DefenceTURK.com

TÜRK SAVUNMA SANAYİ => Yerli Deniz Sistemleri ile İlgili Gelişmeler => Konuyu başlatan: AVCI - 05 Ekim 2016, 14:19:49

Başlık: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: AVCI - 05 Ekim 2016, 14:19:49
Bu konuya yazılacak şeyler vardı ama bölük pörçük konularda konuşuldu hep.Bu makale ile başlangıç yapalım sonrasında deniz kuvvetlerinin gelecek projeksiyonları ve stratejileri üzerine haberler ve bilgiler geldikçe paylaşmaya devam ederiz.

Alıntı
Analiz: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi

11 Ağustos 2016

Kubilay Tok ve Tayfun Duman, MSI Dergisi’nin 130’uncu sayısında, “Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi”ni analiz etti.

“Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi: Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti Olma Rotasında” başlıklı makaleye aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Özenle hazırlanan Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi, 2015 yılının Ekim ayında, tam da askeri tehditlerin, gerek Suriye ve gerekse Doğu Akdeniz’de çok tehlikeli bir hal almaya başladığı kritik bir dönemde yayınlandı. Bu kapsamlı dokümanın geniş kitlelere yayılması, ulusal çıkarlarımız açısından ve milli bir deniz stratejisi hakkında farkındalık oluşturmak bakımından hayati bir öneme sahiptir. Türk Deniz Kuvvetleri, böyle bir dokümanı yayınlayarak, geleneğinde var olan; planlama, öngörü ve atılım ruhuna uygun olarak denize yönelik ulusal stratejimizin net olarak anlaşılması açısından çok önemli bir çalışmaya imza atmıştır.

Türk Deniz Kuvvetleri, kendi stratejisini, esasen; “Ana Vatanda Güvende Olmak için, Denizde Güçlü Olmak; Dünyada Söz Sahibi Olmak için, Tüm Denizlerde Var Olmak” tespitiyle son derece öz olarak yapmıştır. Bu tanımlama, tek başına bile ulusal deniz stratejimizin dayanak noktası olarak ele alınabilir.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’nun ifadesiyle, “Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisinin, hem Deniz Kuvvetleri personelinin doktrin birliğinin sağlanması hem de Türkiye’nin uluslararası arenadaki yönünü tayin eden ve savunma planlama faaliyetlerini yürüten karar vericileri ve diğer aktif unsurları gelecek hakkında bilgilendirmek üzere” hazırlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi; denizlerin önemi, güvenlik durumu, dış politika hedefleri, denizcilik hedefleri, Türk Deniz Kuvvetleri ve deniz kuvvetleri stratejisi gibi ana başlıklar altında incelenmiştir.

Denizlerin Önemi

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nin ana dayanağı, hiç şüphesiz ki, denizlerin ülkemize sunduğu askeri, jeopolitik ve ticari öneme dayanmaktadır. Bu bakış açısına göre:

Deniz taşımacılığı, halen dünyada en çok tercih edilen ulaşım şeklidir.
Ülkelerin ticari rekabet gücü, uluslararası deniz ulaştırma sisteminden istifade edebilmesi ile orantılıdır.
“Ülkelerin ticari rekabet gücü, uluslararası deniz ulaştırma sisteminden istifade edebilmesi ile orantılıdır.”

Küresel anlamda deniz ulaştırma yolları aynı zamanda güç aktarımının da vasıtasıdır ve bu yollar üzerindeki kritik geçitlerin kontrolü jeopolitik rekabetin önemli bir unsurudur. Günümüzde stratejik rekabetin en önemli unsurlarından birini, açık denizler oluşturmaktadır.
Küresel ticaretin hacim (ton) olarak %80’i, değer (dolar) olarak %70’i [1]; petrol taşımacılığının %60’ı ve doğal gaz taşımacılığının %25’i [2] deniz yoluyla yapılmaktadır. [3]
Güvenlik Durumu

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nde, güvenlik durumu şu şekilde özetlenmektedir:

Ege’deki, tarihi derinliği bulunan sorunlar, her zaman olduğu gibi ciddiyetini korumaktadır. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilgili kararıyla [4] tüm dünyaya duyurulmuştur.
Orta Doğu, “Arap Baharı” süreciyle daha kırılgan bir jeopolitik dönüşüme uğramıştır.
Rusya Federasyonu (RF)’nun artan saldırgan tutumu, mevcut güvenlik mimarisinin sorgulanmasına neden olmuştur.
“Ege’de tarihi derinliği bulunan sorunlar ciddiyetini korurken, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması önemli bir bölgesel ihtilâf haline gelmiştir.”

Türkiye’nin deniz yetki alanları, ülke yüzölçümünün yarısından fazla bir alana sahip olmakla birlikte, bu alanın sınırları, sadece Karadeniz’de antlaşmalarla belirlenmiş durumdadır.
Küreselleşme, ülkeler arasındaki ilişkilerde kara sınırlarının etkilerini azaltırken, gelişen teknoloji, yüzlerce yıldır herkesin kullanımına açık denizlerde tam aksine bir etki yaratmıştır. Ülkelerin kıta sahanlıklarına yönelik deniz dibi kaynaklarının kullanım mücadelesi kapsamında her geçen yıl ilave yetki alanları sınırlandırmalarına konu olmakta; bu sınırların koruyucusu olarak da deniz kuvvetlerinin rolü artmaktadır.
“Soğuk Savaş bittikten sonra, NATO ve AB’nin girişimleri ile tesis edilen güvenlik mimarisi yeniden sorgulanmaya başlanmıştır.”

Türk Deniz Kuvvetleri, 2004 yılında milli olarak başlattığı Karadeniz Uyum Harekâtını (KUH) kesintisiz olarak sürdürmekte, tüm kıyıdaşların katılımını teşvik etmektedir. [5] Ancak, Türkiye ile RF arasında 24 Kasım 2015 tarihinde yaşanan gerginlikten sonra, KUH’un gelecekte nasıl icra edileceği önemli bir meseledir.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY)’nin, 2007 yılında, Kıbrıs Adası’nın güneyinde belirlediği bazı ruhsat sahaları, kısmen Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı içinde bulunmaktadır. GKRY’nin bu tutumu nedeniyle bölgedeki çok sayıda kıyıdaş ülkeyi ilgilendiren bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. [6]
Türk Deniz Kuvvetleri, 2006 yılından bu yana, Doğu Akdeniz’de Akdeniz Kalkanı Harekâtı’nı icra etmektedir.
NATO, 2011 yılında, İttifak’ın yeni deniz stratejisini [7] yayımlamış; takip eden dönemde de İttifak’ın deniz alanındaki tüm faaliyetleri, bu strateji doğrultusunda gözden geçirilmeye başlanmıştır.
Küresel ölçekte ise dünyanın jeoekonomik ve jeostratejik ağırlık merkezi haline gelen Asya Pasifik ön plana çıkmakta; ABD deniz gücünün önemli bir bölümü, bu bölgede konuşlandırılmaktadır. [8]
Dış Politika Hedefleri

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi, Türkiye’nin dış politika vizyonunun istikrar, iş birliği ve kıta ölçekli açılım odaklı olduğunu vurgulamaktadır. Öte yandan, Türkiye’nin, çevre denizlerden okyanuslara kadar ilgi ve faaliyet alanının uzandığı tüm coğrafyalara erişebilme yeteneği olan Deniz Kuvvetleri, vazgeçilmez bir dış politika enstrümanıdır.

“Türkiye’nin ilgi ve faaliyet alanının uzandığı tüm coğrafyalara erişebilme yeteneği olan Deniz Kuvvetleri, vazgeçilmez bir dış politika enstrümanıdır.”

Deniz Kuvvetlerinin, kıta ölçekli dış politik açılımların desteklenmesine yönelik rolünün en somut örneklerinden biri, Barbaros Türk Deniz Görev Grubu’nun faaliyetleridir. [9]

Denizcilik Hedefleri

Türkiye’nin dış ticaret yükünün, yaklaşık %87’sinin deniz yolu ile taşınması nedeniyle denizciliğin geliştirilmesi için gerçekleştirilen yatırımlar ve bu alanda yürütülen faaliyetler büyük öneme sahiptir.

“Denizcilik sektöründeki gelişmeler ve hedefler, ekonomisi büyüyen ve alternatif pazarlara açılmakta olan Türkiye’nin deniz gücünün en önemli iki bileşeni olan bahriye ve deniz ticaret filosu arasındaki etkileşimin her geçen gün artmasına sebep olacaktır.”

Dünya genelinde, ham petrol ve petrol türevi ürünlerin %60’ından fazlası deniz yoluyla taşınmaktadır. [10] Enerjinin nakledildiği deniz ulaştırma yollarının güvenliğinin idamesi, büyük önem taşımaktadır. Taşınan ham petrol ve petrol türevi ürünlerin hacmi bakımından, önemli kritik geçitler, sırasıyla; Hürmüz Boğazı, Malakka Boğazı, Süveyş Kanalı, Babül Mendep Boğazı, Danimarka Boğazları, Türk Boğazları ve Panama Kanalı’dır. [11]

Deniz Kuvvetleri

Deniz kuvveti, bir ülkenin toplam denizcilik gücünün ana unsurlarından birisidir. Deniz kuvvetleri, seyyaliyet (mobilite), esneklik, uzun süreli harekât, kendi kendine yeterlilik ve açık denizleri serbestçe kullanabilme gibi ayırt edici özelliklere sahiptir. Deniz kuvvetleri, bu özellikleriyle dünya denizlerinde ülke çıkarının olduğu her coğrafyaya nüfuz edebilmekte; bu bölgelerde sürekli olarak varlık gösterebilmekte; taşıdığı diplomatik ve askeri gücün etkisini sürekli olarak idame ettirebilmektedir.

“Her bir donanma unsuru, açık denizlerde serbestçe dolaşabilen yüzer birer büyükelçilik; Deniz Kuvvetleri ise bu unsurlarıyla dünyanın aynı anda dört bir yanında etkinlik gösterebilen büyük bir diplomatik misyon görevi icra etmektedir.”

Deniz kuvvetleri, çatışma durumunda; erken ihbar-ikaz, keşif, gözetleme ve istihbarat ihtiyaçlarının karşılanması, deniz ulaştırma hatlarının açık bulundurulması ve korunması, harekât alanında deniz kontrolünün tesis edilmesi, karada konuşlu kritik hedeflerin imha edilmesi, bölge hava savunmasının desteklenmesi, güç aktarımı yapılması, gerektiğinde amfibi harekât icra edilmesi gibi faaliyetlerle müşterek harekâta katkı sağlamaktadır. Bu özellikleriyle deniz kuvvetleri, barış, kriz ve çatışma durumlarının gereklerine göre uygun bölgelerde konuşlanarak:

Ana vatana yönelik tehlikeleri en uzak mesafede bertaraf etmek,
İkili ya da çok uluslu iş birliği girişimlerini desteklemek,
İlişkilerin geliştirilmesine ve bölgesel / küresel istikrarın idamesine katkı sağlamak,
Etkili bir kriz yönetiminde oynadığı rol ile diğer aktörlerin davranışlarını şekillendirmek,
Deniz hak ve menfaatlerini korumak,
gibi görevler icra etmektedir. Bir ülkenin deniz kuvvetlerini kullanma şekli, o ülkenin dış politika karakterini ortaya koymaktadır. Deniz kuvvetlerinin görev spektrumu, aşağıdaki görev türlerini içermektedir:

Deniz kontrolü ve güç intikali,
Denizden karaya darbe harekâtı,
Denizlerin serbestçe kullanımının engellenmesi ve deniz ulaştırmasının korunması,
Deniz güvenlik harekâtı ve yetki alanlarının kontrolü,
Bayrak ve varlık gösterme, barışı destekleme harekâtı,
Muharip olmayanların sivilleri tahliyesi harekâtı,
İnsani yardım, doğal afet ve Arama-Kurtarma harekâtı.
Strateji

“Denizlere hâkim olan cihana hakim olur” [12] ve “Dünya egemenliğinin anahtarı, deniz yollarının kontrolündedir” [13] tezleri, neredeyse asırlardır deniz stratejistlerinin değişmeyen kılavuzu gibidir.

Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nde de belirtildiği gibi, “Türk Deniz Kuvvetlerinin Stratejisi; Türkiye’nin Milli Güvenlik Siyaseti ile buna bağlı olarak belirlenen Milli Askeri Stratejisinin deniz ortamına bakan iz düşümüdür.”

Savunma ve güvenlik durumu, dış politika ve denizcilik hedefleri, Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nin temel girdileridir. Bunların, kuvvetin ilgi ve görev alanı ile örtüşen bölümü, Deniz Kuvvetlerinin hedeflerini belirlemektedir. Bu hedefleri ulaşmak üzere Deniz Kuvvetlerinin nasıl kullanılacağı ve geliştirileceği ve diğer paydaşlarla iş birliği modelleri de Deniz Kuvvetleri stratejisini oluşturmaktadır. Temel girdilerin değişkenliği nedeniyle, Deniz Kuvvetleri stratejisi dinamik bir yapıdadır.

Türk Deniz Kuvvetlerinin Hedefleri

Strateji dokümanında, stratejiye yön veren hedefler, şu şekilde belirlenmiştir:

Ana vatanın bekasına yönelik denizden gelebilecek tehditlerin caydırılması; gerektiğinde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin diğer unsurları ile müştereken kesin sonuçlu harbin kazanılması,
Türkiye’nin denizlerdeki hükümranlık haklarının, deniz alaka ve menfaatlerinin korunması ve deniz ulaştırma yollarının güvenliğine katkı sağlanması,
KKTC’nin savunmasının ve deniz hak ve menfaatlerinin korunmasının desteklenmesi,
Türkiye’nin çevresinde, bir güvenlik kuşağı oluşturulması ve küresel istikrara katkı sağlanması,
Türkiye’nin dış politika ve savunma sanayisi hedeflerinin desteklenmesi,
İttifak Deniz Stratejisi’nin desteklenmesi,
Öngörülen güvenlik ortamında verilebilecek tüm görevleri icra edebilecek etkin bir deniz kuvvetinin idamesi ve geliştirilmesidir.
Öte yandan, ana vatanın bekasına yönelik denizden gelebilecek tehditlerin caydırılması ve gerektiğinde, TSK’nın diğer unsurları ile müştereken kesin sonuçlu harbin kazanılması için:

Açık denizlerin barışçıl amaçlarla kullanılması; gerektiğinde kuvvet kullanımı,
Durumsal farkındalığın daha kapsamlı olarak Uzun Ufuk Sistemi ile tesisi ve sürdürülmesi,
Angajman kurallarının ilgili makamlarla koordineli olarak; görevin başarılması, gerginliğin kontrol edilmesi ve bekanın sağlanması arasındaki dengenin gözetilerek uygulanması,
Kriz döneminde en kısa zamanda kriz bölgesinde konuşlanılması; kriz bölgesinde durum üstünlüğünün elde edilmesi; tüm unsurlar ile hazırlıklarını tamamlaması, çatışma döneminde ise müştereken veya deniz kontrolü amacıyla tehdit durumuna göre reaksiyon göstererek muhasım üzerinde istenen etkiyi yaratacak seviyede güç kullanımı esas alınmaktadır.
Türkiye Cumhuriyetinin denizlerdeki hükümranlık haklarının, deniz alaka ve menfaatlerinin korunması kapsamında ise uluslararası antlaşma ve hukuktan kaynaklanan haklarımızın ihlali ya da deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ihtilâfları nedeniyle yaşanabilecek gelişmelere süratle reaksiyon gösterebilecek şekilde hazırlık durumunun idamesi ve deniz yetki alanlarımızdaki izinsiz araştırma/sondaj faaliyetlerinin engellenmesi gibi hususlar hedef olarak gösterilmektedir.

Çevre denizlerimiz ile Türkiye’nin deniz ticaretinin yoğun olarak gerçekleştiği deniz ulaştırma yollarının güvenliğine katkı sağlanması kapsamında ise:

Deniz alanlarına yönelik faaliyet gösteren ilgili aktörler ile eş güdüm halinde olunması,
KUH’un sürdürülmesi,
Akdeniz Kalkanı Harekâtı’na devam edilmesi,
Deniz ulaştırma yollarının riskli hâle geldiği deniz alanlarında deniz güvenliğini sağlamak üzere milli olarak ya da NATO ve/veya çok uluslu deniz görev grupları bünyesinde varlık gösterilmesi gibi hususlar esas alınmaktadır.
Türkiye’nin yakın çevresinde istikrarlı bir güvenlik kuşağı oluşturulmasına, küresel barış ve istikrara katkı sağlanması amacıyla:

BLACKSEAFOR (Black Sea Naval Cooperation Task Group / Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu)’un idamesi,
Ege’deki faaliyetlerin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarımız, Lozan dengesi, denizlerin serbestisi ilkesi, uluslararası hukukun tanıdığı açık deniz hakları, iyi komşuluk ve müttefiklik ilişkileri ile karşılıklılık ilkesi çerçevesinde sürdürülmesi ve
BM ve NATO gibi uluslararası kurumlar bünyesinde icra edilen çok uluslu faaliyetlere katılım ve destek sağlanması esas alınmıştır.
Türkiye’nin dış politika ve savunma sanayisi hedeflerinin desteklenmesi kapsamında ise:

Savunma sanayisi iş birliği kapsamındaki ülkelerin deniz kuvvetleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine öncelik verilmesi,
İkili iş birliğinin ve karşılıklı çalışabilirliğin artırılması maksadıyla uluslararası eğitim faaliyetlerinin ve kapasitesinin arttırılması,
Afrika’da, deniz güvenliğine yönelik faaliyetlere öncelik verilmesi,
Hint Okyanusu, Afrika, Basra Körfezi ve Asya-Pasifik Bölgesindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi, buralarda lojistik ve liman kapasitesi geliştirilmesi öngörülmektedir.
İttifak Deniz Stratejisinin desteklenmesi kapsamında ise:

NATO Görev Gruplarının çevre denizlerimizdeki tüm faaliyetlerine katılım,
Karadeniz Uyumu Harekâtı ve Akdeniz Kalkanı Harekâtı kapsamında bilgi değişimine yönelik ilgili NATO karargâhları ile iş birliğinin sürdürülmesi,
Eğitim, tatbikat ve Barbaros Türk Deniz Görev Grubunun faaliyetleri planlanırken, İttifak ülkelerinin deniz kuvvetleri, NATO Daimi Deniz Görev Grupları ve NATO Mukabele Kuvveti unsurlarıyla müşterek eğitim/tatbikatlar icra edilmesi amaçlanmaktadır.
Kuvvet Yapısının Geliştirilmesi

Türk Deniz Kuvvetlerinin, kullanım konseptinde belirtilen faaliyetleri etkinlikle yerine getirebilmesi; kuvvet yapısının teknolojide, güvenlik ortamında, dış politika ve denizcilik hedeflerinde öngörülen değişikliklere göre geliştirilmesine ve zaman içinde sürekli adaptasyonuna bağlıdır. Bu gereklilik, öngörülen güvenlik ortamında verilebilecek tüm görevleri icra edebilecek etkin bir deniz kuvvetinin idamesi ve geliştirilmesi hedefi ile ifade edilmektedir.

Gelecekteki Kuvvet Yapısı

Gelecekteki kuvvet yapısı kavramının tanımlanabilmesi için, deniz kuvvetleri stratejisinin öz olarak bu safhada ortaya konması gereklidir. Elbette, deniz kuvvetleri stratejisine ilişkin olarak değişik yorumlar ve çıkarımlar yapılabilir. Ancak, bu makalenin yazarlarına göre, deniz kuvvetlerinin yeni stratejisi: “Mevcut yetenekleri ile hâlihazırda ‘Orta Ölçekli Bölgesel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti’ olan Türk Deniz Kuvvetlerinin, ’Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti’ne dönüşümü” şeklinde algılanmalıdır. Kuvvetin, “bölgeselden küresele” geçiş anlamına gelen bu stratejik öngörüsü, detayları ileri bölümlerde ele alınacak olan çok önemli bir yapısal transformasyonu işaret etmektedir.

—

Bu bölüm üstteki paragrafa yakın bir yerde kutucuk olacak
Deniz Kuvvetlerinin Sınıflandırılması
Dünya ölçeğinde deniz kuvvetlerinin sınıflandırılması; platform sayısı açısından büyüklük, coğrafi erişim (harekât yarıçapı), fonksiyonlar ve yetenekler, yüksek teknolojinin kullanımı, diğer ülkelerin algısı gibi muhtelif kriterlere göre yapılabilmektedir (bkz. Geoffrey Till, Seapower: A Guide for the Twenty-First Century). Genel kabul gören bir sınıflandırmaya (Eric Grove & Michael Morris) göre ise deniz kuvvetleri için 9 kategori öngörülmektedir:

Major Global Force Projection Navy – Complete: Büyük ölçekli küresel güç aktarım yeteneğine sahip deniz kuvveti.
Major Global Force Projection Navy – Partial: Büyük ölçekli küresel güç aktarım yeteneğine sahip deniz kuvveti- Kısmen.
Medium Global Force Projection Navy: Orta ölçekli küresel güç aktarım yeteneğine sahip deniz kuvveti.
Medium Regional Force Projection Navy: Orta ölçekli bölgesel güç aktarım yeteneğine sahip deniz kuvveti.
Adjacent Force Projection Navies: Mücavir alana güç aktarımı yapabilen deniz kuvveti.
Offshore Territorial Defence Navies: Kıyı ötesi savunma yapabilen deniz kuvveti.
Inshore Territorial Defence Navies: Kendi karasularında savunma yapabilen deniz kuvveti.
Constabulary Navies: Kolluk görevi yapan deniz kuvveti.
Token Navies: Sembolik deniz kuvveti.
—

Aynı stratejik bakışa göre, “Türkiye’nin deniz ticaretinin yoğun olarak gerçekleştiği deniz ulaştırma yollarının güvenliğine katkı sağlanması, Türkiye’nin dış politika ve savunma sanayisi hedeflerinin desteklenmesi, İttifak Deniz Stratejisinin desteklenmesi, küresel barış ve istikrara katkı sağlanması gibi, Türk Deniz Kuvvetlerinin harekât yarıçapının genişlemesine yol açan hedefler nedeniyle çevre denizlerimizin ötesinde harekât icra edebilecek, güç aktarımı yapabilecek, İttifak/koalisyon kuvvetlerine komuta edebilecek yetenekte platform ihtiyacının ciddi şekilde artacağı” esas alınmaktadır.

“Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti” olma stratejisine uygun olarak, ortaya çıkan ilave yetenek ihtiyaçları çerçevesinde:

Kısa vadede (0-5 yıl): ADA Sınıfı Korvetler, milli hücumbotlar, lojistik gemileri, amfibi gemiler (LST), genel maksat helikopterleri, deniz karakol uçakları, insansız hava araçları ve insansız/otonom su altı araçlarının temini,
Orta vadede (6-10 yıl): İ sınıfı fırkateynler, hava savunma harbi (HSH) fırkateynleri, havuzlu çıkarma gemisi (LPD/LHD), muharebe destek gemisi, yeni nesil mayın avlama gemileri ve havadan bağımsız tahrik sistemli denizaltıların geliştirilmesi ve milli olanaklar ile inşa edilmesi,
Uzun vadede (11-20 yıl): Deniz kontrolü, kuvvet koruma ve güç aktarımı platformlarının sayısının artırılmasıyla, Türk Deniz Kuvvetlerinin mevcut yapısının modernize edileceği öngörülmektedir.
Bu yetenek kazanımına ilave olarak, kuvvet yapısına ek katkı sağlamak maksadıyla; Uzun Ufuk Projesi ile denizde durumsal farkındalık yeteneği; Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) ve Kuvvet Ağı İletişim Sistemleri Projesi ile ağ destekli komuta kontrol yeteneğinin sürekli geliştirilmesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır. Yine bu stratejik transformasyon kapsamında, deniz kuvvetleri için kazanılması öngörülen ilave yetenekler şu şekilde özetlenebilir:

Uzun Ufuk sisteminin, tüm denizlerimizi kapsayacak şekilde genişletilmesi ve bu sayede daha kapsamlı bir operatif ve taktik durum farkındalığının gerçek zamanlı olarak oluşturulması ve sistemin deniz kuvvetleri stratejisine uygun bir kuvvet çarpanı olarak idamesi,
“Orta ölçekli güç aktarım” stratejisinin en temel unsurlarından olan HSH fırkateynlerinin envantere alınmasıyla açık denizlerde görev icra eden görev gruplarının kuvvet koruma etkinliğinin arttırması ve kayıtsız-şartsız bölge hava savunma desteğine sahip olması,
Havuzlu çıkarma/helikopter gemilerinin envantere girmesiyle ana vatandan uzak deniz alanlarında, milli ya da çok uluslu harekâta aktif olarak katılabilme, TSK unsurlarını “Orta ölçekli güç aktarım” konsepti içinde intikal ettirerek güç aktarımı/amfibi harekât yapabilme ve denizde komuta kontrol merkezi görevlerine destek olma yeteneği,
Ufuk ötesi keşif ve gözetleme, silah kullanımı ve hasar tespiti yeteneğini arttırmak üzere, karaya ve gemiye konuşlu insansız hava araçlarının devreye sokulması,
Stratejik unsurlar olan havadan bağımsız tahrik sistemli denizaltılar sayesinde, satıh hedeflerine (kara dâhil) atılabilen güdümlü mermi kabiliyeti ile denizaltı ve su üstü harbi yeteneğinin en üst seviyeye çıkarılması,
Muharebe destek gemisi vasıtasıyla açık denizde harekât icra yeteneğinin artırılması,
Donanmanın sahip olacağı en büyük platform olan havuzlu çıkarma/helikopter gemilerinin kullanımından edinilecek birikim ile gelecekte uçak gemisi yeteneği kazanımıdır.
Öte yandan, gelecekte karşı karşıya kalınabilecek her türlü geleneksel ve asimetrik risk ve tehdide karşı koyabilecek yeteneklerin geliştirilebilmesi için, kritik teknolojilerden azami derecede istifade edilmesi gerekliliği vurgulanmakta ve bu kapsamda, öncelikli teknolojiler olarak; yönlendirilmiş enerji ve lazer silah sistemleri teknolojileri, çok amaçlı faz dizinli radarlar, yeni yakıt türleri kullanan tahrik sistemleri, nanoteknoloji, mikro uydular, siber savaş, otonom ve akıllı sistemler, yapay zekâ, ağ destekli savaş yönetim sistemleri, bu sistemleri destekleyecek iletişim ağları ve kuantum bilgi teknolojileri ve kuantum temelli kriptoloji teknolojileri belirlenmiştir.

Bilindiği gibi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca; 1998 yılından itibaren, savaş sistemleri alanında başlatılan GENESİS ve 2004 yılından itibaren harp gemisi inşası alanında başlatılan Milli Gemi (MİLGEM) projeleri sayesinde, ilk kez bir savaş gemisinin; tüm analiz, tasarım, geliştirme, bütünleştirme ve doğrulama aşamaları, tamamen milli imkânlarla gerçekleştirilmiştir.

“Orta ölçekli güç aktarım” yeteneğine sahip bir deniz kuvvetine dönüşme noktasında, Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) ve Dizayn Proje Ofisi (DPO) gibi teknolojiye yön veren unsurların katkısının çok yüksek olacağı aşikârdır. Esasen, bu iki kurum ile Türk Deniz Kuvvetleri çağ atlamış ve milli savunma sanayisine stratejik katkılar sağlamıştır. Türk Deniz Kuvvetleri, kendi savaş yönetim sistemlerini milli olarak tasarlayarak gerçekten çok yüksek bir öz yeterlilik seviyesine ulaşmıştır. Bunun devam ettirileceği de strateji dokümanında açık olarak belirtilmiştir.

İnsan Gücü

Strateji dokümanında, Türk Deniz Kuvvetlerinin gerçek sermayesinin, tüm yeteneklerin önünde bir kuvvet çarpanı olarak yer alan insan gücü olduğu önemle vurgulanmıştır. Hedef olarak koyulan “orta ölçekli güç aktarım” stratejisinin etkinlikle uygulanabilmesinin, kendisine verilen tüm görevleri etkinlikle icra edebilecek kapasite ve beceriye sahip personel yetiştirilebilmesine bağlı olacağı kesindir.

Türk Deniz Kuvvetlerinin gerçek sermayesi, tüm yeteneklerin önünde bir kuvvet çarpanı olarak yer alan insan gücüdür.

Eğitim ve Tatbikatlar

Strateji dokümanında, eğitim ve tatbikat faaliyetleri kapsamında, genişleyen harekât sahasındaki dost ve müttefik ülke deniz kuvvetleriyle ve NATO unsurlarıyla daha yakın iş birliğine imkânı verebilecek fırsatların değerlendirilmesi ve bu kapsamda bir kısım tatbikatların NATO tatbikatları ile ilişkilendirileceği belirtilmektedir.

Çevre denizlerimizin yanı sıra Baltık Denizi’nden Hint Okyanusu’na ve Afrika’nın batısına kadar uzanan deniz alanlarında; tatbikat, eğitim ve iş birliği faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve bu sayede Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi’nin kritik bir rol üstlenmesi hedeflenmektedir.

Yine aynı kapsamda, harekât eğitim faaliyetlerinin daha etkin ve gerçekçi olarak yapılabilmesi ve envanterde bulunanlar ile geliştirilmekte olan silah ve sistemlerin etkin bir şekilde tecrübe edilmesine imkân sağlayacak bir atışlı test alanının Türkiye’de tesisi hedeflenerek çok önemli bir açığın kapatılması amaçlanmaktadır.

Uluslararası Aktörlerle İlişki ve İş Birliği

Deniz Kuvvetleri strateji dokümanında, uluslararası aktörlerle ilişki ve iş birliği hususları da kapsamlı olarak ele alınmıştır.

NATO ile ilişkiler kapsamında, NATO’nun Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikasındaki değişmez rolüne uygun olarak, İttifakın Deniz Stratejisi’nin desteklenmesine yönelik faaliyetlerin yanı sıra:

İttifakın ortaklarla ilişkileri ve denizde kapasite arttırımı faaliyetlerinin desteklenmesi,
Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi ile iş birliği faaliyetlerine azami katılım,
NATO bünyesinde Yüksek Hazırlık Seviyeli Deniz Kuvveti (HRF) kurulmasının hedeflenmesi,
NATO savunma planlama süreci çerçevesindeki çalışmaların desteklenmesi; bu süreçte belirlenen isterlerin, milli savunma planlama faaliyetlerinde göz önünde bulundurularak devam edilmesi ve
NATO ülkeleri ile silahlanma alanında bilgi paylaşımına ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine yönelik standardizasyon faaliyetlerine devam edilmesi gibi hususların önemi vurgulanmaktadır.
Sonuç

Strateji dokümanı, çok önemli saptamalarda bulunmaktadır. Bunlar kısaca şöyle özetlenebilir:

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Atatürk’ün; “Donanmadan yana kuvvetli olmak Türkiye’nin savunması için şarttır.” tespiti, Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nin temelini oluşturmaktadır.
Ege’de mevcut açık deniz alanlarının korunması, Türkiye için hayati önem taşımaya devam etmektedir. Öte yandan, Doğu Akdeniz’de artmaya devam eden anlaşmazlıklar, çok ciddi sonuçlar doğurabilecek seviyeye ulaşmıştır.
Türk Deniz Kuvvetleri, “Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti” olma hedefini koymuştur. Türk Deniz Kuvvetlerinin, dünya bahriyeleri arasında orta ölçekli küresel güç aktarım yeteneğine sahip deniz kuvveti kategorisine yükselmesi, yeni bir başlangıç noktasıdır.
Türk Deniz Kuvvetleri, bu perspektifle öncelikle ülkemizi çevreleyen denizlerdeki olası risk ve tehditlere karşı caydırıcılık gücünü pekiştirmeye; diğer taraftan, deniz hak ve menfaatlerimizi tüm dünya denizlerinde koruyabilme, bölgesel ve küresel barış ve istikrara etkin katkı sunabilme kapasitesini arttırmaya yönelik gayretlerini sürdürecektir.
“Milli güce dayalı etkin bir deniz gücüne sahip olmak ve bu kuvveti dünya denizlerinde Türkiye’nin alaka ve menfaatlerini elde edecek şekilde kullanmak” artık bir vizyondur. Uzun yıllardır sürdürülen gayretlerle harp gemisi dizayn ve inşası ile kritik sistemlerin tedarikinde dışa bağımlılığı azaltma istikametinde önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Gelinen aşama itibarıyla tarihi bir eşiğe erişildiğini söylemek mümkündür.
Bu zorlu stratejiyi hayata geçirmek üzere, Türk Deniz Kuvvetleri, yapısal bir dönüşümü başlatmış durumdadır.
“Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine Sahip Deniz Kuvveti” olabilmek için:
Kuvvetin filo, harekât, teknik, eğitim, lojistik yapısının açık deniz harekâtlarını destekleyecek şekilde adaptasyonu,
Halen inşası devam güç aktarım platformlarının süratle envantere alınması,
Açık denizde, kayıtsız-şartsız hava savunma desteği sağlayacak HSH platformları ile görev kuvvetini, su altı tehditlerine karşı koruyabilecek, havadan bağımsız tahrik sistemi ile donatılmış denizaltıların envantere alınması,
Güç aktarım görev kuvvetinin, ağ destekli muharebe yeteneği ile donatılması ve dünyanın her yerinde kesintisiz iletişim ve muhaberesinin sağlanması gibi hususlar, ulaşılması zorunlu kritik hedeflerdir.
Bu zorlu sürecin sağlıklı yürüyebilmesi, öncelikle karar verici ve uygulayıcı konumda bulunan birey ve kurumlar arasında; anlayış, inanç ve hedef birliğinin sağlanabilmesine bağlıdır. Deniz Kuvvetlerinin, Türkiye’nin; savunma, güvenlik, dış politika ve denizcilik hedeflerine katkısı hakkındaki farkındalık ne kadar yüksek olursa hedefleri de bu alanlarda faaliyet gösteren kurumlar ve karar vericiler tarafından o oranda desteklenecektir.
Öte yandan, RF’nin artan saldırganlığı karşısında da yeni tedbirlerin alınması ve Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi’nin, önümüzdeki dönemde buna göre uyarlanması söz konusu olabilir. Bu kapsamda:

Boğazların daha etkin korunmasına yönelik tedbirlerin alınması,
Karadeniz’de, Uzun Ufuk ve diğer TSK müşterek sistemleri vasıtasıyla denizdeki muharip platformlarımıza, silah tevcih hassasiyetinde su üstü ve hava resmi aktarımının sağlanması,
Tüm Karadeniz’i etkisi altına alabilecek ve su üstüne atılan, en az 300 km menzilli ASCM (Anti Ship Cruise Missile / Gemilere Karşı Atılan Seyir Füzesi) sistemlerinin milli olanaklar ile geliştirilerek deniz ve kara platformlarımıza entegrasyonu gibi hususlar göz önüne alınabilir.
“Deniz Kuvvetlerinin Türkiye’nin savunma, güvenlik, dış politika ve denizcilik hedeflerine katkısı hakkındaki farkındalık ne kadar yüksek olursa, hedefleri de bu alanlarda faaliyet gösteren kurumlar ve karar vericiler tarafından o oranda desteklenecektir. “Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi”, bu farkındalığı artırabildiği takdirde, amacına hizmet etmiş sayılacaktır.”

“En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türk’ün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.”

Mustafa Kemal ATATÜRK”[14]

 
Dip Notlar

Temel Kaynak: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi, Mayıs 2015 [url]http://www.dzkk.tsk.tr/data/icerik/392/DZKK_STRATEJI.pdf[/url] ([url]http://www.dzkk.tsk.tr/data/icerik/392/DZKK_STRATEJI.pdf[/url])
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: enes8101 - 05 Ekim 2016, 16:56:56
Peki bizim U-214 Reis sınıfı AIP denizaltılarımızın satıha güdümlü mühimmat atma yeteneği var mı?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: AVCI - 06 Ekim 2016, 08:06:49
UGM-84 Harpoon yetenekleri var,Atmaca ASM ve gezgin seyir füzeleri içinde konuşulanlar var ancak teyide muhtaç.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 18 Eylül 2018, 12:16:06
Zamanında sayın orko_8'in Türk deniz kıyı hattının 4 adet Tf-2000 ile tamamen korunabileceğine dair bir görsel paylaşılmıştı . Piyasadaki söyleme göre de 4+2 adetlik bir üretim isteği söz konusu.

İ sınıfının şu anki muhtemel üretim adeti 4 adet deniliyor fakat savunma dergilerinde 8 adet üretileceğine dair bir yazı okumuştum.

Tf-100 projesi içinde muhtemel 4 adetlik bir sayı dile getiriliyordu hep.

4 adette milgemimiz var biliyorsunuz.


Burdan yola çıkılırsa uzun vadede filonun ;

6 Tf-2000
4 Tf-100
8 İ sınıfı
4 Milgem  Toplamda 22 savaş gemisi milgem öncesi 16 fırkateyn + 6 korvet = 22 filo hacmine denk.

hacminin böyle olması mümkün müdür ?


Ayrıca teşkilatlanmanın da bu deniz sınırlarımızı koruyacak 4 tf-2000'e istinaden 4 filo/ görev gücü'ne ayrılıp bunlara 2 İ sınıfı ASUW görevinde ve 1 milgem ASW görevinde ve diğer gemi ve denizaltıların katılıp geri kalan 2 tf-2000 ve 4 Tf-100'ünde daha ağır görev yüküyle lhd lere eşlik ederek AÇIK DENİZ GÖREV GÜCÜ ve Filo görev değişimelrinde ittihat amaçlı kullanılması düşünülebilir mi ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Afşar1 - 18 Eylül 2018, 12:50:07
Sayın Skywolf avcı uzun zamandır yok, hasta falan değil dimi ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: SKYWOLF - 18 Eylül 2018, 13:07:11
Sayın Skywolf avcı uzun zamandır yok, hasta falan değil dimi ?

Maşallahı var. Turp gibi. Sadece bilgisayarı yok. Telefondan da yazmayı sevmiyor. Takip ediyor ama.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Afşar1 - 18 Eylül 2018, 14:03:38
Selamlar o halde :)
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Tigerfish - 18 Eylül 2018, 14:54:05
Sayın Skywolf avcı uzun zamandır yok, hasta falan değil dimi ?

Maşallahı var. Turp gibi. Sadece bilgisayarı yok. Telefondan da yazmayı sevmiyor. Takip ediyor ama.

Bilgisayarımı yok 🤓
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: SKYWOLF - 18 Eylül 2018, 15:10:07
Selamlar o halde :)

Yakında bomba gibi döneceğim dedi. :D

Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 20 Eylül 2018, 23:04:57
Şu an ülkemiz basra körfezi ve kızıldeniz üzerinden herhangi bir tomahawk saldırısına açık. Süveyş'ten de geçemeyeceğimizi düşününce acaba nasıl bir karşı tedbir düşünülüyor ?

Nükleer denizaltı ve gemiler için afrikada ikmal üssü lazım gibi geliyor.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 10 Kasım 2018, 15:57:48
Doğu Akdenize Çözüm Önerileri Madde 1 =



Arkadaşlar/Abiler Doğu Akdeniz'deki malum ortam ve yunanistanla olan sorunlarımız malum. Şu an ki gemi üretim hızımızla İ sınıfının ilk sınıfını hemen üretip geri kalanını özel sektöre versek ve hemen tf-2000'e başlasak bile ilk tf-2000 en iyi ihtimal 2025 de gelecek. Kısacası kısa vadede elimiz bayağı biraz zayıf kıbrıs, israil, mısır, yunanistan ittifakına karşı.

Acaba Brahmos Füzesini kendi deniz platformlarımıza entegre edebilirmiyiz ?

(https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-f01bd3223265fb81e513fb3e157d49b9)

Brahmos füzelerinin ng modeli 6 metre boy 0.50 cm çap ile 300 km menzil ve mach 3.5 hız sunuyor. Brahmos-A dan daha fazla gemilerimize konuşlandırılabilir. Eğer bunuda sığdıramazsak daha küçük versiyonu aslında havadan atım için tasarlanmış 300 km menzilli daha ufak brahmos mini'lerini az bir menzil kaybıyla gemilerimize entegre edebiliriz.

Brahmos'u ruslarla geliştirdilerse de füze gps altyapısına sahip export versiyonuda olan füze gps uyumluluğuyla batı sistemlerine de entegre edilebilir bir altyapısı olabileceği imajı veriyor. Zaten hintliler batı ve doğu karma sistem kullanan bir ülke. Öyle bir export engelleri'de yok bir çok ülkeyle ihracat için görüşmüşler. Rusya kanalıyla bize yardımcı olabileceklerini düşünüyorum.

(https://nationalinterest.org/sites/default/files/styles/desktop__1486_x_614/public/main_images/indian_armys_brahmos_mobile_autonomous_launchers_mal_2.jpg?itok=r_kaVxd7)

Ayrıca Brahmosun daha büyük A versiyonun'un karadan da atılabilir bir A versiyonu var. Export versiyonu 450 km menzili var. Karadan nerdeyse tüm doğu akdenizi vurabiliyoruz.



Bence olabilirliği düşünülmesi gereken bir füze. Envanterden çıkacak Yavuz sınıfını bir kenara koyarsak . Barbaros, milgem ve Gabyalara ister 8 füzenin 8'i içinde ister 4x brahmos ng/mini 4x atmaca şeklinde , İ sınıfına da  8x atmaca, 8x brahmos ng/mini şeklinde konuşlanabilir. Denizde essm ve Karada s-400 le birleşince büyük bir güç çarpanı olabilir.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Yabgu - 10 Kasım 2018, 17:07:41
Sistemlerimizi Brahmosa göre ayarlamak uzun vadede Hindistana bagımlı olmak anlamına gelmez mi ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BlackHawk89 - 10 Kasım 2018, 18:04:27
Ülkede Ramjet çalışması vardı zaten. Yapılsın ona uygun birşey.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 10 Kasım 2018, 19:14:21
Sistemlerimizi Brahmosa göre ayarlamak uzun vadede Hindistana bagımlı olmak anlamına gelmez mi ?

Sadece yerli versiyonu gelene kadar stop gap bir alım olur atmaca ile karma kullanılabilir.

Ülkede Ramjet çalışması vardı zaten. Yapılsın ona uygun birşey.

Bence en az 2025+ öyle bir füze için.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Yabgu - 10 Kasım 2018, 19:44:55
Natonun belkide en belirgin sakatlıklarından biride bu. Natoda olmasak Rusya ile inanılmaz işler yapabilirmişiz sanırım. Aksi takdirde Hindlilerin şu füzeyi yapacak paçası yok
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: uzasem06 - 11 Kasım 2018, 01:35:15
Natonun belkide en belirgin sakatlıklarından biride bu. Natoda olmasak Rusya ile inanılmaz işler yapabilirmişiz sanırım. Aksi takdirde Hindlilerin şu füzeyi yapacak paçası yok

Lütfen yine baslamayalim Nato dostmu düsmanmi diye. Ne kadarda Nato ve Amerika Avrupa bizi kullandiysada.  Natoda olmasak Ruslarda bizi kullanirdi. Eski dogu bloguna bakin hangisi ayakta.  Cinni zaten onlardan saymayin. Lütfen Ruslarda bunlari bizle vermezdi Sirf su andaki cikari icin veya caresizligi bizimle iyi.  Biz kötü bir dost degiliz.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 13 Kasım 2018, 23:53:33
(https://i0.wp.com/bahriyeenstitusu.org/wp-content/uploads/2018/09/dikey-kesit.png?ssl=1)

Eğer yerli bir uçak gemisi yapmamız gerekirse fazla pahalıya kaçmadan Tcg Anadolu tasarımı üzerinden fiyatı etkin basit bir tasarıma gidilebilir mi ?

Mesela resimdeki taşıma kapasitesi göz önüne alındığında havuz kısmını iptal etsek ve araç ve denizaraçlarının muhafaza edildiği gövdeleri piste asansörlerle ulaşabilecekleri şekilde uçak ve

mühimmat vb. amaçlarla kullansak halihazırda 20 olan uçak taşıma kapasitesini en az 40 + yardımcı hava araçları seviyesine çıkarırız sanırım.

(http://www.kokpit.aero//image/cache/data/Resimler/Resimler/hava%20savunma/juancarlosgemisi/1-680x400.jpg)


Tabi stobar için gemiyi biraz uzatmak lazım ve ana pistin yan tarafına ek bir spot noktası genişlemesi bir ek lazım.  Tabi komuta ve sensör kısımlarında da bazı değişiklikler olabilir. Ama geminin maliyetini 2 katından fazla arttıramayacağını düşünüyorum.

Hani sıfırdan abartılı bir tasarım yerine güvenilir üzerinden dediğim gibi bir tasarım geliştirilebilir mi acaba..
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Raptor44 - 14 Kasım 2018, 00:29:28
Bu çözüm gayet mantıklı yapıldığı takdirde küçük ama muharip olarak çok etkili bir platform ortaya çıkar
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 15 Şubat 2019, 01:35:33
Her ne kadar tam arkasında bulunamayacağım bir öngörü olsa da önümüzdeki dönemde donanmamızın minimum 1.5 katı sayısal olarak büyüyeceğini tahmin ediyorum.

Nasıl ?

Gemilerin planlanan fiyat ve fiziki karakteristiklerine baktığımızda İlk başta 250 milyon dolara milgemle başladık . Tasarımı bozmadan uzattık ve fazla bir maliyet artışı olmadan 350 milyon dolara İ sınıfı fırkateynleri yapıyoruz. Bitiyor mu ? Hayır. Bu sefer yapılan tasarımlara bakarsak yine tasarımı çok değiştirmeden uzatarak ve bazı donanımsal değişimlerle Milgem-3 diyebileceğimiz bir tasarımla Tf-2000 projesi için gümbür gümbür geliyor. Ve maliyeti de gemi başı 750 milyon dolar gibi benim için çok az bir maliyetle hayata geçeceği söyleniyor. Bunun bence tek bir açıklaması var ? Ben fazla açılmayacağım standartize , fazla uçmayan görev odaklı bir filo kuracağım. Ve kesinlikle filoyu genişleteceğim

Neden ?

Çünkü 3 tarafımız denizlerle çevrili. Müthiş bir sahil şeritimiz var ve 3 denizde 3 den fazla düşmanımız var. Şimdi yeni bir olgu daha var açık deniz görev kuvveti ve buna ek yurtdışındaki 3 ve ilerde daha artacak deniz üslerimiz. Ve birde ekstradan korunması gereken 2 lhd'miz var. Birde akdenizdeki enerji savaşı eklenince şu meşhur mavi vatanın korunması için 16 fırkateyn 6 korvet standartımızın genişleyeceği söylenebilir.

Bunu en net nerede görebiliriz ? Milgem gemileri burak sınıfı korvetlerin yerine envantere girdi. Ama gemilerin nerdeyse hepsi envantere girecek ama henüz 1 adet bile burak sınıfı emekliye ayrılmadı ? Neden ? Tabikide platform ihtiyacından. Tam hatırlamıyorum ama şöyle bir söyleşi okumuştum. Atılay sınıfının yerine yapılan type-214'ler envantere girince Atılaylar envanterden çıkmayacaklar. Ancak gemi görev yapamayacak seviyeye geldiğinde envanterden çıkacak ve böyle olabildiği kadar envanterde çok denizaltı tutulacak.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: SKYWOLF - 15 Şubat 2019, 10:26:33


Gemilerin planlanan fiyat ve fiziki karakteristiklerine baktığımızda İlk başta 250 milyon dolara milgemle başladık . Tasarımı bozmadan uzattık ve fazla bir maliyet artışı olmadan 350 milyon dolara İ sınıfı fırkateynleri yapıyoruz. Bitiyor mu ? Hayır. Bu sefer yapılan tasarımlara bakarsak yine tasarımı çok değiştirmeden uzatarak ve bazı donanımsal değişimlerle Milgem-3 diyebileceğimiz bir tasarımla Tf-2000 projesi için gümbür gümbür geliyor. Ve maliyeti de gemi başı 750 milyon dolar gibi benim için çok az bir maliyetle hayata geçeceği söyleniyor. Bunun bence tek bir açıklaması var ? Ben fazla açılmayacağım standartize , fazla uçmayan görev odaklı bir filo kuracağım. Ve kesinlikle filoyu genişleteceğim


+1
Milgem üzerinden farklı gemiler yapma niyetindeyiz. Ki çok mantıklı.
Dünyada bunun örnekleri var. Mesela Japonlar, aynı gövdeyi biraz büyüterek farklı donanımlarla farklı sınıf gemiler yapmışlar.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 12 Mart 2019, 15:04:33
Sav/Önerme ;

" Gemi ve denizaltılarda kullanabileceğimiz mini nükleer reaktörler geliştirmeliyiz."


Neden ?

1-) Bu reaktörlerin geliştirilmesini ilk olarak nükleer güç sahibi olmakla eş tutmayalım. İkisi farklı durumlar. Brezilya'da denizaltıları için reaktör alacak mesala . Uluslararası baskıdan korkmayalım.

2-) Şimdiye kadar genelde denizaltılarda kullanılan bu teknolojiyi okyanus ülkesi değiliz, nükleer güç değiliz, çok ses çıkartıyorlar, maliyetliler vs. diye gereksiz gördük.

3-) Ancak geldiğimiz nokta'da bu tarz bir sistemi geliştirmek bizim için artık kaçınılmaz. Çünkü artık kendi donanma teknolojisini üreten bunu pazarlamaya niyetlenmiş ve bu tip işlerle uğraşan ülkelerle hasımlaşmış durumdayız.

4-) Ve bu durumda donanma ile ilgili gelişmeleri takip edip geleceği görüp şimdiden çalışmalara başlamamız lazım. Bu yüzden geleceği planlamak lazım.

5-) Şu an görünen, gelecek gemi konuşlu süpersonik/hipersonik seyir/anti-gemi füzeleri , lazer ciws'ler ve em railgunların devri. Biz nükleer denizaltı kullanmayız deme gibi bir lüksümüz var bu yüzden idealab vs. uğraşıyoruz zaten ama ileride gemilerimize  lazer ciws, railgun takmayacağız gibi bir lüksümüz yok. Bunlardan feragat eden zaferden feragat eder.

(https://1.bp.blogspot.com/-UvHmbL3iqcM/WSH8Ad40jeI/AAAAAAAACIo/AmwsJRkJgY4oCoTELeA1ehtPJnHSr14BACLcB/s640/Navy-railgun.jpg)

6-) Gelişmiş anlamda işler bir railgun'a ve lazer ciws'e sahip olmak için o gemide yerleşik ciddi bir elektrik gücü olması lazım. Bunu gas türbin motorlarıyla sağlamak zor. Bu yüzden bizim 30-50 MW civarlarında gerektiğinde 2 adet kullanabileceğimiz ergonomiklikte ki böyle bir şeyi biz denizaltılarda da kullanabiliriz.

Nasıl ?

7-) Böyle bir şeyi geliştirmenin ne kadar kolay veya zor olacağına dair bir fikrim yok. Ben işin Donanma Planlaması ile ilgileniyorum. Ama Tübitak bünyesinde Atom Enerjisi Kurumu ile işbirlikli gizli bir proje başlatılabilir. Yakıt çubukları konusunda rusya veya çin ile mevcut yapılacak nükleer tesislerin atıkları üzerinden bir çalışma yapılması değerlendirilebilir.

Kısaca böyle bir şeye ihtiyacımız var. Tf-100'de 2030+ yıllarda yerleşik bir railgun, lazer ciws ve süpersonik anti- gemi füzeleri taşıyor olması ve tf-2000'lerinde bu konseptin eklenebileceği şekilde tasarlanıp üretilmesi bizim için çok akıllıca ve mükemmel bir senaryo olurdu.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 04 Mayıs 2019, 23:20:32
(http://www.sasad.org.tr/uploaded/TR-idef-2019-74va4x7e22.JPG)

İdef Sonrası Türk Deniz Kuvvetlerinin Gelecek Projeksiyonu İçin İlk Değerlendirme Ve Güncelleme Yazısı

+ Donanma için güzel bir fuar oldu. Bize birleştirmemiz için bir çok parça verildiğine inanıyorum.

+ Tf-2000 ile başlayalım isterseniz. Devasa bir gemi. 166 metre ve 7000 ton ama bence bu 7000+ çünkü bu tonajda bir geminin bu kadar uzun olmasına gerek yok. Tabi böyle olmasının bir kaç nedeni olabilir.
1- Geminin Oceangoing denilen uzun süre okyanusta bağımsız görev yapması beklenen tarzda bir gemi olmasından dolayı olabilir.  Standart tonajı Türkiye sahillerinde Hava savunma yapmak için yeterlidir ancak Aden körfezinde görev yapmak için değildir. Ek personel bunların ihtiyaçları ve menzil için ek malzeme yakıt vb. gerekir buda ek tonaj demektir.
2- Gemi gelecek geliştirmeler için uzun tasarlanmış gibi duruyor. Bacaların arkasında ek lazer ciwsler için yer var . Ha keza burunda elektro manyetik top için müsait. Farkettiyseniz burun vls'leri yanal koulabilecekken dikey konulmuş.  O yanallaştırılırsa daha sonraki bir modernizede Emt baştopunada çok kolay yer çıkar gibi. Tabi bu geliştirmeler hep ek tonaj.

Kısaca geminin tonajının 9 bin tonlara çıkabileceğini düşünüyorum. Tf-2000 bir Muhrip ama bence bizim gibi bir ülke için Kruvazör olarak nitelendirilmesi gereken bir gemidir.Amerika için benzer boyut ve tonajdaki bir gemi olan Belknap kruvazörse buda öyledir.  (90-100 Korvet, 110-130 metre Fırkateyn, 140-150 metre Muhrib, 160+ Kruvazör bence. )

+ Bir başka konuda Tf-2000'nin sayısı tabelada 7 yazıyordu ama ben bu geminin sayısının 8 olacağını düşünüyorum. Çünkü büyük ihtimal bu sayı seri üretilecek gemi sayısını anlatıyor. Prototip olarak donanma tershanesinde üretilecek olan prototip Tf-2000'i katmamışlar. Buna ek üretim yılının 2027 yazmasıda buna örnektir. Çünkü Tf-2000'in inşaasına 2021-2022 gibi çafrad Faz-2'nin tamamlanmasıyla başlanacağı söyleniyordu. Son olarak şu an hatırlamasam da bir kaç dergide 8 sayısı ciddi anlamda geçiyordu.

+ Şimdi bu 8 sayısı bize çok şey anlatıyor. Çünkü 8 Hava Savunma Gemisi demek onun en az 2 katı 16+ Asw/Asuw veya Genel Maksat Fırkateyni demektir. Şimdi diyebilirsiniz hava savunma amacı kullanılan 8 gabya ve Genel maksat 8 meko  nasıl oluyor o zaman diye. Eğer savaş gemilerinizi kendiniz eliştirip donatıp üretemiyorsanız oluyor. Çünkü gemilerin kapasitesi, sayısı ve maliyetleri yabancı şirketlere bağlı oluyor. Veya ikinci el olarak ne varsa onu alıyorsunuz. Ancak bu yeni dönemde kendi planlamamızı yapmakta özgürüz.

+ Ben artık donanmada şu sınıfın yerine şu gemi diye mantıkta bir strateji izlediğini düşünmüyorum. Çünkü 6 adet burak yerine alınan 4 adet milgem veya 8 adet gabya yerine 4 adetle rahatça yeri kapatılabilecekken 8 adet sipariş edilecek Tf-2000. Yeni dönem bence korunması gereken 2 Lhd ve Türkiyeyi denizden korumak için gereken minimum Tf-2000 sayısı üzerinden şekillenecek. 4 adet Türkiyeyi korumak için 2 adette 2 lhd için 2 adette yedekleme veya Lhd'ye ekstra destek amaçlı veya Doğu akdeniz için olabilir.

+ Uzun dönemde donanma yüzey filosu 8 HSH Muhribi, 16 GMH Fırkateyni, 4 DSH Korveti üzerine şekillenecek gibi. Muhrib ve Korvetin muhteviyatı Malum. Ancak GMH gemileriinin muhteviyatı nasıl olacak göreceğiz. Ancak benim beklentim. 8 adet İ sınıfı ve 4 adet Tf-2000 dizaynının 2 Emt Toplu (öndeki vls leri kaldırıp) ve lazer silahlı kara saldırı ağırlıklı versiyonu ve 4 adette açık deniz filoları ve Lhd'yi korumak içinde hızlı bir anti denizaltı gemisi lazım . Bunun içinde ilk aday bence Tf-4500. 40 knot gibi deli hızlara çıkabiliyor menzil ve tonajı derin denizler için yeterli. Stm Tf-2000 ve milgem'in tasarımında büyük rolü olan bir şirket olarak bunu planlamış olabilir.

+ Halihazırdaki İ sınıfı radarıyla bizi üzse de  kağıt üstünde iyi ancak bir konu var oda kendinden daha çok tonaj ve boydaki gemilerle benzer menzillere sahip olsada gemiyi derin ve uzak sularda uzun süre etkin tutacak boyutları olduğunu düşünmüyorum. Ek personel, lojistik için yer yok gibi. Ama güzel bir Akdeniz fırkateyni o ayrı. Aselsan İ sınıfı için yeni bir radar geliştiriyor. 8 geminin son 4 gemisi bu radarlı olur ilk 4 gemide bunu yarı ömür modernizesinde alır diye düşünüyorum.

+ Envanter bana göre 8 Tf-2000 HSH, 4 TF-100, 4 TF-4500,  8 İ sınıfı GMH, 4 Milgem olabilir. Hava savunma gemisinin iki katı Genel Maksat ve/veya Asw Asuw odaklı fırkateyn kulanma işlemi çok yaygın bir teknik.  Mesela ingilizler 6 adet Type 214 HSH'lerine 5 adet Type 26 ve 6 adet type 31  ile eskort etmeyi planlıyorlar. Fransızlar 2 adet horizon ve 3 adet Fremm HSH gemisine 5 Fremm ve 5 Belharra sınıfı ile eskort edecekler. Ellerinde 6 adette Uzun menzilli korvet diyebileceğimiz Floreal sınıfı var ama onların başlarına tebelleş oldukları eski sömürgelere yönelik özel bir rolü var. Korvet diyebiliriz o yüzden ona. İtalyanlar ise 2 Horizon, 2 Duran Dela Penna  4 adet PPA Full dedikleri HSH gemilerini 4 adet PPA Light + 10 adet Freem ile eskortlayacaklar. 8 adette PPa light dedikleri bir korvet projeleri var. Duran De la Pennalarıda büyük ihtimal 2 adet AAW konfigürasyonda Fremm ile değiştirecekler. Bu yüzden bizde de 8-16 dengesini beklemek mantıksız değil.

-------------------------------------

İşin denizaltı boyutunu daha sonra değerlendirmek lazım.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Mermi - 05 Mayıs 2019, 00:27:02
Hocam, ingilizler 8 adet Type 26, 5 adet Type 31 olacak. Ve Type 31 250, 300 milyon sterlin olacak. Istanbul clas ile benzer gemi. Aslında 13 Type 23 yerine 13 Type 26 koyacaklardı ama maliyet fazla olduğu için 8'e indirdiler. Gemi platform sayısı azalmasın diyede 5 adet Type 31 üretilecek. Type 31'lerin misyonu zayıf. Camm savunma sistemi olacak. Bizim Istanbul clas ile aynı.

Bizde de bana göre benzer yapılanma olacak bana göre.
7 TF-2000, 7 TF-100, 4 i-Frkateyn. TF-100'ler Gezgin kabiliyetli olur. Istenildiği zaman Hava savunma füzeleri dahil edilebilir. Çok maksatlı yani. Ben 2. Bir i sınıfı olacağını hiç zannetmiyorum. 4500 Tondan aşağıya gemi üretilmez kolay kolay. Kuvvet büyük tonajda gemi istiyor bu çok açık. Zaten ben anlamıyorum. Üzerinde Essm olan istanbul gemileri ne iş yapacak ? Hava savunma desen yok. Seyir füze yükle saldırı gemisi olsun. 16 Vls yeterli değil. Egede doğu akdenizde görev yapsın diye üretilen bir gemi. Danimarka bile 6000 ton gemi yüzdürüyor. Hollandası, Norveçi aynı. Güney Koresi 10 bin ton üzeri 96 Vls mevcut. Amerika Aegis Burke yapmış her işi onla görüyor. Bütün dünya donanmaları büyük gemilerle iş yapıyor. Biz 2500, 3000 ton gemilere şöyle iyi böyle iyi diye kendimizi tatmin etme peşindeyiz. 30 km etkili menzili olan Essm ile anca o gemi kendisini korur. Gemi minimum 32 adet Sm-2 veya 32 adet Gezgin yüklü değilse benim gözümde pek önemi yok. Muharip gemi; ya hava savunma gemisidir, yada kara saldırı gemisidir. I class bu ikisinide yapacak çapta bir gemi değil.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 05 Mayıs 2019, 01:15:05
Hocam, ingilizler 8 adet Type 26, 5 adet Type 31 olacak. Ve Type 31 250, 300 milyon sterlin olacak. Istanbul clas ile benzer gemi. Aslında 13 Type 23 yerine 13 Type 26 koyacaklardı ama maliyet fazla olduğu için 8'e indirdiler. Gemi platform sayısı azalmasın diyede 5 adet Type 31 üretilecek. Type 31'lerin misyonu zayıf. Camm savunma sistemi olacak. Bizim Istanbul clas ile aynı.

Bizde de bana göre benzer yapılanma olacak bana göre.
7 TF-2000, 7 TF-100, 4 i-Frkateyn. TF-100'ler Gezgin kabiliyetli olur. Istenildiği zaman Hava savunma füzeleri dahil edilebilir. Çok maksatlı yani. Ben 2. Bir i sınıfı olacağını hiç zannetmiyorum. 4500 Tondan aşağıya gemi üretilmez kolay kolay. Kuvvet büyük tonajda gemi istiyor bu çok açık. Zaten ben anlamıyorum. Üzerinde Essm olan istanbul gemileri ne iş yapacak ? Hava savunma desen yok. Seyir füze yükle saldırı gemisi olsun. 16 Vls yeterli değil. Egede doğu akdenizde görev yapsın diye üretilen bir gemi. Danimarka bile 6000 ton gemi yüzdürüyor. Hollandası, Norveçi aynı. Güney Koresi 10 bin ton üzeri 96 Vls mevcut. Amerika Aegis Burke yapmış her işi onla görüyor. Bütün dünya donanmaları büyük gemilerle iş yapıyor. Biz 2500, 3000 ton gemilere şöyle iyi böyle iyi diye kendimizi tatmin etme peşindeyiz. 30 km etkili menzili olan Essm ile anca o gemi kendisini korur. Gemi minimum 32 adet Sm-2 veya 32 adet Gezgin yüklü değilse benim gözümde pek önemi yok. Muharip gemi; ya hava savunma gemisidir, yada kara saldırı gemisidir. I class bu ikisinide yapacak çapta bir gemi değil.

Doğru sayıda yanlışlık olmuş ama bu benim tezimi güçlendiriyor hocam zaten. İ sınıfına gelirsek maliyet ve performans olarak iyi bir gemi. Ancak onun rolü malüm. O belliki anakarayı koruyacak Tf-2000'lere onun eskortluk yapacaklar. Yapımlarıda kolay. Risksiz. Donanma zaten İ sınıfından kara saldırısı beklemiyor. Buna rağmen üzerinde 250 km menzilli ki bu ktj-3200 ile daha artacak olan 16 adet KARA SALDIRI özellikli Atmaca olacak. 20 km menzilli baş topuda var. 30 değil 50 km menzilli 64 essm'de böyle bir gemi için gayet yeterli.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Mermi - 05 Mayıs 2019, 10:14:16
Etkili menzil 30 Km ama füze 50 km gidiyor. Ama 30km üzerinde ne kadar etkili orası belli değil. Mesela Aster 30 etkili menzil herzaman 120 diye geçer, bazı kaynaklarda 150 km yazıyor ama burada etkili menzili öncelik olarak almak lazım. İ sınıf kötü gemi değil ama ciddi misyonu yok. Egede Akdenizde maliyet etkin gemiye ihtiyaç var elbette. Ama öyle 8 adet olacagını sanmıyorum. 4'te kalır, gerisi büyük tonaj olur bence. 4 milgemde var. Ama ben 2. 7 adet ile birlikte milgenlerde envanter dışına çıkar diye düşünüyorum. Kısaca özetlersek; 7 TF-2000 + 7 TF100  + 4 i sınıf  + 10-12 tamamen stealth hücumbotlar ege için.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 05 Mayıs 2019, 12:29:38
Etkili menzil 30 Km ama füze 50 km gidiyor. Ama 30km üzerinde ne kadar etkili orası belli değil. Mesela Aster 30 etkili menzil herzaman 120 diye geçer, bazı kaynaklarda 150 km yazıyor ama burada etkili menzili öncelik olarak almak lazım. İ sınıf kötü gemi değil ama ciddi misyonu yok. Egede Akdenizde maliyet etkin gemiye ihtiyaç var elbette. Ama öyle 8 adet olacagını sanmıyorum. 4'te kalır, gerisi büyük tonaj olur bence. 4 milgemde var. Ama ben 2. 7 adet ile birlikte milgenlerde envanter dışına çıkar diye düşünüyorum. Kısaca özetlersek; 7 TF-2000 + 7 TF100  + 4 i sınıf  + 10-12 tamamen stealth hücumbotlar ege için.

Açıkcası ben şöyle bir filo yapılanması bekliyorum. ;

2 adet Açık Deniz Filosu ;

1x Lhd
1x Tf-2000 Hava Savunma Harbi/ Genel Maksat Görev Yükü
2x Tf-100 Kara Saldırı/Genel Maksat Gemisi Görev Yükü
1x Tf-4500 Denizaltı Savunma Harbi/ Kara Saldırı Görev Yükü

4 adet Kıta Sahanlığı Filosu ;

1x Tf-2000 Hava Savunma Harbi Görev Yükü
2x İ sınıfı Genel Maksat Gemisi Görev Yükü
1x Milgem Denizaltı Savunma Harbi Görev Yükü


2x Tf-2000 Yedek
2x Tf-100 Yedek

Yedekten kastım aynı anda tüm gemileri aktif tutamayacağımızdan bazı gemiler bakımda vs. iken onların yerine çalıacak gemiler.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: MahirBayrak - 05 Mayıs 2019, 16:44:42
Hava savunma gemisi ? ? ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BlackHawk89 - 05 Mayıs 2019, 17:24:55
Hocam birde kıyı savunma için 2xLCS olmalı.

 1xACS (Uçak gemisi) minimal ve küçükte olsa kenarda olmalı. En azından turbofanlı ihalarımızı kaldırsın.

Ben birde 2xFüze Destroyeri ve 1xElektromanyetik Top Sistemli Saldırı gemisi olmalı diyorum. Sınıfını bilmediğimden türkçe ismini yazdım.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Tigerfish - 05 Mayıs 2019, 17:52:37
Hocam birde kıyı savunma için 2xLCS olmalı.

 1xACS (Uçak gemisi) minimal ve küçükte olsa kenarda olmalı. En azından turbofanlı ihalarımızı kaldırsın.

Ben birde 2xFüze Destroyeri ve 1xElektromanyetik Top Sistemli Saldırı gemisi olmalı diyorum. Sınıfını bilmediğimden türkçe ismini yazdım.

Hayret.

Atom bombasını nasıl atladın?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: serkan1976 - 05 Mayıs 2019, 18:57:05
Ben donanmanın TF-100 ve TF-4500 gemilerini üreteceğini düşünmüyorum... TF-100 çok çok çok zor ; TF-4500 imkansıza yakın...

Milgem den sonra genel maksat fırkateyni olarak Meko sınıfı yerine geçecek olan  TF-100 üretebilirdi ; ancak İ sınıfı üretim kararı alındıktan sonra artık başka bir genel maksat fırkateyn projesi olacağını düşünmüyorum...

İ sınıfı daha gelişmiş-yerli silah sistemleri (kısıtlanmış çafrad,hava savunma füzesi ,atmaca vb) eklenerek donanmamızın genel maksat fırkateyni olacak.Gönül isterdi ki İ sınıfı 15 metre daha uzun olsaydı ve TF-100 ihtiyacı hiç konuşulmasaydı...

Her yaptığın gemiyi 15 metre uzatılıp başka bir gemi ismi vererek bu işin gitmeyeceği belli...

TF-2000 (Gabya yerine) + İ sınıfı (Meko yerine) + Milgem korvet + Hücumbot + Denizaltı = Sayılarını size bırakıyorum

Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: selcukkocak78 - 05 Mayıs 2019, 20:32:55
bana kalsa filo tipi yapılanmaya gidilerek 3 deniz gücü komutanlığı kurulmalı.akdeniz görev gücü komutanlığında mesela 1 uçak gemisi armadalığında 3 lhd 3 tf 2000 6 i sınıfı 6 milgem 6 denizaltı 2 lojistik destek gemisi 1 yakıt ikmal gemisi ve yan gemiler olarak çıkarma mayın dökme ve arama gemileri ile sağlam bir kuvvet kurulabilir.aynından ege görev gücü ve karadeniz görev gücü altında çeşitli tiplerde yapılanmalara gidilebilir.7 filo her filo başında 1 lhd armada olarak bulunursa 3 akdeniz 2 ege  1 karadeniz  ve bir yedek olarak marmara filosu oluşturulabilirdi
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 28 Mayıs 2019, 23:07:16
Üç mevzuyu gündeme getirmek istiyorum.

1-) 166 metrelik bir Tf-2000'imiz var. Bu işi 140-150 metrelik bir gemiylede halledebilecekken bu kadar uzun bir gemi seçilmesinin nedeni. Daha fazla menzil için yakıt kapasitesi, geniş mürettebat ortak alanları, fazladan mürettebat kapasitesi , lojistik kapasitesi yüksek olması amaçlı bu boyda olduğunu düşünebiliriz sanırım. Keza İ sınıfının menzilide boyuna göre iyi bir uzunlukta.

Böyle uzak diyarlara gidebilecek açık deniz filolarına eskortluk yapmak için mutlaka uzun menzilli Denizaltılara ihtiyaç var. Bunlar içinde mutlaka nükleer tahrike ihtiyaç var.  Buna ek eğerki biz 166 m 7000+ton gemiler yapıyor, lazer silahı , em top geliştiriyor ve gemilere takacağız diyorsak bu emt topu ve lazer silahları için gemide güçlü bir güç kaynağı olması lazım.

Bu amaçla hem denizaltı hemde gemiler için yeterli bir nükleer reaktör tasarımı yapıp nükleer yakıt çubuğu teknolojisi üzerine çalışmamız ve gerekli nükleer hammadde'nin sağlanması için ülkemizde nükleer santral inşa edecek Çin veya Rusya ile anlaşmaya çalışmalıyız ?

Başka bir opsiyon olarakta eğer yeterliyse idelab'ın co2 bazlı aip sistemine yatırım yapılmalı bunun gemi tahrik ve güç sistemi için olan modeli ve Shortfin barracuda, type-216 sınıfı bir denizaltıyı yüzdürebilecek bir versiyonuna yüksek yatırım yapmalıyız. Adamları finansman diye uğraştırmamalıyız.

2- Bu biraz uçuk ve saçma gelebilecek bir fikir. Ama dillendirmek istedim yinede. Akdenizde sular bayağı ısınıyor biliyorsunuz, s-400 bir kenara Amerika ile de bozuşuyoruz. Hani batı ile toptan ipleri kopartırsak ve hava savunma gemisi ihtiyacımız olacağıda malum olduğundan aster-30 a alıp güvenemeyeceğimizi düşünürsek aklıma zor da olsa bir alternatif geldi.

Bu rusların 9m96e2 diye bir füzesi var 120 km menzil 30 km irtifaya çıkabilen aktif radar güdümlü bir füze kendi işini kendi halleden türden. 5.7 m boyunda yani bizim gabya, barbaros ve İ sınıfındaki Tactical Mk-41'lere sığabilecek uzunlukta. Üstüne üstlük füzenin çapı mk-41'den quadpack olarak 4 lü atılabilecek kadar ince. Yani 16 mk-41 vlsli gemi 32x essm + 32x 9m96e2 taşıyabilir teoride.

Vls'nin elektronik bir altyapısı varmı uyarlanabilir mi tam net bilmiyorum ama Korelilerin rus füzelerini kendi altyapılarıyla konuşturup yaptığı hava savunma sistemleri gibi transistörlerine kadar ürettiğimiz smart-s mk2 lerle ve genesisle konuşturabilirsek çok iyi bir stop-gap SON ÇÖZÜM olmazmı ? Valla Gabyalardakiler bir ara sadece şu an bitmekte olan İlk istanbul sınıfı gemi ve mk-41+smart-s mk 2 mod'lu 2 barbarosa 32x 9m96e2 + 32x Essm şeklinde konuşlandırabilsek bize can suyu olur.

3 hava savunma gemisi demek 3 tam anlamıyla hazır(aaw,asw,asuw) anlamında task force yani görev grubu demek. Sadece İ sınıfı ve milgemlerden oluşabilecek bir görev grubu stealth yapısıyla da akdenizde iş yapabilir . Çok kısa vade için tabi.


3- Tf-2000'de 150-155 mm bir top olacak deniyordu idef 2019 zamanları (kaynağı hatırlamıyorum tam. ) Bunu almanlar denedi o baş topu değil lojistik destek amaçlıydı ama yine verim alamadı. Amerikalılar zumwaltta 155 mm toptan atılan sonra roket motoruyla ek tarik sağlayan gps güdümlü bir mühimmat geliştirdiler astarı pahalı geldi. Ama otomalera'nın 127 mm Vulcano mühimmatı başarılı bir mühimmat olabilitesi yüksek , zaten firma bize zamanında çok geldi gitti. Belki aselsan 127mm için vulcano tarzı bir gps/bediou/glonass/ türksattan güdümlenebilen bir mühimmat geliştirebilir. Hatta bu mühimmat gemilere karşı daha çok gemiyi batırmaya değilde aesa radar plakaları ve köprü üstünü işlevsiz kılacak anti personel veya cluster tarzı bir başlıkta olabilir mi acaba ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: mavi1991 - 28 Mayıs 2019, 23:55:32
Arkadaşlar size benden çok küçük bir istihbarat gelecek 17 yılda kaza bela olmazsa 88 yeni gemi donanmaya katılacak bunların 8 denizaltı olacak
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: mavi1991 - 29 Mayıs 2019, 00:09:33
2 korvet, 12 firkateyn ve 10 hücum bot arta kalanlar ise lojistik destek gemileri
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 29 Mayıs 2019, 00:21:08
2 korvet, 12 firkateyn ve 10 hücum bot arta kalanlar ise lojistik destek gemileri

12 Fırkateyn'e 7+1 Tf-2000 Destroyeri dahil mi ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: mavi1991 - 29 Mayıs 2019, 01:33:29
Tf 2000 4 adet
Tf 100 4 adet
İ sınıfı firkateyn 4 adet
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: カメせ - 04 Haziran 2019, 17:40:08
Alıntı
Oguzhan Eren

DÜNYA DONANMALARI 2019 (WORLD NAVAL FORCES 2019)

Kategorilere göre güç endeksi en yüksek 25 donanma ve envanterleri.
(Genel görünüm güncellendi, düzeltmeler yapıldı 06.2019)

Tablo tam boyut:
(link: https://bit.ly/2XkPiXb) bit.ly/2XkPiXb
(https://pbs.twimg.com/media/D8IL7eLXUAUOTbs?format=jpg&name=900x900)
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Cetin - 11 Haziran 2019, 13:15:40
Tf 2000 4 adet
Tf 100 4 adet
İ sınıfı firkateyn 4 adet

Bu 88 gemi içerisinde Tcg Trakya ve görev grubuda var mıdır?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: mavi1991 - 11 Haziran 2019, 22:27:44
Tf 2000 4 adet
Tf 100 4 adet
İ sınıfı firkateyn 4 adet

Bu 88 gemi içerisinde Tcg Trakya ve görev grubuda var mıdır?

Onu bilmiyorum
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 12 Haziran 2019, 08:34:37
Tf 2000 4 adet
Tf 100 4 adet
İ sınıfı firkateyn 4 adet

Bu 88 gemi içerisinde Tcg Trakya ve görev grubuda var mıdır?

Şu F-35 şartlarında ben Trakya'nın hemen ihale edileceğini düşünmüyorum.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: metin62 - 12 Haziran 2019, 09:48:05

Şu F-35 şartlarında ben Trakya'nın hemen ihale edileceğini düşünmüyorum.


Sn BATTLESTAR Takyanin ihalesi gecikme olasiligindan bahsettiniz, benim sormak istedigim LHD Anadolu .

Saniyorum LHD Anadolu icin  Ucak olarak F35B dusunulmekte idi. Su anki ABD ile sorunlari goz onune aldigimiz ve hatta F35 alinip alinmamasini tartistigimiz donemde LHD Anadoluya F35B haricinde ne konuslandirabiliriz ucak olarak?

Bilindigi uzere  Harier uretimi sonlandi, ancak sagdan soldan halen ikinci el iyi durumda Harier alinabilir ,or Italya ve RAF den neticede her iki ulke kendi LHD lerini ve Ucak gemilerindek Harierleri F35B ile yenileme karari verdiler.

Sahsi dusuncem F35 konusundaki sikinti ambargo asamasina donusecek olursa, Dnz kuvvetlerimizin Dogu Akdenizdeki varligini guclendirmek acisindan ve Hava kuvetlerimize destek babinda Anadolu LHD mizi en erken zamanda ucaklar ile alternatif ucaklar ile donatmak iyi olmazmi? "evet ise o zaman alternatif icin arayisa gectikmi yoksa yine beklermiyiz her zaman oldugu gibi bir duruma bakalim sonra deyip" :)
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 12 Haziran 2019, 10:40:34

Şu F-35 şartlarında ben Trakya'nın hemen ihale edileceğini düşünmüyorum.


Sn BATTLESTAR Takyanin ihalesi gecikme olasiligindan bahsettiniz, benim sormak istedigim LHD Anadolu .

Saniyorum LHD Anadolu icin  Ucak olarak F35B dusunulmekte idi. Su anki ABD ile sorunlari goz onune aldigimiz ve hatta F35 alinip alinmamasini tartistigimiz donemde LHD Anadoluya F35B haricinde ne konuslandirabiliriz ucak olarak?

Bilindigi uzere  Harier uretimi sonlandi, ancak sagdan soldan halen ikinci el iyi durumda Harier alinabilir ,or Italya ve RAF den neticede her iki ulke kendi LHD lerini ve Ucak gemilerindek Harierleri F35B ile yenileme karari verdiler.

Sahsi dusuncem F35 konusundaki sikinti ambargo asamasina donusecek olursa, Dnz kuvvetlerimizin Dogu Akdenizdeki varligini guclendirmek acisindan ve Hava kuvetlerimize destek babinda Anadolu LHD mizi en erken zamanda ucaklar ile alternatif ucaklar ile donatmak iyi olmazmi? "evet ise o zaman alternatif icin arayisa gectikmi yoksa yine beklermiyiz her zaman oldugu gibi bir duruma bakalim sonra deyip" :)

Harrier bu saatten sonra zor hocam. Almaya alırsın belki ama fiziksel performans ve radar performansı olarak bize birşey katacak bir uçak değil. Elimizdeki mühimmatı etkin kullanabilecek bir uçak değil. Bir tf-2000 üstündeki hava savunma ve seyir füzeleriyle ondan alacağımız performansın bir çoğunu bize verebilir.  Eğer F-35 olmazsa açıkcası şu an juan carlosta döner kanattan başka bir hava aracı konuşlandırmamız zor duruyor. Belki insansız hava araçları olabilir ama onlarında maksimum görev yüküyle minimum kalkış mesafesini bilmiyorum açıkcası fayda/maliye oranlarını hesaplama açısından.Açıkcası harrierlara ayrılacak parayı deniz şartlarına dayanıklı, kanatları katlanabilen, stealth gövde, aesa radar ve maksimum ağırlıkla kısıtlı pistlerden kalkabilecek itki/ ağırlık oranını verecek motorlara sahip bir siha 'ya ayırmak daha mantıklı olur bence.

Tabi başka bir çözüm yoluda var. Anadoluyu döner kanatlarla kullanıp trakyanın bütçesi ve rafta evrimleşmeyi bekleyen lhd projesinin muhtemel bütçesini birleştirip 40 uçaklı sotbar bir uçak gemisi ve 2 adet yerli tasarım maliyeti düşük (Şirketlerimizin güzel tasarımları var.) lpd ile işi çözmek. Böyle bir uçak gemisinden çift motorlu tfx, su-27 vs. hepsi kalkar. Tabi onlarında kalkabileceği görev yükü problemleride malum ama. Tabi er çözümün negatif yanları var.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: serkan1976 - 12 Haziran 2019, 19:41:07
"
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Cetin - 14 Haziran 2019, 20:29:28
Basit bir katapult sistemi ile en azından yıl sonu envantere girmesi planlanan aksungur gibi male tarzı bir ihanın inişi ve kalkışı sağlanamaz mı. F35 bu saatten sonra güvenilmez bir proje oldu. Alternatifler araştrılmalı ve bence F 35 i ABD Bizi çıkartmadan biz rafa kaldırmalıyız.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: ACE - 14 Haziran 2019, 23:38:51
Basit bir katapult sistemi ile en azındak yıl sonu envantere girmesi planlanan aksungur gibi male tarzı bir ihanın inişi ve kalkışı sağlanamaz mı. Sonuçta F-35 gibi bir uçaktan daha fazla

Şu uçak gemisi takıntımızı bıraksak artık :) hele ki önümüzü göremiyorken.

Ama yok illa olsun diyorsanız pratik değişik ve yine FUTURİST bir çözümle geliyorum. Deniz uçağı :D
Evet katapultla fırlatır ama inişi denize yaparız; geminin havuz kapısından da uçağı içeri alırız denizden. hatta dalgadan az etkilensin diye uçak geminin dümen suyunu pist gibi kullanır :P

Geçmişte denenmiş bir örnek
(https://www.thevintagenews.com/wp-content/uploads/2016/03/8230e9b2ed0e09a426cdc138e836b64c.jpg)
elbette böyle basit bişey olmaz tabi
Bu da uçağın sitesi
https://www.thevintagenews.com/2016/03/15/wwii-saunders-roe-seaplane-jet-fighter-fastest-jet-seaplane-world/ (https://www.thevintagenews.com/2016/03/15/wwii-saunders-roe-seaplane-jet-fighter-fastest-jet-seaplane-world/)
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: カメせ - 15 Temmuz 2019, 13:27:33
Alıntı
Michele Florio
@MikiAV8BHarrier
 
Like the multi-purpose 7 (+ 3 in optional) offshore patrol Thaon De Revel class actually light frigates predisposed to a rapid upgrade of the AA and ASW search sensors and armament
Alıntı

İtalya, 7 adet (3 tane de opsiyonel var)  kıyı gözetleme gemilerini ani ve hızlı bir kararla hava savunma ve denizaltı avlama kabiliyetleri ile donatmış.

Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 15 Temmuz 2019, 23:23:40
Alıntı
Michele Florio
@MikiAV8BHarrier
 
Like the multi-purpose 7 (+ 3 in optional) offshore patrol Thaon De Revel class actually light frigates predisposed to a rapid upgrade of the AA and ASW search sensors and armament
Alıntı

İtalya, 7 adet (3 tane de opsiyonel var)  kıyı gözetleme gemilerini ani ve hızlı bir kararla hava savunma ve denizaltı avlama kabiliyetleri ile donatmış.

O bahsettikleri herhalde PPA sınıfı ?
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 17 Temmuz 2019, 00:51:43
(https://i.resimyukle.xyz/xdGeIU.png)

Bir sitede bir arkadaş hoşuma giden bir çalışma yapmış. Muhtemel milli baş toplarıyla ilgili bir çalışma. Buradaki 105'lik ve 35 mm eş eksenli olan top fikri hoşuma gitti.

Hatırlarsanız tf-2000 ler gelene kadar barbaros sınıfının yarı ömür modernizasyonunda çafrad faz-1, öndeki sea zenith ciws yerine 8 vls ve böylece 16 aster-30/Siper ve 32 Essm/ G-40 füzesi taşıyabilen bir hafif hava savunma gemisine çevirme fikrimdeki ön sea zenith çıkınca olunacak ciws zafiyetini böyle kapatabiliriz.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: カメせ - 20 Temmuz 2019, 13:21:27
Alıntı
Savunma Sanayii Dergilik
@SSDergilik
([url]https://pbs.twimg.com/card_img/1152233743983288321/JObYMLuz?format=jpg&name=900x900[/url])
• Son yıllarda sınırlarındaki tehlikelerle etkin mücadele eden Türkiye, denizde de tedbirini alıyor
• Eylül ayında TSK envanterine kazandırılması planlanan İnsansız Test Aracı (İSATAR) ile denizin altı da casus unsurlardan arınacak
Alıntı
Savunma Sanayii Müsteşarlığı koordinatörlüğünde devreye alınan füze avcısı sistemlerle havada ve karada düşmana korku salan Türkiye, eylül ayında TSK envanterine kazandırılması planlanan İnsansız Test Aracı (İSATAR) ile de casus denizaltıların izini sürecek. İstanbul Teknik Üniversitesinin (İTÜ) yüzde yüz millî imkânlarla gerçekleştirdiği İSATAR, askeri gemilerin yerini yaydıkları gürültülerden tespit edip, merkeze bildirecek. İSATAR, kablosuz uzaktan kumanda ile veya otonom olarak kullanılabilecek. Projeyi geliştiren ekibin baş mimarlarından Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ergin, gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Ergin, düşman unsurlarını uzak mesafelerden algılayabilen İSATAR ile Türk denizlerinin iki kat daha güvenli hâle geleceğinin altını çizdi.
 
SINIRLI SAYIDA ÜLKE SAHİP
 
Türkiye’nin, bu teknolojiyi üretebilen sayılı ülkeler arasında olduğuna dikkati çeken Ergin “İSATAR, özel sensörlerle donatıldı. Kendi askeri ekipmanlarımızı da test edip, Türk denizaltılarına ya da su üstü gemilerine entegre edeceğiz. Böylece askerî projelerimizin yaymış olduğu ses birimini de aşağı eşik değerlere çekerek, Türkiye’nin denizin altından sessizce ilerlemesini sağlayacağız” dedi. Prof. Dr. Ergin, İnsansız Test Aracı’nın kritik bölgelerde 4 saate kadar operasyonel görev yapabileceğini belirtti.
 
2,2 MİLYON AVRO BÜTÇELİ
 
3 yıldır üzerinde çalıştıkları, 2,2 milyon avro bütçeli İSATAR projesinin teknik detaylarına ilişkin de bilgi veren Ergin “Kablosuz uzaktan kumanda ile kontrol ediliyor. Su altında ise otonom hareket ediyor. Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü tarafından bu tür projeler için yüzde 2 oranında AR-GE payı ayrılıyor. Boyu 5,5, çapı ise 1 metre. Ağırlığı 4 ton olan İSATAR, saatte 18 kilometre hızla ilerliyor ve 4 kilovat motora sahip” diye konuştu. Ahmet Ergin, İTܒnün faaliyet yürüttüğü deniz savunma araçları projeleriyle mükemmeliyet merkezi haline geldiğini sözlerine ekledi.
 
Sat komandolarına özel mini denizaltı
 
İstanbul Teknik Üniversitesinin Türk Savunma Sanayii’ne kazandırmayı hedeflediği bir diğer proje ise Çok Amaçlı SAT Denizaltısı (SATDEN).  6 yıl önce Savunma Sanayii Müsteşarlığına sunulan mini denizaltı, 10 metre boyunda ve 4 kişilik olarak tasarlanacak. Maksimum 8 knot hız yapacak SAT komando aracı, 100 deniz mili operasyon sahasında görev yürütecek şekilde dizayn edilecek. SATDEN, gerektiğinde 2 bin metre derinliğe kadar platform üzerinden uzaktan kumanda edilebiliyor. 60 metre derinlikte demirleyebilen SAT Denizaltısı, mayınlama ihtiyacı için de kullanılabilecek. SATDEN, 12 saat su altı görev süresine sahipken, üç güne kadar operasyon sahasında kalabiliyor.  SAT Denizaltısının maliyetinin 2,5 milyon avro olacağı tahmin ediliyor.
[url]http://savunmasanayiidergilik.com/tr/HaberDergilik/Turkiye-iSATAR-la-denizin-altinda-casus-avlayacak[/url] ([url]http://savunmasanayiidergilik.com/tr/HaberDergilik/Turkiye-iSATAR-la-denizin-altinda-casus-avlayacak[/url])
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Alp - 20 Temmuz 2019, 13:35:19
Enteresan bir alet, özellkleri ne acaba.....
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: BATTLESTAR - 04 Ağustos 2019, 10:17:23
(https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c8/US_Navy_100624-N-6854D-014_HMAS_Newcastle_%28FFG_06%29_pulls_into_Joint_Base_Pearl_Harbor-Hickam%2C_Hawaii%2C_to_support_RIMPAC_2010.jpg/640px-US_Navy_100624-N-6854D-014_HMAS_Newcastle_%28FFG_06%29_pulls_into_Joint_Base_Pearl_Harbor-Hickam%2C_Hawaii%2C_to_support_RIMPAC_2010.jpg)

Yunanistan avustralya donanmasındaki satılması düşünülen 2 adet adelaide sınıfı perry fırkateynini almak istiyor ve ciddi anlamda yolda kat ettiler gibi düşünüyorum. Bu arada avusturalya önümüzdeki dönemde 1 adet aynı sınıf gemiyi daha emekli edebilir ve onuda yunanlılar alabilir. Bu belharradan vs. daha gerçekci bir imkan yunanlılar için.

Muhtemelen vadesi dolan 2 elli sınıfının yerine alıcaklar. Görünüşte essm destekli perryler karşı taraf için bir güç çarpanıdır. Ancak burada farklı bir durum var bu gemiler mk-13 atıcılarından atmak üzere sm-2 blok3A füzelerini taşıyorlar. Avustralya bu füzeleri yunanistana verir mi bilmem ama Amerika mevcut konjonktürde verir. Şimdi tabi bu durum bizde alarmları çaldırması gereken bir durum.

Neden ?

+ Yunanistan nitelik olarak bizim sahip olmadığımız bir nitelik kazanacak
+ Biz donanmamızı daha çok böldüğümüzden (kıyı denizlerimiz sebebiyle) güç farkını azaltacak.
+ Doğu akdenizde bizim perry-meko lara karşı bir müşterek adelaide- meko ve hatta type-214 devriyesi her türlü üstünlüğü karşı tarafa verilecektir.
+ Mevcut şartlarda biz bu durumda 7+ senede çok şey kaybederiz. (İlk Tf-2000'e kadar)

Ne yapabiliriz ?

+ Bu gemilere yunanistana aldırmamak için siyasi hamleler.

+ Bu gemileri stop gap olarak Yunanlılardan önce almak.

+ Halihazırdaki barbarosları modernizasyonla hava savunma fırkateynine çevirmek (Çafrad çfr radarı s band versiyonu + ön sea zenith iptali yerine 8x vls ile totalde 32x essm ve 16x Sm-2/Aster-30/9m96e2 entegrasyonu + atmaca)

+ Eş değer başka bir stop gap gemi bulmak.
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: metin62 - 04 Ağustos 2019, 11:20:58

Ne yapabiliriz ?

+ Bu gemilere yunanistana aldırmamak için siyasi hamleler.
"Her ne kadar ile Avustralya ile olumsuz bir iliskimiz olmasa da Avustralya hukumetini etkileyebilecek siyasi etkinligimiz su an icin mevcut oldugunu sanmiyorum, Avustralya kabinesinde yunan orijinli parlementerler mevcut oldugu gibi , Kibrisli Rum ve Yunan orijinli Avustralya vatandasi sayisi oldukca kabarik "

+ Bu gemileri stop gap olarak Yunanlılardan önce almak.
" Sayet Avustralya hukumeti ve Yunanistan uzlasmaya varmisler ise yol kapanmistir, hali hazirda uzlasmaya varilmamis ise en iyi ihtimal ile birden fazla platformda kardes payi"

+ Halihazırdaki barbarosları modernizasyonla hava savunma fırkateynine çevirmek (Çafrad çfr radarı s band versiyonu + ön sea zenith iptali yerine 8x vls ile totalde 32x essm ve 16x Sm-2/Aster-30/9m96e2 entegrasyonu + atmaca)
" Meko larda modifikasyona gidilmesi sanirim Yunaninlarin bu olasi hamlaesi haricinde yapilmasi elzem bir hamle ,ancak su durumda modifikasyon aciliyet teskil etmekte"

+ Eş değer başka bir stop gap gemi bulmak.
"Kanimca her ne kadar ABD ile sorunlar yasamakta olsak da ellerinde alabilecegimiz ikinci el platform mevcut ise denenmesinde yara vardir ,en fazla satmazlar. Paralelde ise Ispanya ,Italya ,Fransa ve Almanya da ki ikinci el platformlarin izlenmesinde yarar oldugu kanisindayim bu ulkeler kendi filolarini modernize ettikce  daha yasli paltformlari hizmet disina cikarmaktalar. Bizler de oncelikli olarak deniz kuvvetlerimizin bunyesinde bulunan tanidik platformlar uzerine odaklanip gerekirse alinacak ikinci el platformlarin modifikasyonun suratli sekilde yapilabilmesinin onunu acmaliyiz. (Tabii  en guzeli kendi gemilerimizi kendimizin uretmemiz keske gecen zamani iyi degerlendirmis olmus olsaydik ve gecici cozum senaryolarina ihtiyac olmasaydi"
Başlık: Ynt: Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisi ve Gelecek Projeksiyonu
Gönderen: Nutuk - 04 Ağustos 2019, 12:22:54
Tam tersi bence Yunanistan alsin.

Adamlar envanterlerini eski pusku seylerle doldurmaya devam etsinler, bizim deniz kuvetleri bir on sene icinde gicir gicer olacak