DefenceTURK.com

ULUSLARARASI SAVUNMA SANAYİ VE STRATEJİK DEĞERLENDİRMELER => Genel Askeri Konular Ve Stratejik Değerlendirmeler => Konuyu başlatan: SKYWOLF - 02 Aralık 2012, 11:59:09

Başlık: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 02 Aralık 2012, 11:59:09
Türkiye - ABD İlişkileri

Türkiye ABD'den THAAD ve Awacs pazarlığında

Sınıra yerleştirilecek patriotlara paralel olarak Türkiye ABD'den iki güvenlik sistemi için kıran kırana pazarlığa oturdu.

(http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh8298_2.jpg)
02.12.2012 - 08:30

Suriye krizi nedeniyle sınıra NATO'dan patriot talep eden Türkiye bu güvenlik tedbirinin yetersiz olduğıunun düşünüyor. Arayışlarına devam eden Türkiye'nin hedefi erken vurma özelliğine sahip THAAD ve Avacs erken uyarı sistemi arayışına girdi. ABD ile kıran kırana bir pazarlık yürüten Türkiye her iki uyarı sisteminden birini patriotlarla entegre hale getirip güvenlik riskini en aza indirgemeye çalışıyor.
AWACS 22 YIL ÖNCE TÜRKİYE'YE GÖNDERİLMİŞTİ

Türkiye, NATO'ya yaptığı Patriot başvurusunda, korunması gereken bölgelerin listesini bildirmiş, bu çerçevede 20 Patriot füze bataryası talep etmişti. Ancak NATO, ittifak bünyesinde yalnızca 24 adet batarya olduğu için bu talebin tamamını karşılayamayacağını bildirdi. Türkiye'nin ihtiyacını karşılamak için yeni bir plan gündeme geldi. Buna göre, en riskli alanlar öncelik sırasına göre yeniden listelenecek. Bu risk analizi gözetilerek NATO'nun 8 adet Patriot füze bataryası Türkiye'de konuşlandırılacak. 877 kilometrelik Suriye sınırının etkili bir şekilde korunması için ek önlemler de devreye girecek. 2013 yılında kendi Awacslarına (erken uyarı uçağı) sahip olması hedeflenen Türkiye, bu süreye kadar ABD'nin envanterindeki uçaklardan yararlanacak. Benzer bir koruma sistemi 2003'deki Körfez Savaşı'nda da uygulanmıştı. 10 yıl önceki entegre sistem, Awacs erken uyarı uçakları, 5 Patriot hava savunma bataryası ile kimyasal ve biyolojik savunma ekipmanından oluşuyordu. Awacslar 1990'da Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgal ettiğinde de Türkiye'ye gönderilmişti.

Fazladan Faiz Ödeyecek Kadar Zengin misiniz? En Uygun Konut Kredisi için Hemen Tıklayın
Bu Alet Devrim Niteliğinde!
THAAD PATRIOTLARDAN DAHA GELİŞMİŞ BİR FÜZE

Patriotların nereye yerleştirileceği konusunda NATO uzmanlarının incelemeleri sürerken, AK Parti yönetimi, bu kez de, "Suriye'den yönelebilecek tehditler" gerekçesiyle ABD'den THAAD (Terminal High Altitude Area Defense) istemiyle görüşmelere başladı. THAAD, Patriot'tan daha gelişkin bir füze olarak biliniyor.

Malatya Kürecik'e yerleştirilen ve "füze kalkanı" olarak bilinen radarla uyumlu çalışan ve hedefi çok önceden tespit ederek vurabilen THAAD, 90'lı yılların sonunda Scud füzelerine karşı üretildi. THAAD'larla vurulup imha edilen füzeler serpintileriyle bile hedefine zarar veremiyor.

Suriye'nin elindeki kimyasal silahların hedefi olmaktan çekinen Türkiye, hava savunmasında patriotların yetersiz kalacağını düşünüyor. Çünkü Patriotlar yüksek irtifada kullanılamıyor ve kimyasal serpintileri önlemekte yetersiz kalıyorlar.
Türkiye, bu nedenle, Patriot'ların tamamlayıcısı olarak topraklarında THAAD sisteminin mutlaka kurulmasını talep ediyor.
ABD'nin elindeyse ancak bir adet gezer THAAD sitemi var ve onu da bir süreliğine Türkiye istiyor. ABD, sistemi yine geçici bir süre için Güney Kore'nin de istediğini belirterek, konuyu düşüneceğini açıkladı.

THAAD NEDİR?

TERMİNAL Safhası Yüksek İrtifa Hava Savunması. 1987'de Scud türü kıtalararası balistik füzelere karşı tasarlandı. Uzun yıllar süren testlerin ardından 2008'de Amerikan Kara Kuvvetleri'nin envanterine girdi. Üretici firması Lockheed Martin. Bir THAAD bataryasında 24 füze, üç fırlatıcı, bir ateşleme merkezi bulunuyor. Buna Kürecik'e yerleştirilen X bandı türü radar da dahil. Herbir bataryanın toplam maliyeti 310 milyon dolar. 6.27 metre uzunluğundaki füzelerin 200 km menzili var. Füze savunma sistemi olarak, sadece 20 km menzili olan, NATO'nun Türkiye'ye konuşlandıracağı Patriotların bir üst aşaması.
Ayrıca radar avantajıyla, hedefi çok önce saptayıp harekete geçebiliyor ve 150 km'lik irtifa özelliğiyle saldırı füzesini atmosfer dışında imha edip serpinti riskini ortadan kaldırabiliyor. Suriye'nin elindeki kimyasal silahlara karşı en son üç hafta önce Körfez ülkeleri Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de ABD'den THAAD sistemi talep etmişti. Bu iki ülkenin ABD'den satın almak istediği, ancak satımı ABD Kongresi'nin onayına bağlı olan sistemin toplam maliyetinin ise 7.6 milyar dolar olduğu açıklanmıştı.
http://www.ensonhaber.com/turkiye-abdden-thaad-ve-awacs-pazarliginda-2012-12-02.html (http://www.ensonhaber.com/turkiye-abdden-thaad-ve-awacs-pazarliginda-2012-12-02.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: мคяครℓเ - 17 Mayıs 2015, 14:39:48
Türk teğmen ABD'li gaz şirketini iflastan kurtardı

(http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/c_5191.jpg)


ABD'nin ünlü askeri akademisi West Point'e giden, mezun olup Güneydoğu'da terörist kovalayan Cem Hacıoğlu, ABD'li gaz şirketinin CEO'su oldu.
(http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/v_9940.jpg)
ABD'nin ünlü West Point askeri akademisini bitirdikten sonra elinde silahı ile Bingöl'de PKK'ya karşı savaşan Cem Hacıoğlu (47), Dünya Bankası'ndan iş teklifi alınca ABD'ye gitti. Hacıoğlu şu anda hızla büyüyen bir enerji firmasının CEO'su.

TÜRKİYE'NİN TEK İSMİ OLDU
Kuleli Askeri Lisesi son sınıfında okurken ABD'nin en ünlü devlet adamları ve komutanlarını yetiştiren West Point Askeri Akademisi'nin sınavlarına giren Cem Hacıoğlu, o yıllarda ABD ile imzalanan anlaşma gereği her yıl gönderilen tek öğrenci olmaya hak kazandı. West Point'te matematik ağırlıklı ekonomi ve inşaat mühedisliği okuyan Hacıoğlu, yaz aylarında Türkiye'ye dönmek yerine Dünya Bankası'nda staj yaptı. Genç teğmen, 1992 yılında Hürriyet'in de izlediği mezuniyet töreninde Amerikalı okul arkadaşlarıyla şapkasını havaya atarak piyade teğmen olarak Türk ordusuna katıldı.

ROTAYI AMERİKA'YA ÇEVİRDİ
PKK ile mücadelenin kızıştığı 1990'lı yıllarda Bingöl'deki birliğinde dağ taş demeden terörist peşinde koşan Hacıoğlu'nun kalbinde, askerlikten çok ekonomi, girişimcilik yatıyordu. Dağlarda operasyonlara çıkarken, Dünya Bankası'ndan telefon geldi. Hacıoğlu da bu telefon üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayrılarak, rotasını tekrar Amerika'ya çevirdi.
(http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/c_7329.jpg)
MIT'DE MASTER
ABD'nin başkenti Washington'da, Dünya Bankası'nda araştırma analisti olarak işe başladı. Ancak kafasında başka planlar vardı. İş idaresi masteri (MBA) programlarından birine girebilmek için gece gündüz ders çalıştı. Ve ABD'nin en prestijli üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology'nin (MIT) Sloan School of Management programını kazandı. 1998 yılında MIT'den aldığı MBA diplomasını cebine koyan Hacıoglu'nun yeni durağı bu defa bir finans kurumu olan Merrill Lynch'in New York'taki yatırım bankacılığı departmanıydı. Buradaki 3 yıllık tecrübe, Cem'e finans dünyasının daha sıradışı ve girilmesi bir o kadar da zor olan "Hedge Fund/Private Equity" dünyasının kapılarını açtı. Sırasıyla önemli firmalarda portöy yöneticisi olarak çalıştı.

SONUNDA CEO'LUK
Ardından, Hacıoğlu'nun önüne, CEO'luk sunacak çok önemli bir fırsat çıktı. Portföy yöneticiliğini yaptığı ve sıvı doğal gaz (LNG) üretip pazarlayan "Applied LNG" isimli bir firma hatalı yönetim sonucu iflas tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Şirketin başına geçmesi teklif edildi. Cem, eşi ve 5 aylık bebekleri Efe'yi de yanına alarak Dallas'a yerleşti. Hacıoğlu 15 ay içinde çökme eşiğinde olan "Applied LNG"yi ayağa kaldırmayı başardı.

HEDEFİ EN BÜYÜK OLMAK
Cem Hacıoğlu'nun CEO koltuğuna otunmasının ardından Applied LNG'de elemanlar motive olmuş, temel faaliyet ve fonksiyonlar düzene girmiş ve borçlar yeniden yapılandırılmıştı. Hacıoğlu, genel merkezi üretim tesislerine daha yakın ve müşterilerin yoğun olduğu Los Angeles şehrine taşıdı.

300 MİLYON DOLAR
Kapasitesinin yüzde 45'ini kullanan fabrikayi yüzde 100 kapasiteye çıkardı, kapanmak üzere olan firmanın değerini 300 milyon dolara çıkardı. Ayrıca, dünyanın en büyük para fonlarından birini ikinci bir üretim tesisi açmak için şirkete yatırım yapmaya ikna etti. Hacıoğlu'nun şimdi hedefinde LNG konusunda en büyük veöncü firma olmak var.

http://m.ensonhaber.com/haber.php?id=360723 (http://m.ensonhaber.com/haber.php?id=360723)

Böyle cıkan haberleri paylaşmak ve takip etmek icin buradan devam etmek sürekli başlık acmak tan iyidir diye düşünerek acmayı uygun gördüm...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Mayıs 2015, 15:17:54
Konularlar ilgili gelişmeleri kendi başlıklarında paylaşınız!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: мคяครℓเ - 17 Mayıs 2015, 16:20:04
Konularlar ilgili gelişmeleri kendi başlıklarında paylaşınız!

Hocam haklisiniz da. Cogunun basligi yok. Herbirine yeni baslikta fuzuli konulari cogaltiyor. Genel olarak cok olmayan ve basligi olmayan haberler(Düsen Roket,Nepaldeki Helikopter vb) böyle bir baslik altinda toplanmasi daha iyi olmazmi...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 09 Ekim 2015, 08:28:11
ABD hâlâ bu silah sistemlerini Türkiye'ye vermiyor
Tolga TANIŞ /WASHINGTON08 Ekim 2015
ABD hâlâ bu silah sistemlerini Türkiye'ye vermiyor

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/98/620x350/5616a7980f25447680bd7fc1.jpg)

Türkiye ve ABD’nin başta Suriye olmak üzere bölgesel konulardaki farklı yaklaşımları, iki NATO müttefiki arasındaki savunma işbirliğine de yansıdı. Ankara’nın Washington’dan uzun süredir talep ettiği dört ayrı silah sistemi için satış izinleri tıkandı. Konu, Yüksek Seviye Savunma Grubu görüşmelerinde de ele alındı. İşte Türkiye’nin ulusal güvenlik açısından önemli gördüğü ancak bir türlü satış izni alamadığı silah sistemleri:

1) SİLAHLI İHA’LAR: Türkiye’nin ABD’den onay beklediği silah satışları arasında geçmişi en eskiye dayanananı, insansız hava araçları (İHA) alımı meselesi. Ankara, hem MQ-1 Predator hem de MQ-9 Reaper İHA’lar için eski Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy zamanında ABD yönetimine biri 2008 Aralık, diğeri 2009 Şubat ayında olmak üzere iki ayrı talep mektubu (LOR) gönderdi. Kongre’yle gayriresmi istişare için bile Nisan 2010 tarihi verildi. 2010’da önce İran’ın nükleer programı için Türkiye ve Brezilya’nın arabuluculuğa soyunup Tahran yönetimiyle bir anlaşma imzalamaları ve ardından gelen Mavi Marmara krizi ise sürecin durmasına neden oldu. Nitekim 2010 başında göreve gelen eski Büyükelçi Namık Tan’ın 2014 başına kadar süren mesaisinin bir bölümünü İHA’ların satışı konusu oluşturdu. Ancak olmadı. Satış, şimdiki Büyükelçi Serdar Kılıç’a devroldu. Ve neredeyse 7 yıldır konu hiç ilerlemedi. En son, Amerikan Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı’nın (DSCA), Obama yönetiminin geçen şubat açıkladığı İHA’ların müttefiklere satışına ilişkin yeni düzenlemeye göre Türkiye’den LOR talebi olacaktı. Ses yok.

2) GENEL MAKSAT HELİKOPTERLERİ: Ankara, genel maksat helikopteri ihtiyacı için Amerikan Sikorsky firması ile Nisan 2011’de sözleşme müzakerelerine başlama kararı aldı. Ve Türkiye’de ortak üretim şartları da içeren bir sözleşme nihayet Şubat 2014’te sonuçlandı. Buna göre Türkiye Sikorsky’den 109 helikopter satın alacak, ayrıca Türkiye’de üretilecek aynı sayıda helikopter de yurtdışına ihraç edilecekti. Her şey hazır olmasına rağmen ABD yönetiminden satış sözleşmesine onay için uzun süre yanıt gelmedi. Sikorsky’yle imzalar atıldıktan tam 18 ay sonra gönderilen cevapta ise sözleşmede birçok provizyon talebi oldu. Türk tarafı ne kadar provizyon talep edildiğini açıklamıyor. Üzerinde çalıştıklarını söyleyip bunların geri alınacağını umuyorlar. Ancak aylar sonra gelen cevapta tamamlanmış bir sözleşme üzerinde bu kadar çok değişiklik talebini şaşkınlıkla karşılıyorlar.

3) AKILLI MÜHİMMAT: Türkiye için PKK’yla mücadelenin yeniden başladığı bir dönemde en kritik konu. Kısaca PGM de denilen ve hedefe isabet oranını artırmak, sivil kayıpları önlemek için kullanılan akıllı mühimmatları Türkiye daha önce ABD’den tedarik etti ve 2010’dan beri de bu sistemler envanterinde. Nitekim, ABD yönetiminin daha önce verdiği izin kapsamında, limit dolmadığı için Boeing firmasından yapılan ‘Ortak Doğrudan Saldırı Levazımat’ (JDAM) alımları halen sürüyor. Ancak sorun, bu akıllı mühimmat ve kitlerinin üretimi 1.5-2 yılı buluyor. Ve Türkiye’nin ABD’den daha önce aldığı alım izni yakında limite ulaşacağından, Washington yönetiminin Türkiye’ye akıllı mühimmat satışı için yeni bir izin vermesi gerekiyor. O izin ise geçen seneden beri bir türlü çıkmıyor. Savunma kaynakları, tedarikte bir aksama yaşanmaması için izinde son tarihin çoktan aşıldığını söylüyorlar. Yani eğer ABD izni verip, Türkiye’nin alacağı akıllı mühimmatların üretiminin tamamlanmasını beklemeden bu malzemeleri öncesinde kendi stoğundan karşılama yoluna gitmezse, TSK, PKK’yla savaşta yoğun biçimde kullanılan bu mühimmattan bir süre yoksun kalacak.

4) FİRKATEYN VE RÖMORKOR: Türkiye, ABD’den uzun süredir ikisi yüzer halde, biri yedek parça olarak kullanılmak üzere üç Oliver Hazard Perry sınıfı fırkateyn ve bir de okyanus römorkörü edinmek istiyor. Nitekim Amerikan Donanması’nın da emekliye ayırdığı Perry sınıfı fİrkateynlerden ikisi aslında 2012 sonunda Amerikan Kongresi’nde hazırlanan bir yasa ekiyle Türkiye’ye hibe edilecekti. Ama iş Washington’daki Türkiye lobilerine takıldı. Türk savunma kaynakları, şimdi işin daha kolay olduğunu çünkü bütçe kesintileri sonrası bu sene emekliye ayrılacak Perry sınıfı fİrkateynlere Türkiye’den başka kimsenin talip olmadığını söylüyorlar. Ancak buna rağmen Türkiye’ye satış onayı verilmemesi, Türk tarafında engellerin teknik değil politik olduğu düşüncesini doğuruyor.

http://www.hurriyet.com.tr/abd-hala-vermiyor-30267905 (http://www.hurriyet.com.tr/abd-hala-vermiyor-30267905)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: мคяครℓเ - 09 Ekim 2015, 12:35:13
Müttefikimiz ya böyle müttefik varken düşmana gerek varmı...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 18 Nisan 2018, 08:54:07
Trump'tan sabaha karşı çok sert 'Türkiye tweeti'

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5ad6cba32269a2169cf1c452.jpg)

ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütü FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla hakkında 35 yıl hapis cezası istenen ABD vatandaşı papaz Andrew Craig Brunson hakkında bir tweet paylaştı.
Trump, daha önce de Türkiye'den tahliyesini istediği ABD vatandaşı din adamı Brunson'un tutukluluk halinin devamına karar verilmesi sonrası bu konuya ilişkin bir tweet attı.

Donald J. Trump

@realDonaldTrump
 Pastor Andrew Brunson, a fine gentleman and Christian leader in the United States, is on trial and being persecuted in Turkey for no reason. They call him a Spy, but I am more a Spy than he is. Hopefully he will be allowed to come home to his beautiful family where he belongs!

Trump'ın bu sabaha karşı attığı tweet'te şu ifadeler yer alıyor...

"Amerika'da iyi bir beyefendi ve Hrıstiyan lider olan Rahip Brunson yok yere Türkiye'de yargılanıyor ve zulme uğruyor. Ona casus diyorlar ben ondan daha fazla casusumdur. Umuyorum ki evine ve ait olduğu güzel ailesine dönmesine izin verilecek."

Brunson, pazartesi günü hâkim karşısına çıkmış, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti rahibin tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-sabaha-karsi-cok-sert-turkiye-tweeti-40808518 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-sabaha-karsi-cok-sert-turkiye-tweeti-40808518)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: xxx - 18 Nisan 2018, 09:51:40
Adam doğruları sölemiş  kendisinin casus olduğunu  itiraf etmiş :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tepegöz - 18 Nisan 2018, 15:11:18
Yalnız davadaki gizli tanık hikayesi biryerden tanıdık geliyor.
Almanya ya bir kıyak yapıp ajanını serbest bırakmıştı çok bağımsız mahkememiz!!!
Burada bu adamcağızıda serbest bırakır bağımsız mahkememiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BlackHawk89 - 04 Mayıs 2018, 01:49:09
Rusya koşturuyor, Çin bir yandan geliyor ama abd gelip bizim ülkeyi bölmeye, küçük ikinci Çin yapmaya çalışıyor. Ab'nin dibinde olduğumuz için, bizim aylık 200 dolara günde 12 saat izinsiz çalışan olmamızın istendiğini düşünüyorum. Malum Çin aşırı güçlendikçe ucuz üretim yerleri değiştirilmek istenecektir. Hem Abnin dibinde olmamız, hem Asya-ortadoğu bağlantımız olması, hem 3 tarafımızın stratejik deniz olup, hem nüfusumuzu fazla olup, ucuz işgücü için sürekli mülteci doldurulması, gibi sebeplere dayandırıyorum. Özellikle başkanlık sistemi ile tek kişi ne derse o olacak ve bu duruma itiraz edemeyeceğiz. Hele ki bu kadar borçlu bir devlet-özel sektör varken bütün kıymetli topraklarımızı ingiliz,amerikan,yahudi üçlüsüne vermek zorunda kaldığımızda.

Ben gerçekten abdnin bizi küçücük ülke yapmaya çalışmasını, nükleer silahımızın-uzun menzilli balistik füzemizin olmamasını istemesini buna bağlıyorum. Bu planı büyük İsrail için feda edileceklere bağlıyorum.

Yoksa niye her zaman stratejik ortak denilen abd bizim Ukraynadan roket yakıtı-motoru teknolojisi transferimizi engellesin?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 04 Mayıs 2018, 09:01:02
Keşke dediklerin doğru olsaydı ama maalesef ABD o iş için Hindistan ı seçti.
Ayrıca Türkiye o kadar ucuz iş gücü olan bir ülke değil artık. 400 dolar civarında Türkiye de asgari ücret bile. Ucuz ücret 200 dolardır dünyada 400 değil.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Mayıs 2018, 09:25:47
ABD'nin bizi küçük Çin yapmaya çalışıyor fikrine ben de katılmıyorum. Bizden daha ucuza çalıştırabilecekleri çok daha fazla insan var. Artan nüfus birilerinin sandığının aksine ülke için iyi değil. Kişi başına düşen milli gelirin daha da azalması demek. Giderlerin daha fazla artması demek. Özellikle de eğitimsiz nüfus tam bir felaket! Maalesef eğitim sistemimiz de eğitim veremiyor! Avrupa'nın nüfusu azalıyor. Ancak mesela bizi kıskandığı iddia edilen Almanya bu sene yaklaşık 136 milyar Euro cari fazla olduğunu açıkladı!

Geleceği görebilmek için geçmişe bakmak yeterli.

Kalabalık ve cahil bir toplumu günümüz iletişim silahlarıyla (medya, internet vs) istediğiniz şekilde yönlendirebilirsiniz!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Mayıs 2018, 08:40:30
ABD'den peş peşe Türkiye açıklamaları

(http://idora.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2018/05/30/son-dakika-abd-den-pes-pese-turkiye-aciklamalari-11591931.Jpeg)

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Menbiç konusunda ABD ve Türkiye arasındaki görüşmelerin devam ettiğini bildirdi.

ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Heather Wilson, Türkiye'nin S-400 füzesi almasının NATO ittifakı açısından bir sorun teşkil etmediğini ve ülkesinin de Ankara'nın Rus S-400 sistemi almasına ilişkin sorunun bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık Sözcüsü Nauert de, günlük basın toplantısında bir soru üzerine Menbiç konusunda açıklamalar yaptı. Nauert açıklamasında, "Suriye dahil olmak üzere ortak kaygılarımızın olduğu konularda (Türkiye ile) görüşmeler devam ediyor" dedi.

Nauert, geçen hafta Türkiye-ABD Çalışma Grubu'nun Ankara'da bir araya  geldiğine işaret ederek, görüşmelerin 4 Haziran'da Dışişleri Bakanı Mevlüt  Çavuşoğlu ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında Washington'da gerçekleşeceğini belirtti.

"Henüz Türk Hükümeti ile varılmış bir anlaşma yok." ifadesini kullanan  Nauert, "Suriye dahil olmak üzere ortak kaygılarımızın olduğu konularda  görüşmeler devam ediyor." dedi.

Sözcü Nauert, ayrıca tarafların Menbiç konusunda yol haritasını çıkardığını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo  ile 4 Haziran'da Washington'da görüşecek.

S-400 AÇIKLAMASI

ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Wilson, Washington merkezli Atlantik Konseyi'nin düzenlediği "ABD İttifaklarını Güçlendirme" başlıklı panelde konuştu.

(http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2018/05/30/fft16_mf11591930.Jpeg)

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini almasına ilişkin  bir soruya yanıt veren Wilson, konuyla ilgili operasyonel kaygılarının olduğunu  ve bunun Dışişleri ile Savunma bakanlıkları nezdinde Türkiye ile görüşüldüğünü ifade etti.

Wilson, şu değerlendirmede bulundu:

"Özellikle de  gelişmiş savaş uçaklarının Türkiye'de konuşlu olduğu  yer bakımından operasyonel sorunlar var. Onlar NATO ittifakı içinde ve aynı  zamanda ABD uçakları var, F-35'ler gibi. Türkiye F-35 ortağı ancak onların bu  uçakları S-400’lere yakın bir yerde tutmasını istemeyiz. Türkiye ile görüşmeler  devam ediyor ve Türkiye bu uçakları teslim almadan bu sorunun çözüleceği  konusunda umutluyum."

"ABD DE BURADA SORUNUN PARÇASI"

"Türkiye'nin S-400 alması NATO ittifakı içerisinde bir sorun teşkil  eder mi" sorusuna Wilson, şu yanıtı verdi:

"Hayır, öyle düşünmüyorum. Bu sorunları doğrudan NATO ittifakına  bağlamıyorum. Her zaman müttefiklerimizin NATO ile ortak çalışacak ve tehdit  teşkil etmeyecek ekipman almasını istiyoruz. Bu durum başka yerlerde de var.  Bazen ABD de sorunun bir parçası. Örneğin, insansız, uzaktan kumandalı hava  araçları almak isteyen bazı müttefiklerimiz var. İhracat sınırlamalarından dolayı  biz onlara satamıyoruz. Dolayısıyla onları Çin yapımı insansız hava araçları ve  istihbarat, gözlem ve keşif araçlarını almaya zorlayan bir duruma sokuyoruz. Bu  sorunlara neden oluyor."

Heather Wilson, ABD’nin bu konuda müttefiklerine yardımcı olacak bir  ortak olması ve onları ekipman taleplerini karşılayacak şekilde ihracat  sınırlamalarını ayarlaması gerektiğini kaydetti.

ABD’de İsrail’in bölgedeki askeri üstünlüğüne zarar verecek bir silah  satışı konusunda sınırlama bulunduğundan dolayı bir çok Arap ülkesi insansız hava  araçlarını Çin'den alıyor.

Türkiye de S-400 alımına, ABD'nin Patriot füzelerini vermemesini gerekçe gösteriyor.

http://www.milliyet.com.tr/abd-den-turkiye-ve-s-400-dunya-2678788/ (http://www.milliyet.com.tr/abd-den-turkiye-ve-s-400-dunya-2678788/)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 26 Temmuz 2018, 19:08:14
Bu arada papaz serbest bırakılmaz ise ağır yatırımlar gelecekmiş trump öyle diyor
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BlackHawk89 - 26 Temmuz 2018, 21:34:25
Suriyeli adama soruyorlar Türkler işsiz diye, adam banane Türkler işsizse diyor. Bu adam vatandaş yapılmış ve oy kullanmış.

Lays'in eyalet sistemi reklamları. Kafaya konulmuşuz belli ki.

Rahip konusunda taviz verilmeyip, hapiste tutulmalıydı. Kredi ambargosuda geliyor galiba. Bu arada Çin den büyük ihtimalle çok yüksek faizli kredi aldık, 3.6 milyar dolar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 26 Temmuz 2018, 21:39:20
Eğer bu tehditler cevapsız kalırsa yuh olsun derim başkada birşey demem. Hadi iptal etsin Boing'e olan uçak siparişlerini helal olsun dicem fakat fadikal bir tepki beklemiyorum. Sonucta bu hükümetin huyunu çok iyi biliyorum. Burdaki akpli arkadaşlar "incirlik ve kürecik kapatılsın , natodan çıkılsın , akşam namazını new yorkta kılalım" kafası yaşayacaklardır kesin ama onlarda içten içe ne olup ne olmayacagını iyi biliyolar. Sonucta Amerika kılıcdaroglu değilki mikrofonu alan çayda çıra oynar gibi sallasın. twitterdan iki cümle gerisi yok. hadi bekliyoruz pehlivanlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Coder - 27 Temmuz 2018, 01:09:04
Yahu amerika istediği kadar ambargo koysun. Bizim için en iyisi olur. Yarın ciddi bir problemde nelere ihtiyacımız olacakmış onları öğreniriz. Kıbrısta da aynı şey başımıza gelmişti. Aselsan kuruldu. Çıkartma gemileri vs. yaptık.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 03:31:01
Eğer bu tehditler cevapsız kalırsa yuh olsun derim başkada birşey demem. Hadi iptal etsin Boing'e olan uçak siparişlerini helal olsun dicem fakat fadikal bir tepki beklemiyorum. Sonucta bu hükümetin huyunu çok iyi biliyorum. Burdaki akpli arkadaşlar "incirlik ve kürecik kapatılsın , natodan çıkılsın , akşam namazını new yorkta kılalım" kafası yaşayacaklardır kesin ama onlarda içten içe ne olup ne olmayacagını iyi biliyolar. Sonucta Amerika kılıcdaroglu değilki mikrofonu alan çayda çıra oynar gibi sallasın. twitterdan iki cümle gerisi yok. hadi bekliyoruz pehlivanlar.

Senin siyasetten zerre anlamadığın ortada biz niye boing ile olan anlaşmayı fesh ediyoruz ? Alınan bir karar varmı ABD başkanı bunları onayladımı daha 3 mekanizmadan geçmesi gereken atış serbest alandan sıkıyorlar biz niye kendimizi ortaya atalım kardeşim birde sendeki sıkıntı sen ülke menfaati ile Parti ayrımlarını karıştırıyorsun buda senin sonun işte yazık yapacak birşey yok bu ülke 3 kuruşa kazanılmadı parayada satılmadı çok çileler çekildi varsın olsun biz yine çekeriz tıpkı atalarımız gibi sen var git yoluna
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 27 Temmuz 2018, 10:02:24
Ne diyor bu ya. Ben piyangodan çıktı sanıyordum dengesize bak.Abd başkanının senatodan geçen bir tasarıda sadece bir oy hakkının olduğunu , baskanin bu tür kararları çiğneyerek farklı bir karar alamayacagindan haberin yok gelmiş burda parasız avukatlık yapıyorsun. Adam Twitter'dan kendisi yazdı büyük yaptırımlar uygulanacak Türkiye'ye diye gelmiş  başkan onaylamadı  diyor şaka gibi ya..Zaten kim AKP'ye laf söylese siyasetten anlamıyor , kim aksi bişey yapsa fetocu vatan haini. Boş muhabbet yapma. Varsa iddialarimi çürütecek tezin konuş. Gelmiş burda vatan millet Sakarya edebiyatı yapıyorsun.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 27 Temmuz 2018, 10:29:03
Eğer bu tehditler cevapsız kalırsa yuh olsun derim başkada birşey demem. Hadi iptal etsin Boing'e olan uçak siparişlerini helal olsun dicem fakat fadikal bir tepki beklemiyorum. Sonucta bu hükümetin huyunu çok iyi biliyorum. Burdaki akpli arkadaşlar "incirlik ve kürecik kapatılsın , natodan çıkılsın , akşam namazını new yorkta kılalım" kafası yaşayacaklardır kesin ama onlarda içten içe ne olup ne olmayacagını iyi biliyolar. Sonucta Amerika kılıcdaroglu değilki mikrofonu alan çayda çıra oynar gibi sallasın. twitterdan iki cümle gerisi yok. hadi bekliyoruz pehlivanlar.

Senin siyasetten zerre anlamadığın ortada biz niye boing ile olan anlaşmayı fesh ediyoruz ? Alınan bir karar varmı ABD başkanı bunları onayladımı daha 3 mekanizmadan geçmesi gereken atış serbest alandan sıkıyorlar biz niye kendimizi ortaya atalım kardeşim birde sendeki sıkıntı sen ülke menfaati ile Parti ayrımlarını karıştırıyorsun buda senin sonun işte yazık yapacak birşey yok bu ülke 3 kuruşa kazanılmadı parayada satılmadı çok çileler çekildi varsın olsun biz yine çekeriz tıpkı atalarımız gibi sen var git yoluna

Biz boeing siparişini iptal etmemize gerek kalmayacak çünkü adamlar zaten yaptırım yapacaklar...aslinda bu cowboyların bu çıkışı papazla ilgili değil gerçekte biz bunlarla s400 ve patriot konusunda anlaşamdikki konu buraya kadar geldi
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 27 Temmuz 2018, 10:35:46
ABD dışişleri bakanı Pompeo ya gazetecilerin Trump'ın BRUNSON açıklaması sorulduğunda ''bilgim dahilinde değil'' demiş.

Ya alicingöz oynuyorlar yada Trump bakanlığı bilgilendirmeye bile gerek duymuyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Temmuz 2018, 10:57:46
Bu konuda birbirinizi kırmaya gerek yok. Şu aşamada yapabileceğimiz bir şey yok!
Söz konusu rahip şu an yargılanma aşamasında. Kendisine yöneltilen suçlamalar da hafife alınır gibi değil!
ABD vatandaşı olması, onun suçsuz olduğu anlamına gelmiyor. Somut deliller varsa bunlar mahkemede tartışılır ve ona göre bir karar verilir.
Hal böyleyken ABD yönetiminin, henüz yargı aşaması tamamlanmamış bir davada kendi vatandaşını suçsuz yere alıkoyduğumuzu öne sürerek bize yaptırım uygulama hakkı hukuken var mıdır? Bence olmamalıdır. Bunu öne sürerek bize karşı daha önce anlaşmalarla bağlanmış teslimatları yapmaması, bize karşı oldukça yüklü tazminat ödemesi anlamına gelmeli! Mantıklı düşünürsek aklıma gelenler bunlar. Aramızdaki hukukçu arkadaşlar daha iyi bilirler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: sephiroturk - 27 Temmuz 2018, 11:19:40
Allah ABD nin belasını versin ...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 27 Temmuz 2018, 11:30:33
Bu adam ajan ise neden ev hapsi veriliyor ? Dünyada ajanlıkla suçladığı kişiye ev hapsi veren başka bir ülke var mı cidden merak ediyorum. Ya ajan diyip içeri atacaksın yada değil diyip postalayacaksin. Biz ikisinide yapmiyoruz.Deniz Yücel denen herifede ajan dendi o kadar ortam gerildi ne oldu ? Serbest kaldı. Bu heriftede ortam iyice gerilip ertesi gün serbest kalacak ise bu halkın aklıyla dalga geçmektir. burda bana kızan akpli arkadaşlar şu örneği hiç unutmasin
 Almanlar Ruslar kapılarına dayanana kadar savaşı kazandık sanıp gobek atiyolardi.Cunki başlarındaki herif Hitler halkı böyle uyutuyordu...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 12:24:31
Ne diyor bu ya. Ben piyangodan çıktı sanıyordum dengesize bak.Abd başkanının senatodan geçen bir tasarıda sadece bir oy hakkının olduğunu , baskanin bu tür kararları çiğneyerek farklı bir karar alamayacagindan haberin yok gelmiş burda parasız avukatlık yapıyorsun. Adam Twitter'dan kendisi yazdı büyük yaptırımlar uygulanacak Türkiye'ye diye gelmiş  başkan onaylamadı  diyor şaka gibi ya..Zaten kim AKP'ye laf söylese siyasetten anlamıyor , kim aksi bişey yapsa fetocu vatan haini. Boş muhabbet yapma. Varsa iddialarimi çürütecek tezin konuş. Gelmiş burda vatan millet Sakarya edebiyatı yapıyorsun.

Asıl sen boş yapma temsilciler meclisinden geçtimi onu söyle bakayım sen önce ??? Senetadon geçecek Temsilciler Meclisinden geçecek başkana çıkacak biz ne dedik birde bilmişlik yapıyorsun
AKP ile ne alakası var senin beynin nerede yahu bu akp meselesi değil devlet meselesidir sen nesin kimsin neyi savunursun bilemem ama yazından neler olmasını dört gözle beklediğin ortada acınacak durumdasın

He bu arada bay çok bilmiş Başkanın bir oyu var diye saçma sapan bir tez ortaya atmışsın farklı bir karar alamaz felan diye zırvalamışsın
Başkanın veto ettiği bir teklifin yasalaşması için her iki mecliste(Seneto ve Temsilciler Meclisi)'de yeniden oylanması ve üçte iki çoğunlukla onaylanması gereklidir. Aksi taktirde yasalaşmaz kanun bunları bir öğren bir oyu varmış he şurda sahil kısmında kum var oynarsan
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 27 Temmuz 2018, 12:56:10
Trumpa güveniyor Leyla ya. ayrıca tahrik etmeye devam edersen üslubum değişecek bunuda soyluyum
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Temmuz 2018, 15:03:48
Yabgu, firtinabaskan...

Lütfen biraz sakin. Üslubunuzu düzeltiniz.

Bu herhangi bir siyasi partinin değil, devletin meselesi gerçekten. Siyasi partiler gelir geçer. Ama devlet baki kalmalıdır. Siyasi propagandaya izin vermediğimizi iyi biliyorsunuz. Açıkçası ben ne iktidar partisinden, ne de muhalefet partilerinden memnun değilim! Ülkemiz yanlış siyasi uygulamalar, günü kurtarmaya yönelik politikalar nedeniyle her zaman zor durumlara düşüyor. Bu bugün de böyle, geçmişte de böyleydi. Yapılması gereken kritik hamlelerde geç kalıyoruz. Sonra da durumu kurtarmaya çalışıyoruz. Uzun vadeli planlarımız yok. Olanlar da bize ait değilmiş gibi görünüyor.

Önümüzdeki dönemde ABD ile ilişkilerimiz, geçmişte olmadığı kadar sertleşecek gibi görünüyor. Bunun bize büyük zararları olacağı gibi, faydaları da var. Aslında ekonomik olarak dışa bağımlılığımız bu derece yüksek olmasaydı, gerçekten faydalı olurdu. Ancak ABD'nin etkisi, sadece doğrudan kendisini baskısı değil, pek çok ülkenin bize baskı uygulamasına neden olacak. Her zaman da öyle olmuştur. Yani sorunu sadece F-35 uçaklarının teslimatının ertelenmesi olarak görmeyin. Yakın gelecekte, ABD baskısıyla, ABD dışındaki pek çok ülkeden benzer davranışlar görebiliriz! Dışarıdan edinmek olduğumuz pek çok şeyde aklımıza gelmeyecek engellemelerle karşılaşabiliriz!

Ülkemizde demokrasiyle gelmiş olan mevcut yönetimi devirmek için silahlı darbe girişiminde bulunan bir terör örgütü, maalesef müttefik olarak gördüğümüz bir ülkenin gizli servisinin bir kolu! Bu çok açık ve net! Bu noktada artık liderler birbirlerinin yüzlerine gülerken ekranlarda, arka planda büyük bir soğuk savaş sürmekte!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 27 Temmuz 2018, 15:10:39
Abi ben Amerika haklı demiyorum. Lakin bunca hataya rağmen bazılarının süt dökmüş kedi olması tuhaf. bu ajan suçlu mu değil mi bizim devlet daha bunu soyleyemiyor. Suçlu ise ev hapsi nedir ? Madem amerikayla aramızı bozacak kadar büyük suç işledi cezası ev hapsi mi bunun ? Yok amerikayla aramızı düzelsin diye hapisten eve tasidilarsa direk serbest bırak sınır dışı et. Diyorsunuz ki bu hükümet değil devlet meselesi. Bende diyorum ki bu rahip serbest bırakılabilir biri ise ve birakilmiyorsa bunun cezasını doların yükselmesiyle biz halk olarak çekiyoruz. Kim yapıyor bu yanlışları petagonya hükümeti mi ? Almanya ile laf dalaşına girdiler sonra serbest bıraktılar. Madem bırakacaksın neden artislik yapıyorsun. Bana kalsa atın içeri curusun ama oda yok. Ne yapacakları bile belli değil.. bu zihniyet Alice harikalar diyarında yaşıyor zaten onlara göre ülke güllük gulistanlik.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 27 Temmuz 2018, 15:14:47
Abd perde arkasından israil-iran barışmasını da ayarlıyor. Arapların ayağa kalkmasını engellemek için tabiki. acemler de yahudiler de iyi biliyor ki Arap milliyetçiliği uyanırsa başları çok ağrır. Bu yüzden siyasal islamı yaratıp, diktatörleri devirdiler.

Bence bu ülkenin sorunu bu. Önce söz verip sonra tutmuyor. Karşılığı sert olunca da ağlıyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 16:35:40
Trumpa güveniyor Leyla ya. ayrıca tahrik etmeye devam edersen üslubum değişecek bunuda soyluyum

Öncellikle sayın yetkili sözünüz kulağımda merak etmeyin

Sana gelince dediğim gibi şu yazındanda anlaşılacağı gibi hiçbirşeyden anlamayan birisin Trump'a güveni nereden çıkardın hayal ürünü benim dediğim adamlar zarf atıyor yersen sen hemen karşılık dur bir bakalım delikanlı sakin bir rahatla yahu kararı alması gereken onaylaması gereken çok makam var o yüzden konuyu çarpıtmana hiç gerek yok devletler konulara senin gibi direk dalsa idi şu tarihi birçok ülke göremezdi neyse adamın ev hapsine çıkarılmasının sebebi sağlık sorunları önce bir niye çıkarılmış bunları araştır ha keza bu devletin planıda olabilir yemdir buda kimseyi bağlamaz devletin çeşitli enstürmanları vardır bunlar kullanılır biz bir adım attık atarsan alırsında denmiş olabilir he yok tehdit edersen bu ülkede anca yabgu gibiler korkar başkada birşey olmaz oda birşey değiştirmez yani ;)

Sayın yönetici size katılmadığın nokta ise planlama konusu devletin bir değil binlerce planı vardır bunlar işletilir hangisinin mantıklı olduğu değil o zaman hangisinin işe yaradığı önemlidir 100 yıllık projeyi türkiye uygulayabilecek durumda değildir zincirler kırıldı kim kiminle nerede nasıl anlaşır neler yapar hiç belli olmaz bakınız rusya-abd  düne kadar abye rest çeken amerika bugün anlaştık dediği gibi yaptırım uygularım çine dediği gibi senato bugün karar aldığı gibi kaldırır vs vs ayak oyunlarına ayak uydurmak gereklidir bakınız BRİCS RTE kalkınma bankasında olmak istiyoruz söylemi vs vs rabbim ülkemize ve milletimize güzel günler göstersin.

Sevgiyle.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Temmuz 2018, 17:25:12

Sayın yönetici size katılmadığın nokta ise planlama konusu devletin bir değil binlerce planı vardır bunlar işletilir hangisinin mantıklı olduğu değil o zaman hangisinin işe yaradığı önemlidir 100 yıllık projeyi türkiye uygulayabilecek durumda değildir zincirler kırıldı kim kiminle nerede nasıl anlaşır neler yapar hiç belli olmaz bakınız rusya-abd  düne kadar abye rest çeken amerika bugün anlaştık dediği gibi yaptırım uygularım çine dediği gibi senato bugün karar aldığı gibi kaldırır vs vs ayak oyunlarına ayak uydurmak gereklidir bakınız BRİCS RTE kalkınma bankasında olmak istiyoruz söylemi vs vs rabbim ülkemize ve milletimize güzel günler göstersin.

Sevgiyle.

Pek katılmıyorum buna. Yakın tarihimiz bunun pek çok örneği ile dolu. Örneğin Suriye politikası. İşin başında yanlış ata oynadık. Baktık bizim at kaybediyor. Verilen sözler de tutulmuyor. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına mecbur kaldık. Sonuç milyarlarca dolar zarar ve bakmak zorunda olduğumuz milyonlarca Suriyeli!

Benzer bir durum çözüm süreci planında da vardı. Yine yanlış hesap ve yine milyarlarca dolar zarar...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 27 Temmuz 2018, 17:47:40
Yanlış at, kazanan at dedin de aklıma geldi. rte, BRICS ülkelerine katılmak istiyoruz demiş. sakın ha, aman ha diyeyim anlayan anlar!  ;D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 18:50:50

Sayın yönetici size katılmadığın nokta ise planlama konusu devletin bir değil binlerce planı vardır bunlar işletilir hangisinin mantıklı olduğu değil o zaman hangisinin işe yaradığı önemlidir 100 yıllık projeyi türkiye uygulayabilecek durumda değildir zincirler kırıldı kim kiminle nerede nasıl anlaşır neler yapar hiç belli olmaz bakınız rusya-abd  düne kadar abye rest çeken amerika bugün anlaştık dediği gibi yaptırım uygularım çine dediği gibi senato bugün karar aldığı gibi kaldırır vs vs ayak oyunlarına ayak uydurmak gereklidir bakınız BRİCS RTE kalkınma bankasında olmak istiyoruz söylemi vs vs rabbim ülkemize ve milletimize güzel günler göstersin.

Sevgiyle.

Pek katılmıyorum buna. Yakın tarihimiz bunun pek çok örneği ile dolu. Örneğin Suriye politikası. İşin başında yanlış ata oynadık. Baktık bizim at kaybediyor. Verilen sözler de tutulmuyor. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına mecbur kaldık. Sonuç milyarlarca dolar zarar ve bakmak zorunda olduğumuz milyonlarca Suriyeli!

Benzer bir durum çözüm süreci planında da vardı. Yine yanlış hesap ve yine milyarlarca dolar zarar...

Herşeyi doğru planlamak özellikle bizim bölgemizde malasef pek mümkün olmuyor saatlik değişen olaylar oluyor buna göre rotayı döndürebilmek bile büyük meseledir dünya üzerinde Türkiyenin bir örneği daha yokki bir sürü düşman tarafından çeşitli oyunlarla karşılaşan terör vs vs buna rağmen verilen refleksler yerindedir aksi olsa bu ülke çoktan suriye ırak olmuştu. Tabiki yanlışlar olacaktır önemli olan bunları doğrultmak suriyeli konusuna gelince ben sizinle malasef aynı düşünmüyorum suriyeli bakmak ülkeye külfet getiriyor tabiki ancak bunun hem geçmiş hemde gelecek için katkıları birgün görülecektir bana göre önemli olan kısmı güçü tamamlamaktır tam manasıyla bölgesel güç olmayı başardıkdan sonra bu yardım ettiklerinizi parasız bile yönlendirebilirsiniz
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 18:53:11
Yanlış at, kazanan at dedin de aklıma geldi. rte, BRICS ülkelerine katılmak istiyoruz demiş. sakın ha, aman ha diyeyim anlayan anlar!  ;D

BRİCS'in kurduğu katılım bankası için söyledi ve kredi derecelendirme kuruluşu için ama katılım konusundada senin korktuğun kadar ABD'de bu ülkelerden aşırı korkuyor öyleki 10 yıla kalmaz içlerinden biri varki ÇİN dünya liderliğini eline alacak potonsiyele erişiyor.

Bu arada şu yukardaki Yabgu denilen arkadaşa ithafen yeni düşen bir haberi ileteyim ;

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, Trump'ın Türkiye'ye yaptırım tehdidinin askeri ilişkileri etkilemediğini, iyi ilişkiler içinde olduklarını söyledi.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 27 Temmuz 2018, 19:47:16

... suriyeli konusuna gelince ben sizinle malasef aynı düşünmüyorum suriyeli bakmak ülkeye külfet getiriyor tabiki ancak bunun hem geçmiş hemde gelecek için katkıları birgün görülecektir bana göre önemli olan kısmı güçü tamamlamaktır tam manasıyla bölgesel güç olmayı başardıkdan sonra bu yardım ettiklerinizi parasız bile yönlendirebilirsiniz

2000-2011 tarihleri arasında Türkiye-Suriye komşuluk ilişkileri, tarihin en yüksek seviyelerine ulaşmıştı. Yakınlaşma biraz daha ilerletilebilseydi; bir sonra ki aşamada ''Türkiye-Suriye Konfederasyonu'' bile kurulabilirdi -ki niyetler o yöndeydi. Yani, ortak hareket eden bağımsız devletler... Yanlış hesap veya yönlendirmeler sonucu, ortak hareket edebileceğimiz bir ülke yerine; ser-sefil, perişan edilmiş bir halk bulduk. Buradan bir başarı hikayesi çıkartılamaz. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 27 Temmuz 2018, 19:58:09

... suriyeli konusuna gelince ben sizinle malasef aynı düşünmüyorum suriyeli bakmak ülkeye külfet getiriyor tabiki ancak bunun hem geçmiş hemde gelecek için katkıları birgün görülecektir bana göre önemli olan kısmı güçü tamamlamaktır tam manasıyla bölgesel güç olmayı başardıkdan sonra bu yardım ettiklerinizi parasız bile yönlendirebilirsiniz

2000-2011 tarihleri arasında Türkiye-Suriye komşuluk ilişkileri, tarihin en yüksek seviyelerine ulaşmıştı. Yakınlaşma biraz daha ilerletilebilseydi; bir sonra ki aşamada ''Türkiye-Suriye Konfederasyonu'' bile kurulabilirdi -ki niyetler o yöndeydi. Yani, ortak hareket eden bağımsız devletler... Yanlış hesap veya yönlendirmeler sonucu, ortak hareket edebileceğimiz bir ülke yerine; ser-sefil, perişan edilmiş bir halk bulduk. Buradan bir başarı hikayesi çıkartılamaz.

Şuan için evet haklı olabilirsiniz ileride ne olur o bakılan suriliyelilerden çocuklarından yiğenlerinden neler olur bilinmez
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 27 Temmuz 2018, 22:08:16
amerika ile askeri ilişkiler iyimiş ve gelmiş burda ağzını gere gere bunu söylüyor. Kafasına çuval geçirdiler senin askerinin ağzını açamadın şimdi mi askeri ilişkileri keseceksin , biz başından beri amerika kılıcdarogluna benzemez. Öyle boş boş atıp tutamazsın diyoruz zaten. Ne bekliyordun incirliğin boşaltılabileceğini mi ? Heralde askeri bir halt yiyemeyeceksin. O paça olsa zamanında yapardın bunu..

Suriyeliler konusunda uzun vadede yararlı olacagına inanıyormuş vatandaş. Ne gibi mesela ? Bu gelenlerin kaçta kaçı okumuş ? Okuyanın seviyesi nedir ? Sen eğer mülteciler konusunda İngiltere ve Amerika gibi olacagız kafası yaşıyorsan gerçi şaşırmam sana. Suriyenin Afganistanın en serseri kopuk takımını ülkeye almışız ve uzun vadede iyi şeyler bekliyoruz. Belki çenenizi az bir kessenizde ülkedeki okuyanlar kaçmasalar bir taraflara. Sırf işe alan adam fetöcü çıktı diye iki bilgisayar mühendisi karı koca işinden edildi. Haksızlıga uğradı İspanyaya gittiler. Nefret ettirdiniz vatanlarındna insanları. Düne kadar feötü fetö diye ağladınız fetöyle alakası olmayanları vatanlarından ettiniz. Az bir susun artık ya.kendi ülkelerine küfür edenlerin Türkiyeye yararlı olacagına inanıyormuş. Yaa arkadaş. Bunlar insanın aklıyla alay ediyor ya. Gelmiş saçma sapan konuşuyor akp propagandası yapmaktan başka bir halt bildiği yok. adımıda bir daha skaın ağzına alma birader. Bu sana son uyarım. Ben bundansonra sana cevap vermicem. Sende sakın benim yorumlarıma zıplama. Sizin gibi çapsızlar yüzünden ban yemek istemiyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 27 Temmuz 2018, 22:42:10
Forum burasi arkadaşlar. Cevaplar havada uçuşacak tabi.

Şimdi biz pyd'ye pkk'ya karşiyiz ya. Neden? Niye kontrol edemiyoruz bu adamlari? Neden öso denen beceriksizlere mecbur kaldik? Bak israil, Hamas'i kurdu filistin direnişini bölüp-kirip-yozlaştirmak için. Sen de yap.

Bağdadi, herkesi kirdi geçirdi, bir tek yahudilere dokunmuyor ne hikmetse?!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 28 Temmuz 2018, 01:04:08

Sayın yönetici size katılmadığın nokta ise planlama konusu devletin bir değil binlerce planı vardır bunlar işletilir hangisinin mantıklı olduğu değil o zaman hangisinin işe yaradığı önemlidir 100 yıllık projeyi türkiye uygulayabilecek durumda değildir zincirler kırıldı kim kiminle nerede nasıl anlaşır neler yapar hiç belli olmaz bakınız rusya-abd  düne kadar abye rest çeken amerika bugün anlaştık dediği gibi yaptırım uygularım çine dediği gibi senato bugün karar aldığı gibi kaldırır vs vs ayak oyunlarına ayak uydurmak gereklidir bakınız BRİCS RTE kalkınma bankasında olmak istiyoruz söylemi vs vs rabbim ülkemize ve milletimize güzel günler göstersin.

Sevgiyle.

Pek katılmıyorum buna. Yakın tarihimiz bunun pek çok örneği ile dolu. Örneğin Suriye politikası. İşin başında yanlış ata oynadık. Baktık bizim at kaybediyor. Verilen sözler de tutulmuyor. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına mecbur kaldık. Sonuç milyarlarca dolar zarar ve bakmak zorunda olduğumuz milyonlarca Suriyeli!

Benzer bir durum çözüm süreci planında da vardı. Yine yanlış hesap ve yine milyarlarca dolar zarar...

Herşeyi doğru planlamak özellikle bizim bölgemizde malasef pek mümkün olmuyor saatlik değişen olaylar oluyor buna göre rotayı döndürebilmek bile büyük meseledir dünya üzerinde Türkiyenin bir örneği daha yokki bir sürü düşman tarafından çeşitli oyunlarla karşılaşan terör vs vs buna rağmen verilen refleksler yerindedir aksi olsa bu ülke çoktan suriye ırak olmuştu. Tabiki yanlışlar olacaktır önemli olan bunları doğrultmak suriyeli konusuna gelince ben sizinle malasef aynı düşünmüyorum suriyeli bakmak ülkeye külfet getiriyor tabiki ancak bunun hem geçmiş hemde gelecek için katkıları birgün görülecektir bana göre önemli olan kısmı güçü tamamlamaktır tam manasıyla bölgesel güç olmayı başardıkdan sonra bu yardım ettiklerinizi parasız bile yönlendirebilirsiniz

Ne yazık ki bu söylediğine de katılamıyorum. Şu vermiş olduğum iki örnek için bile, biz bu forumda en başında olacakları söylemiştik. Söylediklerimiz nedense harfi harfine gerçekleşiyor genelde. Biz bütün bu olumsuzları en başından fark edebilirken, devletin istihbarat dahil bütün olanaklarına sahip olanlar her zaman bildiklerini okuyor ve sonuç hep zarar.

Eğer bu verdiğim örnekler ve daha nice hatalar yapılmamış olsaydı, şimdi zararda değil, kasamızda kalacak olan milyarlarca dolarla, sağlam ekonomimizle , çok farklı bir konumda olacaktık!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 28 Temmuz 2018, 09:39:28
Dünyada artık ilişkiler menfatlar üzerine gerçekleşiyor . Yani eski kalıcı dostluklar , stratejik ortaklıkların devri kapandı.

Bizler de Türkiye  olarak madem bunu idrak ettiğimizi söylüyoruz o zaman yeni oluşuma göre stratejiler ve politikalar geliştirmeliyiz .  Tabi  politika ve stratejileri geliştirirken öncelikle devletin iç organlarımızın sağlıklı adil olması  ,ekonomizin ve mali durumumumuz oluşabilecek karşı politikalardan mininimum etkilenebilecek şekilde geliştirip düzenlemeliyiz . Tabii  bunu sırf dış etkenlerden korunmak amacıyle  değil öncelikle kendi halkımız için yapmalıyız. Ne zaman devlet anlayışı ve işleyişi  gelişirse o zaman rakiplerimize  veya bizlere yıllardan beri şantaj ve tehtitte bulunmakta olan ülkelerin ellerindeki bir takım kozları da kullanılmaz hale getirmiş oluruz.
Belirtmiş olduğum konuları ise ancak gerçekci bir demokrasi anlayışı ile çozülebileceği kanısındayım.
Uzun lafın kısası milletce uyanmalıyız. Hesap sorabilir olmalayız , aksi taktirde önceki iktidarlar veya şimdikiler gibi yönetildiğimiz sürece  onlar günü kurtarma yolunu , bizler de burada ABD denin , AB nin veya yarın bir başkasının şantajını tartışmaya devam ederiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ARUYGUN - 28 Temmuz 2018, 09:48:07
Çok sığ düşünüyoruz. Cahil cesareti derler ya aynen durum bu. Zaman ve mekanı değerlendiremiyoruz değişimleri görüp ayak uyduramıyoruz anlık reflekslerle hareket edip durumu kurtarıyoruz bazende olmuyor.  Benim kendi düşüncem Türk olarak kendimizi çok büyük görmemiz birde buna islamın bence yanlış yorumlanan biat felsefesi eklenince olay içinden çıkılmaz hal bir alıyor.

Şu durumu şöyle açıklayayım

Elbette milliyetçi ve dini duygularımız olacak ama milliyetçiliğin bir sınırı olduğunu anlamamız gerekli. Ülkenin içinde bir çok etnik gurup olduğunu ve hatta refah düzeyin artıkça yeni gelenlerin ve geleceklerin de bu ülkenin bir parçası olduğunu hissetirmeli ve bunu sağlamalıyız.  Saf milliyetçilik yaparsak bu sağlanamaz bir süre sonra diğer etnik grupların karşı milliyetçilik akımları ile uğraşır durursunuz.

Dinimizin akıl ve mantık, hatta ilim ve irfan dini olduğunu bilmemiz gerekli garip garip tarikat yapılarının veya  Şeh , derviş , Ermiş , gibi ne olduğu belli olmayan kendine bile bir hikmeti olmayan kişilerin peşinden gideceğine onlara biat edeceğine insanlara daha yararlı ilimin ve bilimin peşinden gitsinler bunlar ile uğraşan insanların müriti olup insanlığa yardımları dokunsun islam dininin yasakları ve yapmanı istedikleri belli ve açıktır.  Hatırladığım ( Türkçe Kur'ân mealinde ) "apaçık ayetler olarak indirdik."   der.  Bende derim ozaman o şehler dervişler Allahın sözü üstüne söz söyleme hakkını kimden ve nasıl alırlar.İnsanlarımızı kendi istekleri için hurafelere nasıl yönlendirirler bu hakkı nasıl kendilkerinde bulurlar bunlar İslam dinini nasıl yüceltirler aklım almıyor.
      İslamın bize emrettiği gibi yaşamak kişiyi bağlar ama islamın bize bir insanlık kardeşliği sunduğunu unutmamak yanlış yapan kardeşlerimizi uyarmak ve doğruyu söylemek gerekir daha sonrası için kişinin yanlışnıan devam edip etmemesi onu bağlar. Bizler görevimizi yaptıktan sonra yanlız biat ettiğimiz Allaha o kardeşlerimiz için doğru yola yönlendirmesi için dua etmemiz yeterlidir.



Lütfen arkadaşlar şunuda unutmadan ekleyeyim yabancı güçler Türkiyenin gelişmesini istemiyorlar  bizi sömürüyorlar her tarafımız düşmanlarla sarılı gibi garip bir açıklama yapmanızı anlamıyorum beynim bunu duyduğunda cidden YANIYOR. Bildiğiniz mavi ekran oluyor.  Hangi devlet bir başka devletin gelişip güçlenmesini ve kendini geçmesini ister merak ediyorum cidden bunu söyleyen devlet var mı  varsada cidden özür diliyorum bu sözlerim için.  Az akıl ya akıl lütfen yani  büyük harfle AKIL.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 28 Temmuz 2018, 12:02:32
Yahu bu ülke milletleşememiş, milletleşme niyeti de olmayan bir toplama kampı zaten. Bulgar, laz, kürd, zaza, gürcü... Allah ne verdiyse göçmüş zamanında. Hepsinin de talepleri var. İmkanlar kısıtlı. Nasıl olacak?

TC'yi bile ermeni ve rumları şutlayarak kurabildik. Bakalım kısmet.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: sephiroturk - 28 Temmuz 2018, 12:09:18
Lütfen arkadaşlar şunuda unutmadan ekleyeyim yabancı güçler Türkiyenin gelişmesini istemiyorlar  bizi sömürüyorlar her tarafımız düşmanlarla sarılı gibi garip bir açıklama yapmanızı anlamıyorum beynim bunu duyduğunda cidden YANIYOR. Bildiğiniz mavi ekran oluyor.  Hangi devlet bir başka devletin gelişip güçlenmesini ve kendini geçmesini ister merak ediyorum cidden bunu söyleyen devlet var mı  varsada cidden özür diliyorum bu sözlerim için.  Az akıl ya akıl lütfen yani  büyük harfle AKIL.
sen öyle düşünüyorsun diye akıllı biz geri zekalımıyız  ???
Hatta senin dediklerine karşı şunu idaa ediyorum : Türkiye dünyanın en fazla dış güçlerin saldırılarına maruz kalan ülkedir , şimdi istersen mavi ekran ol istersen komple yan  ;D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ARUYGUN - 28 Temmuz 2018, 13:18:38
Yine akıl diyeyim. Belki hata bendedir. Yanlış anlattım.  Sephiroturk  arkadaşım.  yazdığımdan dış güçlere maruz kalmıyoruz diye bir durum çıkarmışsın doğru anladıysam. Benim anlatmak istediğim bu tip argümanlar sunup bunun arkasına saklanmayı anlamıyorum. Anlamadığım için yanıyorum. Ben yine yanayım problem değil. Hiç bir yabancı devlet rakibi olan bir devletin güçlenmesini istemez.  gelişmek istiyorsak sömürülmek istemiyorsak bize saldıran dış güçlerden daha çok çalışmak çalışmak çalışmak zorundayız.  AKIL dediğim şeyi kullanıp daha çok çalışmak çalışmak çalışmak zorundayız. bahane üretmeye gerekyok.

Uyvar arkadaşım milletleşme niyeti 1923 ile başladı ve devam ediyor. Dediğin doğru birçok etnik grup var. Bunların sancıları halen devam ediyor devam edecek Eski Türk devletlerinde bu durumu güç ile halletmişiz osmanlı ile bir çok etnik grubu yine güç ve bazılarınıda yönetimden ufak paylar vererek halletmişiz. Şimdiki durum da ise uzlaşma kültürü ve karşılıklı konuşma kültürünü geliştiriyoruz.  Allaha inandığım kadar evrimede inanırım. Bildiğimiz hayat devam ettikçe insanlık buna ayak uyduracak ve evrilecektir.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 28 Temmuz 2018, 13:25:31
@aruygun

Ben sana benim çözümümü söyleyeyim: Ya kılıç, ya tehcir, ya da zorunlu evlilik. Bir nesilde problem solved.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ARUYGUN - 28 Temmuz 2018, 13:33:47
Herkesin görüşüne saygım var.  Umarım benim görüşüm kazanır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 28 Temmuz 2018, 14:30:06
Benim her görüşe saygim yok. Kazanan da benim görüşüm zaten.

Yönetimden ufak pay dediğiniz de bakanliktan başliyor bu arada.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 28 Temmuz 2018, 14:56:59
ABD bir din görevlisi için temsilciler meclisinde karar çıkarttırıyor, bizim Halkbank genel müdür yardımcımız ABD'de tutuklu, Türkiye'den ses soluk yok. Kapalı kapılar ardında ne türlü pazarlıklar yapılıyorsa artık bu benim hiç hoşuma gitmiyor. ABD'de başkan ayrı telden çalıyor, savunma bakanı ayrı telden çalıyor ya da bunlar bizimle resmen dalga geçiyor. Umarım sonunda bu baskıya boyun eğmek zorunda kalmayız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 29 Temmuz 2018, 04:34:44
ABD bir din görevlisi için temsilciler meclisinde karar çıkarttırıyor, bizim Halkbank genel müdür yardımcımız ABD'de tutuklu, Türkiye'den ses soluk yok. Kapalı kapılar ardında ne türlü pazarlıklar yapılıyorsa artık bu benim hiç hoşuma gitmiyor. ABD'de başkan ayrı telden çalıyor, savunma bakanı ayrı telden çalıyor ya da bunlar bizimle resmen dalga geçiyor. Umarım sonunda bu baskıya boyun eğmek zorunda kalmayız.
Neden ses çıksınki. Bu hükümet devletin bankasını işin içine katıp fırıldak çevirmeye kalktı onuda eline yüzüne bulaştırdı. Bir tarafta dünyanın karşısında durdugu bir ülkeye (iran) para aklamaya çalışan bankanın genel müdür yardımcısı , diğer tarafta ne halt yemiş olursa olsun hristiyan dünya için önemli biri olan peder. Koy bakalım hangisi daha agır basıyor. Birde o kadar vukuatlıyızki , Amerika "pederi fethullaha gülene takas için sebepsiz yere ellerinde tutuyolar" dediğinde bunu çürütecek bir delil ortaya koyamıyoruz. Adaların birinde ajanlıkla suçlanan 4-5 kişi yakalanmıştı. Bir villada harita açmışlar ülkeyi bölme hesapları yapıyolar diye yansımıştı haberlere. Ne oldu o "ajanlar" ? Serbest. Kendi halkımız içinde dahi genel görüş "mevcut sistemin istediği kişiyi fetöcü ithamıyla yerinden etme" algısı var. Halkın bunu düşünüyorken elin teksas kafalısı Amerikalısına ne anlatacaksın. Burda kaç defa yazdım. Bizim devlet aklımız yok. İsteyenin zoruna gitsin. devletler bir fikirle akılla ayakta durur. Tek kişinin düşünceleriyle değil. Tek kişinin o günki moduyla alakalıda değil. Bir aklın olmayınca , bir sistemin olmayınca yaptıgın işleri böyle eline yüzüne bulaştırırsın. Düne kadar kendi tvlerinde ekrana çıkartıp "hayırsever işadamı" algısı yarattıkları Reza Zarrab neden Amerikaya gidip teslim oldu. Ne çevirdikleri belli değil. Sonra burdan birileriniz çıkıyor ve diyorki bu devlet meselesi hükümet değil. Bu devlet meselesi şahıs değil. Amerikanın başımıza ördüğü binlerce olay var sonuna kadar katılıyorum. en başta pkk belasını beslediler besliyolar. Lakin bugünki durumda kimse mevcut hükümetin hiç suçu yok onlar süt dökmüş kedi muamelesi yapıpta insanın aklıyla oynamasın. Olmayan beyinlerinde fırtına estiriyolar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BlackHawk89 - 29 Temmuz 2018, 19:25:01
Pence'den yeni mesaj; Abd Rahip Brunson bırakılana kadar Türkiye'ye yaptırım uygulamaya hazır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: mavi1991 - 29 Temmuz 2018, 20:25:10
Ne kıymetli din adamları varmış, bu ne lan adamlar neredeyse savaş çıkaracaklar
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 29 Temmuz 2018, 20:47:33
Geçti borun pazari.

abd, bir din adami vatandaşini bile alamayacak görüntü vererek hrıstiyan dünyadaki liderliğini kaybetti.

Artik iflah olmazlar. Bundan sonrasi rampa aşağı!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 29 Temmuz 2018, 20:58:12
ABD bir din görevlisi için temsilciler meclisinde karar çıkarttırıyor, bizim Halkbank genel müdür yardımcımız ABD'de tutuklu, Türkiye'den ses soluk yok. Kapalı kapılar ardında ne türlü pazarlıklar yapılıyorsa artık bu benim hiç hoşuma gitmiyor. ABD'de başkan ayrı telden çalıyor, savunma bakanı ayrı telden çalıyor ya da bunlar bizimle resmen dalga geçiyor. Umarım sonunda bu baskıya boyun eğmek zorunda kalmayız.
Neden ses çıksınki. Bu hükümet devletin bankasını işin içine katıp fırıldak çevirmeye kalktı onuda eline yüzüne bulaştırdı. Bir tarafta dünyanın karşısında durdugu bir ülkeye (iran) para aklamaya çalışan bankanın genel müdür yardımcısı , diğer tarafta ne halt yemiş olursa olsun hristiyan dünya için önemli biri olan peder. Koy bakalım hangisi daha agır basıyor. Birde o kadar vukuatlıyızki , Amerika "pederi fethullaha gülene takas için sebepsiz yere ellerinde tutuyolar" dediğinde bunu çürütecek bir delil ortaya koyamıyoruz. Adaların birinde ajanlıkla suçlanan 4-5 kişi yakalanmıştı. Bir villada harita açmışlar ülkeyi bölme hesapları yapıyolar diye yansımıştı haberlere. Ne oldu o "ajanlar" ? Serbest. Kendi halkımız içinde dahi genel görüş "mevcut sistemin istediği kişiyi fetöcü ithamıyla yerinden etme" algısı var. Halkın bunu düşünüyorken elin teksas kafalısı Amerikalısına ne anlatacaksın. Burda kaç defa yazdım. Bizim devlet aklımız yok. İsteyenin zoruna gitsin. devletler bir fikirle akılla ayakta durur. Tek kişinin düşünceleriyle değil. Tek kişinin o günki moduyla alakalıda değil. Bir aklın olmayınca , bir sistemin olmayınca yaptıgın işleri böyle eline yüzüne bulaştırırsın. Düne kadar kendi tvlerinde ekrana çıkartıp "hayırsever işadamı" algısı yarattıkları Reza Zarrab neden Amerikaya gidip teslim oldu. Ne çevirdikleri belli değil. Sonra burdan birileriniz çıkıyor ve diyorki bu devlet meselesi hükümet değil. Bu devlet meselesi şahıs değil. Amerikanın başımıza ördüğü binlerce olay var sonuna kadar katılıyorum. en başta pkk belasını beslediler besliyolar. Lakin bugünki durumda kimse mevcut hükümetin hiç suçu yok onlar süt dökmüş kedi muamelesi yapıpta insanın aklıyla oynamasın. Olmayan beyinlerinde fırtına estiriyolar.

Sen önce abd seviciliğini bırak milli ol sonra konuş her lafın her sözünde aşağalık kompleksine bürünmüşsün bunuda ileri görüşlü ve adeletli söylüyormuşsun gibi gösterip durmayı bırak sen kimsin devletin aklını sorgulamak kim nesin bu ülke için ne yaptın bu vatan için isimsiz kaç kişi şehit oluyor haberin varmı ahlaksız herif tek kişi dediğin ismini versene bu ithamlarda bulunuyorsun asıl sen aklını başına al fırtınalar esmesin o beyin olması gereken yerde !!! İranla iş çevirmiş niye senin gibi abd uşağımı olması gerekiyordu devletin ??? bizim çıkarlarımız önemli senin veya senin vatanın abdnin değil hükümete laf çakacam diye devlete laf çakmaya devam edersen beynine mıh gibi çakarlar bilgin olsun

Not: Sayın yönetim bu adam bu yorumlarıyla aleni olarak suç işliyor lütfen buna müsahama göstermeyin. Abd ağzıyla konuşup yargılaması bitmemiş kanıtları olmayan bir olay hakkında devlet eline yüzüne bulaştırdı demek suçtur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 29 Temmuz 2018, 22:29:45
ABD bir din görevlisi için temsilciler meclisinde karar çıkarttırıyor, bizim Halkbank genel müdür yardımcımız ABD'de tutuklu, Türkiye'den ses soluk yok. Kapalı kapılar ardında ne türlü pazarlıklar yapılıyorsa artık bu benim hiç hoşuma gitmiyor. ABD'de başkan ayrı telden çalıyor, savunma bakanı ayrı telden çalıyor ya da bunlar bizimle resmen dalga geçiyor. Umarım sonunda bu baskıya boyun eğmek zorunda kalmayız.
Neden ses çıksınki. Bu hükümet devletin bankasını işin içine katıp fırıldak çevirmeye kalktı onuda eline yüzüne bulaştırdı. Bir tarafta dünyanın karşısında durdugu bir ülkeye (iran) para aklamaya çalışan bankanın genel müdür yardımcısı , diğer tarafta ne halt yemiş olursa olsun hristiyan dünya için önemli biri olan peder. Koy bakalım hangisi daha agır basıyor. Birde o kadar vukuatlıyızki , Amerika "pederi fethullaha gülene takas için sebepsiz yere ellerinde tutuyolar" dediğinde bunu çürütecek bir delil ortaya koyamıyoruz. Adaların birinde ajanlıkla suçlanan 4-5 kişi yakalanmıştı. Bir villada harita açmışlar ülkeyi bölme hesapları yapıyolar diye yansımıştı haberlere. Ne oldu o "ajanlar" ? Serbest. Kendi halkımız içinde dahi genel görüş "mevcut sistemin istediği kişiyi fetöcü ithamıyla yerinden etme" algısı var. Halkın bunu düşünüyorken elin teksas kafalısı Amerikalısına ne anlatacaksın. Burda kaç defa yazdım. Bizim devlet aklımız yok. İsteyenin zoruna gitsin. devletler bir fikirle akılla ayakta durur. Tek kişinin düşünceleriyle değil. Tek kişinin o günki moduyla alakalıda değil. Bir aklın olmayınca , bir sistemin olmayınca yaptıgın işleri böyle eline yüzüne bulaştırırsın. Düne kadar kendi tvlerinde ekrana çıkartıp "hayırsever işadamı" algısı yarattıkları Reza Zarrab neden Amerikaya gidip teslim oldu. Ne çevirdikleri belli değil. Sonra burdan birileriniz çıkıyor ve diyorki bu devlet meselesi hükümet değil. Bu devlet meselesi şahıs değil. Amerikanın başımıza ördüğü binlerce olay var sonuna kadar katılıyorum. en başta pkk belasını beslediler besliyolar. Lakin bugünki durumda kimse mevcut hükümetin hiç suçu yok onlar süt dökmüş kedi muamelesi yapıpta insanın aklıyla oynamasın. Olmayan beyinlerinde fırtına estiriyolar.

Sen önce abd seviciliğini bırak milli ol sonra konuş her lafın her sözünde aşağalık kompleksine bürünmüşsün bunuda ileri görüşlü ve adeletli söylüyormuşsun gibi gösterip durmayı bırak sen kimsin devletin aklını sorgulamak kim nesin bu ülke için ne yaptın bu vatan için isimsiz kaç kişi şehit oluyor haberin varmı ahlaksız herif tek kişi dediğin ismini versene bu ithamlarda bulunuyorsun asıl sen aklını başına al fırtınalar esmesin o beyin olması gereken yerde !!! İranla iş çevirmiş niye senin gibi abd uşağımı olması gerekiyordu devletin ??? bizim çıkarlarımız önemli senin veya senin vatanın abdnin değil hükümete laf çakacam diye devlete laf çakmaya devam edersen beynine mıh gibi çakarlar bilgin olsun

Not: Sayın yönetim bu adam bu yorumlarıyla aleni olarak suç işliyor lütfen buna müsahama göstermeyin. Abd ağzıyla konuşup yargılaması bitmemiş kanıtları olmayan bir olay hakkında devlet eline yüzüne bulaştırdı demek suçtur.
Milli olmayıda mı sizden öğrencez ? Bu ülkenin 80 milyon vatandaşındna biri isem 80 milyonda 1 olan konuşma , ifade etme hakkımı kullanırım bunu engellemeyede senin çapın yetmez. Ne yaptın vatan için diyor ? 7 ekim 2007de 13 arkadaşımı 100 metre ilerimde şehit verdim ben , arkadaşımın o halini görünce 4-5 yıl et yiyemedim . ne içindi ? sizin mantaliteniz birkaç yıl sonra açılım kafası yaşasın diye miydi ? haburdan içeri 30 teröristi davulla karşılasın diye miydi ? Sen kimsin bana vatanseverliği milliliği öğretiyorsun be adam.. Suç işliyormuşumda bak bak. Yukarda da dedim bu beyin yapısı karşı tarafa zeka olarak üstün gelemeyince direk birşeylerle suçlar. ya fetöcülük yada amerikancılık. Ben tabiki eleştircem . Bu ülkede yaşıyorsam tabiki eleştircem. Herşeye okey diyip ferman padişahındır kafası yaşamıycam. Benim çocugum bu ülkede yaşayacaksa aydınlık bir Türkiye peşinde tabiki koşcam. Bizim çıkarlarımız önemli diyor senin çıkarın falan önemli değil. Sizin çıkarlarınız hükümetin başta durması üzerine kurulu. Sizin çıkarlarınız bu ülkedeki Atatürk algısını yıkıp Tayyipci bir zihniyete bürümek.Ben hükümet nedir devlet nedir çok iyi biliyorum. Yazdıgım yazıda bana devlete karşı tek söylenmiş laf söyle ama yok algıda seçicisin nede olsa , Kaç kez burda devletçi adamım demişim. Senin gibi parti ayincisi değil. Benim ideolojim senin partici düşünce tarzının çok ötesindedir. Ayrıca duruşması bitmemiş falan filan diye saçmalamışsın. Böyle ağzı açlıktan kokan insanların yarım akıllarıyla birşeyleri savunuyor olması sizler için ne kadar üzücü bir durum. Ben tiksiniyorum sizin şu parasız avukatlıgınızdan artık.birde tehdit ederek sindirmeye çalışma. Bak ikide bir bunu yapıyorsun yapma. komik oluyor. Kaç yaşındasın sen ? suçmuşta , milli değilmişizde , amerikancıymışızda , melemenciyim onuda söyleseydin keşke çok güzel kaşarlı melemen yaparım. Bak buda bir destek sağlar sana bunuda not al.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 29 Temmuz 2018, 23:17:53
Arkadaşlar sakin olalım lütfen bu hükümet ya da parti meselesi değil milli bir mesele haline geldi. Ülkemiz üzerinde oluşturulmaya çalışılan baskı ve tehditi kavga ederek değil milletçe birlikte ve beraber olarak bertaraf edebiliriz. ABD, Türkiye'ye eskisi gibi her şeyi yaptıramayacağını, Türkiye'nin Araplarınki gibi kabile devleti değil, demokratik bir hukuk devleti olduğunu artık anlamak zorundadır. Sevsekte, sevmesekte şu anda halkın iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanının kurduğu hükümetle yönetilmekteyiz. Çevremiz bu kadar yangın yeriyken, içte ve dışta terörle mücadele ederken birbirimizle kavga etmek bize birşey kazandırmayacağı gibi  ileride çok zarar görebiliriz. Birbirimizle kavga etmek yerine çeşitli çözüm yolları üretmek ve görüş alışverişinde bulunmak daha yerinde olacaktır. Bu benim naçizane fikrim ve saygıdeğer forumdaşlarımdan ricamdır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Archangel99 - 30 Temmuz 2018, 00:22:30
Olay bir papazın ya da misyonerin alıkonulması değil. Bu adamın ajan olduğu ortaya çıktı. Twitter'da son birkaç gündür dolaşan fotoğraflar var ve bu ajan Kürtleri Hristiyanlaştırma projesinin önemli ayaklarından birisi. Bunun yanında FETÖ, DHKP-C ve PKK gibi terörist örgütlerle çok yakın ilişkileri içinde olduğu biliniyor. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında da önemli görevleri olduğu söyleniyor. Bu adam sıradan bir papaz olsa ABD bu kadar gürültü koparmaz. Bu adamın ötmesinden korkuyorlar belli ki.

Bir de ABD'deki ara seçim muhabbeti var. Trump'ın tabanı Orta Amerika'da yaşayan Redneck denilen ABD'nin en çomar, en cahil, en bağnaz kesimi. Aşırı sağcı ve aşırı milliyetçiler ve ülkeyi yönetenlerin gücünü göstermesini, sesini çıkarmasını, tehdit etmesini çok seviyorlar. Şimdi bir de seçim olunca Trump bunların gönlünü hoş etmek için böyle artistikler yapabiliyor.

Bunun yanında ABD'nin İran'ı işgal etme ve tam ambargo istemi var. Türkiye'den dahi petrol alışverişini kesmesini istemiş Trump. Erdoğan geçen hafta bunu reddettiğini ve en büyük petrol alınımı İran'dan yaptıklarını, alternatifin olmadığını söyledi. Üstüne üstelik İran, Çin ve Rusya ile yerli para birimleriyle ticarette önemli bir konu. Şimdi şöyle söyleyeyim; ABD bastığı her dolardan para kazanıyor. Buna senyoraj geliri denir. Dünya ticaretinin %90'ı ABD Dolarından yapılıyor ve bunun payının düşmesi demek, ABD'nin para kaybetmesi demek.

Olaya dar bir pencereden bakmayın anlayacağınız. Çok katmanlı bir mesele var şu an ABD ve Türkiye arasında. ABD tehditlerle bunun önüne geçme peşinde.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 30 Temmuz 2018, 08:45:33
Kürdleri hrıstiyanlaştirma derken bugüne kadar kaç kürdü hrıstiyanlaştirabilmiş acaba? Bir de kürdler bizim gözümüzde zaten "Zerdüşt" değil miydi?

15 temmuz da bana göre darbe değil tiyatroydu. Birileri kupon arsalara kondu firsattan istifade!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Temmuz 2018, 09:25:59
Yabgu için ırkçı deseniz tamam derim de, amerikancı demek hiç tanımadığınız anlamına gelir. Ha bir de hiç tanımadığınız birine bu vatan için ne yaptın ki diyerek aşağılamaya çalışmak ayrı bir fiyasko. Bu ülkede herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil! Dolayısıyla sizinle aynı düşüncede olmayan herkes vatan haini değil! Hatta sizden bile fazla vatansever olabilir, bilemezsiniz!
Bunu bilemeyenler, yakın geçmişte Fethullah CIA ajanırdır dediğimizde, bize muhterem hoca efendimize iftira atmayın diyen beyinsizlerin ta kendileridir. Düne kadar tapındıkları hocaefendilerini ölümüne savunanlar, bugün farklı düşünenleri vatan haini ilan edecek kadar beyinsizliklerine devam ediyorlar.

Bu nedenle, bu beyinsizlerle aynı duruma düşmeyin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 30 Temmuz 2018, 09:55:43
Yabgu için ırkçı deseniz tamam derim de, amerikancı demek hiç tanımadığınız anlamına gelir. Ha bir de hiç tanımadığınız birine bu vatan için ne yaptın ki diyerek aşağılamaya çalışmak ayrı bir fiyasko. Bu ülkede herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil! Dolayısıyla sizinle aynı düşüncede olmayan herkes vatan haini değil! Hatta sizden bile fazla vatansever olabilir, bilemezsiniz!
Bunu bilemeyenler, yakın geçmişte Fethullah CIA ajanırdır dediğimizde, bize muhterem hoca efendimize iftira atmayın diyen beyinsizlerin ta kendileridir. Düne kadar tapındıkları hocaefendilerini ölümüne savunanlar, bugün farklı düşünenleri vatan haini ilan edecek kadar beyinsizliklerine devam ediyorlar.

Bu nedenle, bu beyinsizlerle aynı duruma düşmeyin!

+1
Hocam aynen katılıyorum

Zaten ırkçı bir insana vatan haini demek başlı başına bir cahillik...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 30 Temmuz 2018, 12:10:30
Ne irkçisi ama? Türk irkçisi mi, kürd irkçisi mi, slav irkçisi mi?

Elin rizeli slav mafya bozuntusu ülkücü diye çikti ortaya!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 30 Temmuz 2018, 12:16:19
Ne irkçisi ama? Türk irkçisi mi, kürd irkçisi mi, slav irkçisi mi?

Elin rizeli slav mafya bozuntusu ülkücü diye çikti ortaya!
[/quote

Türk ırkcısı ..zaten Türk değilse zaten türk ırkcısı diyemiz...hocam ülkücüler de zaten ırkçı değil aslında türkçü bile değiller de...neyse
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Coder - 30 Temmuz 2018, 21:18:21
Yagbu muhalif olayım derken bir çok kere farkında olmadan gaflet ve dalalet içerisinde oluyorsun.  Bence bu kadar radikalleşme.







ABD bir din görevlisi için temsilciler meclisinde karar çıkarttırıyor, bizim Halkbank genel müdür yardımcımız ABD'de tutuklu, Türkiye'den ses soluk yok. Kapalı kapılar ardında ne türlü pazarlıklar yapılıyorsa artık bu benim hiç hoşuma gitmiyor. ABD'de başkan ayrı telden çalıyor, savunma bakanı ayrı telden çalıyor ya da bunlar bizimle resmen dalga geçiyor. Umarım sonunda bu baskıya boyun eğmek zorunda kalmayız.
Neden ses çıksınki. Bu hükümet devletin bankasını işin içine katıp fırıldak çevirmeye kalktı onuda eline yüzüne bulaştırdı. Bir tarafta dünyanın karşısında durdugu bir ülkeye (iran) para aklamaya çalışan bankanın genel müdür yardımcısı , diğer tarafta ne halt yemiş olursa olsun hristiyan dünya için önemli biri olan peder. Koy bakalım hangisi daha agır basıyor. Birde o kadar vukuatlıyızki , Amerika "pederi fethullaha gülene takas için sebepsiz yere ellerinde tutuyolar" dediğinde bunu çürütecek bir delil ortaya koyamıyoruz. Adaların birinde ajanlıkla suçlanan 4-5 kişi yakalanmıştı. Bir villada harita açmışlar ülkeyi bölme hesapları yapıyolar diye yansımıştı haberlere. Ne oldu o "ajanlar" ? Serbest. Kendi halkımız içinde dahi genel görüş "mevcut sistemin istediği kişiyi fetöcü ithamıyla yerinden etme" algısı var. Halkın bunu düşünüyorken elin teksas kafalısı Amerikalısına ne anlatacaksın. Burda kaç defa yazdım. Bizim devlet aklımız yok. İsteyenin zoruna gitsin. devletler bir fikirle akılla ayakta durur. Tek kişinin düşünceleriyle değil. Tek kişinin o günki moduyla alakalıda değil. Bir aklın olmayınca , bir sistemin olmayınca yaptıgın işleri böyle eline yüzüne bulaştırırsın. Düne kadar kendi tvlerinde ekrana çıkartıp "hayırsever işadamı" algısı yarattıkları Reza Zarrab neden Amerikaya gidip teslim oldu. Ne çevirdikleri belli değil. Sonra burdan birileriniz çıkıyor ve diyorki bu devlet meselesi hükümet değil. Bu devlet meselesi şahıs değil. Amerikanın başımıza ördüğü binlerce olay var sonuna kadar katılıyorum. en başta pkk belasını beslediler besliyolar. Lakin bugünki durumda kimse mevcut hükümetin hiç suçu yok onlar süt dökmüş kedi muamelesi yapıpta insanın aklıyla oynamasın. Olmayan beyinlerinde fırtına estiriyolar.

Sen önce abd seviciliğini bırak milli ol sonra konuş her lafın her sözünde aşağalık kompleksine bürünmüşsün bunuda ileri görüşlü ve adeletli söylüyormuşsun gibi gösterip durmayı bırak sen kimsin devletin aklını sorgulamak kim nesin bu ülke için ne yaptın bu vatan için isimsiz kaç kişi şehit oluyor haberin varmı ahlaksız herif tek kişi dediğin ismini versene bu ithamlarda bulunuyorsun asıl sen aklını başına al fırtınalar esmesin o beyin olması gereken yerde !!! İranla iş çevirmiş niye senin gibi abd uşağımı olması gerekiyordu devletin ??? bizim çıkarlarımız önemli senin veya senin vatanın abdnin değil hükümete laf çakacam diye devlete laf çakmaya devam edersen beynine mıh gibi çakarlar bilgin olsun

Not: Sayın yönetim bu adam bu yorumlarıyla aleni olarak suç işliyor lütfen buna müsahama göstermeyin. Abd ağzıyla konuşup yargılaması bitmemiş kanıtları olmayan bir olay hakkında devlet eline yüzüne bulaştırdı demek suçtur.
Milli olmayıda mı sizden öğrencez ? Bu ülkenin 80 milyon vatandaşındna biri isem 80 milyonda 1 olan konuşma , ifade etme hakkımı kullanırım bunu engellemeyede senin çapın yetmez. Ne yaptın vatan için diyor ? 7 ekim 2007de 13 arkadaşımı 100 metre ilerimde şehit verdim ben , arkadaşımın o halini görünce 4-5 yıl et yiyemedim . ne içindi ? sizin mantaliteniz birkaç yıl sonra açılım kafası yaşasın diye miydi ? haburdan içeri 30 teröristi davulla karşılasın diye miydi ? Sen kimsin bana vatanseverliği milliliği öğretiyorsun be adam.. Suç işliyormuşumda bak bak. Yukarda da dedim bu beyin yapısı karşı tarafa zeka olarak üstün gelemeyince direk birşeylerle suçlar. ya fetöcülük yada amerikancılık. Ben tabiki eleştircem . Bu ülkede yaşıyorsam tabiki eleştircem. Herşeye okey diyip ferman padişahındır kafası yaşamıycam. Benim çocugum bu ülkede yaşayacaksa aydınlık bir Türkiye peşinde tabiki koşcam. Bizim çıkarlarımız önemli diyor senin çıkarın falan önemli değil. Sizin çıkarlarınız hükümetin başta durması üzerine kurulu. Sizin çıkarlarınız bu ülkedeki Atatürk algısını yıkıp Tayyipci bir zihniyete bürümek.Ben hükümet nedir devlet nedir çok iyi biliyorum. Yazdıgım yazıda bana devlete karşı tek söylenmiş laf söyle ama yok algıda seçicisin nede olsa , Kaç kez burda devletçi adamım demişim. Senin gibi parti ayincisi değil. Benim ideolojim senin partici düşünce tarzının çok ötesindedir. Ayrıca duruşması bitmemiş falan filan diye saçmalamışsın. Böyle ağzı açlıktan kokan insanların yarım akıllarıyla birşeyleri savunuyor olması sizler için ne kadar üzücü bir durum. Ben tiksiniyorum sizin şu parasız avukatlıgınızdan artık.birde tehdit ederek sindirmeye çalışma. Bak ikide bir bunu yapıyorsun yapma. komik oluyor. Kaç yaşındasın sen ? suçmuşta , milli değilmişizde , amerikancıymışızda , melemenciyim onuda söyleseydin keşke çok güzel kaşarlı melemen yaparım. Bak buda bir destek sağlar sana bunuda not al.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Canik - 31 Temmuz 2018, 01:52:52
Kürdleri hrıstiyanlaştirma derken bugüne kadar kaç kürdü hrıstiyanlaştirabilmiş acaba? Bir de kürdler bizim gözümüzde zaten "Zerdüşt" değil miydi?

15 temmuz da bana göre darbe değil tiyatroydu. Birileri kupon arsalara kondu firsattan istifade!
15 temmuz tiyatroydu yani Gülen darbe başarısız olunca sabah bu açıklamayı yapmıştı  böyle bir algı oluşturmuştu helal olsun aşı tutmuş  vatan haini sizi kandirmayida başarmış!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 31 Temmuz 2018, 02:11:02
Bana öyle geliyor ki, bazı kavramlar son derece özensiz kullanılıyor. Örneğin ırkçılık gibi... Yaradılış itibariyle hiç bir ırkın diğer bir ırka karşı üstünlüğü yoktur. Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; benzer yaşam koşullarında büyüyüp yetiştirilen farklı ırklara mensup insanların -doğuştan gelen bazı özellikler hariç- birbirlerine karşı zeka veya yetenek bakımından üstünlükleri yoktur. Örnek vermek gerekirse; zenci kadınların beyazlara göre daha rahat doğum yapmasının nedeni; yaradılış itibariyle kalça kemiklerinin daha geniş olmasından kaynaklanmaktadır. Buna benzer özellikleri üstünlük olarak betimleyeceksek, muhakkak ki her ırkın belli konularda üstünlüğü vardır. Örneğin Çin' linin göz çekikliği üstünlük belirtisiyse; zencinin deri rengi de Çinliye göre üstünlüktür. Nitekim Afrika sıcağında pancar gibi yanacaktır:) O nedenle bu gibi şeyleri üstünlük sembolü olarak görememek lazım.

Meseleye dini açıdan yaklaşacak olursak; ayet-i kelime ''Üstünlük Takvadadır'' diyor. Mesela üstünlük çok namaz kılandadır veya çok oruç tutandadır diyor mu! Takva ise; KORUNMA, SAKINMA demektir. Peki kime karşı korunma veya sakınma? El cevap: her şeye karşı! Kendine karşı, doğaya karşı, diğer yaratılanlara karşı... Ne diyor; Yaratılanı sev, yaratandan ötürü! Kendini de koru, ayrıca diğer yaratılanları da... Çünkü bunlar yaratanın emanetidir ve her birinini rızalığı vardır. Yeri geldiğinde kendinden de razı olmalısın. Ona da nefis muhasebesi diyoruz. Yeri geldiğinde Allah razı olsun diyoruz; peki sen kendinden razı mısın? Bu nefis muhasebesini ve öz eleştiriyi her daim yapmak lazımdır. Yeri geliyor, yapmaya çalışıyor. Allah günahlarımızı affetsin.

Türkçülük, Tengricilik açısından meseleye yaklaşacak olursak; burada da ırkçılığın zerresinden söz edilemez. Bir Türkçü, bir Tengrici; bütün tabiatı sever. Çünkü canlı-cansız her nesnenin ruhu olduğuna inanır. Ağacın, taş'ın, toprağın, kaya parçasının, akan derenin, çağlayan pınarın... Bunlara kötü davranırsan, kötülük görürsün. Sana hizmet edene hizmetkar olmasın -der. Hizmet edersen hizmet görürsün. Örneğin arabanı periyodik bakıma götürmezsen yolda kalırsın; dereye pislersen, oradan su içemezsin gibi...  İçersen domuz gibi olursun. Domuz yaradılış itibariyle o pisliği tolere edebilir lakin sen edemezsin. O nedenle kim olduğunu bilmen lazım.

Bir kemalist olarak meseleye yaklaşacak olursam; Büyük Atatürk, iki lafında birinde neden Türklüğü yüceltmiştir? Örneğin, '' Hayattaki tek üstünlüğüm Türk olarak doğmaktır'' gibi... Bana göre Atatürk' ün Türklük bilincinde kesinlikle ırkçılık yoktur fakat katıksız Türkçülük vardır. Atatürk kendi milletini özünden çok sevmektedir ve milletini yüceltmek, ileriye götürmek istemektedir. Fakat bunu yaparken diğer milletlerin sırtına binmeyi asla düşünmemiştir. O da Türklüğün şanındandır.

Efenim, bendeniz de öz be öz, katıksız, saf kan, halis bir Türk evladı olarak; Türk olmaktan büyük bir şeref duymakla birlikte meseleye aynen Atamızın baktığı pencereden bakmış bulunuyorum.       
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Archangel99 - 31 Temmuz 2018, 03:07:30
Kürdleri hrıstiyanlaştirma derken bugüne kadar kaç kürdü hrıstiyanlaştirabilmiş acaba? Bir de kürdler bizim gözümüzde zaten "Zerdüşt" değil miydi?

15 temmuz da bana göre darbe değil tiyatroydu. Birileri kupon arsalara kondu firsattan istifade!

Tiyatro ise bununla ilgili argümanların neler? O kadar asker hayatlarını bilerek, isteyerek, sırf Erdoğan başkan olsun diye mi kararttı? Altan kardeşler darbeden 1 gün önce bile darbeden bahsederken, FETÖ'cüler darbe anında sosyal medyadan sevinç çığlıkları atarken, ordu içinde ismi bilinmeyen kahramanlar FETÖ'cü sözde subaylara karşı mücadele ederken, tanklar, helikopterler, uçaklar meydanlara çıkmışken bana tiyatro olabileceği ile ilgili tek bir kanıt ya da argüman söyle.

Şunu dersen ki; Erdoğan'ın ve devletin darbe olacağından haberi vardı. Buna ben de katılıyorum. Erdoğan'ın tatile çıkması, yerinin sır gibi saklanmaya çalışılması aslında darbeden haberleri olduğunun, olabileceğinin göstergesi ama tarihi konusunda kesin bir bilgileri yoktu. Darbe olacağı bile belirlenen darbe saatinden 12 saat önce MİT'e sızdırıldı. Onun için darbe saati erkene çekildi. Deşifre olduklarını farkettikleri zaman darbe saati beklenmeden işleme konuldu. Bazıları bu saatte darbe olmaz bu tiyatro diyor ama darbe normalde gece 3'ten yani çoğu kişi uyuduktan sonra başlayacaktı.

Akın Öztürk gerçekten torunlarını görmek için mi Akıncı'daydı o saatte? Adil Öksüz gerçekten arsa bakmaya gittiği için mi Akıncı'ydaydı? Bu adam asker değil, arsa bakmaya Akıncı üstüne gidiyor yani? Ortada bal gibi de bir darbe var. Ergenekon, Balyoz gibi yalanlarla kahraman subaylarımıza iftira atan, yargı ve emniyet güçleriyle hükümete opersayon yapabilecek kadar kudrete sahip olan FETÖ bal gibi darbeye kalkıştı. Zaman Gazetesi'nin darbeden 9 ay önceki reklamları, FETÖ'cü akademisyenlerin keşke bir profesör değil de albay olsaydım dediği bir yerde bu darbenin tiyatrodan ibaret olduğunu kimse bana inandıramaz.

Hükümete muhalif olmakla gerçekleri görmemek, görememek apayrı şeyler. Ahmet Altan 1 Kasım seçimlerinden sonra bu iş darbeyle biter diyor. Ekrem Dumanlı gidecek, gitmek zorunda kalacak diyor. Bunları neye güvenerek söylüyorlar? Sadece bu söylemler, bu eylemler bile bu darbenin FETÖ tezgahı olduğunun kanıtıdır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 31 Temmuz 2018, 07:19:11
@canik

Asil kandirilanlar sizlersiniz. Tek bir argümanim var. Diğerlerini yasal süreçlere sakliyorum. Derdest edilmiş hulusinin kafasina sikilsaydi darbe başariliydi! Gerisi laf kalabaliği!!!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 31 Temmuz 2018, 07:31:03
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 31 Temmuz 2018, 10:38:00


Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

İlginç. Kitap okumadan bugünlere nasıl geldiniz?

Uzun mesajlar sizi bu kadar zorluyorsa...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 31 Temmuz 2018, 10:41:59
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

Bana göre Atatürk' ten sonra ki dönem için Kemalizm' den söz edilemez. Kemalist şair Attila İlhan' ın söylediği gibi;

Yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer,
Her geçen seni bizden parça parça götürür,
Mustafa'm Mustafa Kemal'im.

-diyordu. Aynen de dediği gibi olmuştur. İnönü' yle başlayan süreç, sağ iktidarlar döneminde daha yozlaştırılmış; en son siyasal İslamcılar döneminde iş rejim değişikliğine kadar gitmiştir. Her gelen Atatürk' e ihanet etmiştir. Fakat biz onlardan değiliz. Yahu, düşünebiliyor musunuz; bir ülkenin genel kurmay başkanı; Atatürk' ü hapse düştüğüm zaman daha iyi anladım diyebiliyor (!) O paşaya demek lazım ki, sen Atatürk' ü daha evvelden anlayabilseydin durduk yere hapse girmezdin! Biz onlardan da değiliz hocam. Zaten bizim gibiler numuneliktir. O nedenle gücümüz Türk milletini yüceltmeye yetmiyor. Türk milletini asıl itibariyle kendine ihanet etmektedir. Zaten Türk' ün aklı son saniyede başına gelir. Şayet öyle olmasaydı Türk olduğumuzu nereden anlayacaktık!

---

Uyanın üzerine bu iletiyi kısa tutmaya çalıştım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 31 Temmuz 2018, 22:40:44
Yabgu için ırkçı deseniz tamam derim de, amerikancı demek hiç tanımadığınız anlamına gelir. Ha bir de hiç tanımadığınız birine bu vatan için ne yaptın ki diyerek aşağılamaya çalışmak ayrı bir fiyasko. Bu ülkede herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil! Dolayısıyla sizinle aynı düşüncede olmayan herkes vatan haini değil! Hatta sizden bile fazla vatansever olabilir, bilemezsiniz!
Bunu bilemeyenler, yakın geçmişte Fethullah CIA ajanırdır dediğimizde, bize muhterem hoca efendimize iftira atmayın diyen beyinsizlerin ta kendileridir. Düne kadar tapındıkları hocaefendilerini ölümüne savunanlar, bugün farklı düşünenleri vatan haini ilan edecek kadar beyinsizliklerine devam ediyorlar.

Bu nedenle, bu beyinsizlerle aynı duruma düşmeyin!

Beni  bahsettiğiniz kişilerin fetö olayları ilgilendirmez onun başı 1960 lar sonrasında başlar  yabgu denilen şahıs arkadaşlarını şehit düşüren  adamların ağzıyla konuşup sonrada ben nerede devlete sallamışım yok onu yapmışım vs deme şanşı yoktur..

Açın bakın Terörist liderleri rudawlarda vs nelerden bahsediyor aynı ağız aynı kelamlar yok şöyleymiş yok böyleymiş halkbank işi çevirmişler kim söyledi bunu kanıtın nerde senin hele bir sun bakalım abd savcısı henüz sunamadı belki senide telefonlarla felan arayıp söylemişlerdir evraklar eksiktiya fetöyü istemek için bu dildenmi konuşayım seninle o bağnaz partili düşüncelerini nefret tohumlarını devlet üzerinden saçamazsın bunu bil !!!

Genel olarakda herkese diyorumki mesele parti değil devlet meselesidir. Ben burda çoğu konuyu takip ediyorum bugünde tesadüf bir yazı gördüm burda çoğu zati muhterem ürettiğimiz ürünlerin motorları hakkında eziklerken İsrail Merkava tanklarını eğitim gören çocuklara büyük bir abide olarak sunuyor  ancak motoru alman mtudan alınma israilde kimse yahu bu tankın motoru alman demiyor demek istediğim noktada tam olarak burasıdır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 01 Ağustos 2018, 08:39:31
Almanya, israile artik mtu motorlarini satmayacağini açikladi.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 01 Ağustos 2018, 15:47:52
Yabgu için ırkçı deseniz tamam derim de, amerikancı demek hiç tanımadığınız anlamına gelir. Ha bir de hiç tanımadığınız birine bu vatan için ne yaptın ki diyerek aşağılamaya çalışmak ayrı bir fiyasko. Bu ülkede herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil! Dolayısıyla sizinle aynı düşüncede olmayan herkes vatan haini değil! Hatta sizden bile fazla vatansever olabilir, bilemezsiniz!
Bunu bilemeyenler, yakın geçmişte Fethullah CIA ajanırdır dediğimizde, bize muhterem hoca efendimize iftira atmayın diyen beyinsizlerin ta kendileridir. Düne kadar tapındıkları hocaefendilerini ölümüne savunanlar, bugün farklı düşünenleri vatan haini ilan edecek kadar beyinsizliklerine devam ediyorlar.

Bu nedenle, bu beyinsizlerle aynı duruma düşmeyin!

Beni  bahsettiğiniz kişilerin fetö olayları ilgilendirmez onun başı 1960 lar sonrasında başlar  yabgu denilen şahıs arkadaşlarını şehit düşüren  adamların ağzıyla konuşup sonrada ben nerede devlete sallamışım yok onu yapmışım vs deme şanşı yoktur..

Açın bakın Terörist liderleri rudawlarda vs nelerden bahsediyor aynı ağız aynı kelamlar yok şöyleymiş yok böyleymiş halkbank işi çevirmişler kim söyledi bunu kanıtın nerde senin hele bir sun bakalım abd savcısı henüz sunamadı belki senide telefonlarla felan arayıp söylemişlerdir evraklar eksiktiya fetöyü istemek için bu dildenmi konuşayım seninle o bağnaz partili düşüncelerini nefret tohumlarını devlet üzerinden saçamazsın bunu bil !!!

Genel olarakda herkese diyorumki mesele parti değil devlet meselesidir. Ben burda çoğu konuyu takip ediyorum bugünde tesadüf bir yazı gördüm burda çoğu zati muhterem ürettiğimiz ürünlerin motorları hakkında eziklerken İsrail Merkava tanklarını eğitim gören çocuklara büyük bir abide olarak sunuyor  ancak motoru alman mtudan alınma israilde kimse yahu bu tankın motoru alman demiyor demek istediğim noktada tam olarak burasıdır.

Beni de rudaw veya başka yerdeki dingillerin dedikleri ilgilendirmez. Yabgu uzun süredir forumumuzda ve onun herhangi bir terör örgütünü desteklediğini hiç sanmıyorum. Şu sizin gibi düşünmeyenleri terörist ilan etme huyundan vazgeçmeniz, devletin bekası açısından daha önemli bence!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: P4RS - 01 Ağustos 2018, 16:31:05
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

Ya demek öyle olmuş. Fetönün kim döneminde serpildiği belli, benzer oluşumlara bugün dokunulmuyor bile.  Nur tayfasının hepsi aynı diğerleri de onlardan farklı değil. Ülkenin geri kalmış cahil,yobaz ve çıkarcı kısmı destekledi sözde müslümanlar sorular çalınırken milletin kul hakkına girilirken gıkı bile çıkmadı,  pastadan pay düşer diye çoluğunu çoğunu bunların kuçaklarına attılar. Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu. 5 yıl önce hoca efendi diyeceksin diyenler suçu cumhuriyete ve kemalist(hangi dönem bu 1950 den sonra chp var mı ?) döneme bağlıyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 01 Ağustos 2018, 23:42:52
Yabgu için ırkçı deseniz tamam derim de, amerikancı demek hiç tanımadığınız anlamına gelir. Ha bir de hiç tanımadığınız birine bu vatan için ne yaptın ki diyerek aşağılamaya çalışmak ayrı bir fiyasko. Bu ülkede herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil! Dolayısıyla sizinle aynı düşüncede olmayan herkes vatan haini değil! Hatta sizden bile fazla vatansever olabilir, bilemezsiniz!
Bunu bilemeyenler, yakın geçmişte Fethullah CIA ajanırdır dediğimizde, bize muhterem hoca efendimize iftira atmayın diyen beyinsizlerin ta kendileridir. Düne kadar tapındıkları hocaefendilerini ölümüne savunanlar, bugün farklı düşünenleri vatan haini ilan edecek kadar beyinsizliklerine devam ediyorlar.

Bu nedenle, bu beyinsizlerle aynı duruma düşmeyin!

Beni  bahsettiğiniz kişilerin fetö olayları ilgilendirmez onun başı 1960 lar sonrasında başlar  yabgu denilen şahıs arkadaşlarını şehit düşüren  adamların ağzıyla konuşup sonrada ben nerede devlete sallamışım yok onu yapmışım vs deme şanşı yoktur..

Açın bakın Terörist liderleri rudawlarda vs nelerden bahsediyor aynı ağız aynı kelamlar yok şöyleymiş yok böyleymiş halkbank işi çevirmişler kim söyledi bunu kanıtın nerde senin hele bir sun bakalım abd savcısı henüz sunamadı belki senide telefonlarla felan arayıp söylemişlerdir evraklar eksiktiya fetöyü istemek için bu dildenmi konuşayım seninle o bağnaz partili düşüncelerini nefret tohumlarını devlet üzerinden saçamazsın bunu bil !!!

Genel olarakda herkese diyorumki mesele parti değil devlet meselesidir. Ben burda çoğu konuyu takip ediyorum bugünde tesadüf bir yazı gördüm burda çoğu zati muhterem ürettiğimiz ürünlerin motorları hakkında eziklerken İsrail Merkava tanklarını eğitim gören çocuklara büyük bir abide olarak sunuyor  ancak motoru alman mtudan alınma israilde kimse yahu bu tankın motoru alman demiyor demek istediğim noktada tam olarak burasıdır.

Beni de rudaw veya başka yerdeki dingillerin dedikleri ilgilendirmez. Yabgu uzun süredir forumumuzda ve onun herhangi bir terör örgütünü desteklediğini hiç sanmıyorum. Şu sizin gibi düşünmeyenleri terörist ilan etme huyundan vazgeçmeniz, devletin bekası açısından daha önemli bence!

Sayın skywolf takmışsınız sizin gibi olmayanı vatan haini demeyi bırakın biz kimiz ??? illa akplimi olmam gerekiyor ben atadan Ülkücüyüm devlet gelenekleriyle büyüdük bunu bir bilin sonra insanları sınıflandırmayı bırakın bence sıkıntı orada başlıyor ben yazdıklarına binayen konuşuyorum partisi dini dili ırkı beni ilgilendirmiyor teşekkürler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 01 Ağustos 2018, 23:45:48
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

Ya demek öyle olmuş. Fetönün kim döneminde serpildiği belli, benzer oluşumlara bugün dokunulmuyor bile.  Nur tayfasının hepsi aynı diğerleri de onlardan farklı değil. Ülkenin geri kalmış cahil,yobaz ve çıkarcı kısmı destekledi sözde müslümanlar sorular çalınırken milletin kul hakkına girilirken gıkı bile çıkmadı,  pastadan pay düşer diye çoluğunu çoğunu bunların kuçaklarına attılar. Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu. 5 yıl önce hoca efendi diyeceksin diyenler suçu cumhuriyete ve kemalist(hangi dönem bu 1950 den sonra chp var mı ?) döneme bağlıyor.

Kardeşim sadece şu kısmına birşey yazmak istedim savunma formundayız o yüzden herkes az çok anlar

" Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu."  Peki Bu Generaller TSK'da 10-15 yıldamı çıkmışlar bu rütbelere acaba ??? merak ettiğimden soruyorum
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Ağustos 2018, 09:39:25
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, "ABD ile soğuk savaştan kalma ittifak döneminin sona erdiğini ifade ederek, artık yeni bir ilişki düzeyi kurulması gerektiğini söyledi." Ağızlarından ilk defa doğru bir laf çıkmış.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 02 Ağustos 2018, 09:51:37
Arkadaşlar abd senatosu f35'ler için yaptırım kararı aldı...f 35 bizim için bitti diyebilirmiyiz?...tabii hükümet abdnin baskısına boyun eğmez ise.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 02 Ağustos 2018, 09:56:46
Hükümet e tavsiyem: çatişarak ölsünler. Çünkü esir alinmayacak!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: P4RS - 02 Ağustos 2018, 10:33:25
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

Ya demek öyle olmuş. Fetönün kim döneminde serpildiği belli, benzer oluşumlara bugün dokunulmuyor bile.  Nur tayfasının hepsi aynı diğerleri de onlardan farklı değil. Ülkenin geri kalmış cahil,yobaz ve çıkarcı kısmı destekledi sözde müslümanlar sorular çalınırken milletin kul hakkına girilirken gıkı bile çıkmadı,  pastadan pay düşer diye çoluğunu çoğunu bunların kuçaklarına attılar. Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu. 5 yıl önce hoca efendi diyeceksin diyenler suçu cumhuriyete ve kemalist(hangi dönem bu 1950 den sonra chp var mı ?) döneme bağlıyor.

Kardeşim sadece şu kısmına birşey yazmak istedim savunma formundayız o yüzden herkes az çok anlar

" Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu."  Peki Bu Generaller TSK'da 10-15 yıldamı çıkmışlar bu rütbelere acaba ??? merak ettiğimden soruyorum

Evet bu süre içerisinde çıkmışlar. Kim kaldırdı yaşta asker atmayı, kim her istediklerini verdi ?  Kendi kadroları için kaçta genaral harcadılar bu sürede, yahu genel kurmay başkanı bile istifa etti giti başka ülkede mi yaşadınız bunlar olurken.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 02 Ağustos 2018, 14:53:49
Arkadaşlar abd senatosu f35'ler için yaptırım kararı aldı...f 35 bizim için bitti diyebilirmiyiz?...tabii hükümet abdnin baskısına boyun eğmez ise.

Niye hemen bitiriyoruz ? S-400 ve F-35 i mutlaka envantere alınacak. Siyasi demeçlerde ve ülkeler arası ilişkilerde dalgalanma olur ama en sonunda nihayete erer. Geçmişte F-4 uçaklarını envantere alırken de aynı sürünceme var idi.

Bu kadar karamsar olmayın.

Alıntı
Muhammet METİN/Kokpit.aero

Türkiye'nin NATO'ya girmesiyle birlikte modernleşme çalışmalarına hız veren Hava Kuvvetleri, 1970'lerin başında envanterinde ön hatta F-104G, F-5A ve F-100C/D/F Super Sabre'lerden oluşan bir hava gücüne sahipti. Ancak özellikle hava-yer ve hava-hava görevlerinde daha çok silah taşıyabilen, geniş harekât çapına sahip yeni bir savaş uçağı ihtiyacı bulunuyordu.

Vietnam Savaşı sırasında dünyaya adını duyuran F-4 Phantom serisi uçaklar için uzun süren görüşmelerin ardından sipariş verilmesine karar verildi. 1973 yılında 'Peace Diamond - Barış Elması' olarak adlandırılan projeyle ilk 40 adetlik F-4E Phantom savaş uçağı siparişine imza atıldı. Anlaşmanın imzasının ardından Kıbrıs olayları giderek tırmanmaya başlıyordu. Kamuoyu tarafından 'Fantom' olarak adlandırılan uçaklar büyük bir merakla beklenmeye başlanmıştı.

1974'te Türk pilotları F-4E eğitimleri için ABD'ye gönderildi. Burada ilk öğretmen pilotlar yetiştirilecek ve Eskişehir'den başlayarak F-100 uçakları yerini F-4E'ye bırakacaktı. Eskişehir ile birlikte Malatya Erhaç da F-4E'lere sahip olacaktı. Milli Bütçe'den satın alınan 40 adet uçağın teslimat arifesinde 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekâtı başladı. Bunu ağustosta ikinci harekât izledi.

Harekâtın üzerine ilk iki F-4E uçağı 30 Ağustos 1974'te teslim edildi. İlk olarak 112'nci filo kuruldu. 5 Şubat 1975'e kadar 22 uçağın teslimatı tamamlandı. Ancak Phantom'ların gelişleri, Kıbrıs Barış Harekâtı ardından alınan ambargoya takıldı. Kalan uçaklar ancak 1978'de envantere girebildi. Eskişehir'de 112. Filo'yu Malatya'da 171, daha sonrasında Eskişehir 111. Filo ve 1978'de de 172. Filo izledi.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 02 Ağustos 2018, 17:07:59
Alıntı yapılan: firtinabaskan

Sayın skywolf takmışsınız sizin gibi olmayanı vatan haini demeyi bırakın biz kimiz ??? illa akplimi olmam gerekiyor ben atadan Ülkücüyüm devlet  ekleriyle büyüdük bunu bir bilin sonra insanları sınıflandırmayı bırakın bence sıkıntı orada başlıyor ben yazdıklarına binayen konuşuyorum partisi dini dili ırkı beni ilgilendirmiyor teşekkürler.
Ben kimseyi ayırmıyorum farkındaysan. Sen ayırıyorsun. Ülkücü veya akpli (ne demekse), ya da başka bir şey olmanız, size, sizin gibi düşünmeyenleri terörist ilan etme hakkı tanımaz.

Darbe girişiminde bulunan generallerin çoğu son 15 yıl içerisinde orduya girmediler, doğrudur. Ancak "ne istediler de vermedik" diyen, gerçekten de hem fetöyü, hem de diğer dış bağlantılı cemaatlere her istediklerini verdi. Devletin bekasını düşünen subaylara kumpas kurulurken "ben bu davanın savcısıyım" diyenler, bu darbe girişiminin araştırılması için mecliste komisyon kurulmasına ve tüm şaibelerin ortadan kaldırılmasına izin vermedikçe, bu konuda soru işaretleri oldukça,  bu konuda genelden farklı düşünüp "tiyatro" diyenler her zaman olacaktır. Devletin selameti için bu konu derinlemesine araştırılmalı ve hiç bir gizem kalmamalıdır.

Konumuza dönersek, bu seferki durum geçmiştekilere oranla daha farklı gibi.. Doğrudan ülkemizin demokratik yapısına bir saldırı var, kaynayan bir ortadoğu var ayakta kalan bir kaç ülkeden biriyiz. Bu gerilim ambargo tehditleri ile başladı, yaptırımlara doğru ilerliyor, bunun devamında bizi zor günler bekliyor.

Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi...
Bu gerilimin sonu bir sıcak çatışmaya kadar gidebilir mi?
Yoksa keçilerden biri gidecek mi?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 02 Ağustos 2018, 18:46:06
Arkadaşlar abd senatosu f35'ler için yaptırım kararı aldı...f 35 bizim için bitti diyebilirmiyiz?...tabii hükümet abdnin baskısına boyun eğmez ise.

Niye hemen bitiriyoruz ? S-400 ve F-35 i mutlaka envantere alınacak. Siyasi demeçlerde ve ülkeler arası ilişkilerde dalgalanma olur ama en sonunda nihayete erer. Geçmişte F-4 uçaklarını envantere alırken de aynı sürünceme var idi.

Bu kadar karamsar olmayın.

Alıntı
Muhammet METİN/Kokpit.aero

Türkiye'nin NATO'ya girmesiyle birlikte modernleşme çalışmalarına hız veren Hava Kuvvetleri, 1970'lerin başında envanterinde ön hatta F-104G, F-5A ve F-100C/D/F Super Sabre'lerden oluşan bir hava gücüne sahipti. Ancak özellikle hava-yer ve hava-hava görevlerinde daha çok silah taşıyabilen, geniş harekât çapına sahip yeni bir savaş uçağı ihtiyacı bulunuyordu.

Vietnam Savaşı sırasında dünyaya adını duyuran F-4 Phantom serisi uçaklar için uzun süren görüşmelerin ardından sipariş verilmesine karar verildi. 1973 yılında 'Peace Diamond - Barış Elması' olarak adlandırılan projeyle ilk 40 adetlik F-4E Phantom savaş uçağı siparişine imza atıldı. Anlaşmanın imzasının ardından Kıbrıs olayları giderek tırmanmaya başlıyordu. Kamuoyu tarafından 'Fantom' olarak adlandırılan uçaklar büyük bir merakla beklenmeye başlanmıştı.

1974'te Türk pilotları F-4E eğitimleri için ABD'ye gönderildi. Burada ilk öğretmen pilotlar yetiştirilecek ve Eskişehir'den başlayarak F-100 uçakları yerini F-4E'ye bırakacaktı. Eskişehir ile birlikte Malatya Erhaç da F-4E'lere sahip olacaktı. Milli Bütçe'den satın alınan 40 adet uçağın teslimat arifesinde 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekâtı başladı. Bunu ağustosta ikinci harekât izledi.

Harekâtın üzerine ilk iki F-4E uçağı 30 Ağustos 1974'te teslim edildi. İlk olarak 112'nci filo kuruldu. 5 Şubat 1975'e kadar 22 uçağın teslimatı tamamlandı. Ancak Phantom'ların gelişleri, Kıbrıs Barış Harekâtı ardından alınan ambargoya takıldı. Kalan uçaklar ancak 1978'de envantere girebildi. Eskişehir'de 112. Filo'yu Malatya'da 171, daha sonrasında Eskişehir 111. Filo ve 1978'de de 172. Filo izledi.

Sayın okçular o zaman dünya 2 bloktu,türkiye'yi kaybetmek istemezdi türkiye yi kaybetmek ortadoğuyu tamamen kaybetmek demekti,türkiye de o zamanlar komünizm tehlikeside vardı...ama şimdi öylemi ?...adamların BOP denen büyük israil projesi var ve bu projenin gerçekleşmesi için gerekirse türkiyenin işgal edilmesi var,suudi arabistan ve mısır hızla silahlanıyorlar acaba kimin için?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 02 Ağustos 2018, 19:42:47
Alıntı yapılan: firtinabaskan

Sayın skywolf takmışsınız sizin gibi olmayanı vatan haini demeyi bırakın biz kimiz ??? illa akplimi olmam gerekiyor ben atadan Ülkücüyüm devlet  ekleriyle büyüdük bunu bir bilin sonra insanları sınıflandırmayı bırakın bence sıkıntı orada başlıyor ben yazdıklarına binayen konuşuyorum partisi dini dili ırkı beni ilgilendirmiyor teşekkürler.
Ben kimseyi ayırmıyorum farkındaysan. Sen ayırıyorsun. Ülkücü veya akpli (ne demekse), ya da başka bir şey olmanız, size, sizin gibi düşünmeyenleri terörist ilan etme hakkı tanımaz.

Darbe girişiminde bulunan generallerin çoğu son 15 yıl içerisinde orduya girmediler, doğrudur. Ancak "ne istediler de vermedik" diyen, gerçekten de hem fetöyü, hem de diğer dış bağlantılı cemaatlere her istediklerini verdi. Devletin bekasını düşünen subaylara kumpas kurulurken "ben bu davanın savcısıyım" diyenler, bu darbe girişiminin araştırılması için mecliste komisyon kurulmasına ve tüm şaibelerin ortadan kaldırılmasına izin vermedikçe, bu konuda soru işaretleri oldukça,  bu konuda genelden farklı düşünüp "tiyatro" diyenler her zaman olacaktır. Devletin selameti için bu konu derinlemesine araştırılmalı ve hiç bir gizem kalmamalıdır.

Konumuza dönersek, bu seferki durum geçmiştekilere oranla daha farklı gibi.. Doğrudan ülkemizin demokratik yapısına bir saldırı var, kaynayan bir ortadoğu var ayakta kalan bir kaç ülkeden biriyiz. Bu gerilim ambargo tehditleri ile başladı, yaptırımlara doğru ilerliyor, bunun devamında bizi zor günler bekliyor.

Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi...
Bu gerilimin sonu bir sıcak çatışmaya kadar gidebilir mi?
Yoksa keçilerden biri gidecek mi?

Yaptırımlarla türkiyeden birşey elde edemezler evet biraz zor günler geçireceğimiz aşikar ama biz bundan daha güçlü çıkacağız bakalım kim kimden neleri götürüyor rusya çin vs ne hamleler gelecek hepsini izlemek lazım Rabbim Türkü korusun ve yüceltsin diyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 02 Ağustos 2018, 19:45:34
@partikül

Mustafa kemal'in ekmeğini yiye yiye bitiremediniz 95 yildir. Unutma ki fetö de pkk da kemalist zihniyetin egemen olduğu dönemde yetişti. Demek ki eksik, hatali ve yetersizsiniz!

Bir de mesajlarini hep uzun tutuyorsun. Sonuna geldiğimde başini unutuyorum! Derdini meramini anlatmak bu kadar zor olmamali.

Ya demek öyle olmuş. Fetönün kim döneminde serpildiği belli, benzer oluşumlara bugün dokunulmuyor bile.  Nur tayfasının hepsi aynı diğerleri de onlardan farklı değil. Ülkenin geri kalmış cahil,yobaz ve çıkarcı kısmı destekledi sözde müslümanlar sorular çalınırken milletin kul hakkına girilirken gıkı bile çıkmadı,  pastadan pay düşer diye çoluğunu çoğunu bunların kuçaklarına attılar. Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu. 5 yıl önce hoca efendi diyeceksin diyenler suçu cumhuriyete ve kemalist(hangi dönem bu 1950 den sonra chp var mı ?) döneme bağlıyor.

Kardeşim sadece şu kısmına birşey yazmak istedim savunma formundayız o yüzden herkes az çok anlar

" Bu yaşanan 30-40 yıl önce değil 10-15 yıl içinde oldu."  Peki Bu Generaller TSK'da 10-15 yıldamı çıkmışlar bu rütbelere acaba ??? merak ettiğimden soruyorum

Evet bu süre içerisinde çıkmışlar. Kim kaldırdı yaşta asker atmayı, kim her istediklerini verdi ?  Kendi kadroları için kaçta genaral harcadılar bu sürede, yahu genel kurmay başkanı bile istifa etti giti başka ülkede mi yaşadınız bunlar olurken.

Evet bu sürede dediğin için sana verecek bir cevap göremiyorum kardeşim kolay gelsin. Aynı genel kurmay başkanın tek savaşanın kim olduğunu söylediğinide dinlemiş olman gerekli neyse..
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 02 Ağustos 2018, 20:20:32


Yaptırımlarla türkiyeden birşey elde edemezler evet biraz zor günler geçireceğimiz aşikar ama biz bundan daha güçlü çıkacağız bakalım kim kimden neleri götürüyor rusya çin vs ne hamleler gelecek hepsini izlemek lazım Rabbim Türkü korusun ve yüceltsin diyorum.

Geçmişte yaptirimlarla (darbe-ekonomik kriz) hükümetleri goturduler. Rusya, Çeçenistan'da ilk bomba patladiğinda döner. Çin'i zaten ağzina bile alma!

Bakalim kimden neler gidiyor hakkaten...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 02 Ağustos 2018, 20:32:21
Amerika'yla bozulan ilişkiler bugünün mesele değildir. Ana çatışma noktaları 90'lı yıllara kadar dayanıyor. Turgut Özal' ın ''1 koyup 3 alacağız'' şeklinde formüle ettiği Irak projesine TSK karşı çıkmıştı. Yaşı yetenler hatırlayacaktır, dönemin Genel Kurmay Başkanı Necip Torumtay; ''TSK, Irak' la savaşa girmeyecektir'' diyerek Turgut Özal' a rest çekerek istifa etmişti. Ondan sonraki süreç TSK' ya karşı Amerikan Gladyosunun operasyonları şeklinde devam etti. Faili meçhuller, şunlar bunlar derken; Türkiye' nin direnç noktaları yıpratılmaya çalışıldı.

Mevcut AKP hükumeti de bir ABD projesi olarak Türkiye' nin başına getirilmiştir. Bu hükumet ve ona yamadıkları Amerikan Gladyosu (FETÖ) marifetiyle Türkiye Cumhuriyeti' ne çok büyük zarar verdiler. Devleti içten içe kemirerek, ülkeyi adeta işgale hazır hale getirdiler. Nasıl ki Turgut Özal, Irak konusunda yanlış hesap yapmıştır; aynı hatanın daha beterini RTE' ye yaptırdılar. Yahu, insan hiç geçmişten ders almaz mı! Turgut Özal döneminde başaramadıklarını az kalsın RTE döneminde başaracaklardı. Neyse ki RTE saf değiştirerek, yapmış olduğu yanlıştan bir şekilde dönmeyi başardı.

Bütün bunların en temelinde ki mesele ise; bir takım insanların Türkiye Cumhuriyeti' ni içlerine sindirememeleri olmuştur. İsmet İnönü' den başlayan süreç; Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller, Abdullah Gül ve en son RTE' ye kadar gelmiştir. İşte bu siyasal çizgi, bir türlü Atatürk devrimlerini hazmedememiştir. Bu hazımsızlık sonucunda ülkeyi adeta uçurumun kenarına kadar getirdiler. Aslına bakarsanız Türkiye Cumhuriyeti tarihi; mandacıların, amerikancıların, hazımsızların tarihidir. Netice itibariyle bu kadar hazımsızlığa rağmen, amerikancılık yaparak bir yere varamayacaklarını anlamış olacaklar ki; hazımsızlıkları devam etmekle birlikte, Amerikancılık çizgisinden ayrılarak daha milli bir noktaya gelmeyi başardılar. Daha doğrusu hayat şartları zorladı.   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 02 Ağustos 2018, 20:59:33
Tr'de iktidara talip her güç odaği dış destek arar. Zira anadolu cografyasi tek basina iktidar yetistirebilecek berekete sahip degildir.

Bence trdeki iktidar amerikancilardan rusculara geçti. Ya da gecirildi ve bu ugurda amerikan "asset"leri gozden çikarildi.

Dikkat ederseniz abd ve rusya kavga eder gibi gorunmelerine ragmen birbirlerinin tekerine comak sokmuyorlar. Çin'i görmezden geliyorlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Coder - 03 Ağustos 2018, 00:13:22
Tr'de iktidara talip her güç odaği dış destek arar. Zira anadolu cografyasi tek basina iktidar yetistirebilecek berekete sahip degildir.

Bence trdeki iktidar amerikancilardan rusculara geçti. Ya da gecirildi ve bu ugurda amerikan "asset"leri gozden çikarildi.

Dikkat ederseniz abd ve rusya kavga eder gibi gorunmelerine ragmen birbirlerinin tekerine comak sokmuyorlar. Çin'i görmezden geliyorlar.

Sanırım biraz tarih dersine ihtiyacınız var. Fakat bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır. Selçuklulardan başlayabilirsiniz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 03 Ağustos 2018, 00:22:28
@coder

Haklisin. Kaalu belaya kadar götürmek gerek işi.

Şaka misin sen arkadaşim? Selçuklu, Osmanli mi kaldi? Kurtuluş savasini bile sovyet ve hint müslümanlari (bugunku Pakistan) sayesinde kazandin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Coder - 03 Ağustos 2018, 00:29:28
Tekrar ediyorum. Tarihi facebookta ergenler tarafından yönetilen sayfalardan öğrenmeyiniz. Kolay gelsin.

@coder

Haklisin. Kaalu belaya kadar götürmek gerek işi.

Şaka misin sen arkadaşim? Selçuklu, Osmanli mi kaldi? Kurtuluş savasini bile sovyet ve hint müslümanlari (bugunku Pakistan) sayesinde kazandin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 03 Ağustos 2018, 00:33:50
Kesinlikle. Tarihi çok bilmiş geçinen demogoglardan da öğrenmem. Öğrettirmem!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 03 Ağustos 2018, 00:59:27
Anadolu toprakları, konum olarak zaten zor bir coğrafyadır. Jeopolitik dinamiklerin kesişim noktasıdır, ana karaların çarpışma noktasıdır, çıkar çatışmaların düğümlendiği merkez, tarihin başladığı yerdir. Bu topraklarda yaşamak zaten zordur. Her babayiğidin de harcı değildir. Bütün bunları hesaba katarsak; Türk milleti bütün bu dinamikleri iyi veya kötü idare edebilmiştir. Açıkçası, başka bir kavim olsaydı; bu kadar idare edebilir miydi? Orası muamma!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: gokkurt - 03 Ağustos 2018, 03:51:23
Selçuklu ve Osmanlı muz cumhuriyeti miydi? Bu topraklar medeniyetin beşiği öyle şey olur mu?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 03 Ağustos 2018, 10:42:52
dünya 2 bloktu,türkiye'yi kaybetmek istemezdi türkiye yi kaybetmek ortadoğuyu tamamen kaybetmek demekti,türkiye de o zamanlar komünizm tehlikeside vardı...ama şimdi öylemi ?...adamların BOP denen büyük israil projesi var ve bu projenin gerçekleşmesi için gerekirse türkiyenin işgal edilmesi var,suudi arabistan ve mısır hızla silahlanıyorlar acaba kimin için?

Batı dünyası yine Türkiyeyi kaybetmek istemez ama geçmişe göre bizde rahat durmuyoruz. Rusya ve Arap ülkeleri ile ilişkiler, Kuzey Irak ve Suriye de faaliyetler, askeri üsler, Petrol arama vs ortaya yeni bir oyuncu çıktı ve azar ve kulağı çekme artık işe yaramıyor. Yinede ABD kesip atıyor mu? Hayır. İkili görüşmeler devam ediyor. Trump un siyaseti gerilimi bir noktaya kadar çıkarıp taviz sonrası iki demeç ile ilişki seviyesini normale getirmek şeklinde işliyor. Peki bu politik ve siyasi hamleler bize yapılınca yada biz yapınca neden hemen demoralize oluyoruz? F-35 projesini bitiriyoruz anlamış değilim.

İlişkilerin daha kötüye gideceği günler gelmedi henüz. Hele petrol arama gemimiz bir Akdeniz'e çıksın. 3'ünçü hava limanı faaliyete geçip Avrupa'daki hava trafiği Türkiye'ye kaysın. Suriye'de Rusya ile beraber ABD ye ''kış kış'' diyelim esas kıyamet o zaman kopacak. İyi mi olur? Zaman gösterecek.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 03 Ağustos 2018, 10:47:04
Amerika'yla bozulan ilişkiler bugünün mesele değildir. Ana çatışma noktaları 90'lı yıllara kadar dayanıyor. Turgut Özal' ın ''1 koyup 3 alacağız'' şeklinde formüle ettiği Irak projesine TSK karşı çıkmıştı. Yaşı yetenler hatırlayacaktır, dönemin Genel Kurmay Başkanı Necip Torumtay; ''TSK, Irak' la savaşa girmeyecektir'' diyerek Turgut Özal' a rest çekerek istifa etmişti. Ondan sonraki süreç TSK' ya karşı Amerikan Gladyosunun operasyonları şeklinde devam etti. Faili meçhuller, şunlar bunlar derken; Türkiye' nin direnç noktaları yıpratılmaya çalışıldı.

Mevcut AKP hükumeti de bir ABD projesi olarak Türkiye' nin başına getirilmiştir. Bu hükumet ve ona yamadıkları Amerikan Gladyosu (FETÖ) marifetiyle Türkiye Cumhuriyeti' ne çok büyük zarar verdiler. Devleti içten içe kemirerek, ülkeyi adeta işgale hazır hale getirdiler. Nasıl ki Turgut Özal, Irak konusunda yanlış hesap yapmıştır; aynı hatanın daha beterini RTE' ye yaptırdılar. Yahu, insan hiç geçmişten ders almaz mı! Turgut Özal döneminde başaramadıklarını az kalsın RTE döneminde başaracaklardı. Neyse ki RTE saf değiştirerek, yapmış olduğu yanlıştan bir şekilde dönmeyi başardı.

Bütün bunların en temelinde ki mesele ise; bir takım insanların Türkiye Cumhuriyeti' ni içlerine sindirememeleri olmuştur. İsmet İnönü' den başlayan süreç; Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller, Abdullah Gül ve en son RTE' ye kadar gelmiştir. İşte bu siyasal çizgi, bir türlü Atatürk devrimlerini hazmedememiştir. Bu hazımsızlık sonucunda ülkeyi adeta uçurumun kenarına kadar getirdiler. Aslına bakarsanız Türkiye Cumhuriyeti tarihi; mandacıların, amerikancıların, hazımsızların tarihidir. Netice itibariyle bu kadar hazımsızlığa rağmen, amerikancılık yaparak bir yere varamayacaklarını anlamış olacaklar ki; hazımsızlıkları devam etmekle birlikte, Amerikancılık çizgisinden ayrılarak daha milli bir noktaya gelmeyi başardılar. Daha doğrusu hayat şartları zorladı.   
Şimdiye kadar yorumlarınızdan en beğendiğim bu. Geçmiş dış politikayı sizden iyi özetleyemezdim.

O bahsı geçen Necip Torumtayın istifasını iyi hatırlıyorum. Rahmetli Turgut Özal’ın düşüncesinin altında yatan Musul ve Kerkük’e uzanmak ve o bölgede btö nün yuvalanmasına engel olmaktı. Adam cesaretini kaybedince istifasını sundu. O zamanın şartları tam yerindeydi. Ancak birileri uzaktan " hayır olmaz " demiş anlaşılan.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 03 Ağustos 2018, 11:32:52
Alıntı
Türkiye, ambargo uygulayan ABD'nin 21 üssünü kapattı. ABD Bayrakları indirildi, yerine Türk Bayrakları çekildi.
25 TEMMUZ 1975
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 03 Ağustos 2018, 14:52:06
Türk- ABD ilişkisi şu aralık yine cok sancılı.
 Malesef sıkıntı sadece ABD ile sınırlı olmayıp bir çok AB ülkesi ile de sıkıntı yaşamaktayız ama konumuzun başlığı ABD olduğu için sadece bu konuya değineceğim. Malesef ABD ile yaşamakta olduğumuz bu günkü sıkıntı ne ilk ne de son. Sırf bu nedenlerden  dolayı ,öncelikle şantajlara , askeri ambargolara , ekonomik ve mali kısıntılara karşı Türkiye olarak en az etkilenecek şekilde gerçekci  stratejiler geliştirmek zorundayız.
Bu stratejilerse ancak  tüm siyasi partilerin  destekleyeceği demokratik uygulanabilir çözümler yaratmak sureti ile yaratılıp uygulanabilir. Hamaset veya ferdi politikalar ile yol alamayacağımız aşikar.
Bizler ülkemizdeki demokratik ayıplarımızı ne kadar çabuk kaldırırsak ,öncelikle kendi insanımıza   hızmet yapmış hem de hasımlarımızın elindeki kozları azaltmış oluruz.

Ör: Adalet sistemimiz .
Yıllardır yargıları devam etmekte olan davalarda insanlar hapisanelerde yatmakta . Kimileri yargı sürecinde aramızdan ayrılmışlar. Kimileri yıllarca yargılama sonrasında bereat etmiş , yargılama ve bereat sonrası işe geri işe dönüs kısıtlı.  Hayatının bir evresini boşuna yıllarca hapislerde geçiren insanlar veya hayatlarını tutuklu oldukları sürecde kaybedenlere tazminat yok kadar az. Turukluluk sürecinde tutuklu aileleri perişan. Bütün bu yazdıklarımı kendi insanlarımıza uyguluyoruz malesef sanırım siysi görüşümüz ne olursa olsun hiç bir arkadaşım bu tür durumlardan hoşnut olamaz.
 Gelelim ABD li rahip olayına .Velev rahip suçlu veya suçsuz neticede yargılaması gereğinden fazla uzun sürüyor. Adamı tutukladık ve hapise attık  rahatlık ile ev hapsinde tutulabilirdi . ABD nin kendi vatandaşının bu durumda olmasına şarlayacağını bilmemiz gerekiyordu . ABD nin bizlere açıktan şantaj tehdittlerde bulunmayacağı ön görmemiz gerekiyordu.
Johnson mektubunu unuttukmu? Kıbrıs barış harekatı sonrası Silah ambargosu ? Midnight expres filimini hatırlayanlar konuyu bilir uyuşturucu kullanıcısı/alıcısı ABD vatandasını tutuklamamız sonrası örtülü silah ambargosu uygulanmıştı ‘’2 x Destroyer deniz kuvetlerine verilişi geciktirilmişti’’ ya yakın geçmişimizdeki çuval olayı?

Demek ki stratejik ortaklık falan bunlar boş kavramlar. Yani bizleri avutmak için karşı tarafın bizim gönlümüzü okşamak için ara sıra dillendirmekte olduğu içi boş bir kavram .Türkiye an gereği veya geçmişte stratejik bir ortak olabilir ama vazgeçilemez değil. ABD nin Stratejisi değiştiği anda öneminiz ve ağırlığınız değişir. Yani uzun lafın kısası ortak cıkarlarmız örtüştüğü sürece ortağız . Siyasi görüşlerimizi bir tarafa bırakıp gerçekci öngörüler ile stratejiler geliştirip uygulayalım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 03 Ağustos 2018, 16:28:12
Yeryüzündeki herkes güçlü müttefik zayif düşman ister. Tr uzun zamandir güçlü değildi. Sürüyü yakalayamiyordu. Üstüne üstlük efendisine dikleniyordu. Sakalini tıraş ettiler. Sakal yeniden uzadi, hem de daha gür. Bu sefer kol kesmeden birakmazlar! Tek kolla dilendirirler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Ağustos 2018, 17:25:19
Konuyla ilgili olmayan iletiler temizlendi. Yoldayım ve siteyle şu an ilgilenemiyorum. Akhisar - Balıkesir arasında oba yörük sofrasında mola verdim. Size bunları yazarken gözlememi yiyip ayranımı yudumluyorum. ☺

Bazı arkadaşları yaşlarına uygun davranmaya davet ediyorum. Özellikle Uyvar'ı...

Lütfen konuyu dağıtmayalım. Bugün ABD'ye yaptırım olabilecek bir kaç şeyden bahsetmiş galiba cumhurbaşkanı. Ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Bilenler paylaşırsa sevinirim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 04 Ağustos 2018, 17:58:15
Ben de yöneticileri siteyi adam gibi yonetmeye davet ediyorum. Ozellikle Skywolf'u. Ortada bisey yokken davayla tehdit edilirsem cevabi mahkeme celbi olur. Goze goz dise dis!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Ağustos 2018, 13:41:00
Ben de yöneticileri siteyi adam gibi yonetmeye davet ediyorum. Ozellikle Skywolf'u. Ortada bisey yokken davayla tehdit edilirsem cevabi mahkeme celbi olur. Goze goz dise dis!


İsteyen istediğini mahkemeye verebilir.  İletileri silmiyoruz, sadece farklı bir bölüme saklıyoruz.  Tabi savcılık sizi ne kadar ciddiye alır bilemem. Yok sen öyle dedin, yok ben demedim , şöyle dedim. O dedi, bu dedi,  benim babam senin babanı döver vs. O kadar işimizin arasında, çoluk çocukla uğraşacak zamanız yok da diyebilirler. İlle de ısrar ederseniz saçma bir konu yüzünden senelerce mahkemelerde uğraşır durursunuz.

Bunun yerine yaşınıza uygun davranarak mantıklı şekilde konuları tartışsanız daha iyi olmaz mı?

Bakınız konuyla ilgili müthi bir gelişme paylaşmış habercilermiz...  ;D ;D

Rahip Brunson'ın eşi kiliseye gitti... Türk bayrağı detayı

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b66d2dfb5a7931f9c233f31.jpg)

İZMİR'in Konak ilçesinde, ev hapsinde bulunan ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'ın eşi Norine Brunson, pazar ayinine katılmak üzere eşinin görevli olduğu Diriliş Kilisesi'ne gitti. Kilisenin kapısında, Türk bayrağının asılı olduğu görüldü.

FETÖ ile terör örgütü PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan, sağlık sorunları gerekçe gösterilerek, cezası ev hapsine çevrilen ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'ın eşi Norine Brunson, pazar ayinine katılmak için Alsancak'taki Bornova Sokağı'nda bulunan Diriliş Kilisesi'ne gitti.

Sivil polisler, kilisenin çevresinde önlem alırken, pencereler ile kapıların kapalı olduğu görüldü. Kilisenin giriş kapısının üst bölümünde ise Türk bayrağının asılı olduğu görüldü.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/rahip-brunsonin-esi-kiliseye-gitti-turk-bayragi-detayi-40918855 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/rahip-brunsonin-esi-kiliseye-gitti-turk-bayragi-detayi-40918855)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 08 Ağustos 2018, 08:44:20
ABD'den 'Papaz Brunson' açıklaması: Önemli bir işaret...

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b69f7d3b5a79312443c556a.jpg)

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında gerçekleşen telefon görüşmelerinin ve birebir görüşmelerin, Papaz Andrew Craig Brunson konusu adına önemli bir işaret olduğunu belirtti.
Sözcü Nauert, İzmir'de terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla ev hapsinde bulunan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Nauert, Çavuşoğlu ile Pompeo arasındaki görüşmeye atıf yaparak, "Telefon görüşmesi yapmış olmak önemli bir işaret. Sohbet etmiş olmaları kesinlikle zarar vermez, biz bu yüzden diyaloğun önemine güveniyoruz." ifadesini kullandı.

Türkiye ile ABD arasında bir anlaşmaya varılıp varılmadığı hakkındaki bir soruya ise Nauert, "Eğer bir anlaşmaya varılmış olsaydı Papaz Brunson ve diğer Amerikalılar burada, evlerinde olurlardı." şeklinde yanıt verdi.

Brunson konusunda "çok gayret gösterdiklerini" belirten Nauert, Türk ve ABD'li heyetler arasında Washington'da yapılması beklenen görüşme hakkında bilgi vermekten kaçındı.

İDDİANAMEDEN


Terör örgütleri FETÖ ve PKK adına 9 Aralık 2016'da suç işlediği iddiasıyla tutuklanan ABD'li papaz Brunson hakkında İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan iddianamede, Brunson'un din adamı görüntüsü altında söz konusu terör örgütleri adına suç işlediği ve genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek iş birliği yaptığı belirtilmişti.

Brunson'ın FETÖ'nün üst düzey mensupları ile kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde eski Ege bölgesi imamı ile firari Bekir Baz ve yardımcısı Murat Safa ile hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasından dava açılan tutuklu sanık Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç ile görüşmeler yaparak strateji belirlediği iddia edilmişti.

EV HAPSİ

Brunson'ın ABD'li bir askere gönderdiği 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin başarısız olmasından üzüntü duyduğuna ilişkin mesaj içeriklerine yer verilen iddianamede, cep telefonundaki, "Türkleri sallayacak bazı olayları bekliyorduk. İsa'ya dönmek için gerekli koşullar oluştu. Darbe teşebbüsü bir şoktu. Birçok Türk geçmişte de olduğu gibi askeriyeye güvendi ancak bu sefer çok geçti. Ve darbe teşebbüsünden sonra bu başka bir sallama. Sanırım olaylar daha da kötüye gidecek. Sonunda biz kazanacağız." mesajı da dosyaya eklenmişti.

Teknik incelemede de sanık Brunson'ın, görüşmediğini öne sürdüğü FETÖ'nün sözde Ege bölge imamı firari sanık Bekir Baz ile birbirlerine çok yakın yerde 293 kez GSM sinyali de tespit edilmişti.

Mahkeme, 25 Temmuz'da dosya üzerinde yaptığı incelemede, Brunson'ın tutukluluğunu ev hapsine çevirerek sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirmişti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abdden-papaz-brunson-aciklamasi-onemli-bir-isaret-40921589 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abdden-papaz-brunson-aciklamasi-onemli-bir-isaret-40921589)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 08 Ağustos 2018, 10:45:51
Teknik incelemede belirtilen 293 defa Fetö imamı ve Bronsonun bir birine çok yakın GSM sinyal alımı konusu!

293 yakın sinsal ne demek onu bir acıklayım öncelikle.
Fetö imamı ile Bronsonun  cep telefonları ayni baz istasyonundan veya bir birine komşulukları olan baz istasyonlarından hizmet almışlar demektir.
Bu durumda her iki zat'ın da ayni mahallede ortak kapsama alanında belli aralıklar ile dolaşmıs  olduklarını gösterir yani ne fazla ne az .
Yani elde bu iki MSISDN  numarasının görüştüğünü destekler bir kanıt yok.

Dilerim Bronson hakkında  diğer iddialar daha sağlam, yoksa bu tür iddialar ile kimseyi cezalandırmak mümkün olmaz.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 08 Ağustos 2018, 10:55:26
Yahu 15 temmuzdan sonra kamudan 200bin kisi atilmadi mi? Demek oluyor ki her mahallede bir fetöcü var zaten. Bu yeni birsey degil ki. Konuşma yoksa mahkemede delil olmaz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 08 Ağustos 2018, 14:53:56
papazi brunson verdikmi yoksa  buda geri vites  alistik
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 10 Ağustos 2018, 08:33:39
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert: Türkiye ile müzakere süreci devam ediyor

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, ülkesinin Türkiye'ye yönelik yaptırım kararlarıyla ilgili olarak ABD'ye giden ve burada bir dizi görüşme gerçekleştiren Türk heyetin Türkiye'ye dönmesinin ardından yaptığı açıklamada, 'Müzakere süreci devam ediyor.' dedi.
Bakanlık Sözcüsü Nauert, günlük basın toplantısında kendisine yöneltilen soru üzerine Türk heyetinin ABD'deki temaslarına ilişkin açıklama yaptı.

Sözcü Nauert, "Türkiye ile çok kapsamlı bir ilişkimiz var ve Türkiye hükümetiyle bu konuları her görüşmemizde konuşuyoruz. Dün, Türkiye hükümeti yetkilileriyle yaptığımız görüşmeler çok geniş kapsamlıydı. Açık bir şekilde Rahip Andrew Brunson'ın eve dönmesi gerektiğini söyledik." dedi.

"Bu (görüşmelerin) bir kısmını kamuoyuna açık bir şekilde tartışmayacağız." diyen Nauert, "İlerleme olarak Brunson'ın eve dönmesini görüyoruz. Görüşmelerin içeriği hakkında tanımlamalar yapmayacağız." ifadesini kullandı.

Başkanlığını Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal'ın yaptığı 9 kişilik Türk heyeti Washington'a gelerek, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'nda görüşmeler yapmıştı.

Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan 3'er temsilcinin bulunduğu Türk heyetinin temaslarına Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç da eşlik etmişti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-disisleri-bakanligi-sozcusu-nauert-turkiye-ile-muzakere-sureci-devam-ediyor-40923974 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-disisleri-bakanligi-sozcusu-nauert-turkiye-ile-muzakere-sureci-devam-ediyor-40923974)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 10 Ağustos 2018, 16:54:11
ABD Başkanı Trump'tan Türkiye'ye ilişkin skandal paylaşım

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b6d8d0367b0a80db021c944.jpg)

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye yönelik skandal paylaşımlarına bir yenisini ekleyerek, çelik ve alüminyum için gümrük verilerini vergileri iki katına çıkardığını duyurdu.
Trump, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Türk lirasının ABD doları karşısında hızla düştüğünü" ifade ederek, Türkiye'den gelen çelik ve alüminyum üzerindeki gümrük vergilerinin ikiye katlanmasına onay verdiğini duyurdu.

Trump, "Alüminyumda bu oran artık yüzde 20, çelikte de yüzde 50 olacak. Türkiye ile ilişkilerimiz bu dönemde iyi değil." ifadelerini kullandı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-baskani-trumptan-turkiye-tweeti-40924811 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-baskani-trumptan-turkiye-tweeti-40924811)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 10 Ağustos 2018, 18:58:08
Rahibi serbest bıraksınlar yüz bin Türküde hristiyan yapmalarına izin verelim bu meseleyi kapatalım önerim bu.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 10 Ağustos 2018, 20:53:57
Rahibi işkenceyle öldürelim, onlar da 8-10 şehre atom bombasi atsinlar, 20-30 milyon insan ölsün. Ulke rahatlasin. Suriye gibi olmak istemiyorum. Benim de önerim bu.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yakusha - 10 Ağustos 2018, 22:46:18
Hakan Atilla dönmeden Rahip de serbest kalmaz, 1 yıl daha bu sürer gibi. Uzun bir ambargo sürecine hazır olmak gerekir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 10 Ağustos 2018, 22:49:49
Hakan Atilla dönerse tr, iran'a dalacak demektir. Benim de teorim bu!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 10 Ağustos 2018, 23:04:40
Rahibi serbest bıraksınlar yüz bin Türküde hristiyan yapmalarına izin verelim bu meseleyi kapatalım önerim bu.

Sen sağlam bir doktora görünmen lazım. Benim önerim bu.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 11 Ağustos 2018, 00:22:33
Hakan Atilla dönmeden Rahip de serbest kalmaz, 1 yıl daha bu sürer gibi. Uzun bir ambargo sürecine hazır olmak gerekir.
Katılıyorum uzun bir ambargo bizi bekliyor Trumpın son mesajında sonra bunu çok iyi anladım ne olursa olsun o ambargo yenilecek muhakkak Rahip serbest kalmamalı gerçi ABD bize ambargo uygulayacak lakin tüketim mallarında sanmıyorum ben olsam ABD menşeli firma ve ürünleri ülkeye sokmam bu tarz durumda gençleri görüyoruz ceplerinde para yok millete hava basmak için krediyle iPhonelar macler havada uçuşuyor Apple Türkiyedeki karini ciddi oranda azaltabiliriz bu sayede tabi yapılırmı bilmem onun yerine ise xioami popo gibi çin markalarını ülkeye sokabiliriz bu markalar çok popüler ürünleri ile tanınıyor hatta ben bile Xiaomi mi mix 2 kullanıyorum tabi bu tarz bir durumda ülke gençleri çok yüklenirler devlete oda ayrı konu 35-40 yaş ve üstü ambargolara aliskinda gençler ne yapar hiç bir fikrim yok
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 11 Ağustos 2018, 08:32:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York Times'a yazdı: 'Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse...'

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b6e55e77af50711e406716d.jpg)

Cumhurbaşkanı Erdoğan New York Times'a makale yazdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Kötülüğün dünyanın her yerinde pusuya yattığı bir dönemde, uzun zamandır müttefikimiz olan ABD'nin Türkiye'ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD'nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir. Çok geç olmadan, Washington ilişkilerimizin asimetrik olabileceği yanlış düşüncesini bir kenara bırakmalı ve Türkiye'nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız. ABD, Türkiye'nin egemenliğine saygı duymaya başlayıp, milletimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri anladığını ispatlayamazsa ortaklığımız riske girebilir. Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek' değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, New York Times gazetesi için İngilizce kaleme aldığı "Türkiye, ABD ile Krizi Nasıl Görüyor?" başlıklı makalede, iki ülke arasında son dönemde yaşanan gerginliğe değindi.

Türkiye ve ABD'nin son 60 yıldır stratejik ortak ve NATO müttefiki olduğuna, iki ülkenin Soğuk Savaş döneminde ve sonrasında karşılaştıkları ortak zorluklara karşı omuz omuza durduğuna işaret eden Erdoğan, "Türkiye, yıllar boyunca ne zaman gerekli olsa ABD'nin yardımına koştu. Kore'de askerlerimiz birlikte çarpıştı. Küba füze krizinin en yüksek olduğu dönemde, Türkiye topraklarında Jüpiter füzelerinin konuşlanmasına izin vererek ABD'nin durumu yatıştırma çabalarına katkı sağladı. 11 Eylül terör saldırılarının ardından Washington bu kötülüğü yapanlara karşılık vermek için dostlarını ve müttefiklerini beklediğinde, askeri birliklerimizi buradaki NATO misyonunu başarıya kavuşturmak için Afganistan'a gönderdik." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, öte yandan ABD'nin, Türk halkının endişelerini anlayamadığını ve saygı duyamadığını vurguladı.

Son yıllarda iki ülkenin ortaklığının ABD tarafından anlaşmazlıklarla sınandığını kaydeden Erdoğan, "Ne yazık ki bu tehlikeli trendi tersine çevirme çabalarımız boşa çıktı. ABD, Türkiye'nin egemenliğine saygı duymaya başlayıp, milletimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri anladığını ispatlayamazsa ortaklığımız riske girebilir." değerlendirmesine yer verdi.

"FETÖ'nün darbe girişimine tepkisi tatmin edicilikten uzaktı"

Erdoğan, Türkiye'nin, Pensilvanya'da yaşayan Fetullah Gülen'in elebaşı olduğu Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) mensupları tarafından 15 Temmuz 2016'da saldırıya uğradığını hatırlattı.

ABD'nin, bu darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili tutumuna da değinen Erdoğan, ifadelerini şöyle sürdürdü:
"FETÖ'cüler hükümetime karşı kanlı bir darbe yapmaya çalıştı. O gece milyonlarca vatandaş, şüphesiz ki ABD'lilerin Pearl Harbour ve 11 Eylül saldırılarından sonra deneyimlediği vatana bağlılık hissiyatıyla sokaklara döküldü. Uzun zamandır benim seçim kampanyalarımı yöneten sevgili arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da aralarında olduğu 251 masum insan ülkemizin özgürlüğü için en ağır bedeli ödedi. Ailemin ve benim ardımdan gelen ölüm mangası başarılı olsaydı ben de onlardan biri olacaktım. Türk halkı, ABD'den bu saldırıyı kesin bir dille kınamasını ve Türkiye'nin seçilmiş hükümetiyle dayanışmasını dile getirmesini istedi. ABD bunu yapmadı. ABD'nin olaya tepkisi tatmin edicilikten uzaktı. Türk demokrasisinin yanında olmak yerine ABD yetkilileri ihtiyatlı bir şekilde 'Türkiye'de istikrar, barış ve devamlılık' çağrısında bulundu. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye'nin iki taraflı bir anlaşma ile Fetullah Gülen'in iadesi için yaptığı talepte hiçbir ilerleme kaydedilmedi."

Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde başka bir hayal kırıklığının ise terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'ye ABD'nin verdiği destek olduğuna dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yazısında bu konuyla ilgili, "Türk makamlarının tahminlerine göre, Washington son yıllarda PYD/YPG'ye silah vermek için 5 bin kamyon ve 2 bin kargo uçağı kullandı. Hükümetim, ABD'li yetkililerin PKK'nın Suriye'deki müttefiklerine eğitim ve teçhizat verme kararlarından duyduğumuz endişeyi tekrar tekrar paylaştı. Ne yazık ki sözlerimize kulak tıkandı ve ABD silahları en nihayetinde sivil halkımızı ve Suriye, Irak ve Türkiye'deki güvenlik güçlerimizi hedef almak için kullanıldı." görüşünü paylaştı.

"Milli çıkarlarımızı korumak için gerekli adımları atacağız"

Son günlerde ABD'nin, hakkında bir terör örgütüne yardım ettiği suçlaması bulunan Amerikan vatandaşı Andrew Brunson'ın Türk polisi tarafından tutuklanmasını gerekçe göstererek Türkiye ile tansiyonu artıracak birçok adım attığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Donald Trump'ı birçok toplantımız ve konuşmamızda uyardığım gibi hukuki sürece saygı duymak yerine, ABD dost bir millete karşı haddini aşan tehditler yayımladı ve Bakanlar Kurulumuzun birçok üyesine yaptırım uyguladı. Bu karar kabul edilemez, mantıksız ve en nihayetinde uzun süreli dostluğumuza zarar verici nitelikteydi. Türkiye'nin tehditlere cevap vermediğini göstermek için birkaç ABD'li yetkiliye yaptırım kararı aldık. Biz hep aynı prensibe bağlı kalacağız: Hükümetimi hukuki sürece müdahale etmeye zorlamaya çalışmak anayasamıza ya da ortak demokratik değerlerimize uygun değildir.
Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek. 1970'lerde Türkiye, Washington'ın itirazlarına rağmen Kıbrıs Rumları tarafından Türk kökenlilere karşı uygulanan soykırımı engellemek için Kıbrıs'a girdi. Son zamanlarda Washington'ın Suriye'nin kuzeyinden gelen milli güvenlik tehditleriyle ilgili bizim endişelerimizin ciddiyetini anlayamaması, DEAŞ'ın NATO sınırlarına erişimini kesen ve YPG'yi Afrin kentinden çıkaran iki askeri operasyonla sonuçlandı. Bu durumlarda olduğu gibi milli çıkarlarımızı korumak için gerekli adımları atacağız."

Erdoğan yazısına şu ifadelerle son verdi:
"Kötülüğün dünyanın her yerinde pusuya yattığı bir dönemde, uzun zamandır müttefikimiz olan ABD'nin Türkiye'ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD'nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir. Çok geç olmadan, Washington ilişkilerimizin asimetrik olabileceği yanlış düşüncesini bir kenara bırakmalı ve Türkiye'nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-new-york-timesa-yazdi-turkiye-zaman-belirledi-ve-abd-dinlemezse-40925199 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-erdogan-new-york-timesa-yazdi-turkiye-zaman-belirledi-ve-abd-dinlemezse-40925199)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 11 Ağustos 2018, 08:49:24
Cumhurbaşkanı Erdoğan çok mantıklı konuşmuş. En azından halka seslendiğinde sarf ettiğine benzer "sizin dolarınız varsa bizim de Allah'ımız var" gibi cümleler kullanmamış.  İki ülke arasında müttefiklik gerekliliklerini Türkiye'nin yerine getirdiğinin altını koyu renkli kalın çizgilerle çizerek vurgulamış. ABD'nin, daha doğrusu ABD yönetiminin Türkiye politikasının ABD'ye büyük zarar vereceğini net şekilde belirtmiş ve ABD dışında seçeneklerimiz olduğunu da açık açık söylemiş.

Genelde haklı olanların değil güçlü olanların galip geldiği dünyamızda, bu gerilimden dilerim fazla zarar görmeden kurtuluruz...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ARUYGUN - 11 Ağustos 2018, 10:23:27
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/konutta-yeni-kampanya-40925079 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/konutta-yeni-kampanya-40925079)

Bu haber doğruysa konuşması ile uygulamanın farklı olduğunu gösteriyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yakusha - 11 Ağustos 2018, 20:05:04
Sonuçta elde birikmiş yoğun bir konut stoğu var, bunların eritilmesi ve firmaların iflas ettirilmeMEsi gerekiyor, firmaları iflas ettirirsek bu sefer de kurtarmak veya bir şekilde borçlarını tahsil etmek gerekecek. Bitmemiş binaları kimse satamayacağına göre bu konutları maliyetine falan firmalar elden çıkartıp zararı azaltmaya çalışacak.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 11 Ağustos 2018, 20:24:51
Valla benim duyduğum inşaat firmalarina haber gitmiş "parti bitti beyler" diye. Eldekileri bitirip yeni projeye başlamayacaklar. Guya Suriye bize pazar olacakti ama evdeki hesap carsiya uymadi.

Firmalar maliyetine satiş yaparak zarari azaltmaz, nakite döner ki bu da birşeydir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: mavi1991 - 11 Ağustos 2018, 21:33:17
Size türkiyedeki inşaat işini bir anlatayım ve ekonominin neden bu kadar kırılgan olduğunu biraz daha kafanızda canlanır;

Devlet gider imara açılmamış ya da hazine arazisi yanına yol, köprü veya metro yapar,

Tabi projeye başlamadan önce oradaki araziler süpürülür

Sonra arsa sahipleri inşaata başlamak için gider bankalardan kredi çeker,

Banka içeriye para bulayım diye yabancı kaynaklardan kredi çeker

Alın size dış borç, sonra ülke ekonomisini şaha kaldıracak olan yerli ve milli mütahitlerimiz faiz ve artan borç yükünü daire fiyatlarına yansıtır sonra ne mi olur eflasyon artar, işin diğer bir kötü yanı yerli sermayede üretimi artıracak ve cari açığı kapatacak yatırımlar yerine beton ekonomisine yatırım yapmış olup elde fiyatları aşırı pahalı konut stoğu kalmıştır. Şimdi de yabancı yatırımcı ülkeye sıcak para getiremeyince ne mi oluyor dış borç sürekli artar iken yapı stoğu kışın yazın öyle güzel güzel olduğu yerde duruyor işin berbart yanı bu ülkede herkes kısa yoldan zengin olmak istiyor fakat topluca batıyoruz
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Canik - 12 Ağustos 2018, 04:47:22
Valla benim duyduğum inşaat firmalarina haber gitmiş "parti bitti beyler" diye. Eldekileri bitirip yeni projeye başlamayacaklar. Guya Suriye bize pazar olacakti ama evdeki hesap carsiya uymadi.

Firmalar maliyetine satiş yaparak zarari azaltmaz, nakite döner ki bu da birşeydir.
Nakitlede ihracata dönük işlere gireceklerdir kurun yüksekliğinden faydalanmak isteyeceklerdir çünkü doların düşük seyrettiği dönemde 1 tl olacak deniliyordu hatırlarsınız ihracaatci firmalar ihracatı bırakıp müteahitlige baslamislardi şimdi de tekrar ihracata başlayabilirler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 12 Ağustos 2018, 11:04:50
İran'dan peş peşe Türkiye mesajları

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b6f3c440f2544248cd14e86.jpg)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, ABD’nin Türkiye’ye karşı izlediği politikayı eleştirerek, "İran devleti ve halkı olarak her zaman Türk halkı ve devletinin yanında yer aldık ve alacağız" dedi.

İran devlet televizyonunda açıklamalarda bulunan Kasımi, "Türkiye yalnız değil. Türk halkı kendini yalnız hissetmesin. Daima Türklerin yanında olacağız ve yapabileceğimiz her türlü desteği hazırız" diye konuştu.

Türkiye’nin sınırları dışından yapılan baskılara karşı mutlaka başarı sağlayacağını söyleyen İranlı Sözcü, "Milletlerin iradesi zorla ve baskıyla değiştirilemez" şeklinde konuştu.

Türkiye ve İran’ın oluşan yeni şartlarda birbirine gereken yardımı verebileceğini kaydeden Kasımi, "Birbirimize iyi ortak olabiliriz" diye konuştu.

ZARİF DE DESTEK VERMİŞTİ

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD'nin Türkiye'ye yönelik başlattığı baskılara karşı Türkiye'nin yanında olduklarını duyurmuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/irandan-pes-pese-turkiye-mesajlari-40925836 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/irandan-pes-pese-turkiye-mesajlari-40925836)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 12 Ağustos 2018, 11:38:22
Suriye'de bu adamlar bizim karşımızda değil miydi yahu? Hangi dağda kurt öldü?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 12 Ağustos 2018, 12:44:28
Suriye'de bu adamlar bizim karşımızda değil miydi yahu? Hangi dağda kurt öldü?

En başından yanlış yapan zaten bizdik. Onlar jeopolitiğin kurallarına uygun hareket ettiler. Oysa ki biz -daha doğrusu AKP hükumetleri; akıl ve mantık sınırlarını zorlayarak, kesinlikle yapılmaması gereken işlere kalkıştıkları için işbu iki komşu devlet; ne yazık ki karşı saflarda konumlanmak zorunda kalmıştır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 12 Ağustos 2018, 16:26:53
Trump'a çok sert İncirlik uyarısı

Türkiye'den aldığı demir ve alüminyuma fahiş vergi artışı getirerek Türkiye ekonomisi hedef alan ABD Başkanı Trump'a, Washington Post yazarı Brian Klaas İncirlik'teki nükleer bombaları hatırlatarak tepki gösterdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın "Yeni Ekonomi Yaklaşımı" sunumu yaptığı sırada attığı bir tweet, Türkiye'de piyasaları alt üst etti. ABD'nin Türkiye'den aldığı demir ve alüminyuma iki katı vergi getirdiğini açıklayan Trump, TL'yi de doğrudan hedef alarak Türkiye'ye karşı düşmanca bir yaklaşım sergiledi.
TRUMP'A İNCİRLİK HATIRLATMASI: NÜKLEER FÜZELERİ UNUTMA!
 
Trump'ın bu adımı, Türkiye'de olduğu kadar ABD ve dünyanın geri kalanında da ses getirdi. Washington Post yazarı ve uluslararası politikalar uzmanı Brian Klaas ise, ABD cephesinden Trump'a en ilginç uyarıyı yapan isim oldu. Twitter hesabından Trump'ın tweet'ine cevap veren Klaas "Erdoğan 'ın hayranı değilim, ama Trump'ın yaptığı pervasız bir çıkış. Türkiye bir NATO üyesi ve Türkiye'de bulunan bir ABD hava üssünde (İncirlik) 50 nükleer bomba bulunuyor. Trump'ın tweetleri ciddi ulusal ve uluslararası güvenlik riskleri teşkil etmeye devam ediyor" dedi.
 
http://www.gazetevatan.com/trump-a-cok-sert-incirlik-uyarisi-1189938-dunya/ (http://www.gazetevatan.com/trump-a-cok-sert-incirlik-uyarisi-1189938-dunya/)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 12 Ağustos 2018, 17:32:21
Suriye'de bu adamlar bizim karşımızda değil miydi yahu? Hangi dağda kurt öldü?

En başından yanlış yapan zaten bizdik. Onlar jeopolitiğin kurallarına uygun hareket ettiler. Oysa ki biz -daha doğrusu AKP hükumetleri; akıl ve mantık sınırlarını zorlayarak, kesinlikle yapılmaması gereken işlere kalkıştıkları için işbu iki komşu devlet; ne yazık ki karşı saflarda konumlanmak zorunda kalmıştır.

En başindan yanliş yapan bizdik ama yenilgi başgosterince tornistan yapmamaliydik. Milli duruş, plan-proje yok ki! Dişaridan sufle gelince yap, olmayan firsati gör kaçırma, aha işte sonuç! Bizim uzerimize proje kurgulanmaz. Çapimizi belli ettik tüm dunyaya!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ağustos 2018, 00:15:07
Gündeme uygun...  ;D ;D
(https://scontent.fada1-7.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/39105184_1047868718713144_1620375510196420608_n.jpg?_nc_cat=0&oh=2887a6865b4f9935f6125dbe7acda356&oe=5BF79881)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 14 Ağustos 2018, 07:27:28
Gündeme uygun...  ;D ;D
(https://scontent.fada1-7.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/39105184_1047868718713144_1620375510196420608_n.jpg?_nc_cat=0&oh=2887a6865b4f9935f6125dbe7acda356&oe=5BF79881)
Gündeme Uygun lakin şöyle bir senaryo düşünelim ABD Türkiye şu anki durumda iken ırak ve Yunanistan üzerinde saldırıya geçti diyelim birde ihtimal dahilinde güney Kıbrıs Rum yönetiminde ki uskerdende saldırıya geçtiler Ankara'ya varmaları ne kadar zamanlarını alır ben diyorum ki 1 ayı bulmaz hadi 1,5 ay diyelim iyimser olarak gerilla taktiklerini uygulamaya konulacak bu millet Arap toplumu değil sonuçta mücadele ederler ABD'ye cehennemi yaşattık diyelim ve çekildiler çekildikten sonraki tabloyu hayal edebiliyor musunuz acaba
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yahyaay - 14 Ağustos 2018, 09:10:11
kurtuluş savaşında varmaları ne kadar zaman ve sonuçta olduysa o kadar zamanda olur ve sonuçlarına katlanırlar..Ülkenizi küçümsemeyiniz ve kendinize biraz olsun güveniniz..Artık ordan burdan girerlerse ne kadar zamanda şurada olurdan çok bizim genişleme gzüergahlarımız üzerinde yorum yapmalısınız...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 14 Ağustos 2018, 09:35:20
Abd'de şu anda Şahinler ve güvercinler arasinda şöyle bir tartişma gecmiyorsa ne olayim: "-basicam nuke'u yeter artik! -nolur yapma. daha yeni ev, araba, ihtiyaç kredisi çekti!"
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ARUYGUN - 14 Ağustos 2018, 10:07:24
Gündeme uygun...  ;D ;D
(https://scontent.fada1-7.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/39105184_1047868718713144_1620375510196420608_n.jpg?_nc_cat=0&oh=2887a6865b4f9935f6125dbe7acda356&oe=5BF79881)
Gündeme Uygun lakin şöyle bir senaryo düşünelim ABD Türkiye şu anki durumda iken ırak ve Yunanistan üzerinde saldırıya geçti diyelim birde ihtimal dahilinde güney Kıbrıs Rum yönetiminde ki uskerdende saldırıya geçtiler Ankara'ya varmaları ne kadar zamanlarını alır ben diyorum ki 1 ayı bulmaz hadi 1,5 ay diyelim iyimser olarak gerilla taktiklerini uygulamaya konulacak bu millet Arap toplumu değil sonuçta mücadele ederler ABD'ye cehennemi yaşattık diyelim ve çekildiler çekildikten sonraki tabloyu hayal edebiliyor musunuz acaba

Her ne kadar şu anki hükümete muhalefet olsamda yaptıkları bazı uygulamaları yanlış ve ayırıcı politika izlediklerini düşünsemde Yunanistan tarafından gelecek veya gelmeye teşebbüs edecek olanlar için tek söyleyeceğim şudur;  Bu dünyada cehennemi yaşamak istiyorlarsa denesinler. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ağustos 2018, 10:26:31

Gündeme Uygun lakin şöyle bir senaryo düşünelim ABD Türkiye şu anki durumda iken ırak ve Yunanistan üzerinde saldırıya geçti diyelim birde ihtimal dahilinde güney Kıbrıs Rum yönetiminde ki uskerdende saldırıya geçtiler Ankara'ya varmaları ne kadar zamanlarını alır ben diyorum ki 1 ayı bulmaz hadi 1,5 ay diyelim iyimser olarak gerilla taktiklerini uygulamaya konulacak bu millet Arap toplumu değil sonuçta mücadele ederler ABD'ye cehennemi yaşattık diyelim ve çekildiler çekildikten sonraki tabloyu hayal edebiliyor musunuz acaba

Bağdat'a ve Şam'a varmaları gibi mi!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 14 Ağustos 2018, 12:17:14
Liselinin biri amarikalı bir general diye uydurmuş bizde gerçek sanıyoruz. Hangi general demiş ne zaman nerede niye demiş. Uydurma Türkün Türke propogandası.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ağustos 2018, 13:05:01
Liselinin biri amarikalı bir general diye uydurmuş bizde gerçek sanıyoruz. Hangi general demiş ne zaman nerede niye demiş. Uydurma Türkün Türke propogandası.


http://www.haber7.com/dunya/haber/2559281-abdli-generalden-turkiye-itirafi (http://www.haber7.com/dunya/haber/2559281-abdli-generalden-turkiye-itirafi)

Ölme!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 14 Ağustos 2018, 17:48:46
kurtuluş savaşında varmaları ne kadar zaman ve sonuçta olduysa o kadar zamanda olur ve sonuçlarına katlanırlar..Ülkenizi küçümsemeyiniz ve kendinize biraz olsun güveniniz..Artık ordan burdan girerlerse ne kadar zamanda şurada olurdan çok bizim genişleme gzüergahlarımız üzerinde yorum yapmalısınız...
Ülkeme güveniyorum lakin şunuda biliyorum karşımızda dünyanın en modern kara deniz ve hava gücüne sahip ordusu var ve kurtuluş savaşı ndaki savaş mantığı değişti birlikler çok fazla motorize ve hızlı hareket ediyor dikkat ederseniz geldikleri takdirde onlara cehennemi yaşatırız dedim ülkeme orduma halkıma çok güveniyorum ben

Gündeme uygun...  ;D ;D
(https://scontent.fada1-7.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/39105184_1047868718713144_1620375510196420608_n.jpg?_nc_cat=0&oh=2887a6865b4f9935f6125dbe7acda356&oe=5BF79881)
Gündeme Uygun lakin şöyle bir senaryo düşünelim ABD Türkiye şu anki durumda iken ırak ve Yunanistan üzerinde saldırıya geçti diyelim birde ihtimal dahilinde güney Kıbrıs Rum yönetiminde ki uskerdende saldırıya geçtiler Ankara'ya varmaları ne kadar zamanlarını alır ben diyorum ki 1 ayı bulmaz hadi 1,5 ay diyelim iyimser olarak gerilla taktiklerini uygulamaya konulacak bu millet Arap toplumu değil sonuçta mücadele ederler ABD'ye cehennemi yaşattık diyelim ve çekildiler çekildikten sonraki tabloyu hayal edebiliyor musunuz acaba

Her ne kadar şu anki hükümete muhalefet olsamda yaptıkları bazı uygulamaları yanlış ve ayırıcı politika izlediklerini düşünsemde Yunanistan tarafından gelecek veya gelmeye teşebbüs edecek olanlar için tek söyleyeceğim şudur;  Bu dünyada cehennemi yaşamak istiyorlarsa denesinler. 
Sadece Yunanistan değil nereden gelirse saldırı cehennemin kapılarını açarız
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 14 Ağustos 2018, 17:53:19
Birde şu var şuan ABD bizi dünya çapında şeytan gibi gösterme çabasına girişti özellikle rahibi kullanarak hristiyan dünyasında ne kadar ülkeler kendilerine laik desede din onlar için çok büyük bir güç eminim önümüzdeki günlerde sözde Ermeni katliamı ve doğuda asla böyle bir şey in olmadığı Kürtleri katlediyor kar gibi yalanlari dış basında çok gorucez tıpkı ABD bin ırak istilası öncesi önceden dostu olan Saddam'ı şeytan gibi göstermesi gibi
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 14 Ağustos 2018, 17:59:44
Amarika bizi böyle onore ederek agrasifliğe kendine aşırı güvenmeye şovenizme de itekliyor olabilir dikkatli olmak gerek. Eski CIA başkanı durduk yerde Türkler kahramandır güçlüdür öyledir böyledir dedimmi durup bir bityeniği aramak gerek. bunlar Saddam a da zamanında çok güçlü bölgesel güç filan derlerdi adamı gaza getirip İran a saldırttılar sonra Kuveyt i alacağına inandırdılar başına geleni görüyorsunuz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 14 Ağustos 2018, 18:52:20
korkmayin   Türk demek felaket  demek

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 14 Ağustos 2018, 19:16:47
Bu abd, eger bu bastaki kifayetsiz muhterisler yuzunden bize savaş acarsa, Yunanlilarin kayiklarla kacmasi tekne turu kalir!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ağustos 2018, 08:40:43
Beyaz Saray'dan Brunson açıklaması: Trump büyük hayal kırıklığı yaşıyor

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b73511c0f254422585e3fb1.jpg)

Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık Ofisi Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, bugün basın mensupları ile bir araya geldi. Sanders, gazetecilerin Türkiye ile ABD arasında devam eden Brunson krizi hakkındaki sorularını cevapladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert ise, Türk tarafı ile diyaloğun sürdüğünü ve Pastör Brunson meselesi de dahil pek çok konuyu konuşmaya devam ettiklerini kaydetti. İki ülkenin görüştüğü pek çok konu olduğuna işaret eden Nauert, görüşülen alanların hepsinin açıklamalara yansımadığını ekledi.

Pastör Andrew Brunson’ın tutukluğunun devamı nedeniyle Trump yönetimi ile Ankara arasında yaşanan kriz salı günü hem Beyaz Saray’daki hem de ABD Dışişleri’ndeki basın brifinglerinin ana gündem maddelerinden biriydi.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Başkan Trump'ın Brunson'ın bırakılmaması karşısında hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Sanders, "Başkan, Pastör Brunson, elçilik çalışanları ve diğer Amerikan vatandaşlarının serbest bırakılmaması karşısında büyük hayal kırıklığı yaşıyor" dedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç'ın dün Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmeyi hatırlatan Sanders, "Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Türkiye Büyükelçisi ile Beyaz Saray'da görüştü. Konu hakkındaki devam eden endişelerimizi aktardık" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in bir Türk vatandaşını tutuklaması meselesinde İsrail hükümetine Türk vatandaşını bırakması için telkinde bulunulduğunu hatırlatarak, Rahip Brunson meselesinde Türkiye'nin tavrının bir hayal kırıklığı olup olmadığı sorusu üzerine ise Sanders, "Başkan Donald Trump Rahip Brunson'un serbest bırakılmaması meselesinde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor" şeklinde konuştu.

Nauert, ABD’nin Türkiye misyonunda yeni göreve başlayan Maslahatgüzharı Jeffrey Hovenier’in salı günü Pastör Brunson’ı ziyaret ettiğini de hatırlatarak Brunson’ın sağlık durumunda herhangi bir değişiklik olmadığını kaydetti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/beyaz-saraydan-brunson-aciklamasi-trump-buyuk-hayal-kirikligi-yasiyor-40928726 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/beyaz-saraydan-brunson-aciklamasi-trump-buyuk-hayal-kirikligi-yasiyor-40928726)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 15 Ağustos 2018, 16:20:39
Bir musibet bin nasihatten iyidir
gerçi bu Amerika'nın bize bilmem kaçıcı kazığı ya o ayrı mesele
gelelim Türk Amerikan ilişkilerine
hatırlarsanız apo yakalandığında burada bir İtalya malları boykotu başlamıştı ne buzdolapları arabalar yakıldı kırıldı
şimdi t 129 ve diğer bir çok ticari alanda bir numaralı ortağımız
şu an ABD ile aramızın kötü olduğu adamların İsrailli ve kendi çıkarları için bizi görmezden gelmeye çalıştığı ve pk ypg ye destek verdiği da doğrudur
KİŞİSEL OLARAK ABD YE OLAN ASKERİ BAĞIMLILIĞIMIZDAN BEDELİ NE OLURSA OLSUN KURTULMAMIZ GEREKTİĞİNİ HAL DAHA SAVUNUYORUM
AMA
biz s400 de f35 de cihinokları da alacağız ve Amerika ile de bir şekilde işleri asgari müşterekte bir şekilde bağlayacağız
Türkiye bir muz cumhuriyeti değil
adb Türkiye olmadan öyle üslerini yunanistana bulgaristana taşıyıp ortadoğuda varlığını ve etkinliğini koruyamaz
trump bu arada elinden geleni ardına koymayacak ama bu kaçınılmaz
ne Amerika o kadar salak
ne de maalesef Amerika sız bir dünya mümkün
yeterki biz şu an birlik olalım
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 15 Ağustos 2018, 19:55:19
Trump pın hayal kırıklığının sebebi belli bizi kolay lokma sandı hemen pes edicegimizi düşündü lakin pes etmedik etmicezde bu arada katar 15 milyar dolarlık yatırım yapıcağını açıkladı çok iyi bir haber lakin hangi sektörlere
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 15 Ağustos 2018, 19:59:12
Trump bizi bitirmeye calisiyor ama onun emir kulu Katar bize yatirim karari aliyor. 15 milyar dolarlik hem de... Eski kurla 30 milyar dolarlik yani.

Bu hikayede garip olan birseyler var.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ağustos 2018, 21:59:02
Trump bizi bitirmeye calisiyor ama onun emir kulu Katar bize yatirim karari aliyor. 15 milyar dolarlik hem de... Eski kurla 30 milyar dolarlik yani.

Bu hikayede garip olan birseyler var.

Katar Sermayesi adı altında piyasaya sürülecek paranın, zamanında Türkiye' den Katar' a götürülmüş nakit olduğu konusunda şüphelerim var. Şu kadar yıldır yapılan ihaleler, kupon araziler, şunlar bunlar -bu paralar nereye gitti (?) Kanıtım yok, akıl yürütmekten ibarettir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ağustos 2018, 08:26:51
ABD'den Türkiye'ye küstah tehdit

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b75be4d67b0a90a2c5341d4.jpg)

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, “Türkiye Papaz Brunson’ı serbest bırakmazsa daha fazla yaptırım uygulayacağız” dedi.
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanan Rahip Andrew Brunson’ın serbest bırakılmaması halinde daha fazla yaptırım uygulamaya hazır olduklarını söyledi. Steven Mnuchin yaptığı açıklamada, “Türkiye Papaz Brunson’ı serbest bırakmazsa daha fazla yaptırım uygulayacağız” ifadelerini kullandı.

TRUMP'TAN AÇIKLAMA

Beyaz Saray'daki kabine toplantısı sırasında Hazine Bakanı Steven Mnuchin'den Türkiye'ye uygulanan yaptırımlarla ilgili güncelleme isteyen ABD Başkanı Donald Trump ''İyi bir dost olmadıklarını kanıtladılar. Orada muhteşem bir Hıristiyan rahip var. O masum bir adam'' iddiasında bulundu.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/abdden-turkiyeye-kustah-tehdit-40930753 (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/abdden-turkiyeye-kustah-tehdit-40930753)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: uzasem06 - 17 Ağustos 2018, 10:17:39
Adam hakli. Türkiyede o kadar muhtesem bir rahip varki.  Dolar  karsiligi ve PKK destegi ile  Kürtleri Dinlerinden cikariyor. Hele birde cocuklari egitip Türkiyeye karsi fisekliyor.  O kadar muhtesemki.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ağustos 2018, 11:08:10
Alıntı
Önceki gün de Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Papaz Brunson’a adil olmayan ve kötü yaklaşımlarda bulunmakla suçladıkları Türkiye’nin tutumu için, “Bu yönetim tarafından unutulmayacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Özellikle bir kısım Amerikalılar, Trump’ın Papaz Brunson ile ilgili açıklamalarının amacının, Kasım ayı seçimleri yaklaşırken medya ile yaşadığı anlaşmazlık, göçmen politikalarındaki başarısızlığı ve Rusya ilişkileri gibi sorunlarda dikkatleri kendisinden uzaklaştırmak ve beyaz Hristiyan seçmenin desteğini toplamak olduğu görüşünde birleşiyor.

[url]http://www.milliyet.com.tr/trump-tan-gece-yarisi-kustah-dunya-2726469/[/url] ([url]http://www.milliyet.com.tr/trump-tan-gece-yarisi-kustah-dunya-2726469/[/url])
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 17 Ağustos 2018, 17:23:36
Yaklaşan ABD seçiminde oy fazlası alabilmek amacı ile STRATEJİK MÜTEFFİK demekki satılabilirmiş !

Herharle fazla yoruma gerek yok artık gerisini de bizler düşünelim STRATEJİK mi ? Yoksa MÜTEFFİK miyiz ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ağustos 2018, 17:57:17
Almanya'daki seçimler öncesinde de Merkel Türkiye'ye fazla yükleniyordu ve ilişkilerimiz gerilmişti. Benzer durum Hollanda ile de yaşanmıştı.
Ancak ABD ile durum bence daha farklı. Söz edilen seçim sonrası gerilim fazla azalmayacak bence!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: mavi1991 - 17 Ağustos 2018, 20:28:59
adamlar bizi ve bölgeyi parçalamaya kafaya takmışlar seçimlerden sonra pek birşey değişmeyebilir
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Denizci - 20 Ağustos 2018, 14:35:21
Türk Amerikan iliskileri üzerine Emekli Büyükelçi Ümit Pamir ve Dr. Berk Esen inin Amerikanin sesiyle yaptiklari mülakat.

https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-abd-%C4%B1l%C4%B1skileri-yon-desg%C4%B1st%C4%B1rme-noktas%C4%B1nda-m%C4%B1/4535003.html (https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-abd-%C4%B1l%C4%B1skileri-yon-desg%C4%B1st%C4%B1rme-noktas%C4%B1nda-m%C4%B1/4535003.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Coder - 23 Ağustos 2018, 05:10:56
Tüm sorunun kaynağı israildir. Bölgede ayakları üstünde duran bir devlet istememektedir. Türk devleti ayakta durmaya çalıştığı sürece artık ne amerika ile nede israille arası iyi olacaktır. Bahsettiğim devlet yüzölçümü ve nufüs bakımından çok düşük rakamlara sahip olsa bile amerika'nın içine çöreklenmiş bir devlettir. Daha önce israilli jetler tarafından bombalanan amerikan gemisine bile amerikalılar sesini çıkartamamıştır. Ona göre israilin amerikadaki nüfusunu hesab edin.

Almanya'daki seçimler öncesinde de Merkel Türkiye'ye fazla yükleniyordu ve ilişkilerimiz gerilmişti. Benzer durum Hollanda ile de yaşanmıştı.
Ancak ABD ile durum bence daha farklı. Söz edilen seçim sonrası gerilim fazla azalmayacak bence!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 24 Ağustos 2018, 01:30:19
ABD'den S-400 açıklaması

(http://www.kokpit.aero//image/data/Askeri%20yabanci/rusya/s400/aciklama2.jpg)

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, geçtiğimiz günlerde Rus yetkililerden gelen ‘S-400 sözleşmesini 2019’da hayata geçirmeye başlayacağız’ açıklaması üzerine bir kez daha ülkesinin Ankara’nın S-400 füze savunma sistemini almasına karşı olduğunu söyledi.

Hürriyet’te yer alan haberde, Nauert, ‘Bu gerçekleşirse bizim açımızdan çok kaygı verici olur’ dedi. Sözcü, ülkelere ve kurumlara karşı yaptırımları neyin tetikleyeceğini Türkiye de dahil ABD’nin bütün müttefiklerine çok açık bir şekilde anlatıldığını hatırlattı.

‘KALIN’IN HALKBANK DEMECİNİ GÖRMEDİM’

Nauert, perşembe günkü basın brifinginde Türkiye’yi ilgilendiren önemli başlıklarla ilgili soruları yanıtladı. Nauert’e, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın ABD’nin Halkbank’a yönelik bazı haksız ve mesnetsiz iddiaları gündeme getirmeye çalıştığını öne süren sözleri soruldu. Kalın’ın sözkonusu demecini görmediğini belirten Nauert, bu nedenle de yorum yapmak istemediğini söyledi. Nauert, bu dosyanın zaten Dışişleri’nin değil ABD Hazine ve Savunma bakanlıklarının konusu olduğunu da ekledi.

'YAPTIRIMLARI AÇIKÇA ANLATTIK'

S-400 füze savunma sistemini üreten Rosoboronexport yetkililerinden geçenlerde gelen Türkiye ile yapılan sözleşmeyi 2019’da uygulamaya koymayı planladıkları yönüdeki açıklamalar da Nauert’e hatırlatıldı.

Nauert şunları söyledi: ‘Bu haberi de ben şahsen görmedim ama eğer bu gerçekleşirse bizim açımızdan çok kaygı verici olur. S-400’lerin Türkiye dahil tüm müttefiklerimiz tarafından kullanılması bizim politikamıza ters. Sorunun temel sebebi bu sistemlerin NATO sistemleri ile uyumlu olmaması. Dolayısıyla da müttefik ve ortaklarımızın S-400’leri satın almasına karşıyız. Ülkelere ve kurumlara karşı yaptırımları neyin tetikleyeceğini bütün müttefiklerimize çok açık bir şekilde anlattık.’
http://www.kokpit.aero/abd-den-s-400-aciklamasi (http://www.kokpit.aero/abd-den-s-400-aciklamasi)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Ağustos 2018, 17:39:27
ABD heyeti Türkiye’de… İşte ilk mesaj

ABD kongre heyeti Ankara’ya geldi. Heyetin Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkilileriyle görüştüğü öğrenildi.
Heyetin “ilişkilerin iyileştirilmesini istiyoruz” mesajı verdiği belirtildi.

NTV’nin duyurduğu habere göre heyet, Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesi halinde F-35’lerin tesliminde engellerin kaldırılabileceğini ifade etti.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Ağustos 2018, 17:55:23
Almanya’dan önemli Türkiye açıklaması! ‘Avrupa tepki göstermeli

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b83ef017152d80420209682.jpg)

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı yaptırımlara karşı Avrupa’nın tepki göstermesi gerektiğini söyledi.
Basın mensuplarına açıklama yapan Bakan Maas, ABD’nin, Avrupa ve Almanya’yı ilgilendiren yaptırım politikasına yanıt verilmesi için Avrupalıları kışkırttığına dikkat çekti. Maas yaptığı açıklamada, “Rusya, Türkiye ve Çin’e uygulanan ve belki de ileride diğer ortaklarımıza uygulanabilecek plansız ve spesifik olmayan yaptırımlar nedeniyle ABD’ye tepki göstermeliyiz” dedi.

"ABD ile ilişkileri gözden geçirme vakti geldi"

Maas, 3 Ekim’de ABD’de başlayacak “Almanya Yılı”nın Amerikan yönetimine yönelik yeni siyaset geliştirilmesi için kullanılabileceğine işaret ederek, “Transatlantik ortaklığını bilinçli, eleştirel ve hatta özeleştiriye dayalı bir şekilde gözden geçirmenin zamanı geldi” dedi.

ABD’nin yeni Rusya yaptırımları bugün devreye girdi

İngiltere’de yaşayan eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızının Rusya tarafından zehirlendiği şüphesiyle ABD, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlarını bugün yürürlüğe koydu.

Yaptırımlar gereğince, Rusya'ya 'acil insani yardım' gerekmedikçe her türlü dış yardımın yapılması, silah ve hem askeri hem sivil amaçlarla kullanılan ürünlerin ihracatı yasaklanmıştı. Öte yandan, Rusya'ya herhangi bir kurum, ajans tarafından veya ABD hükümetinden herhangi bir araç üzerinden kredi, kredi garantisi ya da finansal destek sağlanması yasaklandı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/almanyadan-flas-turkiye-aciklamasi-avrupa-tepki-gostermeli-40938450?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=manset_baslik (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/almanyadan-flas-turkiye-aciklamasi-avrupa-tepki-gostermeli-40938450?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=manset_baslik)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 27 Ağustos 2018, 21:59:33
ABD heyeti Türkiye’de… İşte ilk mesaj

ABD kongre heyeti Ankara’ya geldi. Heyetin Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkilileriyle görüştüğü öğrenildi.
Heyetin “ilişkilerin iyileştirilmesini istiyoruz” mesajı verdiği belirtildi.

NTV’nin duyurduğu habere göre heyet, Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesi halinde F-35’lerin tesliminde engellerin kaldırılabileceğini ifade etti.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415[/url])


Yanıt: Defolun gidin.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 28 Ağustos 2018, 08:33:56
ABD heyeti Türkiye’de… İşte ilk mesaj

ABD kongre heyeti Ankara’ya geldi. Heyetin Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkilileriyle görüştüğü öğrenildi.
Heyetin “ilişkilerin iyileştirilmesini istiyoruz” mesajı verdiği belirtildi.

NTV’nin duyurduğu habere göre heyet, Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesi halinde F-35’lerin tesliminde engellerin kaldırılabileceğini ifade etti.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abd-heyeti-turkiyede-iste-ilk-mesaj-40938415[/url])


Yanıt: Defolun gidin.


+1000
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: uzasem06 - 28 Ağustos 2018, 13:29:58
Hocam en  iyi yanit. Bence  Tamam vazgecerim Ama bana F35 sin kaynak kodlarini ver ve yazili bir anlasma ile bundan sonra hic sorun olmayacak olur. Tabii Patriot laridan beklenirse.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 28 Ağustos 2018, 13:50:44
bu saatten sonra şart şurt olmaz o eşik geçildi peşinatı verildi anlaşması imzalandı...s 400 den vazgeçmek imkansız daha doğrusu büyük hata olur
İsrail f35  i s400 lerin burnunun dibinde operasyonel kullanıyor...ruslar ordan alacağı veriyi alıyor zaten o işin hikayesi..
akıllarınca pişmiş aşa su katacaklar

klasik amerikan ayak oyunları yemez (yemememiz lazım)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 28 Ağustos 2018, 13:53:27
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu Litvanya’da mevkidaşı ile yaptığı basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı. Çavuşoğlu, ABD'nin, Rusya'dan alınacak olan S-400'ler için 'kararınızı gözden geçirin' çağrısına yanıt vererek "Amerika patriotları bize satma garantisi veriyor mu? F-35'te bile her gün tehditler, yok kongreden geçmez, yok şu olmaz bu olmaz, hep böyle şartlar. Ama benim hava savunmamı korumam lazım. Herkeste füze var, bu füzelere karşı ben kendi ülkemi savunacak sistemi almak durumundayım. Bu benim için bir tercih değil, bir zorunluluk" dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-cavusoglu-s-400ler-bizim-icin-tercih-degil-zorunluluk-40939156 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-cavusoglu-s-400ler-bizim-icin-tercih-degil-zorunluluk-40939156)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yakusha - 29 Ağustos 2018, 22:07:38
Türkiyedeki Amerikan personeli sayısı = Amerikadaki Türk personel sayısına eşitlensin, ilave olarak Amerikan türkiyedeki elçiliği de Türkiye'nin amerika elçiliği ile aynı m2 olarak yeniden düzenlensin.

Karşılıklılık!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Ağustos 2018, 01:43:53
Türkiyedeki Amerikan personeli sayısı = Amerikadaki Türk personel sayısına eşitlensin, ilave olarak Amerikan türkiyedeki elçiliği de Türkiye'nin amerika elçiliği ile aynı m2 olarak yeniden düzenlensin.

Karşılıklılık!

Sonra ne olacak peki! Nedir bu çocuk oyunu gibi tavırlar? Dış siyasetin ciddiyeti bu mudur? Radyodan imalı şarkılar da yollayım Trump'a. Belki anlar da hatasından geri döner.  :)

Şaka bir yana ciddi tepkiler vermek gerekir. Ki gözlemleyebildiğim kadarıyla şu ana kadar oldukça başarılıyız. Forumda bir kaç ay önce demiştim, belki hatırlayanlarınız olur; ABD böyle davranmaya devam ederse, tek seçeneğin kendisi olmadığını hissettirmek lazım! Ben olsam Rusya ile temasa geçerim, işbirliği içerisine gireceğimizi ortaya koyar, hiç bir şey yapamazsak öyle bir hava yaratırım. Dediklerimi harfiyen yapıyorlar.

Bundan sonraki aşamada, şaka gibi ama ABD bu kafayla devam ederse NATO'dan çıkartılabilir, hatta yerine Rusya getirilebilir! Çünkü ABD'nin baskısı sadece bize değil, Avrupa'ya, Rusya'ya Güney Amerika'ya, Asya'ya vs... Bu ülkelerin hiç biri diğerine zorla bir şeyler dayatmıyor. Ama ABD hepsine dayatıyor. Ve bu ABD'yi yalnızlaştırıyor. Avrupa ülkeleri artık seslerini yükseltmeye başladılar. ABD'siz bir ortak savunmadan bahsediyorlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 30 Ağustos 2018, 02:42:52
"Oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz" çok güzel bir yanıttı.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Ağustos 2018, 11:08:51
"Oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz" çok güzel bir yanıttı.

+1
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 07 Eylül 2018, 08:28:28
‘ABD savunma alanında Yunanistan’a yakınlaşıyor’

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5b91933cc03c0d0cd06a6d2e.jpg)

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, salı günü Atina’ya gelerek Yunan mevkidaşı Evangelos Apostolakis ile iki ülke arasında savunma işbirliğinin geliştirilmesi olanaklarını masaya yatırdı
Yunan medyasında yer alan haberlere göre, Dunford-Apostolakis görüşmesinde ABD’nin Yunanistan’daki askeri varlığını arttırması ve iki ülke silahlı kuvvetleri arasında daha fazla sayıda ortak tatbikat gerçekleştirilmesi konuşuldu. Türkiye ile ilişkilerinde gerilim yaşayan ABD’nin, bölgedeki askeri varlığını arttırabilmek için Yunanistan’a yakınlaştığı yorumları yapıldı. Aynı haberlerde, Yunanistan’ın ABD’ye yeni askeri üs tahsis etmeyi önerdiği, Dunford’ın da bu teklifi değerlendireceğini söylediği öne sürüldü.

Dunford, “Coğrafyaya, Libya ile Suriye’de devam eden mevcut operasyonlara ve Doğu Akdeniz’de yapılabilecek olası operasyonlara bakarsanız, Yunanistan’daki fırsatların oldukça önemli olduğunu görürsünüz” diye konuştu.

‘İNCİRLİK’E ALTERNATİF’ İDDİASI

ABD’nin, Girit adasındaki Suda deniz üssü ile Larisa şehrindeki hava üssünü kullanma yetkisi bulunuyor. Yunan basınında, Suda üssünün genişletilerek, İncirlik üssüne alternatif olabileceği de iddia edildi. Yunan Real News gazetesi, ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimi’nde de üs kurma imkanlarını araştırdığını yazdı. Dunford-Apostolakis görüşmesinde, karşılıklı eğitim programlarının yanı sıra, bilgi alışverişinin de arttırılması kararlaştırıldı. Görüşmede ayrıca, Yunan Genelkurmay Başkanı’nın, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki tutumundan (ihlal iddiaları) şikâyet ettiği öğrenildi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-savunma-alaninda-yunanistana-yakinlasiyor-40948888 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-savunma-alaninda-yunanistana-yakinlasiyor-40948888)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 07 Eylül 2018, 09:16:00
Yunanistan'a üs açar açmaz o ayrı mesele
taktik ve teknik olarak Girit Suriye sahillene 912 km ırak sınırına 1312 km
incirlik Suriye sınırına 109 km ırağa 500 km

a10 menzil 3500 km
f16 menzil 3900 km
f15 menzil 5550 km

bu değerler cft hariç değerler ve havada ikmalsiz
yanisi 10-15 dakika ila 30 dakika içinde scramble kalkıp müdahale edebileceğin mesafelere müdahale süren 2-3 kat artıyor
o yüzden incirlik ABD için önemli değil söylemleri bir karşı propaganda onu geçin adb nin şu an Ortadoğu'da bu üsten kıymetli bir üssü yok nokta

ha incirlik kapatılsın mı kapatılsın ülkemde yabancı bir askeri varlık istemiyorum kalben
ama mantıklı düşünürsek yaptığın bir işin sana karını zararını hesaplamak lazım o ayrı
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 07 Eylül 2018, 11:29:12
Yunanistan'a üs açar açmaz o ayrı mesele
taktik ve teknik olarak Girit Suriye sahillene 912 km ırak sınırına 1312 km
incirlik Suriye sınırına 109 km ırağa 500 km

a10 menzil 3500 km
f16 menzil 3900 km
f15 menzil 5550 km

bu değerler cft hariç değerler ve havada ikmalsiz
yanisi 10-15 dakika ila 30 dakika içinde scramble kalkıp müdahale edebileceğin mesafelere müdahale süren 2-3 kat artıyor
o yüzden incirlik ABD için önemli değil söylemleri bir karşı propaganda onu geçin adb nin şu an Ortadoğu'da bu üsten kıymetli bir üssü yok nokta

ha incirlik kapatılsın mı kapatılsın ülkemde yabancı bir askeri varlık istemiyorum kalben
ama mantıklı düşünürsek yaptığın bir işin sana karını zararını hesaplamak lazım o ayrı


+1
Suriye ve Libya için düşünülecek olursa Yunanistan'daki üslerin pek verimli olabileceğini sanmıyorum.
Ancak hedef sadece Suriye ve Libya ile mi sınırlı gerçekten? ABD eski Varşova Paktı ülkelerine de yerleşiyor. Rusya ve Türkiye hedefte olabilir mi?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 07 Eylül 2018, 11:33:41
zaten girtteki üs ancak o değdin durumda mantıklı ancak sky.. o zaman film bambaşka olur ki o da bambaşka bir stratejik değerlendirme konusu ilgililerine ..D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 07 Eylül 2018, 13:33:00
Yunanistan a gelene kadar Kıbrıs da İngiliz üsleri zaten var istedikleri gibi kullanabildikleri. Türkiye deki üssün faydası Türk hava sahasının kullanılmasıdır. Girit den havalanan uçak Irak a nasıl gidecek mesela.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Eylül 2018, 13:48:45
@ bostancıbaşı

Objektif yorumunuz gayet yerinde. Artıları ve eksikleri güzel analiz edilmiş.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: bostancıbaşı - 07 Eylül 2018, 13:56:58
@ bostancıbaşı

Objektif yorumunuz gayet yerinde. Artıları ve eksikleri güzel analiz edilmiş.

Teşekkür ederim..
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yakusha - 07 Eylül 2018, 23:29:31
Nato'dan çıkışımız için bizi kışkırtıyor gibiler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 08 Eylül 2018, 12:59:32
Nato'dan çıkışımız için bizi kışkırtıyor gibiler.
Olabilri bizi çıkartıp sonrasında bize karşı askeri bir operasyon düzenlemek istiyor olabilirler
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 08 Eylül 2018, 13:59:53
Nato dan çıkmamızı isteyen kim ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Eylül 2018, 11:20:01
WSJ: Türkiye ile gerilim yaşayan ABD, Yunanistan'daki askeri varlığını büyütmek istiyor

© AFP 2018 / ANGELOS TZORTZINIS
ABD
14:43 12.09.2018(Güncellendi 14:49 12.09.2018) URL'yi kısaltın 0 315
Türkiye ile diplomatik gerilim yaşayan ABD, Yunanistan'daki askeri varlığını genişletmek istiyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ABD'li askeri yetkililerin bu ülkedeki donanma ve hava üslerini daha sık kullanmanın da yer aldığı bir dizi seçeneği Yunan yetkililerle görüştüğünü yazdı.

Kuzey Kıbrıs- Kıbrıs Cumhuriyeti
© AP PHOTO / PETROS KARADJİAS
‘Kıbrıs’a Türkiye üssünün kurulması için geç bile kalındı, bu adım Kıbrıs sorununun çözümüne de olumlu etki yapar’
WSJ'ye konuşan ABD'li yetkililer hem jeopolitik hem de coğrafi faktörlerin Yunanistan'ı ABD ordusu için cazip kıldığını söyledi. Gazeteye konuşan yetkililer siyasi olarak Yunan-ABD ilişkilerinin en üst noktada olduğunu ve iki ülkenin de NATO müttefikleri Türkiye hakkında endişeleri olduğunu söyledi.
Gazete coğrafi olarak da Yunanistan'ın 'tüm yıl boyunca uçuş eğitimi' için de uygun hava durumuna sahip olduğunu belirtti. Ülkeye yaptıkları son ziyarette Yunan hükümetinin ve ana muhalefetinin 'yeni düşüncelere açık olduğunu' söyleyen ABD'li yetkililer, Yunanistan'daki tesisleri daha fazla kullanma ve geçici olarak daha fazla ABD askeri konuşlandırma konularında 'fırsat gördüklerini' aktardı.

DUNFORD: YUNANİSTAN'DAKİ FIRSATLAR HAYLİ ÖNEMLİ

Gazete ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford'ın seyahati sırasında yanındaki gazetecilere yaptığı açıklamada Yunanistan'ın Suriye ve Kuzey Afrika'daki operasyonlarına yakınlığını vurgulayarak  Yunanistan'ın coğrafyası ve bu ülkedeki fırsatlar hayli önemli" dediğini aktardı.

Gazete ABD'nin Yunan üslerini kullanmayı genişletmeye halihazırda başladığını ve bu baharda silahsız MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçlarının bu ülkedeki Larissa Hava Üssü'nden kalkarak operasyonlar gerçekleştirmeye başladığının altını çizdi.

Yetkililer, ABD Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Curtis Scaparrotti liderliğinde yapılan görüşmelerin hazırlık niteliğinde olduğunu ve kalıcı asker ya da teçhizat konuşlandırma teklifleri içermediğini belirtirken, Yunanistan'ın bir dizi avantaj önerdiğini söyledi.

'YUNANİSTAN'LA İKİLİ İLİŞKİMİZ TÜRKİYE PAHASINA DEĞİL'

İncirlik Üssü
© AFP 2018 / TARIK TINAZAY
‘Türkiye, İncirlik Üssü'nü kapatabilir, ABD buna hazırlıklı olmalı'
Ancak Yunanistan'ın kaynaklarının daha fazla kullanımının Türkiye'deki İncirlik Üssü'ndeki ABD operasyonlarının yerini tutması amacı taşımadığı vurgulandı. Dunford "Yunanistan'la ikili ilişkimiz hiçbir şekilde Türkiye pahasına değil" ifadelerini kullandı.
Gazete İncirlik'in Suriye'ye daha yakın olduğunu ve NATO opersyonları için tasarlandığını ancak 2016'daki darbe girişiminin ardından Türkiye'nin Rusya'dan hava savunma sistemleri alması ve Türkiye'nin terör örgütü alarak kabul ettiği YPG'ye ABD'nin yardımı nedeniyle iki ülke ilişkilerinin gerilmesinin Yunanistan'ın bu konuda çekicileşmesine katkı yaptığını belirtti.

Haberde Türkiye'nin 2015 yılında ABD'nin İncirlik'ten yapacağı operasyon tiplerine kısıtlama getirdiği ve bunun karşılığında ABD'nin Suriye operasyonları için kaynaklarını Katar gibi ülkelere yönlendirdiğini de hatırlattı.

ABD ordusunun yıllarca Girit'teki Suda Körfezi'nde bulunan donama üssünü kullandığı belirtilirken gazeteye konuşan bir ABD'li yetkili Suda Körfezi'nin şu anda tam kapasiteyle kullanılması nedeniyle diğer seçenekler üzerinde durulduğunu kaydetti.

Haberde Yunan diplomatik kaynakların doğrudan askeri işbirliği konusunda yorum yapmadığı ancak Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos'un bu ay Selanik'teki bir konuşmasında ABD ve Yunanistan ilişkilerini överek "Geleceğe birlikte gideceğiz. Askeri anlaşmalar genişleyecek ve bu, Yunanistan'ın Akdeniz'deki stratejik ortaklığına yardım edecek" dediğini de hatırlattı.

https://tr.sputniknews.com/abd/201809121035163280-wsj-turkiye-abd-gerilim-yunanistan-askeri-varlik-buyutme-istegi/
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 27 Eylül 2018, 08:20:47
Trump'tan son dakika Türkiye açıklaması

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bac06787af5070f3c274df3.jpg)

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin İdlib mutabakatındaki çabalarına ilişkin, "Milyonlarca insan öldürülecekti ve bu bir utanç olacaktı. Şunu da belirteyim: Türkiye'nin çok büyük yardımı dokundu. Türkiye çok iyi. Türkiye tüm bu durum konusunda bize çok yardımcı oldu." dedi. Trump dün Türkiye ile ilgili yaptığı ilk açıklamada "İdlib müzakerelerine yardım ettiği için Türkiye’ye teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurul Görüşmeleri kapsamında New York'ta bulunan Trump, geniş katılımlı bir basın toplantısı düzenledi. İdlib'deki katliam ihtimalini bir gazeteciden duyduğunu belirten Trump, daha sonra New York Times gazetesinde bu bölgeyle ilgili geniş bir haber okuduğunu söyledi.

Trump, bunun üzerine Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'a, Suriye rejiminin İran ve Rusya'nın desteğiyle milyonlarca insanı katletmesini engellemeleri talimatı verdiğini anlattı.

Sosyal medya üzerinden de bu konuda açıklama yaptığını hatırlatan Trump, "Buna izin vermeyin dedim. Bu onların orada bir ameliyat yapmayacakları anlamına gelmez, teröristlerle ilgili veya terörist olarak gördükleriyle ilgili yapmaları gerekeni yapacaklar ama milyonlarca insanı öldürmeyin dedim ve durdu, gördünüz. Kimse bunun için bana kredi vermedi ama olsun." ifadelerini kullandı.

Rusya, İran ve rejimin İdlib'de "katliam yapmamasından" dolayı memnun olduğunu anlatan Trump, "Milyonlarca insan öldürülecekti ve bu bir utanç olacaktı. Şunu da belirteyim: Türkiye'nin çok büyük yardımı dokundu. Türkiye çok iyi. Türkiye tüm bu durum konusunda bize çok yardımcı oldu." değerlendirmesinde bulundu.


"İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜ DESTEKLİYORUM"

Donald Trump, İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözümle sonuçlanacak bir anlaşmayı desteklediğini belirtti.

Trump, "İki devletli çözüm olacağını düşünüyorum. Bir yönüyle zor bir anlaşma çünkü toprak işleri var, toprak sınırlarının belirlenmesi durumu var ve birçok çizim ve başka şeyler gerekir ama diğer yönüyle de iyi olacağını düşünüyorum çünkü insanların kendi toprakları ve yönetimleri olacak." diye konuştu.
İsrail ve Filistin'de halkın da iki devletli bir çözümü kabul edeceğine inandığını kaydeden Trump, "İsrailliler ve Filistinliler tek devlet istiyorlarsa bana uyar, iki devlet istiyorlarsa bu da bana uyar. Onlar mutluysa ben de mutluyum." açıklamasını yaptı.

"KİM İLE ATIŞMALARIMIZA GÜLÜYORUZ"

Trump ayrıca, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile iyi bir ilişkisi olduğunu ifade ederek, Kim'in kendisine gönderdiği mektubu "güzel bir sanat eseri" olarak niteledi.

Kuzey Kore'ye müzakere karşılığında herhangi bir taviz vermediğini aktaran Trump, Kim Jong-un ile eski atışmalarına ilişkin, "Şimdi ikimiz de onlara gülüyoruz." ifadesine yer verdi.

Pyongyang'ın, görüşmeleri sonucunda balistik füze testlerini durdurduğunu söyleyen Trump, görevine seçilmemiş olsaydı ABD'nin Kuzey Kore ile savaşa gideceğini iddia etti.

İLK AÇIKLAMADA TEŞEKKÜR ETMİŞTİ

Trump dün BM Güvenlik Konseyi oturumuna başkanlık etmiş ve Türkiye’ye İdlib’e saldırıyı önlemek için çözüm bulma konusundaki çabaları için teşekkür etmişti.


Trump “İdlib müzakerelerine yardım ettiği için Türkiye’ye teşekkür ediyorum. Kapımız yardım için açık” ifadelerini kullanmıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-son-dakika-turkiye-aciklamasi-40969109 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-son-dakika-turkiye-aciklamasi-40969109)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Musti19 - 28 Eylül 2018, 23:20:32
Biz NATO dan çıkalım mı diye tartışırken Ekonomi Amerikalı McKinsey şirketine emanet edildi arkadaşlar.

Ekonomi McKinsey şirketine emanet

Hazine Bakanı ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçen hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...

Albayrak, Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurul görüşmeleri için bulunduğu New York'ta, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Yatırım Konferansında konuştu.

16 BAKANLIK MCKINSEY KONTROLÜNDE OLACAK

Albayrak, YEP’in üç ana başlığı kapsadığını vurgularken, bunları dengelenme, disiplin ve dönüşüm olarak sıraladı.

Özellikle değişim ile ilgili yeni bir birim kurduklarını aktaran Albayrak, “Yeni program bünyesinde kurulan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdik. 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu bu ofis, tüm hedeflerimizi ve sonuçlarımızı her çeyrekte kontrol edecek” dedi.

McKinsey’in işletmelere, kamu kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına yönetim danışmanlığı hizmeti veren ABD merkezli uluslararası firma olduğu biliniyor.

NEREDE NASIL KURULDU

1926 yılında James McKinsey tarafından Chicago’da kurulan dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketinin merkezi New York’ta bulunuyor. İstanbul ve Ankara dahil toplamda 44 farklı ülkede 83 ofisi olan firma, 10 binin üzerinde çalışanı ve 3 milyar dolarlık bir ciroya sahip.

2001’DE HİZMET VERDİĞİ ŞİRKET NASIL BATTI

Danışmanlık şirketi McKinsey'in adı, ABD’li enerji devi Enron’un batmasına giden süreçte de gündeme gelmişti.

Öyle ki, gözlemciler, Enron'u "McKinsey'in yarattığını" söylüyorlardı. Skandalın patlak vermesine dek dünyanın "en prestijli" danışmanlık şirketi olarak bilinen McKinsey’in, Enron'un, çeşitli usulsüzlükler ile ABD'nin en büyük tekellerinden biri haline gelmesini sağlayan kuruluş olduğu iddia edilmişti.

McKinsey tavsiyeleri ile Enron, kısa zaman içinde, ABD'de enerji dağıtımı yapan bir şirketten, uluslararası faaliyet yürüten dev bir "piyasa belirleyici" haline geldi. İnternet üzerinden petrol ve doğalgaz sözleşmeleri satılıyor, tedarikçiler bulunuyor, fiyat indirimleri yapılıyordu.

2000 yılının ilk 9 ayında Enron'un kârı yüzde 45 artışla 1 milyar dolar sınırına dayandı; ciro ise iki kat artarak 60 milyar dolar oldu. Enron'un o dönemdeki genel müdürü olan Jeffrey Skilling, 1979-90 arasında McKinsey'de çalışmıştı. Bu dönemde Enron, McKinsey'in eski yöneticileriyle doldu.

Danışmanlık şirketi, Enron'u adeta bir tür "deney hayvanı" gibi kullanıyor, yeni yönetim taktiklerini Enron üzerinde deniyordu. Danışmanlık şirketi, Enron'u 20 farklı projede kullandı. Dahası, McKinsey yöneticisi Richard Foster, Ekim 2000 ile Ekim 2001 arasında Enron'un 6 yönetim kurulu toplantısına bizzat katıldı. Enron'un yükselişi, Bush yönetiminden bağımsız değildi. Bush tarafından Teksas eyaletindeki kamu idaresinin başına getirilen Brett Perlman, 5 yıl boyunca McKinsey için çalışmış, bu arada Enron'un elektronik ticaret sistemine geçişini sağlamıştı. McKinsey'in Enron'a sunduğu saldırgan ticaret taktikleri, şirketin sonunu da getirdi. Büyük ölçüde McKinsey tarafından yaratılan "Enron mucizesi", birkaç yıl içinde felaketle sonuçlandı.

Şirketin muhasebe usulsüzlükleri, borsa yolsuzlukları yaptığı, ancak bu yolla borsadaki değerini yüksek tutabildiği anlaşıldı. Gerçekler ortaya çıktığında McKinsey "gemiyi" terk etti ve Enron'un batışını uzaktan seyretti. Dev şirketin iflası ile on binlerce Enron çalışanı işini ve emeklilik haklarını yitirdi, beş parasız sokakta kaldı. Arthur Andersen adlı muhasebe şirketinin başı, Enron'un muhasebe usulsüzlüklerine karıştığı için epey ağrıdı. Ama Enron faciasının asıl yaratıcısı olan McKinsey, bütün bu yıkımdan fazla yara almadan çıkmayı başardı. (Kaynak: Evrensel / 16 Ağustos 2004)

MERKEZ BANKASI ESKİ BAŞKANINDAN TEPKİ

İYİ Parti Ankara Milletvekili ve Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz ise McKinsey kararına tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından “IMF” benzetmesi yapan Yılmaz, “Damat Albayrak: ‘ABD’li danışmanlık şirketi McKinsey ile anlaştık.’ Yine cinlik, yine yan yola sapmak. Akıllarınca IMF’siz program yapmış gibi yaparak sorunu çözecekler! Görecekler işler düşündükleri gibi gitmeyecek” ifadelerini paylaştı.

YÖNETİCİSİ BEŞİR ATALAY’IN DAMADI

Öte yandan McKinsey Ankara ofisinin yöneticisi Ali Üstün işadamı Bilal ibrahim Üstün'ün oğlu olmasıyla da biliniyor. Aynı zamanda Ali Üstün, İçişleri Eski Bakanı Beşir Atalay'ın kızı Zeynep Atalay ile evli.

2008 yılında gerçekleştirilen Nikahta 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dönemin TBMM Başkanı Köksal Toptan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP eski Manisa Milletvekili Bülent Arınç şahitlik yapmıştı.

kaynak : https://odatv.com/ekonomi-mckinsey-sirketine-emanet-27091810.html
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 29 Eylül 2018, 04:17:47
Ekonomi nasıl teslim ediliyor birde açıklarsan sevindirici olur keza kendileri danışmanlık veriyorlar sadece herhangi bir yaptırım karar alma vs yetkisi olmaz danışmanında dünya üzerinde siz bir izah ederseniz anlamak istiyorum
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Barbatos - 29 Eylül 2018, 08:55:38
Bu Amerikalılar "Dıj güj" değil miydi? Bize ekonomik operasyon yapmıyorlar mıydı? Niye danışmanlık için Amerikalılara gidiliyor?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 29 Eylül 2018, 10:57:20
Bu şey olabilir mi ? Ali koç başkanlığa geldiğinde fenerbahçe bütçesini kontrol etmek için şirket getirmişti. Gelirler, giderler bütçenin altını oyanları bulmak için.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 29 Eylül 2018, 12:23:52
Ekonomi nasıl teslim ediliyor birde açıklarsan sevindirici olur keza kendileri danışmanlık veriyorlar sadece herhangi bir yaptırım karar alma vs yetkisi olmaz danışmanında dünya üzerinde siz bir izah ederseniz anlamak istiyorum

Büyük oranda ABD nin de baltaladığı ekonomiye yine ABD malı danışmanın danışmanlık etmesi size de garip gelmiyor mu ?
Garip gelmiyorsa lütfen açıkça yazın.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 29 Eylül 2018, 13:22:49
McKinsey Danışmanlık Şirketinin karanlık ilişkiler ağını şuraya yapıştırmış olduğum linkten okuyabilirsiniz. 

http://www.8sutunamanset.com/kuresel-dublormckinsey/ (http://www.8sutunamanset.com/kuresel-dublormckinsey/)


''McKinsey'' hakkında dikkat çeken paragraf;

Yani McKinsey’in uluslararası finans sistemindeki kilit rolü krizdeki ülkeleri IMF’in boyunduruğuna hazırlamak ve varlıklarının küresel sermayeye transferini sağlamak, kimi ülkelerde finansal güçlerle siyaseti yönlendirmek…
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 29 Eylül 2018, 17:41:51
Ekonomi nasıl teslim ediliyor birde açıklarsan sevindirici olur keza kendileri danışmanlık veriyorlar sadece herhangi bir yaptırım karar alma vs yetkisi olmaz danışmanında dünya üzerinde siz bir izah ederseniz anlamak istiyorum

Büyük oranda ABD nin de baltaladığı ekonomiye yine ABD malı danışmanın danışmanlık etmesi size de garip gelmiyor mu ?
Garip gelmiyorsa lütfen açıkça yazın.

Garip gelmiyor zira danışmanlar amerikalı değil dünyanın her kesiminden uluslararası danışmanlık firması ki benim değindiğim nokta bu değil arkadaşın birinin geride yazısıda 16 bakanlık ve ekonomi teslim edildi ne demek yahu bir yapı oluşturuluyor ve bu danışmanlık firmasında bakacak danışman hedeflere yakınlaşıp yakınlaşmadığı hakkında bilgi verecek bu kuruma herhangi bir yaptırımı yetkisi vs olmayan bir danışman danışırsın sana bilgi verir uymak zorunda değilsin fikrini beğenmek zorunda değilsin vs vs yani bu kadar kuru gürültü yapacak birşey yok ortada gören sanacak ekonomi bakan yardımcısı atandı bu firma veyahut bu kurumun başına atandı danışmanı çağırırsın kurum toplantısında anlat dersin nerede ne imkanlar var oda sana fikirlerini söyler daha ileri gidemez gerisi kuruma kalmış fikrini beğenir beğenmez uyar uymaz vs
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 29 Eylül 2018, 18:07:27
Hala düşmana tüm verilerin neden açıldığına anlam veremiyorum.
Danışmana danışırsın bunu yaparken elde avuçta hangi veri varsa vermek zorundasındır.
Holding vb de çalışanlar bunu bilir.
Neyse siyasi tartışmalarda bulunmayacağım.
Altay konusun da bir arkadaş bir yorum yapmış(firmalardan para mı alacaksınız vb tarzında) bu şekilde medeni olarak tartışıp bir noktaya varamayız...

McKinsey firması hakkında ne biliyoruz?
ABD'li uluslararası yönetim danışmanlık firması olan McKinsey kamu ve özel sektörün ekonomi politikalarını ve kararlarını analiz ederek bu yönde raporlar hazırlıyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 06 Ekim 2018, 12:56:09
Hadi bazılarının gözü aydın bir karalama kampanyasının daha sonuna geldiler :)

RTE: Amerikadan, McKinsey’den danışmanlık hizmeti almayacağız. Biz bize yeteriz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 06 Ekim 2018, 14:58:18
Hadi bazılarının gözü aydın bir karalama kampanyasının daha sonuna geldiler :)

RTE: Amerikadan, McKinsey’den danışmanlık hizmeti almayacağız. Biz bize yeteriz.
biz buna karalama kampanyasının sonu demiyoruz. Tepki görünce meydana gelen U dönüşü diyoruz. Bu tür yanlislarda ısrar edilmemesini doğru buluyorum. Yalniz bu U dönüşü mevcut sistemin biz bize yeteriz demesinden ziyade halkın tepkisi ile olmuştur. Yani böyle bir anlaşmada ülkenin başındaki kişinin haberinin olmaması yada o kişi okeylemeden anlaşma yapılmasına inanacak kadar gerizekalı değiliz :))yinede zararin  ucundan dönüldü. Ben danışmanlık şirketiyle çalışılmasına karşı değilim. Yalnız profesyonel bir şirketten destek alacak kadar profesyonel dusunuyor isek keşke o görevlere zamanında profesyonelleri getirebilse idik
 En çokta senin adına sevindim firtinabaskan. Cidden :)) yapılan yanlışın sende farkindaydin ama bu U dönüşü senide benide mutlu etti.umarim bundan sonraki yanlışlara objektif bakıp "bu yanlis" demeyi biliriz. Neyse happy time ""
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 06 Ekim 2018, 16:11:06
Memlekete hayirli olsun. Bu haberi aldigimda Afyonspor-Karabuksor macini izliyordum. Maç 5-0 bitti!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 06 Ekim 2018, 16:45:42
Zannedersem Mc Kinsey Kuruluşunu IMF ile karıştırıyorsunuz.  Her kuruluşu paranoyak gözüyle bakmadan evvel bir araştırın bilmiyorsanız Hazreti Google’ la danışın.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 06 Ekim 2018, 17:19:30
Zannedersem Mc Kinsey Kuruluşunu IMF ile karıştırıyorsunuz.  Her kuruluşu paranoyak gözüyle bakmadan evvel bir araştırın bilmiyorsanız Hazreti Google’ la danışın.
MC Kinsey'i ilk defa sizin haşmetli hazretliniz sayesinde duydugumuz için daha önce araştırma ihtiyacı duymadık çok özür dileriz. İMF ile Mc Kinseyi karıştırmak ne haddimize mesela biri 3 harfli diğeri 8. Asıl sorun ne biliyor musun Tigerfish. Senin yada benim ideolojim değil. Vatan. Seninde benimde derdimiz vatan.Bunu çok içten ve samimi söylüyorum umarım samimiyetime inanırsın. Düne kadar genelkurmayın kozmik odasına girilmesini haklı bulanlarda vardı bu ülkede. Sırf kendi ideolojileri bunun yapılmasını uygun gördüğü için sessiz kalanlar vardı. Şimdi gelmiş burda amerikanlı şirketi şunla yada bunla karıştırma diyorsun. Karıştırmıyoruz abi , biz sakiniz lütfen bir siz karıştırmayın ülkeyi :D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 06 Ekim 2018, 17:22:24
Neyse susuyorum bu konuda. Yazdıgım cümleler yüzünden SKYWOLFten özür dileye dileye bir hal oldum.Bir yenisini dileyecek yüzüm kalmadı. Ben bulaşmıyım en iyisi :)) herkes haklı
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 06 Ekim 2018, 18:19:14
Hadi bazılarının gözü aydın bir karalama kampanyasının daha sonuna geldiler :)

RTE: Amerikadan, McKinsey’den danışmanlık hizmeti almayacağız. Biz bize yeteriz.
biz buna karalama kampanyasının sonu demiyoruz. Tepki görünce meydana gelen U dönüşü diyoruz. Bu tür yanlislarda ısrar edilmemesini doğru buluyorum. Yalniz bu U dönüşü mevcut sistemin biz bize yeteriz demesinden ziyade halkın tepkisi ile olmuştur. Yani böyle bir anlaşmada ülkenin başındaki kişinin haberinin olmaması yada o kişi okeylemeden anlaşma yapılmasına inanacak kadar gerizekalı değiliz :))yinede zararin  ucundan dönüldü. Ben danışmanlık şirketiyle çalışılmasına karşı değilim. Yalnız profesyonel bir şirketten destek alacak kadar profesyonel dusunuyor isek keşke o görevlere zamanında profesyonelleri getirebilse idik
 En çokta senin adına sevindim firtinabaskan. Cidden :)) yapılan yanlışın sende farkindaydin ama bu U dönüşü senide benide mutlu etti.umarim bundan sonraki yanlışlara objektif bakıp "bu yanlis" demeyi biliriz. Neyse happy time ""

Yav he he tepki görünce U dönüşü demen beni çok güldürdü :))

Şunu kabullenmiş olmanda enteresan türkiyede her kurum ve kişinin Cumhurbaşkanından haberdar olmadan birşey yapması büyük adam vesselam milyonlarca kişinin işini tek başına yapıyor :D
tepkili olanlar danışman ile yöneticinin vasıflarını ayırt ettiğinde daha eşit olur tartışmalar ;)
Cumhurbaşkanı niye iptal ettirdiğinide söyledi zaten ben yanlışa yanlış derim yanlış olursa eğer ama ben parasını verip danışmanlık yaptırdığım adamı çok önemsemem fark orada :D netici itibari ile parayla tuttuğum adam ben patron arada fark var neyse sevgilerle.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 06 Ekim 2018, 18:20:37
Zannedersem Mc Kinsey Kuruluşunu IMF ile karıştırıyorsunuz.  Her kuruluşu paranoyak gözüyle bakmadan evvel bir araştırın bilmiyorsanız Hazreti Google’ la danışın.
MC Kinsey'i ilk defa sizin haşmetli hazretliniz sayesinde duydugumuz için daha önce araştırma ihtiyacı duymadık çok özür dileriz. İMF ile Mc Kinseyi karıştırmak ne haddimize mesela biri 3 harfli diğeri 8. Asıl sorun ne biliyor musun Tigerfish. Senin yada benim ideolojim değil. Vatan. Seninde benimde derdimiz vatan.Bunu çok içten ve samimi söylüyorum umarım samimiyetime inanırsın. Düne kadar genelkurmayın kozmik odasına girilmesini haklı bulanlarda vardı bu ülkede. Sırf kendi ideolojileri bunun yapılmasını uygun gördüğü için sessiz kalanlar vardı. Şimdi gelmiş burda amerikanlı şirketi şunla yada bunla karıştırma diyorsun. Karıştırmıyoruz abi , biz sakiniz lütfen bir siz karıştırmayın ülkeyi :D

Yabgu umarım amerikan ürünleri kullanmıyorsundur bu kadar karşı olduğuna göre pc'yi felan bırak keza bilgilerin adamlara gidiyor herşeyini teslim etme güzel kardeşim benden tavsiye :D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 06 Ekim 2018, 18:57:39
Ben Amerika'ya karşı değilim ki , sen beni hiç kamera karşısına geçip " eyyyy amerihaaa " diye bagirdigimi gördün mu ? Ha bagirmis olsam ve evdeki kasanin anahtarını Teksaslı Jeremi'ye versem neyse... o zaman bana hani sen Amerika karsitiydin diyebilirsin. Yoksa bu dediğimi yapan birini mi taniyorsun :)) ayrıca korkma ben uyanık adamimdir cuzdanimi hep kendim tasirim MC kinsey'e tasitmam. Mazallah  dağ ayısı barzaninin bile kandirabildigi insanları MC kinsey ne yapar sen düşün.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 06 Ekim 2018, 19:29:12
Ben Amerika'ya karşı değilim ki , sen beni hiç kamera karşısına geçip " eyyyy amerihaaa " diye bagirdigimi gördün mu ? Ha bagirmis olsam ve evdeki kasanin anahtarını Teksaslı Jeremi'ye versem neyse... o zaman bana hani sen Amerika karsitiydin diyebilirsin. Yoksa bu dediğimi yapan birini mi taniyorsun :)) ayrıca korkma ben uyanık adamimdir cuzdanimi hep kendim tasirim MC kinsey'e tasitmam. Mazallah  dağ ayısı barzaninin bile kandirabildigi insanları MC kinsey ne yapar sen düşün.

Yabgu sorduğum soruda S virajı yapma gerek yok :)
Sen önce bir anlat bakalım DANIŞMAN nedir yetkileri nelerdir görevleri nelerdir. DANIŞMAN'a neden karşısın sözleşme esnasında yanlarında bulundunmu ? veyahut eline sözleşmemi geçti çok eminsinya kasanın anahtarının verildiğini gerçi dalga geçerler adamla danışman ve kasa anahtarı :D sen şirket felan yönetme sonucu belli batarsın danışmana anahtar verilmez öyle inandığın için senin için sıkıntı büyük. Ben Allah(C.C)'den başka kimseden korkmam sen içini ferah tut MC kinseyle akrabalık mevcutmu sana bazı bilgilermi verdi.Dünya gelişiyor 3 yaşındaki çocuk babasını bile yeri geliyor ağlayarak kandırıyor kanmak insanı bir durumdur önemli olan yanlışa düşmemek ve devam etmemek düşüncenin tarafında olanların tarafı belli olduğu için siyasi olarak senin için bunlar pek önemli değil at tutarsa :D

hadi kal sağlıcakla.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 06 Ekim 2018, 20:03:58
"Kanmak insani bir durumdur" - "yeri geliyor bir çocuk aglayarak babasını kandırabiliyor". Bak bunlar senin cümlelerin. Öncelikle devlet insan değildir. Devletler güvenmez. Çıkar ilişkisine dayalı iş birliği yapar. devlet aklı denilen birşey vardır. Amerikada devlet aklı Trump'ın aklı demek değildir hani bizde bir kişini aklı tüm devletin aklıdır ya ha o Amerikada öyle olmuyor. O mekanizmanın içinde birçok unsur bulunur. Trump görevi bıraksa hatta Melani ile Himalayalar'a tatile gitse bile o sistem o akıl tıkır tıkır çalışır. Yani kanmak insani bir durum demek devletin acziyetini gösterir insancıllığını değil.İkinci yorumunda çocuklar ağlayarak babasını kandırıyor demişsin. evet bir çocuk babasını kandırır en fazla oyuncak bebek aldırır.  Ama senin devletin aldatılır ise 250 insan ölür. devlet elden gider. Kozmik odana girilir. meclisin bombalanır , tüm bilgilerin kaçırılır. O yüzden saçma cümlelerin ile devlet aklını bir tutma. Ama bunlar konumuz değil tabiki. Bunlar sana öğretici bilgilerdi. Siz devleti mahallenizdeki bakkal dükkanı mı sanıyorsunuz yahu. Hiç mi ders almazsınız kozmik oda olayından. Neymiş ben şirketime danışman almazsam batarmışım. Ben şirketime danışman alırım lakin sizin aklınıza gelmeyen birşeyide yaparım. Önce şirketin başına işin uzmanı olan bir yönetici koyarım.Şirketi damadımın üstüne yapmam :)) O yöneticinin eksik kaldıgı konularda tabiki danışman alırım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 06 Ekim 2018, 21:15:22
Sıkıntı, devleti şirket gibi yönetmeye çalışmaktan kaynaklanıyor. Oysaki devlet, şirket gibi yönetilmez; devlet devlet gibi yönetilir. Anlamak istemeyenler için basitleştirecek olursak; ŞİRKET BAŞA KUZGUN LEŞE değil, DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE!

Bir diğer sıkıntı:

Emaneti liyakat sahibine değil de; eş, dost, akraba, enişte, damat, elti, görümce, kaynana, kaynata, dünür, bacanak, emmi oğlu, teyze kızı...arasında bölüştürmekten kaynaklanıyor. Şimdi Allah için; Damat' ın damat olmaktan başka ne özelliği var! Koskoca Türkiye Cumhuriyeti' nin ekonomisini yönetebilecek bilgi, görgü, deneyim, iş tecrübesi, entellektüel sermayeye sahip mi (?) Bu yönetim anlayışına kısaca; MU'AVİYECİ YÖNETİM ANLAYIŞI diyoruz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 07 Ekim 2018, 01:16:22
"Kanmak insani bir durumdur" - "yeri geliyor bir çocuk aglayarak babasını kandırabiliyor". Bak bunlar senin cümlelerin. Öncelikle devlet insan değildir. Devletler güvenmez. Çıkar ilişkisine dayalı iş birliği yapar. devlet aklı denilen birşey vardır. Amerikada devlet aklı Trump'ın aklı demek değildir hani bizde bir kişini aklı tüm devletin aklıdır ya ha o Amerikada öyle olmuyor. O mekanizmanın içinde birçok unsur bulunur. Trump görevi bıraksa hatta Melani ile Himalayalar'a tatile gitse bile o sistem o akıl tıkır tıkır çalışır. Yani kanmak insani bir durum demek devletin acziyetini gösterir insancıllığını değil.İkinci yorumunda çocuklar ağlayarak babasını kandırıyor demişsin. evet bir çocuk babasını kandırır en fazla oyuncak bebek aldırır.  Ama senin devletin aldatılır ise 250 insan ölür. devlet elden gider. Kozmik odana girilir. meclisin bombalanır , tüm bilgilerin kaçırılır. O yüzden saçma cümlelerin ile devlet aklını bir tutma. Ama bunlar konumuz değil tabiki. Bunlar sana öğretici bilgilerdi. Siz devleti mahallenizdeki bakkal dükkanı mı sanıyorsunuz yahu. Hiç mi ders almazsınız kozmik oda olayından. Neymiş ben şirketime danışman almazsam batarmışım. Ben şirketime danışman alırım lakin sizin aklınıza gelmeyen birşeyide yaparım. Önce şirketin başına işin uzmanı olan bir yönetici koyarım.Şirketi damadımın üstüne yapmam :)) O yöneticinin eksik kaldıgı konularda tabiki danışman alırım.

Ben ne söylemişim sen devlet insan ayrımına girmişsin ben sana bir kaç şey söyliyim cevaplarını merakla bekliyorum. Kozmik Oda'ya nasıl girildi kimler hangi delil belgelerle hangi hakim savcı kararıyla hangi isimlerle girdi he şimdi savcıyı oraya kimler atadı diye sizin tarafın çok saçma bir savunma mekanizması var hakim ve savcı olduysan nerede olduğunun bir önemi yoktur cevabına göre detaylandırırım. İkincisi mesele damat ise Bayraktar İHA'da DAMAT yapıyor yapmasınmı DAMAT sonuçta he ne dersin ? Sen veyahut siz DAMAT dediğiniz kişi hakkında ne biliyorsunuz neyi ne kadar bildiğini ne biliyorsunuz sen kendini ne sanıyorsun önemli kısım o herşeye bu kadar net kararlar veriyorsunda devlete millete katkın ne senin ne ürettin hangi şirketin CEO'luğunu yapıyorsun nerenin karar mercisisin her haltı siz biliyorsunuz kimse hiçbir şey bilmiyor sizin Kemal dervişlerinizi gördü bu ülke bu vatandaş yazar kasaların havalarda uçuştuğu zamanlarda canlı yayınlar girerdi o yüzden herşeyi bilmişlik yapmaya kalkma zira o aklın sende kalsın damat olması birşeyi ifade etmez etse etse güveni ifade eder.

Amerikada devlet aklından bahsetmişsin Amerikada Devlet Aklı yoktur o işi geçeceksin körü körüne yazılar yazma amerikada kurumlar vardır Pentagon,CİA yani benim ülkemde ağlayıp zırladığınız Derin devlet meselesidir.
Bu arada türkiyedede sistem çalışmaya başladı meraklanma aksaklıklar olur zira uzun yıllar ülkede hiçbirşey yapılmadığı ("yapılanında kapatıldığı")bir sistemide olmadığı için emekleme aşamasında

Birde şu klişe olmuş devlet aklı devlet aklını işletenler robotlarmıdır acaba :) ilahi bir güçmüdür netice itibari ile insandır insan yazdığın şeyin klişeden öteye gitmediği bir zırvalık devletin olsa olsa yapısı olur.Tabi ülkemizde devlet aklı devlet aklı diye kafalara kazıdılar çünki otorite tanınmadığı için heryerde çomak sokulduğu için beğenilmeyen başbakan hop ipe devlet aklı tabi osmanlıya her türlü lafı söylerler ama devlet aklından bahsederler hangi devlet 1923 de kurulan devletin aklındanmı bahsediyoruz ?? Yoksa Osmanlı zamanından gelen devlettenmi ?? neyse uzun uzaya yazarım ama gerek yok
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 07 Ekim 2018, 03:00:11
Devlet Aklı odur ki; uzun soluklu stratejiler belirleyebilme kabiliyetidir. Strateji belirlemekteki temel amaç; devlet ve milletin selametini temin edebilmek ve asıl itibariyle Devletin beka sorunlarına çözümler üretebilmektir. Buradan hareketle Türk milleti tarih boyunca hiç bir dönem devletsiz kalmamıştır lakin kurmuş olduğu devletlerin tamamı da yıkılmıştır. Demek ki Devlet Aklında bir takım zafiyet noktaları var!

İşte son Türk Devleti olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bir Devlet Aklına dayanmaktadır ve büyük mücadeleler sonucu kurulmuştur. Şöyle ki; Osmanlı Devleti gerileme dönemine girdiğinde devletin varlığı da tehlikeye girmişti. Bu tehlikeyi sezinleyen devlet ricali, kötü gidişatı durdurabilmek için çareler aramış ve ona uygun stratejiler belirlemişti. Bu kapsamda bir takım senaryolar hayata geçirilmiş, bir takım düzenlemeler yapılmış ancak kötü gidişata engel olunamamıştır. Netice itibariyle kötünün kötüsü -en kötü senaryo gerçekleşmiş ve devletin elinde, devletin asli unsuru olan BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN başka dayanak noktası kalmamıştı. İşte Büyük Atatürk, tam da burada devreye girmiş ve DEVLET AKLI' nın surete bürünen yüzü olmuştur. Uyguladığı stratejiler, harekat planları veya Devrimler; DEVLET AKLININ önceden belirlediği stratejiler olup bunlardan bi haber olarak ortalığa atılan lakırdıları anlamak mümkün değildir.

Diyorlar ki; Atatürk geldi millete zorla şapka taktırdı, Alfabeyi değiştirdi, Hilafeti-Saltanatı kaldırdı... yok efendim şunları bunları yaptı (!) Bilmezler ki bunlar DEVLET AKLININ yüz yıllık planlarıdır. Örneğin Alfabenin değiştirilmesi tee Abdülaziz zamanında gündeme gelmiştir. Efenim şapkaydı şuydu buydu... bunlar II. Mahmut döneminde planlanmış ve uygulamaya çalışılmıştır. Ancak yapabilirlik kabiliyeti yoktu. İşte DEVLET ADAMI odur ki; zor zamanda çözümler üretebilen kişidir.

İstanbul İngilizler tarafından işgal edildiğinde; Büyük Atatürk hangi öz güvene dayanarak GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER diyebilmiştir veyahut hiç kimsenin haberi yokken YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ demiştir! Bu öz güveni nereden bulmuştur? Çünkü bunlar üzerinde uzunca yıllar çalışılmış konular olup, artık zamanı geldiğinde hayata geçirilecek projelerdi. O nedenle tavsiyemiz odur ki; 1923 Cumhuriyetle, Milli Mücadeleyle, Atatürk' le uğraşmaktan vazgeçsinler. Bunlar devlet aklının stratejileridir ve Milletin ve Devletin selameti için yapılması zaruri olan devrimlerdi. Sayesinde bugünleri yaşayabiliyoruz. Unutulmamalıdır ki Devlet Aklı; en zaruri yerde devreye girer ve gündelik polemiklerle uğraşmaz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 07 Ekim 2018, 03:39:35
Devlet Aklı odur ki; uzun soluklu stratejiler belirleyebilme kabiliyetidir. Strateji belirlemekteki temel amaç; devlet ve milletin selametini temin edebilmek ve asıl itibariyle Devletin beka sorunlarına çözümler üretebilmektir. Buradan hareketle Türk milleti tarih boyunca hiç bir dönem devletsiz kalmamıştır lakin kurmuş olduğu devletlerin tamamı da yıkılmıştır. Demek ki Devlet Aklında bir takım zafiyet noktaları var!

İşte son Türk Devleti olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bir Devlet Aklına dayanmaktadır ve büyük mücadeleler sonucu kurulmuştur. Şöyle ki; Osmanlı Devleti gerileme dönemine girdiğinde devletin varlığı da tehlikeye girmişti. Bu tehlikeyi sezinleyen devlet ricali, kötü gidişatı durdurabilmek için çareler aramış ve ona uygun stratejiler belirlemişti. Bu kapsamda bir takım senaryolar hayata geçirilmiş, bir takım düzenlemeler yapılmış ancak kötü gidişata engel olunamamıştır. Netice itibariyle kötünün kötüsü -en kötü senaryo gerçekleşmiş ve devletin elinde, devletin asli unsuru olan BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN başka dayanak noktası kalmamıştı. İşte Büyük Atatürk, tam da burada devreye girmiş ve DEVLET AKLI' nın surete bürünen yüzü olmuştur. Uyguladığı stratejiler, harekat planları veya Devrimler; DEVLET AKLININ önceden belirlediği stratejiler olup bunlardan bi haber olarak ortalığa atılan lakırdıları anlamak mümkün değildir.

Diyorlar ki; Atatürk geldi millete zorla şapka taktırdı, Alfabeyi değiştirdi, Hilafeti-Saltanatı kaldırdı... yok efendim şunları bunları yaptı (!) Bilmezler ki bunlar DEVLET AKLININ yüz yıllık planlarıdır. Örneğin Alfabenin değiştirilmesi tee Abdülaziz zamanında gündeme gelmiştir. Efenim şapkaydı şuydu buydu... bunlar II. Mahmut döneminde planlanmış ve uygulamaya çalışılmıştır. Ancak yapabilirlik kabiliyeti yoktu. İşte DEVLET ADAMI odur ki; zor zamanda çözümler üretebilen kişidir.

İstanbul İngilizler tarafından işgal edildiğinde; Büyük Atatürk hangi öz güvene dayanarak GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER diyebilmiştir veyahut hiç kimsenin haberi yokken YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDİYORUZ demiştir! Bu öz güveni nereden bulmuştur? Çünkü bunlar üzerinde uzunca yıllar çalışılmış konular olup, artık zamanı geldiğinde hayata geçirilecek projelerdi. O nedenle tavsiyemiz odur ki; 1923 Cumhuriyetle, Milli Mücadeleyle, Atatürk' le uğraşmaktan vazgeçsinler. Bunlar devlet aklının stratejileridir ve Milletin ve Devletin selameti için yapılması zaruri olan devrimlerdi. Sayesinde bugünleri yaşayabiliyoruz. Unutulmamalıdır ki Devlet Aklı; en zaruri yerde devreye girer ve gündelik polemiklerle uğraşmaz.

Partikül kardeş yazının bazı yerlerine katılıyorum bazı yerlerine katılmıyorum ama asıl konu olan devlet aklı demekki insan aklıdır hani insan değildir diyorya bazı arkadaşlar ondan dolayı diyorum atatürkle bazı uç noktalar hariç kimsenin uğraştığıda yok atatürk'ün sadece adını kullanan bir kısım var atatürkü Allah(c.c) gören var atatürk'ü sevmeyende olabilir ama bunun temel sebeplerinede bakmak lazımdır acaba atayı bu uç kısımlara ve bir altına sevdirmeyen Atatürk'ün adını kullanıp Atatürk'ün tasvip etmeyeceği şeyler yapanlarmıdır bunların üzerinde epey çalışma yapılması lazımdır.Şahsen ben Atatürküde çok severim FSM'yide Kanuniye kısaca ben ecdadın her birini sever sayarım he birini çok seversin birini az seversin o sana kalmıştır ama birini sevipde ötekine tu kaka dedinmi orada bana göre yanlış var demektir.Yorumundan ötürü teşekkür ederim ayrıca
Önceki yorumlara gelecek olursak sırf kişiyi veya partiyi ve zümreyi sevmediğin için herşeye çamur atma çabasına girmek herşeyi kötülemek saçma abye şikayet edeni çıktı ülkeyi gerçi oda ayrı misalen şikayet eden sözüm ona Atatürk'çü Ata yaşasa aynı gün Taksimde  dar ağacı kurardı misal demek istediğim kardeşim sen ülkemi seviyorum diyeceksin herşeyi kötüleyeceksin herşeyin altında birşey arıyacaksın sıkıştınmı ülkemi seviyorum bilmem ne bunlar boş şeyler laiklikde elden gidiyordu şeriat geliyordu atatürk unutturulmaya çalışılıyordu tıpkı sağ sol davaları başı açık kapalı durumları vs ülkenin enerjisini hep boşa harcama durumları bunuda ne yazıkki hep içerden yapıyorlar bugün çıkmış sözüm ona yeni sağcı parti bazı şeyleri kaşımaya karışıklık çıkarmaya çalışıyor sonuç sağcıyı sağcıya kırdırma çalışmaları hoş beyhude yemez bu millet onları her olaydan öyle veya böyle ders alınıyor.takım tutar gibi görüş tutmaya karşıyım ama danışman abd merkezli diye ki o şirketin %90 farklı ülkelerden danışman barındırıyor ekonomi abdye verildi imf geldi mantığı kadar saçma bir mantık üzerinden algı operasyonu boş bir olayda ama sinek misali mide bulandırmasın diye kestirip atıldı ne oldu ne çıkarım elde edebildiler koca bir 0 he yok elinde bir bilgi varsa legal illegal yetki anlaşması vs vs çık tvye söyle zaten işin bu millettede desinki he bu böyle diyor ama bak böyleymiş kuru gürültüye hacet yok ülkenin uğraşması gereken çok daha elzem ve önemli işleri var

sevgiyle.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 07 Ekim 2018, 09:08:03
Şu ulkeyi ab'ye sikayet etme geyigi de baydi artik. Bunu diyen adamlar genelde nedimof gibi putinci cikiyor! "Bati beni tanimadi ben de ulkeyi zorla yonetirim"

O isin sonu silivride birilerine yalvar yakar mektup yazarken bitiyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 07 Ekim 2018, 11:55:17
...ama asıl konu olan devlet aklı demekki insan aklıdır...

Devlet Aklı netice itibariyle insan aklıdır -doğru fakat ORTAK AKILDIR. Tek bir kişinini aklı değildir. Modern dünyada ''Devlet'' denilen şey asıl itibariyle TÜZEL KİŞİLİKTİR. Yani elle tutulan gözle görülebilen somut birşey değildir. Ne Kraldır, ne Sultandır, ne Padişahtır... Devlet yaşayan bir organizmadır. Fakat burada zafiyet noktaları var. Devlet Aklı' nı kişi aklında indirgediğiniz zaman ''Ortak Akıldan'' kopmuş olursunuz ki işte o zaman  yanlış yapmaya başlarsınız.

DEVLET OLMAK nedir biliyor musunuz? YÖNETEBİLME KABİLİYETİDİR. Şimdi siz devlet olmuşsunuz fakat ekonomiyi yönetemiyorsunuz -diyelim. Böyle birşey olabilir mi?  Sen devlet değil misin, senin insanlık tarihiyle başlayan bilgi birikimin yok mu, senin üniversitelerin, kurumların, yetişmiş insan gücün yok mu? Nasıl ekonomiyi yönetemezsiniz yav! Şurada seksen milyon insanız. Seksen milyon içinden 100-200 tane yetişmiş eleman çıkartamayacak mıyız? Ha... demek ki devlet yönetilebilir olmaktan çıkmıştır. Yönetebilir olmak demek, devlet olabilmek demektir. Yönetemiyorsan, ya kabile devletisin ya da devlet yönetimini zafiyete uğrattın demektir.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 07 Ekim 2018, 13:25:07
Şu ulkeyi ab'ye sikayet etme geyigi de baydi artik. Bunu diyen adamlar genelde nedimof gibi putinci cikiyor! "Bati beni tanimadi ben de ulkeyi zorla yonetirim"

O isin sonu silivride birilerine yalvar yakar mektup yazarken bitiyor.

Uyvar o iş geyik değil haberin olsun hatta 1 tık ilerisi türkiyeye yatırım yapmayındır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 07 Ekim 2018, 13:31:11
...ama asıl konu olan devlet aklı demekki insan aklıdır...

Devlet Aklı netice itibariyle insan aklıdır -doğru fakat ORTAK AKILDIR. Tek bir kişinini aklı değildir. Modern dünyada ''Devlet'' denilen şey asıl itibariyle TÜZEL KİŞİLİKTİR. Yani elle tutulan gözle görülebilen somut birşey değildir. Ne Kraldır, ne Sultandır, ne Padişahtır... Devlet yaşayan bir organizmadır. Fakat burada zafiyet noktaları var. Devlet Aklı' nı kişi aklında indirgediğiniz zaman ''Ortak Akıldan'' kopmuş olursunuz ki işte o zaman  yanlış yapmaya başlarsınız.

DEVLET OLMAK nedir biliyor musunuz? YÖNETEBİLME KABİLİYETİDİR. Şimdi siz devlet olmuşsunuz fakat ekonomiyi yönetemiyorsunuz -diyelim. Böyle birşey olabilir mi?  Sen devlet değil misin, senin insanlık tarihiyle başlayan bilgi birikimin yok mu, senin üniversitelerin, kurumların, yetişmiş insan gücün yok mu? Nasıl ekonomiyi yönetemezsiniz yav! Şurada seksen milyon insanız. Seksen milyon içinden 100-200 tane yetişmiş eleman çıkartamayacak mıyız? Ha... demek ki devlet yönetilebilir olmaktan çıkmıştır. Yönetebilir olmak demek, devlet olabilmek demektir. Yönetemiyorsan, ya kabile devletisin ya da devlet yönetimini zafiyete uğrattın demektir.

Ee bir zahmet fırsat versinlerde devlet aklını kullansın ozaman kim nereye gelirse onun adamı damat yok o yok bu yok şu herşeye karşıyız mantığı yani devlet aklı demek senin gibi düşünen akıl demek değildir.Ülkede henüz ortak akıl çok yok katılırım ama önemli kurumlar arasında ortak akıl mevcuttur.Neyse konu çok fazla uzadı tekrardan yorumlarından ötürü teşekkür ederim partikül iyi günler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 12 Ekim 2018, 16:28:24
Brunson artık serbest...

Mahkeme Rahip Brunson kararını verdi

PKK ve FET֒ye casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis cezasıyla yargılanan papaz Andrew Craig Brunson hakkında karar çıktı. Mahkeme, Rahip Brunson'un ev hapsi ve yurt dışı yasağını kaldırdı. Brunson'a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ancak yattığı süre göz önüne alınarak tahliye edildi.
İzmir’de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiasıyla tutukluluğu ev hapsine çevrilen ABD uyruklu din adamı Andrew Craig Brunson, 4’üncü kez hakim karşısına çıktı.

ABD'li Brunson'un yargılandığı davada savcı, sanığın TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri gereğince cezalandırılması yönünde mütalaa verdi. Savcı, Brunson hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılmasını ve örgüte üye olmaktan 10 yıla kadar hapis talep etti.

Savcının mütalaasının ardından duruşmaya kaldığı yerden devam edildi. Mahkeme Başkanı Brunson’a savunma için söz verdi.

Brunson, “Ben masum bir adamım. İsa’yı seviyorum, Türkiye’yi seviyorum” dedi. Mahkeme Başkanı Brunson ve avukatına ek savunma süresini hatırlattı. Ek savuna süresi isteyip istemediklerini sordu. Brunson ve avukatı ek savunma süresi istemedi. Avukatı Brunson’un beraatını istedi.

MAHKEME KARARINI AÇIKLADI

FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis istemiyle yargılanan ABD’li Rahip Andrew Craig Brunson’un duruşmasında mahkeme, kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, Brunson’ın tahliyesine karar vererek, yurt dışına çıkış yasağını da kaldırdı. Mahkeme heyeti, ayrıca Brunson'a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası da verdi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-mahkeme-rahip-brunson-kararini-verdi-40985185 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-mahkeme-rahip-brunson-kararini-verdi-40985185)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 12 Ekim 2018, 17:09:23
3 yıl vermişse nasıl tahliye oluyor
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 12 Ekim 2018, 17:14:44
35 yılla yargıla , 3 yıl ceza ver ,yattıgı süreyi göz önüne alıp serbest bırak :D direk serbest bıraksalardı "madem ceza vermeyecektin neden yargıladın" eleştirisine maruz kalacaklardı , bari yattıgı kadar ceza verelimde işin içinden çıkalım denmiş gibi duruyor. Sonra dünyaya Türkiyede yargı bağımsız de tabi canım. Tabi hepimiz biliyorduk serbest kalacagını şaşıran varsa cidden üzülürüm.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 12 Ekim 2018, 17:23:06
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 12 Ekim 2018, 17:44:59
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Bazı tanıkların ifade değiştirdiği söyleniyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 12 Ekim 2018, 17:50:22
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Bazı tanıkların ifade değiştirdiği söyleniyor.

Abi yemin ederim ben bir şey anlamadım.
Neden restleştik neden ekonomik zarara uğradık biz ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 12 Ekim 2018, 17:55:56
35 yılla yargıla , 3 yıl ceza ver ,yattıgı süreyi göz önüne alıp serbest bırak :D direk serbest bıraksalardı "madem ceza vermeyecektin neden yargıladın" eleştirisine maruz kalacaklardı , bari yattıgı kadar ceza verelimde işin içinden çıkalım denmiş gibi duruyor. Sonra dünyaya Türkiyede yargı bağımsız de tabi canım. Tabi hepimiz biliyorduk serbest kalacagını şaşıran varsa cidden üzülürüm.

 Baktılar salçanın  fiyatı el yakıyor senin hatırına pastörü serbest bıraktılar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 12 Ekim 2018, 17:58:17
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Bazı tanıkların ifade değiştirdiği söyleniyor.

Abi yemin ederim ben bir şey anlamadım.
Neden restleştik neden ekonomik zarara uğradık biz ?
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Bazı tanıkların ifade değiştirdiği söyleniyor.

Abi yemin ederim ben bir şey anlamadım.
Neden restleştik neden ekonomik zarara uğradık biz ?
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Bazı tanıkların ifade değiştirdiği söyleniyor.

Abi yemin ederim ben bir şey anlamadım.
Neden restleştik neden ekonomik zarara uğradık biz ?

 Gerçekten anlamadın mı ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 12 Ekim 2018, 17:59:38
Bende kim çıkıp yazdıgıma muhalefet edecek diye bekliyordum :))) hiç yanılmadım. Bari sen anlat sayın avukat 35 yılla yargılanan bir casus nasıl 3 yıl ceza alır. Neden serbest bırakılır. Bir adam ya suçludur ya suçsuz. Şuan verilen karar ile sen bana bu adam suçlu ise neden şuanda dışarda oldugunu , suçsuz ise neden 35 yılla yargılandıgını açıklada bilgileneyim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 12 Ekim 2018, 18:19:16
 Senin hatırınımı  kıracağım ben?  O kadar ısrar ediyorsun anlatayım .

 Pastörün  eninde sonunda serbest bırakılacağı belliydi o sadece karşı tarafına  mesaj vermek için bir “ ver papazı al papazı “ ‘ın pazarlığı için  maşaydı. O papaza karşı olan suçlamalar %100 doğru da olsa eninde sonunda fazla hapis yatmadan yine de serbest  bırakacaklardı.

Zarrabın ve baskıyla ondan alınan ifadesiyle Halkbank ‘ın eski genelmüdürün Amerika’da hapis yatmasından sonra Brunsonun tutuklanmasına şaşırman beni şaşırtıyor açıkcası.  Buna kulislerine arkasında  dış siyasetinde  siyasi kavga derler .

Ama bakıyorum senin öğreneceğin daha çok şeyler var aslanım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 12 Ekim 2018, 18:44:42
Bende kim çıkıp yazdıgıma muhalefet edecek diye bekliyordum :))) hiç yanılmadım. Bari sen anlat sayın avukat 35 yılla yargılanan bir casus nasıl 3 yıl ceza alır. Neden serbest bırakılır. Bir adam ya suçludur ya suçsuz. Şuan verilen karar ile sen bana bu adam suçlu ise neden şuanda dışarda oldugunu , suçsuz ise neden 35 yılla yargılandıgını açıklada bilgileneyim.

Kardeşim sizide anlamak pek mümkün değil yargı bağımsızmı olsun bağımlımı 4 tane ana tanık ifadelerini değiştirdi yok öyle değildi dedi ben öyle demedim dedi ne yapacaktı mahkeme hımm öyle olmasa bile bu suçlardan yinede yargılanmasımı gerekiyor demesini bekliyordun ? Bu davadan sonra amerika mahkemelerine bakmak ayrıca bu 4 tanığa bakmak gerekecek.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 12 Ekim 2018, 18:46:51
Hani gizli tanık filan vardı yalançımıymış yani o tanık. Yalançı ise onun hakkında da mahkemeyi yanıltmaktan dava açılsın değilse niye beraat etti.

Tanık yalan söyledim demiyor serkan güzel bir kılıfla diyorki ben öyle demedim ben sadece onunda bu işin içinde olabileceğini söylemek istedim diyor böyle oluncada mahkeme pek birşey yapamıyor malasef.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 12 Ekim 2018, 19:09:53
Tanık ifade değiştirmiş :))))))) buda serbest bıraktırmış. Ya bak hiç samimi değilsiniz. İnanın bana. Yazdıgınız kelimeler hiç samimi değil. Kendinizin dahi inanmadıgı şeyleri buraya yazıyorsunuz. Ben adım kadar eminim içinizden "ne oluyoruz yahu" demiştirsiniz. Ben sizin şahsiyetinize söylemiyorum. Lakin uçak kazasından sonra Putine küfür edip cuma namazını moskovada kılarız diyenle bugün Putin adamdır kalleş trump diyenler aynı kitle. Bu bir örnekti. Ortada bir saçmalık var. Neden saçma demiyorsunuz. Yok zarrab falan diyorsun. Zarrabı düne kadar "hayırsever işadamı" diye halka iteleyen zihniyet benim zihniyetim değildi. Bugün arkasından etmediğiniz laf kalmıyor. Yani neden fikirleriniz mevcut sisteminkiyle aynı olmak zorunda.Hata insanlara mahsus herkes hata yapar. Yanlışta yapar. Aldatılabilir. Ama siz insanların yanlış yaptık , aldatıldık , hata yaptık demesine izin vermeden savunuyorsunuz. Neden savunuyorsun belki evet hata yaptık diyecekler o zaman kendi kendine "ben neyin kafasını yaşıyordum" demiycek misin :)) Ortada bir saçmalık var ve buna saçmalık demek için muhalif olmana lüzum yok. Göz var nizam var. :D yaa arkadaş tuhafsınız tigerfish salça ne oldu hani ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 12 Ekim 2018, 19:39:36
 İstediğin kadar beğenmedim butonu bana yapıştır benim ortaya koyduğum gerçekleri hiçbir şey değiştiremez.

Siyasettin kurtlar sofrası olduğunu bir gün inşallah sen de anlarsın.

 Pasteur ün serbest kalmasına iyiyimi veyahut kötü bir kararlıydı tartışmıyorum.  Sonuçta onun serbest bırakılması ile bir takım taviz koparmak.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 12 Ekim 2018, 20:18:23
Tabii ki adama ufak da olsa bir ceza kesilmesi gerekirdi , yoksa adam beni boşuna bu kadar zaman aslı astarı olmayan nedenlerden dolayı içerde yatırdınız deyip bizden bir de tazminat isterdi ;D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BlackHawk89 - 12 Ekim 2018, 20:22:40
Kanserlik bir ülkeyiz. Başımıza gelen her şey hak tır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 12 Ekim 2018, 21:06:23
Tanık ifade değiştirmiş :))))))) buda serbest bıraktırmış. Ya bak hiç samimi değilsiniz. İnanın bana. Yazdıgınız kelimeler hiç samimi değil. Kendinizin dahi inanmadıgı şeyleri buraya yazıyorsunuz. Ben adım kadar eminim içinizden "ne oluyoruz yahu" demiştirsiniz. Ben sizin şahsiyetinize söylemiyorum. Lakin uçak kazasından sonra Putine küfür edip cuma namazını moskovada kılarız diyenle bugün Putin adamdır kalleş trump diyenler aynı kitle. Bu bir örnekti. Ortada bir saçmalık var. Neden saçma demiyorsunuz. Yok zarrab falan diyorsun. Zarrabı düne kadar "hayırsever işadamı" diye halka iteleyen zihniyet benim zihniyetim değildi. Bugün arkasından etmediğiniz laf kalmıyor. Yani neden fikirleriniz mevcut sisteminkiyle aynı olmak zorunda.Hata insanlara mahsus herkes hata yapar. Yanlışta yapar. Aldatılabilir. Ama siz insanların yanlış yaptık , aldatıldık , hata yaptık demesine izin vermeden savunuyorsunuz. Neden savunuyorsun belki evet hata yaptık diyecekler o zaman kendi kendine "ben neyin kafasını yaşıyordum" demiycek misin :)) Ortada bir saçmalık var ve buna saçmalık demek için muhalif olmana lüzum yok. Göz var nizam var. :D yaa arkadaş tuhafsınız tigerfish salça ne oldu hani ?

Bak kardeş senin siyasi görüşün senin gözünü kör etmiş içinde hep bir çıkarım oluşturmaya çalışıyorsun o yüzden banada sen samimiyetsiz geliyorsun.

Şimdi düne kadar bu adam niye tutukluydu deniyordu ondan öncesindede yargımız bağımsız değil diye oralar buralar yırtılıyordu yurtdışındada konuşmak dahil bu adamı öyle veya böyle 550 güne yakın cezaevinde yatırıldı.Yatmasına sebep olan 4 tanık ifade değiştirdi bu yasal haktır belli çerçevelerde tabi onlarda nizamına uydurdu doğal olarak atılı olan suçların birçoğu ortadan kalktı.Savcıda ona göre mutala verdi.Netice itibari ile serbest ee size öyle olsa olmuyor böyle olsa olmuyor yargı bağımlı olsa dert olmasa dert oluyor.
Bu olayın tabiki siyasi boyutu vardır dünyadada bu böyledir bakınız rusya abd karşılıklı mahkeme kararlarına vs
Bu arada kardeşim sende sıkıntı var şu konuda siyaset denilen şey ve ülke çıkarları denen şey yıllık aylık günlük saatlik saniyelik değişiklik gösterebilir önce bunu bir idrak etmen şart.bak senin gibi tek düze sabit gitmeye çalışan kim(k.Kore) bile değişiklik gösterebiliyor duruşunda misal asıl sen ne istiyorsun onu söyle zarrabdan felan bahsetmişsin ülke menfaati için bugün iyi olan yarın kötü olabilir bunda devlet açısından herhangi bir sıkıntı yoktur olamazda tıpkı istihbaratçılara söylenen klişede olduğu gibi tanımayız kimse devletten üstün değildir bunuda unutmayalım.

Ama yine tekarlıyorum sen ve senin gibiler ne istiyorsunuz hele bir onu söyleyin elindeki deliller gitmiş 4 tanık ifade değiştirmiş ona rağmen 35 yıl mı isteseydi savcı mesela ? yani bu mümkün değilde size göre olabilir.Yoksa en başından serbestmi kalsaydı yoksa Abd'ye dayılanmamızı veyahut kafa tutmamızımı istemiyorsunuz ???? her denilene eyvallah mı dememiz gerekiyor ? Hani arada sırada yazıyorsunya konularda türküz böyle şöyle diye bunu bir kenera yaz evet biz Türk'üz kimseden korkumuz yok atara atar gidere gider 10 gün gider 550 gün gider ama gider

Düne kadar abd büyükelçisi önünde eğilip bükülenleri bu millet gördü bildi hatta özellikle tanıdığım aşırı solcu bazı emekli abilerim kafa tutulmaz elektriğimizi keserler diye hala korkuyorlar neyse uzatmaya gerek yok
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 12 Ekim 2018, 21:07:25
Kanserlik bir ülkeyiz. Başımıza gelen her şey hak tır.

Başına burunson denen lale yüzündenmi geldi herşey ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 12 Ekim 2018, 21:35:19
@fırtınabaskan Daha mahkemede ne oldu bitti kimse bilmeden maşallah hakimden çok bilgi sahibi olmuşsun.Bak Tengrici olmama rağmen sana dua ediyorum nazar değmesin diye... Ne ara yazdın çizdin birde içine girip oynadın bu senaryonun. Sen böyle çırpındıkça gülesim geliyor. Harcanıyorsun bence. Seni görünce aklıma herifin tekinin her lafına maşallah inşallah diyen kitle geliyor. Lakin o kitle tüm o  maşallahlarının inşallahlarının sonunda gemiyi ilk terkeden fareye döndüler. Bakalım izleyip görecez diğer fareler ne zaman terkedecek gemiyi bekliyoruz :))
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 12 Ekim 2018, 21:39:58
abd pasifik  10 Türkiye  0 otur masana
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Ekim 2018, 01:17:17
Türk yargısı bağımsız ve hukuka uygun karar verebiliyor olsaydı; öyle inanıyorum ki Rahip Branson, hak ettiği cezaya çarptırılabilirdi. Hiç kimse de kılını kıpırdatamazdı. Amerikalı da biliyor, Tük Hukuk Sisteminin bağımsız karar veremediğini... Sonuç itibariyle güç ve baskı unsurunu kullanarak vatandaşını kurtarmaya çalışmıştır. Bu durumu kendisi için bir prestij meselesi haline de getirdi.

Akıllara ERGENEKON ve BALYOZ davaları geliyor. O dönem Amerikan ajanlarının öğrettiği kumpas teknikleriyle Türk ordusu ve vatansever aydınlar kodese tıkılmıştı. Şimdi Amerikalı bu teknikleri veya Türk yargısının içinde bulunduğu vaziyeti bilmiyor mu! Yalan, iftira, kumpas, Hile-i Şeriyye... Türk Hukuk Sisteminde gırla gidiyordu. Hatta dönemin Reis-i Cumhuru Abdullah Gül, Ergenekon davası sanıkları için Emniyet Müdürünün yapmış olduğu sunuma binaen; ''BANA ANLATTIĞINIZI DELİLLENDİRİP SAVCIYA DA ANLATIN, HEPSİ YAKALANSIN, YARGILANSIN'' diyebiliyordu. Neticede uygun savcı bulundu, deliller icat edildi, yalancı tanıklar ayarlandı ve Türk Ordusu kodese tıkıldı. Genel Kurmay Başkanı, Terör Örgütü Lideri olarak hapse atıldı. Düşünebiliyor musunuz; Türk Ordusunun Genel Kurmay Başkanı ; Terör Örgütü Lideri olarak lanse edildi. Onlara göre Genel Kurmay Başkanı terörist başıysa, terör örgütü kimdi peki? ONLARA GÖRE TÜRK ORDUSUYDU (!!!!!) Tam da burada YUHHHHHHH! demekten kendimizi alamıyoruz.

Hocam şimdi bunların tamamı yaşandı mı? Türk milletinin en temiz, en vatansever, en aydın insanları kodeslere tıkıldı mı? Tabi olarak bu vatansever insanları kirletebilmek için aralarına bazı mafyatik tipleri de eklemleyi verdiler...Bu tekniklerin tamamını Amerikalı akıl hocalarından öğrenmediler mi? Şimdi Amerikalı bunların tamamını biliyor, zaten kendi kumpasıydı. Netice itibariyle, hukuk içinde sonuç alınamayacağını da biliyor ( İşte Ergenekon sürecinde Türk Ordusunun hatası buydu- generallerini kesinlikle vermeyecekti.) Sonuç olarak Amerikan Coni' si, güç kullanarak sonuç almaya çalışmıştır. Tehditle, şantajla, baskıyla Türk Hukukuna söz geçirebilmiştir.

İnsanların içine sindiremediği şey; Hukuk Sistemin içine düştüğü durumdur. Baskıyla, şantajla, adam kayırmayla sonuç alınabildiğini bakan gözler görüyor. FETÖ' cülükten hapse girmiş nice para babaları, bu memlekette kefaletle serbest bırakıldı! Kimi FETÖ' cüler parayla kimi FETÖ' cü Ajan provokatör ise uluslar arası şantajla serbest bırakılmıştır. Arada ki fark işte bu (!) Bu meselede züğürt tesellisi diyebileceğimiz, Türk Devletinini onurunu iyi-kötü kurtaran tek bir nokta varsa; ajan provokatöre en azından 3 Yıl, 1 Ay, 15 Gün hapis cezası vermişler...! İnfaz yasası gereği yattığı süreyi dikkate nazara alarak da serbest bırakmışlar. En azından bunu akıl edebilmişler; bu kısmı tebrik etmek lazım(!)

Ez cümle... kıssadan hisse diyeceğimiz odur ki; Türk yargısı bağımsız karar verebiliyor olsaydı, değil Amerika feriştahı gelse hukukun elinden o CIA Ajanını kurtaramazdı. Çünkü delil var, ispat var, hukukun bağımsızlığı var, siyasetin müdahalesi yok... Kararın arkasında durmak son derece kolay olurdu ve hç bir güç kılını kıpırdatamazdı. Fakat bu duruma kendileri getirdiler. Ne ekersen onu biçersin hocam. O nedenle hukukun bağımsızlığı esastır.     
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 13 Ekim 2018, 02:45:07
Ben hesapladim. İnfaz yasasini da poşet yapmislar. En az 3 ay daha yatmasi gerekiyordu. Ama emir buyuk yerden gelmis anlasilan!

"Baskan trump selam soyledi. Kasim ayindaki kongre secimlerine yetistirin dedi!"
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Ekim 2018, 08:21:52
Bu durumda herkes yargının tam bağımsız olmadığını belirtiyor anladığım kadarıyla! Yanlış mı anlıyorum? Birileri istediklerini aklıyor, istediklerini suçlayabiliyor, öyle mi?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 13 Ekim 2018, 11:18:28
@fırtınabaskan Daha mahkemede ne oldu bitti kimse bilmeden maşallah hakimden çok bilgi sahibi olmuşsun.Bak Tengrici olmama rağmen sana dua ediyorum nazar değmesin diye... Ne ara yazdın çizdin birde içine girip oynadın bu senaryonun. Sen böyle çırpındıkça gülesim geliyor. Harcanıyorsun bence. Seni görünce aklıma herifin tekinin her lafına maşallah inşallah diyen kitle geliyor. Lakin o kitle tüm o  maşallahlarının inşallahlarının sonunda gemiyi ilk terkeden fareye döndüler. Bakalım izleyip görecez diğer fareler ne zaman terkedecek gemiyi bekliyoruz :))

Dünyaya açıl biraz ya mahkemenin gerekçeli kararına bakıpmı karar vereceksin :D
yani sen diyorsunki 4 kişi ifadesini değiştirmemiş öylemi ??? kıvırmadan söyle anlattıklarımla yazdıkların tutmuyor o yüzden diyorum.
Maşallah inşallah meselesine gelince benim hiç işim olmadı ama senin şu yazına binayen sen içlerindemiydin bu kadar kesin bilgi veriyorsun yoksa haberlere binayenmi :DDDD

hadi işine bak
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: firtinabaskan - 13 Ekim 2018, 11:27:46
Türk yargısı bağımsız ve hukuka uygun karar verebiliyor olsaydı; öyle inanıyorum ki Rahip Branson, hak ettiği cezaya çarptırılabilirdi. Hiç kimse de kılını kıpırdatamazdı. Amerikalı da biliyor, Tük Hukuk Sisteminin bağımsız karar veremediğini... Sonuç itibariyle güç ve baskı unsurunu kullanarak vatandaşını kurtarmaya çalışmıştır. Bu durumu kendisi için bir prestij meselesi haline de getirdi.

Akıllara ERGENEKON ve BALYOZ davaları geliyor. O dönem Amerikan ajanlarının öğrettiği kumpas teknikleriyle Türk ordusu ve vatansever aydınlar kodese tıkılmıştı. Şimdi Amerikalı bu teknikleri veya Türk yargısının içinde bulunduğu vaziyeti bilmiyor mu! Yalan, iftira, kumpas, Hile-i Şeriyye... Türk Hukuk Sisteminde gırla gidiyordu. Hatta dönemin Reis-i Cumhuru Abdullah Gül, Ergenekon davası sanıkları için Emniyet Müdürünün yapmış olduğu sunuma binaen; ''BANA ANLATTIĞINIZI DELİLLENDİRİP SAVCIYA DA ANLATIN, HEPSİ YAKALANSIN, YARGILANSIN'' diyebiliyordu. Neticede uygun savcı bulundu, deliller icat edildi, yalancı tanıklar ayarlandı ve Türk Ordusu kodese tıkıldı. Genel Kurmay Başkanı, Terör Örgütü Lideri olarak hapse atıldı. Düşünebiliyor musunuz; Türk Ordusunun Genel Kurmay Başkanı ; Terör Örgütü Lideri olarak lanse edildi. Onlara göre Genel Kurmay Başkanı terörist başıysa, terör örgütü kimdi peki? ONLARA GÖRE TÜRK ORDUSUYDU (!!!!!) Tam da burada YUHHHHHHH! demekten kendimizi alamıyoruz.

Hocam şimdi bunların tamamı yaşandı mı? Türk milletinin en temiz, en vatansever, en aydın insanları kodeslere tıkıldı mı? Tabi olarak bu vatansever insanları kirletebilmek için aralarına bazı mafyatik tipleri de eklemleyi verdiler...Bu tekniklerin tamamını Amerikalı akıl hocalarından öğrenmediler mi? Şimdi Amerikalı bunların tamamını biliyor, zaten kendi kumpasıydı. Netice itibariyle, hukuk içinde sonuç alınamayacağını da biliyor ( İşte Ergenekon sürecinde Türk Ordusunun hatası buydu- generallerini kesinlikle vermeyecekti.) Sonuç olarak Amerikan Coni' si, güç kullanarak sonuç almaya çalışmıştır. Tehditle, şantajla, baskıyla Türk Hukukuna söz geçirebilmiştir.

İnsanların içine sindiremediği şey; Hukuk Sistemin içine düştüğü durumdur. Baskıyla, şantajla, adam kayırmayla sonuç alınabildiğini bakan gözler görüyor. FETÖ' cülükten hapse girmiş nice para babaları, bu memlekette kefaletle serbest bırakıldı! Kimi FETÖ' cüler parayla kimi FETÖ' cü Ajan provokatör ise uluslar arası şantajla serbest bırakılmıştır. Arada ki fark işte bu (!) Bu meselede züğürt tesellisi diyebileceğimiz, Türk Devletinini onurunu iyi-kötü kurtaran tek bir nokta varsa; ajan provokatöre en azından 3 Yıl, 1 Ay, 15 Gün hapis cezası vermişler...! İnfaz yasası gereği yattığı süreyi dikkate nazara alarak da serbest bırakmışlar. En azından bunu akıl edebilmişler; bu kısmı tebrik etmek lazım(!)

Ez cümle... kıssadan hisse diyeceğimiz odur ki; Türk yargısı bağımsız karar verebiliyor olsaydı, değil Amerika feriştahı gelse hukukun elinden o CIA Ajanını kurtaramazdı. Çünkü delil var, ispat var, hukukun bağımsızlığı var, siyasetin müdahalesi yok... Kararın arkasında durmak son derece kolay olurdu ve hç bir güç kılını kıpırdatamazdı. Fakat bu duruma kendileri getirdiler. Ne ekersen onu biçersin hocam. O nedenle hukukun bağımsızlığı esastır.   

Partikül hoca yazının tamamını okudum dönemin genelkurmay başkanı kısmında birşeyi hatırlatmak isterim RTE karşı çıkmıştı.Yazının büyük bölümüne katılmak ile birlikte CIA ajanını mahkemede savcı istesede suçlamaların temel dayanağı olan 4 kişi ifadesini değiştirince isnat edilen suçlar değişiyor malasef milli sporcu bile kıvırdı bu olayda öyle birşey yok diye
sonuç kısmında yargı dünyanın hiçbiryerinde zaten tam bağımsız olamaz olmamıştırda zaten ülkemizde ise çok geçmişten gelen eski bir bakanın biz binlerce kendi adamımızı aldık demesinden bunu anlamak güç değil zaten hatta konuyla pek alakası yok ama örnek vereyim yaşadığımız bir olay çünki
Kartal adliyesinde zabıt katibi alımı vardı sınav başarıyla geçildi klavye 1. olarak bitirildi son olarak ceza reisiyle mülakat kısmı içeri girdik isim ne oğuzhan tamam dışarı çık sonuç elendi :D tek soru tek olay o yüzden çok kasmaya gerek yok.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Bogü Alp - 13 Ekim 2018, 12:56:10
Rahip Brunson olayı hükümet ABD ilişkilerinden çok Türkiye'nin Abdye karşı direncidir. Dolar 8leri gördü. Enflasyon arttı ve dünya da ufak çaplı bir ekonomik ve siyasi kriz silsilesi meydana geldi. Bu Brunson denen adam pkk destekçisiydi. Hükümet olağanca gücüyle direndi ama ne yazık ki buraya kadar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Ekim 2018, 13:30:59
Rahip Brunson olayı hükümet ABD ilişkilerinden çok Türkiye'nin Abdye karşı direncidir. Dolar 8leri gördü. Enflasyon arttı ve dünya da ufak çaplı bir ekonomik ve siyasi kriz silsilesi meydana geldi. Bu Brunson denen adam pkk destekçisiydi. Hükümet olağanca gücüyle direndi ama ne yazık ki buraya kadar.

Çok sesliliğe her zaman savunurum kişilerin görüşleri ne olursa olsun her zaman saygı duyar ama bu o görüşü onayladığım anlamına gelmez.

Öncelikle ekonomi konusunu irdeleyim. Ekenomik durumumuzun rayından çıkması ve enflasyonun artması ABD li rahibin tutuklanmasına bağlı olduğunu sanmıyorum. Ekonominin uzunca bir süreden beri kötüye gitmekte olduğunu ve hali ile buna bağlı olarak enflasyonun da artacağını birçok kez uzmanlar dillendirdiler. Yani bunun böyle olacağını sağır sultan dahi duymuş olması gerekir.

Rahip Bronson olayı şayet ekonomiyi ve enflasyonun artmasında rol oynamiş ise o zaman ekonominin  ne kadar sağlıksız ve kırılgan olduğunu gösterir. '' Bu durumda Allah acıdı da tututkladığımız sadece rahip demekle geçiyorum bir de patrik piskopos olsa vay helimize''

Hukuki süreç konusuna gelince .Hali ile yeterince hazırlık yapılmadan uzun süreçli bir tutuklu yargılamanın özellikle ABD ve AB vatandaşları konusunda riskler oluşturacağı önceki tecrübelere dayanılarak bilinmeli ve buna göre yargılama yapılmalı idi.

Son olarak ise hükümet buraya kadar direnebildi görüşünüz sonrası açıktan şu soru sorulur '' Yani devletimizin borusu ancak kendi halkına öter ''


Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 13 Ekim 2018, 13:36:56
Kara oglani cok ararariz  daha 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Bogü Alp - 13 Ekim 2018, 13:47:03
Efendim öncelikle yaptığım yoruma saygı gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
Demokrasi çok seslilik gibi kavramlar için de cehalet ihanet ve fitne fucur varsa iyi olmuyor. Cahil kötü niyetli bir adamın söz hakkına sahip olmasını hiç bir zaman tasvip de etmem.
Rahip Brunson gerilen Türkiye ABD ilişkilerine paralel olaylar dizisinden bir tanesi ondan önce 15 temmuz s400 füze krizi gibi olaylar da mevcuttu.
Ülkemizin maalesef ticaret hacminin çoğu batı ve Amerika ile Amerika ile ilişkiler gerilince ülkemizin ticaret hacmi düştü. Brunson da bu olayın sosu gibi bir şey oldu tam tadını verdi. Dolar euro arttı ve enflasyon fırladı.
Tabi bu durum Hükümetin savunma sanayisi haricinde yıllardır uyguladığı eksik üretim politikaları da oldukça etkilidir. Yıllar öncesinden tarım ve sanayiye önem verseydik durumumuz şimdiki gibi olmazdı ama illaki bir siyasi kriz çıkardı ama bu kadar etkisi yüksek olmazdı.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Ekim 2018, 14:26:21
Bu durumda herkes yargının tam bağımsız olmadığını belirtiyor anladığım kadarıyla! Yanlış mı anlıyorum? Birileri istediklerini aklıyor, istediklerini suçlayabiliyor, öyle mi?

FETÖ zamanında aynen dediğiniz gibiydi. Çünkü amaç devleti ele geçirmekti. Devleti ele geçirmek isteyen dış mihraklı bir güçte; hak, hukuk, adalet, vicdan, vatanseverlik gibi kavramlar aranmaz. Zaten Hile-i Şeriyye cevaz da veriyor...

Hocam, siyasi konularda aynen dediğiniz gibidir. Fakat adi uçlar için aynı şeyleri söylemek haksızlık olur. İşte falanca adam kapkaç yapmış, adam bıçaklamış, trafik kazası nedeniyle ölüme sebebiyet vermiş diyelim; oralarda hukuk sistemi gayet yerinde işliyor. Taki büyük başlardan birinini yakını işbu suçları işlememiş olsun! Bir şekilde suç karartılıyor. Örneğin Cem Gariboğlu diye bir zat vardı; bir kızcağızı kesip doğramıştı. Örneğin ben bu şahsız hapiste intihar ettiğine kesinlikle inanmıyorum. Veyahut da bir siyasetçinin oğlu trafik kazasında ölüme sebebiyet veriyor... Sonuç; SIFIR. Hukuk sadece fakir, fukara, güçsüz, yetim veya gariban olduğu zaman tam anlamıyla işliyor. Ensesi kalın olan bir şekilde yırtıyor. Malesef Türkiye' de durum bu şekilde. Bu uygulamalar eskiden de vardı lakin kör parmağın gözüne şeklinde göstere göstere hukuksuzluk yapmaya cesaret edilemiyordu. Beğenmedikleri 90' lı yıllarda hukuk daha muntazam işliyordu.   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 13 Ekim 2018, 16:15:04
Son bes senedir birileri "insanlar devlete, hukuka, adalete inancini yitirsin de sokaklarda birbirini kessin" diye elinden geleni yapiyor-mus gibi gorunuyor.

Boşuna ugrasiyorsunuz. Kontrollu kaos bu ulkede ise yaramaz. Herseyi devletten bekleyen pasif karakterlilerin ulkesi burasi. Ama birileri sizden gelen paralarla iyice semirdi. Semirsinler, kesilince iyi et cikar!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Ekim 2018, 17:34:18
Sosyal medyada takip ediyoruz, bazıları Rahip Branson ile Fırat' ın doğusuna yapılması beklenen muhtemel harekat arasında ilişki kurmuş. Güya diyorlar ki; verdik papazı aldık papazı! Aldığımız papaz ise Fırat doğusuna harekat yapabilme yetkisi veya anlaşmasıymış. Güya harekat yaparsak Amerika bu işe karışmazmış(!)

Bazıları halâ sivrisinekten yağ çıkartma derdinde. Aman hükumete toz kondurmayalım mantığıyla alakasız konular arasında ilişki kuruyorlar. Rahip Branson hadisesiyle, Fırat' ın doğusuna yapılacak harekat arasında ilişki kurulamaz. Bunlar doğrudan alakası olmayan konular.   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Ekim 2018, 17:46:29

Boşuna ugrasiyorsunuz. Kontrollu kaos bu ulkede ise yaramaz. Herseyi devletten bekleyen pasif karakterlilerin ulkesi burasi. Ama birileri sizden gelen paralarla iyice semirdi. Semirsinler, kesilince iyi et cikar!

Fakat bir yerde de işe yarıyor. Diğer ülkelerden farkı, sosyal dinamikleri harekete geçirmek son derece zordur. Şayet küçücük kıvılcımla alev alabilen bir tabiatımız olsaydı; memleket şimdiye kadar seksen kere bölünmüştü. Bu özelliği nedeniyle belki vatandaş hakkını aramakta sıkıntı çekebiliyor lakin en azından birbirine düşmüyor. Ya sabır çekip, günü kurtarmaya bakıyor. O nedenle Türk milletini yönetmek kolaydır.  Dediğin gibi bu özelliğini kullanarak vatandaşı enayi yurduna koymak son yılların modası oldu. Vatandaş şimdilik ya sabır çekmeye devam ediyor.   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 14 Ekim 2018, 11:02:20
Aslinda cok kolaydir da... Okyanus otesi her koltugu tutmus. Orasi isterse corum, maras, sivas, gazi mahallesi olaylari olur. İstemezse kislanin kapisindan donulur.

Turkiye artik irak olmustur. İstihbari yontemlerle yon verilemez. Suriye'de yasanilanlarin burada da olacagini dusunen varsa yanilir. Cunku orada birikmis bir enerji vardi. Kontrollu bir tiyatroyla bosalttilar. Herkes yerinde kaldi ama sakinlesti! Bir sonraki tiyatroya kadar!!!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ekim 2018, 09:09:44
http://www.milliyet.com.tr/15-abd-firmasi-yatirima-geliyor-ekonomi-2760071/ (http://www.milliyet.com.tr/15-abd-firmasi-yatirima-geliyor-ekonomi-2760071/)

Yazık oldu kırılan ıphone telefonlara...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 15 Ekim 2018, 09:37:30
[url]http://www.milliyet.com.tr/15-abd-firmasi-yatirima-geliyor-ekonomi-2760071/[/url] ([url]http://www.milliyet.com.tr/15-abd-firmasi-yatirima-geliyor-ekonomi-2760071/[/url])

Yazık oldu kırılan ıphone telefonlara...
15 temmuzdan sonraki dolar çalkantısinda da Araplar 100 milyar dolar getirecekti , para akacakti ülkeye. Bu havuz medya insanları o kadar aptal yerine koyuyor ki cidden inanan var mı merak ediyorum. Canik - tigerfish- firtinabaskan  üçlüsü bile inanmamistir buna.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 15 Ekim 2018, 10:19:17
yüzmilyarlarca dolarmış yatırımda hesap kitapta bilmiyorlar. Amerika kendi ülkesine bile yüzmilyarlarca dolar yatırım yapmıyor
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ekim 2018, 10:33:11
Ben en çok şunun gibilere şaşıyorum ve acıyorum. >> https://youtu.be/fgPg6wpS6HU

İnandığım değerleri göz önüne alırsak, bunlara ahirette epey mehter verecekler gibi...

Komik mi desem! Vahim mi desem! Karar veremiyorum.
Galiba en uygun kelime "yazık"!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 15 Ekim 2018, 10:47:25
Ben aslında gemiyle alakalı orantısız cahilliğe vurgu yapacaktım ama bunlar hep aynı
(http://resimag.com/p1/83a333a454.png)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Canik - 15 Ekim 2018, 11:14:18
yüzmilyarlarca dolarmış yatırımda hesap kitapta bilmiyorlar. Amerika kendi ülkesine bile yüzmilyarlarca dolar yatırım yapmıyor
Basın bu hatayı çok yapıyor milyon doları milyar dolar yazıyorlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ekim 2018, 11:24:30
Ben aslında gemiyle alakalı orantısız cahilliğe vurgu yapacaktım ama bunlar hep aynı
([url]http://resimag.com/p1/83a333a454.png[/url])



yüzmilyarlarca dolarmış yatırımda hesap kitapta bilmiyorlar. Amerika kendi ülkesine bile yüzmilyarlarca dolar yatırım yapmıyor

Basın bu hatayı çok yapıyor milyon doları milyar dolar yazıyorlar.


Bence bunlar cehalet veya hata değil! Bilerek yapıyorlar!
Nasıl olsa inanacak milyonlar var diye düşünüyorlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Yabgu - 15 Ekim 2018, 11:42:05
yüzmilyarlarca dolarmış yatırımda hesap kitapta bilmiyorlar. Amerika kendi ülkesine bile yüzmilyarlarca dolar yatırım yapmıyor
Basın bu hatayı çok yapıyor milyon doları milyar dolar yazıyorlar.
Milyon ile milyarı ayırt edememek basit bir hatadan ziyade işini ciddiye almamaktır. Bu heriflerin yazdıklarıyla , bize gösterdği şeylerle algılarımız değişiyor , düşüncelerimiz okudugumuz haberler dogrultusunda şekle bürünüyor. Bana göre bu basit bir hatadan ziyade toplumsal mühendisliktir. Çünki ne zaman ülke ekonomik acıdan alabora olsa bir yerlerden milyarlarca dolar gelecek kafası "YAŞATILIYOR". Bu bir muhabirin yazım hatasından ziyade bilinçli yapılmış birşey.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ekim 2018, 11:58:42
yüzmilyarlarca dolarmış yatırımda hesap kitapta bilmiyorlar. Amerika kendi ülkesine bile yüzmilyarlarca dolar yatırım yapmıyor
Basın bu hatayı çok yapıyor milyon doları milyar dolar yazıyorlar.
Milyon ile milyarı ayırt edememek basit bir hatadan ziyade işini ciddiye almamaktır. Bu heriflerin yazdıklarıyla , bize gösterdği şeylerle algılarımız değişiyor , düşüncelerimiz okudugumuz haberler dogrultusunda şekle bürünüyor. Bana göre bu basit bir hatadan ziyade toplumsal mühendisliktir. Çünki ne zaman ülke ekonomik acıdan alabora olsa bir yerlerden milyarlarca dolar gelecek kafası "YAŞATILIYOR". Bu bir muhabirin yazım hatasından ziyade bilinçli yapılmış birşey.

+1
Aynen öyle!
Bunu zaten aklı başında herkes biliyor. "Bilmemezlikten gelenler" bile!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Ekim 2018, 23:15:37
https://twitter.com/bbcturkce/status/1051847023157276672
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 16 Ekim 2018, 10:48:05
Türk tarafından sonra ABD tarafı da Rahip Brunson için kesin dille pazarlık konusu olmadığını ifade etmiş.

Yani mahkemeden 2 hafta önce ABD den gelen ''Uzlaşma'' heyeti normalde Topkapı sarayını ziyarete gelmiş. Bir anda 2 gizli tanık gördükleri rüya sebebiyle ifade değiştirmiş.

Birde adama ajan diyorlar. Ne güzel kağıttan günah çıkarttırıyor!

(https://www.middleeasteye.net/sites/default/files/styles/main_image_article_page/public/main-images/brunson%3Atrump-afp-10%3A13%3A18%202.jpg)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 17 Ekim 2018, 13:54:09
 Önce ABD Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey.  Ardından Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Türkiye geldi. Suriye de ise Kimliği belirsiz bir grup ABD yapını silah ve araçlar ile YPG ye şok baskınlar yapmaya başladı. Münbiç de siperler kazılıyor. Sanki herkes Brunson'un serbest kalmasını bekliyormuş gibi.. Biz yine pazarlık yok deyip olayların bundan sonraki gelişimini takip edecez.

Yalnız bu resmi paylaşmam lazım.  :D
(https://i.hizliresim.com/Z3GL7V.jpg)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ekim 2018, 14:28:55
Ortadoğuda Suudi rejimine bir baskı var. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın da ortadan kaybolması ve Suudi yönetiminin bu konuda ciddi şekilde suçlanması sonucu ABD nezdinden Suudilerin geriye çekilmesi, Türkiye'nin de öne çıkması söz konusu. Rahibin bedava verilmiş olacağına kimse inanmaz. Ancak rahibin, güvenilmez ABD'nin vaadleriyle de serbest bırakıldığını sanmıyorum. Vaad değil icraat olmuş olması lazım!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 17 Ekim 2018, 14:44:39
Şöyle bir soru sordum diyelim.
Burada öldürülen gazeteci ve Suudi devletinden oluşan tabloda bir tanesi radikal dinci diğeri daha ılımlı taraf acaba hangisi radikal hangisi ılımlı taraftır?

Bu soruyu sorunca tabloda biri  Washington Post da köşe yazıları olan Amerika ya kaçmak zorunda kalmış bir muhalif Suudi gazeteci diğeride kadınlara araba kullanmayı yasaklamış içki içeni hapse atan dine hakaret edeni kılıçla insanların önünde idam eden bir ülke.

Hangisi aşırı dinci radikat fundamantalist hangisi ılımlı islam yanlısı bunların?

Herkes gazeteciyi ılımlı zanneder ama aslında o radikal dinci Büyükelçilikteki adamlar ise ülkeyi bunlara karşı koruyan yani aşırı islamcılara karşı savaş açmış ılımlı taraftalar

Bunun farkında mısınız bilmiyorum ama tam tersi olduğunu zannettiğinizi düşünüyorum

Biz hangi taraftayız peki. Gazetecinin tarafındayız tabiki ya ne olacaktı.

 Acaba farkındamısınız Suudi rejiminin dinciler ile savaşta olduğunun ezelden beri kendisini bu saldırılara karşı koruduğunun. Peki bütün Arap devletlerinin bunu yaptığının tağğğ öteden beri üstelik farkındamısınız.
Efendim dincinin  Washington Post da ne işi var. Feto nun ne işi varsa onunda o işi var işte

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Ekim 2018, 14:53:51
Şöyle bir soru sordum diyelim.
Burada öldürülen gazeteci ve Suudi devletinden oluşan tabloda bir tanesi radikal dinci diğeri daha ılımlı taraf acaba hangisi radikal hangisi ılımlı taraftır?

Bu soruyu sorunca tabloda biri  Washington Post da köşe yazıları olan Amerika ya kaçmak zorunda kalmış bir muhalif Suudi gazeteci diğeride kadınlara araba kullanmayı yasaklamış içki içeni hapse atan dine hakaret edeni kılıçla insanların önünde idam eden bir ülke.

Hangisi aşırı dinci radikat fundamantalist hangisi ılımlı islam yanlısı bunların?

Herkes gazeteciyi ılımlı zanneder ama aslında o radikal dinci Büyükelçilikteki adamlar ise ülkeyi bunlara karşı koruyan yani aşırı islamcılara karşı savaş açmış ılımlı taraftalar

Bunun farkında mısınız bilmiyorum ama tam tersi olduğunu zannettiğinizi düşünüyorum

Biz hangi taraftayız peki. Gazetecinin tarafındayız tabiki ya ne olacaktı.

 Acaba farkındamısınız Suudi rejiminin dinciler ile savaşta olduğunun ezelden beri kendisini bu saldırılara karşı koruduğunun. Peki bütün Arap devletlerinin bunu yaptığının tağğğ öteden beri üstelik farkındamısınız.
Efendim dincinin  Washington Post da ne işi var. Feto nun ne işi varsa onunda o işi var işte



Ben iki taraftan da değilim Serkan. Yesinler birbirlerini.  ;D ;D
Onlar birbirlerini yerken biz de aradan Münbiç'i vs çıkaralım diyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: OKÇULAR - 17 Ekim 2018, 15:01:13
Biz hangi taraftayız peki. Gazetecinin tarafındayız tabiki ya ne olacaktı.

Serkan Cemal kaşıkcının selamı var sana ''Hapı yuttu'' diyor.

Hangi taraftasın?  8) 8)
(https://i.hizliresim.com/1EzYRN.jpg)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 17 Ekim 2018, 15:21:36
Buna katılmıyorum serkan lakin iyi bir pazarlık olduğu ortada silahlı örgütün YPG ye saldırdığını duymamıştım kaynak atabilirmisiniz
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Kasım 2018, 08:45:14
Erdoğan ile Trump'tan önemli görüşme: Kaşıkçı, FETÖ, PKK...

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5bef459267b0a92af0d4e6f7.jpg)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, görüşmede, ikili meselelerin yanı sıra, Cemal Kaşıkçı cinayeti, ABD'de devam eden FETÖ soruşturmaları, Suriye'de terörle mücadele faaliyetleri ve ikili ekonomik ilişkiler hakkında fikir teatisinde bulunuldu.

Erdoğan, Trump'a, Kaliforniya'daki orman yangınlarında hayatlarını kaybedenler için taziyelerini iletti.

Cemal Kaşıkçı cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması ve olayın örtbas edilmesine izin verilmemesi hususunda mutabık kalan iki lider, tüm terör örgütleriyle mücadele konusunda, Türkiye Cumhuriyeti ve ABD'nin daha yakın işbirliği içerisinde olmasının önemini vurguladı.

İki lider, Münbiç yol haritası çerçevesinde ortak devriye faaliyetlerinin başlamasından duydukları memnuniyeti ifade ederek, sürecin bir an önce tamamlanması konusunu da görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin PKK terör örgütünün Suriye koluna yardımlarının sona erdirilmesi hususundaki beklentilerini de dile getirdi.

Fransa'da gerçekleştirdikleri görüşmede ele alınan konuların takibinin önemine değinen iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğinin her alanda daha da geliştirilmesi noktasında kararlılıklarını teyit etti.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-ile-trumptan-onemli-gorusme-kasikci-feto-pkk-41021864 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-ile-trumptan-onemli-gorusme-kasikci-feto-pkk-41021864)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 29 Kasım 2018, 11:53:01
Pentagon'un Türkiye raporunun detayları ortaya çıktı

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) 15 Kasım’da Kongre'ye sunduğu ve Türk-Amerikan ilişkilerindeki güncel durumun kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporun detayları ortaya çıktı.
Anadolu Ajansı, iki hafta önce Pentagon’un Senato ve Temsilciler Meclisine sunduğu raporun tasnif dışı özetine ulaştı.

12 sayfalık raporun iki sayfalık özetinde Türkiye'nin NATO'nun güneydoğu kanadında "sıra dışı bir jeostratejik konuma sahip olduğu" ve "bu nedenle ABD ile Türkiye’nin önemli bölgesel menfaatleri" paylaştığına dikkat çekildi.

TÜRKİYE'NİN ABD İÇİN ÖNEMİNE VURGU

Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğu ve bu askeri gücü de NATO menfaatleri için kullanmaya istekli olduğu ifade edilen raporda şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye'nin 2024 itibariyle Gayrisafi Yurtiçi Hasılası'nın yüzde 2'si kadar savunma harcaması yapma konusunda tutarlı bir planı var. Aynı zamanda (Türkiye) revizyonist güçlerle rekabette, haydut devletleri caydırmada ve onlara karşı koymada, devam eden DEAŞ'la mücadele kampanyası ve diğer uluslararası terör gruplarına karşı çabalarda kritik bir oyuncudur."

İki ülke arasındaki tansiyona rağmen Türkiye'nin başta üs ve NATO görevlerine katkı sağlama olmak üzere birçok konuda üretken bir askeri ortak olduğu belirten raporda, Türkiye'nin ABD ordusunun operasyon ve lojistik destek faaliyetleri için üs, liman ve boğazlarını kullanmasına izin verdiğine işaret edildi.

Raporda Türkiye'deki 2 binden fazla ABD askerinin yanı sıra radar ve hava unsurlarının ABD Avrupa Komutanlığı ile Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın Irak ve Suriye'deki operasyonları dahil birçok operasyonuna katkı sağladığı bilgisine yer verildi.

Türkiye'nin Rusya ve İran'la belli alanlarda iş birliği yapması ile Amerikan vatandaşları ve Amerikan misyonlarındaki yerel çalışanları tutuklamasının ABD için temel rahatsızlık konuları olduğu ifade edilen raporda, bunlara rağmen ABD ile Türkiye'nin önemli bölgesel ortak menfaatlerinin olduğuna vurgu yapıldı.

TÜRKİYE'NİN S-400 ALIMI

ABD'nin YPG/PKK ile iş birliği yapmasının ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'i iade etmemesinin, Türkiye tarafından "iki ülke arasındaki ilişkilerin altını oyan unsurlar" olarak algılandığı belirtilen raporda şunlar kaydedildi:

"Türkiye, hava araçlarını ve balistik füzeleri (kendisine karşı) artan bir bölgesel güvenlik tehdidi olarak algılamaktadır ve yıllardır süren hava ve füze savunma sistemi arayışından dolayı rahatsızdır. Bu bağlamda Türkiye, ilk kez Temmuz 2017'de Rusya'dan karadan havaya S-400 füze sistemlerini almak için anlaşma yaptığını duyurmuştur."

Türkiye'nin defalarca ve kamuoyuna açık bir şekilde S-400 alım anlaşmasının tamamlandığını açıkladığı belirtilirken ilk S-400 teslimatının Temmuz 2019'da gerçekleşeceği ifade edildi.

Raporda, "Buna karşın ABD hükümeti, Türk hükümetine S-400 alımının ABD-Türkiye ikili ilişkilerine ve Türkiye'nin NATO içindeki rolüne olumsuz etkisinin kaçınılmaz olacağını belirtmiştir." ifadelerine yer verildi.

Bunların yanı sıra Türkiye'nin, Amerika Düşmanlarına Yaptırımlarla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında potansiyel yaptırımlara maruz kalabileceği, F-35 uçaklarındaki alım ve endüstriyel haklarını riske atabileceği, NATO ile ortak çalışabilirliğinin azalabileceği ve Rusya'ya artan bağımlılıktan kaynaklanan zaafiyetlerinin ortaya çıkabileceği belirtildi.

CAATSA yasasının etkilerinin yaptırım uygulanacak olan kuruma bağlı olacağı ifade edilen raporda, ABD'nin Türkiye'ye bu konuda yaptırım uygulaması durumunda ortak savunma programları ve askeri endüstrideki iş birliği dahil iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da karmaşık hale gelebileceği ileri sürüldü.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

"Bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, F-35 Müşterek Taarruz Uçağı, PATRIOT Hava ve Füze Savunma Sistemleri, CH-47 Chinook ağır nakliye helikopteri, UH-60 Black Hawk helikopteri ve F-16 avcı uçağı da Türk alım programlarından etkilenecekler arasındadır."

TÜRKİYE'NİN F-35 PROGRAMINA KATILIMI

Raporda, F-35 programına katılımı konusunda ise Türkiye'nin programa 2002'de dahil olduğu ve şimdiye kadar 1,25 milyar dolar yatırım yaptığı ifade edildi.

Ankara'nın 100 adet F-35A uçağı almayı planladığı ifade edilen raporda, Türkiye'nin aynı zamanda Müşterek Taarruz Uçağı Programının önemli bir endüstriyel katılımcısı olduğuna vurgu yapıldı.

Türkiye'nin ulusal seviyede F-35 uçağının motoru olan F135 motorunun son montaj ve kontrol tedarikçisi, aynı zamanda motorun Bölgesel Bakım, Onarım ve Yükseltme Tesisi olarak seçildiğine işaret edilen raporda, "Türkiye S-400 alımına devam ederse yönetim, Türkiye'nin sekizinci ortak olarak katılımının devam edip etmeyeceğini tekrar değerlendirecektir." denildi.

TÜRKİYE'YE S-400 ALTERNATİFİ PAKET

Raporda Türkiye'ye sunulan alternatiflere ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"Yönetim, Türkiye'nin tüm savunma gereksinimlerini karşılayacak güçlü, kabiliyetli ve NATO ile çalışabilir bir hava ve füze sistemi sağlamak üzere bir paket hazırladı. Paketin bazı kısımlarının Kongreye tebliğ edilmesi gerekiyor. Kongrenin Türkiye'ye Dış Askeri Satış ve Direkt Ticari Satış konusunda destek vermesi, Türkiye'ye S-400 alımından çekilmesini sağlayacak gerçek bir alternatif sunmak açısından önemlidir."

ABD Başkanı Donald Trump'ın ağustos ayında imzaladığı Savunma Bakanlığı bütçe yasası, yasalaştıktan sonra Pentagon'un en geç 90 gün içinde Türk-Amerikan ilişkilerine ve Türkiye’nin F-35 programına katılımına yönelik bir rapor hazırlamasını öngörüyordu.

ABD Savunma Bakanı James Mattis, 7 Temmuz'da Kongreye yazdığı mektupta, Türkiye'ye F-35 uçaklarının satışının durdurulması girişimlerine karşı çıkmış ve bunun "tedarik zincirinde sıkıntıya neden olacağı ve uçak fiyatlarını yükseltebileceği" uyarısında bulunmuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/pentagonun-turkiye-raporunun-detaylari-ortaya-cikti-41034911 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/pentagonun-turkiye-raporunun-detaylari-ortaya-cikti-41034911)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Ocak 2019, 08:32:49
Pompeo'dan skandal açıklama

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5c2eded467b0a925ccbeafd9.jpg)

Suriye konusunda Trump'ın verdiği talimatlara değinen Bakan Pompeo, burada Türkiye'ye ilişkin skandal bir ifade kullandı.

Pompeo, "Bunları tüm cephelerde yerine getireceğiz. Sadece çekilme değil, Başkan'ın ortaya koyduğu diğer tüm unsurlar: Türklerin Kürtleri katletmemelerini sağlamanın önemi, Suriye'de dini azınlıkların korunması; tüm bunlar, halen ABD'nin ortaya koyduğu misyonunun parçasıdır." diye konuştu.

"ERDOĞAN'LA ÇALIŞMAMIZ GEREKEN ÇOK ALAN VAR"

Sunucunun Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin "güvenilir bir ortak mı?" sorusuna yanıt veren Pompeo, "Türklerle üzerinde çalışmamız gereken çok şey var. NATO müttefikiler. Amerikalıların ilgilendiği ve Amerikalıların güvenliğini sağlayan şeylere oldukça destek oldukları yerler var." ifadesini kullandı.

Türkiye ile ilgili kaygı duydukları konuların da bulunduğunu savunan Pompeo, Türk yetkililerle görüşmelerin devam ettiğini belirtti.

Önümüzdeki hafta Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'in Türkiye'ye gideceğini hatırlatan Pompeo, "ABD için iyi sonuçlar elde etmek üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk yönetimi ile çalışmamız gereken çok alan var." değerlendirmesini yaptı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/pompeodan-skandal-aciklama-41072409 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/pompeodan-skandal-aciklama-41072409)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 04 Ocak 2019, 09:26:27
Kendi yaptıklarını unutmuş deyyus ! olmadık laflar ediyor pis herif biz kimseyi katletmiyoruz !
Afrine kimin kılına zarar geldi ! aksine şehit üsteğmenimizin naaşına yerel halktan saygısızlık yapan bile oldu !
Biz yine kimseye el sürmedik ! sen kendi geçmişine bakıp öyle konuş !
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ocak 2019, 08:30:02
Trump'ın skandal tweet'ine Türkiye'den çok sert cevap

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/5c3bd81d0f2544297c91fcf5)

Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye hakkında 'Kürtler'e saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz' şeklinde tweet atan ABD Başkanı Trump'a çok sert cevap verdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye Kürtleri vurursa onları ekonomik olarak yıkıma uğratırız" ifadesine sert tepki gösterdi.

Twitter hesabı üzerinden ABD Başkanı'na yanıt veren Kalın, "Suriyeli Kürtleri PKK ile bir tutmak ölümcül bir hatadır. Türkiye Kürtlerle değil, teröristlerle savaşıyor. Kürtleri ve Suriyelileri tüm terör tehditlerine karşı koruyacağız.

Teröristler sizin müttefikiniz olamaz. Türkiye, ABD'den iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı onurlandırmasını ve bu durumun teröristlerin propagandasıyla gölgelenmesini istememektedir. DAEŞ, PKK, PYD ve YPG arasında hiçbir fark yoktur. Onlara karşı savaşmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

TRUMP'TAN SURİYE AÇIKLAMASI

ABD Başkanı Donald Trump, "DEAŞ'ın mülki halifeliğinin kalan az kısmını sert ve birçok yönden vurmaya devam ederken uzun zamandır gerçekleşmesi gereken Suriye'den çekilmeye başlıyoruz. Tekrar toparlanırsa yakınlardaki üslerden tekrar saldıracağız." ifadesini kullandı.

ABD'nin Suriye'den çekilme sürecine ilişkin tartışmalar devam ederken Trump'tan tepki çeken bir açıklama geldi.

Twitter hesabından paylaşımda bulunan Trump, "DEAŞ'ın mülki halifeliğinin kalan az kısmını sert ve birçok yönden vurmaya devam ederken uzun zamandır gerçekleşmesi gereken Suriye'den çekilmeye başlıyoruz. Tekrar toparlanırsa yakınlardaki üslerden tekrar saldıracağız. Kürtler'e saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz. 20 millik güvenli bölge kuracağız. Aynı şekilde Kürtler'in de Türkiye'yi provoke etmesini istemiyoruz. Rusya, İran ve Suriye, ABD'nin doğal düşmanları DEAŞ'ı Suriye'de imha etmesinin uzun dönemde faydalananları olacak. Biz de faydalanacağız ama şu anda askerlerimizi eve getirme zamanı. Sonsuz Savaşları Bitireceğiz." ifadelerini kullandı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-trumpin-skandal-tweetine-turkiyeden-cok-sert-cevap-41082045 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-trumpin-skandal-tweetine-turkiyeden-cok-sert-cevap-41082045)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 14 Ocak 2019, 11:48:42
Bakalım işin sonu nereye varacak !
iyice sarpa sardı olaylar.
Bu oynağı iyi etkiliyorlar, acaba seni indiririz falan diye mi tehdit ediyorlar içerden :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 14 Ocak 2019, 12:00:15
Bakalım işin sonu nereye varacak !
iyice sarpa sardı olaylar.
Bu oynağı iyi etkiliyorlar, acaba seni indiririz falan diye mi tehdit ediyorlar içerden :)

Bu zahten apaçık ortada. Ellerinden gelse daha dünden indireceklerdi. Trumpın çekilme kararından sonra kuduruk bakanlar sinirlerinden nasıl bir bir istifasını sundu veyahut görevine son verildi? Inaniyorum küskünler bunu bir kenara yazdılar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 14 Ocak 2019, 13:10:27
hadi bakalım maraton başlıyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Lüksemburg Dışişleri ve Avrupa Bakanı Jean Asselborn ile ortak basın toplantısı düzenledi.

 Çavuşoğlu konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump'a, "Stratejik ortaklar Twitter, sosyal medya üzerinden konuşmaz" dedi. PKK/YPG konusunda Avrupa'yı eleştiren Bakan Çavuşoğlu mevkidaşı Asselborn'un yüzüne karşı, "Eğer bu kadar çok seviyorsanız YPG’lileri PKK’lıları zaten ülkelerinizde yeterince var, alır götürürsünüz" dedi.
Çavuşoğlu şunları söyledi:

Bir daha Türkiye’de darbe olmasın ve terör tehdidine karşı ülkemizi korumak için tedbir aldık. Ve demokrasiyi savunan herkesten destek bekliyoruz. AB ülkeleri de dahil yeterince destek vermedik diyorlar. PKK’nın YPG’nin ve FET֒nün kara propagandası yüzünden halen yanlış bilgiler içinde farklı yorumlar geliyor. Bugün, Adalet Bakanlığımızdan randevu da alırız, gerçek bilgileri rakamlarıyla beraber öğrenebilirsiniz dedik.

Bugün teröre karşı Fransa, Belçika ve terörden etkilenen ülkelerin yasa değişiklikleri, yine OHAL gibi aldığı tedbirlere karşı diğer Lüksemburg dahil ‘dayanışma’ adı altında, ses çıkartmaması ve destek vermesi; Türkiye’ye gelirken bile tereddüt eden ülkelerin Türkiye’ye ders vermeye çalışmasını ülke ve millet olarak kabul edemeyiz. Burada samimiyet bekliyoruz. Bunları reddettiğimizi söylemek isteriz.

Suriye'de tek taraflı müdahaleye karşıyız diyorsunuz. O zaman gelin birlikte mücadele edelim.

Karşımızdaki terör örgütüyle ikili anlaşmaya göre mi hareket edeceğiz?

Siz diyorsunuz ki “Suriye’nin bağımsızlığını istiyoruz” Fakat bu terör örgütü şu anda Suriye topraklarının yüzde 33’ünü, neredeyse üçte birini işgal ediyor. Bölmek için. Ona karşı niye ses çıkaramıyorsunuz? DEAŞ’a karşı olduğunuzu söylüyorsunuz da diğerlerine karşı olduğunu söylemiyorsunuz. Bu da Avrupalıların güvenilirliğini zedeliyor.

TRUMP'IN AÇIKLAMALARI

Stratejik ortaklar Twitter, sosyal medya üzerinden konuşmaz. Sayın Trump cumhurbaşkanımızı iki defa arayarak Suriye’den çekilmek istediklerini söylediler. Daha iki gün önce Pompeo ile görüştük. Bolton ziyareti ortada. Bize verilen belgeye karşı bizim de cevabımızı ABD’ye gönderiyoruz.

30 km gibi bir güvenli bölgenin, bununla ilgili ABD’den bir teklif gelmedi ama bu ABD’nin de fikri değil. Bu sayın Cumhurbaşkanımızın tüm Avrupalılara teklifidir, Ruslar da dahil. Her görüşmede gündeme getirdik. Obama yönetimi bunu gerçekçi bulmuyordu. Bahanelerle bu fikrimizi desteklemediler. Şimdi Türkiye’nin kararlılığını gördükten sonra bu fikri ortaya attılar.

Bizim derdimiz nedir? Suriye’yi bölmek isteyen terör örgütü var. biz bu terör örgütünü hedef alıyoruz. Özellikle cumhurbaşkanımızın defalarca Trump’a, Kürtlerle, YPG hatta SDG… Biz Kürtlerin düşmanı değiliz, Kürtleri en çok savunan ülke biz olmuşuzdur. Kürt kardeşlerimizin haklarını her zaman savunmaya devam edeceğiz.

Trump’ın içinde bulunduğu zorluğu biliyoruz. Üzerinde baskı var. Güvenlikle ilgili birimleri ABD’nin çekilmemesi için baskı yapıyor. Son tweeetin iç politika konusu olduğunu biliyoruz. Müttefikler Twitter, sosyal medya üzerinden görüşmez. Kullandığı tehdit diline gelince, biz hiçbir tehditten korkmayacağımızı ve pabuç bırakmayacağımızı defalarca söyledik, geçmişte de söyledik. Türkiye’yi ekonomik olarak tehdit ederek bir yere varılamaz.

Biz ne olursa olsun, zorluklar ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti olarak bertaraf etmek için ne gerekiyorsa onu yaparız. Bir tarafta ekonomik zorluklar, diğer taraftan terör tehdidi. Bu millet der ki, ben aç kalırım, Çanakkale’de Kurtuluş Savaşı’nda olduğum gibi boyun eğmem der ve bu millet devlet olarak ne gerekiyorsa biz onu yaparız. Baskı altında Trump’ın açıklamalarını ve kullandığı dili doğru bulmuyoruz.

İDLİB'DEKİ SON GELİŞMELER

İdlib bir terör yuvası olduysa o bölgede yaşayan Suriye halkı da değildir, Türkiye de değildir. sorumlusu rejimdir ve rejimi destekleyen ülkelerdir. O teröristiler İdlib bölgesine kim gönderdi? Bunlar gönderdi. Rejim ve destekçileri gönderdi. Hatta Dara’dan o teröristleri İdlib’e bıraktılar. Amaçları da belliydi. Bu teröristlerin burada durmasını bahane ederek buraya saldırmak… Ve rejim de saldırdı. Ama İdlib muhtırasını Rusya ile imzaladık. Radikal gruplar, teröristler bundan rahatsızlar.

Fakat başından beri siyasi sürece inanmayan rejim de ihlallerini yer yer devam ettiriyor. İdlib muhtırası başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Ufak tefek aksaklıkları gidermek için birimlerimiz zaten beraber çalışıyor. Fakat HTŞ’nin ya da El Nusra’nın terör örgütlerinin İdlib bölgesinin yüzde 50’sini ele geçirdi söylemi doğru değildir.

Yabancı terörist savaşçılar… NATO’da ben bu konuyu gündeme getirdim, tüm dışişleri bakanları güldüler. Ne yapacağız? Bunlar sizin vatandaşlarınız. Türkiye ihlallerin önlenmesi ve İdlib muhtırasının devamı ve uygulanması konusunda elinden geleni yapıyor.

"TELEFON GÖRÜŞMESİ OLABİLİR"

Her şeyden önce telefon görüşmesi niye olmasın? Ben de Pompeo ile değerlendireceğiz. Onlar aradığı zaman biz hemen cevap veriyoruz. Biz aradığımız zaman karşı tarafta olumlu cevap geliyor. Bu diyalog varken neden Twitter üzerinden açıklama yapıldı? Sadece liderler ve bakanlar düzeyinde değil, ortak çalışma gruplarımızın toplantıları yapılıyor. Keza Patriot ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Aynı şekilde FBI’ın FETÖ soruşturması konusunda heyet gelmişti.

Bir tanesi Suriye üzerineydi. Tillerson Münbiç yol haritasını onaylamadan önce komisyonları kurduk. İkincisi konsolosluk meseleleriyle ilgili, üçüncüsü de PKK ile mücadeleyle ilgili çalışma grubu. Amerikan tarafı 5 Şubat’ta toplantıyı gerçekleştirmek istediler. Arkadaşlarımız da gidiyor. Sedat Önal’ın başkanlığında bizim heyetimiz gidecek.

Zaten 6 Şubat’ta da DEAŞ’a karşı mücadele koalisyonunun toplantısı var. Evet burada Lüksemburg dahil 65 ülke var DEAŞ'a karşı. Fakat bugüne kadar DEAŞ’a karşı mücadele eden tek ülke Türkiye olmuştur.

"VERDİĞİNİZ PARALAR PKK'YA SİLAH OLARAK GİTMİŞTİR"

Sizlerin verdiğiniz paralar PKK’ya YPG’ye silah olarak gitmiştir. Ve biz sadece Suriye'de 3 binden fazla DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik. Ben o toplantıların hepsine katıldım. Dostlar alışverişte görsün toplantılar. Herkes iki üç dakika konuşmasını yapıyor, dağılıp gidiyor, iş yine bize kalıyor.

"EĞER BU KADAR ÇOK SEVİYORSANIZ..."

Hiçbir ülke göğüs göğüse çarpışmamıştır, Türkiye’den başka. Şimdi bir terör örgütüne karşı çarpışırken iyi, diğerine geldiği zaman savunmaya geçiyoruz. Eğer bu kadar çok seviyorsanız bu YPG’lileri PKK’lıları; zaten ülkelerinizde yeterince var, onları da alır götürürsünüz. Avrupa'da zaten yeterince faaliyette bulunuyorlar, para bile topluyorlar.

JEAN ASSELBORN - LÜKSEMBURG DIŞİŞLERİ BAKANI:

Twitter ile ilgili olarak ben de söylediklerinize katılıyorum. Doğrudan görüşmek gerektiğine inanıyorum. Lüksemburg 60 küsur ülke ile birlikte DEAŞ’a karşı oluşturulan koalisyonun içinde. Mali olarak destek sağlıyoruz. Buradaki koalisyonu DEAŞ’a karşı bir koalisyon. İkinci olarak da Suriye’de hali hazırda çok sayıda askeri operasyon düzenlenmiş durumda.

Türkiye güçlü ve büyük bir ülke olarak Suriye üzerinde etkisi olan bir ülke. Sadece diplomasi kanalları kullanarak Suriye’de bir çözüm bulunmalı. Türkiye başarabilir diye düşünüyorum.

Neredeyse tüm AB üyesi ülkeleri gibi, Lüksemburg da, bazı AB ülkeleri kabul etmek istemediler. Biz kabul ettik. Bunların birkaç bin olduğunu söyleyebilirim. Ancak barınma ve iş bulma konusunda henüz tam çözülmüş değil. Suriye yeniden inşa edilme sürecine girdikten sonra isteyenlerin ülkelerine dönmesine tabi ki sıcak bakarız.


http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglu-ortak-basin-toplantisinda-konusuyor-41082056 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglu-ortak-basin-toplantisinda-konusuyor-41082056)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 14 Ocak 2019, 13:11:13
Yani açıktan tehdit etmeye başladılar galiba :) onu demek istemiştim.

Bakalım işin sonu nereye varacak !
iyice sarpa sardı olaylar.
Bu oynağı iyi etkiliyorlar, acaba seni indiririz falan diye mi tehdit ediyorlar içerden :)

Bu zahten apaçık ortada. Ellerinden gelse daha dünden indireceklerdi. Trumpın çekilme kararından sonra kuduruk bakanlar sinirlerinden nasıl bir bir istifasını sundu veyahut görevine son verildi? Inaniyorum küskünler bunu bir kenara yazdılar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 14 Ocak 2019, 14:58:32
evet devam ediyoruz;

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Orta Doğu ziyareti kapsamında seyahat ettiği Suudi Arabistan'da açıklamalarda bulundu.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Donald Trump'ın Twitter hesabı üzerinden Türkiye hakkında yazdığı tweete ilişkin, "Bunu Trump'a sormanız gerekiyor. Sanırım Trump yaptırım benzeri uygulamalardan bahsediyor" dedi.

Trump'ın Suriye'den çekilme konusunda fikrini değiştirmediğini söyleyen Pompeo, Suriye'de güvenli bölge hakkında bir soruya, sınır hattının korunması için seçenekleri değerlendirdikleri yanıtını verdi.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

Suudi yetkililerle ülkelerindeki insan hakları ihlalleri hakkında görüştüklerini söyleyen ve Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Pompeo, cinayette parmağı olan herkesin sorumlu tutulması gerektiğini belirtti.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-trumpin-skandal-tweetinin-ardindan-pompeodan-ilk-aciklama-41082549 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-trumpin-skandal-tweetinin-ardindan-pompeodan-ilk-aciklama-41082549)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ocak 2019, 22:29:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’a Türkiye’nin Kürtlerle hiçbir sorunu olmadığını, Türkiye’nin amacının ulusal güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütleri DEAŞ, PKK ve PKK’nın Suriye uzantıları ile mücadele etmek olduğunu vurguladı.

Erdoğan ile Trump kritik bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmeyle ilgili Beştepe’den yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Donald Trump ile bu akşam bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye’de yaşanan son gelişmeler ele alınmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız, mevkidaşının Suriye’den çekilme kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, bu çerçevede Türkiye olarak NATO müttefikimiz ABD’ye her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu hatırlatmışlardır. Bölgede otorite boşluğu meydana gelmemesi için Münbiç Yol Haritası’nın tamamlanması, ayrıca çekilme kararının hayata geçirilmesini engellemek isteyen unsurlara fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulayan iki lider, kamuoyuna yönelik sağlıklı iletişimin önemine değinmişlerdir.

GÜVENLİ BÖLGEYİ KONUŞTULAR

Sayın Cumhurbaşkanımız ve ABD Başkanı Sayın Trump, Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde ülkenin kuzeyinde terörden arındırılmış güvenli bir bölge oluşturulması fikrini de ele almışlardır.

Sayın Cumhurbaşkanımız görüşmede, Türkiye’nin Kürtlerle hiçbir sorunu olmadığını, ülkemizin amacının ulusal güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütleri DEAŞ, PKK ve PKK’nın Suriye uzantıları ile mücadele etmek olduğunu vurgulamışlardır. Görüşmede ikili ekonomik ilişkilerin ileri seviyelere yükseltilmesi hususunda mutabık kalmışlardır.”

Trump'ın Türkiye hakkında 'Kürtler'e saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz' şeklindeki  tweeti tepki çekmişti. .

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-ve-trump-gorustu-41082998 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-ve-trump-gorustu-41082998)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 15 Ocak 2019, 07:46:30
Dengesiz ağız değiştirmiş.
kiminle konuşsa ondan yana tavır alıyor :) artık dolar bile alıştı tehdit falan saymayıp çok yükselmedi.
Tez zamanda bu boyunduruktan kurtulmak dileğiyle... Aminnnnnn


ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişme hakkında konuştuk, ki burada gerçekten genişleme için büyük bir potansiyel var." yorumunu yaptı.
ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dün telefonda yaptığı görüşmeye ilişkin Twitter hesabından bir açıklama yaptı.

Trump, açıklamasında, "DEAŞ kalıntılarına karşı son iki haftadır verdiğimiz başarılı mücadele ve 20 millik (32 kilometre) güvenli bölge dahil ilgili tüm meseleler hakkında nerede durduğumuzu aktarmak için Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuştum. Ayrıca ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişme hakkında da konuştuk, ki burada gerçekten genişleme için büyük bir potansiyel var." ifadelerine yer verdi.

GÖRÜŞME SONRASI AÇIKLAMALAR

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşmişti.

İkili ilişkilerin yanı sıra Suriye'de yaşanan son gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Erdoğan, mevkidaşının Suriye'den çekilme kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etmişti. Erdoğan, bu çerçevede Türkiye'nin, NATO'da müttefiki olan ABD'ye her türlü desteği vermeye hazır olduğunu hatırlatmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders da Erdoğan ile Trump arasındaki telefon görüşmesine ilişkin yazılı bir açıklama yapmıştı. Sanders, Erdoğan ile Trump arasındaki görüşmede, ABD'nin Suriye'den geri çekilmesi de dahil ikili ilişkilerin ele alındığını bildirmişti.


http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-turkiye-mesaji-aramizdaki-ekonomik-41083115 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/trumptan-turkiye-mesaji-aramizdaki-ekonomik-41083115)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Hyperspace - 15 Ocak 2019, 17:05:02
  Bu güvenli bölge meselesi eğer içimizdeki mülteciler o bölgeye yerleştirilecekse bir nebze kabul edilebilir belki ama ypg yi korumayı amaçlıyorsa asla kabul edilmemeli
 yoksa K.Iraktaki Barzanistan modeline benzer bir yapı oluşacaktır orada.Bu hatayı bir kez yaptık 2.kez tekrarlarsak ileride bölünmeyi kendi ellerimizle hazırlamış oluruz.Ypg yi vurmadan varılacak hiçbir çözüm çözüm değildir taviz vermektir
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ocak 2019, 17:40:46
1. Körfez Savaşından sonra Koalisyon güçleri (Kısaca ABD) Saddam kuvvetlerine 36. paralelin kuzeyini yasaklamışlardı. Bu görev tanımına uygun olarak da ÇEKİÇ GÜÇ adıyla adıyla bir kuvvet oluşturulup İncirlik Üssüne konuşlandırmışlardı. Türkiye bu Çekiç Güçten çok çekti! Aynı şekilde Suriye' de de aynı planı uygulamaya koydular. KESİNLİKLE KABUL EDİLMEMELİDİR.

Bir daha belirtelim, çok geç olmadan Esad' la anlaşıp Amerikan planlarını bertaraf etmeye mecburuz. Aksi taktirde nur topu gibi Kürt devletimiz olacak! İleri aşamada Türkiye' yi bölecek sürecin fitilini kendi elimizle ateşlenmiş oluruz. Esad' la şu şartlarda anlaşma yolları aramalıyız;

-Türkiye' deki mültecilerin geri kabulü,
-Türk denetiminde ki silahlı güçler için çıkartılacak ''Af Yasası'' veyahut haklarını koruyacak diğer ayrıcalılar,
-Kürtlere Otonomi, muhtariyet ya da Federasyon gibi ayrıcalıkların tanınmaması..

gibi seçenekler karşılığında (seçenekler uzatılabilir, kısa kesiyorum) Suriye'yle diyalog sürecinin başlaması ve Suriye' nin geleceğinini birlikte ve yeniden inşası...

Kısacası ABD' yi bölgeden defetmeye mecburuz. Aksi taktirde başımıza çok çorap örecektir.   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Bogü Alp - 16 Ocak 2019, 02:32:08
Esad şu an herkesle iyi geçinme derdinde. Pkk/pydnin arkasında Amerika olduğu için daha bir ılıman yaklaşıyor. Bize karşı  pkk/pyd aleyhine adımlar atıyor. Pkk/pydye karşı lehlerine adım atıyor. Çok da güzel ikili oynuyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 16 Ocak 2019, 12:46:25
Önerilmekte olan plan içeriği , halen netlik kazanmasa da, planın ismindeki ‘’ güvenli bölge tanımı ‘’ bizleri 1991 yılı Irak 32 ci paralel de yaratılmış olan güvenli bölge yi anımsatmasından dolayı  ürkütücü dür.O zamanki plan da önceleri iyi niyetli olarak yapıldığı düşünülmekle birlikte, sonraları planın  asıl amacının uygulamadaki  boşluklardan yararlanılarak ,asıl gizli hedef olarak başımıza nelerin sarılmak istendiğini ve sarıldığını hep birlikte acı ile yaşadık ve yaşamaktayız.

Önerilen ve konuşulmakta olan yeni plan Fıratın doğusundan başlayan ve uzunluğu 460 Km ,derinliği 32km olan bir hattın güvenli bölge adı altında PKK/PYD ve DEAS dan arındırmaktan ibaret olduğu belirtilmekte.

Fıratın doğusunda pek DEAŞ olmadığına göre asıl hedef ,ABD’nin Suriyedeki mütefiki olan PKK/PYD nin bu bölgeden Suriyenin içlerine güvenli olarak nakledilmesinden ibaret. ABD bu plan mahiyetinde ,PKK/PYD yi korumakle birlikte, Türkiyenin güvenliğini de PKK/PYD nin sınırımızdan uzaklaştırılması ile sağlamış olup ,ilerde olası  yapılabilecek operasyonların önünü almış olmayı planlıyor. (kontrol mekanizması net değil)

Manbiç Konusuna gelince ,Manbiç Fıratın batısında kalması ,32 km dışında olması ,ayrıetten  Rusların Tel Rıfatta  ,ABD nin de bizleri Manbij de uygulamış oldukları oyalama taktiklerinden dolayı bu bölgeler ayrı birer  PKK/PYD  kontrolunde cep olarak kalacakları görülülüyor.

Yeni plan ile Türkiyenin kazancı ilk aşamada oluşturulacak olan güvenli bölge sayesinde kayıp vermeden PKK/PYD nin sınırından uzaklaştırılmasını sağlanması görünse de uzun sürede planın oluşturacağı riskler ki ‘’Sn Partikül bunları güzelce açıkladı’’ Türkiye açısından çok sıkıntı yaratacağı kanısındayım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 19 Ocak 2019, 11:42:29
Mesaj içeriği hep ayni !

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/arabulucu-senator-basin-toplantisi-duzenliyor-3184003/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/arabulucu-senator-basin-toplantisi-duzenliyor-3184003/)

Graham, "Obama büyük stratejik bir hata yaptı, PYD-YPG’yi silahlandırdı" dedi. '' Sanki Trump döneminde  farklı işlem yapıldı''

Dunfort planı;

-PYD'yi Türkiye sınırından içeriye çekilmesi '' Türkler harekat yapmadan mütefiklerimizi koruyabileceğimiz alana nakledelim''
-PYD'ye verilen ağır silahların geri alınmasını '' Ninniye devam ''
–Sonrda bir tampon bölge oluşturup Türkiye’nin güvenlik endişelerini ortadan kaldırılmasını öngörüyor '' PKK/PYD nin boşaltacağı alanı da Rus/ Rejim güçleri doldurmaması için bizlerin de içinde bulunduğu bir tampon oluşturalım''



Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 19 Ocak 2019, 12:58:24
ABD'li senatör Lindsey Graham'dan itiraf gibi açıklama

Türkiye temasları sona eren ABD'li senatör Lindsey Graham basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
ABD’li senatör Lindsey Graham, Ankara’daki görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile yaptığı görüşmelerden sonra basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile piyanist Fazıl Say’ın konserine gittiğini hatırlatan Graham, daveti için Erdoğan’a teşekkür etti.

Görüşmelerinde Suriye konusunun öne çıktığını aktaran Graham, Obama dönemindeki ABD stratejisinin hatalı olduğunu belirterek, “PYD/YPG’nin silahlandırılması planını öğrendiğimde bunun Türkiye için ne anlama geldiğini çok iyi biliyordum. YPG’nin siyasi kolu PKK ile bağlantılıdır. Kanıtlar gayet açıktır.” diye konuştu.

Graham, ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilme isteğini değerlendirirken, “(Yönetimin) Çekilme isteğini anlıyorum. Ama planlı olmayan bir çekilme kaos olur. Başkan Donald Trump’a Obama’nın yaptığını yapmaması, yani öylece çıkıp gitmemesi konusunda uyardım.” diye konuştu.

ABD’nin çekilmesinin üç amaca hizmet etmesi gerektiğini söyleyen Graham, DEAŞ’ın yenilgiye uğratılması, İran’ın zaferinin engellenmesinin altını çizdikten sonra, şöyle devam etti:

“Bunlar kadar önemli olan bir şey de şu. Türkiye'yi korumalı ve Suriye'de Türkiye için ortaya çıkardığımız (YPG/PKK) sorunu çözmeliyiz. Başkan’a söyledim. Eğer çekilirsek ve bunu düzgün yapmazsak Türkiye için bir kabus yaratmış oluruz. Obama, YPG’yi silahlandırarak Türkiye için bir kabus yarattı. Trump, çekilmede çok dikkatli olmalı ve bu sorunu Türkiye’nin kucağına bırakmamalı.”

Graham, ABD’nin bu amaçlara ulaşmadan çekilmesinin bölgede daha geniş bir savaşa yol açabileceğini söyledi. Graham, “Çekilme, DEAŞ’a karşı verilen savaşı sonlandırmayacak, yeni bir savaş başlatacak.” dedi.

Türkiye’nin bu durumda Suriye’deki silahlı terör unsurlarını temizlemek zorunda kalacağını ifade eden Graham, “Bunların bazıları bizim silahlandırdığımız gruplar.” diye konuştu.

Washington'ın PKK/YPG sorunuyla, "Türkiye'nin bu sorunun çözüldüğüne ikna olacağı ve gelecekteki ABD müttefiklerinin Washington ile çalışmanın iyi bir şey olduğuna ikna edecek" bir biçimde ilgilenmesi gerektiğini dile getiren Graham, şöyle devam etti:

"Sanırım General Dunford'ın bu hedefleri tamamlayacak bir planı var. (PKK) YPG unsurlarını buradan uzaklaştıracak Türkiye'nin kendisine tehdit hissetmeyeceği yönünde (ABD Genelkurmay Başkanı) General (Joseph) Dunford'ın bir planı var. Bu bölgede Türkiye'nin ulusal güvenlik kaygılarını giderecek bir tampon bölge oluşturabiliriz. Tüm bunları yaparken geçmişte bize yardım eden insanların kaygılarını da gidermeyi başarmış oluruz. Bunu doğru yapmamız önemli. Benim 2016'da neyin geleceğini görmüş olmam üzücü. Asıl bunu (tampon bölge) doğru yapamamanın sonuçları 2016'dakinden çok daha feci olabilir."

Graham, Arap ülkelerinin Esed rejimiyle çalışma kararlarının kendi "riskleri" olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bana ve birçok Kongre üyesine göre, Esed bir savaş suçlusu. Trump'ın kimyasal saldırılara yanıt verme biçimini takdir ettim. Erdoğan, Esed ailesiyle bir ilişkisi bulunmasına rağmen tutumunda çok kararlıydı. Esed ile çalışmayı düşündü. Ancak ne zaman ki Esed 400 bin kişiyi öldürdü bu adamın meşruiyetini sürdürmesinin mümkün olmadığına karar verdi. Amaç çatışmayı sonlandırmak, Cenevre'ye giderek, yeni bir anlaşma sağlamak, anayasanın yazımı ve sonrasında seçimleri gerçekleştirmek. İşte hedefimiz bu ama bu hedefi nasıl gerçekleştirirsiniz? Bunun için neye ihtiyacınız var, elinizde koza ihtiyacınız var. Kuzey Suriye'yi İranlılara bırakmak bu amacınıza katkı sağlamaz. Bizim çekilmemiz İsrail'deki dostlarımıza, Tahran'dan Beyrut'a Suriye'nin içinden geçen süper hızlı bir otoban bırakacağımız yönünde bir imaj verecektir. İsrailli dostlarımız için Suriye, ikinci bir Lübnan haline gelecektir."

PKK/YPG, eğer ki Esed rejimiyle çalışmayı tercih ederse bunun kendilerinin aldığı risk olduğunu belirten Graham, "Benim öngördüğüm güvenli bölge, Münbiç yol haritası ortaya konmadan hayata geçmesi mümkün görünmüyor. İlk başta bizim ABD olarak yapmamız gereken, Münbiç yol haritasını hayata geçirmek. Bunlar da ortak devriye, YPG'nin Münbiç'ten uzaklaştırılması, sonrasında Fırat'ın doğusuna uzanan bir tampon bölge. Eğer ki Münbiç'i doğru şekilde yapamazsak, tampon bölgeyi doğru yapabileceğimizi düşünmüyorum. Ama Münbiç yol haritasını doğru şekilde yürütebilirsek, güvenli bölge herkes için kazan-kazan durumunu ortaya çıkartacaktır." diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-abdli-senator-lindsey-grahamdan-itiraf-gibi-aciklama-41087919 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-abdli-senator-lindsey-grahamdan-itiraf-gibi-aciklama-41087919)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 19 Ocak 2019, 23:38:53
İbrahim Kalın'dan Brett McGurk'a sert tepki

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5c43509367b0a90ad40a7091.jpg)

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Başkanı Donald Trump'ın terör örgütü DEAŞ'la Mücadele eski Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün Türkiye'yi hedef alan ifadelerine tepki gösterdi.

Kalın, McGurk'ün, Washington Post'ta 20 Ocak'ta yayımlanmak üzere kaleme aldığı yazısında Türkiye aleyhinde kullandığı ifadelere Twitter'dan yanıt verdi.

McGurk'ün, ABD'nin Suriye'den çekilme kararına ilişkin kaleme aldığı değerlendirmesinde Türkiye karşıtı söylemleri ve terör örgütlerini öven ifadelerine cevaben Kalın, şunları kaydetti:

"Analiziniz hatalı. Türkiye'ye karşı yönelttiğiniz suçlamalar tam anlamıyla saçmalık, yalnızca bir PKK propagandasının tekrarı. Türkiye, yüz binlerce Suriyeli Arap, Kürt, Süryani ve diğerlerinin hayatını kurtardı. PKK'ya yeni bir hayat vermek istiyorsunuz. Bu gerçekleşmeyecek."

ABD’nin eski DEAŞ ile Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk, Türkiye'nin Suriye'deki durumuyla ilgili açıklamasında, Türkiye’nin güvenilir partner olmadığını söylemişti. Türkiye'nin Suriye'de, aralarında aşırılık yanlılarının da bulunduğu muhalif gruplarına destek verdiğini iddia eden McGurk, bu grupların çok küçük olduğunu, bu yüzden ABD'nin desteklediği Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) alternatif olamayacağını açıklamıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ibrahim-kalindan-brett-mcgurka-sert-tepki-41088507 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ibrahim-kalindan-brett-mcgurka-sert-tepki-41088507)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 06 Şubat 2019, 09:45:18
Türkiye'den ABD'ye Savunma Sektöründe İşbirliği Çağrısı

05 Şubat 2019
Yıldız Yazıcıoğlu

ANKARA —
Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Türkiye’nin artık savunma sektöründe tasarım ve üretim becerilerini geliştirdiğine işaret etti. Serdar, ABD’li sektör temsilcilerine “Türk savunma sanayiini beraber geliştirelim ve birlikte üçüncü ülkelere gidelim” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde, “Türkiye - ABD Uzay, Havacılık ve Savunma Sektörleri Toplantısı” yapıldı. Toplantıya Türkiye’de kamu girişimciliğiyle de öne çıkan TAİ, ROKETSAN, HAVELSAN kuruluşları ile ABD’li Metro Aerospace, Nova Power Solutions, Infinity Air, Taylor Devices, Van Horn Aviation gibi şirketlerin temsilcileri katıldı.

Toplantıda Türk tarafınca ABD savunma sektörüne yönelik “Türkiye artık sadece alıcı değil ortak üretici de olmalı” mesajı verildi.

Ayrıca ABD ile Türkiye’nin son dönemde Suriye konusunda yaşadığı görüş ayrılıkları nedeniyle savunma sektöründeki işbirliğinden vazgeçilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

Savunma Sanayisi Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, dünyadaki ilk 100 savunma sanayi şirketi listesindeki Türk şirketlerinin sayısını beşe çıkartmayı hedeflediklerini anlattı.

Demirel, F-35 askeri uçak projesinde Türkiye’nin “tasarım ortağı” olduğunu anımsatarak bu projedeki ortaklık örneğinde olduğu gibi ABD’deki şirketlere Türkiye’yle ortak savunma projeleri geliştirmeleri çağrısı yaptı.

Demirel, “ABD ile ilişkilerimiz ‘sizden ne alabiliriz’ yerine ‘birlikte ne yapabiliriz’ noktasına geldi. Türk savunma sanayisini geldiği aşamada beraber geliştirelim ve birlikte üçüncü ülkelere gidelim. Türkiye ve ABD dünyanın iki kıtasında yer alan ancak bugüne değin pek çok işbirliğine imza atmış ülkeler, dolayısıyla savunma sanayinde ortaya konulacak yeni projelerle iki ülke arasındaki işbirliği ve ticaret hacminin artmasını diliyorum” dedi.

TOBB Savunma Sanayisi Sektör Meclis Başkanı ve Emekli Tuğgeneral Yılmaz Küçükseyhan da, ABD iş dünyasına iki ülke arasındaki işbirliğini attırmak için lobi faaliyetleri yürütme çağrısı yaptı.

Küçükseyhan, 1974 yılındaki Kıbrıs meselesi ve sonrasındaki ambargolar dolayısıyla Türkiye’nin savunma sanayisinde “balık yemek” yerine “balık tutmayı” öğrendiğini söyledi. Dolayısıyla Türkiye’nin artık savunma sektöründeki üretici rolünü dikkate almak gerektiğini kaydeden Küçükseyhan, Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarının yüzde 68’ini artık yerli üretimle karşıladığını belirtti. “Bu oranı önümüzdeki 5-10 yılda yüzde 80’e getirmeyi hedefliyoruz. Güç paketi, uçak motoru, modernizasyon çalışmalarıyla yüzde 80’e ulaşacağımızı düşünüyoruz” diyen Küçükseyhan, dolayısıyla ABD savunma sektörünce artık Türkiye’ye “ortak üretici” olarak bakılması gerektiğini söyledi. Küçükseyhan, ABD’li iş adamlarına “Türkiye’deki temaslarınız doğrudan satış yerine ortak üretim ve ortak satış çerçevesinde, işbirliği ana konsepti kapsamında olmalı” mesajını verdi.

''Siyasi ilişkiler tümseklere neden oluyor''

Toplantıda, iki ülke savunma ve havacılık sektörleri konusunda ABD tarafı adına Amerika – Türk Konseyi (ATC) Başkanı General James Logan Jones ile ABD Ticaret Odası Ortadoğu ve Türkiye Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy söz aldı.

General Jones, ABD ile Türkiye ilişkilerinin stratejik önemini vurguladı, ancak politik söylemler nedeniyle uzun bir yola benzettiği ilişkilerde birkaç “tümsek” yaşandığını söyledi.

Ama bunun her alana yansımayacağını da kaydeden Jones, çünkü ABD ve Türkiye ilişkilerinde ortak değerlere sahip, özgürlüğü ve dünyayı daha iyi bir yer yapmayı amaçlayan iki arkadaş arasındaki gibi bir ilişki olduğunu ifade etti.

Ancak bunun kamusal savunma sektörü ve özel sektördeki işbirliğine yansımayacağını dile getiren Jones, özetle, “Ben inanıyorum ki özel sektör, dış politika konusunda etkili bir araç. Elbette dış politikalara saygı duyuyorum. Özel sektör ise, birbirimizi diğerine ve kamuoyuna anlatmaya yardımcı olacaktır. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek üzere çalışılmaya devam edilmesi bence çok önemli. ABD ve Türkiye’nin ilişkilerindeki tümseklerin üstesinden gelmesi çok önemli. Böylece ortaklığımızı hiçbir zaman kaybetmeyiz çünkü birlikte çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Bu arada Jones ve beraberindeki heyet üyeleri, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu da makamında ziyaret ederek görüştü.

ABD Ticaret Odası temsilcisi Choksy de, iki ülke arasında ticari ilişkilerde 1700 civarında şirket tarafından faaliyet yürütüldüğünü ve bu şirketler açısından siyasi ilişkilerde sorun yaşanmamasının önemli olduğunu anlattı. Bu nedenle ABD Ticaret Odası olarak 2019 yılında üç ana başlıkta çalışmayı planladıklarını kaydeden Choksy, birinci başlıkta iş dünyası olarak öncelikle en üst düzeyde ABD ve Türkiye arasında diyalog yürütülmesini özellikle de hükümetler arasında diyalog sağlanmasını savunacaklarını söyledi.

İkinci başlıkta ABD Kongresi nezdinde Türkiye’yi ve önemini anlatmayı sürdüreceklerini belirten Choksy, iş dünyası olarak Ankara ve Washington’un birbirini daha iyi anlamasını sağlamayı teşvik edeceklerini dile getirdi. Choksy, üçüncü başlıkta ise Atlanta, Los Angeles, Chicago gibi merkezlerde ABD ve Türk şirketlerince ortak yatırımlar üzerinde çalışılması konusuna eğileceklerini kaydetti.

TOBB’tan ABD’ye “çelik vergisi” mesajı

Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu üyesi Faik Yavuz ise, ABD’ye “çelik ithalatı” meselesinde Türkiye’ye yönelik gümrük vergilendirmesi uygulamasını yeniden düşünmesi çağrısı yaptı.

Yavuz, “Ticaret savaşları kavramının tekrar gündeme gelmiş olması, iş dünyası olarak bizleri rahatsız ediyor. ABD’nin ithalat kısıtlaması getirdiği ülkeler genel anlamıyla ABD’nin ticaret açığı verdiği ülkelerdir. Ancak Türkiye – ABD ticaretinde, ABD sürekli olarak ticaret fazlası veriyor. 2010-2017 yılları arasındaki karşılıklı ticaretimizde, ABD’nin ticaret fazlası yaklaşık 55 milyar dolardır. Buna rağmen ABD yönetimi, Türkiye’den çelik ithalatına yüzde 25 vergi getirdi. Sonra da bu oranı ikiye katlamasını, tüm bunları hakkaniyetli bulmuyor ve aramızdaki ittifak ruhuna uygun görmüyoruz. Bu uygulama 2018 yılında Türkiye’nin ABD’ye demir-çelik ürünleri ihracatını son derece olumsuz etkilemiştir. Türkiye’nin bu uygulamadan muaf tutulması, hem ikili ticarete hem de ikili ilişkilerimize katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-abd-savunma-sanayisi-yeni-umut/4772107.html (https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-abd-savunma-sanayisi-yeni-umut/4772107.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 18 Şubat 2019, 08:45:19
(https://pbs.twimg.com/media/DzTPYzwWwAARLLj.jpg)

Geçtiğimiz hafta Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, #NATO Savunma Bakanları Toplantıları kapsamında ABD Savunma Bakan Vekili Patrick M. Shanahan ile bir araya geldi. Fotoğrafa bakınca kavga ediyorlar gibi düşünülebilir. Özellikle de soldaki kırmızı kravatlının bakışları çok sert! Bir gerginlik var havada...

Ama sonrasında...

(https://pbs.twimg.com/media/DzTPe6sX4AIkZoH.jpg)

Sanıyorum anlaşmışlar.  :)
Yüzler gülüyor.

https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/1322019-21874 (https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/1322019-21874)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 18 Şubat 2019, 10:54:16
Hulusi paşa kara harp okulu mezunu olduğundan iyi seviyede ingilizce bildiğini hatta eskilerden yemek yeme adabına kadar eğitim aldığını birde üstüne karsu, kurmaylık eğitimi süreçlerinden geçtiğinden bu ortamlarda ingilizce bilmeyen gariban bakanlar gibi köşede suskun kalmayacağını düşünüyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Mart 2019, 17:14:17
ABD Savunma Bakanlığı: Türkiye'nin S-400 almasının ağır sonuçları olur

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı Sözcüsü Eric Pahon, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri alan Türkiye'yi 'ağır sonuçların' beklediği uyarısında bulundu.

Rus haber ajansı TASS'a açıklamada bulunan Pahon, "Türkiye'nin hava savunmasını geliştirmek istediğinin farkındayız ama Rus S-400 sistemleri alımının ABD ile Türkiye arasındaki savunma işbirliği üzerinde ağır sonuçları olacaktır." dedi.


Türkiye'nin hava savunma sistemleri geliştirebilmesi için alternatif çözümler aradıklarını belirten Pahon, buna rağmen S-400 füzeleri alınması durumunda çok geniş kapsamlı sonuçların ortaya çıkacağını söyledi. Pahon ayrıca, NATO kapsamında işbirliğinin devam edebilmesi için iletişim kanallarını açık tuttuklarını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu cuma günü yaptığı bir açıklamada Türkiye'nin hava savunma sistemlerine ihtiyaç duyduğunu, ABD'den Patriot sistemleri alınamadığı için Rus S-400 füzelerinin alınmasına karar verildiğini söylemişti. Çavuşoğlu, devam eden pazarlıkların olumlu sonuç vermesi durumunda ise Amerikalılardan Patriot sistemlerinin alabileceğini dile getirmişti.

https://tr.euronews.com/2019/03/05/abd-savunma-bakanligi-turkiye-nin-s-400-almasinin-agir-sonuclari-olur
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: mavi1991 - 05 Mart 2019, 18:05:49
s*kt*r lan
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 05 Mart 2019, 18:54:10
s*kt*r lan

Bir o kadarda benden.

 Duyan zannedecek atom bombası aldık Ruslardan.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 05 Mart 2019, 19:07:26
Bu konunun sadece S-400' lerle alakası yok bugün baskıyla S-400'den vazgeçersin yarın sana başka bir şey dayatır, onuda yaparsın öbür gün başka bir şey alma ya da yapma der. Bir kere bu tavizi verdin mi hem saygınlığın ve itibarın yerle bir olur, hem de Rusya ile bu sefer geri dönülmez bir felaket süreci yaşarsın. Turist göndermeyi kestiklerinde ülkenin turizminin nasıl kan ağladığı, perişan olduğunu hepimiz gördük, yaşadık. Bu Ülkede savunma sanayii varsa bu Amerikan ambargoları sayesinde var, bu sefer göbeğimizi kendimiz keseriz. Amerika ile artık ne müttefikiz ne de stratejik ortak artık bu gerçeğin kabul edilmesi lazım. Yarın bir gün Pakistan örneğinde olduğu gibi F-16'ları ya da daha başka Amerikan malı silahları Yunan, Rum Veya İsraillilere karşı kullanmaya kalksak aynısı bizim başımıza gelecek.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 05 Mart 2019, 19:19:07
Ormanın birinde...

Aslanlar toplanmış.

"Yahu" demişler, "Hesapta kralız, açlıktan öleceğiz birader... Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; fillere saldırsak, fazla büyük... Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor; e balık yakalayacak halimiz de yok... N’aapsak?"

Bir tanesi "En iyisi, öküzlere saldıralım" demiş, "iri yarı görünüyorlar ama, ne pençeleri var, ne dişleri diş... Tam dişimize göre!"

Olur mu? Olur.

Hücum!

Ama evdeki hesap çarşıya uymamış; öküz, öyle yabana atılacak hayvan değilmiş meğer... Organize oluyorlar, topluca savunma yapıyorlar, püskürtüyorlarmış.

Aslanlar aç bilaç.

N’aapsak, n’aapsak?

"Tilkiye danışalım" demişler.

Tilki "kolay" demiş, "beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim..."

Kabul etmişler.

Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş, "saygıdeğer öküzler" demiş, "aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar... Ama şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o... Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!"

Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla, verivemişler sarı öküzü...

Aslanlar da afiyetle yemiş.

Bir gün, iki gün...

Tilki gene gelmiş.

"Bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz" demiş ve eklemiş: "Ama şu benekli öküz var ya, benekli öküz, o burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!"

Öküz heyeti düşünmüş, "otlağın selameti için" teslim etmiş benekli öküzü.

Üç gün, dört gün...

Tilki gene gelmiş.

Kuyruğu uzun olanı...

Burnu beyaz olanı...

Tombul olanı...

Tek tek alıp, gitmiş.

Otlak seyrelmiş.

Aslanlar semirmiş.

Bir gün... Tilki gelmemiş!

Gerek kalmamış çünkü.

Direkt aslan gelmiş.

"Hanginizi istiyorsam, canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz, adamı hasta etmeyin" demiş.

Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler, "keşke sarı öküzü vermeseydik" demiş ama, iş işten geçmiş.


O Sarı S-400'ü vermeyelim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 05 Mart 2019, 19:49:03
Bir hikaye de benden,herkes hissesini alsın bu hikayeden ;

Derenin yukarısında su içerken, aşağıda duran kuzuyu gören kurt onu yemeyi kafaya koyar. Bir sebep olsun diye de kuzuya seslenir. "Sen benim suyumu niye bulandırıyorsun?" der.
Kuzu bir bulunduğu yere, bir  kurdun bulunduğu yere bakar der ki: "Kurt abi, sen yukarıdasın, ben ise aşağıda. Su aşağı doğru akıyor. Suyunu nasıl bulandırabilirim ki!"
Kurt kuzunun mantıklı cevabına daha sert bir sesle cevap verir: "Sen bana yalancı mı diyorsun?"
Kurdun diklenmesinden ürken kuzu, "Size yalancı demek istemedim" der.
Kurt iddiasını tekrarlar: "O halde benim suyumu bulandırdığını kabul et. Ben seni yiyeceğim..."
Evet, maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmekse ve hır çıkarmak için binbir sebep (S-400)  ortaya sürülmüşse, suyun hangi tarafa aktığının hiçbir önemi olmaz!


50 kg vücutla 120 kiloluk adama rest çekerseniz dayağı yersiniz... Önce bir vücut geliştir , biraz serpil sonra kafa tut ... ABD haydut bunu hepimiz kabul ediyoruz...Ama her açıdan zayıfken Eyyy ...  Üyyyy le adamın üzerine gidersen zararlı sen çıkarsın...
Bu meselenin aslında S-400 meselesi olmadığını ; asıl meselenin "ben senin politikalarını (En başta İRAN,İsrail,Mısır,Kürt koridoru vb.) beğenmiyorum , ben seni bir şekilde cezalandıracağım" meselesi olduğunu artık idrak etmek lazım...
Bizim medya da yok S-400 , Patriot'dan daha ucuz , daha uzun menzilli radarı var vs...vs... yorumları yapıyor...

Biz o sopayı,dayağı yiyeceğiz orası kesin. 1950'den beri ABD'nin kucağına oturmakla o cezayı zaten hakkettik... Verdi ABD traktörü yattık,verdi uçağı , tankı yattık, verdi de verdi.... yattık da yattık... Adam benim politikalarımın dışına çıkmayacaksınız Ortadoğu'da dediğinde ; EYYYYY ABD deyince beyzbol sopaları, muşta'lar çıkmaya başladı...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 06 Mart 2019, 01:59:44
Türkiye NATO içinde kalarak, bağımsızlığını idame ettirebilir mi? dersek; Hiç zannetmiyorum. Zaten 70 yıldır yarı bağımlı ülkeyiz. Güçlenemiyorsak, bana göre en önemli dış nedeni budur. Aynı sitem içerisinde 170 yıl değil 1070 yıl kalsak bile mevcut şartlar aynen devam edecektir.

Mesela ne olabilir  ::)

-En büyük 17'nci veya 20' nci ekonomi olmaya devam edersin fakat bir gıdım ileriye gidemezsin. 
-Bölgede ki hak ve menfaatlerini koruyamazsın.
-Ülke kaynaklarını etkin şekilde kullanamazsın.
-İyi bir eğitim sistemi vücuda getirip insanlarını çağdaş eğitim modeliyle eğitemezsin; yaptırmazlar!
-Tarikatlar, cemaatler, sivil toplum örgütleri marifetiyle bünyende her zaman için % 10 hain kontenjanı barındırırsın. Zaten eğitim sistemi adeta hain yetiştiriyor.

-İleri teknolojiyi üretmene müsaade etmezler. Düşük teknolojiyle, ucuz iş gücü olmaya devam edersin, belki de edemezsin! Çünkü yapay zeka, ucuz iş gücüne olan gereksinimi ortadan kaldıracağından; belkide varlığının bir anlamı kalmayacaktır. Yaşasan da olur yaşamasan da! Zaten dünya nüfusu almış başını gidiyor; onların hesabına göre dünya üzerinde 500 Milyon insanın yaşaması yeterlidir. Ya diğerleri? Diğerleri ya yok olacaktır ya da köleleştirilecektir. Bu dünyada Zencilere, Çingenelere, Müslümanlara, Türklere, Beyaz ırka, diğer yerli halklara yaşama hakkı yoktur. Belki Hispanikler bile bu yok oluştan nasibini alacaktır. Fakat Türkler ve Müslümanların hiç yaşama şansı yok. Belki beyaz ırktan Japonlara, Korelilere veya silah zoruyla da olsa Çinlilere yaşama hakkı tanıyabilirler Ancak Türkler ve Müslümanlara asla!

Bu gelecek öngörüsüyle, artık şu mandacı zihniyetten kurtulma zamanı yaklaşmaktadır. Yok efenim bunu vermem, şunu yaptırmam, onu aldırmam(!) Nedir bu yav... Ali kıran baş kesen misin?   

   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 06 Mart 2019, 09:57:43
Bu noktada askeri bağımsızlığınızı kazanabilmeniz için önce ekonomik ve siyasi bağımsızlığınızı bu devletlere kabul ettirmek zorundasınız.

Ekonomik açıdan baktığımızda Amerika devletine rest çekmek için benzer ekonomik güce (aynı demiyorum) sahip olmanız gerekiyor.
Türkiye'nin bütün maddi gücünü toplarsanız 3 trilyon 104.9 milyar liralık bir GSMH durumunu görürsünüz.Peki Amerikanın GSMH oranı nedir diye sorduğumuzda 19,61 trilyon dolar olduğunu net görebilirsiniz.

Bakın bizim GSMH'mız 3 trilyon diyoruz ya o tl parası ile 3 trilyon dolara vurduğunuzda 566 milyar dolara tekabül ediyor.
Yani didiştiğimiz devlet bizden tamı tamına 35 kat daha büyük bir ekonomi.

Askeri savunma harcamalarına baktığımızda ise durum zaten içler acısı bir halde.
Amerika senelik savunma harcaması 700 milyar dolar iken Türkiye'nin savunma harcaması 3 Milyar dolar seviyesinde.

Bilim teknolojide ise sürünmemiz devam ediyor.Amerika araştırma geliştirme fonları yaklaşık 100 milyar dolara ulaşırken Türkiye'nin bilim ve teknolojiye ayırdığı para sadece 2 milyar dolar seviyesinde.Yani yaklaşık 50 katlık bir uçurumdan bahsediyoruz.

Dolayısı ile böyle güzel bilgiler eşliğinde size diyeceğim o dur ki biz Amerikaya göre Sudan seviyesinde bir devletiz.Dolayısı ile kendimizi dev aynasında görerek biz Osmanlı torunuyuz cihana hükmederiz istesek laga lugasından vazgeçmek zorundayız.Bugün Nato ve Amerika odaklı olmamızın sebebi zayıf bir ülke olmamızdan kaynaklanmaktadır.Güzel özelliğimiz savaşçı ve direnişci bir ülkeyiz ama tepenizde binlerce Tomahawk yerken malesef o delikanlılık toprağa kömür şeklinde yazılıyor.

Bugün biat etmemiz gereken ülke Amerika Birleşik devletleridir.Ha sen ondan daha güçlü veya İngiltere gibi denk bağımsız bir ülke olursan tabiki kimseye biat etmen gerekmez.Kendi altyapın ile kendi sistemlerin ile küresel ekonomide yerini alıp ürünlerini satar-kullanırsın.

Tabi bölgesel güç olabilmek içinde oldukça zayıfız.Bölge ülkelerde Tanzim çadırları kurulmuyor sonuçta.

İşte kürsüye çıkıp asrın lideri süper güç Türkiye demekle bu işler yürümüyor.Veya Katardan aldığın paralarla askeri proje üretmek ilede olmuyor.Zayıf ve güçsüz bir devlet olarak üye olunan organizasyonun dışında hareket edersen yaptırımlarıda göze alıcaksın demektir.

O yüzden S-400 sistemi için uygulanan Ambargo bizleri ülkemizin nereye gittiği ve nasıl tembel bir toplum olduğumuzun (yumurta kapıya dayanana kadar) güzel bir yansımasıdır diyebilirim.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mart 2019, 10:34:38
2000'li yılların ilk çeyreğinin sonlarındayız ve halen kendisini evrenin merkezinde sanan zavallı insanoğlunun egosuyla uğraşıyoruz. Güce sahip olan, diğerlerinin özgürlük hakkına da sahip olduğunu sanıyor. Halen gelişmemiş bilinç seviyesinde insanoğlu! Halen kendi kuyusunu kazdığının farkında değil!

ABD şu kadar güçlü, bu kadar güçlü vs... İstediğine istediğini yapar vs.

ABD yaratıcı değil! İstediğine istediğini yapamaz!

"Benim, milletimin, ülkemin çıkarlarının başladığı yerde ABD'nin çıkarları biter! "
Amerikan çıkarları şunu gerektiriyormuş, bunu gerektiriyormuş vs fark etmez. Umurumda bile olmaz! Nasıl ki bizim çıkarlarımız onların umurunda değilse!

ABD ile baş edebilmek için onun benzeri güçte olmak da gerekmez! Bugün ABD'den nefret eden ülkeler sayısı o kadar fazla ki! Etmeyen sadece bir avuç ülke var. Güç, onu kullanabilirseniz işe yarar. Yoksa, oturup beklemekle eşeklik arasında bir fark yok! Bekledikçe sırtınıza semer vururlar.

Bugünkü durumumuza bakarsak yakın geçmişe göre " biraz" daha iyi, ama olması gerekenden çok daha kötü durumdayız. Ancak devran döner bir gün...

Bugünün şartlarında ülkenin kuruluşundaki ruhu yakalarsak tekrar, 10 yılda solucan deliğine girip çok ileri gider gibi yol alırız.

Şu an bunu başarabilecek siyasi bir irade yok maalesef. Mevcut yapının da, bunu yapabileceklere yol vermesi de mümkün görünmüyor. Ama umut her zaman var! Çünkü halen bunu başarabilecek birileri var!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 06 Mart 2019, 10:51:06
Çok güzel ve net olarak ne yapmamız ve olması gerekeni açıkladınız Sn Skywolf.

Sanırım iki cümle ile mevcut durum şöyle özetlenebilir

 ABD ve benzerl ülkelere alanı yeterince doldurmayarak fırsatı  veren bizleriz;  Mevcut durumun düzeltilmesini de dışardan medet ummamalıyız çözüm içimizde .
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 06 Mart 2019, 11:07:51
Master ın düşüncelerine katılmıyorum. Skywolf un dedikleri doğru düzgün bir strateji izleyerek ABD karşıtı Ülkeler ve hükümetler ile direk veya dolaylı yoldan ittifak yaparsak  ve ABD ye mümkün oldukça az yer verip farklı pazarlarda yer alırsak kurtulabiliriz bu durumda ABD baskısı  artıcak lakin boyun eymeyip dayanırdak sonunda bu durumdan minimum zararla çıkabiliriz
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 06 Mart 2019, 11:51:33
Dileyen katılır dileyen katılmaz.Ama bu gerçek ile yaşamak ağır gelebilir.Mahalle kavgası değil bu hadi Amerikanın düşmanları var birleşelim yıkalım gibi çocukca hayallere kapılmak ütopik bir düşüncedir.Bugün Amerika'ya düşman olan K.Kore bile yeri geldiğinde diplomasi ile görüşmeler yapabiliyorsa bu ulusal çıkarları gereğidir.Ülkeler arası dostluk veya düşmanlık yoktur.Sadece çıkarlar vardır.Biz duygusal baktığımız bu dünyada gerek Avrupada gerek Amerikada gerek diğer gelişmiş ülkeler tarafından daima taşeron devlet olma vazifesine devam edeceğiz.

Bir ülkenin kendi bağımsızlığını kazanabilmesi için bir çok temel nokta vardır.

*Ekonomi (-)
*Bilim Eğitim/Araştırma (-)
*Hukuk Sistemi (-)
*Diplomasi (-)
*İnsan Hakları (-)
*Kültür düzeyi/gelişmişlik (-)

Bunlar olduktan sonra (+) işte o zaman belki bir umut olabilir.Ama tabi yaklaşık Cumhuriyet kurulduktan ve Atatürk vefat ettikten sonraki 80 küsür senede bu başarılamamışsa bu saaten sonra o temeli oturtamazsınız.O yüzden fazla umut bağlayıp bir gün bizde Atatürkün dediği ileri medeniyet düzeyine erişeceğiz hayaline kapılmamak lazım.

Vatanı kurtarmak kolaydır kazanırsınız/kaybedersiniz velhasıl onu idame ettirmek bir sanattır.

Bunu başarabilen bir ülke olduğumuz zaman Amerikanın Merkez şubesi değil komşu banka olacağız.




Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mart 2019, 14:59:16
Dileyen katılır dileyen katılmaz.Ama bu gerçek ile yaşamak ağır gelebilir.Mahalle kavgası değil bu hadi Amerikanın düşmanları var birleşelim yıkalım gibi çocukca hayallere kapılmak ütopik bir düşüncedir.Bugün Amerika'ya düşman olan K.Kore bile yeri geldiğinde diplomasi ile görüşmeler yapabiliyorsa bu ulusal çıkarları gereğidir.Ülkeler arası dostluk veya düşmanlık yoktur.Sadece çıkarlar vardır.Biz duygusal baktığımız bu dünyada gerek Avrupada gerek Amerikada gerek diğer gelişmiş ülkeler tarafından daima taşeron devlet olma vazifesine devam edeceğiz.

Bir ülkenin kendi bağımsızlığını kazanabilmesi için bir çok temel nokta vardır.

*Ekonomi (-)
*Bilim Eğitim/Araştırma (-)
*Hukuk Sistemi (-)
*Diplomasi (-)
*İnsan Hakları (-)
*Kültür düzeyi/gelişmişlik (-)

Bunlar olduktan sonra (+) işte o zaman belki bir umut olabilir.Ama tabi yaklaşık Cumhuriyet kurulduktan ve Atatürk vefat ettikten sonraki 80 küsür senede bu başarılamamışsa bu saaten sonra o temeli oturtamazsınız.O yüzden fazla umut bağlayıp bir gün bizde Atatürkün dediği ileri medeniyet düzeyine erişeceğiz hayaline kapılmamak lazım.

Vatanı kurtarmak kolaydır kazanırsınız/kaybedersiniz velhasıl onu idame ettirmek bir sanattır.

Bunu başarabilen bir ülke olduğumuz zaman Amerikanın Merkez şubesi değil komşu banka olacağız.

Doğrudur. Mahalle kavgası değil bu! Ama biz bu ülkeyi, kimsenin taşeronu olmama mücadelesi vererek kurmadık mı!
Bu ülkenin kendi bağımsızlığını kazanabilmesi için yukarıda belirtmiş olduğunuz maddeleri ilk 10 yıl içerisinde (+) haline getirmedik mi?

Sonrasında kurucu lider ve ekibi bu dünyadan ayrıldığında bu maddeler zaman içerisinde (-) olmadılar mı?

Bugün çoğunluk bir kurtarıcı bekliyor. Çünkü buna alıştırılmışız.  Gökkurt geldi, Türkler'e yol gösterdi, Demirdağ'dan çıkardı vs. Cumhuriyet tarihi boyunca da Atatürk'ün Türk Milletini düşman işgalinden nasıl kurtardığı eğitim sistemimizde öğretiliyor. Herkes sürekli bekliyor. Oysa daha önce dediğim gibi bekleyenlerin sırtına semeri vurup istedikleri gibi kullanırlar...

Bir Atatürk daha beklemek boşuna. Atatürk bile zor durumda kaldığınızda benim gibi birini bekleyin dememişken neden insanlar bekliyor! O kadar güzel sözleri dışında, sadece gençliğe hitabesinde bile ne yapılması gerektiğini açık açık söylemiş.

Millet olarak çok tuhaf bir ruh hali içerisindeyiz. Mesela çoğunluk bir futbol takımına destek verir. Tuttukları takım maç kazanamıyorsa, ruhsuz olduklarından, yeterince antrenman yapmadıklarından, pres yapmadıklarından, çalışmadıklarından vs bahseder. Hep şikayet ederler. Peki kendileri birey olarak ülkeleri ve gelecekleri için nasıl bir ruh hali ile çalışıyorlar? Neler yapıyorlar? Kendilerini geliştiriyorlar mı? İnsanlığa, doğaya daha fazla nasıl fayda sağlayabileceklerine kafa yoruyorlar mı?

Genel olarak HAYIR! Arabesk kültürü ile yetişmiş, sürekli sızlanan ve pek bir şey beğenmeyen, tembel, kendilerini geliştirmeyen insanlar...

Bu ülkeyi bir parti senelerdir tek başına yönetiyor ve övünüyor; halkın yarısı kendilerine destek veriyor diye. Oysa o yarının da çoğunluğu, sadece diğerlerine hiç güvenmediği, onlar gelirse her şeyin daha kötü olacağına inandığı için oy veriyor. Gerçekten iyi olduklarına inandıkları için değil, kötünün iyisi olduklarını düşündükleri için. Diğer yarısı da nefret ediyor. Çok tuhaf bir durum...

ABD'nin merkez şubesi değil komşu bankası olabilmek için halen benim umudum var. Çünkü yukarıda bahsettiğim tembel insanlar sınıfına uymayan , gerçekten aydınlanmış ve aydınlatma iştahına sahip, mantıklı insanlar da var. Nefislerinin kölesi olmayan bu insanlar toplumun içerisinde azınlıkta da olsalar, zamanı geldiğinde diğerlerinin talebiyle yeniden yükselişi sağlayacaklar.

Ancak yeniden yükselebilmek için bazen dibe vurmak gerekir!

Şimdi konumuza dönelim. Ben birey olarak ayağıma giyeceğim ayakkabıya kendim karar verebiliyorum. Ayağımı  rahat hissettirecek beğendiğim ayakkabıyı alıyorum. Akşam yemeğinde ne yiyeceğime ben karar veriyorum. Hangi kitabı okuyacağımı ben biliyorum. Nereye seyahat edeceğime de ben karar veriyorum. Çünkü ben özgür bir bireyim.

Aynı şekilde özgür bir ülke olarak hangi ülkeden hangi silah sistemini alacağımıza da biz karar veririz. Trump ve saz arkadaşları değil!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Hyperspace - 06 Mart 2019, 15:25:44
   Sayın Battlestar bir önceki sayfada anlattığınız Tilki-Aslan-Öküz hikayesi harika doğrusu tam da bizim durumumuzu anlatıyor kesinlikle.Arkadaşlar bu işin sonu yok.Dün papazdı,bugün S-400,yarın Suriyede ypg devleti,öbürsü gün Kıbrıs,diğer gün Doğu Akdeniz ve Ege.Bu böyle sürer gider ve emin olun her meselede bu F-35 ve Patriotları şimdi S-400 konusunda olduğu gibi bu meselelerde de demoklesin kılıcı gibi üzerimizde sallandırır şantaj malzemesi olarak kullanırlar.O yüzden ne pahasına olursa olsun S-400 den geri dönüş olmaz bunu yapacak olan ülkenin itibarını onurunu yerle bir eder bu saatten sonra ve dipsiz bir yalnızlığa sürüklenirsiniz.
   Bu konuda yapılması gereken bana göre abd nin hergün tehdit kokan bu açıklamalarına Hiçbir şekilde cevap vermeyip muhatap olmamak.S-400 teslim tarihine kadar bırakalım hiç sesimiz çıkmasın işi sessiz sedasız götürelim.Yine personelimizi sessiz sedasız eğitime gönderelim.Biraz daha dayanalım az kaldı şurada bırakalım istediği kadar havlasın abd.Bizim sessiz kalmamız tepki vermememiz daha çok çıldırtacaktır onları.Haa işi abartacak olurlarsa da başta İncirlik olmak üzere ne kadar abd üssü varsa hepsini gündeme getiririz ve Kürecik radarını da paketler ellerine veririz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 06 Mart 2019, 15:27:02
Bu yazdıklarımı bütün arkadaşların okumasını tavsiye ederim ;


Türkiye'nin Amerika özelindeki tüm sorunlarının en büyük sebebi = İSRAİL

1-) Amerika her ne kadar çok uluslu bir göçmen devleti ise de Türkiye için 2015 öncesi fetö ne ise Abd içinde şu an israil odur. Devletin bütün kritik kademelerine yahudiler yerleşmiştir. Siz israille çıkar çatışması yaşayıp Amerika ile aranızı iyi tutamazsınız.

2-) İsrail'n şu an müthiş bir koruma güdüsü var. Çünkü adamların 2. dünya savaşına kadar tarih boyunca gördükleri zulüm vs. bir kenara bırakalım. Devletleri kurulduğundan bari araplarla 3 kere büyük 4-5 kere de ufak çapta savaşa girdi. Terör olaylarını vs. hiç saymıyorum.

3-) Doğal olarak adamlar önleyici saldırı modelini benimsemişler. Çevrelerinde kendileriyle iyi dostlukları olmayan bir devlet istemiyorlar. Varsa'da bunu kendileriyle münakaşaya girmeden ortaya kaldırmaya yönelik bir stratejileri var son 20-30 yıldır. Yani nedir İsrail için 1- Çevre güvenliğini sağlamak direk savaşa girecek bir ülke bırakmamak, 2. Filistin'de problemsiz genişlemesini engelleyecek durumları ortadan kaldırmak., 3. Büyük İsrail topraklarında güçlenecek bir devlet yapısı olmasını engellemek.

4-) Amerika neden Irak'a girdi ? Oysaki sonradan iran'a karşı en has müttefiki olan ırak'a birde. Sakın Petrol demeyin. Irak'tan daha fazla rezerve sahip venezuella gibi yanı başında ülkeler varken veya daha iyi rezerve sahip daha ufak ülkeler varken . Irak'dan aldıkları petrol ırak savaşının maliyetini karşılayacağını hiç ama hiç sanmıyorum.

5-) Saddam körfez öncesi gerçekten güçlenmiş ve tehlikeli bir liderdi. Ordusu düyanın en büyük 5. ordusuydu. Elinde scud füzeleri vardı. Ve sadece kendisinin savaşması bile sorun olabilecekken suriye, mısır vb. ülkelerle ortak bir saldırıyı israil için alarmların çalması demekti. O yüzden ne oldu ilk körfez savaşı daha sonra'da ırak savaşıyla saddam'ı ebediyete yolladılar .

6-) Tabi Irak'ın yıkılması İsrail'i bayağı rahatlattı. Ancak tabi başta eski düşmanları Mısır ve Suriye olmak üzere Tüm tehlike yaratabilecek arap ülkelerinde ARAP BAHARI denilen bir silsile planladılar. Ve şu an geldiğimiz noktada İsrail hiç olmadığı kadar işgal tehditinden uzak. Düşünün ya kaç kere savaştığı mısırla el eleler.


Bizi ilgilendiren kısım ;

7-) Şu an israille ikili ilişkilerimizin iyi olmadığı malum. Mavi marmara ve davos olayı malum. Bunun üzerine adamlarla ilk başta olmasada sonradan dolaylı olarak esad'a yarayacak şekilde Rusya ile işbirliğine giriyorsun.Üstüne üstlük filistin konusunda hamilik yapmaya çalışıyorsun. Bölge halkı seni umut olarak görüyor. Ve en önemlisi adamın hemen satmak ve profitable (Türkçesini unuttum) hale getirmek istediği gaz projesinde hem antlaşmaya yanaşmıyor hemde bunu en çok tehdit eden ülkesin. Ve bu şartlarda Amerika ile iyi olmayı bekliyorsun. Zaten trump şu an abd'de tartışılan bir lider en büyük güvencesi israilli senatörler. Sana bir şey demez mi sanıyorsun ? En basitinden adamın damadı geleceğin başkanı denilen adam yahudi. C'mooon derler adama.

8-) Burda asıl mesela Türkiye'ye F-35 verdirmemek değil ( Belki Yunan senatörler için olabilir.) Türkiye'ye S-400 aldırmamak. İsrail o S-400'lerin kıbrıs'a veya mersine kara konuşlu atmaca- bora ve koral hisar ailesiyle yerleştirildiğinde bunun Türk donanmasıyla birleşince nasıl bir güç çarpanı olduğunu ve Türkiye'nin gerektiğinde çat diye uçak vurabildiğini biliyorlar.


Sonuç Olarak ;

9-) Ben şu an ülkemizin İsrail politikasını suçlayamam sağ muhafazakar bir yönetimimiz var . Gerek siyasi kaygılardan gerekse de dini ve vicdani endişelerden dolayı bölgedeki müslümanları korumaya ve himaye etmeye çalışıyor olabiliriz. Ama ekonomi ve eğitim bu haldeyken , savunma sanayii tam bağımsızlık kazanmamışken arkamızda güvenebileceğimiz bir müttefik yokken biz bu mücadeleyi nereye kadar sürdüreceğiz ? Elinde sonunda bizi de bir şekilde kırıp İslam'ın tüm kalelerini düşürmeleri içten bile değil.

10-) Tamam abd'ye rest çekelim üsleri kapatalım , boykot vs. ne gerekiyorsa , venezuellaya üs felan açalım . Sonra ne olacak şu an nato'da olmamız ve bazı antlaşmalar bizi Amerika'nın hedef tahtasından sakınıyorken o zaman ne olacak bizi ne koruyacak ? Rusya'mı. İncirliği kaldıracağız Ruslara üs açacağız bu sefer. Ne fark edecek . Rusya şu an güçlü evet ama uydularını savunma caydırıcılığı Amerika kadar değil. Ben her zaman yakındakine oranla uzaktaki rakibi dost olarak görmeyi tercih ederim.

11-) Peki biz ne yapabiliriz ? Tüm müslüman ülkeler içinde yahudilerle en çok anlaşma ihtimali olan ülke biziz. Neden ? Tarih boyunca bu adamları kaç kere himaye etmişiz. İspanyada Endülüsle , daha sonra Osmanlıyla adamları korumuş ve kurtarmışız. 2. Dünya savaşında bu adamların İsrail'e gidişlerinde bunlara yardım ettiğimiz kadar kimse etmemiş. Arap- İsrail savaşlarında Arapların yanında taraf tutmamışız.

12-) Bizim yapmamız gereken bu yukarıda bahsettiğim doneleri kullanarak ve kendi çıkarlarımızdan taviz vermeden çatışmalı konuları diplomasi yoluyla çözmek.  Mesela ;

Akdeniz Meselesi ;

Burada israilin mısır ve rumlarla işbirliği yapmasının sebebi kendi gaz rezervlerinin tek baına avrupaya taşınmasının ve satılmasının kazançlı olmaması yüzünden toplu bir altyapı kurulması daha kolay. Ve Mısırlar gaz buldu bir an önce Rumlarında gazı bulup satmaya başlayıp altyapı kurmak dertleri. Ama biz ne yapıyoruz Rum alanlarında sondaj çalışmalarını engelleyip hak iddia ediyoruz. Tabi bu adamların işine gelmiyor. Açıkcası bir öz eleştiride yapalım adamlar senelerce bizden bir hareket beklediler ama biz çok geç kaldık en son kafalarına göre Türkiye'yede bir alan bırakıp eez ilan ettiler. (Kıbrısın kuzeyini bize bıraktıkları haritalar. Girit yüzünden bize daracık eez bıraktıkları kışkırtma haritalarını demiyorum.)

Bizim ne yapmamız lazım ilk olarak kendi eez'mizi ilan etmemiz lazım. Ardından israille görüşüp gazı ortak çıkartıp gazı Türkiye üzerinden çok ucuz bir şekilde TANAP(Trans Anadolu Hattı)'na bağlayıp hatta gerekirse kktc'ninde içinde olacağı bir formulle Rum ve Mısır Rezervlerini de bizim üzerimizden satılması konusunda teklif vermeliyiz. Win to Win herkez kazanır hem İsrail başta ülkeler çok kolay ve ucuz bir şekilde rezervlerini satarlar. Hemde bu kadar tantanaya gerek kalmaz.


Suriye Meselesi ;

İsrail Suriye'nin üçe bölünmesini istiyor. Aynı ıraktaki gibi Şİİ, SÜNNİ, KÜRT . Hatta bir süre biz Ruslarla işbirliği yapmadan Öso'yu da destekliyorlardı . Ama ne zaman biz Ruslarla işbirliği yapıp Öso Esad'a yarar şekilde İşid ve Kürtlerle (İsrail'in bölgedeki silahlı gücü) mücadele etmeye başlayınca işler tersine döndü. Birde sen İran ile el ele sıkışınca iş tersine döndü. Şu an biz Esad'a olumlu bakabilir bir durumdayız.

Peki ne yapabiliriz ? Biz İsraille görüşüp Suriye'yi üç'e bölünme yönünde politika taraftarı olabiliriz. Ama bu 3. tarafın Kürtler değilde Türkmenler olması üzerinde baskı yapabiliriz. Yani ÖSO, Şİİler, Kürtler değilde, Sünni Öso, Şiiler, Türkmenler olarak  olması yönünde zaten kürtlerden nüfus olarak fazla Türkmenler orada bizdeki suriyelileride Türkmen bölgesine göçürürsek yapı sağlanır.


Filistin Meselesi ;

Arkadaşlar size bir soru ? İsrail Filistin topraklarının tümüne bir işgal harekatına başlasa engelleyebilirmiyiz ? Hayır. Kuduüsümü vuracağız ne yapacağız. Filistini düşmanca himaye etmektense İsraille ikili ilişkilerle olayları yatıştırır şekilde bir politika izlemek daha mantıklı olacaktır.


13-) Bu yaptıklarımız İsrail'in işine yarayacak mı ? Evet. Daha fazla yahudi mahallesi kuracaklar mı ? Evet. Bizi yanlarına çektiklerini düşünüp gururlanacaklar mı ? Evet. Ancak aksi takdirde biz bu poker'i bu elle oynarsak bizi iflas ettirirler. Bırakalım biraz çin daha güçlensin abd çin ipek yoluna karşı kuvvetlerini Orta asya'ya kaydırsın ki orda da bize işleri düşecek. İran'a sıra gelince bölmek için bize ihtiyaçarı olacak kuşkusuz ki en büyük parçalardan biri iranda güney azerbaycan olacak. Avrupa kendi ordusunu ve düzeninini kursun abd sistem olarak çatırdamaya başlasın ki şu an yükselişleri durdu.

14-) Tabi bizde bu süreçte F-35 baskıları, dolar baskıları, siyasal baskılar azalsın bizle motor vb. konularda işbirliği yapan şirketler baskılarla çekilmesin. G.Kore gibi bazılarının değneğine sürtünmeden tarımda yerlileşmeyi havzalaşmayı ve makineleşmeyi arttıralım, sanayide yerli hamleleri somutlaştıralım, Savunmada satan ülke olalım , eğitimde pisa'da gelişim kaydedelim araştırma üniversiteleri kampüs liseler gibi projeleri tekrar gündeme alalım. Kısacası elimizin daha iyi olduğu bir elde celaleddin harzemşah değil baybars olalım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 06 Mart 2019, 15:46:00
+1

İşte umut vaad eden insanlardan biri...
Kendisini sürekli geliştiriyor ve hep daha ilerisi için, daha iyisi için kafa yoruyor.
Bu nedenle içim biraz daha rahat.


Son iletileri ayırıp ABD ile ilişkiler konusuna bağladım...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Denizci - 06 Mart 2019, 16:22:03
Battlestar, güzel bir analiz olmus, elinize saglik. Bence  yahudiler sadece ABD de degil , birçok avrupa ülkesindede devletin  kritik kademelerine yerleşmiş. Biliyorsunuz geçenlerde Fransa da siyonist kelimesini kullanarak yapilan sözlü ataklari, kanununlarla yasaklanmis  antisemit kavraminin içine aldilar. Fransada yahudiler çok güçlü. 
Naçizane kanaatim : Türkiyenin  tüm  menfaatleri (Dogu Akdeniz, güney dogu Anadolu, vs)  icin , hizli bir sekilde iliskilerimizi, diplomatik agirlikli olarak, önce Israille sonrada Misirla normallestirmeliyiz. Bu hersey  güllük gülistanlik olsun demek degil. Akabinde ABD ve körfez ülkeleriye münasebetler düzelecek ve hatta Yunanistan yumusayacaktir. Unutmuyalim cürmümüz kadar yer yakariz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 06 Mart 2019, 17:40:23
Battlestar ın planı güzel bir plan lakin vicdanen bakıyorum zaten benim dini düşüncemi bilen biliyor sırf Filistinli veya müslüman diye o insanlara yapılan insanlık dışı olaylara gözümüzü kapıcak olmamız ne kadar etik
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 06 Mart 2019, 18:04:54
Battlestar ın planı güzel bir plan lakin vicdanen bakıyorum zaten benim dini düşüncemi bilen biliyor sırf Filistinli veya müslüman diye o insanlara yapılan insanlık dışı olaylara gözümüzü kapıcak olmamız ne kadar etik

Çinle olan ilişkilerimiz için Doğu Türkistan'a göz yummamız ne kadar etikse o kadar. Zaten ben göz yumalım demiyorum. Bu adamların haklarını bunlara lanetleyici bir şekilde destek verip eyyy israil diye şov yaparak değilde israille iyi ilişkiler geliştirip diplomasi yoluyla ve israile biraz daha ilerleme fırsatı verecek çatışmaları önleyici ara bulucu rolde olalım.

Yada şöyle daha popüler bir şekilde anlatayım;

Şimdi israil'in mahallenin kaslı kuvvetli arkası kuvvetli(abd) kabadayısı , filistini'de bu kabadayı tarafından devamlı dayak yiyen cılız genci olduğunu düşünün. Bizde kabadayıyla benzer güçte çok gerekmedikçe dalaşmak istemeyen eşit güçteki(belki biraz daha toy) karşı delikanlı olarak düşünün.

Şimdi biz  israil kabadayısına bir yumruk çakamayacaksak bu delikanlıyı yürü be oğlum arkandayım, saldır , haklı olan sensin deyip himaye de etsek o adamın gidip dayak yiyip döneceği kesin. Ancak biz aralarına girip yav durun dövüşmeyin, sakin olun , filistin sende akıllı dur, israil sende hakkına saygılı ol vs. bu şekil itidal yanlısı sakinleştirici bir politika izlersek hem adamın yediği dayak azalır hemde israil bize kinlenmez.

Çünkü bu kinin sonu er yada geç büyük abisini çağırıp sağlam bir mahalle kavgası yaşanması demektir ki şu an biz bundan kurtulamayız . Ama itidalli olur o sırada güçlenir israilin güvencesi sarsılır kendisi zafiyete düştüğünde gücün yeterse çökersin. Olay budur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 06 Mart 2019, 18:37:24
Sn Battlestar uzunca  ve oldukça doğru bir analiz ile doğru noktalar saptamış.

'' Belki gözümden kaçmış olabilir  veya ben kaçırmış olabilirim '' Dünyada emperyalist ülkeler her zaman kendilerinden daha güçsüz olan ülkeleri sömürmeye , ekonomisini bozmaya, şantaj ve hatta ve hatta kaba kuvvetle kendince doğru olduğuna inandığı ama aslında kendisinin menfaatleri amacına hizmet eden politikalar izlemekten vazgeçmeyecek. 

O zaman Türkiye olarak yapmamız gereken, emperyalist ülkelerin veya  yakın çevremizde oluşacak yeni oluşumların faydalanabileceği kendi bünyemizde bulabilecekleri manevra alanlarını ortadan kaldırıcı siyasi (Siyasiden kastım mevcut yapı),yapısal ,ekonomik sosyal reformlar yapmak zorundayız.  Bizler ne kadar  evimizi iyi düzenlersek hasmımıza da o kadar az manevra alanı bırakmış oluruz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 06 Mart 2019, 19:06:14
Sayın Battlestar.

Bu İsrail konusunda sizinle tamamen hemfikiriz. İsrail ile ilişkilerimiz iyi olsaydı sadece Doğu Akdeniz ‘de bugünlerde gibi başımız ağrımayacaktı ve Filistin konusunda tansiyon düşürücü rolümüz olabilirdi. Ne kadar haklı olsakta elimize geçen sıfır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 06 Mart 2019, 19:23:51
BATTLESTAR' ın analizine okudum yalnız ben diğer arkadaşlar gibi bu görüşlere olumlu bakmıyorum. Hatta çok yanlış tespitler olduğu söylemem lazım. İlk önce eleştirilerimi dile getireyim, sonrasında kendi düşüncelerimi ayrıca yazarım.

Özetle BATTLESTAR arkadaşımız diyor ki,

Amerika dünyayı kontrol ediyor, Amerikayı' da Yahudiler! O halde İsrail' le iyi ilişkiler kurmalıyım ki yolum-bahtım açık olsun...! Önermesi kabaca bu şekilde.

Oysaki İsrail' in kendi ajandası var. Analiz yaparken, İsrail' in bir din devleti olduğu gerçeğini unutmayalım. Dinin olduğu yerde akıl mantık hak getire! Adamlar üç bin yıllık din kuramı üzerinden siyaset yürütüyorlar. Büyük İsrail diyor, vadedilmiş topraklar diyor, bereketli hilal diyor... Öteki taraftan, yok efendim Evanjelistiydi, yok efendim Protestaynıydı... Tanrıyı Kıyamete zorlayalım, büyük savaştan çıksın (Armageddon) yok efendim bu savaştan sonra Tanrı Krallığı kurulsun... falan. Şimdi sen bu tip adamlarla muhatapsın. Adamların resmen gözü dönmüş ve hedeflerine son derece yaklaşmışlardır. Adamlar hakikaten de orta doğuyu hallaç pamuğu gibi savurdular yani.

Hal böyleyken... yok Suriye' yi bölelim, yok İran' ın bölünmesine yardımcı olalım! Yapmayın arkadaşlar gözünüzü seveyim. Bunlar çok yanlış düşünceler yani... Tam tersine İsrail' i dengeleyecek bir bariyere ihtiyacımız vardır. Bakınız; Arap Sonbaharı öncesi dönemde, İsrail' e karşı bölgede ki en sağlam iki devlet Suriye ve İran' dı. Suriye' nin içine ettiler, İran' ı da karıştırmaya çalışıyorlar. Ve hatta bu İsrail dediğiniz ülke, Türkiye ve İran' ı mezhep kavgası üzerinden; kafa kafaya kapıştırmayı amaçlıyordu. FETÖ Kalkışması başarılı olsaydı, mezhep kavgası üzerinden İran' la savaşa tutuşacaktık. Aynen İran-Irak Savaşında olduğu gibi, bölgenin en kadim iki devletini birbiriyle savaştırıp tüketeceklerdi. Bunları göremiyor musunuz? Kaldı ki PKK destekleyenler istihbarat örgütleri sayın deseler, en birinciliğe CIA ve MOSSAD yazılır. Barzani ailesini koruyup kollayan yine bunlar. Barzanistan kurulursa hemen tanırız diyenler yine bunlar. FETÖ' nün arkasında ki güç yine bunlar... 

Kısacası ver-kurtul ile olacak işler değildir. Şirinlik yaparak da hiçbir şey elde edemezsiniz. Bu adamlar güçten kuvvetten anlar kardeşim. Şer ittifakına karşı gücün yetmiyorsa, dengeleyecek ittifakları kurmalısın. Bu kapsamda Suriye' nin toprak bütünlüğü önemlidir. İran' ın karışmasına müsaade etmemek lazım. Arkada silah sistemleriyle bölge ülkelerini destekleyecek Rusya var... uzak doğuda Çin desteğinden mahrum kalmamak lazım. Yok Uygur mezalimiydi, yok şuydu buydu. Bu tür çarpıtmalara prim vermemek lazım. Oyuna gelmemek lazım. Sağlam durmak lazım. Ver-Kurtul ile bu işler olmaz hocam. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 06 Mart 2019, 20:10:32
BATTLESTAR' ın analizine okudum yalnız ben diğer arkadaşlar gibi bu görüşlere olumlu bakmıyorum. Hatta çok yanlış tespitler olduğu söylemem lazım. İlk önce eleştirilerimi dile getireyim, sonrasında kendi düşüncelerimi ayrıca yazarım.

Özetle BATTLESTAR arkadaşımız diyor ki,

Amerika dünyayı kontrol ediyor, Amerikayı' da Yahudiler! O halde İsrail' le iyi ilişkiler kurmalıyım ki yolum-bahtım açık olsun...! Önermesi kabaca bu şekilde.

Oysaki İsrail' in kendi ajandası var. Analiz yaparken, İsrail' in bir din devleti olduğu gerçeğini unutmayalım. Dinin olduğu yerde akıl mantık hak getire! Adamlar üç bin yıllık din kuramı üzerinden siyaset yürütüyorlar. Büyük İsrail diyor, vadedilmiş topraklar diyor, bereketli hilal diyor... Öteki taraftan, yok efendim Evanjelistiydi, yok efendim Protestaynıydı... Tanrıyı Kıyamete zorlayalım, büyük savaştan çıksın (Armageddon) yok efendim bu savaştan sonra Tanrı Krallığı kurulsun... falan. Şimdi sen bu tip adamlarla muhatapsın. Adamların resmen gözü dönmüş ve hedeflerine son derece yaklaşmışlardır. Adamlar hakikaten de orta doğuyu hallaç pamuğu gibi savurdular yani.

Hal böyleyken... yok Suriye' yi bölelim, yok İran' ın bölünmesine yardımcı olalım! Yapmayın arkadaşlar gözünüzü seveyim. Bunlar çok yanlış düşünceler yani... Tam tersine İsrail' i dengeleyecek bir bariyere ihtiyacımız vardır. Bakınız; Arap Sonbaharı öncesi dönemde, İsrail' e karşı bölgede ki en sağlam iki devlet Suriye ve İran' dı. Suriye' nin içine ettiler, İran' ı da karıştırmaya çalışıyorlar. Ve hatta bu İsrail dediğiniz ülke, Türkiye ve İran' ı mezhep kavgası üzerinden; kafa kafaya kapıştırmayı amaçlıyordu. FETÖ Kalkışması başarılı olsaydı, mezhep kavgası üzerinden İran' la savaşa tutuşacaktık. Aynen İran-Irak Savaşında olduğu gibi, bölgenin en kadim iki devletini birbiriyle savaştırıp tüketeceklerdi. Bunları göremiyor musunuz? Kaldı ki PKK destekleyenler istihbarat örgütleri sayın deseler, en birinciliğe CIA ve MOSSAD yazılır. Barzani ailesini koruyup kollayan yine bunlar. Barzanistan kurulursa hemen tanırız diyenler yine bunlar. FETÖ' nün arkasında ki güç yine bunlar... 

Kısacası ver-kurtul ile olacak işler değildir. Şirinlik yaparak da hiçbir şey elde edemezsiniz. Bu adamlar güçten kuvvetten anlar kardeşim. Şer ittifakına karşı gücün yetmiyorsa, dengeleyecek ittifakları kurmalısın. Bu kapsamda Suriye' nin toprak bütünlüğü önemlidir. İran' ın karışmasına müsaade etmemek lazım. Arkada silah sistemleriyle bölge ülkelerini destekleyecek Rusya var... uzak doğuda Çin desteğinden mahrum kalmamak lazım. Yok Uygur mezalimiydi, yok şuydu buydu. Bu tür çarpıtmalara prim vermemek lazım. Oyuna gelmemek lazım. Sağlam durmak lazım. Ver-Kurtul ile bu işler olmaz hocam.

Yanlış okumuşsunuz sayın partikül . Ver kurtul değil benim bakış açım . Sadece çıkarlarını düşmanlıkla değil politika ve ikili ilişkileri koruyarak kullan. Ya bu büyük israil muhabbeti biraz komplo teorisi gibi .Tamam ben üstte popüler söylem diye değerlendirdim ama benim bu israil üzerine çalışmış iki hocam vardı. Bir çok yahudi ile görüştüler. Yahudilerin öyle büyük israil felan gibi bir hayalleri yok. Yahu zaten dünyadaki tüm yahudi kanı taşıyan herkesi toplasan 20 milyon eder maksimum o büyük israili kontrol edebilmek için kafadan 150 milyon nüfus lazım.Bu bazı siyonistlerin söylemleri sadece kaldı ki orjinal büyük israil sadece bizim antakyayı kapsıyor. Güzel hayal ama gerçekçi değil.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 06 Mart 2019, 21:08:53
...Ya bu büyük israil muhabbeti biraz komplo teorisi gibi .Tamam ben üstte popüler söylem diye değerlendirdim ama benim bu israil üzerine çalışmış iki hocam vardı. Bir çok yahudi ile görüştüler. Yahudilerin öyle büyük israil felan gibi bir hayalleri yok. Yahu zaten dünyadaki tüm yahudi kanı taşıyan herkesi toplasan 20 milyon eder maksimum o büyük israili kontrol edebilmek için kafadan 150 milyon nüfus lazım.Bu bazı siyonistlerin söylemleri sadece kaldı ki orjinal büyük israil sadece bizim antakyayı kapsıyor. Güzel hayal ama gerçekçi değil.

Yahudi'den Yahudi'ye fark var, onu kabul ederim fakat komplo teorisi olup olmadığını test etmek için tarihin seyrine bakmak lazım.

Derler ki, Yahudilerin bir kısmı İsrail devletinin kurulmasına bile karşıymış... Teferruatını tam hatırlamıyorum lakin kutsal metinlerin bir yerinde, vakti zamanı gelmeden önce İsrail devletinin kurulmaması gerektiği yazıyormuş! Kuruluşunu meşrulaştırmak için Hitler' in tezgaha getirildiği söyleniyor. Bu şekilde '' devletsiz olduğumuz için soykırıma maruz kaldık'' propagandası yapılmış. Zaten finans kapital Siyonistlerin elinde olduğu için... devlet kurmak için bi' sıkıntıları yoktu fakat dünya Yahudilerini O devletin vatandaşı olmaya razı etmeleri gerekiyordu -gibi bir iddia var.

Neyse, bu kısmı geçiyorum... biz olguya bakalım. İsrail' in kuruluşunu ve yayılma politikasını bilmeyen yoktur. Araplarla 3 savaş, şu kadar çatışma falan... Sonuçta Arapları perişan ettiler. Mısır bir şekilde ehlileştirildi. Irak yerle yeksan edildi. Ürdün desen, İngiliz sömürgesi... Arabistan desen; dünya üzerinde böyle ucube bir devletin hiç var olmaması gerekiyordu. Libya' yı ve Kaddafi' yi yok ettiler... Geriye Arap namı hesabına, kala kala Suriye kalmıştı, onu da bizimkilerin marifetiyle yerle yeksan ettiler... Efendime söyleyeyim, İran sürekli diken üstünde; ha bugün bombalayacaklar ha yarın... İç savaş çıkartmaya çalıştılar; bereket versin ki bu sefer Türkiye dik durmayı başardı. Terör koridoru kurmaya çalıştılar... olmadı Barzani devletini kurdurmaya teşebbüs ettiler; bunların hepsi Türkiye' nin dik duruşuyla engellenmiştir. İsrail' le iyi geçineceğiz diye ılımlı yılışık bir politika uygulanmış olsaydı; bugün nur topu gibi Barzani devletini kucağımızda bulacaktık. Babası İsrail, peki anası kim olacaktı sizce? Hain evlat Ökkeş gibi  çocuk doğurtturacaklardı. Bu hain evlat, bizim himayemizde büyüyüp palazlandıktan sonra hain evlat olduğunu hatırlayıp Türkiye' den parça koparacaktı. Yani tam olarak ''Besle kargayı oysun gözünü!'' olacaktı. Bereket versin ki bunların hepsini engelledik.

Hocam, adamlar siyasetini 100-150 yıl önceden belirlemiş. Bu söylenen şeyler günlük politikalar değildir. Zamanı geldiğinde gündeme getirilen programlardır. Bunları görebilmek lazım. ABD-İsrail-Arabistan şer eksenine ancak başka bir eksenle karşılık verebilirsiniz. Terazinin iki kefesi gibi... Öteki türlü nasıl olur biliyor musunuz? O örneği kim vermişti! Terazinin bi' kefesine iki tonluk sarı öküzü koyduğunuzu varsayalım; diğer kefesine iki tonluk ağırlık koymadığınız zaman; adam parasını vermeden sarı öküzü alıp gidiyor(!) Ilımlı politikanın sonucu bu şekilde olur. Yani pahalıya ödetmek lazım. Öyle bedavaya yok yani. Yok Barzani devletiymiş, yok bilmem ne... O işler yaş.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 06 Mart 2019, 21:36:19
Bu konuda bende Partikül ile aynı düşüncedeyim. Israil ile Battlestar'ın dediği gibi ilişkinin kurulma ihtimali mümkün değil. Israil gözü dönmüş adeta. Ne yaparsanız yapın Kudüsten, Filistinden vazgeçiremezsiniz. Vadedilmiş topraklar Israil için adeta yaşama sebebi. Bu kadar silahlanma ne içindir ? Neye hazırlıktır ? Böyle düşüncede bir devlet ile ilişki kurmak mümkün değil. Bizim Ypg, Pkk, Barzani, Israil, Ermenistan, Yunanistan bu şer devletlerinin hepsi ile çok net politikalarımızın olması lazım. Ilımlı politikalar yarardan çok zarar getirir. Çözüm süreci, Barzani ile ilişkiler hepsi buna örnektir. Yoksa bende isterdim israil ile iyi ilişki kurup Filistin davasında orta yolu bulalım. Filistinlilerin haklarını koruyalım. Hemde içinde bulunduğumuz durumdan çıkalım. Ama bu devlet yapısıyla bu mümkün değil.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 06 Mart 2019, 21:38:55
...Ya bu büyük israil muhabbeti biraz komplo teorisi gibi .Tamam ben üstte popüler söylem diye değerlendirdim ama benim bu israil üzerine çalışmış iki hocam vardı. Bir çok yahudi ile görüştüler. Yahudilerin öyle büyük israil felan gibi bir hayalleri yok. Yahu zaten dünyadaki tüm yahudi kanı taşıyan herkesi toplasan 20 milyon eder maksimum o büyük israili kontrol edebilmek için kafadan 150 milyon nüfus lazım.Bu bazı siyonistlerin söylemleri sadece kaldı ki orjinal büyük israil sadece bizim antakyayı kapsıyor. Güzel hayal ama gerçekçi değil.

Yahudi'den Yahudi'ye fark var, onu kabul ederim fakat komplo teorisi olup olmadığını test etmek için tarihin seyrine bakmak lazım.

Derler ki, Yahudilerin bir kısmı İsrail devletinin kurulmasına bile karşıymış... Teferruatını tam hatırlamıyorum lakin kutsal metinlerin bir yerinde, vakti zamanı gelmeden önce İsrail devletinin kurulmaması gerektiği yazıyormuş! Kuruluşunu meşrulaştırmak için Hitler' in tezgaha getirildiği söyleniyor. Bu şekilde '' devletsiz olduğumuz için soykırıma maruz kaldık'' propagandası yapılmış. Zaten finans kapital Siyonistlerin elinde olduğu için... devlet kurmak için bi' sıkıntıları yoktu fakat dünya Yahudilerini O devletin vatandaşı olmaya razı etmeleri gerekiyordu -gibi bir iddia var.

Neyse, bu kısmı geçiyorum... biz olguya bakalım. İsrail' in kuruluşunu ve yayılma politikasını bilmeyen yoktur. Araplarla 3 savaş, şu kadar çatışma falan... Sonuçta Arapları perişan ettiler. Mısır bir şekilde ehlileştirildi. Irak yerle yeksan edildi. Ürdün desen, İngiliz sömürgesi... Arabistan desen; dünya üzerinde böyle ucube bir devletin hiç var olmaması gerekiyordu. Libya' yı ve Kaddafi' yi yok ettiler... Geriye Arap namı hesabına, kala kala Suriye kalmıştı, onu da bizimkilerin marifetiyle yerle yeksan ettiler... Efendime söyleyeyim, İran sürekli diken üstünde; ha bugün bombalayacaklar ha yarın... İç savaş çıkartmaya çalıştılar; bereket versin ki bu sefer Türkiye dik durmayı başardı. Terör koridoru kurmaya çalıştılar... olmadı Barzani devletini kurdurmaya teşebbüs ettiler; bunların hepsi Türkiye' nin dik duruşuyla engellenmiştir. İsrail' le iyi geçineceğiz diye ılımlı yılışık bir politika uygulanmış olsaydı; bugün nur topu gibi Barzani devletini kucağımızda bulacaktık. Babası İsrail, peki anası kim olacaktı sizce? Hain evlat Ökkeş gibi  çocuk doğurtturacaklardı. Bu hain evlat, bizim himayemizde büyüyüp palazlandıktan sonra hain evlat olduğunu hatırlayıp Türkiye' den parça koparacaktı. Yani tam olarak ''Besle kargayı oysun gözünü!'' olacaktı. Bereket versin ki bunların hepsini engelledik.

Hocam, adamlar siyasetini 100-150 yıl önceden belirlemiş. Bu söylenen şeyler günlük politikalar değildir. Zamanı geldiğinde gündeme getirilen programlardır. Bunları görebilmek lazım. ABD-İsrail-Arabistan şer eksenine ancak başka bir eksenle karşılık verebilirsiniz. Terazinin iki kefesi gibi... Öteki türlü nasıl olur biliyor musunuz? O örneği kim vermişti! Terazinin bi' kefesine iki tonluk sarı öküzü koyduğunuzu varsayalım; diğer kefesine iki tonluk ağırlık koymadığınız zaman; adam parasını vermeden sarı öküzü alıp gidiyor(!) Ilımlı politikanın sonucu bu şekilde olur. Yani pahalıya ödetmek lazım. Öyle bedavaya yok yani. Yok Barzani devletiymiş, yok bilmem ne... O işler yaş.

Hocam Kürt isyanı 94 de israil vs. tarafından üretilmiş bir durum değil ki . Alın bakın önceki kürt/terör ve isyanları ;

Babanzade Abdurrahman Paşa�isyanı (1806- Musul)
Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 – Musul)
Zaza’ların isyanı (1820)
Yezidilerin isyanı (1830- Hakkari)
Şerefhan isyanı (1831- Bitlis)
Bedirhan isyanı (1835- Botan)
Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)
Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkari)
Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-Cizre)
Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan)
Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin)
Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis)
Koşgari isyanı (1920- Koşgiri)
 

CUMHURİYET DÖNEMİ AYAKLANMALARI:
 

Nasturi isyanı (1924- Hakkari)
Jilyan isyanı (1926- Siirt)
Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)
Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)
Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)
Eruh’lu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)
Güyan isyanı (1926-Siirt)
Haco isyanı (1926- Nusaybin)
I. Ağrı isyanı (1926)
Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)
Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)
Mutki isyanı (1927- Bitlis)
II. Ağrı isyanı
Biçar harekatı (1927- Silvan)
Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)
Zeylan isyanı (1930- Van)
Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)
Oramar isyanı (1930- Van)
III. Ağrı harekatı (1930)
Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)
Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)
Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)
Sason isyanı (1935-Siirt)
Dersim isyanı (1937-Tunceli)


Yani kürtler her zaman başkaldıran bir güruhtu. Ama bir süre sonra Türkiyelileştiler. Önceki dönemde cidden böyle uçurumlaşma derecesinde bir kürt-Türk olayı yoktu. İşçilermizi almanyaya gittiğinde hepsine Türk dendi. En fazla yurt içinde doğulu denildi. Ama herşey Çekiç Güçle değişti. Ülkemize gelen kürtler bizdekileri tamamiyle değiştirdi.

Amerikanın Irakı kafasında 3 e bölmek için desteklediği Barzaninin yaptıkları bizdeki kürtleri'de etkiledi. O yüzden bir süre sonra bizde de maoist bir yapılanma olarak çıktı. Ancak sonraki dönemde tabi bize ayar çekmek için kullandılar. Kim kullanmadı ki ? Yunanı, Almanı, Rusu vs. vs. Ama ben israilin Türkiye'nin doğudaki vilayetleri daha sonra ele geçirmek üzere kürtlere işgal ettirmek için pkk'yı kurduğunu düşünmüyorum. O biraz eşşeğe değnekle tutulan havuç.

Ayrıca barzani seçimleri yaptı kursa kurdururlardı. Ki resmileşti sayılır bizde bir kaç kınama ve sınır çatışması dışında  ne yapardık bilemiyorum. Kuzey ırak'ı işgal edemeyeceğimiz malum.Direk amerikan kuvvetleriyle çatışmaya gireriz.

Tabi herkesin fikri kendine mantıklı.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 06 Mart 2019, 23:05:12
Arkadaşlar güzelce  fikir teatisinde bulunuyorsunuz, çoğu konuda da görüşünüze katılıyorum.

''Ancak tüm enerjimizi ,zihnimizi dış mihraklar ile mücadeleye ayırmaktansa ,belirli bir kısmı ile kendi evimizi nasıl acilen toparlayabiliriz'e  ayırsak yararlı olur diye düşünürüm''

Kişisel görüşüm evimizi toparlamadan ,dışarının toparlanmasında ancak sınırlı oranda başarılı olabiliriz.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Archangel99 - 06 Mart 2019, 23:26:52
Bu S-400 meselinde İsrail'in parmağı olduğu bilinen bir şey. Battlestar'ın analizlerinde katıldığım yerler var katılmadığım yerler de var.

Benim düşüncem İsrail'in dolayısıyla ABD'deki Yahudi Lobisi'nin bastırması nedeniyle F-35 işi sürekli kaşınıyor.

Şimdi S-400 meselesi ayrı, F-35 meselesi ayrı bana göre.

S-400 güç çarpanını çok değiştirecek bir unsur olacak. Özellikle Akdeniz'de S-400 sayesinde Türkiye'nin eli inanılmaz güçlenecek. Akdeniz'deki petrol ve doğalgazı kapma hayali kuranların oyunu bozulacak.

F-35 meselesinde ise İsrail bu bölgede F-35'in sadece kendisinde olması derdinde. Adamlar yüzsüz yüzsüz ''Türkiye'nin uçaklarını bize verin'' diyebilecek kadar ileri gidiyorlar.

ABD, Trump Başkanlığında Türkiye'ye düşmanlığını açıktan gösteriyor. Obama ya da Bush döneminde bu daha perde arkasından yapılıyorken Trump bunu açıktan yapıyor.

Türkiye yol haritasını belirlemeli. F-35 konusunu sonuna kadar zorlanmalı. Olmazsa da hızlıca alternatiflere yönelilmeli.

Bu işin cidden suyu çıktı. Sürekli S-400 alırsanız şu olur, bunu yaparız gibi tehditlerden gına geldi. Ya adam gibi çıkın Türkiye'yi projeden çıkarın herkes yoluna baksın ya da Türkiye'nin önüne mantıklı seçenekler sunun. Çocuk gibi trip atmalar, sözde tehditlere artık karnımız tok.

F-35'in diğer bir sıkıntısı ise projenin maliyetinin beklentilerin kat be kat üzerine çıkması. Bu parayı çıkarabilmek için binlerce F-35 satmak zorundalar. Uçak beklenildiği kadar iyi de değil. Proje başında F-22 ve F-16'nın görevlerini aynı anda yapabilecek bir uçak olarak düşününldü ama ne F-22 kadar başarılı bir 5. Nesil uçak, ne de F-16 kadar kıvrak ve hızlı.

F-35 alamamamız dünyanın sonu değil. Dediğim gibi sonuna kadar zorlamalıyız ama bir yere kadar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 07 Mart 2019, 01:27:57
Hocam Kürt isyanı 94 de israil vs. tarafından üretilmiş bir durum değil ki . Alın bakın önceki kürt/terör ve isyanları ;

Cumhuriyet öncesi dönem Kürt isyanları analiz edildiğinde, sorumlu koltuğunda oturan üç aşiretten söz etmek mümkündür. Bunlar Bananzade, Soranzade ve Bedirhan aşiretleridir. Bu üç aşiretin geçmişlerinin Yahudiliğe çıktığına dair iddialar ve hatta bu konuda yazılmış kitaplar var. İddialar ne kadar kesindir orasını bilemiyoruz. Fakat bu üç aşiret hakkında gizemli bir durumun varlığı açıktır. Geçmişleri pek bilinmiyor yani... Fakat destekleyici iddialar var. Örneğin emekli askerlerden Erdal Sarızeybek' in ''Cemaatler ve Barzani'' kitabında bu konu etraflıca işlenmiştir. Bu kitabın temel konusu Kürt isyanlarıyla Yahudilik ve sonradan kurulan İsrail devleti arasında ki bağlantıdır. Ve hatta Nakşibendilik Tarikatının Halidiye kolu hakkında da ilginç iddialar var. Bu Nakşi/Halidiye kolu meşhurdur... Cübbeli, Cübbesiz bir sürü din adamı veyahut bunların zaviyesinden çıkmış devlet adamı tarafından Türkiye' nin yönetildiği iddia ediliyor. Kısacası Tarikat, Cemat ve Aşiret ilişkileri üzerinden Yahudi bağlantısı ve iki bin yıllık planlar...!

Bir diğer iddia, yine Kürt ayaklanmalarından Nasturi ayaklanmasına konu olan Nasturi aşireti hakkında. Bu aşiretin  kayıp 13. Yahudi kabilesi olduğu iddiası var... Zaten Barzani aşiretinin Yahudi bağlantısı ayyuka çıktı... Peki bu adamların Irak topraklarında ne işi var dersek; onun tarihçesi şöyledir. Yahudi 1. krallık zamanında Babil Kralı Hammurabi; tapınağı ve krallığı yok ediyor. İlk Yahudi sürgünü o devirde Babil yani bugün ki Irak topraklarına yapılıyor. İkinci Sürgün olayı ise Asur devleti zamanda yaşanıyor. Sürgün edilen Yahudierin bugün ki Peşmerge bölgesine getirildiği ve o gün bugündür orada yaşadıkları ifade edilmektedir. Devamla, Tevrat' ın kahin Ezra vasıtasıyla bugün ki Irak topraklarında yazıldığı ifade ediliyor.

Özetle, Kürt olarak nitelediğimiz bir takım aşiretlerin aslında Yahudilerle bağlantılı olduğu ve ne hikmetse bu aşiretlerin sürekli olarak ayaklandığına dair bir iddia daha var. bana göre de bu iddia kayda değerdir. Zırt pırt ayaklanan iş bu aşiretler hakkında etraflıca bir araştırma yapılmadığından, iddiaların doğruluğu hakkında tam anlamıyla hüküm veremiyoruz. Fakat bir takım ipuçlarından ve tarih okumalarından, bir takım bağlantılar olduğu anlaşılıyor. O nedenle Kürt ayaklanmalarıyla Yahudilik arasında ki ilişkiyi hafife almamak lazım. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 07 Mart 2019, 02:03:58
Valla o kayıp 13. Kabileyi kuzey irak'ta arayan da var. Azerbaycan dolaylarinda arayani da... Malum Hazarlar yahudiligi benimsemisti.

Ben öyle bir kabile oldugundan bile supheliyim. Stratejik gerceklere altlik yapiliyor sanki.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 07 Mart 2019, 09:12:05
Israil'in elindeki F-35'lere ancak 5. Nesil başka bir uçakla karşı koyulabilir. S400 israil için ciddi tehdit değil. Asıl tehdit bizim F-35 almamız. Baksanıza almamamız için 40 takla atıyorlar. Yunan savunma sitelerine bakmanızı tavsiye ederim. Yorumlara bakıyorum, F-35'lerin bize verilmesinden inanılmaz rahatsızlar. Hatta Türkiyenin S400 alıp Abd'den ambargo yemesini isteyen o kadar çok kişi varki anlatamam. S400 evet biryere kadar etkili ancak. F-35'lerin bize verilmemesi ve diğer ambargolar dikkate alındığında götürüsü getirisinden çok fazla. Bunu gören israil ve Yunanistan çok memnun.

F-35'lerin alternatifler yok. Hava kuvvetleri EF-2000, Gripen, Rafael almayacak bu saatten sonra. Alsak bile anlaşma yapması, teslimat, pilot eğitimi vs baya zaman alır o nedenle TF-X beklenir. TF-X gelene kadar yani minimum 15 yıl Hava kuvvetleri sadece F-16 uçurmak zorunda kalacak. F-4'lerde emekli edilince muharip uçak sayımız azalacak bile. F-35'ler ile Hava kuvvetleri adeta farklı bir boyuta geçecek. Bölgedeki üstünlüğümüzü garantileyeceğiz. Dokunulmaz bir ülke olacağız. Deniz kuvvetler dünyanın heryerinde orta ölçekte operasyon yapma kabiliyetine ulaşacak. Suriyede, Irakta kimsenin haberi olmadan operasyon yapabileceğiz. İrak hava savunma sistemi alacak mı almayacak mı diye kaygılanmayacağız. Suriye S300'lerle bize kilit atarmı diye kaygılanmayacağız. Yunan jetlerine haberleri olmadan F-35'ler ile angaje olduğumuzda oldukları paniği, sabahında gazetelerdeki o manşetleri gördüğümüzde bize gıpta ile baktıklarında göğsümuz kabaracak. Mısır Rafael almış, Mig-35 almış diye kaygılanmayacağız. Çünkü elimizde bütün 4. Nesil uçakların üzerinde bir uçak var. Hepsini alt edebiliriz. F-35 daha yeni bir uçak olmasına raģmen çok iyi bir uçak. Birde ilerde block 20,30,40 şeklinde gelistiğiniz düşünsenize. Bakın F-16 nerden nereye geldi. Ama bu EF-2000, Gripen , Mig, Su hepsi gelişimi bitti maksimuma ulaştılar. Bunlara para yatırmak ancak enayililik olur. Suud, Mısır, BAE hariç 4. Nesil uçak alan varmı ? Anlayacağınız, F-35'leri alamamak bizim için çok büyük stratejik bir hata olur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 10:41:53
Israil'in elindeki F-35'lere ancak 5. Nesil başka bir uçakla karşı koyulabilir. S400 israil için ciddi tehdit değil. Asıl tehdit bizim F-35 almamız. Baksanıza almamamız için 40 takla atıyorlar. Yunan savunma sitelerine bakmanızı tavsiye ederim. Yorumlara bakıyorum, F-35'lerin bize verilmesinden inanılmaz rahatsızlar. Hatta Türkiyenin S400 alıp Abd'den ambargo yemesini isteyen o kadar çok kişi varki anlatamam. S400 evet biryere kadar etkili ancak. F-35'lerin bize verilmemesi ve diğer ambargolar dikkate alındığında götürüsü getirisinden çok fazla.



Bunun hemen hemen aynısını diğer forumda yazmıştım. CAATSA tam olarak uygulanırsa Kazan’ımdan çok kaybımız olacak. Ancak o düşman yasasını kime karşı yürütüyorsun? Nato müttefiğin ne kadar sana düşman olabilir? İncirlik hava üssünü hesaba katıyorlarsa başka hangi ülkede personelin güvenlik zaafı olmadan serbest hareket edebilecekler? Kürecik üssüne daha değinmedim. İpler kopma noktasına geldiğinde bu durumlar reel olarak önlerinde canlanacak.

Patriotların komuta sistemlerini üretiyorsak o onların menfaatlerine göre üretiliyor ekonomik olarak. Aynısı TAİ de üretilen Boeing üniteler içinde geçerli.

Kötü ihtimalle uçakların teslimatı seneleri alabilir. Eninde sonunda bu uçaklar gelecek.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 10:55:40
Kesinlikle eninde sonunda F-35 ler gelicektir.Ama tabi Amerikan çıkarlarına uyulduğu sürece.

Şunu kabul etmemiz gerekiyor.Sahip olduğumuz 3-5 askeri teknoloji ile bütün dünyanın yarısına ürettiği teknoloji ile ihraç üsleri olan bir güce karşı koyamazsınız.Bu adamlar şu an bütün Avrupayı Ruslara karşı koruyorlar.Bunun dışında Güney Koreyi -Kuzey Kore'ye karşı Hindistanı- Çin'e karşı İsrail'i ortadoğu ve Türkiye'ye karşı koruyorlar.

Bu kadar geniş bir güc'e karşı hiç bir şey yapılamaz.Ha yapan küresel güçler olur (Çin,Rusya) gibi ama onlarında problemleri başlarından aşkın ve en az 100 sene sonra Amerika gibi bir teknoloji katmanına ulaşmaları öngörülüyor.

Dolayısı ile Kürecik kapansa Amerika zaten Afganistan üzerinden İran'ı kontrol edebilir.Rusya kontrol altında tutulmak isteniyorsa zaten Polonya,Bulgaristan,Ukrayna bu iş için gayet ideal yerler.Ha Ortadoğuyu kontrol etmek istiyorlarsa Mısır,İsrail,Suudi Arabistan,Katar,Irak ta tonla üsleri mevcut durumda.

Yani Soğuk savaşta önemli idi İncirlik şu an hiç bir kıymeti mevcut değil.O dönem bu saydığım ülkeler Sovyet egemenliği altında olduğundan biz kıymetli idik ama şu an hemen hemen hepsi Amerika tarafından egemenliğine bağlanmış durumda.

Rusya'nın Akdenizdeki son kalesi Suriye o yüzden hemen çöreklendiler.Konu Esad'a yardım veya DEAŞ zaten değil Akdenizdei son kalesini kaybetmek demek Rusyanın Akdenizde söz sahibi olmaması demektir.

O yüzden bizim bu restleşmede kazanacaklarımız %0.000000 olarak kayda geçirilmekte.Amerikanın kaybı ise teşaron ordu ve devlet olur ki Türkiye'nin yerine geçmek isteyen bir Yunanistan var iken zararlı çıkacağını hiç sanmıyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 11:15:29
Yapılmakta olan tehditlerin gerçekleşmesi halinde bir takım olumsuzluklar getirebileceğini bilsek de ''ABD  nin bak söylemlerimizle bile Türkleri etkileyebiliyoruz  inancı vermemeliyiz''

ABD ye karşın uygulanabilecek doğru politika ,''ABD nin yapmakta olduğu tüm şantaj tehdit içerikli olumsuz açıklamalara karşın ,bizlerin sakin ,diplomatik , haklı tezlerimizi tekrarlayıcı ,iletişim kanallarımızı açık tutmamız kanımca en mantıklısı''

ABD nin tehditleri ne zaman fiiliyatta geçerse o zaman bizlerde o oranda elimizde bulunan  kozları oynamaya oynamaya başlarız. (Elimizde olan kozları ABD bilmiş olsa bile bizlerin onları oynayana dek dillendirmemize gerek yok)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 11:34:21

Şunu kabul etmemiz gerekiyor.Sahip olduğumuz 3-5 askeri teknoloji ile bütün dünyanın yarısına ürettiği teknoloji ile ihraç üsleri olan bir güce karşı koyamazsınız.Bu adamlar şu an bütün Avrupayı Ruslara karşı koruyorlar.Bunun dışında Güney Koreyi -Kuzey Kore'ye karşı Hindistanı- Çin'e karşı İsrail'i ortadoğu ve Türkiye'ye karşı koruyorlar.

Bu kadar geniş bir güc'e karşı hiç bir şey yapılamaz.Ha yapan küresel güçler olur (Çin,Rusya) gibi ama onlarında problemleri başlarından aşkın ve en az 100 sene sonra Amerika gibi bir teknoloji katmanına ulaşmaları öngörülüyor.

Dolayısı ile Kürecik kapansa Amerika zaten Afganistan üzerinden İran'ı kontrol edebilir.Rusya kontrol altında tutulmak isteniyorsa zaten Polonya,Bulgaristan,Ukrayna bu iş için gayet ideal yerler.Ha Ortadoğuyu kontrol etmek istiyorlarsa Mısır,İsrail,Suudi Arabistan,Katar,Irak ta tonla üsleri mevcut durumda.

Yani Soğuk savaşta önemli idi İncirlik şu an hiç bir kıymeti mevcut değil.O dönem bu saydığım ülkeler Sovyet egemenliği altında olduğundan biz kıymetli idik ama şu an hemen hemen hepsi Amerika tarafından egemenliğine bağlanmış durumda.

Rusya'nın Akdenizdeki son kalesi Suriye o yüzden hemen çöreklendiler.Konu Esad'a yardım veya DEAŞ zaten değil Akdenizdei son kalesini kaybetmek demek Rusyanın Akdenizde söz sahibi olmaması demektir.

O yüzden bizim bu restleşmede kazanacaklarımız %0.000000 olarak kayda geçirilmekte.Amerikanın kaybı ise teşaron ordu ve devlet olur ki Türkiye'nin yerine geçmek isteyen bir Yunanistan var iken zararlı çıkacağını hiç sanmıyorum.

Sn Master yorumunuzu okudum içerisinde çözüm önerinizin ne olduğu hakkında bir bilgi göremiyorum ?
ABD  tehditleri fiiliyata geçtiği zaman elbette etki  olacağı gibi karşı tepki doğurmasıda normaldir. Bu bağlamda elimizdeki kartların bir kısmını oynamak zorunda kalınacağı da aşikar .''Neticede eeeee yapacak bir şey yokmuş diyip köşemize çakilecek halimiz olduğunu herhalde düşünmüyorsunuz''
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 07 Mart 2019, 11:38:29
Abd ile bizim bu halimizle boy ölçüşmemiz mümkün değil. Biz onu anlatmaya çalışıyoruz. Ne kadar gerilim yüksekse  o kadar kaybediyoruz. Bak Rahip bronsan meselesinde Abd ne tür bir yaptırım uyguladı ? Tek yaptığı Twitter'dan twit atmak ondan başka ne yaptı ? Dolar oldu 7 TL daha oyun başlamadan bu hale geldik. Abd söylemlerini artırsaydı, ciddi yaptırımlar uygulasaydı ne hale gelirdik bir düşünsene ? Mecbur kaldık Rahibi serbest bırakmak zorunda kaldık. Şuan ki ekonomik halimizle tamamen batı sistemine bağlıyız. Ekonomimiz alarm veriyor. Işsizlik son verilerle %13 seviyelerine geldi bu halde nasıl Abd'ye karşı dik durma mücadelesi verebiliyoruz ? Daha oyun başlamadan bir twit ile dolar 7 TL oluyor bu halde nasıl mücadele etmeyi amaçliyorsun. CAATSA ile Abd TAI'yi hedef alsa ingilizler bizle çalişır mı ? Al iste MMU'da yatti :) bu halde neyin mucadelesi bu onu anlayamiyorum ben. Ha 10 sene sonra TF-X üretilir, ekonomik veriler düzelir, cari açık son bulur merkez bankası rezervleri minimim 300, 500 milyar dolar olur o zaman düşünebiliriz. Ama hal böyleyken Abd ile gerilimi yükseltmek bizim için inanılmaz derece zararlı oluyor. Abd içinse hiç hissedilmiyor bile. Hal boyle oluncada düşmanlarımız seviniyor. Başka birşey olduğu yok.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 07 Mart 2019, 11:40:56
En baştan bizim S400 işine girmememiz lazımdı. Haddimizi bilmemiz lazımdı. Madem girdik şimdi ne yapıp ne edip bu işi çozmemiz lazim. Aksi düşünülemez. Abd isterse yaptırım uygulasın, isterse F-35 vermesin söylemleri düşünülmemeli. Böyle senaryoda çok büyük kayıplara uğrarız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 12:05:24

Şunu kabul etmemiz gerekiyor.Sahip olduğumuz 3-5 askeri teknoloji ile bütün dünyanın yarısına ürettiği teknoloji ile ihraç üsleri olan bir güce karşı koyamazsınız.Bu adamlar şu an bütün Avrupayı Ruslara karşı koruyorlar.Bunun dışında Güney Koreyi -Kuzey Kore'ye karşı Hindistanı- Çin'e karşı İsrail'i ortadoğu ve Türkiye'ye karşı koruyorlar.

Bu kadar geniş bir güc'e karşı hiç bir şey yapılamaz.Ha yapan küresel güçler olur (Çin,Rusya) gibi ama onlarında problemleri başlarından aşkın ve en az 100 sene sonra Amerika gibi bir teknoloji katmanına ulaşmaları öngörülüyor.

Dolayısı ile Kürecik kapansa Amerika zaten Afganistan üzerinden İran'ı kontrol edebilir.Rusya kontrol altında tutulmak isteniyorsa zaten Polonya,Bulgaristan,Ukrayna bu iş için gayet ideal yerler.Ha Ortadoğuyu kontrol etmek istiyorlarsa Mısır,İsrail,Suudi Arabistan,Katar,Irak ta tonla üsleri mevcut durumda.

Yani Soğuk savaşta önemli idi İncirlik şu an hiç bir kıymeti mevcut değil.O dönem bu saydığım ülkeler Sovyet egemenliği altında olduğundan biz kıymetli idik ama şu an hemen hemen hepsi Amerika tarafından egemenliğine bağlanmış durumda.

Rusya'nın Akdenizdeki son kalesi Suriye o yüzden hemen çöreklendiler.Konu Esad'a yardım veya DEAŞ zaten değil Akdenizdei son kalesini kaybetmek demek Rusyanın Akdenizde söz sahibi olmaması demektir.

O yüzden bizim bu restleşmede kazanacaklarımız %0.000000 olarak kayda geçirilmekte.Amerikanın kaybı ise teşaron ordu ve devlet olur ki Türkiye'nin yerine geçmek isteyen bir Yunanistan var iken zararlı çıkacağını hiç sanmıyorum.

Sn Master yorumunuzu okudum içerisinde çözüm önerinizin ne olduğu hakkında bir bilgi göremiyorum ?
ABD  tehditleri fiiliyata geçtiği zaman elbette etki  olacağı gibi karşı tepki doğurmasıda normaldir. Bu bağlamda elimizdeki kartların bir kısmını oynamak zorunda kalınacağı da aşikar .''Neticede eeeee yapacak bir şey yokmuş diyip köşemize çakilecek halimiz olduğunu herhalde düşünmüyorsunuz''

Güçlü bir devletin/kendine yeten bir devletin öncelikle güçlü bir ekonomik programa sahip olması gerekiyor.Bu program orta ve dar gelirliyi zengin alana olabildiğince yaklaştırmalıdır.

Güçlü bir ekonomik program (yerli üretim,sağlık sistemi,vergilerin azaltılması,ar-ge teşviki ve çalışanların sosyal güvencelerinin sağlanması gibi 240 tane kalemi içermekte)

Güçlü ekonomiyi oluşturduktan sonra sıra geldi gelen kaynağı değerlendirmeye.

Öncelikle Eğitim sistemini yap-boz şeklinden küresel eğitim sistemi baz alınarak oluşturulacak bir Türk eğitim sistemine çevirmek.Bilimsel araştırmalar,akademik eğitim,uzay teknolojileri gibi bir çok alanda öğrenciler ve akademisyenleri desteklemeli.Zırt pırt Cumhurbaşkanının kişisel keyfi ile atamalar değil belirli akademik başarılara göre Üniversite yönetimlerini oluşturmalı.

Ondan sonra eğitim kısmı tamamlandıktan sonra bu eğitimden çıkan bireylerin üretim ekonomisine katılmasını sağlamak ve geleceğin üretim ve faliyet sahalarını araştırmak.Bunları geliştirmek Endüstri 4.0 temelinde daha etkin daha yüksek teknolojiyi üretmek ve ihraç etmek.

Bu da bitti sıra geldi askeri alana;

Askeri alanda yapısal ve yönetimsel reformlar yapılmalı.Askeri teknolojileri heyyt huuy ile değil diplomasinin ince kısımları ve kazan-kazan noktasında teknolojisi olan ülkeler ile ortak üretilmeli.Siyasal yapıda değil devlet menfaati güdülmeli.

Ama tabi bunların olması imkansız bu düzende.O yüzden boşverin sahi tanzimde domates 3.5 lira alalım güzel bir menemen yapayım size....
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 12:33:19
En baştan bizim S400 işine girmememiz lazımdı. Haddimizi bilmemiz lazımdı. Madem girdik şimdi ne yapıp ne edip bu işi çozmemiz lazim. Aksi düşünülemez. Abd isterse yaptırım uygulasın, isterse F-35 vermesin söylemleri düşünülmemeli. Böyle senaryoda çok büyük kayıplara uğrarız.

Aslında bende baştan S-400 sistemlerine karşıydım. Tot olmadan bu sistemleri ancak sınırlı kullanabilirsiniz. Kesin kısmi teknoloji transfer vardır. Yoksa kendi sistemimize entegre etmessek menzilli ufuğun sınırı kadar 90 km’de kalır.

Amerika’nın derdi aslına bakarsan tamamen başka. Türkiye artık fiffi ünvanın büyük kısmını üzerindekini atıyor bugünlerde. Bunu Avrupa da hele Almanya kabullenmekte zorlanıyorlar. Birde bunun üstüne Rusya ile her alanda sevişmemize kıskanc karı gibi Amerika tırmalıyor yüzümüzü gözümüzü. Aklıyla tehdit ve şantajla Türkleri kendi çizgisine oturtacak. Bundanda milletin karnı artık tok.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 12:40:42

Şunu kabul etmemiz gerekiyor.Sahip olduğumuz 3-5 askeri teknoloji ile bütün dünyanın yarısına ürettiği teknoloji ile ihraç üsleri olan bir güce karşı koyamazsınız.Bu adamlar şu an bütün Avrupayı Ruslara karşı koruyorlar.Bunun dışında Güney Koreyi -Kuzey Kore'ye karşı Hindistanı- Çin'e karşı İsrail'i ortadoğu ve Türkiye'ye karşı koruyorlar.

Bu kadar geniş bir güc'e karşı hiç bir şey yapılamaz.Ha yapan küresel güçler olur (Çin,Rusya) gibi ama onlarında problemleri başlarından aşkın ve en az 100 sene sonra Amerika gibi bir teknoloji katmanına ulaşmaları öngörülüyor.

Dolayısı ile Kürecik kapansa Amerika zaten Afganistan üzerinden İran'ı kontrol edebilir.Rusya kontrol altında tutulmak isteniyorsa zaten Polonya,Bulgaristan,Ukrayna bu iş için gayet ideal yerler.Ha Ortadoğuyu kontrol etmek istiyorlarsa Mısır,İsrail,Suudi Arabistan,Katar,Irak ta tonla üsleri mevcut durumda.

Yani Soğuk savaşta önemli idi İncirlik şu an hiç bir kıymeti mevcut değil.O dönem bu saydığım ülkeler Sovyet egemenliği altında olduğundan biz kıymetli idik ama şu an hemen hemen hepsi Amerika tarafından egemenliğine bağlanmış durumda.

Rusya'nın Akdenizdeki son kalesi Suriye o yüzden hemen çöreklendiler.Konu Esad'a yardım veya DEAŞ zaten değil Akdenizdei son kalesini kaybetmek demek Rusyanın Akdenizde söz sahibi olmaması demektir.

O yüzden bizim bu restleşmede kazanacaklarımız %0.000000 olarak kayda geçirilmekte.Amerikanın kaybı ise teşaron ordu ve devlet olur ki Türkiye'nin yerine geçmek isteyen bir Yunanistan var iken zararlı çıkacağını hiç sanmıyorum.

Sn Master yorumunuzu okudum içerisinde çözüm önerinizin ne olduğu hakkında bir bilgi göremiyorum ?
ABD  tehditleri fiiliyata geçtiği zaman elbette etki  olacağı gibi karşı tepki doğurmasıda normaldir. Bu bağlamda elimizdeki kartların bir kısmını oynamak zorunda kalınacağı da aşikar .''Neticede eeeee yapacak bir şey yokmuş diyip köşemize çakilecek halimiz olduğunu herhalde düşünmüyorsunuz''

Güçlü bir devletin/kendine yeten bir devletin öncelikle güçlü bir ekonomik programa sahip olması gerekiyor.Bu program orta ve dar gelirliyi zengin alana olabildiğince yaklaştırmalıdır.

Güçlü bir ekonomik program (yerli üretim,sağlık sistemi,vergilerin azaltılması,ar-ge teşviki ve çalışanların sosyal güvencelerinin sağlanması gibi 240 tane kalemi içermekte)

Güçlü ekonomiyi oluşturduktan sonra sıra geldi gelen kaynağı değerlendirmeye.

Öncelikle Eğitim sistemini yap-boz şeklinden küresel eğitim sistemi baz alınarak oluşturulacak bir Türk eğitim sistemine çevirmek.Bilimsel araştırmalar,akademik eğitim,uzay teknolojileri gibi bir çok alanda öğrenciler ve akademisyenleri desteklemeli.Zırt pırt Cumhurbaşkanının kişisel keyfi ile atamalar değil belirli akademik başarılara göre Üniversite yönetimlerini oluşturmalı.

Ondan sonra eğitim kısmı tamamlandıktan sonra bu eğitimden çıkan bireylerin üretim ekonomisine katılmasını sağlamak ve geleceğin üretim ve faliyet sahalarını araştırmak.Bunları geliştirmek Endüstri 4.0 temelinde daha etkin daha yüksek teknolojiyi üretmek ve ihraç etmek.

Bu da bitti sıra geldi askeri alana;

Askeri alanda yapısal ve yönetimsel reformlar yapılmalı.Askeri teknolojileri heyyt huuy ile değil diplomasinin ince kısımları ve kazan-kazan noktasında teknolojisi olan ülkeler ile ortak üretilmeli.Siyasal yapıda değil devlet menfaati güdülmeli.

Ama tabi bunların olması imkansız bu düzende.O yüzden boşverin sahi tanzimde domates 3.5 lira alalım güzel bir menemen yapayım size....

 Yazdıklarınızın hepsi doğru  yapılması ve uygulanması gereken bahsettiğiniz gibi  eğitim sistemi uygulanmalı.

Bende size soruyorum eğitim sistemi  ve onu takip eden reformlar uygulanmasaydı bu günlere gelebilirmiydik?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 07 Mart 2019, 12:42:18
En baştan bizim S400 işine girmememiz lazımdı. Haddimizi bilmemiz lazımdı. Madem girdik şimdi ne yapıp ne edip bu işi çozmemiz lazim. Aksi düşünülemez. Abd isterse yaptırım uygulasın, isterse F-35 vermesin söylemleri düşünülmemeli. Böyle senaryoda çok büyük kayıplara uğrarız.

Aslında bende baştan S-400 sistemlerine karşıydım. Tot olmadan bu sistemleri ancak sınırlı kullanabilirsiniz. Kesin kısmi teknoloji transfer vardır. Yoksa kendi sistemimize entegre etmessek menzilli ufuğun sınırı kadar 90 km’de kalır.

Amerika’nın derdi aslına bakarsan tamamen başka. Türkiye artık fiffi ünvanın büyük kısmını üzerindekini atıyor bugünlerde. Bunu Avrupa da hele Almanya kabullenmekte zorlanıyorlar. Birde bunun üstüne Rusya ile her alanda sevişmemize kıskanc karı gibi Amerika tırmalıyor yüzümüzü gözümüzü. Aklıyla tehdit ve şantajla Türkleri kendi çizgisine oturtacak. Bundanda milletin karnı artık tok.
Umarım dediğiniz gibi olur. Bu konuda gerçekten yanılmak istiyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 12:50:44
Sn Master, son yorumunuzda bahsetmekte olduğunuz yapısal iç düzenlemelerin gerekliliği konusunda fikirlerimiz yakın. Ancak konu başlığımız olan ve  Sizin de bildiğiniz gibi ABD ile mutabık kalmadığımız birden çok sorun mevcut PKK/YDP,Suriye,S400,F35... Bu konuların birikiminden dolayı taraflar arasında oluşmuş olan genel bir güvensizlik olduğu da aşikar ancak şu anda tartışmakta olduğumuz  konu S400 ve F35 odaklı olduğundan bunlara yönelik çözüm önerinizi paylaşabilirmisiniz lütfen?

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 07 Mart 2019, 13:21:17
Sn Master'e bakarsan S-400'leri iptal edelim verdiğimiz 2,5 milyar dolar yansın. Rusya ile bu sefer geri dönülemez  bir küslük yaşayalım, Suriye'deki etkimiz tamamen kaybolsun. Sam amca her höööyt!!!! dediğinde "peki amca" deyip sessizce bir kenarda dünyada olup biteni izleyelim..Ha bu arada 5 milyon Rus turisti unutmayalım. Turizmde çöktü, Sam amca bize 5 milyon turist gönderir (yersen).
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 13:37:29
Sn Fırtına06 haklı olabilirsiniz ama yine de Sn Master'in görüşünü de görmek daha doğru olur. '' bu konuda amma ısrar etmişim'' :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: th3 - 07 Mart 2019, 13:58:49
S400 alımı iptal edilince durum normalleşecek mi ? Suriye'de, Irak'da, Doğu Akdeniz'de yine taviz istenirse ne olacak. Asıl sorunları sürtüşmeden kaçınmak adına görmezden gelince F-35 ne işe yarayacak, ABD destekli terör örgütlerine f-35 ile hava desteği mi verilecek ?

F-35 gelmezse ülke işgale uğrayacak değil ancak f-35 uğruna verilecek tavizler yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Üzerine çalışılması gereken kısım en kötü senaryoda ambargonun f-35 ile sınırlı kalmasını sağlamak olmalı diye düşünüyorum. İki ülke de pragmatik, realist bir dış politika izlemiyor. Sorunun abd için sonuçlarını hatırlatacak, nato'dan ayrılma, su-57/j-21 alımı temalı söylentiler abd kamuoyu aracılığıyla bir baskı yaratabilir. Cumhuriyetçilerin her yaptığı, Demokratların her söylediği yanlış olarak değerlendirilen bir dönemde tartışılacak ciddi bir malzeme olur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 14:48:14
Sn Master'e bakarsan S-400'leri iptal edelim verdiğimiz 2,5 milyar dolar yansın. Rusya ile bu sefer geri dönülemez  bir küslük yaşayalım, Suriye'deki etkimiz tamamen kaybolsun. Sam amca her höööyt!!!! dediğinde "peki amca" deyip sessizce bir kenarda dünyada olup biteni izleyelim..Ha bu arada 5 milyon Rus turisti unutmayalım. Turizmde çöktü, Sam amca bize 5 milyon turist gönderir (yersen).

Eğer sizin küresel ölçekte ilk 10 da bir ekonomik ve askeri gücünüz mevcut değilse malesef S-400 leri iade etmek veya performans vermeyeceği bir alanda kullanmak zorundasınız.

Yoksa 1974 ten sonraki Ambargoyu mumla aratır Amerika.

Ki o kadar çökük bir ekonomimiz var ki 2000'lerde Sezer Anayasa kitapçığını attığındaki etkinin artık sadece bir tweet ile yapılabildiğini herkes görmüştür sanırım.

Biz nasıl Yunanistan S-300 füzesi aldığında vururuz dedi isek ve Yunan geri adım atmak zorunda kaldı ise Türkiye'de Amerika karşısında bu geri adımı atmak zorunda.
Bunu kabullenip kabullenmemek kişisel görüşünüzdür.

Biz S-400 aldık sanki şöyle bir hava var Sam amcaya resti çektik biz artık bağımsızız Türkiye kendi kararlarını kendi veriyor algısı var ki bu çok yanlış.Rusya'nın uçağını düşürdüğümüzde Suriye hava sahasına burnumuzu sokamadık sizce neden ?
Amerika ile o dönem sürtüşmelerimiz başlamıştı İsrail ile zaten Papazdık.Akdenizde ve dibimizde ki savaşa müdahil bile olamadık.
Sonra bizim beştepelinin aklına inanılmaz bir fikir geldi.
Rus Mig uçağını Fetö düşürdü !!!
Sonra arka planda bunun bir diyeti vardı.Nasıl Amerika Katar'a silah al yoksa sopayı yersin dediyse.Rusya'da Amerika ile sürtüşmede olan Türkiye'ye S-400 al ödeşelim dedi.
Sonra ılımlaşan ilişkiler derken şimdi Rusya hariç çevremiz ve avrupa resmen bize cephe açtı.

Şimdi bağımsız olduk heyt be dediğinizi duyar gibiyim ama Rusların kucağına oturduk.Biraz fiyatımızı yüksek tuttuk o kadar neticede her kucakta bir güzel oturan bir devletimiz var.

Bağımsızlık diye sizlere yutturuyorlar sadece o kadar.

Hani birileri Amerikaya çoğu ülke düşman diyordu ya.Hah Amerikanın 20 düşmanı varsa Türkiye'nin 150 düşmanı var.
O yüzden bizim bu devirde heleki ortadoğuda bu kadar taşlar yerinden oynar iken hiç fazladan düşman edinme lüksümüz yok malesef.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 15:03:39
Süper ekonomi olmasada Çökük ekonomi görüşünüz dayanıksız. İktisatta spekülasyondan nasibini almamış ülke yok bu globalleşen dünyada. Zannedersem o konuda biraz vakıfsızlığınız var.

Sizin deyiminizle autark girişimlerden vazgeçelim. Yanlışsam düzeltin.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 15:34:18
Hay hay ekonomiyede girelim isterseniz her alanda sözle değil kanıtlar konuşmayı severim.

2018 yılı ülkemizde kaç kuruluş açılmış bakalım;

Kapanan İşletme Sayısı: 13 bin 517
İşsizlik Sayısı:3 milyon 531 bin kişi

Açılan işletme sayısı:5 bin 443

Aylık:TÜFE: -% 0,40
ÜFE: -% 2,22
Yıllık: TÜFE: % 20,30
ÜFE: % 33,64

Devletin toplam 10 senede yaptığı borç durumu

(https://odatv.com/images/resimler/t1(4).jpg)

Son 10 senedeki ekonomik verileri güzel bir tablo ile sunalım.

(https://i.ibb.co/bXMJdnR/Capture.png)

Son 10 sene kapanan işyeri sayısı

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/582eb91feb10bb0608b3ab53.jpg)

Son 10 sene büyüme oranlarının durumu.

(https://www.dogrulukpayi.com/image/content/B39nTfO.png)

Son 10 sene benzin fiyatları.

(https://img-s1.onedio.com/id-5af5f00a118099711c283eca/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-d3ea58f306dc87aab637895ff39381b9251c7bba.webp)

Son 10 sene Tarım alım gücü fiyatları.

(https://www.dogrulukpayi.com/image/content/Ekran%20Resmi%202015-12-21%2010.51.44.png)

Tarım işletme giderleri sıralaması.

(https://im.businessht.com.tr/2015/05/08/ver1431099315/1075784_fd58abdf5060eb4297bb7ad5ad11a98d_orj.jpg)

Bilgi sahibi olmadan lütfen fikir sahibi olmayalım.Çünkü komik kaçıyor :)

Türkiye ekonomisi 2000 yılının krizinden daha kötü bir halde.

Hayallerden uyanma zamanı.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 15:50:42
Pardon belki detayları kaçırdım  Sn Master , elbette sadece S400 de diretmekle bağımsızlık elde edilemez .Ama gelinen nokta itibarı ile , geri dönüş yapıldığı anda ABD'nin her istediğini ayni yöntemle elde etme yolunu açmış olmazmıyız?

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 15:51:35
Hay hay ekonomiyede girelim isterseniz her alanda sözle değil kanıtlar konuşmayı severim.

2018 yılı ülkemizde kaç kuruluş açılmış bakalım;

Kapanan İşletme Sayısı: 13 bin 517
İşsizlik Sayısı:3 milyon 531 bin kişi

Açılan işletme sayısı:5 bin 443

Aylık:TÜFE: -% 0,40
ÜFE: -% 2,22
Yıllık: TÜFE: % 20,30
ÜFE: % 33,64

Devletin toplam 10 senede yaptığı borç durumu

([url]https://odatv.com/images/resimler/t1(4).jpg)[/url]

Son 10 senedeki ekonomik verileri güzel bir tablo ile sunalım.

([url]https://i.ibb.co/bXMJdnR/Capture.png[/url])

Son 10 sene kapanan işyeri sayısı

([url]http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/582eb91feb10bb0608b3ab53.jpg[/url])

Son 10 sene büyüme oranlarının durumu.

([url]https://www.dogrulukpayi.com/image/content/B39nTfO.png[/url])

Son 10 sene benzin fiyatları.

([url]https://img-s1.onedio.com/id-5af5f00a118099711c283eca/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-d3ea58f306dc87aab637895ff39381b9251c7bba.webp[/url])

Son 10 sene Tarım alım gücü fiyatları.

([url]https://www.dogrulukpayi.com/image/content/Ekran%20Resmi%202015-12-21%2010.51.44.png[/url])

Tarım işletme giderleri sıralaması.

([url]https://im.businessht.com.tr/2015/05/08/ver1431099315/1075784_fd58abdf5060eb4297bb7ad5ad11a98d_orj.jpg[/url])

Bilgi sahibi olmadan lütfen fikir sahibi olmayalım.Çünkü komik kaçıyor :)

Türkiye ekonomisi 2000 yılının krizinden daha kötü bir halde.

Hayallerden uyanma zamanı.
Hay hay ekonomiyede girelim isterseniz her alanda sözle değil kanıtlar konuşmayı severim.

2018 yılı ülkemizde kaç kuruluş açılmış bakalım;

Kapanan İşletme Sayısı: 13 bin 517
İşsizlik Sayısı:3 milyon 531 bin kişi

Açılan işletme sayısı:5 bin 443

Aylık:TÜFE: -% 0,40
ÜFE: -% 2,22
Yıllık: TÜFE: % 20,30
ÜFE: % 33,64

Devletin toplam 10 senede yaptığı borç durumu

([url]https://odatv.com/images/resimler/t1(4).jpg)[/url]

Son 10 senedeki ekonomik verileri güzel bir tablo ile sunalım.

([url]https://i.ibb.co/bXMJdnR/Capture.png[/url])

Son 10 sene kapanan işyeri sayısı

([url]http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/590x332/582eb91feb10bb0608b3ab53.jpg[/url])

Son 10 sene büyüme oranlarının durumu.

([url]https://www.dogrulukpayi.com/image/content/B39nTfO.png[/url])

Son 10 sene benzin fiyatları.

([url]https://img-s1.onedio.com/id-5af5f00a118099711c283eca/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-d3ea58f306dc87aab637895ff39381b9251c7bba.webp[/url])

Son 10 sene Tarım alım gücü fiyatları.

([url]https://www.dogrulukpayi.com/image/content/Ekran%20Resmi%202015-12-21%2010.51.44.png[/url])

Tarım işletme giderleri sıralaması.

([url]https://im.businessht.com.tr/2015/05/08/ver1431099315/1075784_fd58abdf5060eb4297bb7ad5ad11a98d_orj.jpg[/url])

Bilgi sahibi olmadan lütfen fikir sahibi olmayalım.Çünkü komik kaçıyor :)

Türkiye ekonomisi 2000 yılının krizinden daha kötü bir halde.

Hayallerden uyanma zamanı.



1. İşletme ve iktisat benim mesleğim


2. Vakıfsızlığınız halen devam ediyor


3. Lütfen bir daha kaynak eklemek istiyorsanız hızlı resim kullanmayın yorum alanınızın yarısı boş görünüyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 15:55:50
Bana ülkemizin ekonomik verilerini sunmak yerine iktisat ve işletme benim mesleğim demeniz çok komik bir durum olmuş.

Ama olabilir saygı duyarım neticede bakkal yönetmek ile devletin ekonomik verilerini analiz etmek arasında büyük bir fark var.

Karşı argümanlarınızı sunmanızı merak ile bekliyorum.

Ülkemizin son 10 senesinin bir analizini sunup bana ülkemiz ekonomik göstergeleri şu şudur şu kadar büyümüştür şu kadar daralma olmuştur tarzında ayrıntılı bir rapor oluşturursanız sevinirim.Ben bakarım ülkemiz hangi seviyede.

Tanzimde patlıcan 2.5 lira kaçırmayın derim :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 16:08:13
Tanzimde patlıcan 2.5 lira kaçırmayın derim :)
]

Ekonomiye uzmanlarına bırakayım ama şu patlıcan yorumu güzel. Bizim pazar fiyatı Patlıcan/Melanzane Nere Kg. 1 (italia) PREZZO: € 2,69.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 16:30:18
Bana ülkemizin ekonomik verilerini sunmak yerine iktisat ve işletme benim mesleğim demeniz çok komik bir durum olmuş.

Ama olabilir saygı duyarım neticede bakkal yönetmek ile devletin ekonomik verilerini analiz etmek arasında büyük bir fark var.

Karşı argümanlarınızı sunmanızı merak ile bekliyorum.

Ülkemizin son 10 senesinin bir analizini sunup bana ülkemiz ekonomik göstergeleri şu şudur şu kadar büyümüştür şu kadar daralma olmuştur tarzında ayrıntılı bir rapor oluşturursanız sevinirim.Ben bakarım ülkemiz hangi seviyede.

Tanzimde patlıcan 2.5 lira kaçırmayın derim :)

3. Paragrafımı geri çekiyorum. Sunduğunuz kaynaklar görünüyor.

Ne yazık kendi sunduğunuz grafikleri analiz etmekten yoksunsunuz.

Arzu ettiğiniz kaynakları size sunacağım. Ama onlardan birşey anlarmısınız orası bana muamma.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Denizci - 07 Mart 2019, 16:33:08
Sayin Master evet su tartistigimiz konularda ekonomi çok önemli. Uzan zamandan beri, verilerine güvendigim Kanada  sitesini izliyorum. Bana ekonomi ve ekonomi disinda birçok konuda karsilastirmali senelik gelismeleri izleme imkani veriyor. Malesef site Fransizca ama Google sagolsun tercüme edebiliriz. Ileti asagida

http://perspective.usherbrooke.ca/bilan/servlet/BMTendanceStatPays?codeTheme=2&codeStat=SI.POV.DDAY&codePays=TUR&optionsPeriodes=peReEco&codeTheme2=2&codeStat2=SI.POV.DDAY&codePays2=FRA&optionsDetPeriodes=avecNumeros (http://perspective.usherbrooke.ca/bilan/servlet/BMTendanceStatPays?codeTheme=2&codeStat=SI.POV.DDAY&codePays=TUR&optionsPeriodes=peReEco&codeTheme2=2&codeStat2=SI.POV.DDAY&codePays2=FRA&optionsDetPeriodes=avecNumeros)

Durumumuz mükemmel degil ama hiçte kötü degil. Hepimizin bildigi gibi istatistiklerde neyi görmek istersek onu görürüz.
Dis borçlarda küçük bir karsilastirma : Türkiye dis borç ~ 45% Milligelir, Fransa dis borç ~ 97% Milligelir. Bu Almanya hariç birçok  avrupa ülkesi için geçerli. Tabi Türkiye nin problemleriyle  Fransanin problemleri ayni degil.
S-400 <=> F-35 zor bir denklem. Forumda çesitli görüsler yorumlar var. Hepsi çok kiymetli.
S-400 leri yunanistanin S-300 ler için yaptigi gibi, bizimde  Kibris a yerlestirme imkanimiz varmi ? Uzman arkadaslar bu konuda ne düsünür ?



Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 07 Mart 2019, 17:07:29
S-400 leri yunanistanin S-300 ler için yaptigi gibi, bizimde  Kibris a yerlestirme imkanimiz varmi ? Uzman arkadaslar bu konuda ne düsünür ?

Sn Denizci S400 kıbrısa yerleşimi sorunuza  yanıtım şoyle.
1)  S400 belirli bir kısmının , kıbrısa konuşlandırılma imkanı var yok diyebilmek için öncelikle Türkiye ile Rusya arasındaki alım sözleşmesinde herhangi bir kısıtlayıcı madde olup olmadığına bakmak gerek.
2) S400 siparişimiz ,GKRY zamanında sipariş vermiş olduğu S300 den daha büyük daha kapsamlı . Yani  tüm sistemleri adaya konuşlandırmak  biraz mantıksız bir yaklaşım olur.
3) S400 alımının  ABD tarfından öne sürülen sıkıntı  nereye konuşlandırılacağından dolayı değil ,S400lerin Nato sistemlerine entegrasyon sorunu iddiası ve  siparişini vermiş olduğumuz F35 lerin Radar izlerinin Ruslarca elde edilme  varsayımı yatmakta.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 07 Mart 2019, 17:07:57
Sayin Master evet su tartistigimiz konularda ekonomi çok önemli. Uzan zamandan beri, verilerine güvendigim Kanada  sitesini izliyorum. Bana ekonomi ve ekonomi disinda birçok konuda karsilastirmali senelik gelismeleri izleme imkani veriyor. Malesef site Fransizca ama Google sagolsun tercüme edebiliriz. Ileti asagida

[url]http://perspective.usherbrooke.ca/bilan/servlet/BMTendanceStatPays?codeTheme=2&codeStat=SI.POV.DDAY&codePays=TUR&optionsPeriodes=peReEco&codeTheme2=2&codeStat2=SI.POV.DDAY&codePays2=FRA&optionsDetPeriodes=avecNumeros[/url] ([url]http://perspective.usherbrooke.ca/bilan/servlet/BMTendanceStatPays?codeTheme=2&codeStat=SI.POV.DDAY&codePays=TUR&optionsPeriodes=peReEco&codeTheme2=2&codeStat2=SI.POV.DDAY&codePays2=FRA&optionsDetPeriodes=avecNumeros[/url])

Durumumuz mükemmel degil ama hiçte kötü degil. Hepimizin bildigi gibi istatistiklerde neyi görmek istersek onu görürüz.
Dis borçlarda küçük bir karsilastirma : Türkiye dis borç ~ 45% Milligelir, Fransa dis borç ~ 97% Milligelir. Bu Almanya hariç birçok  avrupa ülkesi için geçerli. Tabi Türkiye nin problemleriyle  Fransanin problemleri ayni degil.
S-400 <=> F-35 zor bir denklem. Forumda çesitli görüsler yorumlar var. Hepsi çok kiymetli.
S-400 leri yunanistanin S-300 ler için yaptigi gibi, bizimde  Kibris a yerlestirme imkanimiz varmi ? Uzman arkadaslar bu konuda ne düsünür ?






Bu saygıdeğer arkadaşımız sadece rakamları görüyor yüzde payı değil. Bilmeyen için karamsarlık orda başlıyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 07 Mart 2019, 17:13:10
Bana ülkemizin ekonomik verilerini sunmak yerine iktisat ve işletme benim mesleğim demeniz çok komik bir durum olmuş.

Ama olabilir saygı duyarım neticede bakkal yönetmek ile devletin ekonomik verilerini analiz etmek arasında büyük bir fark var.

Karşı argümanlarınızı sunmanızı merak ile bekliyorum.

Ülkemizin son 10 senesinin bir analizini sunup bana ülkemiz ekonomik göstergeleri şu şudur şu kadar büyümüştür şu kadar daralma olmuştur tarzında ayrıntılı bir rapor oluşturursanız sevinirim.Ben bakarım ülkemiz hangi seviyede.

Tanzimde patlıcan 2.5 lira kaçırmayın derim :)

3. Paragrafımı geri çekiyorum. Sunduğunuz kaynaklar görünüyor.

Ne yazık kendi sunduğunuz grafikleri analiz etmekten yoksunsunuz.

Arzu ettiğiniz kaynakları size sunacağım. Ama onlardan birşey anlarmısınız orası bana muamma.

Siz sunun Türkiye'nin o müthiş ekonomik verilerini biz burda tartışalım.

Yeterki sunun bakalım son 10 yılda ülke ekonomisi ne şekil almış.

Yoksa bahsettiğiniz ülke paralel Türkiye'mi :)

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 07 Mart 2019, 18:23:30
Yunanlıların elindeki s-300 bir kenara sa-8 gecko lar tor-m1'ler ve bunların devasa arama radarları bunlar f-16'ları onların radar izini vs almıyor mu ? Daha geçen bunların koruduğu yere kendileri f-22 lerle gitmedimi ? İsrail F-35'leri ile giritteki s-300 lerin menziline girip girip çıkmadımı ? S-300 olmasa da diğerleri Nato sistemine dahil mi ? Değil mi ?

İlk önce bu soruların cevabını resmi ağızdan istemeliyiz ? Ha yine olmadı illa istiyorsak f-35'i deriz ki 2021'e kadar ben savaş durumları dışında  f-35'lerle s-400 leri benzer menzil içinde tutmayacağım. 2021'de hisar sistemini geliştirdiğimde s-400'leri ankara ve istanbulun balistik korumasında bağımsız kullanacağım. Zaten 2021'e kadar elimizde fazla f-35 olmayacaktır.

Kendi salahiyetimiz açısından da alınan bu ilk A modeli f-35'leri alıp geri kalan sadece 40 adet iki filo B modeli F-35 sipariş edip bunu Tfx 'e kadar  karada daha sonrada denizde kullanmak lazımdır. Açıkcası koca ülkenin hava yer kabiliyeti ve milyar dolarları böyle kritik bir sisteme emanet edilemez.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 07 Mart 2019, 22:57:03
Sevgili arkadaşlar kimse Türk ekonomisi çok berbat dediği yok. Sn@Master'de onu demiyor. Ekonomimiz inanılmaz derece kırılgan, bir Tiwit ile para birimizim %40 değer kaybetti. Olası bir ambargo altından kalkamayacak derece kırılgan bir ekonomiye sahibiz. Sebebi ise cari açık vermemiz ve sıcak paraya ihtiyaç duymamız. Her yıl cari açık sebebiyle 40 milyar dolar civarı açık veriyoruz. 40 milyar dolar acıği ise sicak para girisiyle ve merkez bankası nin piyasaya dolar satarak karşılıyoruz.

Şimdi soruyorum size; ABD bize yaptırım uygularsa bu ülkeye sıcak para girer mi ? Merkez bankası rezervlerde 2 yılda 135 milyar dolardan 80 milyar dolara düştüğüne göre bu çark daha ne kadar doner ?

Mesela bir Rusya değiliz neden; Rusya cari fazla veriyor ve merkez bankası rezervleri 400 milyar dolar. Abd istediği kadar ambargo uygulasın adam her yıl fazla veriyor. Ve elinde mermi gibi 400 milyar doları hazır bekletiyor. Rusya dayanır ama biz dayanamayız. Ekonomimiz fena değil ama çok çok kırılgan.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 08 Mart 2019, 00:31:41
Arkadaşlar, insanlık yeni bir çağa girmek üzere. Türk milleti olarak, Aydınlanma ve Sanayi Devrimini kaçırdık. Bu önceki devirlerin hakkını veren milletler, 350-400 senedir dünyaya hükmediyorlar. İnsanlığı ileriye götüren bütün devrimler O milletlerin ürünüdür. Bizler ise  insanlık namına hemen hemen hiç bir şey üretemedik. Üretenlerin ürettiklerini tükettik. Onlara muhtaç olduk ve zamanla onların kölesi olduk. Bunun en büyük kabahati bizdedir. Dervişin biri demiş ki;

- Beni bir kere kandırırlarsa suç kandıranın,
- İkinci defa kandırırlarsa, suçun yarısı benim diğer yarısı kandıranın,
- Beni üçüncü defa kandırırlarsa; artık suçun tamamı benimdir demiş.

İki tere treni kaçırdık (Aydınlanma ve Sanayi devrimi) üçüncü defa da aynı treni kaçırırsak; artık bütün kabahat bizdedir. Bahane üretecek argümanlar tükenmiştir. Yok efendim coğrafi keşifler olmuştu, ticaret yolları değişmişti, delikli demir icat olmuş mertlik bozulmuştu, yeniçeriler ayaklanmıştı, sadrazamlar rüşvet yemişti, yok efendim ayakkabımın bağcığı düğümlenmişti... Artık bu bahanelerin bi' tarafa bırakmak zorundayız. Artık üçüncü tren istasyona doğru yaklaşmaktadır. Üstelik, cuf cuf bağıra bağıra geliyor. Trenin vagonuna atladık atladık, atlayamadık geçmiş olsun! en az 400 sene sürüm sürüm sürünürüz.

O nedenle bağımsızlığımızı yeniden kazanmamız gerekiyor. Üçün beşin hesabını yapacak zaman değildir. Bu işin temeli eğitimdir. Aklı başında nesiller yetiştirmek zorundayız. Bunun ön koşulu Tam Bağımsız Türkiye olamaktan geçiyor. Eleştirel düşünebilen, soran sorgulayan, araştıran, geliştiren, analitik düşünebilen çağdaş insanlara ihtiyaç var. Bu işler İslamcılıkla, Osmancılılıkla, Batıcılıkla şunla bunla olacak işler değildir. Tam bağımsız ülke olmak zorundayız. Bunu başarabilmek için tüm bağımlılıklarımızdan bir an evvel kurtulmamız gerekiyor.

Atlantik-NATO sistemi içerisinde Türkiye için gelecek olmadığı 70 sene zarfında görülmüştür. Mandacılar marifetiyle Atatürk' ün öngördüğü eğitim sistemi iğdiş edilmiştir. Aynı sistemle 25 sene daha gidebilseydik; bugün dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olabilirdik. ENGELLEDİLER...! NATO' cular, Atlantikçiler engelledi hocam. FETÖ misali devletin en kılcal damarına kadar girmiş olan mandacı işbirlikçileri marifetiyle engellediler, Köy Enstitülerini kapatarak engellediler, Amerikancılık yaparak engellediler, Batı hayranlığı yaparak engellediler, Türk milletini aşağılayarak engellediler, din-iman edebiyatıyla engellediler... Diyorum ki, Atlantik sistemi içinde kalmaya devam edersek; kılcal damarlarımıza kadar nüfus etmiş mandacılar marifetiyle bu treni de kaçıracağız.

Bir dizide çok beğendiğim bir replik vardı;

'' Şimdi yeni bir hakikati şafağındayız. Maksat sadece savaşı kazanmaksa F-35 gibileriyle savaş kazanılır. Maksat yeni bir fikir inşa etmekse; BİZE MUSTAFA KEMAL LAZIM'' -diyordu.

Tabi ki F-35 kısmını ben ekledim:)) Fikir versin diye.

Mustafa Kemal demek Tam Bağımsızlık demektir. Ve tam bağımsız olmadan gümbür gümbür gelen treni yakalayamayız. Asıl mesele budur.

https://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU (http://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU#)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 08 Mart 2019, 01:48:01
Hocam endüstri 4.0 diyen var, dijital devrim diyen var, sayısal çağ diyen var... fakat öyle bir dönüşüm geliyor ki, bu dönüşüme ayak uyduramayanlar -Darvincilerin deyimiyle- doğal seleksiyonu tabi olacaktır. İşte F-35' den bahsediyoruz...Savunma Sanayinde dijital devrimin öncülerindendir. Proje '96 yılında başladı diyorlar öyle değil mi? Yahu HTML protokolü CERN Labaratuarlarında 1990 yılında geliştirildi. Finlandiyalı bir çocuk LİNUX işletim sistemini 1991 yılında yayınladı. Efenim GOOGLE Arama Motoru, Stanford üniversitesinde 1996 yılında geliştirildi... Düşünebiliyor musunuz! Bunlar olurken, adamlar geleceği öngörmüşler ve F-35 programını başlatmışlar  :o

Hocam, yeni yeni meslekler geliyor. Nedir mesela;

- Dijital dedektiflik ve sanal güvenlik uzmanlığı
- Büyük veri uzamanlığı
- Yapay zeka programcılığı
- Sanal gerçeklik uzmanlığı

... gibi. Yahu, mevcut mesleklerin bile ismi değişiyor. Örneğin artık Muhasebecilere, ''Muhasebe Mühendisi'' diyecekler! Komik geliyor, öyle değil mi? Hocam bunlar artık gündemlerimiz girmeye başladı. Yeni çağ yaklaşıyor, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekili İsmet Bey' in dediği gibi; YENİ BİR HAKİKATİN ŞAFAĞİNDAYIZ. O nedenle şimdiden şafak saymaya başlasalar iyi olur. Aha şuraya yazıyorum; 10-15 sene içerisinde yepyeni bir dünyaya uyanacağız. Treni yakalayan yakalar, yakalayamayana GEÇMİŞ OLSUN! Bir sonraki trenin gelmesini en az 400 sene bekleyecektir.

Hocam o nedenle bağımlılıklarımızdan kurtulmak zorundayız. İlk önce şu Atlantikçilikten, Batıcılıktan, İslamcılık ve Osmanlıcıklıktan kurtulmamız gerekiyor. Atlanticilik ve Batıcılık ; treni yakalamak isteyen şahsı istasyonda ki elektrik direğine zincirlerken; İslamcılık ve Osmanlıcık akımları; ters istikametten gelen ve insanlığı geçmişe götüren ve kömürle çalışan kara trene mahkum etmektedir. Şimdi tam da zurnanın zırt dediği yerdeyiz.

Artık demir almak gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan


Kararımızı vereceğiz... ya İslamcılık treniyle geçmişe gideceğiz. Ya Amerikancılık zinciriyle tren istasyonunda ki elektirk direğine sabitleneceğiz ya da Mustafa Kemal' in tam bağımsızlık şiarıyla yaklaşan trenin vagonuna atlayacağız. başka yolu yok hocam!

Hocam sendeniz olarak; elin kolun bağlıyken, yaklaşan gelecek trenine atlayabilir misin yav!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Alp - 08 Mart 2019, 01:52:42
Arkadaşlar, insanlık yeni bir çağa girmek üzere. Türk milleti olarak, Aydınlanma ve Sanayi Devrimini kaçırdık. Bu önceki devirlerin hakkını veren milletler, 350-400 senedir dünyaya hükmediyorlar. İnsanlığı ileriye götüren bütün devrimler O milletlerin ürünüdür. Bizler ise  insanlık namına hemen hemen hiç bir şey üretemedik. Üretenlerin ürettiklerini tükettik. Onlara muhtaç olduk ve zamanla onların kölesi olduk. Bunun en büyük kabahati bizdedir. Dervişin biri demiş ki;

- Beni bir kere kandırırlarsa suç kandıranın,
- İkinci defa kandırırlarsa, suçun yarısı benim diğer yarısı kandıranın,
- Beni üçüncü defa kandırırlarsa; artık suçun tamamı benimdir demiş.

İki tere treni kaçırdık (Aydınlanma ve Sanayi devrimi) üçüncü defa da aynı treni kaçırırsak; artık bütün kabahat bizdedir. Bahane üretecek argümanlar tükenmiştir. Yok efendim coğrafi keşifler olmuştu, ticaret yolları değişmişti, delikli demir icat olmuş mertlik bozulmuştu, yeniçeriler ayaklanmıştı, sadrazamlar rüşvet yemişti, yok efendim ayakkabımın bağcığı düğümlenmişti... Artık bu bahanelerin bi' tarafa bırakmak zorundayız. Artık üçüncü tren istasyona doğru yaklaşmaktadır. Üstelik, cuf cuf bağıra bağıra geliyor. Trenin vagonuna atladık atladık, atlayamadık geçmiş olsun! en az 400 sene sürüm sürüm sürünürüz.

O nedenle bağımsızlığımızı yeniden kazanmamız gerekiyor. Üçün beşin hesabını yapacak zaman değildir. Bu işin temeli eğitimdir. Aklı başında nesiller yetiştirmek zorundayız. Bunun ön koşulu Tam Bağımsız Türkiye olamaktan geçiyor. Eleştirel düşünebilen, soran sorgulayan, araştıran, geliştiren, analitik düşünebilen çağdaş insanlara ihtiyaç var. Bu işler İslamcılıkla, Osmancılılıkla, Batıcılıkla şunla bunla olacak işler değildir. Tam bağımsız ülke olmak zorundayız. Bunu başarabilmek için tüm bağımlılıklarımızdan bir an evvel kurtulmamız gerekiyor.

Atlantik-NATO sistemi içerisinde Türkiye için gelecek olmadığı 70 sene zarfında görülmüştür. Mandacılar marifetiyle Atatürk' ün öngördüğü eğitim sistemi iğdiş edilmiştir. Aynı sistemle 25 sene daha gidebilseydik; bugün dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olabilirdik. ENGELLEDİLER...! NATO' cular, Atlantikçiler engelledi hocam. FETÖ misali devletin en kılcal damarına kadar girmiş olan mandacı işbirlikçileri marifetiyle engellediler, Köy Enstitülerini kapatarak engellediler, Amerikancılık yaparak engellediler, Batı hayranlığı yaparak engellediler, Türk milletini aşağılayarak engellediler, din-iman edebiyatıyla engellediler... Diyorum ki, Atlantik sistemi içinde kalmaya devam edersek; kılcal damarlarımıza kadar nüfus etmiş mandacılar marifetiyle bu treni de kaçıracağız.

Bir dizide çok beğendiğim bir replik vardı;

'' Şimdi yeni bir hakikati şafağındayız. Maksat sadece savaşı kazanmaksa F-35 gibileriyle savaş kazanılır. Maksat yeni bir fikir inşa etmekse; BİZE MUSTAFA KEMAL LAZIM'' -diyordu.

Tabi ki F-35 kısmını ben ekledim:)) Fikir versin diye.

Mustafa Kemal demek Tam Bağımsızlık demektir. Ve tam bağımsız olmadan gümbür gümbür gelen treni yakalayamayız. Asıl mesele budur.

[url]https://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU[/url] ([url]http://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU#[/url])

Hangi dizi bu kendi kulağımka duymak istiyorum... Dediği gibi A.S.'in Sezarın hakkı Sezara......
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 08 Mart 2019, 01:55:24
Hangi dizi bu kendi kulağımız duymak istiyorum... Dediği gibi A.S.'in Sezarın hakkı Cezada......

Hocam kocaman linki koymuşuz, görünmüyor mu?

Aha da bu : https://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU (https://www.youtube.com/watch?v=MubWV-j_ejU)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Alp - 08 Mart 2019, 02:01:44
Kusuruma bakmayasın bakıyorum...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Alp - 08 Mart 2019, 02:15:46
İzledim, güzel parmak basmış... Güzel soru vermiş, Maksat ne? Demiş...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 08 Mart 2019, 16:35:41
Arkadaşlar önce küçük bir hatırlatma yapayım, konumuz Türkiye-ABD ilişkileri. Neticede fikir teatisi edidiyorsunuz asabi olmanıza gerek yok. :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 08 Mart 2019, 16:56:31
Konu Türk-Amerikan İlişkileri... Kendi üslübuma göre düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım. Özetlersek, S400 alacağız diye bir takım yaptırımlara muhattap olma durumu söz konusu olabilir. Ve bu durum 70 yıldır süreklilik arzediyor. Yeni çağa girerken, artık bu duruma bir son vermek lazımdır diyorum. Aksi taktirde geleceğimizi kaybedeceğiz. Çünkü Amerikan bağımlılığı, sadece savunma sanayisinde değil her alanda hayatımızı etkiliyor. Tam bağımsız politikalar geliştirebilmek için her türlü bağımlılıktan kurtulmak lazımdır diyorum. Ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı elde etmek zorundayız. Yeni çağa girerken yeni imkanlar var. Bunları değerlendirelim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 08 Mart 2019, 16:59:23
Bu forumu çok eskidendir takip ediyorum üye olmak yeni nasip oldu. Yıllar öncede burda yazanlar oluyordu ama daha bir saygı içerisindeydi sanki. Bir konuyla ilgili habere bakmak istediğimde gereksiz muhabbetlerden dolayı gerçekten bilgi yazanların yorumlarinida eş geçmek zorunda kalıyoruz. Açıkçası yeni üye oldum teşekkür ederim yönetici beyfendi kabul etti isteğimi ama inanın soguyoruz siteden... Yani buraya silah teknolojileri hakkında bilgi almak için geliyoruz ama saçma bir kargaşa ve tartışma ortamı benimle birlikte birçok kişiyi irite ediyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 08 Mart 2019, 17:18:43
Bu forumu çok eskidendir takip ediyorum üye olmak yeni nasip oldu. Yıllar öncede burda yazanlar oluyordu ama daha bir saygı içerisindeydi sanki. Bir konuyla ilgili habere bakmak istediğimde gereksiz muhabbetlerden dolayı gerçekten bilgi yazanların yorumlarinida eş geçmek zorunda kalıyoruz. Açıkçası yeni üye oldum teşekkür ederim yönetici beyfendi kabul etti isteğimi ama inanın soguyoruz siteden... Yani buraya silah teknolojileri hakkında bilgi almak için geliyoruz ama saçma bir kargaşa ve tartışma ortamı benimle birlikte birçok kişiyi irite ediyor.

+1

Hoş geldiniz.
Eleştirinizde haklısınız. Bizler de bu durumdan rahatsızız. Ancak ülkemizde insanlar sürekli fanatizmle dolduruldukları için bu durum giderek artıyor. Aynı gemide yol alanların birbirlerini çeşitli şekillerde sınıflandırarak dışlamaları, içerisinde bulundukları gemiyi batırmaya çalışmaları ve bunun farkında dahi olmamaları hiç hoş değil!

Biz forum içerisinde bunu engellemek için, arkadaşlık havası içerisinde forumun içeriğindeki konuların tartışılmasını teşvik etmeye çalışıyoruz elimizden geldiğince.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 08 Mart 2019, 17:49:07
Bu forumu çok eskidendir takip ediyorum üye olmak yeni nasip oldu. Yıllar öncede burda yazanlar oluyordu ama daha bir saygı içerisindeydi sanki. Bir konuyla ilgili habere bakmak istediğimde gereksiz muhabbetlerden dolayı gerçekten bilgi yazanların yorumlarinida eş geçmek zorunda kalıyoruz. Açıkçası yeni üye oldum teşekkür ederim yönetici beyfendi kabul etti isteğimi ama inanın soguyoruz siteden... Yani buraya silah teknolojileri hakkında bilgi almak için geliyoruz ama saçma bir kargaşa ve tartışma ortamı benimle birlikte birçok kişiyi irite ediyor.

Bu tarz forumlar sadece bilgi paylaşımı için oluşturulmamakta.Ha bilgi almak istiyorsanız bir çok askeri haber sitesi mevcut durumda ordan güncel bilgileri alabilirsiniz.

Bu forumlar aynı zamanda kişilerin farklı düşüncelerini tartışma alanlarıdır.Bir haber sitesi değildir sadece haberi versin geçsin.O zaman dinamik formlar yerine statik formlar olur her gün bir füze bir silah üretilen bir ülke değiliz sonuçta.

Forumlar varolan durumu tartışmak için oluşturulur.Bundan rahatsız olanların normal haber kaynaklarına yönelmesi gerekir.Neticede artık son 2 senedir bir çok savunma haber portalı var ordan okunabilir.

Bunu rahatsız olan kitlenize iletmenizi rica ediyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 08 Mart 2019, 18:05:41
Master’ a (+1) .... çok doğru.zaten bundan 2-3 sene önceki sıkıntımız buydu. Skywolf’ un üstün gayretlerine rağmen katılımcılar yorum yazmaktan çekiyordu. Yorum yaza yaza bu çekingenliği aştığımızı düşünüyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 08 Mart 2019, 18:06:19
Forum kurucusu sayın skywolf gereken hassasiyeti gosterdi.. sayin master fikri cuceleriniz sizin olsun basit tartismalariniza eşlik edemiycem. Eskiden adı yabgu olan biri vardı sizin gibi her halta aldıran , o gidince düzelir diye umuyordum ama yerini doldurmuslar hemen. Neyse tekrar yönetici beye teşekkür ederim. Bu sadece dışardan bir gözün yorumuydu. Sağlıcakla kalın
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Hyperspace - 08 Mart 2019, 19:32:27
https://twitter.com/haskologlu/status/1104055206906679297
    Gün geçmiyor ki bir tehdit mesajı gelmesin.Gerçekten artık bu mesele bir onur ve dik duruş meselesine dönüşmüştür geri adım atmanın bedeli biat etmekten çok daha faza olacaktır bu saatten sonra.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 08 Mart 2019, 22:26:17
Leventkepir1 defalarca hakaret içerikli iletiler gönderdiği için süresiz uzaklaştırıldı.

Lütfen psikolojik sorunları olanlar foruma üye olmak yerine psikoloğa gitsinler. Ve lütfen forumu karıştırmak için kimse üye olmasın. Burada "aklı başında insanlar gibi" savunma sanayi ve strateji konularında seviyeli tartışmalar yapmak isteyen herkese kapımız açık.

Kimseyi forumdan uzaklaştırmak istemiyorum ancak bazıları malesef buna mecbur bırakıyor. Acaba kendilerine dışarıdan baktıklarında yaptıklarını yakıştırıyorlar mı?

Forum kuralları arasında ülkemizin kurucusu Atatürk hakkında yerinde maddeler bulunuyor. Dini, siyaseti, ırkı, mezhepleri vs kullanarak kendilerine çıkar sağlayanlar olduğu gibi Atatürkçülüğün ardına sığınan kötü niyetli bazı kişilerin olabileceği gerçeğini göz ardı etmeyerek, bu konuda "pire için yorgan yakmayarak", düşünceniz ne olursa olsun, ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki söylemlerinize dikkat etmeniz yerinde olur. Kimse kimseyi zorla sevmek zorunda değil, zorla düşüncelerini benimsemek zorunda değil. Ancak o kadar büyük işler başarmış bir lidere saygı duymak zorunda! Özellikle bu forumda bunun aksine izin vermemiz mümkün değil!.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 08 Mart 2019, 22:33:56
Hocam hertürlü farklı görüş ve konu zaten ifade edilmelidir forum ortamında herkezin görüşüne saygım vardır Atatürk hakkında da farklı görüşleri olanlar olabilir fakat bu görüşlerimizi eleştiri sınırlarını aşmadan ve kullandığımız kelimelere dikkat ederek anlatmalıyız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 08 Mart 2019, 22:40:15
Hocam hertürlü farklı görüş ve konu zaten ifade edilmelidir forum ortamında herkezin görüşüne saygım vardır Atatürk hakkında da farklı görüşleri olanlar olabilir fakat bu görüşlerimizi eleştiri sınırlarını aşmadan ve kullandığımız kelimelere dikkat ederek anlatmalıyız.

+1
Haklısın. Bunu yapamayan veya yapmakta zorlananlar var. Bazıları anlatmak istediklerini anlatırken ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Bu galiba biraz yetenek meselesi. Yanlış anlaşılmaya sebep olurken çıkardıkları yangının üzerine benzin dökmeleri de ayrı bir dert.

Arkadaşlar saygı çok önemli. Lütfen dikkat edelim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Bogü Alp - 13 Mart 2019, 06:07:01
Bu ülkenin hiç bir zaman Ne Amerikayla ne de Natoyla arası iyi oldu. Türkiye deki her kesimden insanın Amerika ve muttefiklerine karşı bir tepkisi ve nefreti var. Amerikan politikalarını da kabul edenler de karşılıklı çıkar ve ticari ilişki yönünden bakıyor. F.tocu ve mezopotamya eşekleri hariç tabi.
Türkiye için en doğru strateji başta askeri teknolojiler olmak üzere kendi milli ve yerli teknolojilerini geliştirmek olmalıdır. Her ne kadar bize sıcak baksa da Rusyayla ilişkileri denge de tutmaya çalışmak olmalıdır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 16:02:05
Sıkça dile getirilen ve popüler bir deyim olan ''silah sistemini seçen paktını seçer'' diyorlar ya..Bu kapsamda soralım; Amerika bizi ne kadar seviyor veyahut müttefik olarak görüyor (?) Bizler F-35' di, yok efenim Patriot' du diye tartışa duralım... Amerikanın jeopolitik planları nelerdir ve Türkiye için nasıl bir gelecek öngörüyor?

1991 sonrası dönemi göz önüne getirdiğimizde, Amerikan planlarının sürekli olarak Türkiye' nin aleyhine işlediğini göreceklerdir. Öyle ki 2015 yılına kadar Amerikan güdümlü Suriye politikamıza rağmen, terör devleti kurabilmek için ellerinden geleni yaptılar. Ve hatta bu eylemi Türkiye' nin her türlü itirazına rağmen; gıdım gıdım, göstere göstere, büyük bir umursamazlık içinde  ve en sadık müttefikinin itirazlarına rağmen yaptılar.

Demem o ki; sen istediğin kadar F-35' de, Patriot de... ne dersen de! Adam senin için güzel bir gelecek öngörmüyor. Seni bölüp parçalamak isteyen bir devletin, bundan sonra ki dönem için hassas teknolojiler verebileceğini düşünebilir misin?  O nedenle sevgili dostlar, projelerin mümkün mertebe Amerikan sistemlerinden bağımsız olacak şekilde geliştirilmesi taraftarıyım. Bu kapsamda Çin ve Rusya ile olan münasebetlerimizi daha da geliştirelim diyorum. Ve göreceksiniz, bu kaçınılmaz bir sonuçtur. Çünkü, adamlar artık bizi müttefik olarak bile görmüyor. 

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mart 2019, 16:10:52
Sıkça dile getirilen ve popüler bir deyim olan ''silah sistemini seçen paktını seçer'' diyorlar ya..Bu kapsamda soralım; Amerika bizi ne kadar seviyor veyahut müttefik olarak görüyor (?) Bizler F-35' di, yok efenim Patriot' du diye tartışa duralım... Amerikanın jeopolitik planları nelerdir ve Türkiye için nasıl bir gelecek öngörüyor?

1991 sonrası dönemi göz önüne getirdiğimizde, Amerikan planlarının sürekli olarak Türkiye' nin aleyhine işlediğini göreceklerdir. Öyle ki 2015 yılına kadar Amerikan güdümlü Suriye politikamıza rağmen, terör devleti kurabilmek için ellerinden geleni yaptılar. Ve hatta bu eylemi Türkiye' nin her türlü itirazına rağmen; gıdım gıdım, göstere göstere, büyük bir umursamazlık içinde  ve en sadık müttefikinin itirazlarına rağmen yaptılar.

Demem o ki; sen istediğin kadar F-35' de, Patriot de... ne dersen de! Adam senin için güzel bir gelecek öngörmüyor. Seni bölüp parçalamak isteyen bir devletin, bundan sonra ki dönem için hassas teknolojiler verebileceğini düşünebilir misin?  O nedenle sevgili dostlar, projelerin mümkün mertebe Amerikan sistemlerinden bağımsız olacak şekilde geliştirilmesi taraftarıyım. Bu kapsamda Çin ve Rusya ile olan münasebetlerimizi daha da geliştirelim diyorum. Ve göreceksiniz, bu kaçınılmaz bir sonuçtur. Çünkü, adamlar artık bizi müttefik olarak bile görmüyor. 


Yani artık net bir şekilde, kırılma noktasındayız mı diyorsun yani?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Mart 2019, 16:49:07

Yani artık net bir şekilde, kırılma noktasındayız mı diyorsun yani?
[/quote]

Sorunuzun Sn partikül'e olduğunun farkındayım.

Sanırım soruya doğru cevap verebilmek için  konunun açılması gerek. Ör ortaklık,ittifak stratejik ortak dan biz gerçekte ne alıyoruz ?  Dünya ne anlıyor bir karşılaştırma yapmakta yarar var. Unutmayalım hiç bir ittifak ,ortaklık sonsuza dek sürmez . Ortaklıklar , itifaklarda aynen canlılarda olduğu gibi doğma ,gelişme ,yaşlanma ve ölüm gibi evreleri mevcut. Ortaklık üyeliği de bulunduğunuz ittifak ile sizin ülkenizin öncelikleri ,menfaatleri örtüşdüğü sürece devam eder.

O zaman hali üreteceğimiz ve bünyemizde bulundurmayı planladığımız silah sistemleri de bizlere hangi tarafı seçersek o tarafa mümkün olduğunca uyarlanabilir esnekliği sağlayabilir olmalı diye düşünüyorum.
 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 17:00:07
Yani artık net bir şekilde, kırılma noktasındayız mı diyorsun yani?

Aynen öyle diyorum ve bunu yıllardır söylüyorum. Ve bu gerçeği tek gören ben değilim. Bu uğurda canlarını vermiş nice değerli insan vardır. Türkiye' de ki aydın cinayetlerine baksınlar. Bu cinayetlerin arkasında ki organizasyona baksınlar... -Efendime söyleyeyim- gazeteciler, yazarlar, akademisyenleri, paşalar... nice değerli insan Türkiye' nin bağımsızlığını savunduğu için öldürülmüştür. Uğur Mumcu' lar, Necip Hablemitoğlu' ları, Eşref Bitlis paşalar... bunların tamamı Amerikan politikalarına muhalefet ettiği için öldürülmüştür. Hepsi aydındır, hepsi millidir, hepsi Atatürkçü' dür. Bir tane Amerikancı-Natocu' nun kim vurduya gittiği görülmüş mü (!)

Amerika, Türkiye' yi OLTADA Kİ BALIK olarak görüyordu. Amerika için saçını süpürge etmesi gereken; efendim... vur deyince vuran, öl deyince ölen... bir fedai gibi -çok afedersiniz- bir sokak kadını gibi görüyordu. İşine yarayacak kadarını verdi, fazlasını vermedi. Çünkü fazlasını vermiş olsa, oltada ki balık kaçacak...! Buna rağmen tarihin seyrinde omurgalı, bağımsız, milli ve vatanseverce hareketler de yapılabilmiştir. Kıbrıs harekatı budur, Irak' ın Kuzeyine defalarca yapılan sınır ötesi harekat budur. Efendime söyleyim... Hendek Operasyonları budur, FK  ve Zetindalı Harekatları bunlardandır.

Ben Amerika' yı kendime hiçbir zaman müttefik olarak göremedim. Ezelden beridir Amerikan karşıtıyım. Bir takım saplantılar nedeniyle değil, yukarıda saydığım ve saymadığım pek çok gerekçe nedeniyle. Ve ben diyorum ki; Amerika' dan paçayı kurtaramadığımız sürece, orta düzey bir devlet olmaktan kurtulamayacağız. Çünkü bi' cenderenin-kısır döngünün içine almışlar. Bu cendereden ancak radikal kararlar neticesinde kurtulabiliriz. Ve zaman buna müsaittir. Doğu' da yükselen Çin gerçeği var, yukarıda kendini toparlamayı başarmış Rusya gerçeği var. Ve o Rusya ki... Amerika' nın Suriye planlarının içine etmiştir.

Kısacası, gerekçelerimi ve jeopolitik gidişatı saydıkça sayarım... Madem ki silah seçmek pakt seçmektir; Amerika' da beni müttefik olarak görmekten vazgeçtiğine göre kendi başımın çaresine bakmam gerekiyor. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mart 2019, 17:16:58
Büyük oranda katılıyorum Partikül. Hatta geçmişe bakarak geleceği görebileceğimizi hatırlatarak, eğer gerçekten gerçek bir kırılma noktasındaysak, bu dönemin oldukça fırtınalı geçeceğini düşünüyorum. Yukarıda bazılarını belirttiğin cinayetlerin daha fazlaları, örtülü ambargolar,  ekonominin sıkıştırılması, terör olaylarının artması, iç karışıklıklar gibi olayların bu durumda dramatik olarak artması gerekmiyor mu? Çünkü karşımızdaki "ya benimsin ya da toprağın" zihniyetindeki bir devlet değil mi?

Bu konuda bir belirsizlik söz konusu...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 17:34:51
Aslına bakarsan sevgili dostum, Türkiye feda edilemeyecek kadar değerli bir ülkedir. Fakat adam gözünü öyle bir karatmış ki; ''22 ülkenin sınırlarını veya rejimlerini değiştireceğim diyerek'' yola çıktı. Ve 11 Eylül saldırısını, bu uğurda basamak olarak kullandı. Güya El-Kaide (Bin Ladin) yapmış (!) Peki sen, El-Kaideyi yok etmek için Afganistan' a saldırmadın mı? ''Ya bendensin ya değilsin'' diyerek dünya ülkelerini tehdit etmedin mi? Bush oğlu Bush' un işbu söylemi halen kulaklarımızdadır. Peki birader... madem ki ''El-Kaide teröristtir'' diyordun; Suriye' de bunca zaman niye El-kaideyi, El-Nusrayı destekledin? IŞİD' i kuran sen; IŞİD' e karşı YPG' yi kuran ve destekleyen yine sen (!)

Silah tedarik zinciri, Jeopolitik gerçeklerden bağımsız olarak düşünülemez. Hem varlık yokluk mücadelesi vereceğim hem de beni yok etmek isteyenden silah tedarik edeceğim (!) Burada bir tuhaflık yok mu? İşte diğer arkadaşların anlamak istemedikleri gerçeklik budur. Çocuk oyuncağı mı bu? Söz konusu olan milletin geleceğidir. Amerika' dan tedarik edilmek istenen kompleks silah sistemlerinin,  mantar tabancasından farkı olabileceğini düşünmüyorum. İhtiyaç halinde; ya yedek parçasını vermeyecektir, ya kullanım kısıtı getirecektir ya da alenen ambargo uygulayacaktır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Mart 2019, 17:39:11
Fransa ayrı sebeplerden dolayı Nato'nun askeri çalışmalarından ,Yunanistan ise kıbrıs 1974 olaylarını behane ederek Nato dan ayrılmıştı. Her ülke de daha sonraki yıllarda Nato ya geri dönüş yaptılar.   Evet biz ne Fransayız ne de Yunanistan .Durumumuz ve sıkıntılarımız değişik ama Nato'dan ayrılmak de pek kazanç sağlamıyormuş demek ki .

Mümkün ise Natodan çıkmaktan sa  ilişkileri askıya almayı tercih ederim . Evet geçmişte de Rusya ile ilişkilerimiz daha dengeli yürümüş olsada bunun bazı sebepleri vardır bunlardan bir tanesi de Nato da olduğumuz içindir yoksa Ruslar bizleri çok sevdiklerinden olduğunu pek sanmıyorum .

Bu nedenle ister ismini kırılma noktası ister makas değiştirme olarak koyun ,gerek ABD veya gerekse başka birinin kucağına oturduğumuz sürece sonuç bir birine pek yakın olacağı kanısındayım aralarındaki fark yöntem sadece. Bu nendenden dolayı  mümkün oldukça bağımsız bir politikaya odaklanmalıyız ,gerektiği yerde de denge politikası gütmeliyiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 13 Mart 2019, 17:56:02
Türkiye 80 yıldır kucaktan kucağa zaten oturuyor sağolsun İnönü döneminden şimdiki döneme kadar oturmadığı kucak kalmadı.

Zaten kucaktan kucağa geçtiği için biz bugün bağımsızlığı sadece resmi günler geldiğinde heyoooo Atatuyykk bizi kurtardııı heyooo diyoruz ve kutluyoruz.

Bayraklar asıyoruz egomuzu tatmin ediyoruz haaa gerçekte ise Amerikanın kulluğunu yapıyoruz.Amerika'ya dileniyoruz abi F-35 ler abi sözde Ermeni tasarını geçirme abi onu yapma abi bunu yapma.Abi gözünün yağını yiyeyim YPG ye destek verme abi k.ırak a hareket yapayım diye diye yalvarıp durursun.

Güneş harekatını hatırlamak lazım örnekler bol hemde çok bol.

Sonra burda Amerikan mşli ürünler ile ego yapıyoruz heyyt güçlü Türkiye diye kimin aleti ile kime hava atıyorsun yabancı derler adama.

Tank yapıyorsun Transmisyonu Kore, motoru alman Atak yapıyorsun motoru Amerikan İha yapıyorsun optiği İsrailden TF-X yapıcam diyorsun motoru İngiltereden-Amerikadan.

Sonra bağımsız karar alıyorsun diyorsun gidiyorsun Rusların kucağına oturup S-400 alıyorsun ve bununla bağımsız siyaset izliyoruz diyorsun.

Sözün özü sen bölgesel güç veya süper güç olmadığın sürece o kucakta oturucaksın alttakide kendini rahatlatıcak varmı ötesi yok.

Burda onu kapatırız bunu kapatırız süperiz mükemmeliz edebiyatcılarına güzel cevap oldu bu gerçekler acıdır.O kucağa oturuyorsan o gelen şeyin acısını elbet hissediceksin.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 17:58:31
Kısa vadede NATO' dan çıkmanın zararları olabileceği düşüncesine katılırım. Fakat bu kaçınılmaz bir gündem maddesi olarak karşımıza gelecektir. Ne yazık ki bu memlekette Amerika' dan çok Amerikancı, NATO' dan çok NATO' cu var... Ve herkesimden! Bölücüler Amerika' yı kurtarıcı olarak görüyordu. BİJİ OBAMA söylemlerini unutmadık.

İçimizde ki Amerikancı, NATO' cu veyahut Amerikan Gladyosundan kurtulamadığımız sürece bağımsız politikalar izleyebileceğimizi düşünemiyorum. Adamlar her partinin içinde... her tarikatın, her cemaatin içine nüfus etmişler. Bir şekilde Amerikan politikalarını uygulayacaklardır. Peki gücü nereden alıyor dersek; Türkiye' nin bağımlılıklarından! Bağımlı olduğumuz için Gladyo' dan paçayı bir türlü kurtaramıyoruz. Uygun zamanda NATO' dan çıkalım; Gladyo' nun kökü kazınır.

Size bir şey söyleyim mi? te Tansu Çiller zamanında ''Özel Eğitim Kurumlarına'' izin verilmişti. Tehlikenin varlığını ta o zamanla fark etmiştim. En temel devrim kanunlarından ''Tevhid-i Tedrisat Kanunu'' deliniyordu. O okullardan terörist yetiştirileceğini taaaaa o zamanlar görmüştüm. Buradan hareketle, NATO içinde kalarak sağlıklı nesiller yetiştirebileceğimizi düşünebilir misiniz?  Adamlar devlete sızmış, bilinçli olarak eğitim kalitesini düşürüyorlar. Bu vaziyet içinde, Türkiye' nin güzel bir geleceği olabilir mi? Yahu benim kapımın ödünde, bir tarikatın eğitim kurumu var. Buralardan mühendis, doktor, avukat veyahut bilgisayar mühendisi çıkabilir mi? Çıksa bile kime hizmet eder; Türk milletine mi yoksa Amerika' ya mı? İşte kime hizmet ettiklerini gördük! Resmen kendi devletini gammazlayacak ajan yetiştirmişiz. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mart 2019, 17:59:38
Niyetleri Türkiye'yi Irak ve Suriye gibi parçalamak değil de sadece her zamanki gibi kontrol altında tutabilmek olabilir mi? Sadece Türkiye'nin daha fazla güçlenmesini istemiyor olabilir mi? Bölgedeki ABD çıkarlarına taş koyabilecek bölgesel bir güç yerine, ABD'nin sözünden çıkmayan bir devlet olmasını istiyor olabilirler mi?

Ülkemizi uzun yıllardır tek başına yöneten bir iktidar partisi var ve yapılan darbe girişimi bile bunu değiştiremedi. Darbe girişimi öncesine kadar neredeyse ABD ile her konuda aynı çizgide hareket ederken, bugün gittikçe açılan bir ara söz konusu. Bu ayrım, mevcut iktidar için geri dönülemez bir noktaya varmak üzere. Bu noktadan sonra geri adım atarsa, bugüne kadarki en büyük geri dönüşünü yapmış olur ve bu durum varlığının temellerini ciddi seviyede sarsar. Geri adım atmazsa da, ülkemizin karşılaşacağı zorlukların baş sorumlusu olarak gösterileceği için yine zor durumda kalacak!

Diğer yandan ABD tarafından bakarsak, mesela F-35'lerin teslim edilmemesi, bu konuda ciddi beklentisi olan Türkiye'yi başka ortalıklara yönlendirecektir. Buna mecbur bırakacaktır. Bu noktadan sonra ABD, Türkiye'yi tamamen kaybedebilir. Sadece güçlü bir müttefiki ve büyük bir pazarı kaybetmek değil, bu belki de ABD'nin bu bölgedeki tüm çıkarlarının sonu bile olabilir! Ayrıca kendisini toparlayan Rusya ve yükselen Çin bu fırsatı değerlendirmeye can atacak kadar zeki insanlar tarafından yönetiliyorlar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 18:23:04
Niyetleri Türkiye'yi Irak ve Suriye gibi parçalamak değil de sadece her zamanki gibi kontrol altında tutabilmek olabilir mi? Sadece Türkiye'nin daha fazla güçlenmesini istemiyor olabilir mi? Bölgedeki ABD çıkarlarına taş koyabilecek bölgesel bir güç yerine, ABD'nin sözünden çıkmayan bir devlet olmasını istiyor olabilirler mi?

Olamaz, çünkü eylemleri ortada. Yirmi sene öncesinde harita yayınlamışlar, bunları deklare etmişler... Efenim, Askeri ataşelerin veyahut görevli subayların gözüne sokarcasına; NATO karargahlarında bu haritaları göstermişler, protesto edilince de ''kusura bakmayın bi' yanlışlık oldu!'' demişler. İtiraz eden paşaları tutuklatmışlar.... Suriye' deki rejimi değiştirmek için bastırmışlar, değiştiremeyince Suriye' yi parçalamak için bir diğer müttefiki kullanmışlar. Yok Şii Hilali' ydi yok Esad şöyleydi diyerek de milleti kandırmışlar! Benim saftrik vatandaşım da '' Yeni Osmanlıcılık Siyasetine'' alet olmuş ve gitmiş Suriye devletine karşı savaşmış... En nihayetinde devletin son dakika refleksiyle Türkiye Cumhuriyeti harakiri yapmaktan kurtarılmış. Vaziyet bu şekilde cereyan etmişken... Amerika Türkiye' yi kontrol etmek istemiş olsa bile BÖLEREK KONTROL ETMEK İSTİYORDU.

Soru şu:

Amerikan menfaatleri açısından; Türkiye' yi bir bütün halinde kontrol etmek mi daha iyidir yoksa bölerek kontrol etmek mi?

Bölerek kontrol etmenin daha hayırlı olacağı kanaatine varmışlar. Türkiye' yi küçülterek kontrol etmek istiyorlardı. Zaten Türkiye' den kopartacağı diğer parça avucunun içindeydi. Yani kendi devleti olacaktı. Peşmerge kılıklı adamların devlet yönetebileceğine ihtimal verebilir misin? Anca mayın eşeği olmaya yararlar.

 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 18:37:57
Sonra bağımsız karar alıyorsun diyorsun gidiyorsun Rusların kucağına oturup S-400 alıyorsun ve bununla bağımsız siyaset izliyoruz diyorsun.

Amiral Soner POLAT' ın bu konu hakkında güzel bir köşe yazısı çıktı. Şu makaleyi okumanı rica ederim. Kısaca diyor ki, S-400 doğru ve siyasi bir tercihtir. Türkiye bir gün savaşmak zorunda kalırsa; emin olun ki o devlet Batı Asya devleti olmayacaktır. Yani, asıl tehdit kendi müttefiklerinden geliyor -diyor.  Yazıyı okuduktan sonra analizini merak ediyorum.

https://www.aydinlik.com.tr/s-400-sadece-bir-fuze-midir-soner-polat-kose-yazilari-mart-2019 (https://www.aydinlik.com.tr/s-400-sadece-bir-fuze-midir-soner-polat-kose-yazilari-mart-2019)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Mart 2019, 18:55:58
Soru şu:
Amerikan menfaatleri açısından; Türkiye' yi bir bütün halinde kontrol etmek mi daha iyidir yoksa bölerek kontrol etmek mi?
Bölerek kontrol etmenin daha hayırlı olacağı kanaatine varmışlar. Türkiye' yi küçülterek kontrol etmek istiyorlardı. Zaten Türkiye' den kopartacağı diğer parça avucunun içindeydi. Yani kendi devleti olacaktı. Peşmerge kılıklı adamların devlet yönetebileceğine ihtimal verebilir misin? Anca mayın eşeği olmaya yararlar.

Güzel olduğu kadar doğru bir analiz .

Şunu bir de tersten okusak . ''ABD bizi  önce böldürüp sonra da kalan + bölünmüşün sahibi oluyor '' Bu plan istenildiği gibi sonuçlanmamış olsa da ABD yine kaybetmiş sayılmıyor .Çünkü neticede ABD bizlerin bölünme olasılığı olan bölgeye tüm kaynaklarımızı ayırmamızdan dolayı  kontrol altında tutmuş olmuyormu?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 13 Mart 2019, 19:54:59
ABD neden YPG'yi destekliyor? Kürtleri sevdikleri için mi? Ben Suriye iç savaşı çıkınca da aynı şeyi söyledim... Bir cinayet davasında dedektifler önce bu cinayetten kim kazanç-fayda sağlar diye düşünür...

Suriye'nin bölünmesi en çok kime yarar sağladı? Sunni terör örgütü  IŞİD'in  İran'nın hemen yanında palazlanması en çok kime yarar sağladı? İran'a komşu olacak ve ona saldırmak için bir sıçrama tahtası olacak deniz ile bağlantılı ABD destekli bir kürt devleti   en çok kime yarar sağlar?

Tek cevap : İSRAİL....   

Bütün bu ortadoğuyu dizayn etme çabasının tek nedeni; İsrail'in dolayısıyla ABD'nin güveniği .... Biz de hala  Suriye yıkılırsa sünniler zafer kazanacak  zanneden , mezhepçilik anlayışı peşindeyiz...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 20:05:49
...Çünkü neticede ABD bizlerin bölünme olasılığı olan bölgeye tüm kaynaklarımızı ayırmamızdan dolayı  kontrol altında tutmuş olmuyor mu?

Orası öyle... Hocam öyle bir tezgah kurmuşlar ki! içeriden dışarıdan, sağdan soldan, yukarıdan aşağıdan... tam anlamıyla cenderenin içine almışlar. Öyle ki, sağcıyım diyen de Amerikan planlarına hizmet ediyor, solcuyum diyende. Amerikancılığı yukarıdan aşağıya, yani tepeden inme siyasetlerle uygulayabildikleri gibi; aşağıdan yukarıya, yani halk hareketi şeklinde veyahut sivil toplum örgütleri marifetiyle de dikte ettirebiliyorlardı. Öyle bir kumpasın içine düşürmüşler ki; sıradan vatandaşlara, din-iman edebiyatı üzerinden Amerikancılık yaptırabiliyorlar.

Bakınız ne yapmışlar; hem Türkiye' nin başına bölücü terörü bela etmişler, hem de devlet içinde yuvalanarak bölücü terörün kangrene dönüşmesine ön ayak olmuşlar. Mücadele ediyorsun ediyorsun; sonuç yok! Bir rivayete göre 500 Milyar dolar, bir rivayete göre 1 Trilyon dolar kaynak aktarmışız. Bu kaynağı 40 yıl içerisinde sanayi ve eğitim alt yapısına yatırsaydık acaba Türkiye olarak bugün hangi seviyede olurduk?

Adamlar senin eğitim politikanı, sanayi politikanı, dış siyaset politikanı, ekonomi politikanı, savunma politikanı... velhasıl bütün politikalarını yönetmiş veyahut kontrol etmiş. Doğal olarak en gelişmiş ülkeler sıralamasında,  17' nci ekonomiden 1 tık yukarıya çıkmamızın imkan ve ihtimal yok. Peki bunu nasıl başarmışlar? Hani diyorlar ya '' İÇİMİZDE Kİ İRLANDALILAR'' sayesinde yani İçimizdeki Amerikancılar sayesinde başarmışlar. yahu adamcağız ruhunu ve bedenini Amerikan nam ve hesabına kiraya vermiş. Ölürüm de Amerikanın sözünden çıkmam diyor! Bu şekilde Türkiye' nin gelişip güçlenebilmesi mümkün müdür? 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Mart 2019, 22:06:35
İçine bulunduğumuz sorununların sorumluları bizler olduğumuza göre muhatabı da biz olmalıyız. Başkalarından veya yeni bir kurtarıcının gelip bizleri kurtarmasını bekleyerek değerli zamanımızı boşuna harcamayalım. ''Zaten kurtarıcı hakkımızı daha önce de kullanmıştık''

Sanırım ilk yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.
kendi aramazdaki didişmeye son verme.
Sadece kişisel getirisi olan politikalara son verme.
Gerçekci ilimin yol göstermiş olduğu eğitim sayesinde vatandaşlarımızın daha iyi eğitim almasını sağlamak.
kaliteli öngörülü siyasiler yetiştirmek .....

''Neticede herşeyin kökeninde eğitim yatmakta''
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Archangel99 - 13 Mart 2019, 22:23:43
Mesele F-35'ten çok öncesine dayanıyor aslında. Özellikle 2016'ya kadar Suriye politikamız ABD ile paraleldi. Tüm bunlara rağmen ABD, DAEŞ'i yenmesi için PKK/PYD'ye ciddi miktarda silah desteği sağlamaya başladı. Son söylenen rakamlar 10 binlerce TIR'ı aşkın silah, mühimmat ve hatta zırhlı araç desteği verildi.

Türkiye defalarca bunu yapmaması gerektiğini söylese de ABD, Kürt teröristleri etkisi altına almıştı. Bu süreçte bizim güney sınırlarımızdaki şehirlerimize çeşitli top atışları dahi yaptılar.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ABD'nin ciddi anlamda zoruna gitti. Defalarca bu operasyonu durdurmamız gerektiğini ifade ettiler. Bu sürecin neticesinde işler bugüne kadar geldi.

Hatırlayın: Sayın Cumhurbaşkanı, 2017 Mayıs ayında yaptığı ABD ziyaretinde Trump'a sipariş edilen bazı silah sistemlerinin hala teslim edilmediğini, bunu hızlandırması gerektiğini söylemişti. Yani F-35'e kalana kadar pek çok silahı, sistemi örtülü olarak ABD bize vermedi.

Aslında bunun tek açıklaması var. Türkiye'nin inisiyatif alıp Suriye'de kendi başına politika belirlemesi ABD'nin işine gelmiyor. Bu süreçte PKK'ya ciddi miktarda silah ve politik destek verdi/veriyor. İlişkiler eskisine göre çok daha gergin durumda. Bunun sonu nereye varacak cidden merak ediyorum
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 13 Mart 2019, 22:41:13
Sn Archangegel99 ; Deylim ki haklısınız ve sorun 2016 yılından başlamış olsun.''Yanlış anlamayın haksızsınız demiyorum'' 
ABD nin Türkiye üzerine tezgahlamaya başladığı politikalar bence çok daha eskilere daymakta , yakın zamanda olanlar sadece plandaki modifikasyonlar . '' metaforik olarak yazıyorum ABD bir terzi . Terzi müsterrisini hiç bir yere kaptırmak istemez günün modasına göre de müşterisine sürekli  takım ,pantalon, gömlek biçer''
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Hyperspace - 13 Mart 2019, 22:44:09
 Bazıları S-400 lerden vazgeçince abd ile aranın düzeleceğini doların artmayacağını ekonominin güllük gülistanlık olacağını zannaediyor herhalde.Hani Brunsonu bıraktık işler düzeldi mi ? Hayır çünkü o zaman tek mesele Brunson değildi şimdi de tek mesele S-400 değil.Bu konuda da istedikleri tavizi verirsek F-35 leri ve Patriotları kolayca alabileceğimizi zannetmeyin sakın.Bunları S-400 harici diğer meselelerde de baskı ve şantaj unsuru olarak kullanacaklar.Ta ki istediklerini yaptırana kadar.Ypg,Kıbrıs,İran,Doğu Akdeniz,Ege,Rusya,Çin,Avrasya...Bunların hepsi sırayla gündeme gelecektir.Eh bu yaşamsal çıkarlarından vazgeçmiş bir Türkiye F-35 alsa ne olur almasa ne olur Patriot alsa ne olur almasa ne olur.Silah ülkenin güvenliğini sağlamak ve çıkarlarını korumak için alınır.Bunlar olmadıktan sonra dünyanın en güçlü silahlarını al hiçbir anlamı yoktur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 13 Mart 2019, 23:02:33
Bazıları S-400 lerden vazgeçince abd ile aranın düzeleceğini doların artmayacağını ekonominin güllük gülistanlık olacağını zannaediyor herhalde.Hani Brunsonu bıraktık işler düzeldi mi ? Hayır çünkü o zaman tek mesele Brunson değildi şimdi de tek mesele S-400 değil.Bu konuda da istedikleri tavizi verirsek F-35 leri ve Patriotları kolayca alabileceğimizi zannetmeyin sakın.Bunları S-400 harici diğer meselelerde de baskı ve şantaj unsuru olarak kullanacaklar.Ta ki istediklerini yaptırana kadar.Ypg,Kıbrıs,İran,Doğu Akdeniz,Ege,Rusya,Çin,Avrasya...Bunların hepsi sırayla gündeme gelecektir.Eh bu yaşamsal çıkarlarından vazgeçmiş bir Türkiye F-35 alsa ne olur almasa ne olur Patriot alsa ne olur almasa ne olur.Silah ülkenin güvenliğini sağlamak ve çıkarlarını korumak için alınır.Bunlar olmadıktan sonra dünyanın en güçlü silahlarını al hiçbir anlamı yoktur.

+1

Sen F-35 yeter ki ver; karşılığında terör devletine de eyvallah, doğu akdeniz' de ki ekonomik çıkar alanlarımdan da vazgeçerim, al Kıbrıs' da senin olsun... yeter ki F-35' i bana ver (!) İşte biz bu ruh haline SİLAH FETİŞİZMİ diyoruz. Bunları verdikten sonra F-35' i ne yapacaksın peki, turşusunu mu kuracan!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 13 Mart 2019, 23:27:13
Mesele F-35'ten çok öncesine dayanıyor aslında. Özellikle 2016'ya kadar Suriye politikamız ABD ile paraleldi. Tüm bunlara rağmen ABD, DAEŞ'i yenmesi için PKK/PYD'ye ciddi miktarda silah desteği sağlamaya başladı. Son söylenen rakamlar 10 binlerce TIR'ı aşkın silah, mühimmat ve hatta zırhlı araç desteği verildi.

Türkiye defalarca bunu yapmaması gerektiğini söylese de ABD, Kürt teröristleri etkisi altına almıştı. Bu süreçte bizim güney sınırlarımızdaki şehirlerimize çeşitli top atışları dahi yaptılar.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ABD'nin ciddi anlamda zoruna gitti. Defalarca bu operasyonu durdurmamız gerektiğini ifade ettiler. Bu sürecin neticesinde işler bugüne kadar geldi.

Hatırlayın: Sayın Cumhurbaşkanı, 2017 Mayıs ayında yaptığı ABD ziyaretinde Trump'a sipariş edilen bazı silah sistemlerinin hala teslim edilmediğini, bunu hızlandırması gerektiğini söylemişti. Yani F-35'e kalana kadar pek çok silahı, sistemi örtülü olarak ABD bize vermedi.

Aslında bunun tek açıklaması var. Türkiye'nin inisiyatif alıp Suriye'de kendi başına politika belirlemesi ABD'nin işine gelmiyor. Bu süreçte PKK'ya ciddi miktarda silah ve politik destek verdi/veriyor. İlişkiler eskisine göre çok daha gergin durumda. Bunun sonu nereye varacak cidden merak ediyorum

Mesele 2016'dan çok çoook ötelere dayanıyor. Dostum Partikül gayet açık bir şekilde, uzun zaman öncesinden bu yana dile getirdiğimiz bir gerçeği bir kere daha vurguladı. Zamanında haritalar yayınlayarak zaten amacı belli etmişlerdi. 1. Dünya Savaşı sonrası gerçekleşmeyen emellere ulaşmak azmi aslında 80'lerde yeniden körüklenmişe benziyor. Asalanın bitmesi ve hemen sonrasında pkknın ortaya çıkması, ortadoğuda sürekli yaratılan savaş ortamı, Körfez Savaşları, Suriye'de savaş, Işid, darbe girişimi vs.... Bunların hepsi gördüğümüz, pek çoğu ön gördüğümüz şeylerdi.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 14 Mart 2019, 00:04:50
Ercan Çitlioğlu' nun ''Ölümcül Tahteravalli'' kitabında PKK-Asala İlişkisi; yer, zaman ve mekan belirtilerek en ince ayrıntısına kadar anlatılıyordu. Bekaa Vadisinde yapılan toplantıda; Asala-PKK ittifakının senede bağlanması, Asala' nın PKK içinde faaliyetlerine devam edeceğinin kararlaştırılması; bunu yapmasında ki amacın, Türkiye' de halk desteğinden mahrum olması ve yeteri kadar örgütlenememesi gösteriliyordu. O nedenle kendini Kürt bölücü hareketinini içine monte ederek, sanki Kürtçülük yapıyormuş gibi Taşnakçılık faaliyetlerine devam edeceği... Kısacası Asala bitmedi, PKK' nın içinde varlığını devam ettiriyor.

Teşhisi doğru koyalım. F-35 veya S-400 meselesi Jeopolitik bir meseledir. Yani sadece silah tedarik meselesi değildir. O nedenle jeopolitik meselelerin çözümü de Jeopolitik olur. Yani, stratejik  bir problemi taktik hamlelerle çözemezsiniz.

Buradan hareketle, bazı arkadaşlar; S-400 milli radar ağına bağlanamıyor, NATO sistemlerine uyumsuz, diğer sistemlerle konuşamıyor; o nedenle S-400' den vazgeçelim ve Patriot alalım gibi bir takım gerekçeler üretiyordu. Bendeniz ve diğer birkaç arkadaş dahil olmak üzere, yıllardır bu görüşün tersinde ki argümanlarımızı dile getirdik. O nedenle de diğer bazı ortamlarda; Perinçekçilikle, Komünistlikle ve hatta Rusçulukla itham edildik. Oysaki tutarlı bir mantık silsilesinden bahsediyorduk. Jeopolitik bir konuyu taktik düzlemde hakkını vererek analiz edemezsiniz. Peki o arkadaşlarımızın söyledikleri yanlış mıydı? hayır doğruydu. Bu gerçekleri tartışa tartışa, göre öğrene teyit de ettik etmesine de ... mesele başka bir meseleydi.

Bizim Amerika' yla olan problemimiz S-400 meselesi değildir. O işin bahanesidir. Bir dönem Türkiye' yi yönetenler; büyük bir gaflet neticesi, terör örgütüyle pazarlığa oturdular ve onlara özerklik sözü verdiler. Bu gafletten döndükleri için dananın kuyruğu kopmuştur. Amerika' nın Suriye politikasına da taş koyunca; ipler tamamen kopmuştur. Meselenin özü budur hocam.

Şimdi işin aslı böyle olunca, üçün beşin hesabı yapılabilir mi! Söz konusu olan vatan toprağıdır. Söz konusu vatansa F-35 teferruattır diyoruz. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Mart 2019, 08:36:44
ABD'nin skandal raporuna çok sert tepki: Kınıyoruz!

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5c8ad5dd0f254431f45224c8.jpg)

Dışişleri Bakanlığı ABD Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan 2018 Türkiye İnsan Hakları Raporuna sert tepki gösterdi. Açıklamada "ABD’nin bu yılki raporunda da ülkemizin PKK, FETÖ/PDY, DEAŞ ve DHKP-C başta olmak üzere azılı terör örgütleriyle olan haklı mücadelesini idrak edemediğini hayal kırıklığı ile görüyoruz. Raporda, ülkemizin ve bölgemizin güvenliğinin sağlanması için uluslararası hukuk ve insan haklarına saygı çerçevesinde yürütülen terörle mücadele çabalarımız insan hakları ihlali gibi yansıtılmıştır. Bu yaklaşımı reddediyoruz" denildi. Raporda kullanılan “siyasi tutuklu” ifadesi kınandı.
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması şu şekilde:

"İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi, ülkemizin vazgeçilmez önceliklerindendir. Yalnızca vatandaşlarımızın değil, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanın sahip olduğu hakların korunması ve karşılaştıkları insan hakları ihlallerinin önlenmesi için gösterdiğimiz çabalar bunun en büyük kanıtıdır.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından her yıl 190’dan fazla ülke için hazırlanarak ABD Kongresine sunulan mutat belgelerden olan ve 13 Mart 2019 tarihinde yayımlanan 2018 Türkiye İnsan Hakları Raporu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, ülkemizle ilgili asılsız iddialar, gerçekdışı bilgiler ve önyargılı yorumlar içermektedir.

PKK, FETÖ/PDY, DEAŞ VE DHKP-C

ABD’nin bu yılki raporunda da ülkemizin PKK, FETÖ/PDY, DEAŞ ve DHKP-C başta olmak üzere azılı terör örgütleriyle olan haklı mücadelesini idrak edemediğini hayal kırıklığı ile görüyoruz. Raporda, ülkemizin ve bölgemizin güvenliğinin sağlanması için uluslararası hukuk ve insan haklarına saygı çerçevesinde yürütülen terörle mücadele çabalarımız insan hakları ihlali gibi yansıtılmıştır. Bu yaklaşımı reddediyoruz.

Teröre destek verenleri ve 15 Temmuz terörist darbe girişiminin arkasında olanları “siyasi tutuklu” olarak niteleyen görüşlere yer veren raporun ne denli tarafgir olduğu açıkça ortadadır. FETÖ elebaşına evsahipliği yapan bir ülkede hazırlanan bu rapor, malum çevrelerin görüşlerine alet olmak suretiyle, ülkemize yönelik 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin arkasında kimlerin bulunduğu algısını güçlendirmektedir. İnsan haklarını siyasileştirmekten ve böylece insan hakları ilkeleri için mücadeleye zarar vermekten başka hiçbir işlevi olmayan bu nitelendirmeyi kınıyoruz.

Dünyanın birçok bölgesinde yaptığı operasyonlarda binlerce sivilin ölümüne sebep olanların, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında sivillere herhangi bir zarar gelmemesini sağlayarak bölge halkının dahi takdirini kazanan Türk Silahlı Kuvvetleri’ni sözde sivil ölümlerle itham etmesi kesinlikle kabul edilemez.

CİDDİYETSİZLİKTİR

Karanlık insan hakları tarihi tüm dünyanın malumu olan ve hatta daha geçtiğimiz yıl boyunca, çocuklar dahil, göçmenlere yaptığı zulümle gündeme oturan bir ülkenin, ironik şekilde Türkiye’yi suçlaması en hafif deyimiyle ciddiyetsizliktir.

Olağanüstü hali geride bıraktığımız geçtiğimiz yılda, Reform Eylem Grubu toplantılarında da teyit edilen, yargı ve temel haklar alanındaki reformlar çerçevesinde atılan adımlara raporda yer verilmemesi ise iyiniyetli değerlendirilemez.

Objektiflikten tamamen uzak olan bu raporun siyasi saiklere göre şekillendirildiği açıktır. 2018 raporu, bu haliyle ABD’nin on yıllardır dünyadaki insan haklarının durumu hakkında bir izleme mekanizması işlevi gördüğü iddiasında olan yıllık insan hakları raporu geleneğinin güvenilirliğine de zarar vermektedir.

Önümüzdeki dönemde de terörle mücadelemizi en başta vatandaşlarımızın insan haklarını korumak gayesiyle kararlılıkla sürdüreceğiz. Bunu yaparken temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ve demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde daha da güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı kesintisiz olarak sürdüreceğiz."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abdnin-o-raporuna-cok-sert-tepki-kiniyoruz-41149651?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=manset_gorsel (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/abdnin-o-raporuna-cok-sert-tepki-kiniyoruz-41149651?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=manset_gorsel)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 15 Mart 2019, 08:44:01
Alıntı
PATRIOT’LAR

SEÇİM sonrası ile başladık, bu konuyla devam edelim. Ekonomi kadar önemli bir diğer başlık artık “S-400” başlığında toplanan ABD ile Türkiye arasındaki sorunlar yumağı. Önceki yazılarımda ABD’nin S-400’lere, FETÖ ve YPG terör örgütlerine bakış açısını özetlemiştim. Artık iki ülke arasındaki sorunların hepsi Amerika tarafından S-400 başlığı altına alınmış durumda. Amerikalılar:

- S-400 ile Patriot’un birlikte alınamayacağını, S-400 alma kararlılığı sürerse Patriot teklifinin masadan kalkacağını,

- Tercihin sadece hava savunma sistemi tercihi olmadığını, bunun aynı zamanda ABD ve Rusya arasında bir tercih olduğunu,

- Türkiye S-400’ü konuşlandırdığı an bunun bazı sonuçlarının olacağını,


- Türkiye’ye sunulan Patriot teklifinin bugüne kadar verilmiş en iyi teklif olduğunu, hiçbir NATO üyesi ülkeye böyle bir teklif verilmediği açıklamalarıyla, görüşmelerde ifade ettikleri sözleriyle, bilgilendirmeleriyle açık bir şekilde ortaya koyuyor. Seçim sonrası Türkiye-ABD ilişkileri açısından bir anlamda kilit rolü oynayacak olan bu mesele, 1 Nisan gününden itibaren en önemli gündem başlıklarından biri olacak. Gelelim Amerikalıların bu tezlerine Türkiye ne dediğine...

ANKARA: ÖNŞART İSTEMİYORUZ

Amerikalıların S-400 alan ülkeye, CAATSA yani ABD’nin Düşmanlarına Dönük Yaptırımlar Yasası’na dayanarak yaptırım uygulayacağı açıklamalarına ise Ankara, “Patriot alımına ilişkin kısıtlama önceki ABD yönetiminden kaynaklandı. Türkiye ile Rusya anlaşması da CAATSA’nın kabul edildiği Temmuz 2017 öncesinde yapıldı. Yaptırıma konu olmamamız gerek” yanıtını veriyor.

PATRIOT RAKAMLARI

Peki ABD’lilerin iddia ettiği gibi Patriot teklifi bugüne kadar yapılmış en iyi teklif mi? ABD’liler ayrıntıları paylaşmak istememişti. Ankara’daki kaynaklarıma sordum. Edindiğim bilgiler şöyle:

- Patriot’un fiyatı S-400’ün fiyatının
bir buçuk katı.

- Daha önce teklif ettikleri fiyatı da yükseltmişler.

- ABD peşinat olarak önümüzdeki iki ayda yaklaşık 1 milyar dolar istiyor.

- Erken teslimat için buldukları formül ise bir başka ülke için hazırlanan bataryayı ekim ayında Türkiye’ye yönlendirmek.

- Teknoloji transferi yok.

ABD ŞANTAJI HAYATA GEÇER Mİ?

Amerikalılar iki ülke açısından şu an masadaki en kritik konuyu, yaptırım tehdidini yine masaya koydular. Ankara’nın buna da yanıtı var. Öncelikle ilişkilerin yaptırımlarla farklı bir noktaya gitmesinin sonucundan sadece Türkiye değil, ABD de zarar görür. Üstelik ABD’nin kaygı duyduğu Türkiye-Rusya yakınlaşmasına da tam tersi yönde etki yapar. Hükümet yetkilileri
“Eğer F-35’leri vermezlerse hukuki yollara başvururuz” diyor. Bunun dışındaki yaptırımlar ise ‘göğüslenebilir’ ifadesiyle tanımlanıyor.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/hande-firat/1-nisanin-gundemi-ekonomide-yeni-reform-paketi-41149687[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/hande-firat/1-nisanin-gundemi-ekonomide-yeni-reform-paketi-41149687[/url])
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 18 Mart 2019, 23:02:07
Sanırım anlatamadım. Yeni nesil uçak diyorum. Hani şöyle radara yakalanmayan F-35 uçakları var ya! Onun gibi olanlardan bahsediyorum. Bu başlıkta bahsedilen.

Bir soru: Önümüzdeki 10 yıl içerisinde elimizde yeni nesil savaş uçakları ve gelişmiş hava savunma sistemleri olmazsa, ülkemizin Irak ve Suriye gibi parçalanmasına engel olabilme olasılığımız ne kadardır?

Şu an mesela Irak ve Suriye'de bombalar yağdıran sözde müttefiklerimizle aramızda bir savaş olsa, sahip olduğumuz uçaklarla epey canlarını yakabiliriz.

Ancak 10 sene sonra F-35 sayısı artacak. Sözde müttefiklerin ordularında  epey fazla sayılarda göreve başlayacak. Ayrıca İsrail'de de kullanıma giderecek. Belki Yunanistan bile kullanmaya başlayacak.

Bu süre sonunda elimizde yeni nesil (hürkuş, hürjet F-16 vs değil) uçaklar ve gelişmiş hava savunma sistemlerimiz olmazsa bu bizler için olağan üzeri bir tehdit demektir! Uçaklarımızı daha üslerinde yerdeyken vurabilirler. Hava kuvvetlerimiz olmadan diğer kuvvetlerin de pek başarılı olamayacağı açık. Bilmem tehlikenin farkında mısınız?

Şu soruyu bu başlıkta tekrar sorayım. Acaba elimizde yeni nesil savaş uçakları ve gelişmiş hava savunma sistemleri olmazsa neler olabilir?

Bir zamanlar şehir efsanesi olarak dillendirilse de artık resmi ağzılarda mırıldanmaya başlanan, F-35 uçaklarına sahip olsak bile istediğimiz şekilde kullanamayacağımız iddiasını düşünelim. Senaryoya S400'lerden vazgeçtik göre 10 sene sonra elimizde bir miktar F-35 var. Halen tam olarak gelişmiş bir hava savunma sistemine sahip değiliz. MMU ise sürekli ertelenmekte!

Şu sıralar bir krize yol açmaya gebe olan Akdeniz'deki enerji kapışması o dönem patlamaya hazır bir bomba gibi. Halen Suriye'de karşıklık söz konusu ve halen Fırat'ın doğusundaki terör örgütüne silah yardımına devam edilmekte.

Bu arada Yunanistan üs ve enerji kaynaklarından pay karşılığı borçlarını öenmli ölçüde azaltmış, F-35 dahil pek çok gelişmiş silahlara sahip olmaya başlamış. Ege adalarını İsrail'den aldığı gelişmiş hava sistemleri ile donatıyor. İsrail ise çok daha fazla F-35 uçağı ile Ortadoğu'da istediğine bombalar yağdırmakta. Mısır da ordusunu oldukça güçlendirmiş durumda. Onlar da eskiyen uçaklarını yeni nesil uçaklarla değiştirmeye başlıyorlar!

Putin sonrası Rusya yeniden güç kaybetmeye başlamış. Kırım'ı arkasına batının desteğini alan Ukrayna'ya kaptırmış durumda. Karadeniz'de ABD üsleri var artık. Suriye'de ise artık etkisini kaybeden Rusya ve artan terör örgütleri nedeniyle sivil yaşam neredeyse yok! Esad'ın akibeti belli değil! İran halen ambargo altında. Suriye ve Irak'ta desteklediği gruplar sürekli ABD ve İsrail tarafından vuruldukları için hezimete uğramışlar...

Araplar ise her zamankinden daha fazla mezhep kavgaları vs çekişmelerle birbirlerinin kuyusunu kazmakta...

Biz ise kırılgan ekonomimizle bir ileri iki geri...

Böyle patlamaya hazır bir bomba gibi ortamda bir terör saldırısının sorumlusu olarak gösterilmek, insan hakları ihlalleri, anti demoktatik yönetim suçlamaları vs gibi çeşitli bahanelerle hedef tahtasına konulduğumuzu düşünelim.

Film bu ya; geçmişte Irak'ın, Suriye'nin başına gelen bir bakmışsınız başımıza gelmiş.  :o :o
Bir zamanlar müttefikimiz olan ABD ve saz arkdaşları bir anda düşmanımız oluvermiş. Sonunda gerilim bir sıcak çatışmaya dönüşmüş durumda. Senelerdir ABD yapımı silah sistemlerinin ABD'ye karşı kullanımının mümkün olmayacağı iddiası da bir anda gerçeğe dönüşmüş.  Sahip olduğunu varsaydığımız F-35 uçaklarımız bir anda çalışmaz olmuşlar.

1. Körfez Savaşı'nda Bağdat'a ilk bombayı radara yakalanmayan bir F-117 savaş uçağının attığını düşünürsek, elimizde çalışmayan F-35  ve belki de F-16 uçaklarına karşın Ege, Karadeniz, Akdeniz ve Ortadoğu'daki üslerden havalanacak olan pek çok F-35  ve onların eşlik edecekleri B-2 uçakları, üç tarafımızdaki denizlerde bulunan sayısız savaş gemisi ve denizaltılardan fırlatılan onlarca seyir füzesi ile 9 ana jet üssümüzü  ve hava savunma sistemlerimizi bir anda ortadan kaldırabilirler! Uçamayan F-35'ler, F-16'lar ile Akıncılar, Ankalar, Hürkuşlar, Hürjetler, Ataklar daha yerdeyken vurulabilir... İkinci dalgada ise Arifiye ve Kayseri'deki ana bakım fabrikaları, MKEK tesisleri, TAI ve TEİ tesisleri vs ile BMC, FNSS (!), Otokar, Baykar vs özel savunma şirketlerinin tesisleri imha edilebilir... Sonraki aşamalarda diğer askeri birlikler hedef alınabilir. Bu aşamada senelerdir silahlandırılan terör örgütü de hava desteği ile şehirlerimizi işgal etmeye başlayabilir...

Bu noktada filmi geri sarıp S400'leri alıp, zaten işimize yaramayacağını düşündüğümüz F-35 uçaklarını gözden çıkardığımızı varsayarsak yukarıdaki tabloda pek değişen bir şey olmayacak. Çünkü sadece 2 S400 sistemi ve bir avuç eski nesil savaş uçağı ile başarı sağlamak güç.

Ne yazık ki şu an bulunduğumuz noktadan böyle bir felaket senaryosunun gerçkelşme ihtimali olduğunu görebiliriz. Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümü. Böyle bir felaket olasılığı bizlere yine yokluklar içerisinden yeni destanlar yazma olanağı sağlasa da, bizim böylesine kötü bir duruma düşme olasılığını ortadan kaldırabilecek dönüş noktasını henüz maaşmış olabiliriz belki de!

Biraz da iyimser bakarsak, 80 milyonluk bastırılımış duyguları baskı altında  kolaylıkla dışa vurulabilen 80 -100 milyon kadarlık nüfusu olan bir milleti işgal altında tutmayı mantıklı bulabilecek bir akıllı var mıdır! Dünya da çok sayıda dengesiz lider olsa da halen yeni bir Hitler karakterli olan yok gibi görünüyor. Tabi ilerleyen günler neler gösterir bilinmez!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 29 Mart 2019, 20:13:17
NATO ve ABD askeri çevrelerinde Türkiye’yi hedef alan askeri senaryoların sayısı artıyor. Amerika Denizcilik Enstitüsü’nün yayınladığı “Donanma Taktikleri ve Deniz Harekatı” kitabında Türkiye ve ABD, Ege’de savaştırılırken, 6. Filo Türk donanmasına saldırıyor. Önsözünü ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı John M. Richardson’ın yazdığı kitapta “Ege savaşı” diye bir bölüm bulunuyor. Kurguya göre Türk-Yunan gerilimi geri dönülemez bir aşamaya geliyor. Bölgede bulunan ABD donanması Yunanistan’ı destekleyen bir pozisyon alıyor ve iki donanma karşı karşıya geliyor.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/6_filo_turkiyeye_saldiracak_1553828515_963.jpg)

Doğu Akdeniz enerjisini Avrupa’ya ulaştıracak projelerde Türkiye’yi dışlayan ittifaklara açık destek veren Amerika’da skandal bir savaş senaryosu kaleme alındı. Amerikan deniz piyadelerine taktik ve strateji üreten ve daha önce NATO SACEUR (Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhı) görevinde de bulunmuş emekli Oramiral James Stavridis’in başkanlığını yaptığı ‘The US Naval Enstitute’ (Denizcilik Enstitüsü) tarafından 2018 yılında yayımlanan ‘Fleet Tactics and Naval Operations’ (Donanma Taktikleri ve Deniz Harekâtı) adlı kitapta ‘Ege Savaşı’ başlıklı bir bölüm açıldı. Amerikan donanmasında önemli görevlerde bulunmuş emekli Yüzbaşı Wayne P. Hughes Jr. ve emekli Amiral Robert P. Girrier’in kaleme aldığı kitapta, harekât alanı olarak belirlenen Ege Denizi’nde Türk Deniz Kuvvetleri ile ABD 6. Filosu’nun savaşı canlandırıldı.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/GIWCY_1553828392_1354.jpg)
Senaryoya göre Yunanistan, Güney Kıbrıs’a taktik balistik füzeler yerleştirme kararı alıyor. Türkiye, bunun olmaması yönünde Atina’yı sert şekilde uyarıyor. Geri adım atmayıp Kıbrıs’a doğru dümen kıran Yunan gemileri Türk ordusunca batırılıyor.

‘DOST GÖRÜNÜMLÜ GÜÇLÜ BİR DÜŞMAN’

Kitabın ‘Ege Savaşı’ başlıklı 15. bölümünde, senaryolaştırılan olaylarda Türkiye’nin gerçek coğrafi haritaları kullanıldı. Türk ve Yunan yetkililerin ortaya koyabileceği düşünce ve davranışları tahmin ederek hikayeleştirme yapıldı. Kitapta Türkiye, ‘uzun süredir dostluk içinde olunan güçlü bir düşman’ olarak tasvir edildi. Kıyı hattı sınırlandırılmış bir harekât alanında karşılaşılabilecek zorluklar üzerine kurgulanan savaş senaryosunda, ‘ezeli iki düşman’ olarak tarif edilen Türkiye ile Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki muhtemel bir savaşının ABD tarafından önlenmesi çabaları işlendi. Amerikan donanmasının bölgede görevli 6. Filosu’nun Türk Deniz Kuvvetleri’yle karşı karşıya geldiği senaryo uyarınca, Kıbrıs nedeniyle ilişkileri iyice gerilmiş durumdaki Ankara-Atina arasında sıcak bir çatışma çıkması, ardından ABD’nin Yunanistan’ı destekler bir pozisyon alması anlatıldı. Kitaba göre, olası bir Türkiye-Yunanistan savaşında ABD 6. Filosu, Türk donanmasına karşı Yunan saflarında olacak.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/aRMkv_1553828413_4622.jpg)
Türk komandoları, Ege’deki Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve Kos adalarına amfibi harekâta başlıyor.

ABD’Lİ AMİRALİN BAŞUCU ESERİ

Kitabın girişinde, içeriğin tamamen yazarların kendi görüşleri olduğu ve ABD Savunma Bakanlığı ile bağlılarının bakışını yansıtmadığı notu düşüldü. Ancak gerek yayımcı kuruluşun Amerikan donanmasına taktik ve strateji üreten bir enstitü oluşu, gerek kitabın yazarlarının kimliği, gerekse ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral John M. Richardson’un kitabın önsözünü yazarak verdiği destek düşünüldüğünde sözkonusu yayında işlenenlere ‘raslantı’ gözüyle bakılmıyor. Richardson, üç serisi yayımlanan kitapların kütüphanesindeki en değerli yayımlar arasında olduğunu söyledi. Türkiye üzerine senaryolar yazılan askeri kitabın ilk sürümünde ABD ve Sovyet Deniz Kuvvetleri arasında hayali bir deniz harbi konu edilmişti. Kitabın ikinci sürümünde ise tehlikeli sularda harekât icra eden bir komutanın içinde bulunduğu durum çerçevesinde senaryolar çizilmişti. Türkiye-ABD deniz savaşını konu alan son kitap ise serinin üçüncü sürümü. Mevcut çağın tehditleri ve ileri teknoloji kullanım gereksinimlerinden bahseden Orgeneral Richardson, çağımızda deniz kuvvetlerinin uzaklarda savaşmak zorunda kalacağını belirterek, “Deniz kontrol oyunu tekrar başladı ve harekete geçmemiz gerekiyor. Bu konuda yeni taktikler yol gösterici olacak” ifadelerini kullandı. Richardson, “Yüzbaşı Hughes bizi taktiklerimizi en iyi şekilde güncelleme yolunda yeni strateji ve politik düşünceler konusunda bilgilendirdi” diye yazdı.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/ChlFU_1553828439_4292.jpg)
Kıbrıs güneyindeki ABD uçak gemisi Harry S. Truman ile Doğu Akdeniz’deki Amerikan savaş gemileri Türkiye’ye karşı pozisyon alıyor.

Oterite görülüyor

Kitabın yazarlarından emekli Yüzbaşı Wayne P. Hughes Jr., Kaliforniya, Monterey’deki Donanma Yüksek Lisans Okulu İşletme ve Bilişim Bilimleri Enstitüsü’nün onursal profesörü. Hughes, kaleme aldığı yayınlarla Amerika’da deniz taktiği konusunda önde gelen otoritelerden biri olarak ün salmış bir isim.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/XbSl2_1553828456_6755.jpg)
Kuzeyde Sakız, güneyde ise Amorgos adalarında üslenen Amerikan birlikleri Ayvalık, İzmir, Çeşme, Kuşadası ve Bodrum’u hedef alıyor. Girit kuzeyindeki takımadalar çevresinde de Türk donanmasıyla 6. Filo’nun muharebeleri öngörülüyor.

Kitabın diğer yazarı emekli Amiral Robert P. Girrier ise birkaç yıl öncesine kadar Amerikan donanmasında önemli görevlerde bulunmuş ve kaleme aldığı yayınlarla donanmanın politika üretimine ciddi katkılar sunmuş. Bu yönüyle Donanma Taktikleri ve Deniz Harekâtı kitabı, Türkiye ve Yunanistan arasında olası bir savaşta Amerika’nın konuya ilişkin yaklaşımlarına yönelik açık ipuçları verdiği gibi, Amerikan düşünce kuruluşlarınca, ABD ile NATO üyesi bir ülke arasında çatışma çıkabileceğinin öngörüldüğünü de ortaya koydu.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2846410-6-filo-turkiyeye-saldiracak/?detay=2 (http://www.haber7.com/guncel/haber/2846410-6-filo-turkiyeye-saldiracak/?detay=2)


Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 29 Mart 2019, 21:55:52
Acilen Türk olarak Atom bombasi sahip olmamiz gerekir

orta dogudaki yilanin basini kesmek icin
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 31 Mart 2019, 17:57:01
Türkiye ile ABD arasında S-400 hava füze savunma sistemi nedeniyle başlayan kriz, Washington yönetiminin F-35 uçaklarını vermeme tehdidiyle en üst noktaya taşındı.

(http://www.kokpit.aero//image/data/f35/su-35-1.jpg)

Türkiye’nin Rusya ile aylar önce imza attığı ve teslimat tarihleri bile belli olan S-400 anlaşmasını iptal etmesini isteyen ABD, aksi takdirde F-35 uçaklarını vermeme ve Türkiye’yi uçağın üretim programından çıkarmakla tehdit ediyor.

Krizin en üst seviyeye çıktığı ortamda Moskova’dan ilginç bir iddia geldi. Rus askeri analist Viktor Litovkin, “ABD F-35’i Türkiye’ye teslim etmemeye karar verirse, Ankara kesinlikle Su-35’i satın alacak'' dedi. Her iki uçağın da benzer özelliklere sahip olduğunu ifade eden Litovkin, uçakları Türk ordusuna sorunsuzca entegre etmek için fazla çaba sarfedilmesinin gerekmeyeceğini vurguladı.

http://www.kokpit.aero/turkiye-su-35-alir-mi (http://www.kokpit.aero/turkiye-su-35-alir-mi)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Minikfil - 31 Mart 2019, 18:14:25
Benim gemi gibi batmayan koskoca anadolu topraklarım olacak ben adaları topa tutmayacağım, amfibi çıkarma yapmayacağım fırtına obüsü gibi obüsleri çıkarıp oynatmayacağım sonra bunlar yarım ada etmeyen muhteşem gemileriyle zafer kutlayacaklar. Yahu amerikan donanması da kahkaha kriziymiş ya  :D Buralar enkaz yığını olur.

O rus uçağı işi de gülme krizi birileri anlatsın da gülelim. (Kendileri kullanmıyorlar). Bence S400 yeterli biz yapalım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 31 Mart 2019, 18:23:30
Öncelikle haberin asparagas olduğu kanısındayım. S35 alımı  ve entegrasyonu elbette imkansız değil  ,ama bahsedildiği kadar da kolay değil .
S35 alımına karar vermek THK  sadece bu uçağı satın almaktan ibaret demek değil. Ayni zamanda eğitim, lojistik, IFF,eldeki füzelerin entegrasyonu ,hangarların ve alanlarda gerekli yapı değişiklikleri dokumentasyon ,eğitim gibi konuların da birlikte gelmesi demektir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Minikfil - 31 Mart 2019, 18:27:25
Anlaşmaya uysunlar tazminatı versinler de biz yapalım. Öyle rusla anlaşıp bastırmakla olmuyor o işler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 31 Mart 2019, 20:08:42
Alo merkez, karadeniz sahil şeridi pozisyon almakta zorlaniyor. 😀

Heriflerin pusulasi sasti. Bir o yana bir bu yana!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 09:13:22
Birileri forumda algı operasyonu yapıyorsunuz Amerika uçakları teslim edicek falan diye rüyalarda geziyordu :)

Erken öten civcivin kafasını horoz gagalarmış dua edin bu ekipmanlar sadece gelmesin diğer aldığımız ürünlerin ekipmanlarını keserler ise o zaman yüce lideriniz Beyaz Saray a işçi kadrosundan girer anca öyle affedilir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 02 Nisan 2019, 09:23:21
Yüce liderin bir adı varmı?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 09:56:56
Aaaa hic bilmemezlik yapmayin S 400 ile bagimsiz hava savunmasina sahip olucaz diyen kisi tabi daha Amerikanin sopasini yemedi o beyzbol sopasi oval ofiste bosuna durmuyor :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 10:04:33
Aaaa hic bilmemezlik yapmayin S 400 ile bagimsiz hava savunmasina sahip olucaz diyen kisi tabi daha Amerikanin sopasini yemedi o beyzbol sopasi oval ofiste bosuna durmuyor :)
 
Sayın master sen oval ofise gittiğinde seni iyi karşılarlar orada merak etme oradaki yüce dünya liderine pizza felan ısmarlatırsın bu kadar savunduğuna göre. Konu dışına çıkmayalım diyorum ama zorla çıkarttırıyorsunuz :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 10:10:35
Rahatsiz olanlar ortaya cikmaya basladi guzel gelisme :)

Ruyalardan uyanmaya baslayip laf atmalar geldigine gore edilicek kelime fazla kalmamis desene

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 10:26:54
Hiç rahatsız olmadım zaten beklenen birşeydi bu ama o F-35'ler eninde sonunda gelecek Türkiye'ye göreceksiniz. Geldiğinde ne olacaksa sanki her ülkeye karşı kullanabileceğiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 10:47:10
@fırtına06 Hocam, halkımızda çok büyük hayalcilik var. ABD ile savaşı ciddi ciddi düşünenden tutta. Fetih yapmayı, Koral ile atılan füzeyi tersine ABD' ye göndermeyi. Bu nasıl bir anlayış ? Bende muhafazakâr bir insanım. Artık bunları gördükçe sinirlerim boşalıyor. Hiç dünyadan bir haber, hiç birşey bilmeden bu hayalcilik nedir. Ülkeler refah seviyeleri, Şehirleriyle, ürettikleri teknolojileriyle övünürken biz neyle övünüyoruz ? Ne ile nasıl dünya lideri olunuyor ? Bir bayraktar iha üretildi göklere çıkardık.  Son operasyonda Anka kullanılmiş ama medya full bayraktar iha diye söyledi. Anka nerde ? Halbuki bayraktar taktik iha. Anka daha üst versiyonu. Nasıl bu hale geldik. Fanatizme kaydı. Fanatikce destekliyoruz. Hiç sorgulamıyoruz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 02 Nisan 2019, 10:49:38
Rahatsiz olanlar ortaya cikmaya basladi guzel gelisme :)

Ruyalardan uyanmaya baslayip laf atmalar geldigine gore edilicek kelime fazla kalmamis desene



Evet rüyalardan uyanmaya başladık. Anlaşılan Amerikanın narkozu artık etkisini yitirmiş.Gözler açıldığında elimizdeki Washingtonun direktifleriyle karşılaştık. Bunu tabi sizin gibi bir Zombie farketmez.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 11:01:09
@fırtına06 Hocam, halkımızda çok büyük hayalcilik var. ABD ile savaşı ciddi ciddi düşünenden tutta. Fetih yapmayı, Koral ile atılan füzeyi tersine ABD' ye göndermeyi. Bu nasıl bir anlayış ? Bende muhafazakâr bir insanım. Artık bunları gördükçe sinirlerim boşalıyor. Hiç dünyadan bir haber, hiç birşey bilmeden bu hayalcilik nedir. Ülkeler refah seviyeleri, Şehirleriyle, ürettikleri teknolojileriyle övünürken biz neyle övünüyoruz ? Ne ile nasıl dünya lideri olunuyor ? Bir bayraktar iha üretildi göklere çıkardık.  Son operasyonda Anka kullanılmiş ama medya full bayraktar iha diye söyledi. Anka nerde ? Halbuki bayraktar taktik iha. Anka daha üst versiyonu. Nasıl bu hale geldik. Fanatizme kaydı. Fanatikce destekliyoruz. Hiç sorgulamıyoruz.

Hocam inanın değindiğiniz konulara herkezden çok ben kızıyorum ama yapacak birşey yok aynı ülkede yaşıyoruz sonuçta. Bu insanlara basın ve sosyal medya yoluyla öyle bir propaganda yapılıyorki sanki herşey güllük gülistanlık ve herşeyi yapabiliriz. Ama işin ucu böyle değil tabi gerçekçi olmak lazım. Diğer taraftan ABD'nin yaptığıda yanlış önceden Patriot verdilerde bizmi almadık? Şimdi S-400 almaya karar verdikten sonramı akılları başlarına geldi? Bu sadece S-400'lerle sınırlı kalacak bir konumu? Buna resmen ikiyüzlülük denir başka birşey denmez. Sizce gerçekten ABD bizi stratejik ortak veya müttefik olarak görüyormu? Daha tartışılacak çok şey var ama işte olduğum için yazamıyorum.İki tarafında hataları var bakalım kim ilk olarak geri adım atacak bekleyip göreceğiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 11:17:39
Hocam, benim vurgulamak istediğim konu; biz Nato ülkesiyiz. Patriot verdi aslında ama istediğimiz şekilde vermedi. Eurosam Samp-T' de vermişti. Bende Patriot hayranı değilim kişisel tercihim Samp-T' dir. Ama biz ısrarla gittik S-400 aldık. Bu tercihimizde etkili olan konu 15 temmuz darbe girişimi oldu. Bir anlık öfkeyle yaptık bunu sonucunu hesaba katmadan. Benim kızdığım nokta bu. Turkiye Cumhuriyeti devleti öfke ile hareket edemez. Biz Nato üyesiyiz. Ve Nato'nun baş düşmanından böylesine stratejik bir silah alıyoruz. Buna elbette karşı çıkacaklar. Biz nasıl ki ABD baş düşmanımız  Ypg'yi destekliyor diye karşı çıkıyorsak. Onlarda başdüşmanlarından silah almamıza karşı çıkarlar. Şimdi bizimkiler diyorki. Onlar baş düşmanımıza silah veriyor. Bizde onların baş düşmanından silah alıyoruz. Şimdi onlar yanlış yaptı diye biz demi yanlış yapalım ? Bana kalsa ne Rusya ne ABD ikisinede hiç dokunmadan 3, 4 sistem samp-t al bu konu kapansın. Benim itirazım buna. Yeni kriz alanları üretmemize. Iş yerindeyseniz. Akşam cevap verirsiniz hocam.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 11:28:49
Hocam teknik konuları bilemiyorum fakat bunun sadece ABD- Rusya meselesi olduğuna inanmıyorum. S-400 alanında dünyanın en iyi hava savunma sistemi fakat biz bunu NATO altyapısı ve sistemlerine entegre edemeyeceğimiz için tam randımanla kullanamayacağız. Biz Patriotları Obama zamanında istedik fakat ABD kongresi bizim bu sistemi almamıza izin vermedi. Aynı şey silahlı ihalar içinde geçerli. Silahlı iha vermediler şimdi kendimiz yaptık.Flir vermediler biz yaptık sonra daha ucuz fiyattan vermek istediler. S-400 almaya karar verdikten sonra Patriotlar için izin çıktı olaya sadece tek taraflı bakmamak lazım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Nutuk - 02 Nisan 2019, 11:33:13
S400 bir yana, ama Amerika ciddi ciddi S400'u problem goruyor, belkide sadece bir kilif olarak kulaniyor

Soyle bir yakin gecmise bakarsak Amerika zaten bize bir ortulu ambargo uyguluyor,  cabuk unutan bir milletiz:
1) Super cobra helikopterleri icin yillarca israrla istemekten yuzumuz kizardi ama Amerika T_129 uretime gectikten sonra vermeye basladi (yani is isten gectikten sonra)
2) Baris kartali projemiz olabildigince geciktirildi, hatta Avusturalya bizden sonra ismarladigi baris kartallarini bizden evvel aldi
3) Predator istedik, cevap bile vermeyi tenezul etmediler
4) Agir aksak yeni uretime gecen Blackhawk helikopterleri olabildigince geciktirildi
5) Istek uzerini bize ayrilan iki perry sinifi firkateyni 2015'te dondurdular, hatta tamamen iptal ettiler


Simdi S-400den vazgecince Amerika ile hersey hal mi olacak? Adamlar resmen PKK'yi silahlandiriyor (az buz da degil 25000 tir silah)

De ki F35'i aldik, daha simdiden teslim edilmeden bu kadar oyunlar oynayan Amerika ondan sonra daha neler yapacak? Yazilima erisim zaten vermiyor, silah ekleme isteklerimizi "protokoller" bahane edilerek senelerce surumcemede birakacaklar. Modernizasyonda ucagin maliyeti kadar onumuze fatura koyacaklar.




F35 tamam piyasadaki en gelismis ucak ama Amerikanin izin verdigi kadar gelismisligini kullanabilecegiz, cazibesini buyuk oranda kaybediyor.



Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 11:38:15
Hocam teknik konuları bilemiyorum fakat bunun sadece ABD- Rusya meselesi olduğuna inanmıyorum. S-400 alanında dünyanın en iyi hava savunma sistemi fakat biz bunu NATO altyapısı ve sistemlerine entegre edemeyeceğimiz için tam randımanla kullanamayacağız. Biz Patriotları Obama zamanında istedik fakat ABD kongresi bizim bu sistemi almamıza izin vermedi. Aynı şey silahlı ihalar içinde geçerli. Silahlı iha vermediler şimdi kendimiz yaptık.Flir vermediler biz yaptık sonra daha ucuz fiyattan vermek istediler. S-400 almaya karar verdikten sonra Patriotlar için izin çıktı olaya sadece tek taraflı bakmamak lazım.
Hocam, tek taraflı bakmıyorum. Adam vermeyeceği sistemi, T-loramids ihalesine niye soksun ? Biz teknoloji transferi ve ortak üretim istedik onu kabul etmediler. Vermedi değil. S-400'de teknoloji transferi ve ortak üretim var mı ? Hani bak üretiliyor sistemler neyini biz üretiyoruz ? Hadi diyelim ABD vermedi. Eurosam Samp-T var alternatifi işte. Üstelik bak adamlarla ortaklıkta kurduk.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 11:54:14
Hocam teknik konuları bilemiyorum fakat bunun sadece ABD- Rusya meselesi olduğuna inanmıyorum. S-400 alanında dünyanın en iyi hava savunma sistemi fakat biz bunu NATO altyapısı ve sistemlerine entegre edemeyeceğimiz için tam randımanla kullanamayacağız. Biz Patriotları Obama zamanında istedik fakat ABD kongresi bizim bu sistemi almamıza izin vermedi. Aynı şey silahlı ihalar içinde geçerli. Silahlı iha vermediler şimdi kendimiz yaptık.Flir vermediler biz yaptık sonra daha ucuz fiyattan vermek istediler. S-400 almaya karar verdikten sonra Patriotlar için izin çıktı olaya sadece tek taraflı bakmamak lazım.
Hocam, tek taraflı bakmıyorum. Adam vermeyeceği sistemi, T-loramids ihalesine niye soksun ? Biz teknoloji transferi ve ortak üretim istedik onu kabul etmediler. Vermedi değil. S-400'de teknoloji transferi ve ortak üretim var mı ? Hani bak üretiliyor sistemler neyini biz üretiyoruz ? Hadi diyelim ABD vermedi. Eurosam Samp-T var alternatifi işte. Üstelik bak adamlarla ortaklıkta kurduk.

Belki yeterli bir sistem değildi bizimkiler için bizimkiler ne düşündü bilemiyorum daha önce yazdığım gibi bizimde hatalarımız var fakat Nutuk hocamında belirttiği gibi her zaman örtülü bir ambargo ile karşı karşıya olduğumuz kesin.Biz kendi başımıza bir şeyler yapmaya kalktığımız için başımıza bunlar geliyor çünkü herşey için ağız eğip boyun büken bir ülke değiliz çok şükür kendi çapımızda birşeyler yapmaya çalışıyoruz ve geçte kalsak bazı şeylerde başarıyoruzda biraz kendimize güvenmemiz lazım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 11:59:35
Bundan sonraki süreçte;

Her ne olursa olsun. Bizim S-400'leri zorunlu aldığımız ve Nato üyesi olduğumuz vurgulanmalı. Bu işi S-400 ile F-35 arasında olup biten bir sürece çevirmemiz lazım. S-400'e karşılık F-35 verilmemesi süreci.

Arkasından F-4'lerin yerine EF-Typoon, Rafale, Gripen 3 tane alternatif var. Içlerinde en akla yatan EF-Typoon olur. Olmadı Gripen almak. Rafale'ye ben Fransadan ötürü sıcak bakmıyorum.

EF alsak meteor füzelerinde etkili. Çift motorlu ve harekât yarıçapı yüksek bir uçak. Ciddi oranda işimize yarar. Gökdoğan/Bozdoğan Som/Hgk enteğreli olsa baya güzel olur.


F-16, EF, S-400 iyi bir üçlü olur. Yunanı perisan eder aslına bakarsak. Diğer projeler aynen devam eder. En iyi senaryo budur bana göre.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 13:57:44
CAATSA 231.Madde durumuna kalırsak F-16 ları zaten belirli bir süre sonra uçuramayacağız.Bunun yanında ilk 1 sene sonrasında uçamayacak olan hava araçlarını saymak gerekirse;

F-16 (Tamamı)
F-4 2020 (Kullanımda olanlar)
F-5(Kullanımda olanlar)
S-70 (Tamamı)
CH-47  (Tamamı)
S-70 Seahawk  (Tamamı)
Barış Kartalı (Heik)  (Tamamı)
T-129  (Tamamı)
TFX (Motor sorunu proje)
Hürjet (Motor sorunu proje)
Super Cobra  (Tamamı)
Cobra  (Tamamı)
C-130  (Tamamı)


EF hayali kurmayın CAATSA anlaşması müteffik kuvvetlerinide kapsıyor.Ambargo uygulanan ülkeye askeri silah temini ve satışını yasaklıyor (Bknz. Fransa Mistral olayı)

Türkiye'nin Çin ve Rus ürünleri dışında hiç bir seçeneği yok.

İşte Amerikanın bizim ordu üzerindeki gerçek gücünü hep birlikte görüyoruz.Bu sadece hava kuvvetleri ayağı işin deniz ve kara kuvvetleri parça tedarik ayağına girmiyorum bile.

Şimdi soranlarınız olacak eyyy Master Amerikayı övdün o kadar peki napalım taşmı yiyelim ?

Onu liderinizin ne zaman öteceğini tam bilmemesinden ötürü ceremesini ülke olarak malesef çekiceksiniz.Dediğim gibi 2-3 proje başarınca havaya girmemek lazım.Millet marsa gidiyor biz 2 iha 1 prototip tank 1-2 gemi yaptık diye birden baş aktörlerden sandık kendimizi.Ama işin ayağı öyle değil.

Süper bir askeri ve ekonomik güce kafa tutabilicek mantaliteye ulaşmak öncelikle kendinizin ekonomik ve teknolojik olarak ilk 5 ülke arasına girmenize bağlıdır.

Efendim 1974 sonrası ambargo yedik askeri sanayimiz gelişti yalanlarına inanmayın o denilen Ambargo 2 sene sürdü soğuk savaş olduğundan ötürüde Amerika Türkiye'yi kaybetmek istemedi.

Şimdi ise zaten Amerikanın rakibi yok akdeniz tamamen elinde Ruslar ekonomik zorluklarla uğraşıyor Çin desen pasifikte sıkışmış durumda.

Şimdi teknoloji daha önemli 1970 lerde mekanik sistemlere yapılan ambargoyu bir şekil telafi edersiniz ama 2020 lerdeki askeri teknolojiyi kaçırırsanız ve ilerletemezsseniz ülkeniz ciddi şekilde tehtit altına girer.

Bir tuş ile Amerika bütün hava araçlarını indirdi 2 tuş kullansa ortada ordu diye bir şey kalmaz.

Ama bu sizin suçunuz değil o meşhur Marshall yardımları ile kendini Amerikanın kucağına atan iktidar ve ordu yönetiminde.

Ceremesini siz çekiyorsunuz sadece.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 14:14:47
Bu dediklerinde haklısın. Hepsi doğru. Işte bende bu nedenle karşı çıkıyorum S-400'lere. Bir anlık öfke ile alınmış bir karar bana göre. Bu iş sadece F-35 verilmemesi meselesi değil. S-400 isterse Balistik füzeyide vursun. Sisteme de enteğrede edelim. Her türlü zararlı bir tercih.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 14:22:32
Ne yapabiliriz sizce? Her iki seçenektede tamamen zararlı çıkacağız bu işten S-400'lerin iptal olması demek verilen 2.5 milyar doların çöpe gitmesi demek, Suriye'nin tamamen kaybedilmesi demek, Rusya'nın kaybedilmesi demek, turizmle beraber ekonominin tamamen çökmesi demek. İtibarımızın tamamen yerlebir olmasını saymıyorum bile . Bir taraftada ABD var hangi seçenekten az zararla çıkarız sizce?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 14:55:11
Ben eğer ülke yönetiminde olsaydım şu şekilde bir planlama yapardım.

S-400 sistemini geçici olarak askıya alır Amerika ile anlaşma yoluna giderdim.Bu anlaşmanın adıda Köprüden geçene kadar sevgili pandaya dayı deme adı altında yürütürdüm.
F-35 projesinden çekilir eğer anlaşma bedeli geri ödeniyorsa istenir ve konuyu kaybetmiş bir ülke edasında (ama aslında bazen kazanmak için geri çekilmek gerekir) sessiz sedasız işi bitirirdim.
Amerika'yı bu konuda ikna ettikten sonra ve sular durulduktan sonra elimdeki hava araçlarını olası bir ambargo noktasında ne şekilde yerine farklı alternatifler getirebileceğimi planlardım.
Mesela genel maksat helikopteri S-70 ler evet iyi performans düşük bakım maliyeti var ama bir noktada bağımlı olmanın bedeli bize bu şekilde dönüyorsa eğer ortak üretim ile (İtalya) motoru Amerika mşli olmayacak şekilde planlayarak S-70 türevi  ve Naval versiyonlarını tedarik edip üretirdim.Zaten yerli deniz/kara mühimmatlarımızın entegresinde sorun yaşamayacağımızdan ötürü aviyonik sistemler dahil (Aselsan) T-129 modeli bir sistemi (tabi başta yapılan motor hatasından ders alarak) geliştirerek envantere alırdım.
Gökbey projesini hızlandırıp bu projede 2 farklı sınıfta üretimine ağırlık verirdim.Gökbey-A ve B modelleri bunları Sahil güvenlik,Jandarma ve Deniz kuvvetleri için yapılandırır bu şekilde kullanmalarını sağlardım.
Eğitim ve Jet eğitim uçağı alanında Hürkuş üretimini hızlandırır.Hürjet için muadili olmasada Çin veya Rusya'dan motor tedarik ederdim.Daha sonrasında zaten ilişkiler geliştiğinden ötürü yerli jet motoru noktasında kesenin ağzını açardım.
Hava savunma sistemlerinde ise Amerikayı kıllandırmadan EUROSAM ile projeyi hızlandırırdım.Hisar A ve O sistemlerinin yanında uzun menzilli bu sistem için hemen anlaşmayı devreye sokar bu noktada yakın çalışma yaparak sistemleri hızlı bir şekilde geliştirirdim.

CH-47 türevine gelince onun yerine şu anlık ağır nakliye sınıfı helikopteri hemen alamayacağımızı düşünür isek Amerika ile normale dönen  süreçte yedek parça (en az 2 -3 sene yeticek şekilde tedarik ederdim.Eğer olası ambargo olacaksa da 2-3 sene bizi idare edicek ama alternatife yönlenebilicek zamanı kazandırıcak bir planlamamız olurdu.

Barış Kartalı HEİK noktasında ise Hava SOJ biliyorsunuz TAİ ve Aselsanın ortak projesi bu noktada 3-4 sene içerisinde 4 adet Airbus uçağı (A330-300) olabilir,Hava Soj için üretilmesi planlanan Radar sisteminin daha geniş bant izleme kapasitesine sahip olan versiyonunu üretir onu monte ederdim.Bu şekilde HEİK sistemlerinde sadece uçak dışında bir bağımlılık durumu olmazdı.

T129 B modeli için eğer olası bir ambargo tehtit hala devam ediyorsa  Ukrayna-Rus veya Çin motorlarından bir tanesini tercih ederdim.Yerli motorun üretilmesi ve devreye alınması bu siklette biraz zor olucağından ötürü geçen süreç zarfında eğer bu ülkeler ile teknoloji transferi konularını halledersek en azından motor konusunda daha hızlı ilerleyip TUSAŞ ile beraber gökbey için nasıl projelendirme yapabiliyorsak bunuda T129 B modelleri için hayata geçirirdim.Performans olarak evet bir T800 olmazdı ama en azından 1 sene sonra yerde kalmasının önüne geçmiş olurduk.

Nakiye uçağı konusunda C-130 lar yerine Ukrayna ile bu konuda AN-188 serisi için görüşmelere başlardım.

Elimizi kolumuzu bağlayan F-16,F-4,F-5,CH-47 ve Cobralar içinde malesef bazı parçalarını tersine mühendislik ile bunları (İran gibi)uçar halde tutmaya çalışmamız gerekiyor.

TF-X  ve Hürjet içinde motor en temel nokta olduğunu düşünürsek Klimov RD-93 türevi bir motor ile devam etmemiz gerekicektir.Tabi burda siyasi ilişkilerinde önemli büyük.

Zor olurdu bazı isterlerimizi karşılamayabilir ama mecbur böyle bir yola girmek zorundayız.Amerika askeri ekonomisi ile zaten bizim gibi ülkere dikte yolu ile istediğini yaptırabiliyor.Bu noktada bizim tedarik rotamızı Rusya-Avrupa-Çin olarak yavaş yavaş Amerikan kartalını ürkütmeden yapmamız lazım.O yüzden diyorum 2-3 proje bize yetmiyor.Sakın küçümsediğim anlamına gelmesin ama bazı konularda hala ciddi şekilde adamların ellerine bakıyoruz.




Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 02 Nisan 2019, 14:56:43
Şu aşamada kanımca yapılması gereken şey sakinliğimizi korumak , bizler ne kadar karşı tarfa strese girdiğimizi gösterirsek onların o kadar ekmeğine bal sürmüş oluruz.
Şu anda değerlendirme yapma zamanı değil , değerlendirme çıkış yolu bulunduktan sonra yapılmalı.
Şu anda yapılması gereken sakin olup tezlerimizi herkesin anlayacağı şekilde tekrar tekrar usanmadan  Nato ,AB sair ülkelere anlatmak.

Şayet ABD katıksız uzunca bir süre bizlere  Sn Masterin açıklamış olduğu şekilde bir ceza verme kararını uygulamaya koyacağını sanmamakle birlikte ,olur  da uzunca bir süre için uygulamaya koyar ise o zaman ABD nin bizi gözden çıkartmış olduğunun en net kanıtı olur. Böyle bir ilişkinin de sürmesine sanırım gerek yoktur ve inceldiği yerden ilişkinin  tümü veya uzunca bir süre için kopmasında zarar olmaz.  Ben halen her teknik ve siyasi sorunun mutlak bir çozüm yolu olduğuna inanmaktayım, ancak elbette  bir bedel ödenilecek !


 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 02 Nisan 2019, 15:11:49
Bu dediklerinde haklısın. Hepsi doğru. Işte bende bu nedenle karşı çıkıyorum S-400'lere. Bir anlık öfke ile alınmış bir karar bana göre. Bu iş sadece F-35 verilmemesi meselesi değil. S-400 isterse Balistik füzeyide vursun. Sisteme de enteğrede edelim. Her türlü zararlı bir tercih.



Tamamen doğru ve katılıyorum. 2012 senesinde Rus ve Türk askeri yetkililerin bir araya  gelerek bizimkilerin S400 Sistemleri için israr ettiklerini Rusların ciddi kaynaklarından öğrenmiştim. Rus askeri bu sistemin satışına önceleri  karşı çıkıyordu.

Ne olduysa 15 Temmuzdan sonra oldu ve Putin satışa sıcak bakmaya başladı. Batının Türkiye de darbe sırasında tutumu  bizimkilerde ciddi itibar kaybına sebep oldu. Bu güvensizlik ortamı ne yazık hala devam ediyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 02 Nisan 2019, 15:36:28
Tigerfish hocam; işte bu Putin'in stratejisi. Stratejik aklı. Yiğidi öldür hakkını yeme. Lakin bu kurnazlığı ( aslında kurnazlık değil. Kendi ülkesi için çok akıllı bir strateji ) beni ürkütüyor. Ukrayna ilede çok harika ilişkileri vardı. Bir anda ülkeyi folloşa çevirdi. Kurt gibi çok akıllı ama çok sinsi. Aynı zeka birgün bizide vurabilir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: th3 - 02 Nisan 2019, 16:48:01
Hükümetin ambargoyu göze alacağını sanmıyorum. Bir şekilde s-400 sorunu halledilecektir. En ideal senaryo ne f-35 ne de s-400 almamak gibi görünüyor. Ekonomik durum ortadayken sürekli yeni sorunlara gebe, işlevselliği tartışmalı bir uçak için bu kadar büyük bir mali külfete katlanmak pek akıllıca değil. Potansiyel düşmanlar belli, bir miktar ikinci el f-16 veya Gripen ile yola devam edilebilir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 02 Nisan 2019, 18:10:07
Ben eğer ülke yönetiminde olsaydım şu şekilde bir planlama yapardım.

S-400 sistemini geçici olarak askıya alır Amerika ile anlaşma yoluna giderdim.Bu anlaşmanın adıda Köprüden geçene kadar sevgili pandaya dayı deme adı altında yürütürdüm.
F-35 projesinden çekilir eğer anlaşma bedeli geri ödeniyorsa istenir ve konuyu kaybetmiş bir ülke edasında (ama aslında bazen kazanmak için geri çekilmek gerekir) sessiz sedasız işi bitirirdim.
Amerika'yı bu konuda ikna ettikten sonra ve sular durulduktan sonra elimdeki hava araçlarını olası bir ambargo noktasında ne şekilde yerine farklı alternatifler getirebileceğimi planlardım.
Mesela genel maksat helikopteri S-70 ler evet iyi performans düşük bakım maliyeti var ama bir noktada bağımlı olmanın bedeli bize bu şekilde dönüyorsa eğer ortak üretim ile (İtalya) motoru Amerika mşli olmayacak şekilde planlayarak S-70 türevi  ve Naval versiyonlarını tedarik edip üretirdim.Zaten yerli deniz/kara mühimmatlarımızın entegresinde sorun yaşamayacağımızdan ötürü aviyonik sistemler dahil (Aselsan) T-129 modeli bir sistemi (tabi başta yapılan motor hatasından ders alarak) geliştirerek envantere alırdım.
Gökbey projesini hızlandırıp bu projede 2 farklı sınıfta üretimine ağırlık verirdim.Gökbey-A ve B modelleri bunları Sahil güvenlik,Jandarma ve Deniz kuvvetleri için yapılandırır bu şekilde kullanmalarını sağlardım.
Eğitim ve Jet eğitim uçağı alanında Hürkuş üretimini hızlandırır.Hürjet için muadili olmasada Çin veya Rusya'dan motor tedarik ederdim.Daha sonrasında zaten ilişkiler geliştiğinden ötürü yerli jet motoru noktasında kesenin ağzını açardım.
Hava savunma sistemlerinde ise Amerikayı kıllandırmadan EUROSAM ile projeyi hızlandırırdım.Hisar A ve O sistemlerinin yanında uzun menzilli bu sistem için hemen anlaşmayı devreye sokar bu noktada yakın çalışma yaparak sistemleri hızlı bir şekilde geliştirirdim.

CH-47 türevine gelince onun yerine şu anlık ağır nakliye sınıfı helikopteri hemen alamayacağımızı düşünür isek Amerika ile normale dönen  süreçte yedek parça (en az 2 -3 sene yeticek şekilde tedarik ederdim.Eğer olası ambargo olacaksa da 2-3 sene bizi idare edicek ama alternatife yönlenebilicek zamanı kazandırıcak bir planlamamız olurdu.

Barış Kartalı HEİK noktasında ise Hava SOJ biliyorsunuz TAİ ve Aselsanın ortak projesi bu noktada 3-4 sene içerisinde 4 adet Airbus uçağı (A330-300) olabilir,Hava Soj için üretilmesi planlanan Radar sisteminin daha geniş bant izleme kapasitesine sahip olan versiyonunu üretir onu monte ederdim.Bu şekilde HEİK sistemlerinde sadece uçak dışında bir bağımlılık durumu olmazdı.

T129 B modeli için eğer olası bir ambargo tehtit hala devam ediyorsa  Ukrayna-Rus veya Çin motorlarından bir tanesini tercih ederdim.Yerli motorun üretilmesi ve devreye alınması bu siklette biraz zor olucağından ötürü geçen süreç zarfında eğer bu ülkeler ile teknoloji transferi konularını halledersek en azından motor konusunda daha hızlı ilerleyip TUSAŞ ile beraber gökbey için nasıl projelendirme yapabiliyorsak bunuda T129 B modelleri için hayata geçirirdim.Performans olarak evet bir T800 olmazdı ama en azından 1 sene sonra yerde kalmasının önüne geçmiş olurduk.

Nakiye uçağı konusunda C-130 lar yerine Ukrayna ile bu konuda AN-188 serisi için görüşmelere başlardım.

Elimizi kolumuzu bağlayan F-16,F-4,F-5,CH-47 ve Cobralar içinde malesef bazı parçalarını tersine mühendislik ile bunları (İran gibi)uçar halde tutmaya çalışmamız gerekiyor.

TF-X  ve Hürjet içinde motor en temel nokta olduğunu düşünürsek Klimov RD-93 türevi bir motor ile devam etmemiz gerekicektir.Tabi burda siyasi ilişkilerinde önemli büyük.

Zor olurdu bazı isterlerimizi karşılamayabilir ama mecbur böyle bir yola girmek zorundayız.Amerika askeri ekonomisi ile zaten bizim gibi ülkere dikte yolu ile istediğini yaptırabiliyor.Bu noktada bizim tedarik rotamızı Rusya-Avrupa-Çin olarak yavaş yavaş Amerikan kartalını ürkütmeden yapmamız lazım.O yüzden diyorum 2-3 proje bize yetmiyor.Sakın küçümsediğim anlamına gelmesin ama bazı konularda hala ciddi şekilde adamların ellerine bakıyoruz.


Mantıklı da bunu fark ettirmeden nasıl yapacağız? F-35 bizim için acil ihtiyaç mesela! O prjeden sessiz sedasız çelikdiğimizi düşünürsek, ABD yerine ne koyacağımızı bizimkilerden önce sorgular!

Bütün bu yazdıklarını zaten olası bir ambargoda yapamaz mıyız? S400'ü aldıktan sonra...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 02 Nisan 2019, 19:01:37
Ben eğer ülke yönetiminde olsaydım şu şekilde bir planlama yapardım.

S-400 sistemini geçici olarak askıya alır Amerika ile anlaşma yoluna giderdim.Bu anlaşmanın adıda Köprüden geçene kadar sevgili pandaya dayı deme adı altında yürütürdüm.
F-35 projesinden çekilir eğer anlaşma bedeli geri ödeniyorsa istenir ve konuyu kaybetmiş bir ülke edasında (ama aslında bazen kazanmak için geri çekilmek gerekir) sessiz sedasız işi bitirirdim.
Amerika'yı bu konuda ikna ettikten sonra ve sular durulduktan sonra elimdeki hava araçlarını olası bir ambargo noktasında ne şekilde yerine farklı alternatifler getirebileceğimi planlardım.
Mesela genel maksat helikopteri S-70 ler evet iyi performans düşük bakım maliyeti var ama bir noktada bağımlı olmanın bedeli bize bu şekilde dönüyorsa eğer ortak üretim ile (İtalya) motoru Amerika mşli olmayacak şekilde planlayarak S-70 türevi  ve Naval versiyonlarını tedarik edip üretirdim.Zaten yerli deniz/kara mühimmatlarımızın entegresinde sorun yaşamayacağımızdan ötürü aviyonik sistemler dahil (Aselsan) T-129 modeli bir sistemi (tabi başta yapılan motor hatasından ders alarak) geliştirerek envantere alırdım.
Gökbey projesini hızlandırıp bu projede 2 farklı sınıfta üretimine ağırlık verirdim.Gökbey-A ve B modelleri bunları Sahil güvenlik,Jandarma ve Deniz kuvvetleri için yapılandırır bu şekilde kullanmalarını sağlardım.
Eğitim ve Jet eğitim uçağı alanında Hürkuş üretimini hızlandırır.Hürjet için muadili olmasada Çin veya Rusya'dan motor tedarik ederdim.Daha sonrasında zaten ilişkiler geliştiğinden ötürü yerli jet motoru noktasında kesenin ağzını açardım.
Hava savunma sistemlerinde ise Amerikayı kıllandırmadan EUROSAM ile projeyi hızlandırırdım.Hisar A ve O sistemlerinin yanında uzun menzilli bu sistem için hemen anlaşmayı devreye sokar bu noktada yakın çalışma yaparak sistemleri hızlı bir şekilde geliştirirdim.

CH-47 türevine gelince onun yerine şu anlık ağır nakliye sınıfı helikopteri hemen alamayacağımızı düşünür isek Amerika ile normale dönen  süreçte yedek parça (en az 2 -3 sene yeticek şekilde tedarik ederdim.Eğer olası ambargo olacaksa da 2-3 sene bizi idare edicek ama alternatife yönlenebilicek zamanı kazandırıcak bir planlamamız olurdu.

Barış Kartalı HEİK noktasında ise Hava SOJ biliyorsunuz TAİ ve Aselsanın ortak projesi bu noktada 3-4 sene içerisinde 4 adet Airbus uçağı (A330-300) olabilir,Hava Soj için üretilmesi planlanan Radar sisteminin daha geniş bant izleme kapasitesine sahip olan versiyonunu üretir onu monte ederdim.Bu şekilde HEİK sistemlerinde sadece uçak dışında bir bağımlılık durumu olmazdı.

T129 B modeli için eğer olası bir ambargo tehtit hala devam ediyorsa  Ukrayna-Rus veya Çin motorlarından bir tanesini tercih ederdim.Yerli motorun üretilmesi ve devreye alınması bu siklette biraz zor olucağından ötürü geçen süreç zarfında eğer bu ülkeler ile teknoloji transferi konularını halledersek en azından motor konusunda daha hızlı ilerleyip TUSAŞ ile beraber gökbey için nasıl projelendirme yapabiliyorsak bunuda T129 B modelleri için hayata geçirirdim.Performans olarak evet bir T800 olmazdı ama en azından 1 sene sonra yerde kalmasının önüne geçmiş olurduk.

Nakiye uçağı konusunda C-130 lar yerine Ukrayna ile bu konuda AN-188 serisi için görüşmelere başlardım.

Elimizi kolumuzu bağlayan F-16,F-4,F-5,CH-47 ve Cobralar içinde malesef bazı parçalarını tersine mühendislik ile bunları (İran gibi)uçar halde tutmaya çalışmamız gerekiyor.

TF-X  ve Hürjet içinde motor en temel nokta olduğunu düşünürsek Klimov RD-93 türevi bir motor ile devam etmemiz gerekicektir.Tabi burda siyasi ilişkilerinde önemli büyük.

Zor olurdu bazı isterlerimizi karşılamayabilir ama mecbur böyle bir yola girmek zorundayız.Amerika askeri ekonomisi ile zaten bizim gibi ülkere dikte yolu ile istediğini yaptırabiliyor.Bu noktada bizim tedarik rotamızı Rusya-Avrupa-Çin olarak yavaş yavaş Amerikan kartalını ürkütmeden yapmamız lazım.O yüzden diyorum 2-3 proje bize yetmiyor.Sakın küçümsediğim anlamına gelmesin ama bazı konularda hala ciddi şekilde adamların ellerine bakıyoruz.


Mantıklı da bunu fark ettirmeden nasıl yapacağız? F-35 bizim için acil ihtiyaç mesela! O prjeden sessiz sedasız çelikdiğimizi düşünürsek, ABD yerine ne koyacağımızı bizimkilerden önce sorgular!

Bütün bu yazdıklarını zaten olası bir ambargoda yapamaz mıyız? S400'ü aldıktan sonra...

Bence buna biraz erken olur. Elimizdeki tayarelerin üzerinde modifikasyonlara giristigimizde Amerikayla iliskiler tamamen kopmus olacak. Yani Iran modeli.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 02 Nisan 2019, 19:13:51
Yalnız o bu değilde Rusların hakkını vermek lazım. S400 hakkında konuşmayan "bir rus yetkili" kalmadı. Öyle güzel okşadılarki bizi. Kedinin gıdısını okşarsın kafayı kaldırır ya öyle baktık. Az biraz anladımki "devlet aklı" bakımından Amerika ve Rusya farklı bir kulvarda...Buna İngiltereyide katabiliriz. Bu 3 ülkeyle devlet aklı kafasında yarışmak öyle kolay değil. Bu 3 ülkeyi ilgilendiren bir plan yaparken en ince ayrıntısına kadar düşünmezsen , bunlar o en ince ayrıntıyı bulur kendi fikrini sana karşı kullanır. Buna hayranlık mı duyuyorum ? Belki. Devletler böyle yönetilmeli...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Alp - 02 Nisan 2019, 19:25:37
Tam bağımsızlık için Dögol-Fransız modeli ama önce nükleri deneyecen öyle bir yeteneğin olduğunu ispatlayacaksın sonra  yapılanmada model değişikliği... Az birazda büyük üreticilerin ( firma bazlı) fosoncusu ve/veya tedarikçisi oldunmu daha izolede edemezler...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 02 Nisan 2019, 19:45:29
Bir şeyin doğru olması ; zamanının doğru olmasına bağlıdır... Bu ne demek?

Biz S-400 alımı konusunda sonuna kadar haklıyız . Teknoloji transferi+maliyetinin ucuzluğu +etkinlik her konuda S-400 en iyi seçimdi... 

Ama  bu demek değil ki doğru bir seçimdi... ABD'yi karşına alacağını bile bile bunu yapanların mutlaka alternatifleri de vardır. Nedir bu alternatif?
Bence ; R (Reverse) yapacağız... Blöf yaptık ama ABD blöfümüzü gördü... Pas demekten başka bir seçeneğimiz kalmadı... Çünkü masada kaybedeceğimiz çok şey var....

NOT:Son dakika haberi; ABD , F-35 pilotlarının eğitimlerini de durdurduğunu açıkladı....  :o :o :o
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 19:53:00
Daha bu başlangıç arkadaşlar daha önceleri dediğim gibi Amerikanın Akdeniz bölgesindeki hakimiyetinden sonra Türkiye'nin hiç bir önemi kalmamıştır.

Bunun yanında çok ciddi ambargolar gelicek bilginiz olsun.

Hem ekonomik hemde askeri Kasım ayına kadar ciddi krizlere gebeyiz.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 02 Nisan 2019, 19:55:14
Savunma Bakanlığı görevini vekâleten sürdüren Patrick Shanahan, bir açıklama yaparak Türkiye'nin Rusya'dan almayı planladığı S-400 füzelerinden dolayı Washington'ın F-35 savaş uçaklarının teslimatını iptal etme meselesinin çözülmesini umduğunu söyledi.

(https://cdntr1.img.sputniknews.com/images/103446/80/1034468028.jpg)

Shanahan, "Umarım sorunu çözeceğiz ve böylece (Türkiye) Patriotlar ve F-35'ler olmak üzere doğru savunma ekipmanına sahip olacak" açıklamasında bulundu.
Bakan ayrıca halihazırda Türk Hava Kuvvetleri pilotlarının eğitimi için kullanılan ve ABD'deki Luke Hava Üssü'nde bulunan iki adet F-35'in de yakında Türkiye'ye teslim edilmesini beklediğini kaydetti.

Savunma Bakanı'nın bu sözleri ABD'nin Türk pilotlarının F-35 eğitim uçuşlarını durdurduğu ve teknik ekibin eğitimini askıya aldığı belirtmesinin hemen ardından geldi.

Pentagon dün de, F-35 uçaklarıyla ilgili tüm eğitim teçhizatının ve diğer malzemelerin Türkiye'ye gönderimini durdurduğunu açıklamıştı.

https://tr.sputniknews.com/abd/201904021038578253-pentagon-shanahan-f35-meselesini-cozmeyi-umuyoruz/
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 20:08:05
Hepinizin kafasında S-400 füzesini neden aldık neden böyle bir belayı başımıza bile bile sardık dediğinizi duyar gibiyim ama bu olayın arka planı cidden farklı arkadaşlar.

S-400 füze sisteminin alınmasındaki temel sebep 2 tane;

Birincisi Suriyede vurduğumuz Rus uçağı.
İkincisi Suriye içerisindeki YPG koridorunu kesme durumu.

Rus uçağı düşürüldükten sonra Moskova-Ankara trafiğinde çok ciddi artış yaşandı.Burda açıklamak gerekirse basına yansımayan noktası Rusların doğu sınır bölgemizi tamamen kapatıp Soğuk savaş dönemindeki hava hakimiyeti alanına döndürmekti amacı (artvin üzerinde uçan Sovyet savaş uçakları makalesini okuyanınıza vardır) Eskiden THK ve TSK birimleri kuzey doğu bölgesinde kendi hava sahasında bile uçamıyordu.Çünkü çok ciddi Rus savunma sistemleri ve uçakları o bölgeyi kapatmıştı.Hatta ara ara Ağrı üzerinde uçuş yaptıklarıda rivayet edilmekte.Bu planlamanın aynısının Suriyede yapılmaya başlanması Ankarayı ciddi endişelendirdi.

Rusya ciddi şekilde Suriye hava sahasını ve kara bölgesine 1 km dahi giremezsin mesajı verdi.Bunu gören devlet de Ruslara bu olayın Fetönün işi olduğu birimlerini bağlamadığını açıkladı.Ama bunu kendisi değil Rusya talep etti çünkü Amerikanın bile yapamadığı cesaret edemediği bir olayı Türkiye gibi az gelişmiş bir ülkenin göz göre göre yapması onlar için ve bölgedeki etkinliği için çok ciddi karizma cizdirmesi idi.Uluslarası ağırlığının kalkabilme endişesinde olan Rusya önlemlerini dahada sıkılaştırdı ve bizim Doğu anadoludaki hava hakimiyetimizi keskin bir şekilde yok etti (S-300/S400).

Türkiye Moskovaya heyet gönderdi bunun üzerine Rus Heyeti ile olan görüşmesinde belirlenen diyeti ödemeyi kabul etti.

Buna göre Rusya'nın planı S-400 füze sistemini Türkiye'ye vererek ilk defa batı bloğundaki bir ülkeye en gelişmiş teknolojilere sahip Rus mşli bir ürün vermenin yanı sıra Hava savunma pazarında ciddi bir prestij kazanarak askeri ticari alanını genişleticekti.Bunun yanında bu sistemi alan Türkiye hem Abd ile arası bozulucak hemde yanlızlaşan Türkiye'yi kendi safhına çekip kullanabilicekti.

İşte bu yüzden bu sistem alındı arkadaşlar bu o dönemki diyetin bir faturası diyebiliriz.



Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 02 Nisan 2019, 20:10:07
Ben ABD'nin tamamı ile bizi gözden çıkaracak veya bizim ABD ile ilişkimizi sonlandıracak kadar keskin bir karar alacağını sanmıyorum. Tabii ki ABD'nin sözünü tüm uyarılarına karşın  dinlemediğimiz ve ilerde başkalarına da örnek olması amacı ile süper güç olduğunu göstermek için bize bir ceza kesecektir.

ABD'nin niye Türkiyeye karşın çok keskin bir cezalandırma yapmayı tercih etmeyeceği düşüncemi de şu şekilde açıklayabilirim. ABD'nin bizi tamamı ile gözden çıkarması veya bizim kesilecek olan cezaya mukabil ilişkimizi kesmemiz demek ABD'nin  uzunca bir süre veya tümü ile bu kartı bize karşı oynayamamsı demktir. Böyle bir durumda ABD 'nin bölgede şu anda Türkiye kartını pek kullanır olmasada ileride gerektiğinde kullanamama riskini  teşkil ettiği gibi ticari olarak da iyi bir müşterisinin  başka alternatiflere yönlenmesini sağlar.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 02 Nisan 2019, 20:21:52
Sayın Master dediklerinize katılmıyorum... Bizim savunma politikamız belli...

Önce kendimiz yapmaya çalışırız...
Olmuyorsa , yapabilen bir ülkeyle ortak üretim yaparız.
O da olmuyorsa nerede en ucuza,biraz da olsa teknoloji transferine yeşil ışık yakılırsa biz gidip onu alırız...

S-400 burada 3. seçenek oluyor... Patriot hem pahalı hem de hazır verelim,teknoloji transferi yasak dedikleri için olmadı...

Bir de 2-3 sayfa önce yazınızın bir yerinde  Gripen alternatif olur demişsiniz... Gripen'ı alternatif gören arkadaşlar bu uçağın motorunun  ABD YAPIMI GE Aviation F414 motoru olduğunu unutuyorlar galiba...

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 02 Nisan 2019, 20:37:31
S 400 sisteminde hangi ortak uretim mevcut bana aciklarmisiniz ?

Hangi parcasini uretiyoruz veya ortak uretiyoruz ?

Ben gripen ile alakali bir sey yazmadim hic bir zaman karistirdiniz sanirim.

Benim gozumle gordugum  bir husus bu inanmak veya inanmamak sizlere kalmis.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 02 Nisan 2019, 20:58:29
.... İşte bu yüzden bu sistem alındı arkadaşlar bu o dönemki diyetin bir faturası diyebiliriz.

S-400' lerin alım kararının Su-24' ün diyeti olduğu  kanısında değilim. Çok yüzeysel bir değerlendirme olur. Yani size tam olarak katılamayacağım... Benim değerlendirmem ise şöyledir;

Herkes biliyor ki AKP-Cemaat birlikteliği, bir ABD projesi olarak vücuda getirilmiştir. Bunlar ülkeyi yıllarca birlikte yönettiler. Ancak öyle bir zaman geldi ki, Fettullahçılar artık AKP' ye ihtiyaçları kalmadığını düşünmeye başladı. MİT Müsteşarına Operasyon çekmeye niyetlendiler. Arka planda neler yaşandı, elbette o kadarını bilmiyoruz lakin işte ipler orada kopma noktasına geldi. İçinden geçtikleri vaziyet, AKP' nin yeni bir tehdit değerlendirmesi yapmasına vesile olmuştur. Zaman içerisinde parti içerisinde tasviyeler başladı. Amerikancı kanat bir şekilde partiden dışlandı... Abdullah Gül' ler, Davutoğlu' ları, Ali Babacan' lar falan... Bu şekilde AKP, gittikçe Amerikan güdümünden kurtularak daha milli bir çizgiye gelmek durumunda kaldı. Üstüne ''Çözüm Sürecine'' son verilerek bölücü terörün üzerine kararlılıkla gidilince; törör örgütü hendeklere gömüldü. Bunun üzerine Amerikan casusluk şebekesinin (FETÖ) marifetiyle, Türkiye' nin çeşitli şehirlerinde ardı ardına canlı bomba eylemleri yapıldı. Bi' PKK, bi' IŞİD derken... millet neredeyse sokağa çıkamaz hale geldi. Bunların tamamı AMERİKAN' NIN TÜRKİYE' DEKİ ÖRTÜLÜ OPERASONLARIDIR. Doğal olarak, Amerika' yla olan müttefiklik ilişkileri sorgulanmaya başlandı. Üstüne yine FETÖ marifetiyle SU-24 uçağının düşürülmesi olayı falan derken, işin ucu 15 TEMMUZ KALKIŞMASINA kadar geldi. Yetmedi, Rusya' nın Ankara Büyükelçisini öldürdüler.

Arkadaşlar bu olayların tamamı, Amerikan' nın casusluk örgütü FETÖ marifetiyle tezgahlanmıştır. Emirlerin direkt, Amerikalılardan alındığı anlaşılıyor. Yahu... daha neler neler. Evveliyatında bunlar gitti, Türkiye' nin en mahrem odasına YANİ KOZMİK ODAYA bile girdiler. Savaş planlarımız çalındı. İsmail Hakkı Pekin Paşa' nın dediğine göre, sırf bu yüzden yüzlerce istihbarat elemanımız deşifre oldu ve yanlış olmasın; istihbaratçılardan 800 tanesi, terör örgütü tarafından infaz edildi. Üstüne yetmezmiş gibi müttefik bildiğimiz ABD; YPG/PYD güçlerine on binlerce TIR dolusu silah ve mühimmat yardımında bulundu...

İşte S-400 alım kararına böyle gelişen bir süreç sonucunda karar verildi. Yani olayı sadece Su-24 olayının diyeti olarak göremeyiz. Direkt olarak Amerika tarafından hedef tahtasına oturtulduk. Tabiatıyla da Refleks geliştirmemiz doğaldır.

Kanaatime göre F-35' ler bir şekilde Türkiye' ye verilecektir.  Ha...! vermezlerse de dünyanın sonu değildir. Türkiye bir şekilde yolunu bulacaktır. Böyle müttefik düşman başına diyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 02 Nisan 2019, 21:02:31
Buyukelcinin neden vuruldugunu biri bana aciklayabilir mi? Su su nedenlerle diye. Ben bilmiyorum da...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 02 Nisan 2019, 21:09:12
S 400 sisteminde hangi ortak uretim mevcut bana aciklarmisiniz ?

Hangi parcasini uretiyoruz veya ortak uretiyoruz ?

Ben gripen ile alakali bir sey yazmadim hic bir zaman karistirdiniz sanirim.

Benim gozumle gordugum  bir husus bu inanmak veya inanmamak sizlere kalmis.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rus S-400 füze savunma sistemlerinin ilk partisinin 2019'un sonuna doğru teslim almayı beklediklerini ve ardından ortak üretime başlayacaklarını söyledi. Ben bu noktada radarın mı füzenin mi ortak üretimine karar verildi bilemiyorum...Bu arada Gripen diyen arkadaş Sayın Mermi  imiş Pardon....
Ben hala Türkiye'nin direkt Rusya baskısıyla S-400 aldığına inanamıyorum...  ABD'nin Arapları haraca kesip , diyet ödettiği gibi Rusya aynı şeyi bize yapıyor demek bana pek mantıklı gelmedi...Yine de fikrinize saygılıyım...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 02 Nisan 2019, 21:24:23
Haklı aslında... Darbe girişiminin amerika katkısıyla yapılmasına istinaden herhangi bir amerikan malı hssnin alınmayacagı belli... Amerika isterse patriotları bedava versin S400 gene alınacak bundan şüphe eden var mı ? Çünki tepkiliyiz karşı tarafa. E Ruslarda senin bu tepkini biliyor. Her türlü alacaksın o sistemi diyor ve Türkiye ile Amerika arasındaki S400den Rusya inanılmaz prim yaptı. Rus silahlarına ilginin bu kadar oldugu , gündemden hiç düşmediği bu dönemden baska bir dönem olmuş mudur acaba ? Rusların Afrin tavizini unutmamak lazım. Yani Afrini Türkiyeye bedavaya bırakması bana mantıklı gelmiyor. Bedava bıraktı herhangi bir karşılık istemedi diyen arkadaş nedenlerinide açıklarsa sevinirim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ACE - 02 Nisan 2019, 21:40:45
Sayın Partikül, bu dedikleriniz bir kaç defa adeta dilimin ucuna geldi ama söylemeye çekindim çünkü Fetö hakkında yapılan her eleştiride konunun başka yere çekilme veya "konuyu siyasete getirme" suçlamasına sebep olabiliyor.

Açıkçası içgüdülerim bana Recep Tayyip Erdoğanın Amerika tarafından tasfiye edilip yerine Fettullah Gülen'in getirilmeye çalışıldığını hissettirdi hep. Adeta İrandaki Humeyni hareketi gibi bişey olacaktı Amerikaya göre. Ama Erdoğan bu tehlikeyi gördü ve koltuğu terk etmedi. 17-25 aralık ayakkabı kutusu olayları, dershanelerin kapatılması vs. bana hep bunu hissettirdi. Dediğiniz gibi her şey böyle başladı ve 15 temmuz ile pik yaptı. S-400 veya F-35 falan hikaye... Geri adım atsan bu sefer belki de başka yerden sıkıştıracaklar.

Suriye gerginliğinin bu dönemle paralel seyri bizim açımızdan kötü oldu. Daha önce dışişlerinde ani değişiklikler ve dik durmayışımız üzerine olan iddialarımın bazıları bu dönemin sonucudur. Rus uçağını düşürüp emri ben verdim demek. Ardından ben değil fetö yaptı demek. Papazı casus ilan etmek ama iç siyasette kayba uğramamak için salıvermek falan... bunlar S-400 vs F-35 kavgasında blöf yapamayacağımızı ve bir süre sonra geri çekileceğimizi gösteren emareler. Geçmişteki geri dönüşlerimiz elimizi böyle zayıflatıyor işte.

Ayrıca her şeyin en çok gerileceği nokta Akdenizdeki doğalgaz tartışmasında çıkacak. Final orası. Yunanistan İsrail ve Mısırı besliyorlar. dananın kuyruğu orada kopar. Yoksa şu an bizi zorlayacak doğal bir düşmanımız yok çevremizde.

Biz nasıl Amerikadan artık medet ummuyorsak onlar da bizden uzaklaşıp yeni müttefikler yaratıyor. Biz Amerika için neden önemliydik? bulunduğumuz konumla Rusyayı ve özellikle İranı tehdit ediyorduk. Şimdi İran'ın üzerine saldırtmak için Suudilere silah satıyorlar. Hürmüz boğazındaki o kadar gerginlik bunu gösteriyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 02 Nisan 2019, 21:56:28
Son Dakika haberi olarak geçti.... ABD, Türk F-35 pilotlarının eğitimini de askıya almış. İpler iyice gerilmeye başladı, bakalım bu işin sonu nereye varacak.? Tahminlerim var gerçi de... şimdilik biraz gözlem yapalım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 03 Nisan 2019, 08:29:00
Pentagon: Türk pilotlar eğitime devam ediyor

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/03/s_3047.jpg)

ABD Savunma Bakanlığı, Türk pilot ve bakım ekibine Arizona'da verilen F-35 eğitimlerinin devam ettiğini açıkladı.

ABD Senatosu'ndaki Silahlı Kuvvetler Komitesi'nin yeni başkanı James Inhofe'nin ABD'nin Türk pilotlarının, şimdiye kadar Florida, Teksas ve Arizona'da gerçekleştirdiği F-35 eğitim uçuşlarını durdurduğunu ve teknik ekibin eğitimini askıya aldığını duyurmuştu.

Bu açıklamalardan 7 saat sonra Pentagon'dan konu ile ilgili yeni açıklama geldi. Pentagon Sözcüsü Yarbay Mike Andrews, "Türk pilot ve bakım ekiplerinin Luke Hava Üssü'ndeki eğitimleri devam ediyor." dedi.

"EĞİTİMLERE DEVAM"
Oklahoma Senatörü Cumhuriyetçi James Inhofe'un "Luke Hava Üssü'nde Türklerin F-35'leri ile ilgili eğitimleri durduracağımıza yönelik bir karar alındı" ifadesinin hatırlatılması üzerine Sözcü Andrews, "Eğitimlerin devam ettiğini teyit ettim" yanıtını verdi.

Sözcü, Pentagon'un dün Türkiye'ye kasım ayında gönderilmesi planlanan iki F-35 uçağı için hazırlık faaliyetlerinin ve uçakla ilgili malzemelerin sevkiyatlarının durdurulmasına yönelik açıklamasının bu eğitim faaliyetlerini kapsayıp kapsamadığına ilişkin soruya ise yanıt vermekten kaçındı.

https://www.ensonhaber.com/pentagon-turk-pilotlarin-f-35-egitimleri-devam-ediyor.html (https://www.ensonhaber.com/pentagon-turk-pilotlarin-f-35-egitimleri-devam-ediyor.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Nisan 2019, 08:22:55
ABD yine tehdit dolu açıklamalar yaptı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/04/sd_4638.jpg)

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının yıkıcı sonuçları olacağını söyleyerek açık bir tehditte bulundu.
Türkiye'nin Rusya ile iş birliği yapmasını kaldıramayan ABD, baskı yapmaya kalkıyor.

"TÜRKİYE'Yİ UYARDIK"
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Palladino, yaptığı açıklamada, "Bakan Pompeo, bölgedeki tek taraflı Türk askeri harekatının potansiyel olarak yıkıcı sonuçları olacağına dair uyarıda bulunurken, kuzeydoğu Suriye ile ilgili devam eden müzakerelere destek verdiğini belirtti" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra Pompeo'nun "S400'lerin alınmasından endişeli" olduklarını söylediği ve Türkiye'de tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının serbest bırakılması gerektiğini belirttiği kaydedildi.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/04/asd_2078.jpg)

Pompeo'nun açıklaması, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in "Türkiye'nin S-400 alımı NATO'ya çok büyük risk arz ediyor. Eğer Türkiye S-400 alımına devam ederse F-35 programından çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalır. Türkiye mutlaka bir seçim yapmalı" şeklindeki açıklamasının ardından geldi.

https://www.ensonhaber.com/abd-yine-tehdit-dolu-aciklamalar-yapti.html (https://www.ensonhaber.com/abd-yine-tehdit-dolu-aciklamalar-yapti.html)


Alıntı
Borisov: Türkiye’nin S-400'den vazgeçeceğini düşünmüyoruz

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/03/yuriy-borisov_2062.jpg)

Rusya Başbakan Yardımcısı Borisov, Rusya'nın Türkiye’nin Rus S-400 komplekslerinden vazgeçmesinden endişe duymadığını söyledi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov, Rusya’nın kontratın bozulmasından endişe duyup duymadığına ilişkin soru üzerine, “Şimdilik Türkiye, imzalanan kontratın yükümlülüklerine bağlı ve bunları kesin bir şekilde yerine getiriyor. Geri kalan herşey dedikodu. Bu yüzden şimdilik bir endişemiz yok.” ifadelerini kullandı.


https://www.ensonhaber.com/borisov-turkiyenin-s-400den-vazgececegini-dusunmuyoruz.html (https://www.ensonhaber.com/borisov-turkiyenin-s-400den-vazgececegini-dusunmuyoruz.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Nisan 2019, 08:33:12
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: 'ABD artık karar vermeli'

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5ca50fe767b0a931bc1e677f.jpg)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “ABD artık karar vermeli. Türkiye'nin müttefiki olarak mı kalmak istiyor yoksa NATO müttefikinin düşmanlarına karşı savunmasını baltalamak için teröristlerle işbirliği yaparak dostluğumuzu riske mi atmak istiyor?” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımına ilişkin yorumuna cevap olarak Twitter hesabından şu paylaşımı yaptı:

“ABD artık karar vermeli. Türkiye'nin müttefiki olarak mı kalmak istiyor yoksa NATO müttefikinin düşmanlarına karşı savunmasını baltalamak için teröristlerle işbirliği yaparak dostluğumuzu riske mi atmak istiyor?”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-yardimcisi-oktay-abd-artik-karar-vermeli-41171701 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-cumhurbaskani-yardimcisi-oktay-abd-artik-karar-vermeli-41171701)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 04 Nisan 2019, 10:54:00
https://www.haberturk.com/fatih-altayli-su-57-pazarligi-yapmaliyiz-2423491 (https://www.haberturk.com/fatih-altayli-su-57-pazarligi-yapmaliyiz-2423491)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 04 Nisan 2019, 12:39:22
Bence de bir karar vermeli. Ya buradaki hizmetkarlarini alip gotursun, ya da onlara burada darbe yaptirmaya, butik devlet kurdurmaya kalkmasin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: apak - 04 Nisan 2019, 12:56:43
https://www.haberturk.com/fatih-altayli-su-57-pazarligi-yapmaliyiz-2423491 (https://www.haberturk.com/fatih-altayli-su-57-pazarligi-yapmaliyiz-2423491)
araştırmadan yazılmış bir yazı bence türkiyenin ihtiyacı ne , neye göre su 57 alınmalı ,istesekte rus bize daha kendinin tamamlayamadığı bu uçağı verirmi, f 35 ler başka ülkelere verilirse bizim için ne sonuçlar doğurur hiçbir veri yok, dün serdar turgutta yazmış yandaş ağızla f 35 türkiyeye verilmezsse yıkım olur f 35 projesi için demis,  projedeki hatalardan dem vurmuş sürekli aklın mantığın yerini kibir ve hamaset aldığı zaman böyle oluyor, bir an önce akılcı adımlar atıp f 35 projesinde yer almalıyız,nato nun bize getirileri tartışılmazdır 4 g altyapısı bile nato bağlantılarıyla olmuştur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 04 Nisan 2019, 12:58:26
Bence de bir karar vermeli. Ya buradaki hizmetkarlarini alip gotursun, ya da onlara burada darbe yaptirmaya, butik devlet kurdurmaya kalkmasin!

+ 1


Ayda bir doğru söyledin. Bence de karar bu şekilde verilmeli.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 04 Nisan 2019, 14:03:32
Bence de bir karar vermeli. Ya buradaki hizmetkarlarini alip gotursun, ya da onlara burada darbe yaptirmaya, butik devlet kurdurmaya kalkmasin!

+ 1


Ayda bir doğru söyledin. Bence de karar bu şekilde verilmeli.

Yok ben hep dogrulari soylerim de kiminin isine gelir kiminin gelmez.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 04 Nisan 2019, 22:25:45
Bazı yazılanları okuyorum da... şaşırmamak elde değil. Efendim neymiş; Putin şöyle tehkile bir adammış, yok efendim Rusya şöyle lanet bir ülkeymiş! ... Zamanında şunları, şunları, şunları yapmışlar da bu nedenlerle şöyle böyle şeyler olmuş!

Yahu şu Amerika sevdası, şu F-35 sevgisi nelere kâdir miş!

Meselenin çok yönlü politik bir mesele olduğunu bir  türlü kabul etmek istemiyorlar. Ya meseleyi teknik detaylara boğup, politik sonuçlarını hiç hesaba katmıyorlar ya da eskinin soğuk savaş dönemi mantığıyla hareket ederek anti komünist bir çizgide meseleyi irdelemeye çalışıyorlar... Ne kadar da yanlış tahliller yapıyorlar yahu. Şaşırmamak elde değil.


 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 04 Nisan 2019, 22:46:11
Çavuşoğlu: ''Patriot'ların fiyatı ve diğer konularda ABD ile anlaşabileceklerini ama sürecin ilerlemesi için Kongrenin onayının gerekeceğini söyledi.''

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904041038622424-cavusoglu-patriot-abd-kongre/

Ne yapmaya çalışıyorlar anlamıyorum Suudiler kadar zengin bir ülkemiyizde her sistemden almaya çalışıyoruz? Olmayacak duaya amin demeye çalışıyorlar. Birde Eurosam ile ortaklığımız var. Oldu olacak FD-2000, Aster-30  felanda alalımda hava savunma füzelerinden koleksiyon yaparız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 04 Nisan 2019, 22:48:42
Çavuşoğlu: ''Patriot'ların fiyatı ve diğer konularda ABD ile anlaşabileceklerini ama sürecin ilerlemesi için Kongrenin onayının gerekeceğini söyledi.''

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904041038622424-cavusoglu-patriot-abd-kongre/

Ne yapmaya çalışıyorlar anlamıyorum Suudiler kadar zengin bir ülkemiyizde her sistemden almaya çalışıyoruz? Olmayacak duaya amin demeye çalışıyorlar. Birde Eurosam ile ortaklığımız var. Oldu olacak FD-2000, Aster-30  felanda alalımda hava savunma füzelerinden koleksiyon yaparız.

Çok basit 2. sistemi Amerikanlardan alacak.Doğu sistemlerine karşı Patriotları, Batılılara karşı S-400'ü konuşlandıracak . Win to win.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 04 Nisan 2019, 22:55:33
Çavuşoğlu: ''Patriot'ların fiyatı ve diğer konularda ABD ile anlaşabileceklerini ama sürecin ilerlemesi için Kongrenin onayının gerekeceğini söyledi.''

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904041038622424-cavusoglu-patriot-abd-kongre/

Ne yapmaya çalışıyorlar anlamıyorum Suudiler kadar zengin bir ülkemiyizde her sistemden almaya çalışıyoruz? Olmayacak duaya amin demeye çalışıyorlar. Birde Eurosam ile ortaklığımız var. Oldu olacak FD-2000, Aster-30  felanda alalımda hava savunma füzelerinden koleksiyon yaparız.

Çok basit 2. sistemi Amerikanlardan alacak.Doğu sistemlerine karşı Patriotları, Batılılara karşı S-400'ü konuşlandıracak . Win to win.

Bizimkiler akılları sıra uyanıklık yapmaya çalışıyorlar ama iki sistemi birlikte kullandırtmazlar yok öyle 3 kuruşa beş köfte... Adam sana bırak Patriot'u, S-400 alırsan uçak yok, yedek parça yok diyor sen hala Patriot'tan bahsediyorsun..
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 05 Nisan 2019, 07:04:00
Şu son günlerde özellikle sputnik'e yansıyan haberlerde rus uzmanlar yemiyor içmiyor Abd-Türkiye hakkında yorum yapıyor. Ne zaman baksam bir rus yetkili susmuyor hep konusuyor. :S
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 05 Nisan 2019, 08:44:06
Bence Abd son raddeye kadar zorlanmalı her çözüm yolu denenmeli ve en sonda patriottan en yüksek teknoloji transferi oranı tutturularak F-35 seçilmeli.

Son zamanda S400 ve F-35 hakkında bir yazı yazıyorum ve şu an için kanaatım bu.

Neden ?

+ Tfx ve diger savunma projelerini riske atamayız.
+ F-35 ler için harcayacağımız paranın daha fazlası parça üretimiyle ülkemize dolaylı yoldanda devlete donecek.
+ 3 sene sonra menzili değişse de yerli bir uzun menzilli hava savunma sistemimiz olacak ancak F-35 olmazsa yeni bir 5.nesil stealth uçak bulamayacağımız gibi yerlisinide katadan 12-15 seneyi bulacak.
+ S-400 leri almazsak onun rakip ülkelere gitme ihtimali yokken F-35'lerin gitme ihtimali var ve bu ülkeler israil mısır veya yunanistan olursa bizim için çok fena olur.

O yüzden en mantıklısı F-35 iff sisteminde serbestlik, istediğimiz silahları entegre etme ve serbest kullanım garantisi almak ve maksimum teknoloji transferi şartıyla kabul edebiliriz.

Tabi yine F-16 lar üzerine yerli radar ve modernize izni alatak hava kuvvetlerini yerlileştirmemiz lazım. Buna ekte S-400 lerin füze kısmını yerli bir sisteme Koreliler gibi entegre edebiliriz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Master - 05 Nisan 2019, 09:26:07
Her zaman söylüyorum ekonomik ve siyasi olarak kendi kendine yetebilen bir ülke olmadığın sürece her zaman bağımlı olarak hareket etmen lazım.

Misal Hindistan hem Amerikan hem Rus sistemleri alabiliyor neden çünkü ekonomisi ve insan kaynağı ile bölgesel güç olmanın yanı sıra dünyada ağırlığı olan bir ülke.

Misal Çin hem Boeing ile anlaşma yapabiliyor hem S-400 alabiliyor ama Amerika oturup Çin'e kardeşim sen S-400 alırsan bütün firmalarına CAATS uygularım demiyor çünkü küresel bir güç.

Yunanistan S-300 leri modernize ediyor ama Abd ses çıkarmıyor neden ?Çünkü hem Ermeni hem Rum hemde Yahudi lobisi tarafından sınırsız desteğe sahip.E Amerikayı bilmeyenleriniz için ufak bir not bu 3 lobi gücü Amerikanın ekonomik gücünün yarısından fazlasını elinde bulunduruyorlar.Dolayısı ile her seçilen Başkanın onların ağızlarına bakması normal.

Peki Türkiye hiç bir ağırlığı yok lobi desen markette satılan peynir zanneder,Ekonomi desen zaten bir Twit ile 100 milyar dolar zarara giriyor,Toplum desen kutuplaşma halinde,Dış politika desen THY büyükelçilere çalışıyor (habire geri çekip sonra geri gönderiyor) dolayısı ile küresel algıda Türkiye zayıf güçsüz ve etkisiz bir ülke ki katılıyorum.

O yüzden Amerikanın himayesini kabul etmekten başka çaresi yok Türkiye'nin öyle burda forumlardaki gibi atıp tutarak Vatan savunmaya çalışanların veya Tv lerde A haber yıkaması ile gelenler acı gerçeği Rahip davasındaki gibi hissedicekler.

Dediğim gibi Türkiye böyle davranmaya devam ederse başına oval ofisteki beyzbol sopasını çok yer.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Nisan 2019, 15:50:03
Her zaman söylüyorum ekonomik ve siyasi olarak kendi kendine yetebilen bir ülke olmadığın sürece her zaman bağımlı olarak hareket etmen lazım.

Misal Hindistan hem Amerikan hem Rus sistemleri alabiliyor neden çünkü ekonomisi ve insan kaynağı ile bölgesel güç olmanın yanı sıra dünyada ağırlığı olan bir ülke.

Misal Çin hem Boeing ile anlaşma yapabiliyor hem S-400 alabiliyor ama Amerika oturup Çin'e kardeşim sen S-400 alırsan bütün firmalarına CAATS uygularım demiyor çünkü küresel bir güç.

Yunanistan S-300 leri modernize ediyor ama Abd ses çıkarmıyor neden ?Çünkü hem Ermeni hem Rum hemde Yahudi lobisi tarafından sınırsız desteğe sahip.E Amerikayı bilmeyenleriniz için ufak bir not bu 3 lobi gücü Amerikanın ekonomik gücünün yarısından fazlasını elinde bulunduruyorlar.Dolayısı ile her seçilen Başkanın onların ağızlarına bakması normal.

Peki Türkiye hiç bir ağırlığı yok lobi desen markette satılan peynir zanneder,Ekonomi desen zaten bir Twit ile 100 milyar dolar zarara giriyor,Toplum desen kutuplaşma halinde,Dış politika desen THY büyükelçilere çalışıyor (habire geri çekip sonra geri gönderiyor) dolayısı ile küresel algıda Türkiye zayıf güçsüz ve etkisiz bir ülke ki katılıyorum.

O yüzden Amerikanın himayesini kabul etmekten başka çaresi yok Türkiye'nin öyle burda forumlardaki gibi atıp tutarak Vatan savunmaya çalışanların veya Tv lerde A haber yıkaması ile gelenler acı gerçeği Rahip davasındaki gibi hissedicekler.

Dediğim gibi Türkiye böyle davranmaya devam ederse başına oval ofisteki beyzbol sopasını çok yer.


+1
Ancak lobiler de bizim gibi ülkelerin parasını yemek için oldukça hevesliler. Mesela daha önce yahudi lobisi ile aramız iyiydi. Sırf ABD başkanı 24 nisandaki konuşmasında soykırım demesin diye lobilere yatırım yapıyorduk. Diğer konuları saymaya gerek dahi yok.

Birilerinin birilerini sömüreceği şekilde kurdukları düzen, dünya geliştikçe ve güç dengeleri değiştikçe yıkılmaya mahkumdur. Tarih her zaman tekerrürde. Yani ABD bile bir gün yıkılacak. Öyle görünüyor ki bunu kendi kendine yapacak. Eskiden ABD sahip olduğu güç nedeniyle genel olarak saygınlık görürdü. Zaten filmleri vs bilinçaltı çalışmalarıyla ABD'yi her zaman dünyayı kurtaran kahraman olarak gösterirlerdi. Şimdi ise İsrail harici en yakın müttefiklerini bile azarlayan, istediğini haksız yere zorla yaptırmaya çalışan despot bir ABD izlenimi var dünya kamuoyunda.

Bize gelirsek, ekonomimizi güçlü kılabilmemiz için dünya pazarlarında yarışabilecek ürünler üretmemiz gerek! Yol, köprü, bina yaparak, ülke kaynaklarını çeşitli vakıflar aracılığıyla ülkeye gram faydası olmayan cemaat vs oluşumlara aktararak (çok zayıf bir ihtimal de olsa belki de böyle görünmesi isteniyor), ürettiğimiz ürünlerin üretimini engelleyip dışarıdan almayı seçerek, işi hak edene değil, yakın olana vererek, dış siyasette rüzgara göre yön değiştirerek vs asla güçlü ekonomi olamayız. Hatta kısa sürede iflasın eşiğine geliriz!

Forumumuzun içeriğine uygun olarak savunma sanayimizi ele alırsak, genelde eskiye oranda çok daha geniş kapsamlı çalışmalar içerisinde olduğumuz ve çoğu konuda başarı sağladığımız bir gerçek. Ancak ekonomi konularındaki kötü duruma yol açan nedenler olmasaydı, çok çok daha ileride olacağımız da açık şekilde görülüyor. Savunma sanayimiz olması gerektiği kadar iyi durumda olmasa da, mevcut durumun geçmişe göre kıyaslanmasında iyi olduğu konusunda herkes hemfikir. Ancak savunma sanayimizin şu anki durumu, ülke ekonomisini düzeltmeye kesinlikle yeterli değil! Hatta ekonominin kötü gidişatı savunma sanayimizi olumsuz etkileyebilir.

Son seçimlerde de gördüğümüz gibi bir taraf ülkemizin beka sorunu olduğunu öne sürüyordu. Bu sorunun çözümü için kendilerini öne çıkarıyorlardı. Ancak ülkemizin kuruluşunda, hatta kurulmasından önce bile beka sorunu vardı! Her zaman vardı! Her zaman da var olacak. Bu sadece bizim için değil, her ülke için geçerli. Dış güçler vs, sadece bahane. Eskiden de vardılar. Sadece son dönemde ortaya çıkmadılar. ABD, İsrail, Rusya vs ne kadar tehdit varsa dün kurulmadılar. Zaten hep buradaydılar.

Dış bağımlılıktan kurtulmamız için ekonomik olarak gücümüzü toparlamalıyız. Bunu yapabilecek yeterli kaynaklarımız ve insanımız var. Bunları israf edeceğimize akılcı kullanmamız bizi şaha kaldıracaktır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 05 Nisan 2019, 16:05:44
Her zaman söylüyorum ekonomik ve siyasi olarak kendi kendine yetebilen bir ülke olmadığın sürece her zaman bağımlı olarak hareket etmen lazım.

O yüzden Amerikanın himayesini kabul etmekten başka çaresi yok Türkiye'nin öyle burda forumlardaki gibi atıp tutarak Vatan savunmaya çalışanların veya Tv lerde A haber yıkaması ile gelenler acı gerçeği Rahip davasındaki gibi hissedicekler.

Dediğim gibi Türkiye böyle davranmaya devam ederse başına oval ofisteki beyzbol sopasını çok yer.

Bir kısmını alıntıladığım, arkadaşımızın şu görüşlerine katılmamız mümkün değildir. Özetle ne demek isteniyor; askeri, ekonomik ve siyaseten güçlü bir ülke olmadığımız için ABD himayesini kabul edelim (!)

Şayet 1920' li yıllarda bu cümleyi sarf etmiş olsalardı; direkt MANDA VE HİMAYECİ olarak damgalanmış olacaklardı. Oysaki Erzurum Kongresi' nin en önemli kararı; MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ kararıdır. İşte Kurtuluş Savaşına bu karar üzerine girilmiştir. Şayet '' Manda ve Himayeyi kabul ediyor idiysek'' biz niye Kurtuluş Savaşı na katlandık ki? Aynen günümüzde olduğu gibi, O dönemin de -sözüm ona- aydın geçinen Amerikancıları vardı; ''Biz yapamayız, biz edemeyiz. Bizim şuyumuz yok, bizim buyumuz yok... En iyisi mi Amerikan himayesini kabul edelim de... bari kendimizi geliştirene kadar geçecek sürede himaye altında yaşayalım. Aksi taktirde bize yaşama hakkı tanımazlar''  diyorlardı. Fakat bütün bu olumsuz durumlara rağmen biz Türk Oğlu çıktı ve MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ kararını kabul ettirdi. Kurtuluş savaşı bu şekilde kazanıldı. Fakat sonra ki süreçte ne oldu; Atatürk kadar ufku olmayan silah arkadaşları, Atatürk' ün kazandırdıklarını götürüp altın tepside Amerika' ya teslim ettiler.

Bir sorunun cevabını versinler;

Askeri, ekonomik ve Siyaseten güçlü bir devlet olabilmek için her türlü bağımlılıktan kurtulmak gerekir mi, gerekmez mi?  Yani... bağımlı bir devletin, güçlü bir devlet olması mümkün müdür, değil midir?

Aynen eroin müptelası gibi... Amerikan belasından kurtulmadığınız sürece müptelalıktan da kurtulmanız  mümkün değildir. Askeri, ekonomik ve siyaseten güçlü olmanız kesinlikle mümkün olmayacaktır. Çünkü adamlar bütün sisteminizi kontrol ediyorlar. Örneğin, eğitim seferberliği yapacak olsak diyelim; kesinlikle müsaade etmezler. İçimize o kadar girmişler ki, bir şekilde süreci sabote ederler -ki ediyorlar. Adam devşiriyorlar, ajan yetiştiriyorlar, gericiliği destekliyorlar ve bir şekilde gelişmene engel oluyorlar.

Cevap versinler;

Bağımlı bir ülke nasıl güçlenir,
Bağımlı bir ülke nasıl gelişir?   
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 05 Nisan 2019, 16:34:04
Bağımlı olmaktan vazgeçmenin en temel kuralı üretimdir. Biz ne üretiyoruz ? Hep gördüğüm bir laf var "Savunma sanayisi gelişmiş ülkelerin sanayiside gelişmiştir." Bu lafın ne kadar realitesi var tartışılır. Mesela Rusya savunma sanayi ve uzayda kendini ispatlamış bir ülke. Sormak lazım evinizde - çevrenizde -işyerinizde Lada otomobilden baska (ki oda 90 küsür modeller) Rus malı ne kullanıyoruz. ? Rusya Savunma sanayiisindeki teknolojisini sanayiye evirememiş.  Biz ne yapıyoruz ? Daha savunma sanayiisinde emekleyen bir ülke olarak kendimizi en uçta görme kafası yaşıyoruz. Rusyada devletin teşvik etmediği yada daha açık söylemle yaptıgı ürünü devlete satmayan hiçbir şirket gelişmemiş. Aynısı şuan bizim ülkemizde var.  Birde gelişmiş ülke sanayilerini savunma sanayine entegre eden Kore - Japonya - İsveç gibi ülkeler varki bana göre içlerinde en kafası rahat olanlar bunlar. Hindistan gibi bir örnek var elimizde... Geçenlerde Kendisinden hızlı giden bir uyduyu HSS ile vurdular. Türkiyede bile bir grup Hindistan başkanının propagandası oldugunu Hindistanın bunu yapamayacagını yazdı. Yahu Nasa çalışanlarının %35i Hindli. Nasıl yapamaz ? Yapıyor adamlar. yazılımda mühendislikte gerçekten çok ilerdeler. Biz bağımsızlık dediğimiz dünyanın neresindeyiz ? Tamam bagımsızlık falan çok güzelde , bunu istemek için ne yaptık. Bugün dolar düştüğünde bu ülkedeki halk aç kalıyorsa bagımlısın kardeşim. İstesende istemesende bagımlısın.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Nisan 2019, 16:43:27
+ 1 Partikül

Güce itaat kavramını bu ülkenin kuruluşunda ortadan kaldırmıştık. Bize güçlerini dayatmaya çalışanları perişan etmiştik. Mecburduk bunu yapmaya. Başarması zordu ama başardık.

Sonrasındaki süreçte kimsenin himayesini istemedik aslında. Sadece şartlar bizi birileriyle müttefik olmaya zorladı. Müttefik kelimesinin Türkçe karşılığı bağlaşık kelimesidir ve anlamı da "Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk)" demektir. Biz de anlaşarak birileriyle müttefik olduk. Bir  tehdite karşı bir amaçla...

Ülkenin mevcut durumu, yatırımların yapılması gereken diğer alanlara aktarılması gibi nedenlerle...
Ancak süreç ilerledikçe,  ülke hep çeşitli ideolojilerle kutuplaştırıldıkça, o ilk günlerdeki mükemmel hava ortadan kalktı. Ülkeyi kalkındırmak, halkın refah seviyesini artırmak, güç ve barışın teminatı olmak gibi amaçlar yerine, karşı ideolojinin devleti ele geçirmesine karşı koymak, birbirlerinin kuyusunu kazmak vs gibi olumsuz davranışlarla büyük zaman ve kaynak tükettik.

Bu süre sonunda biz yerimizde sayarken müttefiklik ilişkisi gün geçtikçe tek taraflı bir sömürüye, en sonunda da dayatmaya dönüşmüş gibi görünüyor. Bugün özellikle savunma sistemlerimizin genel olarak müttefikimiz diye nitelendirdiğimiz ABD'ye bağlı olması, bu bağı koparmaya henüz yeterli gücümüzün olmaması bizim için bir handikap. Senin belirttiğin benzetme durumu net şekilde özetliyor. Maalesef bu konuda müptela durumdayız.

Peki müptela olanlar nasıl bu durumdan kurtuluyorlar? Ya aynen devam ediyorlar, ya da bıçak gibi iradeleriyle kesip atıyorlar, hayatlarından çıkartıyorlar.

Ülke olarak bu noktadayız ya da varmak üzereyiz!

Asıl önemli olan bu noktadan sonra ne yapacağımız. Öyle ki halen pek çoğumuz, bizi bu noktaya getiren zihniyetin etkisi altındayız!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 05 Nisan 2019, 16:48:57
Bağımlılık sarmalına kapılmışız. Bu bir SARMAL... Bu zinciri bir yerinden kırmak gerekiyor. Aksi taktirde kıyamet gününe kadar yarı bağımlı bir ülke olarak kalmaya devam edeceğiz. Hatta bağımlı olarak yaşayabileceğimizden bile şüpheliyim! Çünkü yeni çağda, gelişememiş ülkelere yaşam hakkı tanınmayacak. Dünya yeni bir hesaplaşma dönemine giriyor. Doğu' da Çin güneşi yükseliyor. Amerika doğuda yükselen güneşi batırmaya çalışıyor. Fakat eşik aşıldı, durduramayacağı bir döneme girdik veya giriyoruz. Hesap günü yaklaşıyor. Belki, 10-15 sene sonra ki büyük hesaplaşmaya hazır olmak gerekmiyor mu?

Amerika, ''safını seç'' diyor. Ya bizdensiz ya da kara toprağın! Eğer ki bizden olmaya karar vermişsen, Kıbrıs' dan askerini çek, Doğu Akdeniz' de ki iddialarından vazgeç, Suriye' nin kuzeyinde Terör devleti kurulmasına müzaade et... ve hatta kurulacak bu devleti himaye et... kendi yönetim biçimini değiştir; federatif/ özerk sisteme geç... eeeee bende sana F-35 vereyim (!)

Arkadaşlar, yapılmak istenen anlaşma budur. Allah aşkına, bunun kabul edilebilir tarafımı var mı? 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 05 Nisan 2019, 16:54:25
Bismarck'in bir lafi vardir.

"Fransiz imparatoru 3. Napoleon (amcasi ile yetenek acisindan mukayese bile edilemez) bana Avusturya'daki Alman halklari uzerindeki haklarimizdan ya vazgecmemizi ya da kanli bir savasi secmemizi oneren bir not verdi. Benim cevabim ise netti: Tereddutsuz savas!"

O yuzden rahat olun.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 05 Nisan 2019, 17:12:12

...
...
...
Asıl önemli olan bu noktadan sonra ne yapacağımız. Öyle ki halen pek çoğumuz, bizi bu noktaya getiren zihniyetin etkisi altındayız!

+1

Doğu' da doğan güneş, yeni fırsatları da beraberinde müjdeliyor. Hocam, batı medeniyetinin özünde baskı ve sömürü düzeni vardır. Sömüre bildiği yere kadar sömürür, sömüremediği yerde ise denetim altında tutmaya çalışır. Şuan Amerikanın yapmak istediği şey de tam olarak budur. Yaşanan birtakım elim olaylar nedeniyle, 70 yıllık sömürü düzeni biraz olsun zafiyete uğradı. Eksen kayması olmasın, oltada ki balık kaçmasın, sömürü düzeni bozulmasın diyerekten Türkiye üzerine büyük bir baskı kurmaya çalışıyorlar. Ne yazık ki zayıf yönlerimiz çoktur. En başta ekonomi... fakat bunları aşabileceğimiz imkanlarımız da vardır. Zor ama imkansız değil.

Hocam, şu dönemde vereceğimiz karar bundan sonra ki 100-150 yıla damgasını vuracaktır. Manda düzenine tamam mı, devam mı?  Artık yeter diyebilirsek; önümüzde aynen Kurtuluş Savaşında olduğu şekliyle mücadele dönemi var. Mandacılığa devam dersek; hem geleceğimizi kaybedeceğiz hem de gelecek dönemin fırsatlarını. Ve gyeni süreçte Türkiye, varlığını ancak küçülerek devam ettirebilecektir.

-Kafadan Kıbrıs gider.
-Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde özerk statü uygulanır -ki bunun adı, orta vadede bölünmedir.
-Ekonomik ve siyasal bağımlılık devam eder.
-Ve hatta Türkiye, gelecek dönemin çatışma bölgesi haline gelebilir.

Çünkü Manda kabul edildiği anda, Türk milletinin bütün direnç noktaları, bütün kaleleri yıkılacaktır. Örneğin deseler ki, Karadeniz' i NATO güvenlik şemsiyesi altına alıyoruz demiş olsalar; Türkiye' nin hali nice olur? Çünkü Mandayı kabul ettiğiniz anda, Türkiye' nin siyasal düzeni yeniden şekillenecek demektir. Bütün vatanseverler hapse tıkılır, hapisde ki FETÖ' cüler, PKK' lılar dışarı çıkartılır. Bu güçler, iktidara getirilir. Türkiye bir yandan Rusya, diğer yandan İran' la mücadele dönemine girmeye zorlanır. Zaten FETÖ' cüler en büyük hayali Türk-İran Savaşını çıkarta bilmekti. Türkiye ele geçirildiği zaman geriye bir tek İran kalacağından; Türkiye gibi maşa varken, İran' la kendileri niye savaşsın ki? Bunlar 5-10 sene savaştırılır, birbirlerini iyice tükettikleri kertede iki ülkede işgal edilir. Ve Türkiye yarı bağımlılıktan tam sömürü dönemine geçer. Ondan sonra ki sürek 1000 sene. Belke ki bir Atatürk çıkagelsin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Nisan 2019, 17:40:44
Master,

Bence son yazılan iletileri tekrar oku.
Yine yanlış hedefe mermi atıyorsun! Gözlüklerini takıver bir zahmet!
Asarız keseriz diyen yok! Üretmekten bahseden çok!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ACE - 05 Nisan 2019, 21:17:29
Silah ve savaş taktiği tartışırken sonunda hep üretim teknoloji ve ekonomiye dönmek zorunda kalıyoruz çünkü biliyoruz ki teknoloji gün geçtikçe insan gücüne, insan inancına, kuru taktiklere galip geliyor. Çünkü isterseniz günde 1000 şınav çeken, amuda durup hedefi gözünden vuran bordo berelileriniz olsun. Adam 500 km uzaktan gönderdiği SİHA ile o kuvveti vurabiliyor. Bilim ve teknolojiyi yakalamak şart.

Ama bu nasıl olacak? Liyakatin olmadığı, herkesin Ailesini, hemşerisini, aşiretini, tarikatını kolladığı; her fırsatta cehalete prim tanınan ve her fırsatta ahlaken cılız ve disiplinin hor görüldüğü menfaatçi bir ortamda... Kimse kendini bu ülkenin paydaşı olarak görmüyor; çoğu bir ideolojinin, mezhebin veya ırkın çıkarını savunuyor en basitinden. Kusura bakmayın ama ekonomi-teknoloji talebinin de altında aslında eğitim,disiplin,saygı ve ahlak sorunumuz var. Yukarıda arkadaşın biri kıyaslarken dile getirdi; İsveç,Kore,Japonya...  Farkın sebebini anlamışsınızdır. Bir konu var mesela İsveçte yapılan bir işlem ve vatandaşın beyanı esas, Türk olarak hemen aklına geliyor "ya vatandaş yalan söylerse?" İsveçli adam bunu bir türlü anlamıyor. Ciddiyim. "Neden yalan söylesin ki?!?" diyor. Adamlarda bırak insanı, devlete yalan söyleme diye bir şey yok. Ama sorsan biz onlardan milliyetçiyiz asarız keseriz kanımız feda...

Atatürk bu durumu en az 120 sene önceden görmüş; eğitime, bilime, endüstriye yatırım yapmış. Sadece iyi bir asker demek o yüzden haksızlık olur. Ancak gel gelelim ki o öldükten sonra sağ sol farketmeksizin vizyonsuz,tembel,çıkarcı,hizipçi onlarca büyüğümüz tarafından ortada hiç bir sebep yokken Amerikanın kucağına oturtulmuşuz.

Başta aile içi eğitimden tut anaokulu ve ilköğretime bakınca bu sistemde gidişat değişecek gibi durmuyor. Ahlakın ön planda tutulduğu; yarışçılıktan ziyade sorgulayıcı bir eğitimin yaratılması; her işin ehline verilmesi gerekiyor.

Almanya, İngiltere, Japonya, Kore yıkılsa da ayağa kalkıyorken biz sürekli yerlerde yuvarlanıyoruz. Çünkü sebebi insanın içinde saklı... Şimdi bakınca konuştuğumuz füze ve uçak muhabbetleri ne kadar da havada kalıyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Nisan 2019, 21:32:01
+1 ACE

Aslında ruhumuzu kaybetmişiz. Özümüze nasıl dönebiliriz onu da bilemiyorum. Mevcut sistemle imkansız. Geçmişse bakarsak genelde büyük felaketler sonrası, bıçak kemiğe dayanınca harekete geçmişiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 05 Nisan 2019, 21:35:14
Biz herşeyi toplumdan kaybediyoruz. Biz aklınıza gelebilecek her konuda ayrışmış bir toplumuz maşallah bunuda körükleyen siyasetcilerimiz hiç eksik olmuyor. Tüm devlet daireleri belediyeleri yozlaşmış bir ülkeyiz. Japonya , Kore , Almanya birkaç ülke daha sayabilirsiniz. Hepsi büyük bir savaştan çıktıktan sonra atılım yapıyor. O savaşın sonunda birlik sağlanıyor. Deniliyorki "bakın biz birbirimize sahip çıkmaz isek bizi mahvederler". Biz bu mücadeleyi verdik mi ? verdik. Mustafa Kemal Atatürk'ün atılımları bu ülkede sanayileşme , endüstrileşme , sanatta bilimde ilerleme üzerine kuruluydu. Biz o hedefleri taşıyan ülkeyi bilimde gelişmek isteyeni ülkeden kaçırtan , sanatı - sanatçıyı dışlayan , kendisinden olmayana ölüm kafası yaşayan bir topluma dönüştük. Bu tür toplumlarda gelişme olmaz. Bu tür toplumlarda refah - huzur - adalet olmaz. 2019 yılında bu ülkenin eğitim sistemi ilkokul cocuklarına türban taktırabilme , okullarda bilmem ne cemaatlerin seminerlerinin verilmesi bilmem ne vakfının propaganda yapabilmesine olanak saglayan saçma sapan bir sisteme dönüştü. Biz böyle mi gelişcez ? Bu kafayla mı Amerikaya kafa tutacaksın. Saçmalamanında bir limiti var. Boş laflarla kendinizi kandırıp duruyorsunuz. Bu ülkede sorun yok diyen adamın zekasından da beyninden de şüphe ederim. Bu ülkedeki sorunda hem içerde hem dışarda meyvelerini böyle veriyor. İster Amerikaya bagımsız ol ister bagımlı kendimizi yönetene ağzımızı açamaz iken gidip elalemin devletini eleştirmek bana çok boş geliyor. Hepiniz korkuyorsunuz. herkes korkuyor. Bugün sokakta yürüyen emekli amcama siyasetle ilgili soru soruluyor korkuyor. Sonra çıkıp burda ağzımızı aca aca diyecezki Amerika bizi bölmeye çalışıyor. Bizi esas bölmeye çalışana , ayrıştırana , dışlayana , ötekileştirene tek bir cümle laf yok. Süpersiniz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 05 Nisan 2019, 21:44:52
Çarpım tablosunu bilmeyen lise öğrencisinin babasına ; "Senin oğlunu ODTÜ elektrik mühendisliğine alalım mı?" diye sor . Babası "Evet" der...

İşte bizim tek ve en önemli sorunumuz bu...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ACE - 05 Nisan 2019, 21:54:57
Çarpım tablosunu bilmeyen lise öğrencisinin babasına ; "Senin oğlunu ODTÜ elektrik mühendisliğine alalım mı?" diye sor . Babası "Evet" der...

İşte bizim tek ve en önemli sorunumuz bu...

20.000 lira ver çocuğunu o okula sokalım deseler verir. ki verilmişliği de vardır. hatta bunu cemaatçilik için dahi yaptılar ve bunun sorumluları halen ortalıktalar. Fetö olayı patlamasa kimse dile getirmeyecekti.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 05 Nisan 2019, 22:28:11
Benim anlatmak istediğim para , menfaat  karşılığı bir yerlere gelme meselesi değil. Bundan bağımsız  olarak  toplumumuzdaki bir "ahlaksızlık" realitesi ;

İnsanlar sahip oldukları yetenek ve çalışmalarına göre bir mevkiye gelmeli (Liyakat)

Dışarıya çık herkese sor ;"Evet , İnsanlar sahip oldukları yetenek ve çalışmalarına göre bir mevkiye gelmeli" der.

Ama senin oğlun çarpım tablosu bilmiyor , mühendislik okuyabilir mi ? diye sor cevabı yine "Evet , tabiiki okur" olur...

Demek ki insanlar çıkarcı ve bencildir. O zaman toplumun dizayn,eğitim vb.  işini insanın ve politikacıların insiyatifine bırakmayacaksın.

İnsanı devreden çıkaracaksın... Çok katı , teknolojiye dayalı istihdam , sınav , eleme politikası geliştireceksin...

Yoksa yarın bugün Aselsan ,TAİ vb. firmalarımız bir elin parmaklarını geçmez halde kalır...Hatta adam kayırmacılıkla , yandaşlar doldurulup yok olma noktasına bile getirilir...

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 05 Nisan 2019, 22:40:23
Atatürk sonrası dönemde ''Küçük Amerika Olacağız'' söylemiyle yola çıkanlar yüzünden,  az kalsın; Büyük Honduras, Büyük Panama, Büyük Kolombia, Büyük Nikaragua, Büyük Filipinler oluyorduk ki... olmadık. Neyse ki paçayı son anda kurtadık. Az kasın Muz Cumhuriyeti oluyorduk.

Şahsi görüşüm; bağımsızlığımız elde etmediğimiz sürece gelişmiş bir ülke olabilmemiz mümkün değildir.  O nedenle mümkün mertebe kendimize oyun alanları/ özgürlük alanları yaratabilmemiz lazım. Anca buralarda top çevirebiliriz. Yeni dünyanın, yeni imkanlarını kullanabilmeliyiz. Kendimizi mümkün mertebe çeşitlendirmeliyiz. Amerika' ya kaldıysa; Git çekice, gel körüğe...! -ömrün boyunca Amerika' ya çıraklık yetsen bile; bizim kapımızda çok hamallık ettin; artık gel seni kalfa yapalım demeyecektir. Bulmuş enayiyi, bırakır mı?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 05 Nisan 2019, 23:18:54
Arkadaşlar izlenen politikalardan ,icraatlardan,ekonomiden, hukukumuzdan,sağlığmızdan ,eğtimimizden ,geleceğimizden ,çevreye verdiğimiz zararlardan, say babam say genelde memnun olmadığımızı belirtip şikayette bulunmaktayız .İyi güzel de bu icraatleri yapan siyasiler gökten memleketimize zembil ile gelmediler. Tüm siyasetcilerimizi, liderlerimizi ara dönemler hariç  kör topal yapılmakta olan seçimlerle tekrar tekrar bizler seçmekteyiz .Yani kusur çapsızlık sadece seçilenlerde değil ,asıl kusur onları  tüm başarısızlıklarına rağmen   adeta football takımı tutar gibi parti tutan ve bu siyasileri tekrar tekrar uslanmadan seçmekte ısrarcı olan  bizler suçlu değilmiyiz?

Ne zaman seçilmişlerin bizlere hükmetmek için oraya seçilmediklerini anlarız ve onlardan hesap sormaya başlarız ,o zaman onun bunu kölesi olmaktan çıkarız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 05 Nisan 2019, 23:28:13
Atatürk sonrası dönemde ''Küçük Amerika Olacağız'' söylemiyle yola çıkanlar yüzünden,  az kalsın; Büyük Honduras, Büyük Panama, Büyük Kolombia, Büyük Nikaragua, Büyük Filipinler oluyorduk ki... olmadık. Neyse ki paçayı son anda kurtadık. Az kasın Muz Cumhuriyeti oluyorduk.

Şahsi görüşüm; bağımsızlığımız elde etmediğimiz sürece gelişmiş bir ülke olabilmemiz mümkün değildir.  O nedenle mümkün mertebe kendimize oyun alanları/ özgürlük alanları yaratabilmemiz lazım. Anca buralarda top çevirebiliriz. Yeni dünyanın, yeni imkanlarını kullanabilmeliyiz. Kendimizi mümkün mertebe çeşitlendirmeliyiz. Amerika' ya kaldıysa; Git çekice, gel körüğe...! -ömrün boyunca Amerika' ya çıraklık yetsen bile; bizim kapımızda çok hamallık ettin; artık gel seni kalfa yapalım demeyecektir. Bulmuş enayiyi, bırakır mı?

Valla gitmek isteyen gitsin. Ben hain demem. Kalip burada emir beklemelerinden iyidir. Oradan gelen teknoloji ile burada önlerini alamayiz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 05 Nisan 2019, 23:53:06
Arkadaşlar izlenen politikalardan ,icraatlardan,ekonomiden, hukukumuzdan,sağlığmızdan ,eğtimimizden ,geleceğimizden ,çevreye verdiğimiz zararlardan, say babam say genelde memnun olmadığımızı belirtip şikayette bulunmaktayız iyi güzel de bu icraatleri yapan zatlar gökten memleketimize zembil ile gelmediler siyasetcileri liderleri ara dönemler hariç iyi kötü kör topal yapılmakta olan seçimlerde tekrar tekrar bizler seçmekteyiz .Yani kusur çapsızlık sadece onlardamı var peki bu insanları tekrar tekrar adeta football takımı tutar mahiyetinde uslanmadan seçmekte ısrarcı olan  bizler suçlu değilmiyiz?

Ne zaman o seçilmişlerin bizlere hükmet için oraya seçilmediklerini anlarız ve onlardan hesap sormaya başlarız o zaman onun bunu kölesi olmaktan çıkarız.

Aslında bizler suçlu değiliz. Mevcut siyasi sistem içerisinde mantıklı, doğru sözler ortaya koyanları öylesine karalarlar ki asla tutunamazlar.

Eskiden daha fazla demokrasi vardı. Siyasi liderler bir arada canlı yayınlarda bile seviyeli bir şekilde tartışabiliyorlardı. Şimdi öyle mi? Bütün kanallarda bir lider, karşısında kendisine bağlı gazeteciler... Sorulacak sorular bile belli. Haliyle cevaplar belli...

Sürekli algı operasyonu diyenler, aslında bunun en profesyonelini yapıyorlar. Artık bunu yaparken de artık o kadar abartıyorlar ki ters tepiyor. İnsanların karşısına sürekli çıkardıkları şeyler artık bıkkınlık veriyor.

Hani Master sık dile getiriyor, bizdeki medyanın palavralarına o kadar çok inanan insan var ki! Mesela savunma konularında bütün dünya bizi kıskanıyor sanıyorlar. Sorsan dünyanın en iyi uçağını yapıyoruz. Ama ABD bize F-35 vermiyor diye kızarlar. Madem dünyanın en iyi savaş uçağını yapıyoruz, neden F-35 almak için uğraşıyoruz düşünemiyorlar. Dünyanın en iyi tankını yapıyoruz ve Almanlar bizi kıskanıyor diyorlar. Sonra Almanlara kızıyorlar tank motoru vermiyorlar diye. Motoru bile olmayan dünyanın en iyi tankı!

Siyasi ideolojilerin ülkeye verdiği zararı hiç bir dış güç veremedi!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 05 Nisan 2019, 23:54:03
Hocam, eskiden vatandaşa çok kızar, çok hayıflanırdım. Tamam... seçilmiş insanlar da bu toplumun içinden çıkıyor çıkmasına da... fakat kurgulanmış bir tiyatro da yok mu? Vatandaşın önüne doğru programları, doğru kişileri koymazsanız; mecburen içlerinden bir tanesini seçiyor. Seçilmişlerin geneli de birbirinden beterdir. Nerede hayırsız, nerede uğursuz insan varsa, adeta köşe başlarını zapt etmiş durumdalar. Asıl sorumluluk, aydınım diyenlerde değil midir? Aydınım diyorsan, vatandaşını aydınlatacaksın. Çünkü sen görevini yapmayınca, öteki adam vatandaşı uyutuyor. Din ile uyutuyor, edebiyatla uyutuyor,  yüksek perdeden sallayarak uyutuyor. Bütün dünyada böyledir. Vatandaş bilmez ki hocam! Bilmek zorunda da değildir. Gündelik geçim derdiyle uğraşan insanlardan çok fazla şeyler bekleyemezsiniz...

En nihayetinde bu memleketi bu millet kurtarmadı mı? Analar evlatlarını cephelere göndermedi mi? İki öküzden bir tanesini, iki çorabından bir tanesini götürüp ordusuna bağışlamadı mı? Yeri geldi canını da verdi... Daha ne yapsın hocam! Asıl şerefsizlik, şerefsizlik yapanlardadır.

Atatürk kadar ufku geniş bir insan olmamakla birlikte, İsmet İnönü ne diyordu;

Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadığı sürece; o memlekete kurtuluş yoktur! diyordu.

İşte, cesur olamayan insanlardan bir tanesi de kendisidir. Namusludur ancak cesur değildir. Zaten Büyük Atatürk İnönü' nün siciline ''risk alamaz'' diye yazmıştı. Çünkü kendisi doğu cephesinde komutanıydı ve aynı zamanda sicil subayıydı. İnönü aşırı ihtiyatlılığıyla nam salmış bir insan olarak, risk almaktan kaçınırdı. Atatürk' ün Lozan' a o nedenle İnönü' yü gönderdiği söylenir. Hesapsız işler yapmasın, meceraya girmesin diye. Oysaki Atatürk; ne İnönü kadar aşırı İhtiyatlı, ne de Enver paşa kadar hesapsız iş yapan bir insan değildi. Atatürk hesaplı risk alabiliyordu. Sakarya Savaşı, Baş Kumandanlık Meydan Savaşı en güzel delilleridir.

Demek ki, bir memleketin kurtuluşu yöneticilerin namus ve cesaretiyle mümkündür. Adam namusludur ama cesur değildir... Buradan kurtuluş bekleyemezsiniz. Adam namussuzdur ama cesurdur. Oradan da bi' cacık olmaz. zaten namussuzlar cesur olur...

Velhasıl, vatandaş yeri zamanı geldiğinde zaten yapması gerekeni yapıyor. Asıl sıkıntı, karar makamlarında oturanlardadır. Çünkü yol gösterciler bunlar olacak. Madem ki aydınım, eğitimliyim diyorsun; sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri lazımdı. Bu avam' ın, halkın işi değildir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 06 Nisan 2019, 00:14:11
Sn Skywolf ve Sn Partiküle Teşekkürler her ikinizin yorumu da gayet yerinde ve çok doğru.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 06 Nisan 2019, 13:32:35
Simdi 15 temmuz'da itirafcilarin ifadelerini gorduk. Yurtdisina "yeter ki bizi taniyin ne isterseniz yapacagiz" diyenlere ne demokrasisi verebilirsin ki?

Herif kendini buraya ait gormuyor, gözü yukseklerde kifayetsiz muhterisin. Bir de acentecilik kapti mi al sana otopark mafyasi.

Etnik ve ideolojik olarak homojen degiliz bir kere. Mesele o!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 06 Nisan 2019, 15:47:21
Simdi 15 temmuz'da itirafcilarin ifadelerini gorduk. Yurtdisina "yeter ki bizi taniyin ne isterseniz yapacagiz" diyenlere ne demokrasisi verebilirsin ki?

Herif kendini buraya ait gormuyor, gözü yukseklerde kifayetsiz muhterisin. Bir de acentecilik kapti mi al sana otopark mafyasi.

Etnik ve ideolojik olarak homojen degiliz bir kere. Mesele o!
İlk başta bu şoparları sırf cemaatten diye orduya alırken yeteneklerine zekasına vatan - millet mantalitesine bakmadan alırsan yarın 15 temmuz gibi olaylarda seni satmasına şaşırmayacaksın. Çünki bu şoparların dini cemaatlerde kafaları o denli yıkanıyorki ya adam annesini babasını reddediyor yinede cemaatten vazgecmiyor. Bu kitlenin bana - devletime - milletime hiçbir katkısı olmaz. katkısı olacak tek yer köpeği oldugu yerdir. O yüzden bugün fetö temizlenir yerlerini yarın diğer cemaatler kapar. hükümet fetöden az bir ders almış olsa bugün bu ülkede cemaat saçmalıklarından eser kalmazdı. Bugün kendi tekelindeki cematleri orduya sokacakki yarın seçimi kaybettiğinde kontrol edebileceği bir kitle olsun elinin altında.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 06 Nisan 2019, 17:59:48
Simdi 15 temmuz'da itirafcilarin ifadelerini gorduk. Yurtdisina "yeter ki bizi taniyin ne isterseniz yapacagiz" diyenlere ne demokrasisi verebilirsin ki?

Herif kendini buraya ait gormuyor, gözü yukseklerde kifayetsiz muhterisin. Bir de acentecilik kapti mi al sana otopark mafyasi.

Etnik ve ideolojik olarak homojen degiliz bir kere. Mesele o!
İlk başta bu şoparları sırf cemaatten diye orduya alırken yeteneklerine zekasına vatan - millet mantalitesine bakmadan alırsan yarın 15 temmuz gibi olaylarda seni satmasına şaşırmayacaksın. Çünki bu şoparların dini cemaatlerde kafaları o denli yıkanıyorki ya adam annesini babasını reddediyor yinede cemaatten vazgecmiyor. Bu kitlenin bana - devletime - milletime hiçbir katkısı olmaz. katkısı olacak tek yer köpeği oldugu yerdir. O yüzden bugün fetö temizlenir yerlerini yarın diğer cemaatler kapar. hükümet fetöden az bir ders almış olsa bugün bu ülkede cemaat saçmalıklarından eser kalmazdı. Bugün kendi tekelindeki cematleri orduya sokacakki yarın seçimi kaybettiğinde kontrol edebileceği bir kitle olsun elinin altında.

Abdulhamit'in hassa ordusu, irak cumhuriyet muhafizlari, esadin sebbihalari...

Sonunu biliyorsun hocam.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 06 Nisan 2019, 19:54:31
Bazı yazılanları okuyorum da... şaşırmamak elde değil. Efendim neymiş; Putin şöyle tehkile bir adammış, yok efendim Rusya şöyle lanet bir ülkeymiş! ... Zamanında şunları, şunları, şunları yapmışlar da bu nedenlerle şöyle böyle şeyler olmuş!

Yahu şu Amerika sevdası, şu F-35 sevgisi nelere kâdir miş!

Meselenin çok yönlü politik bir mesele olduğunu bir  türlü kabul etmek istemiyorlar. Ya meseleyi teknik detaylara boğup, politik sonuçlarını hiç hesaba katmıyorlar ya da eskinin soğuk savaş dönemi mantığıyla hareket ederek anti komünist bir çizgide meseleyi irdelemeye çalışıyorlar... Ne kadar da yanlış tahliller yapıyorlar yahu. Şaşırmamak elde değil.


 

Zamaninda Ruslarin bize sunlari bunlari yaptiklarini size saymakla bitiremem. Yooo bize her daim yanlis yaptkiklari yok. Kurtulus savasindan sonra sanayinimizin temelini kim atti bir düsünün?

Ama soruyorum size. Icimizden bu gecmisi bilen kac kisi var? Cumhurriyetin kurulusunda ruslarin yardimi gözardi edilmezken ne zaman birden bire onlar tüh kaka oldu?


Buyrun. Artik Manifesto olan yasanmis gercekler tarih kitablarinda, heykelerde ve arsivlerde kayitlidir. Bunu inkar eden cumhurriyet kurulusundan zerre kadar bir bilgisi yok demektir. Bizim rahmetlik olan büyüklerimiz Ruslarin hakkini son nefeslerine kadar korumuslardir. Peki simdi hangi konsesüzü yasiyoruz ki ruslari zorla bir düsman kilifina sokalim?

Belki bu Anektot bizleri az cok aydinlatabilir.






Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Ruslar ve oynadıklari önemli rol

Belki bilmezsiniz ama Taksim Cumhuriyet Anıt’ında Atatürk’ün sağında iki Rus yer almaktadır. Bu kişiler ünlü Rus mareşal Kliment Voroşilov ile ünlü Soviyet KGB kurucusu Mihail Frunze. Bu kişiler Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşunda oynadıkları önemli rolü Atatürk’ün özel emri ile tüm gelecek nesiller için asla unutulmasınlar diye burada yer almaktadırlar. Ne yazık ki günümüzün Türk nesli bu kişilerin ne adlarını biliyor ne de ne yaptıklarını…

16 Mart 1921 yılında özel törende Rusya Sovyet Federal Sosyalist Cumhuriyet’i ile Türkiye arasında “Dostluk ve kardeşlik sözleşmesi” imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre henüz kurulmamış Türkiye Cumhuriyet’ine Türk milletinin yabancı istilacılardan özgürlüğünü kazanabilmesi için 1878 yılından beri Rusya sınırlarına dahil edilen Kars, Ardağan ve Artvin bölgeleri verilmiştir. Sözleşmeye göre Rusya Türk halkına 10 milyon altın ruble ile askeri mühimmat hibe edecekti

Ağustos 1921’de Rusya Mikail Frundze’yi Türkiye’ye elçi olarak atamıştır. Frundze Türkiye’de Aralık 1921 ile Ocak 1922 tarihleri arasında bulunmuştur. Türkiye’nin bulunduğu ağır ekonomik durumunu ve içinden çıkamadığı savaşı Rus halkına ve Sovyet yönetimine ileten Frundze acilen Türkiye halkı için yardımının arttırılmasını istemiştir. Rusya bulunduğu ağır ekonomik durumuna henüz yeni biten iç ve dış düşmanlara karşı verilen savaşa rağmen Frundze’ye kulak vermiş ve yardımını esirgememiştir.
S. Aralov yazdığı hatıra kitabında Türkiye’ye gitmeden önce Lenin’in kendisine söylediği sözleri şöyle vermektedir.Lenin:

“Türk halkı özgürlük savaşını vermektedir. Merkez Komitesi oraya savaş sanatını bildiğiniz için yolluyor”.
Yabancı istilacılara karşı geçilecek taaruz öncesi hazırlık aşamasında 1922 Mart-Nisan aylarında Mustafa Kemal’in davetlisi olarak elçi S. Aralov, askeri ataşe K. Zvonaryov ve Azerbaycan elçisi İbrahim Abilov’un katılımı ile tüm Türk silahlı kuvvetleri denetimden geçmiştir. Misafirler kara ve atlı birlikleri ziyaret etmiş, iki ordunun komuta merkezlerine gitmiş, Konya’da bulunan yedek ordunun denetiminde bulunmuşlardır.

Misafirlerin katılımı ile Türk Silahlı kuvvetlerin ilk yıldönümü kutlaması gerçekleşmiştir. Kutlamalardan sonra misafirler Türk askerlerine hediyeler dağıtmıştır. Hediyelerin üstünde Türkçe olarak “Sovyet Kızıl Ordusundan Türk Askerine” diye bir yazı bulunuyormuş.

16 Mart 1921’de imzalanan sözleşme çerçevesinde taarruz öncesi 1921-1922 yıllarında Rusya’nın Novorossiysk, Tuapse ve Batum limanlarından Türkiye’ye 39 bin adet tüfek, 327 adet makineli tüfek, 54 top, 63 milyon tüfek mermisi, 147 bin top mermisi, giysiler vs getirilmiştir. Bunun dışında Rus Beyaz ordusunun 1918’de doğu sınırlarda bıraktığı tüm askeri muhhimat da Türkiye’ye getirilmiştir.

1921 yılında iki savaş gemisi “Jutkiy” (Korkunç) ile “Jivoy” (Canlı) Türkiye’ye hibe edilmiştir.
Rusya Hükümeti Ankara’da hala Makine Kimya olarak bilinen mermi üretim fabrikasının kurulması için tüm gerekli donanımı hibe etmiştir. Donanım ile birlikte çok miktarda hammadde de getirilmiştir ve Türk işçilere eğitim verilmiştir.

Bunun dışında Moskova’da imzalanan sözleşmeye göre Türkiye halkına vaad edilen 200,6 kg saf altın Sovyet diplomatik misyonun başında bulunan Y. Upmal-Angarskiy tarafından Türkiye Hükümetine teslim edilmiştir.

Mikail Frundze yetim kalan Türk çocuklarının barınması için kurulacak olan yetimhaneler için 100 bin altın ruble Türkiye Hükümetine Trabzon’da teslim etmiştir. S. Aralov ise Nisan 1922’de Türk Silahlı Kuvvetlerine ayrıca tipografi ve sinema aparatları için 20 bin lira hibe etmiştir. Aynı zamanda Aralov Rusya Hükümeti tarafından vaad edilen 10 milyon altın ruble yardımının son 3.5 milyonluk kısmını da Türkiye’ye geldiğinde beraberinde getirmiştir.

İki halkın kardeşlik bağları Lozan ön görüşmelerinde ve Lozan antlaşması esnasında daha da pekileşmiştir. SSCB Hükümeti 1922-23 yıllarında Türkiye’nin boğazlar üzerindeki tek başına hakim olması gerektiğinin tezini savunarak Türkiye’ye destek çıkmıştır.

Lozan antlaşmazından sonra Türkiye bağımsızlığını kazanmış tüm yabancı istilacıların Türkiye’den çekilmesi sağlanmıştır. TBMM Mustafa Kemal Atatürk’ü ilk Cumhurbaşkanı seçmiştir. 31 Ekim 1923’te SSCB Merkez Komitesinin başkanı M. Kalinin (Dönenmiş SSCB başkanı) Atatürk’e yolladığı teleğramda şunları söyledi:

“Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerin Birliği halkları adına nihayi olarak despot monarşi rejiminin kalkması ve Türkiye Cumhuriyet’inin kurulması dolayısıyla kardeş Türk milletini ve dost Türkiye hükümetini sıcakça selamlıyorum. Sizi, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa’yi, yabancı istilacılara karşı kahramanca savaşan Türk milletinin üstün yetenekli yönetici olarak Türkiye Cumhuriyet’inin Cumhurbaşkanı seçildiğiniz için tebrik ediyorum. Eminim ki, asla bağı kopmayacak halklarımız arasındaki dostluk zaman içerisinde gittikçe pekişecektir ve iki devletin de gelişmesine vesile olacaktır.”

Ağustos 1928’de açılan Türkiye Cumhuriyet Anıtı gelecek nesiller için Türkiye Cumhuriyet’inin kurucuları yer almıştır. İşte Atatürk’ün sağında yer alan Türk halkının kahramanları, Türkiye Cumhuriyetin kurucuları arasında yer alan Kliment Voroşilov il Mikail Frundze:
Surits zamanında Voroşilov ziyareti esnasında SSBC ile Türkiye arasında dostluk ve işbirliği sözleşmesi imzalanmıştır. Bir çok kültürel ve siyasi gelişmelerde Türkiye ve SSCB birlikte hareket etmiştir.

Yeni bağımsız devletlerin gelişmesi adına, emperyalizm ve kapitalizm’den bağımsız olmak için SSCB birçok devlete elinden gelen yardımı üstlenmiştir. Sadece Türkiye’de Atatürk zamanında SSCB desteği ile birçok hafif ve ağır sanayi fabrikaları kurulmuştur.
İsmet İnönü’nün başında bulunduğu heyet 25 Nisan 1932’de SSCB’yi ziyaret eder. Kendisi burada 15 gün boyu 70 fabrikayı ziyaret ederken yanında bulunan tekstil uzmanları Şerif Onay ile Kamil İbrahim SSCB’de ta 9 Hazirana kadar kalarak SSCB’nin endüstrisini incelemişlerdir.

Heyetin Stalin’den istediği yardım kısa zamanda Türkiye’ye ulaşmıştır. SSCB kardeş Türk halkının kalkınması için gerekli çalışmaları tespit edecek heyeti göndermiştir. SSCB Devlet Gelişmesinin Planlama Enstitüsü başkanı Prof. Orlov’un başındaki heyet Türkiye’ye gelerek 22 Eylül 1932’de raporunu hazırlamıştır ve sunmuştur. Gitmeden önce İstanbul Üniversitesinde konferans veren Orlov şunları söyledi:
“Sevinçle emin oldum ki aklı ile enerjileri ile eğitimi ile Türk mühendisleri ne bizden ne de başka ülkelerdeki mühendislerden farklı değildir. Kendileri bize gayet iyi yardımcı olmuştur. Neden Avrupa’dan mühendis çağırdığınızı açıkçası anlamış değilim.”
21 Ocak1934’te imzalanan sözleşme ile SSCB Türkiye’ye verdiği 20 yıllık faizsiz kredi ile daha önce Prof.Orlov tarafından belirlenen Nazilli (Denizli) ve Kayseri mevkilerinde iki tekstil fabrikası kuruluşu kararlaştırılmıştır. Fabrikalar Sovyet mühendisler tarafından kurulmuş tüm teçhizat Rusya’dan getirilmiştir. Atatürk fabrikaların açılışını ölümünden bir ay önce yapmıştır.
Türkiye o dönemde Osmanlı’dan kalan borçların ağır yükü altında kalmıştır. SSCB halklarının yardımı ile Türkiye ekonomisi ilk defa nefes almıştır. SSCB Hükümeti yaptığı tüm yardımları para karşılığı değil barter yani değiş tokuş şeklinde yapmıştır. SSCB yaptığı yardımlar karşılığında Türkiye’nin ürettiği ürünleri almaya kabul ederek Türkiye’nin bu ürünleri dış pazarda satma zorluğundan kurtarmıştır. Türkiye eski sanayı bakanı Mehmet Turgut 1964’te yazdığı kitapta bu antlaşmayı Türkiye’de devletçiliğin başlangıcı olarak nitelendirmiştir. Fabrikalar Türkiye’deki ilk tekstil fabrikaları olmuştur. Fabrikalar kurulurken SSCB’de eğitim gören Türk işçileri ve mühendisleri kısa zamanda fabrikayı çalıştırır hale gelmişlerdir.

Aynı dönemde nihayı olarak TC Merkez bankası da Sovyetlerin yardımı ile kurulmuştur. Daha önce bu görevi üstleyen Ottoman bankası yabancıların elinde idi.
Sonraki dönemlerde SSCB benzer antlaşmalar çerçevesinde ta 1980lerin sonuna kadar Türkiye’de İskenderun, Karabük demir çelik fabrikaları dahil ilk demir çelik fabrikalarını, ilk petrol arıtım fabrikası TÜPRAŞ’ı, Mersin ve İskenderun limanları dahil bir çok liman, ilk Alüminyum fabrikasını, ziraat sanayisi, tarımcılık sanayisini ve bir çok alanda daha Türk halkının yardımına koşmuştur. Sovyetler sayısı 50 bini geçen Türk mühendisini ve işçisini eğitmiştir.


https://www.turkishnews.com/tr/content/2017/12/13/turkiye-cumhuriyetinin-kurulusunda-ruslar-ve-oynadiklari-onemli-rol/ (https://www.turkishnews.com/tr/content/2017/12/13/turkiye-cumhuriyetinin-kurulusunda-ruslar-ve-oynadiklari-onemli-rol/)


Rus-Amerikan cakismasinin bir komik bagimliligini daha ortaya koyalim.  NASA´nin ve ticari  uydu firlatmasi Delta V roketleriyle gerceklesiyor. Bilin bakalim roket motorlari nerden temin ediliyor.
On seneden beri amerikan Roket üretici (ULA United Launch Alliance) rus üretimi RD-180 roket motoru kullaniyor.Bu kurulus Lokheed Martin ve Boeing´in bir Joint Venture kurulusudur. Komersiyel uydu firlatmanin motor temini 2021é kadar yaptirim disi antlasmayla garantilenmistir.

Ama bu arada bizim S-400 teminimiz "tüh kaka,seni yaramaz cocuk sana simdi gösteririm" kapsamina girdigini unutmayalim.


Sayin Partikülün dedigi gibi bu kadar cifte standarti kaldirmak icin ya karekter ya migde ister.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 08 Nisan 2019, 08:44:12
Amerikan medyasında Türkiye'ye yaptırım tehdidi

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/08/fg_9157.jpg)

S-400 krizinin ekonomik sarsıntıya yol açabileceğini yazarak açık açık tehdit ifadeleri kullanan Amerikan medyası, Türkiye'nin kararlılığının farkında.

NATO müttfeki ABD, Türkiye'yi yıllarca istediği silahlar konusunda oyaladı. Türkiye de kendi planlanlarını yaparak Rusya ile S-400 konusunda anlaştı.

Bu anlaşmadan sonra Türkiye'ye Patriot satmak isteyen ABD, baskı ve tehditlerle Rusya ile yapılan anlaşmanın iptal edilmesini bekliyor. Ancak Türkiye her seferinde kararlılığını gösterdi.

"SONUÇLARI OLURMUŞ"
Amerikan medyası Türkiye'nin S-400 almasının 'sonuçları' olacağını söyleyerek Türkiye'yi tehdit etmeye kalkıyor. Amerika'nın Sesi adlı sitenin Türkçe servsi haberinde, "S-400 krizi: Türk ekonomisi büyük bir sarsıntı daha geçirecek" başlığını kullandı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/08/dsa_9659.jpg)

BRUNSON KRİZİNE BENZETTİLER
Haberde ayrıca görüşlerine yer verilen kişi, "Türkiye önümüzdeki dönemde Brunson krizi sırasındakinden daha sert yaptırımlara maru kalabilir." ifadelerini kullandı.

https://www.ensonhaber.com/amerikan-medyasinda-turkiyeye-yaptirim-tehdidi.html (https://www.ensonhaber.com/amerikan-medyasinda-turkiyeye-yaptirim-tehdidi.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 08 Nisan 2019, 09:25:19
VOA  Yorumu her ne kadar da tehdit görünse de bizlerin aklından geçen olasılı risk değilmi? :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 08:30:26
ABD senatörlerinden Türkiye'ye S-400 tehdidi

ABD Senatosu'nun dış ilişkiler ve savunma alanında önemli rol oynayan dört üyesi, Türkiye'yi S-400 alması halinde olası her türlü yaptırımla tehdit etti.
AA | 10.04.2019 - 03:40..

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/ads_8693.jpg)

Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti'den Oklahoma Senatörü Jim Inhofe, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti'den Rhode Island Senatörü Jack Reed, Senato Dış İlişkileri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti'den Idaho Senatörü Jim Risch ve Senato Dış İlişkileri Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti'den New Jersey Senatörü Bob Menendez, New York Times gazetesinde "Türkiye, ABD ile Rusya arasında seçim yapmak zorunda" başlıklı makaleye yayımladı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/jim-inhofe_6350.jpg)

Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti'den Oklahoma Senatörü Jim Inhofe

"YA F-35 YA DA S-400, İKİSİ BİRDEN OLMAZ"
BBC Türkçe'nin aktardığı makalede, 'Türkiye'nin yılsonuna kadar ya F-35 yeni nesil savaş uçağına ya da Rus yapımı S-400 karadan havaya füze savunma sisteminden birine sahip olmuş olacağı ancak her ikisine birden aynı anda sahip olamayacağı' vurgulandı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/jack-reed_4282.jpg)
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti'den Rhode Island Senatörü Jack Reed

"TÜRKİYE'NİN DÜNYADAKİ YERİ AÇISINDAN ÇOK DERİN SONUÇLAR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı tercihin 'Türkiye'nin dünyadaki yeri, ABD ile ilişkileri ve NATO'daki konumu açısından çok derin sonuçlar' ortaya çıkartacağı savunularak şu yorumlar yapıldı:

"Türkiye'nin S-400 alması, NATO kapsamında verdiği taahhütleri ihlal edecek ve müttefikleriyle birlikte operasyon yapma kabiliyetini azaltacak."

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/jim-risch_4798.jpg)
Senato Dış İlişkileri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti'den Idaho Senatörü Jim Risch

"RUS RADARI F-35'İ ÇÖZER"
"Radar sisteminin Rus ordusuna F-35'in nasıl çalıştığını anlama olanağı tanımasından dolayı S-400'ün satın alınması kabul edilemez bir risktir. Bu tehdit, Pentagon'u geçen hafta içerisinde Türkiye'nin F-35'leriyle ilgili bazı faaliyetlerini askıya almaya zorladı."

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/bob-menendez_7204.jpg)
Senato Dış İlişkileri Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti'den New Jersey Senatörü Bob Menendez

"2012'DEN BERİ PATRIOT TEKLİF EDİYORUZ"
"Türkiye'nin hava savunma konusunda meşru ihtiyaçları var. 2012 yılından beri ABD S-400'e alternatif olarak Patriot hava savunma sistemlerini öneriyor, ancak bu öneri Türkiye tarafından reddedildi."

"Türkiye'ye S-400'ün temmuz ayında, F-35'lerin ise kasım ayında teslim edilmesi planlanıyor ve bu nedenle de artık Sayın Erdoğan'ın bir tercih yapması gerekiyor. Umudumuz, S-400'den vazgeçip Türkiye'yi havadan Patriot sistemiyle koruması ve F-35 anlaşmasını kurtarması."

"S-400'Ü TERCİH EDERSE YAPTIRIMLAR BAŞLAR"
"Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tercihi bu yönde olmaz ve S-400'lerin teslimatını kabul ederse, Türkiye'ye ABD’nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında ABD hukuku çerçevesinde yaptırım uygulanacaktır."

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/10/s-400_5625.jpg)

"TÜRK EKONOMİSİNE AĞIR HASAR VERİR"
"Bu yaptırımlar Türkiye'nin ekonomisine ağır hasar vereceği gibi uluslararası piyasaları da olumsuz etkileyecek, doğrudan yabancı yatırımları kaçıracak ve Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayine zarar verecektir."

"HİÇBİR F-35 TÜRKİYE TOPRAKLARINA ULAŞAMAZ"
"Dahası, hiçbir F-35 uçağı Türkiye'nin topraklarına ulaşmayacaktır ve Türkiye'nin parça üretimi, tamirat ve bakım hizmeti gibi F-35 programına katılımı da durdurularak, programın üretim ve arz zincirinden Türk şirketleri çıkartılacaktır."

"YERİ DOLDURULMAZ DEĞİL"
"Bunun olması için her türlü yasal adım atmaya kararlıyız. Türkiye, F-35 programının önemli bir ortağıdır ancak yeri doldurulamaz değildir."

"RUSYA İLE İLİŞKİLER BOZULURSA HER TÜRLÜ YARDIM EDERİZ"
Türkiye ile ABD arasında Suriye, Karadeniz, terörle mücadele ve diğer ikili meselelerde daha fazla işbirliği yapmak isteğinden söz eden, ancak F-35 programının yanı sıra Türkiye'nin de dahil olduğu NATO ittifakının yeteneklerini de korumayı amaçladıklarını dile getiren 4 senatör şöyle devam etti:

"Türkiye'nin Rusya ile Suriye, enerji, tarım, turizm ve daha birçok alanda ihtiyaçlara dayanan bir ilişkisi olduğunu anlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400'den vazgeçerse, Sayın Putin de bu alanlardan birinde karşılık verebilir.

Böylesine tatsız bir durum olması halinde, bu fırtına dinene kadar Türkiye'ye yardımcı olmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya kararlıyız."

"PUTİN, TÜRKİYE'NİN MÜTTEFİĞİ OLAMAZ"
"S-400 satın alarak Kremlin'e hürmet göstermek Türkiye'nin çıkarına değildir. Putin, Sovyetler Birliği ya da çarlık rejimi döneminden daha fazla Türkiye'nin müttefiki değildir. Putin, S-400'ler ile Türkiye'yi Batı'dan ayırmaya çalışıyor."

"Eğer bunda başarılı olursa, Türkiye'nin çıkarına attığı adımlar daha da azalacaktır. Türkiye müttefiklerinden ne kadar koparsa, Putin'in de bu ilişkide sahip olduğu güç o kadar artar. Rusya ne yapabiliyorsa yapar, Türkiye de bunun acısını çeker."

"Putin, Batı'ya stratejik bir şekilde çapalanmış olan ve NATO'ya bağlı bir Türkiye'den hem korkuyor hem de buna saygı duyuyor. Sayın Erdoğan'ın ülkesi için bu geleceği Putin'in bölücü S-400 taktiğini reddederek, hava savunma ihtiyacını Patriot sistemi ile karşılayarak ve F-35 programında önemli bir ortak olmaya devam ederek seçmesini umuyoruz."

https://www.ensonhaber.com/abd-senatorlerinden-turkiyeye-s-400-tehdidi.html (https://www.ensonhaber.com/abd-senatorlerinden-turkiyeye-s-400-tehdidi.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 10 Nisan 2019, 09:00:45
Rusya.

Ve sizin canınız ceheneme.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 10 Nisan 2019, 09:39:23
Çin.

Devsirdiginiz kahpelerinizi de alin gidin. Bize yeterince hizmet ettiler. Artigimizla idare edin!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: yahyaay - 10 Nisan 2019, 09:59:56
TÜRKİYE
Dünyaya yeter.. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur....
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 10:04:39
Bu senatörler sanırım ABD'nin bugüne kadar verdiği hangi sözü tuttuğu konusunda bizi aydınlatabilecek bilgiye sahip değiller. Türkiye'nin siyasetine emrivakilerle doğrudan müdahale etme cüretini nereden buluyorlar kendilerine sormak lazım! Bu tip söylemlerle, tehditlerle ilişkilerin asla düzelemeyeceğini, Türkiye'yi tamamen kaybedebileceklerini, bu durumun Türkiye kadar kendilerini de olumsuz etkileyeceğini artık anlamaları gerek! Türk milleti tehdit edilmeyi sevmez!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: M.B.T - 10 Nisan 2019, 10:28:43
aBD iyice zıvanadan çıktı.her ülkeye istediğini yaptırmaya çalışıyor!Ya benim olacaksın yada kara toprağın mantığı ile saldırıyor.Orta doğuyu paramparça etti.Ne pakistan kaldı nede sudan.Bu alçak devlet dünyada saldırmadığı devlet çok az.İngiliz ve itrail şer devletleri hariç.
Sanane nereden alırsak alırız!!!!Patroitlerini al....
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 10 Nisan 2019, 10:43:01
Çin.

Devsirdiginiz kahpelerinizi de alin gidin. Bize yeterince hizmet ettiler. Artigimizla idare edin!

Uyvar bu son zamanlarda yorumlarını beğenmeye başladım. Samimiyetle söylüyorum.

👍
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 10 Nisan 2019, 11:28:52
Alıntı
ABD TEMASLARI (S-400 - F-35)


Ziyaretimiz çok faydalı geçti. S-400'ü neden almak zorunda açıkladığımızda ABD'li senatörler biz böyle olduğunu bilmiyorduk, bize böyle söylemediler dediler. S-400 Hava Savunma Sistemi NATO sistemi ile çelişmez.NATO üyesi bazı ülkelerde de S-300 alanlar var. Bu konularda söz söyleyecek kişi NATO Genel Sekreteri'dir. Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulamak absürt bir şeydir. Sürekli yaptırımlardan bahsediyorlar. Biz bu anlaşmayı CATSA (Amerika Düşmanlarına Yaptırımla Karşı Koyma Yasası) kararınından önce imzaladık. ABD'nin tehditvari açıklamaları dostluğumuza zarar vermektedir. S-400, F-35'e yönelik bir tehdit oluşturur diyorlar. Biz en başından beri Rusya'ya da bu sistemin tamamen Türkiye'nin kontrolünde olması gerektiğini söyledik. NATO uzmanları da incelerse tehdit oluşturmadığını görür.

POMPEO'NUN F-35 AÇIKLAMASI

CATSA yaptırımlarından bahsettik. Bu yaptırımlardan önce satın aldığımızı ve bitmiş bir anlaşma olduğunu söyledik. CATSA'nın da F-35'leri kapsamadığını net bir şekilde söyledik.

PATRIOT GÖRÜŞMELERİ

ABD'nin Patriot satma garantisi yok, onay süreci var. Bizim sadece bir tane S-400'e ihtiyacımız yok daha fazla sisteme ihtiyacımız var. ABD Patriot satmak istemezse yarın biz ikinci S-400'ü de alabiliriz, başka bir hava savunma sistemi de alabiliriz. ABD Patriot satmak isterse alırız. Müttefiklerden almayı tercih ederiz. ABD Türkiye'ye Patriot sistemi satma garantisi vermedi.

Kendi uçaklarımızı üretmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Önemli mesafe katettik. F-35 olmazsa ben yine ihtiyacım olan uçağı başka bir yerden almak durumundayım. Ta ki kendi uçağımı üretene kadar.

SURİYE'DE GÜVENLİ BÖLGE

Pompeo görüşmede 'Harekatın yıkıcı sonuçları olur' demedi. Güvenliğini bizim tesis etmediğimiz bir bölgede biz kendimizi güvende hissedemeyiz. Bizim orada olmamız lazım. Burada oluşacak her yapıda Türkiye'nin öncülük etmesi gerekir. Bu durum Suriye'nin sınır güvenliği açısından da önemlidir.

TRUMP'IN TÜRKİYE ZİYARETİ

Trump, birkaç defa ziyaret etmek istediğini söyledi.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-pompeoya-s-400-cevabi-41134942[/url] ([url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-pompeoya-s-400-cevabi-41134942[/url])
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 10 Nisan 2019, 13:34:01
Madem Amerikanlar kendilerini demokrasinin simgesi olarak görüyor bunu çok iyi bilmeleri gerek ki güçsüzün sözü güçlünün yanında eşittir. Yoksa bu itimatsızlık sadece Türkiye’nin zararına değildir. Nato içinde Amerikanların tutumu beraberliği sonunda baltalayacak.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 12 Nisan 2019, 10:21:38
Trump'ın Türkiye Büyükelçisi adayından S-400 mesajı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/12/ii_7368.jpg)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçiliğine aday gösterdiği David Michael Satterfield, S-400 konusunda Türkiye'ye baskı yapacağını söyledi.

Satterfield, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinin adaylık oturumunda soruları yanıtladı.

ABD-Türkiye ilişkilerinin zorlu bir dönemden geçtiğini söyleyen Satterfield, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasına ilişkin, ''Türkiye, F-35 programına katılımını büyük riske atıyor ve yaptırımlarla karşı karşıya.'' değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE'YE DOĞRU KARAR İÇİN BASKI YAPACAĞIM"
Türkiye'nin kritik bir NATO üyesi olarak bir seçim yapması gerektiğini belirten Satterfield, "Onaylanırsam, Türkiye'ye doğru stratejik kararı vermesi için baskı yapacağım." ifadesini kullandı.

"S-400 ALIRSANIZ, PATRİOT DA SATMAYIZ"
Satterfield, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alınması durumunda ABD'nin Türkiye'ye Patriot füze savunma sistemi satışı da yapmayacağını kaydetti.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/12/michael-satterfield_3031.jpg)
 
"SÜRECİ İZLİYORUZ"
Türkiye'deki yerel seçimlere ilişkin de açıklamada bulunan Satterfield, ''Türkiye demokratik bir ülke ve biz bu şeffaf sürece herkes tarafından tamamen saygı gösterilmesini istiyoruz ve bu şekilde sandığa gidenlerin iradesi de tanınmış olur. Süreci yakından izliyeceğiz.'' dedi.

Halen ABD Dışişleri Bakanlığında Yakın Doğu İlişkilerinden sorumlu müsteşar olarak görev yapan Satterfield, Ankara Büyükelçisi olabilmesi için Senatoda yapılacak oylamayı bekliyor.

DAVİD MİCHAEL SATTERFİELD KİMDİR
Satterfield, ABD Dışişleri Bakanlığının en kıdemli kariyer diplomatlarından biri olarak öne çıkıyor.

1980 yılından beri özellikle Orta Doğu'da birçok farklı görevde bulunan Satterfield, 1954 yılında doğdu.

Hali hazırda ABD Dışişleri Bakanlığında Yakın Doğu İlişkilerinden sorumlu müsteşar olarak görev yapan Satterfield, Türkiye, Rusya ve İran arasındaki Astana sürecine ABD'nin gözlemcisi olarak katıldı.

Satterfield, eski Başkan Barack Obama döneminde ise Sina Yarımadası'nda barışı korumakla yükümlü "Çok Uluslu Güç ve Gözlemciler"in genel direktörü olarak görev yaptı. Satterfield, yine Obama döneminde 2013-2014 yıllarında Mısır'da geçici maslahatgüzar olarak bulundu.

George W. Bush döneminin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Irak'tan sorumlu kıdemli danışmanı olarak görev yapan Satterfield, Lübnan, Suriye, Tunus, Suudi Arabistan Büyükelçiliklerinde de farklı birçok görevde yer aldı.

2017'de göreve başlayan Trump yönetimi, aynı yıl içinde Türkiye Büyükelçisi John Bass'ı Afganistan Büyükelçisi olarak atamış, Bass'tan sonra Türkiye'ye büyükelçi ataması yapılmamıştı

https://www.ensonhaber.com/trumpin-turkiye-buyukelcisi-adayindan-s-400-mesaji.html (https://www.ensonhaber.com/trumpin-turkiye-buyukelcisi-adayindan-s-400-mesaji.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Atsızbey - 16 Nisan 2019, 08:55:23
Damat berat,trumpla görüşmüş görüşme çok olumlu geçmiş hatta anlaşmaya varmışlar öyle diyo damat...ticareti 75 milyar dollara çıkaracaklarmış bakalım bu görüşmeden sonra dollar ne kadar yükselecek?...acaba ne tavizler verdiler?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Nisan 2019, 08:28:38
Hulusi Akar, ABD'li mevkidaşını uyardı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/17/asd_593.jpg)

Teröristlerin maket uçaklarla saldırmaya çalıştığını belirten Bakan Akar, "Suriye topraklarında gözümüz yok, dışarıdan tehlikeleri önleyeceğiz." dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD’de sürdürdüğü temaslar çerçevesinde ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick M. Shanahan ile görüştü.

Akar, ve Shanahan'ın görüşmesinde Suriye'deki gelişmeler, ikili ilişkiler, diğer bölgesel güvenlik konular ile savunma sanayindeki işbirliği konularının ele alındığı açıklandı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/17/asd_9898.jpg)

"TERÖRİSTLER MAKET UÇAKLARLA SALDIRIYOR"
Görüşmenin en önemli konularından biri şüphesiz terör örgütü YPG'nin durumuydu. Hulusi Akar, Shanahan'a "Niye orada 30-40 kilometreden bahsediyoruz. Son zamanlarda teröristler maket uçaklara patlayıcı koyarak ülkemizdeki karakollarımıza, insanlarımıza karşı kullanıyorlar. Biz 'Teröristleri alın, silahlarını toplayın, bunları 30-40 kilometrenin dışına çıkarın' diyoruz. Bizim temel teklifimiz bu. Bu maket uçakların menzili takriben 30-40 kilometre. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki yeteneği ve müsait olan tek güç. Burada esas olan maksat. Bizim maksadımız hudutlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlamak. Bizim derdimiz bu. Biz Suriye'nin hem politik kişiliğine hem toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Hiçbir şekilde Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Bizim meselemiz terörist unsurlardan ülkemize karşı gelen risk, tehdit, tehlike." ifadelerini kullandı.

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/17/ads_1743.jpg)

S-400 ALIMI DA KONUŞULDU
Görüşmede, Suriye'de oluşturulması düşünülen Güvenli Bölge ile F-35 uçaklarının teslimi, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve S-400 alımının da konuşulduğu kaydedildi. Bakanlığın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Görüşmede, Suriye’deki son dönem gelişmeler, ikili ilişkiler, diğer bölgesel güvenlik konuları ile savunma sanayindeki işbirliği konuları ele alındı.Bu kapsamda Bakan Akar tarafından Suriye’de oluşturulması düşünülen Güvenli Bölge, S-400 alımı, F-35 uçakları ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler hakkındaki görüşlerimiz ve taleplerimiz dile getirildi.Görüşmede, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklık çerçevesindeki işbirliğinin, iki ülkenin, bölgenin ve tüm dünyanın istikrar ve güvenliği için önemi vurgulandı."

https://www.ensonhaber.com/hulusi-akar-abdli-mevkidasini-uyardi.html (https://www.ensonhaber.com/hulusi-akar-abdli-mevkidasini-uyardi.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 29 Nisan 2019, 08:30:31
ABD yaptırım konusunda ısrarcı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/04/29/sad_1117.jpg)

İran'dan diğer ülkelere göre daha ucuza petrol ve doğalgaz alan Türkiye, ABD baskısıyla karşı karşıya.

ABD, Türkiye dahil 8 ülkenin İran ile ticareti tamamen kesmesini isityor. Yaptırımları ağırlaştırma kararı alan ABD, bu tavrıyla İran'dan büyük tepki alıyor.

Konuyla ilgili ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'dan yeni bir açıklama daha geldi. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in yaptırımlardan diğer ülkelerin memnun olmadığını belirten açıklamalara yanıt veren Bolton, "Pozisyonumuz belli" dedi.

ABD yaptırım konusunda ısrarcı

"NASIL SONLANACAK GÖRECEĞİZ"
Bolton açıklamalarından şu ifadelere yer verdi: "Çinli şirketlerin yaptığı açıklamalar var, İran'dan doğalgaz almayı durduracaklarına dair. Birkaç hafta önce de Türk Dışişleri Bakanı'yla görüştüm. Daha o zaman İran doğalgazını almaktan kaçınmaları için atmaları gereken adımları görüşüyordum. Bu süreç nasıl sonlanacak göreceğiz. Biz pozisyonumuzu net bir şekilde açıkladık."

https://www.ensonhaber.com/abd-yaptirim-konusunda-israrci.html (https://www.ensonhaber.com/abd-yaptirim-konusunda-israrci.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 29 Nisan 2019, 10:26:24
Büyük devletler, özellikle de ABD yönetiminin ergenler gibi davrandığını görüyoruz. Hatta tipik Amerikan filmlerindeki, okullarda gruplaşan, kendi gruplarından olmayanları düşman olarak gören, hak, hukuk tanımadan her istediğini yapacağını sanan ergenler gibiler aynı. Grubun lideri birine kıl kaptı mı, bütün grup o kişiye düşman olmak zorunda. Hem o kişiye, hem de o kişinin etrafındakilere... Hem de öldüresiye!

Gerçek hayatta ise eşşek kadar adamlar ama bunu yapanlar.

Allah akıl fikir versin...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 29 Nisan 2019, 10:53:39
Türkiye' nin Amerikayla olan tek probleminin S-400' ler olmadığı tekraren görülmüş oldu. Tamam S-400' leri almıyoruz demiş olsak; bu seferde İran' dan gaz alma diyecekler.  Ona da eyvallah desek, bu sefer de Kıbrıs' dan askerini çek ve Doğu Akdeniz' de ki bütün haklarından vazgeç diyecekler. Ona da eyvallah desek; bu sefer de Suriye' deki PYD/YPG oluşumuna müdahale etme, hatta bizim nam ve hesabımıza teröristleri koru! diyecekler. Ona da eyvallah desek; Doğu Anadoluyu özerk bölge ilan et, federasyona geç -diyecekler. Ona da eyvallah etsek; bir tane mezar kaz, içine gir ve öl diyecekler! Gidişat, bu kadar net.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 17 Mayıs 2019, 12:03:55
ABD Türkiye'ye uyguladığı çelik vergisini indirdi

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'den yapılan çelik ithalatında uygulanan yüzde 50'lik vergilendirmeyi, yüzde 25'e çektiğini açıkladı.

ABD ile Türkiye arasında yaşanan papaz gerilimi sırasında Türkiye'ye karşı yaptırım olarak çelik ithalatında vergi artışına giden Donald Trump, geri adım atarak vergide indirim yapıldığını açıkladı.

Başkan Trump açıklamasında, ABD'nin Türkiye'den alınan çeliğe gümrükte yüzde 50 düzeyinde uygulanan vergilendirmenin, yüzde 25'e çekildiğini duyurdu.

Trump'ın bu kararı almasının arkasındaki en önemli etken, Çin'e uygulanan vergilendirme ve yaptırım listesinin daha sert olması. Özellikle bu noktada üretim hattındaki tedarik zincirinde problem yaşamak istemeyen ABD'nin, bu yola gittiği belirtiliyor.

TİCARETTE VERGİ

Trump'ın açıklamarındaki bir diğer önemli ayrıntı da vergilendirmeyle ilgili. ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'yi vergi avantajı sağlanan ülkeler listesinden çıkartırken artık gelen ürünlerin tamamı vergiye tabi tutulacak.

"Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi" olarak adlandırılan program 1974'te yürürlüğe girerek, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 131 gelişmekte olan ülkeye toplam 3 bin 474 üründe ABD pazarına gümrüksüz giriş imkanı sağlıyordu.

AĞUSTOS 2018'DE ARTIRILMIŞTI
ABD Başkanı Trump, Ağustos 2018'de, yüzde 20 olan vergiyi 50 seviyesine getirerek milyar dolarlık çelik piyasasına darbe vurmuş, ithalatçıları zor duruma sokmuştu.

Türkiye'nin 2017 yılındaki 9,5 milyar dolarlık toplam demir çelik ihracatının 1 milyar doları, ABD'ye gerçekleştirilmişti.

https://www.ensonhaber.com/abd-turkiyeye-uyguladigi-celik-vergisini-indirdi.html (https://www.ensonhaber.com/abd-turkiyeye-uyguladigi-celik-vergisini-indirdi.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 17 Mayıs 2019, 12:38:19
Eniştem beni niye öptü diye sormama kalmadı. American Empire Çin’le kavgalı.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 22 Mayıs 2019, 08:41:05
Türkiye, ABD menşeli ürünlerde gümrük vergisini indirdi

Türkiye, geçtiğimiz hafta çelik ithalatında vergi indirimine giden ABD'ye, 22 üründe gümrük vergisini yarıya indirerek karşılık verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'na göre 11 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe giren bazı ABD mallarının ithalatına ilişkin ek vergilerde değişikliğe gidildi.

ABD GEÇEN HAFTA İNDİRMİŞTİ
Buna Türkiye, ABD menşeli 22 üründe gümrük vergisini yarıya indirdi. Hatırlanacağı üzere ABD, geçen hafta Türkiye'den yaptığı çelik ithalatına uyguladığı yüzde 50 oranındaki gümrük vergisinin yüzde 25'e indirdiğini bildirmişti.

Türkiye'nin yarıya indirdiği ürünler şöyle:

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/22/asd_8198.jpg)

https://www.ensonhaber.com/turkiye-abd-menseli-urunlerde-gumruk-vergisini-indirdi.html (https://www.ensonhaber.com/turkiye-abd-menseli-urunlerde-gumruk-vergisini-indirdi.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 26 Mayıs 2019, 12:45:57
Suriye kuzeyi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi çevrelemek isteyen ABD, şimdi de Yunanistan’ın liman kenti Dedeağaç’ta ‘düşmanca’ adımlar atıyor. ABD, Türkiye’ye sadece 60 km uzaklıkta bulunan kente 700 zırhlı araç ve 2 bin askeri sevk etti. Olağanüstü sevkiyatla ne amaçlandığı merak ediliyor.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/21/abd_turkiyeyi_mi_kusatiyor_tehlikeli_sevkiyat_1558840052_1953.jpg)

Irak ve Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’yi çevrelemeye çalışan ABD ve müttefikleri, şimdi de Doğu Akdeniz-Ege merkezli büyük kuşatmaya hız verdi. Arama/sondaj çalışmalarını sürdüren Türkiye bölgede tüm gücüyle bayrak gösterirken ‘Türkiyesiz Doğu Akdeniz’ isteyen ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail başta olmak üzere birçok ülke bölgeye olağanüstü boyutlarda yığınak yapıyor. Doğu Akdeniz’deki savaş gemisi sayısı 200’ü aştı. Son 2 yılda Romanya ve Bulgaristan’daki askeri üsleri büyütüp buraları gelişmiş füzeler ve ek personelle tahkim eden ABD, şimdi de Yunanistan’daki varlığını güçlendiriyor.

700 ZIRHLI 2 BİN ASKER

Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, Yunanistan bloğuyla ittifak yapan ABD, Türkiye’yi karadan da çevrelemek istiyor. Türkiye’ye sadece 60 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç’a ‘tatkibat’ bahanesiyle Avrupa’nın değişik ülkelerinden zırhlı araçlar ve askerler gönderildi. Atina’daki ABD Büyükelçiliği, ülkeye toplam 700 civarında zırhlı araç ve ekipman sevk edildiğini duyurdu. Yunan basını ise Dedeağaç’a 2 bin ABD askeri yollandığını yazdı.

Yunanlılar, Girit ve Suda Körfezi’nin ardından Edirne’nin dibindeki Dedeağaç’ı da ABD askerlerine açtı.

DEDEAĞAǒA RADAR SİSTEMİ

Uzun süredir Dedeağaç’taki limanı askeri kullanıma açmak ve genişletmek için çalışmalar yürüten Amerikalılar, bölgeye yeni nesil radar sistemi kurma kararı almıştı. Meriç bölgesiyle kuzey Ege adalarını tarayabilecek, hava ve karadan ses ve görüntü tespiti yapacak kapasitedeki radar sistemi faaliyete geçtiğinde Boğazlardaki hareketliliğin her an gözlemlenebileceği belirtiliyor. Toplanan veriler önce Dedeağaç Limanı’ndaki merkeze ardından da Atina ve ABD karargahlarına aktarılacak.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/21/zUDsN_1558839999_8556.jpg)

ÇIKARMA GEMİLERİ BÖLGEDE

Pentagon’un bölgedeki varlığı bununla da sınırlı değil. Petrol devi ExxonMobil’in araştırma gemilerine eşlik etmek için çok sayıda savaş gemisi Doğu Akdeniz’de bayrak gösteriyor. ABD’nin üç adet çıkarma gemisi ile 2500 kişilik mürettebata sahip donanma keşif birimini de bölgede konuşlandırdığı kaydediliyor. Gemilerde Cobra helikopterleri, savaş uçakları ve karadan havaya füzeler bulunuyor.

İSRAİL BİZİ GÖZETLEYECEK

Ege’de radar konuşlandıran tek ülke ABD değil. Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın müttefiki İsrail de Girit Adası’na radar sistemi inşa etmeye başladı. Yunan ve İsrail basınına göre ‘The Long Horizon’ adlı sistem iki ülkeye de Doğu Akdeniz havzasını gözlemleme imkânı tanıyacak. Bu sistemle İsrail, Türk ordusunun Doğu Akdeniz’deki tüm hareketlerini yakından takip edecek.

İNGİLTERE’DEN 121 UÇAK

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde askeri varlığı yıllar öncesine dayanan İngiltere ise buradaki askeri üslerini aktif hale getirdi. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait 6 adet F-35 tipi savaş uçağı önceki gün ilk kez Norfolk’taki Marham Üssü’nden havalanarak Güney Kıbrıs’taki Ağrotur Üssü’ne indi. İngiltere Hava Kuvvetleri, sonbahara kadar üslere toplam 121 adet F-35B tipi savaş uçağı sevk edileceğini duyurdu.

FRANSIZLAR DA KIBRIS’TA

Akdeniz’deki enerjiye çöreklenmek isteyen Fransa da geçtiğimiz hafta kritik bir adım attı. Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis ile Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, Fransa’ya deniz üssü verilmesine ilişkin bir anlaşma imzaladı. 6 ay içinde hayata geçirilmesi planlanan askeri anlaşmanın ilk etabı için Fransız uzmanlar deniz üssünün inşa edileceği Vasiliko bölgesinde çalışmalara başladı. Basına sızan 9 maddelik anlaşmaya göre deniz üssü ‘ileri operasyonel menzilli’ nitelikte olacak. Ayrıca Fransız donanması, Türkiye’nin Rum sözde parsellerinde faaliyet gösteren Fransız petrol şirketi Total’e yönelik olası müdahalelerini göğüsleyecek. Paris bunun yanında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ait gemilerin modernizasyonuna yardımcı olacak.

BAE-MISIR DA KOALİSYONDA

Türkiye karşıtı koalisyonun diğer ayağını da Körfez’in çıbanbaşı ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır oluşturuyor. Rum Yönetimi ve Yunanistan’la Türkiye karşıtı birçok askeri ve ticari anlaşmaya imza atan iki ülke, geçtiğimiz nisan ayında Ege ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktası Mora yarımadası sathında düzenlenen tatbikata katılmıştı.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2863893-abd-turkiyeyi-mi-kusatiyor-tehlikeli-sevkiyat/?detay=2 (http://www.haber7.com/guncel/haber/2863893-abd-turkiyeyi-mi-kusatiyor-tehlikeli-sevkiyat/?detay=2)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Mayıs 2019, 08:36:44
ABD: Yunanistan'a yığınak yapmıyoruz

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/05/30/abd-yunanistan-yiginak_3164.jpg)

Pentagon Sözcüsü, ABD'nin Yunanistan'a yığınak yaptığı iddialarını yalanladı.

ABD Kara Kuvvetlerinin Yunanistan'ın Alexandrapolis limanına 700 civarında askeri araç sevk ettiği iddiaları üzerine AA muhabirine açıklama yapan Eric Pahon, "ABD, uzun zamandır planlanan yaz tatbikatları serisinin parçası olarak Yunanistan'da liman operasyonları yürütüyor." ifadelerine yer verdi.

"BU TÜR SEVKİYATLAR SIK SIK YAPILIYOR"
Bu tür sevkiyat operasyonlarının NATO müttefiki ülkelerle sık sık yapıldığına işaret eden Pahon, "Söz konusu Yunan limanı 9 tatbikatın yapılacağı Balkan ve Güney Avrupa ülkelerine kilit bir giriş güzergahıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"MÜTTEFİKLERİMİZE KARŞI AÇIK VE ŞEFFAFIZ"
ABD'nin Yunanistan'a yığınak yaptığı iddialarına değinen Pahon, şu ifadeleri kullandı:

"Sevkiyatlarımız konusunda müttefik ve ortaklarımıza karşı açık ve şeffafız. ABD'nin Yunanistan'a yığınak yaptığına yönelik Rus propagandası tamamen yanlış ve Türkiye, ABD ve Yunanistan arasını açmak üzere dizayn edilmiştir. Ruslar yalan ve dezenformasyon ile müttefikler arasındaki ilişkileri sarsmanın peşinde ve bunlar ortaya çıktıkça bu yanlışları işaret etme konusunda uyanık olacağız."

https://www.ensonhaber.com/abd-yunanistana-yiginak-yapmiyoruz.html (https://www.ensonhaber.com/abd-yunanistana-yiginak-yapmiyoruz.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 30 Mayıs 2019, 12:24:42
Ruslar dogru söylüyor  abd hangi seyleri dogru yapiyorki

deas- dogu akdeniz-suriye

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 11 Haziran 2019, 08:39:41
Dışişleri'nden ABD'ye sert tepki

Dışişleri Bakanlığı, ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen ABD-Türkiye ittifakına yönelik endişelerin ifade edilmesi başlıklı karara tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen “ABD-Türkiye ittifakına yönelik endişelerin ifade edilmesi” başlıklı kararın, Türkiye ile ABD arasındaki köklü dostluk ve müttefiklik ilişkileriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığını belirtti.

Sözcü Aksoy açıklamasında, “Kararda Türkiye'nin dış politikası ve yargı sistemi hakkında yer verilen haksız ve temelsiz iddiaların kabul edilmesi asla mümkün değildir” dedi.

Aksoy, dost ve müttefik ülkeler arasında görüş farklılıklarının giderilmesinin en etkili yolun diyalog ve ülkelerin egemen kararlarına saygı gösterilmesi olduğunu vurgulayarak, “Bunun yerine, hiçbir bağlayıcılığı bulunmayan ve karşılıklı güvenin artırılmasına hizmet etmeyen kararların alınması, tehdit ve yaptırım dilinin gündemde tutulmaya devam edilmesi ve birtakım suni miadlar konulması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-disislerinden-abdye-sert-tepki-41240119 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-disislerinden-abdye-sert-tepki-41240119)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 18 Haziran 2019, 12:18:57
NATO'nun ABD'li komutanı: Türkiye ile ilişkilerimiz pozitif

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/06/18/asd_8495.jpg)

S-400 krizinin Türkiye-ABD ilişkilerini bozduğu dönemde ABD'li komutandan olumlu bir açıklama geldi.

NATO’nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Hava Komutanı Tod Wolters, ABD ile Türkiye arasındaki askeri ilişkilerin ‘kesinlikle, olumlu bir biçimde hâlâ sağlam olduğunu’ söyledi.

Wolters, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile ABD Savunma Bakanı vekili Patrick Shahanan’ın önümüzdeki hafta Brüksel’de yapılacak NATO Savunma Bakanları zirvesinde bir araya gelme ihtimali olduğunu da hatırlattı.

https://www.ensonhaber.com/natonun-abdli-komutani-turkiye-ile-iliskilerimiz-pozit.html (https://www.ensonhaber.com/natonun-abdli-komutani-turkiye-ile-iliskilerimiz-pozit.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 28 Haziran 2019, 09:16:55
G-20 başladı bakalım. Gelen ilk fotolarda Trump ile Erdoğan can ciğer kuzu sarması gibiydiler, hiç kriz yokmuş gibiler. Yapacakları görüşmede S-400 konusunda ne konuşulacak çok merak ediyorum. Umarım olumlu bir sonuç cıkarda ortalık sakinleşir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 28 Haziran 2019, 09:24:38
-Donald S400 konusuna cidden karsi misiniz? Eger oyleyse bir telefon yeterdi.

-Reccy, sen bizim dediklerimize bakma. Rusya hristiyan klubune üye. Ama Çin cisss!


Not: tamamen hayal urunudur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 28 Haziran 2019, 09:35:33
-Donald S400 konusuna cidden karsi misiniz? Eger oyleyse bir telefon yeterdi.

-Reccy, sen bizim dediklerimize bakma. Rusya hristiyan klubune üye. Ama Çin cisss!


Not: tamamen hayal urunudur.

Buda iyiydi.     :D :D :D
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 28 Haziran 2019, 10:43:43
Trump ve CB nin  Japonyadaki goruntuleri kanimca sadece PR calismasindan ibaret.
Neticede Sn Trump in ne kadar dengeli bir kisiligi oldugunu artik sagir sultan dahi bilir .
Ayrietten unutmayalim ABD de gucler ayrilligi mevcut ve faal bu durumda Trump in yetkisi sonsuz olmadigi gibi Trump bir sonraki term icin de CB adayligini hedeflemekte . CB ligini tekrardan kazanabilmesi icin Kongre uyeleri ve hali ile lobileri goz ardi edemez.

Bu nedenle Sn CB nimizin Trump dan aldigi izlenime gore yatirim uygulanmayacagina dair bir yorum paylasmasina acikcasi temenniden oteye gidebilecegini sanmiyorum. Ayrica hic bir batili ulke, is ile dostlugu   karistirmaz.Batili ulkeler  O anki gecerli politikalari ne gerektiriyorsa ona gore uygun hareket ederler.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 29 Haziran 2019, 08:33:47
Erdoğan - Trump görüşmesinde ilk mesajlar...

(http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5d16e8f867b0a92b744187f5.jpg)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'nin yapıldığı INTEX Osaka Fuar Merkezi'ndeki temasları kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Görüşme yaklaşık 40 dakika sürdü. Görüşmenin başında iki lider şu açıklamaları yaptı.

TRUMP: TÜRKİYE'YE ADİL DAVRANILMADI

"Büyük oranda ticaretle ilgili görüşme yaptık. Bunu dörde katlamayı planlıyoruz. İlişkilerimizden çok memnunuz. Askeri ticarete de başlama kararı aldık. Sizinle birlikte olmak bir onurdur.

Erdoğan dostane ilişkiler içinde olduğum bir lider. Türkiye'yi ziyaret etmeyi planlıyorum, tarih netleşmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama yönetiminden Patriot almak istedi fakat izin verilmedi. Obama döneminde Türkiye’ye adil davranılmadı.

(S-400 konusu) Karışık bir konu. Farklı çözümler arıyoruz. (Türkiye'ye karşı) Adil olmak zorundasınız.

ERDOĞAN: ÇOK ANLAMLI BULUYORUM

G-20 Zirvesi'nde bu şekilde bir araya gelişimizi anlamlı buluyorum. Şu anda 75 milyar dolarlık bir ekonomi ticaret hacmi noktasındaki zirveye doğru ilerleme hamlemiz var. Savunma sanayisine yönelik attığımız adımlar, atacağımız adımlar var ama her şeyden öte bir stratejik ortaklığımız var. Bu stratejik ortaklığımız tabii birçok alanda dayanışmamızı adeta teşvik ediyor. Bundan sonraki süreçte de bu dayanışmamızın aynı şekilde devam edeceğine olan inancım tamdır."

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-erdogan-trump-gorusmesi-basladi-41258646 (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-erdogan-trump-gorusmesi-basladi-41258646)
Başlık: Trump'tan F-35'ler ile ilgili çok önemli açıklama
Gönderen: fırtına06 - 29 Haziran 2019, 14:54:38
ABD Başkanı Trump, “Obama adil davranmadı. Erdoğan’ın suçu yok” dedi.

(http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/26/trump_erdogan_gorusmesi_sonrasi_abdden_son_dakika_aciklamasi_1561794837_2032.jpg)

"Savunmaları için S-400'lere ihtiyaçları vardı. Sonrasında Rusya'ya gittiler ve S-400 aldılar. Çünkü benden önceki selefim olan yönetim satın almalarına izin vermedi. Müttefikimiz olmasına rağmen, büyük ordusu olmasına rağmen. Türkiye’nin askerleri son derece güçlü ve İdlib’de birlikte çalışıyoruz.

Çok iyi anlaşıyoruz Türkiye ile. Hiç adil değildi, Patriot almak istedi ama Obama hayır dedi. Sürekli hayır dediler. Ve savunması için ihtiyacı vardı. Sonra Rusya’ya gittiler S-400 aldılar. Çünkü Patriot almasına izin vermediler. Benden önceki yönetim bunu satın almasına izin vermedi.

PARASINI ÖDEDİĞİ UÇAKLARI İSTİYORLAR

Bunun o kadar da iyi olmadığını düşünüyorum. Çok para verdiler, anlaşma yapıp aldılar. Bizim ülkemizden gittiler dediler ki "Bunu kullanmanızı istemiyoruz. Bize iyilik yapın, biz size patriotları satacağız.” Çok geç, sistem satın almıştı. Bu arada 116 tane de F-35 satın aldı. Ve daha da almak istiyorlar. Şimdi de parasını ödediği uçakların teslimatını istiyor.

Şimdi haber geçecekler, “Son dakika… Trump Türkiye’yi seviyor.” Hayır ben ülkemizi seviyorum ama bunu söylemek zorundayım. Erdoğan'a haksızlık edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, biliyorsunuz Rahip Brunson’ı geri verdi.

Erdoğan benim bakış açımdan da oldukça çetin biri. Ama ona adaletsiz davranıldığını düşünüyorum. Çünkü Patriot alamazsın dedik ve başka sistem alındıktan sonra fikrimizi değiştirdik. Karmaşık bir konu. Üzerinde çalışıyoruz”

http://video.haber7.com/video-galeri/141808-trumptan-f-35ler-ile-ilgili-cok-onemli-aciklama (http://video.haber7.com/video-galeri/141808-trumptan-f-35ler-ile-ilgili-cok-onemli-aciklama)

Trump başka konuşuyor, Pentagon başka, Temsilciler Meclisi ve Senato başka konuşuyor. Bu kadar samimiyetsizlik olmaz. Madem öyle Erdoğan'ın yüzüne karşı'da S- 400 alırsan F-35'leri unut diye söyle yarın bir gün Pentagon ve ABD dışişleri çıkar tehditlere devam eder sanki tutacak bu iş bitti işte. BİTTİ....
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan1976 - 29 Haziran 2019, 15:03:17
ABD'ye kızıyoruz ama dikkat ederseniz  İran ve Şii yayılmacılığı artık propaganda aşamasını geçip , tüm Arabistan yarımadasında iç isyanlarla ülke yönetimlerini ele geçirecek kadar arttı.

Bu bizim avantaja çevirilebilecek bir durum. ABD, şu aşamada Türkiye gibi bir devletin İran'a pasifte olsa destek vermesine imkan verecek Türkiye aleyhtarı bir karara imza atmaz bence.

Çünkü 2020 başkanlık seçimleri öncesi Trump bir şeyler planlıyor olabilir İran'a karşı... Cumhuriyetçilerin en sevdiği şeydir "dış düşmana karşı paldır küldür dalmak"...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 29 Haziran 2019, 15:38:13
Trump in uzerinde durdugu konular, S400 lerin niye Turkiye tarafindan alinmak zorunda kalindigi ,bir de ABD nin Turkiye ile yollari ayirma niyetinde olmadigini belirtmesi genel olarak ozetlenebilir.

Bu aciklama goz onune alinarak kanimca halen temkinli olmamizda yarar vardir . F35 lerin konusu halen muallak , Yatirim uygulanmayacak denmedi , her iki konu ile olumsuz teklif ABD kongresinde beklemekte.

Japonyadaki gorusmeler neticesinde olusan olumlu atmosferin ne kadar daha surdurulebilir oldugu cok bilinmeyenli denkleme benzemekte  cunku ABD ile anlasamadigimiz konular saymakla bitmez. " S400-F35, Yatirim, ortakliga aykiri ust perdeden konusma tehdit, YPG/PKK silahlandirma , Suriye politikasi, Dogu Akdeniz politikasi, Iran politikasi ve yatirimlar.... :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 29 Haziran 2019, 16:41:00
Toparlayalim.

2006'daki Lubnan/Hizbullah operasyonu ile Akdeniz'de birseylerin degismeye basladigini gorduk.

Sonra Tunus, Libya, Misir, Suriye... Silahi seven liderler birer birer gitti. Yerlerine ya kaos, ya hadim edilmis, borca batirilmis hukumetler getirildi.

Abd, bolgeden cekiliyor ama yerine Çin"in gelmesini de istemiyor. Light paramiliter ortaklarina birakip gidecek. Çünkü onlar emir alip, soz dinliyor. Suudiler son anda ipten döndüler.

Yaklasan İran operasyonunda ben tarafsiz kalmayi oneriyorum. Suudiler bile el altindan İran'a destek verebilir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 29 Haziran 2019, 17:41:55
incirlik-kürecik abd  kaybetmek istemiyor birde

rus-cin ucagini alacagimizi bildigi icin temkilli aciklama yapdi trump

üzünenler   yahudiler-yunanlilar olacak gibi icimizdeki truvacilar-fetöcüler olacak

S400- kiytirik kumanda ucak  gelecek gözüküyor
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 29 Haziran 2019, 18:39:21
İran'a girmeleri bize 15-20 sene verir. Ama bir sonraki hedef biz oluruz. Bu kadar sene içinde nükleer balistik ve ekonomik savunma sanayi gelişimimizi tamamlarsak buyursun girsinler. Bizim işimize bile gelir. Abd İran'ı parçalamak için mutlaka kuzeyden Güney azerbaycanı özerkleştirecek peşmergeler gibi. Belki bu sayede orta asya Türk devletleriyle kara bağlantısı sağlarız.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 29 Haziran 2019, 18:42:01
İran'a girmeleri bize 15-20 sene verir. Ama bir sonraki hedef biz oluruz. Bu kadar sene içinde nükleer balistik ve ekonomik savunma sanayi gelişimimizi tamamlarsak buyursun girsinler. Bizim işimize bile gelir. Abd İran'ı parçalamak için mutlaka kuzeyden Güney azerbaycanı özerkleştirecek peşmergeler gibi. Belki bu sayede orta asya Türk devletleriyle kara bağlantısı sağlarız.

Kuzey irak'i da bize birakacakti guya. Herifler hanzo cikti!

Girmek isteyen olursa girsin tutan yok!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: BATTLESTAR - 29 Haziran 2019, 18:46:56
İran'a girmeleri bize 15-20 sene verir. Ama bir sonraki hedef biz oluruz. Bu kadar sene içinde nükleer balistik ve ekonomik savunma sanayi gelişimimizi tamamlarsak buyursun girsinler. Bizim işimize bile gelir. Abd İran'ı parçalamak için mutlaka kuzeyden Güney azerbaycanı özerkleştirecek peşmergeler gibi. Belki bu sayede orta asya Türk devletleriyle kara bağlantısı sağlarız.

Kuzey irak'i da bize birakacakti guya. Herifler hanzo cikti!

Girmek isteyen olursa girsin tutan yok!
İran'ı Türk, Kürt, Pers diye bölerler. Zaten Perslerin etnik nüfus üstünlüğü yok diye hatırlıyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 29 Haziran 2019, 19:08:29
youtube yunanlilara baktim  aciklamalardan özgünler

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Raptor44 - 29 Haziran 2019, 19:42:52
İran'a girmeleri bize 15-20 sene verir. Ama bir sonraki hedef biz oluruz. Bu kadar sene içinde nükleer balistik ve ekonomik savunma sanayi gelişimimizi tamamlarsak buyursun girsinler. Bizim işimize bile gelir. Abd İran'ı parçalamak için mutlaka kuzeyden Güney azerbaycanı özerkleştirecek peşmergeler gibi. Belki bu sayede orta asya Türk devletleriyle kara bağlantısı sağlarız.
20 senede kendimizi ABD ve müttefiklerine karşı savunucak veya koruyacak güce ulaşamayız. En azından yardım almadan Pakistan dan nükleer ve balistik teknolojisi, İngiltere veya Rusya dan motor ve havacılık teknolojileri gibi yardımlar alamaz isek biteriz. Birde kara bağlantımız olsa nolur olmasa nolur ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 29 Haziran 2019, 20:36:20
kisisel gorusum ABD Iran isine  hic bulasmamak. Iran kapi komsumuz  ABD ise binlerce  km otemizde bu gun yuzumuze guler yarin aleyhimize calisir .Iran ile kucumsenemeyecek bir sureden beri rekabet haric pek sorun yasadik denilemez. Komsumuzun bolunmesi uzerine de plan kurmayi birakin hayali bile milli guvenligimiz acisindan tehlikeli oldugu kadar sakincali olarak nitelerim. Iran da bulunan rejimi sevmeyebiliriz,Iranin  bolge cografyasinda oynamaya calistigi rolleri desteklemeyebiliriz ama neticede Iran kapi komsumuz. Ayrietten ABD nin uygulamakta oldugu Iran politikasinin da dayangi ve gercekciligi ne ? Iranin bolgede yapmakta olduklarini baska ulkeler fazlasi ile yapmakta dimi. Iran/Persia ABD den de eskilere dayanan bir ulke oldugu gibi, edebi, kulturel ,sanatta ,hatta siyasette ABD den eksigi olduguna pek inanmiyorum belirtmis oldugum konularda Iranin  fazlasiin olduguna inanmaktayim.

ABD nin butun derdi Iran ile Israilin guvenligine tehtit olusturan politika izlemesinden kaynaklaniyor. Yoksa Sah Zamani Iranin en buyuk hamisi ABD gozu kulagi ise Israil idi.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 29 Haziran 2019, 21:52:46
iran neden medyalik hareketli is ler yapiyor

bu gün yarin uranyumu zenginlestirecem   her zaman iran geldine cekidüzen vermesi gerekir

iran Türkiyenin boku olamaz
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 29 Haziran 2019, 22:12:00
iran neden medyalik hareketli is ler yapiyor

bu gün yarin uranyumu zenginlestirecem   her zaman iran geldine cekidüzen vermesi gerekir

iran Türkiyenin boku olamaz


Olmaya olamaz da şu İran'ın elindeki füze gücü insanı çok imrendiriyor be hocam. Elinde 1500 - 2000 km menzilli füzeler olduğunu düşünsene Yunanistan 280km menzilli Bora'dan bu kadar korkuyor elimizde uzun menzilli füzeler olsa İsrail, Yunanistan, Ermenistan ne yapardı acaba...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: The Qonqueror - 29 Haziran 2019, 22:15:34
https://twitter.com/rusencenter/status/1145027879585177600?s=21

CAATSA gelmiyor diyor...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 29 Haziran 2019, 22:22:21
elimizde 1500-2000 km menzilli balistik füze olmayisi

pakistanin yardim yapmadi bize nedenmi cin itemedi

360 km bora verdiler biz kendimiz yapdik

800 km yildirim füzesini  dahada gelistire biliriz

yakit tankini uzatiriz   isdedigimiz menzilinine ulasiriz

bunu ayni görüsümümü yunanlilarda söyledi

istersekde  bosna hersek  üssümüz var oraya  Bora füzesini koyariz

360 km yasiyor ama  500 km menziline  rahat cikar
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 29 Haziran 2019, 23:04:00
Arkadaşlar bilmiyorum dikkatinizi çekiyor mu ama son yıllarda önüne gelen ülke / ülkeyi bırak örgüt , dingil bir general dahi Türkiye Cumhuriyeti Devletini tehdit edebilir duruma geldi. Dibimizde askerimiz şehit oluyor ve gidip elalemin ülkesine bak askerimizi şehit ettiler diyoruz , o ülkeden medet umuyoruz. Kuzey Irakta şoparlar üssümüzü yakıp yıkıyor havaya dahi ateş edemiyoruz. Bir ülkede Orduların , füzelerin , silahların , askerlerin varolma sebebi o ülkeye karşı girişimde bulunacak yapıyı korkutma / caydırma gerekirse çatışma/yok etmek içindir. Yani temelinde karşı tarafı korkutmak/caydırmak yatar. Suriyenin içine girmişiz , girme amacımızda varolan rejimin liderini devirmek.Adam askerine kurşun sıkıyor. E buna cevap vermeyeceksen neden ordasın abi ? İdlibtekileri korumak için mi... E askerimi neden korumuyorsun , neden intikamını almıyorsun.? Bir Türk dünyaya bedeldi hani..Şimdi çıkıp biri derki "cevap verilmiş. Bilmem nere bombalanmış , Bilmem kaç rejim askeri ölmüş.". Valla 15 temmuza kadarda kandil bombalanıyor sanıyorduk meger dağı taşı bombalayıp gelmişler. Ben şehit olan askerimin intikamının alınıp alınmadıgını nerden bilcem ? Rejim tarafından kuru sıkı sıksalar ya mit başkanı yada GKB Hulusi Akar uçağa binip Rusyaya koşuyor. Bu mu bagımsızlık ? Elin it oglu iti askerime kurşun sıkacak biz Rusyaya mı şikayet edecez. Alın nur topu gibi bir TSKnız oldu.. Gururlanın. Sizin eseriniz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 30 Haziran 2019, 01:11:04
iran neden medyalik hareketli is ler yapiyor

bu gün yarin uranyumu zenginlestirecem   her zaman iran geldine cekidüzen vermesi gerekir

iran Türkiyenin boku olamaz


Olmaya olamaz da şu İran'ın elindeki füze gücü insanı çok imrendiriyor be hocam. Elinde 1500 - 2000 km menzilli füzeler olduğunu düşünsene Yunanistan 280km menzilli Bora'dan bu kadar korkuyor elimizde uzun menzilli füzeler olsa İsrail, Yunanistan, Ermenistan ne yapardı acaba...

Hocam Füze konusunda İran’ın imrenilecek bir tarafı yok. Ordu Daeş’e balistik füze saldırısı yaparken ücte biri yarı yolda kaldı. Deir Er Zor yerine 70 kilometre kuzeyinde gümledi Zülfikerleri. Çok imrenilecek bir CEP verileri.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 30 Haziran 2019, 12:24:32
Medyada ki zaten tarafsız değil, sosyal medyada (normal medyanın gazıyla) gördüğümüz kadarıyla sanki ABD ile ilişkilerimiz düzelmiş görüntüsü veriliyor.

Acaba öyle mi?

Cumhurbaşkanı genelde diğer liderlere dostum diye hitap eder. Batılı olanlare özellikle. Ancak batı ile aramızda bir fark var. Onların da bir liderleri vardır. Bizim gibi demokratik olarak seçilmiş. Ancak onlardaki liderler tek adam değildir! Bütün kararları bir kişinin düşüncelerine göre almıyorlar. Yani o liderlerin uluslararası ilişkilerdeki nazik söylemleri ile imzasını atacağı eylemler arasında çok fark olabilir. O söylemler, yaklaşmakta olan bir seçime göre farklılık taşıyabilirler. Söylediği şeylerin yapılmasını engelleyecek ve hatta tam aksinin yapılmasını sağlaacak başka güçler bulunur.

Trump'un bazılarımızın gururunu okşayan sözlerine rağmen, Trump'un söylemlerinin aksine söylemlerii her gün dile getiren Pentagon, bir yığın bürokrat ve ABD'yi gerçek anlamda yöneten bir kongre var! Hayallerinizi yıkmak istemem ama bu güzel sözlerin ardında, durumun farkında olan bazı arkadaşların dile getirmeye çalıştıkları gibi İran'a karşı yapılan bir hazırlık var gibi görünüyor. Suriye'nin de kendisini toparlayamacağı kadar karıştırıldığı günümüzde Ortadoğu'da İsrail için en ciddi tehdit olarak kalan İran'a karşı!

Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi ile İran haricindeki diğer ülkelerin İsrail için bir tehdit olmaktan çıkarıldığı, İsrail ve ABD çıkarlarına daha uygun hale getirildiği göz önüne alınırsa, sıranın İran'a geldiği düşünülürse, kısa vadede ABD ile ilişkilerimizede bir yumuşama görülebilir. Ancak uzun vadede ülkemiz için zor günler bizi bekliyor diyebilirim.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Alp - 30 Haziran 2019, 12:59:05
Makine çağını kaçırdık. Teknoloji veya Dijitalleşme çağını kaçırmamamız lazım...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 30 Haziran 2019, 13:19:10
Medyada ki zaten tarafsız değil, sosyal medyada (normal medyanın gazıyla) gördüğümüz kadarıyla sanki ABD ile ilişkilerimiz düzelmiş görüntüsü veriliyor.

Acaba öyle mi?

Cumhurbaşkanı genelde diğer liderlere dostum diye hitap eder. Batılı olanlare özellikle. Ancak batı ile aramızda bir fark var. Onların da bir liderleri vardır. Bizim gibi demokratik olarak seçilmiş. Ancak onlardaki liderler tek adam değildir! Bütün kararları bir kişinin düşüncelerine göre almıyorlar. Yani o liderlerin uluslararası ilişkilerdeki nazik söylemleri ile imzasını atacağı eylemler arasında çok fark olabilir. O söylemler, yaklaşmakta olan bir seçime göre farklılık taşıyabilirler. Söylediği şeylerin yapılmasını engelleyecek ve hatta tam aksinin yapılmasını sağlaacak başka güçler bulunur.

Trump'un bazılarımızın gururunu okşayan sözlerine rağmen, Trump'un söylemlerinin aksine söylemlerii her gün dile getiren Pentagon, bir yığın bürokrat ve ABD'yi gerçek anlamda yöneten bir kongre var! Hayallerinizi yıkmak istemem ama bu güzel sözlerin ardında, durumun farkında olan bazı arkadaşların dile getirmeye çalıştıkları gibi İran'a karşı yapılan bir hazırlık var gibi görünüyor. Suriye'nin de kendisini toparlayamacağı kadar karıştırıldığı günümüzde Ortadoğu'da İsrail için en ciddi tehdit olarak kalan İran'a karşı!

Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi ile İran haricindeki diğer ülkelerin İsrail için bir tehdit olmaktan çıkarıldığı, İsrail ve ABD çıkarlarına daha uygun hale getirildiği göz önüne alınırsa, sıranın İran'a geldiği düşünülürse, kısa vadede ABD ile ilişkilerimizede bir yumuşama görülebilir. Ancak uzun vadede ülkemiz için zor günler bizi bekliyor diyebilirim.

Hafta sonu aradan bir çıksın ABD tehditlerine devam edecektir. Temmuz ayına girmek üzereyiz. S-400 parçaları gelmeye başlasın göreceğiz zaten neyin ne  olduğunu. İran konusunda ise şunu unutmamamız lazım İran Ordusu kolay lokma değil. ABD ve İsrail, Irak ve Suriye'deki gibi ellerini kollarını sallayarak İran'a giremeyeceklerini iyi biliyorlar bence. Sadece bu da değil İran'a karşı bir operasyon halinde bütün Ortadoğu yangın yerine dönecektir. ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki çıkarları büyük oranda zarar görecektir.

Anadolu Ajansı'nın şöyle bir yazısı var şuraya bırakayım ABD'nin İran'a karşı operasyonunun riskleri hakkında...

ABD'nin İran'ı çevreleme stratejisi ve riskler

ABD'nin ve Körfez'deki müttefiklerinin İran'ı kuşatma stratejisi, Tahran'ın yıllardır izlediği yayılma politikası nedeniyle coğrafi olarak geniş bir sahayı ilgilendiren riskli bir hamle niteliği taşıyor.

(https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/Contents/2019/05/27/thumbs_b_c_357813dcbe60c4dc2be723457f9764cc.jpg)

Trump yönetiminin İran’a yönelik çevreleme faaliyetlerini hızlandırması, kurulan çok yönlü siyasi ve ekonomik baskıların yanı sıra bölgeye yapılan tahkimatla askeri açıdan da gözdağı vermesi, Körfez’de yeni bir savaşın patlak verebileceği endişelerine yol açtı. ABD’nin ve Körfez’deki müttefiklerinin İran’ı kuşatma stratejisi, İran’ın yayılma politikası nedeniyle coğrafi olarak geniş bir sahayı ve Fars-Arap ihtilafının kökenleri dikkate alındığında ise uzun bir tarihi geçmişi ilgilendiren riskli bir hamle niteliği taşıyor.

Farslarla Arap toplumu arasında tarihi köklere sahip bir husumet bulunduğu konuyla ilgilenenler için bilinen bir gerçek. İslam öncesi dönemde İran’ın Arap yarımadasının doğusunu ve bugünkü Yemen topraklarını işgal ederek Arap kabilelerini sıkıştırdığı ve bu yüzden de Farslara yönelik tarihsel bir korkunun kolektif Arap hafızasında var olageldiği bilinmektedir. İran’ın tarihinde Pers ve Sasani imparatorluklarından sonra üçüncü kez bu derece büyük bir yayılma siyaseti izlediğini söylemek yanlış bir tespit olmaz. İran İslam Devrimi (aynı zamanda devrimin ihracı üzerinden kendini ayakta tutma politikası izlediği için) üç aşamalı bir siyaset geliştirdi. Bunlardan en önde geleni Orta Doğu ülkelerindeki Şii azınlıkları (Yemen, Kuveyt, Suudi Arabistan vb.) ve bazı ülkelerdeki Şii çoğunluğu (Irak, Bahreyn vb.) ideolojik motivasyonla mobilize ederek kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmektir. Diğeri, Fars kökenli milletlere (Afgan, Hazara, Tacik, Ermeni) yönelik Aryan milliyetçiliği üzerinden kurduğu yakınlık siyaseti olarak kodlanabilir. Üçüncüsü de Sünni ülkelerde “İrancılık” olarak bildiğimiz, protest bir İslam toplumu savunusu temelinde şekillenen taraftar toplama siyasetidir. İran seksenli yıllardan beri, hangi hedef ülke veya topluma hangi siyaset uygun düşüyorsa onu uygulamakta ve nüfuz elde etmeye çalışmaktadır.

Devrimin önderi Ayetullah Humeyni, Kum merkezli İran Şiası ile irtibatlı olan Arap dünyasındaki Şii unsurlar vasıtasıyla örgütlenme politikasını yürürlüğe koydu. Humeyni nasıl İran’daki molla sınıfını politize edip ideolojik bilinç kazandırmış ve 2500 yıllık monarşiyi bu yolla ortadan kaldırmışsa, aynı metodla Orta Doğu’daki Arap Şia’sını da politize ederek ideolojik formatta örgütlemeyi ve monarşileri tehdit etmeyi amaçladı. Bu doğrultuda 1982 yılında Lübnan’da Hizbullah kurduruldu. Hizbullah’ın amacı İsrail’e karşı bir direniş cephesi oluşturarak Filistinli örgütlerden daha fazla İsrail karşıtı bir güç merkezi oluşturup Arap dünyasının da sempatisini toplamaktı. Hizbullah bu yolda başarılı da oldu. 2006 yılında İsrail’in Lübnan’ı işgal girişimi Hizbullah tarafından başarılı bir şekilde püskürtüldü ve İran’ın bölgedeki gücü de bir kez daha kanıtlandı. İran Hizbullah, İslami Cihad ve benzeri örgütler üzerinden İsrail düşmanlığını sıklet merkezi yaparak kendisine düşman olması muhtemel Müslüman unsurları pasifize etmektedir. Bu strateji 1979’dan beridir başarılı olmaktadır.

Ülke dışındaki savunma hattı

Humeyni’ye karşı ABD ve Suudiler başta olmak üzere Körfez ülkeleri Saddam Hüseyin’i fonlayıp silahlandırarak İran’ın üzerine sürseler de, Şah döneminin ordu mensuplarının önemli bir kısmını tasfiye etmiş olmasına rağmen Humeyni rejimi, sekiz yıl süren savaşta başarılı bir şekilde kendini savundu ve Irak’a üstünlük kurabilmeyi başardı. Hatta bu dönemde silah sıkıntısı çeken Humeyni rejimi, Hizbullah’ın Lübnan’da kaçırarak rehin aldığı Amerikan vatandaşları karşılığında gizlice ABD’den silah sevkiyatı yapmayı başardı. Reagan yönetimi Saddam’dan ve diğer Körfez ülkelerinden habersiz olarak rehineler karşılığında İran’a silah satmak zorunda bırakıldı.

Suriye’de iç savaşın başlamasının akabinde Hizbullah’ın İsrail’e odaklanan tehdit algısı Suriye’deki muhalif gruplara kaydı; hatta deyim yerindeyse Hizbullah’ın tehdit algısı değişti. Hizbullah’ın kuvvetleri Esed rejiminin Şam’da ayakta kalabilmesi için 2012 yılından beri savaşıyor. Tehdit algısının değişiminin arkasındaki asıl güç kuşkusuz İran’dı. Nitekim bölgede Hizbullah’ın varlığı İran’ın varlığı olarak okunmakta, ülke dışında operasyonlar yapan Kudüs Güçleri’nin lideri Kasım Süleymani sık sık Suriye’de görünmektedir. Askeri gücünün yanı sıra Hizbullah, yönettiği belediyeler ve meclisteki temsilcileriyle de ülke siyasetinde belirleyici aktörlerden biri haline gelmiş durumda.


ABD’deki neo-con yönetim 2003 yılında Irak operasyonunu yaparken zihinlerinde Saddam sonrası İran’a rakip olabilecek demokratik bir Şii Irak oluşturmak vardı. Fakat işler hiç de o yönde gelişmedi ve İran süreç içinde Irak’a ABD’den daha başarılı bir şekilde nüfuz etti.
İran’ın Arap Şiasını kontrolü sadece Hizbullah ile değil, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Yemen ve Irak’ta da kendini göstermekte. Irak’ta 2010 yılındaki seçimlerden İyad Allavi liderliğindeki Irakiyye Koalisyonu birinci çıkmasına rağmen hükümet, İran’ın devreye girmesiyle Nuri el-Maliki liderliğindeki Dava Partisi’ne kurduruldu. Maliki’nin aşırı İran yanlılığı ve Sünni kesimi dışlayıcı politikaları, Sünni kesimlerde büyük infiale yol açarken sonuçları bakımından da ülke için felaket oldu. Sünni siyasetçilere yönelik suikastların ve tutuklamaların artması, Sünni kabilelerin devletten dışlanması, Sünni devlet memurlarının Baasçılıkla suçlanarak bürokrasiden tasfiyesi, en sonunda DEAŞ gibi bir tehdidin yükselerek bölgenin kan gölüne dönmesine yol açtı.

ABD’deki neo-con yönetim 2003 yılında Irak operasyonunu yaparken zihinlerinde Saddam sonrası İran’a rakip olabilecek demokratik bir Şii Irak oluşturmak vardı. Fakat işler hiç de o yönde gelişmedi ve İran süreç içinde Irak’a ABD’den daha başarılı bir şekilde nüfuz etti. Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi, Bedir Tugayları, Mehdi Ordusu, Ketaib Hizbullah, Asaib ehl el-Hak gibi irili ufaklı pek çok Şii fraksiyon, İran’ın Irak üzerindeki siyasetine hizmet eder şekilde hareket edegeldiler. DEAŞ’a karşı yürütülen savaşta kritik rol oynayan Haşdi Şabi milisleri de eklendiğinde, bu grupların Irak’ı bir bakıma “İran’ın kalkanı” haline getirdiği söylenebilir.

İran’ın devlet dışı aktörleri yönlendirmede ciddi bir deneyim kazandığı da ifade edilmeli. Örneğin Irak’ta Mukteda Sadr’ın Mehdi Ordusu grubunun İran’a karşı sesini yükseltmeye başlaması ve daha müstakil bir yol izlemeye çalışması üzerine, grubun içindeki farklı fraksiyonlara destek vererek Ketaib Hizbullah ve Asaib ehl el-Hak isminde yeni grupların ortaya çıkmasına neden oldu ve Sadr’ın hareketini zayıflattı.

ABD İran’ın nüfuzunu sınırlandırmayı hedefliyor

İran’ın yakın işbirliği içinde olduğu ve desteklediği diğer bir önemli devlet dışı aktör de Yemen’deki Ensarullah hareketidir. 1992 yılında kurulan Ensarullah, Yemen’de isyan eden Zeydi toplumunun temsilcisi konumundaki Husi klanının siyasi ve askeri örgütlenmesinin adıdır. Zeydilik, Şiiliğin farklı bir alt kolu olup On İki İmam Şiasından da büyük ölçüde farklıdır. Fakat İran’ın genel anlamda Şiilik üzerinden gittiği, Zeydiye mezhebi ile On İki İmam Şiası (Caferiye) arasında mezhepsel bağ oluşturarak bunu siyasi düzleme taşımaya çalıştığı düşünülmektedir. Ensarullah tıpkı Hizbullah benzeri bir örgütlenme stratejisi izlemiş, vakıf tarzı sosyal dayanışma ve yardımlaşma, hatta eğitim kurumu şeklinde yapılanmıştır. Ensarullah liderlerinden Husi ailesinin ileri gelenlerinin 1970’li ve 1980’li yıllarda İran’da ideolojik ve dini eğitim aldıkları iddialar arasındadır.

Suudilerle yakın işbirliği içinde olan Yemen’in sabık devlet başkanı Ali Abdullah Salih’in Zeydi topluma yönelik dışlayıcı politikaları neticesinde ilk kez 2004 yılında Hüseyin Husi önderliğinde ayaklanan Husiler, süreç içinde İran’dan ve Hizbullah’tan aldıkları destekle 2014’te başkent Sana’yı ele geçirmeyi başardılar. Hatta bunun üzerine Aden’e kaçan Devlet Başkanı Mansur Hadi, Ensarullah’ın Aden’i de ele geçirebileceği endişesiyle 2015’te Suudi Arabistan’a kaçmak zorunda kaldı. Bugün Ensarullah’ın Suudi Arabistan’a Yemen’den fırlattığı roket ve füzelerin İran tarafından temin edildiği ve bu füzelerle Babu’l Mendeb boğazını geçmeye çalışan Suudi tankerlerinin vurulduğu ifade edilmektedir. Husi/Ensarullah yanlısı medya ve yayın organlarının İran ve Hizbullah yardımıyla faaliyet göstermesi, Ensarullah militanlarının Hizbullah yetkililerince eğitilmeleri, Hizbullah ile Ensarullah arasında hem ideolojik ve hem de lojistik anlamda işbirliğinin bulunduğunu göstermektedir.


ABD’nin İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlandırma çabalarının Hizbullah, Ensarullah ve Haşdi Şabi gibi silahlı devlet dışı aktörler üzerinde odaklanacağı, tarafların muhtemel müzakeresinde de öncelikle ele alınacak konunun bu silahlı gruplar olacağı öngörülebilir.
2014 yılında başkent Sana’nın Husiler tarafından ele geçirilmesinin akabinde İranlı parlamenter Ali Reza Zekani’nin “Bağdat, Beyrut ve Şam’dan sonra dördüncü Arap başkentinin de İran’ın güdümüne girdiğini” ifade etmesi, İran’ın bölgedeki yayılma stratejisinin boyutları ve bu doğrultudaki kazanımlarını göstermesi açısından önemli bir açıklamaydı.

İşaret edilen devlet dışı aktörler Orta Doğu’da faaliyet gösterdikleri devletleri bir şekilde İran’ın kalkanı haline getirmektedirler. İran’ın ABD-İsrail karşıtlığı üzerinden geliştirdiği siyasal söylemle örgütlediği bu tür devlet dışı aktörler, birincil derecede İran’ın yararlandığı unsurlar olmuştur. Devlet dışı aktör olmayan tek istisnanın ise Esed yönetimindeki Suriye Arap Cumhuriyeti olduğu görülmektedir. Onun dışında İran’ın iş birliği yaptığı tüm aktörlerin silahlı milis gruplar olması, İran rejiminin yayılma stratejisinin devlet dışı aktörler üzerine kurguladığını ortaya koymaktadır.

İran’ın ülke dışındaki savunma hatları, ABD’nin ve Körfez’deki müttefiklerinin Tahran’ı çevreleme stratejisinin önündeki başlıca engeller olarak görünüyor. ABD’nin İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlandırma çabalarının Hizbullah, Ensarullah ve Haşdi Şabi gibi silahlı devlet dışı aktörler üzerinde odaklanacağı, tarafların muhtemel müzakeresinde de öncelikle ele alınacak konunun bu silahlı gruplar olacağı öngörülebilir. Ancak ülke dışındaki milis güçlerle ittifakını rejimin devamlılığı açısından başlıca dayanaklardan biri haline getiren İran’ın, ABD ve Körfez’deki müttefiklerinin beklentilerini karşılayacak adımlar atması zor görünüyor.

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/abdnin-irani-cevreleme-stratejisi-ve-riskler/1490249 (https://www.aa.com.tr/tr/analiz/abdnin-irani-cevreleme-stratejisi-ve-riskler/1490249)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: カメせ - 02 Temmuz 2019, 14:01:44
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/D-bKWrgXYAIaNlX?format=jpg&name=small)
(https://pbs.twimg.com/media/D-bKWrgX4AMD9UT?format=jpg&name=small)
Başlık: Bloomberg’ten flaş iddia: ABD’ye karşı Türkiye’den kritik hamle
Gönderen: fırtına06 - 02 Temmuz 2019, 14:40:56
Amerikan yayın kuruluşu Bloomberg, muhtemel ABD yaptırımları karşısında Türkiye'nin ABD üretimi silahların kritik yedek parçalarını stokladığını yazdı.

Türk yetkililere dayandırılan haberde, stoklama kararının ilk olarak ne zaman verildiğinin net olmadığı ifade edildi. Söz konusu yetkililer, hazırlıkların ABD ambargolarının gerçekleşmesi ihtimali nedeniyle yapıldığını ifade etti.

Washington Yönetimi, 2018’den bu yana Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı gerekçesiyle Türkiye’ye yaptırım tehdidinde bulunuyor.

Türkiye’nin savunma stratejisini bilen iki Türk yetkili, Bloomberg’e yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin F-16 savaş uçaklarının ve başkaca askeri donanımların parçalarını topladığını ifade etti.

Söz konusu yetkililer, Türkiye’nin balistik füze teknolojisini edinmeye kararlı olduğunu ve yeni jenerasyon S-400’lerin ortak üretiminde yer almayı amaçladığını da sözlerine ekledi.

Yetkililer, hangi parçaların toplandığına, nereden satın alındığına ve stoklama işleminin ne kadar süreceğine ilişkin bilgi vermedi.

ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİNDE ILIMLI MESAJLAR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleştirilen G20 Zirvesi sırasında bir araya gelmiş ve iki ülke arasında yaşanan S-400 krizi başta olmak üzere kritik konuları masaya yatırmıştı.

Başkan Trump, Ankara Yönetimi’nin S-400’leri satın almaya mecbur bırakıldığını, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye’ye adil davranmadığını belirtmişti.

https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/son-dakika-bloombergten-flas-iddia-turkiye-muhtemel-abd-yaptirimlarina-karsi-kritik-hamle-5209067/ (https://www.sozcu.com.tr/2019/dunya/son-dakika-bloombergten-flas-iddia-turkiye-muhtemel-abd-yaptirimlarina-karsi-kritik-hamle-5209067/)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ムゲン - 02 Temmuz 2019, 14:43:22
bana saçma geliyor. madem bir görüşmeyle çözülecekti kaç yıldır neyin kafasını yaşadık biz ? Karşı taraftan bizimkilerin söylemlerini destekleyen hiçbirşey yok. Madem yaptırım yok şimdiye kadar teslimatının bitmiş olması gereken Chinok helikopterler nerde ? 2018'in sonunda teslim almamız gereken 4 chinok henüz ortada yok. T70 helikopter projesinde ilk test helikopteri 2017 yılında gelmiş 2020ye girecez henüz proje yok ortada.
Başlık: Trump'tan yeni 'Türkiye' açıklaması
Gönderen: fırtına06 - 18 Temmuz 2019, 20:39:55
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'yle ilgili yeni bir açıklama yaptı. Trump, ''S-400 konusunda Türkiye'ye şu anda yaptırım uygulamayı düşünmüyorum.'' ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, "S-400 konusunda Türkiye'ye şu an yaptırım arayışında değilim" ifadelerini kullandı.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2879561-trumptan-yeni-turkiye-aciklamasi (http://www.haber7.com/guncel/haber/2879561-trumptan-yeni-turkiye-aciklamasi)

Bu iş sadece F-35 projesinden çıkarılmamızla kalacak gibi görünüyor hayırlısı bakalım....
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: serkan - 18 Temmuz 2019, 22:16:27
Daha ne olacaktı F35 zaten konuştuğumuz şeyler
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 18 Temmuz 2019, 22:35:32
Daha ne olacaktı F35 zaten konuştuğumuz şeyler

Daha ne olacaktısı varmı adamlar CAATSA yaptırımları kapsamında diğer Amerikan silahlarından tutunda, ekonomik yaptırımlara kadar herşeyden bahsediyorlardı. Herkes F-35'lerle yırtarsak gene iyi diye düşünüyordu. Bazı şeyleri çok çabuk unutuveriyoruz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 19 Temmuz 2019, 20:21:04
ABD'de Türkiye'ye yaptırım uygulanması için karar tasarısı hazırlandığı iddia edildi

Reuters'ın haberine göre ABD'de Cumhuriyetçi Senatörler Rick Scott ve Todd Young, ABD Senatosu'na Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alan Türkiye'ye yaptırım uygulanması için çağrıda bulunduğu bir karar tasarısı sundu.

Türkiye'ye S-400 sevkiyatının başlamasının ardından gözler sevkiyat öncesi yaptırım tehdidinde bulunan ABD'ye çevrildi. ABD'de Türkiye yönelik yaptırım uygulanması noktasında bazı sesler olsa da ABD Başkanı Donald dün yaptığı açıklamada "Yaptırım düşünmüyorum" dedi.

(https://foto.haberler.com/haber/2019/07/19/abd-de-turkiye-ye-yaptirim-uygulanmasi-icin-karar-12258764_3842_o.jpg)

"BÜYÜK BİR TEHDİT"
ABD'de bazı senatörler Türkiye'ye yaptırım uygulanması için harekete geçti. Reuters'ın ele geçirdiği karar tasarısının taslağında, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemini satın alması "ABD'nin güvenlik hakkına doğrudan ve büyük bir tehdit" olarak tanımlanıyor.

CAATSA'NIN TAMAMEN UYGULANMASI ÖNGÖRÜLÜYOR
Karar tasarısının kabul edilmesi durumunda Türkiye'ye 'ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında belirlenen yaptırımların tamamen uygulanması' öngörülüyor.

Cumhuriyetçi Senatör ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine 'Rusya'nın oluşturduğu tehdidin değerlendirilmesi ve Türkiye'nin daimi NATO üyeliğinin gözden geçirilmesi için NATO'ya toplantı talebinde bulunması' çağrısı yaptı.

DEMOKRATLARDAN DESTEK
Senato'nun Dıilişkiler Komitesi'nden Demokrat Senatör Bob Menendez de, Türkiye'yi F-35 programından çıkarmanın yeterli olmadığını ifade etti. Yazılı açıklamasında Menendez, "Yasalar açıkça 'Rusya'nın savunma ve istihbarat sektörleriyle 'önemli işlemler yapanlar' için cezalar öngörüyor, bu da açıkça S-400 sisteminin teslimatını da içerir" dedi.

Menendez ayrıca, Trump'ın CAATSA'yı uygulamayı reddetmesi durumunda ABD yönetimini Türkiye'ye yaptırım uygulamaya zorlayacak bir yasa tasarısı sunacağını söyledi.

CAATSA NEDİR?
Kongre'nin 2017'de onayladığı CAATSA yasası, Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye son dönemlerde uygulanan yaptırımların önünü açmıştı.

Eylül 2018'de ise ilk kez Çin'in Merkezi Askeri Komisyonu'nun Cihaz Geliştirme Departmanı'na karşı CAATSA altında dolaylı yaptırım uygulandı.

Yasa, ABD Başkanı'nın aralarında vize yasağı getirmek, ABD merkezli ithalat-ihracat bankasına (ABD Eximbank) erişimi engellemek, ABD finans kurumlarıyla işlemleri kısıtlamak ve ihracat ruhsatlarını iptal etmek gibi seçeneklerin olduğu 12 yaptırım maddesinden 5'ini seçmesini öngörüyor.

Ancak CAATSA, yaptırımlar için takvim oluşturulmasında belirleyici olmuyor, dolayısıyla ABD Başkanı Trump'ın yaptırımları süresiz erteleme yetkisi de bulunuyor.

https://www.haberler.com/reuters-abd-de-cumhuriyetciler-turkiye-ye-yaptirim-12258764-haberi/ (https://www.haberler.com/reuters-abd-de-cumhuriyetciler-turkiye-ye-yaptirim-12258764-haberi/)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 20 Temmuz 2019, 10:58:48
Amerika ve diğer NATO ülkeleri F-35 projesinde olsun diğer projelerde olsun zaten bize örtülü bir ambargo uyguluyordu. Türkiye F-35 projesinin ana ortaklarından biri olmasına rağmen kaç yıldır bir tane bile F-35 fiili olarak teslim edilmedi. Bizden çok sonra uçakları sipariş eden İsrail geçenlerde 16. F-35'ini teslim alıp uçurmaya başladı. Japonya, Güney Kore gibi ülkelere bile F-35 teslimatı yapıldı.

2018 yılının sonunda teslimatı bitmesi gereken Chinook'ların 4'ü hala teslim edilmedi. Barış kartalı projesinde bile uçaklarımızın teslimatı uzun süre geciktirildi. T70 Genel maksat helikopter projesinden hala ses seda yok, TF-X projesinde İngilizler işi olabildiğince ağırdan alıyorlar, uçak ve helikopter motoru konusunda önümüze sürekli sorun çıkarılıyor bu daha saymakla bitmez.

Ondan sonra ağlamaya başlıyorlar yok Türkiye niye batı sistemlerini bırakıyor diye. Forumda da yazıldığı gibi bir ülkenin kendi mehfaati herşeyin üzerindedir kardeşim sen vermeyip sorun çıkarıyorsan ya, ben ya başka yerden alırım, ya da kendi imkanlarımla yapar kullanırım. Bu ikiyüzlülük ve riyakarlıktan başka birşey değil. Kendi yaptıklarını görme ondan sonra Türkiye Batıdan kopuyormuş oh ne ala !!!!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 20 Temmuz 2019, 11:16:52
Dostum bu dediğin dönüşüm, kendi içimizde olmalıydı. Oluyordu da zaten. Atak, Altay, milgem, siha. Bir sonrası; Siper, MMU, TF-2000, Atak 2 bu süreç kendi içimizde devam ediyordu. Çok değil 10 sene sonra tamamen bütün ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayacak noktaya gelecektik zaten. Bu tür atraksiyonlara girmeye gerek yoktu.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: カメせ - 20 Temmuz 2019, 13:00:24

Alıntı
EHA MEDYA
@eha_medya

Hakan Atilla, ABD’deki cezaevinden tahliye edildi.

▪️Göçmenlik Dairesi'ne teslim edilen Hakan Atilla, buradaki sürecin tamamlanmasının ardından Türkiye'ye dönecek.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: カメせ - 22 Temmuz 2019, 19:35:13
Alıntı
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “S-400’lerin kullanılması için açık olması lazım. S-400 sistemi sürekli açık olacak ki, herhangi bir tehlike olduğunda tespit edecek, açık olmazsa tehdit geldiğini nereden anlayacaksınız." “S-400’ler Patriot’tan çok daha ileri.” F-35’leri vermezlerse de başka alternatiflere yöneliriz. Ama diyelim ki her şey çok kötü gitti, olmadı, F-35'i de bize vermediler diyelim. Türkiye'nin de yeni nesil uçaklara ihtiyacı var, kendimiz üretinceye kadar. O zaman nasıl S-400 için başka arayışlar içine girdik ve en son S-400 anlaşmasını Rusya ile yaptıysak. Kendimiz üretene kadar, bu ihtiyacı gidermek için alternatiflere yöneliriz."
Alıntı
Mevlüt Çavuşoğlu: "ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşamazsak Fırat'ın doğusuna operasyon kısa süre içinde başlayacak."
Alıntı
Çavuşoğlu AB ile mültecilerin geri kabul anlaşmasının askıya alındığını açıkladı.
Alıntı
Çavuşoğlu'ndan Avrupa'ya: “Eksen kayması eleştirilerine gülüyorum. Eksen, Türkiye’nin kendisidir. Siz oralara gidince eksen kayması olmuyor da biz gidince mi oluyor? Benim dış politikam size mi bağlı ? Biz orada (AB) hiçbir şey yapmadan kapının önünde bekleyecek bir ülke değiliz"
Alıntı
Cavusoglu: “Ağustos ayında yeni bölgelere yeni açılımlarımız olacak. Dünya değişiyor. Dış politikada yeni açılımlarımız olacak. Beklentiler, zorluklar farklı.”
Alıntı
Cavusoglu: “Bize yönelik ABD’nin çok olumsuz adımları olursa bizim de ABD’ye vereceğimiz cevaplar var. Bunu tercih etmeyiz. Sağlıklı bir ilişki istiyoruz. Düşmanca tutum sergilerlerse karşı adım atarız.”
Alıntı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “ABD'deki farklı sesler azaldı.” : İHA
Başlık: Beyaz Saray'da Türkiye konulu toplantı bitti
Gönderen: SKYWOLF - 24 Temmuz 2019, 10:24:04
Beyaz Saray'da Türkiye konulu toplantı bitti

Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın, Türkiye'ye yaptırımlar konusunda senatörlerle görüşmesi 1 saat 10 dakika sürdü.
AA | 24.07.2019 - 01:20..

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon S-400 alımını gerekçe göstererek, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılması için sürecin başlatıldığını duyurmasından sonra ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da  Türkiye'ye yaptırımlar konusunda senatörlerle görüşmek için bir araya geldi. 1 saat 10 dakika süren toplantı sona erdi.

TRUMP YAPTIRIM KONUSUNDA BASKI YAPAN İSİMLERLE GÖRÜŞTÜ
Trump, toplantıda Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimleri Lindsey Graham ve Rick Scott gibi yaptırım konusunda baskı yapan senatörlerle de görüştü.

https://www.ensonhaber.com/beyaz-sarayda-turkiye-konulu-toplanti-bitti.html (https://www.ensonhaber.com/beyaz-sarayda-turkiye-konulu-toplanti-bitti.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 29 Temmuz 2019, 09:34:00
Cumhurbaşkanı eğer ABD yaptırım söylemlerine devam ederse Boeing siparişlerini gözden geçiririz dedi. Şuan Türkiye'nin 75 adet 737 Max ve 25 adet 787 siparişi bulunuyor.

Ayrıca bir Rus havacılık yetkilisi Türkiye ile MC-21, SSJ-100 yolcu uçakları ve bazı helikopterlerin ortak üretimini görüştüklerini açıklandı.

MC-21 yolcu uçağı Boeing 737 ve Airbus A320'ye rakip olarak geliştirildi. 165-211 yolcu kapasitesi ve 6500 km menzili var. Uçakta ABD yapımı Partt Whitney ve Rus üretimi motor kullanılabilecek. ABD yapımı motor A320'de kullanılan bilinen bir motor. Bakım, yedek parça olarak ülkemize avantaj sağlar.

Sukhoi Super Jet 100 ise 2015'te üretime giren 215 civarı sipariş alan 65'i teslim edilen Rus bölgesel yolcu uçağı. Uçak 2-3 defa kazaya karıştı. Ayrıca bazı hava yolları yedek parça sorunu nedeniyle uçaktan memnun değil. Uçağı Rus Sukhoi ve İtalyan Finmeccania ortak geliştirdi. Uçak 75-95 yolcu kapasitesiteli.

Sukhoi uçağı sorunlu ve bölgesel olarak nitelendirilen küçük bir uçak. Ancak MC-21 işimize yarar. Türk havayolu şirketleri alabilir ve ihracatta yapabiliriz. MC-21'i ortak üretmemiz havacılık sanayimize çok şey kazandırır.

(https://scontent-vie1-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/67156257_2568716433152142_6899352528475914240_n.jpg?_nc_cat=105&_nc_oc=AQlh6lBLvMDOPgEwLBy-apR8aTCSK0g-dW5vE91B_xTVlbKOqhjjfw851ajqum2BIaA&_nc_ht=scontent-vie1-1.xx&oh=afa5eaea1b526ceb7de679e3cee237e8&oe=5DEDA51A)

Türk Savunma Sanayi Haberleri Facebook sayfasından alıntıdır.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 12 Ağustos 2019, 21:03:38
Bu Amerika bizim etrafımızı sarıyordu hani ? pyd-pkk ile bir olup bizi böleceklerdi hani ? Bekamız çok büyük tehlikedeydi hani ?Tüm bunları konuş konuş sonra bizi bölecek ülkeyle müşterek harekat merkezi kur. Bu Amerika değil miydi tırlar dolusu silah veren pkkya ? bu Amerika değil miydi 15 temmuzun planlayıcısı ? Madem bu kadar sıkı fıkıydık neden F35lerdne olduk ? Madem aramız kötü bu müşterek güvenli bölge kafası nedir ? Bir karar verin arkadaş. Bu Amerika dost mu düşman mı ? allah bullak olduk artık millet olarak. Ortası yok bu işin. Bizi bölecekler dediğin ülkeyle ortak olunmaz.. Nedir bu dengesizlik aklım almıyor


Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Mesela Suriyedeki bir köyden pkklı biri askerlerimize kurşun sıktı. Örnek ya askerimiz şehit oldu diyelim. Bu pkklı kurşun sıkarken yanında da Amerikalı askerler olsun. Benim askerim karşı kurşun sıksın ve pkklılarla beraber Amerikalı askerleride öldürdü diyelim. Bu asker kahraman mı olacak yoksa ikili ilişkileri bozmaya çalışan fetöcü - vatan haini mi ? İşte bu amerikayla olan durumumuzun özeti.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Barbatos - 13 Ağustos 2019, 01:50:22
Kandırıldık is loading.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 13 Ağustos 2019, 03:27:06
Kandırıldık is loading.

Bu sefer kimse yemez. Paralari da tukeniyor zaten. O milliyetci magduriyet dalgasi bunlari da yutar!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 13 Ağustos 2019, 22:09:02
Kandırıldık is loading.

Bu sefer kimse yemez. Paralari da tukeniyor zaten. O milliyetci magduriyet dalgasi bunlari da yutar!
Bugünden itibaren sayalım. KANDIRILDIK - ALDATILDIK ve OYALATILDIK...  İlk hangisini duyacaz bakalım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 13 Ağustos 2019, 22:55:04
Kandırıldık is loading.

Bu sefer kimse yemez. Paralari da tukeniyor zaten. O milliyetci magduriyet dalgasi bunlari da yutar!
Bugünden itibaren sayalım. KANDIRILDIK - ALDATILDIK ve OYALATILDIK...  İlk hangisini duyacaz bakalım.

Hicbirini.

Bunlardan birini agzina alanin siyasi ikbali biter. Kandirilan kenara beyler!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 14 Ağustos 2019, 09:35:08
Arkadaşlar konu iyice çığırından çıkmaya başlayacağı için müdahale ediyorum. Bu forum bir savunma sanayi forumu, burada kimsenin kimseye iftira atma ve suçlamada bulunmaya hakkı yok! The Qonqueror bu sefer sadece uyarıyorum birisi veya birileri hakkında birşeyler yazarken hemen peşin hüküm vermemeni, daha dikkatli olmanı,yazacaklarını seçerken daha özenli olmanı tavsiye ederim!
Başlık: ABD’li komutan,Türkiye’yle ilişkileri değerlendirdi: Hiçbir endişem yok
Gönderen: fırtına06 - 14 Ağustos 2019, 09:47:54
ABD Hava Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı General Jeffrey L. Harrigian, Türkiye’ye F-35 tesliminin iptali ve S-400 alımıyla ilgili yaptırımlar nedeniyle İncirlik’teki faaliyetleri için hiçbir tehdit görmediklerini belirtti.

(https://cdntr1.img.sputniknews.com/images/102737/24/1027372426.jpg)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ABD’nin S-400 yaptırımına İncirlik üssü dahil yanıt verileceğini söylemesi sonrası ABD Hava Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı telefonla basına brifing verdi.

General Jeffrey L. Harrigian, gazetecilere "Askeri işbirliğimize odaklanmaya devam ediyoruz, bu ilişkilerimiz çok güçlü kalıyor. Türk Hava Kuvvetleri bize destek vermeye devam ediyor" diyerek şöyle devam etti:

"İncirlik’teki herhangi bir operasyona etki konusunda hiçbir endişem yok. Askeri anlamda yakın işbirliğimiz sürüyor ve burada hiçbir değişiklik görmüyorum."

https://tr.sputniknews.com/abd/201908131039910543-abdli-komutan-f-35-iptali-sonrasi-turkiyeyle-iliskileri-degerlendirdi-hicbir-endisem-yok/
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 14 Ağustos 2019, 10:43:17
Arkadaşlar konu iyice çığırından çıkmaya başlayacağı için müdahale ediyorum. Bu forum bir savunma sanayi forumu, burada kimsenin kimseye iftira atma ve suçlamada bulunmaya hakkı yok! The Qonqueror bu sefer sadece uyarıyorum birisi veya birileri hakkında birşeyler yazarken hemen peşin hüküm vermemeni, daha dikkatli olmanı,yazdıklarını seçerken daha özenli olmanı tavsiye ederim!
Sadece uyarıyor musunuz ? Ciddi misiniz ? Yani bu düşüncelerin paylaşıldıgı sitede insanlara fikirleri/düşünceleri sırf kendisiyle aynı değil diye herhangi bir terör örgütü mensubu olma iftirası atmanın cezası uyarı mı ? İftira atmak gibi alçakça bir eylemin cezası uyarı mı olmalı ? Ben o şahsın siteden yasaklanmasını talep ediyorum.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 14 Ağustos 2019, 11:04:43
Arkadaşlar konu iyice çığırından çıkmaya başlayacağı için müdahale ediyorum. Bu forum bir savunma sanayi forumu, burada kimsenin kimseye iftira atma ve suçlamada bulunmaya hakkı yok! The Qonqueror bu sefer sadece uyarıyorum birisi veya birileri hakkında birşeyler yazarken hemen peşin hüküm vermemeni, daha dikkatli olmanı,yazdıklarını seçerken daha özenli olmanı tavsiye ederim!
Sadece uyarıyor musunuz ? Ciddi misiniz ? Yani bu düşüncelerin paylaşıldıgı sitede insanlara fikirleri/düşünceleri sırf kendisiyle aynı değil diye herhangi bir terör örgütü mensubu olma iftirası atmanın cezası uyarı mı ? İftira atmak gibi alçakça bir eylemin cezası uyarı mı olmalı ? Ben o şahsın siteden yasaklanmasını talep ediyorum.

Sayın Ankhises öncelikle sakin olmanızı tavsiye ederim. Hemen ilk olayda forumdan atılma cezası ağır kaçacaktır. Uyarı yapıldı aynı olayın tekrar etmesi halinde gerekli cezai işlem uygulanacaktır bundan şüpheniz olmasın. Ben hiçbir arkadaşın forumdan uzaklaştırılması ve ya atılması taraftarı değilim fakat bu forumumuzdaki kurallara uyulması şartıyla mümkün. Kurallara uymayan cezasını çeker bu kadar basit.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 14 Ağustos 2019, 13:06:53
Forumu gereksiz yere meşgul etmeme adına kapatıyorum konuyu ama bu tür iftira vb. alçak ithamların basite alınmasına karşıyım. O şahsın zoruna giden kısım Suriyede oluşturulması düşünülen güvenli bölgenin Amerikayla yapılmasına olan itirazımız. Benim ülkemi bölmeye çalışan ülkeyi resmi olarak sınıra yerleştiriyoruz. Bunu tabiki eleştircem. Buna önayak olan kişileri tabiki eleştircem. Keşke biraz eleştiri kültürümüz ülkece gelişse  "o yapmışsa kesin doğrudur" kafasından kurtulsak... Bakın oluşturulması gündemde olan güvenli bölgenin detaylarının bu şekilde oldugu geziyor internette. Yerleşim yerlerine Türk askerinin giremeyeğide konuşulanlar arasında... Hemen hemen Amerika tek hakim güvenli bölgede.. Bu görsel doğru ise hanginiz hazmediyorsunuz bunu. Tamam eleştirmeyelim. Herşeye okey diyelim. Susalım Kim konuşacak o zaman ülkede. Benim gözümde bu bir güvenli bölge değil resmi olarak Amerikan ordusunun sınırımıza yerleşmesidir. Kaldıki Amerikanın devamlı bizi böleceğini söyleyen sizsiniz sınıra yerleştirende sizsiniz. Bir Türk olarak zoruma gidiyor.

(http://resimag.com/p1/33cfa8555f2.jpeg)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 14 Ağustos 2019, 13:13:44
Forumu gereksiz yere meşgul etmeme adına kapatıyorum konuyu ama bu tür iftira vb. alçak ithamların basite alınmasına karşıyım. O şahsın zoruna giden kısım Suriyede oluşturulması düşünülen güvenli bölgenin Amerikayla yapılmasına olan itirazımız. Benim ülkemi bölmeye çalışan ülkeyi resmi olarak sınıra yerleştiriyoruz. Bunu tabiki eleştircem. Buna önayak olan kişileri tabiki eleştircem. Keşke biraz eleştiri kültürümüz ülkece gelişse  "o yapmışsa kesin doğrudur" kafasından kurtulsak... Bakın oluşturulması gündemde olan güvenli bölgenin detaylarının bu şekilde oldugu geziyor internette. Yerleşim yerlerine Türk askerinin giremeyeğide konuşulanlar arasında... Hemen hemen Amerika tek hakim güvenli bölgede.. Bu görsel doğru ise hanginiz hazmediyorsunuz bunu. Tamam eleştirmeyelim. Herşeye okey diyelim. Susalım Kim konuşacak o zaman ülkede. Benim gözümde bu bir güvenli bölge değil resmi olarak Amerikan ordusunun sınırımıza yerleşmesidir. Kaldıki Amerikanın devamlı bizi böleceğini söyleyen sizsiniz sınıra yerleştirende sizsiniz. Bir Türk olarak zoruma gidiyor.

([url]http://resimag.com/p1/33cfa8555f2.jpeg[/url])


Bu harita gerçeği yansıtıyorsa, güvenli bölge bu haritanın sarı renkli kısımları, yani ypgnin bulunduğu bölge oluyor. ABD, ypg ile aramıza girip kalkan görevi görecek demektir. Pkk Türkiye içerisinde eylemlerine devam ederken, bizim ypg hedeflerine operasyon düzenlememize engel olurlar.

Tabi bu harita belirttiğim gibi gerçeği yansıtıyorsa!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 14 Ağustos 2019, 13:16:32
Forumu gereksiz yere meşgul etmeme adına kapatıyorum konuyu ama bu tür iftira vb. alçak ithamların basite alınmasına karşıyım. O şahsın zoruna giden kısım Suriyede oluşturulması düşünülen güvenli bölgenin Amerikayla yapılmasına olan itirazımız. Benim ülkemi bölmeye çalışan ülkeyi resmi olarak sınıra yerleştiriyoruz. Bunu tabiki eleştircem. Buna önayak olan kişileri tabiki eleştircem. Keşke biraz eleştiri kültürümüz ülkece gelişse  "o yapmışsa kesin doğrudur" kafasından kurtulsak... Bakın oluşturulması gündemde olan güvenli bölgenin detaylarının bu şekilde oldugu geziyor internette. Yerleşim yerlerine Türk askerinin giremeyeğide konuşulanlar arasında... Hemen hemen Amerika tek hakim güvenli bölgede.. Bu görsel doğru ise hanginiz hazmediyorsunuz bunu. Tamam eleştirmeyelim. Herşeye okey diyelim. Susalım Kim konuşacak o zaman ülkede. Benim gözümde bu bir güvenli bölge değil resmi olarak Amerikan ordusunun sınırımıza yerleşmesidir. Kaldıki Amerikanın devamlı bizi böleceğini söyleyen sizsiniz sınıra yerleştirende sizsiniz. Bir Türk olarak zoruma gidiyor.

([url]http://resimag.com/p1/33cfa8555f2.jpeg[/url])


Bu harita gerçeği yansıtıyorsa, güvenli bölge bu haritanın sarı renkli kısımları, yani ypgnin bulunduğu bölge oluyor. ABD, ypg ile aramıza girip kalkan görevi görecek demektir. Pkk Türkiye içerisinde eylemlerine devam ederken, bizim ypg hedeflerine operasyon düzenlememize engel olurlar.

Tabi bu harita belirttiğim gibi gerçeği yansıtıyorsa!
Habertürk'ten Muharrem Sarıkaya'nın haberiymiş hocam... kaynak @Acemal71
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ACE - 14 Ağustos 2019, 13:27:48
“Güvenli bölge mi istiyorsunuz? Tamam be olm al bak güvenli bölge ben tutuyorum bişey atmazlar burdan hadi tatlım...”

Amerika 5 yaşındaki velet muamelesi yapıyor bize. Suç da bizde. (Oraya gireriz, buraya gireceğiz, cumayı şamda kılarız...)

Bakın bu ülke (Türkiye) Irakta operasyona girerken tarih ve konum bilgileri vererek girdi hatırlıyorum. Hatta bir siyasi de çıkıp “teröristler geleceğimizi görünce ardına bakmadan kaçıyor” gibi bir cümle kurduydu. Terörist kışkışlanmaz öldürülür...

Biz gireriz alırız yaparız deyince adamlar önlem alıyor. Susun bir kardeşim ya. Baktın sorun var gir 2 günde nereye gireceksen. Cav cav cav bu ne zevzeklik.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 14 Ağustos 2019, 14:39:56
kaynagin ve Haritanin gercekligi halen onaylanmamis olmakle, zikredilen kaynagin iktidara yakinligidan dolayi haberin degerlendirilmesinde yarar oldugu kanisindayim. "Harita nabiz yoklamak amaci ile de paylasilmis olabilir"

Gorusum arkadaslarinkinden fazla degisikolmamakle birlikte, belirtilen harita uzerinde anlasilmis harita ise simdiye kadar devletimizin dile getirmekte oldugu guvenlik sorunlarini bertaraf icin yeterli olmyacagi gibi, ilerisi icin de YPG/PKK nin Suriyede barinmalarina ve Turkiye tarafindan leride yapilacak herhangi bir mudahaleye karsin adeta kalkan gorevi saglayacaktir.

Ayrietten paylasilan haritadaki ilk cepte  kontrol TC+ABD ortak gorunmekte . Halbuki talebimiz hattin kontrolunun bizde olmasi idi.

Belirtilmekte olan toplam guvenlik seridi derinligi talep edilenin cok altinda .

Haritada Suriye Irak birlesim hattinin nasil oldugu gorulememekte .Halbuki  hedeflerimizden biri PYD/PKK nin Irak /Suriye  hattinin ayristirmakti.

Ozet olarak bu haritaya bakarak ,lehimize birsey gormekte  zorlaniyorum desem yanlis olmaz. :)


Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 14 Ağustos 2019, 18:32:10
Ben bu görselin gerçekliğine biraz inanıyorum gerçek değilse bile gerçeği buna çok yakın olacaktır. Diyelimki gerçek..Bakın orda birçok kürt yerleşim alanı var. Türk askerinin oraya girmesi demek pkk ile Amerikanın ters düşmesi demek olacaktır. Bugüne kadar pkk amerikaya sığınırdı bence artık amerika pkkya sığınacak çünki Amerikanın suriyede kalabilmesi için sebeplerden biri olan işid yok artık. Amerikanın bölgede kalabilmesini sağlayacak sebebi biz ellerimizle verdik. Artık Amerikaya neden Suriyedesin diye soruldugunda verecek bir cevabı var. "Kürtleri  Türklerden , Türkleri Kürtlerden koruyoruz"... Bitti. Kızdıgım nokta Amerika şuan gerçekten sardı etrafımızı. Araya Amerikalı askerlerin girmesi demek , suriyede bulunan pkklıların artık Türk askerinin aniden baskın yapma korkusundan kurtulması demektir. pkklılar Türkiye sınırını Amerika sayesinde güvene alınca nereye gidecek ? Bizim pençe operasyonu yaptıgımız bölgelere... İşte bir diğer sıkıntıda burda çıkıyor. Bu operasyonu kendimiz yapsak operasyonu Sincar dağına kadar götürür , pkklıların geçiş kapısı olan bu dağı bertaraf edebilirdik.O şansıda kaybettik. Artık Amerikalıların bize pay biçtiği 5 kmlik alana hapsolduk. Tekrar diyorum tüm konuşmalar bu görsel üzerine lakin diyelimki devlet bu görseli yalanladı ve dedi ki Güvenli bölge 30 km alanda olacak ve bu 30 kmlik derinlik boyunca Türk askeri bulunacak. İşte o zaman bir Türk evladı olarak ben askerimin 30 km derinliğe kadar inip inmediğini nerden bilcem ? Belki bu görsel gerçek tepki çekmemek için yalanlanacak. Bunu bile bilemiycez.. Suriye gerçeğini kim söylicek bize ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: zirfak - 15 Ağustos 2019, 09:34:17
''Haritada yer alan güvenli bölge planı anlaşmada uzlaşılan gerçeği yansıtmıyor.Bu, anlaşmanın başında bize sunulan ve "size bir teklif hakkı daha veriyoruz" deyip reddettiğimiz planın haritası.''

''Aradan bir hafta geçtikten sonra ABD heyeti bir daha gelmişti. Anlaşmada derinlik 30km'dir. İlk 8km sadece Türk ordusunun bulunduğu bölgedir.Anlaşma uygulanacak mı yoksa Menbiç gibi yılan hikayesine mi dönecek, onu göreceğiz.''

''İlk 8km'de Türk ordusu tek başına bulunacak. Geriye kalan 22km'de ABD ve Türk ordusu beraber bulunacak. Ayrıca ypg/pyd'nin güvenli bölgeye en yakın noktası en az 7km uzaklıkta olacak. Anlaşma budur.''

''ABD bu anlaşmaya uyarsa dişimi kırarım. ABD için çok büyük kayıplar var anlaşmada, birincisi de ortak alanda ikmal yollarının Türkiye'ye verilmesi.

Dolayısıyla öyle veya böyle biz ABD'ye 'rağmen' gireceğiz oraya. Diplomatcılığa bir doyamadılar o yüzden böyle oluyor.''

''Sincar'dan başlayıp Fırat nehrine kadar söz konusu güvenli bölgede bulunan bütün ikmal yollarının Türk Ordusu denetiminde kalmasını kabul etti ABD.
Bu istediğin zaman operasyon yapabilirsin." demek. Anlaşmaya uyacaklarını pek düşünmüyorum, küçük bir taviz değil.''

Twitter alıntıdır KARASAKAL

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ağustos 2019, 14:55:21
Asıl anlaşma yapılacak ülke Suriye' dir. Amerika hangi hakka dayanarak Suriye' de bulunuyor ki! Amerikanın bulunduğu konum gayri meşrudur. Suriye ile anlaşıp PYD/YPG/PKK' nın üzerine birlikte yürümek gerekiyordu. Orası Suriye toprağıdır, Amerika' ya ne oluyor? Suriye' yle birlikte hareket etmiş olsaydık; bölgeden Amerika' yı da def ederdik. Neticede Suriye' nin arkasında da Rusya ve İran var... Geri planda Çin bile destek verecektir. 
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 15 Ağustos 2019, 15:29:58
ABD o bölge de Suriye askerlerini kaç defa vurdu haberin var mı. Israil bile her ay düzenli operasyon düzenliyor rejime. Hadi bakalım hamle yapsın bu rejimin sonu olur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 15 Ağustos 2019, 15:44:50
ABD o bölge de Suriye askerlerini kaç defa vurdu haberin var mı. Israil bile her ay düzenli operasyon düzenliyor rejime. Hadi bakalım hamle yapsın bu rejimin sonu olur.

Abd, rejime degil rusya'ya gozdagi icin orada. Ruslar muhalifleri vurunca abd gozukuyor.

Rejimi vuran israil. Kendince sebepleri var. Esad giderse radikallerin gelme korkusu gibi...
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 15 Ağustos 2019, 16:11:02
ABD o bölge de Suriye askerlerini kaç defa vurdu haberin var mı. Israil bile her ay düzenli operasyon düzenliyor rejime. Hadi bakalım hamle yapsın bu rejimin sonu olur.

Abd, rejime degil rusya'ya gozdagi icin orada. Ruslar muhalifleri vurunca abd gozukuyor.

Rejimi vuran israil. Kendince sebepleri var. Esad giderse radikallerin gelme korkusu gibi...
Esad'ın zaten ayakta durma sebebi bu. Esad kendi istediği veya o çok övündükleri direnişleri için ayakta durmuyor. Israil ve ABD dokunmadıkları için ayakta kalabiliyorlar. Ama varolması israil ve ABD ' nin çıkarına olmasın orada 1 hafta duramaz. Israil Suriyeyi taş devrine yollar.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ağustos 2019, 16:17:50
ABD o bölge de Suriye askerlerini kaç defa vurdu haberin var mı. Israil bile her ay düzenli operasyon düzenliyor rejime. Hadi bakalım hamle yapsın bu rejimin sonu olur.

Amerika Suriye' yi vurdu diye, Suriye kendi ülkesini savunmayacak mı yani? Türkiye bu işe olur vermiş olsaydı, bölgede Amerika'ya karşı güçlü bir cephe kurulmuş olacaktı. Bu sayede YPG/PYD' nin kökü kazınırdı. Şimdi ki durumda ne oluyor derseniz; sıkıntılı durumlar sümen altı ediliyor, pislikler halının altına süpürülüyor, problemler gelecek tarihlere öteleniyor. Çözümleri öteleme işi, sadece İsrail/Amerikan stratejik ortaklığına yarar. Bizlerin mevcut stratejiden herhangi bir kazancı yoktur.

Irak örneğinde aynı şeyleri yaşadık... Ötelenen sorunlar, karşımıza Kürdistan/Barzanistan Özerk Bölgesi olarak çıkmadı mı! Körfez Savaşından sonra Irak Anayasasını değiştirdiler (Amerikalılar dikte etti) bu şekilde Irak devleti Kürt, Şii, Sünni olarak parçalara bölündü... Aynısını burada yapacaklar ve sonraki aşamada Irak ve Suriye Kürtlerini birleştirecekler. Peki sonuç itibariyle ne olacak; İran hududundan başlamak üzere Akdeniz'e kadar bir ''Haydut Devlet'' kurulacak!

Arkadaşlar, Amerika'yla mücadele etmeden bu devletin kurulmasını engellemek mümkün değildir. Artık bu gerçeği kabul edin.

Peki ne diyorlar?

-Amerika' yla mücadele etmeden, vekil devletin kurulmasını engelleyeceğim(!)

Kusura bakmasınlar ama öyle bir dünya yok!

Hani şöyle bir örnek verirler ya...

Hem ''Varan''  olsun, hem pencere kenarı olsun, hem de yanıma güzel bir bayan otursun!

Öyle bir dünya yok Hocam!

Vekil Devlet kurulmasını istemiyorsanız Amerika' yla mücadele edeceksiniz. Çünkü adam niyeti bozmuş; yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim... İlla da bu devleti kuracağım! diyor. peki ne yapacaksınız. Karşınızda dişli bir düşman var, boru değildir. Düşmana karşı güçlerinizi birleştirmekten başka çare yoktur. Aksi taktirde geçmiş olsun!

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 15 Ağustos 2019, 16:54:07
Ben bize birşey olacağını düşünmüyorum. Öyle terör örgütleriyle Türkiye'ye kimse diz çöktüremez. Tankla toplada olmaz o iş. Suriye ile ortaklaşa Ypg'yi vuralım diyorsun bize OK. Problem yok. Ama Suriye için problem değil mi ? ABD bizimle savaşacak hali yok. Fıratın Doğusuna operasyon yapacağız demiştik. Trump araya girdide çekileceğiz falan dediler. Yani bizim karşımıza aslında çıkamıyorlar. Ama Suriye aynısını derse ne olur sence ? Suriye diye bir devlet kalmaz net. ABD kuzeyde bize bulaşmaz ama rejimi mahveder. Kuzeyde kaybettiklerini Güneyde alır. Bizim için dediğini doğru kabul etsek bile Suriye için yolun sonu olur.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ağustos 2019, 17:14:56
Peki, Suriye' ye hangi hakla saldıracaklar? Önceki saldırıları bir bahaneye dayandırılıyordu. Ne yapmışlardı; kendi teröristlerine attırdıkları kimyasalları, sanki Suriye Devleti kullanmış gibi bahane üretmişlerdi. yani Kimyasal Silahlar üzerinden meşruiyet arayışına girmişlerdi... Yok sivillerdi, yok şuydu, yok buydu! Yani tırıvırı işler, hikayeden bahaneler.

Bakınız, Amerika bile olsa; bir saldırı düzenleyeceği zaman uluslararası meşruiyet zemini arıyor... Öyle kafasına göre; ben yaptım oldu! diyemiyor. Şimdi düşünelim; Suriye hükumeti bir ültimatom vermek suretiyle; YPG/PYD güçlerine silahlarını bırakmasını ya da teslim etmesini dikte etmiş olsa; aksi taktirde devletin güvenliği ve toprak bütünlüğü için savaşacağını dikte etmiş olsa ne olurdu? Arkasında da Türkiye, Rusya ve İran var -diyelim... Amerika, topraklarını savunamazsın diyebilir mi? Halen BM nezdinde Suriye Devleti meşru bir devletir. Fakat zaman daralıyor, PYD/YPG güçlerine bir özerk statü yaratabilirler ve bunu da meşru bir zemine oturta bilirlerse; işte O zaman Suriye devletine karşı güç kullanma hakları olduğunu ileri sürebilirler.

Baka bir örnek; biliyorsunuz ki bir kaç yıl önce Barzani ''bağımsızlığımı ilan edeceğim'' diyerek horozlanmaya başladı. peki ne oldu? Türkiye, İran, ırak güçleri Barzani' nin tepesine çullanınca çark etmek zorunda kaldı... Suriye' deki durumun O mertebeye gelmesine kesinlikle müsaade edilemez.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Mermi - 15 Ağustos 2019, 17:24:53
Işın içinde güç varsa uluslar arası meşruiyet çokta önemli değil ki. Yazınızın başında; kimyasal kullandılar sonra bunu Suriye hükümeti kullandı diye bahane ettiler. Dediniz. Gene aynısını yapar çok mu zor ? Işın içine silah, güç girince haklı olmuşsunuz çokta farketmiyor. Inanın son radde de Rusyada çekilir gider. Esad için ülkesini savaşa sokacak hali yok. Iran için ne demişti en son Rusya itfaiye değil dedi. Işte herşey gözümüzün önünde. Bundan sonrasını tahmin etmek zor değil bence.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Partikül - 15 Ağustos 2019, 17:50:31
Amerika elbette yeni bir bahane üretebilir. Mesela kendi teröristlerine bir kimyasal attırır oradan da yürür gider fakat O yürüyüşün menzili kısa olur. Kimyasal silah kullandın bahanesine yapabileceğinin en fazla şey; Akdeniz' den 160 tane Tomahawk sallar -hepsi bu... Kara gücüyle gelemez, Suriye' yi işgal edemez. Hava gücüyle saldıramaz -hava sahasını Rusya kontrol ediyor.

Yapılacak en akıllı iş, Amerika' yla çatışmayı göze alarak; Kuzeyden Türkiye, güneyden Suriye... YPG/PYD kara gücünü imha etmektir. Edemiyorsanız; en kurak, en bereketsiz, en işlevsiz topraklara yani çöl' e sürmektir.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 15 Ağustos 2019, 20:59:51
''Haritada yer alan güvenli bölge planı anlaşmada uzlaşılan gerçeği yansıtmıyor.Bu, anlaşmanın başında bize sunulan ve "size bir teklif hakkı daha veriyoruz" deyip reddettiğimiz planın haritası.''

''Aradan bir hafta geçtikten sonra ABD heyeti bir daha gelmişti. Anlaşmada derinlik 30km'dir. İlk 8km sadece Türk ordusunun bulunduğu bölgedir.Anlaşma uygulanacak mı yoksa Menbiç gibi yılan hikayesine mi dönecek, onu göreceğiz.''

''İlk 8km'de Türk ordusu tek başına bulunacak. Geriye kalan 22km'de ABD ve Türk ordusu beraber bulunacak. Ayrıca ypg/pyd'nin güvenli bölgeye en yakın noktası en az 7km uzaklıkta olacak. Anlaşma budur.''

''ABD bu anlaşmaya uyarsa dişimi kırarım. ABD için çok büyük kayıplar var anlaşmada, birincisi de ortak alanda ikmal yollarının Türkiye'ye verilmesi.

Dolayısıyla öyle veya böyle biz ABD'ye 'rağmen' gireceğiz oraya. Diplomatcılığa bir doyamadılar o yüzden böyle oluyor.''

''Sincar'dan başlayıp Fırat nehrine kadar söz konusu güvenli bölgede bulunan bütün ikmal yollarının Türk Ordusu denetiminde kalmasını kabul etti ABD.
Bu istediğin zaman operasyon yapabilirsin." demek. Anlaşmaya uyacaklarını pek düşünmüyorum, küçük bir taviz değil.''

Twitter alıntıdır KARASAKAL
Ben KARASAKL falan tanımam kardeş , Kim bu karasakal devlet mi ? Sahte bir görsel ise bunu devlet yalanlayacak. Bu görseli yayınlayan kişi devletiin sözünün geçtiği gazetelerden birinde çalışan yılların gazetecisi...Ben bir yalanlama görmedim  aksine sanki bu görselin sızmasından rahatsız olunmuşcasına "henüz güvenli bölgenin detaylarını konuşmadık" , "daha anlaşacagımız birçok konu var" var gibi bu görseli doğrulayan basit laflar edildi. Bu görsel yalanlanmadı bu çok ilginç mesela. Beni o bu şu ne demiş ilgilendirmiyor devlet yalanlamış mı yalanlamamış mı bu ilgilendiriyor.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: zirfak - 16 Ağustos 2019, 08:31:29
''Haritada yer alan güvenli bölge planı anlaşmada uzlaşılan gerçeği yansıtmıyor.Bu, anlaşmanın başında bize sunulan ve "size bir teklif hakkı daha veriyoruz" deyip reddettiğimiz planın haritası.''

''Aradan bir hafta geçtikten sonra ABD heyeti bir daha gelmişti. Anlaşmada derinlik 30km'dir. İlk 8km sadece Türk ordusunun bulunduğu bölgedir.Anlaşma uygulanacak mı yoksa Menbiç gibi yılan hikayesine mi dönecek, onu göreceğiz.''

''İlk 8km'de Türk ordusu tek başına bulunacak. Geriye kalan 22km'de ABD ve Türk ordusu beraber bulunacak. Ayrıca ypg/pyd'nin güvenli bölgeye en yakın noktası en az 7km uzaklıkta olacak. Anlaşma budur.''

''ABD bu anlaşmaya uyarsa dişimi kırarım. ABD için çok büyük kayıplar var anlaşmada, birincisi de ortak alanda ikmal yollarının Türkiye'ye verilmesi.

Dolayısıyla öyle veya böyle biz ABD'ye 'rağmen' gireceğiz oraya. Diplomatcılığa bir doyamadılar o yüzden böyle oluyor.''

''Sincar'dan başlayıp Fırat nehrine kadar söz konusu güvenli bölgede bulunan bütün ikmal yollarının Türk Ordusu denetiminde kalmasını kabul etti ABD.
Bu istediğin zaman operasyon yapabilirsin." demek. Anlaşmaya uyacaklarını pek düşünmüyorum, küçük bir taviz değil.''

Twitter alıntıdır KARASAKAL
Ben KARASAKL falan tanımam kardeş , Kim bu karasakal devlet mi ? Sahte bir görsel ise bunu devlet yalanlayacak. Bu görseli yayınlayan kişi devletiin sözünün geçtiği gazetelerden birinde çalışan yılların gazetecisi...Ben bir yalanlama görmedim  aksine sanki bu görselin sızmasından rahatsız olunmuşcasına "henüz güvenli bölgenin detaylarını konuşmadık" , "daha anlaşacagımız birçok konu var" var gibi bu görseli doğrulayan basit laflar edildi. Bu görsel yalanlanmadı bu çok ilginç mesela. Beni o bu şu ne demiş ilgilendirmiyor devlet yalanlamış mı yalanlamamış mı bu ilgilendiriyor.

gazetecinin bişey bilmediği yakında görülecek .muhtemelen yalanlama da gelmiştir.bahsedilen 32 km güvenli bölge işi gerçekçi değil .biz ancak ilk 10 kmsine sahip olacağız gerisi de muhtemelen abd ye ait olacak. ve evet ne yazıkki ırakta olduğu gibi burda da özerk bişey deneyecekler. tutarmı tutmazmı bizim manevralarımız belirleyecek. evet oyunkuran bir ülke değiliz ama bari en azından bölgesel çapta oyunbozan bir devlet olabilelim
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 16 Ağustos 2019, 10:22:00
''Haritada yer alan güvenli bölge planı anlaşmada uzlaşılan gerçeği yansıtmıyor.Bu, anlaşmanın başında bize sunulan ve "size bir teklif hakkı daha veriyoruz" deyip reddettiğimiz planın haritası.''

''Aradan bir hafta geçtikten sonra ABD heyeti bir daha gelmişti. Anlaşmada derinlik 30km'dir. İlk 8km sadece Türk ordusunun bulunduğu bölgedir.Anlaşma uygulanacak mı yoksa Menbiç gibi yılan hikayesine mi dönecek, onu göreceğiz.''

''İlk 8km'de Türk ordusu tek başına bulunacak. Geriye kalan 22km'de ABD ve Türk ordusu beraber bulunacak. Ayrıca ypg/pyd'nin güvenli bölgeye en yakın noktası en az 7km uzaklıkta olacak. Anlaşma budur.''

''ABD bu anlaşmaya uyarsa dişimi kırarım. ABD için çok büyük kayıplar var anlaşmada, birincisi de ortak alanda ikmal yollarının Türkiye'ye verilmesi.

Dolayısıyla öyle veya böyle biz ABD'ye 'rağmen' gireceğiz oraya. Diplomatcılığa bir doyamadılar o yüzden böyle oluyor.''

''Sincar'dan başlayıp Fırat nehrine kadar söz konusu güvenli bölgede bulunan bütün ikmal yollarının Türk Ordusu denetiminde kalmasını kabul etti ABD.
Bu istediğin zaman operasyon yapabilirsin." demek. Anlaşmaya uyacaklarını pek düşünmüyorum, küçük bir taviz değil.''

Twitter alıntıdır KARASAKAL
Ben KARASAKL falan tanımam kardeş , Kim bu karasakal devlet mi ? Sahte bir görsel ise bunu devlet yalanlayacak. Bu görseli yayınlayan kişi devletiin sözünün geçtiği gazetelerden birinde çalışan yılların gazetecisi...Ben bir yalanlama görmedim  aksine sanki bu görselin sızmasından rahatsız olunmuşcasına "henüz güvenli bölgenin detaylarını konuşmadık" , "daha anlaşacagımız birçok konu var" var gibi bu görseli doğrulayan basit laflar edildi. Bu görsel yalanlanmadı bu çok ilginç mesela. Beni o bu şu ne demiş ilgilendirmiyor devlet yalanlamış mı yalanlamamış mı bu ilgilendiriyor.

gazetecinin bişey bilmediği yakında görülecek .muhtemelen yalanlama da gelmiştir.bahsedilen 32 km güvenli bölge işi gerçekçi değil .biz ancak ilk 10 kmsine sahip olacağız gerisi de muhtemelen abd ye ait olacak. ve evet ne yazıkki ırakta olduğu gibi burda da özerk bişey deneyecekler. tutarmı tutmazmı bizim manevralarımız belirleyecek. evet oyunkuran bir ülke değiliz ama bari en azından bölgesel çapta oyunbozan bir devlet olabilelim
Oyun bozan mı ? Üstad Amerikan askerlerini sınırımız boyunca yerleştirecek resmi bir anlaşma yaptık :)) Yani adamlar bizi resmi bir şekilde sardı.Bu mu oyun bozmak ?  pkk ile arana bir devlet koydun bu ne demek biliyor musun ? Artık karşı taraf meşruiyet kazandı demek.İstesekte istemesekte kendi ellerimizle pkkyı mesrulaştırıyoruz. Düşünün ya biz Amerikayla bir anlaşma yapıyoruz karşı tarafta Amerikayla bir anlaşma yapıyor. Amerika karşı tarafın planını sana sunuyor. Bu karşında bir güç oldugunu kabul etmektir. Ben anlamam bizim muhatabımız amerika falan laflarını... Araya güvenli bölge kafasında koyacagın bir Amerika demek , Suriyenin doğusunda bir devlet kurulur sende izlersin demektir çünki artık kapısında Amerika gibi bodyguardı olan bir pkk var ve o bodyguardı o kapıya biz bizzat anlaşmayla koyduk. Bir gece ansızın gelebilirizden bir gece ansızın pkk devleti kurulabilire evrildik ve oyundan bahsediyorsunuz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: SKYWOLF - 16 Ağustos 2019, 10:35:30
Fırat Kalkanı ve Zeytindalı operasyonları oyun bozmaktı. Ama içeriği net olarak belli olmayan, buna karşılık her yerde dillendirilen koşullardaki güvenli bölge anlaşması kesinlikle oyun bozmak değil, oyuna gelmek demektir! Madem ki ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldı, bu anlaşmanın detayları ayrıntılı olarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır! Yoksa her kafadan ses çıkar, olan şey olmadığı gibi görünebilir!
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: metin62 - 16 Ağustos 2019, 13:13:46
Fırat Kalkanı ve Zeytindalı operasyonları oyun bozmaktı. Ama içeriği net olarak belli olmayan, buna karşılık her yerde dillendirilen koşullardaki güvenli bölge anlaşması kesinlikle oyun bozmak değil, oyuna gelmek demektir! Madem ki ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldı, bu anlaşmanın detayları ayrıntılı olarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır! Yoksa her kafadan ses çıkar, olan şey olmadığı gibi görünebilir!

Fırat Kalkanı ve Zeytindalı operasyonları oyun bozmaktı ,dogru buna katiliyorum. Ancak Firatin dogusundan ta Irak sinirina kadar olan sinir hattimiz PKK/PYD kontrolunde .Planlanan operasyonun ana amaci bu hattin temizlenmesini amacliyordu . Simdi ise ABD ve TC nin bu hatti belirli bir derinlige gore ortak denetimi tartisilmakta . Bu da demektir PKK/PYD , ABD gucleri tarafindan  koruma kalkani altina alinmasidir.

 Zeytin dali ve Firat operasyonu ile onlenmis olan PKK/PYD nin Akdenize acilim plani, TC nin bolgede kaldigi surecece surdurulebilir. Yani Suriyedeki PKK/PYD kontrolundeki ve kuzey Iraktaki  Otonom Kurt bolgesinin birlesmesi ile Akdenize kadar ulasma olasiligi zaman icerisinde olasi.

" ABD ve Kurt plani, ilk once Suriyede Otonomi ,sonra Irak Otonom bolgesi ile birlesip , Akdenize ulasmaktir"
Bu  olasiligi onleyebilmenin tek yolu  oyle mediamizda yazilmakta oldugugibi Ihalarmiz havadan Firatin Dogusunu kontrol ediyor ile falan olacak gibi degil.Kontrol karadan askerimizin o bolgeye girmesi ile ancak bolge kontrol edilebilir .Karadan ayagimizin basmadigi alani kontrol altina tutmamiz olanak disi kimse kimseyi kandirmasin.

Unutmayalim ki  Elbab ve Afrin bolgesinden Suriyede bir uzlasma oldugu zaman ve yeni anayasanin onylanmasi ile zaman icerisinde ayrilacagiz iste o zamana dek bizlerin ABD planinin engellememiz sart.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Hilal-i Ahmer - 16 Ağustos 2019, 13:37:44
Konuya farklı bir bakış açısı getirmek adına;

Bizim olmayan bir toprak parçasındamı düşmanı karşılamak daha faydalıdır,yoksa kendi sınırlarının içerisinde ve önündemi ?

O yüzden 5 Km de olsa 15 km de olsa sonuçta siz düşmanı sınırınızın uzağında karşılayacaksınız.

Hatırlarım taaa bundan 50 yıl pardon 5 sene önce sınırın ötesine ne havadan ne karadan geçemiyorduk.Gelen bütün tehtitleri sınırımızda karşılamak ve bertaraf etmemiz lazımdı.

Şimdi ise bizim olmayan topraklar üstünde 30 km az yetmez tartışmaları sürüyor.

Nerden nereye :)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: zirfak - 16 Ağustos 2019, 16:41:07
''Haritada yer alan güvenli bölge planı anlaşmada uzlaşılan gerçeği yansıtmıyor.Bu, anlaşmanın başında bize sunulan ve "size bir teklif hakkı daha veriyoruz" deyip reddettiğimiz planın haritası.''

''Aradan bir hafta geçtikten sonra ABD heyeti bir daha gelmişti. Anlaşmada derinlik 30km'dir. İlk 8km sadece Türk ordusunun bulunduğu bölgedir.Anlaşma uygulanacak mı yoksa Menbiç gibi yılan hikayesine mi dönecek, onu göreceğiz.''

''İlk 8km'de Türk ordusu tek başına bulunacak. Geriye kalan 22km'de ABD ve Türk ordusu beraber bulunacak. Ayrıca ypg/pyd'nin güvenli bölgeye en yakın noktası en az 7km uzaklıkta olacak. Anlaşma budur.''

''ABD bu anlaşmaya uyarsa dişimi kırarım. ABD için çok büyük kayıplar var anlaşmada, birincisi de ortak alanda ikmal yollarının Türkiye'ye verilmesi.

Dolayısıyla öyle veya böyle biz ABD'ye 'rağmen' gireceğiz oraya. Diplomatcılığa bir doyamadılar o yüzden böyle oluyor.''

''Sincar'dan başlayıp Fırat nehrine kadar söz konusu güvenli bölgede bulunan bütün ikmal yollarının Türk Ordusu denetiminde kalmasını kabul etti ABD.
Bu istediğin zaman operasyon yapabilirsin." demek. Anlaşmaya uyacaklarını pek düşünmüyorum, küçük bir taviz değil.''

Twitter alıntıdır KARASAKAL
Ben KARASAKL falan tanımam kardeş , Kim bu karasakal devlet mi ? Sahte bir görsel ise bunu devlet yalanlayacak. Bu görseli yayınlayan kişi devletiin sözünün geçtiği gazetelerden birinde çalışan yılların gazetecisi...Ben bir yalanlama görmedim  aksine sanki bu görselin sızmasından rahatsız olunmuşcasına "henüz güvenli bölgenin detaylarını konuşmadık" , "daha anlaşacagımız birçok konu var" var gibi bu görseli doğrulayan basit laflar edildi. Bu görsel yalanlanmadı bu çok ilginç mesela. Beni o bu şu ne demiş ilgilendirmiyor devlet yalanlamış mı yalanlamamış mı bu ilgilendiriyor.

gazetecinin bişey bilmediği yakında görülecek .muhtemelen yalanlama da gelmiştir.bahsedilen 32 km güvenli bölge işi gerçekçi değil .biz ancak ilk 10 kmsine sahip olacağız gerisi de muhtemelen abd ye ait olacak. ve evet ne yazıkki ırakta olduğu gibi burda da özerk bişey deneyecekler. tutarmı tutmazmı bizim manevralarımız belirleyecek. evet oyunkuran bir ülke değiliz ama bari en azından bölgesel çapta oyunbozan bir devlet olabilelim
Oyun bozan mı ? Üstad Amerikan askerlerini sınırımız boyunca yerleştirecek resmi bir anlaşma yaptık :)) Yani adamlar bizi resmi bir şekilde sardı.Bu mu oyun bozmak ?  pkk ile arana bir devlet koydun bu ne demek biliyor musun ? Artık karşı taraf meşruiyet kazandı demek.İstesekte istemesekte kendi ellerimizle pkkyı mesrulaştırıyoruz. Düşünün ya biz Amerikayla bir anlaşma yapıyoruz karşı tarafta Amerikayla bir anlaşma yapıyor. Amerika karşı tarafın planını sana sunuyor. Bu karşında bir güç oldugunu kabul etmektir. Ben anlamam bizim muhatabımız amerika falan laflarını... Araya güvenli bölge kafasında koyacagın bir Amerika demek , Suriyenin doğusunda bir devlet kurulur sende izlersin demektir çünki artık kapısında Amerika gibi bodyguardı olan bir pkk var ve o bodyguardı o kapıya biz bizzat anlaşmayla koyduk. Bir gece ansızın gelebilirizden bir gece ansızın pkk devleti kurulabilire evrildik ve oyundan bahsediyorsunuz.

Binlerce km öteden rusya ve abd gelip suriyeye yerleştimi?
rusya ve abd kendi aralarında suriye konusunda anlaştımı?
dünyada kimsenin bu paylaşıma sesi çıktımı?
fıratın doğusuna bırak suriye askerini , rusyanın askeri girebiliyormu?

bu soruların cevabını benden daha iyi biliyorsunuz. Türkiye nin çıkarı her zaman denge politikası gütmektir. Bunu da başarbildiğimiz ölçülerde fırat kalkanı ve zeytindalı hareketlerinde yaptık ve evet oyun bozduk.

fıratın doğusu meselesinde 'ipleri koparmadan' asker sokabilmemizin tek yolu bu anlaşmadır . ve eğer denildiği gibi ilk 10 km bizim kontrolümüzde,2.bölge Türk+abd kontrolünde,3. bölge abd kontrolünde ve ypgnin en yakın mesafesi sınırımıza 40 km ise(ypg kürt çogunluklu şehirlere giremezse diğer yerlerde tutunamayacaktır) ve tüm ikmal yolları bizim kontrolümüzde ise bu anlaşma bizim için yararlı olabilir. önceki Mesajımda da dediğim gibi bundan sonra yapacağımız manevralar oyunbozan devlet olabileceğimizi gösterecek bence

ypgyi müttefiklerimiz olan abd binlerce tır silah yardımı yaparak,fransa başkanlık sarayında ağırlayarak,rusya moskovada irtibat bürosu açarak meşrulaştırıyor ne yazıkki. Herbiri kendi oyuncağı yapmak istiyor bunları. bizim yapabileceğimiz tek şey karıncanın belini incitmeden ... (sürç lisan ettiysem affoluna)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 17 Ağustos 2019, 16:30:56
Bu görseldeki işaretli bölgeler ne anlama geliyor ?

(http://resimag.com/p1/a5920ac98bf.jpeg)
Başlık: ABD Destroyeri Türkiye’ye liman ziyaretinde bulundu
Gönderen: fırtına06 - 19 Ağustos 2019, 19:42:00
ABD Deniz Kuvvetleri’nin Avrupa ve Afrika bölgelerinde görev yapan 6’ıncı filosuna ait USS PORTER (DDG-78) Destroyeri, Gölcük Donanma Komutanlığı’na bir ziyarette bulundu.

(https://savunmasanayist.com/wp-content/uploads/2019/08/g%C3%96LC%C3%9CK.jpg)

Çok nadir gerçekleşen bu ziyaret ile ilgili olarak ABD Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, “Arleigh Burke sınıfı güdümlü füze destroyeri USS Porter (DDG 78), Karadeniz’deki varlığımızın ve NATO müttefikleri ve bölgesel ortaklarımıza desteğimizin bir parçası olarak planlanan liman ziyaretini tamamladıktan sonra 18 Ağustos 2019’da Gölcük’ten yola çıktı.

Limandayken, gemi ve mürettebat, Türkiye’nin doğusundaki 1999 depremine yönelik çelenk seremonisine katıldı. Bu ziyaret sırasında Türkiye ile olan askeri bağlarımızı güçlendirirken, misafirperverliğin için çok müteşekkiriz Gölcük. Ayrıca, mürettebat, hak ettiği özgürlüğün tadını çıkardı ve yakınlardaki İstanbul’un zengin kültürünü deneyimledi” ifadelerine yer verildi.

(https://savunmasanayist.com/wp-content/uploads/2019/08/Arleigh-Burke--696x464.jpg)

Arleigh Burke sınıfı güdümlü füze destroyeri olan USS Porter (DDG 78), 1999 yılında ABD Deniz Kuvvetleri envanterine girmiştir. Azami 9000 ton muharebe deplasmanına sahip Destroyer; 154 metre uzunluğa, 4 adet General Electric LM2500-30 gaz türbin tahrik sistemine, 30 knot+ hıza ve 4.400 mil menzile sahiptir. Toplamda 291 kişilik mürettebat kapasitesi bulunan gemi; AESA tabanlı radara, SM serisi hava savunma füzesi ile Tomahawk atılabilen 2x Mk-41 dikey atım sistemine, Harpoon füze lançerine, Phalanx CIWS’e, SeaRam’a ve Mk-46 torpidosu fırlatma kabiliyeti bulunan 2 adet torpido tüpüne sahiptir.

https://savunmasanayist.com/2019/08/18/abd-destroyeri-turkiyeye-liman-ziyaretinde-bulundu/
Başlık: ABD Temsilciler Meclisi, Trump'a yine çağrı yaptı
Gönderen: SKYWOLF - 28 Ağustos 2019, 00:05:24
ABD Temsilciler Meclisi, Trump'a yine çağrı yaptı

(https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/08/27/asd_5844.jpg)

Rusya'dan Ankara'ya ikinci S-400 sevkiyatının gerçekleştiği günde ABD Temsilciler Meclisi'nden yine yaptırım çağrısı geldi.

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sisteminin ikinci sevkiyatının başlaması haberi üzerine ABD Başkanı Donald Trump'a 'Türkiye'ye yaptırım uygulaması' çağrısında bulundu.
TRUMP'A YAPTIRIM ÇAĞRISI

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nun Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Başkan Trump, ABD yasasının da gerektirdiği gibi Türkiye’ye S-400 alımı sebebiyle yaptırım uygulamalısınız" denilirken, "Türkiye çıkarlarına en iyi şekilde ABD ile iş birliğiyle ulaşır, Kremlin'le değil" ifadesi kullanıldı.

Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin ikinci sevkiyatı bugün başlamıştı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya'da bir araya gelmesinin ardından S-400 hava savunma sisteminin parçalarını taşıyan Rus nakliye uçağı Ankara'ya iniş yapmıştı.

https://www.ensonhaber.com/abd-kongresi-trumpa-yine-cagri-yapti.html (https://www.ensonhaber.com/abd-kongresi-trumpa-yine-cagri-yapti.html)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 29 Ağustos 2019, 11:03:14
İran'a ait petrol tankeri Adrian Darya-1'in Türk deniz sularına girdiği ve yükünü Mersin limanına boşaltacagı iddia ediliyor. Geminin devrim muhafızlarına ait oldugu iddia edilmiş ve Amerika tarafından kara listeye alınmıştı. Ayrıca gemiye limanını açan ülkeleri Amerika yaptırımla tehdit etmişti.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 29 Ağustos 2019, 15:11:55
İran'a ait petrol tankeri Adrian Darya-1'in Türk deniz sularına girdiği ve yükünü Mersin limanına boşaltacagı iddia ediliyor. Geminin devrim muhafızlarına ait oldugu iddia edilmiş ve Amerika tarafından kara listeye alınmıştı. Ayrıca gemiye limanını açan ülkeleri Amerika yaptırımla tehdit etmişti.
İran’a ait petrol tankeri Adrian Darya-1  yönünü Mersin Limanından çevirdi. Muhtemelen Türk makamlarından uyarıda bulunuldu.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Afşar1 - 29 Ağustos 2019, 16:11:31
Hocam gemi el değiştirmişti, yüküyle birlikte isimsiz bir satın alma vardı en son.
o konudan bilginiz var mı ?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 29 Ağustos 2019, 16:25:14
Hocam gemi el değiştirmişti, yüküyle birlikte isimsiz bir satın alma vardı en son.
o konudan bilginiz var mı ?
Geminin el değiştirdiği hatta satın alanın bir Türk oldugu dahi iddia edildi ama Amerika tarafından kara listeye alınmış , yüklü ve yükünü boşaltacak limanı olmayan gemiyi alacak bir kerizin varlığına inanmıyorum. İran istediği kadar gemi şahsa satıldı , bizimle alakası yok desede pek inandırıcılıgı olmaz.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 31 Ağustos 2019, 00:15:15
Ruh gibi çöktü üstümüze lanet gemi ya yine kaptırdı geliyor. DİB Mevlüt Çavusoglu Lübnan sularına gidiyor demişti ama geminin istikameti İskenderun gözüküyor. Yok mu Devriye gemisi falan kovuyor mu batırıyor mu gemi başımıza bela oldu resmen

(https://resmim.net/f/NpiL3d.png)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: fırtına06 - 31 Ağustos 2019, 20:16:23
Milliyet Gazetesi yazarı Verda Özer'in Türk-Amerikan ilişkileri ile ilgili bir yazısı.

Patriot mu geliyor?

Erdoğan: Bizi F-35 programından çıkarmanız hoş bir karar değil. Lütfen bu kararı revize edin.

Trump: Peki şu an Patriot sistemi satın alabilir misiniz?

Erdoğan: Eğer teklifiniz taleplerimizi karşılarsa, ciddi şekilde Patriot’larla ilgileniyoruz.

Trump: Patriot alırsanız, F-35 uçakları tamamdır. Ama bunun için S-400’ü kutusundan çıkarmayın, yeter.

Bu diyalog iki gün önce bire bir Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki telefon görüşmesinde geçiyor. Hem de Erdoğan’ın kritik Moskova ziyaretinin hemen akabinde ve güvenli bölge görüşmelerinin kasvetli gölgesinde.

Bu da her şeyden önce şunu gösteriyor: Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alması üzerine kopan fırtına yavaş yavaş diniyor. İki liderin de gösterdiği çaba ve aralarındaki sıcak diyalog, Türkiye’nin Batılı ve Rus savunma kaynakları arasında kurmaya çalıştığı dengeyi rayına oturtmaya gebe.
Bu günlerde müzakere edilen güvenli bölge, İdlib, Patriot, S-400 gibi konular da Türkiye-ABD-Rusya arasında kurulan yeni dengenin ayakları sadece.

Güvenli bölgenin detayları

Resmin tamamını anlamak için, önce güvenli bölge (GB) başlığından başlayalım. Malum, GB ile ilgili olarak hem Türk basınında, hem yabancı medyada çokça yazılıp çizildi. Görüştüğüm Türk kaynağım, yapılan anlaşmanın tüm detaylarını benimle paylaşıyor.

İlk aşama olarak Tel Abyad-Resulayn arasında 125 km’lik bir mesafede kurulması kararlaştırılan GB’yi Ankara, Fırat’ın başladığı noktadan Irak sınırına kadar uzatmak istiyor. Ki bu, 440 km’lik bir mesafe. Derinliğini de 30 km’ye genişletme derdinde. Böylece PKK bağlantılı unsurlar, Türkiye sınırından epey uzaklaştırılmış olacak. Washington ise bu derinliğe ayak diriyor. Ama adım adım alan büyütülüyor.

Bununla birlikte, ABD en başta GB’de Türk askerinin bulunmasına ve uçaklarının uçmasına “zinhar” karşıydı. Oysaki şu an Türk İHA’ları gözlem uçuşu yapıyor. Tehdit görüldüğü takdirde Türk savaş uçaklarının girmesi de müzakere ediliyor. ABD’nin “1 Türk askerine karşılık 1 Amerikan askeri” formülünü ise Ankara reddetmiş. “Biz ihtiyaç olduğu kadar asker göndeririz” talebinin bu günlerde kabul görmesini bekliyor.

Buna mukabil, ABD Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) GB’ye girmesini şimdilik kabul etmezken, mültecilerin güvenlik sağlandığında bu bölgeye geri dönmelerini bizzat Trump Erdoğan’la görüşmesinde olumlu karşılamış.

Kaynağım, Urfa’daki Ortak Harekât Merkezi’nde bulunan iki ülke askerlerinin de 1-2 hafta içinde ortak devriyeye başlayacağını söylüyor.

Rus uçağı mı?

ABD ile müzakere paketine Rusya’yı da ekleyin. Dört gün önce Moskova’da Putin’le görüşüp, sonra da 3-4 saatini Rusya Havacılık Fuarı’nı gezmeye ayıran Erdoğan, her iki ülkeyle pazarlıkta elini güçlendirmeye çalışıyor. Moskova ziyaretiyle eş zamanlı olarak S-400 sisteminin 2. bataryasının Ankara’ya ulaşması da, bu gezinin Havacılık Fuarı’na denk getirilmesi de, pazarlık kozunu artıran hamleler.


Putin de elbette boş durmuyor. O da Rus 5. nesil savaş uçağı olan Su-57’yi bizzat Erdoğan’a fuarı gezdirirken ısmarladığı dondurma eşliğinde satmaya çalışırken... Türkiye’nin ABD’den F-35 yerine Rus Su-57 almasını sağlayarak, Washington’a gol atmaya çalışıyor.

Erdoğan ise Putin’in attığı Su-57 pasını almadı, topu sahada bıraktı. Dolayısıyla, ziyaret sonrasında Rus basınında çıkan “Teslimat konusunda Türkiye ile görüşme yapıldı” haberleri gerçeği yansıtmıyor.

Patriot alınır mı?

Kıssadan hisse; henüz hiçbir şey sonlanmış değil. Ankara ve Washington en baştaki “maksimalist” taleplerini şimdilik kenara koymuş, birbirine yaklaşmaya ve orta yolu bulmaya çalışıyor. Türkiye S-400’den de, GB’den de taviz vermeyerek “kararlılığını koruyan bir esneklik” gösteriyor.

Aynı esneme payı ABD tarafına da hakim. Hatırlarsanız, S-400’lerle ilgili olarak Washington ilk etapta “Türkiye-Rusya arasında anlaşma yapıldığı anda, CAATSA yaptırımları devreye girer” diyordu. Sonra bu tehdidi, “S-400 teslimatı olduğu anda yaptırım uygularız” seviyesine çekti. Şimdi ise “Kutudan çıkarmayın yeter” çizgisinde.

Gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere: Peki, bu durumda Patriot işi ne olacak? Kaynağım, şu anda iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm bulunamadığı için “karşılıklı arayışın” devam ettiğini söylüyor. Bu da, S-400 teslimatının biteceği nisan ayına kadar müzakerelerin süreceğini, kapının Patriot’a açık olduğunu gösteriyor.

Bayezid-i Bestami ne demiş: “Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardandır.” İki taraf da harıl harıl aradığına göre, belli ki en az faturayı çıkartmak üzere bulunacak bir çare.

www.milliyet.com.tr/amp/yazarlar/verda-ozer/patriot-mu-geliyor-6025308 (http://www.milliyet.com.tr/amp/yazarlar/verda-ozer/patriot-mu-geliyor-6025308)
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 31 Ağustos 2019, 20:45:09
Yine yeniden...

Abd'nin derdi Çin'e karsi bir koalisyon cephesi olusturabilmek. Bunun icin ab'nin guvenligi şart. O guvenlik nereden basliyor: Kürecik!

Tartisilan mesele, abd bizi kume düşürüp Rusya'ya paslamak istiyor. Biz ise çamura yatip "beni terkedemezsin" diyoruz.

Kurtleri, irani, hindistani hep anti-Çin cephe olarak elinde tutmak istiyor. Yani pyd ile dansi bizim canimizi yakmak ya da Kürdistan kurmak icin degil. Umurunda bile olmaz. Asil mesele olur da abd ortadogudan cekilirse Çin'in gelip yerlesemeyecegi bir ortam yaratmak.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 31 Ağustos 2019, 20:47:55
Bunu ayri yazmaliyim. Bence son gelismelerden sonra Putin -taraf degistirmese bile- abd'ye eskisi kadar guvenmeyecek.

Bilgiye dayali degil, sadece hissiyat.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 31 Ağustos 2019, 22:52:45
abd dogu akdeniz de bizim oldugumuz yerde olmazi gerekir

rumlarin yaninda  erdogan bu konuyuda acmasi geerekirdi trumpa

dogu akdenizde zararimiz 100 milyar dolar
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 31 Ağustos 2019, 23:56:51
abd dogu akdeniz de bizim oldugumuz yerde olmazi gerekir

rumlarin yaninda  erdogan bu konuyuda acmasi geerekirdi trumpa

dogu akdenizde zararimiz 100 milyar dolar

Bir şey anladıysam arab  olayım.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 01 Eylül 2019, 00:00:57
abd dogu akdeniz de bizim oldugumuz yerde olmazi gerekir

rumlarin yaninda  erdogan bu konuyuda acmasi geerekirdi trumpa

dogu akdenizde zararimiz 100 milyar dolar

Bir şey anladıysam arab  olayım.

Abd, dogu akdeniz'de bizim pozisyonumuza destek vermesi gerekir.

Erdogan'in, rumlara karsi Türkiye'ye destek konusunu trump'a acmasi gerekirdi.

Dogu akdeniz'de zararimiz 100 milyar dolar.

Sanirim 🤔
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 01 Eylül 2019, 00:08:20
abd dogu akdeniz de bizim oldugumuz yerde olmazi gerekir

rumlarin yaninda  erdogan bu konuyuda acmasi geerekirdi trumpa

dogu akdenizde zararimiz 100 milyar dolar

Bir şey anladıysam arab  olayım.

Abd, dogu akdeniz'de bizim pozisyonumuza destek vermesi gerekir.

Erdogan'in, rumlara karsi Türkiye'ye destek konusunu trump'a acmasi gerekirdi.

Dogu akdeniz'de zararimiz 100 milyar dolar.

Sanirim 🤔
İşin yoksa bu yazıyı Trump'a ingilizce anlat.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: ACE - 01 Eylül 2019, 12:12:06
abd dogu akdeniz de bizim oldugumuz yerde olmazi gerekir

rumlarin yaninda  erdogan bu konuyuda acmasi geerekirdi trumpa

dogu akdenizde zararimiz 100 milyar dolar

Bir şey anladıysam arab  olayım.

Abd, dogu akdeniz'de bizim pozisyonumuza destek vermesi gerekir.

Erdogan'in, rumlara karsi Türkiye'ye destek konusunu trump'a acmasi gerekirdi.

Dogu akdeniz'de zararimiz 100 milyar dolar.

Sanirim 🤔
İşin yoksa bu yazıyı Trump'a ingilizce anlat.

Google translate’e aynen koydum ve “bunu mu demek istiyorsunuz?” diye ön bir düzeltme talep etti ve devam ettim.

Çevirisi bu oldu.
“must be where we are in the usa mediterranean
 next to the rumors should have opened this issue erdogan trumpa
 our loss in the eastern mediterranean is 100 billion dollars”

Bunu Trump’a yollayın ağlasın 😁

Neyse konuya dönersek eğer bu haber doğruysa karşılıklı inatlaşma durumunun galibi Amerika olmuşa benziyor. (Tabi doğruysa)
Böyle olursa şayet bir daha blöflerimiz hiç ciddiye alınmaz daha baştan kafamıza vururlar. İyice boyunduruğa gireriz. Vatandaş olarak da madem bunu yapacaktın ne diye o kadar atar yaptın deriz. Ama doğruysa çünkü bu tarz bir haberi bizim medyamız gizler.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: tumucin - 01 Eylül 2019, 15:21:40
bizim medya gizledi cünkü yandas medya

trump-yahudiler biliyor
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: DonnieBrasco - 06 Eylül 2019, 00:26:16
ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarına Batman, Bingol, Bitlis, Diyarbakir, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Kilis, Mardin, Sanliurfa, Siirt, Sirnak, Tunceli ve Van illerine seyahat yapmama uyarısı yapmış.
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: UYVAR - 06 Eylül 2019, 08:02:30
Ucuz algi oyunlari bunlar. Gene bolge halkini karalayip kimbilir hangi adamlarini parlatacaklar?
Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: Tigerfish - 06 Eylül 2019, 15:16:58
Ucuz algi oyunlari bunlar. Gene bolge halkini karalayip kimbilir hangi adamlarini parlatacaklar?

Bu yine çok nadir ama yüzde yüz katıldığım yorumlarından biri.

Ama şu bir gerçek PKK itlerine karşı günden güne bölge halkın tepkisi artıyor ve Amerika’nın  bu satılmışların yoluyla etkisi azalıyor.

Başlık: Ynt: Türkiye - ABD İlişkileri
Gönderen: カメせ - 21 Eylül 2019, 00:34:54
Alıntı
(https://pbs.twimg.com/media/EE3RuReWwAIBTcq?format=jpg&name=small)
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden Filipetti, Maduro'nun Türkiye ziyareti sonrası bir Türk şirketinin Venezuela'dan 900 milyon dolarlık altın alması ile ilgili, "Venezuella'daki diktatörlüğü desteklemeyi seçen herhangi bir ülkeye karşı kesinlikle sabrımız yok"