve ekipmanların takılıp çıkartılabilmesini de sağlayacak bir tasarım ortaya koyduk. Umman Kraliyet Kara Kuvvetlerinin yüksek standartlarına göre ortaya koyduğumuz bu aracın, yakın gelecekte, farklı ülkeler için ihracat potansiyelini yakından takip ediyoruz.”

http://defenceandtechnology.com/2019/04/24/pars-iii-icin-engel-yok/
14
Yerli Kara Sistemleri ile İlgili Gelişmeler / OTOKAR AKREP II
« Son İleti Gönderen: fırtına06 24 Nisan 2019, 20:08:33 »
Otokar’dan yeni savaşçı: AKREP II

Türkiye’nin kara sistemleri üreticisi Otokar, savunma sanayiindeki ilklerine yenisini ekledi. Geçen yıl geliştirdiği Tulpar hafif tankı ile küresel çapta büyük beğeni kazanan Otokar, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı Akrep II’yi, Sakarya’daki fabrikasında düzenlenen basın toplantısı ile tanıttı.



Otokar’ın savunma sanayiinde global bir marka olma hedefine cesur adımlarla ilerlediğini kaydeden Genel Müdür Serdar Görgüç; “Kara sistemleri alanında sektöre öncülük eden ve birçok ilki kazandıran Otokar, savunma sanayiindeki iddiasını yeni nesil zırhlı Akrep II ile farklı bir boyuta taşıyor. İlk versiyonu Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olan Akrep II, bize elektrikli araç teknolojisinin askeri araçlara uygulanmasına yönelik bilgi ve tecrübe kazandırırken, Türkiye’nin askeri tip elektrikli, hibrit ve otonom araçlar konusunda ilk adımları olacak” dedi.

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayiindeki iddiasını Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı ile taçlandırdı. Savunma sanayiinde 30 binden fazla ürünle Türkiye’nin yanı sıra beş kıtada 30’dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ile güvenlik güçlerine hizmet veren Otokar, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı Akrep II’yi tanıttı. Otokar’ın Sakarya’daki fabrikasında düzenlenen basın toplantısı Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç ev sahipliğinde gerçekleşti.

Toplantının açılışında Türkiye’nin savunma sanayiinde ürettiği rekabetçi ürünlerle dünyada dikkat çektiğini belirten Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç; “Savunma sanayimizin ürettiği ürünler, araçlar, küresel çapta takdir topluyor. Türkiye’nin tek milli kara sistemleri üreticisi Otokar olarak biz de bu alanda ürettiğimiz araçlarımız ve teknolojimiz ile ülkemize katma değerimizi artırıyoruz. NATO ve Birleşmiş Milletler’in tedarikçisi konumunda olan Otokar’ın, kendi teknoloji, tasarım ve uygulamaları ile ürettiği 30 binden fazla aracı Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında aktif olarak kullanılıyor. Araçlarımızın ünü sınırlarımızı aştı, ürettiğimiz araçlarla dünyada rekabetçi konuma ulaştık. Otokar, savunma sanayiinde artık sadece ürün üretip satan değil, bilgi birikimi ihraç eden, Türkiye’den teknoloji transferi yapan bir şirket konumuna ulaştı” dedi.



“Kara sistemlerinde yeniliklere yön veriyoruz”

Son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskûn mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç Akrep II’nin buradan yola çıkarak geliştirildiğini belirten Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç şunları söyledi: “Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkân veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995’te ürün ailemize eklediğimiz, yurtiçinde ve dışında başarılar gösteren Akrep aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı, sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil Akrep II’yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. Akrep II’nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz.”



Gelecek teknolojilerine uygun olarak tasarlandı

Akrep II’nin farklı görevlere uyarlanabilecek şekilde modüler bir platform olarak tasarlandığını, aracı teknolojinin imkanlarından en üst derecede faydalanılabilecek şekilde geliştirdiklerini açıklayan Görgüç şunları söyledi: “Muharebe alanı koşulları ve kullanıcı beklentileri sürekli değişiyor. Ordular, teknolojinin operasyonel avantajları ve lojistik verimliliğinden en üst düzeyde faydalanmak istiyor. Bu nedenle modern ordularda yeni nesil araç ve çözüm beklentisi artıyor. Daha fazla verimlilik ve performansı artıracak teknolojik çözümleri kullanmak istiyorlar. Tüm bu beklentileri göz önünde bulundurarak Akrep II’yi her türlü güncel ve gelecek teknolojik alt yapıya entegrasyon imkânı yaratacak şekilde tasarladık. Örneğin, uzun soluklu keşif ve gözetleme sistemlerine uygun ekipmanlarla donatılan bir Akrep II, yüksek tespit ve tanıma imkânı ile bu verileri eş zamanlı olarak dijital bilgi sistemlerine aktarabilecek. Bu yönüyle Akrep II ileri teknolojileri askeri sahaya taşımada öncü olacak”



Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı

Bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek IDEF’19 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda Akrep II’nin ilk kez sergileneceğini, fuarda aracı özel bir konfigürasyonla sunmak için çalışmaların aylardır devam ettiğini kaydeden Görgüç; “Teknolojik gelişemelerden bahsederken elbette alternatif yakıtlar da gündemimizde idi. Akrep II’yi alternatif güç gruplarına da uygun olarak tasarladık. Elektrik motoru ve gelişmiş pillerle donatılan Akrep IIe, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olarak IDEF 2019’da sergilenecek. Geleneksel zırhlı araçlara kıyasla çeviklik, düşük termal iz, yüksek hız ve sessizlik avantajlarını bir arada sunan Akrep II, tüm dünyada orduların zorlu isterlerini karşılayabilecek yeterlilikte bir elektrik motora sahip. Taktik performans beklentilerine de en iyi şekilde cevap veren Akrep IIe, özellikle yakıt verimliliği, hareket, beka kabiliyeti ve entegre lojistik destek anlamında da avantajlar sunuyor” dedi.



Akrep II’nin Otokar ve Türkiye için bir mihenk taşı olacağını kaydeden Görgüç, “Otokar, Akrep II ile elektrikli araç teknolojisinin zırhlı araçlara uygulanması yönünde eşsiz bir bilgi birikimi kazanmıştır. Bu gelişme, geleceğin hibrit ve otonom zırhlıları için ilk adım niteliği taşımaktadır. Hedefimiz, Akrep II’nin Türkiye’nin teknoloji ihracatında öncü ürünlerden biri olmasıdır” açıklamasını yaptı.

http://defenceandtechnology.com/2019/04/24/otokardan-yeni-savasci-akrep-ii/


15
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: Mermi 24 Nisan 2019, 19:29:23 »
Afrin ile El Babı topraklarımıza kattık. Daha gerisi gelecek. Sykes-Picot duvarı yıkıldıktan sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünü ele alırız.
Kısa vadeli Suriye dediğin gibi olacaktır. Yeterki biz askeri imkânlarımızı geliştirelim. F-35 isterken aslında ben bu konular içinde istiyorum. Benim düşmanlığın Yunanistan ve Israil' den çok Suriye, Irak, Iran, Ermenistan devletlerinedir. Buralarda petrol var buralarda Soydaşlarımız var. 40 milyar dolar enerji açtığımızı sıfıra düşürebiliriz. Nahçıvan üzerinden Azerbaycan ile kara sınırı kurabiliriz. Buradan aldığımız güç ile ve yerli savunma sanayi ile daha güçlü bir şekilde Doğu Akdenize çıkarız. Israil'e, Yunanistana haddini bildiririz. Bunlar ancak güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi ile olur. Güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi için paraya ve zamana ihtiyacımız var. F-35 bizi kısa vadeli hedeflerimize ulaşırtirsa kâfidır  TF-X ve TF-2000, LHD, Siper ile uzun vadeli hedeflerimize yürürüz.


Yorumun noktasına kadar hemfikiriz. Ancak bu Vizyonu gerçekleştirmek için rasyonel siyasi tutum şart.

Almanların bir atasözü var: iki düğünde dans edemesin. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için iki değil oniki düğünde oynamamız lazım. Ümmet  veya siyasi bir sempatik grup uğruna kendimizi bağlarsak - haklı olsakta- elimize gecen sıfır. İleriye dönük dışpolitikamızı iyice gözden geçirilmesi gerekiyor. Güçlü konuma eriştiğinizde o zaman ben dünyaya at koşturabiliriz.

Lafın kısası F35 gelmesi şart. En azından teknik mercek altına almak için.
Hocam, dış politika tamamen iç politikaya endekslenmiş. Dediğiniz gibi haksız da sayılmaz. Belli noktalarda hak veriyorum. Lakin stratejik hatalar yapılıyor. Bu ülke 2. Bir Ambargoyu kaldıramaz. Fransa dahi Rusyanın parasını peşin ödediği Mistralleri vermiyorsa, bizim haddimizemi. Bu iş oyun değil topyekün bir milletin kaderi söz konusu. Biz öyle yada böyle yaşarız problem değil. Gelecek nesilleri tehlikeye atmayalım. Şuan da zamanı değil. CB Erdoğanın eski kodlarına geri dönmesi gerekiyor. Ekonomi ön plana alarak. Dış dünyayla sürtüşmeden kazan kazan anlayışıyla ilerlememiz gerekiyor. Silahlanma politikamızı ise kısa orta ve uzun vadeli olarak plânlamamış gerekiyor. İrak, Suriye, Ermenistan bunlar kısa ve orta vadeli misak-ı milli planlarımız olmalı. Orta vadeli Afrika açılımı (LHD, HSH, F-35B ) o bölgelerde soft power'dan Military power'a geçmek. Ve bütün bu vizyoner politikalardan aldığımız güç ile. Dünya da at koşturabiliriz. Yoksa 1 tiwitle senin ekonomin sarsılıyorsa, hava güçün %98 dış ülkeye bağımlıysa, 50 milyar dolar cari açık veriyorsan merkez bankası rezervin 85 milyar dolara düştüyse ve bu paranın sadece 20 milyar dolarını kullanabiliyorsan (düşünsene hocam 50 milyar dolar açık veriyoruz dışardan sıcak para bulamasak ve turizm olmasa iflas edeceğiz) sen neyinle kime kafa tutuyorsun derler adama. En güzel örnek barzani idi. Onlarda iç politikanın gazıyla boylarından büyük işler yapmaya kalktılar. Bunca yıllık kazanımlarını hepsini heba ettiler.
16
Haklı mı?

Davaro filminde Kemal Sunal'ın Şener Şen'i önce dövüp , sonrada kafasını sarması gibi yani...

Adam önce bizi kullanıp sağa sola düşman-hedef haline getiriyor sonra da ben sizi korurum ama karşılığını ödemelisiniz! diyor...

ABD , Türkiye'yi  İran'a  ambargo yapmaya  zorlayacak ; sonra İran size düşman oldu , ben sizi korurum ama bu korumanın bedelini ödemelisiniz diyecek ...

Bu da kağıt üstünde doğru olacak ... İlginç insanlar var bu Dünya'da gerçekten. Allah'ın  mucizeleri bitmiyor...

17
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: Tigerfish 24 Nisan 2019, 18:26:54 »
Afrin ile El Babı topraklarımıza kattık. Daha gerisi gelecek. Sykes-Picot duvarı yıkıldıktan sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünü ele alırız.
Kısa vadeli Suriye dediğin gibi olacaktır. Yeterki biz askeri imkânlarımızı geliştirelim. F-35 isterken aslında ben bu konular içinde istiyorum. Benim düşmanlığın Yunanistan ve Israil' den çok Suriye, Irak, Iran, Ermenistan devletlerinedir. Buralarda petrol var buralarda Soydaşlarımız var. 40 milyar dolar enerji açtığımızı sıfıra düşürebiliriz. Nahçıvan üzerinden Azerbaycan ile kara sınırı kurabiliriz. Buradan aldığımız güç ile ve yerli savunma sanayi ile daha güçlü bir şekilde Doğu Akdenize çıkarız. Israil'e, Yunanistana haddini bildiririz. Bunlar ancak güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi ile olur. Güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi için paraya ve zamana ihtiyacımız var. F-35 bizi kısa vadeli hedeflerimize ulaşırtirsa kâfidır  TF-X ve TF-2000, LHD, Siper ile uzun vadeli hedeflerimize yürürüz.


Yorumun noktasına kadar hemfikiriz. Ancak bu Vizyonu gerçekleştirmek için rasyonel siyasi tutum şart.

Almanların bir atasözü var: iki düğünde dans edemesin. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için iki değil oniki düğünde oynamamız lazım. Ümmet  veya siyasi bir sempatik grup uğruna kendimizi bağlarsak - haklı olsakta- elimize gecen sıfır. İleriye dönük dışpolitikamızı iyice gözden geçirilmesi gerekiyor. Güçlü konuma eriştiğinizde o zaman ben dünyaya at koşturabiliriz.

Lafın kısası F35 gelmesi şart. En azından teknik mercek altına almak için.
18
Herzaman gibi gerizekalılığını kaleme alıyor Fatih bey.

Almanya F35 Programına ne zaman katılmış ki çekilsin?

Almanya üretimde yok fakat eskiyen tornadolarının yerine f35 almayı planlıyorlardı sonrasında vazgeçtiler demek istediği sanırım bu.. Fakat gerçekten biz bu uçağı alırsak yedek parçadan çok daha öte abd güdümüne girmiş olacağız gibi duruyor. 
19
S400-F35 konusunu başka bir başlık altında uzunca bir süre tartiştik ,S400 sistemimi daha uygun yoksa başka sistem almamızmı daha doğru konusunuda işledik. Şu günlerde satın allmış olduğumuz S400 lerin teslimatına az kalması ile olası konumları hakkında da medyamızda  ve formumuzda bilgiler paylaşılmakta. Ama benim sormak istediğim şu Yunanistanın Girit adasında S300 mevcut olduğu biliniyor,hatta mevcut sistemlerin radar kısmı S400 standartına  çıkarılması olası .

Böyle bir durumda update olmuş olan Yunan S300 sistemleri faal olduğu zaman Ege ve doğu Akdenizde  elimizde S400 olsa'da  etkisi ne olur?
İkinci bir sorum ise Rusya bizlere S400 sattığı gibi yarın ,Yunanistan'a gel elindeki sistemleri S400 ile değiştirsem dese ve girite S400 konuşlansa veya GKRY satış yapsa ve  bu defa da sistemlerin Adaya kurulmasını engeleyemezsek  ve herkesin S400 olsa bizleri bekleyen senaryonasıl olur?
20
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: SKYWOLF 24 Nisan 2019, 17:57:17 »
Afrin ile El Babı topraklarımıza kattık. Daha gerisi gelecek. Sykes-Picot duvarı yıkıldıktan sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünü ele alırız.
Kısa vadeli Suriye dediğin gibi olacaktır. Yeterki biz askeri imkânlarımızı geliştirelim. F-35 isterken aslında ben bu konular içinde istiyorum. Benim düşmanlığın Yunanistan ve Israil' den çok Suriye, Irak, Iran, Ermenistan devletlerinedir. Buralarda petrol var buralarda Soydaşlarımız var. 40 milyar dolar enerji açtığımızı sıfıra düşürebiliriz. Nahçıvan üzerinden Azerbaycan ile kara sınırı kurabiliriz. Buradan aldığımız güç ile ve yerli savunma sanayi ile daha güçlü bir şekilde Doğu Akdenize çıkarız. Israil'e, Yunanistana haddini bildiririz. Bunlar ancak güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi ile olur. Güçlü ekonomi ve bağımsız savunma sanayi için paraya ve zamana ihtiyacımız var. F-35 bizi kısa vadeli hedeflerimize ulaşırtirsa kâfidır  TF-X ve TF-2000, LHD, Siper ile uzun vadeli hedeflerimize yürürüz.

Çok tutarsız!
Bunun için F-35 sahibi olmamıza gerek yok ki! Olsa bile bize F-35'i verecek olanlar buna izin vermezler. Sürekli teröristleri silahlandırıyorlar.
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 10