Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10
1
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: SKYWOLF Bugün, 14:49:34 »
Bizim suriyede belli anlaşmalar çerçevesinde hareket ettiğimiz bilindiği halde kendi başımıza buyruk abd nin müttefikim dediği ypg ye saldırmamızı yada çatışmamızı bekleyen arkadaşlar ABDnin dünya üzerindeki ne denli bir güç olduğunu hala idrak edememiş anlaşılan.Bu denli çocuksu düşünüp yazmak okuyanları belki galeyana getirebilir ama gerçeklerin üzerini örtmez.
Biz cerablusada el bab a da idlibede rusyayla anlaşarak girdik şimdi afrinede rusyayla iranla anlaşarak girecez yada girmeyecez.Karşımızda abd denen adi bir süper güç var kendi kendimize hadi membiçe girelim hadi afrine girelim demekle olmuyor bu işler,
 Biz ne bir süper güçüz nede sanıldığı kadar güçlü bir devletiz .Evet bölgemizde güçlü bir devletiz ama bölgemizdeki ülkelerede ülke demek çok gülünç kalıyor.
 Biz ne yapacaksak rusya ile beraber yapacağız başka yolu yok ,Menbiç ve diğer yerlerde ypg bölgesinde 12 adet abd üssü boşuna kurulmadı ve bizde el baba kadar boşuna girmedik onların planları belli bizimde ne istediğimiz.bu yüzden anlaşa anlaşa adım adım ilerliyoruz

Sorunları çözmek için önce bölge ülkeleri ile anlaşmak gerek. Nasıl ki Barzani'ye geri adım attırmak için ortak hareket edildiyse, pkk ve diğer terör grupları için de aynı şekilde ortak hareket edilmesi şart. ABD eskisi kadar etkin değil! Rusya ağırlığını koyuyor. ABD'nin bir de uğraşmak zorunda olduğu ve her an sıcak çatışmaya dönüşebilecek K.Kore sorunu bulunuyor. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Suriye'de Akdeniz'e kıyısı olan bir Kürt devleti kurmak için çaba sarf eden ABD, Barzani'yi nası yüzüstü bıraktıysa Pkkyı da aynı şekilde bırakabilir.
2
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: IŞİD
« Son İleti Gönderen: SKYWOLF Bugün, 14:40:59 »


Işid dün El Mayadeen yakınlarında bir T90 tankını ele geçirmiş.
3
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: asderedas Bugün, 14:27:07 »
Bizim suriyede belli anlaşmalar çerçevesinde hareket ettiğimiz bilindiği halde kendi başımıza buyruk abd nin müttefikim dediği ypg ye saldırmamızı yada çatışmamızı bekleyen arkadaşlar ABDnin dünya üzerindeki ne denli bir güç olduğunu hala idrak edememiş anlaşılan.Bu denli çocuksu düşünüp yazmak okuyanları belki galeyana getirebilir ama gerçeklerin üzerini örtmez.
Biz cerablusada el bab a da idlibede rusyayla anlaşarak girdik şimdi afrinede rusyayla iranla anlaşarak girecez yada girmeyecez.Karşımızda abd denen adi bir süper güç var kendi kendimize hadi membiçe girelim hadi afrine girelim demekle olmuyor bu işler,
 Biz ne bir süper güçüz nede sanıldığı kadar güçlü bir devletiz .Evet bölgemizde güçlü bir devletiz ama bölgemizdeki ülkelerede ülke demek çok gülünç kalıyor.
 Biz ne yapacaksak rusya ile beraber yapacağız başka yolu yok ,Menbiç ve diğer yerlerde ypg bölgesinde 12 adet abd üssü boşuna kurulmadı ve bizde el baba kadar boşuna girmedik onların planları belli bizimde ne istediğimiz.bu yüzden anlaşa anlaşa adım adım ilerliyoruz
4
Yabancı Hava Sistemleri ile İlgili Haberler / Ynt: AW-101
« Son İleti Gönderen: SKYWOLF Bugün, 12:58:24 »


Norveç'in ilk AW101 SAR helikopteri sonunda teslim edilmiş.
5
Hava Araçları Galerisi/ Aerial Vehicles Gallery / Ynt: A-10 Thunderbolt II
« Son İleti Gönderen: Afşar Bugün, 12:26:34 »
görüyorum ve arttırıyorum :) muadili de yok :)

Bayılıyorum bu uçaklara çok karizmatikler
6
Terörizm ve Kaçakçılıkla İlgili Haberler / Ynt: PKK İle Mücadele
« Son İleti Gönderen: Afşar Bugün, 11:16:45 »
Çatışacağız bu çok net !
Kendimizi göstermeden bu sevkiyatta bitmeyecek.
ne kadar bekleyeceğiz çok merak ediyorum :(
7
Bayılıyorum bu uçaklara çok karizmatikler
8
DEAŞ’ın en küçük esirleri

İDRİS EMEN - HÜRRİYET TAKİPTE20.11.2017 - 21:16 | Son Güncelleme: 21.11.2017 - 09:54
Suriye’deki iç savaşla birlikte Türkiye’den de çok sayıda kişi yanlarına küçük çocuklarını alarak DEAŞ terör örgütüne katıldı. Çocukları kendilerinden koparılan anne-babalar şimdi DEAŞ’ın dağılmasıyla yavrularına tekrar kavuşmayı umuyorlar. Destan (6), Yağız (6) ve Yiğit Alp (3), Türkiye’de eşleri ve evlerini terk eden anne-babaları tarafından Suriye’ye götürülen onlarca küçük çocuktan sadece birkaçı. Hürriyet, DEAŞ’ın elinde savaşın ortasına düşen çocukların izini sürdü...



İstanbul'da yaşayan Şahin Aktan, 2008’de Kırgız asıllı Svetlana Çhasanova ile evlendi. Çiftin üç yıl sonra ‘Destan’ adını koydukları bir erkek çocukları dünyaya geldi. 2014 yılında Svetlana’nın tavırlarında değişimler başladı. Önce örtündü. Sık sık Suriye savaşıyla ilgili görüntüleri izliyor, Esad’a tepki gösteriyordu. Svetlana’nın bu tepkilerinin insani olduğunu düşünen Aktan, eşinin sosyal medya üzerinden DEAŞ militanlarıyla iletişime geçmeye başladığından habersizdi: “Facebook’ta sakallı, garip garip adamlarla diyalog içerisine girmiş. Artık öyle bir duruma geldik ki yatağımızı bile ayırdık. Çocuğumuza şiddet uygulamaya başladı. Bir gün bana, ‘Gelip beni buradan alacaklar’ dedi. Sonradan öğrendim ki DEAŞ’ta komutan statüsünde olan ‘Hamzat’ adında birini bulup konuşmaya başlamış. Hamzat da onu Suriye’ye çağırmış. Daha sonra boşanmak istediğini söyledi.”



Svetlana Çhasanova

ÜÇ YIL ÖNCE BOŞANDILAR


Çift, Şubat 2014’te boşandı. Mahkeme o zaman 3 yaşındaki Destan’ın velayetini annesine verdi. Svetlana Sultanbeyli’ye taşındı. Şahin Aktan her hafta sonu Destan’ı almak için Sultanbeyli’ye gidip geldi. Ancak Haziran 2014’te Svetlana 3 yaşındaki oğlunu da alıp Suriye’ye giderek DEAŞ’a katıldı. Aktan haberi nasıl öğrendiğini şöyle anlatıyor: “30 Haziran 2014’te aradığımda eski eşim telefonu açmadı. Sultanbeyli’deki evine gittim. Evde kimse yoktu. Öğrendim ki ismini ‘Asiye’, oğlumuzun ismini de ‘Abdullah’ olarak değiştirmiş. Hemen karakola ve savcılığa başvurdum. İstanbul’dan Gaziantep’e gitmişler, oradan da Suriye’ye geçmişler.”

10 BİN DOLAR İSTEDİ

Destan’la beraber Suriye’ye giden Svetlana, kendisini Suriye’ye çağıran DEAŞ’lı ‘Hamzat’la evlendi. Hamzat’tan da bir çocuğu olan Svetlana bu yılın başında, DEAŞ’ın Irak ve Suriye’deki merkezlerini kaybetmeye başlaması üzerine eski eşiyle iletişime geçti. Irak’tan kurtulmak istediğini söylüyordu: “3 yıl sonra Svetlana, yengemi arayarak bizimle iletişime geçti. Koalisyon uçakları DEAŞ’ın elindeki bölgeleri bombalamaya başlayınca yengeme, ‘Acil olarak Şahin’le görüşmem gerekir’ demiş. Yeni evlendiği Hamzat ölünce iki çocukla ortada kalmış. Hamzat’ın ailesi kız çocuğunu geri almış. Bir süre konuşmaya başladık. ‘Destan nerede’ diye sordum. Oğlumun resimlerini istedim, gönderdi. Perişan haldeydi. DEAŞ bayrağı altında fotoğrafları çekilmişti. Benden 10 bin dolar istedi. O parayla başka yere kaçacağını düşündüğüm için göndermedim. En son 5 Ekim’de konuştuk. Bana ‘Al qaim’ adında bir kasabada olduğunu söyleyerek, ‘Şialar buraya doğru geliyor. Bize ne yapacaklarını bilmiyoruz’ dedi. Sonra iletişimimiz tamamen koptu.”



RUSÇA ‘NASILSIN BABA’ DEDİ


Destan’la en son 3 ay önce konuştuklarını söyleyen Aktan oğlunun geri getirilmesini istiyor:

“Sadece iki kelime konuştuk. Oğlum buradayken zaten yeni yeni konuşmaya başlamıştı. Annesi Rusça konuştuğu için Rusça konuşabiliyor. Orada Arapça öğrenmiş. Türkçe’yi unutmuş. Benimle Rusça konuştu. ‘Nasılsın baba?’ dedi. Daha sonra hiç konuşamadık. Çocuğumun yaşadığını biliyorum. Ama şu anda nerede ve ne durumda olduğunu bilmiyorum. Çocuğumun oradan alınması için devletimizin bir an önce harekete geçmesini istiyorum. Çocuklarımız getirildikten sonra rehabilite edilmeli. Benim çocuğum şu anda 6 yaşında. Çok geçmeden bu çocuklar için harekete geçmek lazım.”



Hülya Bozkurt - Yiğit Alp Bozkurt

DEAŞ’LI EŞİ ARAYIP PARA İSTEDİ

DEAŞ’ın eline düşen çocuklardan biri de 3 yaşındaki Yiğit Alp. Karaman’da dünyaya gelen Yiğit Alp, annesi Hülya tarafından 2014 yılında henüz bebekken Suriye’ye götürüldü. Aşçılık yapan baba Ramazan Bozkurt eski eşinin DEAŞ’a katılma sürecini şöyle anlatıyor: “Ankara’da iş buldum. Ama ‘Ben boşanmak istiyorum’ dedi. ‘Ben yurtdışına çıkarsam bizi görmeye gelir misin?’ diye soruyordu. ‘Nereye gideceksin’ deyince, ‘Irak’a veya Suriye’ye’ dedi. Ben çok ciddiye almadım. Ayrıldık. Daha sonra Suriye’ye gittiğini öğrendim. Gittikten sonra ben de emniyete başvurdum. Bir daha haber alamadım.”



Ramazan Bozkurt

Oğlunun geri getirtilmesi için medyaya konuştuğunu söyleyen Bozkurt, bunun üzerine eşinin aradığını anlatıyor: “Açık saçık fotoğraflarımı gazetelere vermişsin. Niye o fotoğraflarımı verdin, diyerek beni eleştirdi. Ben de ‘Tamam sen gittin, çocuğumu geri gönder’ dedim. Göndermeyeceğini söyledi. Birkaç gün sonra yanında, ‘Ahmet’ adında biri beni aradı. Hülya’nın eşi olduğunu söyledi. Çocuğumu geri göndermek için 3 bin dolar istedi. Suriye’nin Rakka kentinde olduklarını söylüyorlardı. Eski eşim 6 ay önce bana bazı fotoğraflar gönderdi. Fotoğraflarda oğlumun karnından yaralandığı ve hastanede yattığı görülüyordu. Bombardımanda yaralandığını anlattı. 4 ay önce de bana konum gönderdi. Rakka’ydı. Türkiye’ye gelmek istediğini söyledi. Sürekli para istiyordu. Ben para göndermemin suç olduğunu söyledim. Sonra bağlantımız kesildi. En son 2 ay önce esir düştüğünü öğrendim. Çocuğumun Türkiye’ye getirilmesini istiyorum.”



Deniz Öztürk - Serkan Öztürk - Yağız Öztürk

ÖLÜSÜNE BİLE RAZIYIM

SAKARYA’da yaşayan Deniz Öztürk’ün eşi Serkan Öztürk, 2014 yılında o zaman 3 yaşında olan oğulları Yağız’ı da yanına alarak DEAŞ’a katılmış. Öztürk o süreci şöyle anlatıyor: “Mutlu bir evliliğimiz vardı. 2011 yılında bir oğlumuz oldu. 2014’te eşim benden kapanmamı istedi. Ben de başörtü takacağımı söyledim. Ama çarşaf giymemi istedi. ‘Boşanalım’ dedim. Bir hafta sonu eski eşim oğlumuzu da yanına alarak arkadaşlarıyla balık tutmaya gideceklerini, akşam döneceklerini söyledi. O gece eve gelmediler. Ertesi gün evde çiğ köfte paketine sarılı bir kutu buldum. İçinde bir telefon ile bir mektup vardı. Mektupta, ‘Şu anda Antep’teyim birkaç eşyanı al, gel’ yazıyordu. Meğerse geceden notu yazıp bırakmış, balık bahanesiyle Gaziantep’e gitmiş.”

YAĞIZ OYUNCAKLARINI SORDU

Suriye’ye gitmeden önce eski eşinin bankadan kredi çektiğini söyleyen Öztürk, daha sonra hikâyenin eksik parçalarını çözmüş: “Eşimin ağabeyi ve yengesiyle beraber Suriye’ye gittiğini öğrendim. Emniyete başvurdum. Suriye’den Tel Afer’e geçtiler. Bir süre orada kaldılar. Ondan sonra da Rakka’ya geçtiler. Suriye’deyken çok az iletişim kurduk. Sadece bir kere oğlumun sesini duyabildim. Bana, ‘Anne neden buraya gelmiyorsun’ dedi. Daha sonra oyuncaklarını sordu. Bir daha da sonra konuşamadık. 2 Ocak 2016’da eski eşimin yengesinden bir sesli mesaj aldım. Eşimin öldüğünü söylüyordu. Vasiyette bulunmuş, ‘Ben ölürsem çocuğum sizde kalsın’ demiş. Bu yüzden çocuğumu göndermeyeceklerini söyledi. En son 2 ay önce Deyri Zor’da olduklarını öğrendim.”

GEÇ OLMADAN KAVUŞAYIM

Suriye’ye gittikten sonra Yağız’ın isminin ‘Derda’ olarak değiştirildiğini söyleyen Öztürk çocuğunun getirilmesini istiyor: “Çocuğumun Suriye’ye götürülüşünün üstünden 3 sene geçti. Biliyorum, bir gün çocuğuma kavuşacağım ama geç olmadan kavuşmak istiyorum. Bir anne için bunu söylemek çok zor ama oğluma bir şey olursa da cesedini almak istiyorum. En azından mezarı burada olsun.”

http://www.hurriyet.com.tr/deasin-en-kucuk-esirleri-40652172
9
Askeri Tarih / Ynt: İsyanlar
« Son İleti Gönderen: murataltug Bugün, 10:04:21 »
ŞEHZADE KORKUT

Şehzade Korkud, Osmanogullari'nin kiymetlisi idi. Âlim, fâzil, sair ve musikisinasti. Bahriye isleriyle ilgilenmekten büyük bir haz duydugu gibi denizciler himaye ederdi.Barbaros biraderlerin onun himayesini gören denizcilerimiz oldugu söylenir.

Yavuz'un hükümdar ilan edildigi sirada Sehzâde Korkud, ona sadik kalacagina söz vermisti. Selim de muhalefet edilmedigi müddetçe rahat  bir hayat geçirecegini vaad etmisti Korkud'un büyük bir huzursuzluk içinde Yavuza verdigi söze sadik kalip kalamayacagi belli degildi.Yavuz'dan Midilli Adasi'ni istemisti. Bu talebi II. Bâyezid tarafindan olumlu karsilanmisti.Yavuz istediklerinin  verilecegini sabirli olmasinı bildirir.vaad samimi olmasa bile tam zamaninda yapilmıştı Çünkü Sehzâde Ahmed isyaninin devam ettigi siralarda Korkud'un ayaklanacagina dair söylentiler çogalmisti. 

Sehzâde Korkud Yavuz'a "taife-i ehl-i nifakin" bos durmadigini aleyhinde iftiralar uydurdugunu, bunlara inanmamasi gerektigini ve kendisinin  sadakat içinde oldugunu bildirir Selim'in,cevabı sen sözünde durdukça bu cânipten asla endise etmemelisin" demisti. 

Şehzade Korkud  Midilli'yi elde edemeyince Teke ve Alaiye taraflarını  istemişti.Onun bu toprakları istemesini, deniz yolu ile kolayca kaçma maksadina baglamak ve idare ettigi topraklarin genisletilmesi seklinde yorumlamak mümkündür. sehzâdenin istekleri, Yavuz'un süphelerini artirmaktan baska bir ise yaramadi.

Sehzâdelerin sebep oldugu iç karisikliklari sona erdiren Yavuz kardeslerini ortadan kaldirmaya muvaffak olur. kardeslerinden en çok Korkud'u severdi.Korkud'un idami esnasinda çocuklar gibi aglamıştır "nesl-i Osman"in bu garip kaderine âh-u vah ettigi nakledilir.
10
Askeri Tarih / Ynt: İsyanlar
« Son İleti Gönderen: murataltug Bugün, 10:03:52 »
ŞEHZADE KORKUT

Yavuz devletin bekasi ve halkinin selâmeti için sehzâdeleri bertaraf etmek zorunda idi. Tarih ve hayatta kalan sehzâdelerin devamli olarak devlete problem olduklarini, dis güçlerin, bunlarin saltanat hirsindan yararlandiklarini gösteriyordu. Bunun için Yavuz Sehzâde Mahmud'un ogullarinıda ortadan kaldirdirmak zorunda kalir. 

Selim, ilmi, irfani ve cömertligi ile halkin ve yeniçerilerin sevgisini kazanmis agabeyi Korkut'un saltanat hakkindaki görüslerini ögrenmek için, devlet ricalinin agzindan mektuplar yazdirir. mektuplara kanan Korkud saltanata gelme arzusunda oldugunu söyler kardeşinin saltanat havesini gören Yavuz Bursa'dan Saruhan üzerine yürür. Korkut, yanina Piyale adli lalasini alarak Avrupa devletlerinden birine iltica etmek gayesiyle gizlice Antalya'ya kaçmaya muvaffak olmustu.

Muhafizlar tarafindan şehzade Korkud'un yanindan uzaklastirilan Piyâle paşa döndügünde efendisinin öldürülmüs oldugunu görerek büyük bir teessüre kapilir. kendisini avutamaz.tek tesellisi, ölünceye kadar, Bursa Sultan Orhan türbesine defn edilen Korkud'un türbedârligini yapmak olur. 

Sultan Selim, Sehzâde Korkud'un nedimi (lala) Piyale'yi efendisine sâdikane hizmet ettigi için mükafatlandirir. Bol ve külliyetli bir tahsisatla türbedarliga tayin eder. Korkud Çelebi'nin ölümü üzerine üç günlük matem ilan eden Yavuz biraderinin saklandigi yeri haber veren Türkmenlerden bazilarini öldürtür.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10