DefenceTURK.com

ULUSLARARASI SAVUNMA SANAYİ VE STRATEJİK DEĞERLENDİRMELER => Genel Askeri Konular Ve Stratejik Değerlendirmeler => Konuyu başlatan: SKYWOLF - 11 Eylül 2011, 00:41:21

Başlık: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 11 Eylül 2011, 00:41:21
AB'den Türkiye'ye "Tehditlerden kaçın" çağrısı

Hürrieyt Planet
10 Eylül 2011
AB'den Türkiye'ye çağrı
Türkiye'nin Akdeniz'de seyrüsefer serbestisinin sağlanması için harekete geçeceğini açıklamasının ardından Kıbrıs Rum kesimi ve Yunan orduları teyakkuz halini alırken, Avrupa Birliği Ankara'dan Güney Kıbrıs’ı “tehdit” etmemesini istedi.

Akdeniz'de Türkiye ile Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail’i karşı karşıya getirecek doğalgaz arama anlaşması bölgede gerginliği artırmaya devam ediyor.

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun Komutan Yardımcılığına Andreas Petridis’in atanması nedeniyle düzenlenen törende gündemdeki konuları değerlendirdi.

Rum radyosunun haberine göre, Hristofyas, doğalgaz aramaya tepkilerle ilgili şunları söyledi:

“Silahlı kuvvetlerin görevi, vatanın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü, Kıbrıs halkının özgürlüğünü korumaktır. Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden istifade etmesini engellemek için ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni korkutmayı hedefleyen tehditlerin göğüslenmesi için Milli Muhafız Ordusu’nun teyakkuz halinde ve hazırlıklı olması şart.”

"YUNANİSTAN'A SALDIRI SAYARIZ"

Yunanistan Başbakan Yardımcısı Teodoros Pangalos ise parlamentoda yaptığı konuşmada Kıbrıs Rum kesiminin çıkarlarını kendi başına ya da başka ülkelerle işbirliği yaparak belirleme hakkı bulunduğunu söyledi.

Yunanistan’ın, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yapılacak her türlü saldırıyı, Yunanistan’a karşı da yapılmış bir saldırı kabul edeceğini” ifade eden Pangalos,  “Bu, Yunanistan’ın dış politikasının temelini oluşturmaktadır ve değişemez. Gözdağı argümanlarıyla müdahale eden Türk hükümeti çok kötü yapıyor” dedi.

AB'DEN AÇIKLAMA

Doğu Akdeniz'de gerilimin yükselmesi üzerine Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye çağrı geldi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın sözcüsü Maja Kocijancic, gazetecilere yaptığı açıklamada, “AB Türkiye’yi iyi komşuluk ilişkilerini ve sınır anlaşmazlıklarının barışçıl yollarla çözümünü olumsuz etkileyecek tehdit ve sürtüşmelerden uzak durmaya çağırıyor” ifadesini kullandı.

ABD'DEN RUMLARA DESTEK

ABD Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama projesine dahil olan Amerikan şirketi Noble’ın anlaşmadan çekilmesinin sağlanması için istekte bulunan Türkiye’ye olumsuz yanıt verdi.

Konuyla ilgili önceki akşam Hürriyet’e özel bir açıklama gönderen ABD Dışişleri Bakanlığı, bu konuda Türkiye’nin pozisyonunun farkında olduklarını vurgulayıp şöyle dedi: “ABD, daha geniş enerji çeşitliliği yoluyla enerji tedariklerinin sağlama alınmasını güçlü bir şekilde desteklemektedir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin enerji kaynaklarının geliştirilmesine bir ABD şirketinin dahil olması ise ayrıca pozitiftir. Avrupa’nın enerji çeşitliliği ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin enerji tedariklerine fayda sağlar. Evet, Noble Enerji ile temas kurduk. Biz, offshore enerji kaynakları geliştirilmesinin birleşme görüşmelerini engelleyeceğine inanmıyoruz.”

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18698554.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: seyyah - 17 Eylül 2011, 16:43:18
Türk donanması Akdeniz'de
Akdeniz’de sular ısınıyor
Güncelleme:17 Eylül 2011 12:18

Amerikan Noble Energy firmasına ait platform doğalgaz sondaj çalışmalarına başlamak üzere Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı ilan ettiği Ekonomik Münhasır Bölge içindeki 12. platforma dün gelirken, Atina, Türkiye nezdinde diplomatik girişimde bulunduğunu açıkladı.

Yunanistan Dışişleri Sözcüsü Grigoris Delavekuras, Türkiye'nin, Norveç bandıralı 'Bergen Surveyor' gemisinin, başka Türk gemilerin de refakatinde 15 Eylül-15 Kasım tarihleri arasında bilimsel araştırmalar yapacağını ilan ettiği bölgenin, Meis Adası'nın güneyinde Yunan kıta sahanlığını da kapsadığını söyledi. Delavekuras, Yunanistan'ın Ankara Büyükelçiliği'ne "Bölgede Yunan egemenlik haklarını rencide eden her türlü bilimsel araştırmadan uzak kalınması" istemiyle Türk Dışişleri nezdinde girişimde bulunması için talimat verildiğini belirtti.

Hürriyet'in haberine göre; Meis'in hem coğrafi konumu, hem de kıta sahanlığı olup olmadığı Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlık konuları arasında bulunuyor. Türkiye için Kaş'ın karşısında bulunan bu ada Ege değil, Akdeniz'de ve Ege için yapılan istikşafi görüşmelerin dışında tutuluyor.

Rus denizaltılar iddiası

İddiaya göre Yunanistan bölgedeki Türk donanmasını da yakından takip ediyor. Yunan medyası Türk donanmasının 17 savaş gemisiyle Rodos ve Kaş arasında turladığını ve tatbikat yaptığını belirtti. Yunan medyası, bölgedeki Türk donanmasının 3 firkateyn, 7 korvet ve 7 hücumbottan oluştuğunu ileri sürdü. Yunan internet sitelerinde ise Rusya'nın Rum çıkarlarını korumak üzere bölgeye iki nükleer denizaltı gönderdiği iddia edildi.

http://haber.mynet.com/turk-donanmasi-akdenizde-592376-guncel/
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: seyyah - 17 Eylül 2011, 16:58:19
Rumların petrol arayacak personelleri geldi.
Kıbrıs Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği münhasır ekonomik alanda sondaj yapacak Noble Energy şirketinin personelini 12. parseldeki platforma taşıyacak helikopterin, bugün akşam saatlerinde Limasol limanına indiği bildirildi.
Rum radyosunun haberine göre, alan sorumlusu Hristina Hristofidu, ''bu ilk inişin ardından belirli seferlerin gerçekleştirileceğini, ancak bunların gün ve saatlerinin henüz belirlenmediğini'' söyledi.

Hristofidu, Bell 412 tipi helikopterle her gün platforma yaklaşık 30 personelin taşınmasının beklendiğini, haftada 9-10 seferin yapılacağını kaydetti.

http://www.haber7.com/haber/20110916/Rumlarin-petrol-arayacak-personelleri-geldi.php
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: seyyah - 17 Eylül 2011, 16:59:49
Rumlar sondaj makinesi yerleştirdi.
Rumlar sondaj makinesi yerleştirdi

Türkiye’nin 'KKTC ile Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması yapacağız' uyarısına rağmen Rum Kesim'nin ilan ettiği 'münhasır ekonomik bölge'ye sondaj makinesini yerleştirildiği öğrenildi.
Rum Kesimi’nde İngilizce olarak yayımlanan Cyprus Mail gazetesi, Türkiye donanmasının ve hava gücünün dikkatli gözleri altında, 21 Eylül’de sondaj çalışmalarına başlayacağını açıklayan Noble şirketinin, dün “münhasır ekonomik bölge”ye sondaj makinasını yerleştirdiğini belirtti.

Gazete Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, Türk donanma gemileri ve uçaklarının sondaj alanını uzaktan izlediğini ve Kıbrıs Rum Kesimi deniz ya da hava bölgesini ihlal etmediğine işaret etti.

http://www.haber7.com/haber/20110916/Rumlar-sondaj-makinesi-yerlestirdi.php
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: seyyah - 17 Eylül 2011, 17:01:51
Türk Donanması sondaja başladı!

Donanma Rumlar’ın sondajına karşı bölgede...

Rumlar’ın Akdeniz’de doğalgaz için sondaj yapma izni verdiği Amerikan Noble şirketi, bölgeye ilk sondaj makinesini yerleştirdi. Türk donanması ve savaş uçakları bölgeye sevk edildi. Türk tezlerine BM’den destek geldi: Ada çevresindeki doğal kaynaklarda Kıbrıslı Türkler’in de hakkı var...

Kıbrıslı Rumlar, Türkiye ’nin “KKTC ile Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması yapacağız” uyarısına rağmen ilan ettikleri “münhasır ekonomik bölge”ye doğalgaz araması için sondaj makinasını yerleştirdi. Rumlar’ın bölgede sondaj yapma izni verdiği Houston merkezli Amerikan Noble şirketi, Türkiye’nin savaş gemilerini gönderme tehdidine rağmen 21 Eylül ’de sondaj çalışmalarına başlayacağını açıkladı. Rum basını, Türk donanma gemileri ve uçaklarının sondaj alanını uzaktan izlediğini ve Kıbrıs Rum Kesimi deniz ya da hava bölgesini ihlal etmediğini yazdı.

Öte yandan Haravgi gazetesinin haberine göre, Rum Savunma Bakanı Dimitris İliadis ve ana muhalefet partisi DİSİ ’nin Başkanı Nikos Anastasiadis ABD ve İngiliz yetkililerle gerçekleştirdikleri temaslarda Türkiye ’ye yönelik tepkilerini dile getirirken, Rum Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin açıklamada bulundu. Gazetenin haberine göre, Rum Dışişleri Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, KKTC ile Türkiye arasında, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin herhangi bir bölgesinde, gerek denizde gerekse karada doğal kaynakların çıkarılmasına ilişkin imzalanacak her türlü anlaşmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia etti. Bakanlık açıklamasında; Güney Kıbrıs ’ın kıta sahanlığındaki egemenlik haklarına uluslararası hukuka göre sahip olmayı sürdürdüğü ve Türkiye ’nin hiçbir anlaşmasının ya da kararının bu hakları etkileyemeyeceği ileri sürüldü.

Rumlar’dan diplomatik atak

Türkiye ’nin KKTC ile MEB’lerin belirlenmesine yönelik bir anlaşma imzalayacağı açıklamasının kışkırtmadan başka bir şey olmadığı öne sürülen açıklamada, “Türkiye’nin tehdit etmeyi ve yasadışı davranmayı bırakarak Kıbrıs Türk liderliğini, Kıbrıs sorununun çözüme ulaşması için müzakere masasında iyi niyet göstermeye ikna etmesi gerektiği ” de ileri sürüldü. Öte yandan Rum Savunma Bakanı Dimitris İliadis ise, “uluslararası toplumun bölgede hoş olmayan gelişmelerin yaşanmasına müsaade etmeyeceğini ” savundu. Gazetenin haberine göre İliadis dün ABD ’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Andrew J. Schofe ve savunma ataşesiyle, Savunma Bakanlığı yetkilileriyle doğalgaz kazıları ve Türkiye ’nin tutumunu görüştü. İlidias görüşmede, ABD ’nin konu hakkında izlediği net tutumdan ötürü Schofe ’ye teşekkürlerini ifade ederek, Güney Kıbrıs’ın egemenlik haklarını, Uluslararası Deniz Hukuku anlaşması ile BM ’nin ilgili anlaşmalarına tam saygı çerçevesinde icra edeceğini savundu. Gazete, İliadis ’in ayrıca bugün Atina ’ya gideceğini ve Yunan Savunma Bakanı Panos Beğlitis ’le görüşeceğini yazdı. Diğer yandan DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis; İngiltere Yüksek Komiseri Mathiew Kidd ’le gerçekleştirdiği görüşmede, Güney Kıbrıs ’ın egemenlik haklarının savunulmasında İngiltere ’nin müdahalesini istedi.

BM’den uyarı

Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozakou-Marcoullis’in, “Sondaj çalışmamıza uluslararası kamuoyu destek veriyor” sözlerinin ardından Birleşmiş Milletler’den uyarı geldi. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs özel temsilcisi Lisa Buttenheim, “BM iki tarafa da sorunu barışçıl yollardan çözme çağrısı yapıyor. Bu bölgede bulunacak doğal kaynaklarda adada yaşayan iki halkın da hakkı vardır” ifadesini kullanarak Türkiye’nin “Rumlar KKTC halkının onayını almadan böyle bir çalışma başlatamaz” tezine destek verdi.

Ankara’dan misilleme

RUM Yönetimi’nin Akdeniz’de ‘Afrodit’ olarak isimlendirdiği bölgede doğalgaz ve petrol araması halinde, Türkiye ve KKTC kıta sahanlığı anlaşması imzalayacağını duyurmştu. Gelişmeler üzerine KKTC’nin ilgili kurum temsilcilerinden müteşekkil bir heyetle Türkiye’den yetkililer arasında teknik görüşmeler yapıldı. KKTC hükümetinin daveti üzerine Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı başkanlığında Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyetin de dün KKTC’de temaslarda bulundu.(Vatan)

http://www.gazeteci.tv/turk-donanmasi-sondaja-basladi-128209h.htm
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: kosavalı1989 - 17 Eylül 2011, 17:22:33
vay be  türkiye diplomatik çıkmazlarda ciddi ciddi askeri gücünüde koz olarak kullanıyor gerçekten güzel  :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2011, 12:37:52
ABD'den Rumlara sondaj desteği
Türkiye’nin uyarılarına karşın Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlayan Rumlara’a ABD’den destek

20.09.2011 - 08:24   


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile yaptığı görüşmenin ardından, iki bakan arasında ele alınan konulara ilişkin gazetecilere bilgi veren ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Güney Kıbrıs’ın Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama hakkına sahip olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ‘ABD, Kıbrıs’ın enerji arama çalışmalarını desteklemekte. Bu, Kıbrıs sorununun çözümü için yapılan görüşmeleri engellememeli’ dedi.

'PKK KONUSUNDA TÜRKİYE İLE DAYANIŞMAYA AÇIĞIZ'
Açıklamada, Davutoğlu-Clinton görüşmesinin önde gelen konularından birinin terörizm ve PKK konusu olduğu belirtilerek, "Dışişleri Bakanı Clinton, özellikle son günlerde saldırılarını artıran PKK terörü konusunda, buna karşı Türkiye ile işbirliği ve dayanışma konularında çok açık konuştu" sözlerine yer verildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin PKK ile mücadelede Türkiye ile kapsamlı bir işbirliğinin olduğuna değinerek, "PKK yalnızca Türkiye için değil ABD için de terör tehdididir" dedi. Görüşmede, İsrail konusunda gündeme geldiğini, ABD’nin Türkiye-İsrail ilişkilerinin gelişimini yakından izlediğini belirten ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Amerika’nın iki ülkeye de ilişkilerini iyileştirme çağrısı yaptığını belirterek, ’Hillary Clinton, Türkiye ve İsrail’in aralarındaki farklı görüşleri günlerdir, haftalardır çözememelerinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve Türkiye’den kapıları açık tutmasını istedi’ dediler.

http://www.ensonhaber.com/abdden-rumlara-sondaj-destegi-2011-09-20.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 21 Eylül 2011, 16:25:13
Rumlar krizi tırmandırmaya cesaret edemez

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Rumların Akdeniz'de petrol arama çalışmaları için "cesaret edemezler" yorumunda bulundu

21.09.2011 - 07:24   


Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu, KKTC Şehit Aileleri Derneği üyelerini kabulde Rumlar'ın Akdeniz'de petrol aramasını değerlendirdi

Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu'nun, Kıbrıslı Rumların İsrail'le anlaşarak KKTC ve Türkiye'nin tüm itirazlarına rağmen Doğu Akdeniz'deki "Afrodit" kod adlı bölgede doğalgaz ve petrol arama girişimiyle ilgili değerlendirmeleri ortaya çıktı.

Vatan'dan Levent İçgen'in haberine göre; Ertan Ersan başkanlığındaki KKTC Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği, dün Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, geçtiğimiz cuma günü ise Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu tarafından kabul edildi. Org. Özel ve Org. Kıvrıkoğlu'nu ziyaret eden KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun danışmanı, KKTC Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkanı Ersan, VATAN'a şunları söyledi:

"Her iki komutanımızla da Güney Rum kesimiyle yaşanan gerilimi konuştuk. Genelkurmay Başkanımız, Rumlar için 'Krizi tırmandırmaya cesaret edemezler. Bir hafta içerisinde biz de orada sondaj çalışmalarına başlayacağız. Bu bizim hakkımız' dedi."

Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Kıvrıkoğlu'nun ise kendilerini geçtiğimiz cuma günü kabul ettiğini anlatan Ersan, görüşmeyi şu sözlerle aktardı: "Komutanımız, 'Rumların krizi tırmandıracak bir çılgınlık yapacağına inanmıyorum' dedi."

http://www.ensonhaber.com/rumlar-krizi-tirmandirmaya-cesaret-edemez-2011-09-21.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: enes38 - 21 Eylül 2011, 16:41:16
bunu biz  yapsaydık  yani  ilk  sondaja  biz  başlasaydık  kıyamet  koparırlardı  ,  avrupa  amerika  ve  en  baştada  israil  ortamı  iyice  gererdi  ,  rumların  sondaj  çalışması  türkiyeninde  önünü  açmış  olduki  bence  bir  açıdan bizim  faydamıza bile  sayılabilir  , belki onlardan  önce  biz  doğğalgaz  yada  petrol  buluruz  kim bilir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: seyyah - 21 Eylül 2011, 19:04:30
8 Turk savas ucagi havadan gozluyormus ayrica sayisini hatirlamiyorum ama bir fuze gemisi 2 firkateyn ve aklima gelmiyen deniz guclerimiz suan ordaymis ve Rum basinindada yer verilmis durumda ortam asil Turkiye sondaja basladiginda isinicak.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: kosavalı1989 - 21 Eylül 2011, 22:08:41
2 Türk jeti Rum sahillerini dolaştı

Kıbrıs Rum yönetiminin sondaja başlamasının ardından 2 Türk F-16’sının Kıbrıs adasının güneyinde Rum kesimi sahillerine paralel alçak uçuş yapıp, sondaj yapılan bölgede gözlem yaptığı ileri sürüldü.
Güncelleme:21 Eylül 2011 19:11

2 Türk jeti Rum sahillerini dolaştı

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, savaş uçakları önceki gün Adana üzerinden geldi ve KKTC’in en doğudaki ucu Karpaz Yarımadası çevresinden dolanarak alçak irtifadan Rum yönetimine yöneldi. Önce Magosa açıklarına ulaşan uçaklar, Rum yönetimi sahillerine paralel ilerledi.

Larnaka kıyılarından yaklaşık 100 kilometre mesafede ilerleyen ve Baf açılarına ulaşan F-16’lar daha sonra güneye yönelerek Rumlar’ın İsrail’le doğalgaz sondajı yaptıkları bölgeye geldi. Ptalforma 60 kilometre yaklaşan uçaklar, kimliklerinin tanınmasını sağlayan elektronik sistemleri de açık tuttu. Türk savaş uçakları, bir saat süren uçuşun ardından Türkiye’ye geri döndü.


http://haber.mynet.com/2-turk-jeti-rum-sahillerini-dolasti-593163-dunya/ (http://haber.mynet.com/2-turk-jeti-rum-sahillerini-dolasti-593163-dunya/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: kosavalı1989 - 22 Eylül 2011, 14:52:43
Türkiye savaşırsa kaybeder!
Serdar Turgut yazdı...

“Türkiye; İsrail, Amerika ve Avrupa Birliği’ni aynı anda karşısına alp savaşma gücüne sahip mi?”

Konuyu tartıştığımız Yiğit Bulut’un Sansürsüz programında bu soruyu sorduğumda seyirciden yüzlerce mesaj ve twit geldi. Seyirci, benim gidilen yol hakkında çok umutlu ve destek veren bir yazı yazdığım gün bu soruyu sorarak neden karamsarlık gösterdiğimi anlamak istedi. Yiğit Bulut’un dediği gibi, “Serdar Turgut karamsar mı yoksa iyimser mi?”

Bu haklı bir soruydu; çünkü sorgulayanlara göre bir kişi eğer Türkiye’nin dünyadaki yeni rolünü benim gibi destekliyorsa o kişi aynı zamanda gerektiğinde askeri güç kullanılmasını da desteklemeliydi. Askeri gücümüzü sorgular gibi konuşmak, onlara göre verdiğim o desteğe hiç uymuyordu, hatta ayıp bile kaçıyordu. Olsun, ben bu ayıbı sürdüreceğim, başlıkta dediğim gibi “Türkiye eğer savaşırsa kaybeder” diyeceğim. Bu askeri güç açısından bir değerlendirme değildir. Askeri gücümüzün sanıldığı ve umulduğu kadar büyük olmadığı yolunda kuşkularım da var ama burada dediğim bu değil.

TÜRKİYE’NİN ADI YETER
Sadece vurgulamak istediğim şu: Türkiye kendi iç gelişmeleri ve dünyadaki değişim nedeniyle güçlü bir model ülke olma rolünü üstlenmiş durumdadır. Bu tarihin bize yazdığı bir kaderdir, bir anlamda alın yazısıdır.

Bölgemizde Arap Baharı’nı gerçekleştiren gençler Türkiye’deki hayat tarzını özlüyor ve gelecekte bu hayat tarzını kurmak istiyorlar. Onlar için Türkiye bir hayal ülkesi, bir büyük idea. Arap ülkelerinin sokaklarında görülen coşku, Başbakan’a gösterilen sevgi, bölgenin kısa sürede liderinin hangi ülke olacağını göstermektedir.

İsrail’in Türkiye ile savaş kışkırtması bu tehlikeyi gördüğü içindir. Türkiye’nin kendisine tarihi gelişim olarak üstlendirilen lider, model ülke olma hedefini gerçekleştirebilmesi, bu yolunu savaşmadan yürütmesine bağlıdır. İsrail bunu gördüğünden Türkiye’yi devamlı provoke etmeye çalışıyor, bizi illa da savaştırmaya uğraşıyor.

Askeri gücümüz ne olursa olsun bu yeni süreçte büyüklüğün askeri güçle ölçülmeyeceğini görelim; dünya ve bölgemiz bizden bunu “soft power” ile başarmamızı bekliyor. Ortam da buna müsait Tahriklere kapılıp savaştığımız takdirde hem kendimizi hem de dünyayı yakarız ve evet bir savaşı kaybedebiliriz de, kimse “Bu katiyen olamaz” diyemez.

BÜYÜKLÜK HER ZAMAN SAVAŞLA OLMAZ
“Büyük model ülkeler, güçlerini mutlaka askeri güçle de desteklemeli” diyenler de var.

Uzun dönemde bu doğru olabilir, ama bazen büyüklük askeri gücü bilinçli olarak kullanmamakla da kurulabilir, gücün meşruiyeti ancak böyle sağlanabilir. Amerika bunu hiç göremediği için büyük ülke olma vasfını kaybetmeye başladı. Keza İsrail de askeri gücün uzun dönemde fazla bir işe yaramadığını nihayet öğreniyor gibi. Güzel işleyen bir demokrasiye sahip olan ve Arapların kelime manasını bile anlamakta zorlandıkları laikliği güzel yaşayabilen Türkiye’nin AKP iktidarıyla hem bölgesinde hem de dünya sistemi içinde yolu tamamen açık.
İsrail bunu görüyor, anlıyor ve çok da korkuyor; keza Amerika da anlayamamak ve şaşkınlık arasında gedip geliyor. Türkiye eğer savaşmazsa büyük olacak, eğer savaşırsa her şey belirsiz şu anda, önümüze açılan bütün imkânları kaybedebiliriz o durumda.

Yoksa kehanetler tutuyor mu?
Eskiden yaptığımız “Öteki Gündem” programında sık sık kehanetleri konuşurduk. Kehanette bulunanlar arasında bu yıllarda Türkiye ile İsrail’in bir savaşa tutuşacağını söyleyenlerin fazlalığı benim dikkatimi çekmiş ve şaşırtmıştı. Bunların arasında Müştak Baba’nın da kehanetleri vardı.
Ankara’nın başkent olacağını tahmin eden Müştak Baba, İsrail devletinin kuruluşunu da tarihiyle doğru tahmin etmişti. İsrail’e ilgisi hiç azalmayan Müştak Baba, bu yıllarda İsrail ile Türkiye’nin tırmanacak bir savaşa girişeceklerini ve Doğu’dan gelen bir tehlike yüzünden Ankara’nın tehdit altında kalması nedeniyle İstanbul’un başkent yapılmasından sonra İsrail ile savaşın çok kızışacağını söylemişti.

Ben kehanetlere inanmam aslında ama bu sıralar olanlara bakınca “Acaba bu defa doğru mu tahmin ettiler” diye düşünüyorum. Bu arada Yeni Şafak Gazetesi’nden İbrahim Karagül, Doğu Akdeniz’de olması muhtemel gelişmeleri, nedenleriyle uzun zamandır yazıyordu. Bugün onun daha önce yazmış olduğu hemen her şeyin gerçekleşmekte olduğunu görüyorum ve meslektaşıma bravo diyorum. Onunki de çalışarak, öğrenerek, iyi takip ederek yapılan bir tür kehanet gibi.

http://www.haberturk.com/polemik/haber/671992-turkiye-savasirsa-kaybeder (http://www.haberturk.com/polemik/haber/671992-turkiye-savasirsa-kaybeder)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 23 Eylül 2011, 08:42:06
Piri Reis Akdeniz'e açılıyor
Rum sondajına karşı Türk sismik araştırma gemisi "vira Bismillah" diyecek
22 Eylül 2011 Perşembe, 18:15:07

(http://im.haberturk.com/2011/09/22/672099_detay.jpg?1316753964)

Enerji Bakanı Taner Yıldız, sismik araştırma gemisi K. Piri Reis'in araştırma için denize açılacağını bildirdi.

Petrol sondajının yapılabilmesi için gerekli sismik araştırmaları (deniz tabanının ve altının incelenmesi) yapabilecek Türkiye'nin tek gemisi olma özelliğine sahip K. Piri Reis isimli gemi, son günlerde Rum Kesimi'nin Akdeniz'de sondaja devam etmesi nedeniyle göreve hazır bekliyordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Rum Kesimi'ne Akdeniz'de gerçekleştirdiği sondaja son vermesi uyarısına rağmen Rum yönetiminin sondaja devam etmesinin ardından önceki gün New York'ta KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, Türkiye ve KKTC'ye Akdeniz'de kendi sismik araştırmasını yapma hakkı veriyordu.

Ayrıca Erdoğan, Türk sismik araştırma gemisine Akdeniz'de Türk donanmasının da olası bir gerilime karşı eşlik edeceğini açıklamıştı.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/672099-piri-reis-akdenize-aciliyor
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DESPERADOS - 23 Eylül 2011, 15:10:59
8 Turk savas ucagi havadan gozluyormus ayrica sayisini hatirlamiyorum ama bir fuze gemisi 2 firkateyn ve aklima gelmiyen deniz guclerimiz suan ordaymis ve Rum basinindada yer verilmis durumda ortam asil Turkiye sondaja basladiginda isinicak.

Füze gemsinden kastınız hangi gemi acep ???
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: enes38 - 23 Eylül 2011, 15:25:30
8 Turk savas ucagi havadan gozluyormus ayrica sayisini hatirlamiyorum ama bir fuze gemisi 2 firkateyn ve aklima gelmiyen deniz guclerimiz suan ordaymis ve Rum basinindada yer verilmis durumda ortam asil Turkiye sondaja basladiginda isinicak.

Füze gemsinden kastınız hangi gemi acep ???
yok  öyle  birşey :D arkadaşımız  yalnış  yazmış  yada  saçma  sapan  haber  sunan  kanalların  komik  söylemleri  aklında  kalmıştır  ,  keşke  füze  destroyerimiz  olsaydı  bunu bizde  isteriz  ama  malesef  yok. :-\
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DESPERADOS - 23 Eylül 2011, 15:29:51
8 Turk savas ucagi havadan gozluyormus ayrica sayisini hatirlamiyorum ama bir fuze gemisi 2 firkateyn ve aklima gelmiyen deniz guclerimiz suan ordaymis ve Rum basinindada yer verilmis durumda ortam asil Turkiye sondaja basladiginda isinicak.

Füze gemsinden kastınız hangi gemi acep ???
yok  öyle  birşey :D arkadaşımız  yalnış  yazmış  yada  saçma  sapan  haber  sunan  kanalların  komik  söylemleri  aklında  kalmıştır  ,  keşke  füze  destroyerimiz  olsaydı  bunu bizde  isteriz  ama  malesef  yok. :-\

Tam bir füze destroyeri değil de hafif sınıf bir destroyer - fırkateyn arası bir füze teknesi lazım bize ki yapılıyor ...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 24 Eylül 2011, 08:40:30
Piri Reis'in rotasında ne var?

(http://im.haberturk.com/2011/09/23/672328_detay.jpg?1316814497)

Piri Reis demir aldı. Peki yolda onu neler bekliyor? Savaş riski mi yoksa bir petrol ve doğalgaz denizi mi?
23 Eylül 2011 Cuma, 12:32:24

 
HABERTURK.COM DIŞ HABERLER SERVİSİ

Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen Doğu Akdeniz'de Amerikan Noble Energy firmasıyla sondaj aşamasına geçmesiyle fitil ateşlendi ve Başbakan Erdoğan süreci başlattı. New York'ta hızla KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile biraraya gelen Erdoğan, Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'na imza attı.
Bu jet hamlenin ardından Türkiye, Akdeniz'de bulunan donanmaya ve uluslararası kamuoyuna da yeni hamlenin mesajını vermekte gecikmedi: Sismik araştırma gemimiz K. Piri Reis, hemen Akdeniz'e açılıyor.
Bu sadece bir mesaj değil aynı zamanda Türk bürokrasisine de, "Gerekeni yapın" emriydi. Ve düne kadar hazırlıklarını sürdüren Piri Reis, bugün öğle saatlerinde "Vira Bismillah" dedi.

 Video için tıklayınız...

PİRİ REİS, PETROL DENİZİNE Mİ YOKSA SAVAŞ RİSKİNE Mİ YELKEN AÇTI?
Piri Reis'in rotası ve güzergahı henüz net değil. Fakat Enerji Bakanlığı'na yakın kaynaklardan sızan bilgiler Piri Reis'in sismik araştırma yapacağı bölgeler arasında şu anda Rum Kesimi'nin sondaj yaptığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti-Güney Kıbrıs Rum Kesimi ortak alanı olan Leviathan bölgesi de var.

Bu da Piri Reis'in diplomatik açıdan oldukça gerilimli bir yolculuğa demir aldığını gösteriyor. Peki Piri Reis'i yolda neler bekliyor? Piri Reis bir petrol ve gaz denizine mi yoksa "savaş" riskine mi yelken açtı? Türkiye'nin Doğu Akdeniz Diplomatik Stratejisi, hangi riskleri ve fırsatları içeriyor?
Türkiye'nin gerçekleştirdiği Piri Reis hamlesi ne anlama geliyor?

Enerji uzmanlarına göre Türkiye'nin son hamlesi gecikmiş bir hamle. Fakat bu noktada da uluslararası diplomasi uzmanları yapılan hamlenin gerekliliğine vurgu yapıyor.

TÜRKİYE'NİN MESAJI KİME?
Çünkü pratikte Piri Reis'in yolculuğunun misyonu, bu gövde gösterisini gerçekleştirerek, hem Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne, hem uluslararası kamuoyuna Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de "tanımadığı" girişimlere karşı tüm gücü ve imkanlarıyla karşı koyacağını ilan etmek. 

Uzmanlara göre Türkiye Akdeniz'de gerilimi tırmandıracak uzun bir merdivenin en yüksek basamağına adım attı. Fakat Akdeniz Politikası gereği de atılmak zorunda olunan ve cesaret isteyen bir hamleydi Piri Reis hamlesi. Şimdi ise diğer basamakları da aynı hızda tırmanmak gerekiyor. Bölgede Suriye, Mısır, Lübnan, ABD ve hatta İngiltere'nin faaliyetlerinden söz ediliyor. Bu durumda Türkiye'nin ikinci aşama olarak Akdeniz'deki durumu ve Kıbrıs meselesinde elindeki çok güçlü kozları kullanması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bunlar arasında en önemlileri, bölgede söz hakkına sahip olan ve İsrail ile gerilim yaşadığı bilinen Mısır, Lübnan gibi ülkelerle karşı anlaşma imzalamak, aynı zamanda da uluslararası enerji pazarında en güçlü ülkelerden biriyle stratejik bir müttefik konumuna gelmek.
Elbette bu bahsettiklerimiz uzun sürecin sadece satır başları. Bir de Piri Reis'in rotasında bulunan çok önemli ayrıntılar var. İşte uzmanların gözünden bundan sonra Doğu Akdeniz'de yaşanacak süreç.

DIŞ POLİTİKA UZMANLARI

Uzmanlar, Piri Reis'in yola çıkışıyla yapılan gövde gösterisinin uluslararası diplomasi dilinde ne anlama geldiğini ve ne gibi sonuçlara yol açabileceğini değerlendirdi?

FİKRET ERTAN: TÜRKİYE KIBRIS'IN HAMİSİ; BU İŞİN DÖNÜŞÜ YOK



"Yapmamış olsaydı, bi yerde kendisine karşı yapılan bir harekete sessiz kalmış olurdu, adeta cevap verememiş durumda olacaktı. Yani yapmaktan başka hiç bir çaresi yok"  diyen dış politika yazarı Fikret Ertan, "Türkiye büyük bir devlet, karşı taraf tek taraflı bir münhasır ekonomik bölge ilan ediyor. Türkiye'de Kıbrıs Türkleri'nin koruyucusu, hamisi. Onların haklarını da korumak zorunda. Bu nedenle böyle bir çıkış yapmak zorunda. Dönüşü yok bunun. Bir olay çıkar mı, çıkmaz mı o ayrı bir konu ama çıkacağını zannetmiyorum. Zaten Rumların arama yaptığı tartışmalı parsellere girip, girmeyeceğimiz de belli değil. Nereye kadar gideceğimiz belli değil. Ama bir bayrak göstermemiz şart" dedi.

MENSUR AKGÜN: ÖNEMLİ OLAN PETROL BULUNMASI DEĞİL, TÜRKİYE'NİN İMASI



Global Political Trends Centen (GPOT) Direktörü, İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Böl. Bşk. Dr. Mensur Akgün, "Piri Reis'in yola çıkması bence sorunlara yol açmaz, eğer petrol varsa çoktan yapılması gerekirdi. Bu kadar beklenilmesine gerek yoktu. Burada önemli olan Piri Reis'in yola çıkması değil, Türkiye'nin bu imada bulunması.  Kalkıp da Rumlar o münhasır ekonomik bölgede petrol aranmasına karşı çıkacak değiller. Onların ekonomik bölgelerini ihlal etmedikten sonra, tartışmalı alanlara girilmedikten sonra, zaten üç aşağı-beş yukarı zaten herkes tarafından bilinir, zaten önemli olan sınırlar içinde kalıp, kendi hakkını hukukunu korumaktır.

 

HASAN KÖNİ: GEÇ BİLE KALINDI



Piri Reis'in hareketinin karşı tarafı caydırmak için yapılan bir denge hareketi olduğunu ifade eden dış politika uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni,  "Biraz geç kalmış bir harekettir. Çünkü bu münhasır ekonomik bölgenin belirlenmesi ilk 1999 yılına gidiyor. Mısır'la yapılan anlaşma 2003 yılında, yani Mısır'ın münhasır ekonomik bölgesi Kıbrıs'ın ekonomik bölgesi 2003 yılında yapılmış. Hatta yapılan anlaşmada şöyle bir cümle de var: "Mısır, Kıbrıs'ın hidrokarbon aramalarına destek vermeyi taahhüt eder. Araştırmalarına destek vermeyi kabul eder".

 Akşam Raporu'na konuk olan Prof. Dr. Hasan Köni, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu

Peşinden Suriye ile, Lübnan'la anlaşma yapılıyor, İsrail ile yapılmış. İsrail zaten kendi ekonomik bölgesinde petrol ve gaz çıkarmaya başlamış. Ondan sonra bu 12. bölgede de hareket başlamış. Sene 2011... Türkiye'nin 2011'in Eylül ayında aklı başına gelmiş. Bir heyet gönderecek. Oradaki jeofizik haritalarında bizim tarafta petrol gözükmüyor. Doğalgaz, şöyle bir bölgede. Güney Kıbrıs'ın güneyi, oradan yukarı doğru çıkıyorsunuz Meis Adası, Meis Adası'ndan Rodos...

Bu üçgeni birleştirdiğinizde bu alanda gözüküyor. Ayrıca Mısır'la Yunanistan arasında da gene Kıbrıs'ın dışında ekonomik bölgeyi sınırlandırma sözleşmesi yapılmış, çok daha önceden. Bu sırada Türkiye'nin bu gelişmelerden haberi yok. Yeni haberi oluyor ama kimin kiminle yaptığı konusunda çok iyi haberleri var. Bunu fotoğraflarla gazeteler veriyor" dedi.

"MISIR ANLAŞMAYI İPTAL ETSİN"
Bu hareketin sonuçlarıyla ilgili olarak Prof. Dr. Köni,  "Amerika heyecanlanıp 6. filoyu gönderdi mi? Ruslar bir şeyler söyledi. Ama bir hareket var mı? Yunanistan hazır duruma geçti mi? Bir kımıldama yok. Türkiye, "yapsın, kendi kamuoyu önünde böyle bir tavır içinde bulunuyor" şeklinde ele alıyorlar. Ben de şunu söylüyorum: Madem Arap halkları bizi çok iyi karşıladı. Mısır, bizi bağrına bastı. Rum kesimiyle yaptığı anlaşmayı iptal etsin. Gerçekten sevip sevmediğini anlayalım. Birisiyle nişanlısınız, başka bir adamı sevdiğinizi söylüyorsunuz. Nişanı kaldırı atarsın" dedi.

ENERJİ UZMANLARI NE DİYOR?

GAZETE HABERTÜRK YAZARI GÜNTAY ŞİMŞEK



TÜRKİYE’YE ÇOK GÜÇLÜ BİR MÜTTEFİK LAZIM
Bu Türkiye’nin yaptığı bir gövde gösterisi. Piri Reis, o bölgede sismik tespitte bulunma kapasitesi yeterli olmayan bir gemi zaten. Fakat Türkiye, kendi dış politikası gereği bunu yapmak zorundaydı. Yoksa kendisiyle çelişkiye düşerdi. Sonuç olarak Rum Kesimi’ni Kıbrıs Devleti olarak tanımıyor Türkiye.
Şu aşamadan sonra Türkiye’ye çok iyi ve uluslar arası diplomaside çok güçlü bir müttefik lazım. Ayrıca bu müttefik ülkelerin enerji gücü bulunan ülkelerden de olması lazım.
Türkiye’nin Piri Reis hamlesi uluslararası diplomaside sıkıntı yaratabilecek bir hamle. Çünkü kısmen Rum-KKTC ortak alanında da sismik araştırma yapacağı belirtiliyor.
Sonuçta Rumları Rusya destekliyor. ABD ise zaten desteklediğini açıkça ifade etmese bile gemisini göndermiş durumda Rumların sondaj çalışmasına.
Daha önce İsrail, İngiliz BP ile bir petrol araması yapmıştı bölgede. Fakat Türkiye, özellikle Rum Kesimi’nin Kıbrıs’ta çözüm konusundaki uzlaşmazlığı tezini kullanarak uluslar arası kamuoyunda kendisine destek bularak, İngiltere benzeri ülkeleri yanına müttefik olarak çekebilir. Yani bu tip ülkelerle ortak bir arama çalışması gerçekleştirilebilir.


ENERJİ UZMANI NECDET PAMİR



LÜBNAN-İSRAİL GERİLİMİNİ KULLANALIM
Piri Reis gemisinin yola çıkışı ile ilgili olarak enerji uzmanı Necdet Pamir, "rotasını, güzergahını çok bilmiyorum. Fakat bizimkilerin çok geç bir şekilde, 10 yıl önceden hazır olan bir anlaşmaydı, kıta sahanlığı anlaşması imzalaması. Zaten KKTC ile Türkiye arasındaki alana bakarsanız orada TPAO’ya verilmiş ruhsatlar var. Bugüne kadar beklenmiş olması yanlış. Büyük olasılıkla o civarda gezinti olacak. Piri Reis, sadece iki boyutlu sismik yapabilecek. En çok da yaklaşık 1200 metre su derinliğindeki deniz tabanına yönelik sismik yapabilecek bir gemidir. Hora gemisi 'out of date' oldu. İTܒye eğitim amaçlı verildi" dedi.

DONANMANIN ELİNDE DAHA DONANIMLI "ÇEŞME" GEMİSİ VAR
"Rumların yaptıklarına bakarsanız PGS isimli gemi, Piri Reis’in 10 katı derinliğe erişebilecek kapasiteye sahip" diyen Necdet Pamir, Piri Reis'in ise sınırlı kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Pamir, şöyle devam ett:
"Savunma Sanayi Müsteşarlığı geç olsa da ihaleye çıktı. Benzer bir gemi ama biraz daha derinlere bakacak. Fakat o da henüz inşa ediyor. Bir de Deniz Kuvvetleri’nin elinde Çeşme diye bir gemi var. Bunun donanımları hem Piri Reis’ten hem de yapılmakta olan gemiden daha fazla. Gittiğimiz coğrafyada arama yapacağınız önemli potansiyeller 1500-1600 metre derinlikten başlayıp, Rum Yönetimi’nin hak iddia ettiği çeşitli yerlerde 2000 metrenin üzerinde derinliklerde var. Burada maalesef adamlar sondaj yapıyor. Siz sismik yapacağınızdan bahsediyorsunuz. Çoktan üç boyutlu sismik yapabilecek gemimizi inşa etmiş olabilirdik."

"TPAO'YU ENİ, PETROBRAS ŞEKLİNE DÖNÜŞTÜRMEK ŞART"
Necdet Pamir, şöyle devam ett:

"AB Rumların arkasında. ABD destek olmasa Rumlar bu kadar cesaret edemez.
Daha evvel bölgeye yine bir arama için 2002’de geldikleri zaman Türk donanması bir kafa gösterdi, hemen bölgeyi terk ettiler. O günden bugüne ne değişti? Rumlar hem Mısır’la hem İsrail’le Lübnan’la, münhasır ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Dolayısıyla epey mesafe kat ettiler. Sismiklerini yaptılar, sondaj aşamasına geldiler. Bu iş hiçbir şekilde sıcak çatışmaya gitmez. Zaten sıcak çatışmanın anlamı da yok. Keşke mümkün olsa da, Akdeniz’de de Ege’de de Karadeniz’de olduğu gibi anlaşılabilse. O zaman hiç değilse bu sahalar birlikte geliştirilebilir. Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan, Türkiye, birbirinden çok farklı dış politika yönelimleri olan ülkeler anlaştılar. Hiçbir sorun olmadı. Fakat Ege’de Doğu Akdeniz’de tükenmeyen sorunlar var. Burayı geliştirme yolunda enerji ve paramızı yanlış şeylere harcıyoruz. Oraya araştırma gemimi, denizaltımı yollayacağıma sondaj ve üretim platformumu yollayabilmeliyim. Yabancı gelmiyorsa ben yollayabilmeliyim. Bundan sonra yapılması gereken bu çalışmalara hız vermek.

"LÜBNAN'I HEMEN YANIMIZA ÇEKMELİYİZ"
Lübnanla çok iyi ilişkimiz varsa, Lübnan’ın İsrail ile ilişkileri şu anda çok kötü. Türkiye’yle iyi olduğunu varsayıyoruz. O etkimizi kullanalım. Rumların münhasır ekonomik bölge anlaşması Lübnan Parlamentosu'ndan geçmedi. Uluslararası anlaşma hûviyetini henüz kazanmadı.

Türkiye’nin diplomatik anlamda hemen Lübnanla bir araya gelip Rumların münhasır ekonomik bölge anlaşması yerine kendi önerdiğimiz anlaşmayı imzalatması gerekiyor. Bu bizim çıkış yolumuz. Çünkü bundan altı ay önce olsaydı aynı anlaşmayı Suriye ile yapmamız mümkündü. Fakat şu anda Suriye ile aramızdaki durum ortadayken bunu yapmamız imkansız.  Bu aramayı yapmak için TPAO’yu görevlendiriyorlar. Fakat diğer yandan Türkiye TPAO’yu özerkleştirmeye, aslında özelleştirmeye çalışıyor. Bunu son haline getirdiler. Uygun ortam bekleniyor. Peki hangi TPAO’ya "git şurada araştırma yap” diyeceksiniz. Piri Reis, 9 Eylül Üniversitesi’nde. Yapılmakta olan gemiyi MTA’ya verecekler. Kurumlar birbiri arasında itişip kakışıyor. Halbuki TPAO ihtisas sahibi bu konuda. Strateji eksikliği var. TPAO’yu özelleştirmeyi bırakın dikey entegre bir petrol şirketi haline getirmeniz gerekir. İtalyan ENİ, Brezilyalı PETROBRAS, Norveçli StatOil, Rus LukOil gibi. Fakat biz BOTAŞ’ı bile kopardık TPAO’dan. Bölgedeki ülkeler kimler sorusuna gelince: Noble, Houstan’da yerleşik, fakat İsrailli ortakları ve yöneticileri de var deniyor. Bunun arkasında British Gas de olabilir deniyor. İngiliz’in olmadığı yer olmaz zaten."

"KONTROLÜ İMKANSIZ BİR SÜRECE GİRMEK MÜMKÜN!"



Kadir Has Üniversitesi Strateji Geliştirme ve Araştırma Koordinatörü Profesör Dr. Volkan Ediger, Piri Reis'in Akdeniz'de sismik araştırma yapmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Pek birşey olacağını sanmıyorum. Bunu daha önce yaşadık biliyorsunuz. 1974 Piri Reis yerine Hora diye bir gemi vardı. Kıbrıs harekatından sonra Ege'de de buna benzer bir şey ortaya çıkmıştı biliyorsunuz. O dönemde Yunanistan'ın petrol aramalarına karşılık biz de Hora'yı göndermiştik...

Akdeniz'de sismik araştırma yapmakla pek bir şey olmaz. Uçaklar uçar ve tacizler olabilir. Savaş riski taşıyacağını pek sanmıyorum. Ama bu konuda kehânette de bulunamam.
Fakat olay ciddi. Neden ciddi? Bu 1974'teki olaydan çok farklı. O dönemde biz sadece Kıbrıs'a müdahale etmiştik. Onun haricinde başka hiç bir sorun yoktu. Şimdi olayın boyutu çok büyük. Yani "Arap Baharı" dedik ve oralara gidip temaslarda bulunduk.

Bunlar dost-düşman kazandırdı. Yani uluslararası ilişkilerde ne kadar aktif olursan o kadar da dostun ve düşmanın olur. Şimdi olayın boyutu da çok farklı. Önceki olayla tekrar kıyaslarsak arada şöyle bir fark daha var: Ege, iki ülkenin Ege'si. Bir tarafı Yunanistan bir tarafı Türkiye...

Ama Doğu Akdeniz'de, yukarıdan aşağıya doğru Suriye, Lübnan, İsrail, Mısır ve Tunus'un hakkı var. Dolayısıyla çok miktarda ülke işin içine dahil olmuş durumda. Ayrıca buna bir de uluslararası petrol şirketleri dahil. Yani olayın boyutu bu yüzden çok büyük.

Akdeniz'deki petrolü bilmiyoruz ama doğalgaz tespiti yapıldı. Özellikle Mısır'ın Nil deltasında yoğun bir şekilde doğalgaz olduğu tahmin edilyor. Keşifler yapıldı ama önemli olan bu keşiflerin miktarının ne olduğu. Bu yapılacak olan sismik çalışmalarla petrolün miktarı asla belli olmaz. Aksi iddia edilirse bu palavra olur. Bu sismik araştırmayla 'petrolün olabileceği yapılar' keşfedilebilir. Camilerin kubbesi gibi petrol ve doğalgazı hapseden yapıların olup olmadığı tespit edilebilir. Zaten Piri Resi'in de yapacağı bir tek sismik araştırmalar. Başka bir şey değil. Bir de o yapılar olabilir fakat içine petrol gelmeyebilir. İlla o yapının olması petrol olduğu anlamına gelmez. Bu bir ön çalışmadır. Daha sonra da ilave edilecektir mutlaka.

"UZUN BİR MERDİVENİN İLK BASAMAĞINA ADIM ATTIK"
Özet olarak, kısa vadede çok büyük bir beklentim yok. Fakat Ege ile kıyaslandığı zaman uzun vadede riskin çok fazla olduğu bir olaydır. Dediğim gibi burada birden çok ülke var ve biz bu ülkelerle şu aşamada gerginlik yaşıyoruz. Bu petrol olayları çok tehlikeli olaylardır. Yaşadığımız bu olay uzun bir merdivenin ilk basamağı ve çok hızlı tırmanan bir basamak. Karşılıklı restleşmeyle kontrolü imkansız bir sürece girmek mümkün tabii. Bunun için akıllıca, mantıklı bir yönetim yapmakta yarar var.

"GÜNEY KIBRIS'TAN EN AZ 1.5-2 YIL GERİDEYİZ"



"Piri Reis'e herhangi bir müdahale olacağını sanmıyorum" diyen BOTAŞ eski Genel Müdürü Mete Göknel, "Geminin nereye gideceğini tam bilmiyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bizim aramızdaki sulara mı gidecek yoksa Suriye- Kıbrıs ve bizim aramızdaki bir bölgede mi olacak? Onları bilmiyorum. Yani açılacağı yer belli değil. Hatta Güney Kıbrıs'ın Mısır ve Suriye tarafına bakan, grafikte 2, 3 ve 13. bölgeler KKTC'nin kıta sahanlığına giriyor. Bu bölgelerde bir müdahale olacağını sanmıyorum.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi, 2004'lerde başlamış, tetkiklerini yapmış, yabancı verilerden yararlanmış, 2 sene önce ihaleye girmiş, 2009'da Noble Enerji şirketi ile anlaşma yapmış ve şimdi de arama sondajına başlıyorlar. Biz ise daha sismikteyiz. Sismik ile arama arasında ne kadar hızlı hareket ederseniz edin, en az 1.5 - 2 yıl var. Buralarda bir şey bulunsa bile değerlendirilmesi en azından 1 sene alır dedi.

(http://im.haberturk.com/2011/09/23/672328_aaf5343c2ba0f85e13b75088f9de0c6b.jpg)

"BÖLGEDE MISIR VE SURİYE AKTİF"
Mete Göknel, sözlerine şöyle devam etti:
"Bölgede İsrail arama yaptı, buldu. Kendi kıta sahanlığında arama yaptı. İki yerde gaz buldu. Ayrıca bu bölgelerde yapılan çalışmalarda, Server Agency'nin raporlarında ciddi rakamlarla burada petrol ve gazın varlığından bahsediliyor. Bölgede İsrail aktif değil, Mısır'da herhangi bir hareket yok. Suriye ve Mısır aktif Akdeniz'de. Şimdi Güney Kıbrıs aktif olmaya başladı. Şimdi de biz başlayacağız bi yerden. 2002'de İskenderun Körfezi tarafında aramalar yaptık. "Bulundu" deniyordu ama bu haberler kesildi ve çalışmalar Karadeniz'e çekildi. Akdeniz'de faaliyetler kesildi. Konu kapandı malasef. Ondan evvel de oralarda petrol rezervleri umudu var diye haberler çıktı. Bakıyorsunuz göstergeler Doğu Akdeniz'de yoğun bir petrol ve gaz, bilhassa gaz olduğunu gösteriyor. Ama derin, 2 bin metre altında buralar. İnşallah büyük sıkıntılar olmadan oarada paylaşımlar yapılır."

"YUNAN TACİZİ HEP OLUYORDU AMA BU SEFER DAHA DİKKATLİ DAVRANILACAKTIR"



 Piri Reis Gemisi`nde görev yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Çifçi, kendisinin çok daha önceden programlanmış bir toplantı nedeniyle İsviçre'ye gideceğini, kendisi gidemese de ekibinin gemide olduğunu söyledi.

Geminin herhangi tehlikeli bir durumla karşılaşacağını sanmadığını dile getiren Günay Çifçi, "Daha önce de TÜBİTAK çalışmaları sırasında, sürekli olarak Yunan tacizine maruz kalıyorduk. Bu normal bilimsel çalışmalarımızda da oluyordu. Bunlar nasıl havada oluyorsa denizde de oluyor. Geçmiş yıllarda sürekli oluyordu. Fakat yine de bilimsel çalışmalarımıza devam ediyorduk. Bu tür seyler olur ama bu sefer daha dikkatli olunacak diye tahmin ediyorum. Herhangi bir şeye maruz kalınacağını düşünmüyorum" dedi.

"ÇALIŞMA ALANLARI DURUMA GÖRE BELİRLENECEK"
Çalışma alanlarının da daha belirlenmediğini söyleyen Prof. Dr. Çifçi, "oturup, duruma göre belirlenecek" dedi.

Şu an için sadece veri toplanacağının da altını çizen Prof. Dr. Çifçi, "çok kanallı sismik arama yapılacak" dedi.


(http://im.haberturk.com/2011/09/23/672328_b6a5b3c68e1c6aa6c5836aa1fba6f08c.jpg)
Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sertaç Başeren’in hazırladığı haritada, Yunanistan ve Rum Kesimi’nin Akdeniz’de hak iddia ettiği bölgelerle Türkiye’nin sıkıştırılmaya çalışıldığı görülüyor.

 http://www.haberturk.com/dunya/haber/672328-piri-reisin-rotasinda-ne-var
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 24 Eylül 2011, 08:58:42
Türkiye ile savaşamayız
Ömer BİLGE / LEFKOŞA24 Eylül 2011

Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Hristofyas, Doğu Akdeniz’de Rumların KKTC ve Türkiye’yi yok sayarak petrol sondaj çalışmalarını başlatmasıyla patlak veren kriz nedeniyle Rum ordusunun savaşa hazırlandığı iddialarını yalanladı. Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Hristofyas, “Türkiye ile savaşamayız, problemleri barışçıl yollarla çözmeye çalışıyoruz” dedi.

KIBRIS Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu açılış toplantısında yaptığı konuşmanın ardından düzenlediği basın toplantısında, Rum ordusunun alarmda olduğu ve savaşa hazırlandığı yönündeki haberleri “saçma ve anlamsız” olarak niteledi. Hristofyas, “Türkiye’nin ne kadar güçlü bir ülke olduğu ortada. Türkiye ile savaşamayız, problemleri barışçıl yollarla çözmeye çalışıyoruz” diye konuştu. Daha önce Kıbrıs Adası çevresinde çıkartacakları petrol ve doğalgazdan Kıbrıslı Türklerin ancak krizin çözümünden sonra yararlanabileceğini savunan, BM’de yaptığı konuşmada ise, geri adım atarak Kıbrıslı Türklerin haklarının çözümden önce verileceğini belirten Hristofyas, bölgedeki Türk ordusunun faaliyetleri ile ilgili olarak “Yunanistan’la birlikte hareket ediyoruz. Bölgede yeterince kriz var. Türkiye umarız istemediğimiz gerilim noktasına getirmez” dedi. Türkiye ile KKTC arasında imzalanan kıta sahanlığı anlaşmasının hükümsüz olduğunu savunan Hristofyas, BM çerçevesindeki görüşmelerde ilerleme olmamasından KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu sorumlu tuttu. Hristofyas, Eroğlu’nun uzlaşma noktalarından geri adım attığını öne sürdü.

Rum siyasiler: Anlaşma geçersiz

Kıbrıs Rum siyasetinde iç politika konularında kavgalı olan siyasi partiler, Türkiye karşısında birleşti. Rum Ana Muhalefet Lideri Nikos Anastasiades başta olmak üzere siyasi parti liderleri, KKTC ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmanın geçersiz olduğunu öne sürdü. Rum Parlamentosu da ülke egemenliğine Türkiye’nin yaptığını öne sürdüğü ihlalleri kınadı.

Krize dahil olan Rum Kilisesi Başpiskoposu Hrisostomos da Türkiye’nin deniz hukukunda hakkı olmadığını, çünkü ilgili anlaşmayı imzalamadığını söyledi. Hrisostomos, “Türkiye bağıracak, en nihayetinde de susacak” dedi.

Rum yönetiminde iktidardaki AKEL milletvekillerinin girişimleriyle toplanan Avrupa Parlamentosu (AP) Siyasi Grup Başkanları Konseyi, krizi AP’nin Salı günkü oturumunda ele alınmasına karar verdi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18814453.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 24 Eylül 2011, 13:47:13
Savaş gemimiz Akdeniz'de

(http://www.hurriyet.com.tr/_np/7172/14507172.jpg)

Mehmet OKUR/ SİLİFKE(Mersin) (DHA)24 Eylül 2011


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Yavuz Firkateyni Mersin’in Silifke İlçesi’ne bağlı Taşucu Beldesi’ndeki NATO Limanı’na demir attı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Doğu Akdeniz’deki savaş gemilerinin sayısının artırılacağı yönündeki açıklamasının ardından Yavuz Firkateyni, Boğsak Mevkii’ndeki NATO Limanı’na sabah saatlerinde demir attı. Yavuz Firkateyni’nin İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin doğalgaz araması yüzünden Akdeniz’de tansiyonun yükseldiği bir döneme gelmesi dikkat çekti. Yavuz Firkateyni’nin petrol sondajının yapılabilmesi için gerekli sismik araştırmaları yapabilmek amacıyla Urla’dan yola çıkan Piri Reis Gemisi’ne, Doğu Akdeniz’de eşlik edeceği ileri sürüldü.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI YILDIZ: PİRİ REİS YOLUNA DEVAM EDİYOR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz araştırması yapmak üzere Urla Limanı'ndan dün yola çıkan gemi ile ilgili olarak, “Piri Reis yoluna devam ediyor. 'Nereye gidiyor?' diye sorarsanız, gitmesi gereken yere gidiyor. Burada tabi ki gün be gün, an be an, saat ve saat hem Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin çalışmalarını dikkatle izliyoruz hem de bizim yapacağımız, programladığımız çalışmaları dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Bir gazetecinin “Askeri refakat söz konusu mu?” soru üzerine Yıldız, “Refakat etmesi gereken yerde refakat edecek, yalnız gitmesi gereken yerde yalnız gidecek. Bunların her birisi Dışişleri Bakanlığımız tarafından planlandı” diye konuştu.

Yıldız, “KKTC ile bir anlaşma yapıldı, bu bölgedeki rezervlerle ilgili bilgi sahibi miyiz?” sorusunu üzerine şunları ifade etti:

“Hem iki boyutu hem üç boyutlu sismik aramalar, zaten bu rezervlerin ön hazırlığı niteliğindedir. Bu konuda, sondaj yapılamadan her hangi bir ülkenin, her hangi bir firmanın açıklama yapmasının gerçeklerle bire bir örtüşmeyeceğini söyleyebilirim. Çok fazla spekülasyona açık rakamlardan bahsediliyor. Bunları zaman zaman biraz ibretle, bazen de hayretle izliyorum. Sondaj bitmeden her hangi bir sismik aramanın pratik sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması doğru değil. Biz nasıl Karadeniz'e gittiğimizde 'Petrol, doğal gaz bulamayabiliriz ama aramak için bulmak için gidiyoruz diyoruz.' Burada da bu tarz ihtiyatlı cümlelerin, kelimelerin kullanılmasının daha gerçekçi ve spekülasyondan uzak olacağını söyleyebilirim.”

“Piri Reis gemisi yeterli mi?” sorusunu ise Yıldız, “”Tabi ki tek gemi ile buraya gidilmiyor. Teknik kapasite ne yapmamızı gerektiriyorsa, o tür takviyeleri de yapıyoruz. Bu manada kimsenin endişesi olmasın” diye yanıtladı.

Bakan Yıldız, bir başka gazetecinin, “'Rumların arama yaptığı bölgedeki çalışmaları izliyoruz' dediniz oradaki rezervlerle ilgili İsrail ile bir anlaşma yapıldı, orada büyük rezervlerin olduğunu söyleyebilir miyiz?” şeklindeki sorusu üzerine şöyle dedi:

“Uluslararası hukuka aykırı yerlerde şu anda bu işlem yapılıyor. O yüzden İsrail'in yaptığı çalışmanın, rezervle alakalı, kapasiteyle alakalı bildirimlerini şu anda çok fazla dikkate almıyorum.”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18816781.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DESPERADOS - 24 Eylül 2011, 13:54:51
Adamlar kaç senedir bunu hedefliyor çalışıyor yumurta dayanınca önlem alıyoruz şimdi 3-5 seneye doğalgazı bulur 8-10 seneye kadar da gerekli cevabı verir bizde çıkarırız ..... la havle ...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 25 Eylül 2011, 16:07:20
'Sondaj çalışmaları çok yakında başlayacak'

A.A
25 Eylül 2011
'Gerekli koordinatlar tespit edildi'
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Piri Reis sismik araştırma gemisinin yol çıktığını ve adanın kuzeyinde araştırmalara başlanması için gerekli koordinatların tespit edildiğini belirterek, sondaj çalışmalarına çok yakında başlanacağını bildirdi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Özgürgün, petrol ve doğalgaz konusuyla ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Özgürgün, Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına yasal olarak başlama hakkı olmadığına işaret ederek, Kıbrıs adasının tek hakimi olduklarını düşünen Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmekten vazgeçmediği takdirde olası bir anlaşmanın olamayacağını vurguladı.

Rum yönetiminin Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görüp tek taraflı aramalar yapabiliyorsa, adanın kuzeyinde Kıbrıs Türk tarafının da aramalara başlayabileceğini ifade eden Özgürgün, şöyle devam etti:

“Rumlar 1950'lerden beri ayni politikayı sürdürüyor. Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmeye devam ediyor ve Kıbrıslı Türkleri muhatap almadıklarını söylüyorlar. Kıbrıslı Rumlar bunu çok iyi bilmelidirler ki muhatapları Türkiye Cumhuriyeti değil, biziz...”

Özgürgün, yıllardır süren çözüm arayışlarının bir sonuca varılmamasının en önemli nedeninin Rum yönetimlerinin hiçbir zaman Kıbrıslı Türkleri adada eşit olarak görmediklerinden kaynaklandığını söyledi.

SONDAJ ÇOK YAKINDA

Özgürgün, Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın basında çıkan Kıbrıs'la ilgili açıklamalarının doğru, yerinde ve gerçekleri yansıttığını, Kıbrıs Türk tarafının da tepkisinin ayni sertlikte sürmeye devam edeceğini de kaydetti.

Rum tarafının yapılan tüm uyarılara karşın petrol ve doğalgaz çalışmalarını başlattığını belirten Özgürgün, Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma çerçevesinde Kıbrıs Türk tarafının da araştırma ve sondaj çalışmalarına çok yakında başlayacağının bilinmesi gerektiğini vurguladı.

Özgürgün, Piri Reis sismik araştırma gemisinin adanın kuzeyinde araştırmalara başlanması için gerekli koordinatların tespit edildiğini, sondaj çalışmalarına çok yakında başlanacağını belirtti.

“MÜZAKERE SÜRECİNE CİDDİ ZARAR VERİLİYOR”

Rum yönetiminin tutumundan dolayı sürmekte olan müzakere sürecinin de etkileneceğine dikkati çeken Özgürgün, Rum tarafının bu noktaya gelinmesi için çaba gösterdiğini ve masadaki müzakere sürecini ertelemek, geciktirmek veya belli bir noktada koparmak niyetinde olduklarının açıkça görüldüğünü kaydetti.

Rum tarafının tehlikeli bir oyun oynadığını ifade eden Özgürgün, Rum tarafının amacının iç politikalarındaki sıkıntıları atlatmak ve Avrupa Birliği  (AB) dönem Başkanlığı'nın avantajını da kullanarak Kıbrıslı Türklerin haklarını ellerinden almak olduğunu söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18823825.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 25 Eylül 2011, 23:52:17
‘Türkiye’nin hamlesi savaş gerekçesi’
Yahudi başkana göre, Türkiye'nin sondaj çalışmaları savaş nedeniymiş!
25 Eylül 2011 Pazar, 22:38:51
‘Türkiye’nin hamlesi savaş gerekçesi’

ABD'deki Yahudi sivil örgütleri başkanı Richard Stone, "Türkiye'nin, İsrail ve Rumların Akdeniz'deki sondaj çalışmalarını engelleme girişiminde bulunmasının bir savaş hareketi sayılacağını ileri sürdü.

Stone, Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesinde yer alan açıklamasında, Türkiye'nin, Rumların petrol arama çalışmalarına olan tepkileriyle ilgili sorular üzerine, ABD'nin konuyu dikkatle izlediğini belirtti.

Türkiye'nin bu konudaki tavırlarının endişe verici olduğunu öne süren Stone, "Türk savaş gemilerinin İsrail ve Kıbrıs'ın (Rum) sondaj çalışmalarını engellemesinin, gerginliğin çok çok artması anlamına geleceği" düşüncesini öne sürerek, "Umarım bunu yapmazlar. Bu bir savaş hareketi olur. Tehdit ettiklerini biliyorum. Umarım, ABD hükümeti böyle bir şeye izin vermeyeceğini açıkça belirtir" ifadesini kullandı.

Araştırmaları yürüten şirketin bir Amerikan şirketi olduğunu, platformunda Amerikan bayrağı dalgalandığını belirterek, bu şirkete karşı bir saldırının, Amerika'ya karşı bir saldırı sayılacağını savunan Stone, "(Başbakan Recep Tayyip) Erdoğan'ın, ne yapacağını tahmin etmek zor olmakla birlikte, böyle bir eylem yapacağını düşünemiyorum" ifadesini kaydetti.

Stone, "Türkiye ile ilişkilerin bozulmasının İsrail için bir kayıp olup olmadığına" ilişkin bir soru üzerine de, Türkiye'nin, konuksever olmayan bir bölgede önemli bir müttefik olduğunu, ilişkilerin bozulmasının İsrail için bir kayıp olduğunu ancak, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını iddia etti.

İsrail'in müttefik reddetme lüksü bulunmadığını ancak, Türkiye'nin başka yol bırakmadığını iddia eden Stone, şöyle devam etti:

"Ayrılmak isteyen taraf vesile arar. Türkiye geçmişteki aynı ülke değil, geçmişte olan aynı müttefik değil. Erdoğan, Batı'dan uzaklaşarak, Doğu'ya doğru kendine göre bir yol izliyor. Ancak, ne Arap, ne de Pers (İranlı) olmadığının farkına varsa iyi olur."

Stone, İsrail ile Yunanistan arasındaki ilişkilerle ilgili bir soruyu da, "İsrail ile Yunanistan arasındaki 'stratejik ittifak' geç kalmıştır. Daha önce yapılmış olması lazımdı" diye cevapladı.

AA
http://www.haberturk.com/dunya/haber/672939-turkiyenin-hamlesi-savas-gerekcesi
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DESPERADOS - 25 Eylül 2011, 23:56:23
Hadi aç lan :D hasbinallah ...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Ayyuk - 26 Eylül 2011, 19:08:37
Yarın denize indirilecek Heybeliada'nın ilk görev yeri D.Akdeniz olacakmış. :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: kosavalı1989 - 26 Eylül 2011, 21:41:52
Yarın denize indirilecek Heybeliada'nın ilk görev yeri D.Akdeniz olacakmış. :)

donanmaya katılacak olması lazımdı ;)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Ayyuk - 26 Eylül 2011, 21:46:15
Evet, Büyükada ile karıştırmışım. Farkettim ama düzeltmeye üşendim :D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 27 Eylül 2011, 11:49:57
Piri Reis Afrodit’e teğet

Akdeniz’de burun buruna. Piri Reis gemisi, Rumların sondaj yaptığı bölgenin eşiğinde çalışmaya başladı
27 Eylül 2011 Salı, 09:12:27

Rumların Kıbrıs’ın güneyinde sondaj çalışmalarına başlaması üzerine gizli bir rotayla Akdeniz’e açılan Piri Reis sismik gemisi, tam da Rumların çalışma yürüttüğü “Afrodit” adı verilen bölgenin hemen yanına ulaştı. KKTC Başbakanı İrsen Küçük, Piri Reis gemisinin dün itibariyle “G” ruhsat sahasında jeofizik araştırma ve sismik veri toplama çalışması başlattığını açıkladı. Küçük’ün sözünü ettiği “G” bölgesinin, Rumların 12 numaralı Afrodit ruhsat bölgesi ile hemen hemen çakıştığı öne sürüldü. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Kıbrıs’ın güneyindeki suları 12 parsele ayırarak doğalgaz ve petrol arama faaliyetleri için ruhsat vermeye başlamıştı. Rumların 12. parselde sondaj çalışmasına başlamasının ardından Ankara da hızla harekete geçti. KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması’nın imzalanmasının ardından, Türk tarafının da Kıb rıs çev re sin de son daj ça lış ma la rı için bir par se las yo na git tiği öğrenildi. Bu çerçevede Kıbrıs’ın kuzeyinden güneyine doğru A harfinden G harfine kadar yapılan kodlama ile 7 ruhsat bölgesi oluşturuldu.

KKTC BAŞBAKANI AÇIKLADI
KKTC Başbakanı Küçük, Piri Reis’in ‘G’ ruhsat sahasında sismik veri toplamaya başladığını açıkladı. Bu bölge Rumların Afrodit bölgesiyle neredeyse çakışıyor.

KKTC Başbakanı İrsen Küçük dün akşam saatlerinde yazılı bir açıklama yaparak “KKTC adına TPAO tarafından R/V K. Piri Reis gemisiyle AR/KKTC/G ruhsat sahasında 26 Eylül 2011 itibarıyla jeofizik araştırma ve sismik veri toplama çalışması başlatılmıştır’’ dedi. Küçük, söz konusu “G” kodlu ruhsat sahasının konumunu açıklamadı.

Bu sahanın, Rumların “Afrodit” adını verdiği ve sondaj çalışması başlattığı 12. parselin hemen yanında olduğu ve bazı yerlerinin çakıştığı iddia edildi. Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı savaş gemileri, krize gebe sulara ulaşan Piri Reis gemisine “mesafeli” şekilde refakat ediyor. Olası bir taciz durumunda, savaş gemileri çok kısa süre içerisinde Piri Reis’in yanına ulaşabilecek.

‘50 MİL UZAKTA’

Reuters’a bilgi veren Rum Savunma Bakanlığı kaynakları, Piri Reis’in Kıbrıs’ın güneyinde ve sondaj çalışmasının yürütüldüğü noktanın 50 mil kuzeybatısında bulunduğunu belirtti. Aynı kaynak, Piri Reis’in Rum Yönetimince belirlenen 12 ruhsat sahasından ikisinin arasında seyrettiğini de vurguladı.

‘Gitmesi gereken yerde’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Ankara’da katıldığı resepsiyonda, “Piri Reis gemisinin Kıbrıs açıklarında gitmesi gereken yere gittiğini’’ söyledi. Yıldız, “Kendisine belirtilen bir lokal alan var, orada görevini yerine getirecek’’ dedi. Gemiye askeri firkateynin eşlik edip etmediğinin sorulması üzerine Yıldız, “Tabii, gerektiği kadar refakat ediyor’’ yanıtını verdi. Bakan Yıldız, Yunanistan Başbakanı’nın itidal çağrısı konusunda şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi Kıbrıs açıklarında herhangi bir hakkın bütün Kıbrıs halkına ait olduğunu söylüyoruz. Sayın Başbakanımız da bunu açık bir dille belirtmişti. Eğer bu konuda tek taraflı bir davranış olmazsa tabii ki bu yumuşama anlamına gelir.’’

GAZETE HABERTÜRK / MURAT GÜRGEN
http://www.haberturk.com/dunya/haber/673422-piri-reis-afrodite-teget
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: akrep - 29 Eylül 2011, 21:04:24
G. Kıbrıslı yetkiliden sondaj itirafı


Kıbrıs Rum yönetimi Rum Enerji Dairesi Müdürü Solon Kasinis, aralarında ABD, Rusya ve Avrupa Birliği'nin de (AB) bulunduğu büyük ülkelerin sondajın derhal başlamasını istediklerini iddia etti.
Haberi KaydetArkadaşına Gönder


Kıbrıs Rum yönetimi Rum Enerji Dairesi Müdürü Solon Kasinis, Noble şirketinin 19 Eylül'de başladığı petrol ve doğalgaz arama faaliyetleriyle ilgili olarak, aralarında ABD, Rusya ve Avrupa Birliği'nin de (AB) bulunduğu büyük ülkelerin sondajın derhal başlamasını istediklerini iddia ederek, ''Şimdi olmasa hiç olmazdı'' dedi.
 
Kasinis, Rum yönetimin sözde ''Münhasır Ekonomik Bölgesi''ndeki (MEB) hidrokarbon yataklarının Avrupa'nın enerji ihtiyacını önümüzdeki yüz yıl karşılama imkanına sahip olduğunu işaret ederek, bu yatakların 80 milyar dolara ulaşan değeri olduğunu kaydetti.
 
Alithia gazetesinin haberine göre, katıldığı bir televizyon programında, Rum tarafının Amerikan Noble şirketiyle yaptığı anlaşmanın bir kısmını da açıklayan Kasiniz, ''ABD, Rusya, AB ve aynı zamanda İsrail'in, Kıbrıs Rum kesimini 'münhasır ekonomik bölgesindeki' hidrokarbon tespit çalışmalarına başlamayı geciktirmemeye çağırdıklarını'' söyledi.
 
Sözde 12. parselin yakınında bulunan İsrail'in Leviathan adı verilen parselinin 450 milyar metreküp doğal gaz içerdiğini ifade eden Kasinis, yaklaşık 2,5 aya Rumların sözde ''MEB''inde bulunan 12. parseldeki doğal gaz yataklarının büyüklüğüyle ilgili bir görüntüye sahip olacaklarını kaydetti.
 
Sondaj çalışmalarının başlayıp başlamaması gerektiğiyle ilgili bir soruya karşılık, ''Eğer sondaj şu an gerçekleşmeseydi, hiçbir zaman olmayacaktı'' diyen Kasinis, aralarında ABD, Rusya ve AB'nin de bulunduğu büyük ülkelerin sondajın derhal başlamasını istediklerini ifade etti.
 
İsrail'in de sondajın başlamasında daha fazla gecikmeler yaşanmasını istemediğini belirten Kasinis, süreçte yaşanacak gecikmelerin Rum tarafına maliyetinin büyük olacağını, çünkü imzaladığı anlaşma gereği Noble'a tazminat ödenmesi gerekeceğini söyledi.
 
NOBLE İLE YAPILAN ANLAŞMA
 
Rum hükümetinin Noble ile yaptığı anlaşmanın Rum tarafı için yararlı bir anlaşma olduğunu ifade eden Kasinis, ''Üç yıllık bir süreden sonra 12. parselin yüzde 25'ini Rum tarafına iade etmesi gerekeceğinden dolayı anlaşmada Noble şirketinin gecikmesine izin vermeyen bir madde bulunduğunu'' belirtti.
 
''Araştırma yapılmasıyla ilgili ilk yetkilendirme dönemi bittiği zaman, dörtte 1'lik kısmın Rum tarafına iade edilmesi gerektiğini öngören koşul bulunduğundan dolayı 12. parselin 1/4 oranında küçüleceğini'' dile getiren Kasinis, ''O halde (şirketin) elinde tutacağı parsellerle ilgili olarak acele etmesi gerekeceğini'' ifade etti.
 
Araştırmalara başlanmaması durumunda, bu süreden iki yıl sonra ise geriye kalanın yüzde 25'ini geri alacaklarını dile getiren Kasinis, şunları söyledi:
 
''Bu madde şirketlere araştırmaları ve sondaj çalışmalarını hızlandırmaları için baskı unsuru teşkil eden ve 'relinquishment' (vazgeçme-feragat) olarak adlandırılan bir maddedir. Bunun için, şirketleri değerlendirirken bunu araştırma programları temelinde yapıyoruz.
 
Yani şirket bize sondajı yapmak için sondaj makinesi hazırdır dediğinde 'bu süreci geciktirin, çünkü sondajı 2013 yılına kadar yapabilirsiniz' dememiz mümkün değildir.''
 
''İLGİ GÖSTEREN ÇOK''
 
Noble şirketi dışında başka büyük şirketlerin de MEB'deki diğer önemli parsellerle ilgilendiklerini dile getiren Kasinis, bu şirketlerin başında Rusya ve Fransa'nın geldiğini belirtti.
 
Bu şirketlerle yakın gelecekte işbirliğinde olunması için bazı koşullar bulunduğunu dile getiren Kasinis, tüm parsellerin büyük şirketlere verilmesi gerektiğini söyledi.
 
Kasinis, sadece 12. parselin devredilmesinin sebebinin, diğer parsellerle ilgilenen şirketlerin işi üstlenmek için gerekenleri yerine getirmemeleri olduğunu kaydetti.
 
Doğu Akdeniz bölgesinde sismik araştırmalar yapan Piri Reis gemisiyle ilgili olarak ise Kasinis, ''yararlı sonuçlar çıkarabilmesi için geminin uygun araç gereçlere ve teknolojiye sahip olmadığını'' iddia etti.
 
''MEB''deki hidrokarbon yataklarının Avrupa'nın enerji ihtiyacını önümüzdeki yüz yıl karşılama kapasitesine sahip olduğunu da söyleyen Kasinis, bu yatakların değerinin 80 milyar dolara ulaştığını dile getirdi.
 
İSRAİL UÇAKLARI
 
Bu arada Rum gazeteleri, İsrail savaş uçaklarının dün ''Lefkoşa FIR hattının'' kuzey sınırlarında, Türkiye kıyılarına kadar uçtukları iddia edildi.
 
Haberlerde ayrıca, İsrail'e ait bir savaş helikopterinin uzun bir süre alçak irtifada, sözde 12. parselde sondaj yapan ''Noble Homer Ferrington'' platformunun üzerinde, aynı zamanda bölgede araştırmalar yapan Piri Reis gemisinin yakınlarında uçtuğu öne sürüldü.
 
Haberlerde, Piri Reis'in dün deniz altındaki ''Eratosthenes'' bölgesindeki taramalarına devam ettiği de belirtildi.
 
İsrail'e ait iki savaş uçağının dün ''Lefkoşa FIR hattında'' uçuş izni aldıktan sonra, Tel Aviv'den Apostolos Andreas'a alçak irtifada uçtukları ve oradan da Mersin körfezi açıklarına kadar gittikleri kaydedilen haberde, İsrail uçaklarının, bazı durumlarda Türkiye kıyılarına 15 mil mesafesinde yaklaştıkları, daha sonra, bazen alçak irtifada uçarak Tel Aviv'e döndüklerini ifade edildi.
 
Haberlerde, Türk savaş uçağının dün Larnaka açıklarında, kıyılara 50 kilometre mesafede uçtuğuna da işaret edildi.
 
Fileleftheros gazetesi, Piri Reis'in ''12. parsel''deki sondaj platformuna 20 deniz milinden az bir mesafede yaklaştığı esnada, bir İsrail savaş helikopterinin ortaya çıktığını ve helikopterin uzun bir süre bölgede uçarak platform bölgesini ve Piri Reis'i izlediğini yazdı.
 
Gazete, İsrail Deniz Kuvvetlerinin bölgedeki varlığını dünden itibaren çeşitli sebeplerden dolayı artırdığını kaydetti.
 
Alithia gazetesi, Rum hükümetinden kaynaklara dayanarak, Piri Reis araştırma gemisinin hiçbir araştırma yapmadan sadece Rum tarafının sözde MEB'indeki 7, 8 ve 12. parsellere girip çıktığını iddia etti.

AA

http://www.haberpan.com/haber/g-kibrisli-yetkiliden-sondaj-itirafi/
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 29 Eylül 2011, 21:05:48
Kaynağı ekleyiniz!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: akrep - 29 Eylül 2011, 21:06:40
ekledim :)

görmemisim eklemedigimi

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 29 Eylül 2011, 21:08:25
Link olarak lütfen. :D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: akrep - 29 Eylül 2011, 21:17:46
kusuruma bakma uzun zaman böyle seylernen ilgilenmeyince hemen kartal gözlere yakalaniyoruz iste :)


http://www.haberpan.com/haber/g-kibrisli-yetkiliden-sondaj-itirafi/
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Eylül 2011, 09:26:11
İsrail uçakları Mersin'de alçak uçuş yaptı
"İsrail uçakları KKTC ve Mersin'de"
30.09.2011 - 08:38   


Rumların sondaj çalışmaları sonrası Akdeniz'de tansiyon yüksek. Son iddia, Türkiye- İsrail ilişkilerindeki gerilimi daha da artıracak nitelikte. Rum gazeteleri, İsrail savaş uçaklarının KKTC ve Mersin açıklarında alçak uçuş yaptığını ileri sürdü.

RUM HAVA KONTROLÜNDEN UÇUŞ İZNİ
Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, İsrail hava kuvvetlerine ait 2 savaş uçağı Tel Aviv'den havalandıktan sonra Rum hava kontrolünden uçuş izni istedi.

TÜRKİYE KIYILARINDA GÖVDE GÖSTERİSİ
Ardından KKTC'nin Karpaz yarımadası açıklarından Türkiye kıyılarını ulaştı ve Antalya açıklarına kadar uçarak geri döndü, gövde gösterisi yaptı.

Gazete, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sondaj krizine karşı askeri yığınak yapmasına İsrail'in aynı şekilde karşılık verdiğini yazdı.

PİRİ REİS DE YAKIN TAKİPTE
Türk Piri Reis sismik araştırma gemisi de İsrail helikopterinin yakın takibine alındı.

http://www.ensonhaber.com/israil-ucaklari-mersinde-alcak-ucus-yapti-2011-09-30.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Eylül 2011, 09:28:49
Rum yetkili açıkladı: İşte Akdeniz'deki petrol rezervi

Rum yetkili: Akdeniz'deki petrol rezervi Avrupa'ya yüz yıl yeter

29.09.2011 - 15:45   


Rum Enerji Dairesi Müdürü Solon Kasinis, Rum tarafının Amerikan Noble şirketiyle yaptığı anlaşmayı kamuoyuna kısmen açıkladı. Kasinis, Münhasır Ekonomik Bölge'deki hidrokarbon yataklarının Avrupa'nın enerji ihtiyacını önümüzdeki yüz yıl karşılama imkânına sahip olduğunu iddia etti.

Rum gazetelerinden Alithia, "Kasinis Noble İle Yapılan Anlaşmanın Bir Kısmını Açıkladı" başlığıyla verdiği haberde, Kasinis'in konuk olduğu bir televizyon programında "ABD, Rusya, AB aynı zamanda İsrail'in, Kıbrıs'ı münhasır ekonomik bölgesindeki hidrokarbon tespit çalışmalarına başlamayı geciktirmemeye çağırdıklarını" söyledi.

NE KADAR KAYNAK VAR
Açıklamasında, 12. parselin yakınında bulunan İsrail'in Leviathan parselinin 450 milyar metre küp doğal gaz içerdiğini ifade eden Kasinis, yaklaşık 2.5 aya Münhasır Ekonomik Bölge'de (MEB) bulunan 12. parseldeki doğal gaz yataklarının büyüklüğüyle ilgili bir görüntüye sahip olacaklarını ekledi.

Sondaj çalışmalarının başlayıp başlamaması gerektiğiyle ilgili bir soruya karşılık "eğer sondaj şu an gerçekleşmeseydi, hiçbir zaman olmayacaktı" yanıtını veren Kasinis, aralarında ABD, Rusya ve AB'ın da bulunduğu büyük ülkelerin sondajın derhal başlamasını istediklerini ifade etti. Kasinis, İsrail'in de sondajın başlamasında daha fazla gecikmeler yaşanmasını istemediğini aktardı. Bu süreçte yaşanacak gecikmelerin Rum tarafına maliyetinin büyük olacağını kaydeden Kasinis, çünkü imzaladığı anlaşma gereği Noble'a tazminat ödenmesi gerekeceğini belirtti.

ANLAŞMADA GİZLİ MADDE
Gazete, Rum hükümetinin bugüne kadar Noble ile yaptığı anlaşmayı gizli tutmasına rağmen, Enerji Dairesi Kasinis'in ana maddelerini açıklamaktan kaçınsa da bunun Rum tarafı için yararlı bir anlaşma olduğunu söylediğini yazdı. Habere göre Kasinis açıklamasında, "üç yıllık bir süreden sonra 12. parselin yüzde 25'ini Kıbrıs Cumhuriyetine iade etmesi gerekeceğinden dolayı anlaşmada Noble şirketinin gecikmesine izin vermeyen bir madde bulunduğunu" ifade etti.

"Araştırma yapılmasıyla ilgili ilk yetkilendirme dönemi bittiği zaman, 1/4'lük kısmın Kıbrıs Cumhuriyetine iade edilmesi gerektiğini öngören koşul bulunduğundan dolayı 12. parselin 1/4 oranında küçüleceğini" dile getiren Kasinis, "O halde (şirketin) elinde tutacağı parsellerle ilgili olarak acele etmesi gerekecek." dedi. Araştırmalara başlanmaması durumunda, bu süreden iki yıl sonra ise geriye kalanın yüzde 25'ini geri alacaklarını dile getiren Kasinis, kısaca şunları söyledi:

"Bu madde şirketlere araştırmaları ve sondaj çalışmalarını hızlandırmaları için baskı unsuru teşkil eden ve 'relinquishment (vazgeçme-feragat)' olarak adlandırılan bir maddedir. Bunun için, şirketleri değerlendirirken bunu araştırma programları temelinde yapıyoruz. Yani şirket bize sondajı yapmak için sondaj makinesi hazırdır dediğinde 'bu süreci geciktirin, çünkü sondajı 2013 yılına kadar yapabilirsiniz' dememiz mümkün değildir."

"İLGİ GÖSTEREN ÇOK"
Aynı programda yaptığı açıklamada, Noble şirketi dışında başka büyük şirketlerin de MEB'deki diğer önemli parsellerle ilgilendiklerini dile getiren Kasinis, bu şirketlerin başında Rusya ve Fransa'nın geldiğini belirtti.

Bu şirketlerle yakın gelecekte işbirliğinde bulunulması için bazı koşullar bulunduğunu dile getiren Kasinis, tüm parsellerin büyük şirketlere verilmesi gerektiğini söyledi.

Kasinis, sadece 12. parselin devredilmesini sebebinin, diğer parsellerle ilgilenen şirketlerin işi üstlenmek için gerekli yerine getirmemeleri olduğunu ekledi. Doğu Akdeniz bölgesinde araştırmalar yapan Piri Reis gemisiyle ilgili olarak ise Kasinis, "yararlı sonuçlar çıkarabilmesi için geminin uygun araç gereçlere ve teknolojiye sahip olmadığını" iddia etti. MEB'deki hidrokarbon yataklarının Avrupa'nın enerji ihtiyacını önümüzdeki yüz yıl karşılama imkânına sahip olduğunu da dile getiren Kasinis, bu yatakların 80 milyar dolara ulaşan değeri olduklarını sözlerine ekledi.

http://www.ensonhaber.com/rum-yetkili-acikladi-iste-akdenizdeki-petrol-rezervi-2011-09-29.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Eylül 2011, 09:36:33
ABD'nin açıklaması Rumları kızdırdı

ABD yönetimi tarafından yapılan açıklama Rum tarafında "Washington tavır değiştirdi" endişelerine neden oldu.
30.09.2011 - 06:11   


ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, dün Kıbrıs açıklarında Rumların sondaj faaliyetleriyle ilgili yaşanan gerginlikle ilgili KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun önerisini kastederek, "Adanın kaynaklarının iki toplum arasında paylaşıldığını görmek istiyoruz.

Gelirlerin paylaşımı için BM'nin arabuluculuğunu öngören teklife ilgi gösteriyoruz" açıklaması Rum tarafında fırtınalar kopardı. ABD'nin Akdeniz'deki gerginlik konusunda tavır değiştirdiği endişenise kapılan Rum Yönetemi'nin Washington temsilcisi Pavlos Anastasiadis, ABD dışişleri bakanlığından yapılan beyanatla ilgili açıklama istedi.

ABD yönetimi ise cevaben "Tutumumuz aynı" açıklamasında bulundu. Rum basını, Eroğlu'nun arabuluculuk teklifine göndermede bulunan açıklama için "Provokatif" nitelemesinde bulundu.

http://www.ensonhaber.com/abdnin-aciklamasi-rumlari-kizdirdi-2011-09-30.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: akrep - 30 Eylül 2011, 14:00:40
adamlar bunumuzun dibine kadari yaklasiyorlar...radarlara hicmi görünmüyor israil jetleri... egede yunanlarnan durmadan it dalisi yapilirken israil ucaklari hicmi görünmüyor...?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: enes38 - 30 Eylül 2011, 13:37:43
adamlar bunumuzun dibine kadari yaklasiyorlar...radarlara hicmi görünmüyor israil jetleri... egede yunanlarnan durmadan it dalisi yapilirken israil ucaklari hicmi görünmüyor...?
denize  yakın  uçtuklarında  normal  radarlar  görmez  ama su  üstü  arama radarları  görür  , yani  uçaklar  elbetteki  görünüyor  ,  tsk nın  en  çok  bu  yönünü  seviyorum  ,   her  olanı biteni  uluorta  heryerde  paylaşmaz ,  bu tür  haberler kışkırtıcıdır  ve  tsk  burada  yapılacak  en  güzel  şeyi  yapıyor  ,  hem  halkının kışkırtılmasına  karşı  önlem  alıyor  hemde  3  paralık  şerefsizlerin  gazına  gelip  çatışma  çıkarmıyor , olması  gerekende  budur.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Eylül 2011, 13:50:56
adamlar bunumuzun dibine kadari yaklasiyorlar...radarlara hicmi görünmüyor israil jetleri... egede yunanlarnan durmadan it dalisi yapilirken israil ucaklari hicmi görünmüyor...?

Uluslararası hava sahasını kullandıktan sonra kim kime ne diyebilir ki?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DESPERADOS - 30 Eylül 2011, 23:27:43
Böyle birşey olabilirmi yapmayın ya ....


 http://www.gazeteci.tv/tsk-israil-ucaklari-haberini-yalanladi-129250h.htm
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 03 Ekim 2011, 08:22:26
Dönüyor
Uğur ERGAN / ANKARA3 Ekim 2011

Kıbrıs Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz sondaj çalışmalarına misilleme olarak Kıbrıs açıklarına gönderilen ve Rumların “Afrodit” olarak adlandırdığı münhasır ekonomik bölgeye kadar inen Piri Reis, 1000 kilometre uzunluğundaki alan taramasını bugün tamamlıyor.

Yetkililer, Piri Reis’in daha sonra rotasını çıkış yeri olan İzmir Urla’ya çevireceğini söylediler. Piri Reis’in en geç yarın İzmir’e ulaşması bekleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Hürriyet’e, “Gemi hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadan çalışmalarını başarılı şekilde yürütüyor. Gemiye yönelik herhangi bir askeri tehdit de olmamıştır” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18886560.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 03 Kasım 2011, 16:09:28
İsrail'den Türkiye'ye "hodri meydan"
A.
3 Kasım 2011
İsrail'den Türkiye'ye "hodri meydan"
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Kıbrıs açıklarında tek taraflı olarak ilan edilen “münhasır ekonomik bölge”deki doğal gaz yataklarında tasarruf hakkının Rum tarafı ve İsrail'de olduğunu savunarak, Rum radyosunun ifadesiyle “hodri meydan” dedi.

Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Peres, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'la görüştü. Görüşmenin ardından, İsrail ile Rum kesimi arasında, araştırma, kalkınma, yenilenebilir enerji kaynakları, arkeoloji ve telekomünikasyon konularında dört anlaşma imzalandı.

Rum radyosunun haberine göre, Peres, görüşme ve anlaşmanın ardından yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail'in doğalgaz konusunu uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde ele alacaklarını belirterek, İsrail ve Rum tarafının doğal gazı kimsenin elinden almadığını, başkalarının da bu doğalgazı kendi ellerine almasını kabul etmediklerini ifade etti. 

PERES'TEN "HODRİ MEYDAN"

Doğalgazı, ortak yarar sağlama yönünde kullanacaklarını kaydeden Peres, iki ülkenin “münhasır ekonomik bölgesi”ndeki doğal gaz yataklarında tasarruf hakkının Rum tarafı ve İsrail'de olduğunu savunarak, Rum radyosunun ifadesiyle “hodri meydan” dedi.

Müşterek ekonomik çıkarın, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesine katkıda bulunabileceğini belirterek, İsrail ve Rum tarafının doğalgaz yataklarını uluslararası hukuka saygı temelinde faydalı ve barışçı şekilde kullanmaları gerektiğini söyleyen Peres, bulunacak doğalgaz yataklarının tüm bölge halklarının yararına olacak bir sıçrama tahtası olması gerektiğini kaydetti.

Peres, doğalgazın siyasi çıkarlar uğruna baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

"İLİŞKİLERİMİZDEKİ İLERLEME FEVKALADE BÜYÜK"

Rum tarafı ile İsrail ilişkilerindeki ilerlemenin “fevkalade büyük” olduğunu dile getiren Peres, iki taraf arasındaki ilişkilerin askeri güç temelinde değil barışçı zeminde olduğunu belirtti.

Rum tarafının petrol ve doğalgaz girişimlerine yönelik Türkiye'nin tavrıyla ilgili bir soru üzerine Peres, “devletlerarası ilişkilerin uluslararası hukuk temelinde yer aldığını ve her devletin uluslararası hukuka saygılı olması gerektiğini” ifade etti. Peres, “İsrail ne kimseyi tehdit edecek, ne de kimseden tehdit kabul edecek” dedi.

HRİSTOFYAS: HİDROKARBON REZERVLERİ YENİ İŞBİRLİĞİ ALANLARI AÇTI

Rum radyosunun haberine göre, Hristofyas, Peres ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, hidrokarbon rezervlerinin iki ülke arasında yeni işbirliği alanları açtığını ifade ederek, “Rezervlerin Kıbrıs ve İsrail halklarının refahı, ayrıca bölgede barışın yerleşmesi için mümkün olan en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini” kaydetti.

Rum yönetiminin, sözde “12. parsel”de sondaja başlamasına ilişkin kararının uluslararası hukuka dayandığını savunan Hristofyas, “Türkiye'nin tepkisinin kabul edilebilir olmadığını ve uluslararası hukukun dışında olduğunu” iddia etti.

“AB'nin bölgedeki tüm devletlerle ilişkileriyle ilgili” iki ülke arasında ortak komite kurulması yönünde Peres tarafından yapılan öneriyi kabul ettiklerini bildiren Hristofyas, “bu konudaki çalışmaların AB Dönem Başkanlığını devralmadan tamamlanmasını” diledi.

Kıbrıs müzakere süreci hakkında Peres'i bilgilendirdiğini de belirten Hristofyas, Ortadoğu'yla ilgili konularda da görüş alışverişinde bulunduklarını sözlerine ekledi.

RUM TARAFINI ZİYARET EDEN İLK İSRAİL CUMHURBAŞKANI

İsrail Cumhurbaşkanı Peres, temasları kapsamında, Rum Başpiskopos 2. Hrisostomos ve Rum meclis başkanı Yannakis Omiro ve ana muhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Başkanı Nikos Anastasiades ile de görüşecek.

Peres'e ziyaretinde, İsrail resmi heyetinin yanı sıra İsrail doğalgaz şirketi olan ve Rum tarafı adına sondaj çalışması yapan Noble şirketi ile anlaşması olan Delek şirketinin üst düzey yöneticileri de eşlik ediyor.

İlk kez, bir İsrail Cumhurbaşkanı Rum tarafını ziyaret ediyor. Rum yönetimi, Peres'in ziyaretine büyük önem veriyor.

Peres'in ziyaretinin, Kıbrıs konusunda New York'da yapılan üçlü görüşmeyi Rum tarafında gölgede bırakması bekleniyor.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/19160158.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: armata - 04 Kasım 2011, 15:35:48
İsrail'den Türkiye'ye "hodri meydan"
A.
3 Kasım 2011
İsrail'den Türkiye'ye "hodri meydan"
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Kıbrıs açıklarında tek taraflı olarak ilan edilen “münhasır ekonomik bölge”deki doğal gaz yataklarında tasarruf hakkının Rum tarafı ve İsrail'de olduğunu savunarak, Rum radyosunun ifadesiyle “hodri meydan” dedi.

Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Peres, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'la görüştü. Görüşmenin ardından, İsrail ile Rum kesimi arasında, araştırma, kalkınma, yenilenebilir enerji kaynakları, arkeoloji ve telekomünikasyon konularında dört anlaşma imzalandı.

Rum radyosunun haberine göre, Peres, görüşme ve anlaşmanın ardından yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail'in doğalgaz konusunu uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde ele alacaklarını belirterek, İsrail ve Rum tarafının doğal gazı kimsenin elinden almadığını, başkalarının da bu doğalgazı kendi ellerine almasını kabul etmediklerini ifade etti. 

PERES'TEN "HODRİ MEYDAN"

Doğalgazı, ortak yarar sağlama yönünde kullanacaklarını kaydeden Peres, iki ülkenin “münhasır ekonomik bölgesi”ndeki doğal gaz yataklarında tasarruf hakkının Rum tarafı ve İsrail'de olduğunu savunarak, Rum radyosunun ifadesiyle “hodri meydan” dedi.

Müşterek ekonomik çıkarın, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesine katkıda bulunabileceğini belirterek, İsrail ve Rum tarafının doğalgaz yataklarını uluslararası hukuka saygı temelinde faydalı ve barışçı şekilde kullanmaları gerektiğini söyleyen Peres, bulunacak doğalgaz yataklarının tüm bölge halklarının yararına olacak bir sıçrama tahtası olması gerektiğini kaydetti.

Peres, doğalgazın siyasi çıkarlar uğruna baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

"İLİŞKİLERİMİZDEKİ İLERLEME FEVKALADE BÜYÜK"

Rum tarafı ile İsrail ilişkilerindeki ilerlemenin “fevkalade büyük” olduğunu dile getiren Peres, iki taraf arasındaki ilişkilerin askeri güç temelinde değil barışçı zeminde olduğunu belirtti.

Rum tarafının petrol ve doğalgaz girişimlerine yönelik Türkiye'nin tavrıyla ilgili bir soru üzerine Peres, “devletlerarası ilişkilerin uluslararası hukuk temelinde yer aldığını ve her devletin uluslararası hukuka saygılı olması gerektiğini” ifade etti. Peres, “İsrail ne kimseyi tehdit edecek, ne de kimseden tehdit kabul edecek” dedi.

HRİSTOFYAS: HİDROKARBON REZERVLERİ YENİ İŞBİRLİĞİ ALANLARI AÇTI

Rum radyosunun haberine göre, Hristofyas, Peres ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, hidrokarbon rezervlerinin iki ülke arasında yeni işbirliği alanları açtığını ifade ederek, “Rezervlerin Kıbrıs ve İsrail halklarının refahı, ayrıca bölgede barışın yerleşmesi için mümkün olan en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini” kaydetti.

Rum yönetiminin, sözde “12. parsel”de sondaja başlamasına ilişkin kararının uluslararası hukuka dayandığını savunan Hristofyas, “Türkiye'nin tepkisinin kabul edilebilir olmadığını ve uluslararası hukukun dışında olduğunu” iddia etti.

“AB'nin bölgedeki tüm devletlerle ilişkileriyle ilgili” iki ülke arasında ortak komite kurulması yönünde Peres tarafından yapılan öneriyi kabul ettiklerini bildiren Hristofyas, “bu konudaki çalışmaların AB Dönem Başkanlığını devralmadan tamamlanmasını” diledi.

Kıbrıs müzakere süreci hakkında Peres'i bilgilendirdiğini de belirten Hristofyas, Ortadoğu'yla ilgili konularda da görüş alışverişinde bulunduklarını sözlerine ekledi.

RUM TARAFINI ZİYARET EDEN İLK İSRAİL CUMHURBAŞKANI

İsrail Cumhurbaşkanı Peres, temasları kapsamında, Rum Başpiskopos 2. Hrisostomos ve Rum meclis başkanı Yannakis Omiro ve ana muhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Başkanı Nikos Anastasiades ile de görüşecek.

Peres'e ziyaretinde, İsrail resmi heyetinin yanı sıra İsrail doğalgaz şirketi olan ve Rum tarafı adına sondaj çalışması yapan Noble şirketi ile anlaşması olan Delek şirketinin üst düzey yöneticileri de eşlik ediyor.

İlk kez, bir İsrail Cumhurbaşkanı Rum tarafını ziyaret ediyor. Rum yönetimi, Peres'in ziyaretine büyük önem veriyor.

Peres'in ziyaretinin, Kıbrıs konusunda New York'da yapılan üçlü görüşmeyi Rum tarafında gölgede bırakması bekleniyor.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/planet/19160158.asp[/url]


Aha meydan aha peşrev...

Elinden geleni ardına koymasın...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 09 Kasım 2011, 11:33:53
300 milyar metreküpçük doğalgaz buldular
A.A.
9 Kasım 2011
300 milyar metreküpçük doğalgaz buldular
Kıbrıs Rum kesiminin sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) içerisinde yer alan ve “Afrodit” ismi verilen 12. Parsel'de arama sondajlarını yürüten Noble Energy Şirketi uzmanlarının, bu yatağın (doğalgaz) içeriğini, ön hazırlık göstergelerine göre 300 milyar metreküp olarak hesapladığı belirtildi.

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Noble Energy uzmanlarının, yatağın kabuğundan çok kısa bir mesafede, sondaj kuyusunda yapılan ölçümler temelinde sondan bir önceki tahminleri, doğalgazın 10 trilyon ayak küp olduğu şeklinde.

Yeni ölçümlerin, ileriki günlerde devam edeceğini yazan gazete, sondaj tamamlanınca, gelecek hafta ek ölçümlerin yapılacağını belirtti.
Gazete, “12. Parsel”de arama sondajlarını yürüten Noble Şirketi'ne ait “Homeros” platformunun çalışmalarını 16 Kasım tarihinde tamamlayacağını, 18 Kasım'da platformun 12.Parsel'e demirledikten iki ay sonra da İsrail'e doğru taşınmaya başlanacağını yazdı.

UZMANLAR KONSEYİ KURUYOR

Bu arada, Kıbrıs Rum yönetimi, sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”ndeki parsellerdeki hidrokarbonun ticareti, işlenmesi, çıkarılması ve araştırılması konusunda strateji şekillendirmesi için “Uzmanlar Konseyi veya Komitesi” kuruyor. Bu yöndeki öneri önümüzdeki günlerde Rum Bakanlar Kurulu'na sunulacak.

Uzmanlar Konseyi veya Komitesinin, beş akil adamdan oluşacağı, bunun; danışmanlık rolüne sahip olacağı ve muhtemel sıvılaştırılmış doğalgaz terminali inşası, doğalgazın karaya borularla taşınması, çalışmaların finansmanı için kurumsal yapının oluşturulmasını kapsayan geniş yelpazedeki konulara ilişkin öneriler, incelemeler ve bilimsel bilgiler sunacağı belirtildi./_np/1316/14471316.jpg

Rum Politis gazetesine göre, söz konusu gruba bir İngiliz de dahil olacak. Bu kişinin, hidrokarbondan yararlanma ve bunun ticaretine ilişkin alt yapıların planlanmasında tecrübe sahibi olduğu, ayrıca dünyanın ileri gelen danışmanlık kuruluşu “M.W.Kellogs Limited” de görev yaptığı aktarıldı.

"İKİNCİ TUR İZİNLER YAKINDA"

Öte yandan Rum yönetimi İçişleri Bakanı Neoklis Silikiotis, hükümetinin, ileriki haftalar içerisinde, sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” içerisindeki diğer parsellere yönelik ikinci tur izinleri açıklayacağını söyledi.

Silikiotis dün, Rum Bilim Adamları ve Teknisyenler Odası yetkililerini kabul ederek, enerji ve doğalgaz konusunda bilgilendirdi.

Silikiotis, ikinci tur izinlere yönelik olarak ayrıca belgelerin ve önerilerin hazırlanması için ön çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Rum hükümetine, doğalgaz konularında danışmanlık yapacak olan uzmanlar grubunun da yakında açıklanacağını belirten Silikiotis, uzmanlardan söz ederken, bu konularda bilimsel bilgi ve tecrübeye sahip kişilerden bahsettiğini belirtti.

Kıbrıs Rum yönetimi tek yanlı ilan ettiği sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi” içerisindeki denizi 12 ayrı parsele ayırmıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/19192114.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: mariachi - 09 Kasım 2011, 12:12:51
Arkadaşlar buraya hep rumlarla ilgili haberleri koyuyorsunuz, bu nedenle insanların Türkiye'nin çalışmalarından haberi olmadığı gibi ne yazıkki moralsizlik aşılanmış oluyor. Aşağıda Türkiye'nin son 1 ay içinde gerçekleştirdiği çalışmalardan haberler var;  

- İskenderun ile karpaz arasındaki bölgede sondaja başlanıyor
- Antalya açıkları ile Kıbrısın batısı arasındaki bölgede sondaj için arama çalışmalarına başlandı
- Adıyamanda petrol sondajına başlandı
- Kıbrısın güneyinde aramalar tamamlandı, sıra sondajda

Türkiye İskenderun Açıklarında Petrol Sondajına Başlıyor

Akdeniz'de Doğalgaz ve Petrol çalışmalarına hız veren Türkiye Kıbrıs'ın Güney açıkları ve Antalya ile Kıbrıs'ın Batısı civarındaki bölgelerdeki Arama, tarama çalışmalarını sürdürürken, İskenderun açıklarında daha önce tamamlanan arama çalışmalarının ardından Petrol Sondajına yakında başlıyor.

Akdeniz'de petrol seferine çıkan TPAO, 2012'de ilk sondajı yapmaya hazırlanıyor. TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, 25 milyon varil rezerve sahip kuyudan, 2.5 milyar dolarlık petrol çıkarılacağını söyledi

Karadeniz'de dünya petrol devleri ile sondaja başlayan Türkiye rotayı Akdeniz'e kırdı. Milli petrol şirketi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, Akdeniz sondaj krizi yaşanırken sessizliğini bozdu. Akdeniz'de uzun yıllardır petrol arama çalışmaları yapıldığını aktaran Uysal, Türkiye'yi umutlandıracak gelişmeleri anlattı. 1985'te ABD'li Esso firmasının İskenderun açıklarında 100 metre derinlikte Gülcihan-1 kuyusu açtığını anlatan Uysal, "O yıllarda, şu anki adı Exxon olan Esso şirketi petrol keşfi yaptı. Ancak yapılan çalışmada rezerv 10 milyon varildi ve petrol varil fiyatı o tarihlerde 10 dolardı. Rakam düşük olduğu için kuyu ekonomik bulunmadı ve çimento ile kapatıldı" dedi.

DEV anlaşma yakında
Şirketin o zamanki yaklaşımının doğru olduğunu aktaran Uysal, "Bizim şimdi yaptığımız hesaplamalara göre sadece o alanda 25 milyon varil petrol rezervi var. Değeri neredeyse 2.5 milyar dolar. Önümüzdeki yıl 5 bin metreye inerek bu kuyuyu kazıp Akdeniz'in ilk sondajını yapacağız. Akdeniz'de ilk petrolü buradan üretmeyi hedefliyoruz" dedi. Akdeniz'de Antalya, Mersin ve İskenderun körfezlerinde çalışmalar yaptıkları ve ilk sismik çalışmaları bitirdikleri Antalya Körfezi'nden çok umutlu olduklarının altını çizen Uysal, "Burada büyük ve uluslar arası bir şirketle ortak sondaj için el sıkışmak üzereyiz. Anlaşma kapsamında sismik çalışmalar dahil tüm masrafları bize ortak olan yabancı şirket ödeyecek" diye konuştu. Piri Reis sismik gemisinin ardından milli petrol şirketine yakışan yeni bir sismik alacaklarını aktaran Uysal, "Yönetim kurulumuzdan karar çıktı ve Yüksek Planlama Kurulu'nda talebimiz bekliyor. İzin çıkar çıkmaz bir ay içinde yeni bir gemi almayı planlıyoruz" dedi. Uysal geminin maliyetinin 100 milyon doları aşacağını tahmin ettiklerini belirterek, "Bu gemiyle Kıbrıs'ın güneyindeki ruhsatlar dahil olmak üzere tüm alanlarımızı tarayacağız" diye konuştu.

Bir kuyu 300 milyon dolar
Mehmet Uysal, Akdeniz'de bir kuyu kazmanın maliyetinin 300 milyon doları aşacağını belirterek, "Bize Akdeniz aramalarına neden geç başladınız diyorlar. Dünyada bu derinlikte kuyular 2000'li yıllardan sonra kazılabilmeye başlandı. Deniz derinliği 2 bin metre ve bir kuyu sondajı 300 milyon dolar. Tüm bunların sonunda bulunacak petrol 1 milyar varilin altında olursa, ekonomik olmaz. O zaman kuyu çimento ile kapatılır" dedi.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye Antalya Açıklarında Doğalgaz ve Petrol Çalışmalarına başladı

Akdeniz'de doğalgaz umudu büyük

Türkiye Kıbrıs açıklarında sürdürdüğü çalışmalarının dışında bugün Antalya açıklarındada Doğalgaz ve Petrol sondajı için arama çalışmalarına başlıyor.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramalarını hızlandırdı.

Piri Reis'le Akdeniz'in güneyinde petrol ve doğalgaz arayan Türkiye, Norveçli CGG Veritas şirketine ait 93 metre uzunluğundaki 'Oceanic Challenger'la Alanya açıklarında bugün üç boyutlu sismik çalışmalara başlayacak. 44 gün sürecek çalışmalarla bölgede, ciddi miktarda doğalgaz çıkarılması hedefleniyor.

Türkiye, Akdeniz'de yeni bir doğalgaz ve petrol çalışması başlattı. Norveçli CGG Veritas firması ile 10 milyon dolara anlaşan TPAO, Oceanic Challenger adlı sismik araştırma gemisini dün Antalya Limanı'nda gerçekleştirilen törenle uğurladı. TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Akdeniz'de yoğun arama ve üretim faaliyeti yürüteceklerini, TPAO'nun bölgenin en önemli petrol şirketi olduğunu söyledi. Uysal, geminin sismik çalışmalarını 44-45 günde tamamlayacağını belirterek, "Bu gemi, sismik çalışmalar için denize 80 kilometre uzunluğunda kablo serecek." dedi. Uysal'ın verdiği bilgilere göre sismik çalışmaların sonuçları bir yıl içinde sonuçlanacak.
Mehmet Uysal, geminin sismik çalışmalarda elde edeceği trilyonlarca verinin, İngiltere'nin başkenti Londra'da ultra hızlı bilgisayarlarda ayrıntılı analizlere tabi tutulacağını, bu işlemin en az bir yıl süreceğini kaydetti. Uysal, normal bilgisayar sistemleri ile bu işlemin 3 yılı aşabileceğine dikkat çekti. Sismik çalışmanın maliyetinin 10 milyon dolar olduğunu belirten TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, sismik çalışmaların sonucuna göre bölgede petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine başlayacaklarını söyledi. Bir kuyunun maliyeti 300 milyon doları bulurken aramaların sonunda bulunacak petrol 1 milyar varilin altında olursa, ekonomik bulunmadığı için kuyu çimento ile kapatılacak.

8 BİN METRE DERİNE KABLO SERİLECEK
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre CGG Veritas'a ait Oceanic Challenger gemisi, denizin altında 15 bin metreye kadar sismik dalga yayabiliyor. Gemi, bin 100 kilometrelik bir alanda çalışma yapacak. Yetkililer, "Şimdiye kadar yapılan analizlere göre bu bölgede 200 milyon sene ile 5 milyon sene arasında bir petrol sistemi var. Buna göre önemli miktarda gaz ve petrol türevi ürün bulunmasını hedefliyoruz. Burada ciddi keşif yapılacağını düşünüyoruz. Uygun bir yapı görülüyor." dedi. Yetkililer, sondaj aşamasına 2014'te geçilebileceğini belirtirken sondaj derinliğinin 3 bin metreyi bulması bekleniyor. Norveçli CGG Veritas'a ait Oceanic Challenger da Akdeniz'e, 8 kilometre uzunluğunda ve 900 metre genişliğinde kablo serecek. Bu kablo, su yüzeyinin 8 metre altında sabitlenecek şekilde serilirken geminin deniz içinde kablo serme işleminin 4 günde tamamlanması bekleniyor.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Adıyaman'da petrol sevinci

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Adıyaman Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen petrol arama sondajları sonucunda, Doğu Şambayat-1 Lokasyonu artezyen kuyusunda bin 420 metre derinlikte petrol bulundu.

Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, "Yeni açılan bin 420 metre derinlikteki Sondaj kuyusundan, günde 400 varil ham petrol çıkacak" dedi.

Ham petrolün çıktığı Doğu Şambayat-1 artezyen kuyusunda, TPAO Bölge Müdürü Halil Murat Demir ve diğer yetkililerle birlikte incelemelerde bulunan Adıyaman Valisi Sodan, Doğu Şambayat-1 Lokasyonu artezyen kuyusu sondaj çalışmalarına TPAO’nun yaklaşık 1 ay önce başlandığını belirterek, sondaj derinliği bin 420 metre olan bu kuyuda günlük petrol üretim kapasitesinin 400 varil olduğunu belirtti.

Sondaj kuyusunun artezyen üretim yaptığını ve çıkarılan petrolün kalitesinin orta kalite olduğunu ifade eden Sodan, şunları kaydetti: "TPAO Bölge Müdürlüğünce Adıyaman’da petrol arama çalışmaları devam etmektedir. Çıkarılan ham petrol hem ülkemiz hem de ilimiz açısından çok sevindiricidir. Önümüzdeki dönemde daha iyi yapılacak sondajlarla daha da güzel neticeceler alacağımıza inanıyorum. Büyük bir özveri gösteren TPAO Bölge Müdürlüğü çalışanlarına da teşekkür ediyorum. Adıyaman TPAO Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen petrol arama çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yapılan çalışmalarla daha güzel sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Çıkarılan ham petrolün başta Adıyaman olmak üzere ülkemiz ekonomisine hayırlı olmasını diliyorum."

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Kıbrıs'ın Güneyindeki aramalarını tamamladı, sıra sondajda

Kıbrıs adasının güneyindeki G bölgesinde (Rum tarafının sondaj yapdığı 12. parsel) Piri Reis araştırma gemisi Doğalgaz ve Petrol arama çalışmalarını tamamladı. TPAO tarafından yapılan açıklamada; Bu bölgede elde edilen veriler analiz edildikden sonra söz konusu bölgede sondaja başlanacağı belirtildi.

kaynaklar;

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/10/28/25-milyar-lik-kuyuda-kazi-basliyor

http://ekonomi.milliyet.com.tr/adiyaman-da-petrol-sevinci/ekonomi/ekonomidetay/10.10.2011/1449042/default.htm

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1194585&title=akdenizde-dogalgaz-umudu-buyuk

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/09/21/turkiye-dunya-devleriyle-petrol-sondaji-yapacak#
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 09 Kasım 2011, 12:30:02
Eklediğiniz haberlerin kaynaklarını da belirtiniz lütfen.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: mariachi - 09 Kasım 2011, 13:22:12
Eklediğiniz haberlerin kaynaklarını da belirtiniz lütfen.


Tabiyki

Şuanda gelişigüzel bir arama ile bulabildiğim bazı kaynaklar;

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/10/28/25-milyar-lik-kuyuda-kazi-basliyor

http://ekonomi.milliyet.com.tr/adiyaman-da-petrol-sevinci/ekonomi/ekonomidetay/10.10.2011/1449042/default.htm

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1194585&title=akdenizde-dogalgaz-umudu-buyuk

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/09/21/turkiye-dunya-devleriyle-petrol-sondaji-yapacak#

Not: Bu gazetelerden kaynak eklemek yasakmı bilmiyorum, daha forumda yeniyim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 09 Kasım 2011, 14:05:43
Eklediğiniz haberlerin kaynaklarını da belirtiniz lütfen.


Tabiyki

Şuanda gelişigüzel bir arama ile bulabildiğim bazı kaynaklar;

[url]http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/10/28/25-milyar-lik-kuyuda-kazi-basliyor[/url]

[url]http://ekonomi.milliyet.com.tr/adiyaman-da-petrol-sevinci/ekonomi/ekonomidetay/10.10.2011/1449042/default.htm[/url]

[url]http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1194585&title=akdenizde-dogalgaz-umudu-buyuk[/url]

[url]http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/09/21/turkiye-dunya-devleriyle-petrol-sondaji-yapacak#[/url]

Not: Bu gazetelerden kaynak eklemek yasakmı bilmiyorum, daha forumda yeniyim.



Eklediğiniz her haberin kaynağını forum kuralları gereği belirtmeniz gerekiyor.


B – Bunun dışında sitede yayınlanan haberler, makaleler vs için yapılan alıntılarda mutlaka kaynak belirtilmesi gerekir. Kaynak gösterme eğer kaynak bir internet sitesiyse kaynağın site içindeki tam adresi, basılı süreli yayın ise yayın ismi, tarih ve sayfa numarası, basılı ve süresiz bir yayın ise yayın ismi, yazar ve sayfa numarası bilgileri şeklinde olmalıdır. Kaynağı belirsiz (anonim) yazı, belge, e-posta vb materyal, kaynak olarak kabul edilmeyecektir.  Ayrıca Wikipedia gibi bilgileri kolaylıkla değişen ve sağlıklı olmayan kaynaklar kabul edilmeyecektir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: bertan234 - 10 Kasım 2011, 03:45:03
Eti madenin karı bukadar azsa harbi biz hiç birşey çıkarmıyoruz toprak altından Amerikan-İngiliz ve Avrupalı maden şirketlerine bakın Toplam ciroları 100 milyar dolar karı ise 10 ile 20 milyar dolar arası değişiyor.Bizim eti maden o şirketlerin yanında cüce kalıyor.. :-X
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 26 Aralık 2011, 00:51:52
Debka: Türk savaş gemileri doğalgaz bölgesinde ateş açtı

MOSSAD'a yakın İsrail gazetesinden iddia
25 Aralık 2011 Pazar, 11:50:37
Debka: Türk savaş gemileri doğalgaz bölgesinde ateş açtı

İsrail istihbaratına yakınlığıyla bilinen Debka internet sitesi, Türk savaş gemilerinin Kıbrıs Rum Kesimi ile İsrail’in hak iddia ettiği Doğu Akdeniz’deki doğalgaz yataklarının bulunduğu bölgede ateş açtığını öne sürdü. Haberde, savaş gemilerinin İsrail’e ait “Leviathan” bölgesi ile Rumların sözde ‘ekonomik münhasır bölge’sinin ‘Afrodit’ olarak adlandırılan 12. parseli arasında kalan bölgede 21 Aralık’ta ateş açtığı savunuldu.

OLAY RAPOR EDİLMEDİ
Site, İsrail ve Rum Kesimi’nin olayı rapor etmediğini buna karşılık iki ülkenin de bölgeye takviye deniz gücü gönderdiğini kaydetti.

İSRAİL ANLAŞMAYI İPTAL ETTİ
Olaya taraflardan ilk tepkiyi Rum lideri Dimitris Hristofyas’ın verdiğini belirten site, Rum liderin cuma günü yaptığı açıklamada, “Eğer Türkiye hücumbot diplomasisi ve bölgenin polis şefliğini oynamaya devam ederse, bunun en başta Kıbrıs Türkleri olmak üzere, bölgedeki Türk nüfusu için kötü sonuçları olacak” şeklindeki sözlerine yer verdi. Haberde, İsrail’in 22 Aralık’ta, Türk ordusuna yaptığı 90 milyon dolarlık askeri izleme sistemi satışına ilişkin anlaşmayı iptal etmesinin de, doğalgaz yataklarıyla ilgili Ankara’ya uyarı niteliği taşıdığı öne sürüldü.

DIŞİŞLERİ: BİLGİ YOK
Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise Debka’nın iddiasıyla ilgili, bir bilgi bulunmadığını söyledi.

HT GAZETE/DIŞ HABERLER
http://www.haberturk.com/dunya/haber/700052-debka-turk-savas-gemileri-dogalgaz-bolgesinde-ates-acti
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Mart 2012, 18:56:24
Ankara'dan Atina'ya Semadirek notası
AA
30 Mart 2012
Bu adada tatbikat yapamazsın
Yunan medyası, Türkiye'nin, askerden arındırılmış statüsü bulunan Semadirek Adası'nın (Samothraki) askeri tatbikatların dışında tutulması konusunda Yunanistan'a nota verdiğini duyurdu.

Haberlerde, Türk makamları tarafından dün Yunanistan'a verilen notada, Yunanistan'ın, 1914 anlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması'na göre, Doğu Ege adalarının silahsızlandırılmasıyla ilgili yükümlülüklerini ihlal ettiği belirtilerek, Semadirek Adası'nın askeri tatbikatların dışında tutulmasının istenildiği belirtildi.

Atina'da yayımlanan Ethnos gazetesi, Yunan makamlarının, başka bir nota ile Türkiye'nin bu tezini ret ettiğini iddia etti.

Ethnos haberinde, Türk ve Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin Ege'de bazı bölgeleri askeri tatbikatlar için kapattığını belirtti.

Diğer taraftan Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise, Yunanistan'a nota verildiğini doğrulayarak, Yunanistan'ın Doğu Ege adalarının silahsızlandırılması ile ilgili uluslararası anlaşmaları ihlalleri konusundaki uyarıların uzun süredir yapıldığını bildirdi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/20240258.asp
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Ati - 01 Nisan 2012, 13:09:03
Tatbikat neyine bu adamların yahu? Bizden bu kadar korkmalarına gerek yok. Biz düşene el kaldırmayız.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 22 Nisan 2012, 11:38:12
Yunanistan: Bizi Türkiye korkusu batırdı

Komşu'dan acı itiraf: Savaş ihtimali için 216 milyar dolarlık silah aldık
21.04.2012 - 16:17

(http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh5043_1.jpg)

Borç krizi sonrası iflasın eşiğine gelen Yunanistan 'da, bu duruma 90'lı yıllardan itibaren hızla silahlanmasının neden olduğu iddia edildi. Yunanlı bir yetkili, "Kıbrıs nedeniyle silaha 216 milyar dolar harcadık "itirafında bulundu. Almanya ve Fransa da Atina'ya kredi verirken, "silahını bizden al" şartı koştu.

İngiliz gazetesi Guardian'ın haberinde, Yunanistan'ın içine düştüğü borç krizinde savunma harcamalarının büyük payı olduğu vurgulandı. Avrupa Birliği ve IMF'in 130 milyar Euro'luk kurtarma paketi karşılığında, Yunanistan'ın savunma harcamalarını 400 milyon Euro azaltmayı kabul ettiği hatırlatılarak, söz konusu kesintilere rağmen Atina'nın askeri bütçesinin hala gayri safi mili hasılanın yüzde 4'ü olduğu belirtildi. Haberde, Yunanistan'ın savunma harcamasının Euro bölgesi ortalamasının hala iki katı olduğu da vurgulandı.
90'LI YILLARDAN BERİ HIZLA SİLAHLANIYOR

Yunanistan'ın, Türkiye'den gelebilecek tehdidi gerekçe göstererek 1990'ların sonundan bu yana Almanya, Fransa ve ABD'den yüzlerce Leopard tankı, Howitzer topları, F-16 ve Mirage savaş uçakları aldığı belirtildi.

Konuyla ilgili olarak Yunanistanlı bir güvenlik uzmanı, 'Kıbrıs'ın 1974'teki işgalinden sonra 216 milyar Euro'luk silah aldık. Eminin ki gizli fonlar nedeniyle gerçek harcamalar daha fazla' ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE'YLE SAVAŞ UZAK İHTİMAL

Haberde Yunanistan'ın, savunma harcamalarına büyük pay ayırmasına neden olarak, Türkiye tehdidinin gösterildiği belirtildi. Fakat NATO üyesi ve ABD başta olmak üzere birçok ülkenin ortak müttefiki olan iki ülke arasında savaş ihtimalinin çok uzak olduğunun altı çizilerek, Yunanistan'ın savaş ihtimali az olan bir ülke olarak savunmasına ayırdığı payın oldukça yüksek olduğu savunuldu.
TÜRKİYE'NİN TEKLİFİ REDDEDİLDİ

Türkiye'nin karşılıklı olarak silah harcamalarının azaltılmasını önerdiği ve Yunanistan'ın, defalarca bunu reddettiği de haberde yer aldı. Ayrıca, Türkiye ve Yunanistan ilişkilerinin son yıllarda önemli ölçüde iyileştiği de belirtildi.
KREDİ VERİRKEN 'BİZDEN SİLAH AL' ŞARTI

Almanya, silah ihracatının yüzde 15'ini Yunanistan'a yapıyor. Almanya'nın Avrupa'daki en büyük silah pazarı olan Yunanistan'a Berlin ve Paris kredi verirken, "silahını bizden alacaksın" şartını koştuğu da iddia edildi.
TÜRKİYE'Yİ DE KIŞKIRTIYORSUNUZ

Alman Başbakanı Angela Merkel de bir Yunanlı sendikacıyla 'Sizden silahlanmaya bu kadar para harcamanızı istemedik' ifadeleriyle Yunanistan'ı eleştirmişti. Merkel, "Silaha yaptığınız harcamalar, kutuplaştırmaya yol açtığı gibi Türkiye'yi de silah yarışına kışkırtmaktır" ifadelerini kullanmıştı.

http://www.ensonhaber.com/yunanistan-bizi-turkiye-korkusu-batirdi-2012-04-21.html
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: M.B.T - 24 Nisan 2012, 11:54:03
Beter olsunlar.Bunlara göz açtırmamak lazım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: furkan55 - 03 Ağustos 2012, 04:10:42
ve hala silah alımlarına kışkırmalara devam ediyorlar. Anlamıyorum 1923 ten beri türkiyeden kim ne çekmişki bu yünanlardaki gözü dönmüş silahlanma yarışı var. Adamlar da bizans , roma kanı var adamlar tarihin gösterdiği gibi bir kere daha ülkeleri yıkılmadan rahatlamayacaklar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: M.B.T - 04 Ağustos 2012, 01:21:52
ve hala silah alımlarına kışkırmalara devam ediyorlar. Anlamıyorum 1923 ten beri türkiyeden kim ne çekmişki bu yünanlardaki gözü dönmüş silahlanma yarışı var. Adamlar da bizans , roma kanı var adamlar tarihin gösterdiği gibi bir kere daha ülkeleri yıkılmadan rahatlamayacaklar.

 Bizden korkmayan devlet mi var dünyada?Az bir güçlensek,sesimiz çıksa hemen tırsıyorlar.Acilen köstek olmak için ellerindeki bütün kozları oynuyorlar.Tabi yunanlılar bunuda beceremediler ve kendilerini batırdılar.BETER olsunlar.Acımak yok bunlara.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: mavi1991 - 04 Ağustos 2012, 15:51:35
ve hala silah alımlarına kışkırmalara devam ediyorlar. Anlamıyorum 1923 ten beri türkiyeden kim ne çekmişki bu yünanlardaki gözü dönmüş silahlanma yarışı var. Adamlar da bizans , roma kanı var adamlar tarihin gösterdiği gibi bir kere daha ülkeleri yıkılmadan rahatlamayacaklar.

Bizans=Dogu Roma aslinda bizans diye bir sey yoktur 1700 lerde uydurulmus bir kelime.Zamanin bizanslilari kendilerine romali diyorlardi..
Burada 2 romayida yikmak zevkli bir sey olmasi gerek :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: мคяครℓเ - 22 Ocak 2015, 08:00:39
SYRIZA: Tük Akımı teklifi çok cazip

(http://cdn2.img.tr.sputniknews.com/images/101325/53/1013255377.jpg) Yunanistan’da muhalefetteki Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) partisi, Rus doğalgazının Avrupa’ya ulaştırılması için Türkiye-Yunanistan sınırında doğalgaz terminalinin inşa edilmesi teklifinin çok cazip olduğunu açıkladı.
SYRIZA parlamento grubunda dış politikadan sorumlu milletvekili Nadya Valavani, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti sırasında yaptığı teklif çok cazip. Doğalgazın Yunanistan üzerinden transiti için Türkiye terminalinin yanında, bir de Yunanistan terminalinin inşa edilmesi, sadece Rusya ilişkilerimizi değil Türkiye ilişkilerimizi de ilgilendiriyor” dedi.

Yunan siyasetçi, Ankara’nın doğalgaz boru hattı konusunda rolünü arttırma isteği ve Atina’nın bu oyundaki politikasına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:

“Yunanistan’ın dünya enerji satranç tahtasında piyon olmasına izin veremeyiz. Üçüncü ülkeler ve yabancı şirketlerle anlaşmalar, Yunan halkına önemli yararlar sağlamalı. Yunanistan’ın gambot diplomasisine tahammül etmeyeceğini göstermeliyiz. Türkiye ile barış ve iyi komşuluk ilişkileri istiyoruz ancak Türkiye’nin, egemenlik haklarımıza yönelik tehditleri ve çabaları devam ettiği sürece hiçbir anlaşmanın olamayacağını anlaması gerekir.”
http://tr.sputniknews.com/ekonomi/20150121/1013570396.html (http://tr.sputniknews.com/ekonomi/20150121/1013570396.html)

Yavas yavas kıvama geliyorlar mı ne...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: мคяครℓเ - 22 Ocak 2015, 16:01:39
TOTAL, MEB'DE PETROL ARAMAKTAN VAZGEÇTİ, RUMLAR RAHATSIZ

Total şirketinin, Güney Kıbrıs’ın sözde MEB içerisindeki 10 ve 11 numaralı parsellerde petrol ve doğal gaz tespit etme çalışmalarından vazgeçmesinin ardından Rum yönetiminin şirketi bu kararından vazgeçirmeye çalıştığı ileri sürüldü.

(http://d.denizhaber.com.tr/news/74445.jpg)
Rum Yönetimi’nin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki 10 ve 11 numaralı parsellerde petrol ve doğal gaz tespit çalışmaları için ruhsatı bulunan ancak bu alanlarda “sondaj yapılacak jeolojik katmanlar” bulmadığı gerekçesiyle haklarından feragat etmeye karar veren Fransız Total şirketinin,  ne olursa olsun, “MEB” içerisinde tutulmasını istediği belirtildi.

Rum gazeteleri, Total şirketinin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki 10 ve 11 numaralı parsellerde petrol ve doğal gaz tespit etme çalışmalarından vazgeçmesinin ardından yaşanan gelişmelere geniş bir şekilde yer verdi.

Gazeteler, Total şirketinin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde tutulması için Rum Yönetimi tarafından sarf edilen çabalara yer verdi.

Politis gazetesi “Total, Şimdi De Yeni Araştırmalar Planını İnceliyor-Lefkoşa, Fransız Şirketinin Kalması İçin Formül Önerdi” başlıkla manşetten verdiği haberinde, Rum Yönetimi’nin Total şirketine, daha geniş bölgede araştırma yapma hakkına sahip olması şeklinde öneri sunduğunu yazdı.

Gazete, Total şirketinin ise bu öneriyi ciddi bir şekilde inceleyeceği yönünde belirtilerin bulunduğuna da dikkati çekti.

Hedefin, 11 numaralı parsel çevresinde sondaj yapılabilecek jeolojik katmanların bulunması olduğunu yazan gazete, hükümetin, Fransız şirketi ile işbirliğinin talihsiz bir şekilde sonuçlanmasını, iki nedenden dolayı önlemeye çalıştığını belirtti.

Habere göre, Rum Yönetimi, deniz altı sıra dağları “Eratostheni’”nin güneyinde yeni yataklar tespit edilmesi ümitlerini canlı tutmayı ve Fransız şirketinin ayrılmasının Türkiye tarafından siyasi açıdan kullanılmamasını istiyor.

Total’in araştırmalarını uzatması çabalarının 11 numaralı parsele yoğunlaştığını yazan gazete, bu parselde bazı doğal gaz katmanlarının var olduğu ihtimalinin bulunduğunu da belirtti.

Gazete, Total’in petrol tespit etmeyi öngördüğü 10 numaralı parselde ise, buna ilişkin ümitlerin azaldığını yazdı.

Rum Yönetimi’nin, Total’in kalması için varacağı muhtemel anlaşmanın yeni bir sondaj gerçekleştirilmesini en azından bu aşamada öngörmediğini yazan gazete, anlaşmanın, Total şirketine, deniz bölgesinde geniş bir şekilde yeni jeofizik araştırmalar yapma olanağı sağlayacağını belirtti.

Habere göre, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, çeşitli radyo kanallarına yaptığı açıklamalar çevresinde, kendisine yöneltilen, Total ile bazı düzenlemelerin istendiği şeklindeki sorulara “evet” yanıtını verdi.

Total’a yönelik anlaşmanın, Hukuk Dairesi tarafından incelendiğini ve yasalara uygun olarak değerlendirildiğini yazan gazete, Total şirketinin, Rum Yönetimi’ne yönelik ilgili yanıtını da gelecek hafta vereceğini anımsattı.

LAKKOTRİPİS PARTİLERİ BİLGİLENDİRDİ

Politis gazetesine göre Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, Total ile alakalı olumsuz gelişmeler konusunda dün partilere bilgi verdi.

Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, bilgilendirme sırasında Mısır ile işbirliğinin memnuniyet verici bir şekilde ilerlediğini ve bazı olumlu gelişmelerin ise yakın olduğunu ifade etti.

Mısır ile olan temasların, doğal gazın Mısır’daki İdku doğal gaz sıvılaştırma terminaline satılmasına yoğunlaştığını anımsatan gazete, Rum Hidrokarbon Devlet Şirketi heyetinin de Mısır’a gidip, bu konularda temaslarda bulunduğunu belirtti.

Simerini gazetesine göre, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, bir televizyon programına yaptığı açıklamada, şirketin kararının tamamıyla jeolojik ve ekonomik nedenlere dayandığını ifade etti.

Olumsuz gelişmelerin enerji politikasının yeniden düzenlenmesini gerektirip gerektirmediği şeklindeki bir soru üzerine Lakkotripis, planlamaların, teyit edilmiş “Afrodit” yatağına ilişkin olarak yapılmakta olduğunu belirtti.

Fileleftheros gazetesi “Total’a Yönelik Parsel Yemi” başlıklı haberinde, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’in, Total’in sözde “MEB” içerisinde kalması amacıyla bazı fırsat pencerelerini araladığını yazdı.

Total ile görüşülmek üzere masaya çeşitli senaryoların konduğunu yazan gazete, Total’e, 10 ve 11 numaralı parsellerdeki haklarından feragat etmesi karşılığında, başka bir parselde veya parsellerde araştırma izni verilmesinin düşünüldüğünü belirtti.

Gazete, bu konuda 7, 8 ve 13 numaralı parsellerden söz edildiğini belirten gazete, Total’in özellikle 8 numaralı parsele yoğunlaştığını yazdı.

Gazete, ayrıca 8 numaralı parselin Türkiye’nin Barbaros gemisinin araştırma yapmasına ilişkin olarak yayımladığı ikinci NAVTEX ile büyük ölçüde örtüştüğünü de belirtti.

Habere göre, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, gelişmeler hakkında bilgilendirdiği partilerden olumlu tavır sergilemelerini istedi.

Alithia gazetesi ise ilgili haberi “Total’in Ayrılması Endişe ve Hayal Kırıklığına Neden Oldu” başlığıyla aktardı.

DİKO, TOTAL’İN NİYETİNİ BARBAROS İLE İLİŞKİLENDİRDİ

Politis gazetesi, partilerin tepkilerine yer verirken, DİKO’nun, Total şirketinin niyetini, Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki “meydan okumaları” ile ilişkilendiren tek büyük parti olduğuna dikkati çekti.

Habere göre DİKO, Total şirketinin kararının, Türk gemilerinin Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki tehditkar varlığıyla birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığını belirtti.

DİKO, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde araştırma yapan şirketlerin olumsuz etkilenmemesi için Türk “meydan okumalarına” ilk andan itibaren ciddi ve güçlü bir tepki gösterilmesi gerektiğini de ifade etti.

Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, DİKO’ya yönelik yanıtında, Total’in niyetini, “yasa dışı” Türk araştırmalarıyla ilişkili olduğu sonucuna varmasına neden olan verileri ortaya koyması için DİKO’ya  çağrıda bulundu.

DİSİ Başkanı Averof Neofidu ise açıklamasında, Güney Kıbrıs’ın ekonomisi ve pazarı için 12 numaralı parseldeki doğal gaz yataklarının değerlendirilmesinin ilk sıralara konması gerektiğini ifade etti.

AKEL ise açıklamasında, Total’in niyetinin hayal kırıklığına neden olduğunu belirterek, hükümete, 12’inci parselde teyit edilmiş yatakların değerlendirilmesi için bütünlüklü bir planın hayata geçirilmesi yönünde çalışılması çağrısında bulundu.

Fileleftheros gazetesine göre, EVRO.KO, Total şirketinin ayrılmasının, Güney Kıbrıs’ın enerji planlamalarını etkilememesi gerektiğini belirtti.

Rum Vatandaşlar İttifakı ise, sonraki sondajlarda yatak bulunması ihtimalinin bulunmasına bağlı olarak ümitlerin tüketilmemesi gerektiğini ifade etti.

SİLİKİOTİS VE HRİSTOFORU’DAN ENERJİ AÇIKLAMASI

Fileleftheros gazetesine göre, AKEL Avrupa Parlamentosu üyesi Neoklis Silikiotis,  enerji güvenliğine ilişkin Avrupa stratejisi raporunda, Doğu Akdeniz’deki, özellikle AB üyesi bir ülke olan Güney Kıbrıs’ın sözde “MEB’”i içerisindeki doğal gaz yataklarının değerlendirilmesinden bahsedilmemesinin önemli bir eksiklik olduğunu söyledi.

Silikiotis, bu açıklamayı, söz konusu raporun Avrupa Parlamentosu Enerji, Sanayi ve Araştırma Komitesi’nde ele alınması sırasında yaptı.

Gazete, söz konusu raporun, Avrupa Parlamentosu Enerji, Sanayi ve Araştırma Komitesi tarafından Avrupa Parlamentosu’na sunulacağını da yazdı.

AKEL AP üyesi Lefteheris Hristoforu ise Avrupa Parlamentosu Enerji, Sanayi ve Araştırma Komitesi toplantısında yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs’ın, AB’nin enerji planlamalarının içine dahil edilmesi gerekliliğini dile getirdi.

Hristoforu, AB’nin bugün Güney Kıbrıs’ı ve Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakları değerlendirme olanağına da sahip olduğunu ifade etti.

Deniz Haber Ajansı
http://www.denizhaber.com.tr/mobi/news_detail.php?id=60005 (http://www.denizhaber.com.tr/mobi/news_detail.php?id=60005)

Ben bunun sebebininde bizim son zamanlarda Fransa ile gelisen iliskiler dolyısıyla oldugunu düsünüyorum. Bu Fransıza hic güven olmaz ama simdilik iyi gidiyoruz. Bazı yerlerde Tfx dede birlikte calısma var gibisinde bahsediliyordu ama. Hayırlısı...
Başlık: Akdeniz’de gerginlik... Rum araştıma gemisi uzaklaştırıldı
Gönderen: SKYWOLF - 02 Eylül 2016, 01:27:46
Akdeniz’de gerginlik... Rum araştıma gemisi uzaklaştırıldı

Mustafa SARIİPEK (DHA)
01 Eylül 2016 - 12:16Son Güncelleme : 01 Eylül 2016 - 12:17
Akdeniz’de gerginlik... Rum araştıma gemisi uzaklaştırıldı

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/90/620x350/57c7f22b67b0a92790ff46f9.jpg)

Doğu Akdeniz’de Türk Deniz Yetki Alanı’nda izinsiz araştırma yaptığı belirlenen Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne ait ’Royal Flash’ adlı araştırma gemisinin, bölgede görev yapan Türk firkateyni tarafından uyarılarak uzaklaştırıldığı ortaya çıktı.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne ait ’Royal Flash’ adlı araştırma gemisinin, geçen 21 Ağustos’ta, Mersin, İskenderun ve Gazimagosa arasında kalan Türk Deniz Yetki Alanı’nda, sesle (akustik), başta doğalgaz olmak üzere yeraltı zenginlikleri konusunda araştırma yaptığı belirlendi. Doğu Akdeniz’de Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında keşif, gözetleme ve karakol görevi yapan Türk fırkateyni, Rum araştırma gemisine uyarıda bulunup, bölgeyi terketmesini istedi. Ancak araştırma gemisi, uyarıya rağmen bölgeden ayrılmayıp, daha geniş bir alanda çalışmasını sürdümesi üzerine, takibe alındı. 25 ve 26 Ağustos’ta tarihlerinde iki kez daha uyarılan Rum araştırma gemisinin, Türk fırkateyninin bu kararlı tutumu karşısında bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı öğrenildi.

AKDENİZ KALKANI HAREKATI

Türk Deniz Kuvvetleri, Doğu Akdeniz’deki Türk Deniz Yetki alanlarında, denizde durumsal farkındalığa sahip olmak, deniz güvenliğine katkı sağlamak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla 1 Nisan 2006 tarihinden bu yana ’Akdeniz Kalkanı Harekatı’nı yürütüyor. Akdeniz Kalkanı Harekatı kasamında Aksaz, Mersin, İskenderun ve Gazimagosa limanlarını kullanarak sürekli devriye gezen, fırkateyn, korvet, denizaltı, hücumbot ve karakol gemilerine, havadan deniz karakol uçakları ve helikopterler de destek veriliyor. Harekatta Doğu Akdeniz’de Türkiye adına faaliyet yapan araştırma gemilerine koruma ve destek sağlanıp, deniz yetki alanlarımızda diğer ülkeler adına izinsiz araştırma faaliyetlerinde bulunan araştırma gemileri ikaz edilerek faaliyetten men ediliyor. Harekata katılan yüzer unsurlar ve bölgede bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi (OTS) imkan ve kabiliyetine sahip, sahil gözetleme radarları tarafından ticari gemilerin tespit ve teşhisi yapılıp, limanlarımıza girmeleri halinde, arama ve kontrolleri yapılıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/akdenizde-gerginlik-rum-arastima-gemisi-uzaklastirildi-40213384 (http://www.hurriyet.com.tr/akdenizde-gerginlik-rum-arastima-gemisi-uzaklastirildi-40213384)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 02 Eylül 2016, 02:10:36
Kıbrıs açıklarını kendi karasuları kabul ettikleri için böyle bir restleşme oluyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Şubat 2018, 19:07:30
Ege'den sonra Akdeniz'de de kriz!

Ömer BİLGE / LEFKOŞA
10.02.2018 - 17:39 | Son Güncelleme: 10.02.2018 - 17:39
KIBRIS Rum yönetimi adına Antalya açıklarında bir aydır sondaj çalışması yapan ve orta büyüklükte doğalgaz yatağına ulaşan İtalyan ENI şirketine ait Saipem 12000 adlı sondaj gemisi, yeni sondaj çalışması yapmak üzere KKTC’nin Gazimağusa kenti açıklarına ilerledi. KKTC sert tepki göstererek, Türkiye’yle ortak sondaj yapmak üzere aynı bölgelerde mütekabil adımlar atağını açıkladı. Rum medyası ise, sondaj gemisinin Türk savaş gemileri tarafından engellendiğini ileri sürüyor.

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/5a7f042cd3806c0c64fdf62e.jpg)

Türkiye ve KKTC’nin uyarılarına rağmen Doğu Akdeniz’i 13 parsele ayıran ve uluslararası şirketlere kiralayarak hidrokarbon sondajları yürüten Kıbrıs Rum yönetimi, Ortadoğu’da yeni bir krize davet çıkartıyor. Rumlardan kendi adına ya da yaptığı ortaklıklarla 6 parsel kiralayan İtalyan ENI şirketi, geçen hafta Kıbrıs adasının batısında, farklı bir ifade ile Antalya açıklarında, Rumların Kalipso adını verdiği 6 numaralı parselde deneme sondajı yaptı. Bir ay süren sondaj çalışmasında İtalyanlar, 170 ile 230 milyar metreküp miktarında yüksek kalitede orta büyüklükte doğalgaz yatağına ulaştı. ENI şirketinin sondaj yaptığı bölgenin bir bölümü, Türkiye’nin de hak iddia ettiği Antalya açıklarıyla üst üste geliyor.

GEMİYİ TÜRK SAVAŞ GEMİLERİ DURDURDU

Antalya açıklarında sondajını tamamlayan İtalyan sondaj gemisi, önceki gün bu defa Ada’nın doğusunda, Rumlar’dan kiraladıkları KKTC’nin Gazimağusa açıklarındaki bir diğer parsele ilerledi. Rumların Supia adı verdiği 3 numaralı parselde yeni sondaj yapmak isteyen İtalyan gemisi, Rumların iddiasına göre dün Türk savaş gemilerinin engellemesi ile karşılaştı. KKTC açıklarına gelmeden duran sondaj gemisi, İtalya’daki genel merkezlerinden yeni direktif gelinceye kadar bekleme kararı aldı.

TÜRKİYE İLE NAVTEX YARIŞI

Rum hükümet kaynaklarına göre, Türkiye seyrüsefer teleksi (Navtex) diye adlandırılan, bölgedeki deniz ve hava trafiğine uyarı mesajı yayınlayarak, 18 Şubat’tan başlamak üzere bölgede askeri eğitim tatbikatı yapacağını duyurdu. Türkiye’nin FA 78-0198 numaralı seyrüsefer uyarısı, İtalyanların bölgede sondaja başlayacağı tarihleri kapsıyor. Rum yönetimi NR 074/18 kod numaralı seyrüsefer teleksi ile karşılık verdi ve Türkiye’nin yayınladığı uyarı mesajının, yasadışı ve yetkisiz olduğunu ileri sürdü. Türkiye bu defa 0202/18 kod numaralı bir başka seyrüsefer teleksi yayınlayarak Larnaka merkezinden yayınlanan ve ‘Kıbrıs’ adını kullanan NR 074/718 kodlu seyrüsefer teleksinin 1960’ta kurulan orijinal Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsil etmediğini belirtti.

KKTC: ISRARLA KRİZİ TIRMANDIRIYORSUNUZ

Rumların tek yanlı girişimlerine KKTC de sert tepki gösterdi. Yeni göreve gelen KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, bakanlık adına yazılı bir açıklama yaparak, Rumları bölgede tansiyonu kasıtlı bir şekilde ve ısrarla yükseltmekle suçladı. KKTC’nin Türkiye ile geçmiş yıllarda Rumların parsellediği bölgeleri de kapsayarak şekilde, Kıbrıs adası çevresinde parselleme yaptığını ve bölgeyi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPOA) ruhsatlandırdığına dikkat çeken KKTC Dışişleri Bakanlığı, şu uyarıyı yaptı:

“KKTC olarak Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız. Geçmişte imzalamış olduğumuz uluslararası antlaşmalar ve yapılan ruhsatlandırmaları da dikkate alarak önümüzdeki dönemde somut adımlar atma kararlılığımızı bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz.”

TÜRKİYE'NİN SONDAJ GEMİSİ HAZIRLANIYOR

Türkiye Rumların doğu Akdeniz'eki tek yanlı hareketlerinden sonra önce açık denizlerde 3 boyutlu sismik araştırma yapabilen Barbaros Hayrettin Paşa gemisini satın aldı. Ardından Aralık ayında derin deniz sondajları yapabilen Güney Kore yapımı Deep Sea Metro II adlı sondaj gemisini envanterine kattı. Türkiye'nin sondaj gemisi, teknik hazırlıklar ve yeni Türkçe isim verilmesinin ardından faaliyete geçecek. Enerji Bakanı Berat Albayrak, geminin ilk görev yerinin doğu Akdeniz olacağını açıklamıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/egeden-sonra-akdenizde-de-kriz-40737888 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/egeden-sonra-akdenizde-de-kriz-40737888)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 10 Şubat 2018, 19:22:02
Aciz davranılmamalı. Ben KKTC'nin bizim tarafının büyük doğalgaz rezerblerine ev sahipliği yaptığını düşünüyorum.
Başlık: Rumlar Türkiye'ye karşı AB’yi devreye soktu!
Gönderen: SKYWOLF - 13 Şubat 2018, 08:28:11
Rumlar Türkiye'ye karşı AB’yi devreye soktu!

Güven ÖZALP / BRÜKSEL13.02.2018 - 00:16 | Son Güncelleme: 13.02.2018 - 00:20
DOĞU Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini sürdürmesine Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla sert tepki gösterdiği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Avrupa Birliği’ni devreye soktu. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, GKRY lideri Nikos Anastasiadis ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Türkiye’ye, AB ülkelerine yönelik tehdit ve eylemlerden kaçınma çağrısı yaptı.

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/5a82041ec03c0f22bce5343b.jpg)

Rumlar Türkiyeye karşı AB’yi devreye soktuRumlar, Türkiye’yi İtalyan şirketi Eni’ye ait bir geminin bölgede faaliyet göstermesini engellemekle suçladı. Bu suçlama bağlamında Anastasiadis ile Tusk, yaşanan gelişmeleri ele aldıkları bir telefon görüşmesi yaptı. Tusk, Rum tarafının talebi üzerine gerçekleşen görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, “Türkiye’ye, herhangi bir AB üyesine yönelik tehdit ve eylemlerden kaçınma, bunun yerine iyi komşuluk ilişkilerine, sorunların barışçıl çözümüne ve toprak bütünlüğüne saygı çağrısı yapıyorum” dedi. Görüşmeden önce AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada da benzer vurgulara yer verildi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, GKRY’nin Doğu Akdeniz bölgesinin güvenlik ve istikrarını sorumsuzca riske atmaktan çekinmediği belirtilerek, ortaya çıkabilecek durumun tek sorumlusunun, “Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir kapsamlı çözümün tesisi için çaba sarf etmesi gerekirken Ada’nın yegane sahibi gibi davranmaktan vazgeçmeyerek ısrarla tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerine devam eden Kıbrıs Rum tarafı olacağı” ifade edilmişti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlar-turkiyeye-karsi-abyi-devreye-soktu-40740006 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlar-turkiyeye-karsi-abyi-devreye-soktu-40740006)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 13 Şubat 2018, 18:01:32
Yunanlilar -Rumlar birlikte olmuslar abye dayamislar sirtini

ab-yunan-rum bunlara iyi ders vermek gerek

atom dest yap o zaman ne yapacaklar
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: spear - 13 Şubat 2018, 18:27:21
Su uyur düşman uymaz derlerya bunlarda bizi arkadan gıdıklamaya kalkıyorlar.
Başlık: Türk gemileri duyurdu! Yunanistan ve Rum kesimi karıştı..
Gönderen: SKYWOLF - 21 Şubat 2018, 08:28:41
Türk gemileri duyurdu! Yunanistan ve Rum kesimi karıştı..

Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilim yeni bir evreye geçti.

(http://idora.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2018/02/21/son-dakika-turk-gemileri-duyurdu-yunanistan-ve-rum-kesimi-karisti--10866294.Jpeg)

Türk Deniz Kuvvetleri Rumların sondaj yaptırmak istediği 3. parsel bölgesindeki faaliyetlerini 10 Mart’a kadar uzattı. Rum basınında çıkan haberlere göre Rum lider Anastasiadis bu gelişme üzerine kabinesini acilen topladı ve Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras’ı arayarak durumdan duyduğu endişeleri iletti. Çipras da Almanya Başbakan’ı Merkel’i aradı. Merkel ve Çipras 23 Şubat’ta Brüksel’deki Avrupa Liderler Zirvesi’nde konuyu görüşmek üzere anlaştılar.

UYARILARA RAĞMEN GELDİLER

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’i KKTC çevresi de dahil 13 ayrı parsele ayırarak doğal gaz aramaları için ruhsatlandırmıştı.  Türkiye ve KKTC bu parselizasyona itiraz etmiş bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğuna dair gerekli uyarıları yapmıştı.  Rum Yönetimi buna rağmen yabancı şirketlere doğal gaz arama ruhsatı vermeye devam etmiş, Son olarak 9 Şubat’ta İtalyan şirketine ait Saipem 12000 adlı sondaj platformu KKTC’nin Gazimağusa açıklarındaki 3. parsele sondaj için gelmişti. Sondaj platformu bölgedeki Türk savaş gemileri tarafından engellenmişti.

10 MART’A KADAR BÖLGEDEYİZ

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin uluslararası kamuoyuna taşımaya çalıştığı bu duruma ilişkin olarak Türkiye tavrını değiştirmedi. Deniz Kuvvetleri’nin savaş gemileri bölgede daha önceden planlanmış eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Bununla birlikte  bölgedeki savaş gemileri dün yeni bir ‘Navtex’ ilan ederek 10 Mart’a kadar bölgede faaliyetlerine devam edeceklerini duyurdu.

ÇİPRAS, MERKEL’İ ARADI

Bu duyurunun ardından Rum kesimi ve Yunanistan’ın gündemi bu konuya odaklandı. Yunan televizyonlarının ‘son dakika’ gelişmesi olarak duyurdukları bu durum üzerine Rum kesimi lideri Anastasiadis kabinesini acilen toplantıya çağırdı.  Anastasiadis, Yunanistan Başbakan’ı Çipras’tan konunun Birleşmiş Milletler gündemine taşınmasını istedi. Çipras da Alman Başbakan’ı Angela Merkel’i arayarak durumu anlattı.

Çipras ve Merkel, 23 Şubat’ta Brüksel’de yapılacak AB Liderler Zirvesi’nde görüşmek üzere anlaştı.

MART’TA FAS’A GİDECEK

Rum basını, Saipiem platformunun Mart ayında Fas’ta bir sondajı olduğunu ve asıl endişelerinin Saipiem’in bu sondaj sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kalması olduğunu da yazdı.

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-turk-gemileri-duyurdu--gundem-2614005/ (http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-turk-gemileri-duyurdu--gundem-2614005/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 21 Şubat 2018, 09:18:18
İyi yapıyoruz haklarımızdan ne olursa olsun vazgeçmemeliyiz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 21 Şubat 2018, 15:30:14
Sondaj gemisi ayrılacağı günü bekliyorum.

O zaman cümbüşü seyret
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 21 Şubat 2018, 15:39:34
Ertesi gün bizim  yeni alınan DEEPSEA METRO II oraya demir atsa ne moral olur ama :DD
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Muzoo77 - 21 Şubat 2018, 17:06:28
Denizci lazım olacak,iyi o zaman deniz harp okulunuda seçeneklere yazmak şart oldu şimdi rumlar düşünsün ;)
Başlık: Türkiye düğmeye bastı... Akdeniz'de Rumları çıldırtacak adım
Gönderen: SKYWOLF - 28 Şubat 2018, 09:42:13
Türkiye düğmeye bastı... Akdeniz'de Rumları çıldırtacak adım

Hürriyet Haber28.02.2018 - 07:54 | Son Güncelleme: 28.02.2018 - 09:21
Ankara, tek taraflı aldığı kararla Akdeniz’de doğalgaz araması yapan Yunanistan ile Rumlara misilleme yaptı. Alman gemisi, bilimsel araştırma için izin istedi. Türkiye, Girit ve Kıbrıs arasındaki iki bölüm için izin verdi.

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/5a963604c03c0e15683083dc.jpg)

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) bir oldu bittiyle Münhasır Ekonomik Bölge’de (MEB) doğalgaz araması yapmasını püskürterek karşı bir hamle yaptı. Türkiye, GKRY ve Yunanistan’ın kendi sorumluluk alanında olduğunu iddia ettiği 580 km. uzunluğunda ve 25 km. genişliğinde alan ile Girit’in güneyinde 25 km’li iki alanda Alman araştırma gemisi Maria Meridian’ın talebiyle iki navtex yayınladı.

DÜNYAYA MESAJ

Türkiye, Hamburg Üniversitesi’nin araştırma talebine istinaden Baf-Kıbrıs açıklarından Girit açıklarına kadar bir deniz alanını ilan ederek, durumu navtex ile 27 AB ülkesi de dahil tüm dünyaya bildirdi. Bir diğer hamleyi ise Girit’in güneyinde 25 km’lik bir alan için navtex yayınlayarak gerçekleştirdi.

Türkiye, Hamburg Üniversitesine ait Alman Maria Meridian Gemisinin araştırma talebi üzerine navtex ile ilan ettiği iki bölgede araştırma yapmasına izin verdi. Maria Meridian tüm Akdeniz’de Hamburg Üniversitesi adına Sıcaklık, Tuzluluk ve Yoğunluk (CTD) araştırması yapıyor. Noktasal ölçümlerle su numunesi alıyor. Türkiye’nin Akdeniz’deki bu hamlesinin ve Almanya’nın Türkiye’den talebinin Avrupa Konsey Başkanı Donald Tusk’un, “Tüm AB liderleri adına, Kıbrıs ve Yunanistan’a karşı beraberliğimi ifade ederek Türkiye’yi Akdeniz ve Ege’de giriştiği yasadığı ihlallerine son vermeye çağırıyorum” açıklaması sonrasına gelmesi dikkat çekti.

YUNANLAR ÇILDIRDI


Yunan basını AB’den yapılan bu açıklamaya rağmen Almanya’nın Türkiye’den izin almasına ise sert eleştirilerde bulundu.

NAVTEX NEDİR?

Uluslararası orta frekansta gemilere seyirde tehlike ve emniyet raporları ile hava raporu tahmin ve uyarılarını otomatik olarak yazılı verilmesi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiye-dugmeye-basti-akdenizde-rumlari-cildirtacak-adim-40755941 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiye-dugmeye-basti-akdenizde-rumlari-cildirtacak-adim-40755941)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: fırtına06 - 03 Mart 2018, 11:17:28
Erdoğan'dan Rum lidere son teklif!

Kıbrıs'ta Rumların tek yanlı doğalgaz arama girişimlerinin Türk savaş gemileri tarafından durdurulmasıyla tırmanan krizle ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2018/09/erdogan_kibris_1519988677_5317.jpg)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir, Moritanya, Senegal ve Mali'yi kapsayan ziyaretinin üçüncü durağı olan Senegal'in başkenti Dakar'da uçakta kendisine eşlik eden aralarında Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Erdoğan'ın da olduğu gazetecilerle yaptığı sohbette gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

Kıbrıs'ta Rumların tek yanlı doğalgaz arama girişimleri Türk savaş gemileri tarafından durdurulmasıyla tırmanan krizle ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı. Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'la olan görüşmede konunun gündeme geldiğini söyledi.

SONDAJ BERABER YAPILMALI

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la telefon görüşmesinde Kıbrıs konusun gündeme geldiğini söyleyen Erdoğan, “Kıbrıs ve münhasır ekonomik bölge konusunda bizim daha yumuşak davranmamızı istiyor. Ben de kendisine bizim uluslararası hukuka uygun davrandığımızı anlattım. Orada bulunacak petrol ve doğalgazda, Kıbrıs’ın kuzeyinin de güneyinin de hakkı var. Bu noktada birilerinin tek taraflı hareket etmesini kabul edemeyiz. Anastasiadis dürüst davranmak istiyorsa yapması gereken bir şey var: Arama çalışmalarının kime nasıl yaptırılacağını Kıbrıs’ın kuzeyiyle müzakere ile belirlemek. Sondaj beraber yapılmalı, çıkacak ürün de beraberce paylaşılmalı.”

YENİ ALINAN SONDAJ GEMİSİ ARAMAYA BAŞLAYACAK

Erdoğan, envantere katılan sondaj gemisinin Akdeniz'de yakın vadede bir arama çalışması yapıp yapmayacağıyla ilgili soruya, “Tabii ki olabilir, olamaz diye bir şey yok. Bu gemi bunun için alındı. Geminin alınması birinci derecede Rum kesimini rahatsız etti. O bölgede KKTC’nin ve Türkiye’nin rızası olmaksızın bir adım atılamaz. ENİ hadisesinde bu görüldü. Yarın Fransa belki Total ile yapmak isteyecek bu işi. ABD belki Exxon ile yapmak isteyecek. Ama KKTC’nin ve Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklarından haklarının çiğnenmesine fırsat vermemiz elbette mümkün değildir”. cevabını verdi.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2563781-erdogandan-rum-lidere-son-teklif (http://www.haber7.com/guncel/haber/2563781-erdogandan-rum-lidere-son-teklif)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 03 Mart 2018, 13:50:37
6.filo Akdeniz'e geliyor veya gelmiş. Suriye konusu gibi dursada, 10. Parselde sondaj yapacak Amerikan şirketlerini korumak ve Türkiye'nin silahlı kuvvetlerini bölgeye yaklaştırmamak amaç.
Başlık: Akdeniz'de Yeni Kriz Kapıda! Sondaj Gemilerini ABD Donanması Koruyacak!
Gönderen: BlackHawk89 - 06 Mart 2018, 18:22:16
https://m.haberler.com/akdeniz-de-yeni-kriz-kapida-sondaj-gemilerini-10629096-haberi/

Kıbrıs açıklarında doğal gaz arama gerilimi sürerken Akdeniz'de sondaj çalışmalarını yürütecek ABD'li Exxon Mobile şirketine ait sondaj gemilerinin, ABD donanması tarafından korunacağı iddia edildi.
 
 
ABD'li Exxon Mobile şirketine ait araştırma gemilerinin, kısa süre içinde  Akdeniz'e konuşlanması ve sondaj çalışmalarına başlaması bekleniyor. NTV'nin aktardığına göre, 10. parselde sondaj öncesinde yapılacak araştırmalar sırasında, söz konusu gemileri ABD donanmasına bağlı 6. Filo'nun koruyacağı iddia edildi. Ancak söz konusu iddia henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil.

6. FİLONUN EŞLİK ETTİĞİ İDDİA EDİLDİ
Rus Sputnik haber ajansı ise ABD'li şirketin Kıbrıs açıklarına gönderdiği araştırma gemilerine Amerikan donanmasından 6. Filo'nun eşlik ettiğini ve 6. Filo'nun Kıbrıs açıklarında olduğunu idda etti.

10. parsel; Türk kıta sahanlığı içinde yer almıyor. Ancak Rumların Kıbrıs açıklarında tek taraflı sondaj girişimleri Türk tarafının tepkisini çekiyor.,

Türk savaş gemileri geçtiğimiz ay içinde İtalyanların enerji devi Eni'nin sondaj gemilerini durdurmuştu.  Türkiye, Rumların sondaj yapmayı planladığı  Gazimağusa açıklarındaki 3. parseli deniz trafiğine kapatan denizcilik bildirisi Navtex'i 10 Mart'a kadar uzatmıştı.

/Ne yapılacağını merak ediyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 06 Mart 2018, 19:37:25
Asıl mesele o gazı nasıl transfer edecekler? Şayet denize boru döşenecekse, Türk akımının Gazprom'a maliyeti 7 milyar dolar ve bu rakam artabilir.  Şayet sıvılaştırıp satacaklarsa bir yerde okumuştum bu işlem daha da maliyetli oluyormuş.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: merzifonlu - 06 Mart 2018, 19:45:37
Asıl mesele o gazı nasıl transfer edecekler? Şayet denize boru döşenecekse, Türk akımının Gazprom'a maliyeti 7 milyar dolar ve bu rakam artabilir.  Şayet sıvılaştırıp satacaklarsa bir yerde okumuştum bu işlem daha da maliyetli oluyormuş.

[url]http://www.denizhaber.com.tr/turk-akiminda-maliyet-7-milyar-dolara-cikti-haber-79391.htm[/url] ([url]http://www.denizhaber.com.tr/turk-akiminda-maliyet-7-milyar-dolara-cikti-haber-79391.htm[/url])


O bölgede gaz çıkmış olsun. Kime satılacak? 1) Batı Avrupa, 2) Türkiye. Makul ve mantıklı olan ne? Kuzey Kıbrıs üzerinden Türkiye'ye bağlamak. Boş işlerle uğraşıyorlar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 06 Mart 2018, 19:49:16
Link'i buldum buradan okuyabilirsiniz.

http://enerjienstitusu.com/2014/01/14/kibris-dogalgazinin-turkiye-uzerinden-tasinmasi-en-mantikli-yontem/ (http://enerjienstitusu.com/2014/01/14/kibris-dogalgazinin-turkiye-uzerinden-tasinmasi-en-mantikli-yontem/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: The.Turk - 06 Mart 2018, 20:07:50
Vay arkadaş! Biri gidiyor biri geliyor. Bu gidişle bakanlık bizi(Barbaros H.P.) Akdeniz'den öteye salmayacak.Yaz döneminde Karadeniz'de serin serin çalışırız diyorduk bizde  >:(
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Mart 2018, 23:22:33
Düşüncem hemen hemen her konuda olduğu gibi Akdenizde  kıbrıs çevresindeki enerji sahaları ile stratejik  bir politikamızın olmayışıdır. Belki aranızda yazdıklarımı hoş karşılamayacak olanlar olacak. Ne yazık ki günlük kısa dönemli politikalar  veya hamaset ile bu sorunun lehimize sonuçlanması biraz zor hatta imkansız . Hemen hemen her zaman olduğu gibi sanki bu işe de hazırlıksız yakalandık niye mi? 
 Türkiyenin Egede  yıllar öncesine dayalı yunanistan ile  kıta sahanlığı sorunu mevcut .Sırf bu nedenden dolayı her iki ülke de Egede bulunan potansiyel gaz ve petrol yataklarından yaralanamıyor. Ege  kıta sahanlıgı sorunuyeni değil sorun yunanistanın AB girisi oncesine dayanıyor . Yunanistan AB üyesi olması ile sorunun çözümü veya  lehimize çevirme imkanımız daha da güçleşti. Sırf bu nedenlerden dolayı sorunu lahey adalet divanı dahi götüremiyoruz. Neticede Ege kıta sahanlığı ve üstüne üstlük FIR hattı problemlerinden dolayı çetrefilli olduğu için traflar ve AB işi alttan aldı ve şimdilik sorun buz dolabina girdi.
Egedeki problemlerden dolayı Akdenizde de gerekli kıta sahanlığı ile gerekli uygulamaları yapamıyoruz bu nedenden dolayı uluslar arası deniz ekonomik münashır sahalar sozlesmesini  onaylamadık. Yani baska bir deyisle Ege ve  Akdenizi ekonomik deniz alanlarımızı kapsadığını ve gazetelerde öne sürülen haritalar sanki biraz hukuki  dayanaktan yoksun. Kıbrıs sorunu 1962 sonu itibarı patlak Verdi ,1974 sonrası ise adanın fiili bolunmusluğu ortaya  çıktı. Malesef Adanın dunyaca tanınan mesru hukumeti AB uyesi olan GKRY. Yani 1962 den itibaren  gecen toplam 56 yıl süresince bir gün kıbrıs ve cevresini de kapsayan bir kıtasahanlığı ile ilgili sorun olabilecegi öngörülmüş  olması gerekiyordu.
 GKRY adanın etrafında gaz aranması için parseller yaratıp  akdenizdeki komsusu oldugu diger ülkelerle anlasırken ve daha sonra parselleri  fransa,italya ,abd,rusya vs dagıtırken bizler yine gercekcı politikalardan uzak  günlük didismelermiz ile zamanı  heba ettik . Hatta ilerisini düsünmeden  İsrail, Mısır gibi cevre ülkeler ile kavgalı olduk .  Simdi ise Nevtek yayınlayıp savas gemisi gonderip italyan vs korkutarak mevcut durumu geciktirebileceğimizi veya kaybedileni bir nebze olsun lehimize cevirebilecegimizi umuyoruz. İtalyanı korkuttuk yarın digger parsel sahipleri gelecek ABD, Fransız Rusya onları nasıl korkutacagız?  Bazı parsellerde  gaz bulundu bile onun için sizler hiç merak etmeyin  gaz boru hattına da İsrail  ve Mısırı da dahile etmak suretiyle üretilen gazı AB ulastıracaklar .
Bence sırf bu nedenle sapkamızı onumuze koyalım ve gercekten öncelikle  İsrail ,Mısır ile aramızı duzeltmeye calısalım cunku gaz boru hattına ortak olmak ve hattın maliyetini Türkiye üzerinden götürmek sureti ile maliyet azalacak ayrıetten ABD ve  AB de konuya daha dengeli yanasacaktır . Kıbrıs sorunun da kısa zamanda çözülmeyeceğini de var sayarsak  en azından  Gaz boru hattını garantilemek sureti ile  ilerde  kıbrısta çözüm olşana dek   gaz satısından olusacak kıbrıslı türklere ait  hissemizi ve birikmis parayı de garanti altına almıs oluruz diye düşünürüm.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 14 Mart 2018, 13:22:24
Ocean Investigator gemisi, Limasol Limanı'na ulaştı

Kıbrıs açıklarındaki 10. parselde doğalgaz araması için Amerikan ExxonMobil Şirketi tarafından kiralanan Ocean Investigator gemisi, Limasol Limanı’na ulaştı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin tek taraflı olarak Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesi ve buralarda dünya enerji devi firmalara sözde doğalgaz arama ruhsatları vermesiyle başlayan gerginlik giderek büyüyor.

İtalyan ENİ şirketi’ne ait bir sondaj gemisinin Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kabul ettiği alanda çalışma yürütme girişimiyle gündeme gelen Doğu Akdeniz’deki hak ihlallerine bir yenisi daha ekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın eski CEO’su olduğu ABD’li enerji devi Exxon Mobil, 10. parselde doğalgaz aramak için Kıbrıs açıklarına bir gemi gönderdi. Bir süredir Atina’nın Lavrion Limanı’nda bulunan “Ocean Investigator” adlı araştırma gemisi dün Limasol Limanı’na ulaştı.

İKİ GEMİ KİRALANDI

10’uncu parselde çalışmaya başlayacak ikinci geminin “R/V Med Surveyor” olduğu belirtiliyor. Med Surveyor şuan İsrail’in Hayfa Limanı’nda araştırmalarına devam ediyor. Rum basınına göre söz konusu iki geminin 20 Mart’a kadar 10. parseldeki araştırmalarına başlaması bekleniyor.

DONANMA TETİKTE

Türk Deniz Kuvvetleri de Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine devam ediyor. İki fırkateyn, bir korvet, bir akaryakıt gemisi ve iki hücumbot ile deniz eğitimleri icra eden Türk Donanması, olası hak ihlallerini önlemek için de belirli bölgelerde Navtex yayınladı. Navtex’e göre 10-18 Mart tarihlerinde, Apostolos Andreas’ın kuzey doğusundan Baf’ın batısına kadar olan deniz bölgesi bağlandı. Benzer deniz eğitimlerinin 22-29 Mart arasında da icra edileceği duyuruldu. Navtex’in kapsadığı bölge, Exxon Mobil şirketinin araştırma yapacağı 10. parselle kesişmiyor. 10. parsel, Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölge kabul ettiği alanla keşismesede, Kuzey Kıbrıs’ın ada üzerindeki eşit haklarından dolayı Rum Yönetimi’nin tek taraflı yaptığı anlaşmalar Türkiye tarafından tanınmıyor.

DENİZ HABER AJANSI




http://www.denizhaber.com.tr/ocean-investigator-gemisi-limasol-limanina-ulasti-haber-80122.htm (http://www.denizhaber.com.tr/ocean-investigator-gemisi-limasol-limanina-ulasti-haber-80122.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 14 Mart 2018, 16:51:39
Birazda suçu kendimizde arayalım. Ne zaman rumlar doğalgaz aramaya başladı bizimkiler apar topar gemi alıp aramaya başladılar. Daha önce neredeydin? Madem hak iddia ediyorsun parsellerde rum arayınca mı aklına geldi oranın sana ait olduğu? MarineTraffic ten bakarım ara ara bizim Barbaros gemisi Akdenize gittiği günden beri aynı yerde dönüp duruyor ne daha  ileri ne daha geri hep aynı lokasyonda çoook büyük gaz yatağı buldu herhalde. Sonra Rumlar gaz buldu bizim bürokratlar hemen DEEPSEA METRO II gemisini aldılar o da 4 aydır Gebze de demirli bekliyor güya adı değişip sondaj a başlayacak bizim bürokrasi işleyişine göre 2 yıla adı değişmez onun. Özet olarak biz anca biri birşey yapınca harekete geçiyoruz ama iş işten geçmiş oluyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 14 Mart 2018, 17:47:43
Maalesef haklısınız :(
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 14 Mart 2018, 18:25:40
Valla çok sinir oldum artık. Emin olun bugün gürcistan gaz bulduk desin  hemen orada biteriz hakkımıızı yedirmeyiz diye. Elimde olsa Barbaros gemisin arayıp noldu kardeşim daha magma ya ulaşamadınız mı? az biraz bulunduğunuz yerin sağına soluna kayın diyeceğim. Şayet buldularsa  sondaj gemisini gönder bari.. Rum deli gibi gemi yığmış oraya  bizim bir tane gemi yok hakkımız olan parsellerde.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Mart 2018, 18:44:05
YouTube de ekte linkini paylaşmakta olduğum 3.5 saatlik HaberTurk tarafından Nedir Ne Değildir - 16 Mart 2018 (Akdeniz'de Enerji Kaynakları) adlı programı izledim , ilgilenen ve vakti olan arkadaşların izlemesini öneririm. 

! No longer available (http://www.youtube.com/watch?v=AFVrVJYd1ag#)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 28 Mart 2018, 18:14:56
silinebilir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 08 Mayıs 2018, 17:41:56
Türkiye iç meselelerine yoğunlaşmışken ,doğu Akdeniz deki  hitro karbon ortakları çalışmalarına devam ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/dogu-akdenizde-turkiyeye-karsi-dogalgaz-hamlesi-40830142 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/dogu-akdenizde-turkiyeye-karsi-dogalgaz-hamlesi-40830142)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: The.Turk - 08 Mayıs 2018, 18:39:52
Valla çok sinir oldum artık. Emin olun bugün gürcistan gaz bulduk desin  hemen orada biteriz hakkımıızı yedirmeyiz diye. Elimde olsa Barbaros gemisin arayıp noldu kardeşim daha magma ya ulaşamadınız mı? az biraz bulunduğunuz yerin sağına soluna kayın diyeceğim. Şayet buldularsa  sondaj gemisini gönder bari.. Rum deli gibi gemi yığmış oraya  bizim bir tane gemi yok hakkımız olan parsellerde.
Bu iletiyi gözde kaçırmışım. Buyur usta sorularına ben cevap vereyim.

Barbaros Hayreddin Paşa ekibi olarak son 1.5 yılda Akdeniz'de 3 proje bitirdik, 4. projeye devam ediyoruz. 3 senedir gemideyim,biten tarama projesi sayısını hatırlamıyorum artık. Biz bu gemide aynı yerde dolanıp durmak gibi bir eylem içinde değiliz. Eğer bir ais takip programından gemiyi takip ediyorsan ve ona istinaden yazdıysan,belirlenen proje alanlarının taraması uzun ve dar elipssel hareketler şeklinde yapılıyor ve öyle kafana göre parsel arayamıyorsun,ruhsat olayları var. Ayrıca,Barbaros Hayreddin Paşa rumlar arama yaptı diye alınmadı,çok daha öncesinde alındı bu gemi ve ilk projeleri Karadeniz de yapıldı. Karadeniz-Marmara-Akdeniz'de birçok proje sonuçlandı.

Ham verinin işlenebilir dataya dönüşmesi-işlenmesi ve yorumlanması biraz uzun süren bir işlem ve bizimle paylaşılan bir bilgi değil proje sonuçları.Fakat mantık biz birşeyler bulduk ki sondaj gemisi alındı diyor.

Sondaj gemisi şu an personel donatımı tamamlanmak üzere,malum ülkemizde off-shore ve drilling konusunda tecrübeli insan sayısı aşırı sınırlı. Yakında bağlı olduğu limandan kalkması ve Akdeniz'e gelmesi bekleniyor. Kuyu anlaşmaları yapıldı ve  inşallah yakında ilk sondaj yapılacak.

Ben bu geminin bir senior zabiti olarak artık emeklerimin karşılığını görmek istiyorum,sizede hak veriyorum ama bu işler bizim gibi yeni girenler için, hizmet satın alanlara kıyasla biraz daha uzun süren işler. Çok sıkışırsak eskiden olduğu gibi Shell-BP'den hizmet alınır ama amaç kendi göbeğimizi kesmek.Az daha sabır,inşallah arzulananlar gerçek olacak.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 08 Mayıs 2018, 19:06:20
Valla çok sinir oldum artık. Emin olun bugün gürcistan gaz bulduk desin  hemen orada biteriz hakkımıızı yedirmeyiz diye. Elimde olsa Barbaros gemisin arayıp noldu kardeşim daha magma ya ulaşamadınız mı? az biraz bulunduğunuz yerin sağına soluna kayın diyeceğim. Şayet buldularsa  sondaj gemisini gönder bari.. Rum deli gibi gemi yığmış oraya  bizim bir tane gemi yok hakkımız olan parsellerde.

Ben bu geminin bir senior zabiti olarak artık emeklerimin karşılığını görmek istiyorum,sizede hak veriyorum ama bu işler bizim gibi yeni girenler için, hizmet satın alanlara kıyasla biraz daha uzun süren işler. Çok sıkışırsak eskiden olduğu gibi Shell-BP'den hizmet alınır ama amaç kendi göbeğimizi kesmek.Az daha sabır,inşallah arzulananlar gerçek olacak.

İnşallah dediğiniz gibi olur. Madem sektörün içindensiniz, size ayrı bir merakımı sormak istiyorum. MTA ORUÇ REİS bildiğim kadarıyla aynı görev için inşa edildi. Onun nerede olduğu yada arama yaptığı hakkında bilginiz var mı?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: The.Turk - 08 Mayıs 2018, 19:37:53
MTA Oruç Reis şu an Karadeniz'de çalışmakta. Birbirinden farklı 2 kurumun gemileri olduğu için pek birbirimizden haberimiz yok. Biz hidrokarbon araması yapıyoruz onlar daha çok su altı madenlerine yönelik sanırım.
Başlık: Türkiye'yi bypass eden haritaya çok sert tepki!
Gönderen: SKYWOLF - 09 Mayıs 2018, 14:31:12
Türkiye'yi bypass eden haritaya çok sert tepki!

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5af2b1cab5a793229ccfe47c.jpg)

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimi liderleri, Binyamin Netanyahu, Aleksis Çipras ve Nikos Anastasiadis’in gerçekleştirdikleri zirvede, doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarının Türkiye by-pass edilerek Akdeniz’in ortasından geçecek boru hattıyla AB’ye ulaştırma projesine sert tepki gösterdi. Akıncı, East-Med adı verilen boru hattı projesinin Kıbrıs’ta barış çabalarına büyük zarar vereceğini ve bölünmüşlüğe hizmet edeceğini söyledi.
Kıbrıs Rum yönetiminde önceki gün yapılan 3’lü zirvede, boru hattı konusunda somut kararlar alındığına dikkat çeken Akıncı, “Güney Kıbrıs’ta bir araya gelen Anastasiadis-Çipras ve Netanyahu Doğu Akdeniz doğal gazının Güney Kıbrıs-Girit-Yunanistan ve İtalya güzergâhından Avrupa’ya ulaştırılmasını öngören proje konusunda bu yıl anlaşma imzalayacaklarını açıkladı. Bunun ötesinde AB’nin bu projeye finansman desteği sağladığı da bilinmektedir. Daha önce de defalarca açıkladığım gibi, bu bir barış rotası değildir” dedi.

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/596x361/5af2b18eb5a793229ccfe47a)


Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz kaynaklarında Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunu belirten Akıncı, gazın en ucuz ve en hızlı Türkiye üzerinden AB pazarlarına ulaştırılmasının akıl yolu olduğuna dikkat çekti.

Akıncı, “Ekonomik akla uygun, barış ve istikrara hizmet edecek, Kıbrıs’ta çözüme katkı sağlayacak yol budur. 14 yıl önce Güney Kıbrıs’ı AB’ye tek başına almakla işlenen vahim hataya, bir yenisi daha eklenmek üzeredir. Bu gelişme, Kıbrıs’ta bölünmüşlüğe hizmet etmekten başka bir işe yaramayacaktır” diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiyeyi-bypass-eden-haritaya-cok-sert-tepki-40830701 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiyeyi-bypass-eden-haritaya-cok-sert-tepki-40830701)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 09 Mayıs 2018, 14:31:35
Bu hat engellenmeli.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 09 Mayıs 2018, 16:52:26
Bu hat engellenmeli.

Bu hat başta kendini engelleyecektir. Ekonomik olarak ne kadar rantabl olaçağını düşündülermi o üç gerizekalı
Planörler?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 09 Mayıs 2018, 17:06:31
Bu hat engellenmeli.

Şam'da cuma namazi kildiktan önce mi sonra mi?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tepegöz - 09 Mayıs 2018, 17:10:28
O rantabl olmayan hatta, kuzey ırak, Suriye petrolü birde katar gazını ekleyince rantabl hale geliyor.

Yıllar önce Suriyeyi karıştırmayın diye çok uyardık. Vatan haini ilan edildik. Artık şu makarnacılar ne halleri varsa görsünler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 09 Mayıs 2018, 22:54:14
O rantabl olmayan hatta, kuzey ırak, Suriye petrolü birde katar gazını ekleyince rantabl hale geliyor.

Yıllar önce Suriyeyi karıştırmayın diye çok uyardık. Vatan haini ilan edildik. Artık şu makarnacılar ne halleri varsa görsünler.

Doğru YPG ’ ye dokunmasaydık ve managementi Tahran ve Telaviv’e bıraksaydık.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tepegöz - 10 Mayıs 2018, 13:54:16
O zamanlar ortalıkta ypg yoktu. Suriyede ki olaylar yeni başlıyordu. Haşmetlimiz şamda cuma namazı kılma rüyasındaydı. İşid kuzey ırakta musula ilerliyordu.

Barzani gelip bizden yardım istemişti. Ben diğer sitede mutlaka yardıma gidip işinde karşı savaşılmalı yazmıştım.
Ama üstad olarak bilinen birkaç kişinin o yıllarda yazdıklarını yazıyorum.

Biri. Kürtler artık bitmiştir. Diye yazıp son cümlesinde tanrı kürdü korusun yazmıştı. Bir başka üstad. O katar gazı bize gelecek. Yazmıştı.

Akabinde musulun düşmesinden sonra abd işidi bombalamaya başladı. Kara gücü olarak ta ypg ortaya çıktı.

Hayır efendiler. Bu ypg yi siz ülkeyi yönetenler yarattınız. Hata üstüne hata yaptınız. En salakça hatalarınızdan biri de süleymanşah türbesini korkakça kaçırmanız oldu.

Bu vebal Bütün AKP lilerindir. Hiçte yok fetö, yok şu tarafından kandırıldık demeyin. Sizin salak dış politikalarınızın cezasını çekiyor ülke.

Neyse kestim. Söylenecek çok şey varda. Sürekli dış güçler, fetö, bakkal emmiye atıyorsunuz suçu.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 10 Mayıs 2018, 15:15:45
Yav millet belki yer diye bir günah keçisi yarattilar. Tüm suçu ona yikip esas adamlarini kurban/kahraman yapmaya kalktilar. Şimdi seçimden sonra genel af var zaten. Ama bu sefer de ekonomi dikiş tutmadi. 2008 krizinin klonu geliyor. Ortada "fetö" de yok. Mecbur erken seçime gidildi.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Mayıs 2018, 15:33:19
O zamanlar ortalıkta ypg yoktu. Suriyede ki olaylar yeni başlıyordu. Haşmetlimiz şamda cuma namazı kılma rüyasındaydı. İşid kuzey ırakta musula ilerliyordu.

Barzani gelip bizden yardım istemişti. Ben diğer sitede mutlaka yardıma gidip işinde karşı savaşılmalı yazmıştım.
Ama üstad olarak bilinen birkaç kişinin o yıllarda yazdıklarını yazıyorum.

Biri. Kürtler artık bitmiştir. Diye yazıp son cümlesinde tanrı kürdü korusun yazmıştı. Bir başka üstad. O katar gazı bize gelecek. Yazmıştı.

Akabinde musulun düşmesinden sonra abd işidi bombalamaya başladı. Kara gücü olarak ta ypg ortaya çıktı.

Hayır efendiler. Bu ypg yi siz ülkeyi yönetenler yarattınız. Hata üstüne hata yaptınız. En salakça hatalarınızdan biri de süleymanşah türbesini korkakça kaçırmanız oldu.

Bu vebal Bütün AKP lilerindir. Hiçte yok fetö, yok şu tarafından kandırıldık demeyin. Sizin salak dış politikalarınızın cezasını çekiyor ülke.

Neyse kestim. Söylenecek çok şey varda. Sürekli dış güçler, fetö, bakkal emmiye atıyorsunuz suçu.

+1

Benzer feryatları ben de burada yapmıştım. İçeride Işid Pkk uzantılarıyla çatışırken zil takıp oynayanlar vardı. Ben ise bizim için "hem pkk, hem de Işid tehdit. Her ikisiyle birlikte mücadele etmemiz gerekli" demiştim defalarca. Karşı çıkanlar olmuştu. Hatta Işidi müslüman sanıp övenler bile vardı. Üzerine basa basa söylemiştim: "Bütün dünyada bu Işid canilerinin vahşetine karşı büyük bir tepki oluşmakta. Bu tepki karşısında önde gelen batı ülkeleri Işide karşı mücadeleye girişecekler. Bunu yaparken de kendi askerlerinden çok o bölgedeki pkk uzantılarını kullanacaklar. Pkk uzantılarını silahlandıracaklar. Işid bir anda ortaya çıktı. Kısa sürede büyük bir alanı ele geçirdi. Ele geçirdiği yerlerde insanları katlediyor. İnsanlar ya ölüyor ya da kaçıyorlar. Yani Işid birileri tarafından bölgeyi temizlemek için ortaya çıkarılmış bir örgüt. Birden ortaya çıktığı gibi bir kaç sene sonra bir anda ortadan kaybolursa şaşırmayın! Aynı zamanda o kaybolduğunda yeni bir komşumuz olduğunda da şaşırmayın".

Bugün bu dediklerimin hepsinin gerçekleştiğini görebiliyoruz. Ben o tarihlerde bu tehdite karşı avaz avaz bağırarak uyarıda bulunurken, işin acı yanı; ortalıkta dolanan, ekranlarda boy gösteren, kendilerini savunma ve strateji uzmanı sanalarla, devleti yöneten siyasetçi ve bürokratların bu kadar ciddi bir tehditi görememeleri. Bunu fark ettiklerinde malesef geç kalındı. Fırat kalkanı ve Zeytindalı operasyonları bu kötü gidişatı şimdilik yavaşlattı.

Ancak bu başlıkta da belirtilen durum ortaya çıktı. Bize fayda sağlayacak enerji hatları, bizim üzerimizden çok daha az maliyetle taşınabilecekken, şimdi bizi devre dışı bırakan bir yoldan taşınmak istiyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2018, 16:32:45


O zamanlar ortalıkta ypg yoktu. Suriyede ki olaylar yeni başlıyordu. Haşmetlimiz şamda cuma namazı kılma rüyasındaydı. İşid kuzey ırakta musula ilerliyordu.

Barzani gelip bizden yardım istemişti. Ben diğer sitede mutlaka yardıma gidip işinde karşı savaşılmalı yazmıştım.
Ama üstad olarak bilinen birkaç kişinin o yıllarda yazdıklarını yazıyorum.

Biri. Kürtler artık bitmiştir. Diye yazıp son cümlesinde tanrı kürdü korusun yazmıştı. Bir başka üstad. O katar gazı bize gelecek. Yazmıştı.

Akabinde musulun düşmesinden sonra abd işidi bombalamaya başladı. Kara gücü olarak ta ypg ortaya çıktı.

Hayır efendiler. Bu ypg yi siz ülkeyi yönetenler yarattınız. Hata üstüne hata yaptınız. En salakça hatalarınızdan biri de süleymanşah türbesini korkakça kaçırmanız oldu.

Bu vebal Bütün AKP lilerindir. Hiçte yok fetö, yok şu tarafından kandırıldık demeyin. Sizin salak dış politikalarınızın cezasını çekiyor ülke.

Neyse kestim. Söylenecek çok şey varda. Sürekli dış güçler, fetö, bakkal emmiye atıyorsunuz suçu.

Söyleyin  icinizde kalmasin. Burasi demokratik ve acik bir platform. Ancak siraladiginiz sacmaliklari okurken daha fazla yorulurum. PKK `nin uzantilari Suriyede daha 70´lere dayaniyor silahi ve techizaat onlarda herzaman mevcuttu. Ayni Güneydoguda mevcut oldugu gibi. YPG herzaman vardi onlar isid gibi laburatuardan aniden cikmadi.
Esat onlardan hicbirzaman vazgecmedi taaki Amerikanlara sokulasiya kadar.


 
Alıntı
Hayır efendiler. Bu ypg yi siz ülkeyi yönetenler yarattınız. Hata üstüne hata yaptınız. En salakça hatalarınızdan biri de süleymanşah türbesini korkakça kaçırmanız oldu

Bu vebal Bütün AKP lilerindir. Hiçte yok fetö, yok şu tarafından kandırıldık demeyin. Sizin salak dış politikalarınızın cezasını çekiyor ülke.

Siz hangi millettensiniz sormasi ayip olmasin?

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Destroyed - 10 Mayıs 2018, 16:40:01
Şekil A da gördüğünüz gibi ne yazsanız anlar ne çizseniz anlar bir toplum oluştu. Sorgulamadan uzak, putlaştırdıkları siyasi insanlara(her kesim için) tapan, iki düşman gruba bölünmüş bir toplum. Kim söylemişse çok güzel söylemiş. Bu milletin ensesinden tokatı eksik etmeyeceksin. Kim ne derse desin yanlış politikaların kurbanı oluyoruz şuan.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 10 Mayıs 2018, 17:00:57
Şekil A da gördüğünüz gibi ne yazsanız anlar ne çizseniz anlar bir toplum oluştu. Sorgulamadan uzak, putlaştırdıkları siyasi insanlara(her kesim için) tapan, iki düşman gruba bölünmüş bir toplum. Kim söylemişse çok güzel söylemiş. Bu milletin ensesinden tokatı eksik etmeyeceksin. Kim ne derse desin yanlış politikaların kurbanı oluyoruz şuan.
bizde yumurtanın bir tarafa dayanması lazım gerçeklerin görünmesi icin. :)) Aksi halde bu kitle Mustafa Kemal Atatürk'ü Samsun'a cikarttirir miydi ? Sivas'ta kongre verdirir miydi sanıyorsun ? Gemiyi batırır , binayı yakarlardi. Bunlar böyle bir güruh işte...neyse yeminliyim siyasete girmiyim..
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 10 Mayıs 2018, 17:07:26
İyide adamların petrolünden gazından bizene çıkartsınlar satsınlar güle güle yesinler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tepegöz - 10 Mayıs 2018, 17:43:55
Saçmalıyorsunuz. Barzani yardım istediğinde yardıma gitseydik, türbeyi kaçırmak yerine Suriyeye biz girseydik. Şuan ypg denilen bir oluşumun kafasını baştan ezerdik. Ortada abd falan yoktu. Ondan sonra oturur Rusya ve Esadla anlaşır abd ve İsrailin hayallerini kursaklarında bırakırdık.

Ama haşmetlimiz Şamda cuma namazı hayaline kapıldı. Bütün akpliler 82 musul, 83 şam hayali ile yanıp tutuşarak komşunun evine benzin bidonu ile koştular. Şimdi bizim ev de yanıyor.

Bu yaşananlar yalan mı? Sizi olayların başında uyaran tecrübeli diplomatları monşerler diyerek uzaklaştırmadınız mı? Şimdi zeytinyağı gibi üste çıkmayın komik oluyorsunuz. Bu yaşananlar hepimizin gözü önünde cereyan etti.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2018, 17:46:42
Şekil A da gördüğünüz gibi ne yazsanız anlar ne çizseniz anlar bir toplum oluştu. Sorgulamadan uzak, putlaştırdıkları siyasi insanlara(her kesim için) tapan, iki düşman gruba bölünmüş bir toplum. Kim söylemişse çok güzel söylemiş. Bu milletin ensesinden tokatı eksik etmeyeceksin. Kim ne derse desin yanlış politikaların kurbanı oluyoruz şuan.
bizde yumurtanın bir tarafa dayanması lazım gerçeklerin görünmesi icin. :)) Aksi halde bu kitle Mustafa Kemal Atatürk'ü Samsun'a cikarttirir miydi ? Sivas'ta kongre verdirir miydi sanıyorsun ? Gemiyi batırır , binayı yakarlardi. Bunlar böyle bir güruh işte...neyse yeminliyim siyasete girmiyim..

Girecek kadar girmişsiniz. Geriye ne kaldı ki?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tepegöz - 10 Mayıs 2018, 17:50:35
İyide adamların petrolünden gazından bizene çıkartsınlar satsınlar güle güle yesinler.

Serkan yarına odaklanıyorsun. Şöyle uzağı görmeye çalış. Bu adamlar %8 nüfusla Suriyenin yaklaşık %35ini lüplettiler. Biz şuan Avrupa için enerji koridoruyuz. Bizi devreden şak diye çıkarmaya çalışıyorlar. Peki sonra ne olacak sence?

Rusya geleceği gördüğü için Çine enerji boru hatları döşüyor. Bu sayede AB gaz almazsa Çine satacak. Aynı zamanda Çin de kendisini garantiye alıyor. Abd ile yaşanacak sürtüşmede abd nin enerji yollarını kesmesine karşı.

Birtek biz geleceği okuyamıyoruz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2018, 18:12:51
Saçmalıyorsunuz. Barzani yardım istediğinde yardıma gitseydik, türbeyi kaçırmak yerine Suriyeye biz girseydik. Şuan ypg denilen bir oluşumun kafasını baştan ezerdik. Ortada abd falan yoktu. Ondan sonra oturur Rusya ve Esadla anlaşır abd ve İsrailin hayallerini kursaklarında bırakırdık.

Ama haşmetlimiz Şamda cuma namazı hayaline kapıldı. Bütün akpliler 82 musul, 83 şam hayali ile yanıp tutuşarak komşunun evine benzin bidonu ile koştular. Şimdi bizim ev de yanıyor.

Bu yaşananlar yalan mı? Sizi olayların başında uyaran tecrübeli diplomatları monşerler ek uzaklaştırmadınız mı? Şimdi zeytinyağı gibi üste çıkmayın komik oluyorsunuz. Bu yaşananlar hepimizin gözü önünde cereyan etti.

Komik olan asil siszsiniz. Barzaniye ne zaman yardim edilmedi acaba? Askeri yardim ve egitimleri senelerden beri yürütülüyordu. Barmerini askeri üsse ne zaman yaklasabildi isid? Barzaninin yüreksizleri savasmayi göze alamadigi icin faturayi Türkiyeyemi kesiyorsunuz? Kaos ortaminda bakiyorum her biriniz kehanetci kesildiniz " ben olsaydim benol saydim " dermis bizim Aksamci Arif. Sizin gibiler bir  araya gelseniz  bir arpa boyu yol  bile alamazdiniz. Neden? Siyasi konjünktürün ve degisen sartlara ayak uydurmak zor oldugu icin.


Sorumu yineliyorum. Siz hangi millettensiniz?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 10 Mayıs 2018, 18:14:46
Eğğ ne yapalım adamlara gaz sattırmayacağız öylemi. Adamlar burunlarının dibinde gaz çıkartmışlar bizemi soracaklar satarken. Bizim mevzumuz kavgamız tartışmamız bu çıkan gaz değil o onların gazı zaten. Biz de az yanında deleceğiz diyoruz tartışma o yoksa bu gaz bizim demiyoruz. Biraz diyoruz Kıbrıs iki toplumlu bir ada barış imzalanmadı her şey ortaktır diyoruz ama saçma yani sınırı çizen aşağısı sizin yukarısı bizim diyen zaten biziz. O dediğimiz iki halk ortaktır bizim değil Rumların söylemi aslında. Bizim çizdiğimiz kıta sahanlığı farklı onların farklı orada kesişen tartışma konusu yerler var ama bu çıkan gaz değil yani tartışma. Üzücü tabi bütün sevmediklerimizin gazının olması ama ne yapalım deldiler çıktı mal onların satıp harcayacaklar tabiki hazine bulmuşlar. Sattırmayız diye bir şey yok yani öyle bir söylemimiz yok bizim. Bizim dediğimz şu yan tarafı bende delicem diyoruz onlar olmaz orası bizim diyor münakaşa o yoksa bu çıkan gaz değil. Zaten gazın çoğu İsrail ile Mısır ın burnunun dibi Rumlarınki değil.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 10 Mayıs 2018, 18:21:27
Bakin arkadaşlar,

Az yaninda deleceğiz dediğin zaman, birkac metreküp gaza kktc'yi satmis olursun. Efendi gibi masaya oturup güneydeki sondaj haklarimiz karşiliğinda kktc'yi ilhak etmeliyiz. Yagmaci-haracci genlerinizin sizi elegecirmesine izin vermeyin. O isin sonunda ecnebiler yesilköye dayaniyorlar!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tepegöz - 10 Mayıs 2018, 18:47:16
Serkan aslında konu rumların ve İsrailin çıkaracağı yada satacağı gaz değil. Çünkü bu hali ile o hat kullanılabilir değil. Yani maliyeti yüksek. Bizim dediğimiz şey şu. İleride o hatta Kuzey ırak, Suriye petrolü ve katar gazını eklemeye çalışacakları. Kuzey Irak ve İran petrolü bizden geçiyor
 
Adamların amacı bizi saf dışı bırakmak.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 10 Mayıs 2018, 19:25:38
Rumların bulduğu gaz 200 milyar metreküp. Türkiye' nin bir yıllık doğal gaz tüketimi 50 milyar metreküp. Onada yaklaşık 15-20 milyar dolar gibi bir şey ödüyoruz. Yani Rumların bütün yazı bize 4 sene yeter ancak. Bu rezervi adamlar 20 yılda çıkartsalar 10 milyar m3 eder oda birkaç milyar dolar eder. Allah bereket versin yerden çıkan para kim istemez ama bu gaz Rumları Kuveyt yapmayacak yani. Buna boru söşe Avrupaya götür hiç mantıklı değil. İsrail ve Mısır ında gazı bu kadar yaklaşık. Bu gaza göre kimse hesap kitap yapmaz Avrupa da. Ama bilemeyizki 200 milyar der 200 trilyon m3 dür kandırıyorlardır bizi sakin kalalım diye bir süre. Bu borular filan gerçek ise ilan edilen rezerv için yapılmaz heralde bu kadar çok gaz yok orada. Bu gaz ne işe yarar kendi enerjini karşılarsın İsrail gibi küçük ülkeysen iyi olur ama biz olsak oda işe yaramaz 4 senede bitiririz biz o gazın hepsini. Ya rezerv miktarını saklıyorlar ilan edilen değil yada başka yataklar da var sismik filan biliyor onlar. O gaz o ülkelerin anca kendilerine yeter. Ben uzman değilim merakımdan bakıyorum ne kadar rezerv var 200 diyor her yerde 200 ne kadardır diyorum Türkiye nin ithalatı ile karşılaştırıyorum 50 milyar m3 bizimki. Sayılar bunlar bilmediğimiz atladığımız bir şey varsa bilen anlatsın yani. Gaz gaz gaz deyip duruyorlar ama o kadar ciddi bir şey yok yani. Bu gaz süper zengin etmez yani bu ülkeleri.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2018, 22:41:05
konuya biraz daha geniş bakmakta yarar vardır diye düşünüyorum.

1) Konu Türkiyenin münhasır ekonomik alanı , yani tezlerimizin arkasında duruyormuyuz yoksa bize empoze edilmeye çalışılan sadece Akdeniz kıyısını ince bant halinde saran dar bir alan ile yetiniyormuyuz?

2) Konu  kıbrıs cevresindeki gaz velev çok ama az , bizim münhasır ekonomik sahamızle örtüşüyorsa  ne yapacağız, varsın gazı cıkarıp satsınlar zaten azmı diyecegiz yoksa benim bahcemi beni hesaba dahil etmeden delemezsin mi diyecegiz?

3) Konu  Türkiye kendi coğrafyasını bir enerji HUB olarak planlamakta ve bunu da Ceyhan yumurtalık  ve Bakü tiflis bağlantılarını sağlayarak ilk ayağını    geliştirmis oldu. Ceyhan yumurtalığa olası yapılabilecek bir doğu akdeniz gaz hattı en ekonomik bir çozum olduğu herkesce de biliniyor.
Burada Türkiyenin uzun vadeli hedeflerini göz önüne alıp mevcut politikasını azacık revize ederek ''israil ve Mısır'' ile diplomasini geliştirerek şu anda ötelenmiş ve konuşulmayan projeye finasman katkısı ile lehimize çevirmek  istiyormuyuz , yoksa varsın adamlar bizim bahceyi kazsınlar sonra da bizim bahçenin içerisine boru hatlarını döseyip dünyaya pazarlasınlarmı diyeceğiz? 


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 11 Mayıs 2018, 08:26:16
Rumların bulduğu gaz 200 milyar metreküp. Türkiye' nin bir yıllık doğal gaz tüketimi 50 milyar metreküp. Onada yaklaşık 15-20 milyar dolar gibi bir şey ödüyoruz. Yani Rumların bütün yazı bize 4 sene yeter ancak. Bu rezervi adamlar 20 yılda çıkartsalar 10 milyar m3 eder oda birkaç milyar dolar eder. Allah bereket versin yerden çıkan para kim istemez ama bu gaz Rumları Kuveyt yapmayacak yani. Buna boru söşe Avrupaya götür hiç mantıklı değil. İsrail ve Mısır ında gazı bu kadar yaklaşık. Bu gaza göre kimse hesap kitap yapmaz Avrupa da. Ama bilemeyizki 200 milyar der 200 trilyon m3 dür kandırıyorlardır bizi sakin kalalım diye bir süre. Bu borular filan gerçek ise ilan edilen rezerv için yapılmaz heralde bu kadar çok gaz yok orada. Bu gaz ne işe yarar kendi enerjini karşılarsın İsrail gibi küçük ülkeysen iyi olur ama biz olsak oda işe yaramaz 4 senede bitiririz biz o gazın hepsini. Ya rezerv miktarını saklıyorlar ilan edilen değil yada başka yataklar da var sismik filan biliyor onlar. O gaz o ülkelerin anca kendilerine yeter. Ben uzman değilim merakımdan bakıyorum ne kadar rezerv var 200 diyor her yerde 200 ne kadardır diyorum Türkiye nin ithalatı ile karşılaştırıyorum 50 milyar m3 bizimki. Sayılar bunlar bilmediğimiz atladığımız bir şey varsa bilen anlatsın yani. Gaz gaz gaz deyip duruyorlar ama o kadar ciddi bir şey yok yani. Bu gaz süper zengin etmez yani bu ülkeleri.

Onun için arkadaş, sorunun sadece Akdeniz'de çıkartılan gaz olmadığını belirtmiş ya!

Serkan aslında konu rumların ve İsrailin çıkaracağı yada satacağı gaz değil. Çünkü bu hali ile o hat kullanılabilir değil. Yani maliyeti yüksek. Bizim dediğimiz şey şu. İleride o hatta Kuzey ırak, Suriye petrolü ve katar gazını eklemeye çalışacakları. Kuzey Irak ve İran petrolü bizden geçiyor
 
Adamların amacı bizi saf dışı bırakmak.

konuya biraz daha geniş bakmakta yarar vardır diye düşünüyorum.

1) Konu Türkiyenin münhasır ekonomik alanı , yani tezlerimizin arkasında duruyormuyuz yoksa bize empoze edilmeye çalışılan sadece Akdeniz kıyısını ince bant halinde saran dar bir alan ile yetiniyormuyuz?

2) Konu  kıbrıs cevresindeki gaz velev çok ama az , bizim münhasır ekonomik sahamızle örtüşüyorsa  ne yapacağız, varsın gazı cıkarıp satsınlar zaten azmı diyecegiz yoksa benim bahcemi beni hesaba dahil etmeden delemezsin mi diyecegiz?

3) Konu  Türkiye kendi coğrafyasını bir enerji HUB olarak planlamakta ve bunu da Ceyhan yumurtalık  ve Bakü tiflis bağlantılarını sağlayarak ilk ayağını    geliştirmis oldu. Ceyhan yumurtalığa olası yapılabilecek bir doğu akdeniz gaz hattı en ekonomik bir çozum olduğu herkesce de biliniyor.
Burada Türkiyenin uzun vadeli hedeflerini göz önüne alıp mevcut politikasını azacık revize ederek ''israil ve Mısır'' ile diplomasini geliştirerek şu anda ötelenmiş ve konuşulmayan projeye finasman katkısı ile lehimize çevirmek  istiyormuyuz , yoksa varsın adamlar bizim bahceyi kazsınlar sonra da bizim bahçenin içerisine boru hatlarını döseyip dünyaya pazarlasınlarmı diyeceğiz? 


+1
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 20 Mayıs 2018, 12:24:35
(https://pbs.twimg.com/media/Ddgj19XXkAALx3s.png)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 20 Mayıs 2018, 12:29:34
Bu uluslar arası şimdi resmiyete girdi mi?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 21 Mayıs 2018, 11:46:29
Nutuk bu haritanin kaynagini ögrenebilirmiyim? Resmiyetlik bir girisim mevcutmu?

Sana sorayim Murat´tan ne halen cevap yok.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 21 Mayıs 2018, 15:28:22
Bu uluslar arası şimdi resmiyete girdi mi?


Bilemiyorum.

(http://www.ekathimerini.com/resources/2018-02/map_cyprusaoz960--2-thumb-large-thumb-large.jpg)

Konuyla ilgili güncel bir haber >> http://www.ekathimerini.com/228874/article/ekathimerini/business/french-company-total-to-expand-natural-gas-search-off-cyprus (http://www.ekathimerini.com/228874/article/ekathimerini/business/french-company-total-to-expand-natural-gas-search-off-cyprus)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 21 Mayıs 2018, 15:37:43


Bilemiyorum.


Tahmin ettigim gibi.




Anlayamiyorum.

Anlayamadim gitti. Kita sahanligi neden ilan edilmiyor?
Başlık: Türkiye için bir ilk! Çanakkale Boğazı'ndan geçti…
Gönderen: SKYWOLF - 01 Haziran 2018, 17:10:32
Türkiye için bir ilk! Çanakkale Boğazı'ndan geçti…

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/5b11439f5379ff1fac478907)

Çanakkale Boğazı'ndan geçen, Türkiye'nin ilk sondaj gemisi 'Fatih', sondaj faaliyetlerine katılmak için Akdeniz'e doğru yol aldı.
Norveç'in güney kıyısında bulunan Hoylandsbygda Limanı'ndan 6 ay önce yola çıkan Güney Kore yapımı 229 metre uzunluğunda, 51 bin 283 grostonluk, 12 bin fit deniz ve maksimum 40 bin fit sondaj derinliği özelliklerine sahip 'Deepsea Metro-2' isimli sondaj gemisi, 6 ay önce İzmir Körfezi'ne ulaştı. 6 ay süren hazırlıkların ardından geminin ismi 'Fatih' olarak değiştirildikten sonra dün törenle Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki Beldeport Limanı'ndaki hazırlıklarının ardından Akdeniz'e gitmek üzere uğurlandı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Akdeniz'de sondaj yapmak için kullanacağı gemi saat 12.45'te Marmara Denizi yönünden Çanakkale Boğazı'na giriş yaptı.

'Türkiye'nin ilk yerli sondaj gemisi' unvanına sahip 'Fatih' isimli gemi saat 14.30'da Boğaz'ın manevra yapılması en güç noktası olan Nara Burnu'nu döndükten sonra saat 14.50'de Çanakkale önlerine ulaştı. Kilitbahir köyündeki 'Dur Yolcu' yazısı ile Kilitbahir Kalesi önünden geçen sondaj gemisi 'Fatih' Ege Denizi'ne doğru seyrine devam etti. 'Fatih'in Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine katılmak için Antalya'ya gittiği öğrenildi. Boğaz'dan geçişi sırasında gemiye Sahil Güvenlik botu eşlik etti.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/turkiye-icin-bir-ilk-canakkale-bogazindan-gecti-40855005?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=kutu3_gorsel&&utm_term=Hurriyet.com.tr+B%C3%BClten+G%C3%BCn+Biterken01.06.2018_16%3A30%3A40_auto&utm_campaign=emarsys (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/turkiye-icin-bir-ilk-canakkale-bogazindan-gecti-40855005?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=kutu3_gorsel&&utm_term=Hurriyet.com.tr+B%C3%BClten+G%C3%BCn+Biterken01.06.2018_16%3A30%3A40_auto&utm_campaign=emarsys)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 01 Haziran 2018, 18:23:11
akdeniz petrol oldugu   yakin zamanda anlayacagiz

neden bu zamana kadar bekledik soru isareti
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 23 Haziran 2018, 12:44:20

Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi sınırlamak amacıyla bir araya gelen Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs savunma bakanları, “ittifakta yeni aşamaya geçiyoruz” dedi. Detaylar basınla paylaşılmadı. Bölgede ortak bir ordu kurulabileceği dahi konuşuluyor.

Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Savunma bakanları, Güney Kıbrıs’ın Larnaka şehrinde bir araya geldi. 3 lider de, düzenli olarak gerçekleştirilen bu zirvenin, üç ülke arasındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşıdığına vurgu yaptı. Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos, ''Ülkelerimizin çıkarları ortak. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda adım atarak gerekeni yaptık'' dedi. 8 yıldır süregelen mali krizin sonuna gelindiğini ifade eden Yunan bakan, bu işbirliğinin kriz sonrası Yunanistan'ı için hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

ASKERİ İŞBİRLİĞİ İÇİN HAREKETE GEÇİLDİ

 
 


İsrail Savunma Bakanı Avidgor Liebermann ise ''Bugün istikrar ve güvenliğimiz için çok önemli bir gün. Üç ülke arasındaki siyasi işbirliğini sanayi ve askeri işbirliğine dönüştürmek için harekete geçtik'' diye konuştu. Türkiye'yi hedef göstererek konuşmaktan kaçınan Liebermann'ın ''Akdeniz’de üçlü ittifak ve istikrar derken'' Türkiye'nin doğalgaz arama çalışmalarına engel olmayı kastettiği biliniyor.

İSTİKRAR SEMBOLÜYMÜŞ

Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Savvas Angelidis ise söz konusu üç ülkenin istikrarsızlık ve şiddet ile çalkalanan bölgede istikrar sembolü olduğunu öne sürdü. Liderlerin Akdeniz'de ne gibi yeni adımların atılacağını net bir şekilde ifade etmemeleri dikkat çekti.

Üç ülkenin hâlihazırda ortak tatbikat ve askeri işbirliği bulunurken, ''ittifakta yeni seviye'' söylemiyle bölgesel ve ortak bir ordu benzeri askeri ittifak kurulabileceği iddiaları da Güney Kıbrıs basınında kendine yer buldu.


https://www.google.com.tr/amp/m.haber7.com/amphtml/dunya/haber/2654528-fena-tutustular-turkiyeye-karsi-ordu-iddiasi (https://www.google.com.tr/amp/m.haber7.com/amphtml/dunya/haber/2654528-fena-tutustular-turkiyeye-karsi-ordu-iddiasi)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 23 Haziran 2018, 14:06:34
Kolayi var...Kıbrıs'a bir s400 birde bora füzesi koy 3 ülkede çenesini keser. Nokta
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 23 Haziran 2018, 14:56:12
Kolayi var...Kıbrıs'a bir s400 birde bora füzesi koy 3 ülkede çenesini keser. Nokta

Onlara bile gerek yok. Muahrebede armut toplamadigimizi cok iyi biliyorlar. Bunlarin bir araya gelmeleri caresizlikten ne yapacaklarini sasirmaktan öte bir bulusma degil.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 23 Haziran 2018, 23:08:35
Kolayi var...Kıbrıs'a bir s400 birde bora füzesi koy 3 ülkede çenesini keser. Nokta

Birde Kara konuşlu atmaca...
Başlık: Doğu Akdeniz'de sıcak anlar... Deniz Kuvvetleri engelledi
Gönderen: SKYWOLF - 18 Ekim 2018, 16:52:42
Doğu Akdeniz'de sıcak anlar... Deniz Kuvvetleri engelledi

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bc88c4e67b0a823a48f8568.jpg)

Doğu Akdeniz'de araştırma yapan Barbaros Hayrettin Paşa gemisini taciz eden Yunan fırkateyni, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarınca engellendi.
Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin sismik araştırma faaliyetlerine başlamasıyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

R/V “Barbaros Hayreddin Paşa” gemisi tarafından Akdeniz’deki kıta sahanlığımızda bu sabah (18 Ekim) itibariyle yeni bir sismik araştırma faaliyetine başlanmıştır.
Yunan Dışişleri Bakanlığı tarafından bu hususta dün yapılan basın açıklaması uluslararası hukuk bakımından tamamen temelsizdir. Yunanistan’ın gerçekçi olmayan iddialarında ısrar etmesi¸ ikili ilişkilere ve bölge istikrarına zarar vermekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Türkiye kıta sahanlığında uluslararası hukuktan kaynaklanan egemen hak ve yetkilerini kullanmaya devam edecektir. Bu vesileyle Yunanistan’a bölgede bir tırmanmaya neden olacak davranışlardan uzak durmasını salık veriyoruz.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dogu-akdenizde-sicak-anlar-deniz-kuvvetleri-engelledi-40991152 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dogu-akdenizde-sicak-anlar-deniz-kuvvetleri-engelledi-40991152)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 20 Ekim 2018, 11:36:00
Alıntı yapılan: ayibarishi link=msg=22213 date=1539984728
Herşey para ve imkan meselesi biliyorum amma...

Ben karar alıcıların yerinde olsaydım şöyle bir hamle yapmayı düşünürdüm. Kıbrıs'ta konuşlandırılmak üzere, anahtar teslimi, yani tamamen ithal, bir ihale açardım. Bu ihaleyi de Çin'e verirdim. İçeriği:

- Uzun menzilli ve stealth tespit kabiliyetli hava savunma radar ağı.
- Entegre çalışacak gelişmiş EH ve yanıltma kabiliyetleri.
- Gömülü HSS karagahı ve kablolu + kablosuz datalink ağı.
- Uygun ve modern, çeşitli hava savunma sistemleri. (Çin'de baya güzel ve çeşitli uygun sistemler var.)
- Kıyı konuşlu süpersonik anti-gemi füzeleri ve bunlar için gerekli teçhizat.

Malum her silah alımı mutlak askeri gereklilikten doğmaz. Bu nedenle konuyu teknik değil politik açıdan düşünmenizi isterim öncelikle. Ayrıca askeri caydırıcılığa katkı, istihbarat, vb. birçok ikincil faydaları da umulabilir. Fakat elbette bu iş topları baya kuvvetli siyasi irade ister. Bilmem siz ne düşünürsünüz?..


Arkadaşlar aslında çok çabalarsak ve bazı zorlukları aşıp elimizi hızlı tutarsak 2 sene içinde hava savunma fırkateyni sahibi olabiliriz.

Ama Nasıl ? İ sınıfı fırkateynleri ihtiyaca binaen biraz daha değiştirerek. 3 Ana değişken var bu hususta.


1-) Uzun Menzilli Füze ;

Akdenizde olacak içinde israilin olacağı hiçbir gerilimde batılı bir füze almak bize yaramaz .  Eurosamla olan ortaklığın teknoloji transferi ve geliştirme ortaklığından öte gitmeyeceği de açık. Zaten amerika israil etkisi bir yana sahipleri akdeniz ülkesi olan bir firmadan ve yunanistan fransa ilişkisi bu  kadar malumken buna bulaşmak zor.

E ne kaldı geriye ? Çin ve Rusya. Gerek HHQ-9 ların çok azman olmaları gerekse de yeni bir kriz yaratma olasılığı helede trump bu kadar gıcıkken çine çini de eliyor.

Tek adres RUSYA oluyor. Gerçekten rusların elinde de tam bizim kalemimiz bir füze var.

İsmi 9m96E2

(http://nevskii-bastion.ru/kartinki/9M96_MAKS-2017_2_19.JPG)

Menzil 120 km İrtifa 30 km . Gayet güzel değerleri olan ve diğer füzelere göre gayet ufak ve kompakt bir arkadaş. Gemilerde kullandıkları Redut Vlsdende atılabiliyor.

(https://thaimilitaryandasianregion.files.wordpress.com/2016/10/s-300-400-missiles.jpg)

Tek bir s-300 kanisterine Quad-pack sığabiliyor.

(https://www.globalsecurity.org/military/world/russia/images/9m96-image01.jpg)

Hatta bu tarz uygulamaları da var.

Böyle bir füzeyi s-400 paketinin içine dahil ederek çaktırmadan da olsa temin ederiz. Putinde zaten suriyedeki kanlısı israile karşı akdenizde bir şekilde var olmak isteyecektir. Ve bizide yanına çekmek için böyle bir fırsatı kaçırmaz hali hazırda babalar gibi s-400 vermişken birde .

Tabi bu füzenin iki problemi var . Radarlarımızla uyumluluğu ve mk-41 gibi bir vls için biraz uzun olması. Onlarıda diğer alt başlıklarda çözeceğim.


2-) Radar Meselesi ;

Şimdi gelişmiş bir hs fırkateyni nasıl bir radar mimarisine sahip olmalı ? Öncelikle bir adet uzun menzilde arama yapacak Umr radarı, bu radarın tespitlerini sınıflandıracak benzer menzildeki iff sistemi , hedefler füze menziline girdiğinde muhtemelen füzeyle aynı veya biraz fazla menzildeki umr'yi hiç meşgul etmeden angajmanı sağlayacak gelişmiş çok fonksiyonlu radar ve buna aydınlatma yapacak aynı menzildeki birde ayr yani aydınlatma radarı lazım.

Toparlarsak 1 adet umr, 1adet çfr, 1 adet iff ve 1 adet ayr sistemi lazım. Şanslıyız ki Çafrad'ın Çfr, İff ve Ayr'den oluşacak alttak kısmı Çafrad Faz-1 olarak önümüzdeki sene veya bu sene sonu tamamlanacak . Umr'ninde dahil olduğu Faz-2' nin gelmesi de bir kaç sene daha ileride olacak.

(http://oi67.tinypic.com/2i8euz7.jpg)

O zaman 150 Km kapasiteli 1000 hedef angajmanına sahip çfr ve ayr'miz ve 450 km menzilli iff'miz var.  Bize geriye sadece bir UMR lazım. Oda fazla riske girmeden 250 km menzilli kendi gan modüllerimizin kullanıldığı ve yerlileştirmeye çok yakın olduğumuz lisans altı üretimimiz SMART-S MK2'yi de stop gap olarak Uzun menzilli arama radarı olarak kullanabiliriz.

Yani ilk aşamada Çafrad Faz-I (Hafif/Light) + Smart-S Mk2 ara çözümü bizi götürür. İlerde Faz-I deki Çfr menzili 250-300 km'ye çıkarılıp iff de 300 e indirgenip Çafrad-Medium yani Orta bir radar sınıfı oluşturulup smart-s mk2 ler gemiden çıkartılıp diğer alt platformlara transfer edilebilir. Çafrad H de için umr'nin olduğu tf-2000 de kullanılacak çözüm olacaktır zaten.

İşte en büyük sorunlardan biriside bu 9m96E2 füzesinin Çafrad'ın çfr'si ile nasıl konuşturulacağı. Elimizi çabuk tutup çalışmalara başlarsak 2 senelik bir süreçte bunu başarabiliriz gibime geliyor. Şu an teorinin en zor kısmı da bu zaten .

3-) VLS- Dikey Fırlatma Sistemi meselesi ;

Şimdi diyelimki 9M96e2 leri Çafrad Çfr ile konuşturduk. Bu füze 5.56 metre muhtemelen mk-41 Vls'ye sığmaz.  Zaten İ sınıfında 16x vls kullanılacağı söyleniyor ancak bunun Mk serisi abd vls simi yoksa yeni geliştirilen Yerli VLS 'mi olacağı belli değil.

(http://i66.tinypic.com/1r3e3o.jpg)

Bundan yaklaşık 5-6 ay önce en üstte görülen milli vls'nin geliştirme fotoğrafı çıktı. Herhalde buda 2 seneye hazır hale gelecektir. Eğer gemiye mk-41 değil mk-57 uzunluğunda bir kanister takarsak bu 9m96 e2 ler büyük ihtimal tek lançere third pack veya two pack en azından sığarlar. Ha İ sınıfının yüksekliği kurtarmaz veya iç gövde kısmı dolu sığmaz denilirse tam gömülü değil vlsnin bir kısmı dışarıda kalabilir.


(https://1.bp.blogspot.com/-G8gKZkEjJw4/TwAbHt72yoI/AAAAAAAAAXc/IoqlsV7AUbg/s1600/800px-HMAS_Sydney_1702120425.jpg)

Tıpkı bizim Gabyalardaki gibi.



----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Toparlarsak bu şartlarda sadece +Çafrad Light ve +16 9m96e2 ve bazı entegrasyon maliyetleri ile şu silah yükünde stealth bir hafif Hava Savunma Fırkateynimiz olabilir.

1x 76 MM

16x 9M96E2 umhsf (Two Pack)

32x Essm veya 2 seneye muhtemelen yetişecek Hisar-O Veya N

16x Atmaca

1x Sapan Ram veya Korkut-D

6x Orka-A hafif torpido


Eğer 4. milgemden hemen sonra kızağa 1 adet daha İ sınıfı koyarsak 2-3 seneye halihazırda yapılan 2 adet type-214'ümüzde denemelere başlarsa;

Doğu Akdeniz Görev Kuvveti ;
-----------------------------------

2x İ sınıfı AAW
3x Milgem ASUW
1x Milgem ASW
2X type-214 Aip


Ve bunları destekler Kıyı Konuşlu Atmaca/Som/ Bora ve akdeniz kıyımıza dağınık mimaride konuşlanacak (İzin çıkarsa Kıbrısa ) S-400 Sistemi ve bol bol ASuw rolde kullanılacak F-16 lardan Som Tatbikatı Doğu akdenizde kısa vadede kuş uçurtmaz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 20 Ekim 2018, 12:53:28
Hocam çok güzel yazmıssiniz lakin 4 korvet yapımının dahi yıllar aldığı güzel ülkemde biz bu yavaşlık ile savaş başlayana kadar yerimizden kimildamaz , savaş başlayınca da "yetistiremedik" kafası yaşarız.Millet yaptıkça hızlanır bizimkiler yaptıkça yavaşlıyor. Sözde i sınıflarin diğer üçü özel tersanelere verilecekti ordanda haber yok. SSB başkanı bir hafta aralıklarla iki programa çıkıyor sorulan sorular aynı. Adam her. Gittiği programda aynı soruları alınca cevapları düşünmüyor bile bir kişide tf2000i yada i sınıfını sormadı. Neden ? Cunki Altay tankı daha önemli. Adam f35 konusunda 1 yıldır aynı şeyi söylüyor ama her programdan sonra sözleri flaş yada Sondakika diye geciyor. Neyin kafası bu ya
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 20 Ekim 2018, 13:12:29
Hocam çok güzel yazmıssiniz lakin 4 korvet yapımının dahi yıllar aldığı güzel ülkemde biz bu yavaşlık ile savaş başlayana kadar yerimizden kimildamaz , savaş başlayınca da "yetistiremedik" kafası yaşarız.Millet yaptıkça hızlanır bizimkiler yaptıkça yavaşlıyor. Sözde i sınıflarin diğer üçü özel tersanelere verilecekti ordanda haber yok. SSB başkanı bir hafta aralıklarla iki programa çıkıyor sorulan sorular aynı. Adam her. Gittiği programda aynı soruları alınca cevapları düşünmüyor bile bir kişide tf2000i yada i sınıfını sormadı. Neden ? Cunki Altay tankı daha önemli. Adam f35 konusunda 1 yıldır aynı şeyi söylüyor ama her programdan sonra sözleri flaş yada Sondakika diye geciyor. Neyin kafası bu ya

Orası öyle ama zaten yazdığım senaryo 2019-2025 arası bir çözüm ve hızlı olunması lazım. Keza bölgenin potansiyeli çok yüksek tpao ciddi bir atılım yaparsa bölgede bütçenin 3 te 1'ine yakın bir miktar cepte kalır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 20 Ekim 2018, 13:36:30
Gezgin füzesinden haber yok  yoksa füze kesmeyemi gitti
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Ekim 2018, 15:30:54
Battlestar ve Yabgu arkadaslar konuyu güzelce irdelemişler . Yalnız bir iki konuya değinmek gerekli olduğu kanısındayım.

''öncelikle doğu akdenizdeki enerjiden  hak elde etmek istiyorsak o zaman tutarlı bir kıbrıs politikası uygulamamız gerekiyor''

'' Unutulmamalıdır ki doğu akdenizde rakiplerimiz veya ilerisi olası ortaklarımız ,Suriye ,israil,Lüpnan, kıbrıs,Mısır devletleridir'' yani bu devletlerin tümü veya en azından bazıları ile ilişkilerimizi acilen geliştirmeliyiz''

''Suriye halen iç durumundan dolayı petrol işine pek bulaşmadı ama ne zaman iç sorunları azalır veya sonlanır o zaman eminim ki kendisine ortak olarak Rus gazpromu alacaktır. Kıbrıs cumhuriyeti Eni italyan, Toatal fransız, Excon ABD yi yanına almıştır, Mısır belirtilenlerin haricinde çin'i yanına aldı. İsrail ve lüpnanda agırlıklı olarak İtalyan fransız ve ABD ortaklar ile anlaştılar''

'' Kıbrıs Adasına ancak kendi imalatımız olan hava veya deniz füzeleri konuşlandırabiliriz, tabii o da ancak KKTC ile anlasarak olabilir''


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 20 Ekim 2018, 18:54:48
Battlestar ve Yabgu arkadaslar konuyu güzelce irdelemişler . Yalnız bir iki konuya değinmek gerekli olduğu kanısındayım.

''öncelikle doğu akdenizdeki enerjiden  hak elde etmek istiyorsak o zaman tutarlı bir kıbrıs politikası uygulamamız gerekiyor''

'' Unutulmamalıdır ki doğu akdenizde rakiplerimiz veya ilerisi olası ortaklarımız ,Suriye ,israil,Lüpnan, kıbrıs,Mısır devletleridir'' yani bu devletlerin tümü veya en azından bazıları ile ilişkilerimizi acilen geliştirmeliyiz''

''Suriye halen iç durumundan dolayı petrol işine pek bulaşmadı ama ne zaman iç sorunları azalır veya sonlanır o zaman eminim ki kendisine ortak olarak Rus gazpromu alacaktır. Kıbrıs cumhuriyeti Eni italyan, Toatal fransız, Excon ABD yi yanına almıştır, Mısır belirtilenlerin haricinde çin'i yanına aldı. İsrail ve lüpnanda agırlıklı olarak İtalyan fransız ve ABD ortaklar ile anlaştılar''

'' Kıbrıs Adasına ancak kendi imalatımız olan hava veya deniz füzeleri konuşlandırabiliriz, tabii o da ancak KKTC ile anlasarak olabilir''
-Mısır çıkardıgı gazı kendi kullanıyor birazda Ürdün'e satıyor. Gaz ithalatını bitirdi. Mısırın iç pazarıda çok büyük değil zaten.
-İsrail'in buldugu bazı gaz sahaları Lübnan kıyılarına yakın. Haliyle Kuracakları platformlarda hizbullaha bir roket kadar yakın hale geliyor. İsrail bu riski alamıyor. Biraz korku var..Çok az bir miktar Ürdüne satmaları dışında onlarında Türkiye kadar büyük bir pazarları yok.
-Rum kesimi henüz bir gaz cıkarma işlemi yaptı mı bilmiyorum lakin onlarında iç gaz pazarı çok düşük haliyle satmak zorundalar. Şuan için avrupadan başka çıkaracakları gazı satacakları bir pazarları yok
-İsrail ve Rum kesimi çıkardıkları gazı Akdenizde suyun altından Avrupaya taşıdıkları zaman , Avrupadaki normal gaz fiyatından 4 dolar daha pahalı satmak zorundalarki çıkarma ve boru hattı maliyetini kurtarsınlar..Avrupalıda ucuzu varken neden 4 dolar fazla para versin.
-Yukardaki tüm saydıgım ülkeler öyle yada böyle çıkardıkları gazdan para kazanmak istiyolar ise ya Türkiye'ye satmak zorundalar yada Avrupaya Türkiye üzerinden taşımak zorundalar. Ya Türkiye ile ilişkilerinizi düzelteceksiniz yada buldugunuz gazdan pek birşey kazanamayacaksınız.
İlişkilerini düzeltmek zorunda olan biz değiliz onlar. İstedikleri kadar gaz cıkarsınlar. Ta-şı-ya-maz-lar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Ekim 2018, 23:40:19
Değinmiş olduğunuz konuların bazıları bölgedeki şu anki mevcut durumu gösteriyor, geriye kalan  ise olasılık ve varsayımlar.

Devletlerin enerji politikalarının aktüel statik durumlar üzerine geliştirilmesinin doğru olmadığı düşüncesindeyim. Bunun nedeni Enerji yatırımlarının sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi ancak yıllar sonra kendisini amorti edebilmesidir. Bu anlamda yatırımın çıkarıldığı zaman içerisinde, olası değişkenliklerin tamamını kesin çizgilerle belirtmek gerçekçi olmasa da, mevcut görüş alanındakileri iyi hesaplayıp öngörerek gerekli esneklik paylarınına göre hareket alanını cepte tutmak faydalı olacaktır.
 
Türkiye’nin enerji politikası kapsamında, topraklarından geçmekte olan ve/veya Turkiye’de sonlanmakta olan mevcut boru hatlarına bir ek tamamlayıcı unsur olan Doğu Akdeniz’deki petrol/gaz sahalardan çıkacak olan gaz/petrolden hak ve  pay elde etmek bulunuyor. Bu konuda hemfikiriz.

Doğu Akdeniz’de bulunan hasımlarımız maalesef  bizden çok öndeler. Yani  zaman  aleyhimize olduğu aşikar. Bu durumda statik  olarak durup onların çuvallamasını beklemek gerçekçi görünmüyor. Doğu Akdeniz enerjisi konusunda halen gercekçi, proaktif, stratejik devlet politikamızın uygulanmakta olduğunu göremiyorum.

Doğu Akdeniz’de hak veya pay elde etmek istiyorsak bu ancak bölge devletlerinin bazılarını yanımıza alarak mümkün olabilir. Bu noktada değerlendirilerek netleştirilmesi gereken ilk konu yola KKTC ile devam etmenin yanısıra Kıbrıs’ta oluşabilecek olası bir çözüm sonrası oluşacak dengeler ile alakalı olacaktır.

Mısır ve İsrail en büyük sahalara sahip olduğuna göre, onlar ile de anlaşma yollarını araştırarak yol haritasına dahil etmek, hem çıkartılacak olan gaz/petrol üzerinde hak iddiasını güçlendirecek, hem de Türkiye üzerinden bir boru hattının yapılması yolunda gerekli kozları ele geçirmeyi sağlayabilecektir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 21 Ekim 2018, 00:06:45
Mısır'ın Türkiye ile olası bir petrol/gaz anlaşması yapması şuan için imkansız. Daha doğrusu Mısır'ın bir anlaşmada taraf olabilmesi için önce kendi karar vericilerinin olması gerekiyor. Siz zannediyor musunuzki Mısır'ı Sisi yönetiyor ? Mısırla anlaşıp petrol/gazını Türkiye pazarında kullanmak yada Türkiye üzerinden geçirmek Mısır'a maddi kazanç sağlayacaktır. Bu maddi kazançta Sisi'nin daha çok başta kalması anlamına gelir. Bunuda bizim mevcut hükümetin istediğini sanmıyorum. Aynı unsurlar İsrail için daha sert şekilde var. Ben "ülke çıkarları" için ümmetçi bir yaklaşımdan uzak durulması taraftarıyım lakin bizi yönetenler öyle değil. Hükümet istese dahi böyle bir düşünce gerçeğe dönüştüğü an ülkede çıkacak ses "kullandıgımız petrol/gaz filistine mermi olarak geri dönüyor" kafası olacak.Buda mevcut sistemin kendi kitlesi tarafından sorgulanmasına yol açar. Tıpkı Mısırla olası bir anlaşmada "Tayyip Mursiyi gaz uğruna sattı" söylemlerinin çıkma olasılığı gibi...Dahada önemlisi Körfez ülkelerinin Akdenizdeki karargahı oldu Mısır. Bugün Mısır savunma alanında ne alıyorsa parasını körfez fonları sağlıyor. BAE asla kavusamayacagı büyük orduya Mısır sayesinde kavustu.Suud-Bae-Mısır arasındaki bu denli yakınlaşmanın ortak özelliği Türk ve Türkiye nefretidir. BAE Washington büyükelçisinin "Türkiyenin bırakın ortadogu planı yapmasını , yemek menüsü hazırlamasını dahi istemiyoruz" söylemleri var. Bu adamlar bize düşman.Trump'ın damadı mekik dokuyor bu 3 ülke arasında. Araları bu kadar iyi iken Türkiye ile bu üç ülkeden birinin arasının iyi olmasını isterler mi ? İsrailin başkenti Kudüse taşıması gibi onlarca örnek var. Bu devletlerin tüm bunları es gecip gaz anlaşması yapacagına ihtimal vermiyorum.Ayrıca önde olduklarınıda sanmıyorum. Mevzu bahis ülkelerin gaz kullanma pazarları toplasan Türkiye etmiyor. Kendi iç pazarlarında kullanmaktan baska çareleri yok. LNG kafası yaşasalar çıkan gazın toplam parası LNG tesisi kurma parasına dahi yetmez. Tabi mevcut rezervler için diyorum bunu. ben Türkiyeye mecburlar diyorum. Değilselerde kendileri bilir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 23 Ekim 2018, 16:03:56
Ortam iyice ısınıyor.

https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-gemi-tacizlerine-karsi-angajman-kurallarini-degistirdi-haber-84994.htm (https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-gemi-tacizlerine-karsi-angajman-kurallarini-degistirdi-haber-84994.htm)

Geçtiğimiz günlerde Akdeniz’de Barbaros Hayreddin Paşa gemisinin sismik araştırma faaliyetlerini sürdürürken Yunan fırkateyni HS Nikiforos Focas tarafından yapılan taciz sonrası Türkiye angajman kurallarını değiştirdi.
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma faaliyetlerine devam eden Barbaros Hayreddin Paşa gemisine, Yunanistan donanmasının botlarının tacizlerinin artmasının ardından harekete geçti.

Sonbaharla birlikte Doğu Akdeniz’de sözde tek taraflı ilan edilen, münhasır ekonomik bölge (MEB) sahalarında artacak sondaj hareketliliği ve Yunan tahrikine karşı Genelkurmay Başkanlığı ve Türk Deniz Kuvvetleri yeni angajman çalışmaları yaptı.

CESARET EDEMEYECEKLER
Buna göre, halen Türk denizlerindeki angajmanda, olası tacizlere misliyle karşılık vermek için serbesti getirildi. Angajman, tehdit seviyesine göre tedricen artarak uygulanacak. Tedrici olarak tanınan serbesti kapsamında, olası bir tehdit derecesine göre, emir yetkisinin gemi komutanına kadar alt kademeye devredilmesi mümkün hale gelecek.

Böylece Yunan donanmasının korsan manevralarına anında müdahale edilebilecek. Yeni angajman, Barbaros Hayrettin Paşa ve ilerleyen günlerde de Fatih sondaj gemisinin emniyetle çalışmasını ve olası engellemelerin Türk donanmasının kararlı tutumunu yansıtan bir karşılık bulmasını sağlayacak. Yunan donanmasının küstah ve hukuk tanımaz tacizlere cesaret etmesi engellenecek.

ÇALIŞMALAR AKSAMAYACAK
Aynı zamanda da çalışmaların aksamasının önüne geçilmiş olacak. Aksi takdirde sondaj gemilerimize yönelik en küçük engellemeye misliyle karşılık verilecek. Yunanistan Akdeniz’de gücü elinde bulunduran Türk donanmasına karşı ciddi bir hareketlilik gösteremiyor.

Rum Yönetimi de Türkiye’nin bu hamlesi karşısında ses çıkaramıyor. Şubat 2019’a kadar bölge, Barbaros Hayreddin Paşa dışındaki sismik ya da sondaj gemilerine kapatılmış durumda bulunuyor.

DENİZ HABER AJANSI
Başlık: İngilizlere de geçiş yok! Savaş uçakları havalandı
Gönderen: fırtına06 - 29 Ekim 2018, 11:33:24
Geçtiğimiz günlerde Barbaros Hayrettin sismik gemisinin Yunan unsurlarınca taciz edilmesinin ardından sismik gemimiz Türk savaş gemileri tarafından korumaya alınmıştı. İngiliz savaş uçaklarının da Barbaros Hayreddin ve savaş gemilerimizin yakınında uçmasının ardından Türk F-16'larınca önleme yapıldığı ortaya çıktı.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2018/44/ingilizlere_de_gecis_yok_savas_ucaklari_havalandi_1540800814_2401.jpg)

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yaptığı doğalgaz rezervi arama çalışmalarını sürdüren Barbaros Hayrettin sismik gemisi Yunanistan başta olmak üzere bölgedeki kimi güçleri rahatsız etmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Yunan fırkateyni HS Nikiforos Focas, Barbaros sismik araştırma gemisini izlemekle görevlendirilmişti.

Gemimizi taciz eden Yunan unsuruna karşılık, Türkiye bölgeye savaş gemileri, hücumbotları ve 1 denizaltı göndererek Barbaros'u korumasına almıştı.

İNGİLİZLERE F-16'LI ÖNLEME

Bölgede tansiyon kimi zaman yükselirken, İngiliz Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçaklarının da Barbaros ve sismik gemimize eşlik eden deniz unsurlarımızın yakınlarında uçtuğu öğrenildi.

İNCİRLİK'TEN HAVALANDILAR

İngiliz uçaklarının bu hamlesine aynı anda karşılık verildi ve İncirlik Üssü'nden kalkan F-16'lar İngiliz savaş uçaklarına önleme yaptı.

Türk jetlerinin gelmesinin ardından İngiliz savaş uçaklarının bölgeden ayrıldığı kaydedildi.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2747145-ingilizlere-de-gecis-yok-savas-ucaklari-havalandi/?detay=1 (http://www.haber7.com/guncel/haber/2747145-ingilizlere-de-gecis-yok-savas-ucaklari-havalandi/?detay=1)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 29 Ekim 2018, 11:42:49
Biz İngilizlerle öpülmüyormuyduk?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 29 Ekim 2018, 12:30:08
tamamen bilmediğimden soruyorum. Savaş gemisindeki personel üstünde uçan ucagın hangi ülkeye ait oldugunu ucagın dış görünüşünden baska belirleyebileceği bir sistem falan var mı ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 29 Ekim 2018, 12:46:23
tamamen bilmediğimden soruyorum. Savaş gemisindeki personel üstünde uçan ucagın hangi ülkeye ait oldugunu ucagın dış görünüşünden baska belirleyebileceği bir sistem falan var mı ?

https://teknolojiprojeleri.com/savunma/dost-dusman-tanima-tanitma-sistemleri-iff

Dost-düşman tanıma sistemi tanıyabilir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 29 Ekim 2018, 12:50:28
Gemilerde de dost düşman tanıma sistemi var diye biliyorum
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 29 Ekim 2018, 12:51:20
Radardan iff sinyalı algılayarak uçağın kimlere ait olduğu anlaşılıyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 29 Ekim 2018, 12:54:38
 Hepimiz aynı anda cevap vermişiz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 29 Ekim 2018, 14:38:01
Hayır yahu. Atıyorum suriyede düşürdüğümüz rus uçağı örneği mesela... Kimliğiyle alakalı haberler çıkmıştı. Sonra yine Suriyede kimliksiz bir uçak askerlerimizin kaldıgı yeri vurmuştu. Ben bu ucaklardan bahsediyorum. Bir uçak geldi vurdu mesela bu ucagın Suriyeye mi yoksa rusyaya mı ait oldugunu nasıl anlaşılıyor. Sonucta ikiside düşman gözüküyor sistemde lakin Rus ucakları suan Türkiye için düşman kategorisinde değil çünki El-Babda önümüzü Rus ucakları temizlemişti. Fakat Suriye ucakları düşman statüsünde bunun ayırt edilmesinden bahsediyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 29 Ekim 2018, 15:38:57
Bu arada 2. sondaj gemisi alınmış. Yine Koreli şirket tarafından 2011 yılında yapılan deepsea metro 1 260+ milyon dolara satılmış. Alıcının büyük ihtimalle TPO oldugu düşünülüyor. Deepsea metro 1 şuan TPO envanterinde olan Fatih sondaj gemimizin kardeşi durumunda çünki Fatih gemisinin adıda deepsea metro 2'ydi.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 29 Ekim 2018, 16:12:11
Bu arada 2. sondaj gemisi alınmış. Yine Koreli şirket tarafından 2011 yılında yapılan deepsea metro 1 260+ milyon dolara satılmış. Alıcının büyük ihtimalle TPO oldugu düşünülüyor. Deepsea metro 1 şuan TPO envanterinde olan Fatih sondaj gemimizin kardeşi durumunda çünki Fatih gemisinin adıda deepsea metro 2'ydi.
BU gemi yarın sondaja başlıyor diye biliyorum
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Yabgu - 29 Ekim 2018, 16:41:06
Bu arada 2. sondaj gemisi alınmış. Yine Koreli şirket tarafından 2011 yılında yapılan deepsea metro 1 260+ milyon dolara satılmış. Alıcının büyük ihtimalle TPO oldugu düşünülüyor. Deepsea metro 1 şuan TPO envanterinde olan Fatih sondaj gemimizin kardeşi durumunda çünki Fatih gemisinin adıda deepsea metro 2'ydi.
BU gemi yarın sondaja başlıyor diye biliyorum
evet yarın başlıyor. bir iki tane amerikalı şirketle anlaşmada yapıldı akdeniz konusunda. Birisi petrol cıkarma konusunda büyük bir şirket suudi arabistanda dahil dünyanın birçok yerinde sondaj platformları bulunuyor diğeri daha danışmanlık agırlıklı.Gemideki personelin cogunlugu yabancı hatta bircogunun Türk gemisinde çalıştıkları için tehdit edildiklerini falan okumuştum. Denizde sondaj konusunda hiç bilgimiz ve deneyimimiz yok bunun sağlanmasıda en az 2-3 hatta 4-5 yıl bulur diye düşünüyorum. Lakin dikkatimi çeken nokta ben Fatih sondaj gemisinin 2 milyar dolara falan alındıgını okumuştum. Hatta bir gemi neden 2 milyar dolar ederki diye düşünmüştüm. Sondaj falan teknolojik sistemler var normaldir heralde diyip üstünde durmadım. Bugünki haberlerde ise ilk geminin 100+ küsür milyon dolar ikinci geminin ise 200+ küsür milyon dolar oldugunu okudum. Bu seferde sondaj gemileri bu kadarda ucuz olamaz heralde diyorum. Bilmiyorum aklım karıştı
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: firtinabaskan - 29 Ekim 2018, 16:51:29
Bu arada 2. sondaj gemisi alınmış. Yine Koreli şirket tarafından 2011 yılında yapılan deepsea metro 1 260+ milyon dolara satılmış. Alıcının büyük ihtimalle TPO oldugu düşünülüyor. Deepsea metro 1 şuan TPO envanterinde olan Fatih sondaj gemimizin kardeşi durumunda çünki Fatih gemisinin adıda deepsea metro 2'ydi.
BU gemi yarın sondaja başlıyor diye biliyorum

Fatih başlıyor sondaja diğeri aldığımız gemide en kısa sürede başlayacak allahın izniyle yeni kararnamede bu durum üzerinde aşırı ciddiyet mevcut tüm imkanlarla heryerde arama tarama faliyet olacak ve yer altı kaynakları en iyi şekilde değerlendirilecek.
Başlık: Dönmez'den flaş açıklamalar
Gönderen: SKYWOLF - 30 Ekim 2018, 13:09:19
Dönmez'den flaş açıklamalar

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bd82c8867b0a929781da009.jpg)

Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Fatih Gemisi'nin Akdeniz'de sondaj çalışmalarına başlama töreninde konuştu. Sondaj çalışmalarına yarın başlanacağını açıklayan Bakan Dönmez, Fatih Gemisi'nin, dünyadaki en iyi 16 gemi arasında ilk 5'e girdiğini açıkladı.
BAKAN Dönmez, geminin tüm teknik aksamının gözden geçirilerek yenilendiğini kaydetti. Bakan Dönmez, Fatih Gemisi'nin, dünyadaki en iyi 16 gemi arasında ilk 5 gemi arasına girdiğini kaydetti.

Geminin, çevreci özelliğe sahip olduğunu aktaran Bakan Dönmez, her geçen gün artan enerji ihtiyacının, yerli imkanlarla karşılanmasının esas olduğunu aktardı.

Bakan Dönmez konuşmasının devamında  "Antalya'dan 100, Alanya'ya 60 km mesafede Alanya-1 adı verilen alanda sondaj çalışması yarın başlayacak" dedi.

 Bakan Dönmez törende yaptığı konuşmasının devamında şunları kaydetti:

*Barbaros ve Oruç Reis gemilerimiz (hidrokarbon aramaları için) sadece Akdeniz'de değil Karadeniz'de de durmaksızın çalışıyor.

*Fatih'in ardından ikinci sondaj gemimizi portföyümüze almak üzereyiz

*Mersin'de, TPAO  bir sığ deniz sondaj çalışması başlatacak

*Türkiye enerjide bağımsızlığı temel hedef koydu, hiçbir güç bunu bizden vazgeçiremez.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/son-dakika-enerji-bakanindan-flas-aciklamalar-41002879 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/son-dakika-enerji-bakanindan-flas-aciklamalar-41002879)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: firtinabaskan - 30 Ekim 2018, 13:14:58
Hayırlara vesile olsun inşallah güzel sonuçlar alırız enerji belasından kurtuluruz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 30 Ekim 2018, 15:20:54
dogal gazi var cikdigini yakin bir zamanda duyariz

100de 100 var 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Ekim 2018, 15:34:50
Kısa bilgi...

Alıntı
([url]https://im.haberturk.com/2018/10/29/ver1540800285/2197288_810x458.jpg[/url])

Tarih
İsmi:   Fatih (2018-günümüz)
Deepsea Metro II (2011-2018)
Sahibi:   Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı
İşletmeci:   Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı
Port kayıt:    Türkiye (2018-günümüz)
Marshall Adaları (2016-2018)[1]
Bermuda, Hamilton (2011-2016)[2]
İnşa eden:   
Hyundai Heavy Industries, Ulsan, Güney Kore
Bitirilişi:   25 Kasım 2011[3]
Kimlik:   
Çağrı işareti: V7CJ8
IMO: 9503770
MMSI: 538006889
Statü:   Etkin
Genel karakteristik
Tonaj:   
34.256 DWT

51.283 GRT
Uzunluk:   229 m (751 ft)
Genişlik:   36 m (118 ft)
Çekiş:   14,7 m (48 ft)
Fatih, önceki adıyla Deepsea Metro II, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın sahibi ve işletmecisi olduğu altıncı nesil derin sondaj gemisidir. 2011'de Güney Kore'de inşa edilen gemi, 229 m uzunluğundadır. Denizlerde 12.120 m (40.000 ft) derinlikte sondaj yapabilmektedir.Mart 2016'da $210 milyon bedelle Chalfont Shipping'e satıldı. Bermuda bayrağı taşıyan ve 2017'de Norveç merkezli Odfjell Drilling'den satın alınan gemi, Türkiye'nin ilk sondaj gemisi oldu. Mayıs 2018'de adı Fatih olarak değiştirildi.
[url]http://www.wikizeroo.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRmF0aWhfKHNvbmRhal9nZW1pc2kp[/url] ([url]http://www.wikizeroo.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRmF0aWhfKHNvbmRhal9nZW1pc2kp[/url])


(https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ekonomi/turkiyenin-ilk-sondaj-gemisi-fatih-arama-calismalarina-basliyor/,oJ-Pfy-YrUed9CMoCfam7A.jpg?w=960&mode=max&v=20181030132738032)

Gemimiz inşallah görevini layıkıyla yerine getirecek. Akdeniz'deki enerji hareketliliği, bizlerin uzun zamandır dile getirdiğimiz donanma konseptinde değişikliğe sebep olacak bence. Eskiyen gemileri yenileriyle değiştirmek tek başına yeterli olmayabilir. Daha donanımlı daha fazla gemilere sahip olmak ve kıyı savunma sistemleri oluşturmak, deniz havacılığını daha fazla insanlı ve insansız sistemlerle genişletmek vs yakın gelecekte görebileceğimiz ve tartışabileceğimiz konular olacağa benziyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 06 Kasım 2018, 14:12:44
Yakınım sahil güvenlikten mezun oldu fakat Akdeniz deki sıcak durum dolayısıyla tayinlerini durdurdular.
Kendisinin beyanı bu şekilde oldu.
Jandarma tayinleri zamanında yapılmış fakat onlarınki halen beklemede.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 06 Kasım 2018, 14:25:18
Türkiye yıllık bütçesinin nerdeyse 3te 1 veya 4te 1'ini petrol ve petrol ürünleri ve doğalgaza harcıyor ve enerji üretimininde büyük bölümünü doğalgazla çalışan tesislerde yapıyoruz .

Kısaca doğu akdeniz + nükleer santraller + elektrikli oto kullanımı  bütçenin bu büyük giderini cebimize geri dönderebilir bu bütçeyi sanayi atılımlarında kullanırsak iyi bir yola girebiliriz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 06 Kasım 2018, 14:47:10
Rumlar, Exxon Mobil için Navtex yayınladı

Kıbrıs Rum Yönetimi, ABD’li Exxon Mobil’in 10 numaralı parsele gelişi öncesinde Ada’nın güneyinde dört aylık Navtex yayınladı. Türk Donanması, gelişmeleri yakından takip ediyor.
ABD’li Exxon Mobil ile Katar’a bağlı Qatar Petroleum ortaklığı, Rumların tek taraflı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içindeki 10’uncu parselde doğalgaz aramak için kolları sıvadı.

Bu ay içinde çalışmalara başlayacağını ilan eden konsorsiyum için Rumlar dört ay süreli Navtex yayımladı. Rumların ilan ettiği Navtex’e göre, 10 Kasım’dan 25 Şubat 2019 tarihine kadar sözde 10’uncu parselde sondaj çalışmaları yapılacak.

10 NUMARALI BLOK

Rum yönetiminin 2011’deki MEB ilanının ardından KKTC’de Ankara ile anlaşarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)’na Ada açıklarında petrol ve doğalgaz arama yetkisi vermişti.

KKTC’nin TPAO’ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği E, F ve G sahaları, Rum Yönetimi’nin belirlediği 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı bloklar ile çakışıyor.

Exxon Mobil’in arama yapacağı 10 numaralı blok ise kesişen bölgelerin dışında kalıyor. Buna rağmen KKTC’nin Ada üzerindeki eşit haklarından dolayı Türkler, Rumların tek taraflı anlaşmalarını kabul etmiyor.

AKDENİZ KALKANI

Türkiye’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı ilan ederek ABD, Katar, İtalya, Güney Kore, Fransa gibi ülkelerin enerji devlerine sözde ruhsat verdiği parsellerde araştırma yapılmasına karşı çıkıyor. Türk Donanması, Doğu Akdeniz ve Ege’deki gayrımeşru faaliyetleri yakından takip ediyor.

Doğu Akdeniz’deki hak ihlallerine karşı Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında bölge sürekli olarak iki fırkateyn, bir korvet, bir akaryakıt gemisi ve iki hücumbot bulunduruluyor. Bir karakol gemisi ise sürekli karakol faaliyeti yürütüyor. Sismik araştırma gemimiz Barbaros Hayreddin Paşa ile sondaj gemimiz Fatih de Deniz Kuvvetleri’mizin gözetiminde bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor.

FİİLİ SİLAH ATIŞ EĞİTİMLERİ

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı gemilerin 6 Kasım’dan başlayarak da bir hafta süreyle Saros Körfezi girişi ile Aksaz ve Antalya açıklarında "Fiili Silah Atış Eğitimleri" yapacağı öğrenildi. Bölgede, fiili silah kullanımı haricinde hava savunma ve denizaltı eğitim faaliyetleri de icra ediliyor. Bu faaliyetlerin ise daha güneye kayıp kaymayacağı merak konusu.

‘KABUL EDİLMEYECEKTİR’

Türkiye, geçen ay içinde Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri için 1 Şubat 2019’a kadar geçerli olan bir Navtex yayınlamıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Türk bayraklı R/V Barbaros Hayrettin Paşa ve destek gemileri M/V Tanux-1 ve R/V Apollo Moon tarafından Türkiye Cumhuriyeti adına uluslararası hukuka uygun olarak Türk kıta sahanlığında sismik araştırma faaliyeti icra edilmektedir" denilmişti.

Diğer gemilere beş deniz mili açıktan geçme uyarısı yapılan duyuruda, ayrıca "Larnaka Radyo 342/18 Nolu Navtex duyurusunda belirtilen ‘Kıbrıs’, 1960 yılında kurulan devlet ile aynı değildir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin duyurusu ile kanunsuz iddialarını meşrulaştırma çabaları geçersizdir ve Türkiye tarafından kabul edilmemiştir, edilmeyecektir" ifadeleri kullanılmıştı.

ABD İKİNCİ CEPHE İÇİN YUNANİSTAN’I KIŞKIRTIYOR

Emekli Tuğamiral İlker Güven, Doğu Akdeniz’deki ABD kışkırtmalarına yönelik Aydınlık’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

"ABD, piyonu Yunanistan’ı Akdeniz ve Ege’de Türkiye’ye ikinci cephe açtırmak için kışkırtıyor. Esasen ABD, Münbiç’te de Türkiye’yi tam anlamıyla oyalıyor. Üstelik oyalarken de Türk ekonomisini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak suretiyle iki cepheli savaşı göze alamaz hale getirmek istiyor. ABD’nin hiç değişmeyen hedefi Kürt devletini kurdurmak. Bu arada Türkiye yönetiminin yanlış, Suriye ve Devlet Başkanı Esad’a karşı ulusal çıkarlarımıza aykırı duygusal tutumundan da yararlanan ABD, Astana sürecini baltalamak ve S-400’lerin alımını iptal ettirmek istiyor. Türkiye’nin bu politikası ne dosta ve ne de düşmana güven vermiyor. Türkiye maalesef gerçek düşmanımız ABD olmasına rağmen, müşterek harekat ve olmayan stratejik ortaklıktan vazgeçemiyor!

DENİZ BAKANLIĞI KURULMALI

Türk Deniz Kuvvetleri Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslarla yetişmiş güzide personelini kaybetti. Ancak Mavi Vatan sevgisini ve deniz alaka ve çıkarlarını koruma azim ve iradesini hiç kaybetmedi! Kumpaslarla kaybedilen personelin yerine kalan Atatürkçü personel ile yoluna rahatlıkla devam edebileceği görülmektedir. Zira gemilerimiz faal, Milgem ve Milden gibi hayati projeler hız kesmeden devam ediyor. O halde helva yapmak ve yemek için her şey var, ne eksik? Önce idari olarak KHK’lar ile bozulan Türk Ordusu’nun doku ve yapısı tekrar eski hale getirilmelidir. YAŞ’ın siyasi etki alanı kaldırılarak liyakata dayalı terfi ve tayinlerin önü açılmalı. Ayrıca Deniz Bakanlığı kurularak Deniz Ticaret Bahriyesi’nin gelişmesi için önündeki engeller kaldırılmalı ve Deniz Savunma Sanayi Başkanlığı ile deniz ve denizcilik ile ilgili yerli ve milli teknolojiler koordine edilmelidir.

ESAD İLE EL SIKIŞILMALI

Politik hususlara gelince; öncelikle Esad ile el sıkışıp eş zamanlı olarak da, Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölgemiz ( MEB ) ilan edilmelidir. Rusya ve İran’a yitirdiğimiz güveni tazelemek için Çiğli ve Malatya havaalanlarında yabancı uçakların harekatına son verirken, Kürecik Radarı’nın kontrolünü de ele almalıyız. Hemen akabinde, Rusya, Suriye, Irak, İran ve Azerbeycan ile Güvenlik ve İşbirliği Antlaşması imzalamak üzere harekete geçmeliyiz. Bu antlaşmadan sonra, Yunanistan’a Nota vererek; Ege’deki hukuksal haklarımız hatırlatılarak, ulusal egemenliğimiz içindeki 152 ada, adacık ve kayalıklarımızın öncelikle işgal edilen 18 ada ve adacıklardan başlayarak makul bir süre içinde boşaltılması istenmelidir. 152 ada ve adacıklar içinde olan Girit’in kuzeyindeki dört adet adanın, bir hançer gibi duran Meis Adası ile değişiminin de müzakere edilebileceği belirtilmelidir. Ayrıca Ege ve Doğu Akdeniz’deki ikili sorunlarımızın, özellikle Lozan Antlaşması’ndan doğan haklarımızın devamlı takipçisi olacağımızı ve bunun için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayacağımızı vurgulamalıyız.

Yunan basınından öğrendiğimiz ve Davutoğlu’nun 2010 yılında gizli ve ikili görüşmelerinin içeriğini bilmiyoruz. Bildiğimiz, bu görüşmeden sonra bu güne kadar 18 ada için suskunluğumuz? Hatta Yunanistan’ın ABD ve AB’yi arasında görerek şımarıkça ve pervasızca Salam Politikası uygulayarak genişlemeye çalışırken, her dilim de Türkiye’nin reaksiyonu ölçmektedir. Artık suskunluğu bir tarafa bırakıp NATO’nun Rusya, İran ve Çin karşıtı tatbikatları için Türkiye mutlaka çekince koyarak karşı durmalıdır. Bütün bunlardan hemen sonra veya eş zamanlı olarak Atlantik, İsrail, Yunan cephesine karşı, Rusya, İran ve hatta Çin ile Doğu Akdeniz’de bir Müşterek Deniz Tatbikatı’nın planlanması için çalışma yapılmalıdır. Buna paralel olarak Mısır ile diplomatik ilişkileri geliştirmeli ve GKRY ile yaptıkları MEB anlaşmasının Mısır’ın aleyhine ve kabul edilemez olduğu vurgulanarak, Mısır’ın Türkiye ile kıta sahanlıklarımız dikkate alınarak MEB ilan edilmesi sağlanmalıdır."

NAVTEX NEDİR?

Navtex, denizcilere meteoroloji tahminleri, seyir bilgileri, aciliyet, emniyet ve denizde çalışma yapılan sahalar hakkında bilgi veren haberleşme cihaz sistemi. Orta dalga boyu (MF) frekansından yayın yapan Navtex, uluslarası bir fax makinası gibi çalışıyor. 400 deniz mili mesafeye kadar yayın gönderebiliyor. Aynı zamanda Küresel Denizde Tehlike ve Emniyet Sistemi’nin de bir parçası olan Navtex, dört saatte bir, 10 dakikadan kısa süreli yayın yapıyor.

DENİZ HABER AJANSI


https://www.denizhaber.com.tr/rumlar-exxon-mobil-icin-navtex-yayinladi-haber-85209.htm (https://www.denizhaber.com.tr/rumlar-exxon-mobil-icin-navtex-yayinladi-haber-85209.htm)
Başlık: Amerikan ExxonMobıl Kıbrıs’ta sondaja başladı
Gönderen: SKYWOLF - 17 Kasım 2018, 12:54:50
Amerikan ExxonMobıl Kıbrıs’ta sondaja başladı

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bef28e60f25432818a5c33a.jpg)
Ömer BİLGE
obilge@hurriyet.com.tr

Doğu Akdeniz’i Türkiye ve KKTC’nin tepkilerine rağmen tek yanlı parselleyen Kıbrıs Rum yönetiminden ihale alan Amerikan Enerji şirketi ExxonMobil, Ada’nın güneyinde sondaj çalışmalarına başladı.

KATAR’LA ORTAK SONDAJ

ABD Dışişleri Bakanlığı, Rumların sondaj çalışmalarını desteklediklerini, ancak enerji kaynaklarının Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüm çerçevesinde Türk ve Rumlar arasında eşit olarak paylaşılması gerektiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasının, Türkiye’den gelecek tepkileri yumuşatmaya yönelik olduğuna dikkat çekiliyor.

ExxonMobil şirketi Katar devlet petrol şirketiyle ortaklık yaparak Kıbrıs adasının güneyini 13 parsele ayıran Rumlar’dan Mısır’a yakın 10 numaralı Delfini adı verilen parseli kiraladı. ExxonMobil’e ait İngiliz bayraklı Stena Icemax adlı sondaj gemisi geçen hafta bölgeye ulaştı. Sondaj gemisinin ön hazırlıklarını tamamlayarak bu ay sonuna kadar en az bir deneme sondajı yapması bekleniyor. Amerikan şirketinin sondaja başladığı 10 numaralı parsel, Türkiye’nin ya da KKTC’nin parsellediği bölgenin dışında kalıyor. Bu arada enerji kaynaklarından sorumlu ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Francis Fannon, Kıbrıs Rum yönetimine gelerek Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotropis’le sondaj çalışmalarını ele aldı.

TÜRKİYE İLE NAVTEX SAVAŞI

Rum medyası ise bölgede Türkiye ile Kıbrıs adasının batısında seyrüsefer bildirim (Navtex) savaşı yaşandığını öne sürdü. Fileleftheros gazetesi, Türk donanmasının Baf kentinin güneyinde uluslararası sularda tatbikat düzenleyeceği uyarısında bulunduğunu, Rum yönetiminin ise karşı bildirim yayınlayarak tatbikatın deniz trafiğinde güvenlik problemi yaratacağı uyarısında bulunduğunu yazdı. Gazeteye göre, Türkiye yeni bir Navtex yayınlayarak Rumların uyarısının yetkisiz bir makam tarafından yapıldığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu duyurdu.

FATİH’İN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

TÜRKİYE’nin yeni nesil sondaj gemisi Fatih’in Antalya açıklarındaki sondaj çalışmaları devam ediyor. Fatih, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ilk sondaj seferine çıkmıştı. Fatih, Antalya’nın 100 kilometre güneyinde Alanya1 adı verilen bölgede kazı yapacak.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/amerikan-exxonmobil-kibrista-sondaja-basladi-41021901 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/amerikan-exxonmobil-kibrista-sondaja-basladi-41021901)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 23 Kasım 2018, 10:34:23
Medyaya her yere bakıyorum . Sanki Mısır, İsrail, Yunanistan bize karşı bir şer ittifak kurmuş bize toplu saldıracaklar vs gibi bir hava yaratılmış. Bir olayı bu kadar yanlış tahlil etmek çok acemice. Biraz mantıklı bir değerlendirme yaparsanız bu 3 ülkenin aralarındaki bağdaşmanın ana merhalede ekonomik olduğunu anlarsınız. Bu adamlar neden işbirliği yapıyor çünkü 3 ülkenin bölgesindeki petrol ve doğalgaz yatakları ancak ortak çıkartılıp işletilirse avrupaya otonom ihracatı kazançlı oluyor.

İşte bu ülkelerin ortaklıklarının ana sebebi bu. Ama 4. bir ülke olarak piyasaya giren Türkiye olayı karıştırıyor . Neden ? Çünkü Türkiye kendi bölgelerinde çıkacak bir kaynağı diğerlerine bağlı olamadan Avrupaya tanap projesine bir bağlantı atar ve iletir problemi yok o konuda. Zaten enerji hub'ı bir ülke. Ve Türkiye şu an GKRY Meb'inde iddia eden bir ülke yani bu üçlü ittifakın toplu enerji işletme ve nakletme planını bozma ihtimali var keza denklemden gkry çıkarsa denklem biraz zora giriyor.


Bu yüzden de bize karşı bir askeri işbirliğine gidiliyor. Açıkcası Yunanlılarda Türkiye karşısındaki bu ittifakı bira siyasileştirerek kullanmak olarak görüyor. Zaten halihazırda birbirinden nefret eden bir müslüman bir hristiyan ve yahudi devletten oluşan kırılgan bir ittifak.Ha böyle bir ittifakın oluşmasının ana nedeni de bizzat BİZİZ. Çünkü bu konuda çok yavaş ve ketum davranarak adamları delirttik ve bize kafadan bir yerler bırakıp işlerine güçlerine baktılar.(Bu konuya ayrı gireriz.)


Kısacası bu ittifakı bozmak kağıt üstünde çokta zor değil. ilk olarak Türkiyenin Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge ilanı yapması lazım. Daha sonra Rumlarla masaya oturup iltilalı bir kaç bölgeyi karara bağlaması lazım ki bu iyi niyet varsa yapılabilecek bir şey . Çünkü coğrafi olarak bakıldığında iki tarafı da tatmin edecek bir dağılım olabilir.

Ve bu ittifaka öldürücü darbe de şöyle vurulur bence. Türkiye eğer israil, mısır ve rumlara veya herhangi birine çıkartılacak gaz ve petrolü 4 ülke ve daha azı ile yapılacak ufak bir boru hattıyla Tanap/ Trans Anadolu Boru hattına bağlayıp büyük garantörlüklerle avrupaya satmayı teklif ederse bu ittifak parçalanır. Keza bu bahsettiğim senaryo gazın avrupaya ulaşması için en kolay ve basit yöntem. Diğer Türkiyenin dışında olduğu senaryolar cidden zor maliyetli ve çetrefilli. Ve israil ve mısır bu gazı fazla beklemeden hemen satmak istiyor.


Yani ihtiyacımız biraz bürokrasi, biraz uzlaşmacılık, biraz iyi niyet, birazda uncle bibi ile dizini kırıp para konuşmak buzları eritmek aslında. Biz böyle bir senaryoda cidden kazanırız. Ve yunanistan kaybeder. Rumlar'da yoluna bakar açıkcası.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 23 Kasım 2018, 10:53:04
+1
Çok mantıklı. Ancak bizim uluslararası ilişkilerimiz biraz duygusallığa ve biraz da güce dayalı. Mantık bunlardan sonra geliyor maalesef!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 23 Kasım 2018, 11:28:25
Bizim gibi rezil ve aptallardan ibaret bir medya yok. Battlestarın derlemesi gayet yerinde ve isabetli bilhassa İsrail konusunda. Bizim Hükümet restini çektikten sonra Filistinlere karşı saldırı durdumu? Hayır tam tersi arttı bile çünkü orada artık eskisi gibi Türkiye faktörü yok . Tamam hükümet eleştirisinde haklı ama ne kazandı? Hiç bir şey. Neyse bu bir ayrı konu.

Tiçari olarak İsrail ile seneden seneye ciro artıyor. Bunun yanında İsraile ver boru hattı teminatı Doğu Akdenizde çek adamları yanına ondan sonra görün Yunanlar ve Rumlar nasıl mal gibi ortada kalırlar.

Bunun adı strateji ve ne yazık bizim yönetim bundan yoksun.


Diyelim ki İsrail ve Türkiye doğalgaz hattında anlaştılar ve ardından gelebilecek haberleri size peşin söyleyeyim. " İsrail Türkiye üzerinden kazandığı gelirle Arapları vuruyor ".
Başlık: Ynt: Amerikan ExxonMobıl Kıbrıs’ta sondaja başladı
Gönderen: Afşar1 - 23 Kasım 2018, 11:58:41
Çok mantıklı ve çok makul açıklamışsın teşekkürler :)

Amerikan ExxonMobıl Kıbrıs’ta sondaja başladı

([url]http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bef28e60f25432818a5c33a.jpg[/url])
Ömer BİLGE
obilge@hurriyet.com.tr

Doğu Akdeniz’i Türkiye ve KKTC’nin tepkilerine rağmen tek yanlı parselleyen Kıbrıs Rum yönetiminden ihale alan Amerikan Enerji şirketi ExxonMobil, Ada’nın güneyinde sondaj çalışmalarına başladı.

KATAR’LA ORTAK SONDAJ

ABD Dışişleri Bakanlığı, Rumların sondaj çalışmalarını desteklediklerini, ancak enerji kaynaklarının Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüm çerçevesinde Türk ve Rumlar arasında eşit olarak paylaşılması gerektiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasının, Türkiye’den gelecek tepkileri yumuşatmaya yönelik olduğuna dikkat çekiliyor.

ExxonMobil şirketi Katar devlet petrol şirketiyle ortaklık yaparak Kıbrıs adasının güneyini 13 parsele ayıran Rumlar’dan Mısır’a yakın 10 numaralı Delfini adı verilen parseli kiraladı. ExxonMobil’e ait İngiliz bayraklı Stena Icemax adlı sondaj gemisi geçen hafta bölgeye ulaştı. Sondaj gemisinin ön hazırlıklarını tamamlayarak bu ay sonuna kadar en az bir deneme sondajı yapması bekleniyor. Amerikan şirketinin sondaja başladığı 10 numaralı parsel, Türkiye’nin ya da KKTC’nin parsellediği bölgenin dışında kalıyor. Bu arada enerji kaynaklarından sorumlu ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Francis Fannon, Kıbrıs Rum yönetimine gelerek Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotropis’le sondaj çalışmalarını ele aldı.

TÜRKİYE İLE NAVTEX SAVAŞI

Rum medyası ise bölgede Türkiye ile Kıbrıs adasının batısında seyrüsefer bildirim (Navtex) savaşı yaşandığını öne sürdü. Fileleftheros gazetesi, Türk donanmasının Baf kentinin güneyinde uluslararası sularda tatbikat düzenleyeceği uyarısında bulunduğunu, Rum yönetiminin ise karşı bildirim yayınlayarak tatbikatın deniz trafiğinde güvenlik problemi yaratacağı uyarısında bulunduğunu yazdı. Gazeteye göre, Türkiye yeni bir Navtex yayınlayarak Rumların uyarısının yetkisiz bir makam tarafından yapıldığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu duyurdu.

FATİH’İN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

TÜRKİYE’nin yeni nesil sondaj gemisi Fatih’in Antalya açıklarındaki sondaj çalışmaları devam ediyor. Fatih, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ilk sondaj seferine çıkmıştı. Fatih, Antalya’nın 100 kilometre güneyinde Alanya1 adı verilen bölgede kazı yapacak.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/amerikan-exxonmobil-kibrista-sondaja-basladi-41021901[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/amerikan-exxonmobil-kibrista-sondaja-basladi-41021901[/url])
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 23 Kasım 2018, 12:56:11
Exxon tarfından 10 numaralı parselde yapılmakta olan kazı bir yolunu bulunup öncelikli olarak  durdurulmalı .

Sair parsellerde mevcut oyunu bozma veya gözdağı verme daha kolay.

(11 parsel Total /ENI yani Fransız İtalyan  , 12 parsel Shell /Hollanda, geriye kalan  parseller ağırlıklı olarak ENI/İtalya)
Bu durumda 10 parselde Exxon/ABD en dişli ülke , ortağı ise Katar. Katarın bir şekilde ikna edilmasi lazım bu durumda.

Parallalde münhasır sahamızı acilen ilan etmeliyiz.

Sadece Nevtex yayınlamak veya donanma ile sorunun çozülemez,ancak  bazı parsellerde zaman kazanımı sağlar.

İsrail ile de bir yolunu bulup bu konuda anlaşmamız şart. anahtar olarak Exxon /ABD Tramp kullanılabilir düşüncesindeyim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 23 Kasım 2018, 14:12:50
O sondaj makinesini kimyasal bombayla vurmayan devlete devlet demem.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 23 Kasım 2018, 14:22:36
O sondaj makinesini kimyasal bombayla vurmayan devlete devlet demem.

Neden vuralım? Geçerli bir nedenimiz olduğunu kabul edelim. O zaman neden kimyasal? Daha dikkat çekici ve caydırıcı bir yöntem denesek olmaz mı? Mesela aklıma ilk gelen, su altından sabotaj düzenlesek. Gizlice yerleştireceğimiz bir bomba ile Akdeniz'in mavi sularında balık yuvası haline getirsek. Sonra da hiç alakamız yokmuş gibi davransak! Karşı taraf bizim yaptığımızı adı gibi bilse ama ispat edemeyeceği için kaza olduğunu söylese ve hep diken üzerinde dursa.  ::) ::)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 23 Kasım 2018, 14:24:37
Israil ile doğalgaz konusunda işbirliği yapılacaktı. Malum Netanyahunun,  Cumhurbaşkanından Mazi marmara için özür dilemesinin asıl sebebi Doğu akdenizde ki gazın Türkiye üzerinden Avrupaya taşınması meselesi idi. Ancak Israil'in Filistine karşı tutumu ve Abdnin Türkiye'ye karşı aldığı tavır, Israil'in Ypg ve Barzani'nin bağımsızlık hareketini desteklemesi bu projeye adeta çomak soktu. Şuanda kritik bir zamandan geçiyoruz. Israil ile yeni bir ilişkiye girmek hükümeti içerde zor duruma düşürebilir. O nedenle bu projeye soğuk bakıldığını düşünüyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 23 Kasım 2018, 14:53:30
O sondaj makinesini kimyasal bombayla vurmayan devlete devlet demem.

Neden vuralım? Geçerli bir nedenimiz olduğunu kabul edelim. O zaman neden kimyasal? Daha dikkat çekici ve caydırıcı bir yöntem denesek olmaz mı? Mesela aklıma ilk gelen, su altından sabotaj düzenlesek. Gizlice yerleştireceğimiz bir bomba ile Akdeniz'in mavi sularında balık yuvası haline getirsek. Sonra da hiç alakamız yokmuş gibi davransak! Karşı taraf bizim yaptığımızı adı gibi bilse ama ispat edemeyeceği için kaza olduğunu söylese ve hep diken üzerinde dursa.  ::) ::)

Hocam aksiyon olsunda, ben plastik ördek bombası yapıp atalım bile derim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 23 Kasım 2018, 15:28:05
Israil ile doğalgaz konusunda işbirliği yapılacaktı. Malum Netanyahunun,  Cumhurbaşkanından Mazi marmara için özür dilemesinin asıl sebebi Doğu akdenizde ki gazın Türkiye üzerinden Avrupaya taşınması meselesi idi. Ancak Israil'in Filistine karşı tutumu ve Abdnin Türkiye'ye karşı aldığı tavır, Israil'in Ypg ve Barzani'nin bağımsızlık hareketini desteklemesi bu projeye adeta çomak soktu. Şuanda kritik bir zamandan geçiyoruz. Israil ile yeni bir ilişkiye girmek hükümeti içerde zor duruma düşürebilir. O nedenle bu projeye soğuk bakıldığını düşünüyorum.

''israil ile ilişki kurmanın iktidar açısından  zor olması yorumunuza katılmakle birlikte , yine de biraz daha düşünüyorum.

Düşüncem şayet devletimiz için Doğu Akdenizdeki mevcut durum stratejik bir konu ise ki kanımca öyle o zaman İsrail ile konu üzerinde uzlaşmak de hükümetin aslı görevi olmaktadır. ''Neticede iktidarlar sadece beğendiği konularda adım atmamalı , İktidarlar devletimiz için önem arz gereken ne ise onu yapabilmeli hatta bu kendi  görüşleri ile zıt olsa bile''   

kimse kızmasın şimdiye kadar gerekenler yapılmadı yani onca zamanı değerlendiremedik . Dünden itibaren artık kaybedecek zamanımız yok  Doğu Akdeniz politikamızın gereklilikleri neler ise onları  gerçekci şekilde uygulamaya hemen başlamalıyız.  '' Doğu akdeniz politikası derken de tüm gerekli adımları kastediyorum sadece İsrail değil''
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 23 Kasım 2018, 15:36:45
Bu konunun cözümü öncelikle  diplomatlara bırakılsa daha doğru olur kanısındayım. Şayet diplomatik kanallardan meşru sonuç alınamıyorsa o zaman askeri çözümler dgerçekcilik ve imkanlar dahilinde uygulanmalı.   
Başlık: Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi geliyor
Gönderen: SKYWOLF - 24 Kasım 2018, 10:53:38
Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi geliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz arayacak ikinci sondaj gemisinin aralık ayında geleceğini ve Karadeniz'de çalışmalara başlayacağını bildirdi.

"Bab-ı Ali Toplantıları"nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, kesintisiz, kaliteli ve ekonomik enerji ürünlerinin tüketiciye ulaştırılması için son dönemde birçok yatırım yaptıklarını anlattı.

Dönmez, bakanlık olarak arz güvenliği üzerinde durduklarına işaret ederek, "Çünkü olmayan enerjinin bedeli bugün ödediğimizden çok daha fazla. Bir sanayi kuruluşusunuz 1 saat elektrik dursa bütün tezgahlarınız, üretiminiz durabilir, hatta kalite sorunları yaşayabilirsiniz. O açıdan biz gözümüz gibi bakıyoruz." diye konuştu.

Dönmez, Türkiye'nin enerji kaynakları açısından kendine yeten bir ülke olmadığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Özellikle son yıllarda yerli ve yenilebilir kaynakların enerjideki payının artırılmasını vurguladık. Şu anda elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payı yüzde 50 civarında. Kurulu güç açısından bakarsanız bu yüzde 58-59'larda... Yerli ve yenilenebilir kaynakların toplam üretim içindeki payı atmosferik koşullara bağlı olarak değişiklik arz ediyor."

TürkAkım ve TANAP projelerine dikkati çeken Dönmez, "Yaptığımız yatırımlarla günlük doğal gaz arz kapasitemiz 303 milyon metreküpe çıktı. Yani artık yüzde 20 yedeğimizde var. LNG terminallerini ilave ederek başardık." dedi.

"Mersin'de sığ denizde sondajımızı başlatıyoruz"

Fatih Dönmez, petrol ve doğal gaz arama çalışmalarında da ciddi bir hamle başlattıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz yıl Türkiye ilk defa kendi sondaj gemisini aldı. Geçtiğimiz haftalarda da Fatih sondaj gemimiz Antalya açıklarında sondaja başladı. Şimdi onun kardeşi geliyor. Aralık ayı içerisinde sularımıza girmiş olacak. Aynı teknik özelliklerde. Bu gemi de ortalama yılda 2 kez sondaj yapabiliyor. Bizim Doğu Akdeniz'de sismik çalışmalarımız 7-8 yıldır devam ediyordu. O çalışmaları analiz edip hangi alanda daha fazla hidrokarbon rezervi çıkabilir, bir mühendislik çalışması. Yığınlarca datayı incelemek gerekiyor."

Fatih sondaj gemisinin 5 aylık iş programı olduğunu dile getiren Dönmez, "Önümüzdeki 3-4 ay içerisinde oradaki sondajımızı bitireceğiz. Deniz seviyesinden yaklaşık 5 bin 500-6 bin metre kadar aşağı inmiş olacağız. Çünkü derin deniz orası. 2 bin 500 metre deniz derinliği, sonra 3 bin metre de karada iniyoruz. Son derece teknolojik bir gemi. Dünyada benzer özelliklere sahip 5-6 gemi var. Onların 1 tanesi bizde. 2. gemi de aynı özelliklere sahip ona da iş programı yapıyoruz. Büyük ihtimalle Karadeniz'de sondajlara devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Sismik çalışmalarda erken havlu atmayacaklarını, bulana kadar çalışmayı sürdüreceklerini, pazartesi günü de Mersin'de sığ denizde sondaj başlatacaklarını vurgulayan Dönmez, sözlerini, "Her şey hazır. Orada da aramalarımıza devam edeceğiz. Karada arama sayılarını artırdık. Karada, denizde ne varsa bulacağız." diye tamamladı.

http://www.milliyet.com.tr/turkiye-nin-ikinci-sondaj-gemisi-ekonomi-2783597/ (http://www.milliyet.com.tr/turkiye-nin-ikinci-sondaj-gemisi-ekonomi-2783597/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 24 Kasım 2018, 12:55:20
Hayırlısı ,ama sanki bir miktar gecikilmiş bir karar. Neticede enerji bağımlısı bir ülke olduğumuz ve yıllar öncesinin sismik gemileri veya kiralık gemiler ile bu işin üstesinden gelinemeyeceği hasaplanması kerektiği kanısındayım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 26 Kasım 2018, 15:06:50
Battlestarın söylediklerine paralel bir açıklama;

Tüm ülkeler anlaşmadan bu iş olmayacak...
Yada en azından Türkiye-İsrail ve Mısır


İsrail, GKRY, Yunanistan ve İtalya'nın, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs üzerinden Yunanistan'a oradan da İtalya'ya doğal gaz boru hattı inşa edilmesi için anlaşma imzaladığı belirtildi.
 

İsrail, GKRY, Yunanistan ve İtalya'nın Doğu Akdeniz doğal gazının Avrupa'ya Akdeniz altından yapılacak boru hattıyla gönderilmesi için iş birliği anlaşması imzaladığı bildirildi.

İsrail'in Globes gazetesinin haberine göre, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan ve İtalya, Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya Akdeniz altından yapılacak boru hattıyla gönderilmesi için iş birliği anlaşması imzaladı.

East-Med adlı boru hattı projesinin finansmanı için 1 yıla ihtiyaç duyulduğu kaydedilen haberde, boru döşeme işleminin ise 5 yıl süreceği ifade edildi.

Avrupa Birliği (AB) tarafından da desteklenen projeler arasında yer alan boru hattının inşaatında teknik ve finansal güçlüklerle karşılaşılacağı belirtiliyor. Gelecek hafta AB'nin onayına sunulması beklenen anlaşmanın, Şubat 2019'da onaylanabileceği değerlendiriliyor.

Yıllık 20 milyar metreküplük kapasiteye sahip olacak hattın inşası için gerekli yatırım miktarı yaklaşık 7 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Söz konusu anlaşmaya ilişkin İsrail'deki Hadashot televizyon kanalına açıklamalarda bulunan İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, "10 yıllardır Avrupa üzerindeki petrol ve doğal gaz kaynaklı Arap etkisinden şikayet ettik. Gazın Avrupa'ya ihracatı, bu etkiyi belli bir dereceye kadar indirecek ve Arap gücüne bir karşı ağırlık olacaktır." ifadelerini kullandı.

Teknik olarak 3,5 kilometre derinliğe inmesi ve 2 bin 100 kilometrelik uzunluğa erişmesi gereken boru hattının, yalnızca İsrail'de keşfi yapılmış gaz rezervlerinden elde edilecek doğal gaz ile doldurulabilmesi mümkün görünmüyor.

İsrail gazına ek olarak Mısır'ın da projeye gaz göndermesi durumunda bile projenin sürdürülebilir olması için bölgede yeni keşiflerin yapılması gerekiyor.

Doğu Akdeniz gazının Türkiye'ye çok daha kısa bir boru hattıyla ulaştırılması buradan da Avrupa'ya ulaştırılmasının gerek teknik gerekse finansal olarak daha uygun olduğu görüşlerine karşın, Avrupa Birliği tarafından bugüne kadar East-Med boru hattı projesinin fizibilitesi için 100 milyon dolar harcanmış durumda.

Öte yandan hattın inşası kredilerle tamamlansa bile petrol fiyatlarına endeksli olarak düşen doğal gaz fiyatlarının, proje finansmanın geri dönüşünü olumsuz etkileyeceği belirtiliyor.

https://www.cnnturk.com/ekonomi/dogu-akdenizde-dogal-gaz-boru-hatti-anlasmasi (https://www.cnnturk.com/ekonomi/dogu-akdenizde-dogal-gaz-boru-hatti-anlasmasi)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 29 Kasım 2018, 13:01:05
Bakınız bu pozları bize veriyorlar!

(https://pbs.twimg.com/media/DtHKO0uWoAEDlk4.jpg)

Alıntı
TAH Savunma

Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Akdeniz'de Medusa-7 ortak tatbikatı düzenledi. Tatbikatta Mısır donanmasına ait Mistral sınıfı amfibik helikopter gemisine Yunan ordusuna ait CH-47'ler iniş gerçekleştirdi.

https://twitter.com/TAHSAVUNMA/status/1067857608843948032

(https://pbs.twimg.com/media/DtHKPLxWwAA9Qs5.jpg)

(https://pbs.twimg.com/media/DtHKQt1X4AAZ1hR.jpg)

(https://pbs.twimg.com/media/DtHKQQiXoAIKSuQ.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 29 Kasım 2018, 13:40:31
Exxon /katar ortaklığının 10 numaralı parseldeki kazımını durduramadığımız takdirde , diğer parsel sahipleri de yakın gelecekte kazımı başlayacak .

Yerli medyamızın Katar ile ilişkilerimiz gerçekten lanse etmiş olduğu kadar iyi ise , Sn Emir ve CB nımız 10 numaralı parseli konuşmasında yarar var. Yoksa katar ile ilişkimiz sadece başı derte olan katarın  savunmasına katkıda bulunmamız ve onlarında da bize para vermesi ile  sonlanıyor?

Türkiyemizin doğu akdeniz politikasını laftan öteye götürmesi zamanı çoktan geldi hatta geçmekte ,yoksa daha çok bizlere bayrak sallayan olacak . Bizlerde hep beraber böyle ah vah çekeceğiz.



Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Kasım 2018, 00:24:21
(https://pbs.twimg.com/media/DtKhKedWwAAGjXJ.jpg)

(https://pbs.twimg.com/media/DtKhKebWwAA-_Kz.jpg)

(https://pbs.twimg.com/media/DtKhKevXQAA5SBx.jpg)

(https://pbs.twimg.com/media/DtKhKeeXcAAOUoa.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 30 Kasım 2018, 12:33:06
Sn Skywolf  .

Paylaşmış olduğunuz YUNAN,GKRY ve TÜRKİYE kıta sahanlığı haritaları arasındaki temeldeki farkın nedeni ,Yunanistan ve Türkiyeninde  imzası bulunan Lausanne /Lozan antlaşmasındaki özellikle 12 ve 15 ci madellerinin Yunanistan tarafından Yorum/iddia farkından kaynaklanıyor. Bu nedenle öncelikle Lozan antlaşmasının orijinali ne diyormuş ona bir bakmakta yarar olduğu kanısındayım.

kaynak olarak iki  değişik link paylaşıyorum,birisi Türk dış işleri bakanlığı ,digeri ise WWI Document arşivinden alıntı.

WWI ingilizce , ihtiyacı olan arkadaşlar  online tercüme ile rahat okuyabilir.

https://wwi.lib.byu.edu/index.php/Treaty_of_Lausanne (https://wwi.lib.byu.edu/index.php/Treaty_of_Lausanne)
http://www.mfa.gov.tr/lausanne-peace-treaty-part-i_-political-clauses.en.mfa (http://www.mfa.gov.tr/lausanne-peace-treaty-part-i_-political-clauses.en.mfa)

Treaty of Peace with Turkey Signed at Lausanne, July 24, 1923

ARTICLE 12.
The decision taken on the 13th February, 1914, by the Conference of London, in virtue of Articles 5 of the Treaty of London of the 17th-30th May, 1913, and 15 of the Treaty of Athens of the 1st-14th November, 1913, which decision was communicated to the Greek Government on the 13th February, 1914, regarding the sovereignty of Greece over the islands of the Eastern Mediterranean, other than the islands of Imbros, Tenedos and Rabbit Islands, particularly the islands of Lemnos, Samothrace, Mytilene, Chios, Samos and Nikaria, is confirmed, subject to the provisions of the present Treaty respecting the islands placed under the sovereignty of Italy which form the subject of Article 15.
Except where a provision to the contrary is contained in the present Treaty, the islands situated at less than three miles from the Asiatic coast remain under Turkish sovereignty.

ARTICLE 15.
Turkey renounces in favour of Italy all rights and title over the following islands: Stampalia (Astrapalia), Rhodes (Rhodos), Calki (Kharki), Scarpanto, Casos (Casso), Piscopis (Tilos), Misiros (Nisyros), Calimnos (Kalymnos), Leros, Patmos, Lipsos (Lipso), Simi (Symi), and Cos (Kos), which are now occupied by Italy, and the islets dependent thereon, and also over the island of Castellorizzo.

Bu iki madde incelindiğinde  özellikle 15 madde bir takım şu anki yunan adalarının isimleri belirtilmediği görülüyor. Ör Girit /Creta . İşte  sorun buradan kaynaklanıyor Türkiye Cumhuriyet referans olarak Lozan antlaşması ve zikredilmekte olan adacıkları ve deniz hudutunu referans alıyor . Yunanistan ise Lozan + Girit ile başlayıp ,hali ile kıbrıs cumhuriyeti sınırlarını da KKTC yok saymak sureti ile birleştiriyor.

Yunanistan + GKRY kendi haritalarını çızip dünyaya deklere etiler .Doğu Akdenizin kendilerine ait olduğunu iddasında bulundukları alanları da parsel parsel petrolcülere kiralıyıp sondaja başladılar.

Şimdi bazı arkadaşlar kızıp  ''Beğenmedimi tıklayacak  ;D''

Bizler ne yapıyoruz ? Genelde yurt içine odaklı laf kalabalığı, bir iki Nevtex + Dnz kuvvetlerinin ara sıra tacizi, ha bir de Antalya kıyılarında arama yapıyoruz . Unutmuş olduğum görülen başka yapılmış bir icraat varsa lütfen belirtsinler öğreneyim :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Kasım 2018, 13:28:46
Metin Bey; görünen o ki siz bu konuya oldukça ilgilisiniz ve dolayısıyla da yeterli bilgiye sahipsiniz. Bu konuda daha önce belirtmiş olduğunuz 10 numaralı parselde çalışmanın durdurulması gerekliliği görüşünüzün sebebi nedir? Bu parseldeki çalışmaya Katar'ın ortak olması ve Katar ile iyi olan ilişkilerimizi kullanarak bu çalışmayı durdurabilme olasılığının bulunması mı? Yoksa başka bir nedeni var mı?

Ayrıca başka neler yapabiliriz?

(http://www.ekathimerini.com/resources/2018-02/map_cyprusaoz960--2-thumb-large-thumb-large.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 30 Kasım 2018, 14:20:54
Konunun Türkiye ve KKTC için stratejik öneme haiz olduğunu düşünmekteyim . Yani  bir başka deyimle konu sadece Doğu Akdenizdeki petrol gazdan pay alabilme veya çıkacak petrol /gazın debisi veya ekonomik olup olmadığı kadar basite  indirgenmemeli . Konu direk   Türkiyenin münhasır ekonomik sınırları ile direk ilişkili .

10 numaralı parsel konusuna gelince bu parselde Exxon tarafından kazıma başlandı.   11 nolu parsel bildiğim kadarı ile Total'ait harita gerçeği yansıtmıyor kanısındayım. Doğu Akdenizde Exxon katar ortak çalışmakta yani 10 parselde katar da dolaylı yoldan söz sahibi finansör. Sair parsellerde ENİ , TOTAL vs mevcut .İtalyan ENİ Türk Dnz kuvvetlerinin mevcut sahalarda boy göstermesi sonrası ve  ayrıca diplomatik girişimlerden  sonra kazım işlerini şimdilik askıya alıp 10 numaralı parselde ABD Exxon tarafından devam edilmekte olan kazımı ve Türkiyenin ne yapacağını gözlemekte . Yani Exxon sonuna kadar devam ederse o zaman Türkiyenin yapacağı sadece blöf diyip ,ENİ de sahaya dönüp yarım bırakmış olduğu işe devam edecek. '' Kısacası sahada herkes ABD nin arkasına saklanmış durumu gözlemekte buna GKRY de dahil '' 

Direk olarak 10 nolu parselde  ,ABD ile bir sıcak çatışmayı göze almak istemeyeceğimizi varsayarak, ABD/Exxon nun ortağı olan Katarı anahtar olarak kullanmak vasıtası ile  ABD yi de ikna etmek sureti ile en azından mevcut kazımı geçici olarak  durdurabileceğimiz kanısındayım . Belki o zaman bizim yöneticilerimiz de ne yapacaklarına tam karar vermiş olup fiili icraata başlarlar.

10 ve 11 ci parsel Türkiyenin , ve KKTC nin TPAO vermiş olduğu kazı alanı  sınırları dışında olmasına rağmen sair parsellerde ki yabancı şirketler bu bölge dahil olmak üzere Türkiyenin takınacağı kararı beklemekte . 10 ve 11 ci parsel de Türkiye ve KKTC nin öne sürmekte olduğu ,ada çevresinde bulunan doğal varlıklar sadece kıbrıs rum toplumuna ait olmadığı ayni zamanda eski ortak kıbrıslı Türklerin de hakları olduğu tezi ile direk bağlantılıdır.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 30 Kasım 2018, 17:18:34
Daha doğru haritalar...

(https://www.zerohedge.com/sites/default/files/inline-images/saipem%202_0_0.jpg)

(https://www.mees.com/map/73ff35e0-6b2d-11e8-8453-cb02d6c354aa/medium)

(http://lebanongasnews.com/wp/wp-content/uploads/2016/07/Inter.jpg)

Çok karmaşık bir durum. Biz Kıbrıs'da KKTC'yi ayrı bir devlet olarak görüyoruz. Kıbrıs'ın Güneyindeki alanlarda Kıbrıs Türkleri için hak iddia etmek, KKTC'yi yok sayıp, Rumların istediği gibi tek bir Kıbrıs Devleti şeklinde kabul etmek anlamına gelmiyor mu?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 01 Aralık 2018, 00:22:16
Haritalar şimdi doğru oldu teşekkürler.

[/quote]
Çok karmaşık bir durum. Biz Kıbrıs'da KKTC'yi ayrı bir devlet olarak görüyoruz. Kıbrıs'ın Güneyindeki alanlarda Kıbrıs Türkleri için hak iddia etmek, KKTC'yi yok sayıp, Rumların istediği gibi tek bir Kıbrıs Devleti şeklinde kabul etmek anlamına gelmiyor mu?
[/quote]

Evet haklısınız karmaşık bir konu.
konun özü şu Kıbrıs cumhuriyeti iki toplumlu bir cumhuriyet olarak kuruldu 1960 yılında 1963 yılında ise toplumlar arası olayların alevlenmesi  ve CB Makariosun cumhuriyet anayasında bulunan ortak belediyelerin yönetim şeklini değişiminde ısrarcı olması ile ortak hükümetteki Türk bakanlar meclisi ve hali ile kıbrıs cumhuriyeti toplantılarını boykot etmeye başladılar.
Fitili 1963 de ateşlenmiş olan toplumlar arası çarpışmaların artması ile kıbrıslı türkleri Kıbrıs Türk cemat meclisini kurup adadaki  Türk cemaatının yönetimi idame ettirmeye çalıştı .
4 Mart 1964’te BM Güvenlik Konseyinden çıkan kararla adaya BM Barış Gücü’nün gönderilmesi kararı alındı. Ama en önemlisi 186 sayılı kararda Makarios’un Kıbrıs Türkünün haklarını gasp ederek yeni hükümeti kurdu ve bu hükümet ise Kıbrıs’ın yasal hükümeti olarak kabul edildi. Yani adadaki Kıbrıs Türkü bir fiil Kıbrıs cumhuriyeti bünyesinde bulunmasa da Kıbrıs cumhuriyetinin yasal ortağı bulunuyor. Hali ile de kıbrıs cumhuriyetinin hitrokarbon yataklarında elde edeceği her türlü kazanca ortak.
‘’ Yani Kıbrıs Türkü kıbrıs cumhuriyetine sen tek başına karar verip parsel kiralayıp sadece kendi yararına gelir elde edemezsiniz tezini yürütüyor. ‘’
Rum tarafı /kıbrıs cumhuriyeti ise canım tabii ki sizde ortaksınız, ta ki bizler aramızda anlaşana kadar yani bir barış olana dek ki o da kıbrıs cumhuriyeti şemsiyesi altında olmalı o zamana kadar kuyulardan gelir  hakkınızı ben sizin adınıza mahvuz saklayacağım diyor’’
Netice  itibarı ile birçok bacaklı olasılık üzerine oyun oynanıyor.
Türkiyenin münhasır saha sınırı + KKTC Münhasır saha sınırı ( şu anki  fiili durum)
Kıbrıs federal cumhuriyeti  münhasır saha sınırı  ( Olmayacak duaya Amin durumu)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 01 Aralık 2018, 17:15:09
O bölgeden petrol ve doğalgaz çıkarsa bu durumda vah halimize derim tek çıkar yol kalır bölgeye haklarımızı korumak için ciddi bir askeri müdahale gerekicek benim anladığım bu konuşmalardan ortaya çıkan
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 02 Aralık 2018, 19:57:34
(https://pbs.twimg.com/media/DtZ0IS4XoAAW7Uv.jpg:large)

Alıntı
TAH Savunma
‏ @TAHSAVUNMA

Kudüs Gazetesi İsrail'in Akdeniz'den Avrupa'ya uzanan dünyanın en büyük doğalgaz boru hatlarından birisi olacak olan yeni hat için Yunanistan'ı tercih ettiğini bildirdi.

https://twitter.com/TAHSAVUNMA/status/1069171100184133633
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 02 Aralık 2018, 20:22:17
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 02 Aralık 2018, 22:40:51
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.

Diplomatik bir yöntem ile ilk önce denesek olmazmı  🤓
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 02 Aralık 2018, 22:43:34
Estmed boru hattı fiili olarak halen ortada yok. Önce var olandan başlamakta yarar vardır. 10 numaralı parseldeki devam etmekte olan kazıya bir aksiyon yapacakmıyız ona karar verelim. 10 numaralı parsel meb ve KKTC sınırları içerisinde değil ama ada çevresindeki tüm yeraltı kaynakları  Kıbrıs türk toplumu için önemli. Ayrıetten 10 numaralı parselde Türkiyenin takınacağı duruma göre ENI ve diğer konsorsiyum üyeleri vaziyetlerini değerlendirip büyük ihtimal ile sair parsellerde de kazıma başlayacak.

https://cyprus-mail.com/2018/12/02/eastmed-gas-pipeline-increasingly-doubtful/

Ekte linkini paylaşmış olduğum GKRY de saygın bir gazete ve oradaki yoruma göre ki İsrail gezetesine  göre daha güvenli buluyorum eastmed  gaz boru hattının gerçekleşmesi çantada keklik olmayıp birçok zorlukları olduğu belirtilmekte.

Link ingilizce .

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 03 Aralık 2018, 01:13:43
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.

Diplomatik bir yöntem ile ilk önce denesek olmazmı  🤓

Ama sonra vuralım. :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 03 Aralık 2018, 03:30:09
Alın size problemsiz bir güzergah
Yeşil alanlar tespit edilen rezervler. Bunları karaya İsrail e Mısır a çıkartırsın oradanda Mısır ın batısından Grit e oradan Yunansistan a ve oradanda zatan var olan hatlar ile Avrupa ya. Buna bütün kuzey Afrika Cezayir Fas Libya gazlarını ve Suudi Arabistan filan oralarında gazlarını yani Afrikada Arabistan da ne kadar gaz varsa bağlarsın anlaştıkça olur sana bir Rusya alternatifi. Varmı teknik olarak bir engel. Bizim Karadeniz deki denizdeki boru kadar. Libya da barış olmuş olsa Tunus a kadar uzatıp ordan da deniz çok daha kolay aşılabilir. Bütün bu ülkelerin çünkü satacak gazı var. Yani boru hattına takılmayalım biz petrol çıkartma işine gaz çıkartma işine ortak olalım. Çıkan şeyi her şekilde iletirler merak etmeyin
(http://resimag.com/p1/00bb302280.png)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 03 Aralık 2018, 09:29:07
Serkan'cım o boru hattının değeri şu an bulunan rezervin belki iki daha büyük rezerv bulmalılar ki böyle birşey olsun . Yoksa bize mahkumlar. Birde Türkiyenin hak iddia ettiği bölgedeki rezervler olmadan zaten rezervlerin işletilmesi mantıksız geliyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 03 Aralık 2018, 10:05:54
En fazla gaz rezervine sahip ülkeler Doğalgaz miktarı (trilyon metreküp). Arap ülkelerine dikkat et bunlar Avrupaya ulaşmak istemezmi buna çalışacaklar belkide. Katar ın sadece gazı Rusya kadar yaklaşık.

İran 33,5 trilyon
Rusya 32,3 trilyon
Katar 24,3 trilyon
Türkmenistan 17,5 trilyon
ABD 8,7 trilyon
Suudi Arabistan 8,4 trilyon
Birleşik Arap Emirlikleri 6,1 trilyon
Venezuela 5,7 trilyon
Çin 5,4 trilyon
Irak 3,7 trilyon
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 03 Aralık 2018, 10:36:50
Sn Serkan, paylaşmış olduğun alternatif boru hattında 5 ve 6 numaralı ülkeler (Lübnan ve İsrail) bağlı mı lar  haritatadan pek görülmüyor.
Ayrıetten  boru hattının geçmekte olduğu görülen ülkelerin gazları olsa da boru hattının yapımının finansı için devlet garantisi  vermeleri  gerekebilir , ör haritada görülen ülkelerden Libya şu anda turbelance içerisinde o yüzden ne Libya devletin vereceği bir garanti ne de herhangi özel bankalar konsorsiyumu Libya ayağına yatırım yapacağına pek olasılık vermiyorum. Şayet İsrail bu boru hattına dahil değil ise finansal işlemler de o derece çetin olur kanısındayım . Bir de unutulmamkata yarar vardır  boru hattına ortak bazı ülkelerin  halen israili resmi olarak tanımamaktadır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 03 Aralık 2018, 13:38:58
Bizim mebden geçiyor. Vuralım.

Diplomatik bir yöntem ile ilk önce denesek olmazmı  🤓

Ama sonra vuralım. :)

Ha sonra olur. Ayşe hazır beklesin.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 03 Aralık 2018, 13:48:04
Vuralım vurmaya da israilden sonra bir odak harekatı yemeyelim . Yaparlar yaparlar. Aradaki o kadar mesafeye ve kuvveti aşıp ne atacağız nükleer mi ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 03 Aralık 2018, 14:03:14
Vuralım vurmaya da israilden sonra bir odak harekatı yemeyelim . Yaparlar yaparlar. Aradaki o kadar mesafeye ve kuvveti aşıp ne atacağız nükleer mi ?

Atom bombasına ne gerek var? Cerrahi nokta operasyon için leblebi gibi güdümlü mermiler var. Yanınada bir porsiyon termobarik mis gibi tadından yenmez.

Gerçi yüksek kapasiteli termobarik konusunda ne kadar ilerleme var orası bana muamma.
Başlık: Akdeniz’de Türkiye Çevreleniyor
Gönderen: SKYWOLF - 06 Aralık 2018, 08:30:46
Akdeniz’de Türkiye Çevreleniyor

SAVUNMASANAYİ.ORG
Fatih Atasoy

(http://savunmasanayi.org/wp-content/uploads/2018/12/DtZ0IS4XoAAW7Uv.jpg)
Dünyanın en uzun doğalgaz nakil hattı olan İsrail hattının rotası

Yunanistan, özellikle 2016 yılından sonra Ege ve Akdeniz’de agresif bir politika izlemeye devam ediyor. Bölgede güç gösterilerini arttıran Yunanistan yeni müttefikler bulmaya da çalışıyor.

Mısır ve İsrail ile ilişkisini her alanda arttıran Yunanistan, Mısır ile Medusa-7 tatbikatı düzenleyerek Akdeniz’de güç gösterisinde bulunurken İsrail ile enerji nakil hattı anlaşmaları imzalayarak İsrail’den Avrupa’ya uzanan dünyanın en uzun doğalgaz boru hatlarından birisi olacak olan yeni hat için Güney Kıbrıs Rum Kesimi-Yunanistan ve İtalya rotasını kullanmalarını sağladı.

(http://savunmasanayi.org/wp-content/uploads/2018/12/DtZ2SmpXQAYyl2e-768x576.jpg)

Ayrıca Yunanistan-GKRK’nın şimdide Ürdün ile işbirliği anlaşması imzaladığı bildiriliyor. Detaylar için buraya tıklayınız.

(http://savunmasanayi.org/wp-content/uploads/2018/12/DtlhTW8WkAAXJfa-1024x665.jpg)

Bunun yanı sıra Rusya Federasyonu Yunanistan ile askeri işbirliğini geliştirme kararı aldı ve yeni askeri/teknik konularda ortak çalışmalar yapacağını bildirdi.

G20 zirvesinde Rusya’nın Suudi Arabistan ile gösterdiği sıcak ilişkisi de bölgede Türkiye’ye alternatif/ilişkileri dengeleme politikası olarak yorumlanıyor. Öte yandan bölgede Türkiye yalnızlaşmaya devam ediyor. Yunanistan bağlantılı GKRK-İsrail-Mısır-Ürdün ittifakı, Akdeniz’de olası bir gerginlikte güç unsurunu önemli bir ölçüde değiştirebilir.

Öte yandan ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Kesimi Büyükeçisi, 30 Kasım tarihinde GKRK Dışişleri ve Enerji Bakanları ile birlikte Kıbrıs’ın açıklarında bulunan ve ruhsat sorunu yaratan 10. parselde petrol arayan Exxon Mobil firmasının Stena Ice Max araştırma gemisini ziyaret ettiler.

Bu durumda ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile aynı amacı taşıdığını (enerji bölgeleri bakımından) ve bölgede Yunan/ABD tarafları tarafından düşünülen enerji parselleri ruhsat planının her iki taraf içinde uygun olduğu bildiriliyor.

Türk Hava Kuvvetleri’ne ait E-7T (Boeing E-737 AEW&C) Havadan Erken İhbar ve Kontrol uçağı, Yunanistan Hava Kuvvetleri’ne ait Embraer ERJ-145H Erieye AEW&C uçağı ve Amerika Donanmasına ait P-3C anti-denizaltı ve deniz devriye/gözetleme uçağı Kıbrıs ve civarlarında/Akdeniz’de gözlem uçuşlarını sürdürmeye devam ediyor.

http://savunmasanayi.org/akdenizde-turkiye-cevreleniyor/ (http://savunmasanayi.org/akdenizde-turkiye-cevreleniyor/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 06 Aralık 2018, 10:40:48
Türkiye Ege ve Akdeniz de  statüsü belli olmayan durumlar stratejisi yürütüyor bu politikasını anlamak gerek. Niye münhasır ekonomik alan ilan etmiyor çünkü fiilen beyan ettiği alanlar zaten hukuken elde edebileceği en fazla sınırları içeriyor. Benim burası dediğinde karşıdaki ile masaya oturup görüşmen anlaşamazsan uluslar arası karar organlarının mahkemelerine kararlarına uymayı kabul etmen gerekir. Anlaşamadın ilan ettin ayrıca silahla topraklarınıda koruman gerek. Bu sonucu çok çatışmaya açık bir durum yaratır yedi düvele karşı mücadelesi zor ve yıpratıcı olur ayrıca kaybetme ihtimalide olur. Kardak konusu nu biliyorsunuz o ada kimin bizim değil böyle bir iddiamız yok bizim ama yunanistan ında değil bizim görüşümüze göre orası statüsü belli olmayan yer. Biz böyle kalmasında menfaat görüyoruz oturup adanın kime ait olduğunu belirlemek bunun için uluslar arası mekanizmalara başvurmak istemiyoruz çünkü Ege gerçekleri ortada lehimizde çıkmaz üstelik tarafta olurlar en iyisi statü muğlak kalsın eskisi gibi kalsın. Akdenizde de kıta sahanlığında bu yola gidiyoruz. Bir gayri resmi haritamız var ama ilan edilmiş kıta sahanlığımız yok. Dolayısı ile boru döşeyen döşer biz buralar bizim demedik çünkü. ama bizde döşeriz kimsede döşeyemezsin diyemez bir iddiamız var çünkü hak iddiamız var. Aynı şey sondaj içinde olacak. Bizde deleceğiz Rum İtalyan da delecek. Alan bizim desek oradan kovmamız gerekir vatan toprağı çünkü. Lehimizde bizim çok agrasif haritalarda bu işimize yarayacaktır. Ama ilan etmiyoruz diye kimsede Kıbrıs ın kuzeyine yada antalyanın 100 mil açığına gelip delemez o zaman silah çekeriz ama Kıbrıs ın güneyindeki bölgelerde silah çekmeyiz sadece sondaj hakkımızı kullanırız yanına İtalyan da sondaj yaparsada ses etmeyiz.
Yani niye münhasır ekonomik elan ilan etmiyoruz diye kızmayalım bizim politikamız böyle değil ve çok faydalı doğru şu anda seçtiğimiz statüsü müğlak durum. 

Antalya Mersin açıklarında tartışmasız alanlarda delmeye başladık adım adım tartışmalı yerlere doğru sarkacağız. Bakarsın körün taşı gibi kendi bölgelerimizde de buluruz bellide olmaz ama en sonunda Akdeniz'in ortasına kadar sondaj yapabilecek koca bir bölge var. Gittikçe tartışmalı olacak bir süreç başlattık şimdilik tartışma yok ama olacak. Buralar bizim demeye gerek yok yani bizim olması için gider delerin herkes anlar seninde olduğunu. Diyeceğimizi dedik zaten herkes biliyor ama silahla koruyacak kadar bizim ilan etmeye gerek yok o çok agrasif bölgeleri. Buda İsrail borusu geçer fiber optik hattı geçer demek yani. Bizim yaklaşımımız statüsü belirsiz deniz yaklaşımı şu anda. Bu bizim işimize gelen bir durum özellikle Kıbrıs ile alakalı olarak.

Bizim şimdi burada dersimize iyi çalışıp hazırlanmamız gerek askeri olarak. SOM Atmaca Balistik füzelerle gemi vurma gibi konularda biraz şov yapmamız lazım. Karadeniz de Akdenizde bir kaç eski gemiyi Som ile Atmaca ile 300 km den batıralım alev topuna dönsün koca gemi on tane füze ile. Hatta Kaan ile gemi vuralım ortadan ikiye kırılsın gemi. Milli topido ile 20 km den gemi vuralım ikiye kırılsın gemi. Karadan denize Atmaca ları kıyıya dizelim youtube a çok feci video lar koyalım. Kıbrıs a benzer şekilde yığınak yapalım hava kuvveti kaydıralım. Dersimize çalışmamız lazım çünkü Fransa filan ne zaman artisleşeceği belli olmaz. Hatta çalışmaları hızlandırıp ses üstü hızlarda ramjet su üstü saldırı silahları çalışmaları başladı ise olduğu kadar ortaya serelim. Gezgin projesi bayağı ortaya çıktı ise olduğu kadarı ile bir atış gösterisi yapalım 600 km den mesela gemi vuralım. Olduğu kadar İran gibi steril şartlarda şov için eğer tamamlanmadıysa bile yani zorlama şeklinde.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Aralık 2018, 11:15:38
Sn Serkan,

Yorumunuzu özetleyecek olursam şunu mu demektesiniz?

1- MEB konusunda aceleci olmayalım, öncelikli olarak doğu akdenizde sınırdaş olan ülkelerle anlaşıp ona göre MEB ilan edilsin, tek taraflı ilan edeceğimiz MEB işlevsel olmayabilir.

2- Öncelikle Adanın Kuzeyinde yani kendi kıyılarımızda aramaya devam edelim sonraları daha aşağılara sarkıp hatta GKRY belirlemiş olduğu parsellerin içerisinde bizde paralelde arama yapalım.

3- Direk askeri bir harekat yapmaktansa ki sonucu riskler taşıyor, hasımlara  bir  atıştatbikatı kapsamında göz dağı verebiliriz.

* Birinci ve ikinci maddede belirtilenler zaten şu anki iktidarın izlemekte olduğu politika .
   
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 06 Aralık 2018, 11:30:57
Sonradan MEB ilanıda olmayablir biz buraları statüsü belirsiz bırakıp sadece bir defakto durum ile görüşlerimizi ilan etmek ile yetineceğiz. Bu adalar gerçeğinde hukuğa sarılarak çözüme yürüyemeyiz burada kaba kuvvetle karşılıklı çatışan haritalar ile muğlak bir statü sağlayacağız. Muğlaklık sonuçta aynı kapıya çıkacak biz gidip istediğimz yerde sondaj yine yapacağız. Onlarda yapacaklar tabi kendi burunlarının dibi çünkü yapmasınmı. Onlar ama gelip Antalya açıklarında yapamayacaklar o zama ndaha sertleşeceğiz ama Rum kesiminin 100 km güneyinde adama buradan çık diyecek halimiz yok dimi. Biz çok geniş bir harita belledik onu herkes biliyor bu haritadaki heryerde sondaj hakkımız var kimsede sıkıysa del demedi ne ABD ne Fransa ne İsrail ne Yunanistan. MEB ilan edemeyiz anlatabildim mi yoksa muhatabın ülke ile oturup müzakere yürütmek anlaşamazsan uluslar arası hukuğa başvurman gerek o zaman. Uluslar arası hukukta adam aleyhinde sonuçlanabilir o zaman karşıdakine vatanı koruma hakkı verir nasıl Rodos a giremyorsan o zaman o denizede sondaj yapınca karşında F16 bulursun gemi bulursun kimsede şimdiki gbi korkmaz vatanını herkes silahla korur güçlü de olsan süperde olsan geri adım atmaz. Bu yüzden bize yarayan statüsü belirsiz deniz muğlaklığı. İlerde ilan edeceğiz diye bir şey yok yani hep böyle kalacak Akdeniz belkide bizim için.
İsrailden boru hattı mevzumuzda bizim bölgeden geçiyor tartışıyoruz ya aslında geçmiyor çünkü bizim bölgemiz yok kimsenin bölgesi yok açık deniz bir anlamda oralar bizim yaklaşımımıza göre. Gevşek bir çözümsüzlük durumunda bıraktık ve bu gibi şeyler o çözümsüzlük içinde hukuğa uygun halde devam edecek başka ülkeler içinde.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 06 Aralık 2018, 11:35:58
Daha once de yazdim tekrar yazayim. Hala gitmeyen varsa kktc'ye, ege adalarina tatile gitsin. Bizim devlet erkaninin esip gurlemesine bakmayin, yakinda sadece Antalya'da ayaklarimizi suya sokup boy veririz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 06 Aralık 2018, 11:42:43
Bu arada MEB demek senin denizin demek değildir bunu da arkadaşlar bilsin MEB alanı 200 milli ekonomik alandır orada sadece sen balık avlarsın maden çıkartırsın ama deniz yine açık denizdir herkesindir gemi trafiği açısından yani. Kara suyu değil yani MEB alanı vatanı peşkeş çekme gibi görmeyin bu statüsü belli olmayan alanı. Ama 200 mili dünya oturmuş okyanusa kıyısı olan ülkelere göre karar almış dünyada deniz denince akla gelen şey binlerce km uzağa uzanan okyanuslardır bizim gibi iç denizi olan toplasan dünyada bir düzine ülke yoktur onlarda Akdeniz Karadeniz işte sadece. İspanya Fransa Fas Rusya yı çıkart okaynusa kıyısı olmadan denizi olan ülkeler bu çanaktaki üç beş ülke sadece. Onlarında içinde sadece Türkiye madur dantel gibi Ege yüzünde. Kimse Türkiye yi düşüneek yani almadı bu 200 mil şeyini. Ve bu anlaşmada da bir sürü özel durum maddesi var ama gel mahkemeye gideceğim desen her şekilde Yunanistan karlı çıkar bunca adası varken herlade dimi. Bu yüzden Türkiye bu işi defakto ilanlarla bileğinin gücü ile savunarak koruyacak MEB ilanı yapmayacak bu muğlak çetrefilli yerlerde. Çünkü 60 km ötende kocaman bir ada varken ve BM ler orayı Kıbrıs devleti sayarken kimin hakemliği ile menfaatine uyan bir sonuç alabileceksin. Biz burayı statüsü belirsiz tutarak bir şeyler yapacağız yapacaksak. Habire kızıyoruzya neden Yunanistan ilan etti Mısır ilan etti biz etmedik. Harita lehlerinde ondan ilan ettiler biz de edersek gel komşu anlaşamadık mahkemeye gidelim diyecek bu iş böyle çözülüyor çünkü hep anlaşamayınca.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 06 Aralık 2018, 14:28:36
Sn Serkan,

Yorumunuzu özetleyecek olursam şunu mu demektesiniz?

1- MEB konusunda aceleci olmayalım, öncelikli olarak doğu akdenizde sınırdaş olan ülkelerle anlaşıp ona göre MEB ilan edilsin, tek taraflı ilan edeceğimiz MEB işlevsel olmayabilir.

2- Öncelikle Adanın Kuzeyinde yani kendi kıyılarımızda aramaya devam edelim sonraları daha aşağılara sarkıp hatta GKRY belirlemiş olduğu parsellerin içerisinde bizde paralelde arama yapalım.

3- Direk askeri bir harekat yapmaktansa ki sonucu riskler taşıyor, hasımlara  bir  atıştatbikatı kapsamında göz dağı verebiliriz.

* Birinci ve ikinci maddede belirtilenler zaten şu anki iktidarın izlemekte olduğu politika .
   

MEB‘ den önce kıta sahanlığı ilan edilmesi daha önemli. Kıta sahanlığının üzerinde mavi vatan kurulduktan sonra ileride belki  münhasır ekonomik bölge düşünülür. MEB ilan edilirse o alandan geçen boru hattını uluslararası hukuk kurallarına  göre engelleme hakkınız yok. Kıta sahanlığın ise sahildar ülkenin izinine tabidir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Aralık 2018, 15:39:16
''Öncelikle tüm arkadaşların, MEB  konusunda senkron olabilmesi için tekrardan MEB'in tanımına bakmakta yarar olduğu kanısındayım ''


Münhasır Ekonomik Bölge /MEB.


Münhasır Ekonomik Bölge hukuki rejimi 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BM DHS)’nin V. Kısım 55-75  Maddelerinde düzenlenmiştir. BM DHS’nin 57. maddesinde belirtildiği üzere; Münhasır Ekonomik Bölge, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz milinin ötesine uzanmayacaktır. Münhasır Ekonomik Bölge, kıyı devletine, kıyıdan başlayarak açık denize doğru en fazla 200 mil kadar uzanan bölgede gerek deniz yatağı altında, gerekse içerisinde bazı egemenlik haklarının tanınmasını içeren bir kavramdır . Münhasır Ekonomik Bölge bu deniz alanında kıyı devletine önemli ekonomik haklar ve yetkiler vermektedir. Ancak, sözleşme, üçüncü devletlere de söz konusu deniz alanı üzerinde bazı haklar tanımaktadır.

Ulusal yetki sınırları içindeki Münhasır Ekonomik Bölge canlı kaynaklar ile petrol, doğal gaz ve kömür, kassiterit, titanyum, manyetit, zirkon, ilmenit, rutil, monazit; altın, platin, elmas ve diğer kıymetli taşlar, kromit, kum ve çakıl, deniz dibindeki sert kayaçlar içindeki yataklarda; bakır, nikel, krom, demir, kimyasal çökelmeyle oluşmuş yataklar olarak ise fosforit, potas tuzları gibi diğer cansız kaynakları kapsamaktadır.

Özel yetki alanı olan Münhasır Ekonomik Bölge kıyı devletinin mutlak egemenliği altında bir alan olmayıp, kıyı devletine sadece doğal kaynaklar üzerinde münhasır yetkiler tanıyan bir deniz alanıdır. Bu hukuksal statü diğer devletlere bu alanı diğer konularda serbestçe kullanmaya devam edebilecekleri hakkını vermektedir.

BMDHS’nin 55. Maddesine göre Münhasır Ekonomik Bölge karasularının ötesinde ve bu sulara bitişik bir bölge olup, söz konusu Sözleşmede belirlenen özel hukuki rejime tabi olup sahildar devletin hakları ve yetkileri ile diğer devletlerin hakları ve serbestlikleri bahsi geçen Sözleşmenin ilgili maddeleriyle düzenlenmiştir. 476 Sayılı Karasuları Kanun’u uyarınca, Türk karasularının genişliği Ege Denizi’nde 6 mil, Akdeniz ve Karadeniz’de 12 mildir .

Münhasır Ekonomik Bölge’de sahildar devletlerin hakları, yetkisi veya yükümlükleri BMDHS’nin 56.1. Maddesinde yer almaktadır. Bunlar;

    Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynaklarının araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları ile; aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgarlardan enerji üretimi gibi, bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin egemen haklar;
    İşbu Sözleşmenin ilgili hükümlerine uygun olarak;
 i) suni adalar, tesisler ve yapılar kurma ve bunları kullanma;
 ii) denize ilişkin bilimsel araştırma yapma;
 iii) deniz çevresinin korunması ve muhafazası; konularına ilişkin yetki;

 Söz konusu sözleşmede öngörülen diğer hak ve yükümlülüklerdir.

BMDHS’nin 56. 2. Maddesine göre Münhasır Ekonomik Bölge’de sahildar devlet, işbu Sözleşme uyarınca haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken, diğer devletlerin haklarını ve yükümlülüklerini gerektiği şekilde gözönünde bulunduracak ve işbu Sözleşme hükümleriyle bağdaşacak biçimde hareket edecektir.

BMDHS’nin 56.3. Maddesine göre deniz yatağına ve bunların toprak altına ilişkin olarak belirtilen haklar, “Kıta Sahanlığı” başlıklı VI Kısmına uygun olarak kullanılacaktır.

Kıyı devleti Münhasır Ekonomik Bölge’de ekonomik nitelikli haklar dışında üç ana konuda idari ve yargı yetkilerine sahiptir. Bunlar; her türlü tesis, araç yapay adaların bu alana yerleştirilmesi ve kullanılması, deniz bilimsel araştırmaları ile deniz çevresinin korunması ve düzenlenmesidir. BMDHS’nin “Münhasır Ekonomik Bölge’de Sahildar Devletin hakları, yetkisi ve yükümlülükleri” başlıklı 56. maddeye göre Devletinin Münhasır ekonomik bölgede kıyı devleti her türlü yapay ada, araç ve gerecin yerleştirilmesi ve yararlanılması konusunda tek yetkilidir.

Münhasır Ekonomik Bölge’de diğer devletlerin hak ve yükümlükleri ise BMDHS’nin 58. Maddesinde yer almaktadır. Söz konusu maddeye göre; Münhasır Ekonomik Bölge’de, sahili bulunsun veya bulunmasın, bütün devletler, söz konusu Sözleşmenin ilgili hükümlerinde öngörülen şartlar içerisinde, açık denizlerin seyrüsefer serbestliği ile uçuş serbestliğinden ve denizaltı kabloları ve petrol boruları döşeme serbestliğinden; keza, bu serbestliklerin kullanımına ilişkin olarak, özellikle gemilerin, uçakların ve denizaltı kabloları ve petrol borularının işletilmesinde, denizin uluslararası diğer yasal amaçlarla kullanılması serbestliğinden yararlanırlar.

Ancak, Münhasır Ekonomik Bölge’de devletler, söz konusu sözleşme uyarınca haklarını kullanırken, ve yükümlülüklerini yerine getirirken, sahildar devletin haklarını ve yükümlülüklerini gerektiği şekilde gözönünde bulunduracaklar; ve sahildar devletin söz konusu Kısım ve diğer uluslararası hukuk kuralları uyarınca kabul ettiği kanun ve kurallar, işbu sözleşme ile bağdaşır olduğu ölçüde, riayet edeceklerdir.

BMDH’nin “Münhasır Ekonomik Bölge’de yargı yetkisinin ve haklarının isnadı ile problemlerin çözümlenmesi esası” başlıklı 59. Maddesine göre Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde ne sahildar devlete ve ne de diğer devletlere haklar ve yetki tanımadığı ve sahildar devletin menfaatleri ile diğer devlet veya devletlerin menfaatleri arasında uyuşmazlık çıkan durumlarda bu uyuşmazlık, hakkaniyete dayanarak ve diğer bütün ilgili şartlar ışığında sözkonusu menfaatlerin taraflar için ve uluslararası toplumun bütünü için olan önemi gözönünde bulundurularak çözümlenmesi gerekmektedir.

BMDHS’nin 60. Maddesinde kıyı devleti münhasır yetkilere sahip olarak kuracağı yapay ada, tesis ve yapılar çerçevesinde 500 metreyi aşmamak koşuluyla güvenlik bölgeleri kurabilir. Ancak bu bölgeler uluslararsı tanınmış su yollarına müdahale edecek şekilde kurulamaz hükmü yer almaktadır. Kıyı devletinin uluslararsı deniz trafiğini aksatmamak yükümlüğü vardır. BMDHS’nin 60. Maddesi’nde yer alan hususlar aşağıda verilmektedir:

    Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde Sahildar Devlet ekonomik amaçlarla sun’i ada, tesis ve yapıların inşa edilmasi, işletilmesi ve kullanılması konularında münhasır hakka sahip olacaktır.
    Sahildar devlet, bu sun’i adalar, tesisler ve yapılar üzerinde gümrük, maliye, sağlık, güvenlik ve muhaceret konularındaki kanun ve kurallardan doğanlar dahil olmak üzere, münhasır yetkiye de sahip olacaktır.
    Bu sun’i adaların tesislerin ve yapılan inşaatı gereken şekilde duyurulmalı ve mevcudiyetlerini sürekli olarak belirtecek işaretler idame ettirilmelidir. Terkedilen veya kullanılmayan tesisler ve yapılar, seyir güvenliğini sağlamak amacıyle, bu konuda yetkili uluslararası kuruluş tarafından konulmuş ve genel kabul görmüş uluslararası kurallar gözönüne alınarak, kaldırılacaktır. Bunların kaldırılmasında balıkçılık deniz çevresinin korunması ve diğer devletlerin hakları ve yükümlülükleri de gereken şekilde gözönüne alınacaktır. Tamamiyle kaldrılamayan bir tesis veya yapıdan geride kalan parçaların yeri, boyutları ve derinliği uygun şekilde ilan edilecektir.
    Sahildar devlet gerektiği takdirde, bu suni adalar, tesisler veya yapıların etrafında, hem seyir güvenliğini ve hem de suni adaların, tesislerin ve yapıların güvenliğini sağlamak üzere içerisinde uygun tedbirler alabileceği, makul boyutlarda güvenlik bölgeleri kurabilir.
    Sahildar devlet uygulanabilir uluslararası kuralları gözönünde bulundurarak, güvenlik bölgelerinin genişliğini tespit edecektir. Bu güvenlik bölgeleri, sun’i adaların, tesislerin genişliği, genel kabul görmüş uluslararası kuralların izin verdigi veya yetkili uluslararası kuruluşun tavsiye ettiği sapmalar dışında, suni ada, tesis veya yapının dış kenarlarından itibaren ölçülmek üzere 500 metreden fazla olamayacaktır. Güvenlik bölgelerinin genişliği, gereken şekilde duyurulacaktır.  Sun’i adalar, tesisler veya yapılar ve bunlar etrafındaki güvenlik bölgeleri, uluslararası seyrüseferde kullanılan belli başlı deniz yollarına engel olabilecek yerlerde kurulamaz. Sun’i i adalar, tesisler ve yapõlar ada statüsüne sahip değildir. Kendilerine özgü karasuları yoktur ve varlıkları, karasularının, Münhasır Ekonomik Bölge’nin veya kıta sahanlığının sınırlandırılmasını etkilemez.

Canlı kaynaklarının muhafazası ve işletilmesine ilişkin hususlar BMDHS’nin 61-73 Maddelerinde yer almaktadır.

Sahilleri bitişik veya karşı karşıya bulunan devletler arasında Münhasır Ekonomik Bölge’nin sınırlandırılması BMDHS’nin 74. Maddesine göre, hakkaniyete uygun bir çözüme ulaşmak amacıyla, Uluslararası Adalet Divanı Statüsünün 38. maddesinde belirtildiği şekilde uluslararası hukuka uygun olarak anlaşma ile yapılacaktır. Uygun bir süre içerisinde bir anlaşmaya varamadıkları takdirde ilgili devletler uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin XV. Kısmında öngörülen usullere başvuracaklardır. Eğer ilgili devletler arasınsa yürürülükte olan bir anlaşma var ise, münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılması ile ilgili sorunlar, o anlaşmanın hükümlerine göre karaa bağlanacaktır.

Divanın yetki alanı, bir uluslararası uyuşmazlıkta taraf olan ülkelerin kendisine getirdikleri davalar ile BM Anlaşması’nda ya da yürürlükteki uluslararası antlaşmalarda özellikle öngörülmüş konuları içine alır. Divan’ın devletlerarası bir uyuşmazlığa bakabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının Divan’ın Statüsü’ne taraf olması ve de Divan’ın uyuşmazlığa bakma yetkisinin taraflarca tanınmış olması gerekir. Türkiye Uluslararası Adalet Divanı Statüsüne taraf değildir.

Uluslararası Adalet Divanı Statüsünün 38.1 maddesi’ne göre kendisine sunulan uyuşmazlıkları uluslararası hukuka uygun olarak çözmekle görevli olan Divan;

    Uyuşmazlık durumundaki devletlerce açık seçik kabul edilmiş kurallar koyan, gerek genel gerekse özel uluslararası antlaşmaları;
    Hukuk olarak kabul edilmiş genel bir uygulamanın kanıtı olarak uluslararası yapılagelmiş kurallarını;
    Uygar uluslarca kabul edilen genel hukuk ilkelerini;
    59. Madde hükmü saklı kalmak üzere (59. Madde: Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde Sözleşmenin ne hak ve ne de yetki tanıdığı durumda uyuşmazlıkların çözümünün esası, hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak adli kararları ve çeşitli ulusların en yetkin yazarlarının öğretilerini uygular.

38.2. Maddesine göre bu hüküm, tarafların görü birliğine varmaları halinde, Divan'ın hakça ve eşitçe karar verme yetkisini zedelemez.

Sözleşme’nin “Sahildar devletin kanun ve kurallarının yürürlüğe konulması” başlıklı 73. Maddesinin ilk fıkrasında sahildar devlete, Münhasır Ekonomik Bölge’deki canlı kaynakların araştırılması, işletilmesi, muhafazası ve yönetimi konularındaki egemen haklarının kullanılmasında, Sözleşmeye uygun olarak kabul ettiği kanunlara ve kurallara riayeti sağlamak için gemiye çıkılması, geminin denetimi, gemiye el konulması ve hakkında dava açılması da dâhil olmak üzere, gerekli bütün tedbirleri alabilme hakları tanınmıştır.

BMDHS’nin 76. Maddesine göre Kıta Sahanlığı Sahildar bir devletin kıta sahanlığı, karasularının ötesinde kıta kenarının dış eşiğine kadar veya bu eşik daha az bir mesafede ise, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz mili mesafeye olan kısmında, bu devletin kara ülkesinin doğal uzantısının bütünündeki denizaltı alanlarının deniz yatağı ve toprak altlarını içerir. Kıta kenarı sahildar devletin toprak kiltlesinin su altındaki uzantısıdır;

BMDHS’nin “Kıta Sahanlığı üzerinde sahildar devletin hakları” başlıklı 77.1. Maddesine göre “Sahildar devlet, kıta sahanlığı üzerinde araştırmada bulunmak ve buranın doğal kaynaklarını işletmek amacı ile egemen haklar kullanır. 77.2. Maddesine göre  sahildar devlet kıta sahanlığında araştırmada bulunmadığı veya buranın doğal kaynaklarını işletmediği takdirde hiç kimse, sahildar devletin açık rızası olmadan bu çeşit faaliyetlere girişemez.

Dünyada en fazla Münhasır Ekonomik Bölge’ye sahip ABD (11,351,000 km2) olup bunu sırasıyla Fransa (11,035,000 km2), Avustralya (8,505,348 km2), Rusya (7,566,673 km2) ve İngiltere (6,805,586 km2) izlemektedir. Münhasır Ekonomik Bölge’nin sınırlarının uzaması canlı ve cansız deniz kaynaklarının kullanımı ülkeler arasında anlaşmazlığa neden olmaktadır. Söz konusu başlıca itilaflar; Birleşik Krallık ile İzlenda, Spitsbergen (Svalbard) takımadalarına ilişkin Norveç ile Rusya, Güney Çin ile komşuları arasında, ekolojik bölge ve balıkçılık koruma alanlarına ilişkin Hırvatistan ile İtalya ve Slovakya, petrol rezervlerine ilişkin Kanada ile ABD,  Türkiye ile Yunanistan arasında olmuştur (http://en.wikipedia.org (http://en.wikipedia.org)). 

1967 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Malta Delegesi Arvid Pardo'nun yaptığı konuşmada, deniz yataklarındaki zenginlikleri yalnızca teknolojik yönden gelişmiş devletlerin kullanmasını önlemek amacıyla, bütün insanlığa ortak kullanım hakkını veren “insanlığın ortak mirası” olarak kabul edilmesini önermiştir. BM Genel Kurulu tarafından 1970 yılında alınan 2749 (XXV) ve 2750 (XXV) sayılı kararlar ile uluslararası deniz yatağının “İnsanlığın Ortak Mirası’ olduğu kabul edilmiş olup söz konusu kaynakların adil bir paylaşımını gerektirmektedir (Güneş, Ş., 2007). 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin de deniz yatağının hukuki rejimine ilişkin öngördüğü bir diğer temel ilke, bu alanın işletilmesinden elede edilecek mali kaynakların üye devletler arasında hakaniyet ilkesine uygun biçimde paylaştırılmasıdır (Kuran, S., 2009).

Türkiye karasularının genişliği, adalar konusu  vb. nedenlerden dolayı BMDHS’ne taraf olmamıştır. Ancak, BMDHS’ne göre bir kıyı devletinin münhasır ekonomik bölgeye sahip olabilmesi için sözleşmeye taraf olmasına gerek olmayıp bunu ilan etmesi yeterlidir. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili ve Akdeniz’de en uzun  kıyı şeridine sahip bir kıyı devleti olan Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölge ilan etme hakkı vardır. Türkiye buna istinaden  05.12.1986 tarihli ve 86/11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Karadeniz’de 200 millik münhasır ekonomik bölge ilan etmiştir. Ege ve Akdeniz’ de Münhasır Ekonomik Bölge ilanımız yoktur (Ceyhun, Ç.C.; Oral, Z.O.; Kuran, S., 2009). 

Söz konusu Kararnamenin eki Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkındaki Karara göre;  Karadeniz’de Türk karasularına bitişik deniz alanlarının deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yatağında ve deniz yatağının altında canlı ve cansız doğal kaynakları araştırmak; işletmek, muhafaza etmek, yönetmek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin  sair iktisadi menfaatlerini korumak amacıyla ilan edilen Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi, bu denizde Türkiye karasuları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz miline kadar uzanır. Karadeniz’in boyutları gözönünde bulundurularak, bu denizde   sahillerimiz bitişik veya karşı karşıya olan devletlerle Münhasır Ekonomik Bölge alanlarının tesbiti için sınırlandırma anlaşmaları yapılır. Bu anlaşmalar Türk mevzuatı göz önünde bulundurularak hakkaniyet ilkelerine göre ve hakkaniyet uygun sonuç verecek şekilde müzakere yoluyla yapılır. Karadeniz’de deniz alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin olarak Türkiye’nin daha önceden akdetmiş olduğu anlaşmalar saklıdır (www.denizcilik.gov.tr (http://www.denizcilik.gov.tr)).

Türkiye, sair iktisadi menfaatlerini korumak amacıyla petrol ve doğalgaz açısından zengin olan Akdeniz ve Ege’de Türk karasularına bitişik deniz alanlarının deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yatağında ve deniz yatağının altında canlı ve cansız doğal kaynakları araştırmak; işletmek, muhafaza etmek ve yönetmek için 200 deniz mili uzunluğunda Akdeniz ve Ege Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni ilan etmelidir. Akdeniz ve Ege Bölgesinin Münhasır Ekonomik Bölge ilan edilmesi için öncelikle bunun iç hukukta düzenleme yapılması ve Karasuları Kanunu’nda da bu hususun yer almasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda Karadeniz Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi için çıkarılan 05.12.1986 tarihli ve 86-11264 sayılı Karanamenin ivedilikle Akdeniz ve Ege Bölgesi için çıkarılması gerekmektedir.

Münhasır Ekonomik Bölge’ye ilişkin Akdeniz’de meydana gelen itilafların Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler açısından da değerlendirilmesi ve buna ilişkin hukuki ve teknik ön hazırlıkların yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Münhasır Ekonomik Bölge’ye ilişkin AB ile ilişkiler açısından Hırvatistan, Slovenya ve İtalya Arasındaki “Ekolojik ve Balıkçılık Koruma Alanı” konusundaki uyuşmazlığı örnek olarak verebiliriz. 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olan Hırvatistan, 27 Ocak 1994 yılında kabul ettiği Denizcilik Yasası’na, Münhasır Ekonomik Bölge ile ilgili olarak pek çok madde ilave etmiş ve 3 Ekim 2003 tarihinde “Ekolojik ve Balıkçılık Koruma Bölgesi’ni ilan etmiştir. Bunun üzerine Hırvatistan, İtalya ve Slovenya’nın yoğun itirazları ve AB’nin baskısı ile karşı karşıya kalmıştır. Hırvatistan’ın Münhasır Ekonomik Bölge’si, Hırvatistan İlerleme Raporu ile Genişleme Stratejisi Raporları’nda Bölgesel Konular ve Uluslararası Yükümlülükler” başlığı altında AB belgelerinde birer siyasi kriter olarak belirtilmiştir. Böylece, Hırvatistan ile AB üyesi olan Slovenya ve İtalya arasındaki deniz sınırı uyuşmazlığı, ikili ilişkiler kapsamından çıkarılarak Hırvatistan ve AB arasında bir sorun alanı olarak ileri sürülmeye başlanmıştır .

12 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Birliği Konseyinin “Akdeniz’de Balıkçılık Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımına İlişkin Yönetim Tedbirleri Tüzüğü” balıkçılık faaliyetlerinin kısmen, geçici veya daimî olarak yasaklandığı “balıkçılık koruma alanları” oluşturulması yetkisini üye ülkelere vermekte olup buna göre Tüzük’ün kabulünden itibaren iki yıl içinde üye ülkelerin kendi kara suları dışında kalan alanlarda balıkçılık koruma alanları oluşturulması gerekmektedir. Akdeniz’e kıyıdaş devletler tarafından oluşturulabilecek balıkçılık koruma alanları uygulamaları, yeni sınır uyuşmazlıklarına neden olabilir. Ayrıca, bilimsel gelişmeler bazında yeni balıkçılık koruma alanı ilanı veya mevcut balıkçılık koruma alanının sınırlarının değiştirilmesinin mümkün olabileceği dikkate alınarak diğer ülkelerin bilimsel ve diğer faaliyetleri yakından izlenmelidir .

BMDHS’nin 246. maddesine göre kıyı devleti, münhasır ekonomik bölgede ve kıta sahanlığında deniz bilimsel araştırmasını düzenleme ve yürütüme yetkisine sahiptir. Kıta sahanlığında ve Münhasır Ekonomik Bölge’de üçüncü kişiler tarafından yapılacak bilimsel araştırma kıyı devletinin iznine bağlı tutulmuştur .

Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynaklarının araştırılması ülkelerin ekonomik paylaşımı kadar güvenlik stratejileri açısından da önem arz etmektedir.

Türkiye Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge ilan etme konusunda olumlu adımlar atmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin deniz araştırmaları politikası oluşturmasının ve buna ilişkin eylem planları hazırlamasının uygun olacağı düşünülmektedir. Önemli bir enerji koridoru ve deniz ticaret rotası olan Doğu Akdeniz’deki haklarımızı, enerji güvenliği, balık kaynakları açısından gıda güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumamız, deniz ticaretimizin sürdürülebilirliğini sağlamamız için kuvvetli ve zayıf yönler ile tehdit ve fırsatları ortaya koyarak yeni stratejiler ve projeler geliştirmeliyiz.

Sonuç olarak, BM DHS'ye göre kıyı devletinin mutlak egemenliği altında bir alan olmayan Münhasır Ekonomik Bölge’de diğer devletler bu alandaki haklarını serbestçe kullanabilirler. Ancak, ülkelerin Münhasır Ekonomik Bölge’yi kullanırken ve buna ilişkin anlaşmaları imzalarken aynı bölgeden yararlanacak başka ülkelere bildirimde bulunması, izin alması, başka ülkelerin yetki alanlarını daraltmaması, ülkelerin haklarını saklı tuttuğu Münhasır Ekonomik Bölgede'ki kıta sahanlığı alanlarını, ülkelerin ve halklarının haklarını ihlal etmemesi gerekmektedir. BM Genel Kurulu tarafından “İnsanlığın Ortak Mirası’ olduğu kabul edilen uluslararası deniz yatakları ve kaynaklarından ülkelerin adil bir paylaşım yapmasının zaruri olduğu düşünülmektedir.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 06 Aralık 2018, 15:59:14
Bendem sana bir +

Ne iyi yaptın. Üzerimden büyük bir yük kalktı. Ben halen deklarasyonu aramaktayım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Aralık 2018, 18:07:13
TC Karadeniz MEB kararnamesi , Akdeniz için de yapılması gereken.

5.12.1986 TARİHLİ VE 86-11264 SAYILI KARARNAMENİN EKİ TÜRK MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGESİ HAKKINDA KARAR



Karar Sayısı      :19314
Kabul Tarihi      : 17/12/1986


   Madde 1- Karadeniz’de Türk karasularına bitişik deniz alanlarının deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yatağında ve deniz yatağının altında canlı ve cansız doğal kaynakları araştırmak; işletmek, muhafaza etmek , yönetmek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin  sair iktisadi menfaatlerini korumak amacıyla ilan edilen Türk münhasır Ekonomik Bölgesi, bu denizde Türkiye karasuları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz miline kadar uzanır.

   Karadeniz’in boyutları gözönünde bulundurularak, bu denizde   sahillerimiz bitişik veya karşı karşıya olan devletlerle Münhasır Ekonomik Bölge alanlarının tesbiti için sınırlandırma anlaşmaları yapılır. Bu anlaşmalar Türk mevzuatı göz önünde bulundurularak hakkaniyet ilkelerine göre ve hakkaniyet uygun sonuç verecek şekilde müzakere yoluyla yapılır. Karadeniz’de deniz alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin olarak Türkiye’nin daha önceden akdetmiş olduğu anlaşmalar saklıdır.

   Madde 2-1) Karadeniz’de Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde Türkiye, diğer haklarının yanısıra:

a)   Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yatağında ve deniz yatağının altında canlı ve cansız doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, muhafazası ve yönetimi; ile
b)   Sudan, akıntılardan ve rüzgardan enerji üretilmesi de dahil olmak üzere, diğer ekonomik amaçlarla araştırmalar yapma ve kullanım faaliyetlerinde bulunma konularında egemen haklara sahiptir.

2) keza, Türkiye aynı bölge’de;
a)   Ekonomik amaçlarla veya denize ilişkin bilimsel araştırma yapma ve deniz çevresini koruma ve muhafaza amacıyla sun’i adalar, tesisler ve yapılar kurma ve bunlar üzerinde gümrük, maliye, sağlık, güvenlik ve muhaceret konuları da dahil olmak üzere bunları kullanma, bunları inşaa etme, inşasına, işletilmesine ve kullanılmasına izin verme ve inşaasına işletilmesini ve kullanılmasını düzenleme.
b)   Denize ilişkin bilimsel araştırmalar yapma, bunlara izin verme, bunları düzenleme ve yürütme;
c)   Deniz çevresini korumak, muhafaza etmek ve deniz kirliliğini önlemek, azaltmak ve kontrol altına almak üzere gerekli düzenlemeleri ve kontrolleri yapma konularında münhasır haklara ve yetkiye sahiptir.

3) Yukarıda sayılan hakların ve yetkilerin kullanımı ile ilgili düzenlemeler bu Karar ve diğer ilgili Türk mevzuatının öngördüğü esas ve usullere tabi olacaktır. Yabancı devletlere ait gemiler seyrüüsefer serbestisinden ve uçaklar üst-geçiş

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Aralık 2018, 18:47:38

'' Konu ile alakalı bilgimizi tazeledikten sonra tartışmak daha doğru olur kanısındayım''

Türk karasuları kanunları , Egede Türk yunan tezleri .

•   Türkiye
–   BMDHS’ye taraf değildir.
–   BMDHS m. 3 uluslararası örf ve adet hukuku kuralı değildir.

•   Türkiye: Karasuları Kanunu
–   İlk Kanun: 1964 tarihli ve 476 sayılı Karasuları Kanunu
•   476 sayılı Karasuları Kanunu
–   İlke olarak 6 deniz mili
–   Daha geniş olan devlete karşı karşılıklılık esası

•  İkinci Kanun: 1982 tarihli ve 2674 sayılı Karasuları Kanunu
–   Türk karasularının genişliği 6 deniz mili
–   Belirli denizlerin özelliklerini göz önünde tutarak ve hakkaniyet ilkesine göre, Bakanlar Kurulu, 6 deniz milinin üzerinde genişlik tespit etmeye yetkilidir.

•   29.05.1982 tarih, 8/4742 sayılı BKK
•   KARASULARIN GENİŞLİĞİ İLE İLGİLİ OLARAK KARADENİZ VE AKDENİZ’DE MEVCUT OLAN DURUMUN SÜRDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN KARAR
•   
•      Karar Sayısı      : 8/4742
•      Kabul Tarihi      : 29/5/1982
•      20/5/1982 tarih ve 2674 sayılı Kanunun verdiği yetki uyarınca Türkiye’yi çevreleyen denizlerin özellikleri ile hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce karasular genişliği ile ilgili olarak Karadeniz ve Akdeniz’de mevcut olan durumun sürdürülmesi; Dışişleri Bakanlığın 26/5/1982 tarih ve MİGM-MİGM-III-1365-917 sayılı yazısı üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır.
•   Türkiye’nin karasuları
–   Akdeniz ve Karadeniz: 12 mil
–   Ege Denizi: 6 mil
•   Yan sınırlar: 1926 tarihli Protokül’ün dördüncü bölümü
•   On İki Ada: Deniz sınırını nispeten düzenleyen 1932 tarihli İtilafname (Türkiye ve İtalya)
–   Yunanistan, İtilafname’ye seleftir.
•   Orta Ege ve Kuzey Ege: Anlaşma yok

•   Türkiye’nin iddiaları
–   Karasuları 6 mil
–   12 deniz mili genişliği, özellikle adalar bakımından uluslararası örf ve adet hukukunu yansıtmaz.
–   Karşılıklı kıyıdaş devletler, deniz alanı sınırlandırmasını coğrafi ve tarihsel özellikler de göz önüne tutularak, anlaşma ile belirlemeli.
–   Ege Denizi yarı kapalı bir denizdir: Kıyı devletleri hak ve yükümlüklerini kullanırken işbirliği yapmalı.

•   Yunanistan’ın iddiaları
–   12 deniz mili genişliği uluslararası örf ve adet hukuku kuralıdır ve Ege Denizi’nde uygulanabilir.
–   Karasularını saptamak münhasıran devletin yetkisindedir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 07 Aralık 2018, 10:19:02
Denizde askeri dengeleri lehimize çevirmek için donanmamızı güçlendirmenin yanı sıra, ki bu uzun süreceğe benziyor, biz de Hindistan gibi Rusya'dan nükleer denizaltı kiralasak!

https://sputniknews.com/military/201812051070410027-india-lease-nuke-submarine-russia/
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 07 Aralık 2018, 10:55:52
Kıskanç kadınlar ne kadar tehlikeli olduğunu farkında değilsin herhalde.

Zilli Amerikayla başımızı iyice belaya sokacaksın  ;D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 12 Aralık 2018, 15:41:20
Kara konuşlu muhtemel vuruş kabiliyetimiz

(http://oi66.tinypic.com/1zgs2fk.jpg)

(http://oi64.tinypic.com/23kw83n.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 12 Aralık 2018, 15:47:49
Bir de 900 km bir yarıçaplı gizemli sistem koysan haritaya?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 12 Aralık 2018, 16:07:21
Bir de 900 km bir yarıçaplı gizemli sistem koysan haritaya?

Hocam yunan kanalizasyonları egeye bağlıysa bir anda ani bir kirlilik yaşanmasın diye koymadım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 12 Aralık 2018, 16:30:35
Ama ne demek istediğimi anladın. T-600 serisinden Yıldırım 3’ün hayali halen geziyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 14 Aralık 2018, 13:00:19
Bizlerin sormakta zorlandığı soruyu BBC gündeme getirmiş!

Doğrus bu sorunun yanıtını ben de pek öğrenmek isterim.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/bbc-turkiyenin-katara-karsi-neden-sessiz-kaldigini-sordu/56051 (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/bbc-turkiyenin-katara-karsi-neden-sessiz-kaldigini-sordu/56051)
Başlık: Türkiye, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz arama sahasını genişletti
Gönderen: Afşar1 - 10 Ocak 2019, 15:00:29
Yunanlıların da bir çark etme durumu var sanırım.
Çipras şubatta Ankara'ya davet üzerine gelecekmiş.


Türkiye’nin Doğu Akdeniz'de doğalgaz arama çalışması yapan gemilerinin seyir bilgilerini gösteren Navtex üzerinden Meis Adası güneyi ve Rodos doğusunu kapsayan geniş alanda araştırma yapılacağı duyuruldu.

Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi, refakatindeki Tanux-1 ve Apollo Moon gemileri ile birlikte Kıbrıs münhasır ekonomik bölgesinin büyük bir bölümünü de içerisine alacak şekilde araştırma yapmak üzere bölgede seyre başladı.

Bir süredir Yunan fırkateynlerinin tacizleri nedeniyle Türk Donanması'na ait fırkateyn ve korvetler eşliğinde Güzelyurt batısında araştırmalarını yürüten Barbaros, kış aylarının getirdiği hava muhalefetinin de etkisiyle sağlıklı koşullarda araştırmalar yapmak üzere bu bölgelere yöneldi.

Üç günlük Navtex süresi boyunca bu bölgedeki faaliyetini sürdürecek olan Barbaros, bu sürecin sonunda yapılacak yeniden değerlendirmelerin ardından Güzelyurt açıklarına döndürülebilecek. Bununla beraber Barbaros'un Türk kıta sahanlığındaki araştırmalarının yeni bölgelerin de eklenmesi suretiyle tüm Doğu Akdeniz'e yayılması planlanıyor.

YUNANİSTAN'DA RAHATSIZLIK

Doğu Akdeniz'de Barbaros'un araştırmasına açılan geniş alan Yunanistan'da büyük rahatsızlık yarattı.

Yeni Navtex ilanının Yunanistan'ın teofania (suların kutsanması) yortusunun kutlandığı bir dönemde yayınlanmasının Ankara'nın Doğu Akdeniz faaliyetlerindeki ısrarını gösterdiği yorumlarına yer veren Yunan basını, bir yandan Suriye'nin geleceğine ilişkin ABD ve Rusya ile müzakerelere hazırlanan Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki araştırmalarında da ısrarcı olduğunu yazdı.

Yunan basını, Atina yönetimini de Türkiye'nin bu ve önceki Navtex'lerle bu bölgenin Türk kıta sahanlığı olduğuna yönelik eylemlerine itiraz etmemekle eleştirdi.

SONDAJ BÖLGELERİ ARTIYOR

Yeni Şafak'ın haberine göre, Barbaros sismik araştırma gemisi tarafından yürütülen doğalgaz araştırmalarının yanı sıra Türkiye Petrolleri'nin bölgedeki ruhsat sahalarında yürüttüğü sondaj faaliyetleri de devam ediyor.

Fatih sondaj gemisinin Alanya-I kuyusundaki sondaj faaliyetlerinin yanı sıra, Türkiye'nin satın aldığı ikinci sondaj gemisi Deep Sea Metro I'in de yönü de değiştirildi.

Karadeniz'de sondaj yapması planlanan yeni sondaj gemisi Akdeniz'de ikinci sondaj faaliyetini başlatacak. Önümüzdeki günlerde yeni sahanın belirlenerek faaliyetin başlatılması planlanıyor.

DENİZ HABER AJANSI


https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-dogu-akdenizdeki-dogalgaz-arama-sahasini-genisletti-haber-86207.htm (https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-dogu-akdenizdeki-dogalgaz-arama-sahasini-genisletti-haber-86207.htm)
Başlık: Doğu Akdeniz Gaz Forumu 7 ülkenin katılımıyla kuruluyor
Gönderen: Afşar1 - 15 Ocak 2019, 11:17:17
Akdeniz'de 7 ülke Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun kurulması üzerine anlaşmaya vardı.

DOĞU Akdeniz bölgesinde gaz üretimi, tüketimi ve geçiş ülkelerini bir araya getiren Doğu Akdeniz Gaz Forumu (DAGF) Kahire'de kuruluyor.

Mısır Petrol ve Madencilik Bakanlığının yaptığı açıklamaya göre, Akdeniz'de 7 ülke Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun kurulması için anlaşmaya vardı.

Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve ev sahibi Mısır'ın enerji bakanları forumun kurulması için Kahire'de bir araya geldi.

Doğu Akdeniz bölgesinde şimdiki ve muhtemel gaz üreticileri ile tükeci tarafları arasında ve bölgeden geçişe ilişkin konularda uluslararası hukuka uygun iş birliğinin zorunlu olduğu vurgulandı.

İlgili ülkelerin bakanları, bölgedeki gaz potansiyelinin verimli kullanılması için teknik ve ekonomik alanlarda verimli iş birliğinin yolunu açmak üzere çalışma taahhüdünde bulundu.

Açıklamada, forumun ana hedeflerinin, arz ve talebi sağlayarak üyelerin çıkarlarına hizmet edecek bölgesel bir gaz piyasasının kurulması olduğu kaydedildi.

Merkezinin Kahire'de olması kararlaştırılan Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun (DAGF) yapısına ilişkin konuları görüşmek üzere üye ülkelerin enerji bakanlarının nisanda yeniden bir araya geleceği belirtildi.

DAGF'nin çıkar ve hedefleriyle anlaşan Doğu Akdeniz'deki üretici, tüketici yada geçiş ülkelerinden her hangi biri foruma daha sonra da üye olabilecek.




http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/dogu-akdeniz-gaz-forumu-7-ulkenin-katilimiyla-kuruluyor-41083275 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/dogu-akdeniz-gaz-forumu-7-ulkenin-katilimiyla-kuruluyor-41083275)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 16 Ocak 2019, 20:11:52
Stena Icemax sondaj gemisi, Akdeniz’de doğalgaz bulamadı

Aralık ayından bu yana Kıbrıs Rum Yönetimi için Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmaları yapan Stena Icemax isimli sondaj gemisinin ilk denemesinden herhangi bir sonuç çıkmazken geminin aynı parselde ikinci sondaj merkezine hareket ettiği bildirildi.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türkiye ve KKTC’nin tüm itirazlarına rağmen tek yanlı parsellediği Doğu Akdeniz’de sondaj yapan Amerikan Exxon Mobil’in ilk denemesinden herhangi bir sonuç çıkmadı.

Kıbrıs Adası’nın yaklaşık 300 km güneyinde Mısır’a yakın sularda Aralık ayından bu yana sondaj çalışmaları yapan Exxon Mobil’in kiraladığı İngiliz Stena Icemax adlı sondaj gemisi, aynı parselde ikinci sondaj merkezine hareket etti.Rum medyası, Enerji Bakanlığı kaynaklarına dayanarak verdiği haberinde ilk sondajın başarısız olduğunu yazdı.

KAMUOYUNDA DÜŞ KIRIKLIĞI
Fileleftheros gazetesi, manşet haberinde Katar’ın devlet petrol şirketiyle 10 numaralı parselde ortaklaşa sondaj yapan Exxon Mobil’in bir ay sürecek ikinci sondaj denemesinde orta büyüklükte bir yatak bulması halinde çalışmalarına devam edeceğini belirtti.Gazete, ExxonMobil jeologlarının ilk sondajda doğalgaz yerine karmaşık coğrafi veriler elde ettiğini yazdı.Politis gazetesi ise, ‘Gaz beklentileri boşa çıktı’ başlığıyla verdiği manşet haberinde hükümetin sessiz kalmasının kamuoyunda büyük düş kırıklığına yol açtığını kaydetti.

Rum Yönetimi’nin uluslararası ihalelere çıktığı son 6 yılda sadece Amerikan Noble Energy şirketi Afrodit adı verilen 13 numaralı parselde orta büyüklükte doğalgaz yatağına ulaştı.

Total ve ENI şirketlerinin önümüzdeki aylarda bölgede yeni sondajlar yapması bekleniyor.Türk Donanması, geçen yıl KKTC açıklarına sondaja gelen İtalyan ENI gemisini bölgeden uzaklaştırmıştı.

https://www.denizhaber.com.tr/stena-icemax-sondaj-gemisi-akdenizde-dogalgaz-bulamadi-haber-86254.htm (https://www.denizhaber.com.tr/stena-icemax-sondaj-gemisi-akdenizde-dogalgaz-bulamadi-haber-86254.htm)



Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 16 Ocak 2019, 20:26:59
 Lütfen bu müjdeli haberlerin arkasi kesilmesin    ;D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 16 Ocak 2019, 23:03:23
Elleri boş kalmış ne güzel inşallah bizim araştırmalardan olumlu bir sonuç çıkar
Başlık: Ynt: Doğu Akdeniz Gaz Forumu 7 ülkenin katılımıyla kuruluyor
Gönderen: Afşar1 - 17 Ocak 2019, 08:41:01
Alıntı;Bir ülke ismi belirli olacak şekilde kalınlaştırıldı.
Yorumsuz...

Akdeniz'de 7 ülke Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun kurulması üzerine anlaşmaya vardı.

DOĞU Akdeniz bölgesinde gaz üretimi, tüketimi ve geçiş ülkelerini bir araya getiren Doğu Akdeniz Gaz Forumu (DAGF) Kahire'de kuruluyor.

Mısır Petrol ve Madencilik Bakanlığının yaptığı açıklamaya göre, Akdeniz'de 7 ülke Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun kurulması için anlaşmaya vardı.

Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve ev sahibi Mısır'ın enerji bakanları forumun kurulması için Kahire'de bir araya geldi.

Doğu Akdeniz bölgesinde şimdiki ve muhtemel gaz üreticileri ile tükeci tarafları arasında ve bölgeden geçişe ilişkin konularda uluslararası hukuka uygun iş birliğinin zorunlu olduğu vurgulandı.

İlgili ülkelerin bakanları, bölgedeki gaz potansiyelinin verimli kullanılması için teknik ve ekonomik alanlarda verimli iş birliğinin yolunu açmak üzere çalışma taahhüdünde bulundu.

Açıklamada, forumun ana hedeflerinin, arz ve talebi sağlayarak üyelerin çıkarlarına hizmet edecek bölgesel bir gaz piyasasının kurulması olduğu kaydedildi.

Merkezinin Kahire'de olması kararlaştırılan Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun (DAGF) yapısına ilişkin konuları görüşmek üzere üye ülkelerin enerji bakanlarının nisanda yeniden bir araya geleceği belirtildi.

DAGF'nin çıkar ve hedefleriyle anlaşan Doğu Akdeniz'deki üretici, tüketici yada geçiş ülkelerinden her hangi biri foruma daha sonra da üye olabilecek.




[url]http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/dogu-akdeniz-gaz-forumu-7-ulkenin-katilimiyla-kuruluyor-41083275[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/dogu-akdeniz-gaz-forumu-7-ulkenin-katilimiyla-kuruluyor-41083275[/url])
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ocak 2019, 10:43:44
Akdeniz'de bu 7 ülke dışındakilerin bu konuda söz hakkı yok mu?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 17 Ocak 2019, 11:17:59
Bu arada bu konsorsiyumun içinde Filistin de var dikkatinizi çekerim.Hani şu birilerinin ağlayıp zırladığı Filistin bu meselede karşımızda yer alıyor.O ağlayıp zırlayanlar ne düşünüyorlar acaba!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 17 Ocak 2019, 11:27:22
Seviniyoruz ama bu kötü haberler bizim de anca en agrasif açılımlar ile sarkabileceğimiz maksimum yerler buralarda bir şey olmaması bizim avcumuzu yalayacağımızında kuvvetli işaretleri aslında
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Ocak 2019, 11:45:07
''Doğu Akdeniz Gaz Forumu'' ortak bir düşman belirlendiğinde bütün farklılıkların önemsizleştiğini gösteren forum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ocak 2019, 12:22:59
Seviniyoruz ama bu kötü haberler bizim de anca en agrasif açılımlar ile sarkabileceğimiz maksimum yerler buralarda bir şey olmaması bizim avcumuzu yalayacağımızında kuvvetli işaretleri aslında

+1
Başkaları bulamadıysa, bizim de bulacağımızın garantisi yok.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Ocak 2019, 15:40:52
Sanırım konuya bir miktar daha açıklık getirmekte yarar vardır.

Exxon Mobil 10 nolu parselde arama yapıyor, ve 10 numaralı parselde yapılmış olan ilk arama başarısız olduğu belirtilip, yine 10 numaralı parsel içerisinde ikinci arama noktasında çalışma yapılacağı belirtiliyor.
'' Parselde gaz yoktur denmiyor''

GKRY nin 12 numaralı parselde  bulunan Afrodit kuyusunda rezerv olduğu teyid edilmiş durumda.
 ‘’ GKRY boşa kürek sallaması söz konusu değil’’

Exxon/katar ortaklığı arama izini 10 numaralı parselden ibaret .
''Exxon firmasının yapacağı sair denemeler de gaz rezervine rastlanmaz ise,ancak o zaman sevinilebilir ''

10 numaralı parselin,Türkiye + KKTC MEB sınırları dışında olsa da, Exxon’un gaz bulamaması, ABD nin GKRY  öne çıkarmak istediği oyundaki etkili rolünün azalmasını sağlar.
''GKRY ve hali ile AB nin , ABD nin arkasına saklanma olaslığını ortadan kaldırıp. Kıbrıs açıklarında karşımızda muhalif olarak  kalan parsel sahipleri olan İtalya ve Fransızlar ile sadece baş göz olmamız olasılığını doğurur’’
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ocak 2019, 16:31:05
Acaba 10 numaralı parselde gaz olduğu halde bulamadık deyip, Türkiye'nin tepkisini azaltmaya ve ileride oldu bittiye getirme gibi bir düşünceleri olabilir mi?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Ocak 2019, 17:02:20
Tabii ki dezenformasyon olası  . Ama platformlardan gelen ham veriler GKRY deki mrk de ve Exxon'un katardaki biriminde değerlendirilmekte yani  ikisinden birinde kulağımız olmalı diye düşünüyorum.iki numaralı sondaj yine 10 numaralı parselde boş olduğu iddia edilen kuyunun daha güney doğusuna yapılması planlanıyor. Yani Mısırın, Eni Shorouk /zor sahası istikameti .
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 21 Ocak 2019, 13:04:24
Akdeniz’deki sondaj sonucu Mart’ta belli olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kıbrıs açıklarında Türkiye’nin doğalgaz arama çalışmalarıyla ilgili Şubat sonu veya Mart ayı içerisinde ilk sondajın neticesini alacaklarını söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Akdeniz’de yürütülen sondaj çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dönmez, “Ekim’in başında Fatih sondaj gemisi ile Antalya açıklarında çalışmalara başladık. Yaklaşık 4 bin metreye ulaştık, hedef deniz seviyesinden itibaren 5 bin 500-6 bin metreler” dedi.

SONDAJ SONUCU MART’TA BELLİ OLACAK

Çalışmaları belirlenen program dahilinde ilerlettiklerini kaydeden Bakan Dönmez, “İnşallah Şubat sonu Mart içerisinde ilk sondajın neticesini alacağız. Biz niyetimiz ilk defa da bu işi bulmak. Bulmasak bile yılmadan, çekinmeden bir sonrakini kazamaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Doğu Akdeniz’in hidrokarbon rezervleri açısından yüksek potansiyel içeren bir bölge olduğunu da vurgulayan Dönmez, “Yaklaşık 6-7 yıldır sismik araştırma gemilerimiz o bölgede ciddi çalışmalar yapıyor. Yığınlarca data elde ediyoruz. O dataları tek tek işleyip analiz edip sonrada potansiyeli en yüksek lokasyonu tespit edip delmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Sismik çalışmaların yer altının bir anlamda röntgenini çekmek olduğunu kaydeden Bakan Dönmez, sondajında bir nevi biyopsi almaya benzediğini söyledi.

Bu konuda sabırlı olunması gerektiği de belirten Dönmez, “Az sabırlı olalım, inşallah müjdeli haberi hep birlikte sizlerle paylaşacağız” dedi.

İngiltere'nin Kuzey Denizi'nde 150 kuyu açtığını anımsatan Bakan Dönmez, tam bölgeden çıkma kararı alınırken son açılan kuyuda ürüne ulaşıldığını da dile getirdi.

 “İNŞALLAH İLK KUYULARDA DOĞALGAZ VE PETROLE RASTLARIZ”

Artık teknolojinin her geçen gün geliştiğine dikkat çeken Dönmez, “İnşallah ilk kuyularda doğalgaz ve petrole rastlarız, temennimiz o” diye konuştu.

Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs açıklarında sürdürdüğü sismik araştırma çalışmalarına da değinen Dönmez, “Kıbrıs'la alakalı olarak da başından beri söylediğimiz bir husus var. Kıbrıs Türk halkının adada haklarının gasp edilmesi, oldubittiye getirilmesine rıza göstermeyeceğimizi ifade ettim. Nitekim Türkiye Petrolleri Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kendisine vermiş olduğu ruhsat alanlarına da sismik araştırmalarını yapıyor. Belki kısa bir gelecekte ilk sondajımızı da o bölgede yapabiliriz. Özellikle Kıbrıs Rum kesimini bu vesileyle bir kez daha ikaz etmiş olalım. Biz kendi sahamızda, ekonomik bölgemizde istediğimiz sondaj ve çalışma hakkına sahibiz. Kimsenin malında ve kaynağında da gözümüz yok. Kimsenin de gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Türk toplumunun hak ve menfaatlerini ihlal etmesine de rıza göstermeyeceğimizi ifade ettik. Adilane bir paylaşımdan yanayız” dedi.

https://www.denizhaber.com.tr/akdenizdeki-sondaj-sonucu-martta-belli-olacak-haber-86390.htm (https://www.denizhaber.com.tr/akdenizdeki-sondaj-sonucu-martta-belli-olacak-haber-86390.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 21 Ocak 2019, 14:45:25
secim zamaninda olmasi

simdiden dogal gazimiz hayirli olsun
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 21 Ocak 2019, 15:55:17
secim zamaninda olmasi

simdiden dogal gazimiz hayirli olsun

Tahmin edersem herhalde bir Reserve rastlandı. Bu müjde seçimlere  yakın  elbette daha sexy olur.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 21 Ocak 2019, 22:59:27
Bişey bulunduysa yabancı firmalara yarısı felan asla verilmemeli. O paranın hak sahibi buradadır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 21 Ocak 2019, 23:21:09
amerikan sirketine verilmistir  siyasi olarak
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 04 Şubat 2019, 18:21:33
Rumlar, Fransa’ya deniz üssü verecek.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, kendi topraklarında Fransa’ya daimi deniz üssü vermeye hazırlanıyor. Üs, Fransa ile Kıbrıs Rum Yönetimi’nin üç yıl önce imzaladığı askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde yapılacak.

Doğu Akdeniz’i Türkiye ve KKTC’nin itirazlarına rağmen tek yanlı parselleyerek uluslararası şirketlere kiralayan Rum Yönetimi, kendi topraklarında Fransa’ya daimi deniz üssü vermeye hazırlanıyor. Deniz üssü, Avrupa Ordusu Pesco Projesi çerçevesinde inşa edilecek ve maliyetini Fransa karşılayacak.

Rum Politis gazetesinin duyurduğu ve Rum siyasilerinin de üstü kapalı doğruladığı haberlere göre, Fransa’nın deniz üssü, Rum Yönetimi'nin Mari bölgesinde bulunan Evangelos Florakis Deniz Üssü yanında inşa edilecek.

Rumlar'ın deniz üssünün Fransız fırkateynlerinin yanaşması için yeterli derinlik ve büyüklüğe sahip olmaması nedeniyle yeni bir üs inşa edilmesine karar verildiği belirtiliyor.

Üs, Fransa ile Kıbrıs Rum Yönetimi’nin üç yıl önce imzaladığı askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde yapılacak.

KORUMA HESAPLARI

Hürriyet'te yer alan habere göre, Rumlar’ın Fransa’ya askeri üs girişiminin en önemli nedeni, Fransız TOTAL şirketinin Rumlar’ın tek yanlı parsellediği Doğu Akdeniz’de parsel kiralaması ve doğalgaz sondajı yapması. Rum Yönetimi, Türkiye ve KKTC’nin karşı çıktığı sondaj çalışmalarında Fransa ve ABD’den koruma hesapları yapıyor.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPOA), KKTC adına önümüzdeki günlerde Rumlar’ın parsellediği bölgelerde sondaj yapacak.

Kıbrıs’ta garantör ülkelerden İngiltere’nin adada biri hava diğeri deniz iki üssü bulunuyor.

https://www.denizhaber.com.tr/rumlar-fransaya-deniz-ussu-verecek-haber-86599.htm (https://www.denizhaber.com.tr/rumlar-fransaya-deniz-ussu-verecek-haber-86599.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 04 Şubat 2019, 19:52:47
Bu durum Akdeniz de işimizi zorlaştırır önlemleri şimdiden almak gerek.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 04 Şubat 2019, 20:56:36
Bu durum Akdeniz de işimizi zorlaştırır önlemleri şimdiden almak gerek.

Neden zorlastirsin? Simdiye kadar bizimkiler istedikleri yerde sondaj yapiyor. Catisma olacaksa ozaman Fransizin isi zor görülür.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 04 Şubat 2019, 22:20:55
Küçük bir ekleme ,şu anda sondaj yaptığımız yerler Türk kara sularında Antalya açıkları...
Adanın KKTC ve GKRY ilan etmiş olduğu MEB içerisinde de belirli bölgelerin de deniz tabanın 2D-3D taraması yapıldı Şu ana kadar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 05 Şubat 2019, 13:54:51
Barbaros Hayreddin Paşa’ gemisi, Kıbrıs'ın güneyinde gaz araştırmalarına başladı.

Sismik araştırma gemisi ‘Barbaros Hayreddin Paşa’, gaz aramak için Kıbrıs’ın güneyine indi. ‘Barbaros Hayreddin Paşa’, Rum yönetiminin tek taraflı olarak kendi bölgesi ilan ettiği 9'uncu parselde gaz araştırmaya başladı.

Türkiye'nin Akdeniz'deki enerji sahalarını araştıran sismik gemi ‘Barbaros Hayreddin Paşa’, Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetleri kapsamında Kıbrıs’ın güneyine indi.

Bir süredir Ada batısında doğalgaz-petrol kaynaklarını tarayan ‘Barbaros’, şimdi Güney Kıbrıs'ın hak iddia ettiği sözde parseller üzerinde Yunan yönetiminin tacizlerine rağmen araştırmalarını sürdürüyor.

9 NUMARALI PARSEL

KKTC adına Türkiye Petrolleri'nin aldığı ruhsat sahasında faaliyet yürütecek ‘Barbaros Hayreddin Paşa’ gemisi, kaynak taraması için güneyde bulunan 9 numaralı parsele indi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tek taraflı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’deki (MEB) 9 numaralı parseli kapsıyor. GKRY'nin İtalyan ENİ ile Güney Koreli KOGAS firmalarına ihale ettiği 9. parselin büyük bölümünü tarayan ‘Barbaros’, buranın ardından 1 No'lu parselin bir kısmı ile 8 ve 12 No'lu parseller üzerinde de araştırma yapacak.

SAVAŞ GEMİLERİ EŞLİK EDİYOR

Türkiye'nin haklı olarak araştırma yürüttüğü bölgelerde özellikle Yunan kuvvetlerine bağlı gemiler tacizlerini sürdürüyor.

Tacizlere karşı ‘Barbaros’u sahada yalnız bırakmayan Deniz Kuvvetleri, Yunan tacizlerine karşı sismik araştırma gemisine savaş gemileriyle eşlik ediyor.
Başlık: Dünyanın gözü Türkiye'de!
Gönderen: SKYWOLF - 15 Şubat 2019, 09:09:58
Dünyanın gözü Türkiye'de!

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol kuyusu açmak için aldığı DeepSea Metro 1, Cebelitarık Boğazı’nı geçti.
262 milyon dolara satın alınan DeepSea Metro 1 sondaj gemisi, Oruçreis, Barbaros ve Fatih’ten oluşan Türk filosunun en moderni olacak. Türkiye’ye doğru ilerleyen derin deniz sondaj gemisinin Yunan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nde rahatsızlık yarattığını dile getiren emekli Koramiral Atilla Kezek, “DeepSea Metro 1 ile güçlendik. Ancak politik olarak güçlenmek için MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) ilan etmeliyiz” dedi.

(http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2019/02/15/dunyanin-gozu-turkiye-de--13313379.Jpeg)

Keşfedilen petrol ve doğal gaz kaynaklarıyla küresel firmaların enerji arayışlarına sahne olan Doğu Akdeniz konusunda Türkiye, Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında önemli bir adım daha attı.

Yeni sondaj gemisi DeepSea Metro 1, Malezya’dan 12 Aralık 2018’de çıktığı yolculuğun sonlarına yaklaşıyor. Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Cezayir açıklarına ulaşan geminin 20 Şubat’ta Yalova’da olması hedefleniyor.

Emekli Koramiral Atilla Kezek, yeni alınan 6. nesil sondaj gemisinin enerji satrancında çok önemli bir hamle olduğunu söyledi. Koramiral Kezek, “Türk Deniz Kuvvetleri’nin Doğu Akdeniz’de güçlü bir filo ile bulunması ve Yunan arama faaliyetlerini engellemesi büyük bir rahatsızlık oluşturuyor. NAVTEX (denizde faaliyet) ilanı yapan filonun varlığı bile Yunan tarafını tedirgin ediyordu. Artık Deepsea Metro 1, Cebelitarık’tan girdiğinden beri Yunan basını tarafından takip ediliyor” dedi.

Kezek, Yunan basınının yeni platformun bakımın ardından KKTC’nin hakkından doğan alanlarda bulunacağını ve bunun hukuksuz olduğunu iddia ettiklerinin söyledi. Kezek, “KKTC’yi bile ‘sözde’ devlet olarak gören Yunan basını, KKTC’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki NAVTEX ilanlarını Türk tahriklerinde yeni perde görüyor. Doğru yoldayız böyle devam etmeliyiz. Yunanistan’da ki bu çaba elimizin ne kadar güçlendiğini gösteriyor” diye konuştu.

http://www.milliyet.com.tr/fatih-in-kardesi-yunan-i-gundem-2827880/ (http://www.milliyet.com.tr/fatih-in-kardesi-yunan-i-gundem-2827880/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 15 Şubat 2019, 11:08:33
Güzel bir haber. İnşallah bir an önce  MEB'i dünyaya ilan ilan etmekle  doğu Akdenizdeki varlığımızı teminat altına alır ve  yeni alınan Deep Sea Metro1 sondaj gemisini de Kıbrıs açıklarında bulunan sahaların kazılması için kullanırız.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 21 Şubat 2019, 23:26:10
Türkiye, Kıbrıs'ta iki gemiyle sondaj çalışması yapacak.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önümüzdeki günlerde Kıbrıs’ın etrafında iki gemiyle sondaja başlayacaklarını açıklayarak Akdeniz'de Türkiye’siz hiçbir şey yapılamayacağını ve buna Türkiye olarak müsaade etmeyeceklerini belirtti.

Aydın'da Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve esnaf odaları üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen iş dünyası toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Önümüzdeki günlerde Kıbrıs etrafında iki gemiyle sondaja başlıyoruz. O bölgede bizsiz bir şey yapılamayacağını o bölgeye uzaklardan gelenler de onların şirketleri de görsün. Akdeniz'de Türkiyesiz hiçbir şey yapılamaz, buna müsaade etmeyiz" dedi.

"KIBRIS MİLLİ DAVADIR"

"Kıbrıs bizim için hem stratejik bir hedeftir, hem milli bir davadır" diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aynı şekilde Ege ve Doğu Akdeniz, Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon zenginlikleri bizim için stratejik hedeftir, milli konulardır. Hiçbir zaman Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye'nin haklarını çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyiz. Önümüzdeki günlerde Kıbrıs etrafında iki gemiyle sondaja başlıyoruz. Eskiden Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırmalar yapıyordu. Şimdi bir platformumuz var. Alanya bölgesinde Mart ayına kadar sondaj yapıyor. O bittikten sonra Kıbrıs'a gidecek. Yeni platformumuz da bugünlerde geldi geliyor. Karadeniz'e gidecekti, onu da oraya kaydırıyoruz ki o bölgede bizsiz bir şey yapılamayacağını o bölgeye uzaklardan gelenler de onların şirketleri de görsün. Akdeniz'de Türkiyesiz hiçbir şey yapılamaz, buna müsaade etmeyiz."

https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-kibrista-iki-gemiyle-sondaj-calismasi-yapacak-haber-86934.htm (https://www.denizhaber.com.tr/turkiye-kibrista-iki-gemiyle-sondaj-calismasi-yapacak-haber-86934.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 25 Şubat 2019, 18:08:24
Bakan Dönmez: Akdeniz’deki sondajda hedef noktasına varmak üzereyiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "İlk sondajımızı Antalya açıklarında başlattık. Hedef noktasına varmak üzereyiz. Bir iki hafta içerisinde 5 bin 500 metreye ulaşmış olacağız" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İstanbul’da düzenlenen 2. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne katıldı.

Bakan Dönmez burada moderatörlerin sorularını yanıtladı. Dönmez, Türkiye’nin enerjide son 16 yılda büyük bir ilerleme kaydettiğini belirterek elektrikte iletim, dağıtım ve üretim olmak üzere 100 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiğini söyledi.

https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/bakan-donmez-akdenizdeki-sondajda-hedef-noktasina-varmak-uzereyiz-3676621/#&gid=1&pid=2 (https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/bakan-donmez-akdenizdeki-sondajda-hedef-noktasina-varmak-uzereyiz-3676621/#&gid=1&pid=2)

petrol-Dogal Gaz

varmi -cikacakmi-

yokmu -yok
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 25 Şubat 2019, 20:43:44
Sn Bakanın açıklamaları doğru olmakle birlikte  kanımca eksiklikler de mevcut.Ör Yatırımların artırildiği, donanımların yenilendiği ,sondaj gemi alımları vs bunların hepsi doğru ve olumlu gelişmeler. Ama kanımca hatalar da mevcut ,örneğin TPAO nun deneyimli teknik elememanları elden uçup gittiler nereyemi başka yabancı petrol şirketlerine ,bir kısmı ise zorunlu emeklilik vs çünkü departmanlar kapandı. Satın aldığımız sondaj gemilerinde çalışmakta olan teknik personel harici. Sondaj sahalarından gelen verilerin analizini yapmakta olanlar da harici , birinci elden sahip olmamız gereken bilgilerin analizini başkaları yapıp bize aktarmakta.

Şu ana kadar mevcut tek sondaj gemimiz olduğundan işlerin yavaş gittiği doğru . Akdenizde TPAO adına Mersin ve Adana açıklarında iki sahada arama ve sondaj faliyeti yapıldı ve yapılmakata.  Mersin kuyusu kazı sonucu olumsuz , Adana kuyusu henüz başlanılmadı. Olumsuz derken  kuyu boş demek olmuyor , bulanan petrol/gaz rezervinin ekonomik değeri yeterli olmadığı demek. Bakanın belirmiş olduğu doğru her kuyuda yüksek rezerv bulunacak diye birşey olmadığı bir gerçek.

İnşallah bir sonraki sondaj hedeflerimiz ,her iki sondaj gemimiz ile birlikte MEB alanımız içerisinde KRY ile kesişen parsellerden birinde ve KKTC tarfından TPAO tahsis edilen parsellerden birinde öncelikle aramaya başlanmasıdır.

** Temennim gerçekleşmemiş >:(Mersin kazısından boşa çıkan Rowan Norway platformu Adana kuzupınar 1 'e yönlendirildi)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 27 Şubat 2019, 16:12:13
Exxon Mobil, Kıbrıs’taki 10. parselde büyük gaz rezervleri buldu

Kıbrıs’taki 10. parselde gaz arama çalışmaları yapan Exxon Mobil, ilk sonuçları yarın açıklayacak. 3 aydır sürdürülen çalışmalarda şirketin oldukça büyük gaz rezervleri bulduğu öne sürülürken bunun da şirketi ‘motive’ ettiği belirtildi.

Amerikan şirketi Exxon Mobil, Kıbrıs açıklarında 10. parselde sürdürdüğü gaz arama çalışmaları ile ilgili ilk sonuçları Perşembe günü bir basın toplantısı ile açıklayacak.

Güney Kıbrıs yetkililerinin de hazır bulunacağı toplantıda 10 parselde 3 aydır sürdürülen çalışmalarda oldukça ‘büyük’ gaz rezervlerinin varlığının keşfedildiği bunun da şirketi ‘motive’ ettiği öğrenildi.

İngiliz Guardian Gazetesi’nin haberine göre, bölgede bulunan gaz rezervi yüzünden ABD ile Türkiye arasında aylardır süren gerginliğinin kapıda olduğu öngörülürken gazeteye konuşan endüstri uzmanı ve Kıbrıs Doğal Gaz Komitesi Eski Başkanı Charles Ellinas, “Bölgede yapılan çalışmalar Exxon’un heyecanlanmasına yol açtı. Bölgede potansiyel olarak büyük bir gaz rezervi olduğu düşünülüyor” ifadelerini kullandı.

Elinas, “Exxon, Kıbrıs’ta dev bir sıvılaştırma platformu kurulmasını desteklemektedir. Bu bağlamda, çıkacak olan sonuçlar önemlidir” diye konuşurken gazete, ada etrafında bulunan gaz rezervlerinin AB içerisinde ‘yeni Kuveyt’ olarak nitelenmeye başlanmasının da dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Ancak gazete, söz konusu gelişmenin Türkiye’nin de geçtiğimiz hafta iki sondaj gemisini aynı bölgeye göndererek araştırma yapacağını açıklamasının ardından Doğu Akdeniz’de olası bir gerginlik tehlikesinin arttığının da altını çizdi.

Gazete, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Bölgeye çok uzaklardan gelenlerin ve şirketlerinin bizim rızamız olmadan neler yapabileceğini bırakın görelim. Doğu Akdeniz’de bizim rızamız olmadan hiçbir şey yapılamaz, buna izin vermeyiz” açıklamasını söz konusu gerginliğe alamet olarak gösterirken 2017 yılının sonunda İtalyan ENI şirketinin nasıl Türkiye tarafından engellendiğini de yazdı.

Gazete konuyla ilgili Ellinas’ın, “Türkiye buna girişirse bu çok büyük bir provokasyon olur” ifadelerini de kullanırken AB ülkelerinin Türkiye’ye “Kıbrıs’ın MEB’ine saygı göster” şeklindeki çağrısını hatırlattı.

Yine gazeteye konuşan Lefkoşa Üniversitesi’nden Tarih ve Siyasi Bilimler Profesörü Hubert Faustmann, “Eğer büyük bir rezerv bulunduysa, bu dev Amerika şirketinin daha büyük desteğini alacaktır. Tabii ki, bu Kıbrıs sorununun çözümü için bir nimet olabilir. Ancak çözüm olmasa bile, bu rezervin çıkarılması için çok büyük bir baskı olacak demektir” diye konuştu.

Bölgedeki tansiyonun düşmek yerine bilakis arttığının gözlemlendiğini söyleyen Faustmann, “Türkiye, Kıbrıs’ın MEB’inde herhangi bir kazıyı engelleme noktasında kararlı görünmektedir. Hatta bunu Kıbrıslı Türkler’in yararına olabilecek bir şeyi engelleme pahasına da yapmaktan çekinmemektedir” dedi.

https://www.denizhaber.net/exxon-mobil-kibristaki-10-parselde-buyuk-gaz-rezervleri-buldu-haber-87024.htm (https://www.denizhaber.net/exxon-mobil-kibristaki-10-parselde-buyuk-gaz-rezervleri-buldu-haber-87024.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 27 Şubat 2019, 16:18:45
Bu doğruyda kapımızı çalmakta olan doğu Akdeniz den gelen ciddi bir kriz var
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 27 Şubat 2019, 16:24:10
rumlara piyango mu vurdu bu abd den her sey beklenir
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 27 Şubat 2019, 16:25:55
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/adanada-tarihi-goruntu-arama-basladi-4-ay-surecek-41131892 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/adanada-tarihi-goruntu-arama-basladi-4-ay-surecek-41131892)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 27 Şubat 2019, 16:29:08
Sn Raptor44 sizinle ayni kanaateyim. MEB konusunda şayet tutarlı olmak istiyorsak bir an önce ilanı yapılmalı, sondaj gemilerimiz Mersin , Adana kıyılarında dolaşacağina ''kezza buralar her zaman kazılabilir'' bir an önce  KKTC den TPAO ya tahsisi yapılan parsellere kaymalı ikinci gemi ise MEB sahamız ile KRY kesişen ve umut vad eden parselle yönlenmeli.

Malesef sadece Tadbikat düzenleyerek veya Navtex ilanları ile sonuç alma imkanımız pek yok .
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 27 Şubat 2019, 16:50:22
(https://resmim.net/f/Mkl2DC.jpg)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 27 Şubat 2019, 17:26:01
Sn Tumucin ; Doğru anlamış isem mesajınızı Sadece Nevtex, Tadbikat yapmıyoruz kazı da yapmaktayız diyorsunuz.

Evet size katılıyorum kazıyoruz ama kendi kıyı bahçemizi kazıyoruz şu aralık .Nevtex  ilanlarımız + Tadbikatlar uluslar arası sularda yapmaktayız.GKRY ile sorunlu alanlar yani bizim MEB ile çakışan bölgeler bu bölgeler. Bu nedenle  kararlılık göstermemiz  gerekiyorsa ki bence gerekli hatta geç bile kalındı bir an önce MEB ilanı ve ada çevresinde sondajlara başlamamız daha gerçekci  politika olacağı kanısındayım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 28 Şubat 2019, 18:08:01
Kıbrıs′taki sondaj krizinde yeni gelişme!
Kıbrıs'taki 10. parselde gaz arama çalışmaları yapan Amerikan ExonMobil ve Katarlı Qatar Petroleum ortaklığı, 142-227 milyar metreküplük bir gaz rezervi bulunduğunu açıkladı. KKTC'nin TPAO'ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği sahalarla, Rum yönetiminin belirlediği alanlar çakışıyor ama rezervin bulunduğu alan Rumlar'ın hak iddia ettiği 10. parsel. KKTC'nin Ada üzerindeki eşit haklarından dolayı Türkiye, Rumların tek taraflı anlaşmalarını kabul etmiyor.
Güney Kıbrıs Rum yönetimi, Amerikan ExonMobil ve Katarlı Qatar Petroleum ortaklığından oluşan konsorsiyumun, tek taraflı ilan ettiği "Münhasır Ekonomik Bölge" içerisindeki 10. parselde yeni bir keşif gerçekleştirildi. Dünya'nın en büyük enerji şirketlerinden biri olan ABD merkezli ExxonMobil bir açıklama yaparak, Güney Kıbrıs açıklarında 10. Parselde 3 aydır süren çalışmalar sonucunda Glaucus-1 kuyusunda doğalgaz bulduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamaya göre, Glaucus-1 kuyusu Kıbrıs adasının güneybatısında Block 10 olarak tanımlan bölgede 142-227 milyar metreküp arasında doğalgaz rezervi olduğu tahmin ediliyor. Kuyu 2,572 metrekarelik alana sahip 10. parselde açılan ikinci kuyu. İlk açılan Delfin 1 kuyusu ticari bir rezerve ulaşamamıştı.
Exxon Mobil, detaylı analizlerin önümüzdeki aylarda yapılacağını vurguladı.
10. Parselde ExonMobil'in %60 ve Katarlı Qatar Petroleum'un %40 hissesi bulunuyor.

KKTC'nin TPAO'ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği E, F ve G sahaları, Rum Yönetimi'nin belirlediği 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı bloklar ile çakışıyor. KKTC'nin Ada üzerindeki eşit haklarından dolayı Türkiye, Rumların tek taraflı anlaşmalarını kabul etmiyor.

(https://resmim.net/f/arRDpo.jpg)

https://www.f5haber.com/dunya/kibris-taki-sondaj-krizinde-yeni-gelisme-haberi-1080181/ (https://www.f5haber.com/dunya/kibris-taki-sondaj-krizinde-yeni-gelisme-haberi-1080181/)


Türkiyemiz icin kötü oldu  basinimizda böyle bir haber yok zadece https://www.f5haber.com (https://www.f5haber.com) var haber buda ilginc

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 28 Şubat 2019, 18:53:46
Niye kötü olsun asıl çıkmasa kötü olur bizde deleceğiz bizim sahalarımızın dibi zaten illa bizdede bir şey çıkacak demektir bu.
Hatta dibine bizde gidip sondaj yapabiliriz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 28 Şubat 2019, 19:27:04
Doğu Akdenizde MEB ilanimiz, 10 nolu parsel'e dikkat, Exxon Katar ortaklığına dikkat , bahçemizi kazacağımıza önceliği Kıbris adası açıklarında kazı yapmamız gerektiğini bu formda defalarca belirtmekten dilimde tüy bitti :-X



Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 28 Şubat 2019, 19:32:13
Türkiye  6 pareli de arama yapmiyormu

6-10 parseller cakisiyor
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 28 Şubat 2019, 20:23:34
10-11 nolu parsel Türk MEB dışında olduğu kadar, KKTC ile GKRY 'nin ruhsat çakışma alani haricinde kalan parseller.  Ama kıbrıslı Türklerin 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasından doğan haklarından dolayı ortak alan.

Florence yükseltisi denen alanda 4,5,6,7,8  parsellerde TPAO 2D ve 3D deniz dibi analizi yaptı. Ama kazı yapmadı.


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 01 Mart 2019, 13:00:04

Kıbrıs Rum yönetiminin tek yanlı olarak sözde ilan ettiği tartışmalı Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde yer alan 10'uncu parseldeki "Glafkos" sondaj sahası ile ilgili olarak dün çok çelişkili bilgiler havada uçuştu!

Rum Enerji Bakanı YorgosLakkotripis veExxon Mobil Başkan Yardımcısı TristanAspraydüzenledikleri basın toplantısında5 ile 8 trilyon ayak küp arasında gaz rezervinin bulunduğunu, bunun da dünyadaki en büyük rezervlerden biri olduğunu açıkladıkları haberi gün boyu medyaya servis edildi!

Oysa Exxon Mobil – QuatarPetroleumkonsorsiyumu 10'uncu parseldeki "Glafkos" hedefinde yapılan sondajda bulunan rezervin tahmini olarak5 ile 8 trilyon ayak küp diğer bir ifade ile 141-226 milyar metreküp olduğu açıkladı!

2011'de Afrodit sahası keşfedildiğinde de 5 ile 8 trilyon ayak küp civarında tahmini olarak Gaz bulunduğu iddia edilmiş. Ardından doğrulama kuyusu açıldığında ise tahmini rakam yarı yarıya düşerek 4 trilyon ayak küpe diğer bir ifade ile 130 milyar metreküpe düşmüştü!

Örneğin 2011’den bugüne kadar Afrodit sahasında keşfedildiği iddia edilen 130 milyar metreküp GAZ için doğalgaz rafinerisi kurulamadı! Çünkü ekonomik açıdan fizibıl değil. Ayrıca siyasi açıdan sorunlu!

Doğu Akdeniz'de daha önce Mısır'a ait Zhor'da 850 milyar metreküp, İsrail'e ait Levhantian'da 600 milyar metreküp ve Afrodit sahasında ise 130milyar metre küp GAZ keşfedildiği açıklanmıştı!

10'uncu parseldeki "Glafkos" sahasında tahmini olarak bulunduğu iddia edilen 141-226 milyar metreküp Gaz bırakın Dünya’yı Doğu Akdeniz’de dahi birinci sırada değil! Örneğin"Glafkos" sahasındaki keşfin Türkiye’nin 3-4 yıllık tüketimine eş değer bir miktarda olduğu belirtiliyor!

Peki, öyleyse 10'uncu parseldeki "Glafkos" sahasının dünyadaki en büyük rezervlerden biri olduğu haberi nasıl ortaya çıktı!

Üç sene önce Mısır'a ait Noor sahası içinde tahmini olarak 2,5 trilyon metreküp GAZ bulunduğu açıklanmıştı! Aradan 3 sene geçtikten sonra ise Noor sahasında başta iddia edilen miktarın yüzde 10'u kadar GAZ olabileceği ifade edilmeye başlandı! Doğru olmayan bilgi er geç ortaya çıkıyor!

Bir hidrokarbon/gaz rezervinin bulunması üretileceği anlamına gelmiyor! Ekonomik açıdan her şeyden önce rekabet edebilir olması gerekir. Bunun dışında alıcıların olması gerek! Alıcılar ile anlaşmalar yapılması gerek!

Kıbrıs konusuna henüz siyasi olarak bir çözüm bulunmuş değildir! Kıbrıs Ada’sına ait tüm doğal kaynaklarda Kıbrıs Türklerinin de hakkı vardır! Kıbrıs konusu bir çözüme ulaşmadan bu keşiflerin çıkartılması ve taşınması konusu ciddi sorunları içerisinde barındırmaktadır!

Türkiye, Doğu Akdeniz’de hem kendi hak ve hukukunu hem de KKTC’nin hak ve hukukunu koruyor. Türkiye bu manada bölgede hiçbir şekilde tek taraflı oldubittilere asla izin vermeyeceğini sık sık ifade ediyor! 

Rum yönetimi öyle anlaşılıyor ki şartları zorlayarak Afrodit ve Glafkos sahalarındaki GAZI Mısır'a deniz altından boru ile taşıyarak sıvılaştırıp pazarlamayı planlıyor! Bu gelişme İsrail'i ciddi olarak rahatsız etmiş durumda! İsrail, Mısır ve Rum yönetimi arasındaki ittifakın çatırdamaya başladığı iddia edilmeye başlandı!

Sonuç olarak; 10'uncu parseldeki "Glafkos" sahasının dünyadaki en büyük rezervlerden biri olduğu balonu ilk günden patladı!

Bakalım İlerleyen süreçte daha ne gibi yeni gelişmelerle karşı karşıya kalacağız. ''  Daha fazla olasılık ,dezenformasyon ile zaman kaybetmek istemeyip bir an önce işin gerçeğini öğrenmek istiyorsak o zaman öncelikle şu MEB bir ilanı yapılıp , akabinde ada etrafında belirlemiş olduğumuz parsellerdeki noktalarda kazı yapalim''
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 01 Mart 2019, 17:21:26
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "(Akdeniz'deki sondaj çalışmaları) Şu anda 5 bin metre civarında bir sondaj derinliğine ulaşmış durumdayız. Hedef derinliğimiz 6 bin metre. Birkaç hafta içinde hedef derinliğine ulaşmış olacağız. Ulusal iletim şebekemize yakınlığına, nüfus ve tüketim potansiyeline göre diğer ilçelerimize doğal gaz götürmeyi planlıyoruz" açıklamasında bulundu.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-donmez-acikladi-birkac-hafta-icinde-hedefe-ulasacagiz-41134595 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-donmez-acikladi-birkac-hafta-icinde-hedefe-ulasacagiz-41134595)

yakinda bulundugunu duyariz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 03 Mart 2019, 14:46:44
"Exxon Mobil şirketi en az 20 yıl daha Kıbrıs’ta kalacak" "10’uncu parselde yer alan “Glafkos” hedefinde yapılan sondajda, değeri yaklaşık 35 milyar doları bulan bir yatak bulunduğu açıklanırken, Exxon Mobil şirketinin en az 20 yıl daha Kıbrıs’ta kalacağı bildirildi"

Exxon Mobil-Qatar Petroleum tarafından, tek yanlı olarak ilan edilen Rum “Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB)” içerisindeki 10’uncu parselde yer alan “Glafkos” hedefinde yapılan sondajda, değeri yaklaşık 35 milyar doları bulan bir yatak bulunduğu açıklandı. Fileleftheros gazetesi “35 Milyar Dolarlık Yatak- Amerikan Enerji Devi 20 Yıl Kıbrıs’ta Kalıyor ve Diğer Parsellere de Yayılıyor- Kıbrıs MEB’inde Önümüzdeki 17 Ay İçerisinde 7 Sondaj- Terminalle İlgili Planlar Çekmeceden Çıkıyor” başlıklarıyla manşetten yer verdiği haberinde, Exxon Mobil-Qatar Petroleum’un resmi ön tahminlerine göre “Glafkos” hedefinin içeriğinin, tahmini değer olarak 30-40 milyar dolar ve 5,5-8 trilyon ayak küp (tcf) (veya 155-230 milyar metreküp); güvenilir bir ortalamayla da 6,2 tcf olduğunu yazdı.

“Kıbrıs’ın” önümüzdeki yıllarda artacak olan elektrik üretimiyle ilgili ihtiyaçları göz önüne alındığında, bu yatağın önümüzdeki 200 yıl için adanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini kaydeden gazete, bunun son iki yıldır dünya çapında keşfedilen üçüncü büyük yatak, son 12 aydır ise dünyada keşfedilen en büyük ikinci yatak olduğuna vurgu yaptı. Haberde, Exxon Mobil şirketinin en az 20 yıl daha Kıbrıs’ta kalacağına, öte yandan dolaylı fakat net olarak, “Glafkos” hedefinin ise sözde Rum MEB’ini artık ABD’nin güçlü ekonomik ve jeopolitik çıkarlarıyla bağladığına da işaret edildi. Gazete iç sayfadan geniş yer ayırdığı haberinde ise, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’in Exxon Mobil Başkan Yardımcısı Tristan Aspray’la dün birlikte yaptıkları açıklamada, bunun sözde Rum MEB’inde bugüne kadar yapılan en büyük keşif ve resmi bilgiler temelinde de, son iki yıldır dünya çapındaki en büyük keşiflerden biri olduğunu söylediğine işaret etti. Gayri resmi bilgilere göre, yataktaki miktarların 4,4-9 trilyon ayak küp arasında olduğu, öte yandan 12-18 ay içerisinde gerçekleştirilmesi beklenen teyit sondajının ardından ise, bu miktarların artmasına dair yüksek olasılıklar bulunduğuna işaret edildi.

Exxon Mobil-Qatar Petroleum’un, Rum Yönetimiyle olan sözleşmesinden doğan yükümlülükleri temelinde, resmi olarak, teyit sondajını yapıp yapmayacağına dair kararı 30 gün içerisinde alması gerektiği, 120 gün içerisinde ise Rum hükümetini teyit sondajını gerçekleştireceği zaman konusunda bilgilendirmesi gerektiği de ifade edildi. Tüm olguların bunun 2019 yılı sonu ile 2020 yılı sonu arasında gerçekleştirileceğini gösterdiğini belirten gazete, edinilen bilgilerin, “Glafkos” yatağındaki teyit sondajının ne zaman gerçekleştirileceğine dair belirleyici unsurun, 10’uncu parsel içerisindeki başka bir önemli hedefte yapılacak olan bir sonraki sondajın belirlenmesi olduğunu kaydetti. Yatağın resmen ilan edilmesinin, Exxon Mobil şirketinin de en azından 20 yıllık bir dönem için “Kıbrıs’ta” kalmasına yol açtığı belirtilen haberde, dünya çapında bir yatak tespit edilmesinden cesaretlenen ExxonMobil liderliğinin, bölgedeki çalışmalarını yatırımlara da yayma konusunda oldukça hazır olduğuna da atıfta bulunuldu. Bunun “Kıbrıs’ta” bir doğal gaz sıvılaştırma terminalinin artık pratik operasyonel planlara girdiği anlamına geldiğini kaydeden gazete, 10’uncu parselde gerçekleştirilecek bir sonraki sondajlar konusunda ise, “eldeki verilerin” Exxon Mobil tarafından olası sondajlar için 5’ten fazla olası hedef tespit edildiği yönünde olduğunu haber verdi. Stena Icemax sondaj gemisi tarafından, yatak içerisinde düne kadar analiz edilen “Glafkos” yatağıyla ilgili jeolojik verilerin, sondajların önceliğine dair olguları değiştirdiğini de kaydeden gazete, şu ana kadar “Delfini” jeolojik tipindeki yataklar öncelik sahibiyken ve “Glafkos” tipindekiler ikinci sıradayken, artık önceliklerin değiştiğine işaret etti. Exxon Mobil’in ilgisi ve dikkatini sözde Rum MEB’indeki diğer bölgelere de genişletmesiyle ilgili olarak ise (ki ExxonMobil başkanı bunu dün kamuoyu önünde de teyit etti), “eldeki bilgilerin”, Exxon Mobil şirketinin hâlihazırda Norveçli PGS şirketinden birkaç milyona 12’inci parselle ilgili bütün sismografik verileri aldığı yönünde olduğu belirtildi. 12’inci parselin, “Afrodit” yatağı alanı haricinde Rum Yönetimine iade edildiğini ve kullanılabilir durumda olduğunu anımsatan gazete, “eldeki bilgilerin” Exxon Mobil’in 11’inci parsele de ciddi gözle baktığı yönünde olduğunu bildirdi.

 “LNG TERMİNALİYLE İLGİLİ PLANLAR ÇEKMECEDEN ÇIKIYOR” Gazete, bu ara başlıkla yayımladığı haberinde ise, en baştan bu yana stratejik hedeflerinin Kıbrıs’ta bir doğal gaz sıvılaştırma terminali meydana getirilmesi olduğunu söyleyen ExxonMobil-Qatar Petroleum tarafından “Glafkos” yatağının keşfedilmesinin, terminalle ilgili planları çekmeceden çıkardığı yorumunu yaptı. “Glafkos” yatağındaki miktarların bu gidişata yönelik iyi bir temel oluşturduğunu yazan gazete, gereken minimum miktarların ise (5-10 trilyon ayak küp), üç gidişata yönelik aranacağının görüldüğünü; bunlardan birincisinin ExxonMobil’in 10’uncu parsel içerisindeki yeni keşfi veya keşifleri, ikincisinin TOTAL-ENI’nin yapmayı planladığı sondajlardaki olası keşifleri, üçüncü gidişatın ise İsrail’in “Leviathan” yatağından Kıbrıs’taki sıvılaştırma terminaline doğal gaz taşınması için bir ilgi ve anlaşma olması olduğuna işaret etti. “ÖNÜMÜZDEKİ 17 AY İÇERİSİNDE 7 SONDAJ” Gazete, bu ara başlıkla yayımladığı haberinde ise, tek yanlı olarak ilan edilen Rum MEB’indeki bir sonraki sondajın önümüzdeki Kasım ayında başlamasının beklendiğini ve 2020 yılı sonuna kadar, ikisi ExxonMobil-Qatar Petroleum, beşi de TOTAL-ENI tarafından olmak üzere en az yedi sondaj yapılmasının programlandığını haber verdi. Bir sonraki sondaja, önümüzdeki Kasım ayında Total-Eni şirketler grubu tarafından başlanmasının beklendiğini ve bunun muhtemelen “Kalipso” yatağındaki teyit sondajından ibaret olacağını kaydeden gazete, Total-Eni tarafından 2020 yılı sonuna kadar yapılacak beş sondajın 3, 6, 7, 8 ve 11 numaralı parsellerle ilgili planlandığını belirtti. Exxon Mobil-Qatar Petroleum tarafından ise, aynı zaman zarfı içerisinde iki sondaj beklendiğini yazan gazete, birincisinin “Glafkos” yatağındaki teyit sondajı, diğerinin ise 10’uncu parselde tespit edilen hedeflerden biri olacağını ifade etti

http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/exxon-mobil-sirketi-en-az-20-yil-daha-kibrista-kalacak-h111728.html (http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/exxon-mobil-sirketi-en-az-20-yil-daha-kibrista-kalacak-h111728.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 09 Mart 2019, 11:10:41
Yavuz hırsız ,Rumlar, Türkiye’yi BM'ye şikayet etti;  ;D

Rumlar’ın tek taraflı olarak Kıbrıs Adası açıklarında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarından sonra Türkiye’nin de arama faaliyetlerine katılması Rum yönetimini rahatsız etti. Rumlar, Türkiye’nin ada etrafında çalışmasını BM’ye şikayet etti.

Avrupa Birliği (AB) üyesi Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye’nin Kıbrıs Adası etrafında Münhasır Ekonomik Bölge sınırları içerisindeki hidrokarbon keşif faaliyetlerini Birleşmiş Milletler'e (BM) şikayet etti. Rum Kesimi, söz konusu Münhasır Ekonomik Bölge ve kıta sahanlığını tek taraflı olarak ilan etmişti.

Konuyla ilgili olarak Güney Kıbrıs BM Daimi Büyükelçisi Kornilios Korniliu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup gönderdi. Salı sabahı kamuya duyurulan mektupta, Türkiye'nin 1, 8, 9 ve 12'inci bölgelerde sismik sondaj yaptığı, ancak Kıbrıs Rum yönetiminin bu bölgelerdeki çalışma lisansını enerji devleri Total ve Eni'ye verdiği belirtildi. Mektupya ayrıca 8 ve 9'uncu bölgelerde ise petrol ve doğal gaz çıkarımı için yine adı geçen iki şirkete izin verildiği vurgulandı.

TÜRKİYE'Yİ SUÇLADI

Korniliou bunun yanında, Türkiye'nin uluslararası yasaları çiğnediğini iddia ederek Güney Kıbrıs'ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini ifade etti. Mektupta özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin askıya alındığı belirtildi.

Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisi 21 Nisan 2017 tarihinde çalışmalarına başlamıştı. Daha önce Akdeniz ve Karadeniz'de sismik araştırmalar yapan gemi, denizin 8 kilometre altındaki jeolojik yapıları inceleyebiliyor, iki ve üç boyutlu sismik veri toplayabiliyor.

Türk sondaj gemisi geçtiğimiz Ekim ayında Kuzey Kıbrıs tarafına ait Güzelyurt Araştırma Sahası'nda çalışma yaparken Yunanistan'a ait fırkateyn tarafından taciz edilmiş, ancak bölgedeki Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı unsurlar uluslararası hukuk ve teamüllere aykırı olarak hareket eden Yunan gemisinin faaliyetini önlemişti.

Kıbrıs Adası çevresinde 3,3 trilyon dolar değerinde petrol, hidrokarbon ve doğalgaz rezervi bulunuyor.
https://www.denizhaber.net/rumlar-turkiyeyi-bmye-sikayet-etti-haber-87170.htm (https://www.denizhaber.net/rumlar-turkiyeyi-bmye-sikayet-etti-haber-87170.htm)


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 15 Mart 2019, 16:47:12
Exxon Mobil şirketi çalışmalarını hızlandırıyor

Amerikan Exxon Mobil şirketinin, Rum tarafının “Münhasır Ekonomik Bölgesi” içerisindeki “Glafkos” yatağındaki keşfin ardından, Doğu Akdeniz’in geniş bölgesindeki faaliyetlerini geliştirme projesini hızlandırdığı ve büyüttüğü ifade edildi. Fileleftheros gazetesi, Exxon Mobil’in 10’uncu parseldeki 2 sondajın planlaması konusunda ilerlerken, “Afrodit” yatağı haricinde boş olan 12’nci parselin, aynı zamanda 11’inci parselin jeolojik verilerini incelediğini yazdı. Exxon Mobil şirketinin Mısır MEB’indeki 3’üncü parselin haklarını hali hazırda elde ettiğini ve ek bölgeler istediğini de kaydeden gazete, “Reuters” haber ajansında yer alan Exxon Mobil’in son zamanlarda İsrail MEB’indeki jeolojik verileri incelediği yönündeki açıklamasını da iletti. Şirketin İsrail MEB’indeki bölgelerin sismografik verilerini hali hazırda satın aldığını kaydeden gazete, Exxon Mobil şirketinin üst düzey yetkililerinin Houston’da İsrail Dışişleri Bakanıyla görüştüklerini de belirtti. Haberde, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’in de aynı konularla ilgili paralel temaslarda bulunmak için bugünlerde Amerika’da bulunduğu ifade edildi.

http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/exxon-mobil-sirketi-calismalarini-hizlandiriyor-h112522.html (http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/exxon-mobil-sirketi-calismalarini-hizlandiriyor-h112522.html)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Mart 2019, 13:38:09
"EastMed konusunda İtalya tereddütlü, gözler Pompeo ile yapılacak görüşmede"

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile 20 Mart’ta Kudüs’te yapacağı görüşmeden, “bölgedeki gelişmelerin bu çok kritik döneminde Türkiye’yi muhatap alacak güçlü bir mesaj” elde etmek beklentisi içerisinde olduğu haber verildi.

Fileleftheros “ABD’den Güçlü Mesaj İstiyor… Anastaiadis’in Pompeo İle İsrail’de Görüşmesinden Hedefi… Kıbrıs Sorunu-Enerji İçin Kritik Hafta” başlık ve spotlarıyla manşete çektiği haberinde Rum tarafının aslında, Federica Mogherini’nin TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile son görüşmesinde yaptığı, Rum Yönetimi’nin sözde “egemenlik haklarına saygı gösterme” çağrısına benzer bir açıklama olduğuna işaret etti.

Habere göre Kudüs’te gerçekleşecek Güney Kıbrıs-Yunanistan-İsrail üçlü zirvesi çerçevesinde gerçekleşecek görüşme randevusu, geçen cuma günü Rum yönetimi ile ABD arasında yapılan son temaslar sırasında kesinleşmiş görünüyor. Anastasiadis ABD’den, Rum Yönetimi’nin tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomik Bölge’sindeki egemenlik haklarına destek” bekliyor.

Gazete ABD’nin yeni büyükelçisi Judith Gail Garber’in bugün Rum Yönetimi Başkanı’na güven mektubunu vereceği, bunun için düzenlenecek özel törenin, yeni büyükelçinin söyleyecekleri açısından merakla beklendiğini yazdı.

“İTALYA EASTMED KONUSUNDA TEREDDÜT GÖSTERİYOR, MESELE ŞİMDİLİK BİR KENARDA”

Bugünden başlayarak hafta sonuna kadar enerji ile alakalı bütün dış politika konularının, Kudüs’te gerçekleşecek üçlü görüşme nedeniyle tavan yapacağına dikkat çeken gazete şu ifadeleri kullandı:

“İtalyanların EastMed boru hattı konusunda gösterdiği tereddüt meseleyi şimdilik bir kenara itiyor. Lefkoşa, İtalya olmadan durumun ileri gidemeyeceğinin bilincinde, bu nedenle Çarşamba günü Kudüs’te gerçekleşecek üçlü zirvede dikkatini, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile görüşmesi başta olmak üzere, ikili meselelere verecek.”

Habere göre Rum Yönetimi Pompeo’nun Kudüs’te bulunacak olmasının üçlü işbirliğini yükseltmekte olduğu ve bölge açısından çok önemli bulunduğu görüşünde. Rum Sözcü Prodromos Prodromu “Üçlü işbirliği sürekli gelişen bir gerçekliktir. Üçlü işbirlikleri aracılığıyla bölgedeki ister enerji ister güvenlik ve jeopolitik gelişmeleri eşgüdüm içerisinde takip ediyoruz” dedi.

Prodromu Mike Pompeo’nun Kudüs’te olacak olmasını da “ABD’nin, üç ülkenin bölgedeki istikrar ve güvenlikte oynadığı rolü hesaba kattığı mesajını veriyor. ABD’nin çıkarları İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ın çıkarlarıyla örtüşüyor” sözüyle değerlendirdi.

PRODROMU: “EUROASIA INTERCONNECTOR MESELESİ KAPANMADI”

Alithia Anastaiadis-Pompeo görüşmesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri konusunun da ele alınmasının beklendiğine dikkat çektiği haberi “Anastasiadis Pompeo’dan MEB Konusunda Destek İsteyecek… Kudüs’teki Kıbrıs-Yunanistan-İsrail Üçlü Zirvesi Çerçevesinde…Başkan ABD Dışişleri Bakanı İle İkili Görüşme Yapacak” başlık ve spotlarıyla ikinci manşet olarak değerlendirdi.

Aynı gazete “Hükümet Sözcüsü: Euroasia Interconnector Konusu Kapanmadı… Proje Kıbrıs İçin Hem Elektrik Enerjisi Piyasasının Gelişmesi Hem de Ada’nın İkmal Güvenliği Açısından Önemli” başlıklı haberinde Rum Sözcü’nün Güney Kıbrıs ile Yunanistan arasında Girit üzerinden elektrik bağlantısı yapılmasını Atina Haber Ajansı’na değerlendirdiğini yazdı.

Habere göre Interconnector konusunun kapanmadığını, müzakerelerin devam ettiğini, meseleyi Avrupa projesi olarak tutmaya çalıştıklarını söyleyen Prodromu “proje Kıbrıs için yalnız elektrik enerjisi piyasasının gelişmesi değil aynı zamanda Ada’nın ikmal güvenliği açısından da çok önemli. Bağlantı, AB fonlarından finanse edilecek, bu nedenle mümkündür. Yunanistan’daki kararlarla alakalı teknik bir sorun var, umarız projenin yapım olanaklarını ortadan kaldırmayacak bir çözüm bulunur” ifadelerini kullandı.

Habere göre Yunanistan projenin Girit-Attiki bölgesi bağlantısı etabının yüklenici firması olacak bir “Ariadni interconnection” isimli bir şirket kurdu ve Euroasia’ya da Ariadni’nin yüzde 39 hissesini satın alma olanağı tanıyarak 31 Aralık 2018’e kadar süre tanımıştı ancak Euroasia hisseleri bu tarih bitimine kadar satın almadı.

Politis “Pompeo’nun da Katılımıyla Üçlü Zirve” başlığını attı.
http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n279714-eastmed-konusunda-italya-tereddutlu-gozler-pompeo-ile-yapila (http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n279714-eastmed-konusunda-italya-tereddutlu-gozler-pompeo-ile-yapila)
Başlık: Bakan Dönmez: Oyunu değiştirecek en önemli adım petrol ve doğal gaz aramacılığı
Gönderen: SKYWOLF - 28 Mart 2019, 12:05:40
Bakan Dönmez: Oyunu değiştirecek en önemli adım petrol ve doğal gaz aramacılığı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Petroleum İstanbul Fuarı'nda konuştu. Bakan Dönmez, Akdeniz'de oldubittiye izin verilmeyeceğini ve hedefin Türkiye'nin petrol, doğal gaz üretip, bunların ihraç edebilmesi olduğunu söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Türkiye Akdeniz’de ne bir kimsenin hakkını yemeye çalışıyor ne de kendi haklarından vazgeçiyor. Yani Akdeniz’de bir oldubittiye izin vermeyeceğiz." dedi.

Bakan Dönmez, Petroleum Istanbul Fuarı'nda konuştu.

İşte Bakan Dönmez'in açıklamaları:

"Petroleum Istanbul bu sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren önemli bir organizasyon. Sektörümüzün değerli üyeleri yine enerji ve maden politikalarımızda belirlediğimiz hedeflerimiz arasında petrol ve doğal gaz aramacılığı önemli adımlar arasında. Oyunu değiştirecek en önemli adımı petrol ve doğal gaz aramacılığı olarak görüyoruz. Tek başına bu tabloya baktığımızda enerji talebinin petrol ve doğal gaz talebinin yüksek olduğu aşikar. Enerjide bağımsız hale gelmek istiyoruz. Türkiye'nin petrol ya da doğal gaz üretebilmesi ve ihraç edebilmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu Türk Akım ve TANAP gibi projelerin başarıya ulaşıyor olması en büyük göstergedir. Türkiye Akdeniz’de ne bir kimsenin hakkını yemeye çalışıyor ne de kendi haklarından vazgeçiyor. Yani Akdeniz’de bir oldubittiye izin vermeyeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını kimsenin gasp etmesine izin vermeyeceğiz. Kayıt dışı yani kaçak akaryakıtla teknolojik altyapımızı kullanarak mücadele etmekte kararlıyız. Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele komisyonu belirli aralıklarla toplanıyor. Akaryakıt sektöründe 150 bin kişi istihdam ediliyor. Rafineri ve petrokimya tesislerini artırma yönünde somut adımlar atıyoruz."

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-donmez-oyunu-degistirecek-en-onemli-adim-petrol-ve-dogal-gaz-aramaciligi-41164612 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-donmez-oyunu-degistirecek-en-onemli-adim-petrol-ve-dogal-gaz-aramaciligi-41164612)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 09 Nisan 2019, 01:09:58

Royal Navy

The first overseas deployment by Royal Navy jet pilots, for the first time in a decade, will take them to Cyprus when the UK F-35 Lightnings leave home skies for the first time. ✈️⚓️🇬🇧

https://twitter.com/RoyalNavy/status/1115142620102242304
Başlık: Fransız yetkililer üs görüşmeleri için Kıbrıs'ta
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 08:22:05
Fransız yetkililer üs görüşmeleri için Kıbrıs'ta

Kıbrıs'ta kalıcı üs kurmak isteyen Fransa'ya, Mavi Vatan Tatbikatı sonrası Rumlardan, "Çalışmalar hızlandırılsın" talebi geldi.
Haber Merkezi | 04.03.2019 - 07:29..

Doğu Akdeniz'de etkin olmak isteyen Fransa, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs ile yeni bir anlaşmanın altına imza atmıştı.

Kıbrıs'ta üs kurma çabasında olan Fransa'nın taleplerine sıcak bakan Kıbrıs, 'Türklerden korunma' karşılığında bütün tavizleri vermeye hazır görünüyor.

TATBİKAT SONRASI PANİKLEDİLER
Geçtiğimiz günlerde Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük tatbikatı olan Mavi Vatan Tatbikatı'nı başlatmıştı. Bu tatbikat, Yunan ve Rumlarda büyük paniğe neden oldu.

Bu tatbikatın ardından görüşmeleri hızlandıran Rumlar, üs için Fransız yetkilileri ülkesine çağırdı.

SAVUNMA BAKANI LEFKOŞA'YA GİDİYOR
Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, üssün teknik detaylarını belirlemek üzere bu hafta Lefkoşa'ya gelecek. Ziyaretin ardından Rum lider Nikas Anastasiadis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, detaylı açıklama yapması bekleniyor.

MARİ'YE İNŞA ETME PLANI
Fransız üssü, Rum yönetiminin Larnaka kentinin yakınındaki Mari bölgesine inşa edilecek. Rum Politis gazetesinin haberine göre; Fransa'nın, Kıbrıs'ta etkin olmak istemesinin sebebi, Suriye ve Lübnan'da kaybettiği üstünlükten kaynaklanıyor.

https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html (https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html)
Başlık: İngiltere ile Rumlar arasında yeni anlaşma
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 08:24:40
İngiltere ile Rumlar arasında yeni anlaşma

Daha önce Fransızlara üs kurması için izin veren Rumlar, İngiltere'nin F5B tipi savaş uçaklarını topraklarına yerleştirmesine izin verdi.
Haber Merkezi | 10.04.2019 - 07:56..

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/das_1173.jpg)

ABD ve İsrail desteğini arkasına alan Rumlar ile Türkiye arasında Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının çıkarılması için devam eden sondaj çalışmaları nedeniyle başlayan gerilim sürerken İngiltere'den yeni adım geldi.

İngiltere Hava Kuvvetleri’ne ait 121 adet F-35B tipi savaş uçağının, sonbaharda Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Ağrotur Üssü’ne geleceği bildirildi.  ??? ::) ;D

MEMORONDUM İMZALANDI
İngiltere'ye ait 121 savaş uçağının Kıbrıs’a yerleşmesi konusunda Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis ile İngiliz mevkidaşı Gavin Williamson arasında 4 Nisan’da Londra’da memorandum imzalandı.

İki Bakanın memorandumu imzalamasının ardından F-35B savaş uçaklarının Kıbrıs’a konuşlanması kararı alındı.

Rum medyasının da geniş şekilde verdiği haberlere göre; uçaklar Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’daki operasyonlarda aktif olarak kullanılan Ağrotur Üssü’ne getirilecek.

"ÖNEMLİ BİR ANLAŞMA"
Rum medyası İngiltere ile yapılan anlaşmayı “iki ülke arasındaki mevcut derin savunma bağlantılarını güçlendiren önemli bir anlaşma” olarak değerlendirdi.

Anlaşma ile ilgili konuşan Rum Savunma Bakanı Angelidis de, “Doğu Akdeniz'in bir çatışma bölgesinden bir istikrar, güvenlik, kalkınma ve refah bölgesine dönüşmesinin Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin stratejisi olduğunu” söyledi.
İngiliz Savunma Bakanı Gavin Williamson de, “Kıbrıs değerli bir ortak ve arkadaştır ve bu anlaşmayı imzalayarak, önümüzdeki yıllarda savunma konusundaki yakın bağlarımızı güçlendirdik” dedi.

https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html (https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 08:32:28
Bu haberciler de olmasa nasıl gülümseyeceğiz!  ;D ;D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Nisan 2019, 10:51:09
Bu haberciler de olmasa nasıl gülümseyeceğiz!  ;D ;D

Sizde haklısınız bu aralık gülmeyi ,gülümseyebilmeyi epeyi özledik.

Agrotiri RAF üsünün o kadar uçağı  barındırabilecek yeri yok. Agrotiri hava üssü Birleşik kıralık toprağı olduğundan Rumlardan izin almaları veye anlaşma yapmalarına gerek yok.
Agrotiri RAF  genelde iki RAF filoso konumludur , 84 Filo Arama kurtarma ve 902 Görev kuvetti .902 filo ara sıra Suriye,Irak operasyonlarına iştirak etmekte.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 10:58:24
Ek olarak, İngiltere'nin elinde Agrotiri'ye konuşlandıracak 121 adet F-35B uçağı yok!
Başlık: Ynt: Fransız yetkililer üs görüşmeleri için Kıbrıs'ta
Gönderen: metin62 - 10 Nisan 2019, 11:06:27
Fransız yetkililer üs görüşmeleri için Kıbrıs'ta

Kıbrıs'ta üs kurma çabasında olan Fransa'nın taleplerine sıcak bakan Kıbrıs, 'Türklerden korunma' karşılığında bütün tavizleri vermeye hazır görünüyor.

MARİ'YE İNŞA ETME PLANI
Fransız üssü, Rum yönetiminin Larnaka kentinin yakınındaki Mari bölgesine inşa edilecek. Rum Politis gazetesinin haberine göre; Fransa'nın, Kıbrıs'ta etkin olmak istemesinin sebebi, Suriye ve Lübnan'da kaybettiği üstünlükten kaynaklanıyor.

https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html (https://www.ensonhaber.com/ingiltere-ile-rumlar-arasinda-yeni-anlasma.html)

GKRY tarafından kullanımında olan Mari Deniz üssü mevcut hali ile büyük gemileri barındırmak  için uygun değildir. Fransa 'nın  GKRY ile uzunca bir süreden beri üsü Fransızlara açılması konusunda ise uzunca bir süreden beri dirsek temasındalar.Fransızların  talepleri daha fazla üssün kendileri tarfından da LOJ amaçlar ile kullanılabilmesidir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Nisan 2019, 11:09:39
O kadar F35B'si  zaten olsa bile Kırallık önce, Royal Navy bünyesinde bulunan ucak gemilerindeki uçakları yeniler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 10 Nisan 2019, 11:49:19
Kıyamet, Doğu Akdeniz' de Kıbrıs' da kopacak. Kıbrıs zaten çok önemliydi daha da önemli hale geldi.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 12 Nisan 2019, 09:30:38
ExxonMobil, Akdeniz'de teyit sondajı yapacak;

ExxonMobil’in Akdeniz’deki 10’uncu parselde bulunan Glafkos yatağında yaptığı sondajda keşfettiği doğalgaz rezervi keşfini resmîleştirdiği bildirilirken şirketin 100 milyon dolarlık sondaj bütçesinin onayı için uğraştığı öne sürüldü.

ExxonMobil’in Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin 10’uncu parselindeki Glafkos yatağında yaptığı sondajda 5-8 trilyon ayak küplük doğalgaz rezervi keşfini resmîleştirdi.

Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin (MEB) 10’uncu parselindeki Glafkos yatağında yaptığı sondajda 5-8 trilyon ayak küplük doğalgaz rezervi keşfini resmîleştirdiği, teyit sondajı yapacağını da teyit ettiği, şu anda 100 milyon doların üzerindeki sondaj bütçesinin onayı için uğraştığı bildirildi.

Fileleftheros’un haberine göre ExxonMobil-Quatar Petroleum konsorsiyumu, Güney Kıbrıs ile yaptığı sözleşme gereği ilk sondajda çıkan sonuçları resmîleştirip teyit sondajı teyidini geçen hafta sonunda Rum Yönetimi’ne mektupla bildirdi.

Konsorsiyum teyit sondajına dair net verileri, yani sondajın tam olarak gerçekleştirileceği noktayı ve sondaj tarihini haziran ayına kadar Rum Enerji Bakanlığı’na resmî yazı ile bildirecek.

ExxonMobil’in ABD-Texas’taki merkezinde şu anda teyit sondajı için gereken 100 milyon doların üzerindeki bütçenin onaylanmasına dair iç prosedürler yürütülüyor.

Gazete edindiği bilgilere dayanarak Exxonmobil’den bir heyetin önümüzdeki dönemde Rum tarafına giderek şirketin veya temsil edildiği konsorsiyumun Doğu Akdeniz’deki  faaliyetlerini genişletilmesi olanaklarını araştıracağını yazdı.

RUHSATLANDIRILMASI PROSEDÜRÜ

Rum Enerji Bakanlığı ile Fransız Total şirketi arasında şu anda devam etmekte olan iki prosedür bulunduğuna işaret eden gazete bunlardan birinin 7 numaralı parselin araştırma ve istifade  ruhsatının Total-Eni konsorsiyumuna verilmesi, ikincisinin de Rum Bakanlar Kurulu’ndan onay beklemekte olan araştırma ve istifade hakkının İtalyan Eni şirketinde bulunduğu 8’inci parsele Total’in önemli miktarda hisse ile katılımı olduğunu yazdı.

Gazete, 7 ve 8 numaralı parsellerle ilgi müzakerelerin son turunun iki hafta önce Lefkoşa’nın Rum kesiminde tamamlandığını belirterek şu anda tarafların müzakerelerde diğer taraflarca sunulan tezleri incelemekte olduğunu, nihai sonuca varılması ve Rum Bakanlar Kurulu’nun onayına sunulması için yakında yine Lefkoşa’nın Rum kesiminde bir görüşme daha yapılacağını kaydetti.

RUM TARAFI PAYINI ARTIRMAYA ÇALIŞIYOR

Askıda bulunan noktalardan birinin,  Rum tarafının, 7  numaralı parselde araştırma ve istifade sözleşmesine imza atmak için Total-Eni’nin vereceği primin hatırı sayılır ölçüde artırılması talebi olduğuna dikkat çekilen habere göre, 7’nci parselin başka talibi olmadığı için Rum tarafının talep ettiği prim konusunda bir rekabet söz konusu değil. Ancak 6’ncı parseldeki Kalypso yatağının buraya doğru uzanıyor olması nedeniyle 7’nci parselde yatak olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.

Öte yandan Politis “Anahtar AB’de” başlıklı haberinde ise Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi eski Başkanı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski başkan yardımcısı ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Hristos Rozakis’in “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sondaj yapma riski bulunmadığı, Rum Yönetimi’nin enerji projelerini korkmadan hayata geçirmesi gerektiği” iddiasında bulunduğunu yazdı.

Habere göre Rozakis bu iddiayı, OPEK (Sosyal Reform Derneği) etkinliği için gittiği Rum tarafında, Politis’e verdiği mülakatta ortaya attı.

Söyleşinin tam metnini pazar sayısında yayınlayacağını belirten gazeteye göre Rozakis, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de emrivaki yaratacak hiçbir harekette bulunmayacağını söyledi, bu kanaatini şu sözlerle izah etti:

“Türkiye’nin Kıbrıs MEB’i içerisinde herhangi bir sondaj veya başka bir hasmane eylemde bulunmak için en azından şu anda bir sebebi yok. Türkiye, AB ile arasında, ekonomik açıdan menfaatine olan bir özel ilişki istiyor. Türkiye  bu sürecinde, gerek Kıbrıs’ın gerek Yunanistan’ın veto hakkı olduğunu biliyor. Türkiye bir yandan Ada’nın Kuzey kesimini bağımsız devlet olarak tanıyor öte yandan Kuzey kesimin Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’inde hak sahibi olduğuna ikna etmeye çalışıyor.  Böyle bir mantık hiçbir mahkemede ayakta duramaz. Kıbrıs Cumhuriyeti  sondajlara ve doğal gazı değerlendirme projelerine devam etmeli ve hiçbir şeyden korkmamalı. Türkiye müdahale etmeyecek.”

https://www.denizhaber.net/exxonmobil-akdenizde-teyit-sondaji-yapacak-haber-87791.htm (https://www.denizhaber.net/exxonmobil-akdenizde-teyit-sondaji-yapacak-haber-87791.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 12 Nisan 2019, 10:07:30
Rozakis'e bu konuda kimler güvence verdi acaba? Bu kadar emin konuşuyor!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 12 Nisan 2019, 14:22:36
Türkiye Doğu Akdeniz’de çizgiyi çekti '' Bir az da iyi haber '' ;D

Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’in, yanlarına ABD’yi de alarak Akdeniz’de enerji konusunda yaratmaya çalıştıkları oldu-bittiye karşı, Türkiye 'sınırı çizdi'. Türkiye’nin BM nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu imzasıyla BM’ye gönderilen mektupla, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığının sınırları resmen bildirildi.


18 Mart 2019 tarihli mektupta, Türkiye'nin Akdeniz'deki kıta sahanlığı sınırları şu şekilde ortaya konuldu;

“32 derece, 16 dakika, 18 saniye Doğu Meridyeni ile 28 derece Batı Meridyeni arasında kalan bölgede Türkiye'nin çıkarları vardır. Mısır ile Türkiyedeniz yetki alanının ortay hattı Türkiye'nin kıta sahanlığı hudutlarıdır. 28 derece boylamının batısı da müteakip sınırlamalara esastır.”

Mektupta, bölgede faaliyette bulunan Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisi ve ona destek veren gemilerin de, Türkiye'nin kıta sahanlığı içinde araştırmalarını yürütmekte oldukları vurgulandı. Türkiye'nin Akdeniz'deki kaynakların hakça paylaşılması için Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerle diplomatik görüşmelere her zaman hazır olduğunun da ifade edildiği mektupta, Türkiye'nin çizdiği kıta sahanlığı sınırları içindeki faaliyetlerine Kıbrıslı Rumların gösterdiği tepkilerin de kabul edilemez olduğu bildirildi.

Türkiye daha önce de 2004 ve 2013 tarihlerinde BM'ye “32 derece 16 dakika ve 18 saniye doğu boylamının batısında Türkiye'nin çıkarları vardır” bildirimini yapmıştı. Mart 2019 tarihli Sinirlioğlu mektubu ile ilk kez 28 derece boylamının da Türkiye açısından sınır olduğu ifade edilmiş oldu.

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/turkiye-dogu-akdenizde-cizgiyi-cekti-4399632/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/turkiye-dogu-akdenizde-cizgiyi-cekti-4399632/)


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 12 Nisan 2019, 14:59:07
Rozakis'e bu konuda kimler güvence verdi acaba? Bu kadar emin konuşuyor!

Fransa/Total,  ilk seçeneğim Mira deniz üsünü de düşünecek olursak ilk şüpheli.  ABD/Exxcon +İsrail  ikinci olasılık . ''İtalyanlar şu an izlemedeler''.
Hristos Rozakis eski AİHM üyesi ve kıta sahanlığı konusunda yunan tezlerini savunur.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 14 Nisan 2019, 13:17:50
Rumlar, Lübnan ile Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arayacak;

Güney Kıbrıs ve Lübnan, Akdeniz'de petrol ve doğalgaz keşif bölgeleri oluşturulması için bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil, ülkesinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile gaz ve petrol müttefikliğiyle sonuçlanacak işbirliğini güçlendirmeye çalıştığını söyledi.

Lübnan Dışişlerı Bakanı Cibran Basil ve  Enerji Bakanı Neda Bustani, GKRY'nin Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides ve Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ile başkent Beyrut'ta bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Basil, ülkesinin GKRY ile gaz ve petrol müttefikliğiyle sonuçlanacak şekilde iş birliğini güçlendirmeye çalıştığını belirtti.

Lübnan için petrol, gaz ve ortaklık konusunda daha fazla fırsatı kaçırmamanın önem arz ettiğini ifade eden Basil, şunları söyledi:

"İkili anlaşmalarımızda acele etmeliyiz. Ön sunum için 7 Mayıs'ta daha detaylı değerlendirme için ise haziran ayında bir araya gelme konusunda takvim belirledik. Eylül ayının başı itibarıyla bir sonuç elde etmeyi umut ediyoruz."

GKRY ile stratejik ilişkiler kurmayı hedeflediklerini dile getiren Basil, Lübnan ile Kıbrıs arasında keşfedilecek gaz veya petrolü ortak yatırım projesi olarak değerlendirme konusunda GKRY'ye teklifte bulunduklarını kaydetti.

Öte yandan Lübnan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Beyrut'taki toplantıda ağırlıklı olarak petrol ve Lübnan'ın GKRY'deki yatırımlarının ele alındığı vurgulandı.

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Lübnan'a sığınan Suriyeli mülteciler konusunun da ele alındığına dikkat çekilen açıklamada, Akdeniz’de Lübnan ile Kıbrıs arasındaki münhasır ekonomik bölgede hidrokarbon kaynakları geliştirme konusunda anlaşma sağlamak amacıyla müzakere sürecinin başlatıldığı aktarıldı.

https://www.denizhaber.net/rumlar-lubnan-ile-akdenizde-petrol-ve-dogalgaz-arayacak-haber-87850.htm (https://www.denizhaber.net/rumlar-lubnan-ile-akdenizde-petrol-ve-dogalgaz-arayacak-haber-87850.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 14 Nisan 2019, 16:59:16
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesi diye bir şey var. Bir çok ülke imzalamış ancak biz bu sözleşmeye imza atmış değiliz. Bizim gibi imza atmayan Amerika vs 4-5 ülke daha olması lazım. Açıkçası sözleşmedeki tanımlar bana da çok açık ve kullanışlı gelmedi. Zaten birbirine komşu sahildar devletlerin alan çözümlerinde de topu taca atmış resmen.
İçinde kıyı gibi kıvrılarak giden konveks ve konkav şekiller barındıran hatlara paralel alan tanımları hep sıkıntı olmuştur zaten. Bu bizdeki 3621 Sayılı Kıyı Kanunundaki Kıyı ve Sahil tanımının da insanlarca algılanması hep sorunludur. Bu bile anlaşılamıyorken kıta sahanlığı kavramı çok oturmuyor kafada.

Suriyenin kuru çölünde debelenirken Ege ve Adaları biraz unuttuk galiba. Neredeyse Kıbrısı da Annan planı vs derken veriyorduk Rumlara...

Nedir bu imzalamadığımız sözleşme diyenlere: http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/denizhukuku.pdf (http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/denizhukuku.pdf)
Başlık: Serdar Turgut: ABD, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek istiyor
Gönderen: fırtına06 - 15 Nisan 2019, 19:23:43
Habertürk yazarı Serdar Turgut, bugünkü köşesinde ABD Senatosu'na sunulan bir tasarının 'Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silme' amacı taşıdığını söyledi ve "Metni benim gibi dikkatle okursanız diğer amacın da Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek olduğunu görebiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.

(https://cdntr2.img.sputniknews.com/images/103314/55/1033145595.jpg)

Habertürk yazarı Serdar Turgut, 'İstanbul bir şekilde çözülür ama Doğu Akdeniz'i kaybetmeye doğru gittiğimize emin olabilirsiniz' başlıklı bugünkü köşe yazısında, ABD'li senatörler  Bob Menendez ve Marco Rubio tarafından sunulan tasarıya yer verdi.
'BAŞIMDAN KAYNAR SULAR DÖKÜLMÜŞ GİBİ HİSSETTİM'

"Emin olun yasa tasarısının tamamı elime geçip okuduğumda başımdan kaynar sular dökülmüş gibi hissettim" diyen Turgut, tasarının amacının 'Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek' olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

"Tasarının resmi amacı ilk sayfasında şöyle açıklanıyor: 'Bu tasarı Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji işbirliklerinin geliştirilmesi ve diğer amaçları taşımaktadır.' Metni benim gibi dikkatle okursanız diğer amacın da Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek olduğunu görebiliyorsunuz."

'KIBRIS'A ABD ASKERİ KONUŞLANDIRILMASININ ÖNÜ AÇILIYOR'

Turgut ayrıca, daha önce hiçbir dönemde Türkiye aleyhinde sonuçlar doğurabilecek bir adımın atılmadığını vurgulayarak, ABD'nin bölgede Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs ile kurduğu enerji ortaklıklarını hatırlattı ve "Bu bağlamda hem Yunanistan hem de Kıbrıs Rum Kesimi ABD’ye silah, askeri gemi ve asker konuşlandırması için yeni imkanlar açıyor ve hatta ABD, Kıbrıs Rum Kesimi'ne yeni silahlar satmayı da taahhüt ediyor" dedi.

(https://cdntr2.img.sputniknews.com/images//103876/17/1038761743.png)

'TÜRKİYE'YE KARŞI NİYETLERİ KÖTÜ'

Türkiye'nin S-400 alımına ilişkin yaşanan gerilimin de tasarıda yer aldığını belirten Turgut'un yazısının devamı ise şu şekilde:

"Dışardan gelebilecek tehditlerin tanımlandığı bölümde ise ilk önce terör örgütleri belirtiliyor ve sonra da eğer Rusya’dan S-400’leri aldığı takdirde Türkiye’ye de böyle bakılacağının işareti verilmiş. Bu bölümde Türkiye’ye bu durumda yeni yaptırımlar uygulanacağı da tekrarlanmış. Türkiye’ye karşı niyetleri kötü, bu tasarının hemen her cümlesinden buram buram kötü kokular yükseliyor."

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904151038761813-istanbul-bir-sekilde-cozulur-ama-dogu-akdenizi-kaybetmeye-dogru-gittigimize-emin-olabilirsiniz/
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 15 Nisan 2019, 20:36:04
Bahsi sözkonusu dokümanın ingilizce tamının linki ektedir.

https://www.rubio.senate.gov/public/_cache/files/8e95052f-83e8-4970-8528-bdd1941dccfc/08177CD5B2BB6CB876E76F2EAFC5847A.eastern-med-res.pdf (https://www.rubio.senate.gov/public/_cache/files/8e95052f-83e8-4970-8528-bdd1941dccfc/08177CD5B2BB6CB876E76F2EAFC5847A.eastern-med-res.pdf)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Nisan 2019, 09:54:23
Günlük gazetelerimizin bazılarında alttaki haber paylaşılmış .
Kanımca verilmekte olan haber önem arz ettiğinden dolayı  doğruluğunun haritadan anlayan arkadaşlar tarafından daha önce paylaşmış olduğum ve BM ye sunulan  kordinatları referans alarak adaların akıbetine bakmalarında yarar vardır.

Türkiye Doğu Akdeniz’de çizgiyi çekti '' Bir az da iyi haber '' ;D

18 Mart 2019 tarihli mektupta, Türkiye'nin Akdeniz'deki kıta sahanlığı sınırları şu şekilde ortaya konuldu;

“32 derece, 16 dakika, 18 saniye Doğu Meridyeni ile 28 derece Batı Meridyeni arasında kalan bölgede Türkiye'nin çıkarları vardır. Mısır ile Türkiyedeniz yetki alanının ortay hattı Türkiye'nin kıta sahanlığı hudutlarıdır. 28 derece boylamının batısı da müteakip sınırlamalara esastır.”

Türkiye daha önce de 2004 ve 2013 tarihlerinde BM'ye “32 derece 16 dakika ve 18 saniye doğu boylamının batısında Türkiye'nin çıkarları vardır” bildirimini yapmıştı. Mart 2019 tarihli Sinirlioğlu mektubu ile ilk kez 28 derece boylamının da Türkiye açısından sınır olduğu ifade edilmiş oldu.

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/turkiye-dogu-akdenizde-cizgiyi-cekti-4399632/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/turkiye-dogu-akdenizde-cizgiyi-cekti-4399632/)

5 ada Yunanistan’a bırakıldı!

Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Yalım, Türkiye’nin BM’ye verdiği resmi mektupta belirtilen sınırların 92 bin kilometrekarelik Türk kıta sahanlığı ve 5 Türk adasını Yunanistan’a bıraktığını öne sürdü.

Uluslararası anlaşmalara göre Türkiye'ye ait olan 18 ada ve kayalığın Yunanistan tarafından işgal edildiğini belgeleriyle kanıtlayan Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, tartışma yaratacak yeni bir iddia ortaya attı. Yalım, “Dışişleri Bakanlığı'ndan büyük skandal” diyerek, Bakanlık'ın 18 Mart'ta Birleşmiş Milletler'e gönderdiği resmi mektupla Lozan Antlaşması'na göre Türkiye'ye ait olan 92 bin kilometrekarelik kıta sahanlığı ve 5 adayı resmen Yunanistan'a terk ettiğini söyledi. Yalım şu ifadeleri kullandı:

Bu düzenleme ile arama çalışmaları yapan Amerikan Exxon Mobil ve Katar Petroleum şirketlerinin önü açıldı.

– Mektupta kıta sahanlığının güney sınırı Türkiye ve Mısır arasındaki orta hat olarak belirlenmiş. Hukuka göre güney sınırı hem bu hat hem de Türk-Libya Orta Hattı olmalı.

– Kıta sahanlığının 28 derece doğu boylamının batısındaki kısmının ilgili devletlerle belirleneceği belirtilmiş. Bu söylemlle Gavdos, Gaidhouronisi, Koufonisi, Dhia ve Dionisades adalarından kaynaklanan 5 boylamlık kıta sahanlığı hakkı Yunanistan'a bırakılmış.

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/5-ada-yunanistana-birakildi-4453252/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/5-ada-yunanistana-birakildi-4453252/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Nisan 2019, 13:41:03
Rum Meclisi’nden denizaltı doğalgaz boru hattı anlaşmasına onay çıktı;

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır arasında 19 Eylül 2018’de imzalanan denizaltı doğalgaz boru hattı döşenmesini öngören anlaşmanın Rum Meclisi’nin Genel Kurul oturumunda onaylandığı açıklandı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır arasında denizaltı doğalgaz boru hattı döşenmesini öngören anlaşma, Rum Meclisi’nin Genel Kurul oturumunda onaylandı.

DİSİ Parlamento Sözcüsü Nikos Tornaridis, konuya ilişkin açıklamasında söz konusu anlaşmanın onaylanmasının AB’ye gidecek enerji koridorunun açılması anlamına geldiği için büyük önem taşıdığını ifade etti.

Anlaşmanın ticari bir anlaşma değil, devletlerarası bir anlaşma olduğuna dikkat çeken Tornaridis, AB’nin anlaşmayı memnunlukla karşıladığını belirtti.

AKEL Parlamento Sözcüsü Yorgos Lukaidis ise, anlaşmanın onaylanmasının doğalgaz kaynaklarının idaresi çerçevesindeki bütünlüklü bir strateji dahilinde olmadığını kaydederek doğalgaz stratejisi konusunda bazı endişelerinden ötürü oylamaya katılmamayı tercih ettiklerini sözlerine ekledi.

Anlaşma, 34 lehte 16 çekimser oyla onaylandı. Oylanması için ivedilikle Genel Kurul’un önüne getirilen yasa tasarısı daha önce komite düzeyinde görüşülmüştü.

Milletvekili ve ilgili taraflar anlaşmanın ‘bir dönüm noktası’ olduğunu söylediler.

İkili anlaşma, 19 Eylül 2018’de Lefkoşa’da imzalanmıştı.

https://www.denizhaber.net/rum-meclisinden-denizalti-dogalgaz-boru-hatti-anlasmasina-onay-cikti-haber-87906.htm (https://www.denizhaber.net/rum-meclisinden-denizalti-dogalgaz-boru-hatti-anlasmasina-onay-cikti-haber-87906.htm)
Başlık: Yunanistan Türkiye'nin Akdeniz faaliyetlerinden rahatsız
Gönderen: SKYWOLF - 30 Nisan 2019, 09:19:19
Yunanistan Türkiye'nin Akdeniz faaliyetlerinden rahatsız

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/30/asd_561.jpg)

Atina'da Türkiye'nin faaliyetleriyle alakalı üst düzey toplantılar yapılıyor.

Yunanistan, Akdeniz'deki faaliyetlerine tek başına devam edemeyeceğini anlayınca ittifak arayışlarına girdi. ABD, İsrail, Mısır gibi ülkelerle bir araya gelen Yunanistan, Türkiye'nin faaliyetlerini engelleme planları yaptı.

Ancak bu ülkelerle yapılan ittifaklar Türkiye'nin Akdeniz'deki haklarını korumasına engel olamadı.

Yunan medyasında Türkiye'nin Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ın kıta sahanlığını ihlal ettiğine dair haberler servis ediliyor.

ATİNA'DA TÜRKLERİ NASIL DURDURUZ TOPLANTILARI YAPILIYOR
Yunan Kathimerini gazetesi Türkiye'nin ağustos ayında faaliyetlerini iyice artıracağını yazdı. Haberde Oruç Reis ve Barbaros gemilerinin faaliyetlerine yer verildi. Bu faaliyetler karşısında Atina'da olası senaryolar için toplantılar düzenlendiğine dikkat çekildi.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/30/asd_447.jpg)

Gazete Türkiye'nin Barbaras için savaş gemileri gönderdiğini ve bu konuda geri adım atmayacağının sinyallerini çoktan verdiğini belirtti.

https://www.ensonhaber.com/yunanistan-turkiyenin-akdeniz-faaliyetlerinden-rahatsiz.html (https://www.ensonhaber.com/yunanistan-turkiyenin-akdeniz-faaliyetlerinden-rahatsiz.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 04 Mayıs 2019, 19:32:42
Güney Kıbrıs’tan sondajı engelleme çabaları;

Rum basını, Türkiye’nin dün sabah yayınladığı Navtex’le, “Fatih” isimli sondaj gemisinin Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) sondaja başlayacağını duyurduğu haberlerine yer verdi.

Politis gazetesi: “Yeni Oldubittilerle Karşı Karşıya – Türkiye MEB’de Sondaj Tehditlerini Hayata Geçiriyor – Şirketlere Yönelik Girişim” başlıkları altında verdiği haberinde, Türkiye’nin dün sabah bir Navtex yayınladığını ve “Fatih” sondaj gemisinin Güney Kıbrıs’ın sözde MEB’inde sondaj gerçekleştireceğini duyurduğunu yazdı.
Navtex’e göre Fatih gemisinin, “Akama Burnu”ndan 45 deniz mili batıda 3 Eylül tarihine kadar sondaj gerçekleştireceğini belirten gazete, Rum hükümetinin ise, “Türkiye’nin bu niyetini önceden bildiğini ve son 24 saat içerisinde BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri, ABD Dışişleri Bakanlığı, AB’nin üst yetkilileri ve Rus Dışişleri Bakanı’nı bilgilendirdiğini” yazdı.
Rum hükümetinin, Türkiye’nin sondajı karşısında uluslararası kamuoyu oluşturulması ve bizzat AB tarafından önlem alınması yönünde girişimleri bulunduğunu yazan gazete, Türkiye’nin sondaj yapacağı noktanın ise, Güney Kıbrıs’ın Mısır, İsrail ve Lübnan’la imzaladığı anlaşmalarla belirlenen parseller dışında kaldığını ve sözde MEB’in kuzey kısmında yer aldığını belirtti.
Gazete, Rum hükümetinin Türkiye’nin bu sondajını engellemek adına yaptığı girişimlere, Fatih gemisine eşlik edecek olan üç destek gemisinin bayraklarını taşıdıkları ülkelere yönelik girişimlerin de dahil olduğunu aktardı.       
Fatih gemisinin sondaj gerçekleştirmeye haiz olup olmadığı konusunda Rum yetkililerin şüpheleri olduğunu, öte yandan yabancı bir şirketin ise sondaja teknik destek vermek üzere TPAO’yla anlaşma yaptığına dair bilgiler geldiğini iddia eden gazete, ancak bu şirketin sondaj gemisine desteğinin resmi olmaması sebebiyle isimleri “Siem Korkut, Siem Altan ve Siem Sancar” olan üç destek gemisinin satın alındığını belirtti.
Habere göre Rum hükümeti, bu üç geminin bayrağını taşıdığı ülkelere yönelik yoğun girişim gerçekleştiriyor.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/guney-kibristan-sondaji-engelleme-cabalari/66097 (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/guney-kibristan-sondaji-engelleme-cabalari/66097)
Başlık: ABD, Akdeniz'de Türkiye'nin petrol aramasına karşı çıktı
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mayıs 2019, 13:21:01
ABD, Akdeniz'de Türkiye'nin petrol aramasına karşı çıktı

Geçtiğimiz günlerde iki uçak gemisini Akdeniz'e yollayan ABD, bölgede kendisinin her isteğini yerine getiren Güney Kıbrıs'ı koruma çabasına girdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Margan Ortagus, Türk gemilerinin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

"BU ADIM PROVOKATİF"
Margan Ortagus, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "ABD, Türkiye'nin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) münhasır ekonomik bölge olarak tanımladığı alanda sondaj faaliyetlerini yapma niyetini duyurmasından derin kaygı duyuyor. Bu adım oldukça provokatif ve bölgede tansiyonu artırma riski taşıyor. Türk yetkililerini bu faaliyetleri durdurmaya ve tüm tarafları itidale davet ediyoruz."

ABD, Akdeniz'de Türkiye'nin petrol aramasına karşı çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin gerekli adımları attığını ve KKTC’nin ruhsat verdiği alanlarda sondaj ve araştırma gemilerinin faaliyetlerine başladığını söylemişti.

https://www.ensonhaber.com/abd-akdenizde-turkiyenin-petrol-aramasina-karsi-cikti.html (https://www.ensonhaber.com/abd-akdenizde-turkiyenin-petrol-aramasina-karsi-cikti.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 06 Mayıs 2019, 13:38:23
abd yahudi kiytiriklari   alismislar müslüman parasini yemege
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Mayıs 2019, 14:52:12
Fatih gemisi halen Türkiyenin ilan etmiş olduğu MEB sınırları içerisinde seyretmekte. ''Kıbrısın Baf açıklarında 1 numaralı parsele yakın ama dışında. 1 numaralı parsel GKRY hak iddia ettiği Türk MEB ile kesişmeyen parsel''

Dün AB Diş politikalar sorumlusu Mogherini bu gün de ABD Dış ilişkiler sözcüsünün konu ile açıklamaları Türkiyenin almış olduğu kararı provokatif olarak yansıtmaları gayet normal ve beklenilen olması gerekir . Neticede gerek AB ve ABD petrol şirketleri GKRY ile direk ortaklar ,aynı zamanda GKRY bir AB üyesi.

Burada önemli olan Onların ne söyledikleri ve daha da  söyleyecekleri yorumlara karşın Türkiye cumhuriyetinin izleyeceği politika önemlidir. Bilindiği gibi MEB alanımızın sınırları tekrardan revize yapılıp geçen ay BM deklere edilmiştir.  İlan etmiş olduğumuz MEB sınırları içerisinde yapmayı planladığımız çalışmaları başkalarının söyledikleri veya olası provokatif güç gösterilerine aldırış etmeden ilan etmiş olduğumuz alandaki haklarımızı korumalıyız. ''  Su koyverdiğimiz anda ilan etmiş olduğumuz MEB kadük olur''
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mayıs 2019, 14:59:55
Leşe üşüşen sırtlanlar gibiler oldukça bu konuda geri adım atmamak beraberinde şiddetli bir çatışmayı getireceğe benzer...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Mayıs 2019, 15:13:54
Leşe üşüşen sırtlanlar gibiler oldukça bu konuda geri adım atmamak beraberinde şiddetli bir çatışmayı getireceğe benzer...

Sırtlan olduklarına katılırım. Binlerce km öteden haklı olduğumuz bir konuda bizlere ne yapmamız gerektiğini dikte etmeye çalışanlara her  halukarda pabuç bırakılmaması gerekir düşüncesindeyim .
Başlık: Türkiye'den ABD'ye sert tepki
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mayıs 2019, 15:45:35
Türkiye'den ABD'ye sert tepki

Türkiye, kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığının 5 Mayıs 2019'da yaptığı açıklamanın gerçeklerden kopuk olduğunu bildirdi.
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığının 5 Mayıs 2019 tarihinde yaptığı açıklama gerçeklerden kopuktur." ifadesi yer aldı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığına ilişkin tutumunu 2004’ten bu yana açık şekilde ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bölge ülkeleri ile bu tarihten itibaren yaptığı MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) sınırlandırma anlaşmalarının hem bizim hem de Kıbrıs Türkleri için geçerli olmadığı, bunların bir tanesinin de ülkemizin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiği zamanında ilgili ülkelerin ve uluslararası toplumun dikkatine getirilmişti. Aynı şekilde Türkiye, bölgedeki kıta sahanlığını da uluslararası topluma duyurmuş ve Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirmiştir. Bölgede, tüm ilgili kıyıdaşlar arasında uluslararası hukuk kuralları uyarınca hakkaniyete dayalı sınırlandırma anlaşmaları henüz tamamlanmamıştır. Hal böyle iken, üçüncü tarafların kendilerini adeta uluslararası mahkeme yerine koyarak deniz sınırlarının nereden geçeceğini tayin etmeye çalışmaları kabul edilemez. Bu anlamda, ABD’nin Rumların 'hak iddia ettiğini söylediği' bir alana yönelik geçerli sınırlandırma anlaşması varmış gibi Türkiye’ye çağrıda bulunması, ne yapıcı ne de uluslararası hukuka uygun bir yaklaşımdır."

Türkiye'nin sondaj ve sismik gemilerinin, kendi kıta sahanlığında, Türk hükümetinin 2009 ve 2012 yıllarında Türkiye Petrolleri'ne verdiği ruhsat sahalarında arama ve sondaj faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtilen açıklamada, "Aynı şekilde Rum tarafı Ada'nın eşit ortağı Kıbrıs Türklerini, hidrokarbon kaynakları konusunda karar alma mekanizmalarına dahil etmedikçe veya tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini sona erdirmedikçe, Türkiye Kıbrıs Türklerinin de kıta sahanlığı haklarını korumayı sürdürecektir." ifadesi yer aldı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-turkiyeden-abdye-sert-tepki-41205168 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-turkiyeden-abdye-sert-tepki-41205168)
Başlık: Rumlar'dan küstah tehdit
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mayıs 2019, 15:50:31
Rumlar'dan küstah tehdit

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5cd02762c03c0e2e30c2223e.jpg)

Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin sondaj çalışmalarına başlamasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, sondaj çalışmaları yapıldığı bölgede görev yapmaya başladı. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Rum yönetimi de, Fatih gemisinde görev alan personeli ’uluslararası tutuklama emri’ çıkarmakla tehdit etti.

Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin sondaj çalışmalarına başlamasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, sondaj çalışmaları yapıldığı bölgede görev yapmaya başladı. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Rum yönetimi de, Fatih gemisinde görev alan personeli ’uluslararası tutuklama emri’ çıkarmakla tehdit etti. Bölgede sismik araştırmalarını sürdüren Barbaros Hayreddin Paşa ve Fatih gemisi de koruma içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Rum yönetimi, Sahil Radyosu aracıyla Fatih gemisinde görev alan personeli tehdit etti. Rum yönetimi, Fatih mürettebatını haklarında uluslararası tutuklama emri çıkartmakla tehdit etti. Radyodan yapılan anonsta, 'Faaliyetlerinize derhal son verin' denildi.

Çalışmalarla ilgili açıklama yapan Rum Sözcü Prodromos Prodromu da, "Türkiye'nin NATO, ABD ve bütün bölge ülkeleri ile ilişkileri iyi değil. Sahip olduğumuz ve geliştirebileceğimiz olanaklar dahilinde mümkün olan her şeyi yapıyoruz" dedi.

Rum yönetiminin Fatih mürettebatı hakkında uluslararası tutuklama emri çıkarıp çıkarmayacağı da sorulan Prodromu, "Yasanın verdiği izin çerçevesinde, bu tür faaliyetlere katılanların kişisel sorumlulukları vardır ve aranabilir. Bu, hükümetin planladığı önlemlerden biridir. Kıbrıs (Rum) Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde sondaj yapılması halinde gemi kaptanları olarak veya destek hizmetleri verenler olarak uluslararası yargıda kovuşturulabilirler" diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlardan-kustah-tehdit-41205279 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlardan-kustah-tehdit-41205279)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Mayıs 2019, 16:05:35
Fatih gemisi halen Türkiyenin ilan etmiş olduğu MEB sınırları içerisinde seyretmekte. ''Kıbrısın Baf açıklarında 1 numaralı parsele yakın ama dışında. 1 numaralı parsel GKRY hak iddia ettiği Türk MEB ile kesişmeyen parsel''

Dün AB Diş politikalar sorumlusu Mogherini bu gün de ABD Dış ilişkiler sözcüsünün konu ile açıklamaları Türkiyenin almış olduğu kararı provokatif olarak yansıtmaları gayet normal ve beklenilen olması gerekir . Neticede gerek AB ve ABD petrol şirketleri GKRY ile direk ortaklar ,aynı zamanda GKRY bir AB üyesi.

Burada önemli olan Onların ne söyledikleri ve daha da  söyleyecekleri yorumlara karşın Türkiye cumhuriyetinin izleyeceği politika önemlidir. Bilindiği gibi MEB alanımızın sınırları tekrardan revize yapılıp geçen ay BM deklere edilmiştir.  İlan etmiş olduğumuz MEB sınırları içerisinde yapmayı planladığımız çalışmaları başkalarının söyledikleri veya olası provokatif güç gösterilerine aldırış etmeden ilan etmiş olduğumuz alandaki haklarımızı korumalıyız. ''  Su koyverdiğimiz anda ilan etmiş olduğumuz MEB kadük olur''


Değerli arkadaşım yapmış olduğum yorumu değerlendirmiş olduğun için teşekkürler. ''olumsuz olsa da '' yalnız  yorumun hangi kısmı ile mutabık kalmadığını belirtsen kanımca daha güzel olur.

Belirtmiş olduğum konuların özeti, hangiside mutabık değilsin?

Fatih'in mevcut konumu? '' www.marinetraffic.com (http://www.marinetraffic.com) ''
1 nolu parselde hak iddia edenler ? '' Google dan bakabilirsin ,doğu Akdeniz parsell deyince cıkar''
AB ve ABD nin Türkiyenin almış olduğu kararı provakatif değerlendirmesimi?  '' ABD /exccon ,AB/ENİ,Total...  ortakları''
İlan etmiş olduğumuz MEB' savunmak mı yanlış ?

Tesekkürler





Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 07 Mayıs 2019, 13:05:14
Çıkartıldığı iddiası var.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 07 Mayıs 2019, 15:14:47
Bunu uygulamaya kimin maçası yetecek asıl onu merak ediyorum ben sıkıysa yaklaşsınlar bakalım gemiye !
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 07 Mayıs 2019, 15:31:57
Arkadaşlar gemicileri /kaptanları tutuklatma şantajı  GKRY  tarafından daha önceleri denenmiş olan bir yöntem. Yöntem Magosa limanına ugramış olan yabancı bandıralı gemilerin daha sonraları GKRY/limasol limanına akabinde uğramaları, veya daha sonraları bir zamanda GKRY limanına uğramalrı halinde gemi kaptanlarını tutuklayıp yargılayıp maddi ve hapis cezalarına çarptırılma örnekleri mevcut.'' GKRY bu tür eylemleri Magosa limanına yabancı bandıralı gemilerin ziyaretinin önünü kesmese de ziyaretlerin seyrekleşmesinde bir miktar etkili olmuştur'' Açıklama kanımca GKRY Fatih personelini gemi'ye çıkmak sureti ile tutuklamaktan bahsetmiyor.  Açıklama  gemilerde çlışmakta olan yabancı personele karşın yapılmakta ,bu personelin ilerde GKRY limanlarına ugrayan herhangi bir gemide görevli olarak bulunmaları halinde tutuklanacakları kabilinde''.

Bu nedenle TPAO bunyesinde görevli gemilerde bulunan  elemenların mümkün derecede TC kökenli  veya KKTC TPAO personeli olmaları yararlı olur. 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 08 Mayıs 2019, 16:04:53
Bakan Çavuşoğlu'nun açıklamalarının ardından Rumlar panik halinde;

Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin sondaj çalışmalarına başlamasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, sondaj çalışmaları yapıldığı bölgede görev yapmaya başladı. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Rum yönetimi de, Fatih gemisinde görev alan personeli ’uluslararası tutuklama emri’ çıkarmakla tehdit etmişti. Bakan Çavuşoğlu'nun dün yaptığı açıklama üzerine Rumlar paniğe kapıldı. Hürriyet Gazetesi Lefkoşa temsilcisi Ömer Erbil, son durumu CNN Türk'e anlattı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün Kırgızistan Dışişleri Bakanı Çingiz Aydarbekov ile Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu 3. Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısında Doğu Akdeniz sondaj çalışması ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Bakan Çavuşoğlu, "Artık sismik araştırma bitmiştir. Sondaj çalışmalarına başlayacağız. 2. gemimizi de bölgeye gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.


Ne olmuştu?

TÜRK sondaj gemisi Fatih’in, Antalya açıklarında Kıbrıs adasının 60 kilometre batısına demir atarak sondaj hazırlıklarına başlaması, Kıbrıs Rum yönetiminin panik halinde Batılı ülkelerden yardım istemesine yol açtı. AB ve Rusya’nın ardından ABD Dışişleri Bakanlığı da “itidal” çağrısı yaptı ve Türkiye’den sondaj faaliyetini durdurmasını istedi. Türkiye ve KKTC uzun yıllardır doğu Akdeniz’i tek yanlı olarak parselleyen ve uluslararası şirketlere kiralayarak doğalgaz sondajı yapan Kıbrıs Rum yönetimini uyarıyordu. Türkiye’nin yeni satın aldığı iki sondaj gemisinden Fatih, cuma günü araştırma yaptığı Alanya açıklarından harekete geçerek Kıbrıs Rum yönetiminin kıyılarına ilerledi.


FATİH TÜRKİYE’NİN BÖLGESİNDE

Fatih sondaj gemisi dün beraberinde iki destek gemisiyle Kıbrıs Rum yönetiminin Baf kentine 60 kilometre mesafede demir atarak sondaj hazırlıklarına başladı. Fatih’in bulunduğu nokta, Rumların 13 parsele ayırdığı Kıbrıs adasının güney kesiminin sınırında ve Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kendi münhasır alanı içinde bulunuyor.

ENERJİ BAKANLIĞI: MÜMKÜN DEĞİLDİR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı "Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak bölge içi ve dışı aktörlerce yapılan açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir." açıklamasında bulundu.

Rumlar'dan tehdit

Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin sondaj çalışmalarına başlamasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, sondaj çalışmaları yapıldığı bölgede görev yapmaya başladı. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Rum yönetimi de, Fatih gemisinde görev alan personeli ’uluslararası tutuklama emri’ çıkarmakla tehdit etti.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-cavusoglunun-aciklamalarinin-ardindan-rumlar-panik-halinde-41207549 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-cavusoglunun-aciklamalarinin-ardindan-rumlar-panik-halinde-41207549)

**Barbaros Hayreddin paşa araştırma gemimiz halen Limasol  açıklarında 1,8,12 ci parseller arasında araştırmalarına devam etmekte. ''8 parsel ENI,12 parsel Exccon''
Başlık: Rumlar Türkiye'yi AB gündemine taşıyor
Gönderen: SKYWOLF - 09 Mayıs 2019, 08:48:30
Rumlar Türkiye'yi AB gündemine taşıyor

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/09/asd_1931.jpg)

AB Liderler Zirvesi'ndeki gündemlerden biri, "Türkiye'yi Akdeniz'de nasıl durdururuz" olacak.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye'nin Akdeniz'deki faaliyetlerini "ikinci işgal" olarak nitelendiriyor. Oysa Akdeniz'de petrol arama faaliyetinde olan ABD, Fransa, Mısır gibi ülkeler var. Bu ülkelerle anlaşan Rumlar, bu faaliyetleri memnuniyetle karşılıyor.

Türkiye'nin bölgede doğalgaz ve petrol bulmasından son derece endişeli olan Rumlar, önümüzdeki günlerde yapılacak olan AB Liderler Zirvesi'nde bu konuyu gündeme getirecek.

EKONOMİK YAPTIRIM TALEBİ
Rumlar, AB'den Türkiye'ye yaptırım uygulamasını isteyecek. Bu yaptırımların ekonomik yaptırım olmasını isteyen Rumlar, Türkiye'nin geri adım atabileceğini düşünüyor.

İKİNCİ GEMİ YOLDA
Türkiye ise bu konudaki kararlılığını her fırsatta ortaya koyuyor. Yaşanan süreçte Türkiye, bölgeye ikinci bir sondaj gemisi göndereceğini açıkladı.

https://www.ensonhaber.com/rumlar-turkiyeyi-ab-gundemine-tasiyor.html (https://www.ensonhaber.com/rumlar-turkiyeyi-ab-gundemine-tasiyor.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 09 Mayıs 2019, 14:00:50
Bunlar yüzmeyi unuttular galiba. Tekrar öğretsekmi acaba 🧐
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 09 Mayıs 2019, 14:08:37
Halen yüzmede pek kendilerine güvenmedikleri için ,cakurtaran ve simitcilerin hazırda olması için haber salıyorlar. ::)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 10 Mayıs 2019, 03:50:43
Şu petrolü gazı bulamadık gitti. 50 milyar dolar her yıl para gidiyor ülke dışına.
Başlık: Sondaj çalışması çıldırttı...Yunan ve Rum liderler Türkiye'yi AB'ye şikayet etti
Gönderen: SKYWOLF - 10 Mayıs 2019, 08:27:44
Sondaj çalışması çıldırttı...Yunan ve Rum liderler Türkiye'yi AB'ye şikayet etti

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5cd485e267b0a92b60da6efe.jpg)

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye'nin Kıbrıs adası yakınlarındaki doğal gaz arama faaliyetleriyle ilgili, "Avrupa Birliği Türkiye'ye karşı net bir mesaj yollamalı." ifadesini kullandı.
Çipras, Romanya’nın Sibiu kentinde düzenlenen gayriresmi AB Liderler Zirvesi’nin ardından basına yaptığı açıklamada, Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile birlikte zirvenin gündemine taşıdıklarını belirtti.

Yunanistan'ın tezlerini zirvede anlattığını dile getiren Çipras, "Mayıs ve haziran aylarındaki zirvelerde, Türkiye eğer tahrik edici tutumuna devam ederse AB gerekli adım ve önlemleri ele almalı. Türkiye, tek taraflı adımlar yerine diğer Akdeniz ülkeleri gibi masaya gelerek konuşmalı." dedi.

NET BİR MESAJ YOLLAMALI

Çipras, Türkiye ile yaşanan meselenin ikili değil bir Avrupa sorunu olduğunu, AB'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarını ve jeopolitik çıkarlarını koruması gerektiğini savunarak, "AB Türkiye'ye karşı net bir mesaj yollamalı." ifadelerini kullandı.

Rum lider Anastasiadis de yaptığı açıklamada AB'yi Türkiye'ye karşı ortak harekete geçme çağrısında bulundu. Anastasiadis, Türkiye'nin faaliyetlerinde yer alanlara karşı kısıtlayıcı tedbirler uygulanması gerektiğini ileri sürdü.

KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Türkiye, Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi ve Fatih sondaj gemisi ile Kıbrıs adası yakınlarında çalışmalara başlamıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da yaptığı açıklamada tepkilere karşı, "Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak bölge içi ve dışı aktörlerce yapılan açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir." ifadelerini kullanmıştı.
GKRY, ada çevresinde tek taraflı olarak ilan ettiği 13 parseli uluslararası şirketlere ihale ederek lisanslandırıyor.

Rum kesiminin Türk tarafının hak talep ettiği bölgelerde uluslararası şirketlere arama faaliyetlerinde bulundurması Türkiye ve KKTC'nin tepkisine yol açıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/sondaj-calismasi-cildirtti-yunan-ve-rum-liderler-turkiyeyi-abye-sikayet-etti-41209012 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/sondaj-calismasi-cildirtti-yunan-ve-rum-liderler-turkiyeyi-abye-sikayet-etti-41209012)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Mayıs 2019, 08:36:31
Bunlar bu kadar havladıklarına göre doğru yoldayız demektir!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 09:44:40
Evet şu an doğru yoldayız size katılıyorum butün velvele bu yüzden.

Ancak doğru yolu bulana dek değerli bir zamanı boşa harcadık malesef .Şu anda yapmakta olduğumuz genelde hasmımızın almış olduğu hamleleri karşı karşı hamleler ile etkisiz hale getirme. Zaman kayıbı derken şunları kastedetmekteyim .Karşı tarafın oyunlarını bozucu hamleler yerine daha bütün bir stratejimiz olması lazım .Madem ismini de koyduk bu işin Mavi vatan diye ve içerisinde sadece Doğu akdenizi kapsamayıp ayrıca Ege ve karadenizi de kapsiyor o zaman daha genel  bir strateji geliştirmek zorundayız.  Arkadaşlar kızmasınlar ama hasımlarımız nerede ise atı alıp üsküdara geçmişken bizler, yıllardan beri abuk sabuk iç sorunlar ile uğraşmaktayız, şimdi ortalık ısınırken de yaklaşık 2 ay istanbul sorununa odaklanacağız. Mavi Vatan dediğimiz sadece sadece deniz sınırlarımızın belirlenmesi ile sadece çözülemez burada direk deniz sınırımız olan ülkelerle ilişkiler olduğu kadar MEB den dolayı yeni sınırdaş olunan ülkelerler ile de strateji geliştirmek zorundayız. Hali ile bu alanı ve daha fazlasını koruyabilmek için de stratejimize uygun nitelik ve nicelikte Deniz kuvvetlerine ihtiyacımız olacaktır.
'' Aynen bulmaca çözer gibi önce çerçeve parçalarını döşersin sonra içerisini '' 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 11:55:57
Kıbrıs açıklarında doğalgaz krizi: Hangi ülke bölgede neyi amaçlıyor? Gerginliğin sebepleri neler?

Türkiye’nin Fatih sondaj gemisini Kıbrıs açıklarına göndermesi ve geminin Kuzey Kıbrıs’ın ruhsat verdiği bölgelerde doğalgaz aramalarına başlaması, Rum kesiminin yanı sıra Yunanistan, Avrupa Birliği, Mısır, İsrail ve ABD’nin tepkisiyle karşılaşmış durumda.

Güney Kıbrıs ve Yuınanistan, Fatih sondaj gemisinin faaliyetlerinin Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinin ihlâli olduğunu söylüyor.

Avrupa Birliği de bu konuda Yunanistan ve Kıbrıs’ı destekliyor. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, bu hafta yaptığı açıklamada “Avrupa Birliği Kıbrıs’ın arkasındadır. Türkiye’yi AB üyesi ülkelerin egemenliğine saygılı olmaya çağırıyoruz. Avrupa Konseyi gelişmeleri yakından izlemeye devam edecektir” dedi.

Türkiye ise sondaj çalışmalarına ara verilmeyeceğini, bölgeye ikinci bir sondaj gemisinin gönderilmesinin gündemde olduğunu söylüyor.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri yedi soruda derledik:
Gerginliğin sebepleri neler?

Son dönemde giderek artan gerginliğin geçmişi, 2000’li yılların başına, yani Doğu Akdeniz’de zengin doğalgaz kaynaklarının yer aldığına ilişkin bilimsel öngörülerin ortaya çıkmaya başladığı döneme dayanıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti, 2002’den itibaren Doğu Akdeniz’de başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları yapmaya başladı.

Türkiye ise bu anlaşmaların Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin haklarını çiğnediği gerekçesiyle konuyu BM’ye taşıdı ve kendi münhasır ekonomik bölge haritalarını BM nezdinde onaylattı.

Türkiye’nin BM nezdinde itirazlarına rağmen Kıbrıs, 2007’nin başında 13 adet arama sahası ilan etti ve büyük petrol şirketlerine ruhsat verme aşamasına geçti. Buna karşılık olarak Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi ekonomik bölgesinde Kuzey Kıbrıs’ta adanın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde TPAO’ya arama ruhsatları verdi.

Kıbrıs’ın 13 parselinden 1, 4, 5, 6 ve 7 no’lu parsellerin bir bölümü, Türkiye’nin TPAO’ya ruhsat verdiği bloklarla kesişiyor. 3 no’lu parsel ise Kuzey Kıbrıs’ın TPAO’ya verdiği ayrıcalıklı alan ile çakışıyor.
Gerginlik nasıl büyüdü?

Türkiye-Kıbrıs arasındaki gerginliğin boyutu, 2010’dan itibaren Doğu Akdeniz’de zengin hidrokarbon yataklarının keşfedilmesi ve uluslararası büyük enerji şirketlerinin bölgeye akın etmesiyle birlikte daha da arttı.

ABD’nin Noble ve Exxon Mobil şirketlerinin yanı sıra İtalyan ENI ve Fransız Total şirketleri Kıbrıs ile yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde bölgede faaliyetlerini devam ettiriyorlar.

Exxon Mobil’in 2018 sonunda Kıbrıs Adası’nın güney tarafında yer alan 10 numaralı parselde doğalgaz aramaya başlaması gerginliği daha da artıran bir adım oldu.

Türkiye’nin Kıbrıs’ın bu hamlesine yanıtı gecikmedi. İlk sondaj gemisi Fatih’i Türk savaş gemilerinin korumasında Akdeniz’e çıkaran Türkiye, kendi kıta sahanlığında kalan bölgelerde doğalgaz arama faaliyetlerine başladı.

Türk hükümeti, ikinci sondaj gemisi Yavuz’un da yakında hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs karasularında doğalgaz arama faaliyetlerine başlayacağını açıkladı.
ABD ve AB niye Türkiye’ye tepki gösterdi?

Taraflar arasında son günlerde yaşanan karşılıklı söz düellosu, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 4 Mayıs’ta Kuzey Kıbrıs’a yaptığı bir ziyaret sırasında Fatih’in adanın batısında doğalgaz arama çalışmalarına başladığını açıklamasıyla başlamıştı.

Kıbrıs’ın aramanın kendi egemenlik alanlarını da kapsadığı gerekçesiyle tepki verdiği Türkiye’nin bu hamlesine ilk yanıt AB’den geldi.

AB’nin Dışişleri Bakanı konumundaki Federica Mogherini, Türkiye’nin Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı duyması çağrısında bulunurken, ABD Dışişleri Bakanlığı da provokatif bulduğu bu adımın gerginliği artırma riski taşıdığını kaydetti. Her iki taraf da Türkiye’den faaliyetlerini durdurmasını istedi.

Türk Dışişleri Bakanlığı da yaptığı iki ayrı açıklamayla ABD ve AB’ye yanıt verdi. ABD’nin açıklamasını gerçeklikten kopuk bulan Dışişleri, “Üçüncü tarafların kendilerini adeta uluslararası mahkeme yerine koyarak deniz sınırlarının nereden geçeceğini tayin etmeye çalışmaları kabul edilemez” dedi.

AB’yi de Kıbrıs sorunun çözümü konusunda şu ana kadar hiçbir olumlu adım atmamakla suçlayan Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminden dışlanmasına dönük çabalara karşı çıkacağını kaydetti.
Gerginlik askeri çatışmaya dönüşür mü?

Doğu Akdeniz, son dönemde askeri hareketliliğin çok arttığı bir bölge konumunda. Suriye meselesi nedeniyle Rusya Federasyonu, ABD, Büyük Britanya ve Fransa gibi ülkeler bu bölgede önemli bir deniz gücü bulunduruyorlar.

Türkiye ve Yunanistan da bu bölgede önemli bir askeri hareketlilik içindeler. Bölgedeki varlığının sınırlandırıldığı kaygısındaki Türkiye son dönemde yaptığı Mavi Vatan-2019 tatbikatıyla gündeme geldi. Yunanistan ve Kıbrıs’ın da bölgedeki tatbikatlarını artırdığı gözleniyor.

Bölgede en son askeri gerginlik, Türk savaş gemilerinin 2018 başında bölgeye gelmeye çalışan ENI’ye ait SAIPEM2000 sondaj gemisini Kıbrıs açıklarında engellemesi ile yaşanmıştı. Türkiye, Yunanistan’a bir firkateynin Ekim 2018’de Kıbrıs’ın Güzelyurt açıklarında araştırma yapan Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisini taciz ettiğini açıklamıştı.

Her ne kadar risk olsa da tarafların sonunda kendi çıkarlarına zarar verecekleri bir çatışmayı göze almayacakları öngörülüyor.
Tarafların temel politikası nedir?

Kıbrıs, son 10 yılda bulunan doğalgaz kaynaklarını ekonomik zenginliğe çevirme arayışında. Türk tarafının da elde edilecek gelirden yararlanacağını, bunun için bir fon oluşturulacağını belirten Kıbrıs hükümeti, başta BM olmak üzere uluslararası toplumdan gelebilecek baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Türkiye’yi uluslararası planda zor duruma düşürmeyi de hedefleyen Kıbrıs hükümeti, bu politikaya paralel olarak, BM gözetimindeki müzakere sürecini de ucu açık bir sürece yaymayı öngörüyor.

Türkiye ise Kıbrıs’ın tek taraflı olarak gördüğü politikasına karşı hamlelerini sürdürüyor.

Kendisini Doğu Akdeniz’de sadece Antalya Körfezi tarafına sıkıştıracak politikaları boşa çıkartmaya çalışan Türkiye, hem kendisinin hem de Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak için imkanlarını seferber ediyor.
Enerji gerginliği bölgesel denklemi nasıl değiştirdi?

Doğu Akdeniz’de hidrokarbon rezerv yataklarının keşfedilmesi, kıyıdaş ülkeler arasında hem yeni işbirliği alanları hem de ittifaklar kurulmasına neden oldu.

İsrail’in Tamar ve Leviathan, Mısır’ın Zohr ve Kıbrıs’ın Afrodit yataklarında bulduğu doğalgaz rezervlerinin çıkartılıp boru hatları aracılığıyla Avrupa pazarına taşınması hedefinde birleşen bu ülkeler, Yunanistan’ın da katılımıyla yeni bölgesel işbirliği platformları oluşturmaya başladılar.

Ocak ayında Kahire’de bir araya gelen Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır, Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurduklarını ilan ettiler. Forumun amacı bölgesel kaynakların üretimi, tüketimi ve pazarlanması süreçlerinde işbirliği yapmak ve Doğu Akdeniz’i yeni bir enerji üssüne dönüştürmek olarak açıklanıyor.

Bu sürece paralel olarak Kıbrıs, Yunanistan ile birlikte Mısır, İsrail ve Ürdün’le ayrı ayrı üçlü işbirliği oluşumları kurarken, hem ABD’nin hem de AB’nin güçlü desteğini de aldı.

Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’in önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye ve Kıbrıs adasının bir parçası olan Kıbrıs Türkleri’nin izolasyonuna neden oldu. Kıbrıs’ı zaten egemen bir devlet olarak tanımayan, Mısır ve İsrail ile ilişkileri de son derece gergin olan Türkiye, ekonomik ve siyasi haklarını korumak için daha yüksek sesle görünür olma politikasına yöneldi.

Yunanistan, Kıbrıs ve İtalya’nın AB üyesi olması, Doğu Akdeniz’de ABD, Katar, Fransa gibi ülkelerin büyük şirketlerinin yer alması Türkiye’nin daha da yalnızlaşmasına neden oldu. Türkiye, bu nedenle, Kıbrıs sorunun çözümünde tek yetkili olan BM’nin bu süreçte daha çok ses çıkarmasını talep ediyor.
Bölgedeki enerji kaynakları ne kadar?

Son 10 yılda yapılan sondajlar sonunda İsrail, Tamar yatağında 320 milyar metreküp, Leviathan’da 600 milyar metreküp, Kıbrıs ise Afrodit’te 130 milyar metreküp, Kalipso’da ise 200 milyar metreküp civarında doğalgaz bulduğunu ilan etti. Bölgenin en büyük doğalgaz kaynağı 800 milyar metreküplük rezerviyle Mısır’ın Zohr bölgesi oldu.

Ancak bulunan doğalgaz miktarının küresel ölçekte çok az olması, bulunan kaynaklarının nasıl işletilip, pazarlanacağı konusunda soru işaretlerine yol açıyor.

Kıbrıs’ın bir LNG terminali inşa etme maliyetinin 5 milyar Euro olacağı, Kıbrıs-Yunanistan-İtalya doğalgaz hattının da 6 milyar Euro gibi bir maliyetle yapılacağı hesap ediliyor.

Türkiye üzerinden bir doğalgaz hattının da siyasi nedenlerle yapılamayacağı hesap edildiğinde İsral ve Kıbrıs açısından en uygun formülün Mısır’ın mevcut LNG ihraç terminallerini kullanması olacağı öngörülüyor.

https://www.havadiskibris.com/kibris-aciklarinda-dogalgaz-krizi-hangi-ulke-bolgede-neyi-amacliyor/ (https://www.havadiskibris.com/kibris-aciklarinda-dogalgaz-krizi-hangi-ulke-bolgede-neyi-amacliyor/)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2019, 12:06:50
Bunlar bu kadar havladıklarına göre doğru yoldayız demektir!

Hemde tamamen doğru yoldayız. Madem Avrupa Birliği Doğu Akdeniz’de çıkarlarını korumak istiyor neden seneler önce Türkiye AB’ ye alınmadı? Türkiye’nin tüm iyi niyetine rağmen Rumlar Anan planı neden reddettiler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin halkın isolasyonu devam ediyor? Avrupa Birliğin paragrafında ihtilaflı devletler üye olamazlar diye kayıt yok muydu?

Onlar her yaptıklarını doğru biliyorlarda Türkiye doğal hakkına sahip çıkıncamı yanlış yapıyor acaba ? Ki bizim hakkımızı korurken bu Uluslararası yasa çerçevesinde olarak yapılıyor.

Şantajdan başka bir eylem bilmeyen adaletsizlere yapılan az bile.

Bundan sonra önümüze bakarak yola devam.


Gayet ve gayet doğru yoldayız.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 10 Mayıs 2019, 14:07:51
Bunlar bu kadar havladıklarına göre doğru yoldayız demektir!

Hemde tamamen doğru yoldayız. Madem Avrupa Birliği Doğu Akdeniz’de çıkarlarını korumak istiyor neden seneler önce Türkiye AB’ ye alınmadı? Türkiye’nin tüm iyi niyetine rağmen Rumlar Anan planı neden reddettiler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin halkın isolasyonu devam ediyor? Avrupa Birliğin paragrafında ihtilaflı devletler üye olamazlar diye kayıt yok muydu?

Onlar her yaptıklarını doğru biliyorlarda Türkiye doğal hakkına sahip çıkıncamı yanlış yapıyor acaba ? Ki bizim hakkımızı korurken bu Uluslararası yasa çerçevesinde olarak yapılıyor.

Şantajdan başka bir eylem bilmeyen adaletsizlere yapılan az bile.

Bundan sonra önümüze bakarak yola devam.


Gayet ve gayet doğru yoldayız.

Abi bunlara rağmen hala kıbrıslı gençler ve Cumhurbaşkanları garip davranışlar sergilemekte.
garip garip açıklamalar tutarsız davranışlar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 14:08:13
Doğru yolu bulmak evet güzel ,ama bu bizler için yeterli değil;

Şu an doğu Akdenizde yapmakta olduğumuz hamleler genelde hasımlarımız tarfından yapılmış olan hamleleri nötürleştime .

Bizler bulunduğumuz coğrafyanın etkin bir bölge ülkesi olarak ,sadece  doğu akdeniz ile  kısıtlı olmayan ,ülkemizin çevreleyen tüm denizlerimizi  kapsayacak şekilde kara suları sınırlarımızı, ilgili denizlerdeki MEB haklarımızı, stratejik  hedeflerimiz doğrultusunda daha katılımcı ve bütünleştirici bir strtejik bir yol izlememiz gerekliliği kanısındayım.

Bahsetmekte olduğum hedef kısa sürede elde edilebilir bir hedef değil. Hedefin hem ulusal hem de stratejik boyutu olduğu için siyasal görüşlerden arınmış zaman kaybedilmeden planlanıp uygulamaya konulmalıdır.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2019, 15:46:33
Bunlar bu kadar havladıklarına göre doğru yoldayız demektir!



Hemde tamamen doğru yoldayız. Madem Avrupa Birliği Doğu Akdeniz’de çıkarlarını korumak istiyor neden seneler önce Türkiye AB’ ye alınmadı? Türkiye’nin tüm iyi niyetine rağmen Rumlar Anan planı neden reddettiler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin halkın isolasyonu devam ediyor? Avrupa Birliğin paragrafında ihtilaflı devletler üye olamazlar diye kayıt yok muydu?

Onlar her yaptıklarını doğru biliyorlarda Türkiye doğal hakkına sahip çıkıncamı yanlış yapıyor acaba ? Ki bizim hakkımızı korurken bu Uluslararası yasa çerçevesinde olarak yapılıyor.

Şantajdan başka bir eylem bilmeyen adaletsizlere yapılan az bile.

Bundan sonra önümüze bakarak yola devam.


Gayet ve gayet doğru yoldayız.

Abi bunlara rağmen hala kıbrıslı gençler ve Cumhurbaşkanları garip davranışlar sergilemekte.
garip garip açıklamalar tutarsız davranışlar.

Şerefsizler soydaşlarımızın uğruna akıtılan şehit kanını ve kendilerine yürütülen soykırımını her geçen gün ile unutuyorlar.
Onların tutarsız davranışların canı cehenemme. Şerefli duruş sergileyecek yerde birlik ve beraberlik adına kendilerini satan satsın gerçeği değiştirmez. Kıtasahanlığı içinde mavi vatan benim bahçem. Nokta.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 16:38:49
Ben de kıbrıslıyım  ::)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2019, 17:30:50
Silinsin
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2019, 17:32:27
Ben de kıbrıslıyım  ::)

Benim hınçlı eleştirim tüm toplumu kapsamaz. Her ailenin iyisi olduğu gibi arada kötüsüde çıkar. Onun haricinde söylediklerimin arkasındayım.


KKTC de olan biten hakkında bir Feedback sizden alabilirmiyim?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan1976 - 10 Mayıs 2019, 17:55:25
Bu mesele kafama tam oturmadı... Bir kaç sayfa önce Kıbrıs çevresindeki parselleri gösteren bir görsel paylaşılmıştı. Bu görsel üzerinde hangi parselin sorun olduğunu bir arkadaşımız açıklayabilir mi?

Yazıda geçen ve sorun olduğu belirtilen 1,4,5,6,7 parseller benim haritada gördüğüm kadarıyla Güney Kıbrıs tarafında kalıyor... Bizim tezimiz ne ki hak iddia ediyoruz bu parsellerde?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 18:30:31
Ben de kıbrıslıyım  ::)

Benim hınçlı eleştirim tüm toplumu kapsamaz. Her ailenin iyisi olduğu gibi arada kötüsüde çıkar. Onun haricinde söylediklerimin arkasındayım.


KKTC de olan biten hakkında bir Feedback sizden alabilirmiyim?

Sn Tigerfish arkadaşım,sorun yok ben ne kast etmiş olduğunuzu anladım :)  KKTC / veya Kıbrıs ta olan biteni bu başlık altında tartışmamız pek doğru olamaz yönlendireceğiniz  uygun başka bir başlık altında sizlerle görüşlermi , deneyimimi tabii ki paylaşırım. '' kıbrısta  bir deyim vardır Kıbrıs bir tarihtir oku oku bitmez derler yani ucu bucağı yok''
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Mayıs 2019, 19:38:07
Ben de kıbrıslıyım  ::)

Benim hınçlı eleştirim tüm toplumu kapsamaz. Her ailenin iyisi olduğu gibi arada kötüsüde çıkar. Onun haricinde söylediklerimin arkasındayım.


KKTC de olan biten hakkında bir Feedback sizden alabilirmiyim?

Sn Tigerfish arkadaşım,sorun yok ben ne kast etmiş olduğunuzu anladım :)  KKTC / veya Kıbrıs ta olan biteni bu aşlık altında tertışmamız pek doğru olamaz yönlendireceğiniz  uygun başka bir başlık altında sizlerle görüşlermi , deneyimimi tabii ki paylaşırım. '' kıbrısta  bir deyim vardır Kıbrıs bir tarihtir oku oku bitmez derler yani ucu bucağı yok''

Estağfirullah dostum. Ben sizi anlıyorum. Sizinle olan diyalog iletişimiz  sağlıklı. Bakış perspektifler farklı olduğu için size sordum 🤗
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Mayıs 2019, 21:31:19
Bu mesele kafama tam oturmadı... Bir kaç sayfa önce Kıbrıs çevresindeki parselleri gösteren bir görsel paylaşılmıştı. Bu görsel üzerinde hangi parselin sorun olduğunu bir arkadaşımız açıklayabilir mi?

Yazıda geçen ve sorun olduğu belirtilen 1,4,5,6,7 parseller benim haritada gördüğüm kadarıyla Güney Kıbrıs tarafında kalıyor... Bizim tezimiz ne ki hak iddia ediyoruz bu parsellerde?


Sn Serkan1976, sorunuzu doğu akdenizde GKRY mevcut parsellerini daha iyi açıklayabilmek için photo yüklemeye çalıştım ama pek başarılı olmamış gibi.
https://imgur.com/RI5ia47 (https://imgur.com/RI5ia47)

GKRY tamamı ile kalan parseller 1,10,11
GKRY -KKTC arası çakışan parseller 2,3,8,9,12,13
GKRY- TC arası çakışan parseller 4,5,7 kısmi olarak.
KKTC -TPAO  Parselleri A,B,C,D

4,5,7 Parseller TC MEB alanı ile kesişmekte. Fatih şu anda bu parsellerin tümünün dışında Baf'ın 60 Mil dişinda TC ilan etmiş olduğu MEB içerisinde sondaj yapmakta.

2,3,8,9,12,13 parseller KKTC nin ilan etmiş olduğu MEB nedeniyle GKRY ile çakışmakta . ''KKTC tanınmamış olmasından dolayı dünya  buralarını GKRY yani Kıbrıs cumhuriyeti  MEB olarak görmekte. KKTC ise haklarını TC ile koruma yolunu seçti .

Adanın kuzeyine ve Magosa korfezini kapsamakta olan A,B,C,D parselleri ise KKTC MEB alanı .''KKTC tanınmamış olmasından dolayı dünya  buralarını GKRY yani Kıbrıs cumhuriyeti  MEB olarak görmekte. KKTC ise haklarını TC ile koruma yolunu seçti .

GKRY  1,10,11 parseller KKTC veya TC MEB ile örtüşmemekte Ancak bahsetmiş olduğum gibi  GKRY/ Kıbrıs cumhuriyeti 1960 anlaşmasına dayanarak  dünyanın gözünde ve BM ye göre adanın yegane resmi sahibi .  ''BM de KKTC tanınmamış defacto olarak görünmekte'' Bu nedenden dolayı  Kıbrıs Cum/GKRY  ada çevresinde bulunan tüm kara suları ,MEB ve parsellerin yegane sahibi olduğunu belirtip  hali ile kontrolün kendisinde olduğunu belirtmekte.  Yalnız  Kıbrıs Cumhuriyeti iki ortak arasında kuruldu yani ada üzerinde  ve çevresinde bulunan tüm haklardan kıbrıs türk halkı da hak sahibi. Kıbrıs Cum/GKRY buna hayır demiyor ne zaman toplumlar arasında bir anlaşma olursa o zaman sizlerde ortaklıktan olan haklarınızı geriye dönük olarak alabilirsiniz diyor.

Yani bu is döner dolaşır stratejiye bağlı , strateji de bir bütünlük içerisinde olması lazım ki Ege ve karadenize de uyarlanabilsin. Neticede hasımlarımız saf olmadıkları kadar gayet istikrarlı yıllardan beri bitmek usanmak bilmeden siyasi olarak iktidarda kim olursa olsun iddiaları doğrusunda çalışmaktalar.




Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 11 Mayıs 2019, 12:01:55
Total, Güney Kıbrıs MEB'inde;

Fransız Total şirketiyle bir süredir yürütülen müzakerelerin dün tamamlandığı, şirketin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) yer alan 2,3 ve 8’inci parsellerde aktif rol üstleneceği bildirildi

Fileleftheros gazetesi, Fransız Total şirketiyle, Eni-Kogas şirketler ortaklığının Güney Kıbrıs’ın sözde MEB’inde yer alan 2, 3 ve 8’inci parsellerdeki payının satın alınmasını amaçlayan müzakerelerin dün tamamlandığını yazdı.

Gazete, Total şirketinin, Eni-Kogas şirketlerinin söz konusu parsellerdeki paylarını satın alarak bu parsellere güçlü bir giriş yapacağını iddia etti.

Haberde, Total ile Eni şirketleri arasında, Türkiye’nin bir bölümüne itirazlarının bulunduğu 7’nci parseldeki ortaklık konusundaki müzakerelerin de büyük oranda dün tamamlandığı, geriye sadece ufak ayrıntıların kesinleştirilmesinin kaldığı vurgulandı.

Elde ettiği bilgilere dayandırarak gazete, gerek 7’nci parselde varılan anlaşma, gerekse Total şirketinin 2,3 ve 8’inci parsellere aktif katılımının, yeni sondajlar ve sismik araştırmalar yapılacağı anlamına geldiğini belirtirken 2’nci parselde Eni tarafından yapılmak istenen sondajın bundan yaklaşık iki yıl önce Türkiye tarafından engellendiğini hatırlattı.

Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ise dün yaptığı açıklamada, müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini, bazı ufak ticari, teknik ve hukuki konularında çözülmesiyle kesin anlaşmaya varılmasının beklendiğini vurguladı.

Politis gazetesi ise konuya ilişkin haberini: “Total ve ENI 6 Parselde El Ele” başlığı altında verirken, Rum hükümeti ile Total-Eni ortaklığının, 7’nci parseldeki haklar konusunda sürdürdükleri müzakerelerin tamamlanmasına çok az kaldığını yazdı.

Gazete, nihai anlaşmanın her an resmen duyurulabileceğini belirterek, Rum hükümetinin bu anlaşmayla Türkiye’ye, enerji planlarından vazgeçilmediği mesajını gönderdiği yorumunda bulundu.

ENERGEAN ŞİRKETİ İSRAİL’DEN DOĞAL GAZ SAĞLAMAYA HAZIR

Gazete bir diğer haberinde ise, Yunan “Energean” şirketinin, İsrail’in “Karis” yatağından Güney Kıbrıs’ın Vasiliko elektrik santraline doğal gaz tedarik etme arzusunu dün Rum yetkili makamlarıyla gerçekleştirilen görüşmede resmen dile getirdiğini yazdı.

Habere göre şirketten yapılan açıklamada, Rum Enerji Düzenleme Kurumu’yla (PAEK) toplantı gerçekleştirildiği ve İsrail’in “Karis” yatağından Vasiliko Elektrik Santrali’ne doğal gaz boru hattı projesinin kuruma sunulduğu ifade edildi.

Şirket açıklamasında, Güney Kıbrıs’ın 2021 yılında doğal gaz kullanımına geçmesine imkan verecek bu projeyi Rum hükümetiyle istişare etmeye hazır olunduğu da bildirildi.

http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n284812-total-guney-kibris-mebinde-11052019 (http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n284812-total-guney-kibris-mebinde-11052019)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 11 Mayıs 2019, 16:12:46
Şu petrolü gazı bulamadık gitti. 50 milyar dolar her yıl para gidiyor ülke dışına.

O para ülkede kalsa bize ne güzel bir ekonomik getiri olur varya.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 11 Mayıs 2019, 16:29:28
50 milyar gelir 5 tane alel acele tünel inşaatı ihale ederler yine sana bana bir şey kalmaz merak etme. Sen ben de yurdun imarı ile gururlanırız saf saf anca birde bize hava atarlar gururla
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 11 Mayıs 2019, 16:58:00
50 milyar gelir 5 tane alel acele tünel inşaatı ihale ederler yine sana bana bir şey kalmaz merak etme. Sen ben de yurdun imarı ile gururlanırız saf saf anca birde bize hava atarlar gururla

Ilgaz tünelini yaptırana halen hayır duası okuyorum. Kastamonuya giderken  eskiden Ilgaz dağlarının 2400’lük rakımı geçmek için bunu  İbuprofen 600 ‘ün 💊yardımıyla yapabiliyordum.

Tünelleri rahat bırak  ☝
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 11 Mayıs 2019, 17:03:55
50 milyar gelir 5 tane alel acele tünel inşaatı ihale ederler yine sana bana bir şey kalmaz merak etme. Sen ben de yurdun imarı ile gururlanırız saf saf anca birde bize hava atarlar gururla

Ilgaz tünelini yaptırana halen hayır duası okuyorum. Kastamonuya giderken  eskiden Ilgaz dağlarının 2400’lük rakımı geçmek için bunu  İbuprofen 600 ‘ün 💊yardımıyla yapabiliyordum.

Tünelleri rahat bırak  ☝
Hiç sorma Kastamonuya giderken ne çekiyorduk :) Ben küçüktüm pek anlamıyordum ama babam dedem çok sıkıntı ediyorlardı. Birkeresinde dedemin minübüs hararet yapmıştı. Haha ne günlerdi :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 11 Mayıs 2019, 17:45:56
50 milyar gelir 5 tane alel acele tünel inşaatı ihale ederler yine sana bana bir şey kalmaz merak etme. Sen ben de yurdun imarı ile gururlanırız saf saf anca birde bize hava atarlar gururla

Ilgaz tünelini yaptırana halen hayır duası okuyorum. Kastamonuya giderken  eskiden Ilgaz dağlarının 2400’lük rakımı geçmek için bunu  İbuprofen 600 ‘ün 💊yardımıyla yapabiliyordum.

Tünelleri rahat bırak  ☝
Hiç sorma Kastamonuya giderken ne çekiyorduk :) Ben küçüktüm pek anlamıyordum ama babam dedem çok sıkıntı ediyorlardı. Birkeresinde dedemin minübüs hararet yapmıştı. Haha ne günlerdi :)

Düşünebiliyormusun Ankaradan Şenpazara tam yarim günümüzü alıyordu. Şimdi ise dört saatı bile bulmuyor 👍
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 11 Mayıs 2019, 21:20:46
Ohooo Akdeniz'deki enerji krizi tünele girmiş.  ;D ;D

Durun ben de dağıtayım biraz; O tüneller, yollar vs yap-işlet-devret modeli ile devletin kasasından bir kuruş bile çıkmadan yapılmıyor muydu?
Akdeniz'de doğalgazı bulursak daha fazla Suriyeliye bakabiliriz.  ;D ;D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 11 Mayıs 2019, 21:52:31
Kastamonlular bir araya geldi sadece yahu.

Gaz yataklari bulunursa gelirin büyük bölümünü Ar+Ge yönlendirilir insallah.

Ar+Ge tartismasiz gelecegin temelidir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 09:08:49
Türkiye’yi bekleyen tehlikeler;

Doğu Akdeniz’deki mevcut durum Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki rekabet gücünü azaltabilir. Yunanistan’ın Mısır’la ortak münhasır ekonomik bölge ilanı, Türkiye’nin sahil şeridine sıkıştırılması demek. Proje nedeniyle İsrail- Güney Kıbrıs yakınlaşması Türkiye’nin güney sahillerinde savunmaya dönük daha fazla harcama yapması anlamına geliyor.

Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru hattı Projesi’nin (EastMed) destekçileri bölgedeki doğal gazın Avrupa’ya taşınmasının Rusya’nın Avrupa doğalgaz pazarını zayıflatacağını savunuyorlar. Karşıtları ise projenin gerçekçi olmadığı iddiasında.

    Haber görseliDoğu Akdeniz'de Türkiye'yi ne bekliyor?

Hangi iddianın haklı olacağını zamanla anlayacağız ama şu soru hâlâ önemini koruyor: Proje başarılı olabilir mi? Bugünkü koşullarda bu pek mümkün görünmüyor. Çünkü proje için gerekli olan altyapı halen yetersiz, bölgeye ilişkin politik kısıtlamalar da geciktirici bir faktör. Hat boyunca birden fazla noktada gaz bulunması, ortak ülkelerin uyumunu zorunlu kılıyor. Politik değişkenlikler bu konuda uzun erimli bir beraberlik sağlayamayabilir. Daha önce de belirtildiği gibi devasa maliyet artışı, bu artışın ortak ülkeler arasında nasıl pay edileceği konusunda soru işaretleri taşıyor.

Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi’nce yayımlanan bir belgede konunun uzmanlarından Dr. George Tzogopoulos, EastMed boru hattının pahalı ve zor olacağını savunuyor. Böyle düşünmeyenler de var tabii. Örneğin Yunanistan Doğalgaz Tedarikçisi DEPA’ya göre “proje teknik olarak mümkün”. DEPA, Cezayir ve İspanya arasındaki Medgaz boru hattının başarısını anımsatarak aynısının EastMed’de başarılabileceğini belirtiyor. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz de yapımda karşılaşılacak sorunlara rağmen EastMed’in 2025 yılına kadar tamamlanabileceğini öne sürüyor.
Eğer tamamlanabilirse dünyanın en uzun ve en derin boru hattı olacak olan EastMed için en büyük zorluk teknik açıdan uygulanabilir olup olmadığı. Örneğin hat Girit’e yaklaşırken derinlik daha da artıyor. Diğer bir zorluk, 4 milyar dolardan 7 milyar dolara kadar çıkacağı öngörülen maliyet. Bu sorunları giderebilmek için alternatif senaryolar var tabii. Kıbrıs’ta ya da İsrail’deki Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) tesisleri de kullanılabilir ki bu yeni inşaatların yapılmasını gerektirmeyeceği için maliyeti azaltabilir.

Zorluklar Türkiye ile aşılabilir

Ancak pratik olarak iki gerçek seçenek bulunuyor. Birincisi, İsrail sularındaki Leviathan rezervuarından başlayarak, Güney Kıbrıs sularından geçen ve Türkiye’nin güneyine ulaşan 550 km’lik bir denizaltı boru hattı inşa etmek. İsrail gazı daha sonra güney Türkiye’den mevcut ya da yeni inşa edilecek boru hattı ağları aracılığıyla Avrupa’ya aktarılabilir. Bu proje, EastMed’in maliyetinin yarısına veya muhtemelen yarısından daha azına mal olabilir. Ancak Kıbrıs Sorunu’ndaki tutumu nedeniyle Türkiye’nin alternatif bir seçenek olarak düşünülmesi zor. İkinci seçenek, Mısır’da zaten mevcut olan LNG tesislerini kullanmak.

Bir başka sorun da şu; İsrail’in Mısır’la ilgili çekinceleri var. Çünkü, Mısır’ın enerji sektöründeki Rusya’nın rolünden İsrail’in memnun olmadığı biliniyor. İsrail, Doğu Akdeniz’de enerji gelişimi için itici güç durumunda, bu konudaki seçimleri hem stratejik hesaplamalar hem de uzun vadeli ekonomik planlama açısından etkili olacak. İsrail, bu nedenle kendince “güvenilir, demokratik” ülkelerle işbirliği yaparak istikrarsızlık riskini azaltabilecek, kıtadaki müşterileri güvenceye alabilecek, nihayet AB ile ilişkilerini güçlendirecek.

Ankara’nın kaybı ne olur?

ABD’nin açıkça projenin yanında yer alması, Kıbrıs Sorunu’nda Güney Kıbrıs’ın avantajlı duruma geçmesi, Mısır’ın projenin en önemli oyun kurucu olması, yine Mısır’daki tesislerin devreye girerek projeyi Türkiye’ye muhtaç olmaktan çıkarması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki rekabet gücünü azaltabilir.

Güney Kıbrıs’ın ilan ettiği münhasır ekonomik bölge politikası dengeleri değiştirecek bir önem taşıyor. Güney Kıbrıs’tan sonra Yunanistan da Mısır ile birlikte münhasır ekonomik bölge ilanına hazırlanıyor. Bu gerçekleştiği takdirde Türkiye’ye ait alanın 71.000 km2’si Yunanistan’ın münhasır ekonomik bölgesi olacak. Bu Türkiye’nin sahil şeridine sıkıştırılması demek. Bu münhasır ekonomik bölgeler yüzünden Türkiye balıkçılıkta da ciddi sorunlarla karşılaşabilir.

Hat, eğer yapılırsa, İsrail gazı Türkiye’ye ihtiyaç duyulmadan Avrupa pazarlarına aktarılabilir, böylelikle Türkiye’nin enerji dağıtım üssü olması projesi hayata geçemez.
Askeri alanda İsrail- Güney Kıbrıs yakınlaşması da Türkiye’nin işine gelmeyecektir. Bu Türkiye’nin güney sahillerinde savunmaya dönük daha fazla harcama yapması anlamına geliyor.

Rusya’nın dış politikasında enerji politikaları çok büyük yer tutuyor. Bütçe gelirlerinin neredeyse yarısı enerji kaynaklarından gelme. AB’nin doğalgaz ihtiyacını, yüzde 41 gibi bir oranda Rusya sağlıyor. Bu gelirlerin sürekliliği Rusya için yaşamsal önemde. Doğu Akdeniz gaz hattı, tabii ki Rus gazına bir alternatif. Rusya bu nedenle projede yer alan ülkelerle ilişkilerini geliştirmenin yolunu arayacak. Yine bu nedenle, yakın bir tarihte Rusya’nın Lukoil firması Mısır’a ait ZOHR sahasının yüzde 30’unu satın aldı. Suriye’nin kıyı kesiminde 25 yıllık sondaj hakkı Rus enerji firmalarında. Rusya, İsrail ile işbirliğini geliştirerek Tamar ve Leviathan sahalarındaki gazın bir kısmını sıvılaştırmış olarak Doğu Asya pazarına satmayı planlıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bölgedeki haklarını kabul etse de, doğrudan Türkiye’nin yanında tutum alması beklenemez. Bu Türkiye’yi iyice yalnızlaştıran bir durum. Türkiye’nin bölgede diyalog kuracağı tek ülke yok.

Rusya, Türkiye’ye destek olmak için projede yer alan ülkelerle kurduğu ikili ilişkilerden vazgeçmeyecek. Türkiye’nin bölgede sondaj yapmasına Rusya Dışişleri Bakanlığı karşı çıktı örneğin. Türkiye Doğu Akdeniz’de eğer Rusya desteğini almak istiyorsa, birçok taviz vermek durumunda kalacak. Örneğin S-400’ler konusunda ikircikli tutumunu bırakması gerekecek, Fırat’ın Doğusu’na yapılacak bir askeri harekatta Rusya’nın desteği gerektiğinde, Rusya bu desteği, Mısır, Güney Kıbrıs, Lübnan’la kurduğu ilişkileri tehlikeye atacak şekilde verecek mi bunun garantisi yok. Mısır’la El Kaide destekli Muhammed Mursi’nin devrilmesi gerekçesiyle ilişkilerini bozması Türkiye’nin karşısında Doğu Akdeniz’de çıktı denebilir.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1389700/Turkiye_yi_bekleyen_tehlikeler.html (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1389700/Turkiye_yi_bekleyen_tehlikeler.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mayıs 2019, 09:51:37
Haberde katılmadığım  tek nokta; "Türkiye Doğu Akdeniz’de eğer Rusya desteğini almak istiyorsa, birçok taviz vermek durumunda kalacak. Örneğin S-400’ler konusunda ikircikli tutumunu bırakması gerekecek." cümlesi. Türkiye bu konuda yaptığı açıklamalarda geri adım atmayacağını defalarca vurguladı!

Öte yandan; gazın taşınması konusunda en mantıklı çözümün Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi gibi net bir gerçek ortadayken, bu konuda yardım alabileceğimiz hiç bir komşumuzun olması da bizim dış siyasetimizdeki başarısızlığımız!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 11:13:26
Haberde katılmadığım  tek nokta; "Türkiye Doğu Akdeniz’de eğer Rusya desteğini almak istiyorsa, birçok taviz vermek durumunda kalacak. Örneğin S-400’ler konusunda ikircikli tutumunu bırakması gerekecek." cümlesi. Türkiye bu konuda yaptığı açıklamalarda geri adım atmayacağını defalarca vurguladı!

Öte yandan; gazın taşınması konusunda en mantıklı çözümün Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi gibi net bir gerçek ortadayken, bu konuda yardım alabileceğimiz hiç bir komşumuzun olması da bizim dış siyasetimizdeki başarısızlığımız!

Her iki çekince de haklısın ayni görüşteyim.  (Neticede yazı başakası tarafından yazıldı, bu nedenle edit etmek doğru olmaz . Ama altına kişisel görüsümü düşebilirdim bu da benim eksikligim . :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mayıs 2019, 11:31:14
Haberde katılmadığım  tek nokta; "Türkiye Doğu Akdeniz’de eğer Rusya desteğini almak istiyorsa, birçok taviz vermek durumunda kalacak. Örneğin S-400’ler konusunda ikircikli tutumunu bırakması gerekecek." cümlesi. Türkiye bu konuda yaptığı açıklamalarda geri adım atmayacağını defalarca vurguladı!

Öte yandan; gazın taşınması konusunda en mantıklı çözümün Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi gibi net bir gerçek ortadayken, bu konuda yardım alabileceğimiz hiç bir komşumuzun olması da bizim dış siyasetimizdeki başarısızlığımız!

Her iki çekince de haklısın ayni görüşteyim.  (Neticede yazı başakası tarafından yazıldı, bu nedenle edit etmek doğru olmaz . Ama altına kişisel görüsümü düşebilirdim bu da benim eksikligim . :)

Yok canım, ne eksikliği! Haberi siz yazmamışsınız ki, sadece paylaşmışsınız. Yorum yapmak zorunda değilsiniz. :)

Sorunları çözmek yerine her zaman ertelediğimiz için, o sorun ilerde daha da büyüyerek karşımıza çıkıyor. Ada sorununu lehimize çözmüş olsaydık, ya da Kıbrıs Harekatı öncesinde bütün savunma gereksinimlerimizi müttefik ABD'ye bağlamayıp kendimiz üretiyor olsaydık, Kıbrıs'ı tamamen kendimize bağlayabilirdik. Halen kıta sahanlığını tartışıyoruz. Bu kadar uzun süreli anlaşmazlıklar dünyada genelde çatışmaya dönüşüyor. Biz ne kadar da soğuk kanlıymışız ya da tam tersi vurdumduymaz! Bu sorun şu an bakınca müzakere ile kesinlikle çözülmeyeceğe benziyor. Eğer sıcak çatışmaya dönüşürse, bütün adaları almazsak yine aynı sorun devam eder!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 13 Mayıs 2019, 13:07:20
Metin abi benim de söylediğim bütün kıprıslıları kapsamaz aman hata olmasın kırdıysam affola :)
Artık Gemi kaptanlarının tacizler de ateş açma yetkisi var, ayrıca hava kuvvetleri de boş durmuyorum o şekilde söylemek isterim şimdilik.

Kısıtlı bilgimle şunu söylemek isterim;
İran konusu ısınmışken İsr-abd burada köpeklerini üzerimize salmaz diye düşünüyorum.
Öte yandan ABD ab yi de enerji konusunda kuzey de sıkıştırmaktadır.AB vergi vs boyunduruğu ile de zaten sıkıntıda.

WW2 ile başlayan esaretleri ne son vermek için kıvılcımlar yaratır mı ?
Kaldı ki akdenizden gelecek gaz ab için de çok önemli bir noktaya geliyor.(miktar az da olsa)


Şimdi bu bölge de sizce kısıtlı sıcak çatışma çıkar mı ?

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 13 Mayıs 2019, 13:46:09
Haberde katılmadığım  tek nokta; "Türkiye Doğu Akdeniz’de eğer Rusya desteğini almak istiyorsa, birçok taviz vermek durumunda kalacak. Örneğin S-400’ler konusunda ikircikli tutumunu bırakması gerekecek." cümlesi. Türkiye bu konuda yaptığı açıklamalarda geri adım atmayacağını defalarca vurguladı!

Öte yandan; gazın taşınması konusunda en mantıklı çözümün Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi gibi net bir gerçek ortadayken, bu konuda yardım alabileceğimiz hiç bir komşumuzun olması da bizim dış siyasetimizdeki başarısızlığımız!

Birde katılmadığım taraf Med hattı Rusya’ya rakip gibi anlatılışı sanki Doğu Akdeniz’de ciddi miktarda rezerv bulunmuş. Avrupa’nın gaz talebinde Rusya halen rakipsiz. Ukrayna savaşında bile Avrupa Rusya’dan gaz tedariğinde devam etti. Yüzde 30 daha pahalı olan LNG uzun vadede doğal gaza tutunamaz alternatif olarak düşünülerse.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 13 Mayıs 2019, 14:05:47
cumhuriyet gazetesinden  iyi haber cikmaz  yanliz politik iyi yoldayiz

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 14:21:30

Metin abi benim de söylediğim bütün kıprıslıları kapsamaz aman hata olmasın kırdıysam affola :)

Şimdi bu bölge de sizce kısıtlı sıcak çatışma çıkar mı ?

Sn Afşar1 ,aff gerektiren bir durum yok.''ben ne demek istediğinizi anladım''  :)

Şu an Türkiye tarafından gerçekleştirilmekte olan hamleler ,karşı tarafın daha önce yapmiş olduğu hamleleri Nötürleme.''Biz fiili olarak buradayız, iddia etmekte olduğunuz MEB sınırlarında mutabık değiliz , belirtilen alanlarda kendi hakkımız olduğu kadar ,kıbrıs Türklerinin de hakları mevcut ve biz bu hakları korumaya karalıyız mesajı verilip ilgili adımlar atılmakta''

Karşi taraf da ABD ,AB ve  GKRY MEB anlaşması yapmış olduğu  gaz konsorsiyumunun ortak üyeleri İsrail,Mısır,Lübnanı da oyuna dahil etmek sureti ile sorunu uluslar arası arena dahilinde kendi menfaatlerine olacak şekilde yönlendinme yapmaktalar. Sıcak bir çatışma sadece GKRY veya Yunanistanın desteği ile kazanılamayacağını kendileri dahil dünya alem bilmekte. ABD  her ne kadar da uzunca bir süreden beri Türkiye ile zıt  olsada direk bir çarpışmanın ortağı olmayı şu an pek isteyeceğini sanmıyorum. ''ABD  İran ile meşgul , kendi içerisinde de Trumpdan dolayı sıkıntılı , ayni zamanda pek uzakta olmayan seçimler yaklaşmakta.

Bizim durumumuz ise ortada sıkıntılarımız listesinde doğu akdenizin bir kalem olduğu aşikar, ama hangi sırada ve önceliği ne onu bilemiyorum. Rusya şu anda tarafını net göstermemiş olsada Ortodoks  bağı ve Mısırdaki 30% gaz sahası ortaklaığından dolayı net bizden taraf olacağını sanmıyorum. Ben halen diplomasi anahtarının bizim için daha yararlı olabileceği kanısındayım. konuyu ve çıkarlarımızı bir bütün olarak değerlendirip günü kurtaracak veya kısa dönemli  getiriden fazlası olmayan yüksek perdeden takışmaları bir yana bırakıp yanımıza uzlaşabileceğimiz ülkeler almalıyız.



Kanımca tarfların bilek güreşi veya peşrevi belirli bir süre daha böyle devam eder ama bir yerde filim kopacak kesin.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 13 Mayıs 2019, 15:52:29
    Kıbrıs açıklarında sondaj çalışması yapan Fatih gemimizi koruyan savaş gemilerimize ve hava kuvvetlerimize herhangi bir taciz durumunda vur emri verildiği söyleniyor.Kararlılığımızı göstermek açısından olumlu bir adım.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: OKÇULAR - 13 Mayıs 2019, 16:38:22
konuyu ve çıkarlarımızı bir bütün olarak değerlendirip günü kurtaracak veya kısa dönemli  getiriden fazlası olmayan yüksek perdeden takışmaları bir yana bırakıp yanımıza uzlaşabileceğimiz ülkeler almalıyız.

Burada kısa dönemli günü kurtaracak bir pozisyon maalesef yok. Sen deniz hak ve menfaatini gözettiğin bölgede hamleni yapmaz isen karşı taraf bu hamleyi yapacak. Konsorsiyum kurmuşlar, Rusya %30 ortakmış hiç fark etmez.  Beklenmeyen yaramaz ve oyunbozan taraf biziz.  Elini uzatmadıkça kimse gel bu pastadan sende ye demiyor.

Dediğiniz gibi illa film kopacak ise şimdiden konumumuzu güçlendirmeliyiz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 13 Mayıs 2019, 17:11:40
konuyu ve çıkarlarımızı bir bütün olarak değerlendirip günü kurtaracak veya kısa dönemli  getiriden fazlası olmayan yüksek perdeden takışmaları bir yana bırakıp yanımıza uzlaşabileceğimiz ülkeler almalıyız.

Burada kısa dönemli günü kurtaracak bir pozisyon maalesef yok. Sen deniz hak ve menfaatini gözettiğin bölgede hamleni yapmaz isen karşı taraf bu hamleyi yapacak. Konsorsiyum kurmuşlar, Rusya %30 ortakmış hiç fark etmez.  Beklenmeyen yaramaz ve oyunbozan taraf biziz.  Elini uzatmadıkça kimse gel bu pastadan sende ye demiyor.

Dediğiniz gibi illa film kopacak ise şimdiden konumumuzu güçlendirmeliyiz.

Bölgemiz de maşallah ateşten çember...
Tam bu sırada Atmacanın seri üretimi kat ve kat önem arz ediyor.
Ateşi yükselmiş yunanistan ve rumlara adeta fitil gibi gelecektir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 13 Mayıs 2019, 17:17:59
Atmaca de  Gezgin olsaydi  menzilini yahudiler düsünecekti

ama olmadi Gezgin beklemekdeyiz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 17:41:31
Sadece fikir cimnastiği  deniyorum; 

Doğu Akdenizde Suriye hattı halen Suriyedeki mevcut durum dolayısı ile muğlak ,Suriye konsorsiyum üyesi de değil.  Suriye ile anlaşmanın bir yolu mümkünatı yokmu?
Lübnan nın GKRY ile ortak olan MEB sınır düzenlemesi pek  gönlüne yatmadı , Fransızlar'ın Lübnan üzerinde etkileri olsa da konu irdelenemezmi ?
Libya şu anda kendi iç sorunu ile boğuşuyor Mısır fırsatı bilip Libya MEB ni tırtıkladığı ortada . Libya da menfatımız hangi unsur ile örtüşüyorsa ona  göz kırpmak  denenemezmi?
İsrail ile ana sorunuzmuz Filistin davası  ise bu çerçevede görüşlerimizi karşılıklı atışmalar ile dile getirmektense görüşümüzü değiştirmeden filistin davasını BM nezdinde ve sair platformlarda eskiden olduğu destekleyip nasıl mevcut durumda ticarete devam edebiliyorsak buradan  yola çıkılarak yol açabilme imkanı olamazmı?
Mısır ile Sisi den dolayı kavgalıyız ya sisi yolunu bulup 10 sene daha iktidarda kalırsa .Burada ülkemizin menfaatinimi mi önemli yoksa gerisimi bunu de bir değerlendirilmesinde yarar vardır kanısındayım.

Neticede bu saydıklarımın hepsi kolay çözülebilir sorunlar elbette değil ama önceden böyle karar kıldık şimdi değistirmek zor. karar versek de içerde kamuoyuna anlatamayızın pek doğru bir yaklaşım olmadığı kanısındayım şayet gelecek ve menfatımız için bir olasılık dahi olsa deneme kaldırır.

Geç kalmış olmamıza rağmen ,halen ağaç yaş ve bir takım şeyler en azından denebilir kanısındayım . Karşı tarfın oluşumu tamamlandıktan sonra artık bahsetmiş olduğum ülkeler ile bu konuda yapabileceğimiz pek birşey kalmayacak ve yalnız kalacağız aynen kıbrıstaki durum gibi.  Tabii bunlar kişisel düsüncem  :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 18:02:19
Eski Rum bakan'dan itiraf gibi sözler: Türkiye'yi durduracak bir ülke yok;

Eski Rum Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj çalışmalarını durduracak bir ülke olmadığını belirterek, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu akıllıca oynuyor. Türkiye’yi kim durdurabilir ki? Bizim için hangi filo Türkiye ile savaşacak?" dedi.

Rumların ilk 17 Şubat 2003’te Mısır ile imzaladığı doğalgaz antlaşmasını anımsatan Rolandis, "Mısır ile antlaşma imzalandıktan sonra Ada’ya dönüyorduk. Dönüşte dönemin Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides bana, ’Niko, şimdi imzaladığın bu anlaşmayı al da ofisindeki kasana kilitle çünkü Kıbrıs sorunu çözülene kadar hiçbir şey olamaz’ dedi. Kıbrıs sorununun çözülmeyeceğini ben de gördüğümden Başkan Kleridese katıldım diye konuştu.

Türkiye ile gerilimin artmasının kendilerine bir fayda sağlamayacağını kaydeden Rum Eski Dışişleri Bakanı şöyle devam etti;

BİZİM İÇİN SAVAŞACAK ÜLKE YOK

Son noktaya varırsan, gelip senin için savaşacak ülke yoktur. Büyük sorunların varsa her zaman tek başınasındır. Durum nispeten iyiyken dostun çoktur ama uçurumun kenarına geldiğinde, tek başına kalırsın ve elinden geleni tek başına yapmak zorundasın. Erdoğan’ın başında olduğu Türkiye’nin, kolayca uzlaşılacak bir ülke olmadığına inanıyorum. Erdoğan, öngörülemezdir, tehlikelidir keza bunu Afrin’de göstermiştir. Suriye’ye girdi, ilini aldı ve neredeyse istediğini yapıyor. Erdoğan, Rusya yönünde de hareket ederek oyunu akıllıca oynadı. Çok değerli bir müttefik edindi.

Rusya, Batıdan koparacak ve NATO ile ilişkisini bozacak bir müttefik istemiyor. Şu anda teçhizat, enerji satıyor, nükleer santral yapıyor, bunları neler takip eder bilemem. Türkiye yıllardan beridir Rusya’dan elektrik enerjisi satın alıyor. Yanı başımızda, gelecekte bize çok ciddi sorunlar çıkarabilecek bir ittifak: Rusya-Türkiye-İran ittifakını kurdu."

TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKE’

"Biz, Türkiye profesyonel personel bulamayacağı için sondaj yapamaz takıntımızla kaldık" diye devam eden Rolandis, "Azerbaycan var, şu anda İran müttefiki, bunlar, petrol konusundaki en iyi uzmanlardır. Yapacak personel mi bulamaz? 80 milyonluk ülke olduğunu ve Orta Asya’daki bir 80 milyonun daha kontrol ettiğini unutmayalım. Oraya gittim ve Türkiyenin ne yaptığını gördüm. Azerbaycan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Özbekistan’da at oynatıyor. Bunlar Batı için çok kıymetli olan petrol zengini ülkelerdir. Türkiye’yi, hiç kimsenin güç olarak görmezden gelemeyeceği Türk merkezli Asya bütününün parçası sayıyorlar. Şimdi buna Rusya ve İran’la ittifaklar da eklendi. Dış politikamızı belirlerken doğru analizler yapmalıyız, kolay şeyler değil" şeklinde konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/eski-rum-bakandan-itiraf-gibi-sozler-turkiyeyi-durduracak-bir-ulke-yok-41212711 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/eski-rum-bakandan-itiraf-gibi-sozler-turkiyeyi-durduracak-bir-ulke-yok-41212711)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan1976 - 13 Mayıs 2019, 18:14:33
Bu mesele kafama tam oturmadı... Bir kaç sayfa önce Kıbrıs çevresindeki parselleri gösteren bir görsel paylaşılmıştı. Bu görsel üzerinde hangi parselin sorun olduğunu bir arkadaşımız açıklayabilir mi?

Yazıda geçen ve sorun olduğu belirtilen 1,4,5,6,7 parseller benim haritada gördüğüm kadarıyla Güney Kıbrıs tarafında kalıyor... Bizim tezimiz ne ki hak iddia ediyoruz bu parsellerde?






Sn Serkan1976, sorunuzu doğu akdenizde GKRY mevcut parsellerini daha iyi açıklayabilmek için photo yüklemeye çalıştım ama pek başarılı olmamış gibi.
https://imgur.com/RI5ia47 (https://imgur.com/RI5ia47)

GKRY tamamı ile kalan parseller 1,10,11
GKRY -KKTC arası çakışan parseller 2,3,8,9,12,13
GKRY- TC arası çakışan parseller 4,5,7 kısmi olarak.
KKTC -TPAO  Parselleri A,B,C,D

4,5,7 Parseller TC MEB alanı ile kesişmekte. Fatih şu anda bu parsellerin tümünün dışında Baf'ın 60 Mil dişinda TC ilan etmiş olduğu MEB içerisinde sondaj yapmakta.

2,3,8,9,12,13 parseller KKTC nin ilan etmiş olduğu MEB nedeniyle GKRY ile çakışmakta . ''KKTC tanınmamış olmasından dolayı dünya  buralarını GKRY yani Kıbrıs cumhuriyeti  MEB olarak görmekte. KKTC ise haklarını TC ile koruma yolunu seçti .

Adanın kuzeyine ve Magosa korfezini kapsamakta olan A,B,C,D parselleri ise KKTC MEB alanı .''KKTC tanınmamış olmasından dolayı dünya  buralarını GKRY yani Kıbrıs cumhuriyeti  MEB olarak görmekte. KKTC ise haklarını TC ile koruma yolunu seçti .

GKRY  1,10,11 parseller KKTC veya TC MEB ile örtüşmemekte Ancak bahsetmiş olduğum gibi  GKRY/ Kıbrıs cumhuriyeti 1960 anlaşmasına dayanarak  dünyanın gözünde ve BM ye göre adanın yegane resmi sahibi .  ''BM de KKTC tanınmamış defacto olarak görünmekte'' Bu nedenden dolayı  Kıbrıs Cum/GKRY  ada çevresinde bulunan tüm kara suları ,MEB ve parsellerin yegane sahibi olduğunu belirtip  hali ile kontrolün kendisinde olduğunu belirtmekte.  Yalnız  Kıbrıs Cumhuriyeti iki ortak arasında kuruldu yani ada üzerinde  ve çevresinde bulunan tüm haklardan kıbrıs türk halkı da hak sahibi. Kıbrıs Cum/GKRY buna hayır demiyor ne zaman toplumlar arasında bir anlaşma olursa o zaman sizlerde ortaklıktan olan haklarınızı geriye dönük olarak alabilirsiniz diyor.

Yani bu is döner dolaşır stratejiye bağlı , strateji de bir bütünlük içerisinde olması lazım ki Ege ve karadenize de uyarlanabilsin. Neticede hasımlarımız saf olmadıkları kadar gayet istikrarlı yıllardan beri bitmek usanmak bilmeden siyasi olarak iktidarda kim olursa olsun iddiaları doğrusunda çalışmaktalar.


(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/09/asd_1931.jpg)

Resminiz açılmıyor ama 29. sayfada şöyle bir parselleme resmi var. Bu aynı resim mi acaba?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 13 Mayıs 2019, 18:22:06
Daha değişik bir harita idi ama buradaki parsel numaraları ve konumları ile ayni,sadece benim eklemek istediğimde KKTC nin kuzeyindeki parsellerde görünürde idi.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan1976 - 13 Mayıs 2019, 18:38:48
(https://ichef.bbci.co.uk/news/624/cpsprodpb/5AF6/production/_104768232_cyprusmap.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: OKÇULAR - 14 Mayıs 2019, 11:10:04
yalnız kalacağız aynen kıbrıstaki durum gibi.  Tabii bunlar kişisel düsüncem  :)

İşte yalnız kalıyorsak, tepki alıyorsak muhakkak kurulu bir düzeni bozuyoruz. GKRK, Yunan, Mısır ve diğer taraf ne derse desin biz bildiğimizi okumalıyız. Masaya bile artık sondajı bitirip üretim havzaları oluşturduktan sonra oturmamız lazım. Yoksa tarih tekrar tekerrür eder ve elimizde kocaman Romanson dan kol saatı kalır. Kıbrıs barış harekatın da da karşımızda Yunan, İngiliz ve ABD vardı. 6. ıncı filonun bütün unsurları Mersinden görülebiliyordu. 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 14 Mayıs 2019, 11:18:11
Ab'ye enerji lazim. Rusya'dan biktilar. Yeni tren katarlari yolda kaldi. Tek adres o adanin etrafi. Bunu da enerji sirketleri araciligiyla yapacaklar. O sirketlerin de iceride acenteleri vardir.

Ben, lhd'de cikan yangin gibi sabotajlarin artacagini dusunuyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 14 Mayıs 2019, 12:05:45
Burada olay biraz bizde patlıyor.  Zaten yunanistanın saçma kıta sahanlığı iddiaları dışında bu ittifak devletleri tarafından Türkiyeye Doğu akdenizdeki kendi payı bırakılmış. Bunu nasıl yapmışlar KKTC'nin karalarının denk geldiği deniz bölgesi ve kuzeyi Türklere bırakmışlar. Bunu da alın buralar sizin diye değilde kalan diğer bölgede şirketlere arama izni vererek yapmışlar. Şimdi olay bizim tarafımızdan şuradan patlıyor. Akdenizin bize ayrılmış kısmında henüz herhangi bir sürdürülebilir rezerv bulunmamışken Akdeniz'in diğer tarafında rezervler bulunmuş. Belki o sektörler kadar arama tarama yapılsa bu tarafta da çıkar ama bu henüz bilinmiyor. Tabi burada bizimkilerin kafasında ciddi bir soru işareti doğuyor ?

Ulan sadece rezervler Güney tarafındaysa ? Güney bundan çok kazanç sağlayıp kktc'ye karşı silahlanırsa ? İşte problem tam olarak burada.
E biz buna karşı ne yapıyoruz. Büyük ihtimal Diyoruz ki karaların 50 km çevresindeki denizler o ülkenin hakkıysa Kıbrısın en güneyinden 50 km güneye kadar kktc'ninde hakkıdır. Kktc de Tpao'ya arama izni verebilir. E aynı şeyi adanın kuzeyi için Rumlar'da yapabilir ? Ama yapmıyorlar. Rezerv olmadığından olabilir mi ? Belki.
Bu sorun çözülmeyecek sorun değil. Bizim tarafta da bir kaç rezerv bulunur. Herkes kendi tarafında oynar. Ha o rezervler çıkınca Rumların da bizim şu an yaptığımızı yapmayacakları belirsiz.


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 14 Mayıs 2019, 13:11:27
Çipras’tan skandal Türkiye açıklaması: Böyle giderse yaptırım uygulanır;

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Türkiye'nin Akdeniz'deki doğal gaz arama faaliyetleriyle ilgili tuhaf açıklamalarda bulundu. Çipras doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye'ye ekonomik yaptırımların uygulanacağını iddia etti.

Alpha haber ajansına konuşan Çipras, “Eğer bu strateji devam ederse, finansal tedbirler ve yaptırımlar olabilir. Bu uygulamalara devam etmek yerine Türkiye, uluslararası hukuka ve anlaşmalara saygı göstermeli, diyalog masasına oturmalı” dedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı göstermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Mogherini, “Türkiye, Avrupa Birliği’nin gereğine uygun bir şekilde yanıt vereceği ve Kıbrıs’la tam bir dayanışma içinde olacağı her türlü yasa dışı uygulamadan kaçınmalı” diye konuştu.

*** Tedirginlik artık sinire dönüşüyor ,bu nedenle sürekli abilere çağrıda bulunuyor!

https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/ciprastan-skandal-turkiye-aciklamasi-boyle-giderse-yaptirim-uygulanir-4790723/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/ciprastan-skandal-turkiye-aciklamasi-boyle-giderse-yaptirim-uygulanir-4790723/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 14 Mayıs 2019, 15:25:22
Çipras’tan skandal Türkiye açıklaması: Böyle giderse yaptırım uygulanır;

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Türkiye'nin Akdeniz'deki doğal gaz arama faaliyetleriyle ilgili tuhaf açıklamalarda bulundu. Çipras doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye'ye ekonomik yaptırımların uygulanacağını iddia etti.

Alpha haber ajansına konuşan Çipras, “Eğer bu strateji devam ederse, finansal tedbirler ve yaptırımlar olabilir. Bu uygulamalara devam etmek yerine Türkiye, uluslararası hukuka ve anlaşmalara saygı göstermeli, diyalog masasına oturmalı” dedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı göstermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Mogherini, “Türkiye, Avrupa Birliği’nin gereğine uygun bir şekilde yanıt vereceği ve Kıbrıs’la tam bir dayanışma içinde olacağı her türlü yasa dışı uygulamadan kaçınmalı” diye konuştu.

*** Tedirginlik artık sinire dönüşüyor ,bu nedenle sürekli abilere çağrıda bulunuyor!

https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/ciprastan-skandal-turkiye-aciklamasi-boyle-giderse-yaptirim-uygulanir-4790723/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/ciprastan-skandal-turkiye-aciklamasi-boyle-giderse-yaptirim-uygulanir-4790723/)

O belli bükülmüş it ilk önce aç karnını doyursun açgözlülük yapacağına. Kime karşı ambargo koymakla öncülük yaptığını zannediyor? Başta o yaptırımlardan kendileri zararlı çıkacağını anlayamayacak kadar kollektif gerizekalı oldukları ortada.

En başta Almanya İngiltere ve Avusturya bu girişime karşı çıkacaklardır. Yatırımlardan dolayı çıkarlarına ters düşer.

Akdeniz’de en büyük sahile sahip olan ülkeyi daraltmaya kalkan satılmış Hellenler boynundaki ipin farkında değiller.

Tepkim biraz ırkcılık gibi gelebilir ancak  onların ne kadar aşağılık bir toplum olduklarını gelsinler bana sorsunlar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 14 Mayıs 2019, 15:37:05
İlk defa denizlerde bu kadar aktif oluyoruz. Mavi vatan tatbikatı ve arkasından deniz kurdu ile denizlerde çok net varız. Denizci millet olmak en büyük hayalim. Böyle gidersek bu kültür seviyesine 10, 15 yıla ulaşılabiliriz. Bu kuşatılmışlıktan denizler vasıtasıyla çıkarız. Yeni müttefikler edinebiliriz. Ve yeni ufuklar ortaya koyabiliriz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 15 Mayıs 2019, 14:18:34
Doğu akdeniz konusunu çözebilmemiz için öncelikle egeyi çözmemiz lazım. yunanlara demeliyiz ki, üzerinde insan yaşıyor olan adalar senin,kayalıklar hükümsüz(kimsenin), Karasu meselesinde anakara 12 mil , adalar 6 mil . sonra gel komşu garantör ülkeler olarak kıbrısada el atalım.  4 bilinmeyenli denklem yerine (Tr-kktc-yu-ru) 2 bilinmeyenli olsun(Türkiye-yananistan) güneyi senin kuzeyi benim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 15 Mayıs 2019, 14:57:25
Doğu akdeniz konusunu çözebilmemiz için öncelikle egeyi çözmemiz lazım. yunanlara demeliyiz ki, üzerinde insan yaşıyor olan adalar senin,kayalıklar hükümsüz(kimsenin), Karasu meselesinde anakara 12 mil , adalar 6 mil . sonra gel komşu garantör ülkeler olarak kıbrısada el atalım.  4 bilinmeyenli denklem yerine (Tr-kktc-yu-ru) 2 bilinmeyenli olsun(Türkiye-yananistan) güneyi senin kuzeyi benim.

Ege’de ne varmış çözülecek? 12 mili uygulamasınlar ve kendi sınırları içerisinde kalsınlar. Nokta.

Akdeniz’de en uzun sahil şeridine sahip olarak en küçük yüzölçümüne yetinmiş  olacağım ve kıta sahanlığımdan uluslararası alanda doğan  hakkımı kullanmayacağım  öyle mi?

Bizim alnımızda ne yazıyor?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 15 Mayıs 2019, 15:39:52
Sorunumuz zaten burada
ne yazıkki diplomaside kaybediyoruz. Egedeki sorunu nokta koyarak çözmeyi düşünüyoruz.
1974 den beri bir uluslararası bir devlet olmasını istediğimiz ama ne yazıkki beceremediğimiz (diplomaside kaybetmek) KKTC yi görmezden gelmek.Bizden başka herkes kıbrısı ada kabul ediyor ve orada tek bir devlet görüyor. Sonrada güney kıbrıs tüm ada yüzölçümünü hesaba katarak kendince meb ilan ediyor ve anlaşmalarını yapıyor. Madem dünya kktc yi tanımıyor, madem kıbrıslılar federatif de olsa tek bir devlet olamıyolar. O zaman burda bir sorun var . Çözmenin yolu da kıbrısı paylaşmak. Bunu da ancak yunanlıları iknayla olur. O da diplomasiden geçer. Çözüm diklenmek değil dik durmmaktan geçer
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 15 Mayıs 2019, 15:57:28
Sorunumuz zaten burada
ne yazıkki diplomaside kaybediyoruz. Egedeki sorunu nokta koyarak çözmeyi düşünüyoruz.
1974 den beri bir uluslararası bir devlet olmasını istediğimiz ama ne yazıkki beceremediğimiz (diplomaside kaybetmek) KKTC yi görmezden gelmek.Bizden başka herkes kıbrısı ada kabul ediyor ve orada tek bir devlet görüyor. Sonrada güney kıbrıs tüm ada yüzölçümünü hesaba katarak kendince meb ilan ediyor ve anlaşmalarını yapıyor. Madem dünya kktc yi tanımıyor, madem kıbrıslılar federatif de olsa tek bir devlet olamıyolar. O zaman burda bir sorun var . Çözmenin yolu da kıbrısı paylaşmak. Bunu da ancak yunanlıları iknayla olur. O da diplomasiden geçer. Çözüm diklenmek değil dik durmmaktan geçer

Kıbrısı iki tarafa paylaştırırsan adadaki herhangi bir sorunda iki devlet savaş noktasına gelecektir. Ancak şu anki konjüktürde bir sorunda bu devletler üzerinden hibrit ve sınırlı bir savaşa girilebilir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 15 Mayıs 2019, 16:16:30
trakyada savaşıyoruzmu biz yunanlılarla. Sonuçta 2 yavru devlet aslına rücu ederek ana devlete dönüşecekler
Ben de isterim keşke kktc tanınsa
ya da olmadı en azından 2 federasyon olarak tek bir devlet olmalarını
ama ne yazıkki dünya kıbrısa böyle bakmıyor.AB de üstüne tüy dikti bu durumun. kaçınılmaz gerçek kıbrıs bizim için çok stratejikse (ki öyle) o zaman bu sorunu bizim şartlarımızda çözmek. Garantör ülkeler anlaşarak bu sorunu çözmeli. örneğin ingiltereye akrotiri yi vermek gibi. yunanistanla ise hem kıbrıs hem ege beraber çözüme bağlanmalı.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 15 Mayıs 2019, 23:12:23
Verelim kurtulalım zihniyeti yani!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 15 Mayıs 2019, 23:30:46
Doğu akdeniz konusunu çözebilmemiz için öncelikle egeyi çözmemiz lazım. yunanlara demeliyiz ki, üzerinde insan yaşıyor olan adalar senin,kayalıklar hükümsüz(kimsenin), Karasu meselesinde anakara 12 mil , adalar 6 mil . sonra gel komşu garantör ülkeler olarak kıbrısada el atalım.  4 bilinmeyenli denklem yerine (Tr-kktc-yu-ru) 2 bilinmeyenli olsun(Türkiye-yananistan) güneyi senin kuzeyi benim.

 Anlayamadım yıllardan beri savaş sebebi saydığımız ve kabul ettiğimizde bir yunan gölüne dönüşecek Egede 12 mil yunan tezini kabul mü edelim diyorsunuz?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 16 Mayıs 2019, 03:22:18
Verelim kurtulalım zihniyeti yani!
İngiltere kabul etmeden hiçbirşey yapılamaz kıbrısda en azından hukuksal açıdan. Kıbrısda 3 garantör ülke var ve bildiğim kadarıyla 3ünün de onayı lazım. Verelim diye örnek gösterdiğim yerde güneyin zaten
Sınırların bile belli olmadığı, herkonuda belirsizliğin hakim olduğu şu anki duruma nazaran, çok daha iyi bir durum olacaktır.
Bir örnek daha veriyim daha anlaşılır olacaktır, adanın kuzeyinde: kimsenin kabul etmediği KKTC mi, ya da NATO üyesi Türkiye mi?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 16 Mayıs 2019, 03:32:53
Doğu akdeniz konusunu çözebilmemiz için öncelikle egeyi çözmemiz lazım. yunanlara demeliyiz ki, üzerinde insan yaşıyor olan adalar senin,kayalıklar hükümsüz(kimsenin), Karasu meselesinde anakara 12 mil , adalar 6 mil . sonra gel komşu garantör ülkeler olarak kıbrısada el atalım.  4 bilinmeyenli denklem yerine (Tr-kktc-yu-ru) 2 bilinmeyenli olsun(Türkiye-yananistan) güneyi senin kuzeyi benim.

 Anlayamadım yıllardan beri savaş sebebi saydığımız ve kabul ettiğimizde bir yunan gölüne dönüşecek Egede 12 mil yunan tezini kabul mü edelim diyorsunuz?
Benim yazdığım şey tam da Türk dış politika tezi.
Bi daha yazıyım anakara için 12 mil, adalar için 6 mil
Başlık: İngiltere Doğu Akdeniz'de Rum egemenliğini tanımadı
Gönderen: SKYWOLF - 16 Mayıs 2019, 09:15:51
İngiltere Doğu Akdeniz'de Rum egemenliğini tanımadı

Rumların Doğu Akdeniz'de tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge ile ilgili 'egemenliği şaibeli bölge' açıklaması, Rum lider Nikos Anastasiadis'i çileden çıkardı.

Her fırsatta Türkiye'yi Avrupa'ya şikayet eden Rumlar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yapacağı sondaj açalışmalarında İngiltere'den istediği cevabı alamadı.

İngiltere'nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan´ın, Rumların Doğu Akdeniz'de tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ile ilgili "Egemenliği şaibeli bölge" demesi, Rum kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'i çileden çıkardı.

Rum medyasına göre; İngiltere'nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan'nın açıklamalarından 'büyük rahatsızlık duyan' Anastasiadis, "Sir Duncan eskiden de kabul edilemezdi, şimdi de öyle. Bu konuda İngiltere Başbakanı Theresa May nezdinde girişimde bulunacağım." dedi.

"EGEMENLİĞİ ŞAİBELİ BÖLGE"
Tartışma; Londra'da Avam Kamaras'ında Rum kökenli İngiliz İşçi Partili Milletvekili Pambos Haralambus'un, İngiltere Dışişleri Bakanlığı´nın Türkiye´nin Doğu Akdeniz´de petrol ve doğalgaz sondajına başlama kararını kınamasını istemesiyle başladı. Haralambus, Türkiye'nin Fatih gemisinin de geri çekilmesi gerektiğini iddia etti.

Doğu Akdeniz'de çatışma riski olduğunu öne süren Haralambus'a, İngiltere'nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan cevap verdi. Sir Duncan, "Türkiye'nin Londra Büyükelçisi ile bir araya gelerek, çok yapıcı bir görüşme yaptım. Birleşik Krallığın tutumu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca; egemenliği şaibeli olan herhangi bir yerde sondaj yapılmaması gerektiği şeklindedir." dedi.

https://www.ensonhaber.com/ingiltere-dogu-akdenizde-rum-egemenligini-tanimadi.html (https://www.ensonhaber.com/ingiltere-dogu-akdenizde-rum-egemenligini-tanimadi.html)
Başlık: Ynt: İngiltere Doğu Akdeniz'de Rum egemenliğini tanımadı
Gönderen: metin62 - 16 Mayıs 2019, 10:09:44

Doğu Akdeniz'de çatışma riski olduğunu öne süren Haralambus'a, İngiltere'nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan cevap verdi. Sir Duncan, "Türkiye'nin Londra Büyükelçisi ile bir araya gelerek, çok yapıcı bir görüşme yaptım. Birleşik Krallığın tutumu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca; egemenliği şaibeli olan herhangi bir yerde sondaj yapılmaması gerektiği şeklindedir." dedi.


Tipik İngiliz politikası bu işte arkadaşlar. 
Verilen demeç kulağımıza hoş geliyor hatta bize hak verildiği kanısı dahi uyandırıyor , çünkü mesajın veriliş şekli kulağımızı tırmalamayacak şekilde .
 ''mesaj şu  teması şu Türk elçi ile görüşüp şaibeli olan alanda sondaj yapılmasının doğru olmadığını belirttim''
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 16 Mayıs 2019, 10:38:43

Doğu Akdeniz'de çatışma riski olduğunu öne süren Haralambus'a, İngiltere'nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan cevap verdi. Sir Duncan, "Türkiye'nin Londra Büyükelçisi ile bir araya gelerek, çok yapıcı bir görüşme yaptım. Birleşik Krallığın tutumu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca; egemenliği şaibeli olan herhangi bir yerde sondaj yapılmaması gerektiği şeklindedir." dedi.


Tipik İngiliz politikası bu işte arkadaşlar. 
Verilen demeç kulağımıza hoş geliyor hatta bize hak verildiği kanısı dahi uyandırıyor , çünkü mesajın veriliş şekli kulağımızı tırmalamayacak şekilde .
 ''mesaj şu  teması şu Türk elçi ile görüşüp şaibeli olan alanda sondaj yapılmasının doğru olmadığını belirttim''

Öyle de ama Anastasiadisi çıldırtacak kadar yetti 🤓
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 16 Mayıs 2019, 11:02:38
Çözüm ilhakdan geçiyor arkadaşlar. Yani ''ver kurtul değil al keyfine bak''Eğer kıbrıslı Türkler tek başlarına bir devlet veya azınlık sayılmayacağı federatif bir kıbrıs devleti olamıyorlarsa Türkiyeye bağlanmalılar.Kıbrıslı Türkler için başka çare yok.rumlar müzakereyi uzattıkça uzatırlar.AB de kabul etti onları. onlar için hava hoş. Tüm kıbrısa sahipmiş gibi meb ilan ettiler.
Ben bu işin sürüncemede kalmaması taraftarıyım.Beklemek karşı tarafın işine yarıyor
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 16 Mayıs 2019, 11:13:57
O zaman Güneyde sondaj yapamazsın. Şuan ki pozisyon bizimde işimize geliyor aslında. Ben o bölgede çıkan gazin bizim üzerimizden Avrupaya neden ihraç edilemediğini anlayamıyorum. Burada 2 tarafta suçlu bence. Israil zamanında bizden özür dilemişti. Sonra ne olduda bu kadar işler sarpa sardı anlamadım. Hep bu seçimler bizi bitirdi. Ticaret başka birşey. Israil ile ters düşebilirsin ama bunu ekonomiye, ticarete yansıtmamak lazımdı. Madem bu kadar onurluyuz 5 milyar dolar üzerinde ikili ticaret hacmi var. Uçak yakıtlarından tutta. Barzani petrolünü bizim üzerimizden geçirip ucuza Israil'e transferi falan ciddi ilişkiler neden mevcut. Seçimler yüzünden tıkandı çoğu proje. Halbu ki israili daha fazla bize bağımlı hale getirebilirdik. Ekonomik gelirde elde edebilirdik. Benzer şeyler ABD içinde geçerli. ABD' yı kullanmak varken sövüp sayıyoruz. :) bak Putine2işin ucunda çıkar olduktan sonra iranı bile ortada bırakabiliyor. Esad bile bizim için vazgeçilmez diyebiliyor. Fransa parası peşin ödenen mistral vermeyebiliyor ingiltere işte işin ucunda para olunca tartışmalı bölge diyebiliyor. Dile kolay MMU projesinde geliştirilen bütün sistemler ingiltere içinde olacak. Kendi ülkesinde geliştirse l 8, 10 milyar dolar Ar-Ge yapar. Şimdi o parayı tamamen biz üstleniyoruz. Geliştirilen teknolojide 2 ülkenin oluyor.  Vs vs örnekleri uzatabiliriz. Dünya 1400'lü yıllar değil ki. Atla kılıçla saldıralım. Ülkeler şehirleriyle, refah seviyeleriyle, özgürlükleriyle övünüyor. Ingiliz ordusu küresel ısınma ile mücadele ediyor. Düşnün artık hangi boyuta geçmisler. Istanbul da deprem olsa hiç abartmıyorum belki 100 bin kaybımız olacak. Twitter baştan aşşa yalan dolan olmuş. Istanbul seçimleri var herkez müslüman kesildi başımıza ayetler paylaşmazlar, iftara gitmeler, üyelik sağı solu farketmez herkez aynı :) yahu be kardeşim iftar açıyorsun Allah kabul etsin ne diye foto çekilip sosyal medyaya konuyorsunuz. Müslümanlığımız bile gösteriş olmuş artık.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 16 Mayıs 2019, 13:19:33
Şu anda bizim sondaj yaptığımız yer kendi meb imizde .İtirazlar, güney kıbrıs tüm kıbrıs yüzölçümünü kullanarak ilan ettiği sözde meb ile çakışmasında.
Bulunan doğalgazın bizim üzerimizden avrupaya taşınması en mantıklı yol.Zaten biz de kullanıcı oluruz. Lakin sorun iisrail-mısır-güney kıbrıs ortaklaşa meb ilan etmesi. Dolayısıyla biz de bu anlaşmayı saymıyoruz.Halbuki kıbrıs meselesi çözülüp ortaklaşa meb ilan edilse,kendi meb imizde çıkmasa bile biz de doğalgaz bulmuş gibi kar elde ederiz. Yani aslında bizim de işimize gelmiyor.En kötü çözüm , çözümsüzlükten iyidir.
ittifak konusuna gelince evet diplomasi hamaset kaldırmaz ,düşmanlık kaldırmaz.Yeri gelince insan düşmanıyla bile ortaklık kurabiliyor. Sovyetten korkup natoya girdik.Şimdi rus uçağını düşürdük ama ortaklık kurduk. rusya irandan sonra bizi de satacak suriye ve akdenizde. ingilltere ile sınırlı da olsa akdenizde müttefik olacağız. ab den ayrılacak ingiltere ile müttefikliği ilerletebilirdik ama işler değişti.Uğruna yurtdışında savaştığımız amerikayla 2003den beri kötüye giden ilişkiler var .
Dış politikada tek düsturumuz Tam Bağımsız Türkiye olmalıdır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 16 Mayıs 2019, 13:44:04
“KKTC'nin ruhsat verdiği alanlarda sondaj çalışmalarımızı sürdüreceğiz”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk halkının hakkını sonuna kadar savunacaklarını söyledi.

Çavuşoğlu, Romanya Temsilciler Meclisi Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Angel Tilvar'ı kabulünün ardından Avrupa Birliği (AB) Başkanlığında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"TÜRKİYE KENDİ KITA SAHANLIĞINDA SONDAJ ÇALIŞMALARINI PEK ALA YAPAR"

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sondaj hazırlığında olmasıyla ilgili olarak bazı ülkelerden tepkiler geldiğini anımsatan Çavuşoğlu, P5 ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçilerinin Dışişleri Bakanlığı'na davet edilerek bilgilendirildiğini belirtti. Çavuşoğlu, "Herkes gerçekleri gördü. Türkiye kendi kıta sahanlığında sondaj çalışmalarını pekala yapar." diye konuştu.

KKTC'nin ruhsat verdiği alanlarda Türkiye'nin sondaj çalışmalarını sürdüreceğini kaydeden Çavuşoğlu şunları kaydetti:

"Bizim kabul etmediğimiz ve içinde olmadığımız Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmesi, herhangi bir ülke tarafından, bunun geçerli olduğu anlamına gelmez. Bizim olur vermediğimiz ve içinde olmadığımız bu tür açıklamaların hiç birisi kabul görmez. Bizim için de makbul değildir. Diğer taraftan Türkiye kıta sahanlığını BM'ye de kaydettirmiştir. Aynı zamanda KKTC'nin ruhsat verdiği alanlarda da sondaj çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

Çavuşoğlu, GKRY, AB ve uluslararası toplumu uyarmalarına rağmen, Rum tarafının, Kıbrıs Türk halkının haklarını garanti altına almadan tek taraflı sondaj çalışmalarını yürüttüklerine dikkati çekti.

Bakan Çavuşoğlu, "Sorun buradadır. Bu sorunu çözmek gerekiyor. Türkiye'ye yönelik söylemlerde bulunmak yerine sorunu kökten çözmek lazım. O zaman Kıbrıs etrafında var olan rezervler iyi bir şekilde değerlendirilir ve Türkiye üzerinden de uluslararası piyasalara aktarılabilir. Bu akılcı yaklaşım yerine tek taraflı adımlar atarsa biz de gereğini yaptık, yapıyoruz, yapacağız." ifadelerini kullandı.

ÇAVUŞOĞLU: ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE HERKES HERKESLE GÖRÜŞÜR

Çavuşoğlu, Azerbaycan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) dışişleri bakanlarının Brüksel'de görüşmelerinin sorulması üzerine, bu konuda bir mahsur görülmediğini söyledi. Çavuşoğlu, "Uluslararası ilişkilerde herkes herkesle görüşür." ifadesini kullanarak, Azerbaycan Dışişleri Bakanı'nın Ermenistan Dışişleri Bakanı ile de işgal edilmiş topraklar üzerine görüştüğünü söyledi.

Azerbaycan'ın Kıbrıs konusundaki yaklaşımının önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Bazen Kıbrıs konusunda gayriresmi şekilde Rum lider (Nikos) Anastasiadis ile ben de görüşüyorum. Yine AKEL'in (Komünist Parti) Genel Sekreteri Türkiye'ye geldiğinde görüştük. Burada önemli olan Kıbrıs konusunda Azerbaycan'ın tutumudur. Azerbaycan her zaman bizim yanımızda olmuştur. Bundan şüphemiz yok." dedi.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/kktcnin-ruhsat-verdigi-alanlarda-sondaj-calismalarimizi-surdurecegiz/66735 (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/kktcnin-ruhsat-verdigi-alanlarda-sondaj-calismalarimizi-surdurecegiz/66735)

** Hasımlarımızın vermekte olduğu demeçlere, ve içerisinde bulundukları tedirginlik ruh hallerinden görülebildiği gibi doğru yolda olduğumuz aşikar. 

Şu andan itibaren konu ile ilgili konsantrasyonumuzu bozmak amacı ile yaratılmak istenecek tüm iç veya diş sorunları soğuk kanlılık ve bir bütünlük içerisinde savunup savuşturmak yapmamızın en doğru hareket olacağı kanısındayım.Bunun için önemli olan kendi içimizde daha etkin diyalok, ve konuyu partiler üzeri strateji olarak görüp ona göre hep birlikte hareket etmek en doğru yol olacağı kanısındayım.

Başlık: Çipras'ın Kıbrıs planı
Gönderen: SKYWOLF - 17 Mayıs 2019, 16:33:32
Çipras'ın Kıbrıs planı

Yunan basınına göre Yunanistan Başbakanı, Kıbrıs'tan asker çekmesi karşılığında Türkiye'ye doğalgazdan pay önerecek.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/17/asd_8997.jpg)

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki haklarını koruma adına birçok ülkeye meydan okudu. Yunanistan ve Rumlar başta olmak üzere Almanya, Fransa, ABD, İsrail, Mısır gibi ülkeler Türkiye'nin petrol ve doğalgaz aramasına karşı çıkmıştı.

Bölgede savaş gemileriyle birlikte petrol ve doğalgaz aramaya devam eden Türkiye kararlı bir duruş ortaya koyunca, Yunanistan'dan yeni çözüm önerileri gelmeye başladı.

YUNAN GAZETENİN İDDİASI
Yunanistan'ın en eski muhafazakâr gazetelerinden Estia'nın haberine göre Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın, Kıbrıs'tan asker çekmesi karşılığında Türkiye'ye, Doğu Akdeniz'deki doğalgazdan pay önereceği öne sürüldü.

YALANLANMADI
Yunan gazetenin bu haberi, Başbakan Çipras tarafından yalanlanmadı.

Türkiye'nin böyle bir teklifi kabul etmesi beklenmiyor ancak Çipras, henüz böyle bir teklifle gelmedi.

https://www.ensonhaber.com/ciprasin-kibris-plani.html (https://www.ensonhaber.com/ciprasin-kibris-plani.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 17 Mayıs 2019, 17:52:45
Gaz onun değilki sözde Kıbrıs devletinin nereye verecek.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Mayıs 2019, 19:12:42
M3 başına kaç asker düşünüyor mesela  ;D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Mayıs 2019, 20:02:35
Çavuşoğlu: Doğu Akdeniz'de Fatih gemisinin sondaj yaptığı bölge Türk kıta sahanlığı;

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, BM daimi üyeleri ve AB dışişleri bakanlarına gönderdiği  mektupta Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki tutumuna ilişkin muhataplarını  bilgilendirdi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu mektubunda, Doğu Akdeniz'de Fatih gemisinin  sondaj yaptığı bölgenin Türk kıta sahanlığı olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu mektubunda, AB'nin üyelik dayanışması  altında GKRY'ye verdiği desteğin uluslararası hukukla bağdaşmadığının altını çizdi.
Son dakika | Çavuşoğlu: Doğu Akdeniz'de Fatih gemisinin sondaj yaptığı bölge Türk kıta sahanlığı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler  (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dışişleri  bakanlarına mektup göndererek, Fatih gemisinin Akdeniz'de Türk kıta sahanlığındaki sondaj faaliyetine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu,  mektubunda AB'nin üyelik dayanışması altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY)  verdiği desteğin uluslararası hukukla bağdaşmadığının altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, Fatih gemisinin Akdeniz'de Türk kıta sahanlığındaki  sondaj faaliyeti hakkında, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin dışişleri  bakanlarına, AB dışişleri bakanlarına ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası  Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'ye mektup gönderdi.

Çavuşoğlu, mektubunda, Türkiye'nin siyasi ve hukuki tutumunu ayrıntılı  şekilde anlatarak, Fatih gemisinin sondaj yaptığı bölgenin Türk kıta sahanlığı  olduğunu vurguladı.

Mektubunda Kıbrıs Adası'ndan 75 km uzaktaki sondaj noktası dahil Türk  hükümetinin 2009 ve 2012'de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) ruhsat  verdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, AB'nin üyelik dayanışması altında GKRY'ye verdiği  desteğin uluslararası hukukla bağdaşmadığının altını çizdi.

Çavuşoğlu, uluslararası hukukta sınırlandırma mevzu olduğunda,  Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığı bakımından adaların otomatik  olarak tam etki doğuramayacağını, adaların MEB ve kıta sahanlığına sahip olma  hakkıyla sınırlandırmada ne kadar etki doğurabileceklerinin ayrı hususlar  olduğunu vurguladı.

Mektupta, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e ilişkin tutumunu 2004'ten  itibaren BM nezdinde kayda geçirdiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Türkiye’nin  Kıbrıs Rumlarının tek taraflı MEB iddiasını kabul etmeyeceğine de işaret etti.

Çavuşoğlu, üçüncü tarafların çakışan deniz yetki alanı ihtilaflarında  taraf olmamalarının esas olduğunu, üçüncü tarafların adeta mahkeme yerine geçerek  sınırın nereden geçeceğine karar veremeyeceklerini vurgulayarak, çakışan iddialar  bulunduğunda sınırlandırmanın ya üçüncü tarafların haklarına halel getirmeyen  ikili anlaşmalarla ya da uluslararası yargı yoluyla çözülebileceğini belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, çözüm olmadığında çakışan iddiaların devam ettiğini,  kimi AB üyelerinin üçüncü tarafların haklarını haleldar eden deniz yetki alanı  iddialarının da AB'nin dış sınırlarıymış gibi takdim edilemeyeceğini kaydetti.  Çavuşoğlu, AB'nin bu konudaki hatalı tutumunun uluslararası hukukun açık bir  ihlali teşkil ettiğinin altını çizdi.

Türkiye sismik ve sondaj faaliyetlerine devam edecek

Mektupta, Kıbrıs Adası'nın batısında kalan deniz alanında nihai bir  çözümün ancak Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra mümkün olabileceğini ifade eden  Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesine kapsamlı çözümün olmadığı mevcut durumda, AB'nin  deniz yetki alanı meselesinde taraf tutmamasının ve yapıcı bir rol oynamasının  beklendiğini Mogherini’ye açıkça belirtti. Çavuşoğlu, aynı şekilde, ABD Dışişleri  Bakanlığının açıklamasından Türkiye'nin duyduğu rahatsızlığı ABD'li muhatabına  mektubunda iletti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridi uzunluğuna  sahip ülke olarak meşru hak ve hayati çıkarlarının bulunduğunu ve uluslararası  hukuka uygun olarak kıta sahanlığındaki haklarından yararlandığını vurguladı.

Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de Akdeniz’deki tüm sorunlara  adil, hakkaniyetli ve barışçıl çözümler bulunmasına katkı sağlamaya hazır  olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, buna Türkiye'nin tanıdığı ve diplomatik ilişkileri  bulunduğu ilgili tüm kıyıdaşlarla deniz yetki alanlarının hakkaniyetli şekilde  sınırlandırılmasının da dahil olduğunu kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs Rumlarının Kıbrıs Türklerinin hak ve  çıkarlarını ihlal eden, aynı zamanda Türkiye'nin kıta sahanlığındaki meşru  haklarını ihlal eden tek yanlı adımlarının bölgedeki güvenlik ve istikrarı  tehlikeye düşürdüğüne işaret ederek, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türklerinin adanın  eş sahibi ve adanın doğal kaynakları üzerinde hak sahibi olduklarını gözardı  ettiğini belirtti.

Kıbrıs Rumlarının tek yanlı adımlarını durdurmaması veya Kıbrıs  Türklerini karar alma mekanizmalarına dahil etmemesi halinde Türkiye'nin Kıbrıs  Türklerine de her türlü katkıyı vermeye devam edeceğinin altını çizen Çavuşoğlu,  KKTC'nin TPAO'ya ruhsat verdiği alanlarda da sismik ve sondaj faaliyetlerinin  devam edeceğini vurguladı.

Çavuşoğlu, mektubunun sonunda, Türkiye'nin sağduyu ve iyi niyetle  hareket etmeye devam edeceğini ancak hem kendinin hem Kıbrıs Türklerinin  uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının ihlal edilmesine de seyirci  kalamayacağını vurguladı.

Bakan Çavuşoğlu, üçüncü taraflara sağduyu, taraf tutmama ve yapıcı rol  oynama çağrısı yaptı.

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-cavusoglu-dogu-dunya-2875673/ (http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-cavusoglu-dogu-dunya-2875673/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 17 Mayıs 2019, 20:03:58
Kimin malindan kime pay vereceklermis?

Ückagitcilikta gittikce amatörlesiyorlar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 17 Mayıs 2019, 21:09:11
5 kuruş pay verilmemeli bizden bunlara. Akdeniz kendilerinin sanki.
Başlık: Ynt: Çipras'ın Kıbrıs planı
Gönderen: serkan1976 - 18 Mayıs 2019, 14:29:58
Çipras'ın Kıbrıs planı

Yunan basınına göre Yunanistan Başbakanı, Kıbrıs'tan asker çekmesi karşılığında Türkiye'ye doğalgazdan pay önerecek.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/17/asd_8997.jpg)

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki haklarını koruma adına birçok ülkeye meydan okudu. Yunanistan ve Rumlar başta olmak üzere Almanya, Fransa, ABD, İsrail, Mısır gibi ülkeler Türkiye'nin petrol ve doğalgaz aramasına karşı çıkmıştı.

Bölgede savaş gemileriyle birlikte petrol ve doğalgaz aramaya devam eden Türkiye kararlı bir duruş ortaya koyunca, Yunanistan'dan yeni çözüm önerileri gelmeye başladı.

YUNAN GAZETENİN İDDİASI
Yunanistan'ın en eski muhafazakâr gazetelerinden Estia'nın haberine göre Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın, Kıbrıs'tan asker çekmesi karşılığında Türkiye'ye, Doğu Akdeniz'deki doğalgazdan pay önereceği öne sürüldü.

YALANLANMADI
Yunan gazetenin bu haberi, Başbakan Çipras tarafından yalanlanmadı.

Türkiye'nin böyle bir teklifi kabul etmesi beklenmiyor ancak Çipras, henüz böyle bir teklifle gelmedi.

https://www.ensonhaber.com/ciprasin-kibris-plani.html (https://www.ensonhaber.com/ciprasin-kibris-plani.html)

Eyvah eyvah eyvah... Para alacaksak bizimkiler bunu düşünebilir... 2 sene sonra da CEHAPE para için Kıbrıs'ı sattı derler..
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 18 Mayıs 2019, 17:07:11
Yine "kandırılmayak"!!!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 18 Mayıs 2019, 19:56:04
Yine "kandırılmayak"!!!

Bir şey olmaz nede olsa alıştık.

Şaka bir yana. Bu konuda bizimkiler epey ciddi. Kıbrıs savaşından sonra TSK Akdeniz’de cesur tutum sergiliyor. İnşallah devamı gelir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Mayıs 2019, 11:41:00
Rum Yönetimi Fransa'ya deniz üssü veriyor;

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tek taraflı doğalgaz arama çalışmalarının Türkiye tarafından engellenmesi önlemesi karşılığında Fransa'ya daimi deniz üssü tahsis etmeye hazırlanıyor.


Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında, hafta içi imzalanan işbirliği anlaşmasının detayları ortaya çıkmaya başladı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Savvas Angelidis ile Fransa Savunma Bakanı Florence Parly arasında hafta içerisinde imzalanan savunma işbirliği anlaşmasının maddeleri konusunda açıklık getirdi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa'nın iki tarafın anlaşmasının temel ekseninin, “İki ülke deniz kuvvetlerinin yararına yönelik stratejik işbirliği” olduğu da belirtildi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa'nın Kıbrıs adasının Vasiliko bölgesinde oluşturmak istediği deniz üssünün 'teknokratik' olguların incelemesi amacıyla Fransız askeri teknik uzmanların ilerleyen süreçte Kıbrıs'a gelmesi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa'nın arasındaki anlaşmanın maddeleri şöyle:

“1.Deniz üssünün, yüksek operasyonel menzilli üsse dönüştürülmesi,

2) Deniz üssünün geliştirilmesiyle ilgili incelemeler ve planlar tamamlandıktan sonra, bunun altı ay içerisinde operasyonel olarak hazır olması,

3) PESCO işbirliği çerçevesinde Doğu Akdeniz'de operasyonda bulunacak ve demir atacak olan Fransız Deniz Kuvvetlerinin gereksinimlerinin tamamıyla karşılanması,

4) Fransa'nın bölgedeki daimi ve sürekli varlığının garanti altına alınması,

5) Rum Yönetimi'nin operasyonel altyapılarının, bölgede faaliyet gösteren Fransız Deniz Kuvvetleri için uygulanabilir bilgi gücü olarak kullanılması,

6) Fransa'nın Mari'deki altyapıların geliştirilmesi gerekliliğine ekonomik olarak katkıda bulunması,

7) Fransız Deniz Kuvvetlerinin, Türkiye tarafının araştırma faaliyetlerinin engellenmesine yönelik herhangi bir çabayı göğüslemesi,

8) Rum Yönetimi'nin deniz kuvvetlerinin modernizasyonu ve güçlendirilmesi,

9) Avrupa veya ortak faaliyetler çerçevesinde iki ülke silahlı kuvvetlerinin işbirliği ve eğitimin sağlanması.” 

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/rum-yonetimi-fransaya-deniz-ussu-veriyor/66964 (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/rum-yonetimi-fransaya-deniz-ussu-veriyor/66964)

**Bahsi gecen konum Mari Dnz üssü yanı.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 21 Mayıs 2019, 10:27:00
7) Fransız Deniz Kuvvetlerinin, Türkiye tarafının araştırma faaliyetlerinin engellenmesine yönelik herhangi bir çabayı göğüslemesi,

YERSEEEEEEE :)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 21 Mayıs 2019, 10:42:34
Müsaadenizle ben bahçeme gidiyorum. Armut toplayacağım.
Başlık: İngiltere'den Güney Kıbrıs'a F-35 yığınağı
Gönderen: SKYWOLF - 22 Mayıs 2019, 08:35:29
İngiltere'den Güney Kıbrıs'a F-35 yığınağı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/22/r_5157.jpg)

İngiliz Kraliyet Donanması'na ait dikine kalkış ve iniş kabiliyetine sahip F-35B savaş uçakları Limasos'da bulunan Akrotiri Hava Üssü'ne iniş yaptı.

İngiltere'nin geçtiğimiz nisan ayında kararını aldığı F-35 uçaklarını Kıbrıs'a gönderme işlemi gerçekleşti.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/22/asd_3416.jpg)

İngiliz Kraliyet Donanması'na ait dikine kalkış ve iniş kabiliyetine sahip F-35B savaş uçakları, Kıbrıs'a getirildi. Uçaklar, İngiltere'ye ait Kıbrıs Rum Kesimi tarafındaki Akrotiri Hava Üssü'nde konuşlandırıldı.

Uçakların hava üssüne inişi sırasında askerler sevinç gösterileriyle F-35'leri karşıladı.

EĞİTİM FAALİYETİ YAPILACAK
İngiltere, geçtiğimiz aylarda 121 adet F-35 uçağını bu üsse nakledeceğini, burada bulunan Tornado uçaklarını da emekliye ayıracağını açıklamıştı. Getirilmeye başlanan uçaklar bölgede eğitim ve koordinasyon faaliyeti yürütmesi planlanırken, uçaklarla intikal ve saldırı tatbikatlarının yapılması da gündemde.

FRANSA-İSRAİL İLE ORTAK GÜÇ
Bölgedeki üs için de yeni bir misyon oluşturuluyor. Özellikle Doğu Akdeniz'de yaşanan enerji sahası geriliminde Türkiye'nin olası bir müdahalesine karşı Rum yönetimi Fransa, İsrail ile iş birliğini anlaşması yaptı. Akrotiri Hava Üssü'nde bulunan uçakların da bu misyona hizmet etmesi de iki ülke arasında görüşülen iş birliği faaliyetleri arasında bulunuyor.

ENERJİ SAHALARINA KORUMA
Rum tarafı geçtiğimiz günlerde Mari bölgesinde bulunan Evangelos Florakis Deniz Üssünü Fransa'nın kullanımına açmıştı. Fransa’nın Türk Donanması’nın bölgedeki faaliyetlerine karşı Rum Yönetimi ile işbirliği içinde olacağı, TOTAL şirketinin bölgede faaliyet gösterecek gemilerini koruma yükümlülüğünün de imza altına alındığı bildirildi.

Anlaşmada yer alan dokuz maddeden birinin “Fransız Deniz Kuvvetleri, Türkiye’nin Rum sözde parsellerinde faaliyet gösteren Fransız petrol şirketi Total’e yönelik olası müdahalelerini göğüsleyecek” şeklinde olması dikkat çekti.

https://www.ensonhaber.com/ingiltereden-guney-kibrisa-f-35-yiginagi.html (https://www.ensonhaber.com/ingiltereden-guney-kibrisa-f-35-yiginagi.html)
Başlık: Rum Kesimi'nden gerilimi tırmandıracak sondaj açıklaması
Gönderen: SKYWOLF - 22 Mayıs 2019, 08:38:15
Rum Kesimi'nden gerilimi tırmandıracak sondaj açıklaması

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/22/asd_898.jpg)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Enerji Bakanı Yorgos Lakkotropis, tek taraflı ilan ettikleri Münhasır Ekonomik Bölge'de (MEB) faaliyetlerine gelecek 2 yılda 8 sondajla devam edeceklerini öne sürdü.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de gerçekleştirdiği sondaj faaliyetleri, Türkiye'ye yönelik saldırgan tutumlar doğuruyor. Özellikle hak ihlalinde bulundukları alanlarda işgal girişimleri gerçekleştiren Rum tarafı, yine ilişkilerdeki gerilimi tırmandıracak bir adım atıyor.

8 FAALİYET YAPILACAK
Kathimerini gazetesinin haberine göre Lakkotropis, Türkiye'nin Kıbrıs yakınlarında başladığı hidrokarbon arama ve sondaj çalışmaları sürerken, düzenlediği yıllık plan sunumunda açıklamalarda bulundu.

Kıbrıs açıklarındaki faaliyetlerine devam edeceklerini belirten Lakkotropis, "Gelecek 24 ay içinde 8 sondajın yapılması planlanıyor. Bunların 6'sı araştırma 2'si ise teyit amacıyla gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı.

Lakkotropis, sondajların bu yıl sonunda veya gelecek yılın ilk döneminde başlayacağını ileri sürerek, sözde MEB kapsamındaki 7'nci parselde de lisanslama çalışmalarında son aşamaya geldiklerini belirtti.

İSRAİL İLE ARAŞTIRMA
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bölgedeki en büyük ortağı İsrail. Özellikle sahada araştırma ve sondaj faaliyetlerini birlikte yürüten Rumlar, çalışmalarını ortaklaşa götürüyor. Özellikle gerilimin tırmandığı alanlarda yine İsrail'e ait gemilere de sıkça rastlanıyor.

KIBRIS AÇIKLARINDA SONDAJ
Rum kesiminin, Türk tarafının hak talep ettiği bölgelerde uluslararası şirketlere arama faaliyetlerinde bulundurması, Türkiye ve KKTC'nin tepkisine yol açıyor.

Rum yönetimini, ada çevresinde tek taraflı olarak ilan ettiği 13 parseli uluslararası şirketlere ihale ederek lisanslandırıyor.

Adada eşit bir paylaşım tezine rağmen enerji şirketlerinin bölgedeki çalışmaları üzerine Türkiye, deniz yetki alanlarıyla çakışan bölgelerde arama ve üretim çalışmalarına izin vermeyeceğini belirtiyor.

Öte yandan Türkiye, Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi ve Fatih sondaj gemisi ile Kıbrıs Adası yakınlarında hidrokarbon arama çalışmalarına başladı.

İlk olarak Yazılı Seyir Uyarı Sistemi (Navtex) ile Fatih'in Ada'nın batısında çalışmalara başlayacağı 3 Mayıs'ta ilan edildi. 3 Eylül'e kadar bölgede kalacağı duyurulan Fatih, Kıbrıs Adası'nın yaklaşık 60 kilometre batısındaki noktada çalışmalarını sürdürüyor.

Navtex sistemine göre, Barbaros Hayreddin Paşa gemisinin de adanın güneyinde Mısır deniz sahasına yakın bir bölgede, 31 Temmuz'a kadar çalışacağı açıklandı.

TÜRKİYE'NİN YETKİ SAHASI
Fatih'in sondaj çalışmalarına başladığı bölgenin Rum kesiminin tek taraflı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgede kaldığı iddia ediliyor, ancak bu nokta Türkiye'nin deniz yetki sahaları içinde bulunuyor ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da bu sahalarda çalışmalarını yürütüyor.

GKRY ve Yunanistan'ın yanı sıra Avrupa Birliği (AB), ABD, İsrail ve Mısır sondaj faaliyetlerini durdurması için Türkiye'ye çağrıda bulunan taraflar arasında bulunuyor.

Dışişleri Bakanlığı ise art arda yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin sondaj ve sismik gemilerinin, kendi kıta sahanlığında olduğunu sondaj faaliyetlerine kararlılıkla devam edileceğini belirtiyor.

https://www.ensonhaber.com/rum-kesiminden-gerilimi-tirmandiracak-sondaj-aciklamasi.html (https://www.ensonhaber.com/rum-kesiminden-gerilimi-tirmandiracak-sondaj-aciklamasi.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 22 Mayıs 2019, 16:23:00
İngiltere yine 'şaibeli' dedi "

İngiltere, Doğu Akdeniz’de Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin (MEB) şaibeli/tartışmalı olduğu görüşünü yineledi. İngiltere’nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan’ın ardından bu kez Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Harriet Baldwin neredeyse aynı içerikte açıklama yaptı"

ngiltere, Doğu Akdeniz’de Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin (MEB) şaibeli/tartışmalı olduğu görüşünü yineledi. İngiltere’nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan’ın ardından bu kez Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Harriet Baldwin neredeyse aynı içerikte açıklama yaptı. Rum yönetimi rahatsızlığını “bir bölgenin şaibeli olup olmadığını belirleyecek olan İngiltere değil” sözüyle dile getirdi.

Fileleftheros “Bölgenin Şaibeli Olduğunda Israrlı… Lefkoşa İngiltere’nin Yeni Açıklamasından Rahatsız” başlıklı haberinde Sir Alan’ın geçen hafta Avam Kamarası’nda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri ile ilgili bir soruyu cevaplarken yaptığı “şaibeli bölge” tanımlamasını bu kez Rum tezlerinin savunucusu olarak tanılan İngiliz milletvekili Theressa Williers’in, sorusuna karşılık Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Baldwin’in yinelediğini yazdı.

Habere göre Williers İngiltere hükümetinin, Rum yönetiminin “hakları ve bu hakların Türkiye tarafından ihlal edilmesiyle ilgili tutumunu” İngiltere Dışişleri Bakanı’na yeniden sordu.
Türk sondaj gemilerinin sözde Rum “MEB’ini işgal ettiğini” iddia eden Williers, Dışişleri Bakanı’nın bu konuda Türk mevkidaşı nezdinde girişimde bulunup bulunmayacağını, İngiltere’nin Rum yönetiminin sözde MEB’i içerisinde sondaj operasyonları yapma yetkisi olup olmadığını ve İngiltere’nin Rum MEB’ini tanıyıp tanımadığını sordu.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Baldwin “tutumumuz değişmedi”, dedi, özetle şöyle devam etti:

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararasında tanınan Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde petrol ve gazı değerlendirme hakkını tanıyoruz. Türkiye’nin planlamakta olduğu sondaj konusunda Birleşik Krallık, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi tahtında egemenliği şaibeli hiçbir bölgede sondaj yapılmaması gerektiği tezine sahiptir.
Kıbrıs’ın petrol ve doğal gazının bütün Kıbrıslıların çıkarına geliştirilmesi gerektiği inancımız devam ediyor.

” Rum yönetimi, İngiltere’nin yaklaşımına itirazını “İngiltere’nin tezi ne Uluslararası Hukuk’a ne de 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uyar” diyerek dile getirdi. Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis Londra’nın, hangi bölgenin şaibeli olduğunu, hangisinin olmadığını belirleme yetkisi bulunup bulunmadığını sordu.

Rum yönetiminin Türkiye’ye, Deniz Hukuku Sözleşmesi tahtında deniz sınırlarını belirlemeyi teklif ettiğini söyleyen Hristodulidis “Bu işlem Deniz Hukuku Sözleşmesi temelinde yapılacaktı. Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası sözleşme maddeleri uyarınca Türkiye haricindeki diğer komşu ülkelerle anlaşmalar imzaladı, bunu da Ankara’nın olumsuz açıklamalarına rağmen yaptı” ifadelerini kullandı.

“LOBBY FOR CYPRUS: DÜŞMANCA EYLEM”
Aynı gazete İngiltere’de yaşayan Rumların Sir Alan Duncan’ın egemenliği şaibeli bölge tanımlamasına tepkilerinin sürdüğüne işaret ederek “Lobby for Cyprus” isimli örgütün Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt’a protesto mektubu gönderdiğini yazdı.

Habere göre mektupta “Türkiye’nin, yasal olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olan hidrokarbonlara sahip olma manevi veya hukuki hakkı yoktur” iddiasında bulunuldu.

İngiltere’nin, Federica Mogherini tarafından dile getirilen AB ilke tezini benimsememesinden hayal kırıklığı belirtilen mektupta Sir Alan Duncan’ın, “düşmanca eylem” olarak tanımlanan sözlerinin “Egemen Üs Bölgeleri olarak bilinen Kıbrıs’taki Kraliyet Kolonisi artıklarına karşı eyleme geçilmesi seslerini tetiklediği” uyarısında bulunuldu.

www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/ingiltere-yine-saibeli-dedi-h116400.html (http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/ingiltere-yine-saibeli-dedi-h116400.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 22 Mayıs 2019, 20:32:59
Biraz konuyu toparlayalim.

Dogu akdenizde dogalgaz meselesi, buzdaginin gorunen kismidir. Asil mesele, macar yahudisi kokenli nicolas sarkozy'nin ortaya attigi Akdeniz birligi projesidir. Bu projeye de rte "akdeniz icin birlik" diyerek yesil isik yakmistir.

Bu proje ugruna, tunus, libya, misir, suriye ve biz bazi degisiklikler(!) yasadik mecburen.

Bu projenin iki es baskani olacaktir. Fransa ve İtalya. İspanya bile uye konumundan öteye gecemeyecektir.  Abd de basta yeşil ışık yaktigi projeye, Çin'in yunanistan ve italya ile dahil olmasi ile birlikte "acaba?" Demeye baslamistir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 22 Mayıs 2019, 20:40:53
Hatirladigim kadar Sarkozynin teklifini redettmisti RTE. Akliyla AB yerine Akdeniz Birligin üyeligini  alternatif olarak sundu ve liderligini Türkiyeye teklif etmisti. Yani aglayan cocuga seker uzatir gibi. Reis bu tekliften uzak durdugunu iyi hatirliyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 22 Mayıs 2019, 20:49:21
Hatirladigim kadar Sarkozynin teklifini redettmisti RTE. Akliyla AB yerine Akdeniz Birligin üyeligini  alternatif olarak sindu ve liderligini Türkiyeye teklif etmisti. Yani aglayan cocuga seker uzatir gibi. Reis bu tekliften uzak durdugunu iyi hatirliyorum.

Hayir durmadi. O zamanlar ab umutlari diri oldugu icin ab'ye alternatif, hatta bir alt kume birligi kucumsedi. Ama bir acik kapi birakti. Sadece adina itiraz ederek.

Reisiniz kayintiya itiraz edemez
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 22 Mayıs 2019, 21:33:56
Hatirladigim kadar Sarkozynin teklifini redettmisti RTE. Akliyla AB yerine Akdeniz Birligin üyeligini  alternatif olarak sindu ve liderligini Türkiyeye teklif etmisti. Yani aglayan cocuga seker uzatir gibi. Reis bu tekliften uzak durdugunu iyi hatirliyorum.

Hayir durmadi. O zamanlar ab umutlari diri oldugu icin ab'ye alternatif, hatta bir alt kume birligi kucumsedi. Ama bir acik kapi birakti. Sadece adina itiraz ederek.

Reisiniz kayintiya itiraz edemez

O maalesef benim kadar seninde Reisin. Piyangoda RTE cikti.
 N`apalim... onunla yasayacagiz.


Hatirlarsan ona benzer bir model Rahmetli Turgut Özal Karadeniz icin canlandirdi, Karadeniz isbirligi örgütü, kisacasi KEI. Cok güzel bir devletlerarasi bir projeydi.
Sonra ne oldu? Birlik Puf oldu. Neden Puf oldu cünkü AB gibi köklü bir organ yürütülemedigi icin. Tecrübe zenginliktir ve bu Akdeniz icin uygulanacagi birlik en yakin zamanda duvara toslayacagi belli.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 22 Mayıs 2019, 23:26:04
Yok benim reisim degil. Hic olmadi, olmayacak. Katilip oy bile vermedigim secimden cikan her kim olursa olsun beni baglamaz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: fırtına06 - 22 Mayıs 2019, 23:30:00
Arkadaşlar tartışmadan ve siyasetten mümkün olduğunca kaçınalım, konuyu dağıtmayalım....
Başlık: Rum basını: Ankara fırtınaya hazırlanıyor
Gönderen: fırtına06 - 26 Mayıs 2019, 18:45:37
Fileleftheros, Türkiye'nin ikinci sondaj gemisini Kıbrıs açıklarına göndereceğini sayfalarına taşıdı.

(http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2019/05/26/rum-basini-ankara-firtinaya-hazirlaniyor-13889935.Jpeg)

Rum medyası, Kıbrıs'ta sondaj çalışmaları başlatan 'Fatih'in varlığından dolayı bölgede endişe verici bir sessizliğin hakim olduğunu yazdı.

Fileleftheros gazetesi 'Ankara fırtınaya hazırlanıyor' başlığı ile verdiği haberinde; Türkiye'nin ikinci sondaj gemisini bölgeye göndereceğini yazdı.

Türkiyenin, Kıbrıs'ın güneyindeki deniz parselinde 'ileriye gitme olasılığının' açık olduğunu yazan gazete, bölgede sıcak bir olay çıkma senaryosunun daha görünür hale geldiğini savundu.

Gazete, Yunan hükümet yetkililerinin, özellikle Yunan dışişleri ve savunma bakanlarının son günlerdeki bu ihtimalden söz ettiğini hatırlattı.

Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Fatih' gemisini Türkiye'ye geri çağırmasını hiç kimsenin düşünmediğine de vurgu yapıldı.

http://www.milliyet.com.tr/rum-basini-ankara-firtinaya-dunya-2880295/ (http://www.milliyet.com.tr/rum-basini-ankara-firtinaya-dunya-2880295/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 26 Mayıs 2019, 20:13:34
Cozum surecinden pat diye donuldugu gibi bundan da donulur. Rte karsindakinin elini yoklamasini bilir. Eger karsidaki gucluyse ya pes eder, ya da zamana yayar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 26 Mayıs 2019, 20:20:32
Cozum surecinden pat diye donuldugu gibi bundan da donulur. Rte karsindakinin elini yoklamasini bilir. Eger karsidaki gucluyse ya pes eder, ya da zamana yayar.

Reisin reklamini yapmak istemiyorum. Ama yaniliyorsun üstadim. Ne zamana birakirlar ne de pes ederler. Dogu Akdeniz konusunda bir tek RTE karar vermiyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 26 Mayıs 2019, 20:28:30
Cozum surecinden pat diye donuldugu gibi bundan da donulur. Rte karsindakinin elini yoklamasini bilir. Eger karsidaki gucluyse ya pes eder, ya da zamana yayar.

Reisin reklamini yapmak istemiyorum. Ama yaniliyorsun üstadim. Ne zamana birakirlar ne de pes ederler. Dogu Akdeniz konusunda bir tek RTE karar vermiyor.

Gorecegiz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 26 Mayıs 2019, 20:44:45
Yavuz Körfezde ruhsat bekliyor!

Türkiye’nin satın aldığı 2. derindeniz sondaj gemisi Yavuz, İzmit Körfezi’nde demirledi. Geminin ruhsat ve sertifikasyon çalışmaları sürüyor.  Çalışmalar tamamlandıktan sonra doğalgaz ve petrol aramak üzere kentimizden ayrılacak .Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) satın aldığı Türkiye’nin 2. derindeniz sondaj gemisi TPAO Yavuz Deepsea Metro 1’in ruhsatlandırma ve sertifikasyon faaliyetleri HeliPLAT tarafından başlatıldı. Gemi, Akdeniz ve Karadeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını gerçekleştirecek. Şu anda İzmit Körfezi’nde Altınova açıklarında demirli olan Yavuz, ruhsat ve sertifikalarını aldıktan sonra Türkiye adına denizlerde petrol ve doğalgaz arayacak. Bilindiği üzere TPAO’nun ilk gemisi olan TPAO Fatih Deepsea Metro 2’nin de ruhsatlandırma ve sertifikasyon çalışmaları halen devam ediyor.

**** Gemi halen Yalova Önlerinde. 26.05.2019

https://www.virahaber.com/yavuz-korfezde-ruhsat-bekliyor-52962h.htm (https://www.virahaber.com/yavuz-korfezde-ruhsat-bekliyor-52962h.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 28 Mayıs 2019, 04:42:28
Şunu söylemeden geçmek istemiyorum. Normalde bizim (Türk ordusunun) dünyadaki eş değerleri İngiltere ve Fransadır diye düşünüyorum. Ne öyle en güçlüyüz kafası yaşayan aptallara itimat edin nede kendimizi çok güçsüsüz diye alçaltalım. Bizim dengimiz olan ülkeler bunlar. ABD-Rusya- Çin bulundurdukları nükleer güçle bizden öndeler yakında bunun yanına Hindistanda eklenebilir. Hatta bu nükleer güç öyle bir güç çarpanı ki İngiltere ve Fransada nükleer güç sahibi ülkeler arasındadırlar ama İran gibi füzelerini gösterip "bah vururuz" kafası yaşamadıkları için bu güçleri pek bilinmez. Kısacası bizim dengimiz bu iki ülke. Ha nereye geliyorum Akdeniz ve egeye geliyorum. Bana göre 2019 yılında Yunanistanın bizimle hala sidik yarışına giriyor olmasında birazda kendimize eleştiri yapmamız lazım. Normalde bu ülkenin Türk ordusunun gücünü çoktan anlayıp silahlanmaktan vazgecmesi gerekirdi. Bu olur mu ? olur. daha yakın tarihe kadar Karadeniz Türk deniziydi. Rusya bile dogru düzgün gemi gezdiremiyordu o kadar hakimdik bizzat Rus G.Kurmay Başkanının lafı vardır "Karadeniz artık Türk denizi değil" diye... Peki biz Rusya ile silah yarışına girebilir miyiz ? giremeyiz. Aynısını Yunanlılara bizim çoktan yapmamız lazımdı. Çoktan Türklerle silahlanma yarışına girmek felaket olur dedirtebilmeliydik diye düşünüyorum. Lakin işler öyle yürümüyor. Şuan için adamların denizaltıları bile bizimkilerden daha tehlikeli durumda. bizim bu tür sorunları 2019 olmadan çözmüş olmamız lazımdı. Burda hiçbir partiye eleştiri yapmıyorum çünki bunlar 5-10 yıllık sorunlar değil. Biz bayağa bayağa "TSK şöyledir , TSK böyledir" diyerek daha basit ifadeyle gaz vererek bu zamana gelmişiz. Allahtan ülkelerarası bir savaşa girmemişiz yoksa elimizde "canını ülkesi için esirgemeyecek yiğit askerlerimizin" dışında doğru düzgün birşeyimiz yokumuş. Ben bunu anlıyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 28 Mayıs 2019, 05:28:32
Güç kavramı çok değişmiş olabilir bunun farkında olmayabiliriz. Artık görüş ötesi seyir füzeleri var bunları çok maharetli kullanan ülkeler bir ülkeyi savaşın ilk saatinde diz çökertebilir. Hava alanlarını köprülerini tesislerini enerji hatlarını haberleşme merkezlerini demir yollarını gemilerini kaybedersen geriye kalan ordu bir hiçtir. Ben şimd isoruyorum İsrail in 1500 km lik popeye turbo sunun Diyarbakır hava alanındaki koruganda bulunan F16 yı vurmasına nasıl engel olacaksın yada santrali hadi gemiyi dersek ram la ciws ile ESSM ile düşürürüm dersin hadi öyle olsun bence oda çok zorda hadi gemiyi kurtardın diyelim kalanı ne olacak. Biz vurabilir miyiz peki? Google Earh e bak bir tane İsrail koruganı yada ortada bir savaş uçağı bulursan hava alanında vururuz diycem. 6 gün savaşında hava kuvvetlerini imha eden İsrail de Mısır da bundan dersini aldı onların uçakları yer altında ve emin ol kritik santralleri komuta merkezleri temel üretim tesisleride yer altında yedeklidir. İsrail seyir füzeleri ile diz çökmez buna hazırlıklı çünkü. Bizim ne kadar hazırlıklı olduğumuz hava alanlarımızdan belli hala kabak gibi 1950 nin tehditlerine göre yapılmış koruganlarda tutuyorsak uçakları öbür tesisleri sormaya merak etmeye bile gerek yok.  Şimdi güçlüyüz deriz sonra sabahın ilk ışıkları ile uçaksız kalınca eyvah deriz şimdi ne olacak. Bu başa gelmez sanmayın çeyrek yüzyıl önceki Irak ın bile başına geldi şimdi güle oynaya gelir ABD canı sıkılınca Suriye uçaklarını seyir füzeleri ile hava alanlarında vuruyor hiç zor değil bu.
Size kabus tablosu ve gerçekten inanarak söylüyorum çok rahatlıkla gerçekleşebilecek bir  tablo sergileyim. Öyle bir vuruluruzki savaş gece 24 de başlarsa sabahın ilk ışıkları ile bizi 50 tane uçağı olan Ermenistan bile güle oynaya işgal edebilir. Uçaklarını kaybedersen savaş biter o dakikada işgal takvimi başlar.

Buna gücü yeteneği olan ülkeleri sayayım gergin olduklarımız içinden.
1 ABD mutlak yetenekte
2 İsrail mutlak yetenekte
3 Fransa mutlak yetenekte
4 İran mutlak yetenekte
5 Rusya mutlak yetenekte
6 Yunanistan sayı olarak yetersiz ama kabiliyet olarak kısıtlı menzilde (300 km) yetenekte ancak sayı sorunu da iki uçak dolusu Fransız cephanesine bakar

Bu listede Türkiye de olurdu iyi olan bu ama biz şu anda Yunanistan gibi havadan yere ve kısıtlı menzilde bu yeteneğe sahibiz. Yunanistan ve Türkiye için şu anda menziller gizemli bir kısıtlama ve güven duyulamaz. Özellikle Yunanistan ın dost desteği ile elindeki seyir füzesi yeteneğini öngörmek ne sayısal ne menzil olarak nede hedef tespiti teşhisi güdüm ayarları açısından öngörmek çok zor. Yunanistan ı en kötü ihtimalde Fransa yeteneğinde kabul etmek gerek bu çünkü ihtimal dahilinde bir olasılık.

Yani öyle güçlüyüz diye kasılmayalım bu işler ciddi işler haritadan siliniriz yanlış hesap yaparsak. Bakın Sünni Irak haritada artık yok 4. Murat'ın aldığı Türkler'in şia ya set olduğu koruduğu Irak en sonunda bin yıl uğraş sonunda şia oldu. Bitti silindi yani o eski Irak artık haritada yok geride gelmez belkide.

Güzel olan ise Türkiye gerçektende çok güçlü olacak bunu görüyoruz ama daha rahat hissedeceğimiz durumda değiliz. Bu saydığım ülkeler aşırı harbe hazırlık düzeyinde ülkeler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 28 Mayıs 2019, 21:42:40
Güç kavramı çok değişmiş olabilir bunun farkında olmayabiliriz. Artık görüş ötesi seyir füzeleri var bunları çok maharetli kullanan ülkeler bir ülkeyi savaşın ilk saatinde diz çökertebilir. Hava alanlarını köprülerini tesislerini enerji hatlarını haberleşme merkezlerini demir yollarını gemilerini kaybedersen geriye kalan ordu bir hiçtir. Ben şimd isoruyorum İsrail in 1500 km lik popeye turbo sunun Diyarbakır hava alanındaki koruganda bulunan F16 yı vurmasına nasıl engel olacaksın yada santrali hadi gemiyi dersek ram la ciws ile ESSM ile düşürürüm dersin hadi öyle olsun bence oda çok zorda hadi gemiyi kurtardın diyelim kalanı ne olacak. Biz vurabilir miyiz peki? Google Earh e bak bir tane İsrail koruganı yada ortada bir savaş uçağı bulursan hava alanında vururuz diycem. 6 gün savaşında hava kuvvetlerini imha eden İsrail de Mısır da bundan dersini aldı onların uçakları yer altında ve emin ol kritik santralleri komuta merkezleri temel üretim tesisleride yer altında yedeklidir. İsrail seyir füzeleri ile diz çökmez buna hazırlıklı çünkü. Bizim ne kadar hazırlıklı olduğumuz hava alanlarımızdan belli hala kabak gibi 1950 nin tehditlerine göre yapılmış koruganlarda tutuyorsak uçakları öbür tesisleri sormaya merak etmeye bile gerek yok.  Şimdi güçlüyüz deriz sonra sabahın ilk ışıkları ile uçaksız kalınca eyvah deriz şimdi ne olacak. Bu başa gelmez sanmayın çeyrek yüzyıl önceki Irak ın bile başına geldi şimdi güle oynaya gelir ABD canı sıkılınca Suriye uçaklarını seyir füzeleri ile hava alanlarında vuruyor hiç zor değil bu.
Size kabus tablosu ve gerçekten inanarak söylüyorum çok rahatlıkla gerçekleşebilecek bir  tablo sergileyim. Öyle bir vuruluruzki savaş gece 24 de başlarsa sabahın ilk ışıkları ile bizi 50 tane uçağı olan Ermenistan bile güle oynaya işgal edebilir. Uçaklarını kaybedersen savaş biter o dakikada işgal takvimi başlar.

Buna gücü yeteneği olan ülkeleri sayayım gergin olduklarımız içinden.
1 ABD mutlak yetenekte
2 İsrail mutlak yetenekte
3 Fransa mutlak yetenekte
4 İran mutlak yetenekte
5 Rusya mutlak yetenekte
6 Yunanistan sayı olarak yetersiz ama kabiliyet olarak kısıtlı menzilde (300 km) yetenekte ancak sayı sorunu da iki uçak dolusu Fransız cephanesine bakar

Bu listede Türkiye de olurdu iyi olan bu ama biz şu anda Yunanistan gibi havadan yere ve kısıtlı menzilde bu yeteneğe sahibiz. Yunanistan ve Türkiye için şu anda menziller gizemli bir kısıtlama ve güven duyulamaz. Özellikle Yunanistan ın dost desteği ile elindeki seyir füzesi yeteneğini öngörmek ne sayısal ne menzil olarak nede hedef tespiti teşhisi güdüm ayarları açısından öngörmek çok zor. Yunanistan ı en kötü ihtimalde Fransa yeteneğinde kabul etmek gerek bu çünkü ihtimal dahilinde bir olasılık.

Yani öyle güçlüyüz diye kasılmayalım bu işler ciddi işler haritadan siliniriz yanlış hesap yaparsak. Bakın Sünni Irak haritada artık yok 4. Murat'ın aldığı Türkler'in şia ya set olduğu koruduğu Irak en sonunda bin yıl uğraş sonunda şia oldu. Bitti silindi yani o eski Irak artık haritada yok geride gelmez belkide.

Güzel olan ise Türkiye gerçektende çok güçlü olacak bunu görüyoruz ama daha rahat hissedeceğimiz durumda değiliz. Bu saydığım ülkeler aşırı harbe hazırlık düzeyinde ülkeler.

Açıkçası uçak hangarlarını fiziksel yöntemlerle savunma hususunda garanti sağlayacak bir taktik yok. yer altındaki bir hangarın girişine bombayı bıraktığınızda veya tünele yataydan girebilecek bir mühimmat kullandığınızda yine garantisi yok. Tünel girişi kapanabilir; girişi "S" şeklinde olursa uçağa ulaşılmaz ama uçağı da o yığıntıdan çıkartmak kolay olmaz. İstihbarat önemli bu durumda.  Dolayısıyla radara yakalanmayan uçaklardan sonra tekrar ilkel yollara ağırlık vermek gerekiyor. İsrail her hava saldırısında hedefe direkt gitmek yerine büyük loop'lar çizerek ve mümkünde başka ülke sınırlarından gidiyor. "aaa uçaklar kalktı güneye gidiyor yea" dersen yanılırsın.

Beni daha çok korkutan TSK'nın uzun yıllarca siyasete alet edilmiş olması sonucu eski güveni vermemesi. Dış ilişkiler ve Ekonominin Belediye seçimlerine bile kurban ediliyor oluşu...



Ben daha genel ve kötümser bir senaryo çiziyorum. Doğu Akdenizdeki olaylarda yine ona buna atar gider yapacağız ve Uluslararası ortamda yeterince malzeme verdikten sonra Türkiyenin olumsuz tarafı üzerinden algı yaratılarak kötü ülke olacağız. (Hele ki erken seçim falan olur da oy için malzeme gerekirse)

6 gün savaşlarında hızlı ve habersiz bir saldırının ne kadar büyük avantaj sağladığını gören bu arkadaşlar bir gün eşzamanlı olarak güneyden İsrail Batıdan da Yunan uçakları ile ani bir saldırı yapacak. Serkan Bey'in dediği gibi Hava Kuvvetleri ve radar ağımızla donanmamızın Karadeniz dışındaki unsurlarını kaybedersek oyun bizim için bitmiştir. Başta Kıbrıs, ardından Gökçeada ve Bozcaadayı gözlerine kestirirler. Başka da bir toprak beklentileri olacağını sanmıyorum. Elinde sadece Kara Kuvvetleri bulunan bir Türkiye Trakyada Meriçi geçemez; geçse de işe yaramaz. Zaten o esnada doğuda PKK yoluyla ayaklanma çıkarılır kuvvet ikiye bölünür.

Peki Yunanistan bundan ne kazanır? Enerjiyi o çıkarır, en azından Türkiyeye pay vermez. Kıbrısı almış olur. Büyük bir gerilimden kurtulur ve halkın gözünde Türklere sürekli yenilen taraf imajını değiştirmiş olur. Türkiye kendini toparlayana kadar savunma harcamaları azalır. İsraille ortaklığı pekişir.

Uzun süredir ortak tatbikatlar yapılıyor ve bazı Yunan forumlarında ve sayfalarında da Şok Saldırı üzerinde müşterek çalışılması gerektiği konuşuluyor. 15 Temmuzdan sonra teknik olarak saldırmak için en güzel pozisyonu yakalamışlardı ama geçerli bir mazeretleri olmaması sebebiyle uluslararası bir kahpelik olacağı için yapamazlardı. Şimdi Doğu Akdeniz gerginliği arttıkça sebepleri de olacak. Biz de ekmeğe yağ sürer gibi beş para etmez Filistin davası için İsraille düşman olduk. Suudiler ve Mısır İsrail dostu oldukça biz düşman olduk. Hatta Mısırı da bunlara ortak ettik. Gerçi kimle aramızı iyi tutabiliyoruz ki; Bulgarlar bu kadar tantana içinde onlara bulaşmadığımız için şaşkın olmalılar.  İyi de kardeşim iki taraf da NATO üyesi sen ne saçmalıyorsun diyenlere gidişatımız iyi bir cevap olur; NATO'dan çıkma muhabbeti boşuna doğmadı. Coğrafyamızda bu ülkelerin kurduğu kumpasa pürüz çıkarabilecek tek ülke şu an için İran ve Suudileri de onlara karşı hazırlıyorlar... (İngliliz ve Fransızları işe katmadım bile) Büyük bir kriz adım adım yaklaşıyor sanki ve ilk vuran kazanır.

Ohh be ne zamandır komplo teorisi yapmıyordum iyi geldi :P ben hep planlarımı en kötüsüne göre yapan biriyim kusura bakmayın.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 28 Mayıs 2019, 21:57:48
Güç kavramı çok değişmiş olabilir bunun farkında olmayabiliriz. Artık görüş ötesi seyir füzeleri var bunları çok maharetli kullanan ülkeler bir ülkeyi savaşın ilk saatinde diz çökertebilir. Hava alanlarını köprülerini tesislerini enerji hatlarını haberleşme merkezlerini demir yollarını gemilerini kaybedersen geriye kalan ordu bir hiçtir. Ben şimd isoruyorum İsrail in 1500 km lik popeye turbo sunun Diyarbakır hava alanındaki koruganda bulunan F16 yı vurmasına nasıl engel olacaksın yada santrali hadi gemiyi dersek ram la ciws ile ESSM ile düşürürüm dersin hadi öyle olsun bence oda çok zorda hadi gemiyi kurtardın diyelim kalanı ne olacak. Biz vurabilir miyiz peki? Google Earh e bak bir tane İsrail koruganı yada ortada bir savaş uçağı bulursan hava alanında vururuz diycem. 6 gün savaşında hava kuvvetlerini imha eden İsrail de Mısır da bundan dersini aldı onların uçakları yer altında ve emin ol kritik santralleri komuta merkezleri temel üretim tesisleride yer altında yedeklidir. İsrail seyir füzeleri ile diz çökmez buna hazırlıklı çünkü. Bizim ne kadar hazırlıklı olduğumuz hava alanlarımızdan belli hala kabak gibi 1950 nin tehditlerine göre yapılmış koruganlarda tutuyorsak uçakları öbür tesisleri sormaya merak etmeye bile gerek yok.  Şimdi güçlüyüz deriz sonra sabahın ilk ışıkları ile uçaksız kalınca eyvah deriz şimdi ne olacak. Bu başa gelmez sanmayın çeyrek yüzyıl önceki Irak ın bile başına geldi şimdi güle oynaya gelir ABD canı sıkılınca Suriye uçaklarını seyir füzeleri ile hava alanlarında vuruyor hiç zor değil bu.
Size kabus tablosu ve gerçekten inanarak söylüyorum çok rahatlıkla gerçekleşebilecek bir  tablo sergileyim. Öyle bir vuruluruzki savaş gece 24 de başlarsa sabahın ilk ışıkları ile bizi 50 tane uçağı olan Ermenistan bile güle oynaya işgal edebilir. Uçaklarını kaybedersen savaş biter o dakikada işgal takvimi başlar.

Buna gücü yeteneği olan ülkeleri sayayım gergin olduklarımız içinden.
1 ABD mutlak yetenekte
2 İsrail mutlak yetenekte
3 Fransa mutlak yetenekte
4 İran mutlak yetenekte
5 Rusya mutlak yetenekte
6 Yunanistan sayı olarak yetersiz ama kabiliyet olarak kısıtlı menzilde (300 km) yetenekte ancak sayı sorunu da iki uçak dolusu Fransız cephanesine bakar

Bu listede Türkiye de olurdu iyi olan bu ama biz şu anda Yunanistan gibi havadan yere ve kısıtlı menzilde bu yeteneğe sahibiz. Yunanistan ve Türkiye için şu anda menziller gizemli bir kısıtlama ve güven duyulamaz. Özellikle Yunanistan ın dost desteği ile elindeki seyir füzesi yeteneğini öngörmek ne sayısal ne menzil olarak nede hedef tespiti teşhisi güdüm ayarları açısından öngörmek çok zor. Yunanistan ı en kötü ihtimalde Fransa yeteneğinde kabul etmek gerek bu çünkü ihtimal dahilinde bir olasılık.

Yani öyle güçlüyüz diye kasılmayalım bu işler ciddi işler haritadan siliniriz yanlış hesap yaparsak. Bakın Sünni Irak haritada artık yok 4. Murat'ın aldığı Türkler'in şia ya set olduğu koruduğu Irak en sonunda bin yıl uğraş sonunda şia oldu. Bitti silindi yani o eski Irak artık haritada yok geride gelmez belkide.

Güzel olan ise Türkiye gerçektende çok güçlü olacak bunu görüyoruz ama daha rahat hissedeceğimiz durumda değiliz. Bu saydığım ülkeler aşırı harbe hazırlık düzeyinde ülkeler.

Açıkçası uçak hangarlarını fiziksel yöntemlerle savunma hususunda garanti sağlayacak bir taktik yok. yer altındaki bir hangarın girişine bombayı bıraktığınızda veya tünele yataydan girebilecek bir mühimmat kullandığınızda yine garantisi yok. Tünel girişi kapanabilir; girişi "S" şeklinde olursa uçağa ulaşılmaz ama uçağı da o yığıntıdan çıkartmak kolay olmaz. İstihbarat önemli bu durumda.  Dolayısıyla radara yakalanmayan uçaklardan sonra tekrar ilkel yollara ağırlık vermek gerekiyor. İsrail her hava saldırısında hedefe direkt gitmek yerine büyük loop'lar çizerek ve mümkünde başka ülke sınırlarından gidiyor. "aaa uçaklar kalktı güneye gidiyor yea" dersen yanılırsın.

Beni daha çok korkutan TSK'nın uzun yıllarca siyasete alet edilmiş olması sonucu eski güveni vermemesi. Dış ilişkiler ve Ekonominin Belediye seçimlerine bile kurban ediliyor oluşu...



Ben daha genel ve kötümser bir senaryo çiziyorum. Doğu Akdenizdeki olaylarda yine ona buna atar gider yapacağız ve Uluslararası ortamda yeterince malzeme verdikten sonra Türkiyenin olumsuz tarafı üzerinden algı yaratılarak kötü ülke olacağız. (Hele ki erken seçim falan olur da oy için malzeme gerekirse)

6 gün savaşlarında hızlı ve habersiz bir saldırının ne kadar büyük avantaj sağladığını gören bu arkadaşlar bir gün eşzamanlı olarak güneyden İsrail Batıdan da Yunan uçakları ile ani bir saldırı yapacak. Serkan Bey'in dediği gibi Hava Kuvvetleri ve radar ağımızla donanmamızın Karadeniz dışındaki unsurlarını kaybedersek oyun bizim için bitmiştir. Başta Kıbrıs, ardından Gökçeada ve Bozcaadayı gözlerine kestirirler. Başka da bir toprak beklentileri olacağını sanmıyorum. Elinde sadece Kara Kuvvetleri bulunan bir Türkiye Trakyada Meriçi geçemez; geçse de işe yaramaz. Zaten o esnada doğuda PKK yoluyla ayaklanma çıkarılır kuvvet ikiye bölünür.

Peki Yunanistan bundan ne kazanır? Enerjiyi o çıkarır, en azından Türkiyeye pay vermez. Kıbrısı almış olur. Büyük bir gerilimden kurtulur ve halkın gözünde Türklere sürekli yenilen taraf imajını değiştirmiş olur. Türkiye kendini toparlayana kadar savunma harcamaları azalır. İsraille ortaklığı pekişir.

Uzun süredir ortak tatbikatlar yapılıyor ve bazı Yunan forumlarında ve sayfalarında da Şok Saldırı üzerinde müşterek çalışılması gerektiği konuşuluyor. 15 Temmuzdan sonra teknik olarak saldırmak için en güzel pozisyonu yakalamışlardı ama geçerli bir mazeretleri olmaması sebebiyle uluslararası bir kahpelik olacağı için yapamazlardı. Şimdi Doğu Akdeniz gerginliği arttıkça sebepleri de olacak. Biz de ekmeğe yağ sürer gibi beş para etmez Filistin davası için İsraille düşman olduk. Suudiler ve Mısır İsrail dostu oldukça biz düşman olduk. Hatta Mısırı da bunlara ortak ettik. Gerçi kimle aramızı iyi tutabiliyoruz ki; Bulgarlar bu kadar tantana içinde onlara bulaşmadığımız için şaşkın olmalılar.  İyi de kardeşim iki taraf da NATO üyesi sen ne saçmalıyorsun diyenlere gidişatımız iyi bir cevap olur; NATO'dan çıkma muhabbeti boşuna doğmadı. Coğrafyamızda bu ülkelerin kurduğu kumpasa pürüz çıkarabilecek tek ülke şu an için İran ve Suudileri de onlara karşı hazırlıyorlar... (İngliliz ve Fransızları işe katmadım bile) Büyük bir kriz adım adım yaklaşıyor sanki ve ilk vuran kazanır.

Ohh be ne zamandır komplo teorisi yapmıyordum iyi geldi :P ben hep planlarımı en kötüsüne göre yapan biriyim kusura bakmayın.
Arkadaşlar en azından 1 konuda yanılıyorsunuz. Tamam şok saldırı ve seyir füzesi saldırısına hazırlık oranımız belirsiz olabilir dediklerinize göre ama dediğiniz gibi bir işgal için mutlak surette kara kuvveti gerekir. Gökçeada daki komando alayı ne olacak ya da Kıbrıs Barış kuvveti ne olacak. Kara saldırısı olmadan nasıl işgal olacak. Lütfen vurun abalı ya yapmayın. Ordumuzun eksiklikleri olduğu kadar fazlalıkları da var. Eğer savaş senaryosu yazıyorsa, avantajlı olduğumuz noktaları gözden kaçırmayalım
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 28 Mayıs 2019, 22:13:15
Gökçeadada bazen fırtına olur ve elektrik hattı kesilir. Gemi ulaşımı sağlanamayınca ve elektrik olmayınca adadaki fırınlarda ekmek bile üretilemediği olmuştur. Halka Komando Alayından ekmek dağıtıldığını biliyorum. Eğer çatışma hali uzun sürer ve oraya lojistiği sağlayamazsanız en kaliteli Komando birliği bile bir süre dayanabilir. (en azından Gökçeadada su sorunu yok)

Uçak ve gemiyle ulaşamazsan adaya lojistik yok. Yunan averof zırhlısının tek başına adaları elimizden teker teker alışını tarihe bakıp hatırlamalıyız. Hava kuvvetlerin zayıfsa Deniz kuvvetlerinin güçlü olmasının da pek bir esprisi yok. Deniz gücün zayıfsa zaten adaları da kaybediyorsun. Açık konuşmak gerekirse başarılı şekilde birbirine ittifak ettirdiğimiz düşmanlarımızın hava kuvvetleri toplamda bizden daha güçlü (Mısırı katmıyorum bile)

Hava gücümüzü kaybedersek radarda yakalayamadığınız veya radarsız kaldığımızda bize saldıracak yüzlerce uçağa karşı hava savunması sınırlı fırkateynlerimizle... bilemiyorum nereye kadar.

Evet hala kötümserliği bırakmıyorum :) gerçekçi olmak gerekirse uluslar arası ilişkilerde çok büyük stratejik hatalarımız oluyor. Asıl sıkıntı bu.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Alpagu - 29 Mayıs 2019, 12:02:47
Kıbrıs'a ciddi bir hava savunma kuvveti yerleştirmeyi düşünsek politik olarak nasıl engeller çıkar acaba neticede güneye s300 ü kullandırtmayan biziz. Akıllı mühimmatlar ile yunan ve İsrail anakarasını tehdit edip vurucu gücümüzü artılmalı bir an evvel tf200 gezgin gibi projeleri hayata geçirmeliyiz. Şöyle bir düşününce topçu roketleri vb unsurları çıkardığımızda düşmanı tehdit edecek bora yıldırım som f16 dışında saldırı kabiliyetimiz kısıtlı.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 29 Mayıs 2019, 20:00:37
Kıbrıs'a ciddi bir hava savunma kuvveti yerleştirmeyi düşünsek politik olarak nasıl engeller çıkar acaba neticede güneye s300 ü kullandırtmayan biziz. Akıllı mühimmatlar ile yunan ve İsrail anakarasını tehdit edip vurucu gücümüzü artılmalı bir an evvel tf200 gezgin gibi projeleri hayata geçirmeliyiz. Şöyle bir düşününce topçu roketleri vb unsurları çıkardığımızda düşmanı tehdit edecek bora yıldırım som f16 dışında saldırı kabiliyetimiz kısıtlı.
Çok haklı bir tespit elimizde ki mühimmat ailesi ile şuan teröristlere karşı mücadele ederiz ancak karşımızda olacak bir Akdeniz birliği ile baş edemeyiz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: zirfak - 30 Mayıs 2019, 10:17:59
Gökçeadada bazen fırtına olur ve elektrik hattı kesilir. Gemi ulaşımı sağlanamayınca ve elektrik olmayınca adadaki fırınlarda ekmek bile üretilemediği olmuştur. Halka Komando Alayından ekmek dağıtıldığını biliyorum. Eğer çatışma hali uzun sürer ve oraya lojistiği sağlayamazsanız en kaliteli Komando birliği bile bir süre dayanabilir. (en azından Gökçeadada su sorunu yok)

Uçak ve gemiyle ulaşamazsan adaya lojistik yok. Yunan averof zırhlısının tek başına adaları elimizden teker teker alışını tarihe bakıp hatırlamalıyız. Hava kuvvetlerin zayıfsa Deniz kuvvetlerinin güçlü olmasının da pek bir esprisi yok. Deniz gücün zayıfsa zaten adaları da kaybediyorsun. Açık konuşmak gerekirse başarılı şekilde birbirine ittifak ettirdiğimiz düşmanlarımızın hava kuvvetleri toplamda bizden daha güçlü (Mısırı katmıyorum bile)

Hava gücümüzü kaybedersek radarda yakalayamadığınız veya radarsız kaldığımızda bize saldıracak yüzlerce uçağa karşı hava savunması sınırlı fırkateynlerimizle... bilemiyorum nereye kadar.

Evet hala kötümserliği bırakmıyorum :) gerçekçi olmak gerekirse uluslar arası ilişkilerde çok büyük stratejik hatalarımız oluyor. Asıl sıkıntı bu.

Kıbrıs dan atılırsa israil-hayfa , yayladağı ndan atılırsa beyrut - şam , derecik den atılırsa kerkük - musul - erbil - süleymaniye- tikrit - iran(tebriz piranşehr) izmir den atılırsa atina , datça dan atılırsa girit , enez den atılırsa selanik , edirne den atılırsa sofya , kırklareli nden atılırsa bükreş 280 km lik açıklanan menzile giren şehirler
bence çok önemli bir güç çarpanı oldu.
En çok da kıbrıs hoşuma gitti , hava kuvvetlerimizi vururlarsa yapacağımız bişey kalmaz senaryosuna alternatif oldu.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 01 Haziran 2019, 16:21:23
Evet daha önce F-35 tartışmasında da benzerini ben savunmuştum haklısınız. Uçak aslında sadece bir platformdur. Düşmanı vuran o uçağın taşıdığı mühimmattır. Uçak süper dahi olsa mühimmatı eski teknolojiyse işe yaramaz elektronik aldatmayla falan erir gider. Seyif füzesi veya balistik füzenin, yani uzun menzille mühimmatın oyunu değiştiren bir enstruman olduğunu İran ile ilgili endişelerde görüyoruz. Düşmanın radar ağını çökerttikten sonra ha F-35 ile girmişsin ha F-4 ile...

Aynı şekilde bir saldırıya maruz kalırsak ilk vuruşun radarlarımıza olacağını ancak harm gibi 100-150 km mesafeden füzelerle değil de şu Amerikanın PYD'lilere dağıttığı anti tank manpads tarzı füzelerle bu militanların sızarak vurması şeklinde olacağını düşünüyorum. Akkor tarzı sistemlerin acilen sabit radarları koruyacak şekilde kurulması lazım. "Oooh Ege ayaklarımın altında tepede takılıyoruz gelen giden yok" derken 3-4 km uzaktaki diğer tepeden yediğin bir ufak roket seni kör eder. (tabi sadece roket değil, havan, uçaksavar, anti materyal tüfek vb...) bunu yapmak için gönüllü olabilecek bir sürü hainimiz de yok değil.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 02 Haziran 2019, 10:01:09
Donanma nöbetinde sondaja devam;

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ve Avrupa Birliği, ABD destekli ittifak oluşturdu. Türkiye ve KKTC oluşumların dışında bırakılınca, Türkiye arama faaliyetine Deniz Kuvvetleri’nin korumasında devam ediyor.

Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının art arda bulunmasının ardından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), bölgesel ve denizaşırı ittifaklar peşinde koşarken, Türkiye ve KKTC, bu oluşumların dışında bırakıldı. Bölgede, İsrail’in Rumlarla yakınlaşmasına destek veren ABD ve doğrudan enerji pazarlıklarına dahil olan Avrupa Birliği’nden (AB) de destek görmeyen Türkiye, Deniz Kuvvetleri’nin korumasında doğrudan yürüttüğü arama faaliyetleriyle kendi yolunu çizmeyi tercih etti.

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına yönelik arama çalışmalarının hızlandığı 2009’dan sonra, bölgedeki ittifak arayışları da hızlandı. 2011’de İsrail açıklarındaki Leviathan sahasının yakınında Afrodit isimli doğal gaz sahasının bulunması, GKRY ile İsrail arasında da resmi ortaklığın önünü açtı. Türkiye bu anlaşmayı KKTC’nin haklarının güvence altına alınmadığı gerekçesiyle reddetti. Ancak Türkiye’nin tepkisine rağmen GKRY’nin enerji kaynakları üzerinden ortaklık çabaları hızlandı. Avrupa’nın da bölgede devreye girmesinin ardından İtalyan şirket ENİ, 2018’de Kıbrıs adasının güney batısında, Calypso adlı 220 milyar m3’lük doğalgaz sahasını keşfettiğini açıkladı. Doğu Akdeniz’de ardı ardına kaynakların bulunmasının ardından Avrupalı diğer şirketlerle ve ABD’li ExxonMobil şirketi GKRY ile anlaşma yaparak doğalgaz arama faaliyetlerine başladı.

Türkiye uzun süre uluslararası enerji şirketleri ile anlaşarak bölgede yoğun olarak devam eden sondaj faaliyetlerine katılmak için çaba gösterdi. Ancak Türkiye’nin bu çabası karşılık bulmadı.

Gerilim tacize vardı

Bunun üzerine bölgedeki haklarını korumak üzere harekete geçen Türkiye, kendi sondaj gemileri Fatih ve Yavuz’u devreye sokarak, sondaj faaliyetlerine hız verdi. Türkiye’nin kıta sahanlığında yaptığı arama faaliyetleri Yunanistan ve GKRY’yi rahatsız ederken, gerilim tacize kadar vardı. Güzelyurt Araştırma Sahası’nda Yunanistan’a ait fırkateyn tarafından taciz edilen Türk gemisi, Deniz Kuvvetleri tarafından korundu.

Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Rum Kesimi öncülüğündeki ülkeler yılbaşında ortaklıklarını resmileştirmek için Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurdu. Mısır, GKRY, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır’ın ortak gaz piyasası hedefiyle kurduğu platform, Türkiye, KKTC, Lübnan ve Libya olmadan oluşturuldu. Türkiye ise, kendi olanaklarıyla arama faaliyetlerine devam etti.

‘Suriye ile barış Doğu Akdeniz için önemli’

Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir, Türkiye’nin çevresinde araştırma yapmaya başladığı Kıbrıs civarında henüz ön bulgular olduğunu ve burada henüz kaydadeğer bir reverv bulunmadığını söyledi. Türkiye’nin Kıbrıs’ın batı, kuzey, ve güneyindeki bazı alanlarda kıta sahanlığı haklarına dayanarak araştırma yapabileceğini ifade eden Özdemir, “Asıl mesele jeopolitik meselesidir. Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurdular. Türkiye’de başarılı tatbikatlarla Deniz Kuvvetleri’nin haklarını koruyacağını ilan etti” dedi.

ABD ve AB’den tam saha pres

Artan gerilimle GKRY lideri Nikos Anastasiadis, Kıbrıs’ta doğalgaz sondaj çalışmaları başlatan Türkiye’yi BM’ye şikayet ederken, ABD ve AB’de de Türkiye’ye karşı GKRY’nin İsrail ve bazı Avrupa ülkeleriyle yaptığı gaz ortaklığı yanında taraf oldu. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB’nin tek vücut halinde, Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşayan GKRY’nin arkasında olduğunu ifade etti. Tusk, Türkiye’den, AB’ye üye bir ülkenin (GKRY) egemenlik haklarına saygı duymasını beklediklerini dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus da, “ABD, Türkiye’nin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendi özel ekonomik bölgesi olarak hak talep ettiği bölgede deniz sondajı yapacağı yolundaki açıklamasından derin endişe duyuyor. Bu önemli bir şekilde tahrik edici ve bölgede gerilimi artırmaya yönelik risk teşkil edici adım. Biz Türk yetkililerden, bu operasyonlara son vermelerini ve taraflara sağduyuyla hareket etmelerini talep ederiz” açıklaması yaptı.

Türkiye kararlı

Türkiye ise, geri adım atmadı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’da Yunan mevkidaşı Georgios Katrugalos ile medyaya seslenirken, “Türkiye’nin dahil edilmediği ya da dışlandığı hiçbir proje gerçekçi değildir. Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde hakları vardır. Türkiye’yi dışlayarak bir yere varılamayacağının bilinmesi gerekir” diye konuştu.

Türkiye süreç içinde askeri olarak da arama gemilerinin yanında durmaya devam etti. Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi ve Fatih sondaj gemisi ile Kıbrıs yakınlarında çalışmalarını sürdürürken, bu gemilere yapılacak olası taciz ya da saldırı girişimlerine halen Deniz Kuvvetleri’nin savaş gemileri 7 gün 24 saat esasına göre nöbet tutuyor.

Türkiye’nin bu bölgede yalnız başına kalmasının büyük risk olduğuna işaret eden Özdemir, Kıbrıs’ın birleştirilmesi ve KKTC’nin egemenlik hakkının ortadan kaldırılması planı olduğunu ifade etti. Gaz Forumu’nun dışında kalan Türkiye’nin Lübnan ve Suriye ile barışarak Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları için birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, “Suriye’yla barış Doğu Akdeniz için de önemlidir. Türkiye için bu alanlar yeterince aranmamış alanlar. Türkiye ve KKTC burada mümkün olduğunca arama yapıp yerli üretim için potansiyeli değerlendirmeli. Türkiye’nin amacı onun bunun kaynağını Avrupa’ya taşımak değil, kendi enerji güvenliğini sağlayarak enerji bağımlılığını azaltmak olmalı” diye konuştu.

YARIN: BUNDAN SONRA NE OLACAK?
http://ww2.milliyet.com.tr/ekonomi/donanma-nobetinde-sondaja-devam-2883690 (http://ww2.milliyet.com.tr/ekonomi/donanma-nobetinde-sondaja-devam-2883690)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 02 Haziran 2019, 10:54:05
Ege'de it dalasi bitti yeni hikaye bu beyler. Haklarini mi istiyorsun? Kapilari acip multecileri sal, bogazdan gecen her gemiyi "ihbar var" diye gunlerce ara. Daha yapici olur. Deniz kuvvetleri ve tersaneler kendilerine mesgale ariyor!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 02 Haziran 2019, 14:15:16
Ege'de it dalasi bitti yeni hikaye bu beyler. Haklarini mi istiyorsun? Kapilari acip multecileri sal, bogazdan gecen her gemiyi "ihbar var" diye gunlerce ara. Daha yapici olur. Deniz kuvvetleri ve tersaneler kendilerine mesgale ariyor!

Hükümet Insallah bu yorumu okur.

Pratigi basit etkisi büyük  yöntem. Üstelik legal. Adamlari kovalamaktan daha masrafsiz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 02 Haziran 2019, 20:02:17
Ege'de it dalasi bitti yeni hikaye bu beyler. Haklarini mi istiyorsun? Kapilari acip multecileri sal, bogazdan gecen her gemiyi "ihbar var" diye gunlerce ara. Daha yapici olur. Deniz kuvvetleri ve tersaneler kendilerine mesgale ariyor!

+1
Harika bir fikir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 02 Haziran 2019, 23:14:00
Yazıda diyor ki
Alıntı
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına yönelik arama çalışmalarının hızlandığı 2009’dan sonra, bölgedeki ittifak arayışları da hızlandı. 2011’de İsrail açıklarındaki Leviathan sahasının yakınında Afrodit isimli doğal gaz sahasının bulunması, GKRY ile İsrail arasında da resmi ortaklığın önünü açtı.

Peki biz o tarihlerde neler yapıyorduk?

Alıntı
İsrail, 27 Aralık 2008’de Gazze’ye yönelik Dökme Kurşun Harekâtı’nı başlattı. İki bine yakın sivilin öldüğü operasyon için Erdoğan, “İnsanlığa karşı işlenen suç, İsrail devlet terörü uyguladı” diyerek, Olmert’in ihanetine uğradığını söyledi. Bu olayın ardından İsrail ile ilişkiler hiçbir zaman eskisi gibi olmadı.

BİR AY SONRA ‘ONE MINUTE’ KRİZİ

29 Ocak 2009 tarihi Türk-İsrail ilişkilerinin siyasi kopuşunda çok kritik bir gün olarak tarih sayfalarına geçti. Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda “Gazze: Ortadoğu’da Barış Modeli” başlıklı panelde, İsrail Cumhurbaşkanı Peres, İsrail’in Gazze saldırısının haklı olduğunu iddia etti. Erdoğan ise “One minute” diyerek araya girerek, Peres’e, “Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” sözleriyle çıkıştı. Peres’e sinirlenen Erdoğan, “Daha da gelmem Davos’a” diyerek paneli terk etti. Bu olay hem iki ülke hem de dünya gündemine bomba gibi düştü. Bu olayın ardından Türkiye, Anadolu Kartalı tatbikatının İsrail’in de yer alacağı uluslararası bölümünü iptal etti.

BİR YIL SONRA ALÇAK KOLTUK KRİZİ

Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra 11 Ocak 2010’da İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un, Türkiye’de yayınlanan Kurtlar Vadisi dizisinde MOSSAD ajanlarının çocuk kaçakçısı olarak gösterilmesine tepki göstermek için Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u görüşme sırasında alçak koltuğa oturtması yeni bir siyasi krize neden oldu. Alçak koltuk krizi ikili ilişkilere büyük bir darbe vurdu. Ayalon, diplomatik nezaket kurallarına uymayan davranışından dolayı Türkiye’den resmen özür dilese de, Türkiye, bu tarihten itibaren İsrail ile 16 güvenlik anlaşmasını dondurdu. Tank anlaşması da askıya alındı.

MAVİ MARMARA İLE TAMAMEN KOPUŞ

Takvimler 31 Mayıs 2010’u gösterdiğinde tüm dünyayı şoke eden bir gelişme yaşandı. İHH İnsani Yardım Vakfı ve Özgür Gazze Hareketi’nin organize ettiği Gazze’ye insani yardım taşıyan 6 gemiden oluşan konvoya İsrail, uluslararası sularda baskın düzenledi. Mavi Marmara gemisinde 9 Türk’ün öldürüldüğü olayın ardından Türkiye; İsrail’i “terörist devlet” ilan etti. Türkiye, bu gelişmenin hemen ardından BM Güvenlik Konseyi’ni olağanüstü toplantıya çağırarak İsrail’in Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıyı kınattı ve Gazze’deki ablukanın kaldırılmasını içeren bir bildirgenin yayınlanmasını sağladı. Ankara’nın diğer adımı ise Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u geri çekmek oldu. BM ise olayı araştırmak üzere Yeni Zelanda’nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlığında bir komisyon oluşturdu. Komisyonun hazırladığı rapor, İsrail operasyonunu “kabul edilemez, ölçüsüz ve mantık dışı” diye nitelendirdi. Ancak aynı rapor, İsrail’in Gazze’den gelen tehditler karşısında kendini koruma hakkını tanıdı ve deniz ablukasını meşru bir güvenlik önlemi olarak kabul etti. Türkiye, bu raporu hemen reddetti. Bu rapor krizinin ardından, İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gabby Levy de Türkiye’yi terk ederek ülkesine gitmek zorunda kaldı. Saldırıya ilişkin olarak dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı ve komutanları hakkında İstanbul’da dava açıldı. İHH, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne İsrail hakkında suç duyurusunda bulundu. Türkiye, bu büyük krizde İsrail’e, ilişkilerin düzelmesi için üç şart sundu: Özür, tazminat, Gazze ambargosunun kaldırılması.
İsrail, bu 3 şartı başta gerçekleştirmeyeceğini, olaydan üzüntü duyduklarını ancak meşru müdafaa yaptıklarını açıklayarak Türk kamuoyuna mesaj gönderdi. Ankara, üç şart konusundaki ısrarını yineledi.
https://www.haberturk.com/yazi-dizisi/haber/1262938-dunden-bugune-turkiye-israil-iliskileri (https://www.haberturk.com/yazi-dizisi/haber/1262938-dunden-bugune-turkiye-israil-iliskileri) (yazının kaynağı)
Hiç bir Arap ülkesinin değer vermediği Filistin için düşman olduk tamam eyvallah peki bununla da bitti mi? Hayır, gayet mantıksızca İsrailin düşmanına da saldırdık (Suriye) ve Lübnan da Suriye de İsrail için tehdit olmaktan çıktı

Ortadoğuda islami kökenli gruplara yatırım yaptık ama yanlış ata oynadığımız ortaya çıktı. Mısırda desteklediğimiz Müslüman Kardeşler Kıpti kiliselerini bile yakacak duruma gelince yolun sonu göründü; Suriyede desteklediğimiz islami sayko muhalif gruplar da eli kulağında kaçıp bize sığınacak 4 milyon Suriyeliyle birlikte...

Falan filan gidiyor böyle. Yani anlayacağınız millet enerjinin kokusunu almış etrafı kollamaya başlamış biz de birbiriyle dost düşman ayırt etmeden ne kadar ülke varsa dalaşmışız. Bir akıllı adam da çıkıp "yahu yarın burada sıkışabiliriz her duruma Eyyy! çekmesek" dememiş. Aslında her şey göz önünde olmuş gitmiş; Azerbaycan ve Türki Cumhuriyetler dışında bu ülkenin birileri için duygusal bağ kurup riske girmesi saçma ve lüks. Son 10 yıldır her kararımızı Araplar ve Sünni Müslümanlık ekseninde aldığımız için bu durumdayız açık ve net. Sonuç; elimizde 4 milyon Suriyeli var. her biri yılda 1 metreküp gaz çıkarsa 4 milyon metreküp ile doğu Akdenizde en doğal gaz zenginiyiz evet aferin bize. Araplardan da aramızın iyi olduğu bir tek Katar bu arada :/

Peki şimdi ne yapacağız? Ben bilmiyorum cidden ne yapacağımızı kestiremiyorum çünkü hep günü kurtaran, sorunu yarına öteleyen ve tribünlere oynayan bir tarafımız var. Ruslarla olan ilişkilerimiz ve S-400 kararı da böyleydi. Herkese atar yaptığımız bir coğrafyada bu enerji işini bize kolay kolay bırakmazlar. Adamlar  enerji şirketleriyle anlaşmaya başlamış ki bu konuda da geç kalmışız. Daha o şirketlerin bize dolaylı yaptırımları başladı mı bilmiyorum. Anlaştıkları şirketlerden biri de çok sevdiğimiz dostumuz KATAR'lıların şirketi Qatar Petroleum (Al buyur)

(Konuyu düşündükçe hep buraya gelip dayanıyor kusura bakmayın. Kötü kararlar; peki devam ediyor mu? Korkarım evet.) 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 02 Haziran 2019, 23:56:43
Sn ACE;

Dogu Adeniz politikamizda malesef cok degerli zamani ve olasi ortakliklari pek bir real getirisi olmayan gereksiz gerginlikler sonucu kaybettigimiz konusunda hem fikiriz. Siz Israil konusuna degindiniz ,ama sonrasi yillarda da Misiri  benzer nedenler den dolayi kaybettik.  Israili ve Misiri esasinda biz elimizin tersi ile itip GKRY ve Yunanistanin kucagina attik.

Gec de olsa TC nin su anki Dogu akdeniz politikasi sahada dogru yolda ilerlemekte. Ancak Ulkemizin bu konudaki yalnizligina acilen cozum bulunmasi gerekiyor. Bunun yolu da  yuksek tondan gereksiz konusmalari bir tarafa birakip , Isin cozumu icin gorevde az sayida kalmis olan tecrubeli diplomatlarin diplomasi kanallarini kullanarak engelleri cozmesi icin  gerekli  karararin alinmasi lazim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 05 Haziran 2019, 06:58:11
Bazen Akdenizle ilgili yazılar okuyorum. Profesyonel kalemlerden çıkmadıgı o kadar belliki mesela "iman gücümüz yeter" lafını görünce tamam diyorum devamını okumuyorum.  Diğer konu bana göre savaşı askerler değil Komutanlar kazandırır. Komutanların strateji kabiliyetleri - öngörü sahibi olmaları savaşta fark yaratır. Biz ordusu olan bir millet değil , milleti olan bir orduyuz deriz hep. Hala ne kadar öyleyiz tartışılır. Ben mevcut komuta kademesinin büyük çapta bir savaş için yeterli niteliklerden uzak oldugu kanısındayım.Sırf o mevkiye atayacak rütbeli kalmadıgı için alakasız mevkilere rütbesi yetmeyen insanlar atandı bunu hepimiz biliyoruz. Bununda en büyük nedeni fetö tabiki. Fırat kalkanı - zeytindalı harekatı - pençe harekatı ülkelerarası savaşla kıyas kabul etmez. Bir tarafta terör örgütü var diğer tarafta belli başlı devletler. Bizim en büyük iki zaafımızdan biri komuta kademesinin büyük hasar almış olmasıdır. Diğer en büyük handikapımız ise resmen dünyaya "biz sivillere dokunmayız , sivil yaşam alanlara silah sıkmaz , bomba atmayız" diye bangıra bangıra bagırmamız. Burda sivilleri öldürelim demiyorum. Lakin bu kadar belli edersen 1 sivil için 10 askerini kaybetmeyi göze almış olacaksın -ki ben hem hendek olaylarında hemde Suriyedeki birçok kaybımızda bu saçma sivil zarar görmesin kafasından ne yiğitler kaybettiğimizi düşündükçe sinirlerim bozuluyor. Kaldıki hendek olaylarında ilk ateşi onlar etsin diye ne babayigitler toprak oldu düşündükçe kafayı duvara gömesim geliyor. Dünyaya şirin gözükecez , bakın sivillere dokunmuyoruz kafasına artık mehmetlerimin ölmesini istemiyorum. Gereksiz saçma şefkat birgün bir tarafa vurur. Bu saçma gereksiz şefkati taşıyanlarında bir an önce bu kafayı değiştirmelerini diliyorum. Biz Türk ordusuyuz yahu pembe güller dağıtan polyanna değil. Şu iman gücüyle savaş kazananlarıda beştepeye yollamak lazım demekki S400e , TF-Xe , Altaya gerek yokmuş imanları yetermiş arkadaşların. Rusların SATAN-2 (sarmat) füzesi var hiç gördünüz mü bilmiyorum. İnsana iman sorgulatır. Kısacası şu askeri - savaş konuları lütfen profesyoneller - bu işin içinden gelenler - olaylara romantik değil realist bakanlar birşeyler yazsın. Artık pohpohlamakla bu gemi yürümüyor. Bazı arkadaşlara mevzular o kadar basit geliyorki aklım almıyor. 35 yıldır yeri yurdu belli olan paçoz örgütü bitirememişiz. İngiltereyi - fransayı darma duman edeceğiz öyle mi ? 35 yıldır bu örgüt Irakta ve Irak başbakanı bu ülkede resmi törenle karşılanıyor. Demekki bazı şeyler için silahtan öte birşey lazım elin gavuru buna Soft power diyor. Yani elini kıpırdatmadan sözünü geçirebilme sanatı. O begenmediğimiz İngilizler , İsrailliler , Amerikalılar dünyaya böyle hükmediyor. Biz Irak başbakanını törenle karşılıyoruz ve pkk 35 yıldır ıraktan sızıp bu ülkeye zarar veriyor. Sonra diyoruzki 7 düveli akdenize gömecez bu mudur ? Sıkıldım artık şu saçma sapan kafalardan.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 05 Haziran 2019, 13:42:45
"Afrodit" yatağı konusunda anlaşmaya varıldı: 18 yılda 9 buçuk milyar dolar gelir bekleniyor;

Rum Yönetimi ile Noble-Shell-Delek'in "Afrodit" yatağına ilişkin görüşmelerinin, bir prensip anlaşmasına varılmasının ardından tamamlandığı bildirildi.

Politis gazetesi “Afrodit’in Çeyizi 9 Buçuk Milyar Dolar” başlığıyla manşetten yer verdiği haberinde, Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’in Rum siyasi partilerin teknokratları, Afrodit yatağının değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerin orantılı paylaşımı konusunda, şirketler grubuyla Rum kesimi arasında varılan yeni sözleşmenin maddeleri konusunda bilgilendirildiğini yazdı.

Petrol fiyatlarının, 2020-2022 döneminde varil başına 70 dolar civarında dalgalanacağından, yılda yaklaşık 550 milyon dolar veya yatağın işletilmesinin süreceği 18 yıllık dönemde toplam 9 buçuk milyar dolar net gelir elde edileceğine vurgu yapan gazete, yeni anlaşmanın Rum Yönetimi açısından 850 milyon Euro’luk bir kayba sebep olacağını yazdı.

Gazete, bu kaybın büyük bir kısmının, yatırım için öngörülen 8 milyar dolarlık projelerden elde edilecek kazançlarla karşılanacağını ekledi.

"Afrodit’ten Yılda 520 Milyon Dolar- Partiler, Yeni Anlaşma Konusunda Bilgilendirildi” başlığıyla iç sayfadan geniş yer verilen haberde, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’in dün siyasi parti teknokratlarını, Rum Yönetimi ile şirketler grubu arasındaki müzakerelerin tamamlanması ve taraflar arasında bir prensip anlaşmasına varılması konusunda bilgilendirdiğini yazdı.

Gazete, anlaşmayla şirket ve Rum Yönetimi’nin elde edeceği olası gelirlerle ilgili hesaplamaların, şirketlerin Mısır’daki Idku isimli doğal gaz sıvılaştırma terminalinin yöneticileriyle vardıkları prensip anlaşmasının ekonomik-teknik verilerine uyarlandığını da kaydetti.

Haberde, anlaşmanın, Afrodit yatağındaki konsorsiyumun yatağın geliştirilmesiyle ilgili araştırmaların ilerlediği ve yatırımla ilgili nihai kararların alındığı zaman kesinleşeceği de belirtildi.

Bu gelişmeler ışığında, nihai gelirlerle ilgili tahminlerin değişebileceği de ifade edildi.

“KAZANÇLAR VE KAYIPLAR”

Rum Yönetimi’nin yatağın geliştirilmesinden ötürü elde etmesi beklenen gelirlerin, brent petrolün fiyatının 2020-2022 döneminde varil başına 70 dolar olacağını öngören senaryoya dayandığını kaydeden gazete, şirketlerin ve devletin hesaplamalarına göre, Afrodit yatağının geliştirilmesi projesinin, brent petrolün varil başına fiyatının 60 doların altında olması halinde, sürdürülebilir olamayacağı kaydedildi.

Yatağın geliştirilmesi sırasında büyük dalgalanmalar yaşanması durumunda ise, iki taraf için yatırım getirisinde de benzer dalgalanmalar yaşanacağını kaydeden gazete, sözleşmede değişiklik yapılmasının dayandığı felsefenin, brent petrolün fiyatının yaklaşık 60-75 dolar arasında olduğu dönemlerde, şirketlerin mevcut sözleşmeyle kıyaslandığında, önemli ölçüde gelir artışına sahip olmalarını öngördüğünü iletti.

Brent petrolün fiyatının 75 dolar ve üzerine çıktığı dönemlerde, devletin gelirlerinin artacağını; petrol fiyatı 80 doların üzerine çıktığında is, Rum Yönetimi’nin gelirlerinin mevcut sözleşmedeki gelirleri aşacağını kaydeden gazete, bu senaryoya göre, devletin 18 yıllık programdan elde edeceği toplam net gelirin 9 buçuk milyar dolara ulaşacağını yineledi.

Bir diğer ifadeyle, bugünkü mevcut gelirlerin orantılı paylaşımı anlaşmasının geçerli olması durumunda, devletin 850 milyon dolar daha az (yılda yaklaşık 45 milyon dolar) gelir elde edeceğini belirten gazete, yeni anlaşmaya göre, devlete gidecek olan gelir yüzdesinin, yüzde 62’den yüzde 57’e düşürüldüğüne işaret etti.

Devletin, Afrodit yatağının ticari olarak değerlendirilmesinden elde edeceği ortalama yıllık gelirin 500-520 milyon dolar olacağının tahmin edildiğini de aktaran gazete, anlaşmanın, 4.1tcf (trilyon ayak küp) olarak hesaplanan Afrodit yatağının daha büyük olduğunun ortaya çıkması durumunda, devletin elde etmesi beklenen gelirlerin olası artışını ise açıkta bıraktığına dikkat çekti.

“8 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM”

Gazete Rum siyasi parti teknokratlarının Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’ten dün aldıkları bilgilendirmeye göre, Afrodit yatağının iki aşamalı olarak geliştirilmesiyle ilgili sermaye harcamaları ve işletme maliyetlerinin, şirketlere yaklaşık 8 milyar dolara mal olacağını belirtti.

Bu tutarın içerisinde, 12’nci parselden doğal gazı Mısır kıyılarına ve Idku isimli LNG terminaline götürecek boru hattının döşenmesi maliyetinin hesaplanmadığını kaydeden gazete, bu maliyetin 1,1 milyon olabileceğini ifade etti.

Yeni anlaşmanın, sözde MEB’de yatırımlar gerçekleştirilmesini güvenceye alma konusunda oldukça somut ve sert maddeler öngörmesinin devlet açısından kazanç olarak addedildiğini de yazan gazete, yataktaki yeni teyit sondajının somut bir zaman çerçevesi içerisinde gerçekleştirilmemesi durumunda, Noble-Shell-Delek’in sözleşmeyi kaybedeceğini belirtti. Haberde, Rum Yönetimi’nin de rezervin değerlendirilmesi konusunda başka şirketlerle işbirliği yapabileceğine işaret edildi.

Gazete, hükümetin amacının, zaman takviminin işleyebilmesi ve doğal gaz üretiminin 2024 veya 2025 yılında başlayabilmesinin mümkün olması için, bu yeni anlaşmanın Temmuz ayı içerisinde Bakanlar Kurulu’ndan geçmesi olduğunu ekledi.

Fileleftheros gazetesi de “Afrodit’ten 9 Buçuk Milyar Dolarlık Çeyiz” başlığıyla manşetten yayımladığı haberinde, Afrodit yatağından doğal gaz satışıyla ilgili anlaşmaya varıldığını ve bunun 2024 yılında başlamasının beklendiğini yazdı.

Afrodit yatağındaki doğal gazın 18 yıl boyunca Mısır’a ihraç edileceğini kaydeden gazete, önümüzdeki aya kadar yatağın geliştirilmesiyle ilgili planın hazır olacağını, 2020 yılının 2’nci yarısında ise Afrodit yatağındaki 3’üncü sondajın yapılacağını belirtti.

Gazete bunun hem teyit sondajı, hem de yatağın işletilmesi altyapısına sahip ilk sondaj olacağını ifade etti.

Haravgi ise “Afrodit’ten Daha Az Gelir, Sözleşmenin Uygulanması İçinse Daha Fazla Madde” başlığıyla yer verdiği haberinde, Rum hükümetinin, Afrodit yatağının geliştirilmesinden elde edilecek gelirlerin yeniden tahsis edilmesiyle ilgili olarak Noble-Shell-Delk şirketler grubuyla varılan anlaşmadan memnun göründüğünü yazdı.

http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n287258-afrodit-yatagi-konusunda-anlasmaya-varildi-18-yilda-9-bucuk (http://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n287258-afrodit-yatagi-konusunda-anlasmaya-varildi-18-yilda-9-bucuk)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 05 Haziran 2019, 21:52:56
Snuna kadar izlemenizi tavsiye ediyorum. Akdenizdeki durum nedir ? Kime güvenmeliyiz ? Kime güvenmemeliyiz ?Akdeniz  diye kendimizi yırttıgımız bugünlerde hatalar silsilesi nasıl başlamış , nasıl sorumsuzca devam etmiş çok güzel anlatılmış. Yunanistana peşkeş çekilen adalarımızda dahil hepsini anlatmış adam ve bugün o peşkeş çekilen adaların acısını nasıl çekiyoruz hepsi var. İzleyin lütfen.

https://www.youtube.com/watch?v=xMg3Oa7ccj0 (https://www.youtube.com/watch?v=xMg3Oa7ccj0)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 05 Haziran 2019, 22:04:13
Cambaza bak videolarindan biri daha. Asıl gurultu karadenizde kopacak.

Bu ileti kisa zira palavraya yer yok.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 06 Haziran 2019, 00:00:49
Sn Mugen;

Ozellikle Dogu Akdeniz ,Kita sahanligi, MEB uzerine foruma giris tarihimden beri islemekte olan biri olarak sunlari soyleyebilirim. Ne acidir ki Dogu Akdeniz konusu Turkiye acisindan stratejik bir konu oldugu halde ,sanki cogu arkadasimizin ilgisini pek cekmiyor ve suskunlar . Ya da cabucak konuyu konu disina tasimayi tercih etmekteler.

Bizler malesef toplum olarak okumayi arastirmayi pek seven bir millet degiliz. "Bunu ben soylemiyorum ortada okunan basilan kitap sayisi belli" . Okumus kesimimizin belirli bir kismi siyasi goruslerinin tutsaklari olmuslar .Guzel Konusmayi arastirmayi hatta konular uzerine kafa yormaktansa genellikle daha basit pek degeri olmayan soylemleri gorusleri aktarmayi tercih etmekteyiz.

Paylasmis oldugunuz video da belirtildigi gibi niye ilk hamleri yapan taraf olamadigimizi, niye karsi tarfin gozumuzun icine soka soka elimizden aldigi topraklari denizleri sorgulamaktan kacindigimizi , siyasilerimizin yapmakta oldugu alakasiz veya sacma aciklamalar kabullendigimizi , ABD AB Yunanistan Katar ...... vs bu planlari yaparken bizler niye uyudugumuzu bikmadan usanmadan yilmadan sorgulamaktan kacinmadigimiz zaman dunyanin yedi duveni de gelse hakkimizi koruyabiliriz aksi durumda bizler uyuruz onlar da bizleri yolmaya devam ederler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 07 Haziran 2019, 14:50:12
Erdoğan'dan net mesaj: Bu hakkı ilgisi alakası olmayanlara yedirmeyiz;

DOĞU AKDENİZ'DEKİ RUM YÖNETİMİNİN ANLAŞMASI...

Bizler şu anda münhasır ekonomik bölgelerde biz özellikle Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimin, Türk soydaşlarımızın haklarını sonuna kadar korumakta kararlıyız. Onun için de şu anda yeni aldığımız sondaj gemileri olsun, arama noktasındaki gemilerimiz olsun bunlar da bölgeye intikal ediyorlar. Onların da çalışmaları var.

Onların korumaları noktasında bütün yine silahlı kuvvetlerimiz, hepsi bölgedeler. Ve bölgenin bir defa çıkacak olan tüm petrol noktasında olabilir, başka olabilir bunun hepsinden Güney Kıbrıs'ın nasıl hakkı varsa Kuzey Kıbrıs'taki Türk soydaşlarımızın hakkı var. Bu hakkı da biz ilgisi alakası olmayanlara yedirtmeyiz."

* Aciklama guzel ,not ettik izlemekteyiz.
Başlık: ABD, Türkiye'nin sondaj faaliyetlerini hazmedemedi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Haziran 2019, 09:59:49
ABD, Türkiye'nin sondaj faaliyetlerini hazmedemedi

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/10/asd_6432.jpg)

Ülkesinin bölgede 10 savaş gemisi, 130 savaş uçağı ve yaklaşık 9 bin askeri bulunduğu söyleyen Amerikalı müsteşar yardımcısı, bölgedeki çıkarlarının önemli olduğunu söyledi.

2003-2006 yıllarında ABD'nin Lefkoşa'daki Büyükelçiliğinde görev yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, tepki çeken açıklamalarda bulundu.

Doğu Akdeniz'de ABD'nin ulusal güvenliğini de ilgilendiren birçok husus bulunduğunu söyleyen Palmer, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yakın iş birliğine dikkati çekti.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/09/sdf_2146.jpg)

Palmer, Kıbrıs'ta çözümün ABD için hala öncelik olduğunu, bunun enerji dahil birçok alanda iş birliğinin önünü açacağını dile getirerek, Washington'ın, iki kesimli, iki toplumlu, federal bir çözüme desteğini sürdürdüğünü ancak yeni model bir görüşmenin iki liderin kararına bağlı olduğunu ifade etti.

"STRATEJİK ÇIKARLARIMIZ VAR"
Matthew Palmer, Doğu Akdeniz'de ülkesinin çeşitli stratejik çıkarları bulunduğunu, buranın enerji kaynakları açısından önemi giderek artan bir bölge olduğunu söyledi.

Ülkesinin bölgede 10 savaş gemisi, 130 savaş uçağı ve yaklaşık 9 bin askeri bulunduğu hatırlatılan Palmer, Doğu Akdeniz'in ABD'nin ulusal güvenliğini de ilgilendiren çok sayıda hususun bulunduğu bir bölge olduğunu yineledi.

"DOĞU AKDENİZ ENERJİ İTHALATININ ÇEŞİTLENDİRİLMESİNE KATKI YAPACAK"
ABD'nin Fransa gibi adada bir üs arayışında olmadığını vurgulayan Palmer, şöyle devam etti: "Doğu Akdeniz, ABD'nin bir dizi stratejik çıkarının ve önemli ortaklarının bulunduğu bir bölge. Biz Doğu Akdeniz'e, yeni hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir bölge olarak bakıyoruz. Bölgedeki enerji kaynaklarının Avrupa'nın enerji güvenliğine, enerji ithalatını çeşitlendirmesine katkı yapacağını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra Doğu Akdeniz'de terörle mücadele, uyuşturucuyla mücadele, insan kaçakçılığı, göç gibi ABD'nin ulusal güvenliğini de yakından ilgilendiren birçok farklı konuyla da ilgileniyoruz."

YUNANİSTAN-GÜNEY KIBRIS-İSRAİL'E DESTEK
Palmer, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun da katıldığı, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail liderlerinin  "3+1" toplantısını hatırlatarak, ülkesinin bölgedeki ortaklarıyla yakın çalıştığını belirtti.

TÜRKİYE'NİN FAALİYETLERİNE ELEŞTİRİ
Palmer, Türkiye'nin Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetlerini eleştirdi, bu faaliyetlerin durdurulmasını istediklerini söyledi.

https://www.ensonhaber.com/abd-turkiyenin-sondaj-faaliyetlerini-hazmedemedi.html (https://www.ensonhaber.com/abd-turkiyenin-sondaj-faaliyetlerini-hazmedemedi.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Haziran 2019, 13:17:24
Rumlardan Fatih Gemisi personeli için tutuklama emri;

Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmaları yapan Fatih Gemisi'nin personeli ve Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi (TPAO) ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkardı.

Rum Fileleftheros gazetesinin, "Adresler ve isimler" manşetiyle verdiği habere göre Rum Yönetimi, Mayıs ayından bu yana Bafın 36,50 deniz mili açığında bulunan Fatih sondaj gemisinde çalışanların bütün verilerini elde etti.

Rum Dışişleri Bakanlığı da, Fatih çalışanları ve TPAO ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkarılması için çalışma başlattı. Yapılan girişimler sonrasında Rum Yönetimi de, 25 kişi hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı.

KKTC’DEN TEPKİ: YASA DIŞI HARAKET EDEN RUM TARAFI

Rumların tutuklama kararını değerlendiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, “Bir yasa dışılık, haksızlık, hukuksuzluk yapan varsa o da bizim önerilerimizi ve haklarımızı yok sayarak anlaşmalar ve araştırmalar yapan Rum tarafıdır” dedi. Yazılı açıklama yapan Tatar şunları kaydetti;

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onunla işbirliği yapanlar kendi çıkarları için Türkiye ve KKTC’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya, haklarımızı arzu ettikleri gibi gasp etmeye çalışıyorlar. Bütün oyun, her türlü yola başvurarak Türkiye’nin güçlenmesini engelleme ve Kıbrıs Türk Halkını değerlerinden, ait olduğu milletten kopararak güdük hale getirme oyunudur. Ancak bilinmelidir ki, hiç kimse Kıbrıs Türk Halkı ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını yok sayamaz, bizi ve Türkiye’yi haklarımızdan geri adım atmaya zorlayamaz. Doğu Akdeniz’de bir yasa dışılık, haksızlık, hukuksuzluk yapan varsa, o da bizim önerilerimizi ve haklarımızı yok sayarak anlaşmalar ve araştırmalar yapan Rum tarafıdır. Dolayısı ile Fatih Sondaj gemisinin çalışmaları ile ilgili olarak 25 kişi hakkında tutumla kararı aldıran Rum Yönetimini bir kez daha böylesi sonuç alınamayacağı kesin olan adımlardan geri durmaya ve bizimle uzlaşmaya davet ediyorum. Ya hakkaniyet ve adalet ölçüleri çerçevesinde uzlaşacağız ya da onlar ne yapıyorsa, mütekabiliyet esası çerçevesinde biz de yapacağız. Biz, Kıbrıs konusunun çözüm çabaları dışında hidrokarbonlar konusunun Rum yetkililerle ele alınıp çözülmesinden yanayız. Böyle bir adımın meselenin halline önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Birleşmiş Milletler ve üçüncü tarafları uyarıyoruz. Rum tarafının bu önerimizi sürekli reddetmesinden ve gerginliği artırıcı kararlar almasından doğacak sonuçların sorumlusu biz olmayacağız.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlardan-fatih-gemisi-personeli-icin-tutuklama-emri-41239370 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rumlardan-fatih-gemisi-personeli-icin-tutuklama-emri-41239370)

** Bir kac saifa geride  bu konuya ve GKRY hedefinin ne olduguna dair .
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 10 Haziran 2019, 13:47:36
Genel duruma bakarsak yavaş yavaş kuşatılıyor ve dışlanıyoruz. Bu durum ister istemez eksen değiştirmemize neden olacağa benziyor. Akdeniz'deki bu gerilim, küresel bir çatışmayı kıvılcımlandıracak gibi görünüyor. Dananın kuyruğunun kopması yakındır. Oldukça sıcak günler bizleri bekliyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Haziran 2019, 15:13:40
Tutuklama islemi nasil olacakmis? Bizim kirmizi bültenler hala elimizde kalmisken böcek  cumhurriyetinkimi   islev görecek?

Ayse tatili sevmis anlasilan.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 10 Haziran 2019, 15:44:38
AB ülkelerindeki mahkemelerin kararları tüm AB de geçerlidir böyle bir sorun var. Rum kesimi yargılarsa bütün AB polisi adamları arar kendi mahkemeleri gibi yani bir anlamda. Rum hakim diye hor görme Alman polisi için Rum Alman fark etmiyor hepsi kendi mahkemesi
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Tigerfish - 10 Haziran 2019, 16:14:23
AB ülkelerindeki mahkemelerin kararları tüm AB de geçerlidir böyle bir sorun var. Rum kesimi yargılarsa bütün AB polisi adamları arar kendi mahkemeleri gibi yani bir anlamda. Rum hakim diye hor görme Alman polisi için Rum Alman fark etmiyor hepsi kendi mahkemesi

Neyi hor görmeyim? Böceklerimi ? Sivri zekalıların skandallarına göz mü yumalım? AB ‘nin Kıbrıs’ı Demokles kılıcını tepemde sallamasınamı göz yumalım? Nitekim AB’nin Türkiye üzerinden çıkarları ağır basıyor itiraf etmeselerde. Rumlar akıllı  olsunlar ve Ayşe okuluna gitmesine devam etsin.

Etkiyle tepkiyi analiz edeceğin yerde kararlılığından taviz veriyorsun Serkan.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Haziran 2019, 16:21:57
Genel duruma bakarsak yavaş yavaş kuşatılıyor ve dışlanıyoruz. Bu durum ister istemez eksen değiştirmemize neden olacağa benziyor. Akdeniz'deki bu gerilim, küresel bir çatışmayı kıvılcımlandıracak gibi görünüyor. Dananın kuyruğunun kopması yakındır. Oldukça sıcak günler bizleri bekliyor.

Gozlemleriniz dogru dogru oldugu kanisindayim. Oncelikle siyasal politik goruslerimizi bir yana birakip kusatmayi etkisiz kilacak yontem gelistirmemiz sart ve artik kaybedecek zamanimiz kalmadi. Kusatma cemberini etkisiz kilana dek de sicak gunlerin bizleri bekledigi de asikar.

GKRY elbette kucuk bir AB ulkesi ama hafife alinmamasi gerekli .Daha once kibrista olmus olan bir takim olaylara istinaden ozellikle  Magosa limanina ugrayan yabanci bandirali gemilere karsin uyguladigi saibeli kirmizi bulten ile tutuklamalar tam da olmasa da bir takim sahislar sirketler uzerinde tedirginlik hatta tutuklanmalar gerceklesti. 18 yil once sinir delme olaylari esnasinda Tassos Isakin bayrak direginden vurulmasi olayina karistiklari itdia edilen zamanin KTBK komutani ve bazi KKTC ileri gelenleri hakkinda da kirmizi bulten cikartilmis ,bu sahislar uzun yillar yurt disina cikamamislardir.

Ornegin GKRY bandirali gemilerin TC limanlarina kullanmasi kisitlamsi yururlukte, belki bu kapsam genisletilebilir ornegin GKRY limanlarindan hareket etmis herhangi bir gemi Turk limanlarini kullananmaz ,kullanan gemilere ceza uygulanacak vs "sayet meevcut degilse tabii " Dunyada Panama kayitli gemiler en fazla sonraki ulke ise GKRY ticari olarak canini yakacak onlemler rahatlikle artirilabilir ve dahasi....
Başlık: KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan Doğu Akdeniz mesajı
Gönderen: SKYWOLF - 11 Haziran 2019, 14:21:16
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan Doğu Akdeniz mesajı

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5cff862ed3806c12847752c4.jpg)

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Doğu Akdeniz ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Akıncı, "KKTC ve Türkiye’ye aynı şekilde davranmaktan başka seçenek bırakmıyorsunuz" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı: Doğu Akdeniz’e son zamanlarda yaşanan gerginlikler hiç birimizin arzu ettiği bir durum değil. Bu zenginlikler hepimize ait. Eğer bu, bu şekilde yapılırsa ’KKTC ve Türkiye’ye aynı şekilde davranmaktan başka seçenek bırakmıyorsunuz’ dedik. Ve şu anda bunun gerekleri yapılıyor.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı sözlerine şu şekilde devam etti: Doğu Akdeniz bir barış gölü, bir barış havzası haline gelebilir. Buradan herkes yararlanır. Biz gerginlik siyaseti, çatışma siyaseti istemiyoruz. Barış istiyoruz, uzlaşma istiyoruz. Eğer yardımlaşma konusunda en ufak bir ipucu görürsek biz bu eli tutmaya hazırız.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/kktc-cumhurbaskani-akincidan-dogu-akdeniz-mesaji-41240579 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/kktc-cumhurbaskani-akincidan-dogu-akdeniz-mesaji-41240579)
Başlık: Ynt: KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan Doğu Akdeniz mesajı
Gönderen: metin62 - 11 Haziran 2019, 14:52:38
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan Doğu Akdeniz mesajı

([url]http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5cff862ed3806c12847752c4.jpg[/url])

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Doğu Akdeniz ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Akıncı, "KKTC ve Türkiye’ye aynı şekilde davranmaktan başka seçenek bırakmıyorsunuz" dedi.

b]Barış istiyoruz, uzlaşma istiyoruz. Eğer yardımlaşma konusunda en ufak bir ipucu görürsek biz bu eli tutmaya hazırız.[/b]



Sn Akincinin mesajinin karsi tarafa yonelik oldugunu algiladim CB beni bu durumda mecbur birakiyorsunuz , askida olan kibris gorusmelerinin acilmasina da sebep olabilir  mesaji veriyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 14 Haziran 2019, 16:53:18
Yavuz Gemisi, Temmuz’da sondaja hazır duruma gelecek;

TPAO’ya ait Fatih Sondaj Gemisi, Kıbrıs Adası’nın yaklaşık 80 kilometre batısında Finike 1 kuyusunda sondaja başlarken Yavuz Gemisi'nin de Temmuz'da sondaja hazır hale geleceği kaydedildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aramak için karada yaptığı çalışmaların dışında denizlerdeki arama ve sondaj faaliyetlerine de devam ettiğini hatırlattı.

Fatih Sondaj Gemisi’nin Doğu Akdeniz’de Finike-1 kuyusunda sondaja başladığını hatırlatan Bakan Dönmez, “2.338 metre deniz derinliğinde gerçekleşen sondaj faaliyetinin 100 günün üzerinde sürmesini planlıyoruz” dedi.

KIBRIS’IN 130 KM BATISINDA

Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in açıkladığı Finike-1 kuyusu, Kıbrıs adasının yaklaşık 80 kilometre batısında yer alıyor. Bakan Fatih Dönmez, Fatih Sondaj Gemisi’nin çalışmalarıyla ilgili olarak “Amacımız sondaj sonunda petrol veya doğalgaz bularak milletimizin hizmetine sunmak” ifadelerini kullandı.

YAVUZ DA SONDAJA HAZIRLANIYOR

Bakan Dönmez’in verdiği bilgilere göre teknik özellikler bakımından Fatih’in benzeri sayılan Türkiye’nin ikinci derin deniz sondaj gemisi Yavuz’un da teknolojik geliştirme ve iyileştirme çalışmaları sürüyor.

Yerli ve milli teknoloji kullanılarak yapılan upgrade çalışmalarının yüzde 80 oranında tamamlandığını anlatan Dönmez, “Bir aksilik yaşanmadığı takdirde Yavuz, Temmuz’da sondaja hazır duruma gelecek. Böylece Doğu Akdeniz’de bayrağımız iki dev, Fatih ve Yavuz tarafından dalgalandırılacak” diye konuştu.

BÖLGE DIŞI AKTÖRLERİN ARKASINA SIĞINANLAR

Arama veya sondaj çalışmalarında Türkiye ile KKTC’nin haklarını sonuna kadar savunmaya da öncelik verdiklerini kaydeden Bakan Dönmez şunları söyledi:

“Türkiye olarak Kıbrıs ve Akdeniz’de her zaman çözümden yana tavır takınarak bölgemizde uluslararası hukukun en önemli savunucusu olduk. Ne kimsenin hakkını yemeye ne de kendi hakkımızı yedirmeye niyetimiz var. Bizim derdimiz ruhsatlı bölgelerimizdeki yer altı kaynaklarımızı insanımızın huzuru ve refahı için kullanmak. Akdeniz’de kirli hesapları olanlar, bölge dışı aktörlerin arkasına saklanarak bir oldubittiyle Kıbrıs Türklerinin hakkına göz dikenler, bu çılgınlıklarından şimdiden vazgeçsinler. Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün ezilmesine dün nasıl seyirci kalmadıysa bugün de eli kolu bağlı tribünden seyredemez.”

SİSMİK ARAŞTIRMALAR DA SÜRÜYOR

Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aramaları denizlerde yürüttüğü çalışmalarının Fatih ve Yavuz gemileriyle sınırlı olmadığını ifade eden Bakan Dönmez, “Aynı zamanda Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa genizlerimiz de çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bunlardan yüzde 90 oranında yerliliğe sahip ve hem iki hem üç boyutlu sismik arama yapabilen Oruç Reis gemimiz Marmara Denizi’nde aramalarını sürdürüyor. Barbaros Hayreddin Paşa gemimiz de KKTC’nin ruhsat alanlarında Lefkoşa-2 3 Boyutlu Sismik Arama Projesi kapsamında denizlerimizin altında ne varsa insanımızın hizmetine sunmak için kulaç atmaya devam ediyor.”

SIĞ DENİZ SONDAJI 3500 METREDE

Derin deniz sondajlarının yanı sıra sığ deniz sondaj çalışmalarının da devam ettiğini anlatan Bakan Dönmez, Kuzupınarı-1 kuyusundaki sondaja yaklaşık 3 bin 500 metre derinlikte devam edildiği bilgisini verdi.

Bakan Dönmez, Kuzupınarı -1 kuyusundaki çalışmaları Haziran sonunda bitirmeyi planladıkların belirterek “Yaptığımız tüm çalışmamalarda yolumuza devam edeceğiz. Ülkemiz için kurduğumuz hayallerimiz, koyduğumuz hedeflerimiz gerçek olana kadar asla durmayacağız” dedi.

https://www.denizhaber.net/yavuz-gemisi-temmuzda-sondaja-hazir-duruma-gelecek-haber-88855.htm (https://www.denizhaber.net/yavuz-gemisi-temmuzda-sondaja-hazir-duruma-gelecek-haber-88855.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 14 Haziran 2019, 17:08:12
fransız bakanın açıklamalarına ilgi göstermedik ama ilave edeyim foruma ben

https://www.ntv.com.tr/dunya/fransa-kibrista-konuslanma-gibi-bir-ongorumuz-olmadi,a8-1BzwmA06ki17S9L0OWQ (https://www.ntv.com.tr/dunya/fransa-kibrista-konuslanma-gibi-bir-ongorumuz-olmadi,a8-1BzwmA06ki17S9L0OWQ)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 14 Haziran 2019, 17:43:26
fransız bakanın açıklamalarına ilgi göstermedik ama ilave edeyim foruma ben

https://www.ntv.com.tr/dunya/fransa-kibrista-konuslanma-gibi-bir-ongorumuz-olmadi,a8-1BzwmA06ki17S9L0OWQ (https://www.ntv.com.tr/dunya/fransa-kibrista-konuslanma-gibi-bir-ongorumuz-olmadi,a8-1BzwmA06ki17S9L0OWQ)

Fransizlarin konuslasacagi yer olarak GKRY basini tarfindan aciklanan Mari Dnz ussu Birlesik kirallik Agrotur ussunden pek uzakta degil. Ingilizler egemen olduklari bir bolgenin  bu kadar yakininda Fransizlarca kalici bir Us kurmalarini pek hos karsilamayacaklari asikar. Mari ve Baf Hava usssunu  bir miktar daha gelistirilip Fransiz ve Euro force kullanimina acilmasi icin GKRY kampanya ve propogandasina devam edecektir. GKRY yonetiminin ana hedeflerinden biri adada bulunan KTBK karsin Euroforce veya ileride bir yolunu bulabilirse Nato ya katilmak sureti ile noturlemedir.
Başlık: 10 soruda Doğu Akdeniz’de enerji denklemi
Gönderen: SKYWOLF - 15 Haziran 2019, 09:20:27
10 soruda Doğu Akdeniz’de enerji denklemi

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/15/fh_3595.jpg)

Akdeniz'e komşu ülkelerle uluslararası aktörlerin bölgede yürüttüğü hidrokarbon arama faaliyetleri, Doğu Akdeniz enerji denkleminde yeni dengelerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Akdeniz'e komşu ülkeler ile uluslararası aktörlerin son yıllarda Doğu Akdeniz'de yürüttüğü hidrokarbon arama faaliyetleri, bölgede suların yeniden ısınmasına yol açıyor.

Doğu Akdeniz'de ve özellikle Kıbrıs adası çevresinde yürütülen petrol ve doğal gaz aramalarıyla belirli bölgelerdeki kaynak keşifleri, Akdeniz'e komşu ülkelerin enerji arz güvenliğini yakından ilgilendiriyor.

TÜRKİYE'NİN ENERJİ DENKLEMİ
Türkiye'nin son dönemde Doğu Akdeniz'de yürüttüğü petrol ve gaz arama faaliyetleri ise bölgenin aktörleri arasındaki dengelerin yeniden belirlenmesini gündeme getirdi. Bu kapsamda dünyanın en büyük enerji şirketleri bölgeye gelerek buradaki enerji arama ve iletim projelerinde birbirleriyle pay alma yarışına girdi.

Çok değişkenli bir denkleme benzetilebilecek Doğu Akdeniz bölgesinde, birçok problem, kriz ve iş birliği fırsatları bir arada bulunuyor. Bu kapsamda AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Doğu Akdeniz'de enerji denkleminde ilişkin 10 soru ve yanıtları şöyle:

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/15/asd_7094.jpg)

1- Akdeniz'de hangi ülkeler aktif politika yürütüyor ve bölgenin enerji kaynaklarından faylanmak istiyor?

Coğrafi açıdan da bölgeye sınırı olan Türkiye, İsrail, Mısır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan, Lübnan, Suriye ve Libya Doğu Akdeniz'de aktif politika yürütüyor.

Öte yandan, bölgeye sınırı olmamasına rağmen ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkeler de Akdeniz'deki enerji denkleminde ağırlığını korumak istiyor.

2- Bölgedeki doğal gaz ve petrol rezervinin tahmini büyüklüğü toplam ne kadar?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre, Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğal gaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

3- Doğu Akdeniz'de hangi enerji şirketleri faaliyet gösteriyor?

Doğu Akdeniz'de faaliyet gösteren başlıca şirketler arasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ABD'li Exxon Mobil ve Noble, Fransız Total, İtalyan Eni, Güney Koreli Kogas, Katar Petroleum, İngiliz BG ile İsrailli Delek ve Avner firmaları yer alıyor.

4- Doğal gaz ve petrol arama faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bölge kaç parselden oluşuyor?

Bölge, GKRY tarafından tek taraflı olarak ilan edilen sözde 13 parselden oluşuyor.

Kuzeyde sırasıyla 1. 2. ve 3. parsel, ortada 4. 5. 6. 7. 8. 9. ve 13. parsel ve güneyde ise 10. 11. ve 12. parsel yer alıyor.

5- Doğu Akdeniz'de hangi parsellerde münhasır ekonomik bölge sorunu yaşanıyor?

Türkiye ve KKTC'nin hak iddia ettiği bölgede yalnızca sözde 10. ve 11. persellerde çakışma bulunmuyor, diğer parsellerin hepsinde münhasır ekonomik bölge tartışmaları devam ediyor.

6- Söz konusu 13 parselde hangi şirketler faaliyet yürütüyor?

Bölgede sözde 2. 3. ve 9. parsellerde İtalyan Eni ve Güney Koreli Kogas şirketlerinin müşterek lisansı bulunuyor. Ortaklığın payları ise yüzde 80 Eni, yüzde 20 Kogas olarak dağılım gösteriyor.

Fransız Total ve İtalyan Eni 6. ve 11. parsellerde eşit pay sahibiyken, 8. parselde Eni tek başına ruhsat sahibi konumunda yer alıyor.

12. parsel ise yüzde 35 ABD'li Noble, yüzde 35 İngiliz BG ve yüzde 30 da İsrailli Delek Drilling Group şirketlerinin hisselerinden oluşuyor.

10. parselde ABD'li Exxon Mobil ve Katar Petroleum ortaklığı sözde ruhsatları elinde bulunduruyor. Geriye kalan sözde 1'inci, 4'üncü, 5'inci, 7'inci ve 13'üncü parseller için görüşmeler devam ediyor.

7- Türkiye, Doğu Akdeniz'de nasıl bir politika izliyor?

Türkiye Kıbrıs'ta, Türklerin Rumlarla eşit haklara sahip olduğunu ve adanın zenginliklerinden ortak faydalanılması gerektiğini savunuyor.

Türkiye her fırsatta bölgede faaliyet yürüten enerji şirketleri ile ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkelere GKRY'nin tek taraflı olarak ilan ettiği münhasır ekonomik bölgeyi tanımadığını ve Türkiye'nin deniz yetki alanlarıyla çakışan bölgelerde arama ve üretim çalışmalarına izin vermeyeceğini belirtiyor.

Ayrıca Türkiye, GKRY'nin adanın tamamını temsil eden bir devlet olmadığı için münhasır ekonomik bölge oluşturma ve ihale etme hakkı da bulunmadığını muhataplarına iletiyor.

Öte yandan, adanın çakışma olmayan kuzey, doğu ve güney kısımlarında Rum tarafının fiili durum yaratma olasılığına karşı, KKTC tarafından TPAO'ya ruhsat sahaları verildi. Böylece GKRY'nin adanın tamamını temsil etmemesine rağmen bloklar oluşturarak münhasır ekonomik bölge ilan etmesine karşılık verilmiş oldu.

8- Türkiye bölgede arama faliyetleri yürütüyor mu?

Türkiye bölgede aktif olarak Fatih sondaj gemisiyle KKTC’nin ruhsat verdiği A,B,C,D,E,F,G olarak adlandırılan alanlarda sondaj ve arama faaliyetlerini yürütüyor. Söz konusu alanlar KKTC'nin kendi münhasır ekonomik sınırları içinde yer alıyor. Ayrıca Fatih'in yanı sıra Türkiye'nin ikinci sondaj gemisi Yavuz'un da temmuz ayında bölgeye gönderilmesi bekleniyor.

9- GKRY bölgede nasıl bir politika izliyor?

Doğu Akdeniz'deki kaynaklardan azami pay alma arayışına giren enerji şirketleri ve bu şirketlerin direkt veya dolaylı yoldan sahibi olan ABD, Fransa ve İtalya gibi ülkeler GKRY'yi adanın tamamında egemen gibi görüyor ve ihalelerle aldıkları lisansların hukuki olduğunu iddia ediyor.

GKRY de enerji arama ve çıkarma faaliyetlerinde ABD, İtalya ve Fransa gibi bölge dışındaki aktörlerle, enerji iletimi için ise İsrail, Mısır ve Yunanistan gibi bölgedeki aktörlerle iş birliği çalışmaları yapıyor.

10- East-Med boru hattı projesi nedir? Bu projeyle Türkiye devreden çıkarılabilir mi?

East-Med boru hattı projesiyle Akdeniz gazının İsrail, GKRY ve Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gönderilmesi hedefleniyor.

Bölgenin jeolojik yapısının kırılganlığı ve hat uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda inşa edilmesi planlanan boru hattının teknik ve ekonomik açıdan fizıbıl olmadığı kabul ediliyor.

Ayrıca Avrupa Birliğinin de desteklediği projenin öngörülen güzergahı Türkiye'nin deniz sahalarından geçiyor. Sonuç olarak aktörlerin Türkiye'yi de hesaba katarak hareket etmesi gerekiyor.

https://www.ensonhaber.com/10-soruda-dogu-akdenizde-enerji-denklemi.html (https://www.ensonhaber.com/10-soruda-dogu-akdenizde-enerji-denklemi.html)
Başlık: Fransa'dan Türkiye'ye Doğu Akdeniz çağrısı
Gönderen: SKYWOLF - 15 Haziran 2019, 09:27:32
Fransa'dan Türkiye'ye Doğu Akdeniz çağrısı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/15/ieua_5901.jpg)

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye'nin "Doğu Akdeniz'deki yasadışı faaliyetlerini sonlandırması gerektiğini" söyledi. Macron, "AB bu konuda zayıflık göstermeyecek" dedi.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin haklı olarak yürüttüğü enerji araştırmalarına yönelik tepkilere bir yenisi daha eklendi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü faaliyetleri yasadışı olarak niteledi.

EGEMENLİĞE SAYGI ÇAĞRISI
Güney Avrupa ülkelerinin liderlerini bir araya getiren Malta'daki AB zirvesinin ardından konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kıbrıs'la tam bir dayanışma içinde olduğunu belirterek Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğine saygı duyulması konusundaki kararlılığını vurguladı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/15/asd_9172.jpg)

Macron, Türkiye yönetimini Doğu Akdeniz bölgesindeki faaliyetlerine son vermeye çağırırken, “Tamamen Kıbrıs’la dayanışma içindeyiz ve egemenliğine destek veriyoruz. Türkiye, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki yasadışı faaliyetine son vermeli. Avrupa Birliği bu konuda zayıflık sergileme niyetinde değil” ifadelerini kullandı.

https://www.ensonhaber.com/fransadan-turkiyeye-dogu-akdeniz-cagrisi.html (https://www.ensonhaber.com/fransadan-turkiyeye-dogu-akdeniz-cagrisi.html)
Başlık: Doğu Akdeniz'de Türk askerinden Rumlara mesaj
Gönderen: SKYWOLF - 15 Haziran 2019, 09:30:58
Doğu Akdeniz'de Türk askerinden Rumlara mesaj

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/14/s_2021.jpg)

Doğu Akdeniz'de tatbikat gerçekleştiren askerlerimizden biri "Ayşe tatile çıktı" peçi ile tatbikata katıldı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de gerçekleştirdiği sondaj faliyetlerinden rahatsız olan Güney Kıbrıs Rum Kesimi, ülkemize karşı tehditlerde bulunmuştu.

Bu tehditleri ciddiye almayan Türkiye sondaj faaliyetlerine devam etti.

Bu olaylar daha soğumadan Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile, Doğu Akdeniz'de ortaklaşa Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama Kurtarma-2019 Davet Tatbikatı gerçekleştirdi.

Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilen tatbikat ile, Türkiye ve KKTC uluslarası sulardaki yetki alanlarına kararlılık mesajı verdi.

"AYŞE TATİLE ÇIKTI"
Tatbikata katılan bir askerin üniformasındaki peç ayrıntısı  dikkati çekti.

Hava Kuvvetleri'ne bağlı bir pilotta bulunan peç, 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı'nın çıkarma parolasına atıfta bulunuyor. İngilizce yazılı kabartmada, "Ayşe tatile çıktı" ifadesi yer alıyor. Kıbrıs adasının üzerine yerleştirilen savaş uçağının yanı sıra peçte, KKTC ile Türkiye bayrakları yan yana yer alıyor. Peçte kullanılan F-100 Super Sabre savaş uçağı, TSK'nın Kıbrıs Barış Harekâtı'nda sabit kanatlı hava gücünün bel kemiğini oluşturuyordu. Ayrıca peçi taşıyan pilotun isminin Ayşe olması da peçi daha anlamlı kılıyor.

https://www.ensonhaber.com/dogu-akdenizde-turk-askerinden-rumlara-mesaj.html (https://www.ensonhaber.com/dogu-akdenizde-turk-askerinden-rumlara-mesaj.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 15 Haziran 2019, 10:44:00
Kıbrıs Rum Yönetimi, Fatih gemisi personeline tutuklama emrini doğruladı;

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz açıklarında sondaj çalışması yapan Türkiye'ye ait Fatih sondaj gemisindeki mürettebat hakkında tutuklama emri çıkarıldığını resmi olarak duyurdu. Karara gerekçe olarak ise "sınır ihlali" gösterildi.

Güney Kıbrıs, Doğu Akdeniz'de sondaj faaliyetleri yürüten Türk gemisi mürettebatına yönelik tutuklama emri çıkarıldığı bilgisini doğruladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, petrol ve doğalgaz arama hakkının bulunduğu toprakları ihlal ettiği iddiasıyla adaya yakın yerde demirlenmiş olan Türk sondaj gemisinin mürettebatı hakkında tutuklama emri çıkarıldığını doğruladı.

Yetkili, "Tutuklama emirlerinin çıkarıldığını teyit edebilirim. (Hakkında tutuklama emri çıkarılan) kişi sayısı çift haneli" dedi.

Türkiye, 10 Haziran'da yaptığı açıklamada tutuklama emri haberlerinin "sınırı aştığını" belirtmişti. Tutuklama emri haberleri, o tarihte Lefkoşa tarafından teyit edilmemişti.

DOĞU AKDENİZ İÇİN DAYANIŞMA SÖZÜ

Bu arada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Rum Haber Ajansı, Doğu Akdeniz'de sondaj faaliyetleri yürüten Fatih gemisi personeline yönelik uluslararası tutuklama emri çıkarılmasına dair bir diplomatın "Avrupalı ortaklarımız bize dayanışma gösterecekleri konusunda söz verdiler" dediğini duyurdu.

Rum ajansı, ismini vermediği Rum Dışişleri Bakanlığı'ndan bir diplomatın, "Tutuklama kararlarının çıkarıldığını söyleyebiliriz. Bu tutuklama emri, sorunu çözmüyor ancak bu karar Türkiye'ye baskı oldu. Avrupalı ortaklarımız bize dayanışma gösterecekleri konusunda söz verdiler. Bu sözlerin kararlara dönüşmesini ve önlemler olarak ortaya çıkmasını bekliyoruz" dediğini duyurdu.

Ajans, tutuklama emri çıkarılan kişilere 1 milyon Euro para veya 5 yıl hapis cezası verilebileceğini yazdı.

“HADDİNİ AŞAN ADIM”

Rumların tutuklama kararı hem Türkiye, hem de KKTC'nin sert tepkisini çekmişti.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Biz gerginlik siyaseti, çatışma siyaseti istemiyoruz" derken; Başbakan Ersin Tatar, "Rumlar çok yanlış yaptı, bu barışa hizmet etmeyen bir adımdır" demişti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Doğu Akdeniz'de sondaj çalışmaları yapan Fatih gemisinin personeline tutuklama kararı çıkardığı yönündeki haberlerle ilgili, "GKRY'nin bu haddini aşan kararı şayet doğru ise, bizim açımızdan hiçbir hükmü ve geçerliliği olmayacaktır" dedi.

https://www.denizhaber.net/kibris-rum-yonetimi-fatih-gemisi-personeline-tutuklama-emrini-dogruladi-haber-88947.htm (https://www.denizhaber.net/kibris-rum-yonetimi-fatih-gemisi-personeline-tutuklama-emrini-dogruladi-haber-88947.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 16 Haziran 2019, 00:40:43
Türkiye, ikinci sondaj gemisini de Doğu Akdeniz’e gönderecek;

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz ilgili Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs'ın batısında sondaja başladığı belirterek bölgeye ikinci sondaj gemisinin de gönderileceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinen Çavuşoğlu, "Akdeniz'deki tüm ülkelere mesajımız şudur, 'Türkiye'yi dışlayan, Türkiye'nin içinde olmadığı hiçbir anlaşma geçerli değildir.' Akdeniz’de biz de varız, bizim de kıta sahanlığımız var. Kıta sahanlığımızın sınırları bellidir. Bunu da BM'ye kaydettik. İkincisi biz, kendi kıta sahanlığımız içerisinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ruhsat verdiği alanlarda sismik araştırma ve sondaj yapıyoruz . Eskiden sadece sismik araştırma yapardık çünkü bizim sondaj gemimiz yoktu. Şimdi FATİH 1 gemimiz hemen Kıbrıs'ın batısında sondaja başladı" ifadelerini kullandı.

"İKİNCİ SONDAJ GEMİSİ DE AKDENİZE GİDECEK"

Çavuşoğlu, bölgeye ikinci sondaj gemisinin de geleceğini dile getirerek şunları kaydetti:

"İkinci gemimiz Karadeniz'e gidecekti, o bölgeye kaydırdık. Bunun sebebi, yıllardır tüm uyarılarımıza rağmen Rum kesiminin tek taraflı bir şekilde Kıbrıs etrafında arama, sismik arama ve şimdi de sondaj çalışmalarına başlamasıdır. Neden tek taraflı diyoruz, çünkü burada KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının da hakkı var. Bunu da Rum kesimi ve AB kabul ediyor. Biz onlara 'Kıbrıs Türk halkının haklarını garanti altına aldıktan sonra bu tür adımları atın' dedik. 'Efendim yaparsak tanımış oluruz.' diyorlar. Hayır, bugün Tayvan’ı herkes tanımıyor ama herkes Tayvan ile ticarette yapıyor, anlaşma da. Özel şirket üzerinden olsun, AB üzerinden olsun, her türlü esnekliği gösterdik. 'Efendim şimdi değil de satarken garanti altına alacağız.' diyorlar. Şimdi yapamıyorsan satarken de yapamazsın. Yapmazsın ve garanti altına almazsın. Biz güvenmiyoruz."

"RUMLAR GERİ ADIM ATTI"

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile yapılan müzakerelerde, Rumların mutabakata varılan konularda bile geri adım attığını belirten Çavuşoğlu, söz konusu tarafın müzakerelerde verdikleri sözlerin hiçbirini tutmadığını dile getirdi.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"O yüzden biz de kendi adımımızı kendimiz atıyoruz. Burada Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve Kıbrıs Türk halkının menfaatlerini korumak için bölgeye sondaj gemilerimizi gönderdik. Eskiden Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma yapıyordu. Onlar da 'Türkler yine böyle yapacak bir şey olmaz.' dediler ama gemileri gönderince şimdi paniklediler. Önce bazı tepkiler oldu. Bu tepkilere biz de cevabımızı verdik. Onun dışında herkesi bilgilendirdik. Mesela İngiltere'yi bilgilendirdikten sonra bu bölgeleri tartışmalı bölge olarak açıkladık. Amerika'nın açıklamasına baktığımız zaman AB'nin açıklamalarına göre dengeli bir açıklama olduğunu görüyoruz. Biz, tüm Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Daimi üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarına ve de AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarına ve (AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi) Federica Mogherini'ye mektup gönderdik. Hukuki gerekçeleriyle beraber oradaki Türkiye, KKTC ve Kıbrıs Türk halkının haklarını açıklayan bir mektup gönderdik. Ayrıca Bakanlıktaki arkadaşlarımızla Ankara'daki tüm büyükelçileri davet ederek aynı kapsamda bilgilendirmelerde bulunduk ve çok etkilendiler."

"AB'Yİ DEFALARCA UYARDIK"

AB’ye birçok kez uyarıda bulunulduğunu anımsatan Çavuşoğlu, "Biz AB'ye bu işi siz çözün, aksi takdirde biz adımlarımızı atarız ve gerginlik olur uyarısını defalarca AB’ye ilettik. Aynı bilgilendirmeyi Brüksel’de de arkadaşlarımız yaptı. Bizim burada uluslararası hukuk bakımından da haklılığımız ortadadır ve bu konuda da kararlıyız. Kararlılığımızı da herkes gördü" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Rusya'dan şu ana kadar Doğu Akdeniz konusunda bir açıklama göremediklerini vurgulayarak "Rusları da buradaki haklarımız ve Kıbrıs Türk halkının hakları konusunda bilgilendirdik. Ruslar, Kıbrıs sürecinde kalıcı bir çözüm olması konusunda görüşlerini söylediler. Hatta müzakerelere P5 ülkeleri katılsın diye de taleplerini iletiyorlar ama biz, BM ve AB gözlemci konumunda. Çünkü herhangi bir çözüm olduğu zaman AB ve AB hukukunu da ilgilendiren konular olduğu için onlar gözlemci olarak duruyorlar ve garantör ülkeler olarak bu müzakereleri sürdürdük. Sondaj konusunda Rusya'nın bir taraf tutan bir açıklamasını ya da tutumunu görmedik." şeklinde konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, "Kıbrıs Rum kesimi bizim vatandaşlarımızı tutuklayacak, biz de buna müsaade edeceğiz, bu mümkün değil" dedi.

"Hak hukuk çerçevesinde herkesin menfaati garanti altına alındığı zaman ve paylaşmayı da bildiği zaman sorun yok" ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, Türkiye'nin tek taraflı adımlara itiraz ettiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, "Bu noktaya mecbur gelecekler. Rum Kesimi de gelecek, Yunanistan da gelecek, Avrupa Birliği de gelecek, Akdeniz'deki ülkeler de gelecek. Bunun başka çıkar yolu yok. Ama tabii Suriye'den dolayı, Rusya'nın oradaki mevcudiyeti, ABD'nin, Batılıların oradaki mevcudiyeti gibi konulardan dolayı şu an herkesin gözü Doğu Akdeniz bölgesinde." tespitini yaptı.

Bakan Çavuşoğlu, bölgedeki doğalgazın Avrupa ve dünya piyasalarına ulaşması için tek alternatifin Türkiye olduğunun altını çizdi.

https://www.denizhaber.net/turkiye-ikinci-sondaj-gemisini-de-dogu-akdenize-gonderecek-haber-88944.htm (https://www.denizhaber.net/turkiye-ikinci-sondaj-gemisini-de-dogu-akdenize-gonderecek-haber-88944.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: fırtına06 - 16 Haziran 2019, 01:00:24
Yunan Ordusu bu kriz yüzünden artmaya başlayan Türkiye ile çatışma riski nedeniyle adalara tank ve zırhlı araç yığmaya başlamış. Bizde şöyle karşılarına 10-15 tane Bora yerleştirsek nasıl olur sizce? Bence süper olur.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 16 Haziran 2019, 10:54:53
Yunan Ordusu bu kriz yüzünden artmaya başlayan Türkiye ile çatışma riski nedeniyle adalara tank ve zırhlı araç yığmaya başlamış. Bizde şöyle karşılarına 10-15 tane Bora yerleştirsek nasıl olur sizce? Bence süper olur.

Bence tankları vs. o adalara hapsederlerse hedef haline getirirler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 16 Haziran 2019, 12:18:19
Yunan Ordusu bu kriz yüzünden artmaya başlayan Türkiye ile çatışma riski nedeniyle adalara tank ve zırhlı araç yığmaya başlamış. Bizde şöyle karşılarına 10-15 tane Bora yerleştirsek nasıl olur sizce? Bence süper olur.

Bence tankları vs. o adalara hapsederlerse hedef haline getirirler.

RMMO ordusu bunyesinde bulunan hava savunma sistemlerinin imhasi icin Bora sisteminin mevcudiyeti KTBK nin guc carpanina kesin katkida bulunacagi kanisindayim.

Or: RMMO Radar ve Hava savunma sistemlerinin bir kismi Trodos Olimpos tepesinde . Ayni yerin bir kac yuz metre ilerisinde dagin tepesinde ise RAF in orta doguyu izledigi en etkin merkez mevcut.

Mevcutta RMMO mevzinde M1 TOR korumasi altinda Radar sistemleri  icin de kullanilsa dahi, mevzi esasinda S300 kullanimi icin .Yani yarin depodan ansizin onumuze S300 cikabilir ve orada konuslanabilir ki o zaman THK icin risk olusturur. Bu nedenle o mevziinin olasi bir durumda ,mutlak imhasi gerek. Bu da ancak KKTC topraklarinda konuslanmis mobil Bora veya benzeri uzun menzilli hasas sistemler ile yapilabilir.


Tank konusuna gelince  RMMO tank envanteri KTBK oranla daha kucuk ama daha modern.
KTBK M48A5T1-T2,RMMO ordusunda  ise T80 ve 2019 icerisinde Leo2 alimi icin ihale sonucu beklenmekte.  RMMO ATGM envanteri oldukca genis ,AT helikopterleri adada konumlu  mevcut. KTBK zirhli birliklerinin olasi bir harekatta tikac gorevi oldugu kadar, ana taruz unsuru olarak kullanilacagi dusunulse daha suratli ve daha etkin koruma kabaliyetine sahip olan sistemlere acilen ihtiyac duyulur.
Başlık: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 16 Haziran 2019, 18:06:23
Alıntı
Cumhurbaskani Erdogan: Dogu Akdeniz’deki aramalarimizi devam ettirecegiz. Silahli Kuvvetlerimiz ve tum imkanlarimizla personelimizi ve gemilerimizi korumaya devam edecegiz.
Başlık: Yunanistan'ın planı suya düştü! Tek çıkış yolu Türkiye
Gönderen: fırtına06 - 16 Haziran 2019, 18:09:39
GKRY'nin İsrail ve Yunanistan ile oluşturduğu East-Med projesi, Doğu Akdeniz'de bulunan doğal gaz kaynaklarını Avrupa'ya taşımayı amaçlamaktaydı. Ekonomik sebeplerden ötürü planlarını gerçekleştiremeyen Rumlar, Afrodit yatağından çıkacak olan gazı, sıvılaştırılmış biçimde Mısır üzerinde ihraç etmeyi planlıyor. Mısır projesi gerçekleşmezse tek çıkış yolu Türkiye.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/24/yunanistanin_plani_suya_dustu_tek_cikis_yolu_turkiye_1560689752_2005.jpg)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından uluslararası hukuka aykırı bir biçimde tek taraflı ilan edilen Münhasır Ekonomik Bölge'de (MEB) yer alan Afrodit doğal gaz yatağının kullanımı konusunda tek yol Mısır. Rum Kıbrıs Hidrokarbon Şirketi (EİK), GKRY'nin ilan ettiği sözde Münhasır Ekonomik Bölge'de yer alan Afrodit yatağı ile ilgili açıklamalarda bulundu. EİK'e göre, Mısır'daki doğal gaz santralleri ve piyasalar göz önüne alındığı takdirde tek çare, doğal gazın Mısır'a ihracı ve bu süreçte Mısır altyapısının kullanılması.

Rum Kıbrıs Hidrokarbon Şirketi (EİK), yatırımcıların nihai kararını alması için gereken prosedürden bahsederek, sürecin en az 3 yıl süreceği uyarısında bulundu.

GKRY, İsrail ve Yunanistan'ın oluşturduğu East-Med, denizin 3.3. km derinliğinden geçen 2 bin km'lik boru hattını 2025'de tamamlamayı ön görüyor. Bu proje gerçekleştiği takdirde dünyanın deniz altındaki en uzun doğal gaz boru hattı olacak.

Enerji uzmanları, maliyeti 15 milyar doları bulacak olan bu boru hattının, doğal gazın küresel piyasası dikkate alındığı takdirde karlı bir yatırım olmadığı uyarısında bulunuyor. Uzmanlar bölgedeki doğal gazın, Türkiye'deki Ceyhan boru hattı ile Avrupa'ya sevkiyatının güvenli ve ekonomik tek seçenek olduğunu vurguluyor.

YUNANİSTAN NEYİN HAZIRLIĞINDA?

Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarını bahane edip kuzey sınırına ve Ege adalarına silah ve asker yığdığı ortaya çıktı. Türkiye ile Rumlar arasında doğal gaz sondaj krizi sürerken Yunanistan'ın geceleri kuzey sınırına ve Ege adalarına askeri sevkiyat yapığı ortaya çıktı. Yunan medyasında yer alan habere göre Yunanistan, geceler Epir bölgesindeki askeri güçlerini Rafina limanından Ege adalarına ve kuzey bölgelere sevk ediyor. Pronews'te yer alan haberdeki fotoğrafa göre askerler gemiye binmeden önce sırayla bir papaz tarafından kutsanıyor.

Haberde Yunanistan'ın bölgedeki gerilimin yanı sıra Türkiye'nin Rusya ile S-400 anlaşması ve bölgedeki baskın rolü sebebiyle sınır ve stratejik bölgelerini güçlendirmek amacıyla yığınak yaptığı ileri sürüldü.

http://www.haber7.com/dunya/haber/2869988-yunanistanin-plani-suya-dustu-tek-cikis-yolu-turkiye/?detay=1 (http://www.haber7.com/dunya/haber/2869988-yunanistanin-plani-suya-dustu-tek-cikis-yolu-turkiye/?detay=1)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Haziran 2019, 11:17:58
‘Sondaj’ çıkmazı;

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yoğun diplomatik perde gerisi faaliyetlerine rağmen, Fatih sondaj gemisinin Baf açıklarında sondaj çalışması konusunda çıkmaz içerisinde bulunduğu haber verildi.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yoğun diplomatik perde gerisi faaliyetlerine rağmen, Fatih sondaj gemisinin Baf açıklarında sondaj çalışması konusunda çıkmaz içerisinde bulunduğu haber verildi.

Politis; “Kıbrıs Nasıl Türkiye’nin Rehini Oldu… Fatih Yüzünden Çıkmazla Karşı Karşıya” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Rum tarafının Fatih’in çalışmalarının iptal edilmesi konusunda içerisinde bulunduğu çıkmazın hem Rum Dışişleri Bakanlığı’nın sondajı konusunda gerçekte ne olduğunun teyit edilemediği açıklamasıyla, hem de AB’nin Türkiye’ye yaptırım uygulama konusunda ortaya koyacağı tepkinin Rum tarafının beklediğinden ‘hafif’ olacağı yönündeki bilgilerle netleştiğine dikkat çekti.

Habere göre, Atina’daki Türk Büyükelçiliği’nin geçen hafta yabancı diplomasi muhabirlerine yaptığı bilgilendirmede, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Fatih çalışanları için uluslararası tutuklama karşı önlemler alacağı anlaşıldı. Buna göre, Ankara Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tutuklama emirlerinin üçüncü bir ülke tarafından icra edilmesi halinde bunun söz konusu ülkenin Türkiye ile ilişkilerinde ciddi sorun yaratacağını ve Rum tutuklama emirlerinden cesaretlenecek şirketleri de eş değerde sonuç verecek şekilde cezalandırmaktan çekinmeyeceğini gösterdi.

Fatih’in çalışmalarına bir Amerikan şirketinin müdahil olmasının Kıbrıs’ın güneyinin tutuklama emirlerini etkisiz hale getirmekte olduğunu kaydeden gazete, Yeni Şafak gazetesinin, Türk Deniz Kuvvetleri emekli amirali Cem Gürdeniz’in önerilerini temel alan 6 maddelik karşı tedbir yayınladığına dikkat çekti.
 
AB’den yaptırım yolunu açacak bir açıklama beklenmiyor
Habere göre, Suriye’deki çarpışmaların yeniden alevlenmesi ışığı altında mevcut jeopolitik konjonktür ve Türkiye’nin mülteciler konusunda oynadığı rolden dolayı bu konuda, 20-21 Haziran’daki Avrupa Konseyi’nde de “Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulanması yolunu açmayacak rutin ifadeler dışında özel bir atıf yapılmayacağı” anlaşılıyor. Gazetenin iyi bilgili kaynakları böyle bir gelişmenin, Rum tarafının “son savunma hattı” olarak uluslararası tutuklama emirlerinin icrası yönünde baskı yolunu açmak suretiyle (Rum yönetiminin)  içerisine girdiği çıkmazı tescil edeceğini” biliyor ve söylüyor.

Gazete, “Kıbrıs: Doğu Akdeniz’in Rehini” başlıklı haberinde ise, Rum siyasi liderliğinin, Türkiye’nin Ada’nın kara ve deniz bölgelerini “grileştirmesine” müsaade ederek Rum tarafını Doğu Akdeniz’de rehin tuttuğunu, “bugün Rum Dışişleri Bakanı’nın, tutuklama emrini vermek için mahkeme emri ile TPAO CEO’sun peşinde koştuğunu” yazdı.

Güneyin “son savunma hattı” uygulamaya konursa…
Habere göre, Kıbrıslı Rum ve yabancı diplomatlar; “bu tür emirlerin otomatikman AB içerisinde giriş-çıkış sistemlerine otomatik olarak girdiğine işaret ederek, birkaç ay içerisinde (Fatih sondajını tamamladığında) Fatih’te çalışan bazı yabancıların izahat vermek üzere tutuklandığını görseler şaşırmayacaklarını” söylediler.
Tutuklananlardan bazılarının yargılanmak üzere Güney Kıbrıs’a iade edilip edilemeyeceğini, bunun o kadar kolay mı olduğunu soran gazete, özetle şunları yazdı:

“Bir yanda Kıbrıs’ın, kendi MEB yasasının çiğnendiği iddiası var. Ancak öte yanda, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ilan ettiği gibi, Fatih’in sondaj yaptığı yerin Türk MEB’i olduğunu söyleyen Türk yasası var. Sözgelimi bir Norveç vatandaşı Fransa’da Kıbrıs tutuklama emrine dayanılarak tutuklansa Fransız mahkemesi ve ülkenin yetkili makamları bütün versiyonları incelemek zorundadır. Neticede de Kıbrıs ile Türkiye arasında MEB anlaşması olmadığı sonucuna varacaktır.
Kıbrıs sorununun toprak müzakerelerine benzer bir kısır döngü…
Türkiye, Kıbrıslı Türkler olmadan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyor, görüşmeyi de kabul etmez. Fransa mahkemesi ne yapabilir? Kıbrıs sorunu çözülsün kararı mı alacak? Biz Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait bölgede sondaj yaptığını söylüyoruz ancak bölge uluslararasında tescil edilmiş değil. Deniz Hukuku tahtında Türkiye, tartışmalı olan bir bölgede sondaj yapıyor. Gerek ABD’nin gerek İngiltere’nin açıklamalarında ısrarla, ‘claimed areas’ (tartışmalı bölgeler) deniliyor ancak Kıbrıs Cumhuriyeti, bu kendiliğinden anlaşılır şeyi söylediği için İngiltere’ye saldırmayı seçti.

Bu anlatılanlar, trajik bir ironi ile 1974 ve sonrasında Kıbrıs sorunundaki toprak ile ilgili görüşmelere benziyor. Şikayetlerle, kararlarla ve hareketlerle aniden yeni bir kısır döngüye girdik.  Kıbrıs MEB’indeki bugünkü kriz maalesef, Kıbrıs’ın oyunu Türkiye’nin seçtiği sahada oynamaya sürüklendiği, yeni sonu gelmez tartışmalara doğru gidiyor.”

 Fatih’e, sondaj için gerekli malzemeler olan çimento ve çamur Fileleftheros ise; “Sondaj Matkabı Deniz Tabanında… Sondaj İçin Kullanılan Malzemeler, Çimento ve Çamur Fatih’e… Tedbir Alınması İçin Avrupa Birliği’nde Diplomatik Savaş” başlık ve spotlarıyla manşete çektiği haberinde Rum Yönetimi’nin elinde, Fatih’in sondaja başladığını gösteren ciddi göstergeler bulunduğunu yazdı.
Rum Yönetimi’nin elindeki göstergelerin, Türk gemilerinin Fatih’e çimento ve çamur taşımasıyla alakalı olduğunu, bu malzemelerin sondaj için kullanıldığını yazan gazete hem bu olgunun hem de Yavuz sondaj gemisinin temmuz ayında Karpaz körfezine gelecek olmasının “Türk projelerinin uygulama aşamasında olmakla kalmayıp sona kadar gideceğini de gösterdiğini” yazdı.

Habere göre Rum yönetimi, Fatih’in sondajı yapıp yapmadığına dair bilgileri doğrulamıyor ama yalanlamıyor da ancak olasılık,  Fatih’in deniz tabanını
delmiş olması yönünde ağır basıyor. Türk tarafından gelen, sondaj matkabının 2 bin metreye ulaştığı bilgisi de doğrulanamıyor. Ancak hem bu hareket hem de Yavuz sondaj gemisinin temmuz ayında bölgeye gelecek olması Hristodulidis AB’den tutumunu güncelleyip Türkiye’ye uygun cevabı verme taahhüdünü yerine getirmesini isteyecek “Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı aşamalı da olsa yaptırım kararı almazsa Ankara cesaretlenecek ve kontrol edilemeyecek” ifadesini kullanan gazeteye göre Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini yarın Dış Konular Konseyi’nde gündeme getirerek AB’den “tutumunu güncelleyerek Türkiye’ye uygun cevabı verme taahhüdünü yerine getirmesini” isteyecek. Hristodulidis, Salı gün görüşülecek olan Zirve karar taslağına, MEB ile ilgili Rum tezlerini içeren bir paragraf eklenmesini de isteyecek.Gazete, bunun kolay olmayacağına da dikkat çekerek özetle şunları yazdı:

“Türkiye, Londra’nın da desteğini alarak NATO üyesi sıfatını kullanıyor. AB üyeleri arasındaki Kuzey Atlantik Paktı üyesi ülkelere, Zirve’de yaptırımlara rıza gösterirlerse kendisinin de NATO çerçevesinde ona göre davranacağını iletiyor. Bu olgularla, neredeyse bütün üye ülkeler Kıbrıs Cumhuriyeti’nin desteklenmesi yönünde söylemi tırmandırmak gerektiğini anlıyor ancak hiçbiri tedbirden söz etmiyor. Bütün ihtimaller açık, perde gerisi yoğun ve baskıcı.” Gazete, Akdeniz’e kıyısı olan AB üyesi ülkelerin (MED7) Malta’da düzenlenen 6’ncı MED7 Zirvesi’nden sonra yaptıkları açıklamalarla ve ortak beyanları ile Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgedeki egemenlik haklarına destek belirttiklerini hatırlattı.

Habere göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmenuel Macron da, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine son vermesi, “AB’nin de bu konuda hiçbir zafiyet göstermemesi gerektiğini” söylerken, MED7 ortak beyanında; “AB’den konuya müdahil kalmasını ve Türkiye’nin yasadışı faaliyetlerine son vermemesi halinde Kıbrıs’la tam dayanışma içerisinde, uygun önlemleri almayı incelemesini istiyoruz” denildi.
Alithia da haberi; “Malta Üzerinden Brüksel’e… AB’nin Perşembe ve Cuma Günkü Zirve Toplantısı Arifesinde Önemli Gelişme ve Sağlam Zemin… MED7’ler Kıbrıs’ı Desteklemeye Varız Dedi ve AB’yi Kıbrıs MEB’indeki Faaliyetlerine Son Vermemesi Hainde Türkiye’ye Karşı Tedbir Almayı İncelemeye Çağırdılar” başlık ve spotlarıyla manşete çekti.

http://www.yeniduzen.com/sondaj-cikmazi-116025h.htm (http://www.yeniduzen.com/sondaj-cikmazi-116025h.htm)





Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 17 Haziran 2019, 23:10:12
vakti olan bu Videoyu izlesin.

https://www.youtube.com/watch?v=UnXHPr2tx6Q (https://www.youtube.com/watch?v=UnXHPr2tx6Q)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Haziran 2019, 18:03:14
Yavuz sondaj gemisi bölgeye geliyor;

TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Yavuz sondaj gemimizi perşembe günü uğurlayacağız... Temmuz başı gibi KTC'den almış olduğumuz ruhsat sahası üzerinde ilk sondajına başlamış olacak."

TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez,
"Yavuz sondaj gemimizi perşembe günü uğurlayacağız. Şu anda tersanedeki bakım ve upgrade çalışmaları devam ediyor. Onlar da temmuz başı gibi KKTC'den almış olduğumuz ruhsat sahası üzerinde ilk sondajına başlamış olacak." dedi.

Dönmez, AA muhabirine, Doğu Akdeniz'de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin Kıbrıs Adası açıklarındaki doğal gaz arama çalışmalarına ilişkin olarak Dönmez, Fatih Sondaj Gemisi’nin ikinci sondajını Finike-1 aldı sahada devam ettiğini belirtti. Oradaki suyun derinliğinin 2 bin 300 metre civarında olduğunu aktaran Dönmez, şunları söyledi:

"Şu anda da sondajımız 3 bin metreleri aşmış durumda. Hedef derinliğimiz deniz seviyesinden itibaren 5 bin-5 bin 500 metreler seviyesine inmek. Yaklaşık 100-120 günlük bir iş programımız var. Temmuz sonuna doğru hedeflenen noktaya ulaşmış olacağız. Tabii başından beri söylediğimiz bir şey var. Bu işin garantisi yok. Sondaj yapmadan ne var ne yok bilme imkanımız yok. Ümitliyiz tabii orada da. Doğu Akdeniz'de Türkiye’yi enerji denkleminin dışına atmaya çalışanlar, Türkiyesiz realistik bir çözümün olmadığının farkında ama ifade edemiyorlar."

Kıbrıs'ta yaşayan soydaşların ve KKTC'nin haklarını da sonuna kadar savunacaklarını ifade ettiklerini de anımsatan Dönmez, adil bir paylaşımdan yana olduklarını vurguladı."PERŞEMBE GÜNÜ UĞURLAYACAĞIZ"
Uluslararası hukuka uygun olarak tüm işlemlerin devam ettirildiğini ve bundan sonra da kararlılıkla bunun sürdürüleceğine dikkati çeken Dönmez, "İkinci gemimiz de hazırlanmak üzere. Yavuz sondaj gemimizi perşembe günü uğurlayacağız. Şu anda tersanedeki bakım ve upgrade çalışmaları devam ediyor.
Perşembe günü uğurlayacağız. Temmuz başı gibi KKTC'den almış olduğumuz ruhsat sahası üzerinde ilk sondajına başlamış olacak." ifadelerini kullandı.

Dönmez, bu lokasyonların tespit edilirken yoğun ve detaylı çalışmalar yapıldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:"Uzmanlar değerlendiriyor, yerine göre dışarıdan destek, servis almak suretiyle yapılan çalışmaların teyidi ve doğruluğu sağlanmış oluyor, ondan sonra lokasyona karar verilmiş oluyor. Son derece teknolojik bir operasyon. Bu iki gemimizde zaten dünyada bu çapta bu özellikteki 15-16 gemiden birisi."

Operasyonları büyük oranda yerli personelle yaptıklarına ve yerlileşme oranının gittikçe arttığına da işaret eden Dönmez, "Hem Yavuz'la hem Fatih'le gerek Akdeniz'de gerekse Karadeniz'de bu sondajlarımıza devam edeceğiz." dedi.

SİSMİK ARAMA GEMİLERİ SAHADA
Aynı zamanda iki tanede sismik araştırma gemisi olduğunu anımsatan Dönmez, bunlardan Barbaros Hayrettin Paşa'nın şu anda adanın güneyinde gerek KKTC'den almış olduğu ruhsat alanını ve gerekse kendi verdikleri ruhsat alanlarında sismik aramalarına, araştırmalarına devam ettiğini anlattı.
Dönmez, MTA'ya ait Oruç Reis Gemisi'nin ise bir süre Karadeniz'de çalıştığını hatırlatarak, "Şu anda o da Marmara’da hidrokarbon rezervlerini araştırma çalışmalarına devam ediyor. Özetle iki sismik arama gemimiz, iki de sondaj gemimizle bize ait sularda, kıta sahalarımızda hidrokarbon zenginliğimiz varsa arayıp, bulmak için çalışıyoruz, gayret gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.

http://www.yeniduzen.com/yavuz-sondaj-gemisi-bolgeye-geliyor-116059h.htm (http://www.yeniduzen.com/yavuz-sondaj-gemisi-bolgeye-geliyor-116059h.htm)


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 18 Haziran 2019, 20:46:55
Ada'da 1974’ten beridir kapalı olan 'Hayalet Şehir' Kapalı Maraş'ın açılması için düğmeye basıldı. KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Kapalı Maraş'a uzman bir ekibin girerek, envanter çalışması yapması kararı alındığını açıkladı.
(https://pbs.twimg.com/media/D9W9pe1XoAA9ijU?format=jpg&name=900x900)
KKTC’ye Deniz ve Hava Üssü.

Kibris ve Dogu Akdeniz’de gorev yapan Deniz Kuvvetleri Komutanligi unsurlarimizin ikmal ihtiyaclarinin daha rahat karsilanmasi icin KKTC’de bir lojistik liman kurulmasi faaliyetleri hizlandi.

Bu amacla DzKK.ligindan bir ekip Gazimağusa ve Iskele‘de yer tespit calismalari yapti.
DHA’ya konuyla ilgili konuşan üst düzey bir yetkili, “Doğu Akdeniz’de hak ve menfaatlerimizi korumak adına bölgede bulunan savaş gemilerimizin çalışmalarının aksamaması için KKTC’de ‘ikmal limanı’ konusunda bir çalışma var” dedi.
(https://pbs.twimg.com/media/D9XIYRyX4AEtaBn?format=jpg&name=900x900)
Başlık: Türkiye'den KKTC'de 'lojistik liman' kurulması için çalışma
Gönderen: fırtına06 - 18 Haziran 2019, 21:34:34


 Doğu Akdeniz'de görev yapan savaş gemilerinin lojstik ihtiyaçlarının daha rahat sağlanması amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 'lojistik liman' konusunda çalışma başlattı.
Ankara, başta ABD, İsrail ve Fransa'nın Güney Kıbrıs'ta 'askeri üs' edinme çalışmaları sonrasında Ada'da askeri liman konusunda harekete geçti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan bir ekip bu amaçla KKTC'ye gitti. KKTC'de askeri ve diplomatik yetkililerle görüşmeler yapan ekip, Ankara'ya döndü. Fatih sondaj gemisinin Doğu Akdeniz'de sondaj çalışmalarına başlamasıyla birlikte bölgede bulunan savaş gemilerinin lojistik anlamda güçlendirilmesi kararı alındı. Buna göre savaş gemilerinin KKTC'de Gazimağusa veya İskele ilçelerinde, 'ikmal yapabileceği' bir liman yapılması için yer tespit çalışması yapıldı.

DENİZDE VE HAVADA GÜÇLÜ TÜRKİYE

KKTC yönetiminin de 'deniz limanı' konusuna destek verdiği belirtildi. Ankara'nın da Gazimağusa veya İskele'de bir deniz limanı kurulması konusunda gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiği bildirildi.
DHA'ya konuyla ilgili konuşan üst düzey bir yetkili, "Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatlerimizi korumak adına bölgede bulunan savaş gemilerimizin çalışmalarının aksamaması için KKTC'de 'ikmal limanı' konusunda bir çalışma var" dedi.
KKTC Başbakanı Ersin Tatar da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de uluslararası hukuktan aldığı güç ile hareket ettiğini kaydetti. "Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sadece denizde değil havada da etkin olması önemlidir. Bu Kıbrıslı Türklerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla önemlidir" diyen Tatar şöyle devam etti:
"Doğu Akdeniz'de en uzun sahili olan ülkedir Türkiye. Türkiye, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye'nin bölgedeki haklarını korumak için adımlar atmaktadır. Türkiye ile KKTC birlikte hareket etmektedir. Doğu Akdeniz'deki politikalarımız örtüşmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri ile KKTC askeri güçleri de birlikte çalışmalar yapmaktadır. Yapılan tatbikatlar bunun önemli mesajlarıdır. Kimse çıkıp da bir şey diyemez, garantör ülkemiz Türkiye'nin attığı adımlara."

FRANSA'YA TEPKİ: KIBRIS'TA HAKKIN YOK

Tatar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, "Türkiye, Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesinde sürdürdüğü yasa dışı faaliyetleri sonlandırmalı" şeklindeki açıklamalarına da tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Macron'a yönelik söylediği,  "Sen ne diyorsun ya, biz buralara kıyıdaşız, Kıbrıs'ta garantörüz. Türkiye garantör, Yunanistan garantör, İngiltere garantör. Sen kimsin?" sözünü hatırlatan Tatar, "Sayın Cumhurbaşkanı, Fransa Cumhurbaşkanı'na çok anlamlı ve yerinde bir cevap vermiştir. Fransa'nın Kıbrıs'ta hiçbir hakkı yoktur. Ama Rum tarafına üs kuruyor. Nereden alıyor bu hukuku? Bu tamamen uluslararası hukuka aykırıdır. Fransa çıkıp Türkiye'ye söz söylüyor. Bu kabul edilemez. Ayrıca Rum yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti adına böyle anlaşmalar yapamaz" dedi.

İNGİLTERE'NİN İKİ ÜSSÜ VAR

Kıbrıs'ta İngiltere'nin de iki askeri üssü bulunuyor. İngiliz üsleri, Ortadoğu'ya yönelik operasyonda kullanılıyor. İngiliz üslerini ABD'denin de gizli şekilde kullandığı ortaya çıkmıştı.

https://www.dha.com.tr/son-dakika/turkiyeden-kktcde-lojistik-liman-kurulmasi-icin-calisma/haber-1664729 (https://www.dha.com.tr/son-dakika/turkiyeden-kktcde-lojistik-liman-kurulmasi-icin-calisma/haber-1664729)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 18 Haziran 2019, 22:47:42
Akdenizi - Egeyi - Adaları eski bir Tümamiralden dinlemek isteyenler için....

https://www.youtube.com/watch?v=UnXHPr2tx6Q (https://www.youtube.com/watch?v=UnXHPr2tx6Q)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Haziran 2019, 23:05:03
Sanirim kapali Maras  envanter cikarilmasi konusuda 45 yil kadar gecikme var ;D

Gecen sure dahilinde tum bina ve altyapinin kullanilamaz halde oldugu bir yerde envanter cikarimi fazla uzun surmemeli . Kapali maras /derinya bolgesi bugune dek olasi bir baris planinda kibrisli Rumlara iyade edilebilmek icin iskana acilmadi. Maras dahilinde osmanli kibris Turk vakiflar idaresinin tasinmazlari mevcut oldugu iddia edilmekle birlikte ,bu tasinmazlarin buyuk bir kismi Ingiliz idaresi altinda tazminat karsiligi istimlak edildigi iddia edilmekte. Ayni bolge icerisinde kibris ortdoks kilsesine  ait tasinmazlarda mevcut.   kapali Maras, Derinya bolgesinin KKTC kontrolunde kibrisli Rumlarin geri donusumune ve ortak kullanima acilmasi tezi onerilmis ama kabul gormemistir. " sahsi kanatim Maras konusunda bir gelisme olmayacagi ve konunun tekrar gundeme gelmesinin ana sebebi Dogu Akdeniz konusudur .

KKTC de Deniz ussu kurulumu konusu ise yeni bir konu olmadigini oncelikle belirtmek isterim. Bu konununda tekrardan su gunlerde gundeme getirilme nedeni adanin guneyinde  Fransizlarin lojistik ihtiyaclari icin gerektiginde Mari deniz ussunun kullaniminin teklifidir.

Oncelikle sunu belirtmekte yarar vardir 1974 oncesi  Magosa bogazinda /Monargada RMMO Dnz kuvetlerinin kucuk bir ussu mevcuttu. Bu us 1974 sonrasi KTBK denetiminde dir ,ancak bu us su an kucuk botlari barindirabilecek buyukluktedir. Bu bolge her ne kadar da Gazi  Magosa limanindan uzak olmasada bu ussun gunun sartlarina gore gelistirilmesi onemlidir. Bir baska onemli konu Annan planinda karpaz yarim adasinin da  Rumlara iyadesi mevcuttu , olasi bir cozumde Rumlarin talep etmekte olduklari bolgedir. Karpaz yarim adasinin iyadesi demek MEB alanimizin cok daha kuculmesi demek olur onun icin kalici onlem alinmali.

KKTC dahilinde Guzelyurt korfezi/Gemi konagi arasindaki sahili derinlik bakimindan  Dnz kuvvetlerinin buyuk tonajli gemileri icin bir us kurulumuna uygun bir bolgedir. Bu bolge de Annan planina gore Rumlara iyade edilecekti . Guzelyurt olasi bir baris anlasmasinda Rumlar tarafindan talep edilecektir.

KKTC nin toplam sahil uzunlugu GKRY gore daha uzundur bu nedenle Rumlar ve araci devletler lehimize olan bu orani surekli tirpanlanmasi icin on ayak olmaktalar. " Hic unutmamamiz gereken konu ,KKTC nin sahil uzunlugu ne kadar uzun olursa Turkiyenin de MEB i o kadar uzun olur"
Başlık: AB'den Türkiye'ye Doğu Akdeniz tehdidi
Gönderen: SKYWOLF - 19 Haziran 2019, 09:03:58
AB'den Türkiye'ye Doğu Akdeniz tehdidi

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/19/asd_5726.jpg)

Avrupa Birliği'in, Türkiye'ninDoğu Akdeniz'de yürüttüğü sondaj faaliyetlerini devam ettirmesi durumunda Gümrük birliği anlaşmasının etkileneceğini, programın askıya alınabileceği belirtildi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yürüttüğü enerji arama ve sondaj faaliyetlerine, Rum yönetiminin özelinde bütün Batı devletleri karşı çıkıyor. ABD'den Fransa'ya Yunanistan'dan Almanya'ya kadar hemen her devletin açıklamalar yaptığı Doğu Akdeniz meselesine ilişkin AB'nin de harekete geçeceği belirtiliyor.

Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye ile görüşme halinde olduğu Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna dair Türkiye ile yapacağı görüşmeleri dondurmaya karar verdiği belirtildi.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/18/asd_6238.jpg)

GÜMRÜK BİRLİĞİNİ ASKIYA ALMA PLANI
Taslakta ayrıca sondaj faaliyetlerinin devam etmesi halinde gerilimin artabileceğinin sinyali verildi, "AB, Kıbrıs ile tam dayanışma içinde ve uygun bir şekilde cevap vermeye hazırdır" ifadeleri kullanıldı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/18/asd_3852_1.jpg)

Taslakta, AB ile Türkiye arasındaki üyelik görüşmelerinin de durakladığı hatırlatıldı. Taslağın, AB Dışişleri Bakanları tarafından onaylanması beklenirken, bildiri taslağına dayandırılan haberlere göre AB Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşmasını dondurmayı planlıyor.

"GEREKLİ ÖNLEMLER ALINACAK"
Lüksemburg'da toplanan AB Genel İşler Konseyi'nin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde Doğu Akdeniz açıklarında sondaj faaliyetleri yürüten Türkiye’ye karşı 'gerekli' önlemler alınmasının gündeme getirileceği bildirildi.

Konsey tarafından yapılan açıklamada Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki mevcut sondaj faaliyetlerinin ciddi endişelere sebep olduğu ve Türkiye'nin henüz Avrupa Birliği'nin bu tür faaliyetleri durdurma çağrısına cevap vermediği belirtildi.

https://www.ensonhaber.com/abden-turkiyeye-dogu-akdeniz-tehdidi.html (https://www.ensonhaber.com/abden-turkiyeye-dogu-akdeniz-tehdidi.html)
Başlık: Ynt: AB'den Türkiye'ye Doğu Akdeniz tehdidi
Gönderen: metin62 - 19 Haziran 2019, 10:05:20

Avrupa Birliği'in, Türkiye'ninDoğu Akdeniz'de yürüttüğü sondaj faaliyetlerini devam ettirmesi durumunda Gümrük birliği anlaşmasının etkileneceğini, programın askıya alınabileceği belirtildi.

Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye ile görüşme halinde olduğu Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna dair Türkiye ile yapacağı görüşmeleri dondurmaya karar verdiği belirtildi.


Mevcut gumruk birliginin Dogu Akdenizde yapmakta oldugumuz sondaj calismalari neticesinde askiya alinmasi olasiligi kanimca oldukca az. " Neticede AB ulkeleri uyeleri olan GKRY karsin bir destek belirtmeleri normal. Hele hele Turkiyenin mevcut aksiyonlari bazi AB ulkelerinin bu cografyadaki ekonomik planlari ile cakistigi zaman dusunulecek olursa. Mevcut gumruk birliginin askiya alinmasi sadece Turkiye ekonomisine etkisi olmaz ayni zamanda kendileri icin de olumsuz bir durum olusturdugu icin su an itibari ile bu ulkelerin boyle bir adima yelteneceklerini pek sanmiyorum."

Mevcut Gumruk birliginin yakinlarda moderinazasyonunun gerceklesmesi imkansiz gibi birsey.Bunun nedeni sadece Dogu Akdeniz degil .Unutulmamali ki Turkiye demokrasinin geriye gidisi insan haklari ....gibi nedenlerden dolayi zaten bu konunun onaylanmayacagi AB tarafindan yapilan degisik aciklamalarda defalarca belirtilmisti ."Yani Yunan ve GKRY CB larinin yaygaralarina  destek mahiyetinde AB dogu Akdeniz konusunu da  mevcut olumsuzluklar senaryosuna ekleyip one cikarmistir."

Oncelikle TC nin ve KKTC nin yapmasi gereken Akdenizde kiyidas ulkelerle mevcut olan soguk iliskileri  tekrardan gozden gecirip, kalici stratejik hedeflerimiz goz onunde bulundurulmak sureti ile  tamirinin eglimine girilmesinde yarar vardir.  TC nin ,KKTC MEB icerisindeki planlarina AB ve cok uluslu sirketleri de oyuna katmasi akilci olur"
Başlık: AB'den skandal çağrı: Türkiye'ye karşı tedbir alınmalı
Gönderen: fırtına06 - 19 Haziran 2019, 19:12:00
Avrupa Birliği bakanları, Türkiye'nin Kıbrıs'taki hidrokarbon arama faaliyetlerini "yasa dışı" niteleyip Ankara'ya karşı tedbirler alınması için Avrupa Komisyonu'na çağrıda bulundu.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/22/rumlari_korku_sardi_turkiye_ikinciyi_de_gonderecek_1558937783_944.jpg)

Avrupa Birliği (AB), Türk gemilerinin Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerinden ötürü Türkiye'ye karşı ortak bir tutum belirleme hazırlığına girdi.

"CİDDİ ENDİŞE DUYUYORUZ"

Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında Türk gemilerinin Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerinden dolayı yaşanan gerginlikte Avrupa Birliği'nin Lüksemburg'ta toplanan AB bakanları, birlik üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti etrafında "Türkiye'nin yasa dışı sondaj faaliyetleri nedeniyle ciddi endişe" duyduklarını ifade ettiler.

Bakanlar, Avrupa Komisyonu'na "uygun önlemler için somut eylemleri gecikmeksizin değerlendirme" çağrısı yaptı.

Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn görüşme sonrası yaptığı açıklamada sondaj meselesinin toplantıdaki ana gündem maddesi olduğunu ve AB'nin Türkiye'ye finansmanı kesebileceğini ya da Ankara'da üst düzey toplantılara son verebileceğini söyledi.

Hahn gazetecilere yaptığı açıklamada Türkiye'nin faaliyetlerinin "kabul edilemez" olduğunu kaydetti.

TÜRKİYE'DEN TEPKİ: SİYASİ SAİKLİ

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada AB'nin değerlendirmeleri "siyasi saikli" olmakla eleştirildi. Açıklamada "AB'nin mevcut tutumu esasen Ege ve Doğu Akdeniz'e ilişkin Rum-Yunan ikilisinin Türkiye'nin ve Kıbrıs adasının ortak sahibi KKTC'nin haklarını gasp etmeye matuf, temelsiz ve maksimalist tezlerine dayanmaktadır. Bu tezleri bütünüyle reddediyoruz. Doğu Akdeniz'e ilişkin kararlar hukuki temelden yoksundur. AB'nin bu taraflı ve gerçeklerden kopuk tavrını değiştirmeye davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

NE OLMUŞTU?

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile bir telefon görüşmesi yapmıştı. Tsipras, görüşmede Türkiye'nin sondaj faaliyetlerini gündeme getirerek Türk gemilerinin Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerinden ötürü AB Konseyi "Türkiye'nin yasa dışı eylemlerini açıkça kınamalı" demişti.

http://www.haber7.com/dunya/haber/2870791-abden-skandal-cagri-turkiyeye-karsi-tedbir-alinmali (http://www.haber7.com/dunya/haber/2870791-abden-skandal-cagri-turkiyeye-karsi-tedbir-alinmali)

Etkisiz Elemanlar Birliği gene zırvalayıp saçmalamış. Bizi hiçbir zaman içine almayacak bir oluşuma girmek için daha ne diye inat ediyoruz anlamıyorum. Herhalde bir 60 yıl daha bizi oyalayıp ondan sonra sizi almıyoruz diye gözümüzün içine baka baka bizimle alay etmeye devam edecekler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 19 Haziran 2019, 21:21:32
Yaa biraz akıllı davransak çoktan ABninde , Yunanlılarında sesini kesmiştik. Arkadaşım sorunlu bir bölge mi var ? Çağır Amerikan menşeyli bir petrol şirketini ver Kıbrıs üzerinden arama ruhsatı senin adına arasın. Çağır Fransız bir şirketi ver lisansı arasın. Bak Rumlara Korelilerden tut , Katarlılara , Amerikalılardan tut İtalyanlara kadar dagıttı. Birçok ülke var. Birçok ülkenin varolması demek bu ülkede o petrolü koruyacak o kadar ülke demek. Diplomasi yapacak o kadar ülke demek. Kimseye pay vermiyim , sadece ben arıyım , ben çıkarıyım , ben satıyım dediğin an iş karışıyor. Yine bunu Avrupaya satacaz. BPnin Shell'in pazarlamasıyla Türklerin pazarlaması aynı olmaz. Adamların Avrupada pazarı var bize ise Avrupada en köklüsünden nefret var. Bende her çıkanı kendimiz alalım isterim ama dünyada işler öyle yürümüyor. Hepsini alalım derken sıfır çekmekte var.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 19 Haziran 2019, 22:46:37
Yaa biraz akıllı davransak çoktan ABninde , Yunanlılarında sesini kesmiştik. Arkadaşım sorunlu bir bölge mi var ? Çağır Amerikan menşeyli bir petrol şirketini ver Kıbrıs üzerinden arama ruhsatı senin adına arasın. Çağır Fransız bir şirketi ver lisansı arasın. Bak Rumlara Korelilerden tut , Katarlılara , Amerikalılardan tut İtalyanlara kadar dagıttı. Birçok ülke var. Birçok ülkenin varolması demek bu ülkede o petrolü koruyacak o kadar ülke demek. Diplomasi yapacak o kadar ülke demek. Kimseye pay vermiyim , sadece ben arıyım , ben çıkarıyım , ben satıyım dediğin an iş karışıyor. Yine bunu Avrupaya satacaz. BPnin Shell'in pazarlamasıyla Türklerin pazarlaması aynı olmaz. Adamların Avrupada pazarı var bize ise Avrupada en köklüsünden nefret var. Bende her çıkanı kendimiz alalım isterim ama dünyada işler öyle yürümüyor. Hepsini alalım derken sıfır çekmekte var.

Rumlar bunu açık açık söyleye söyleye yaptılar. “Ben ne uğraşıcam yiyorsa bu şirketlerle uğraşın; aha Fransıza da üs açayım ooh”
Küçük bir ülkeye göre gayet akıllıca hareketti. Petrol doğalgaz arama ve çıkarma masrafı yok. Her işi şirketler yapsın az biraz komisyonumu alayım yeter diye düşünüyorlar. Temiz iş. Biriciğimiz Katarlılar bile sondaj yapacak. Hadi bakalım bize kolay kolay mama kalır mı görelim. Zaten herkesle sorunluyduk şimdi iyice perçinleştiririz. Sonumuz Kuzey Kore gibi tek başına takılan internetin bile olmadığı bir ülke olacak bu gidişle. (Wikipedia yok zaten 😂)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 20 Haziran 2019, 08:54:19
AB liderler zirvesinde Türkiye konuşulacak

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/20/asd_2508.jpg)

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin faaliyetleri AB'de endişeye neden oldu. Liderler çözüm arayacak.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de 20-21 Haziran'da gerçekleşecek zirve, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yapılacak.

Zirve programına göre, liderlerin gündem maddeleri arasında, AB kurumlarının yeni başkanlarının belirlenmesi, Birliğin 2019-2024 Stratejik Gündemi, 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) ve İngiltere'nin AB'den ayrılık süreci (Brexit) yer alacak.

RUSYA'YA EKONOMİK YAPTIRIM
Liderler, dış politika alanında ise Ukrayna'nın doğusu ile Azak Denizi'nde yaşanan gelişmeleri ve Rusya'ya ekonomik yaptırımların uzatılmasını ele alacak.

TÜRKİYE'NİN FAALİYETLERİ
Bunun yanı sıra, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj ve gaz arama faaliyetleri de zirvede gündeme gelecek.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye'nin diplomatik baskı altına alınması için girişimde bulundu. Rum yönetimi, Türkiye'ye baskı uygulanmasını istiyor.

Öte yandan, zirvenin ikinci gününde Euro Grubu toplantısı yapılacak.

https://www.ensonhaber.com/ab-liderler-zirvesinde-turkiye-konusulacak.html (https://www.ensonhaber.com/ab-liderler-zirvesinde-turkiye-konusulacak.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 20 Haziran 2019, 09:00:31
Maraş kararını Türkiye ile KKTC birlikte aldı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/19/s_8548.jpg)

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, hükümetin Maraş ile ilgili açılımının Türkiye’nin bilgisi dahilinde yapıldığını belirtti.

70'li yıllarda dünyanın en gözde tatil ve eğlence beldelerinden biri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Maraş'ı, 1974 yılında kapatılmıştı.

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, dün kapalı Maraş'a uzman bir ekibin girerek, envanter çalışması kararı alındığını açıklamıştı.

Türk Ajansı Kıbrısın (TAK) haberine göre, Radyo Vatanda "Serbest Kürsü" programına konuk olan KKTC Başbakanı Ersin Tatar, gündeme ilişkin açıklamalar bulundu.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/18/s_2480.jpg)

MARAŞ HER ZAMAN GÜNDEMDEYDİ
Başbakan Tatar, Maraş konusunun bir açılım olduğuna dikkat çekerek, burasının her zaman gündem olduğuna vurgu yaptı.


(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/19/s_4894.jpg)

Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin bu açılımı beraberinde getirdiğini söyleyen Başbakan, keşif çalışması yapılacağını, bilgi eksikliklerinin giderileceğini söyledi ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun da devrede olacağının altını çizdi.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/18/s_3517.jpg)

TÜRKİYE'NİN BİLGİSİYLE KARAR ALINDI
Maraş’ın KKTC içinde bir bölge olduğunu vurgulayan Tatar, şöyle konuştu:
"Maraş bizim topraklarımız içindedir ve orayı koruyan da bizim ordumuzdur. Türkiye’nin bilgisiyle bu yola girilmiştir. Kıbrıs'ta federal zeminli bir anlaşma zemini kalmamıştır. Müzakere masasına oturulacaksa yeni alternatiflerle oturulacaktır. Kıbrıs Türk halkı egemen bir halktır ve iki ayrı bir devlet temelinde sürdürülebilir bir anlaşmaya vardır. Bu saatten sonra kimse Kıbrıs Türkü’nü bir ortaklık cumhuriyetine itemez. Kıbrıs Türkü’nün buna onay vereceğini düşünmüyorum."

Maraş adımının hükümetin kararı olduğuna dikkati çeken Başbakan Tatar, konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya bilgi verileceğini de kaydetti.
Tatar, doğal zenginliklerin paylaşımı konusuna da değinirken, "Rumlar buna uymuyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin de hakları vardır. Yavuz ve Fatih gemileri bizim bölgelerimizde araştırma yapıyor. Türkiye hukuk içerisinde hareket ediyor. Rumların bunu hazmetmesi gerekiyor." diye konuştu.

Başbakan Tatar, "Türkiye, Kıbrıs konusunda bir bütündür. Kıbrıs Türkü'ne sahip çıkan bir politikaları var. Türkiye’nin desteği olmadan Kıbrıs davasını savunmak mümkün değildir. Türkiye ile birlikte hareket ettiğimizi böyle bir zamanda göstermek bizim için çok önemlidir." dedi.

https://www.ensonhaber.com/maras-kararini-turkiye-ile-kktc-birlikte-aldi.html (https://www.ensonhaber.com/maras-kararini-turkiye-ile-kktc-birlikte-aldi.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Haziran 2019, 12:10:04
Kapali Maras Ve Derinya niye daha once iskana acilamadi:
Kapali Maras ve Derinya bolgesi bugune dek acilamamasinin ana nedeni , Rumlar ile yapilacak bir barista bu bolgenin iadesi planlanmakta idi. Sirf bu nedenden dolayi son 45 yildir bu bolge iskana kapali tutulup bugunku halinin almasina sebep olustu. kapali Maras ve Derinya bolgesi icerisinde bulunan Turk Vakif mulkiyetlernenin bir turlu belirlenememesinden dolayi da envanter calismalari sonlanamadi.
Tasinmaz mal komisyonu:
BM 1974 baris harekatini ve sonrasini istila olarak tanimlamasi nedeni ile . Rumlar tasinmaz mallarini gasbi ,gelir kayibi vs gerekceler ile Turkiyenin de uyesi bulundugu Avrupa insan haklari kamisyonuna bircok basvuruda bulunmuslar. Komisyon ise mal sahiplerini hakli bulup Turkiyeyi defalarca Tazmine mahkum etmistir. Ancak biriken dosya sayisi ve Turkiyenin esas muhatap KKTC oldugunu belirtip 2006 da KKTC de Tasinmaz mal komisyonun kurulmasina on ayak olmustur. AB insan haklari ise bu komisyonu taniyip islemlerini yakindan takip etmekte. Kibrisli Rumlarin onceleri yapmis oldugu basvurular ve yeniler buraya yapilmaya baslanmistir.  Tazmin edilmesi gereken meblag buyudukce hali ile sorunlar da ortaya cikmaya baslamistir . KKTC de dahilinde bulunan toplam Rum tasinmaz malinin sadece 2% karsilik tazminat odemesi yapildi. Geriye kalan kismin bir bolumu Kibrisli Turklerin Guneyde kalan tasinmazlarina karsin takas olacagi  dusunulsede yine tanzim edilmesi gerekecek buyuk bir oran geriye kalacak . 
Maras ve Derinyanin Acilmasi icin gereken Finans:
45 yildir kapali kalan Maras in alt yapisi dahil bolge dahilindeki tum binalarin nerede ise tekrardan yenilenmesi gerekli.Bu ise kucumsenemeyecek xx milyarlarca Euro demek. Bu hesaba bir de malsahiplerine ypilmasi gerekecek tazminat odemeleri de dusunulecek olursa rakamin buyuklugu daha net anlasilabilir. Hic bir yabanci banka KKTC nin taninmamis olmasi , TC  bugunku siyasi ve ekonomisini goze alarak boyle bir kredi verecegini de sanmiyorum. Esas mal sahipleri tazmin edilmeden de yapilacak her turlu yatirim risk icerdigi gibi yeni dacalar ile basimizi cok agritir.
KKTC deki Siyasi durum:
CB Akinci ile basbakan Tatar arasinda gorus farkliligi mevcut. CB Akinci federasyona inanmakta sair cozumleri dislamakta, basbakan Tatar in gorusleri genellikle Ankara yanlisi yani su anda KKTC nin taninmasi hakkinda olumsuz bakmiyor. Ancak Tatar hukumeti daha onceki hukumetler gibi koalisyon ,kibrista koalisyon omru ortalama 13 ay. Tatar hukumetinin koalisyon ortagi arasinda da gorus ayriliklari mevcut oldugu bilinmekte . Ortak yolsuzluklarin uzeri gidilmesi icin bastirmakta ve desteklemekte Tatarin da ortagi oldugu UBP partisi bu konuda sikintili.  KKTC deki i mevcut  siyasi yapi Ankara destekli olsa da bu isin altindan ne derece kalkabilir emin degilim. 

Son olarak ise sunu eklemek istiyorum:
KKTC veTC olarak  bizler  son 56 yildir pek sonuc alinamayan ve israrla devam etmekte olan toplumlar arasi gorusmeleri sonlandirdigimizin kararini almadik. Marasin acilmasi Rumlarca ve dunyaca  kibris gorusmelerinin sonlandigi anlamaina getirilecek. Bu da su anda Turkiyenin icerisinde bulundugu problemlerin uzerine yenilerinin eklenmesi demek olacak.Bu nedenlerden dolayi ben halen Marasin acilimini , Dogu Akdenizdeki duruma istinaden sadece bir tavir oldugu kanisindayim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Haziran 2019, 12:43:35
Türkiye Petrolleri, Akdeniz'i karış karış arıyor;

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Akdeniz'de yürüttüğü üç boyutlu sismik arama alanını geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 41 artırarak 9 bin 342 kilometrekareye çıkardı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Akdeniz'de yürüttüğü üç boyutlu sismik arama alanını geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 41 artırarak 9 bin 342 kilometrekareye çıkardı.

"TPAO 2018 Yıllık Raporu"ndan derlenen bilgilere göre, şirketin 2018'de arama ve araştırma ruhsatlarının sayısı bir önceki yıla göre yüzde 67 artarak 216'ya yükseldi.

Şirket, geçen yıl karada açtığı kuyu sayısını 18'den 24'e çıkardı ve toplam 69 kuyuda sondaj gerçekleştirildi.

TPAO, geçen yıl 40 bin kilometrekarede havadan gravite-manyetik verisi topladı. Yapılan sismik ve jeolojik çalışmalarda ise denizlerdeki hidrokarbon potansiyeli hakkında önemli bulgular elde edildi.

Bu kapsamda şirket, Akdeniz'de yürüttüğü üç boyutlu sismik arama alanını geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 41 artırarak 9 bin 342 kilometrekareye yükseltti. Bir önceki yıl bu rakam 6 bin 617 kilometrekare olarak kaydedilmişti.

Türkiye'nin kara ve deniz alanlarının hidrokarbon potansiyelini tespit ederek ekonomiye kazandırmak isteyen TPAO, faaliyetlerini deniz arama, Trakya arama, Güneydoğu arama, ortak arama ve diğer bölge arama projeleri olmak üzere 5 ana hat üzerinde sürdürüyor.

DENİZLER UMUT VERDİ

"Milli Enerji ve Maden Politikası" doğrultusunda yol haritası ve temel stratejilerini belirleyen TPAO, Akdeniz ve Karadeniz'in hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkarmak için Barbaros Hayreddin Paşa sismik gemisiyle yoğun çalışmalar gerçekleştirdi.

Elde edilen sismik verilerin yorumlanmasıyla, sığ ve derin denizlerde sondaj yapılmasına karar verildi. 2017 sonunda envantere katılan, 3 bin 650 metre su derinliğine kadar çalışabilen ve 12 bin 200 metre derinliğe kadar sondaj kabiliyeti olan Fatih gemisi ile 30 Ekim 2018'de Alanya-1 lokasyonunda derin deniz sondaj operasyonuna başlandı. Fatih gemisi şu an ikinci sondajına Finike-1 adlı sahada devam ediyor.

Sığ denizlerde ise Kasım 2018'de Doğu Akdeniz'deki ruhsat alanları içerisinde yer alan Kuzey Erdemli-1 lokasyonunda platform kurularak sondaj çalışmalarına başlandı.

Ayrıca yarın Türkiye'den uğurlanacak ikinci sondaj gemisi Yavuz'un da temmuz başında KKTC'den alınan ruhsat sahası üzerinde ilk sondajına başlaması planlanıyor.

SON 17 YILIN EN YÜKSEK PETROL ÜRETİMİ

TPAO 2018'de ham petrol üretimini 2017'ye göre yaklaşık yüzde 10 arttırdı. Buna göre, geçen yıl üretilen 13,5 milyon varil ham petrol, aynı zamanda son 17 yılın en yüksek üretimi oldu.

Bu dönemde doğalgaz üretiminde de yaklaşık yüzde 33 artış sağlanarak, son 10 yılın en yüksek rakamına ulaşıldı. Geçen yıl 405 milyon metreküp doğal gaz üretildi.

TPAO, ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak ve enerji ithalatını düşürmek için 5 ülkede 13 projede yer alıyor. Şirket bu kapsamda, Azerbaycan, Irak, KKTC, Rusya ve Afganistan'da operasyonlarına devam ediyor.

Bu arada, geçen yıl TPAO tarafından elde edilen dönem karı 5,7 milyar lira olarak kayıtlara geçti.

https://www.denizhaber.net/turkiye-petrolleri-akdenizi-karis-karis-ariyor-haber-89050.htm (https://www.denizhaber.net/turkiye-petrolleri-akdenizi-karis-karis-ariyor-haber-89050.htm)
Başlık: Türkiye için tarihi gün... Törende önemli mesajlar
Gönderen: SKYWOLF - 20 Haziran 2019, 14:28:46
Türkiye için tarihi gün... Törende önemli mesajlar

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d0b6ae2c9de3d0c0c5a70da.jpg)

Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine başlayacak olan Yavuz sondaj gemisi Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki limandan bugün yola çıkıyor. Yavuz sondaj gemisinin Akdeniz'e uğurlanması töreninde konuşan Enerji Bakanı Fatih Dönmez, "Hem kendi haklarımızı, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını savunacağız. Türkiye'nin kararlılığına kimse engel olamayacak" açıklamasında bulundu.
Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisi petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine devam ederken Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir limanda bir süredir demirleyen Yavuz sondaj gemisi bugün petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına başlamak için yola çıkıyor. Yavuz sondaj gemisinin uğurlama töreninde konuşan Enerji Bakanı Fatih Dönmez, "Sondaj çalışmalarının Temmuz'da başlayacağını, Yaklaşık bin metre su derinliği ve 3 bin metre sondajla beraber çalışmaların yapılacağını" ifade etti.

Bakan Dönmez'in konuşmasından notlar;

* Gün gelecek Akdeniz'de, gün gelecek Karadeniz'de. Galata Kulesi'nden 36 metre daha uzun sondaj gemimiz. Dinamik pozisyonlama ile 6 metrelik dalgalarda bile devam ediyor. Hem asıl hem de yardımcı işlerin yapılabildiği operasyonlara imkan tanıyor. Tüm çalışmalarımızı uluslararası kurallara göre olacak. Sondaj esnasında çevreye ve canlılara zarar vermeyen çevre dostu bir işlem ortaya koyacağız. Atık bertaraf sistemini gemimize ekleyerek operasyonlarımızı daha çevreci hale getirmiş olduk.

* Fatih gemimizden edindiğimiz uluslararası iş becerisine sahip mühendislerimiz ile Yavuz denizlere açılmaya hazır. Yavuz Akdeniz'in derinliklerini kazdıkça ülkemiz ve bölgemiz daha da güçlenecek. Yavuz Akdeniz'de istikrar, barış sağlayacak.�

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/5d0b6aebc9de3d0c0c5a70dc)

TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞINA KİMSE ENGEL OLMAYACAK
* Arkasına Cumhurbaşkanımızı, personelimizi alan Yavuz Karpaz 1 kuyusu için Doğu Akdeniz'de başlayacak. 3300 derinlikle 3 ayda tamamlayacak. 140 personelimiz emek ve bilgilerini milletimizin geleceği için ortaya koyacak. Tek arzumuz hidro-karbon rezervlerini milletimize sunmak. Türkiye hiçbir zaman haksızlığa ve emri vakiye göz yummayacak.

BU GEMİLERİMİZ KUTLU YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN İLK ADIMIDIR

* Hem kendi haklarımızı hem de KKTC'nin haklarını savunacağız. Güney Kıbrıs'ın taraftar toplamak için AB'nin arkasına sığınması düştüğü durumun vahametini göstermektedir. Kıbrıslı kardeşlerimizin dışarıda kaldığı her durumun sonu hüsrandır. Bazı bölge dışı aktörleri uyarmak istiyorum. Hiçbir sonuca ulaşmayacak illüzyonların peşine düşmeyin.

* Haklarımızın gasp edilmesini asla kabul etmeyeceğiz. Fatih, Yavuz, Oruç Reis birbirinden bağımsız günü birlik politikalar sonucu dahil olmadı. Kutlu bir yürüyüşün ilk adımlarıdır.

YAVUZ SONDAJ GEMİSİNİN ÖZELLİKLERİ

Türkiye'nin Fatihten sonraki ikinci derin deniz sondaj gemisi. Dünyada bu gemiden 16 tane var, ikisi Türkiye'nin. 12 bin 200 metreye kadar sondaj yapabilme kabiliyeti var. Boyu 229,6 metre, 36 metre genişlikte,130 metre sondaj kulesi uzunluğuna sahip. Yavuz yaşam alanlarıyla da çalışanlara konfor sunmakta. Geminin içerisinde sinema salonu, spor salonu ve dinlenme odaları ve 4 yataklı mini bir hastane ile tam zamanlı bir doktor mevcut. Gemi daha önce Tanzanya, Kenya, Malezya, Filipinler başta olmak üzere farklı ülkelerde görev aldı. Gemide Dynamic Positioning sistemi mevcut. 6 metreye kadar olan dalgalarda sondaj sorunsuz devam edebiliyor. Teknik özellikler olarak Fatih sondaj gemisi ile aynı özelliklere sahip.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/son-dakika-yavuz-sondaj-gemisi-akdenize-aciliyor-41250123 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/son-dakika-yavuz-sondaj-gemisi-akdenize-aciliyor-41250123)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 20 Haziran 2019, 14:37:02
TC Enerji Bakanı Dönmez açıkladı: "Yavuz gemisi, Mağusa Körfezi'nde sondaja başlayacak"

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yavuz sondaj gemisinin, Mağusa Körfezi'ndeki Karpaz-1 kuyusunda 3 bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacağını bildirdi.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, "Güney Kıbrıs Rum Kesimi adanın tamamını ilgilendiren hiçbir konuda karar alamaz, söz sahibi bile olamaz" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yavuz sondaj gemisi uğurlama programına katıldı.

Bakan Dönmez, burada yaptığı konuşmada, "Güney Kıbrıs Rum Kesimi adanın tamamını ilgilendiren hiçbir konuda karar alamaz, söz sahibi bile olamaz" ifadelerini kullandı.
Dönmez, Yavuz sondaj gemisinin, Mağusa Körfezi'ndeki Karpaz-1 kuyusunda 3 bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacağını bildirdi.

http://www.kibrispostasi.com/c36-TURKIYE/n288807-tc-enerji-bakani-donmez-acikladi-yavuz-gemisi-magusa-korfezi (http://www.kibrispostasi.com/c36-TURKIYE/n288807-tc-enerji-bakani-donmez-acikladi-yavuz-gemisi-magusa-korfezi)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 21 Haziran 2019, 09:26:58
(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/21/asd_4672.jpg)

Yavuz, Fatih fırkateyni ile birlikte gidiyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 21 Haziran 2019, 09:59:09
Sıra Doğu Akdeniz’de;

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesinin önemini anlatan bir çalışma hazırladı. Yaycı çalışmasında; Münhasır Ekonomik Bölge ilanıyla birlikte Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de 200 deniz mili genişlikteki alanlarda deniz yatağı, toprak altı ile üzerindeki suların canlı ve canlı olmayan kaynaklar üzerinde ekonomik haklar elde edeceğini savundu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın şimdi de Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki geleceğini garanti altına almak için çaba harcıyor.

Tümamiral Cihat Yaycı, hazırladığı kapsamlı çalışmayla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını yok sayarak “Kıbrıs Cumhuriyeti” adına MEB ilanında bulunduğunu hatırlattı. Tümamiral Yaycı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın başından bu yana Doğu Akdeniz'de MEB ilan edilmesi gerektiği teklif ettiğini ancak bunun bir türlü gerçekleştirilmediğini vurguladı.

“MEB İLAN EDİLİRSE AKDENİZ'DE KIBRIS BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN KAZANACAĞIZ”

Tümamiral Yaycı şu tespitleri yaptı:

“Mevcut konjonktürde, Doğu Akdeniz'de anlaşma yapılabilme imkânı olan tek devlet Libya'dır. Zira, Libya ile bu temel hakkın kullanılmasına yönelik bir sınırlandırma anlaşmasının gerçekleşmesi ile Türkiye, daha önceki tezlerimize nazaran yaklaşık olarak Kıbrıs Adası kadar ilave deniz alanı kazanacaktır. Dahası Yunanistan ile Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasına önleyici bir kalkan gibi girerek söz konusu ülkelerin tüm girişimlerini akamete uğratabilecektir.”

“BÖLGEDE ÜTÜNLÜĞÜMÜZ OLACAK”

“Bu noktada acilen yapılması gereken iki husus bulunmaktadır: Doğu Akdeniz'de MEB ilan edilmelidir. Anadolu ile Afrika kıyıları arasındaki ortay hatta dayanacak şekilde Türkiye-Libya kıta sahanlığı sınırının belirlenerek bir anlaşmanın ivedilikle akdedilmesi gerekmektedir. Böyle bir anlaşma ile Yunanistan; ne Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ne de Mısır ile MEB sınırlandırma anlaşması yapabilecektir. Böylece hem bölgede durum üstünlüğü elde etmemize hem de enerji jeopolitiğine doğrudan etki ederek deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında milli menfaatlerimiz bakımından kritik kazanımlar elde etmemize vesile olacaktır. Bu girişimlerimiz aynı zamanda hukuki alt yapımızı teşkil edecek ve uluslararası kamuoyuna hukuk ve diplomasi araçlarını kullandığımız mesajlarını verecektir.”

“AVRUPA'NIN 30 YILLIK GAZ İHTİYACINI KARŞILAYABİLECEK SEVİYEDE”

Çalışmasında Akdeniz'de bulunan yeni petrol ve doğalgaz rezervlerine ilişkin verilere de yer veren Tümamiral Yaycı, bu veriler incelendiğinde bu kapsamda Türkiye'nin yaklaşık 500 yıllık hidrokarbon ihtiyacının karşılanabileceğini ifade etti.

Çalışmada şu bilgilere yer verildi:

“2010'da ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi tarafından yayınlanan raporda, Kıbrıs, Lübnan, Suriye ve İsrail arasında kalan bölge olan Levant Havzasında 3,45 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil petrol bulunduğunun tahmin edildiği, bu tahmin dünyanın en büyük doğalgaz yataklarından birinin Doğu Akdeniz'de bulunduğuna işaret etmektedir.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi tarafından Nil Delta Havzasında ise yaklaşık 1,8 milyar varil petrol; 6,3 trilyon metreküp doğalgaz ve 6 milyar varil sıvı doğalgaz rezervi olduğunun tahmin edildiği, Kıbrıs Adası'nın çevresinde ise 8 milyar varil olduğu söylenen petrol rezervinin yaklaşık değerinin 400 milyar dolar civarında olduğu açıklanmıştır.

Bu bağlamda; Doğu Akdeniz'de yaklaşık olarak toplam değeri 1,5 trilyon dolar olan 30 milyar varil petrole eşdeğer hidrokarbon yatakları bulunduğu değerlendirilmektedir. 2010 yılı tüketim miktarları dikkate alındığında, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon rezervinin, Türkiye'nin yaklaşık 572 yıllık, Avrupa'nın ise 30 yıllık doğal gaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olduğu anlaşılmaktadır.”

“DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI HAREKETE GEÇMELİ”

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Türkiye'nin 1986 yılında Karadeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiğini ifade ederek, “Ne hikmetse bir çok hukuki sorunumuz olan Akdeniz'de ilan etmedik. Dışişleri Bakanlığı olarak Kıta Sahanlığına sıkıştık kaldık. Zamanında Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge ilan etmiş olsaydık bugün şu anda sıkıştırılmaya çalışıldığımız alanın yaklaşık 4.5 katı genişlikte bir deniz alanına sahip olacaktık. Bu alanda, deniz yatağı ve toprak altı ile üzerindeki suların canlı ve cansız doğal kaynaklarını araştırma, işletme, muhafaza ve yönetim hakkına sahip olacaktık. Balıkçılık kotalarını belirleme, bilimsel araştırma yapma, çevrenin korunmasına ilişkin düzenlemeler yapma, deniz altı ve üzerinde kablo ve boru döşeme düzenlemeleri yapma, petrol, hidrokarbon, gaz vb. madenleri arama, çıkarma çalışmaları yapma, sondaj platform ve tesislerinin hukuki statülerine ilişkin münhasır haklara sahip olacaktık. Bugün ise ‘yasa dışı faaliyetler yürütmekle' suçlanıyoruz. Hiç vakit geçirmeden Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölgemizi ilan etmeliyiz. Hemen ardından da bize ilave olarak Kıbrıs Adası yüzölçümü kadar alan kazandıracak olan Libya ile de MEB sınırlandırma anlaşması imzalamalıyız. Aksi halde gelecek kuşaklarımızın, torunlarımızın haklarını Yunanlılara, Güney Kıbrıslı Rumlara kaptırmış olacağız” dedi.

** Yazi basligi ve Dogu Akdenizle ilgisi olmayan kisimlari edit yaparak paylasiyorum.

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/fetoyu-cozdu-sira-dogu-akdenizde-5189120/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/fetoyu-cozdu-sira-dogu-akdenizde-5189120/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 21 Haziran 2019, 17:47:47
Alıntı
Doğu Akdeniz’e doğru yol alan Yavuz & Deniz Kuvvetlerimize ait F-242 TCG FATİH Fırkateyni.
(https://pbs.twimg.com/media/D9hEHKiXkAAy6UB?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 22 Haziran 2019, 00:18:09
(http://oi65.tinypic.com/2wfrfxy.jpg)

Kısa vadede Tfx hazır olmayacak, F-35'lerde olmayacak olsa da verimleri tartışmalı olacak. Bize kuşkusuz dengeleri lehimize çevirecek , geliştirilmesi zaman almayacak ve nükleer silah gibi aşırı tepki çekmeyecek bir güç lazım.

Benim aklıma şöyle bir konsept geldi. Hafif, küçük, stealth, süpersonik vuruş kabiliyetine sahip SİHA. Öyle çok karışık değil. Tai ve baykar kabiliyetleri dahilinde basit ama etkili bir silah olacak.

Nasıl ?

İhtiyacımız olan basit bir stealth gövde tasarımına sahip, eldeki ram ve sönümleme teknolojisinin kullanıldığı muhtemel boyutlarından dolayı radar rcs değeri F-35 sınıfına yakın mach 1 hızda 10 km irtifada uçabilecek ve gövde içi silah istasyonunda altta resmini gördüğünüz bir adet brahmos-ng/mini füzesini veya ruslarla geliştirilecek versiyonunu veya yerli eşdeğerini taşıyabilecek buna ek aynı bölmede 1 adet som , atmaca, milli anti radar füzesi veya 2 adet bozdoğan füzesi veya ihtiyaç halinde kanat altında taşıyabileceği bombalar için asel pod taşıyabilecek bir geometride dizayn edilmiş bir siha.

(https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-cc39f8933cc739c8167fa58b4d59e5e8.webp)

Ayrıca bu uçak akıncı için geliştirilecek taramalı radarlarla gemi boyutundaki nesneleri 300-400 km'den tespit edebilecek ve bunlara mach-3.5-4 hızdaki mühimmatla alça irtifadan sea skiming taarruzda bulunabilecek bir siha. Tabikide aynı zamanda 4. nesil ve altı uçaklara üstündeki taramalı radarla bozdoğanla veya amraamla müdahale edebilecek basit bir uçak.

Hatta üretilmesi uzamaması için F-404 veya J85 gibi eldeki F-5 motorlarından ve daha sonra tersine mühendislikle yerlileştirilebilecek bir motor kullanılabilir.

Açıkcası ben 100 km'den ancak 50-60 km'de en baba radarın tespit edebileceği bir siha'dan mach 3.5 ile bırakılmış sea skimming bir füzenin herhangi bir nato gemisi tarafından durdurulabileceğini sanmıyorum. Hele ki satürasyon saldırısı şeklinde yapılırsa 6.filonun bmd'lerini bile baskı altına almak mümkün.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 22 Haziran 2019, 08:41:13
([url]http://oi65.tinypic.com/2wfrfxy.jpg[/url])

Kısa vadede Tfx hazır olmayacak, F-35'lerde olmayacak olsa da verimleri tartışmalı olacak. Bize kuşkusuz dengeleri lehimize çevirecek , geliştirilmesi zaman almayacak ve nükleer silah gibi aşırı tepki çekmeyecek bir güç lazım.

Benim aklıma şöyle bir konsept geldi. Hafif, küçük, stealth, süpersonik vuruş kabiliyetine sahip SİHA. Öyle çok karışık değil. Tai ve baykar kabiliyetleri dahilinde basit ama etkili bir silah olacak.

Nasıl ?

İhtiyacımız olan basit bir stealth gövde tasarımına sahip, eldeki ram ve sönümleme teknolojisinin kullanıldığı muhtemel boyutlarından dolayı radar rcs değeri F-35 sınıfına yakın mach 1 hızda 10 bin km irtifada uçabilecek ve gövde içi silah istasyonunda altta resmini gördüğünüz bir adet brahmos-ng/mini füzesini veya ruslarla geliştirilecek versiyonunu veya yerli eşdeğerini taşıyabilecek buna ek aynı bölmede 1 adet som , atmaca, milli anti radar füzesi veya 2 adet bozdoğan füzesi veya ihtiyaç halinde kanat altında taşıyabileceği bombalar için asel pod taşıyabilecek bir geometride dizayn edilmiş bir siha.

([url]https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-cc39f8933cc739c8167fa58b4d59e5e8.webp[/url])

Ayrıca bu uçak akıncı için geliştirilecek taramalı radarlarla gemi boyutundaki nesneleri 300-400 km'den tespit edebilecek ve bunlara mach-3.5-4 hızdaki mühimmatla alça irtifadan sea skiming taarruzda bulunabilecek bir siha. Tabikide aynı zamanda 4. nesil ve altı uçaklara üstündeki taramalı radarla bozdoğanla veya amraamla müdahale edebilecek basit bir uçak.

Hatta üretilmesi uzamaması için F-404 veya J85 gibi eldeki F-5 motorlarından ve daha sonra tersine mühendislikle yerlileştirilebilecek bir motor kullanılabilir.

Açıkcası ben 100 km'den ancak 50-60 km'de en baba radarın tespit edebileceği bir siha'dan mach 3.5 ile bırakılmış sea skimmin bir füzenin herhangi bir nato gemisi tarafından durdurulabileceğini sanmıyorum. Hele ki satürasyon saldırısı şeklinde yapılırsa 6.filonun bmd'lerini bile baskı altına almak mümkün.


Oha! MMU başlığının altına benzer şeyler yazmıştım hatta altına da “benzer düşünceleri olan arkadaşlar da vardır” tarzı not düşmüştüm. Sonra yarım saat geçmeden yazınızı gördüm. 😳 (fikri çalmadım ama sanırım aklın yolu bir hocam) elinize sağlık güzel yazmışsınız çalınabilirmiş de 😂
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 23 Haziran 2019, 01:26:07
Baykar ve Tai güçlerini birleştirse kısa sürede çıkar. Birde aselsanın aesa radarını taktik mı tamamdır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 23 Haziran 2019, 17:17:53
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/D9wC7j3XUAImhuT?format=jpg&name=900x900)
(https://pbs.twimg.com/media/D9sNPKyWwAE5C4t?format=png&name=small)
Bakan Dönmez Akdeniz'e gönderilen Yavuz'un Magosa Körfezi'nde yani E parselinde sondaj çalışması yapacağını açıkladı.1974 den beri kapalı olan ve son günlerde adı sık sık duyulan Maraş plajı E parselinin kıyısında.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン - 23 Haziran 2019, 17:26:47
Fatih sondaj gemisi gitmişti hatta bir dönem enerji bakanı bilmem kaç bin metrelerdeyiz az kaldı diyordu üstünden aylar geçti ses seda yok.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 23 Haziran 2019, 18:02:37
Fatih sondaj gemisi gitmişti hatta bir dönem enerji bakanı bilmem kaç bin metrelerdeyiz az kaldı diyordu üstünden aylar geçti ses seda yok.

Sanirim bir miktar karisiklik mevcut Sn Mugen;

Magosa korfezinde Barbaros 2D ve 3D dip arastirmasi yapmisti. Su anda Antalya civarinda olan Yavuz ise Barbarosun Magosa korfezinde sondaja baslamasi planlanir "E Parseli"
Fatih sondaj gemisi ise Baf aciklarinda yani "1 parselin hemen disinda belirli bir sureden beri sondaj yapmakta.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 23 Haziran 2019, 18:32:28
akdenizde  gelecek iyi  haberleri secimden sonra bekliyoruz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan1976 - 23 Haziran 2019, 18:37:30
Bu Yunanlılar hep bu işte uzman dünya devi şirketlerle arama yapıyor... Biz bu konuda tecrübeli değiliz ki neden kendi imkanlarımızla arıyoruz.. Örnğein dünya devi bir şirketle neden ortak arama yapmıyoruz.. Hem bu sayede o şirketi temsil eden devletinde siyasi-askeri desteğini alırız...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 23 Haziran 2019, 18:42:07
Çünkü guvenilir partner degiliz. O Yunan, gerekirse sokaga inen halkini coptan geciriyor, maaslarindan kesiyor ama borcunu ödüyor.

Sen bunu tr'de dene Etiyopya gen.kur. b. Gibi seni korumalarin vurur!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 26 Haziran 2019, 22:35:27
ABD, Doğu Akdeniz'de Güvenlik ve Enerji Ortaklığı tasarısını onayladı;

Sondaj çalışmalarının başlamasıyla birlikte ortaya çıkan Türkiye karşıtı ittifaka ABD'den destek geldi. ABD, Rumlar’a silah satışındaki kısıtlamaları kaldıran, Türkiye'ye F-35 yaptırımını ve Yunanistan'a askeri yardımı öngören tasarıyı onayladı.

ABD Senatosu Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı tasarısına onay verdi. Buna göre ABD, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında enerji işbirliğini koordine edecek bir merkez kurulacak. Ayrıca Türkiye S-400 hava savunma sistemi alma planından vazgeçmezse F-35 sevkiyatı son bulacak.

ABD Senato Dışişleri Komitesi tarafından kabul edilen tasarıya Ankara’nın Doğu Akdeniz’e ikinci bir sondaj gemisi göndermesinin ardından geldi.

Tasarı, ABD, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında enerji işbirliğini koordine edecek bir ABD-Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulmasını öngörüyor.

Tasarıya göre ayrıca; Kıbrıs’a silah satışı ile ilgili kısıtlamalar kaldırılacak Yunanistan’a 3 milyon ABD Doları tutarında askeri doğrudan yardım yapılacak ve 2020-2022 yılları arasında mali dönemlerinde Yunanistan ve Kıbrıs’a Uluslararası Askeri Eğitim yardımı yapılacak.

ÇİPRAS ‘AKLINDAN BİLE GEÇİRME’ DEMİŞTİ

Türkiye ve Kıbrıs arasında Akdeniz'deki doğalgaz kaynaklarının paylaşımı konusunda uzun süredir anlaşmazlık yaşanıyor.

Kıbrıs, bölgenin kendi karasuları içinde olduğunu iddia ederek sondaj faaliyetlerinin egemenlik haklarını çiğnendiğini savunuyor. Türkiye ise aksini öne sürüyor ve sondaj gemisiyle arama çalışmalarına devam ediyor.

Konuyla ilgili Türkiye’yi sürekli uyaran Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, yaptığı son açıklamada ‘Ankara’nın sondajı aklından bile geçirmemesi gerektiğini’ söylemişti.

‘S-400’DEN VAZGEÇİLMEZSE F-35 YOK’

Öte yandan ABD’nin tasarısında Ankara ile Washington arasında kriz yaratan S-400 alımı da yer aldı.

Buna göre, Türkiye S-400 hava savunma sistemi alma planından vazgeçmediği sürece ABD kanunları hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye F-35 sevkiyatı yapılmayacak.

Ayrıca, Kongre’ye "Rusya’nın ve bölgedeki diğer ülkelerin faaliyetlerine karşı" bilgi verilecek.

https://www.denizhaber.net/abd-dogu-akdenizde-guvenlik-ve-enerji-ortakligi-tasarisini-onayladi-haber-89178.htm (https://www.denizhaber.net/abd-dogu-akdenizde-guvenlik-ve-enerji-ortakligi-tasarisini-onayladi-haber-89178.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 27 Haziran 2019, 19:18:43
Yunanistan Girit açıklarında petrol ve gaz arayacak;

Yunanistan Girit adasının güneyinde petrol ve doğal gaz araması için ExxonMobil ve Total şirketlerine izin verdi.
Yunanistan, Amerikan ExxonMobil ve Fransız Total şirketlerine, Yunanistan'ın Hellenic Petroleum şirketi ile birlikte Girit adasının Akdeniz suları açıklarında doğal gaz ve petrol arama izni verdi. Adanın güneyi ve güneybatısını kapsayacak arama faaliyeti, hidrokarbon yatağı olduğu düşünülen daha önce araştırma yapılmamış 40 bin metrekarelik bir alanda yürütülecek.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras operasyonun ilk iki günü içerisinde rezervlerin nerede olduğunu göstermesini beklediklerini söyledi. Projenin Yunan ekonomisi için bir rahatlama kaynağı olacağını söyleyen Tsipras, deniz yaşamına zarar gelmemesi için sıkı kurallar uygulanacağını belirtti.

Çevreciler ayakta

Greenpeace ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı projenin durdurulması için konuyu mahkemeye taşımıştı. Çevre örgütleri, Girit açıklarında yapılacak arama faaliyetinin yunuslar, balinalar ve diğer deniz canlıları için tehdit oluşturacağını söylüyor. Çevreciler, Yunanistan'dan hidrokarbon kaynaklarına yönelmek yerine yenilenebilir enerjiye yatırım yapmasını istiyor.

Yunanistan 1970'li yıllardan bu yana Kuzey Ege'de Kavala limanı ile Tasos adası küçük bir alanda petrol çıkarıyor. Yunanistan'ın bölgeden çıkardığı petrol ülkenin ihtiyacının yaklaşık yüzde 5'ini karşılıyor.

Yunanistan'ın Girit adasına yönelik petrol ve doğal gaz arama hamlesi, Kıbrıs açıklarında yürütülen sondaj çalışmaları nedeniyle yaşanan gerginliğin gölgesinde geldi. Son olarak Türkiye, Temmuz ayında faaliyete geçecek olan ikinci sondaj gemisini bölgeye göndermişti. Avrupa Birliği, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini "yasadışı" olarak tanımlayarak, güçlü bir şekilde kınamıştı.

Güney Kıbrıs yönetimi ise ada çevresinde büyük çaplı doğalgaz yataklarının tespit edilmesinin ardından, İtalya'dan Eni, Fransa'dan Total ve ABD'den ExxonMobil şirketleriyle anlaşma imzalamıştı.

https://www.dw.com/tr/yunanistan-girit-a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda-petrol-ve-gaz-arayacak/a-49379585?maca=tur-Yeniduzen_widget_3-29365-html-cb (https://www.dw.com/tr/yunanistan-girit-a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda-petrol-ve-gaz-arayacak/a-49379585?maca=tur-Yeniduzen_widget_3-29365-html-cb)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 27 Haziran 2019, 19:24:56
Yunanistan'dan Akdeniz'de savaş çıkartacak misilleme!

Yunanistan Girit açıklarında sondaj çalışması başlatıyor.

Yunanistan, Girit Adası’nın doğusu ve güney doğusunda sondaj çalışmaları yapmaları için Total-Exxonmobil-Helpe (Hellenic Petroleum)konsorsiyumu ile anlaşmaya vardı. Bölgedeki hidrokarbonların araştırılması ve işletilmesini öngören sözleşme bugün imzalandı. İmza programında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Çevre ve Enerji Bakanı Giorgos Stathkis’in yanı sıra şirketlerin üst düzey yöneticileri de hazır bulundu. Çipras, yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın sadece bir enerji geçiş noktası değil, aynı zamanda enerji üreten bir ülke olmayı hedeflediğini vurguladı. Çipras, “bu uzun yıllardır süren bir çabanın ve planlamanın sonucudur” dedi. Çipras, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs gibi, enerji kaynaklarından yararlanmak için planlı ve koordineli adımlar attığını belirtti. ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt de, anlaşmanın imzalanmasından memnuniyet duyduklarını açıkladı. Sondaj çalışmalarını yürütecek konsorsiyumun içerisinde yüzde 40 oranında Fransız Total, yüzde 40 oranında Amerikan Exxonmobil ve yüzde 20 oranında Yunan Hellenic Petroleum bulunuyor. Şirketler, 40 bin kilometre kareye yakın bir alan üzerinde 8 yıl boyunca arama ve sondaj çalışmaları yapabilecek. Sondaj çalışmasının başlayabilmesi için, varılan anlaşmanın Yunan Parlamentosu tarafından da onaylanması gerekiyor.

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> https://www.kibrisgazetesi.com/dunya/yunanistandan-akdenizde-savas-cikartacak-misilleme-h69309.html (https://www.kibrisgazetesi.com/dunya/yunanistandan-akdenizde-savas-cikartacak-misilleme-h69309.html)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 27 Haziran 2019, 19:28:02
Bu sondaj gemilerinin elektronik aksamlarına nefes aldırmayacak özel bir elektronik harp sistemi geliştirilip gemilere entegre edilemez mi ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 27 Haziran 2019, 22:47:08
giritin cevresinde petrol-dogalgaz bulamacaklar

serevsizler yunan bozmalari
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 28 Haziran 2019, 00:20:30
giritin cevresinde petrol-dogalgaz bulamacaklar
serevsizler yunan bozmalari

Herhalde Sizinki su asamada bir temenni SnTimucin bey :) Ama umarim hakli cikarsiniz.

Gerek Turkiye gerekse Yunanistan tum Ege denizini 70 yillarin sonundan 80 li yillarin ortasina kadar,o zamanki teknolojiyi kullanmak sureti ile arastirmisti."Bizim o yillarda kullandigimiz Sisimik arastirma gemimizin adi Hora idi"

Kanimca burada ozellikle dikkat edilmesi gereken noktalar,  Yunanistanin hamlesinin zamanlamasi .Egenin bu kismini petrol aramalari icin parsellere bolmus olmasi. Parsellere cok uluslu sirketleri oyuna dahil etmek sureti ile ulusal MEB tezinin onunu acmasi.Halen kesin harita gormemekle birlikte Turk MEB i ile ilerde kesisme olup olmayacagi kontrol edilip gerekirse onlem alinmali. Su anda bahsedilen alan Misir MEBi ve Libya MEBi ne yakin.Ozellikle Libyayi Yunanistanin kucagina birakmamamiz gerekir kendi MEBi sinirlarimizin korunmasi ve Akdenizdeki yalnizligimizin giderilmesi acisindan.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 28 Haziran 2019, 13:29:27
Girit dedemi petrol aramasın adamlar merhamet biraz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 28 Haziran 2019, 13:32:25
Girit dedemi petrol aramasın adamlar merhamet biraz

Anlamak için bir kaç defa okumak zorunda kaldım. Sanıyorum " Girit'de de mi petrol aramasın adamlar" demek istedin!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 28 Haziran 2019, 14:36:55
Zatten öyle yazdım bende
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 28 Haziran 2019, 15:11:41
Zatten öyle yazdım bende

Mükemmel Türkçene hayranım Serkan. :D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 28 Haziran 2019, 15:38:00
Benim tahsilim pek yok idare edin artık mecbur yazarak anlaşıcaz keşke konuşarak anlaşabilsek. Ne yapayım forumlara katılmayımmı yazarak haberleşiliyor diye. Bende istemezmiyim güzel Türkçemizi iyi yazmak.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 28 Haziran 2019, 19:02:22
https://www.google.de/maps/@34.7733014,25.4099388,6.25z (https://www.google.de/maps/@34.7733014,25.4099388,6.25z)

buradan giritin konumu cok  tehlike bir yerde

güneyinde  misir-libya oldu bittiye kazdirmaslar orayi  kuzeyinde Türkiye kesisme bölgesinde
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 01 Temmuz 2019, 08:57:42
Alıntı
"MACRON İLE GÖRÜŞME OLUMLU GEÇTİ"
Erdoğan, 'Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi içine alan bir gerilim tırmanıyor. Bu konuda siz Türkiye'de iken Macron ile ilgili çok sert ifadeler kullandınız. Buradaki görüşmelere nasıl yansıdı?' şeklindeki soruya ise, "Buradaki görüşme tam aksine çok olumlu geçti. Sayın Macron 'niye bana bunları söyledin falan' demedi. İkili görüşmede kendisine bizzat söyledim; 'bak' dedim, 'Kıbrıs meselesinde sen bir defa konuşamazsın. Senin Kıbrıs'la yakından uzaktan alakan yok. Burada ben konuşurum, Yunanistan konuşur, İngiltere konuşur, AB konuşur ama sen konuşamazsın" diye yanıt verdi.

https://www.ensonhaber.com/erdogan-trumptan-s-400-icin-yaptirim-duymadim.html (https://www.ensonhaber.com/erdogan-trumptan-s-400-icin-yaptirim-duymadim.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 01 Temmuz 2019, 10:28:24
Bu yunan libya da ki ilk karışıklıkta deniz alanını libya aleyhine yükseltmiş !
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 02 Temmuz 2019, 23:45:47
Son dakika… Rumlardan skandal Türkiye hamlesi;

İsrail ve Yunanistan ile birlikte sondaj çalışmaları yapan Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye'nin ada etrafında yürüttüğü hidrokarbon sondaj çalışmalarına katkıda bulunan üç şirket aleyhine hukuki işlem başlattı.

Akdeniz’de sular ısınıyor… Yunanistan, İsrail ve Rum Kesimi’nin ısrarla karşı çıktığı Ankara’nın doğalgaz sondaj çalışmaları hakkında sıcak bir gelişme yaşandı. Yunanistan ve İsrail ile birlikte Kıbrıs açıklarında doğalgaz sondaj çalışması yapan buna karşılık Türkiye’nin bölgedeki çalışmalarına tepki gösteren Kıbrıs Rum Kesimi’nin skandal bir hamle yaptığı ortaya çıktı.

Kıbrıs Rum Kesimi’nin dışişleri bakanlığından üst düzey bir yetkili, şirketlerin adını açıklamadı ancak Türk şirketi olmadıklarını belirtti. Türkiye Petrolleri’ne (TPAO) ait Fatih isimli gemi adanın batısı açıklarında hidrokarbon arama amacıyla sondaj yapıyor. TPAO’nun yeni sondaj gemisi Yavuz ise yakında adanın doğusu açıklarında hidrokarbon arayacak.

Kıbrıslı Rum yetkili, “TPAO ile işbirliği yapan şirketler aleyhine zaten hukuki işlem başlattık… Aynısını Yavuz için de yapmayı planlıyoruz” dedi. Güney Kıbrıs Türkiye’nin hidrokarbon aradığı yerlerin kendi münhasır ekonomik bölgesi olduğunu iddia ediyor. Türkiye ise Kıbrıs’ın batısında sondaj yaptığı alanın kendi sahanlığında kaldığını, doğusunda sondaj yapacağı alanda arama hakkının ise KKTC tarafından TPAO’ya verildiğini belirtiyor.

https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/son-dakika-rumlardan-skandal-turkiye-hamlesi-5210208/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/son-dakika-rumlardan-skandal-turkiye-hamlesi-5210208/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 04 Temmuz 2019, 11:04:57
Alıntı
Bir televizyon programında gündeme ilişkin konular hakkında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Doğu Akdeniz'de Güney Kıbrıs ile yaşanan sondaj gerilimi hakkında, "Bize karşı bir adım atamazlar atmaya da cüret ederlerse cevabını da alırlar geçmişte olduğu gibi." dedi.

Bize karşı bir adım atamazlar atmaya da cüret ederlerse cevabını da alırlar geçmişte olduğu gibi. Biz bu konuda gerekli bilgilendirmeyi net bir şekilde yaptık. Güvenlik Konseyinin daimi üyelerine de bilgilendirme yaptık. Birine hesap vermek için yapmıyoruz bunu. Bu işin siyasi olarak ve hukuki olarak ne olduğunu bilgi kirliliği olduğu için izah etmek durumundayız. Biz hakkımızı kullanıyoruz, o ne demiş bu ne demiş diye bakmayız.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-s-400-aciklamasi-41263451[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-s-400-aciklamasi-41263451[/url])
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 04 Temmuz 2019, 12:03:53
Sn Cavusoglunun TRT Dogu Akdeniz ile ilgili yapmis oldugu aciklamayi dinledim.
Bu aciklamada TC konuya bakis acisini belirten gerekli bilgilendirmelerin AB ,BM  ye yapilmis  olundugunu belirtti. GKRY yonetiminin Dogu Akdenizde  tek tarafli olarak yapmakta oldugu aramalarin hak gasbi oldugunu ,bulunacak Gaz da kibris Turkununde pay sahibi oldugunu, GKRY baskani tarafindan aciklanmis oldugunun altini cizip. GKRY CB nin  pay garantisi konusunu gaz satisi sonrasina biraktigini belirtip bu davranis ile konunun muallakta kaldigini belirtti. 

Fatih gemisinin sondaj yapmakta oldugu alan Turkiyenin MEB alani icerisinde ,Yavuz sondaj gemisinin sondaj yapmasi planlanan alan KKTC ve GKRY parselli icerisinde olduguna gore.

Herhalde paylasim konusu sadece GKRY/KKTC nin ortusmekte olan alanlari icin gecerli?

Niye KKTC de kendi MEB icerisinde olan yeralti zenginliklerinden GKRY halkininda pay sahibi olabilecegini aciklamiyor, aynen onlarin bize sunduklari yontemlerin  tekrari?

 KKTC ,GKRY ile ortusmekte olan tum parseller deki potansiyel sahalarda sondaj yapip cikacak gazi KKTC olarak pazarlamayi dusunmuyor,veya yontem gelistirmiyor?


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 07 Temmuz 2019, 12:20:07
Yunanistan'da başbakan olması beklenen Miçotakis'in ilk işi Kıbrıs;

Erken seçime giden Yunanistan'da Yeni Demokrasi'nin Adayı Kiryakos Miçotakis'in yarışı kazanacağı düşünülüyor. Miçotakis, ilk iş olarak Kıbrıs ve Ege meselelerine dair adım atacak.

Yunanistan bugün seçime gidiyor. Başbakan Aleksis Çipras'ın en büyük rakibi, Kiryakos Miçotakis.

Anketlere göre Çipras'ın işi zor zira eski Başbakanlardan Konstantin Miçotakis'in oğlu olan Kiryakos Miçotakis, özellikle ekonomi ve göçmenlerle ilgili vaatleriyle seçimin favorisi görülüyor.

Miçotakis, dış politika konularına ve özellikle Türkiye ile olan Ege ve Kıbrıs meselelerine odaklanacak.

Yunanistan'daki erken milletvekilliği seçimlerinde son anda kayda değer bir siyasi gelişme yaşanmazsa kamuoyu araştırma şirketlerinin verilerine göre muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi dört yıllık bir aradan sonra tekrardan iktidara dönmüş olacak.

Son anketler Miçotakis önderliğindeki partinin büyük bir oy farkı ile seçimleri Alekis Çipras liderliğindeki Syriza'nın önünde, birinci parti olarak tamamlayacağını gösteriyor.

Miçotakis'in Yunanistan'ın yeni kabinesini çok kısa bir sürede açıklaması bekleniyor. Yeni hükümetin kurulması ile beraber Miçotakis, Yunanistan ekonomisini yakından alakadar eden bir dizi neoliberal önlemler üzerinde yoğunlaşacak.

Diğer yandan yeni hükümet, dış politika konularına ve özellikle Türkiye ile olan Ege ve Kıbrıs meselelerine odaklanacak.

İLK ZİYARET ANKARA'YA OLABİLİR

Yeni Demokrasi kaynaklarından ulaşılan bilgiler, Miçotakis'in başbakan olması durumunda Ankara ile yakın temas içerisine gireceğini gösteriyor.

Sandıkların açılmasına ramak kala Yunanistan basınına konuşan Miçotakis, başbakan seçilir seçilmez Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile diyalog arayışı içerisine gireceğini açıklamıştı.

Atina'daki siyasi kaynaklar, bu diyalog arayışının iki başkent arasındaki olası yeni iktidarı kutlama mesajları çerçevesinde başlayabileceğini gösteriyor.

Ankara'dan gelecek sıcak mesajlarla beraber Miçotakis yurt dışı seyahatlerinden ilkini Türkiye'ye gerçekleştirebilir.

KIBRIS VE EGE MESELESİ

Yeni Demokrasi'yi yakından takip eden kaynaklar, "Miçotakis'in odağında sadece Ege konuları bulunmuyor. Müstakbel başbakan Kıbrıs'ta yeni bir çözüm süreci istiyor" diyerek Atina'daki olası iktidar değişimi ile beraber Kıbrıs'ta yeni bir sürecin başlayabileceği olasılığına dikkat çekiyor.

Miçotakis'in yurt dışına ziyaretleri çerçevesinde ilk duraklarından bir tanesi Lefkoşa olacak. Bu ziyarette Miçotakis, Kıbrıs Rum liderliği ile beraber yeni bir çözüm süreci için düğmeye basacak.

Halihazırda Kıbrıs Rum liderliği BM Genel Sekreteri'ne göndermiş olduğu bir mektup ile yeni zirve talebinde bulundu. Kıbrıs'ta iki lider geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleştirmiş oldukları telefon görüşmesinde ise yakın zamanda tekrardan bir araya gelme kararı almıştı.
Ankara ile kurulacak olan yeni iletişim köprüleri aracılığı ile Yeni Demokrasi iktidarı Ege Denizi'nde tehlikeli seviyelere tırmanan gerginliği kontrol altına almak için gayret sarf edecek.

http://www.kibrispostasi.com/c37-DUNYA/n290481-yunanistanda-basbakan-olmasi-beklenen-micotakisin-ilk-isi-ki (http://www.kibrispostasi.com/c37-DUNYA/n290481-yunanistanda-basbakan-olmasi-beklenen-micotakisin-ilk-isi-ki)

*Secim sonunda olusacak havanin ve yeni hukumetin kurulusu ile ,kemiklesmis bulunan Ege , Kibris tezlerinden vazgecilecegi anlami cikarilamaz. Hele hele ,secim sonucunda Yunanistanda buyuk olasilik ile bir koalisyon hukumeti kurulacagi dusunulurse ,bu dusuncenin saf bir beklentiden oteye gitme ikmani olmaz.

**Miçotakis tek basina iktidar olmus ehh yanilmisim saglik olsun.


Başlık: Fatih’in fedaisi SİHA Kıbrıs semalarında
Gönderen: SKYWOLF - 08 Temmuz 2019, 08:26:56
 :o :o ;D

Fatih’in fedaisi SİHA Kıbrıs semalarında

(http://img.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d22575f7af5071d5062e233.jpg)

Doğu Akdeniz’de doğalgaz araması yapacak olan Fatih sondaj gemisi mürettebatı için tutuklama kararı çıkaran Kıbrıs Rum Kesimi’ne karşı Türkiye’den hamle geldi. Fatih gemisinin arama yaptığı ekonomik bölgelerin üzerinde gözetleme yapan üstün keşif özelliğine sahip silahlı insansız hava aracı (SİHA) son olarak Kıbrıs semalarında görüldü. Bu durum İsrail’den Kanada’ya kadar heyecan yarattı.
Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Avrupa Birliği (AB) arasında sondaj geriliminin yaşandığı Doğu Akdeniz’de Türk Deniz Kuvvetleri’nden silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) gözlem uçuşları yapması uluslararası alanda yankı uyandırdı. Fatih sondaj gemisine Yavuz’un eşlik etmek üzere yola çıkmasının ardından bölgedeki hareketlilik arttı. Türkiye’ye ait fırkateyn ve F-16’ların yanı sıra SİHA düzenli devriye uçuşları yapıyor.

ÜSTÜN KEŞİF ÖZELLİĞİ

Üstün keşif özelliği bulunan TB2 tipi Bayraktar SİHA, görev durumuna göre farklı harp başlıkları taşıyabiliyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterinde bulunan 10 adet Bayraktar TB2 SİHA, Ege ve Akdeniz’de sürekli uçuyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Fatih gemisiyle arama yaptığı ekonomik bölgelerin üzerinde gözetleme yapan TCB808 kodlu SİHA son olarak Kıbrıs semalarında görüldü.

İSRAİLLİ EDİTÖRÜN ŞAŞKINLIĞI

Türk SİHA’nın faaliyeti Akdeniz’e komşu ülkelerce yakından takip ediliyor. Yunanistan ve İsrail’den gazetecilerin yanı sıra Kanada’ya kadar uzanan farklı ülkelerden profesyoneller, uçuş takip uygulamalarından Dalaman Havaalanı’ndan kalkan SİHA’nın bilgilerini paylaşarak bölgedeki gelişmeleri anlamaya çalıştı. İsrail’in köklü gazetelerinden Haaretz’in editörü de sosyal medyadan şaşkınlığını ifade ederek, “Saatlerdir orada uçan Türk SİHA’sı mı?” diye sordu. KKTC’deki Türk üniversitelerinden bazı öğretim üyeleri, sosyal medyadaki tartışmalara yanıt olarak, “Görüyorsunuz bu kadar yakın takipteyiz. Takibe devam etsinler o halde. Yavuz, Fatih, destek gemilerimiz ve onları koruyan Türk Deniz ve Hava Kuvvetleri süzüle süzüle Akdeniz’e indi” mesajını paylaştılar.

ANLIK VERİ GÖNDERİYOR

Donanmanın emrinde olup Çanakkale ve Dalaman’da konuşlu olan SİHA’lar, Ege ve Akdeniz’de 7 gün 24 saat esasına göre görev yapıyor. Doğu Akdeniz’de Fatih ve Yavuz sondaj gemilerine eşlik eden SİHA’lar aynı zamanda Akdeniz ve Ege’deki kaçak mülteci facialarının yaşanmaması için bölgeyi tarıyor. Denizde seyir halindeki donanma gemilerine anında canlı veri gönderen yerli SİHA’ların bölgede kalıcı olarak keşif gözetleme yapacağı öğrenildi.

YAVUZ DA BAŞLAYACAK

Doğu Akdeniz’de Fatih gemisinin sondaj çalışmalarına birkaç gün içinde Yavuz’un da eşlik etmesi planlanıyor. Gebze’den geçen hafta yolcu edilen ve Mersin Taşucu’nda ikmali yapılan Yavuz, KKTC’den alınan ruhsat bölgesi Karpaz’da bu hafta ilk sondajını yapacak. Türkiye’nin sondaj gemilerine Deniz Kuvvetleri’nin Barbaros Fırkateyni eşlik ediyor. Sondaj gemilerine ayrıca havadan destek veren Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-16 savaş uçaklarının Fatih gemisini selamladığı görüntüler de geçen günlerde Genelkurmay Başkanlığı’nca paylaşılmıştı.

(http://img.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/5d22575f7af5071d5062e235)
KUVVET ÇARPANI VE SİNERJİ

BAYKAR firmasının ürettiği SİHA’ların gelecek dönemde Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın envanterine de girmesi planlanıyor. SİHA’ların donanma için kuvvet çarpanı olduğunu belirten yetkililer, TSK’nın tatbikatlarında nokta atışlar yapan teknolojiyle sıcak denizlerin anlık izlendiğini vurguladı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz operasyonlarında geldiği aşama, TSK’nın 2033 vizyonunda ifade edilen “Askeri, diplomatik ve ekonomik faaliyetlerin birbirini destekleyerek sinerji yaratacak şekilde eşgüdüm içinde icra edilmesi” hedefiyle uyumlu gidiyor. Şu anda TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma ve MİT envanterinde 86 adet SİHA görev yapıyor.

KKTC: DENGE KURULUYOR

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay önceki gün Cenevre’de yaptığı açıklamada, Yavuz ve Fatih gemilerinin bölge barışı ve istikrarı açısından bozulan dengeyi kurduğunu ve artık sahada olduklarını vurgulamıştı. Kıbrıs Rum Yönetimi ise Fatih gemisinde çalışan personel ile Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi (TPAO) ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkarmıştı. Rum yönetiminin bu hamlesine karşın Türkiye’nin sondaj çalışmaları artarak devam ediyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tutuklama kararından sonra, “Hukuk içinde atılması gereken adımları atıyoruz. Bundan sonra da böyle götürmeye çalışacağız. Ama karşımıza hukuk tanımazlar çıkarsa onların anlayacağı dil neyse o dille de konuşmasını biliriz. AB de dürüst hareket etmiyor. Bunların hepsi gaspçı. Uluslararası hukuka göre Kuzey Kıbrıs’taki Türk soydaşlarımızın da hakları var” demişti.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/fatihin-fedaisi-siha-kibris-semalarinda-41266908 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/fatihin-fedaisi-siha-kibris-semalarinda-41266908)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 08 Temmuz 2019, 09:23:04
Fatihin Fedaisi kibris Semalarinda makalenin genelde sanki bir miktar adrenalin,reklamasyon ve genel bilgi verici bir haber oldugu kanisindayim.

Oncelikle sunu belirtmekte yarar goruruyorum Insansiz hava araclari konusunda ulkemizin buyuk atilimlar yapmis oldugu ve silahli kuvettlerimiz bunyesinde etkin sekilde kullanimi gurur verici.Bu teknolojinin buyuk bir kisminin yurt icerisinde uretiminin saglanmasinda ve bu sistemlere hayat veren muhendislerimizi gonulden kutlamaktayim. Ancak insansiz hava araclari konusunda halen yurtdisindan ithal edilmekte olan bazi hayati parcalar mevcut bu nedenle ilerisi veya bugun dahi kullanim sartlari nelerdir bilmemekteyiz.

Fatihin fedaisi  yani bu bolgeyi havadan surekli denetim altinda tutabilmeke onemli. Ancak SIHA niye ta Dalamandan kalkip  Fatihin bulundugu bolge uzerinde gozlem yapmakta? " Dalamanda Insansiz hava araclari icin kontrol komuta merk olma olasiligi yuksek"  kibris cevresinde  Dogu Akdenizde daha uzunca bir sure kalacagimiz kesinken niye KKTC sinirlari icerisinde atil durumdaki hava alanini bu tur ucuslarin kontrolu veya araclarin uslenmesinde kullanmayi dusunmuyoruz ? Boyle  bir adimi atmak ile daha kisa reaksiyon suresi, bolge uzerinde daha uzun sure havada kalma imkani saglanabildigi gibi adada bu sistemlerin konuslanmasi ve atil olan hava alaninin askeriye devredilmesi ile onemli siyasi mesaj da verilmis olur.

Dalamandan  kalkan ve ucus surati vs belli olan insansiz hava aracimizin kimseyi hayretler icerisinde birakacagini pek dusunmuyorum ,Israil , Birlesik kirallik ,ABD,Rusya....dogu akdenizde ucan kustan haberdar olabilecek nitelikte sitemleri adada ve cevresinde mevcut.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 08 Temmuz 2019, 14:31:59
Yavuz" Karpaz'a ulaşti;
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği ikinci sondaj gemisi Yavuz, Karpaz açıklarına ulaştı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği ikinci sondaj gemisi Yavuz, Karpaz açıklarına ulaştı.
20 Haziran’da düzenlenen törenin ardından Gebze’den yola çıkan Yavuz, bazı ikmallerin ve kontrollerin yapılması için bir süredir Mersin-Taşucu’nda bekliyordu.
Gerekli ikmal ve kontrolerin yapılmasının ardından yola çıkan Yavuz, şu anda Karpaz açıklarına seyrediyor.
Yavuz’un, www.marinetraffic.com (http://www.marinetraffic.com) adlı sitedeki güncel pozisyonu, Karpaz’daki Zafer Burnu’nun güneyi olarak görülüyor.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Yavuz sondaj gemisinin, bir hafta içinde Doğu Akdeniz'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) alınan ruhsat bölgesinde, Karpaz'da ilk sondajına başlayacağını açıklamıştı. 
Daha önceden o bölgede sismik çalışmalar ve araştırmalar yapıldığını hatırlatan Dönmez, “analizlerin sonucuna göre bu lokasyona uzmanların karar verdiğini vurgulayarak, "Yeri delmeden, sondajı bitirmeden bir şey söylemek erken. Ümit ediyoruz ki sondajımızda istediğimiz verilere ve kaynağa ulaşırız." ifadelerini kullanmıştı.

http://www.yeniduzen.com/yavuz-karpaza-ulasti-116669h.htm (http://www.yeniduzen.com/yavuz-karpaza-ulasti-116669h.htm)

Başlık: Türkiye’nin Akdeniz’deki sondaj çalışması, Rum basınını korkuttu
Gönderen: SKYWOLF - 09 Temmuz 2019, 15:17:54
Türkiye’nin Akdeniz’deki sondaj çalışması, Rum basınını korkuttu

(http://img.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d247348c9de3d1b10a23b03.jpg)

Türkiye’ye ait Yavuz sondaj gemisinin Karpaz açıklarına ulaşması Rumları tedirgin etti. Rum medyası, Fatih sondaj gemisi ve Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin ardından Yavuz’un da bölgeye ulaşmasını, ’kuşatma’ ve ’Ada etrafında Türk üçgeni’ yorumlarıyla verdi.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri, Rum medyasında geniş yer buldu. 2 aydır Baf açıklarında faaliyet yürüten Fatih sondaj gemisi ile Limasol'un güneyinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin ardından Türkiye’nin ikinci sondaj gemisi Yavuz'u da bölgeye göndermesi, Rumları endişeye itti.

Rum basını, ’Türkiye, Yavuz'un Karpaz'a gelmesiyle Kıbrıs'ı çevreledi’ manşetini attı. Gazeteler, ’volta atma’, ’kuşatma’ ve ’Ada etrafında Türk üçgeni’ yorumlarına yer verdi. Türk sondaj ve araştırma gemilerinin güvenliğinin, 9 insansız hava aracı, savaş gemileri ve denizaltılarla sağlandığı ifade edildi.

Gazeteler ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri konusunda kararlı olduğuna dikkat çekti.

Çalışmalarla ilgili Rum Başkanlık Sarayından yapılan açıklamada ise, "Türkiye tarafından egemenlik haklarımızın tekrarlanan ihlaller tırmandırılıyor. Türkiye, uluslararası hukuka aykırı ve Avrupa Birliği'ni dikkate almadan bölgede yeni emrivakiler yaratıyor" ifadeleri kullanıldı.

Rum Yönetimi de Türkiye'yi, Kıbrıs sorununda BM kararları temelinde diyaloga çağırdı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiyenin-akdenizdeki-sondaj-calismasi-rum-basinini-korkuttu-41268549 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiyenin-akdenizdeki-sondaj-calismasi-rum-basinini-korkuttu-41268549)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 09 Temmuz 2019, 20:47:48
Alıntı
Diplomatik Strateji
@diplomatik_stj
Rum Yönetimi, Kıbrıs ve çevresindeki varlığımızı ele alan bir tablo çizmiş.
(https://pbs.twimg.com/media/D_CoKy1WwAMNRLy?format=jpg&name=900x900)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: arch_g - 09 Temmuz 2019, 22:53:15
Merhaba .
Net bir cevap bulamadim ;
Planlanan boru hatti projesi bizim meb imizden geciyor anladigim kadari ile
Yapilmasi halinde bloke etme hakkimiz olurmu ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 09 Temmuz 2019, 23:07:56
Mısır ile Fransa’dan Türkiye’ye ‘Kıbrıs’ uyarısı;
Türkiye’nin, Kıbrıs Rum Kesimi’nin tek taraflı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgeye (MEB) sondaj keşif çalışmalarını yapmak üzere ikinci gemi göndermesini değerlendiren Mısır ile Fransa, bu yöndeki adımların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirttiler.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Kahire, Doğu Akdeniz’de gerilime yol açabilecek tek taraflı kararlar almaya devam eden Türkiye’nin Kıbrıs yakınlarında jeolojik keşif çalışmaları yapma niyetinden dolayı endişe duyuyor” dendi.

Kahire, Ankara’ya “durumu kötüleştirmeme ve uluslararası hukuka saygı duyma” çağrısında bulundu.

Eş zamanlı olarak Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan da benzer bir açıklama geldi.

Deniz hukukuna uyma konusundaki güçlü bağlılıklarını ve egemenliğine saygı gösterilmesi gereken Kıbrıs Rum Kesimi ile dayanışmalarını hatırlatan Fransa Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye’yi, hukuka aykırı olan ve bölgesel istikrarı tehdit eden her türlü eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

** Kakofoni yeniden basladi .Kakofoni =Armoninin kafa ütüleyeni ;)

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1479128/Misir_ile_Fransa_dan_Turkiye_ye__Kibris__uyarisi.html (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1479128/Misir_ile_Fransa_dan_Turkiye_ye__Kibris__uyarisi.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 09 Temmuz 2019, 23:42:26
Merhaba .
Net bir cevap bulamadim ;
Planlanan boru hatti projesi bizim meb imizden geciyor anladigim kadari ile
Yapilmasi halinde bloke etme hakkimiz olurmu ?

Eastmed boru hatti planlandigi sekilde kalir ise Turk MEB sinirlari icerisinden gecip ,Girit hattindan Yunanistan ana karasina sonrasinda ise Ioninan denizinden Italya anakaraya kadar ulasmasi planlaniyor.

Sayet Akdenizdeki  MEB sinirlarimizi kabul ettirebilirsek, veya MEB sinirlarimizi koruyabilmeyi basarabilirsek o zaman her iki durumda da Eastmed boruhatinin gecisi icin Turkiyenin olurunun alinmasi gerek.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン (Mugen) - 10 Temmuz 2019, 00:03:42
Merhaba .
Net bir cevap bulamadim ;
Planlanan boru hatti projesi bizim meb imizden geciyor anladigim kadari ile
Yapilmasi halinde bloke etme hakkimiz olurmu ?

Eastmed boru hatti planlandigi sekilde kalir ise Turk MEB sinirlari icerisinden gecip ,Girit hattindan Yunanistan ana karasina sonrasinda ise Ioninan denizinden Italya anakaraya kadar ulasmasi planlaniyor.

Sayet Akdenizdeki  MEB sinirlarimizi kabul ettirebilirsek, veya MEB sinirlarimizi koruyabilmeyi basarabilirsek o zaman her iki durumda da Eastmed boruhatinin gecisi icin Turkiyenin olurunun alinmasi gerek.
Türkiye Akdenizde MEB ilan ettiği an Yunanlılarda Egede kıta sahanlıgını 12 mile çıkaracak belkide MEB ilan edecek o zaman bizde Egede kilit yiyecez gemi dahi indiremicez Egeden... Akdenizde MEB ilan etmek çok kolay lakin bunun birde Ege kısmı var.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: arch_g - 10 Temmuz 2019, 00:42:34
Hakikaten dipsiz bir kuyu ve her turlu sonuca gebe bir konu. Milletce cok dikkatli ve akılcı hamleler yapmamız gerekiyor.

Mevcut ilişkilerin derinliğini bilmiyorum fakat benim aklıma şöyle bir kontra hamle geldi ;

Asıl sıkıntımiz yanlız olmamız fikrimce.İsrail ile tazminat konularında kapalı kapılar arkasında muhtemelen asıl konu Akdeniz idi.Avantajlarımiz suan da devam etmekte aslında.

İsrail ile anlasma yoluna gidip boru hattıni anadolu üzerinden Avrupa ya tasımak yine icme suyu boru hattı avantajımızı da devreye soksak bizi bütün dertlerimizden kurtarabilir sanki ?

Mısır ve Gkry başlarının çaresine bakarlar.İsrail inde en onemli can damarları elimizde olur.Ege de rahatlarız.Yahudi ler ile tarihten gelen de ilişkilerimiz var daha bir cok konuda da kendimizi hapsettigimiz yanlızlıktan bir nebze çıkmış oluruz.

Diğer türlü bu iş hakikaten tam bir arap saçı.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Temmuz 2019, 01:14:43
Türkiye Akdenizde MEB ilan ettiği an Yunanlılarda Egede kıta sahanlıgını 12 mile çıkaracak belkide MEB ilan edecek o zaman bizde Egede kilit yiyecez gemi dahi indiremicez Egeden... Akdenizde MEB ilan etmek çok kolay lakin bunun birde Ege kısmı var.
[/quote]

Sn Mugen Egede Yunanistanin 12 mil Kita sorunlugu ile Akdenizdeki Turkiyenin MEB alani ile baglanti kurma tezi  ile ilgili gorus genelde ,Yunan tafinca gundeme getirilme icerisinde olmakle birlikte yerel medyamizda da zaman zaman gorus islenmekte. Ancak Turkiye cumhuriyetinin Ege Kita sahanligi hakkindaki resmi gorusu asagidaki sekildedir. Ayrieten sizler icin Yunanistan EX basbakani Ciprasin 12mil  cikarma cabalari ve Turkiyenin hamlelerini iceren genel aciklama da paylasiyorum "Biraz uzunca pardon"

Başlıca Ege Denizi Sorunları

Ege Denizi’ndeki başlıca sorunlar esas olarak 5 kategori altında toplanmaktadır:
1. Bunlardan ilki karasuları ve kıta sahanlığı ile bu alanların sınırlandırmalarını da kapsayan deniz yetki alanlarıyla ilişkilidir.

a) Karasuları

Türkiye ve Yunanistan arasındaki deniz sınırı henüz bir anlaşmayla belirlenmemiştir.

Şu anda, hem Türkiye hem de Yunanistan karasularının Ege Denizi’ndeki genişliği 6 deniz milidir. Türkiye’nin ve Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki sahillerinin coğrafi konumu birbirine yan yana ve aynı zamanda karşı karşıyadır, bu da bir sınırlandırmayı gerekli kılmaktadır.

Deniz alanlarının kesiştiği ya da bir noktada birleştiği yerlerdeki yakın ya da karşıt konumlar arasında bulunan deniz alanları sınırlarının anlaşmayla belirlenmesi gerekliliği uluslararası hukukun temel bir kuralıdır.

Bununla birlikte, Ege Denizi örneğinde, sahillerin karşıt olduğu alanların yanı sıra sahillerin bitişik olduğu bölgelerde de karasuları çerçevesinde Türkiye ve Yunanistan arasında herhangi bir deniz sınırı mevcut değildir.

Karasularının 12 deniz miline çıkarılması, Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştirecektir. Şu anda, sahip olduğu birçok ada sebebiyle, Yunanistan’ın karasuları Ege Denizi’nin %40’ını oluşturmaktadır. Karasularının 12 deniz miline çıkarılması durumunda bu oran %70’e yükselmektedir. Bu durumda açık deniz büyüklüğü %51’den %19’a düşerken, Türkiye’nin karasuları da Ege Denizi’nin %10’undan daha az kalmaktadır.

b) Kıta Sahanlığı

Ege’deki deniz yetki alanları ile ilgili bir başka temel sorun Türkiye ve Yunanistan arasındaki kıta sahanlığı sınırının belirlenmesi konusudur.

Ege’de Türkiye ve Yunanistan’a ait kıta sahanlığının sınırları henüz belirlenmemiştir. Şu anda ne Türkiye ne de Yunanistan Ege’de 6 deniz mili mesafesindeki karasularınının ötesinde, sınırlandırılmış bir deniz yetki alanına sahip değildir.

Tartışmanın esas konusu, “Ege Denizi kıta sahanlığının Türkiye ve Yunanistan arasında, iki kıyı devletinin 6 deniz mili olan karasularının ötesindeki alanların da sınırlandırılmasıdır”.
2. Ege sorunlarının bir diğeri 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve konuya ilişkin diğer uluslararası belgeler çerçevesinde Doğu Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsüdür.

Doğu Ege Adaları, 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması da dahil olmak üzere birtakım uluslararası antlaşmalarla silahsızlandırılmıştır.

Halen yürürlükte olan ve dolayısıyla Yunanistan’ı yasal olarak bağlayan bu uluslararası anlaşmalar, Doğu Ege Adalarının silahlandırılmasını yasaklamakta ve bu maksatla Yunanistan’a yasal yükümlülükler ve sorumluklar da getirmektedir.

Bununla birlikte, Yunanistan Türkiye’nin itirazlarına rağmen uluslararası hukuk çerçevesinde ahdi taahhütlerini ve antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ihlal ederek 1960’lardan beri adaları silahlandırarak Doğu Ege Adalarının silahsızlandırılmış statüsüne aykırı hareket etmektedir.

Diğer taraftan Yunanistan, 1993’te Uluslararası Adalet Divanının zorunlu yargı yetkisini kabul ederken, “ulusal güvenlik çıkarları” ile ilgili askeri önlemlerden kaynaklı hususlara ilişkin olarak Divanın zorunlu yargı yetkisine çekince koymuştur. Yunanistan bu şekilde adaların silahlandırılmasına ilişkin bir tartışmanın Uluslararası Adalet Divanı’na gitmesini engellemeyi hedeflemiştir. Bu durum, Yunanistan’ın anlaşma yükümlülüklerini ihlal ettiğinin Yunanistan tarafından zımnen kabul edilmesidir.
3. Ege’ye ilişkin bir başka temel sorun, bazı coğrafi formasyonların yasal statüsüne ilişkindir.

Ege’deki bazı coğrafi formasyonların hukuki statüsüyle ilgili anlaşmazlık konusu esas itibariyle, antlaşma yorumuna ilişkin bir uyuşmazlıktır.

Bu uyuşmazlık, belli coğrafi formasyonların hukuki statüsü ve Ege’deki statükoyu belirleyen antlaşma hükümleri çerçevesinde bu formasyonların üzerindeki egemenliğin aidiyeti ile ilgilidir.

Böylelikle tartışma, ilgili ve geçerli uluslararası enstrümanların egemenlik ile ilgili hükümlerinin anlamı, kapsamı ve hukuki sonucuyla ilişkili, tarafların birbirinden farklı yorumlarından doğan iddiaların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Türkiye, uluslararası alanda geçerliliği olan enstrümanlarla açık bir biçimde Yunanistan’a bırakılmış olan adalar, adacıklar ya da bu tür formasyonlar üzerinde herhangi bir hak iddia etmemektedir. Ancak Ege Denizi’nde egemenliği açık olarak Yunanistan’a bırakılmayan birçok adacık ve coğrafi formasyon olduğu da tartışmasız bir gerçektir.

Bu tartışmalı coğrafi formasyonlardan bazıları Türkiye’nin Ege Denizi sahillerine çok yakındır. Aslında bu mesele, iki ülke arasındaki deniz sınırlarının belirlenmesinin önündeki engellerden biridir.
4. Ege sorunlarının dördüncüsü, Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak ulusal hava sahasının 10 deniz mili genişliğinde olduğunu iddia etmesi ve Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunu istismar etmesidir.

Yunanistan’ın 10 deniz mili genişliğinde ulusal hava sahası iddiası Ege hava sahası anlaşmazlığının temelini oluşturmaktadır. Bu ihtilafın ana nedenleri Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunun Yunanistan tarafından ısrarla istismar edilmesi ve Yunanistan’ın karasuları genişliğinin 6 deniz mili olmasına karşın, ulusal hava sahası genişliğinin 10 deniz mili olduğuna yönelik Yunan iddiasıdır. Uluslararası hukuka göre, bir ülkenin karasuları genişliği aynı zamanda o ülkenin ulusal hava sahasının genişliğini de belirler. Yunanistan 1931 yılında o tarihte karasularının genişliği 3 deniz mili olmasına karşın, ulusal hava sahasını 10 deniz mili olarak deklare etmiştir. Yunanistan daha sonra 1936 yılında karasularını günümüzde uyguladığı 6 deniz miline çıkartmıştır. Bu nedenle Yunanistan’ın ulusal hava sahasının 10 deniz mili olduğu iddiası uluslararası hukuk çerçevesinde savunulabilir bir yanı bulunmamaktadır. Yunanistan’ın 6 deniz mili genişliğinde olan karasuları ile 10 deniz mili olarak deklare ettiği ulusal hava sahası arasında kalan saha uluslararası hava sahasıdır. Yunanistan’ın 10 deniz mili genişliğindeki hava sahası iddiası ne uluslararası alanda ne de Türkiye tarafından tanınmaktadır.
5. Ege sorunlarının beşinci kategorisi Arama Kurtarma (SAR) Faaliyetleriyle ilgilidir.

Denizde Arama Kurtarma faaliyetleri 1979 tarihli Denizde Arama Kurtarmaya ilişkin Uluslararası Sözleşme (Hamburg Sözleşmesi) ile düzenlenmiştir.

Hamburg Sözleşmesi’ne göre, ilgili taraflar arasında anlaşma yoluyla arama ve kurtarma sahaları belirlenemediği takdirde taraflar, böyle bir anlaşma yapılana kadar arama ve kurtarma hizmetlerinin kapsamlı koordinasyonu için çaba sarfedeceklerdir. Türkiye’nin bu hedefe yönelik müteaddit çağrılarına rağmen Ege’de böyle bir koordinasyon kurulamamıştır.

Ayrıca arama ve kurtarma sahalarında varılacak anlaşmanın uygulanabilir olması gerektiğinden açık denizlerdeki arama kurtarma sahalarıyla uyumlu olmalıdır. Uluslararası Sivil Havacılığa ilişkin Şikago Sözleşmesi’nin 12. Eki, deniz ve hava arama kurtarma sahalarının arasında net bir ayrım yapmakta ve açık denizlerde yürütülen arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde konunun deniz boyutu önceliğine vurgu yapmaktadır.

Türkiye kendi arama kurtarma sahasını (Search and Rescue Region–SRR) deklare etmiş, ilgili IMO Küresel SAR Planına kaydettirmiştir. Türkiye kendi bölgesinde, insan hayatını kurtarmaya yönelik arama ve kurtarma faaliyetlerini etkin biçimde sürdürmektedir.

Türk ve Yunan Arama Kurtarma Bölgeleri çakıştığından bu çakışan alanlarda gerçekleştirilen tüm arama kurtarma operasyonlarının 1979 Hamburg Sözleşmesi Madde 2.1.5’e uygun olarak eşgüdüm halinde düzenlenmesi gerekmektedir.

Yunanistan ile Türkiye arasında arama kurtarma bölgeleri hakkındaki uyuşmazlık temel olarak Yunanistan’ın konuya egemenlik meselesi olarak yaklaşmasından kaynaklanmaktadır. İnsan hayatını kurtarmaya yönelik olarak belirlenen arama kurtarma bölgeleri egemenlik alanları değil hizmet sahalarıdır. 

http://www.mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa (http://www.mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa)

Uste TC dis isleri bakanligi sitesinde belirtilmeyen daha genel aciklamayi da ekte paylasiyorum.

Geçtiğimiz günlerde tekrar gündeme gelen ve Yunanistan Başbakanı Çipras’ın Yunan Meclisine sunmayı planladığı, Ege’de karasularını Girit ile Mora arasından başlayıp, aşamalı olarak on iki mile çıkarma teşebbüsleri Türkiye’nin dikkatinden kaçmadı ve Türkiye’nin haklarını göz ününde bulundurmadan yapılacak tek taraflı bir tasarrufun asla kabul edilmeyeceğinin altı çizildi. Uzun yıllardır iki ülke arasında çözülemeyen başlıca sorunlardan biri olan Ege karasuları konusunu incelemeden önce, karasularının hukuki durumu ve tarihsel gelişimine değinmekte yarar var.
Karasularının hukuki niteliği ve tarihsel gelişimi

Bir devletin karasuları, o devletin kara ülkesi üzerinde sahip olduğu egemenlik yetkisinin karaya bitişik ve belirli bir genişlikteki deniz alanlarında devamı olarak özetlenebilir. Günümüzde karasuları, devletin ülkesel bütünlüğüne dahil kabul edilmekte, karasularının üzerindeki hava sahası ile deniz yatağı ve toprak altını da kapsamaktadır. Karadaki egemenlikten farklı olarak, karasularında yabancı gemilere zararsız geçiş hakkı tanınmıştır. Uluslararası bir teamül kuralı olan zararsız geçiş hakkı uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır.

Tarihte devletlerin ülkelerini denizden gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla egemenlik yetkilerini denize doğru genişletmeleriyle doğan karasuları kavramının genişliği, 18. ve 19. yüzyılda, dönemin top menzili mesafesi göz önünde bulundurularak yaklaşık 3 deniz mili olarak uygulanmıştır. Ancak bu bağlayıcı bir kural haline gelmemiş, farklı uygulamalara da rastlanmıştır. 1930'larda başlayan karasularına uluslararası genel bir sınır getirme çabaları, ancak 1982’de imzalanan ve 1994’te yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMHDS) ile sonuca bağlanabilmiştir. Fakat günümüzde hâlâ muhtelif genişlikte karasuları uygulamaları yaygınca görülmektedir.
Yunanistan’ın Ege karasularını genişletme çabaları

Ege’yi kendi iç denizi gibi görüp tek başına sahiplenmek istediği görülen Yunanistan, Türkiye’ye en yakın Yunan adalarından başlayıp, Yunanistan anakarasına kadar olan alanda kara ve deniz alanlarının tamamını kapsayan yekpare bir ülkesel bütünlük anlayışını Türkiye’ye dayatmak istemektedir.

Lozan antlaşmasında iki ülke karasularının genişliğine ilişkin açık bir düzenleme yoktur ve o tarihte bu konuda ciddi bir münakaşa yaşanmamıştır. Fakat antlaşmanın genel muhtevasından hareketle, 3 mil esasından etkilenildiği söylenebilir.

936’da Yunanistan tek taraflı olarak karasularını 6 mile çıkardığını ilan etmiştir. Bu tek taraflı tasarrufu kabul etmeyen ve Yunanistan’ı iki ülkenin menfaatlerini gözeten, dostane ve ortaklaşa bir çözüme davet eden Türkiye, Kıbrıs sorunun alevlenmesi ile 1964’te tek taraflı olarak kendi karasuları düzenlemesini hayata geçirmiştir.

1970’lerde aslen Ege kıta sahanlığı konusunda anlaşmazlıklar yaşayan iki ülke, karasularını 12 mile çıkarmaya izin veren 1982 BMDHS’nin imzalanması ve Yunanistan’ın bu sözleşmeyi imzalayıp karasularını 12 mile çıkarmak istemesi üzerine Ege’deki en ciddi sorunlarını bu konu etrafında yaşamaya başlamıştır.
Türkiye’nin yaklaşımı

Ege’de barışçıl, kalıcı ve adil bir çözüm için hakkaniyetin önemini, hakça bir paylaşımın gerekliliğini sürekli vurgulayan Türkiye, Ege’de tek taraflı değişikliklere sıcak bakmamaktadır. Ege’de tarihi sürece bakılacak olursa, Türkiye’nin daima mevcut statükoyu korumaya çalışan, Ege’de tansiyonu yükseltebilecek tek taraflı tasarruflardan kaçınan ve bunları kabul etmeyen bir duruş sergilediği aşikârdır. Buna karşın, 1930'lardan itibaren Ege’de egemenlik alanını Türkiye aleyhine genişletmeye çalışan hep Yunanistan olmuştur. Bu amaçla uluslararası hukuku keyfi şekilde araçsallaştırmaktan da çekinmemiştir.

BMDHS’nin getirdiği karasularında 12 deniz mili kuralına en başından beri karşı olan Türkiye, bu sözleşmeyi imzalamamış ve ısrarlı itirazcı olarak, oluşması muhtemel bir uluslararası teamül hukuku kuralına karşı da menfaatlerini güvenceye almıştır. BMHDS’nin imzalanmasına karşın 1982’de 2674 sayılı Karasuları Kanununu hazırlamış, genel kural olarak 6 mil karasuları genişliğini kabul etmiştir. İlgili denizin özelliklerine uygun olmak kaydıyla Bakanlar Kurulu bu sınırı yükseltmeye yetkili kılınmış ve bu minvalde Ege karasularımız 6, Akdeniz ve Karadeniz karasularımız 12 mil tayin edilmiştir.

BMHDS’nin 1994’te yürürlüğe girmesini müteakip, Yunanistan’ın 31 Mayıs 1995’te aldığı karasularını 6 milden 12 mile çıkarma kararına karşın Türkiye Ege’deki haklarını ve menfaatlerini sonuna kadar koruyacağını ilan eder nitelikte, Ege karasularını 12 mile çıkaran tek taraflı Yunan kararının uygulanmasını casus belli, yani savaş sebebi sayacağını 8 Haziran 1995 tarihli TBMM kararıyla açıkça belirtmiştir.

Deniz mili uygulamasının hukuki niteliği

Gerçekten, Yunanistan BMDHS’ye taraf bir devlet olarak sözleşmenin verdiği karasularını 12 mile kadar çıkarma hakkına sahiptir. Uluslararası Hukuk, karasularının genişliğini belirlemeyi devletin tek taraflı olarak kullandığı egemenlik yetkisinin bir parçası olarak düzenlemiştir. Ne var ki bu işlemin diğer devletleri bağlayıcı olması için ilgili devletlerin bu tek taraflı tasarrufu kabul etmesi gerekir. Türkiye böyle bir değişikliği tanımadığını ve tanımayacağını en başından beri kararlı şekilde belirtmektedir.

Öte yandan, BMHDS’nin getirdiği 12 mil sınırı ancak sözleşmeye taraf devletler için bağlayıcıdır. Türkiye BMHDS’ye taraf değildir. 12 mil sınırı ne mevcut bir uluslararası teamül kuralından doğmuş ne de hâlihazırda bir teamül kuralı haline gelmiştir. Nitekim uluslararası uygulamada hâlâ muhtelif karasuları genişliklerine rastlanmaktadır. 12 mil karasuları uygulamasının bir teamül kuralı haline geldiği iddia edilse dahi, Türkiye BMHDS’nin müzakere sürecinden başlayarak, sürekli bu kurala karşı çıkmış ve uluslararası hukukta ‘ısrarlı itiraz’ olarak bilinen kurumun verdiği yetkiyle, gelecekte bu uygulamanın Uluslararası Teamül Hukukunun bir parçası haline gelmesi ihtimaline karşı da kendi menfaatlerini güvence altına almıştır. Dolayısıyla Türkiye’ye 12 mil karasuları genişliği dayatılması söz konusu olamaz. Nitekim 1951 tarihli İngiltere-Norveç Balıkçılık davasında Uluslararası Adalet Divanının ısrarlı itiraz kurumu hakkındaki görüşleri de Türkiye’yi destekler niteliktedir.

Unutulmaması gereken bir diğer husus da 12 mil karasuyu sınırının her zaman uygulanması gereken bir zorunluluk değil ancak aşılması yasaklanan azami bir sınır olduğudur.

Ege Denizinin özel durumu

BMHDS aslen okyanuslar temel alınarak hazırlanmış, genel düzenlemeler getiren bir sözleşmedir. Gerçekten de BMHDS’nin karasularının yanı sıra kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge, bitişik bölge gibi deniz alanları için öngördüğü çok geniş alan sınırlamalarına bakılırsa bunların açık denizler için tasarlanmış kurallar olduğu görülür. Bu kuralların Ege Denizi gibi tarihte “Adalar Denizi” olarak bilinen, irili ufaklı yüzlerce adanın anakaraların içine kadar girdiği yarı kapalı denizlerde açık okyanuslardaki gibi uygulanması akla ve hakkaniyete uygun değildir. Ayrıca karasularının belirlenmesinde tek bir kural ya da sınırlama yerine birbiriyle yarışan ve birbirini tamamlayan pek çok kural ve uygulamanın var olduğu, bunların somut olayın gereklerine göre tatbik edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

BMHDS 122. Maddesi gereğince Ege yarı kapalı bir deniz kabul edilmektedir. Bu da 123. Maddede belirtilen yarı kapalı denizlere sahildar devletlerin tek taraflı işlemlerden kaçınıp iş birliği yapması gerekliliğini Yunanistan için bağlayıcı kılmaktadır.

BMHDS 70. Madde çerçevesinde, Ege Denizi özelinde, Türkiye coğrafi açıdan dezavantajlı ülke olarak nitelendirilmelidir. Jeoloji ve jeofizik açısından Türk anakarasının doğal uzantısı olan ve Türk kıta sahanlığında bulunan pek çok ada ve kayalık siyasi olarak Yunanistan’ın egemenliği altındadır. Bunlar, Anadolu sahilini kuzeyden güneye çevrelemektedir. Türk ve Yunan anakaralarının büyüklüğü, iki ülkenin Ege Denizi kıyılarında yaşayan nüfusları, Türk anakarasının Yunan ada ve kayalıklarına oranı gibi etkenler karasularından kıta sahanlığına, münhasır ekonomik bölgeye kadar bütün deniz alanlarının bölünmesinde hakkaniyete uygun, adil bir çözümü zorunlu kılmaktadır. Nitekim İngiltere ile Fransa arasında Manş Denizinin bölüşülmesine ilişkin yapılan tahkimde, Fransa anakarasına yakın ufak İngiliz adalarının hakkaniyet gereği Fransa anakarasına göre daha az etki doğurması kararlaştırılmıştır.

Ege karasularının 6’dan 12 mile çıkması halinde yaklaşık yüzde 40 olan Yunan karasuları yüzde 70'lere yükselecek, açık deniz oranı yüzde 50'lerden yüzde 20'lere düşecektir. Buna karşılık Türkiye’nin karasularında ciddi bir artış meydana gelmeyecektir. Daha önemlisi Ege’de Akdeniz ile olan açık deniz bağlantımız kopacak ve ülke güvenliği açısından tehlikeli sonuçlar doğacaktır. Diğer yandan, karasularının üzerindeki hava sahası da ülke egemenliğine dahil kabul edildiği için Ege’nin büyük bir kısmı Yunan hava sahasına dahil olacak, hâlihazırda devam eden FIR sorunları şiddetlenecektir.

Karasularının artması ihtimalinde Türk kıta sahanlığında bulunan pek çok bölge de zorunlu olarak Yunan hakimiyetine geçecek, mevcut Türk kıta sahanlığının yarısı el değiştirecektir.

Yunanistan’ın uluslararası hukuk ihlalleri

Yunanistan, Lozan ve 1947 Paris Antlaşmaları çerçevesinde silahsızlandırması gereken Doğu Ege Adaları ve On İki Adayı silahlandırmış, bu adalara çeşitli büyüklüklerde askeri üsler ve istihkamlar kurmuştur. Oysa ilgili antlaşmalar bu adalarda sadece güvenliği sağlamaya yetecek kadar kolluk kuvvetinin bulunmasına izin vermektedir. Yunanistan bu ihlallere gerekçe olarak antlaşmaların yapıldığı tarihlerdeki statükonun köklü biçimde değiştiğini, koşulların değişmesiyle antlaşmaların uygulanamaz hale gelmesini düzenleyen rebus sic stantibus ilkesi çerçevesinde artık bu yükümlülüklerle bağlı olmadığını iddia etmektedir. Böyle bir yorum Uluslararası Hukuk açısından hatalıdır. Yunanistan tek başına bu şartların değiştiğini ileri sürerek uluslararası sorumluluklarından kurtulamaz. Gerçekten de böyle bir yorum 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesinin 62. Maddesine aykırıdır. Rebus sic stantibus ilkesinin doğru uygulaması, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı öncesi köklü şekilde değişen şartlara yönelik olarak 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesini değiştiren 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesinde olduğu gibi ilgili ülkelerin hak ve yükümlülükleri yeniden gözetilerek yapılmalıdır.

BMDHS’nin 300. Maddesi hakkın kötüye kullanılmasını men etmektedir. Buna göre sözleşmeden doğan haklar iyi niyet çerçevesinde kullanılmalı ve diğer devletlerin egemenlik alanlarını ve haklarını suistimal etmek için kullanılmamalıdır. Türkiye’nin açık denizlerle ve kıta sahanlığının büyük bir kısmıyla bağlantısının kesilmesine sebep olacak tek taraflı bir değişiklik bu kuralı ihlal edecektir.

Şüphe yok ki Yunanistan Ege karasularını 12 mile çıkarabilmek için Türkiye’ye garanti vermekte oldukça eli açık davranmaktadır. Nitekim sürekli olarak Türk ticaret ve savaş gemilerinin zararsız geçişten yararlanabileceğini, iki ülkenin dost ve NATO müttefiki olduğunu, Yunan karasularının 12 mile çıkmasının Türkiye’ye tehdit oluşturmadığını iddia etmektedir. Yunanistan’ın garantisini verdiği zararsız geçiş hakkı zaten Uluslararası Teamül Hukukunun bir parçasıdır ve istemese de katlanması gereken bir yükümlülüktür. İki ülkenin de NATO üyesi olması Türkiye’nin Ege’deki haklarından feragat etmesini gerektirmemektedir. Kaldı ki, Kıbrıs konusunda yaşanan gerginlikler, Ege’deki mevcut FIR ve arama kurtarma bölgeleri anlaşmazlıkları, 90'lı yıllarda PKK ve günümüzde FETÖ mensuplarına karşı Yunanistan’ın sergilediği duruş, Yunanistan’ın güvenilirliği konusunda soru işaretlerine yol açmaktadır.

Son dönemlerde Yunanistan’ın Doğu Akdeniz deniz alanlarının paylaşılması konusunda da GKRY, İsrail ve Mısırla ortak hareket ederek Türkiye’yi saf dışı bırakma çabaları da ayrı bir sorundur.

Hukuki oldubittilere müsaade edilemez

Karasularının ilk ve temel çıkış nedeni ülke güvenliğini denizden gelebilecek tehlikelere karşı korumaktır. Yunanistan’ın Ege karasularını 6 milden 12 mile çıkarması Türkiye için büyük dezavantajlar ve vahim sonuçlar doğuracak bir gelişmedir. Nitekim Türkiye bu konudaki sözünü en başta söylemiş ve böyle bir eylemi casus belli sayacağını ilan etmiştir. Bu derece radikal bir karar, hukuki olarak savaşta olup olmama durumunu Yunanistan’ın tek taraflı tasarrufuna bağladığı gerekçesiyle sorgulanabilirse de diplomatik olarak Türkiye’nin kararlılığını gösteren ve yirmi yılı aşkın süredir Yunanistan’ı dizginleyen başarılı bir adım olduğu kabul edilmelidir.

Deniz Hukuku, değişime açık yapısıyla Uluslararası Hukukun en dinamik alanlarından biridir. Nitekim yüz yıl gibi Uluslararası Hukuk kurallarının doğması açısından kısa sayılabilecek bir sürede, karasularına ek olarak bitişik bölge, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge gibi yeni alanlar doğmuş, değişmiş ve teamül hukukunun bir parçası haline gelmiştir. Deniz hukukunun bu dinamik yapısı daima göz önünde bulundurulmalı ve sadece şu anki mevcut hukuki yapıya göre değil, gelecekte doğabilecek yeni deniz alanlarına, mevcut alanlardaki hakların çoğalması ihtimaline göre siyasi ve diplomatik adımlar atılmalıdır. Ege’de kendi çıkarları aleyhine atılacak adımlara taviz vermeyeceğini kararlılıkla ifade eden Türkiye'nin başlıca hassasiyeti, iki ülkenin de hak sahibi olduğu Ege’de hukuki oldubittilere müsaade edilmemesidir.

https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/yunanistan-egede-oldubitti-pesinde/1316276 (https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/yunanistan-egede-oldubitti-pesinde/1316276)





Başlık: Dışişleri'nden Doğu Akdeniz açıklaması
Gönderen: SKYWOLF - 10 Temmuz 2019, 11:20:48
Dışişleri'nden Doğu Akdeniz açıklaması

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın verdiği bir mülakatta Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki uluslararası hukuka uygun faaliyetleri ile ilgili ifadeleri için, "Avrupa’nın şımarık çocuğu unvanı esasen Yunanistan’a aittir. Avrupa’nın haylaz çocuğu ise, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Avrupa Birliği üyesi olan ve Yunanistan’la birlikte yıllardır Doğu Akdeniz’i istikrarsızlığa sürükleyen Güney Kıbrıs Rum Yönetimidir." dedi.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin, "Doğu Akdeniz’de kendisinin kıta sahanlığı haklarını koruduğu gibi, Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türklerini hidrokarbon kaynakları konusunda gelir paylaşımı dahil karar alma mekanizmalarına dahil etmediği ve haklarını garanti altına almadığı sürece adanın etrafında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını da savunmaya devam edeceğini" bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye'ye ait Fatih gemisinin mayıs ayı başında Kıbrıs adasının batısında Türkiye'nin, Türkiye Petrollerine 2009 ve 2012 yıllarında verdiği ruhsat sahaları içinde ve Türkiye'nin Birleşmiş Milletlere (BM) deklare ettiği kıta sahanlığı dahilinde sondaj faaliyetlerine başladığı hatırlatıldı.

Yavuz sondaj gemisinin de Karpaz Yarımadası'nın güneyine intikal ettiği belirtilen açıklamada, Yavuz gemisinin KKTC'nin 2011 yılında Türkiye Petrollerine verdiği ruhsat sahaları içinde Kıbrıs Türkleri adına sondaj faaliyetlerinde bulunacağı kaydedildi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın verdiği bir mülakata atıf yapılan açıklamada, "Ülkemizin Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuka uygun olarak yürüttüğü faaliyetleriyle ilgili ifadelerini yadırgıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Açıklamaya şöyle devam edildi:

"'Avrupa’nın şımarık çocuğu' unvanı esasen Yunanistan’a aittir. Avrupa’nın haylaz çocuğu ise uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Avrupa Birliği (AB) üyesi olan ve Yunanistan ile yıllardır Doğu Akdeniz’i istikrarsızlığa sürükleyen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'dir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sözde adanın tamamını temsil ederek Avrupa Birliği üyesi olması, kendilerine Kıbrıs Türklerinin meşru hak ve çıkarlarını gasbetme hakkını vermez."

"Bu anlayışla Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ve AB yetkilileri tarafından yapılan ve ülkemizin bu faaliyetlerini yasa dışı olarak niteleyen açıklamaları da reddediyoruz. Bu açıklamalarda, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ortak kurucusu olan ancak hakları 1963 yılından itibaren gasbedilen Kıbrıs Türklerinden hiç bahsedilmemesi ve adada sanki Kıbrıs Türkleri yokmuş gibi davranılması ibret verici bir durumdur."

AB'nin de Rum-Yunan ikilisinin adanın eşit sahiplerinden Kıbrıs Türklerinin hakları üzerinden oynadığı oyuna ortak olarak bu hukuksuzluğun bir aktörü haline geldiği vurgulanan açıklamada, AB'nin, Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik müzakere süreçlerinde tarafsız bir ara bulucu rolünü üstlenemeyeceğinin açıkça ortaya çıktığı bildirildi.

Açıklamada, "Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendisinin kıta sahanlığı haklarını koruduğu gibi, Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türklerini hidrokarbon kaynakları konusunda gelir paylaşımı dahil karar alma mekanizmalarına dahil etmediği ve haklarını garanti altına almadığı sürece adanın etrafında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını da savunmaya devam edecektir. Bu çerçevede Yavuz sondaj gemimizin faaliyetlerinin yasal ve meşru dayanağını teşkil eden ruhsatları veren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamları tarafından yapılan açıklamaları da tamamıyla destekliyoruz." ifadesine yer verildi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-disislerinden-dogu-akdeniz-aciklamasi-41269243 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-disislerinden-dogu-akdeniz-aciklamasi-41269243)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Temmuz 2019, 12:50:41
Dogu Akdenizdeki karsilikli restlesme bir miktar daha surecegi goruluyor olsada ,bu ilerisi gunlerde AB ulkelerinin verecegi karara bagli olcagi kanisindayim.

 AB Turkiyeye karsi etkin laftan oteye gidebilecek bir karar almakta zorlanirsa GKRY ve Yunanistan da hayal kirikligi olacagi kesin.O zaman GKRY ve Yunanistan devreye ABD,Israil ayagini koymak uzere enerjisini harcayacaktir.

Sayet AB Dogu Akdeniz deki Turk politikasina karsin etkin bir karar alabilirse "ornegin ekonomik yatirim, ve sahada Turk sirketlerine destek hizmeti vermekte olan yabanci sirketlere karsin yatirimlar" O zaman Turkiyenin de alinacak kararlara mutakabiyet esasina gore karsilik verecegi  beklenmelidir. Su anda Turkiyenin yapmasi gereken mumkun oldugun ca AB icerisinde ozellikle kendimize yakin gorugumuz ulkeler nezdinde tezlerimizi tekrar tekrar anlatip , gerekirse bu ulkelere uygun ekonomik potansiyel mevcut ise ticaret amacli goz kirpmak ve karsiliginda destek talep etmek akilci olabilir.

Turkiye ayni zamanda  direk veya dolayli olarak Suriye ,Misir,Libya ,Israil ile Dogu Akdeniz MEB sinirlari hakkinda karsilikli bir mutabakata varmak hedefi dogrultusunda ,bikmadan usanmadan  istisarelerde bulunmalidir. Belirtmis oldugum ulkeler ile sair anlasamadigimiz konulari bir tarafa birakarak stratejik hedeflerimize ulasabilmek amaci ile karsilikli kazan kazan politikasi guderek uzlasma yollarini acilen baslatmalidir.

Dogu Akdeniz konusunda malesef cok yalniz bulunmaktayiz bu konunun salt Askeri yontemler ile cozulmesi mumkun gorunmemektedir.
Başlık: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 10 Temmuz 2019, 13:37:59
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/D_DirOQW4AA1Fxe?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Temmuz 2019, 16:21:05
AB Turkiyeye mali yardimlari kesmeyi planliyor;

Avrupa Birliği'nin Türkiye’nin Kıbrıs’ın güneyinde ilan edilen MEB’de gerçekleştirdiği sondaj çalışmalarına tepki olarak bazı adımlar atacağı iddia edildi. Cyprus Mail’in Brüksel’deki bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, AB ilk etapta, önümüzdeki yıl Türkiye’ye AB uyum çalışmaları kapsamında vereceği yardımlardan 145.8 Milyon Euro kesinti yapacağı iddia edildi.
Yaptırımlar arasında, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetleri tekrar gözden geçirilecek ve AB üst düzey yetkilileri ve Türkiye arasında gerçekleşen görüşmeler askıya alınacak.
Kaynağa göre, Avrupa Birliği Komisyonu’nun da, Türkiye ile işbirliği yapan kişi ve şirketlere karşı bazı tedbirler alması bekleniyor.
Avrupa Birliği Komisyonu ile Avrupa Dış Eylem Servisi’nin üzerinde uzlaştığı yaptırımların listesinin bugün Avrupa Birliği üye ülkelere takdim edilmesi bekleniyor. Son kararı ise önümüzdeki hafta Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları verecek.

http://www.yeniduzen.com/ab-turkiye-yardimlarini-kesiyor-116737h.htm (http://www.yeniduzen.com/ab-turkiye-yardimlarini-kesiyor-116737h.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 10 Temmuz 2019, 21:26:49
AB Turkiyeye mali yardimlari kesmeyi planliyor;

Avrupa Birliği'nin Türkiye’nin Kıbrıs’ın güneyinde ilan edilen MEB’de gerçekleştirdiği sondaj çalışmalarına tepki olarak bazı adımlar atacağı iddia edildi. Cyprus Mail’in Brüksel’deki bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, AB ilk etapta, önümüzdeki yıl Türkiye’ye AB uyum çalışmaları kapsamında vereceği yardımlardan 145.8 Milyon Euro kesinti yapacağı iddia edildi.
Yaptırımlar arasında, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetleri tekrar gözden geçirilecek ve AB üst düzey yetkilileri ve Türkiye arasında gerçekleşen görüşmeler askıya alınacak.
Kaynağa göre, Avrupa Birliği Komisyonu’nun da, Türkiye ile işbirliği yapan kişi ve şirketlere karşı bazı tedbirler alması bekleniyor.
Avrupa Birliği Komisyonu ile Avrupa Dış Eylem Servisi’nin üzerinde uzlaştığı yaptırımların listesinin bugün Avrupa Birliği üye ülkelere takdim edilmesi bekleniyor. Son kararı ise önümüzdeki hafta Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları verecek.

[url]http://www.yeniduzen.com/ab-turkiye-yardimlarini-kesiyor-116737h.htm[/url] ([url]http://www.yeniduzen.com/ab-turkiye-yardimlarini-kesiyor-116737h.htm[/url])


Bizi hep parayla dövüyorlar. Aman parayı kısmayın mültecilere biz bakarız bile dedik. Geçen yine bahsetmiştim Almanyanın rahatlığına değinirken. Acaba ekonomik güç mü onları bu kadar rahatlatıyor?!

Fortune dergisinin çalışmasına göre Türkiyenin en çok gelir elde eden şirketlerine bakalım.
https://www.fortuneturkey.com/fortune500 (https://www.fortuneturkey.com/fortune500)

İlk 10 şirketin 6 tanesi enerji ithalatı yapan veya aracılık eden şirketler. Listenin geri kalanında da çok var. Dolayısıyla doğu Akdenizdeki bir enerji kaynağı için gerekirse böbreğimizi vermemiz şart çünkü büyük bir enerji kaybımız var. Listenin kalanındaki şirketlerin de durumu çok iç açıcı değil. Sadece iki ufak  ilde meşrubat sigara vs dağıtan bir toptancının ilk 500 şirket içinde bulunması pek iyiye işaret değil. Kaliteli mal üretip satmamız şart.

Eğer kaybediyorsak bilin ki en çok yatırımı inşaatlara yaptığımız günlerden dolayı kaybediyoruz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 10 Temmuz 2019, 22:44:32

Bizi hep parayla dövüyorlar. Aman parayı kısmayın mültecilere biz bakarız bile dedik. Geçen yine bahsetmiştim Almanyanın rahatlığına değinirken. Acaba ekonomik güç mü onları bu kadar rahatlatıyor?!

Eğer kaybediyorsak bilin ki en çok yatırımı inşaatlara yaptığımız günlerden dolayı kaybediyoruz.

AB ye kisa veya orta surecte uye olmamiz hayal ,uzun vade de ise AB olurmu,olursa da durumu ne olur su an icin biraz karamsarim.Bu nedenle artik takkeyi onumuze koymaliyiz .Buradan AB ile iliskileri keselim vs demiyorum AB ile iyi iliskiler icerisinde olmak yararimizadir.Ama bunun icinde de ille tam uye olmamiza gerek yok. Uyeligi bir yana birakarak AB den halen ogrenmemiz gereken cok sey oldugu kanisindayim. "Or demokrasi, insan haklari, devlet birey iliskisi,kulturel,sanatsal,egitim, mamullerin kalite kontrolu, butun bunlari kendi halkimiz icin yapmaliyiz cunku Turk halki butun bu saydiklarimin fazlasini hak etmektedir ve malesef AB bu konularin cogunda bizlerden ileri.

AB nin bizi surekli cezalandirmasi hor gormesinin dogru bir yaklasim oldugu pek soylenemez ancak bazi konularda malesef bizler de eski aliskanliklarimizdan kurtulamiyoruz. AB nin Dogu Akdeniz den dolayi askiya almayi planladigi yardim meblagi 1.5 F35 ederi :)  ,bunu da sadece Yunan Kibris ikilisini memnun etmek icin yapmiyor ,AB ulkelerinin bir kismininda ekonomileri saglikli degil bu nedenle bu durumlar onlar icin de cazip.

Multeci,gocmen,Siginmacilar da cogu AB ulkesi icin bir sikinti bu nedenle Turkiye bu konuda daha akilci politikalar uretebilecegi kanisindayim.Tabi konu hassas oldugundan salt Turkiye bu insanlar uzerinden blof veya santaj yapiyor izlenimi de verilmemesine dikkat edilmeli. "Yani gerekli olan ne ise onu yapmaliyiz ne fazlasi ne azi"

Son olarak ise Dogu Akdenizdeki haklarimizi savunmak icin  sadece siyasi aciklamalar ile yetinmemeliyiz. " ornegin AB ulkelerinin beli basli Universitelerinde sempozyumlar duzenlemeliyiz, hatta bu sempozyumlarin bir kismini mesela yazda ulkemizin guzel bolgelerinde duzenleyebiliriz .AB ulkelerindeki konu ile uzman kisileri Turkiyemizde muhataplari ile bilgi alisverisi yapabilecekleri organizasyonlar duzenleyebiliriz. Buyuk saygin Ticari sirketlerimiz de yurt icerisinde duzenledikleri panellere ek bir saatlik konu ile ilgili paylasimi yapabilirler.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 12 Temmuz 2019, 21:23:19
Alıntı
KKTC Başbakanı Ersin Tatar: "Rum tarafı sondaj çalışmalarına devam ediyorsa Türkiye de söz hakkı olan bölgelerde sondaj çalışmalarına devam edecek. Çıkılan bu yol doğru yoldur. Bu yoldan dönüş yoktur."
KKTC hükümeti, 1974'ten beri kapalı olan ve 'hayalet şehir' olarak bilinen Maraş'ın açılması yönünde süreci başlattı. Kapalı Maraş'a girerek, envanter çalışması yapacak ekip, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
(https://pbs.twimg.com/media/D_RlcesUIAECJbM?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ムゲン (Mugen) - 12 Temmuz 2019, 23:52:55
Genelde bizim gibi karşısına 7-8 devlet toplanıp gelen devletlerin biraz savunmaya hız vermeleri gerekir diye düşünüyorum. Lakin varda ben mi görmüyorum hiç mi birşey yok anlamadım ama Akdeniz olayları hiç ortada yokken nasılsak aynı kafada gidiyoruz. Sözde milgemin (İ sınıfı fırkateynlerin)  6-7 ve 8. gemilerinin ihaleleri yapılacaktı ve her yıl bir tanesi inşaa edildikçe teslim alacaktık. henüz hiç kıpırdama yok. Bazı arkadaşlar bu tür mevzular ekonomik sıkıntılardan dolayı diyor katılıyorum ama savaşta en az silahlar kadar ekonomik bir hadisedir. Biz bugünki şartlarda gemi inşaasını hızlandırmayacaksak ne zaman hızlandırcaz ? Aynı şekilde devam eden denizaltı projelerinin hızlanması lazım. Yarın birgün savaş çıktıgında karşımızda sadece Yunanistan olmayacak sadece Yunanistan gemileride olmayacak. Rus tarafını seçti isek şu saatten sonra Amerikanın hem denizde hemde havada tacizlerine hazırlıklı olmamız lazım. Altay tankının - Hisar projelerinin - Korkut çok alçak irtifa sisteminin - varsa Gezginin - Atmacanın seri üretiminin hep hızlandırılması talimatlarının verilmiş olması gerekiyordu. Biz savaşa gidiyoruz söylemlerde hep bu varda icraatlarda yok. Yarın birgün avaş çıktıgında sana yapacagın geminin motorunu kim verecek ? alt sistemlerini kim verecek bugünden ypacaksın ne yapacaksan lakin göremiyorum
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 13 Temmuz 2019, 01:15:29
Genelde bizim gibi karşısına 7-8 devlet toplanıp gelen devletlerin biraz savunmaya hız vermeleri gerekir diye düşünüyorum. Lakin varda ben mi görmüyorum hiç mi birşey yok anlamadım ama Akdeniz olayları hiç ortada yokken nasılsak aynı kafada gidiyoruz. Sözde milgemin (İ sınıfı fırkateynlerin)  6-7 ve 8. gemilerinin ihaleleri yapılacaktı ve her yıl bir tanesi inşaa edildikçe teslim alacaktık. henüz hiç kıpırdama yok. Bazı arkadaşlar bu tür mevzular ekonomik sıkıntılardan dolayı diyor katılıyorum ama savaşta en az silahlar kadar ekonomik bir hadisedir. Biz bugünki şartlarda gemi inşaasını hızlandırmayacaksak ne zaman hızlandırcaz ? Aynı şekilde devam eden denizaltı projelerinin hızlanması lazım. Yarın birgün savaş çıktıgında karşımızda sadece Yunanistan olmayacak sadece Yunanistan gemileride olmayacak. Rus tarafını seçti isek şu saatten sonra Amerikanın hem denizde hemde havada tacizlerine hazırlıklı olmamız lazım. Altay tankının - Hisar projelerinin - Korkut çok alçak irtifa sisteminin - varsa Gezginin - Atmacanın seri üretiminin hep hızlandırılması talimatlarının verilmiş olması gerekiyordu. Biz savaşa gidiyoruz söylemlerde hep bu varda icraatlarda yok. Yarın birgün avaş çıktıgında sana yapacagın geminin motorunu kim verecek ? alt sistemlerini kim verecek bugünden ypacaksın ne yapacaksan lakin göremiyorum
Doğru söylüyorsun dediklerini yapmak gerek ama savunma bakanlığından nede diğer yetkili kurumlardan ses seda yok.
Başlık: Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü
Gönderen: SKYWOLF - 15 Temmuz 2019, 01:25:11
Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü


GKRY'de Rum gazeteleri bugün yayınladıkları haberlerde Fatih sondaj gemisinin 170 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettiğini iddia etti.

Rum basını bugün, Baf açıklarında görev yapan Fatih sondaj gemisinin 170 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfettiğini öne sürdüğü bir haber yaptı.
"TÜRKİYE ABD'YE BOYUN EĞMEDİ"

Haberlerde, sondaj çalışmasının başarılı geçtiği iddia edilirken, 'Türkiye doğalgaz çalışmalarında geri adım atmayacak', 'Türkiye, S-400 füzeleri nedeniyle ABD'den gördüğü onca baskıya rağmen geri adım atmadı' gibi ifadelere yer verilerek, bilgi AB kaynaklarına dayandırıldı.
"TÜRKİYE BU UĞURDA ÇOK PARA HARCADI"

AB'nin Türkiye'ye karşı yaptırımlar uygulayacağı öne sürülen haberlerde, Türkiye'nin doğal gazla ilgili faaliyetlerine devam edeceği ve bu uğurda çok para harcadığı da ifade edilen haberde yapılan yorumda ise farklı çevrelerce doğal gazın da dahil olduğu bir 'al-ver' süreci başlatılmasının söz konusu olduğu iddia edildi.

Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü.

https://www.ensonhaber.com/rumlarturkiyenin-dogal-gaz-buldugunu-one-surdu.html (https://www.ensonhaber.com/rumlarturkiyenin-dogal-gaz-buldugunu-one-surdu.html)
Başlık: Ynt: Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü
Gönderen: ACE - 15 Temmuz 2019, 09:09:24
Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü


GKRY'de Rum gazeteleri bugün yayınladıkları haberlerde Fatih sondaj gemisinin 170 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettiğini iddia etti.

Rum basını bugün, Baf açıklarında görev yapan Fatih sondaj gemisinin 170 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfettiğini öne sürdüğü bir haber yaptı.
"TÜRKİYE ABD'YE BOYUN EĞMEDİ"

Haberlerde, sondaj çalışmasının başarılı geçtiği iddia edilirken, 'Türkiye doğalgaz çalışmalarında geri adım atmayacak', 'Türkiye, S-400 füzeleri nedeniyle ABD'den gördüğü onca baskıya rağmen geri adım atmadı' gibi ifadelere yer verilerek, bilgi AB kaynaklarına dayandırıldı.
"TÜRKİYE BU UĞURDA ÇOK PARA HARCADI"

AB'nin Türkiye'ye karşı yaptırımlar uygulayacağı öne sürülen haberlerde, Türkiye'nin doğal gazla ilgili faaliyetlerine devam edeceği ve bu uğurda çok para harcadığı da ifade edilen haberde yapılan yorumda ise farklı çevrelerce doğal gazın da dahil olduğu bir 'al-ver' süreci başlatılmasının söz konusu olduğu iddia edildi.

Rumlar,Türkiye'nin doğalgaz bulduğunu öne sürdü.

https://www.ensonhaber.com/rumlarturkiyenin-dogal-gaz-buldugunu-one-surdu.html (https://www.ensonhaber.com/rumlarturkiyenin-dogal-gaz-buldugunu-one-surdu.html)

Yalandır öyle bir şey olsa bizim gazeteler Rumlara bırakır mı 😁
Yıllardır Trakyada doğalgaz Güneydoğuda petrol bulup duruyorlar 😂

Bence rumlarla oturup anlaşacağız. Bizden korkup dışarıya işi veriyorlar ve esasen çıkacak kaynaktan yüzde alacaklar. Mamayı asıl Avrupa yiyecek. Petrolü biz çıkarıp Rumlara da pay verirsek her iki taraf da kazançlı çıkabilir. Ayrıca gerilim düşer savunmaya ayrılan payı başka kaynaklara yönlendirebilme fikri hoşlarına gidecektir.

Tabi Avrupa ve Amerikalılar buna artık izin verir mi? Ufak bir çatışma yaşamadan zor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 15 Temmuz 2019, 23:32:58
Son dakika… AB, Türkiye’ye karşı yaptırımları onayladı
AB, Türkiye'nin KKTC karasularında gerçekleştirdiği sondaj çalışmalarını gerekçe göstererek bir dizi yaptırımı öngören paketi onayladı.

Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs kıta sahanlığındaki faaliyetlerinden dolayı Türkiye'ye yönelik yaptırımları onayladığı bildirildi.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre AB, Kıbrıs kıta sahanlığındaki faaliyetlerinden dolayı Türkiye'ye yönelik yaptırımları onayladı.

Habere göre AB, Ankara'ya yapılan finansal yardımı kısıtlayacak ve hava taşımacılığı anlaşması ile ilgili görüşmeleri askıya alacak.

Yaptırımların sondaj faaliyetlerine katılan şirketleri ve gerçek şahısları kapsayabileceği öne sürülürken Alman politikacı Michael Roth, “Türkiye'nin kışkırtıcı hareketleri hiçbirimiz tarafından kabul edilemez. Biz Kıbrıs'ın tarafındayız” açıklamasını yaptı.

https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/flas-iddia-ab-turkiyeye-karsi-yaptirimlari-onayladi-5231683/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/flas-iddia-ab-turkiyeye-karsi-yaptirimlari-onayladi-5231683/)

* Buyuk ihtimal ile yarin sabah ,GKRY CB ,KKTC CB Akincinin yapmis oldugu ve Turkiyenin de desteklemis oldugu Gaz sahalarinin  adada bulunan her iki toplumun yararina ortak degerlendirilmesi ve elde edilecek gelirin  bolusumunun  uzerine onceden mutabakat saglanmasi gerekliligi teklifine olumsuz cevap verecektir.

** AB nin bu aksam almis oldugu karar sadece Yunanistan ve GKRY memnun etmek amacli oldugu asikar. Ada cevresinde bulunan parsellerin isletimimine soyunan  ana yuklenicileri AB ulkelerinden Italya ,Fransa,Yunanistan,GKRY oldugu dusunulurse AB nin baska turlu bir karar almasi beklenemezdi.

***  Bu durumda ada cevresinde baslamis oldugumuz arastirma ve kazilardan sapma olmaksizin KKTC ve TC nin stratejik hedefleri cercevesinde yola devam etmekten baska bir alternatifimiz olmadigi kesindir.


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 15 Temmuz 2019, 23:56:17
Alıntı
İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell: Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinden dolayı Türkiye'ye yaptırım uygulamak oldukça anlamsız.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hilal-i Ahmer - 16 Temmuz 2019, 09:14:04
Şimdi sanırım neden apar topar Rum yönetiminde kalan alanın direk AB birliğine üye yapılmasını daha net anlıyoruz.

Neticede Avrupa'nın da (Özellik ile Rusya merkezli) enerji bağımlılığından kurtulması onları ekonomik olarak hem bir nebze rahat nefes almasını sağlayacak hemde dönem dönem kriz yaşayan ülkelerin (Yunanistan,İspanya,İtalya vsvsvs....) neden olduğu yapısal borçların bir kısmını hafifletebilicektir.

Hatta eğer restleşme devam ederse ben AB bünyesinde ortak oluşturulucak bir görev gücünün doğu akdeniz sahasına ortaklık yapılan şirketleri korumak adına gireceğini düşünmekteyim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 16 Temmuz 2019, 14:24:34
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: bostancıbaşı - 16 Temmuz 2019, 15:15:40
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

LEVANT bölgesi Vikipediye göre  : Levant, Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmekted

 Doğal Gaz metreküp : 2,34 dolar
  Pertol varil              : 66,84 Dolar

artık siz hesaplayın
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 16 Temmuz 2019, 16:09:30
Disisleri Bakani
@MevlutCavusoglu
, AB yaptirim karari uzerine:

Cok ciddiye almaya gerek yok.

Dogu Akdeniz’de 3 gemimiz (Fatih ve Yavuz sondaj gemileri ile Barbaros Hayreddin Pasa sisimik arastirma gemisi) var, 4’uncu gemiyi de (Oruc Reis sismik arastirma gemisi) gonderecegiz.
(https://pbs.twimg.com/media/D_laTCyXkAE6Oqk?format=jpg&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/D_k7MPrXYAEfE84?format=jpg&name=900x900)
(https://pbs.twimg.com/media/D_lfqO2XUAA-7kQ?format=jpg&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/D_k7MPvW4AATm8H?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 16 Temmuz 2019, 17:06:41
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

LEVANT bölgesi Vikipediye göre  : Levant, Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmekted

 Doğal Gaz metreküp : 2,34 dolar
  Pertol varil              : 66,84 Dolar

artık siz hesaplayın


Bunun ne kadarı bizim olacak?

Bizim dışarıdan aldığımız enerji için yıllık ne kadar para harcadığımızı bilen var mı peki?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 16 Temmuz 2019, 17:43:24
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

LEVANT bölgesi Vikipediye göre  : Levant, Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmekted

 Doğal Gaz metreküp : 2,34 dolar
  Pertol varil              : 66,84 Dolar

artık siz hesaplayın


Bunun ne kadarı bizim olacak?

Bizim dışarıdan aldığımız enerji için yıllık ne kadar para harcadığımızı bilen var mı peki?

Sn Bostancibasinin paylasmis oldugu rakamlari sadece bir gosterge kabilinde degerlendirilebilir diye dusunmekteyim.

Levant olarak tanimlanan bolge
Günümüzdeki anlamıyla Levant bölgesi ise Osmanlı Devletinden 1. Dünya Savaşı sonrası kopan, manda yönetimine dönüştürülen Fransız Suriye ve Lübnan Mandası ve İngiliz Filistin Mandası ait toprakları ve bu topraklara sahip devletleri tanımlar.

    Türkiye Hatay ili (Türkiye)
    Suriye Suriye
    Lübnan Lübnan
    Filistin Devleti Filistin
    Irak Irak
    İsrail İsrail
    Ürdün Ürdün

Bu devlet ve bölgelere şu şekilde genişletilebilinir.

    Türkiye Türkiye (Güney Türkiye çevresi)
    Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs
    Mısır Mısır (Sina Yarımadası çevresi)

Yani daha da acmak gerkiyorsa  Dogu Akdenizde ,deniz icerisinde olan yer alti zenginliklerinin buyuklugunu vermek su asamada dogru olmayacagi kanisindayim .Halen bu cografya icerisinde kazilar ve arastirmalar yapilmaya devam edilmekte  bulunan Gaz /petrol rezervlerin cogunda verilmekte olan rakamlar ise dogrulama gerekmektedir. Mevcut durumda bulunmus ve rakamsal olarak en buyuk Gaz sahalari Misir ve Israil MEB sinirlari dahilindedir. GKRY Afrodit sahasinda bulunmus oldugu belirtilen hacim ise Misir ve israil sahalarindan cok daha kucuk oldugu varsayimi yapilmaktadir. Fatihin Baf aciklarinda yapmakta oldugu kazidaki verilmekte olan rakam icin TPAO nun aciklamasini beklemek dogru olacagi kanisindayim. TC 2018 yili Gaz ithalati 50Milyar3  civari oldugu bilinmektedir. 2019 yilinda bu oran bir miktar azalmistir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 16 Temmuz 2019, 19:15:54
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı' nın int. sitesinden ortalama petrol/doğal gaz ithalat rakamlarına baktım da;

Ham petrol İthalatı:  26 milyon ton
Doğal gaz ithalatı : 55 milyar m³
Petrol türevi ürün : 17 milyon ton

... gibi bir rakama tekabül ediyor. TPAO' nun sitesinde 2017 ham petrol ithalat rakamı; 517 bin varil/gün olarak verilmiş. Yani bu verilere göre yılık ortalama ham petrol ithalatımız 190 milyon varil gibi bir rakama tekabül ediyor. Dolar hesabıyla: 12,5-13 Milyar dolar gibi bir rakama denk gelir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 17 Temmuz 2019, 00:38:36
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı' nın int. sitesinden ortalama petrol/doğal gaz ithalat rakamlarına baktım da;

Ham petrol İthalatı:  26 milyon ton
Doğal gaz ithalatı : 55 milyar m³
Petrol türevi ürün : 17 milyon ton

... gibi bir rakama tekabül ediyor. TPAO' nun sitesinde 2017 ham petrol ithalat rakamı; 517 bin varil/gün olarak verilmiş. Yani bu verilere göre yılık ortalama ham petrol ithalatımız 190 milyon varil gibi bir rakama tekabül ediyor. Dolar hesabıyla: 12,5-13 Milyar dolar gibi bir rakama denk gelir.

Petrol yine hiçbirşey doğalgaz'a da kıyamet para yatırıyoruz. Isınmayı felan geçtim, ülkenin elektrik ihtiyacının büyük bölümünü doğal gaz temelli üretim tesisleri karşılıyor. En çok gider kalemimiz madeni yağlar akaryakıt vs.

Şu an elektriği nükleer tesislerle karşılasak elektrikli arabaları yaygınlaştırsak, Amerikan usulü ısınmak için ve ocaklarda elektrik ve klima kullansak çok büyük miktarda para cepte kalır.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 17 Temmuz 2019, 00:55:33
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

LEVANT bölgesi Vikipediye göre  : Levant, Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmekted

 Doğal Gaz metreküp : 2,34 dolar
  Pertol varil              : 66,84 Dolar

artık siz hesaplayın


Bunun ne kadarı bizim olacak?

Bizim dışarıdan aldığımız enerji için yıllık ne kadar para harcadığımızı bilen var mı peki?

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı' nın int. sitesinden ortalama petrol/doğal gaz ithalat rakamlarına baktım da;

Ham petrol İthalatı:  26 milyon ton
Doğal gaz ithalatı : 55 milyar m³
Petrol türevi ürün : 17 milyon ton


... gibi bir rakama tekabül ediyor. TPAO' nun sitesinde 2017 ham petrol ithalat rakamı; 517 bin varil/gün olarak verilmiş. Yani bu verilere göre yılık ortalama ham petrol ithalatımız 190 milyon varil gibi bir rakama tekabül ediyor. Dolar hesabıyla: 12,5-13 Milyar dolar gibi bir rakama denk gelir.

Sıradaki soru: Akdeniz'de krize neden olan tahmini 3,5 trilyon metreküp doğalgazın ne kadarı bizim olacak ve enerjide dışa bağımlılığımızı ne kadar süre sağlayacak?

Bir sonraki soru; enerjide dışa bağımız büyük ölçüde Rusya'ya. Bu aralar batı ile ilişkilerimizde büyük bir fırtına var ve gittikçe Rusya ile işbirliğimizi artırıyoruz. Rusya için biz oldukça iyi bir müşteriyiz. Peki Rusya bizim enerjide dışa bağımlılığımızın, daha doğrusu kendisine bağımlılığımızın sona ermesine sıcak bakacak mı? Üstelik bizim gibi bir müşteriyi kaybetmenin yanında, olası müşterileri için bir rakip de olabiliriz!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 17 Temmuz 2019, 01:07:19
Alıntı
Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ersin Tatar: “Olası bir sıcak çatışmadan Güney Kıbrıs korksun. Allah korusun bir çatışma olursa kaybeden biz olmayız, Güney Kıbrıs olur.”
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 17 Temmuz 2019, 01:15:27
Türkiye Rusya açısından çok değerli. Türkiye' nin önemi jeopolitik konumundan kaynaklanıyor. O nedenle, yok petroldü yok doğal gazdı... bunları dert edeceğini hiç zannetmiyorum. S-400' ü bile dert etmediler, adamlar hiç nazlanmadan verdi. Peki niye; Çünkü Türkiye' Rusya' nın nefes borusu... Bunu tarihin her döneminde hissettirmiştir. Türkiye, Rusya' nın boğazını sıkan kement de olabilir; Rusya' ya nefes aldıracak nefes borusu da olabilir. Tarihin seyri içinde iki durum da yaşanmıştır. Ayrıca, doğu akdeniz' de ki paylaşım savaşında Türkiye' nin yanında saf tutmaları gereği, akla mantığa daha uygun düşüyor. Bana göre Rusya, Türkiye' yi müşteriden daha çok stratejik ortak olarak görmek ister. Böylesi, her iki ülkenin de menfaatine olur.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: bostancıbaşı - 18 Temmuz 2019, 08:49:17
Türkiye Rusya açısından çok değerli. Türkiye' nin önemi jeopolitik konumundan kaynaklanıyor. O nedenle, yok petroldü yok doğal gazdı... bunları dert edeceğini hiç zannetmiyorum. S-400' ü bile dert etmediler, adamlar hiç nazlanmadan verdi. Peki niye; Çünkü Türkiye' Rusya' nın nefes borusu... Bunu tarihin her döneminde hissettirmiştir. Türkiye, Rusya' nın boğazını sıkan kement de olabilir; Rusya' ya nefes aldıracak nefes borusu da olabilir. Tarihin seyri içinde iki durum da yaşanmıştır. Ayrıca, doğu akdeniz' de ki paylaşım savaşında Türkiye' nin yanında saf tutmaları gereği, akla mantığa daha uygun düşüyor. Bana göre Rusya, Türkiye' yi müşteriden daha çok stratejik ortak olarak görmek ister. Böylesi, her iki ülkenin de menfaatine olur.

2016 verilerine göre rusyanın 444 milyar dolarlık ihracatının %4,8 ( ki çok önemli bir orandır ) Türkiye ye yapıyor yani rusyadan büyük kısmı enerji ( Petrol Doğal gaz Kömür) ve Tahıl ( Buğday) olmak üzere yılda 21 milyar dolardan fazla mal almışız yani Hollanda çin ve almanyadan sonra 4. müşterisiyiz 2018-2019 itibari ile bu rakam 25 milyar USD civarındadır

ha bide ekliyim malumunuz 2,5 milyar usd değerinde bir de s400 var artık :D
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: bostancıbaşı - 18 Temmuz 2019, 09:02:14
Akdeniz'de tartışmalara neden olan enerji kaynaklarının tahmini miktarını  bilen var mı?

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi verilerine göre Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen ve Suriye kıyılarını da içinde barındıran bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi bulunuyor.

LEVANT bölgesi Vikipediye göre  : Levant, Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmekted

 Doğal Gaz metreküp : 2,34 dolar
  Pertol varil              : 66,84 Dolar

artık siz hesaplayın


Bunun ne kadarı bizim olacak?

Bizim dışarıdan aldığımız enerji için yıllık ne kadar para harcadığımızı bilen var mı peki?

Sn Bostancibasinin paylasmis oldugu rakamlari sadece bir gosterge kabilinde degerlendirilebilir diye dusunmekteyim.

Levant olarak tanimlanan bolge
Günümüzdeki anlamıyla Levant bölgesi ise Osmanlı Devletinden 1. Dünya Savaşı sonrası kopan, manda yönetimine dönüştürülen Fransız Suriye ve Lübnan Mandası ve İngiliz Filistin Mandası ait toprakları ve bu topraklara sahip devletleri tanımlar.

    Türkiye Hatay ili (Türkiye)
    Suriye Suriye
    Lübnan Lübnan
    Filistin Devleti Filistin
    Irak Irak
    İsrail İsrail
    Ürdün Ürdün

Bu devlet ve bölgelere şu şekilde genişletilebilinir.

    Türkiye Türkiye (Güney Türkiye çevresi)
    Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs
    Mısır Mısır (Sina Yarımadası çevresi)

Yani daha da acmak gerkiyorsa  Dogu Akdenizde ,deniz icerisinde olan yer alti zenginliklerinin buyuklugunu vermek su asamada dogru olmayacagi kanisindayim .Halen bu cografya icerisinde kazilar ve arastirmalar yapilmaya devam edilmekte  bulunan Gaz /petrol rezervlerin cogunda verilmekte olan rakamlar ise dogrulama gerekmektedir. Mevcut durumda bulunmus ve rakamsal olarak en buyuk Gaz sahalari Misir ve Israil MEB sinirlari dahilindedir. GKRY Afrodit sahasinda bulunmus oldugu belirtilen hacim ise Misir ve israil sahalarindan cok daha kucuk oldugu varsayimi yapilmaktadir. Fatihin Baf aciklarinda yapmakta oldugu kazidaki verilmekte olan rakam icin TPAO nun aciklamasini beklemek dogru olacagi kanisindayim. TC 2018 yili Gaz ithalati 50Milyar3  civari oldugu bilinmektedir. 2019 yilinda bu oran bir miktar azalmistir.

e krizin tarafları bunlar bide yancı Yunanistan var tabi arkadaki yamyamları ( AB-D) da unutmayalım.. :D
barbarosun bulunduğu koordinat Lübnan mısır İsrail üçgen ucunda kıta sahanlığının..

ben zaten hepsi bizim demedim pasta bu kavgada bundan kim ne kadar yiyecek kavgası
enerji ithalatımızı arkadaşlar yukarıda anlattı zaten  durum bizim için lüks ya da tercih değil hayat memat meselesi..
Türkiye'de kullanılan her cins enerjinin ortalaması alındığında ( HES, Rüzgar Eenerjisi kömür petrol gaz vs vs ) dışa bağımlılık %78  bu çok ürkütücü bir rakam





Başlık: Rumlar, Doğu Akdeniz için Türkiye ile işbirliği yapmak istiyor
Gönderen: Afşar1 - 18 Temmuz 2019, 11:58:54
Geçen gün olumsuz cevap verdi bunlar ! Bu ne şimdi !!!

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulidis, Türkiye ile işbirliği yapılmasının Doğu Akdeniz'de tüm tarafların yararına olacağını belirtirken Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ise, müzakereye açık olduklarını söyledi.
Hidrokarbon kaynaklarının yönetimi konusunda Kıbrıslı Türklerin teklifini reddeden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulidis, Economist dergisinin geleneksel olarak Yunanistan'da düzenlediği konferansta konuştu.

Hristodoulidis, Güney Kıbrıs'ın çözüm ve iyi iş birliği amaçladığını ifade ederek "Türkiye ile işbirliği tüm tarafların faydasına olur" diye konuştu.

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin konuşan Hristodoulidis, "Kıbrıs sorununda bir çıkmaza girdiğimizi düşünmüyorum. Türkiye'nin faaliyetleri Crans Montana'da kalınan yerden diyaloğun devam etmesine engel teşkil eden bir durum oluşturuyor" iddiasında bulundu.

Hristodoulidis, diyalog ve iletişimden başka bir ihtimalin bulunmadığını vurgulayarak "Yalnızca Türkiye ile diyalog yoluyla bölgedeki sorunlara nasıl çözümler oluşturacağımıza karar verebiliriz. Coğrafyayı değiştiremeyiz, bölgedeki sorunlara bölgenin ülkeleriyle çözüm üretmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerinin yarar getirmediğini öne süren Hristodoulidis, "Bölgedeki tansiyon düşürülmeli. Türkiye'ye iş birliği mesajı gönderiyoruz" diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ RAKİP DEĞİL ORTAK OLARAK GÖRMEK İSTERİZ"

Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ise başka panelde yaptığı konuşmada, Türkiye ile deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda müzakereye açık olduklarını söyledi.

Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de katkı sağlayan tarafta görmek istediklerini dile getiren Lakkotripis, "Türkiye'yi bir rakip değil ortak olarak görmek isteriz. Bu açıkça herkesin arzusu." ifadelerini kullandı.

Lakkotripis, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerine karşı ABD ve Avrupa Birliği'nin tepki gösterdiğine değinerek, "Türkiye'nin amacı bölgede istikrarsızlık yaratarak şirketlerin bölgedeki çalışmalarını zorlaştırmak. Yunanistan ve Kıbrıs olarak işimize bakmalıyız." diye konuştu.

Lakkotripis, ayrıca gelecek 2 yılda 5'i keşif 5'i de teyit amaçlı 10 kuyuda hidrokarbon arama çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

GKRY, KKTC'nin sunduğu "hidrokarbon konusunda ortak komite" kurma önerisini reddetmişti.

Bölgeye 4'üncü bir gemi daha göndereceğini açıklayan Türkiye, Fatih sondaj gemisiyle Doğu Akdeniz'de kendi kıta sahanlığında; Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi ve Yavuz sondaj gemisiyle de KKTC'nin Türk Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ruhsat verdiği alanlarda sismik araştırma ve sondaj çalışmalarını sürdürüyor.

Öte yandan, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla Brüksel'de gerçekleştirilen Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı kapsamında sonuç bildirgesi yayımlanarak Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarına ilişkin faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu savunulmuş, AB'nin bu duruma yönelik çeşitli kararlar aldığı belirtilmişti.

GKRY'nin, ada çevresinde tek taraflı ilan ettiği 13 parseli, uluslararası şirketlere ihale ederek lisanslandırıyor. Rum kesiminin, Türk tarafının hak talep ettiği bölgelerde uluslararası şirketlere arama faaliyetlerinde bulundurması Türkiye ve KKTC'nin tepkisine yol açıyor.

DENİZ HABER AJANSI

https://www.denizhaber.net/rumlar-dogu-akdeniz-icin-turkiye-ile-isbirligi-yapmak-istiyor-haber-89596.htm (https://www.denizhaber.net/rumlar-dogu-akdeniz-icin-turkiye-ile-isbirligi-yapmak-istiyor-haber-89596.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Temmuz 2019, 13:56:02
KKTC nin TC tarafindan desteklenen teklifte ise Muhatap KKTC> GKRY.

GKRY Mesaji gayet net, muhatap olarak TC alinmak isteniyor. Ki kanimca kabul gorme imkani zor.
Ilk etapta Dogu Akdenizde bulunan GKRY ile KKTC arasindaki MEB alanlarinin belirlenmesi ve ortak kullanimina dair bir mutabakata varilmasi gerekiyor ki  ikinci etapta TC ile GKRY MEB sahalari sinirlarini belirlenebilmesi icin.
Su etapta  TC GKRY muhatap olarak almasi veya herhangi bir anlasma saglamasi imkansizdir cunku nasil GKRY >KKTC yi muhattap gormuyorsa ,TC de >GKRY de muhatap olarak gormuyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 20 Temmuz 2019, 13:37:46
Alıntı
T129 ATAK helikopterlerimiz, 20 Temmuz Baris ve Ozgurluk Bayrami icin KKTC’ye gitti.
(https://pbs.twimg.com/media/D_1xSf5X4AEyffM?format=jpg&name=small)
(https://resmim.net/f/vc0RIn.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 23 Temmuz 2019, 13:49:37
Alıntı
Mısır 🇺🇸ABD'den 1000 adet daha MRAP talep etti.
🔹Mısır şu ana kadar ABD'den 930 adet MRAP aldı.
(https://pbs.twimg.com/card_img/1153603162546343936/I8vWta_I?format=jpg&name=900x900)
https://mobile.twitter.com/Defence_Turk/status/1153603773224378369
Alıntı
Mısır’da OHAL  tekrar uzatıldı.

Ek olarak El Ariş ve Refah’ da sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

Mısır'da OHAL, 2017 yılından bu yana 10. kez uzatıldı
.
Başlık: Rusya'dan Doğu Akdeniz'de Türkiye ile iş birliği mesajı
Gönderen: SKYWOLF - 26 Temmuz 2019, 17:39:23
Rusya'dan Doğu Akdeniz'de Türkiye ile iş birliği mesajı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/07/26/gguutc_4657.jpg)

Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Doğu Akdeniz'de doğalgaz arama faaliyetleri için Türkiye ile iş birliği yapabileceklerinin sinyallerini verdi.
AA | 26.07.2019 - 14:25..

Dünyanın gözünün üzerinde olduğu Doğu Akdeniz enerji sahasına bir ülke daha girmek üzere. Özellikle körfez ülkeleri ile Batı'nın birlikte yürüttüğü araştırma koalisyonları Türkiye'ye yönelik baskı uygulamaya çalışırken Rusya, sahaya Türkiye ile girmek için kolları sıvadı.

Açıklama Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak'tan geldi.

"TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ"
Akdeniz'de Rusya ile Türkiye arasında olası iş birliği olanaklarını değerlendiren Novak, ortak faaliyetler ile araştırma ve sondaj faaliyetlerinin yürütülebileceğinin sinayllerini verdi.

Rus Bakan "Akdeniz'de Rus şirketlerin yer aldığı başarılı enerji projeleri var. Örneğin Rosneft, Zohr sahasının geliştirilmesinde yer alıyor. Bu tür girişimlerde iş birliğinde öncelik ekonomik çıkarlar tarafından şekillenir. Eğer ticari açıdan tüm tarafların yararına projeler olursa, Rus şirketleri Doğu Akdeniz'de Türkiye ile iş birliğine yönelik kararlar alabilir." dedi.

https://www.ensonhaber.com/rusyadan-dogu-akdenizde-turkiye-ile-is-birligi-mesaji.html (https://www.ensonhaber.com/rusyadan-dogu-akdenizde-turkiye-ile-is-birligi-mesaji.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 26 Temmuz 2019, 20:21:14
Akdeniz kaynaklarından ruslar 1 gram pay verilmemeli. Adamlara hiç birşey satmıyoruz. 20 yılda rahat 100 Milyar dolar verdik bunlara.
Başlık: Yunanistan Başbakanı Miçotakis'ten küstah sözler
Gönderen: SKYWOLF - 29 Temmuz 2019, 15:56:38
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'ten küstah sözler

(http://i2.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d3ee27b0f25441dfcc14d5b.jpg)

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne resmi ziyaret gerçekleştiren Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’i ziyareti sonrası basın toplantısında konuştu.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, baş başa ve heyetlerle görüşmeden sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Nikos Anastasiadis ile Doğu Akdenizde yoğunlaşmış Türk faaliyetlerini görüştüğünü söyleyen Miçotakis, "Yunanistan dış politikasının en üst stratejik talebi Türk işgaline son verilmesidir. Modası geçmiş garantiler kaldırılmadan Kıbrıs sorununun çözümünün manası yok" dedi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Lideri Anastaiadis'in, 9 Ağustos'ta yapılacak görüşmesi ile ilgili büyük ve kritik meselede, bazı ilerlemeler yapabilmemize olanak tanıyacak, yeni bir karşılıklı anlayış çerçevesi ortaya çıkabilmesi konusunda temkinli bir iyimserlik duyduğunu belirtti.

MÜZAKERELERE BAŞLAMA ŞARTI

Anastasiadis, Yunanistan'ın, Kıbrıs sorununa adil çözüm bulunması için harcanan çabalara verdiği desteğe teşekkür etti.

"Dostum Miçotakis'e, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler hakkında bilgi verdim" diyen Anastasiadis, "Türk tahrikleriyle ilgili görüş alış verişinde bulunduk ve bunları göğüsleme yöntemlerini konuştuk" şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ta yeniden müzakerelerin başlaması konusunda açıklamalar yapan Anastasiadis, "Yunanistan'la, Türkiye'nin, Rum Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içerisindeki faaliyetlerine ve Kapalı Maraş ile ilgili planlara son verilmesi gerektiği ortak tezine sahibiz. Aynı şekilde, Kapalı Maraş ile ilgili projeler de güven yaratmak yerine, maalesef öteki tarafın gerçek niyeti konusunda kuşku ve inançsızlık yaratıyor" dedi.

Rum lider, Miçotakise hitaben, "Bunca saat bize, durumun daha da yakıcılaşmasını engelleyebilmemiz, ama aynı zamanda Kıbrıslıların tamamının çıkarına sonuçlanacak yaratıcı bir diyalog yapmamıza müsaade edecek şartların yaratılması için neyin en uygun metotlar olduğu konusunda birlikte kafa yorma fırsatı verdiğiniz için, size teşekkür etmek isterim" diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/yunanistan-basbakani-micotakisten-kustah-sozler-41287640 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/yunanistan-basbakani-micotakisten-kustah-sozler-41287640)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 30 Temmuz 2019, 10:00:00
İTÜ, TPAO’nun petrol arama faaliyetlerine destek verecek;

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) petrol arama faaliyetleri kapsamında ihtiyacı olan personelin eğitimine destek verecek.

TPAO, İTÜ ve İTÜNOVA Teknoloji AŞ, ortak bir işbirliğine imza attı.

İTÜ'den yapılan açıklamaya göre, işbirliği kapsamında İTÜ, TPAO'nun kendi personeli ve hizmet aldığı firmaların personellerine sertifikalı eğitim verecek. Bu eğitimlerin, açık denizlerde geçerli, uluslararası standartlara uygun şekilde yapılması sağlanacak.

Eğitim programı ile Türkiye'de, açık denizlerde çalışacak insanların, uluslararası standartlarda sertifikalandırılması için bir altyapı çalışması gerçekleştirilmiş olacak.

TPAO, iş birliği kapsamında İTÜ'nün bu eğitimleri sağlaması için gerekli altyapı ve fiziki koşulların iyileştirilmesini üstlenecek.

Oluşturulan bu eğitim projesi sayesinde, gelecek 10 yıl içerisinde milyon dolarlık eğitim ücretinin ülke içinde kalması ve Türkiye Petrolleri'nin eğitim alacak yaklaşık 900 personelinin yetkinliğinin artırılması sağlanacak. Bu şekilde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının millileştirme stratejisi doğrultusunda önemli bir yerlileştirme çalışması gerçekleştirilmiş olacak.

"MALİ KAYIPLAR AZALACAK"

Açıklamada görüşlerine yer verilen İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, "Bu protokol ile bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Ülkemizin kalkınmasında her zaman öncü olan İTÜ, petrol arama süreçlerinde yetkin personel yetiştirilmesine ve sertifikalandırılmasına destek olacak. Bu iş birliğinin ülkemiz kazanımlarına katkı sağlayacağını biliyor ve gurur duyuyorum" değerlendirmesinde bulundu.

İTÜ'nün bütün imkanlarını Türkiye'nin geleceği için açmaya hazır olduklarını dile getiren Karaca, "Üniversitemizin asli görevlerinden biri bilgi aktarımı. Sektördeki bilgi birikiminin ülkemizde kalması, burada gelişmesi önemli. Böylece dışarıdan destek almaktan kaynaklanan mali kayıplar da azalacak" ifadelerini kullandı.

DENİZ HABER AJANSI

** Sevindirici oldugu kadar ilerisi icin onemli bir karar .
1-TPAO mevcut teknik eleman acigini lokal kaynaklardan bulabilme imkani saglayabilecek.
2-Yerli kaynaklarin kullanimi ile disa eksper kiralanmasinda kaynak aktarimi azalacak.
3- GKRY gibi ulkelerin olasi TPAO nun yabanci eksperleri uzerindeki tutuklama kararlari
    etkisizlestirimine yardimci olacak.
4-Genc arkadaslarimiza yeni is sahasi acilmis olacak.           
     
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 01 Ağustos 2019, 09:58:32
Haydutluk;
Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuku hiçe sayan Rumlar, Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki 7. Blok’ta “doğalgaz arama ve sondaj” yapma kararı aldı. Rumlar, Fransız Total ve İtalyan Eni şirketleriyle korsan bir anlaşma yapmaya hazırlanıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin mavi vatanı sonuna kadar koruyacağını söyledi. Türkiye’nin Akdeniz’deki haklarını koruyacağını ifade eden emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Total’a Fransa donanması da eşlik etse durum değişmez” dedi. Prof. Emete Gözügüzelli de “Türkiye 2002’den beri kendi kıta sahanlığı üzerinde hiçbir yabancı şirketin yer almasına rıza göstermedi. 7. blokta da izin vermez” yorumunu yaptı.

Doğu Akdeniz'de deniz alanlarına Kıbrıs Türklerinin haklarını hiçe sayarak tek taraflı adımlar atan Rumlar yeni bir tahrike imza attı. Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde bulunan 7. Blok’ta, doğal gaz arama ve sondaj yapma konusunda Fransız Total ve İtalyan Eni şirketlerine yeşil ışık yaktı. Önceki gün gerçekleştirilen Rum Bakanlar Kurulu'nda konu karara bağlandı.

RUMLAR İHTİLAFLI BÖLGELERİ KAŞIYOR
Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis de iki şirketle anlaşmanın hukuki ve teknik şartnamesinin hazırlandığını duyurdu. Rumların tahriki bununla da sınırlı kalmadı. Ada basınına göre Rum yönetimi, Türkiye’nin hak iddia ettiği 5, 6 ve 12. blokta denizaltı araştırmaları için Navtex yayımladı.

ÇATIŞMA RİSKİ VAR
Rum Yönetiminin aldığı karar bölge için büyük risk taşıyor. 15 Mayıs’ta Rum Yönetimi ile savunma konusunda anlaşma imzalayan Fransa, ihtilaflı bölgelerde yapılacak çalışmalara Türkiye’nin müdahalesi durumunda askeri koruma sağlayacağı taahhüdünde bulunmuştu. Ada’nın güneyinde deniz üssü kuran Fransız donanmasının Türkiye’ye yönelik olası bir adımın sıcak çatışma riski doğurabileceği ifade ediliyor.

RESMİ AÇIKLAMA BEKLENMELİ
Türkiye’nin Akdeniz’de kıta sahanlığını koruma konusunda kararlı olduğunu ifade eden Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, "Eğer iddialar gerçeğe dönüşür ve Türkiye'nin 'benim alanım' dediği yerde TOTAL gemileri çalışma yapmak isterse, Fransa Donanması da eşlik etse bir şey değişmez ve ülkemiz 'mavi vatanda' haklarını en üst şekilde korur" dedi. GKRY yönetimi 1,4,5,6,7, sayılı parsellerde kanunsuz bir şekilde 'kıta sahanlığı' ilan ederek Türkiye'den pay çaldığını belirten Gürdeniz, "Bu pay çalma işlemi aslında Türkiye'nin ilan ettiği 'Mavi Vatan' sınırlarını delmek anlamına gelir. Eğer TOTAL, Türkiye'nin deklare ettiği hattın içinde bir delme işlemi yaparsa ülkemizin bu konuda adım atmaması ve savunma yapmaması gibi bir şey söz konusu olamaz" ifadesini kullandı. Gürdeniz açıklamalarına şu şekilde devam etti:

ASKER DEVREYE GİRER
"Ancak bu hattın dışında bir çalışma yapılır ve kazı-delme faaliyetleri icra edilirse, bunun 6 ve 10 numaralı parsellerdeki işlemlerden bir farkı olmaz ve Türkiye de buna göre davranır. Hatırlanacağı üzere Türkiye bu alanlarda yapılan çalışmalara askeri olarak müdahale etmedi. Önce 'ikaz' mekanizmaları çalıştırılır ardından askeri seçenekleri de içinde barındıran önleme hakkını kullanır. Burada önemli olan bu sürecin silahlı bir çatışmaya dönüşmeden yönetilebilmesidir. GKRY'nin Türkiye’yi bu şekilde kışkırtacağını düşünmüyorum" Fransa Donanması şuan için henüz bir iddia. Ancak tekrar ediyorum: Türkiye kendi alanında bu tarz bir faaliyete kim olursa izin vermez. Fransız Donanması da eşlik etse kararlılığımızda değişiklik olmaz."

https://www.yenisafak.com/gundem/haydutluk-3500559 (https://www.yenisafak.com/gundem/haydutluk-3500559)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 01 Ağustos 2019, 10:29:39
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 01 Ağustos 2019, 10:49:29
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

 Cok dogru malesef.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hilal-i Ahmer - 01 Ağustos 2019, 11:16:45
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

Can yoldaşımız tabir edilen Filistin dahil Doğu Akdeniz ittifakı içerisinde.

İnsan sormadan edemiyor İsrail ile bozuşmaya bu kadar yanar döner filistin için değermiydi ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Afşar1 - 01 Ağustos 2019, 12:04:29
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

Can yoldaşımız tabir edilen Filistin dahil Doğu Akdeniz ittifakı içerisinde.

İnsan sormadan edemiyor İsrail ile bozuşmaya bu kadar yanar döner filistin için değermiydi ?

+1
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 01 Ağustos 2019, 13:04:18
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

Can yoldaşımız tabir edilen Filistin dahil Doğu Akdeniz ittifakı içerisinde.

İnsan sormadan edemiyor İsrail ile bozuşmaya bu kadar yanar döner filistin için değermiydi ?

Filistin bile ülkeler arasındaki çıkarların, dostluğun önünde olduğunu biliyor. Bir bizimkiler öğrenemedi!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: fırtına06 - 01 Ağustos 2019, 13:18:12
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

Hocam öyle bir bölgede yaşıyoruzki her zaman krizlerle, her zaman gerilimlerle dolu sanki her an elimizde bir bomba patlayacakmış gibi. Politikaya girmek istemiyorum fakat buna birde dış politikadaki öngörüsüzlüğümüz eklenince maalesef bunlar başımıza geliyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 01 Ağustos 2019, 15:03:55
Hayatımız hep gerilim, hep kriz, hep stres dolu.  ::)

Sadece Fransız donanması olsa neyse de...

Can yoldaşımız tabir edilen Filistin dahil Doğu Akdeniz ittifakı içerisinde.

İnsan sormadan edemiyor İsrail ile bozuşmaya bu kadar yanar döner filistin için değermiydi ?

Bilgisayarda 2 hafta  Medieval Total War tarzı strateji oyunu oynamış birini getir; oradaki strateji tecrübesiyle bile daha iyi kararlar verir.

Bu ülkede kararlar nasıl alınıyor şaşırıyorum. Şu Kazdağındaki altın madeninin Kanadalı şirkete %4 ile verilmesi bile insanı çileden çıkarıyor. Siyanürü,ağacı hadi es geçtik. %5-10 gibi paylar nedir yahu. Bu ülkede kendi altınını bile çıkaramıyorsan doğu akdenizdeki petrole bulaşma bile. O kadar büyük şirket var neden çıkarmıyor bunlar? Altın bu yahu altın; çıkar çıkmaz para.

Vatana ihanet sadece savaş meydanında olmuyor demek ki
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hilal-i Ahmer - 01 Ağustos 2019, 15:29:13
(https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/01/iecrop/10kaz3_16_9_1564626733.jpg)

Kaz dağlarının son durumunu görünce insanın içi çok ciddi gidiyor.Bu denli para hırsına kurban verilen bir ülke hiç bir yerde yoktur.
Araplar kendi ülkelerinde yapay ada yaparak ağaçlandırmaya çalışır iken biz olanıda yok etmeye çalışıyoruz.
Bu vatan hainliğinin sorumlularını kesinlikle cezalandırmak gerekiyor.Kim imza attı ise kim izin verdi ise.

Doğu akdeniz de ise Allah sonumuzu hayır etsin demekten başka bir şey gelmiyor içimden.

Bu vatana en çok zararı veren akımları kendi çıkarları doğrultusunda(ümmetcilik,osmanlıcılık,islamcılık vsvsvsvs...) savunmaya devam edenler malesef tarihe kara bir leke olarak geçmekten hiç bir şekilde gocunmuyorlar.

Olanda malesef bu ülkenin esas sahibi olan millete oluyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 01 Ağustos 2019, 16:07:49
Filistin bile ülkeler arasındaki çıkarların, dostluğun önünde olduğunu biliyor. Bir bizimkiler öğrenemedi!

Bence öğrenememek değil de... mesele ideolojiyle ilgili. İdeoloji Wiki' de şu şekilde tanımlanmış;

İdeoloji, siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir siyasi partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, ahlâki, estetik düşünceler bütünü.

Şimdi... ''bir hükumetin, bir siyasi partinini davranışlarına yön veren'' diyor.

Bu durumda ideoloji sakat olunca, pratiği de sakat oluyor. Malesef yani.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Raptor44 - 01 Ağustos 2019, 22:08:19
(https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/01/iecrop/10kaz3_16_9_1564626733.jpg)

Kaz dağlarının son durumunu görünce insanın içi çok ciddi gidiyor.Bu denli para hırsına kurban verilen bir ülke hiç bir yerde yoktur.
Araplar kendi ülkelerinde yapay ada yaparak ağaçlandırmaya çalışır iken biz olanıda yok etmeye çalışıyoruz.
Bu vatan hainliğinin sorumlularını kesinlikle cezalandırmak gerekiyor.Kim imza attı ise kim izin verdi ise.

Doğu akdeniz de ise Allah sonumuzu hayır etsin demekten başka bir şey gelmiyor içimden.

Bu vatana en çok zararı veren akımları kendi çıkarları doğrultusunda(ümmetcilik,osmanlıcılık,islamcılık vsvsvsvs...) savunmaya devam edenler malesef tarihe kara bir leke olarak geçmekten hiç bir şekilde gocunmuyorlar.

Olanda malesef bu ülkenin esas sahibi olan millete oluyor.
Doğru mu anladım çıkan altının %4 mü bizim olacak .
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 01 Ağustos 2019, 22:59:05
Doğru mu anladım çıkan altının %4 mü bizim olacak .

Muhalif siyasilerin iddiası bu yönde ve ne yazık ki aksi bir veri bulamadım. Şirket Ceosu 100 milyon dolar yatırım yaptıklarını ve 4 milyar dolar kazanacaklarını söylüyor. Belki hesabı buna göre yaptılar ya da Madenlerde Devlet Hakkı denilen bir şey var sanırım normal madenlerde %2 ama Altın vb değerli madenlerde %4

Umarım bunun dışında vergi vs alınıyordur ama kaçırılması çok kolay bir vergi olur.  Adam bize 4 milyar dolar diyor. Belki 20 milyar dolarlık altın çıkarıp hiç işleme sokmadan yurt dışına gönderecek. Olur mu olur. Bu tarz önemli kaynakları yabancılara bırakmamak gerek. Yerli firmalar nasıl yapamıyor anlamıyorum. Herkes ithalatçılıkla kolay parada.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 01 Ağustos 2019, 23:19:09
Madenleri devlet kendi imkanlarıyla çıkartabilirdi, fakat çıkartmak istemiyor. Ve asıl sahibi millet olan yeraltı ve yer üstü kaynaklarımızı yok pahasına satıyorlar. Neoliberal politikaların bir sonucudur ve Türkiye' ye yapılan dayatmadır.

Madenleri kamu işletmelidir. İstihdamı kamu adına yapılmalıdır ve gelirleri hazineye aktarılmalıdır. Fakat bu şekilde yapılmıyor. Özelleştirme adı altında milletin malı milletten kaçırılmıştır. Madenler kapanın elinde kalmıştır. Kısacası soygun var, hırsız var, talan var... hem de doğayı yok etme pahasına.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 02 Ağustos 2019, 12:59:11
Dogu Akdenizde ve KKTC ana karasinda TPAO tarafindan sondaji tamalanan ve devam etmekte olan aramalar hakkinda su gunlerde medyamizda pek bilgi paylasimi yok gorebildigim kadari ile.

Türkyurdu-1 arama kuyusu neticesi? " KKTC ana kara "
TC Alanya-1 derin deniz kuyusu neticesi?
Finike-1 derin deniz kuyusu kazim devam etmekte . "Fatih kibris 80 km bati"
KKTC  karpaz aciklarindaki derin deniz kuyusu kazimina baslandimi? " Yavuz  karpaz aciklari"


Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: ACE - 02 Ağustos 2019, 13:09:20
Dogu Akdenizde ve KKTC ana karasinda TPAO tarafindan sondaji tamalanan ve devam etmekte olan aramalar hakkinda su gunlerde medyamizda pek bilgi paylasimi yok gorebildigim kadari ile.

Türkyurdu-1 arama kuyusu neticesi? " KKTC ana kara "
TC Alanya-1 derin deniz kuyusu neticesi?
Finike-1 derin deniz kuyusu kazim devam etmekte . "Fatih kibris 80 km bati"
KKTC  karpaz aciklarindaki derin deniz kuyusu kazimina baslandimi? " Yavuz  karpaz aciklari"

Bana kalırsa biz goy goy yapıyoruz. Petrol çıkarma işini ihaleye çıkarır yabancı firmalara veririz. Rumlar bunu başta yaptı, biz sonda yaparız. Doğu Akdeniz havzasında batılı enerji şirketleri petrolü çıkarır bize ve rumlara %10 pay verir.  sonra işlenmiş petrolü bize satar Devletimizde vergisini üste koyup bize pompada yansıtır (buraya başka kelime de gelebilirdi)

Kendi ülkesindeki altını bile kendi çıkartamayan ülkeden beklentim bu kadar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 02 Ağustos 2019, 14:26:34
Haydutluk;
Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuku hiçe sayan Rumlar, Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki 7. Blok’ta “doğalgaz arama ve sondaj” yapma kararı aldı. Rumlar, Fransız Total ve İtalyan Eni şirketleriyle korsan bir anlaşma yapmaya hazırlanıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin mavi vatanı sonuna kadar koruyacağını söyledi. Türkiye’nin Akdeniz’deki haklarını koruyacağını ifade eden emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Total’a Fransa donanması da eşlik etse durum değişmez” dedi. Prof. Emete Gözügüzelli de “Türkiye 2002’den beri kendi kıta sahanlığı üzerinde hiçbir yabancı şirketin yer almasına rıza göstermedi. 7. blokta da izin vermez” yorumunu yaptı.

Doğu Akdeniz'de deniz alanlarına Kıbrıs Türklerinin haklarını hiçe sayarak tek taraflı adımlar atan Rumlar yeni bir tahrike imza attı. Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde bulunan 7. Blok’ta, doğal gaz arama ve sondaj yapma konusunda Fransız Total ve İtalyan Eni şirketlerine yeşil ışık yaktı. Önceki gün gerçekleştirilen Rum Bakanlar Kurulu'nda konu karara bağlandı.

RUMLAR İHTİLAFLI BÖLGELERİ KAŞIYOR
Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis de iki şirketle anlaşmanın hukuki ve teknik şartnamesinin hazırlandığını duyurdu. Rumların tahriki bununla da sınırlı kalmadı. Ada basınına göre Rum yönetimi, Türkiye’nin hak iddia ettiği 5, 6 ve 12. blokta denizaltı araştırmaları için Navtex yayımladı.

ÇATIŞMA RİSKİ VAR
Rum Yönetiminin aldığı karar bölge için büyük risk taşıyor. 15 Mayıs’ta Rum Yönetimi ile savunma konusunda anlaşma imzalayan Fransa, ihtilaflı bölgelerde yapılacak çalışmalara Türkiye’nin müdahalesi durumunda askeri koruma sağlayacağı taahhüdünde bulunmuştu. Ada’nın güneyinde deniz üssü kuran Fransız donanmasının Türkiye’ye yönelik olası bir adımın sıcak çatışma riski doğurabileceği ifade ediliyor.

RESMİ AÇIKLAMA BEKLENMELİ
Türkiye’nin Akdeniz’de kıta sahanlığını koruma konusunda kararlı olduğunu ifade eden Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, "Eğer iddialar gerçeğe dönüşür ve Türkiye'nin 'benim alanım' dediği yerde TOTAL gemileri çalışma yapmak isterse, Fransa Donanması da eşlik etse bir şey değişmez ve ülkemiz 'mavi vatanda' haklarını en üst şekilde korur" dedi. GKRY yönetimi 1,4,5,6,7, sayılı parsellerde kanunsuz bir şekilde 'kıta sahanlığı' ilan ederek Türkiye'den pay çaldığını belirten Gürdeniz, "Bu pay çalma işlemi aslında Türkiye'nin ilan ettiği 'Mavi Vatan' sınırlarını delmek anlamına gelir. Eğer TOTAL, Türkiye'nin deklare ettiği hattın içinde bir delme işlemi yaparsa ülkemizin bu konuda adım atmaması ve savunma yapmaması gibi bir şey söz konusu olamaz" ifadesini kullandı. Gürdeniz açıklamalarına şu şekilde devam etti:

ASKER DEVREYE GİRER
"Ancak bu hattın dışında bir çalışma yapılır ve kazı-delme faaliyetleri icra edilirse, bunun 6 ve 10 numaralı parsellerdeki işlemlerden bir farkı olmaz ve Türkiye de buna göre davranır. Hatırlanacağı üzere Türkiye bu alanlarda yapılan çalışmalara askeri olarak müdahale etmedi. Önce 'ikaz' mekanizmaları çalıştırılır ardından askeri seçenekleri de içinde barındıran önleme hakkını kullanır. Burada önemli olan bu sürecin silahlı bir çatışmaya dönüşmeden yönetilebilmesidir. GKRY'nin Türkiye’yi bu şekilde kışkırtacağını düşünmüyorum" Fransa Donanması şuan için henüz bir iddia. Ancak tekrar ediyorum: Türkiye kendi alanında bu tarz bir faaliyete kim olursa izin vermez. Fransız Donanması da eşlik etse kararlılığımızda değişiklik olmaz."

https://www.yenisafak.com/gundem/haydutluk-3500559 (https://www.yenisafak.com/gundem/haydutluk-3500559)
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/EA3womyWsAII6hK?format=jpg&name=small)
Rumların Navtex yayımlayarak deniz tabanında araştırma yapmak istediği 6-7-9.bloklar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karşı Navtex'i ile şuan kapatıldı. Türkiye bu alanlarda başka bir Navtex'i"KORSAN YAYIN" saydı. Araştırmayı yapacak Avusturalya şirketine ait gemi alana giremiyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 02 Ağustos 2019, 18:43:16

TRT  habere.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-EGP6XUAIlILd?format=jpg&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-FrdnWkAEuLly?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-FrdgW4AENCgq?format=png&name=small)
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri hız kesmeden sürerken TRT Haber ekibi o çalışmaları yerinde görüntüledi.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-FrdsWsAAkY2H?format=png&name=small)
Kritik bölgeden çok özel görüntüler 17.00’de @trthaber’de.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GU56WwAEJMP2?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GU6LXUAAxY1P?format=png&name=small)
(https://www.trthaber.com/canli-yayin-izle.html (https://www.trthaber.com/canli-yayin-izle.html))
TRT Haber’in Doğu Akdeniz özel haberi:
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GU50W4AUAZqa?format=png&name=small)
TRT Haber ekibi TCG Gökçeada’da.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GU5TXkAEcLCX?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-G3FLXYAAzkhk?format=png&name=small)
TCG Oruçreis de orada.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-G3FHXkAA1VbI?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GkH6XYAAmQoi?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GkJVWwAAZ74m?format=png&name=small)
Gemileri koruyan fırkateynlerde tam teçhizatlı sualtı taaruz komandoları görevde
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GkJWXUAEMPGZ?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-G3EiWsAA25_g?format=png&name=small)
Fatih ve Yavuz'un Doğu Akdeniz'deki görevine eşlik eden ordumuz ve unsurları.
(https://pbs.twimg.com/media/EA-GkJdWkAUFZBc?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-G3FFX4AUOQIM?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/EA-EGP6XUAIlILd?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: fırtına06 - 02 Ağustos 2019, 18:49:17
(https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/InfoGraphic/2019/08/02/94d3c4fe7cf57ff745d647443ff30940.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 05 Ağustos 2019, 06:31:55
Alıntı
TSK , 6-7 Ağustos tarihlerinde Meis adası güneyinde tatbikata başlıyor.
(https://pbs.twimg.com/media/EBJ4RYNXkAAhpeM?format=jpg&name=small)
Daha önce Yunanistan bu bölge "Kırmızı Çizgimiz" demişti.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 05 Ağustos 2019, 12:02:09
Oruç Reis bekleniyor;

Rum basını, Türkiye’nin sismik araştırma ve sondaj gemilerinin Akdeniz’de faaliyette bulunmaları beklenen bölgelere ilişkin varsayımlara yer verdi.

Fileleftheros gazetesi, “Deniz Kuvvetleri Oruç Reis’i Bekliyor – Fatih’in Batısında ve Yunan Kara Sularında Hareket Etmesi Bekleniyor” başlıkları altında verdiği haberinde, Türkiye’nin ikinci sismik araştırma gemisi “Oruç Reis”in, “Fatih Sondaj Gemisi”nin batısında ve ileri sürdükleri “Yunan karasularında” yer alan bölgede hareket edeceğine dair bir beklentinin olduğunu yazdı. Gazete, Oruç Reis’in Doğu Akdeniz’e inme emri alması durumunda Fatih sondaj gemisinin “batısında” yer almasının beklendiğini, bu bilgilere karşın Fatih’in “birkaç mil uzağına”, yani tek yanlı ilan edilen Kıbrıs MEB’ine gelme ihtimalinin de olduğunu öne sürdü. Gazete, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panayotopulos’un, Oruç Reis gemisinin Yunan karasularına girmesi durumunda tepkisiz kalınmayacağı şeklindeki bir açıklamasını da yansıttı.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/oruc-reis-bekleniyor-h71563.html (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/oruc-reis-bekleniyor-h71563.html)

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DonnieBrasco - 05 Ağustos 2019, 13:52:52
Sondaj gemilerimiz rezerv buldu diyelim bunu çıkarma-Türkiyeye taşıma kabiliyetimiz var mı ? Deniz üstüne kurulan platformlar var tersanelerimiz bu platformları yapabilmede ne kadar yeterli ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 07 Ağustos 2019, 08:32:08
Yavuz, Doğu Akdeniz'de sondaja başladı;

Doğu Akdeniz’de 4 gemiyle sondaj ve sismik arama yapan Türkiye, çalışmalara hız verdi. Yavuz sondaj gemisi, Karpaz’da çalışmaya başladı. Fatih ise, deniz seviyesinden 5 bin metre derine indi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de petrol ve gaz arama faaliyetleri son sürat devam ediyor. Yavuz sondaj gemisi, Karpaz açıklarında çalışmaya başladı. Gemi, bölgede 3 hafta çalışacak.

Fatih sondaj gemisi ise Kıbrıs'ın batısındaki parsellerde oldukça mesafe kat etmiş durumda. Birkaç hafta daha mevcut güzergahında sondaj faaliyetini sürdürecek olan Fatih sondaj gemisi, şu anda deniz seviyesinden itibaren yaklaşık 5 bin metre indi. Önümüzdeki günlerde Oruç Reis sismik araştırma gemisi de Doğu Akdeniz'e geçerek Barbaros'a sismik araştırmalar konusunda destek olacak.

Bölgede görev yapan sondaj ve araştırma gemilerinin korumasını ise Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üstleniyor. Sondaj gemilerinin güvenliği, savaş gemileriyle birlikte denizaltılar, İHA'lar ve savaş uçaklarıyla sağlanıyor. TSK, sondaj ve sismik araştırma gemilerini 7 gün 24 saat koruyor.

GEMİDEN DÜNYAYA MESAJ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yataklarının keşfi ve çıkarılmasına yönelik yürüttüğü çalışmaları yerinde denetlemek üzere sahada incelemelerde bulunacak. Bakan Dönmez, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'den vazgeçmeyeceğine yönelik kararlılığına vurgu yapmak üzere çıkacağı Yavuz sondaj gemisinden tüm dünyaya mesaj verecek.

Bakan Dönmez bölgedeki çalışmalar hakkında geçtiğimiz günlerde yaptığı bir değerlendirmede, "Barbaros sismik araştırma gemimiz öteden beri zaten yine adanın etrafında sismik çalışmalarına devam ediyor. MTA'ya ait Oruç Reis sismik arama gemimiz Karadeniz ve Marmara'daki görevlerini tamamladıktan sonra o da en kısa süre içerisinde yine Akdeniz'de sismik araştırmalarına devam edecek" demişti.

https://www.denizhaber.net/yavuz-dogu-akdenizde-sondaja-basladi-haber-89975.htm (https://www.denizhaber.net/yavuz-dogu-akdenizde-sondaja-basladi-haber-89975.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 07 Ağustos 2019, 09:39:26
Sondaj gemilerimiz rezerv buldu diyelim bunu çıkarma-Türkiyeye taşıma kabiliyetimiz var mı ? Deniz üstüne kurulan platformlar var tersanelerimiz bu platformları yapabilmede ne kadar yeterli ?

Sn Ankhises ,sorulariniza vermeye calisacagim cevaplar kisisel gorusumdur.

1-Oncelikle ekonomik degeri olan yatirim yapilabilir bir rezerv bulmamiz gerek.
2-Varsayalim Gaz X sahasinda bulundu ve yatirim yapilabilecek oranda o zaman gaz sahalarindan cikacak
    gazin bir sekilde once depolanmasive veya direk tasinmasi gerekecek. Bunun icin yakin sahalar arasina
    borular ile baglanti yapilmasi sonra da bu sahalardan gelen gaz Turkiye ana karasinda bulunan ana gaz
    dagitimina islem sonrasi baglanabilir. Veya shalardan cikacak gaz Or KKTC de depolanip islem sonrasi 
    Turkiyedeki ana artere aktarilabilir.
3-Denizde kullanilabilecek acik deniz platform yapabilme imkani Turkiyemizde mevcut tabii bir miktar
   haricten destek alinmak sarti ile. Su alti boru doseme teknoloji konusunda bir miktar daha harici destege
   ihtiyac duysak da ,belli oranda lokal sirketler de mevcut.
4-Tanker tedarigi veya yapimi isin kolay kismi  her iki alternatif de mevcut.
5- Burada kilit nokta siyasi durum ,cunku bahsi soz konusu olan islemlerin tumu icin buyuk finansal kaynak
    gerek . Siyasi durum derken sadece TC Siyasi durumunu kast etmiyorum sahalarin ve kullanilacak guzelgah
    vs ana konu.

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 11 Ağustos 2019, 19:40:33
6, 7, 10’uncu parsellerde 4 sondaj çalışması;

“6,7 ve 10’uncu Parsellerde 4 Sondaj-Fransız ve İtalyan Konsorsiyumundan Bir Teyit Bir de Araştırma Sondajı-Bunu Akabinde, 2020 Yılı İçerisinde ExxonMobil Takip Edecek”Kaynak: 6, 7, 10’uncu parsellerde 4 sondaj çalışması .

Kıbrıs Cumhuriyeti enerji programı çerçevesinde 2020 için 4 sondaj planlıyor.

Kathimerini gazetesi “6,7 ve 10’uncu Parsellerde 4 Sondaj-Fransız ve İtalyan Konsorsiyumundan Bir Teyit Bir de Araştırma Sondajı-Bunu Akabinde, 2020 Yılı İçerisinde ExxonMobil Takip Edecek” başlıklı haberinde, güneyin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde 2029 sonunda ve bunu takiben 2020’de 4 sondajın gerçekleştirileceğini yazdı.Gazete elde ettiği bilgilere atıfta bulunarak 2020 yılı içerisinde ve 24 aylık zaman ufkuyla, toplam 9 sondajın planlandığını belirtti.

Sondajlara yönelik başlangıcın, ENI-TOTAL konsorsiyumu tarafından 2019 Aralık-2020 Ocak dönemi arasında iki sondajla start alacağını belirten gazete, dikkatlerin, araştırma sondajının memnun edici yatak olduğunu gösterdiği,  6’ncı parseldeki “Kalipso” yatağına ve Rum Bakanlar Kurulu’nun kısa bir süre önce araştırmalar için yeşil ışık yaktığı 7’nci parsele çevrildiğini yazdı.

Yapılacak ilk sondajın teyit sondajı olacağını yazan gazete, ancak bunun, “Kalipso” hedefinde (6’ncı parsel) yoksa buna komşu olan ve 6’ncı parseldeki yatağın yayıldığının düşünüldüğü 7’nci parselde mi yapılacağının ise henüz kesinlik kazanmadığını belirtti.

Gazete, 2020’nin ikinci yarısında ise devreye, sondaj programı devam eden  ExxonMobil şirketinin gireceğini yazdı.Amerikalıların faaliyetleri konusunda var olan görüntünün ise dikkatlerin iki noktaya çevrildiği yönünde olduğunu kaydeden gazete, ilkinin geçtiğimiz Şubat ayında memnun edici hidrokarbon miktarı tespit edildiğini duyurduğu “Glafkos” hedefi, ikincisinin ise araştırma sondajının yapılacağı yeni hedef olduğunu belirtti.

Haberde, 10’uncu parsel içerisinde üçüncü bir faaliyetin gerçekleştirilmesi ihtimalinin de açık bırakıldığı, bunun da; yapılan planlamanın tamamlanmasının arından netlik kazanacağı ifade edildi.Habere göre sondaj pazılının, kısa bir süre önce Fransız Total şirketine payların verildiği geriye kalan yataklarla tamamlanacak.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki 2’nci ve 9’uncu parsellerde araştırma sondajlarının gerçekleştirilmesi, komşu yataklardaki araştırma sonuçlarına bağlı olacak.

 LAKKOTRİPİS: “KIBRIS TOPRAKLARINDA LNG PERSPEKTİFİ CANLI”Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, Kathimerini gazetesine verdiği söyleşide, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alt yapılarının Kıbrıs topraklarında kurulmasının, masada bir seçenek olarak kalmaya devam ettiğini söyledi.Lakkotripis, söyleşide Kıbrıslı Türklerin doğal gaza ilişkin talepleri doğal gaz planlamaları, bölge ülkeleriyle yapılan iş birlikleri gibi konulara değindi.
Türk tarafının, Kıbrıs sorununa ilişkin doğal gaz konusundaki taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna karşılık Lakkotripis, Türk tarafının, zenginliğin doğrudan paylaşılmasını ve enerji programlarını birlikte idare etmelerini talep ettiğini savunarak, daha önce gelmesi gereken Kıbrıs sorunu ve Türkiye ile Münhasır Ekonomik Bölge’nin belirlenmesi gibi çok daha önemli konuların henüz çözümlenmediğini ifade etti.Lakkotripis, sözlerinin devamında “Örneğin, Türkiye doğal zenginliği paylaşmak ve faaliyetleri birlikte yürütmek isterken neden bize, hangi deniz bölgelerinden bahsettiğini söylemiyor? Şirketler ve ülkeler tarafından uluslararası tanınanlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, Mısır, İsrail, Lübnan’ın anlaşmaya vardığı bölgeler mi?” sorusunu da sordu.“Türkiye’nin nihayetinde gerçek niyetlerinin ne olduğu, Kıbrıslı Türklerin korunması mı yoksa kendi çıkarları mı” sorusuna karşılık ise Lakkotripis, şu anda nasıl faaliyet gösterdiğinden bunun anlaşıldığını, Türkiye’nin Kıbrıslı Türklerin çıkarlarını koruduğuna inanan birisinin olup olmadığını sordu.

Lakkotripis, Türkiye’nin “yasa dışı faaliyetlerini, kendi çıkarları için gerçekleştirdiğini” de iddia etti.Türk sondaj gemisi “Yavuz”un sorunlarla karşı karşıya kaldığının söylendiğine bağlı olarak bunun geçerli olup olmadığını sorusu üzerine Lakkotripis, Türk yetkililerinin, kamuoyunda söylediklerinin ötesinde güvenilir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.Yavuz gemisinin sondaj yapma girişiminde bulunacağı, Karpaz’ın doğusundaki bölgenin, sadece, basit şekilde güneyin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde olmadığını ayrıca kendi kara suları içerisinde de bulunduğunu savunan Lakkotripis, kara sularının ulusal egemenliği teşkil ettiğini, Türkiye’nin artık Kıbrıs Cumhuriyeti toprağına müdahale ettiğini savundu.

Lakkotripis bu konuyu, Atina’daki enerjiyle ilgili dörtlü bakanlar konferansında da gündeme getirdiğini, muhataplarının da kamuoyu önünde bu konudaki endişelerini ifade ettiklerini belirtti. Güneyin, “MEB” içerisinde 5 parsele ilişkin son aldığı kararla ne başardığına ilişkin bir soru üzerine Lakkotripis, Kıbrıslı Rum lider Nikos Anasatasiadis’in girişimiyle hükümet olarak, Fransız Total ve İtalyan ENI şirketlerini, konsorsiyumlar aracılığıyla, iş birliği bulunmayan parsellere müdahil etmeye çalışacaklarına dair karar verdiklerini ifade etti.

Lakkotripis bu şekilde, şirketlerin “MEB” içerisindeki varlıklarının gerek jeopolitik gerekse teknik-ekonomik açıdan güçlendiğini de belirtti.Sondaj programına ilişkin soru üzerine Lakkotripis, planlamanın gelişim halinde olduğunu belirterek sondajların, 2019 sonu ve 2020 yılı başında başlaması ve 2021’e kadar devam etmesi yönünde olduğunu anımsattı.Sondaj programında gecikme olup olmayacağı konusunda ise Lakkotripis, ilk baştaki planlamanın, sondaj çalışmalarının Kasım-Aralık ayında başlaması şeklinde olduğunu ancak bunun bir veya iki ay daha sonraya sarktığını, şu anda ise Aralık-Ocak ayından bahsettiklerini belirtti.

Lakkotripis, gecikmenin tamamen hava koşullarıyla alakalı olduğunu da söyledi.Lakkotripis söyleşi sırasında ayrıca kurulan stratejik iş birliklerinin önemine de dikkati çekti.      12’nci parseldeki “Afrodit” yatağının geliştirilmesi konusunda birçok tartışmanın yapıldığını, keşif yapıldığı zaman Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, sıvılaştırılmış doğal gaz terminalinin inşa edilmesinin konuşulduğunu ifade eden Lakkotripis, “Afrodit”le ilgili sözleşme üzerinde yapılan istişarelerin tamamlandığını da anımsatarak, şu anda geriye, üretim ve kalkınma planına ilişkin anlaşmanın tamamlanmasının kaldığını belirtti.Lakkotripis, bu konudaki nihai anlaşmanın, ileriki haftalarda beklendiğini, bunun daha sonra onaylanması için Bakanlar Kurulu’na gönderileceğini, onaylandıktan sonra da bu yataktan faydalanılması için izin verileceğini ifade etti.

http://www.yeniduzen.com/6-7-10uncu-parsellerde-4-sondaj-calismasi-117741h.htm (http://www.yeniduzen.com/6-7-10uncu-parsellerde-4-sondaj-calismasi-117741h.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DonnieBrasco - 11 Ağustos 2019, 21:03:03
Sondaj gemilerimiz rezerv buldu diyelim bunu çıkarma-Türkiyeye taşıma kabiliyetimiz var mı ? Deniz üstüne kurulan platformlar var tersanelerimiz bu platformları yapabilmede ne kadar yeterli ?

Sn Ankhises ,sorulariniza vermeye calisacagim cevaplar kisisel gorusumdur.

1-Oncelikle ekonomik degeri olan yatirim yapilabilir bir rezerv bulmamiz gerek.
2-Varsayalim Gaz X sahasinda bulundu ve yatirim yapilabilecek oranda o zaman gaz sahalarindan cikacak
    gazin bir sekilde once depolanmasive veya direk tasinmasi gerekecek. Bunun icin yakin sahalar arasina
    borular ile baglanti yapilmasi sonra da bu sahalardan gelen gaz Turkiye ana karasinda bulunan ana gaz
    dagitimina islem sonrasi baglanabilir. Veya shalardan cikacak gaz Or KKTC de depolanip islem sonrasi 
    Turkiyedeki ana artere aktarilabilir.
3-Denizde kullanilabilecek acik deniz platform yapabilme imkani Turkiyemizde mevcut tabii bir miktar
   haricten destek alinmak sarti ile. Su alti boru doseme teknoloji konusunda bir miktar daha harici destege
   ihtiyac duysak da ,belli oranda lokal sirketler de mevcut.
4-Tanker tedarigi veya yapimi isin kolay kismi  her iki alternatif de mevcut.
5- Burada kilit nokta siyasi durum ,cunku bahsi soz konusu olan islemlerin tumu icin buyuk finansal kaynak
    gerek . Siyasi durum derken sadece TC Siyasi durumunu kast etmiyorum sahalarin ve kullanilacak guzelgah
    vs ana konu.
Yeni gördüm bunu... Soruma cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Sorumun cevabını aldım sayılır. Peki bu gazı - petrolü çıkardık diyelim ve satacaz. Yanımızda küresel bir şirket olmadan bu pazarlara bunları satabilir miyiz ?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 11 Ağustos 2019, 23:32:11
Peki bu gazı - petrolü çıkardık diyelim ve satacaz. Yanımızda küresel bir şirket olmadan bu pazarlara bunları satabilir miyiz ?
[/quote]

Sayet bulunacak rezervin ekonomik degeri yuksek olursa, kuresel sirketlerin ilgisinin sorun olmayacagi kanisindayim. Genelde kuresel sirketler icin onemli konular, urunun kalitesi ,maliyeti ve satilacak pazarin olmasi. Tabii buyuk yatirimlarin gerektigi bu gibi konularda , siyasi istikrar gerekligi onem arz eder. Istikrar ni yapilmasi gereken yatirimlarin geri donusu icin olmazsa olmazidir. Turkiye olarak gerek kendi MEB sinirlarimiz veya KKTC nin TPAO ile anlasmis oldugu parseller dahilinde yapilmakta olan aramalarda sansimiz yaver giderse, kuyularindan cikarilacak kaliteli, urunun, depolamasi,islenmesi ve tasinmasi sonrasi maliyetimizin halen pazar fitatlarina gore cazip ise ic tuketimizde veya disa pazarlamada pek sorun yasayacagimizi sanmiyorum.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: tumucin - 12 Ağustos 2019, 00:04:57
dogal gazi yüksek miktarda kendimiz kullaniyoruz

petrolde satacagimiz ülkeler var ama ic piyasada fiyatlar

yari yariya düsmesi demek düserse efnasyon düser cari acik düser

otobanlar cogalir arabalar cogalir
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BATTLESTAR - 15 Ağustos 2019, 10:35:27
(https://i.ibb.co/kQbDxtG/asda.jpg)

Anadoludaki kara konuşlu Siper, Atmaca,Hisar ve Bora'ları eklemedim ancak bir kaç sene beklersek eğer (S-400 lerin 2 sistemi tamamıyla verilene ve Siper ortaya çıkana kadar) uluslararası arenada papaz olmadan (niye kıbrısa s-400 koydunuz diye) böyle bir etki alanı oluşturabiliriz.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Ağustos 2019, 10:51:31
“Yavuz’a yeni destek”

Türkiye’nin, denizaşırı hidrokarbon faaliyetlerinin desteklenmesi için, beşinci gemisini de aldığı haber verildi.

Fileleftheros gazetesi, “Yavuz’a Yeni Destek” başlığıyla yayımladığı haberinde, Türkiye’nin iki sondaj platformunun desteklenmesi için teknik olarak gereken en az altı özel gemi sayısını tamamlamaya çalıştığını yazdı.

Türkiye’nin son aldığı ve 15 Ağustos’tan bu yana “Yavuz” gemisinin, Karpaz burnunun güneyindeki faaliyetlerini destekleyen gemisinin adının “Orhan Bey” olduğunu kaydeden gazete, geminin eski isminin “Hellespont Dawn” olduğunu ve geçmişte “Hellespont” isimli Yunan şirketi tarafından satın alındığını belirtti.

Haberinde, Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerine ayrıntılı bir şekilde yer veren gazete, “Barbaros” araştırma gemisinin de Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’inden ayrıldığını iddialarına ekledi.

https://www.havadiskibris.com/yavuza-yeni-destek/ (https://www.havadiskibris.com/yavuza-yeni-destek/)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 18 Ağustos 2019, 15:13:30
Alıntı
Türkiye Yavuz sondaj gemimize destek için alinan Orhan Bey.  15 Ağustos’tan bu yana “Yavuz” gemisinin, Karpaz burnunun güneyindeki faaliyetlerini destekleyen  “Orhan Bey” ile çalışmalar sürüyor.
(https://pbs.twimg.com/media/ECPg2HrU8AAxJH8?format=png&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/ECPh0b9UcAAzbGm?format=jpg&name=small)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 22 Ağustos 2019, 09:37:36
İsrailli Delek, Leviathan gazı için LNG tesisi kuracak,

İsrailli enerji şirketi Delek ve ortakları, Leviathan sahasından çıkarılacak gazın sıvılaştırılarak ihraç edilmesi için yüzer LNG tesisi kurmayı planlıyor.

İsrail ve ortakları, Leviathan gaz sahasında FLNG tesisi kurmak için çalışmalara başladı.

İsrailli enerji şirketi Delek Drilling, İsrail’in açıklarında yüzen bir sıvılaştırılmış doğalgaz (FLNG) tesisi mühendislik hizmetleri planı hazırlayıp sunmaları için Golar LNG and Exmar şirketleriyle anlaşmalar yaptığını duyurdu.

İsrail’in gaz ihracatçısı olmasını sağlayacak FLNG terminali yılda 2,4 ila 5 milyon ton doğalgaz işleyecek ve daha sonra LNG gemileriyle dünyaya gönderilecek.

Delek, 21.3 trilyon fit küp (Tcf) hidrokarbon kaynağına sahip olduğu tahmin edilen karasularındaki Leviathan havzasını ABD’li Noble Energy (yüzde 39,66) ve İsrailli Ratio Energy (yüzde 15) ile ortak geliştiriyor.

https://www.denizhaber.net/israilli-delek-leviathan-gazi-icin-lng-tesisi-kuracak-haber-90062.htm (https://www.denizhaber.net/israilli-delek-leviathan-gazi-icin-lng-tesisi-kuracak-haber-90062.htm)

** Israil kurmayi planladigi FLNG ile  EeastMed yapilana dek oncelikli olarak kullanmayi dusundugu alternatif"
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 23 Ağustos 2019, 10:10:45
**Emekli Buyukelci Sukru Elekdagin degerlendirmeleri.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e yönelik milli stratejisi yok!
Tüm öngörüleri doğru çıkan emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ'dan Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları krizi konusunda çarpıcı açıklamalar:

Elekdağ, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de acilen ‘Münhasır Ekonomik Bölge'sini ilan etmesi gerektiğinin altını çizdi. “Aksi takdirde ulusal hak ve menfaatlerimiz ağır zarara uğrayacaktır. Bu konuda sorumluluk hükümetindir” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın uygulamak istediği Sevilla Haritası'na göre, Türkiye, Doğu Akdeniz'de 148 bin kilometrekarelik, yani Kıbrıs Adası'nın 11 katı kadar bir alanı kaybediyor.

Sevgili okurlarım,
Tüm öngörüleri doğru çıkan emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ ile söyleşimizin dünkü bölümünde Doğu Akdeniz'deki yetki alanları konusunda Türkiye ve Kuzey Kıbrıs ile Rum -Yunan ikilisi arasındaki ihtilafı, AB'nin East Med Gaz Boru Hattı Projesi'ne atfettiği stratejik önceliği ve Türkiye'yi Akdeniz'den dışlamayı hedefleyen şer ittifakını ele aldık. Bu ittifak Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail, Mısır ve AB'den oluşuyor. Fransa ve ABD tarafından da destekleniyor. Söyleşimizin bugünkü son bölümünde ise Türkiye'nin hak ve menfaatlerini koruyabilmesi için Doğu Akdeniz'de vermesi gereken çetin mücadeleyi ve bu doğrultuda neler yapması gerektiğini irdeleyeceğiz.
★★★
UĞUR DÜNDAR (U.D.): Sayın Elekdağ, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanına hangi nedenlerle muhalefet ediyor?
ŞÜKRÜ ELEKDAĞ (Ş.E.): Dışişleri Bakanlığı'nın Doğu Akdeniz'de MEB ilanı konusundaki görüşü şöyle: “MEB ilanı, uluslararası hukuk bakımından özünde balıkçılıkla ilgilidir. Nitekim petrol ve doğalgaz hakları, MEB ilan edilmeden de kıta sahanlığı hakları çerçevesinde korunabilmektedir. Doğu Akdeniz'de MEB ilan edilmesinin kıta sahanlığımızdaki haklarımız bakımından bu aşamada ilave bir getirisi bulunmamaktadır…”
“Karasularımızdan başlayan kıta sahanlığımız 32 derece 16 dakika 18 saniye Doğu boylamının batısından itibaren  Mısır-Türkiye ortay hattını takip ederek 28 derece Doğu boylamına kadar uzanmaktadır. Ancak, 28 derece Doğu boylamının batısındaki Türk kıta sahanlığının hangi noktaya kadar uzanacağı, Akdeniz ve Ege'de tüm ilgili kıyıdaşlar arasında hakkaniyete dayalı sınırlandırma anlaşmalarının yapılmasıyla belli olacaktır.” Tabiatıyla GKRY ile sınırlandırma, ancak Kıbrıs meselesinin çözülmesinin ardından mümkün olabilecektir.
MEB İLAN ETMEMENİN SORUMLUSU HÜKÜMET

(U.D.): Peki, Dışişleri'nin MEB ilanına karşıtlığı hangi gerekçelere dayanıyor?
(Ş.E.): Kanımca Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz'de karşılaşılan sorunlar ile Ege ve Kıbrıs'a ilişkin sorunları birbirlerine bağlı olarak ele alıyor ve bundan dolayı da pasif hareket etmeye zorlanıyor. Dışişleri tahminimce, “Akdeniz'de MEB ilan edersek, Yunanistan buna Ege'de karasularını 12 mile çıkararak veya Bern Anlaşması'nı feshederek mukabele eder” diye düşünmüş ve Türkiye'nin başına yeni sorunlar açılacağı endişesiyle hareketsiz kalmayı yeğlemiş olabilir. Tabii Dışişleri'nin bir temel tezi de “Kıbrıs sorunu çözülmeden GKRY'nin MEB ilan edemeyeceği ve Ada etrafında doğal kaynakları işletmeye açamayacağıdır.”
Esasında Dışişleri Bakanlığı'nın bu konulara hakim ve gayet yetenekli diplomatları olduğunu biliyorum. Muhakkak hükümete her seçeneğin getiri ve götürüsünü izah etmişlerdir. Nihai karar hükümet tarafından verildiğine göre, sorumluluk da onundur.
(U.D.): 12 mil meselesi ile Bern Mutabakatı'nın ne olduğunu da çok kısaca okurlarımızla paylaşalım.
(Ş.E.): TBMM'nin Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasının savaş nedeni (casus belli) sayılacağını deklare eden bir kararı var. Bu karar, bugüne kadar Yunanistan'ı Ege'de karasularını genişletmekten caydırdı. Bern Anlaşması'na gelince, Türkiye'nin 1974 yılında Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığıyla ilgili haklarını kullanmak için harekete geçmesi üzerine, Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Adalet Divanı'na yaptığı başvurular kabul edilmedi. Bu durumda Yunanistan, Ege sorunlarını halletmek için Türkiye ile müzakerelerde bulunmak zorunda kaldı. Bu müzakereler neticesinde imzalanan Bern Mutabakatı, iki ülkenin Ege Denizi'nde tek yanlı girişimlerde bulunmamasını ve sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesini öngörüyor.

Şükrü Elekdağ
YUNANİSTAN'IN BÖLGEYİ SAHİPLENME ÇABASI…
(U.D.): Şimdi de okurlarımıza Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı/MEB konusuna nasıl baktığını anlatalım…
(Ş.E.): Yunanistan, Meis, Rodos, Kerpe, Kaşot ve Girit Adaları'nın oluşturduğu hattı, kıta sahanlığı ve MEB tesis etmek için esas hat olarak ele alıyor. Bu adaların ana kara kıtası kadar kıta sahanlığına ve münhasır ekonomik bölgeye sahip oldukları iddiasıyla Mısır'la deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması yapmaya çalışıyor. Yunanistan'ın bölgeyi sahiplenme çabası, AB tarafından Sevilla Üniversitesi'ne yaptırılan Avrupa deniz yetki alanları haritasıyla destek buldu. Bu haritanın Doğu Akdeniz paftası tamamen Yunanistan'ın hesap ve varsayımlarına uygun olarak çizilmiştir. Akdeniz'de en uzun sahile sahip olan Türkiye dar bir kıyı şeridine hapsedilerek sadece Antalya Körfezi'nden Akdeniz'e çıkış alanı bırakılmıştır. Kısacası, Sevilla Haritası ile Türkiye Akdeniz'den koparılıyor.
(U.D.): Ama bu haritaya dayanılarak henüz bir uygulama yapılmadı değil mi?
(Ş.E.): Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yaptı… GKRY, Sevilla Haritası'ndaki sınırları esas alarak 2004 yılında tek taraflı olarak MEB'ini ilan etti, sonra da 2007'de yine bu sınırları esas alarak Ada'nın güneyindeki 13 parselde lisans vermeye başladı. Uluslararası deniz hukukunun tüm kural ve içtihatlarını ihlal eden Sevilla Haritası'na bugün bütün AB üyeleri itibar etmektedir. Halen Mısır'la deniz yetki alanları hususunda müzakere halinde olan Yunanistan da MEB'ini ilan etmeye hazırlanmaktadır. Bu nedenle, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Yaycı, Türkiye'nin elini çabuk tutup Doğu Akdeniz'de MEB'ini ilan etmesini önermekte, bunda geç kalındığı takdirde ulusal hak ve menfaatlerimizin ağır zarara uğrayacağını vurgulamaktadır.

YUNANİSTAN DA MEB'İNİ İLANA HAZIRLANIYOR
(U.D.): Bunu biraz açar mısınız?
(Ş.E.):Tümamiral Yaycı, Doğu Akdeniz'de Türkiye açısından en kötü senaryonun, Yunanistan'ın Mısır ve GKRY ile MEB anlaşmaları imzalamasının doğuracağı sonuçlar olduğu görüşündedir. Zira, Yunanistan'ın AB tarafından da desteklenen tezlerinin gerçekleşmesi halinde (haritadan da görüleceği üzere), Türkiye'nin hakkı olan 189 bin kilometrekarelik MEB alanı, 42 bin kilometrekareye düşecektir. Yani sahip olduğumuz 148 bin kilometrekarelik alan, Yunanistan tarafından gasp edilmiş olacaktır. Bu durumda Yaycı, Türkiye'nin acilen MEB ilan ederek Yunanistan'la Mısır'ın önlerini kesmesini önermektedir. Bu öneri şu iki gerekçeye dayanmaktadır:
1) Türkiye'nin bugüne kadarki tecrübesi, çözüm ve inisiyatiflerin ötelenmesinin daima ülkemizin aleyhine sonuçlar verdiğini ortaya koymuştur.
2) Ön almak suretiyle Türkiye başkalarının yaptıklarına hep itiraz eden taraf olmaktan kurtulmalı ve fiili bir durum yarattıktan sonra diğer ilgili devletlere “Gelin sınırlandırma anlaşmaları yapalım” deme konumunda olmalıdır.
Tümamiral Yaycı'nın önem verdiği bir nokta da sınırlandırma işlemlerinin icabında diyagonal hatlar metodolojisine göre de yapılmasıdır. Bu takdirde ilişik haritadan da görüleceği üzere, Türkiye ile Libya'nın karşılıklı kıyıları arasındaki ortay hatta göre yapılacak sınırlandırma Türkiye'nin kıta sahanlığı/MEB alanının doğuya ve güneye doğru genişlemesine yol açmaktadır. Libya ile deniz yetki alanlarını sınırlandırma girişimlerimizden bu ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle sonuç alınamamıştır. Yaycı, Yunan basınında çıkan haberlerde “Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması imzalanmasının Yunanistan için en tehlikeli senaryoyu teşkil edeceğinin” belirtilmiş olmasının, konunun Türkiye için önem ve aciliyetini ortaya koyduğuna işaret etmekte ve bu nedenle tüm güçlüklere rağmen Libya ile bir anlaşmanın ivedilikle akdedilmesinin bir zaruret oluğunu vurgulamaktadır.

TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ MEB'İNİ İLAN ETMELİ
(U.D.):Buraya kadar yaptığınız yorumlar Doğu Akdeniz stratejisi konusunda devlet katında bir uyuşmazlık olduğunu ortaya koyuyor. Yanılıyor muyum?
(Ş.E.):Tümamiral Yaycı Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olduğuna göre kitabında savunduğu tezlerin, Deniz Kuvvetleri ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından benimsenen görüşler olması icap eder. Böyle olunca, devletimizin iki önemli kurumu, yani Genelkurmay Başkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye'nin, yıllar boyunca GKRY ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki hamlelerine karşı proaktif bir politika izleyememesi, daima reaktif girişimlerle yetinmesinin ve mevzi kaybetmesinin nedeni bu kronik ihtilaftır. Bunun anlamı, Türkiye'nin hayati nitelikte jeopolitik ve ekonomik çıkarlarının bulunduğu Doğu Akdeniz'e yönelik bir milli stratejisinin olmadığıdır.

DOĞU AKDENİZ KONUSUNDA DEVLETTE ANLAŞMAZLIK…
(U.D.):Bunun acilen telafi edilmesi gerekiyor.
(Ş.E.): Türkiye'nin bölgesel jeopolitiğin ağırlık merkezi olan Doğu Akdeniz için çok yönlü bir stratejiyi ivedilikle oluşturması zorunlu. Bu strateji, hem Türkiye'nin deniz yetki alanlarındaki hak ve çıkarlarını koruyabilecek, hem de yüksek enerji potansiyeli olan bu denizin kaynaklarından meşru payını almasına imkan verecek nitelik ve güçte olmalı. Bu yolda atılacak ilk adım da izah ettiğimiz iki karşıt tezin sağlıklı bir risk analiziyle bağdaştırılmasıdır

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ugur-dundar/turkiyenin-dogu-akdenize-yonelik-milli-stratejisi-yok-5295635/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ugur-dundar/turkiyenin-dogu-akdenize-yonelik-milli-stratejisi-yok-5295635/)
Başlık: Doğu Akdeniz için şirket formülü
Gönderen: SKYWOLF - 24 Ağustos 2019, 08:33:11
Doğu Akdeniz için şirket formülü

Sevil Erkuş
sevil.erkus@hurriyet.com.tr

(http://i2.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d603bb97af5072b68b2116a.jpg)

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların çıkarılması için Kıbrıs Rum kesimi ile lisans anlaşması yapan İtalyan Eni ile görüştüklerini belirtti. ABD’li şirketlerin temsilcilerinin de katıldığı bir konferansta sunum yapıldığını anlatan Özersay, bu şirketlerin Doğu Akdeniz’deki kaynakların dünya piyasalarına satılması sürecinde risklerini azaltmak için formül arayışı içerisinde olduğunu belirtti. Özersay, bu görüşmelerde uluslararası toplum tarafından resmen tanınmayan KKTC’nin Rumlarla adil paylaşım yapılabilmesi için özel şirket üzerinden anlaşma yapma formülünü gündeme getirdiklerini söyledi.
Türk tarafının beklentisi, Rumlarla lisans anlaşması yapan ABD’nin Noble ve Exxon Mobil şirketlerinin yanı sıra İtalyan Eni ve Fransız Total şirketlerinin bölgedeki kaynakların dünya piyasalarına ulaşması için Ada’nın iki tarafının onayının alınıp adil paylaşım yapılması konusunda Rum tarafına ön şart getirmeleri. Diplomasi Muhabirleri Derneği üyeleri ile önceki gün bir araya gelen Özersay şöyle devam etti:

TEMASLARIMIZ OLDU

“Eni şirketiyle bir takım temaslarımız oldu. Orada eğer bir işbirliği yapılacaksa hangi aşamada ve nasıl yapılacağı konusunda bir diyalog oldu. Sene başında Washington ziyaretimde, düşünce kuruluşlarında bu konuda birkaç konferansım oldu. Katılımcılarının yarısı şirket temsilcileriydi. Güneyde ve Ada’nın etrafındaki şirketlerin temsilcileri geldiler, neyi kastettiğimizi, prosedürü sordular.

Biz de bir açılım daha yaptık: ‘Eğer tarafların bir araya gelmesi durumunda tanımayla ilgili bir tartışma çıkar diyorsanız ki, bizce çıkmaz, örnekleri de vardır, biz bunu şirketler üzerinden de yaparız’ dedik. Şirketlerin belli oranda yetkilendirilmesiyle; spesifik konuda bilginin teatisi, paylaşımın konuşulması, kaynağın netleştirilmesi ve benzeri konularda şirketlerin yetkilendirilmesi ile bu problem çözülebilir. Şirketler aslında değişik şekillerde ve değişik aşamalarda Kıbrıslı Türklerin de bu sistem içerisinde yer alacağı, dolayısıyla riskin azaltılacağı formülleri konuşmaya açık olduklarının sinyalini veriyorlar. Bu meselede tek söz sahibi olan Kıbrıs Rum tarafı değil. Uluslararası aktörler ya da bu şirketlerin dünyada yaptıkları yatırımların korunması dış politikalarının temel hedeflerinden biri olan devletler, riskin arttığını görürlerse bir inisiyatif alabilirler.

ORTAKLIK OLASILIĞI

(KKTC’nin başka ülkelerin şirketlerine lisans verme ihtimali) Bir şirkete biz lisans verdik (TPAO). O şirketin ortaklık yapması bir olasılıktır veya lisans vermediğimiz alanlarda başka şirketlere uluslararası ihaleye çıkabiliriz. Önümüzdeki dönemde farklı opsiyonları kapalı tutmuyoruz. Öyle bir aşamaya gelebilir ki, Rumlar bir platformda kazı yaparken bir başka platformda biz kendilerine el sallıyor konumda olabiliriz. Yani paralel bir biçimde eş zamanlı olarak benzer alanlar içerisinde platformların söz konusu olabileceği bir yere doğru gidiyoruz. Eğer işbirliği yapmazlarsa varacağı nokta bu. Ada’nın kuzeyindeki deniz etki alanları içerisinde kaynak bulursak, bunun Kıbrıslı Rumlara da ait olduğunu söylüyoruz. Onu da oturup yönetme ve paylaşma sepetinin içerisine koyuyoruz.
(Türkiye’nin arama faaliyetleri) Bugün Doğu Akdeniz bölgesinde, sahada bozulan dengenin tekrar kurulduğu noktadayız. Bu çalışmaları yapmamış ve bu dengeyi sahada kurmamış olsaydık, bugün çatışma ihtimali çok yüksek olurdu. Bunu Kıbrıs müzakereleriyle ilişkilendirmeden düşünmek gerekir. Doğu Akdeniz’deki doğal kaynaklar bölgesel bir meseledir.”

ORUÇ REİS YOLDA

Kıbrıs Rum kesimi, 2002’den itibaren Doğu Akdeniz’de başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları yapmaya başladı. 2007’de 13 adet arama sahası ilan ederek petrol şirketlerine ruhsat vermeye başladı. Buna karşılık olarak Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi ekonomik bölge haritalarını BM nezdinde onaylattı. Şu anda bu bölgede Fatih sondaj gemisi Türkiye’nin kıta sahanlığında arama yapıyor. Türkiye’nin Yavuz sondaj gemisi ise adanın doğusunda KKTC’nin TPAO’ya arama ruhsatı verdiği bölgede çalışmasını sürdürüyor. Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemisi, Ada’nın güneyinde yine KKTC’nin TPAO’ya ruhsat verdiği bölgede araştırma yapıyor. Türkiye’nin bölgeye gönderdiği Oruç Reis sismik araştırma gemisi ise henüz yolda ve arama bölgesi resmen duyurulmadı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dogu-akdeniz-icin-sirket-formulu-41310578 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dogu-akdeniz-icin-sirket-formulu-41310578)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 24 Ağustos 2019, 08:51:33
Dogu Akdeniz icin sirket formulu,

KKTC Disisleri Bakani Sn Kudret Sayin Dogu Akdeniz icin sirket formulunun olasi bir cikis yolu oldugunu defalarca dillendirdi. Italyan ENI sirketi ile gerek Italyada ve sair ulkelerde gorusuldugu de dogru. "ENI Dogu Akdenizle ilgilenen mevcut cok uluslu petol sirketlerinin arasindaki diyaloga acik olan sirket. Ancak kanimca su asamada sirket formulunun hayataa gecirilmesi pek zayif bir olasilik. Zayif olasilik nedeni ise GKRY bu teze olumlu bakmamasi. GKRY olumlu bakmama ana nedeni ise simdiye kadar tum kibris politikasini uzerine kurmus oldugu ve BM karararlari ile desteklenmekte olan adanin tumunu temsil etmekte olan yegane mesru devleti olduguna dayanir.Petrol sirketlerinin su anda GKRY ne bu tezi empoze etmeleri ise oldukca zayif bir olasilik olsa da en azindan karsi tarafin varligindan ve haklarindan haberdar olmalari petrol sirketleri ve dolayli yoldan KKTC icin onemli.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: カメせ - 27 Ağustos 2019, 20:47:14
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/EC-juPBXkAAUPRD?format=jpg&name=small)
Doğu Akdeniz'deki sondaj, sismik araştırma ve destek gemilerimizin güncel durumu.
Başlık: Endişeyle izliyorlar: Türkiye kontrolden çıkmış durumda!
Gönderen: fırtına06 - 30 Ağustos 2019, 17:39:46
Türkiye'nin Akdeniz'e Oruç Reis sismik araştırma gemisini de göndererek bölgedeki gemi sayısını 4'e çıkarması Yunanistan'ı daha da endişelendirdi. Oruç Reis'in Akdeniz'e yolculuğu Yunan medyasında canlı yayınlara konu oluyor.

Türkiye’nin ilk yerli ve milli sismik araştırma gemisi 86 metre uzunluğundaki MTA Oruç Reis, Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere İstanbul Haydarpaşa Limanı’ndan yola çıkmıştı.

YUNAN MEDYASI HOP OTURUP HOP KALKIYOR!

Oruç Reis Gemisi, Fatih ve Yavuz sondaj gemileri ile Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisinin ardından bölgede sismik araştırmalar yapmak üzere Akdeniz’e indi.

Geminin hareketleri Yunanistan tarafından sürekli olarak takip edilirken, Yunan medyası da canlı yayın programlarında Oruç Reis'i ve diğer Türk gemilerini tartışıyor.

"TÜRKİYE ARTIK KONTROLDEN ÇIKMIŞ DURUMDA! ABD VE AB'Yİ DİKKATE ALMIYORLAR!"

One Tv canlı yayınında konuyu değerlendiren ve "Türkiye artık kontrolden çıkmış durumda" diyen bir gazeteci, Ankara'nın ABD ve AB'den gelen uyarıları dikkate almadığı gibi, Akdeniz'deki faaliyetlerini daha da arttırdığını söyledi.

AN BE AN TAKİP EDİYORLAR

Oruç Reis'in İstanbul'dan Akdeniz'e hareket ettiğini ifade eden Yunan gazeteci, Deniz Trafik Web sitesinden geminin hareketlerini an be an takip ettiklerini belirtti.

"TÜRK MEDYASI SÜREKLİ VİDEOLARINI YAYINLIYOR"

Daha önce Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in, Akdeniz'deki gemi sayısının artırılacağını açıkladığının altını çizen Yunan gazeteci, Türk medyasının da Oruç Reis'in yolculuğunun videolarını sürekli yayınlayarak konuya özel önem verdiğini vurguladı.

http://www.haber7.com/siyaset/haber/2891938-endiseyle-izliyorlar-turkiye-kontrolden-cikmis-durumda (http://www.haber7.com/siyaset/haber/2891938-endiseyle-izliyorlar-turkiye-kontrolden-cikmis-durumda)
Başlık: Rumlardan 'AB gemileri etrafımıza konuşlansın' önerisi
Gönderen: fırtına06 - 30 Ağustos 2019, 17:42:36
Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin deniz kuvvetlerine ait gemilerinin Kıbrıs’ın geniş bölgesinde konuşlandırılması önerisinde bulundu.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/35/rumlardan_kibris_onerisi_gemiler_etrafimizi_sarsin_1567165312_3876.jpg)

Helsinki’de gerçekleştirilen AB Savunma Bakanları gayri resmi toplantısına katılan Angelidis, AB donanmasının koordinasyonuna ilişkin görüşmenin hazırlık aşamasında olduğunu ve Avrupa Birliği’nin belirli bölgelerinin istikrarı ve güvenliğinin geliştirilmesini hedeflediklerini kaydetti.

YUNANİSTAN DESTEKLİYOR

Konuya ilişki ön hazırlığın konseyin komiteleri düzeyinde başladığını ifade eden Angelidis, doğalgaz yataklarının geliştirilmesinin amacının, Avrupa’ya yönelik alternatif bir kaynağın yaratılması olduğunu söyledi. Rum Bakan, "Bu nedenden dolayı AB konudan doğrudan etkileniyor" dedi.

Rum Politis gazetesi, Güney Kıbrıs’ın bu görüşünün Yunanistan tarafından da desteklendiğini, Doğu Akdeniz’in güvenliği konusunun Fransa tarafından da dile getirildiğini yazdı.

Rumlar, Türkiye’nin hem sondaj, hem de savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’den çekilmesini istiyor.

http://www.haber7.com/dunya/haber/2892135-rumlardan-ab-gemileri-etrafimiza-konuslansin-onerisi (http://www.haber7.com/dunya/haber/2892135-rumlardan-ab-gemileri-etrafimiza-konuslansin-onerisi)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 01 Eylül 2019, 11:50:08
Fatih gemisi, 1 Kasım'a kadar sondaj faaliyetlerine devam edecek;

Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruya göre Fatih 1 Kasım 2019’a kadar sondaj faaliyetlerini sürdürecek.Kaynak: Fatih gemisi, 1 Kasım'a kadar sondaj faaliyetlerine devam edecek

Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruya göre Fatih 1 Kasım 2019’a kadar sondaj faaliyetlerini sürdürecek.Fatih sondaj gemisi için 3 Mayıs- 3 Eylül tarihleri arasında bölgede sondaj faaliyetlerinde bulunacağı belirtiliyordu.Fatih sondaj gemisi Akama Burnu’nun 45 deniz mili batısında sondaj gerçekleştiriyor.Öte yandan Doğu Akdeniz’de faaliyet gösterecek Oruçreis araştırma gemisinin İstanbul-Mersin yolculuğu, savaş gemileri eşliğinde devam ediyor.Kaynak: Fatih gemisi, 1 Kasım'a kadar sondaj faaliyetlerine devam edecek

http://www.yeniduzen.com/fatih-gemisi-1-kasima-kadar-sondaj-faaliyetlerine-devam-edecek-118335h.htm (http://www.yeniduzen.com/fatih-gemisi-1-kasima-kadar-sondaj-faaliyetlerine-devam-edecek-118335h.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 03 Eylül 2019, 10:11:39
Yunanistan, Meis Adası’nda gaz aramaları için harekete geçti;

Yunanistan sismik araştırma gemisi Aegaeon, Türkiye kıyılarından yalnızca 800 metre uzaklıktaki Meis Adası’nda petrol ve doğalgaz araştırmaları için yola çıktı.

Oruç Reis sismik araştırma gemisi ile bölgede petrol ve gaz araştırmaları yapmaya hazırlanan Türkiye’ye Yunanistan’dan bir karşı hamle geldi.

Yunanistan Hellenic Deniz Araştırmaları Merkezi’ne ait sismik araştırma gemisi Aegaeon, Akdeniz’de Antalya'nın Kaş ilçesine sadece iki kilometre uzaklıkta bulunan Meis (Kastellorizo) Adası açıklarında petrol ve doğalgaz araştırma çalışmaları için harekete geçti.

Gemi, 24 Ağustos'ta Pire limanından hareket ederek Rodos ve Meis Adaları arasında hassas bir bölgeye doğru ilerliyor.

Türk insansız hava araçlarının Kıbrıs hava sahasının yanında bölge üzerinde de gözetim uçuşları gerçekleştirdiği kaydediliyor.

ORUÇ REİS VE AEGAEON KARŞI KARŞIYA

Yunanistan sahanın kıta sahanlığına girdiğini iddia ederken Türkiye Adalar’ın tam deniz zonu oluşturmadığına ve Uluslararası Adalet Divanı içtihatlarının Türkiye'nin görüşü yönünde olduğuna dikkat çekiyor. TPAO, 15 Ağustos’tan sonra Rodos’un güneyini ve Meis Adasını kapsayan 28 ve 29’uncu meridyenlerdeki bölgede sismik araştırmalar yapmak için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’ndan izin almıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez konuya ilişkin olarak "Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Marmara Denizi'ndeki çalışmalarının hemen ardından Akdeniz'deki sismik araştırmalarını yapmak üzere bölgeye gönderilecek" açıklamasını yapmıştı.

https://www.denizhaber.net/yunanistan-meis-adasinda-gaz-aramalari-icin-harekete-gecti-haber-90405.htm (https://www.denizhaber.net/yunanistan-meis-adasinda-gaz-aramalari-icin-harekete-gecti-haber-90405.htm)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 04 Eylül 2019, 12:48:39
Doğalgaz konusunda Anastasiadis'ten yeni öneri;

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “doğal gazın ortak idaresi” şeklindeki önerisine yeni bir “nonpaper”la yanıt verdiği ve bu öneride Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs sorunu çözülmeden önce bile doğal gaz gelirinden para alabilmelerinin öngörüldüğü iddia edildi. Politis gazetesi, konuyla ilgili haberi, “Doğal Gaz Geliri Karşılığında MEB’in Belirlenmesi – Başkan’ın Karşı Önerisi: Kıbrıslı Türklere Çözümden Önce De Doğal Gaz Fonundan Para – Gelir Karşılığında MEB’in Belirlenmesi” başlıkları altında manşet ve iç sayfalarından geniş yer verdi. Haberde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya, doğal gaz gelirlerinin paylaşımı konusunda yeni bir “gayrı resmi belge” (nonpaper) sunduğunu iddia etti. Gazete, Anastasiadis’in önceki gün Rum basın mensuplarına Başkanlık Sarayı’ndaki bilgilendirmede bulunduğunu ve söz konusu önerisi hakkında bilgi aktardığını yazdı. Habere göre, Anastasiadis, basın mensuplarına, 9 Ağustos tarihli görüşmede Akıncı’ya sunduğu öneriye ilişkin bilgi verdi. Gazete, Anastasiadis’in önerilerini şu şekilde sıraladı: -“Kıbrıslı Türklerin, doğal gazın idaresi konusunda yaşanan gelişmelerden ve alınan kararlardan bilgi sahibi olmalarını sağlayacak bir bilgilendirme mekanizmasının kurulması. -Doğal Gaz Fonu’yla ilişkili olan ve doğal gaz gelirlerinin Kıbrıslı Türklere denk düşecek olan oranının yatırılacağı bir banka hesabı açılması. Bu oranın yüzde 30 olacağı düşünülüyor. -Doğal gazdan ilk gelirlerin gelmeye başlaması beklenen 2022 yılından itibaren Kıbrıslı Türk doğal gaz hesabından para çekilmesine imkan tanınması. Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinde yapılacak yeni bir turda Kıbrıs Rum tarafının elinde bulundurduğu bir kozdan taviz vermesi anlamına geliyor. Başkanın değerlendirmesi, doğal zenginliklerin idaresinin egemenlik konusu olduğu, bu yüzden de tanınmayan ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne böyle bir hak verilemeyeceği şeklinde. -Anastasiadis, Kıbrıslı Türklerin doğal gaz gelirlerinden, Kıbrıs sorununun çözümünden önce pay almaya başlayabilmesi önerisine karşılık Türkiye’nin Kıbrıs’la Münhasır Ekonomik Bölgeleri belirleme yoluna gitmesi şartını koşuyor.” Gazete, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Anastasiadis’in 9 Ağustos görüşmesinde dile getirdiği öneriye yönelik olumlu yaklaşımını, öneriyi yazılı olarak talep etmesiyle ortaya koyduğunu iddia etti. Önerinin, taraf olan Türkiye’nin de incelemesi için, “nonpaper” olarak Akıncı’ya gönderildiği kaydedildi. Gazete, söz konusu önerinin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önünde olduğunu ancak henüz bir yanıt verilmediğini iddia ettiği haberinde, Anastasiadis’in bu önerisinde, çözümden önce Türkiye’yle MEB’in belirlenmesi koşulunu getirdiği için, önerinin kabul görme ihtimalinin düşük olduğu yorumunda da bulundu.

http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/dogalgaz-konusunda-anastasiadis-ten-yeni-oneri-h122266.html (http://www.halkinsesikibris.com/guney-den-haberler/dogalgaz-konusunda-anastasiadis-ten-yeni-oneri-h122266.html)

Başlık: Fatih gemimize gözetleme uçuşları yapan TB2 Rumları rahatsız etti
Gönderen: fırtına06 - 04 Eylül 2019, 23:42:44
Güney Kıbrıs medyası, Fatih gemimiz çevresinde gözetleme uçusları yapan Bayraktar TB2 SİHA’ların, özellikle son 2 aydır BAF Havalimanı’na iniş ve kalkışları tehlikeye attığını, Rum yönetiminin bu durumu Eucontrol’e şikayet edeceğini yazdı.

(http://www.kokpit.aero//image/data/baykar/tb2%20rum%20rahatsiz1.jpg)

Larnaka Uluslararası Havalimanı'ndan sonraki ikinci büyük havalimanı olan BAF Havalimanı daha çok adanın güneyinde tatil yapan turistlere hizmet veriyor.

Doğu Akdeniz’de sondaj çalışması yapan gemilerimize; havadan “BAYRAKTAR TB-2 İHA , Deniz Karakol Uçağı ve Deniz Helikopterleri ile refakat ediyor.

http://www.kokpit.aero/fatih-gemi-tb2-bayraktar-gozetleme (http://www.kokpit.aero/fatih-gemi-tb2-bayraktar-gozetleme)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 11 Eylül 2019, 16:47:40
Rumları baş müttefik olarak tanımlayan Suudi Dışişleri Bakanı Al Assaf, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin faaliyetlerini 'yasa dışı' olarak tanımladı.

https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html (https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: BlackHawk89 - 11 Eylül 2019, 19:23:12
Rumları baş müttefik olarak tanımlayan Suudi Dışişleri Bakanı Al Assaf, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin faaliyetlerini 'yasa dışı' olarak tanımladı.

https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html (https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html)

Herkes aynı anda nasıl bize karşı olabiliyor hayret. Hem de herkes.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 11 Eylül 2019, 19:44:33
Habere temkinli yaklasmakta fayda var. O bakanin siyasi akibetini de takip etmek gerek.

Suudilerin bas muttefiki Mısır'dir. Misir gkry ortakligina atif var herhalde.

Yoksa Suudilerin rumlarla isi olmaz!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 11 Eylül 2019, 20:49:33

Yoksa Suudilerin rumlarla isi olmaz!

Niye olmuyor muş? Suudi Arabistan, gerçek anlamda bir devlet mi ki! Kendi kararlarını kendisi mi alıyor?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 11 Eylül 2019, 21:08:53

Yoksa Suudilerin rumlarla isi olmaz!

Niye olmuyor muş? Suudi Arabistan, gerçek anlamda bir devlet mi ki! Kendi kararlarını kendisi mi alıyor?

Guzel. Yani sen diyorsun ki abd sufle verdi, "şu rumlarla iliski kur da Türkiye ile aran acilsin İslam birligine nifak girsin"

Valla inanirim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: DonnieBrasco - 11 Eylül 2019, 21:34:34

Yoksa Suudilerin rumlarla isi olmaz!

Niye olmuyor muş? Suudi Arabistan, gerçek anlamda bir devlet mi ki! Kendi kararlarını kendisi mi alıyor?

Guzel. Yani sen diyorsun ki abd sufle verdi, "şu rumlarla iliski kur da Türkiye ile aran acilsin İslam birligine nifak girsin"

Valla inanirim.
Nifak girmemiş mi hala ? :D umarım bu nifak girmiş halimizdir.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 11 Eylül 2019, 22:09:57
Rumları baş müttefik olarak tanımlayan Suudi Dışişleri Bakanı Al Assaf, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin faaliyetlerini 'yasa dışı' olarak tanımladı.

https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html (https://www.ensonhaber.com/suudi-arabistandan-turkiye-karsi-rumlara-destek.html)

‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ ;)
Başlık: Suudiler de Rumlara yanaştı
Gönderen: SKYWOLF - 12 Eylül 2019, 09:05:55
Biraz daha açalım...

Suudiler de Rumlara yanaştı

(http://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d795a2c7152d82130943a83.jpg)

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından Türkiye’yi dışlamak amacıyla İsrail ve Mısır’la işbirliğine giren Kıbrıs Rum kesimine bir destek de Suudi Arabistan’dan geldi.
Suudi Arabistan tarihte ilk kez Dışişleri Bakanı İbrahim bin Abdülaziz’i Rum yönetimine gönderdi ve ayrıca daimi bir büyükelçi atadı. Bu arada aynı gün, Mısır Savunma Bakanı da Rum yönetimine gelerek askeri işbirliği görüşmelerine başladı.

İLK KEZ BÜYÜKELÇİ DE ATADI

Suudi Arabistan 1960’da kurulan Kıbrıs Rum Kesimini tanımasına rağmen bugüne kadar Ada’ya herhangi bir bakan ya da büyükelçi göndermemişti. Doğu Akdeniz’deki enerji paylamış mücadelesinde Türkiye’yle sorunları bulunan İsrail ve Mısır’la yakın işbirliği yapan Kıbrıs Rum kesimi, bu ziyaretle Suudi Arabistan’ın da desteğini almış oldu.

RUM BAKAN: TÜRKİYE’YE KARŞI DESTEK

Rum lider Nikos Anastasiadis, Yunanistan’da olması nedeniyle Suudi Dışişleri Bakanı’nı karşılayamadı. Yerine Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis evsahipliği yaptı. Rum Dışişleri Bakanı Suudi Bakan’la düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerine karşı Suudi Arabistan gibi ülkelerin desteğini arkamıza aldık” ifadesini kullandı. Suudi Bakan ise, Rumların egemenliğine tam destek verdiklerini dile getirdi. İlk kez Suudi Arabistan’dan bir bakanın Ada’ya geldiğini vurgulayan Rum Dışişleri Bakanı Hristodulidis, Riyad’ın ayrıca, Kıbrıs Rum yönetimine daimi bir büyükelçi atadığını da sözlerine ekledi.

MISIR SAVUNMA BAKANI DA ADA’DA

Bu arada Kıbrıslı Rumlarla doğu Akdeniz’i paylaşma konusunda yakın işbirliği içinde bulunan bir diğer Arap ülkesi Mısır da Rum yönetimine Savunma Bakanı’nı gönderdi. Mısır Savunma Bakanı General Muhammed Zeki, Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis’le buluştu. Askeri törenle karşılanan Mısırlı general, Rum yönetimi ile heyetler arası bir dizi görüşme yaptı. Rum Savunma Bakanı, Mısır’la doğu Akdeniz’de askeri işbirliği konuları ele aldıklarını açıkladı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/suudiler-de-rumlara-yanasti-41328553 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/suudiler-de-rumlara-yanasti-41328553)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 12 Eylül 2019, 11:13:24
Ümmet ümmet diye dolananların yüzüne çarpmak lazım bu haberi.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 12 Eylül 2019, 13:17:44
Evet bu haberin ustune hemen Esad'a yanasmaliyiz zaten. İkimizde laik(!) ulkeyiz ne de olsa. Sucu da cemaat ve davutoglu'na yiktik. Sutten cikmis ak kasigiz biz!

Barzani ile papazken k.irak'taki beton ihalelerini kim aliyordu bakmak gerek!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 12 Eylül 2019, 17:05:09
Herhangi bir arabın(esad, suud, katar, filistin vb.) peşine takılmadan tamamen Türklük ve Türkçülük fikri ile hareket etsek olmaz mı Sayın Uyvar ;D.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 12 Eylül 2019, 17:09:25
Türkçülük yapacak adam esadla barisalim diye de takla atmaz!

Cani cehenneme deyyusun! Yerle yeksan olmus ulkesinden banane?!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 12 Eylül 2019, 17:22:47
Kim esad ile barışalım diye takla atıyor onu çözemedim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 12 Eylül 2019, 17:29:31
Televizyonlara cikan emekli omzu kalabaliklari dinle hepsinin agzinda "esadla barismaliyiz".

Ha o adamlara Turkculuk de yapmiyor. Kafalarinda uydurduklari bir laiklik, beka, kurdistan kaygisiyla bu yola basvuruyorlar.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 12 Eylül 2019, 17:33:05
Sayın Uyvar bahsettiğiniz kişileri en son dinlediğimde duvara kafa atma isteği uyanmıştı bende o yüzden gerek beden sağlığım gerek ruhsal sağlığım için mümkün mertebe o kişileri dinlemekten kaçınıyorum ;D.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 12 Eylül 2019, 18:29:56
Türkçülük yapacak adam esadla barisalim diye de takla atmaz!

Esad ile barışmak, aklın gereğidir. Aklın varsa barışırsın, aklın yoksa ümmet ayağına Arapların peşinde dolanır durursunuz!

Hocam, artık şu Ümmetçilik sevdasından vazgeçseler diyorum... Sizlere hiç bir faydası yok, üstüne Ahiretinizi de kurtarmayacak! Zaten ortada ümmet diye birşey de yok. Zoraki ümmetçilik yapıyorsunuz yav... Bu da başka türlü bir inandırılmışlık hali olsa gerek!

Sahabe dedikleri adamlar; güya Peygamberi görmüş, sohbetinde bulunmuş, ahlâkıyla ahlâklanmış  olması gereken adamlardı. Gelin görün ki, Peygamberin naaşını bile ortalık yerde bıraktılar. Peygamberin naaşı üç gün ortalık yerde bekledi de ... 17 kişi hariç, Ümmetinden birisi çıkıp da demedi ki; Yahu, bırakın şimdilik kimin halife olacağı meselesini. Allah' ın Peygamberi ölmüş, şimdi sırası mı? Hele namazını kılalım, helallik verelim, naaşını defnedelim... halifelik meselesini sonra düşünürüz... -demedi. Ki bunu demeyenler arasında Ashab-ı Kiramdan da insanlar vardı. Sonuç itibariyle ümmet param parça olmuştur. Ümmetin arasına kan davası girdi. Ondan sonra ortalık yerde İslâm diye birşey de kalmadı zaten. Bugün İslâm dedikleri şey; bizatihi Muaviye dinidir.

O nedenle arkadaşım, bırakın bu işleri... hayatın gerçekleriyle yüzleşin. Ümmettendir dediğiniz adamlar, en aşağılık bir şekilde Kıbrıs Rum Kesimiyle pazarlık yapabiliyor! Bunları görün. Bi' de bunların ölmüş kralları içün üç gün yas tuttuk ya la...! Yanarım yanarım da... Al sancağın bayrak direğinden indirilmesine yanarım!   
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 12 Eylül 2019, 19:11:53
Türkçülük yapacak adam esadla barisalim diye de takla atmaz!

Cani cehenneme deyyusun! Yerle yeksan olmus ulkesinden banane?!

  Ne yapar peki Türkçülük yapacak adam? Esadla barışmayıp ne yapmayı düşünüyorsunuz ypg belasının hakkından nasıl gelmeyi düşünüyorsunuz? Esada kimse bayılmıyor ama ülkemizin çıkarı için Suriye tek parça kalmak zorunda.Bunu da Esada düşmanlık yapıp Suriyeyi bölmeye çalışmakla elde edemezsin.Şİmdiye kadar bu yanlış politikayı izledik ve boka batmış durumdayız Suriyede.Esada dolayısıyla Suriye hükümetine düşmanlık sadece ve sadece abd ye ve ypg ye hizmet eder başka da bir işe yaramaz
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 12 Eylül 2019, 20:50:34
Türkçülük yapacak adam esadla barisalim diye de takla atmaz!

Cani cehenneme deyyusun! Yerle yeksan olmus ulkesinden banane?!

  Ne yapar peki Türkçülük yapacak adam? Esadla barışmayıp ne yapmayı düşünüyorsunuz ypg belasının hakkından nasıl gelmeyi düşünüyorsunuz? Esada kimse bayılmıyor ama ülkemizin çıkarı için Suriye tek parça kalmak zorunda.Bunu da Esada düşmanlık yapıp Suriyeyi bölmeye çalışmakla elde edemezsin.Şİmdiye kadar bu yanlış politikayı izledik ve boka batmış durumdayız Suriyede.Esada dolayısıyla Suriye hükümetine düşmanlık sadece ve sadece abd ye ve ypg ye hizmet eder başka da bir işe yaramaz

Ypg belasi diye birsey yok. 5000(besbin) tir yardim yapildigini iddia edenler ya sayi saymasini bilmiyor ya da hic dayak yememis.

Sen TC devleti olarak ypg'nin hakkindan gelmek icin Esad'in destegini, moskofun iznini ariyorsan kusura bakma senin icin film bitmis, cast yazisi cikiyor.

O nedenle arkadaslar, birakin bu laiklik kisvesi altinda ateizm, Şamanizm martavallarini. Bizler İslam'in sancağını indirmeyecegiz. Hapislere dussek bile yalavar yakar olmayacagiz!

Siz adina ummetcilik deyin ben Neo İslamcilik diyorum. Ve bu projede esad ve beton laiklere yer yok!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Barbatos - 12 Eylül 2019, 21:20:26
Sayın Uyvar yazdıklarınızın bir kısmına katılırken bir kısmına ise katılmıyorum.
Sen TC devleti olarak ypg'nin hakkindan gelmek icin Esad'in destegini, moskofun iznini ariyorsan kusura bakma senin icin film bitmis, cast yazisi cikiyor.
Bu yazdıklarınıza katılıyorum ama ümmetçilik veya neo islamcılık ölü doğmuş bir fikir değil mi sırtını kolladığımız katar'ından her kulvarda sonuna kadar desteklediğimiz filistin'ine kadar hepsi rumları destekliyor, asıl acı olan ise israil zulmü altında olan filistin'in Doğu Türkistan'da çin zulmünü desteklemesi. Nerede ümmet(bir çok islam ülkesi çin'i desteklediğini bildirdi bm nezdinde) yoksa zulüm edilen Türk olunca ümmetten mi sayılmıyor.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: SKYWOLF - 12 Eylül 2019, 21:21:34

Ypg belasi diye birsey yok. 5000(besbin) tir yardim yapildigini iddia edenler ya sayi saymasini bilmiyor ya da hic dayak yememis.

Sen TC devleti olarak ypg'nin hakkindan gelmek icin Esad'in destegini, moskofun iznini ariyorsan kusura bakma senin icin film bitmis, cast yazisi cikiyor.

O nedenle arkadaslar, birakin bu laiklik kisvesi altinda ateizm, Şamanizm martavallarini. Bizler İslam'in sancağını indirmeyecegiz. Hapislere dussek bile yalavar yakar olmayacagiz!

Siz adina ummetcilik deyin ben Neo İslamcilik diyorum. Ve bu projede esad ve beton laiklere yer yok!

 :D :D :D

Seni tutan mı var neo? Gir temize ypgyi...
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 12 Eylül 2019, 21:38:58
Ne ise ben konu ile ilgili sorumu yonelteyim.

Dogu  Akdeniz'de Enerji Krizi ve hali ile MEB alanimiz konusundaki son durumu tekrarlamakta  yarar oldugu kanisindayim.Bu nedenle D.Akdeniz MEB sinirlarimiza komsu olan ulkeler ile MEB konusundaki iliskilerimiz hangi asamada once ona bakalim.

Suriye  > Rejim ile irtibatimiz olmadigi icin MEB konusunda ne dusunduklerini bilmiyoruz.
Lubnan > Lubnan hukumeti Israil ile MEB sinirlari konusunda anlasmazligi olsada .Karsi cephede yer almakta.
Israil  > Filistine destegimiz nedeniyle ,karsi cephede yer almakta.
Filistin > Acik destegimize ragmen ,karsi cephede yer almakta.
Misir  > Sisinin basa gecmesi ile TC Misir ile diyalogu kesti  , karsi cephede yer almakta.
Libya > Rejim ulke uzerinde kontrole muktedir olmadigindan MEB konusunda ne dusunduklerini bilmiyoruz.
KKTC > Ulkelerce taninmamisligi nedeni ile TC ye saglamis oldugu destek uluslar arasi arenada etkili olmuyor
GKRY > Adanin tumunun sahibi oldugunu dusunmekte,MEB sinirlarimiz cakismakta ,karsi cephede yer almakta
Yunanistan>MEB sinirlari bizim MEB sinirlari ile cakismakta ,karsi cephede yer almakta.

Goruldugu uzere dogu akdenizde hak sahibi olan ulkelerden sadece iki tanesinin MEB konusunda hangi tarafta olduklari halen belli degil. Bu resime bakarak su an icin TC nin dogu akdenizde  KKTC harici yalnizligi gorulmekte.Ulkelerindeki ic karisikliklar nedeni ile MEB konusundaki konumlari belli olmayan Suriye ve Libya halen  kararsiz.

Formumuzdaki bazi arkadaslarimizin ve mevcut iktidarin de belirtmis oldugum resimi net olarak gordukleri asikar . Ama gel gelelim geriye kalmis olan secenegi kabullenmemek icin halen her telden calmakta israr etmekteler ki, bu da dogu akdenizdeki MEB sinirlarimizi  guven altina alinmasini riske sokmaktadir.   Dogu akdeniz MEB sinirlarimizin belirlenmesi ve haklarimizin korunabilmesi icin sadece ulkemizin askeri gucu yeterli   olamayacagi  ,mutlak surrete siyasi ve diplomatik olarak da konunun sair  kiyidas ulkeri yanimiza almakle ancak gerceklesebilecegi kanisindayim.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 12 Eylül 2019, 22:28:10
O nedenle arkadaslar, birakin bu laiklik kisvesi altinda ateizm, Şamanizm martavallarini. Bizler İslam'in sancağını indirmeyecegiz. Hapislere dussek bile yalavar yakar olmayacagiz!

Türk milletinin başına hangi bela geldiyse, işte şu İslamcılık belasından gelmiştir. Kemalist devrimi iç edenlerde bunlar, Amerikan mandasını kabul edip NATO' ya girenler de bunlar, Saratoga Uçak Gemisini Kıble belleyip; karşısına geçip secde duranlar da bunlar..! Dünyanın hangi memleketinde İslamcılık varsa O memleketin başında musibet var demektir.

Kimsenin dinine imanına karışıyor değiliz. İstedikleri kadar inanıp, istedikleri kadar ibadet yapmaya serbesttirler. Ve hatta 5 vakte 5 daha ekleyip üstüne Ramazan Orucunu isterlerse 270 gün tutsunlar... Eyvallah, ne diyebiliriz ki? Fakat inancınızı getirip devlet işlerine bulaştırmayın. Bir diğer sıkıntı; inanç kalıplarınızı başka insanlara dayatmayın. Bundan daha masumane bir talep olabilir mi?

Al işte, Suriye meselesi... İslamcılık belasına on binlerce insanın kanı döküldü. Akıllara, vaktiyle Cem Karaca' nın seslendirdiği ''Namus Belası'' şarkısı geliyor, ne diyordu;

Ana, baba, bacı, gardaş dar günümde el olur,
Namus belasına gardaş döktüğümüz kan bizim!


Adam ne güzel söylemiş yav:) Aynen Atasözü gibi... Sen namus belasına git, elin memleketini tarumar et; ondan sonra Ümmet dediğin bacın, gardaşın gelsin; dar gününde Kıbrıs Rum Kesimiyle fingirdeşmeye başlasın! Ohhhh ne alâ memleket yav..!

Bir de İslamın sancağı İslamcılık, Cihatçılık, Tekfircilik falan değildir. Bir dönem için İslamın sancaktarlığını Türkler yapıyordu; Arap kardeşler bunu bile taktir etmiyorlar! Türk milleti engel olmasaydı dünya üzerinde İslam diye birşey kalmayacaktı. 13 tane haçlı seferi olmuş, şu kadar milyon Haçlı ordusu gelmiş falan... Buna rağmen Arap milletinin geri kalmışlığından Türkleri sorumlu tutuyorlar. Bizim aklımız yok, bizler nakilciyiz; din işlerine devlet işlerini karıştırırız demiyorlar da Türkler yüzünden sefil durumdayız diyorlar! Bu söylem de akıl alır şey değildir. Bu kadar da nankörlük olmaz yav..! Üstüne Cihan harbinde yaptıkları naneyi de unutmadık! İngiliz' le bir olup Osmanlı ordusuna arkadan saldırdılar. Yahu, hangi ümmetten bahsediyorlar?

Etme bulma dünya diyorum, başka da birşey demiyorum. Ürdün kralının Atatürk mozolesi önünde ağladığı günleri unutmadık. Acaba hangi dedesinin ihaneti adına pişmanlık duyuyordu?

Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 12 Eylül 2019, 22:40:55
Dur bakalim. Bir "yarin" olsun hele.

Ben yurtdisina cikinca Pakistanlilardan, Suudiler ozelinde araplardan sempati goruyorum.

Suriye konusunda en basinda o savasa karsiydim. Su anda da Esadla gorusmeye karsiyim. Doneklik, dansozluk yapanlar baskalari.

Laiklik konusuna gelince kimsenin ickisine, hayat tarzina karismam, karisamam. Ama "devlet" de bana maturidiligi, naksiligi, diyaneti dayatmayacak.

Son soz, Libya'da "natonun orada ne isi var" diye gurle, sonra da lpd ihalesini salla. Araplar bunu unutmuyorlar ve hazmedemiyorlar. En sonunda muhabbet "sen yahudi degilsin" diye bitiyor. İlginc degil mi?
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 12 Eylül 2019, 22:53:57
Bak ne güzel söyledin UYVAR kardeş... İlk önce; ''NATO' nun Libya' da ne işi var?'' dediler, ondan sonra Libya' ya ilk firkateyn gönderen oldular!

İşte bunlar hep Siyasal İslamcılık alâmetleridir. Tutarlılık yok, sözünün arkasında durmak yok, hesap kitap yapmak yok, evvela devlet çıkarını düşünmek; sonra arkanı millete yaslamak diye bir dertleri yok. Varsa yoksa İhvan, varsa yoksa Ümmet! Ne İhvanın dan bahsediyorlar, hangi ümmet yahu!

İhvan dedikleri İngiliz istihbaratına çalışanlar topluluğu; aynen bizim FETÖ gibi... İhvanı İngilizler kurdu, FETÖ' yü Amerikalılar...  Bıraksınlar şu din iman işlerini artık. Artık bir İslamcı gördüğüm zaman arkasında bir istihbarat teşkilatı arar oldum! Yığınları bundan daha güzel denetleme, kontrol etme, yönlendirme metodu olabilir mi? Atatürk boşuna tekke ve zaviyeleri kapatmadı. Keşke bir yirmi yıl daha yaşayabilseydi... Kanına girdiler. 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 13 Eylül 2019, 18:42:19
Oncelikle biz kardes degil arkadasiz.

İhvanla ummeti bir tutma. İhvan dis kaynaklidir. Ummetin kucuk bir kismini temsil eder. Ha illa Misir'dan ornek vereceksen Nur partisini ornek ver.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Hyperspace - 13 Eylül 2019, 19:36:07
Türkçülük yapacak adam esadla barisalim diye de takla atmaz!

Cani cehenneme deyyusun! Yerle yeksan olmus ulkesinden banane?!

  Ne yapar peki Türkçülük yapacak adam? Esadla barışmayıp ne yapmayı düşünüyorsunuz ypg belasının hakkından nasıl gelmeyi düşünüyorsunuz? Esada kimse bayılmıyor ama ülkemizin çıkarı için Suriye tek parça kalmak zorunda.Bunu da Esada düşmanlık yapıp Suriyeyi bölmeye çalışmakla elde edemezsin.Şİmdiye kadar bu yanlış politikayı izledik ve boka batmış durumdayız Suriyede.Esada dolayısıyla Suriye hükümetine düşmanlık sadece ve sadece abd ye ve ypg ye hizmet eder başka da bir işe yaramaz

Ypg belasi diye birsey yok. 5000(besbin) tir yardim yapildigini iddia edenler ya sayi saymasini bilmiyor ya da hic dayak yememis.

Sen TC devleti olarak ypg'nin hakkindan gelmek icin Esad'in destegini, moskofun iznini ariyorsan kusura bakma senin icin film bitmis, cast yazisi cikiyor.

O nedenle arkadaslar, birakin bu laiklik kisvesi altinda ateizm, Şamanizm martavallarini. Bizler İslam'in sancağını indirmeyecegiz. Hapislere dussek bile yalavar yakar olmayacagiz!

Siz adina ummetcilik deyin ben Neo İslamcilik diyorum. Ve bu projede esad ve beton laiklere yer yok!
   
  O zaman buyur Suriye orada ypg orada.Abd yi de Rusyayı da görmezden gel gir temizle o zaman kim tutuyor seni? Süper gücüz ya karşı çıkacak olurlarsa ikisini de tepeleriz evelallah!
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Partikül - 13 Eylül 2019, 22:35:02
Oncelikle biz kardes degil arkadasiz.

İhvanla ummeti bir tutma. İhvan dis kaynaklidir. Ummetin kucuk bir kismini temsil eder. Ha illa Misir'dan ornek vereceksen Nur partisini ornek ver.

Zaten ''kardeş değil, olsa olsa arkadaş olabiliriz'' diyeceğini öngörerek yazmıştım:) Meseleyi Adem-Havva' ya kadar götürecek olursak; Habil ile Kâbil' in kardeşliği, ancak Kâbil' in Habil' i öldürdüğü güne kadar geçerliydi.

Ümmet kavramı da aynı şekilde... bir yazıda okumuştum şöyle diyordu:

“Geçmişte kitap ehli cennete giderdi. Selçuklular çağında Müslümanlar cennete gider oldu. Osmanlı döneminde ise ehl-i sünnet Müslümanlara indirgenmişti. Laik Cumhuriyet dönemi ise Hanefi Sünni, Türk Müslümanlardan gayrısına cennette yer tanımadı! Ve AKP, yeryüzünde olduğu gibi cennet parselasyonuna da çağ atlatarak (?) ancak AKP’ye oy veren Hanefi Sünni Türk Müslümanların cennete gidebileceği algısını oluşturmayı seçti…”

devamla...

“Aslında Peygamber’e kulak verilecek olursa “‘ümmet’ yoktur. Çünkü, bakın ne diyor o: ‘Nasâra [Hristiyanlar] da yetmiş iki fırkaya ayrılmıştı. Yetmiş biri Cehenneme gitmiştir. Bir zaman sonra benim ümmetim de yetmiş üç kısma ayrılır. Bunlardan yetmiş ikisi Cehenneme gidip, yalnız bir fırkası kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve Eshâbımın gittiği yoldan gidenlerdir” (Tirmizî).

görüleceği üzere, tarih seyri içerisinde ''Ümmet'' kavramı, daraltıla daraltıla en dar anlamıyla kullanılır olmuştur. Peygambere göre bile Ümmet yok fırka vardı... Kavram O kadar daraltıldı ki, örneği Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinden ayrılacaklar için '' ümmeti bölüyorsunuz'' kavramını kullanabilmişti!

Öyle anlıyoruz ki, şu dünyada; ya herkesin kendine göre bir kardeşlik kavramı var ya da Ümmet kavramı! Ve öyle ki, Suudi Arabistan' ı kardeş görenler vakti zamanında Azerbaycan' ı kardeş görmeye biliyordu. çünkü onlar Şİİ idi...

Özetle sevgi arkadaşım, ben gönlü geniş bir insanım; Kâbillik yapmayan her Ademoğlunu kendime kardeş olarak görebiliyorum. Aynı kavramı devlet çıkarları için de kullanabilirsiniz. Şu halde Ümmettendir dediğiniz Suud krallığı Kâbillik yapmak üzere harekete geçtiğine göre, artık bizler açısından da Ümmetten sayılmayacaktır. 


 


 
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: UYVAR - 13 Eylül 2019, 22:40:42
Ummetin kim olduğunu BİZ tanimlariz. Kimin bizden olduguna ise herkes kendi karar verir. Kimin Kabil oldugunu "kardesim Esad" lafinda gorduk biz.

Yolun acik olsun.
Başlık: Almanya, Doğu Akdeniz'de Rumlara desteğini açıkladı
Gönderen: SKYWOLF - 16 Eylül 2019, 17:43:12
Almanya, Doğu Akdeniz'de Rumlara desteğini açıkladı

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, şaşırtmadı. Doğu Akdeniz'de Rumlara desteklerini belirtti.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile bir araya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, gündemdeki Doğu Akdeniz sondaj çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulundu.

RUMLARI DESTEKLEDİKLERİNİ AÇIKÇA SÖYLEDİ
Maas, Yunan mevkidaşıyla Akdeniz’in doğusunda sondaj faaliyetlerini de ele aldıklarını aktararak bu konuda AB Konseyi'nin, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden yana açık bir tutum sergilediğini bildirdi.

Almanya, Doğu Akdeniz'de Rumlara desteğini açıkladı

Anlaşmazlığın daha fazla artmasını istemediklerini belirten Maas, "Gerilimin düşmesine katkı sağlamak istiyoruz. Genel olarak Kıbrıs konusunda yeniden diyaloğa girilmesinin, önemli olacağına inanıyorum. Bu tür olaylar bunu zorlaştırıyor." ifadelerini kullandı.

https://www.ensonhaber.com/almanya-dogu-akdenizde-rumlara-destegini-tekrarladi.html (https://www.ensonhaber.com/almanya-dogu-akdenizde-rumlara-destegini-tekrarladi.html)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Eylül 2019, 11:02:13
Oruç Reis geliyor,

Türkiye’nin Oruç Reis gemisinin faaliyetleri için Meis-Kıbrıs arasındaki bölge için Navtex yayınladığı, bugünden başlayıp 20 Ekim’e kadar devam edecek sismik araştırmaların üç bin deniz millik bir alanı kapsadığı belirtildi Türkiye’nin “Bilim-2” araştırma gemisi ile “Oruç Reis” sismik araştırma gemisinin faaliyetleri için yayımladığı Navtex’ler Rum basınında yer bulurken Rum yönetiminin AB’deki daimi temsilcisi Nikos Emiliu’nun, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri konusunu Avrupa Konseyi’nin Ekim’deki toplantı gündemine ekletme talebinde bulunduğu bildirildi. Güney’de yayımlanan Fileleftheros Türkiye’nin “Bilim-2” isimli araştırma gemisinin Meis adası bölgesinde bilimsel araştırma yapacak olması nedeniyle dün sabah Navtex ilan ettiği, ancak 16-18 Eylül dönemini kapsayan oşinografik-iklimsel araştırma bölgesinin “büyük bölümünün kıta sahanlığı ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yetki kullanma ve Navtex yayımlama alanına girdiğini” iddia etti. Haberde “Bilim-2” araştırma gemisinin yaşı ve teçhizatı sebebiyle 13 Eylül itibarı ile Meis’in güneyi ve Rodos’un doğusunda bulunan bu geniş bölgede araştırma programını yürütme olanağının kısıtlı olduğu da öne sürüldü. Gazete “Bilim-2”nin hareketlerinin Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından izleniyor olması dışında Yunanistan’ın, “kendi yetki bölgesi içerisinde olmasına” karşın Türk Navtex’ini geçersiz kılacak bir karşı-Navtex yayınlamamasının dikkat çekici olduğuna vurgu yaptı. Haberde oşinografik araştırmalarda kullanılan yöntemlerin sismik araştırmalardakinden farklı olduğu ve kıta sahanlığı içerisinde yapılmadığı, “Bilim-2”nin araştırmaları için seçilen noktaların “Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki Yunan kıta sahanlığına dair taleplerine gönderme yaptığı” da iddia edildi. Aynı gazete “Türkiye Şimdi Oruç Reis’i Gönderiyor” başlıklı haberinde ise Türkiye’nin “Oruç Reis” sismik araştırma gemisinin faaliyetleri için Meis-Kıbrıs arasındaki bölge için Navtex yayınladığını, dünden başlayıp 20 Ekim’e kadar devam edecek sismik araştırmaların, Akama’nın 120 deniz mili açığına kadar yayılan 3 bin deniz millik bir alanı kapsadığını yazdı.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/oruc-reis-geliyor-h73904.html (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/oruc-reis-geliyor-h73904.html)



Başlık: Akdeniz'de Enerji Krizi.
Gönderen: カメせ - 18 Eylül 2019, 14:14:11
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/EEvGrviXYAApxX-?format=jpg&name=small)
Milli Savunma Bakanlığı, Antalya’dan demir alarak Doğu Akdeniz'deki planlı sahasına intikal eden Oruç Reis araştırma gemisine TCG ORUÇREİS
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: metin62 - 18 Eylül 2019, 22:13:07
Rumlardan Doğu Akdeniz'de yeni adım,

Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz'de yürüttüğü tek yanlı doğalgaz arama ve çıkarma faaliyetleri kapsamında Fransız ve İtalyan şirketlerine yeni bir ruhsat daha verdi.

Rum yönetimi tek başına ilan ettiği münhasır ekonomik bölgedeki 7'nci parsel için İtalyan-Fransız şirketler grubunun ruhsatlandırılmasına onay verdi.

Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis 7'nci parsel için ruhsatlandırma anlaşmasını imzaladı. Buna paralel olarak, görüşmede Fransız Total şirketinin 2, 3, 8 ve 9 numaralı parsellere girişiyle ilgili ruhsatlar da imzalandı.

Rumların hidrokarbon arama ve sondaj izni verdiği 7'inci parsel, Türkiye'nin kıta sahanlığıyla çakışıyor ayrıca ihtilaflı hidrokarbon alanlarından birini oluşturuyor. Sözkonusu parsellerde yaklaşık 6 sondaj yapmasının hedeflendiğini kaydeden Rum Bakan, 2020 yılı için de 9 sondaj yapılmasının beklendiğini söyledi.

https://www.ntv.com.tr/dunya/rumlardan-dogu-akdenizde-yeni-adim,RK_dxRI6O0qYBfECFVa6Lw (https://www.ntv.com.tr/dunya/rumlardan-dogu-akdenizde-yeni-adim,RK_dxRI6O0qYBfECFVa6Lw)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 19 Eylül 2019, 13:31:21
Sat komandoları çok iyiler. Bunları gördükçe insan istemsiz gururlanıyor. InşAllah TF-2000 Muhriplerimiz de görmek nasip olur.

https://youtu.be/qPThSaDjP88
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 19 Eylül 2019, 15:31:49
Her ülkenin Sat komandosu var bunların aynısını gidin Gürcistan donanmasında da bulursunuz. Bu elit kuvvetleri olmayan dünyada ordu yok bizimkide onlardan çok farklı değil. Sayıları az olduğundan oyun değiştirme güçleri yok. Bakın 15 temmuz hain darbe girişimide bile bir görevi yerine getiremediler polisi aşamadılar geri çekildiler yunanistan a kaçtılar dehlizde yakalandılar. İyiler ama sonuçta ordu başka bir büyüklük elli tane süper asker ile bir şey yapılamaz o kadar. Ayrıca dediğim gibi her ülkede var bunlar çünkü sayıları az parayı verince donatırsın eğitirsin ABD Almanya Rusya İsrail Türkiye bunları eğitir senin için sende o yetenek yoksa. Çok iyiler ama iyi olsa ne olur kötü olsa ne olur savaşın kaderini bunlarla çizemezsin.

Gurur duyulacak askerleri ben size söyleyim. Uzman çavuş olan profesyonel komando birliklerimiz gurur duyulacak korku saçan oyun değiştiren unsurlardır.
Bu askerleri her ülke oluşturamaz sayıları onbinlerce bunlara para yetmez kadro yetmez ve çoğu ülke ihtiyaç duyacak riskide yaşamaz bu yüzden yoklardır çoğu ülkede.
Yani bunlar. Şu askerlerin karşısına bordo bere sat filan çıkartın maymuna çevirirler elit askerleri çünkü gerçek operasyonel piyade bunlar. Yani ölüm maninesi bunlar. Piyade askeri ile özelliklede Türk piyade askeri ile karşılaşmak cehennemin kapısını aralamaktır savaşta.

Fotoya bak seni görmüşse başın belada demektir. Hissettin dimi o korkuyu iliklerinde şimdi. Daha bundan 50 bin tane daha var TSK lerinde
(https://iaahbr.tmgrup.com.tr/7eda9d/806/378/0/51/600/332?u=https://iahbr.tmgrup.com.tr/2019/01/13/komandolar-sinirda-tatbikat-yapti-1547403625844.jpg)
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 19 Eylül 2019, 15:57:32
.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: Mermi - 19 Eylül 2019, 15:58:50
Her ülkenin Sat komandosu var bunların aynısını gidin Gürcistan donanmasında da bulursunuz. Bu elit kuvvetleri olmayan dünyada ordu yok bizimkide onlardan çok farklı değil. Sayıları az olduğundan oyun değiştirme güçleri yok. Bakın 15 temmuz hain darbe girişimide bile bir görevi yerine getiremediler polisi aşamadılar geri çekildiler yunanistan a kaçtılar dehlizde yakalandılar. İyiler ama sonuçta ordu başka bir büyüklük elli tane süper asker ile bir şey yapılamaz o kadar. Ayrıca dediğim gibi her ülkede var bunlar çünkü sayıları az parayı verince donatırsın eğitirsin ABD Almanya Rusya İsrail Türkiye bunları eğitir senin için sende o yetenek yoksa. Çok iyiler ama iyi olsa ne olur kötü olsa ne olur savaşın kaderini bunlarla çizemezsin.

Gurur duyulacak askerleri ben size söyleyim. Uzman çavuş olan profesyonel komando birliklerimiz gurur duyulacak korku saçan oyun değiştiren unsurlardır.
Bu askerleri her ülke oluşturamaz sayıları onbinlerce bunlara para yetmez kadro yetmez ve çoğu ülke ihtiyaç duyacak riskide yaşamaz bu yüzden yoklardır çoğu ülkede.
Yani bunlar. Şu askerlerin karşısına bordo bere sat filan çıkartın maymuna çevirirler elit askerleri çünkü gerçek operasyonel piyade bunlar. Yani ölüm maninesi bunlar. Piyade askeri ile özelliklede Türk piyade askeri ile karşılaşmak cehennemin kapısını aralamaktır savaşta.

Fotoya bak seni görmüşse başın belada demektir. Hissettin dimi o korkuyu iliklerinde şimdi. Daha bundan 50 bin tane daha var TSK lerinde
(https://iaahbr.tmgrup.com.tr/7eda9d/806/378/0/51/600/332?u=https://iahbr.tmgrup.com.tr/2019/01/13/komandolar-sinirda-tatbikat-yapti-1547403625844.jpg)
Son yıllarda elit birliklerin önemi ciddi oranda arttı. ABD bir kaç bin askerle bakın Suriye de neler yapıyor. Tabiki de işin içine piyade girmişse topyekün bütün ordu girmiştir. Ama savaşlar eskisi gibi değil. Bir anda 100 asker kaybettiğinde iktidarlar değişiyor bunuda unutma. ABD Afganistanda şöyle bir anda 50, 100 askerini kaybetsin bakalım bak Amerikada neler oluyor. Halkı gelişmiş hiç bir ülke topyekun savaşı göze alamaz. O nedenle son zamanlarda yeni bir askeri terminoloji olan Asimetrik(gayrinizami) harp çok sık konuşur olduk. Ve elit birlikler Gayrinizami savaşık vazgeçilmezleri. Ilerde önemleri daha da artacak.
Başlık: Ynt: Akdeniz'de Enerji Krizi
Gönderen: serkan - 19 Eylül 2019, 16:09: