DefenceTURK.com

ULUSLARARASI SAVUNMA SANAYİ VE STRATEJİK DEĞERLENDİRMELER => Genel Askeri Konular Ve Stratejik Değerlendirmeler => Konuyu başlatan: Subutay - 11 Mayıs 2011, 20:56:20

Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Subutay - 11 Mayıs 2011, 20:56:20
Projenin adı Kanalİstanbul; İstanbul'un Avrupa yakasına açılacak ve Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayacak bir suyolu.

Kanal İstanbul Projesi'nin, ulusal güvenliğimiz için büyük bir tehlike içerdiğini düşünüyorum. Bu tehdit, kanalın Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgisinden kaynaklanmaktadır.

Montrö, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın ve dolaylı olarak Karadeniz'in güvenliğini güvence altına alan bir sözleşmedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerinde inşa edildiği en temel anlaşmalardandır.

Bu sözleşme, boğazlardan askeri ve sivil gemilerin geçişlerini ve boğazların güvenliğini düzenler.

Montrö'ye göre, Karadeniz'e kıyısı olan ve olmayan gemilerin askeri gemilerinin geçişleri belli koşullara bağlanmıştır.

Karadeniz'e kıyısı olmayan bir ülkenin harp gemisi, Boğazlar'dan, önceden izin almak kaydıyla geçebilir ancak Karadeniz'de 21 günden fazla kalamaz.

Karadeniz, Avrupa ve Asya'yı hem kuzey-güney hem de doğu - batı istikametlerinde kontrol eden ayrıca Hazar Havzası ve Kafkaslar'ın geçidi konumunda, son derece stratejik bir denizdir.

Karadeniz'e hakim olan güç, Avrasya'nın giriş kapısının anahtarını elinde bulundurur; Hazar ve Kafkaslar coğrafyalarını doğrudan kontrol edebilir.

Montrö ile Türkiye, hem Soğuk Savaş döneminde SSCB'ye, hem de Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD ve Rusya'ya karşı son derece güçlü bir hale gelmiştir. Öte yandan SSCB'den sonra Karadeniz Donanması'nın çürümesi ile birlikte Karadeniz'in tek hakim gücü haline gelmiştir.

Avrasya coğrafyasının. özellikle Kafkas ve Hazar bölgelerinin stratejik öneminin artması ile, ABD'nin bölgede hakimiyet kurma çabaları artmıştır. Renkli devrimler, eski Doğu bloku ülkelerinin NATO üyelikleri ve enerji nakil hatları vasıtası ile bölgeye giriş yapmıştır. Romanya, Bulgaristan, kısmen Ukrayna ve Gürcistan kendi saflarına çekilmiştir.

Ancak Montrö'den dolayı ABD, bölgede kalıcı bir askeri varlık bulunduramamaktadır. Zira denizler yüzyıllardır kuvvet aktarımının (force projection) esas ortamı olmuştur.

ABD ve küresel enerji devleri yıllardır Türkiye'ye, Montrö'nün hükümlerinin bükülmesi veya değiştirilmesi yönünde çok yoğun baskılar uygulamaktadır. Türkiye bu baskılara şimdiye kadar çok başarı ile direnmiştir.

Hatta Türkiye, karşı hamle olarak önce Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı inisiyatifini, ardından da BlackSeaFor görev gücünü kurmuş, tüm dünyaya, özellikle NATO ve ABD'ye "Karadeniz'in güvenlik ve istikrarını biz sağlıyoruz, yabancı bir güce ihtiyaç yok" mesajı vermiştir.

BlackSeaFor NATO içinde kısmen takdir edilirken, sürpriz olmayan bir şekilde ABD ve Gürcistan'ın tepkisi ile karşılaşmıştır.

Türkiye'nin, BlackSeaFor'u kuran stratejik zekası çeşitli operasyonlar ile derdest edilmiş, bu stratejik vizyonu kuran ve Montrö'nün en ön saftaki savunucusu olan Türk Deniz Kuvvetleri, komuta kademesinin büyük kısmının alaşağı edilmesi ile pasifize edilmiştir.

Kanalİstanbul hayata geçtiğinde, bu kanaldan yapılacak deniz trafiğinin hukukî düzenlemesi için Montrö'nün tartışılması ve masaya yatırılması gündeme gelecektir. Türkiye, üretime dayalı olmayan ekonomisi ve kaynak bakımından bağımsız olmayan askeri gücü ile ulusal çıkarlarını sonuna kadar ABD, NATO ve küresel enerji devlerine karşı savunabilecek konumda değildir.

Montrö'nün masaya yatırılması demek, doğrudan Montrö'nün, ABD, NATO ve küresel enerji devlerinin istekleri doğrultusunda değişmesi anlamına gelecektir.

Bu ise, Karadeniz'deki Türk hakimiyetinin sona ermesi, bölgedeki ülkelere yerleşmesi önünde bir engel kalmayacak ABD donanması ile karşı karşıya gelinmesi riski, Karadeniz, Kafkaslar ve Hazar'ın jeopolitik denklemindeki ağırlığın kaybedilerek ulusal güvenliğin son derece vahim bir tehdit ile karşılaşması sonuçlarını doğurabilecektir.

Kanal İstanbul Projesi, Türk Devleti'nin ulusal güvenliği için son derece ağır bir tehdittir.

Arda Mevlütoğlu
Kaynak.Asker haber


İleti sahibinin düşüncesi......Altına İmzamı atıyorum.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Ice - 12 Mayıs 2011, 19:31:17
Seçim propagandası kokan gereksiz bir proje.Seçimden sonra yalan olur.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: enes38 - 14 Mayıs 2011, 10:34:00
Seçim propagandası kokan gereksiz bir proje.Seçimden sonra yalan olur.
projenin maliyeti 20 milyar doları bulacak diyorlar  , böyle ballı bir  proje  kesinlikle iptal olmaz , bu proje sayesinde bazı şirketler (iktidar yandaşı olan harfiyat ve inşaat şirketleri)   türkiye  devleri arasına  girer  yani  proje  kesinlikle  iptal olmaz
yukarıda anlatılan yazıya  yani  ulusal güvenlik  konusundaki endişere kesinlikle katılmıyorum   
bu kanalın  boğazlardan ayrı tutulmasının imkanı yok!  ayrıca  kanal  boğazlardan ayrı  tutulsa  bile  karadenizi  marmaraya bağlıyor  yani karadenizi direk ege denizine bağlamıyor  yani  ulusal  güvenlik  teorisi  bu şekilde  çürüyor
dediğim gibi bu kanala karşıyım  , bu kanal  ormanlarımıza zarar verirken  zenginleri dahada zengin  yapacak , bu projenin götürüsü getireceği  kãrı  aşacak  , bence halkın parasını  çarçur  etmekten başka birşey değil  bu projenin  oylara hiçbir  etkisi olmayacaktır  ama  seçimden  sonra  birilerine  büyük  paralar  kazandıracağına  eminim.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kanas - 14 Mayıs 2011, 12:19:43
Ayrıca İstanbul boğazından bedava geçmek varken, kim para verip kanaldan geçer Allah aşkınıza :)
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 14 Mayıs 2011, 12:27:31
Beleş E-5 varken parayla TEM'den gitmeyi tercih edenlerin denizci versiyonları olabilir mi dersin? :D
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: akrep - 14 Mayıs 2011, 12:34:19
Ayrıca İstanbul boğazından bedava geçmek varken, kim para verip kanaldan geçer Allah aşkınıza :)
ordan gececek kisiler bilincli gecer... tcari gemilerin cogu orada gecer... nedeni basit.. adamlar yakittan ve zamandan tasaruf sagliyacaklar...oraya gecis parasi verecek kisiler hesaplarini bilen kisiler olur.... tabi turistlerin gemileri istanbul bogazini daha tercih ederler... görüntü icin....

ama tuna nehrine gitmek istiyen gemiler avrupanin icine mal tasimak icin hepsi bu yolu sececek....
kisacasi bu yol cok ragbet görecek ticari büyük gemiler icin...  ticarette menfat ön plandadir....

saygilar
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: enes38 - 14 Mayıs 2011, 12:42:28
kanal  madolyonun  görünen yüzü  birde  bu madolyonun  diğer  tarafı  var
kanal  yapılır  20 milyar dolar  para  halkın vergilerinden  temin edilir , kanal  biter  ve  kanaldan  alınan  harfiyatla  marmara denizinde  adacıklar  oluşur  (örnek Dubai Palmiye Adaları )   bu adacıklar  üzerine  oteller , avm ler , rezidanslar , yalılar vb.  çok  para  getirecek  yapılar  inşaa  edilir , aynı  durum  kanal etrafı  içinde  geçerlidir  ama  burada asıl para getirecek  olan  kanal etrafından çok  adacıklardır.
bunlar  yapılır  ilk bakışta  çok  güzel  projeler  gibi  görünür  ama  bundan asıl  fayda  sağlayan halk değil  yatırımcılar  olur  yani  kanaldan  alınacak  3~5  milyon  dolarlık  geçiş  ücreti için   yapılan  bir  proje  değil.


lale adalar
(http://www.yapi.com.tr/V_Images/2010/haberler/82797_cilgin_proje_2.jpg)
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: akrep - 14 Mayıs 2011, 12:44:35
kanal  madolyonun  görünen yüzü  birde  bu madolyonun  diğer  tarafı  var
kanal  yapılır  20 milyar dolar  para  halkın vergilerinden  temin edilir , kanal  biter  ve  kanaldan  alınan  harfiyatla  marmara denizinde  adacıklar  oluşur  (örnek Dubai Palmiye Adaları )   bu adacıklar  üzerine  oteller , avm ler , rezidanslar , yalılar vb.  çok  para  getirecek  yapılar  inşaa  edilir , aynı  durum  kanal etrafı  içinde  geçerlidir  ama  burada asıl para getirecek  olan  kanal etrafından çok  adacıklardır.
bunlar  yapılır  ilk bakışta  çok  güzel  projeler  gibi  görünür  ama  bundan asıl  fayda  sağlayan halk değil  yatırımcılar  olur  yani  kanaldan  alınacak  3~5  milyon  dolarlık  geçiş  ücreti için   yapılan  bir  proje  değil.
yazina katiliyorum o konuya girmek istememistim :)
saygilar
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: buhhu - 14 Mayıs 2011, 16:16:07
Beleş E-5 varken parayla TEM'den gitmeyi tercih edenlerin denizci versiyonları olabilir mi dersin? :D
20 Liralık Spor Ayakkabı varken 200TL Adidas Spor ayakkabı almak gibi oluyor herhalde.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 14 Mayıs 2011, 18:04:52
Türkiye ekonomisi bugün Kanal İstanbul projesi gibi birkaç projeyi aynı anda devam ettirecek potansiyele sahip hatta bu işi yapmaya aday iş adamı bile var 30 milyar doları gözden çıkarmış yani devlet para harcamadan bile gerçekleştirebilir. Montröye gelince bu antlaşma küçük boyutlardaki kuru yük gemileri için kabul edilmiş yani bugün boğazı kullanan gemilerin %80'i bu antlaşmaya tabi değil ve mecburen kanalı kullanıp parasını ödeyecekler yani yıllık milyar dolardan fazla doğrudan gelir sağlanacak dolaylı olarak ise paha biçilmez bir turistik değeri olacak ekonomiye çok büyük katkısı olacak yani bir nevi oradan petrol çıkmış gibi bir kazancımız olacak. Bu proje çok gereklidir 1979 boğaz faciasını araştırın bu patlama boğazın daha dar bir kesiminde olabilirdi ya da köprünün altında. Bu projenin ekonomiye çok büyük katkısı olacak hiçbir götürüsü olmayacaktır. Oradan gelecek parayla 10 kat daha fazla alan ağaçlandırılabilir.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kanas - 14 Mayıs 2011, 19:00:19
Montröye gelince bu antlaşma küçük boyutlardaki kuru yük gemileri için kabul edilmiş yani bugün boğazı kullanan gemilerin %80'i bu antlaşmaya tabi değil ve mecburen kanalı kullanıp parasını ödeyecekler

Bu söylediğiniz çok önemli, zira oldukça somut iddialar içeriyor. Sizden ricam, bu söylediklerinize kaynak gösterebilir misiniz?
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 14 Mayıs 2011, 20:30:00
Montröye gelince bu antlaşma küçük boyutlardaki kuru yük gemileri için kabul edilmiş yani bugün boğazı kullanan gemilerin %80'i bu antlaşmaya tabi değil ve mecburen kanalı kullanıp parasını ödeyecekler

Bu söylediğiniz çok önemli, zira oldukça somut iddialar içeriyor. Sizden ricam, bu söylediklerinize kaynak gösterebilir misiniz?
Kaynak 1936 yılındaki şartlardır yani bahsettiğim küçük gemicikler üstelik petrol veya gaz taşımayan küçük gemicikler zaten tek başına sadece 1979 boğaz faciası uluslararası komisyonlarda bize bu önlemi almaya haklı çıkarıyor.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kanas - 15 Mayıs 2011, 11:33:10
hayır yüzde 80 verisini nereden elde ettiniz onu merak ettim?
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 15 Mayıs 2011, 13:48:09
hayır yüzde 80 verisini nereden elde ettiniz onu merak ettim?
Ticari gemilerin tarihini araştır 80 senede kaç kat büyüdüklerini ve bundan daha önemlisi bu büyük gemilerin ne kadar yaygınlaştığını göreceksin.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kanas - 15 Mayıs 2011, 18:40:08
hayır yüzde 80 verisini nereden elde ettiniz onu merak ettim?
Ticari gemilerin tarihini araştır 80 senede kaç kat büyüdüklerini ve bundan daha önemlisi bu büyük gemilerin ne kadar yaygınlaştığını göreceksin.

Ben neden araştırayım, sen söylediğine göre sen araştırmış olmalısın, bende çıkardığın yüzde 80 sonucunun kaynağını merak ediyorum.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 15 Mayıs 2011, 21:33:04
hayır yüzde 80 verisini nereden elde ettiniz onu merak ettim?
Ticari gemilerin tarihini araştır 80 senede kaç kat büyüdüklerini ve bundan daha önemlisi bu büyük gemilerin ne kadar yaygınlaştığını göreceksin.

Ben neden araştırayım, sen söylediğine göre sen araştırmış olmalısın, bende çıkardığın yüzde 80 sonucunun kaynağını merak ediyorum.
Araştırdım ama tek bir kaynaktan elde edemezsin onlarca farklı kaynaktan yararlandım ve özet olarak görebilmeniz için size "Ticari gemilerin tarihini araştır 80 senede kaç kat büyüdüklerini ve bundan daha önemlisi bu büyük gemilerin ne kadar yaygınlaştığını göreceksin. " diye yazdım.


Boğaz'dan hergün 200 tehlikeli tanker geçiyor
 
   
01 Temmuz 2010 Perşembe 16:35 
   
 
 
 
 
İSTANBUL -AA- Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, tankerlerle kargo ve petrol ürünleri taşımacılığının yarattığı risklere dikkati çekerek, "Türkiye'nin, ekonomik, sosyal, siyasi ve çevresel açılardan ulusal ve uluslararası öncelik ve çıkarlarını göz önünde bulundurarak, başta Montrö Anlaşması olmak üzere taraf olunan diğer uluslararası anlaşma ve sözleşmeler ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı tarafından getirilen kurulları göz önünde bulundurarak, boğazlarda geçişlere yönelik yeni düzenlemeler getirmeye hakkı olduğu unutulmamalıdır" dedi.
"Tanker ile petrol taşımacılığının, Marmara ve boğazlar açı sından çevresel riskleri ve bu risklerin önlenmesi" konulu toplantının açılışında konuşan Eroğlu, 3 tarafının denizlerle çevrili olması, 8 bin 484 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi ve stratejik konumu sebebiyle Türkiye'nin, kara suları, iç suları, boğazları ve münhasır ekonomik bölgesinde yoğun bir deniz trafiği ile karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
Bu yoğun trafiğin büyük kısmının kapalı bir iç deniz olan Marmara Bölgesi ve boğazlarda yer aldığını ifade eden Eroğlu, ayrıca İstanbul Boğazı'nın coğrafi yapısı, darlığı, kuvvetli akıntıları, keskin dönüşleri, değişken iklim şartları ve yoğun trafiği ve büyük bir metropolitanın içinden geçen dünyanı n en önemli tabii su yolu olduğunu söyledi.
Bir biyolojik koridor olan İstanbul Boğazı'nın, deniz canlılarının geçiş yolu olması, farklı hayvan ve bitki topluluklarının çeşitliliği, kısa burunlu yunuslar gibi tehdit altında bulunan ve korunması gereken 33 deniz canlısını barındırmasından dolayı ekolojik olduğu kadar değerli tarihi ve kültürel özelliklere sahip olduğunu kaydeden Eroğlu, şöyle konuştu:
"Bilindiği üzere İstanbul Yarımadası, UNESCO tarafından 1974 tarihli 'Dünya Kültürel ve Doğa Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme' kapsamında '3 bin yıllık tarihi ile insanlığın ortak mirası' olarak nitelendirilmiştir. Bunun yanında tabii güzellikleri ve sahip olduğu tarihi ve kültürel varlıklar sebebiyle Barselona Sözleşmesi çerçevesinde kabul edilen Cenova Bildirgesi ile 'Akdeniz'de ortak öneme sahip 100 tarihi sit alanı' listesinde de yer alınmıştır. Önemli vurgulamak isterim ki dünyanın en gözde kentlerinden birisi ve 13 Kasım 2006 günü Avrupa Parlamentosunun görüşü ve AB Kültür Bakanları Konseyinin onayıyla '2010 Avrupa Kültür Başkenti' ilan edilmiş olan İstanbul, 13 milyonu aşkın nüfusu ile deniz kazası riskinin getirdiği büyük tehlikelerle karşı karşıya olan bir metropoldur."
Eroğlu, bütün bu tabii kültürel özellikleriyle Marmara ve boğazların, yoğun denizcilik faaliyeti yürütülen bir bölge olduğunu ifade ederek, İstanbul Boğazı'ndan 2009 yılında 51 bin 422, Çanakkale Boğazı'ndan ise 49 bin 453 geminin geçiş yaptığını, bu trafiğin beşte birlik bir bölümünün tehlikeli kargo ve petrol ürünleri taşıyan gemilerden oluştuğunu söyledi.
Çağımızda teknolojik gelişmeler ve büyüyen ticaret hacmine paralel olarak son yıllarda İstanbul Boğazı'ndan geçen gemilerin sayı ve boyutlarının giderek arttığını, özellikle petrol ve tehlikeli yükteki artışların boğazlardaki seyir, can ve çevre açısından ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Gemilerden kaynaklanan bu çevresel risklerden, sintine, slaç gibi petrol atıkları, pis sular, çöpler, balast suyu ile taşıyan zararlı sucul canlılar, gemilerden kaynaklanan kükürtoksitler, azotoksitler, karbondioksit, partikül madde gibi emisyonların meydana getirdiği kirlilik, kaza durumunda denize petrol veya tehlikeli maddelerin yayılması, gerek tarihi kültürel, arkeolojik yapılarımız gibi çevresel değerlerimize gerekse kıyı bölgelerinde yaşayan insanlarımıza ve deniz ekosistemine çok ciddi zararlar vermektedir.
Bu çevresel risklere bariz birkaç misâl vermek istiyorum. Karadeniz petrollerini taşıyan tankerler Marmara Denizi'ne geçtiğimiz yıl 1,5 milyon ton balast suyu deşarj etmişlerdir. Balast suları ile taşındığı bilinen alg patlamasına sebep olan zararlı, kırmızı alg türleri Marmara Denizi'nde yaşayan deniz ekosistemi ve özellikle de bu bölgede yaşayan 15 milyon habitat için risk oluşturmaktadır."
Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, 1979 yılında Indipendenta kazasında 20 bin ton fuiloil denize aktığını, sahillerin kirlendiğini ve günlerce yanan 50 bin ton petrol sebebiyle yoğun hava kirliliği yaşandığını anlatarak, "O tarihte böyle bir patlama olduğu zaman ben de 15-20 kilometre uzaklıktaki evimde yatıyordum. Büyük bir gürültüyle uyandım. Yan tarafta büyük bir patlama oldu sandım. Kadıköy'deki bütün camlar kırılmıştı, günlerce büyük bir felaket yaşandı. Deniz canlılarına verdiği zararın hesabını tutmak mümkün olmadı" diye konuştu.
Veysel Eroğlu, 1982 yılında Unire adlı geminin kazası nedeniyle 66 bin 400 ton petrolün denize yapıldığını, 1994 yılında da Nassia ve Shipbroker adlı gemilerin çarpışması sonucunda 10 bin petrolün denize aktığını belirterek, bu kazaların vrdiği zararın hesabının da yapılamadığını söyledi.
Bakan Eroğlu, 1999 yılında Volganeft kazasında 1500 ton fueloilin denize aktığını, 7 kilometrelik sahil şeridinde yoğun kirlilik meydana geldiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
"Volganeft kazası, sadece temizlik masrafı olarak 9 milyon 600 bin dolar olup, bu kaza sonucu Türkiye'nin balıkçılık kaybı 2 milyon doları aşmıştır. Son yıllarda İstanbul Boğazı'nda 11 büyük deniz kazası meydana gelmiş, büyük bir risk oluşturmuştur. Sahillerin kirlenmesi, deniz ekosistemi, balıkçılıktaki kayıplar, temizleme masrafları, hava kirliliği, denizle ulaşımın engellenmesi gibi pek çok zararlar meydana getirmiştir. Türkiye'de özellikle bu konuda Çevre ve Orman Bakanlığı olarak değişik tedbirler alınmaktadır. Deniz kirlenmesine karşı 197 limanda gemi atıklarının alınması hizmeti verilmektedir. Marmara ve Boğazlar'da 100 limandan bu hizmet verilmektedir. Saydığım risklerden dolayı gerek kıyıdaş ülkeler gerekse geçiş yapan bayrak devletlerin oluşması muhtemel deniz kirliliklerine karşı çok daha duyarlı olmaları büyük önem arz etmektedir."
Gemi kaynaklı kazalarda zararların acil durumlarda müdahale ve zararların giderilmesi hususunda 5212 sayılı Acil Müdahale Kanunu kapsamında Denizcilik Müsteşarlığı ile iş birliği içinde çalışmalar yaptıkları nı belirten Eroğlu, bu meyanda acil müdahale planlarının hazırlandığını, bölgesel ve ulusal acil müdahale planları hazırlatıldığını, merkezler kurulduğunu anlattı.
Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın kültürel mirasının korunmasını önemsediklerini vurgulayan Veysel Eroğlu, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin ekonomik, sosyal, siyasi ve çevresel açılardan ulusal ve uluslararası öncelik ve çıkarlarını göz önünde bulundurarak, başta Montrö Anlaşması olmak üzere taraf olunan diğer uluslararası anlaşma ve sözleşmeler ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı tarafından getirilen kurulları göz önünde bulundurarak, boğazlarda geçişlere yönelik yeni düzenlemeler getirmeye hakkı olduğu unutulmamalıdır. Çevre, hepimizin ortak paydası, gelecek nesillere bırakacağımız ortak miras ve bizlere emanettir. Çevre ve Orman Bakanı olarak kaynaklarımızın sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve denizcilik faaliyetlerinin de bu kapsamda gerçekleştirilmesi için bütün kıyıdaş ülkelerin, ilgili kurum, kuruluş ve paydaşların bir arada iş birliği içinde hareket etmesi gerekir." 
 
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 15 Mayıs 2011, 21:34:29
Başbakan Erdoğan`ın açıkladığı Kanal İstanbul projesi, İstanbul Boğazı`nı rahatlatacak.

 


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açıkladığı çılgın proje Kanal İstanbul ile büyük yankı uyandırdı. `Kanal İstanbul` adının verildiği projenin yapımı yaklaşık 10 yıl sürecek. İstanbul`un çehresini değiştirecek yeni kanalın yapımı bittiğinde her gün yanıcı ve patlayıcı madde taşıyan onlarca tankerin tehdit ettiği Boğaz rahat bir nefes alacak. Zira bugüne kadar İstanbul Boğazı`nda ölümlü 20 büyük gemi kazası meydana geldi. Bu kazalarda onlarca kişi hayatını kaybederken binlerce ton petrol de denize aktı.

Geçmişte yaşanan pek çok tanker ve yük gemisi kazası, İstanbul`da çevre felaketlerine ve milyonlarca liralık maddi kayba yol açtı. Kaza yapan ya da batık hale gelen gemilerden sızan binlerce tonluk petrol atıkları, günlerce temizlenemedi. Çevre felaketlerine sebep olan bu kazalar İstanbul ve Çanakkale boğazlarını kapsayan VTS sisteminin kurulmasından sonra düşüş gösterdi. Ayrıca kazalar Boğaz`daki balıkçılık faaliyetlerini de olumsuz yönde etkiledi. Birçok balık türü yok olurken çok sayıda balıkçı da teknesini kaybetti. Bununla ilgili hukuk mücadelesi başlatan balıkçıların davaları halen sürüyor. Daha önce, İstanbul`daki muhtemel faciaların önlenmesi amacıyla tehlikeli madde taşıyan gemilerin Boğaz yerine, Karadeniz-Sakarya Nehri-Sapanca Gölü-İzmit Körfezi hattında açılacak yapay bir kanala yönlendirilmesi önerileri ortaya atılmıştı. Yılda binlerce geminin geçtiği İstanbul Boğazı, kıvrımlı yapısı ve gemi trafiğinin yoğunluğu eklenince istenmeyen gemi kazaları kaçınılmaz hale geliyor. Boğaz`da en büyük kaza 1979`da yaşandı. Romanya bandıralı `Independenta` adlı tanker, Yunan kuru yük gemisi Evriyali ile çarpıştı. 100 bin ton ham petrol taşıyan Rumen tankeri infilak etti. 43 denizcinin hayatını kaybettiği patlamada Boğaziçi semtlerindeki binlerce ev ve işyerinin de camları kırılmıştı. Tankerdeki `kerosen` adlı petrol türevi Boğaz`a akarak günlerce yandı. 14 Ekim 1991`de yaşanan kazada ise Lübnan bayraklı Rabinion ve Filipinler bandıralı Madonna Lily adlı yük gemisi çarpıştı. Kaza sonucunda 21 bin baş koyun, Boğaz`ın sularına gömüldü. 1 Ocak 1966`da iki Sovyet Rus bandıralı gemi; Kransky Oktyabr ve Lutsk, İstanbul Boğazı`nda çarpıştı. Suya karışan petrolün alev alması sonucu çıkan yangın, Karaköy iskelesini ve bir şehir hatları vapurunu kül etti.

Kanal İstanbul projesi, İstanbul Boğazı`nın doğal, tarihi güzelliklerinin daha görünür hale gelmesiyle turizm açısından büyük katkı sağlayacak. Resmi rakamlara göre İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yılda yaklaşık 55 bin civarında gemi ve 10 bin tanker geçiyor. Taşınan petrol miktarı ise 150 milyon ton. Özellikle İstanbul Boğazı`nın Marmara ve Karadeniz girişlerinde yüzlerce tanker ve yük gemisinin 2-3 günlük sürelerle beklediği biliniyor. Fırtına, olumsuz hava şartları, Boğaz`daki akıntılar ve manevra kabiliyetinin zorluğu sebebiyle Boğaz`da meydana gelen birçok kaza da proje ile ortadan kalkacak.

Yılda 55 bin gemi geçiyor

Kanal İstanbul, Karadeniz merkezli Rus, Kazak ve Azeri petrollerinin denizyoluyla dünyaya ulaştırılması açısından da yeni bir vizyon getiriyor. Karadeniz sahilindeki ana petrol ihraç terminalleri olan Novorossiysk ve Supsa terminalleri Karadeniz`in doğu ucunda yer alıyor. Daha önce Türk Boğazlarındaki geçiş rejiminden rahatsızlığını dile getiren Rusya başta olmak üzere, petro-kimya taşımacılığı yapan uluslararası tanker şirketlerinin kayıplarını da ortadan kaldıracak. Boğazlardaki bekleme süresinin tanker ve gemileri için yıllık maliyeti 1,4 milyar doları buluyor. İstanbul Boğazı`ndan her 7-8 dakikada bir gemi, her 50-55 dakikada ise tehlikeli yük gemisi geçiyor. 1936`da 4 bin 500 geminin geçtiği Boğazlardan geçen gemi sayısı bugün senede 55 bini aştı. Kanal İstanbul`la, bu trafik rahatlayacak.




Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Ice - 15 Mayıs 2011, 23:41:33
Kim nederse desin bu proje kadar saçma sapan birşey yok senin ülkenin Başketinde kaç yıldır bitmeyen bu gidişlede bitmeyecek olan metro hatları varken bu saçmalığa para mı harcanır ?
Herşeyi yaptıkda İstanbula kanal mı açmak gerekli ?
Bu ülke İstanbuldan mı ibaret ?
Oraya harcanacak para ile yapılacakları düşünün birde yüzlerce kilometre demiryolu hattı döşenir , kentsel dönüşüm projeleri hızlanır vs.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kapitalist - 16 Mayıs 2011, 14:45:53
Kim nederse desin bu proje kadar saçma sapan birşey yok senin ülkenin Başketinde kaç yıldır bitmeyen bu gidişlede bitmeyecek olan metro hatları varken bu saçmalığa para mı harcanır ?
Herşeyi yaptıkda İstanbula kanal mı açmak gerekli ?
Bu ülke İstanbuldan mı ibaret ?
Oraya harcanacak para ile yapılacakları düşünün birde yüzlerce kilometre demiryolu hattı döşenir , kentsel dönüşüm projeleri hızlanır vs.


KANAL PROJESİNE 30 MİLYAR DOLAR VEREN İŞADAMI!


***




 

Başbakan Erdoğan'ın, 'çılgın projeye 30 milyar dolar veremeye hazır Türk işadamı var' dediği Türk ortaya çıktı.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın katıldığı bir televizyon programında, Kanal İstanbul'la ilgili her türlü detayı gözden geçirdiklerini belirterek, "Daha işin başında, satın alım için 30 milyar dolar vermeye hazır yerli bir yatırımcı bile çıktı" şeklinde bahsettiği çılgın işadamı ortaya çıktı.

Başbakan Erdoğan'ın "Kanalistanbul'a 30 milyar dolar teklif eden bir yatırımcı var" diyerek açıkladığı işadamı İnanlar İnşaat'ın patronu Serdar İnan çıktı. İnan "30 milyar dolara, projeyi, kanalıyla, limanları ve konutlarıyla tek başına yapmaya hazırım" dedi
Başbakan'ın seçim beyannamesi çerçevesinde hazırladığı ve geçtiğimiz hafta kamuoyu ile paylaştığı 'çılgın proje'

Kanalistanbul'a inşaat dünyasından çılgın bir talip çıktı. Başbakan Erdoğan'ın pazar günü katıldığı bir televizyon programında "Projeye 30 milyar dolar teklif eden yurtiçinde bir talip var dediği işadamı İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan çıktı. İnan, 30 milyar dolar verin ben bu projeyi yaparım teklifinin kendisinden geldiğini söyleyerek "Proje ilk açıklandığında maliyetinin 10 milyar doları bulabileceği açıklandı. Ben de açıklamamda 30 milyar dolar verin ben bu projeyi yaparım' dedim. Sanırım bu işi TOKİ vasıtasıyla yapacaklar. 46 senedir İstanbul'da projeler yapan bir şirketiz. Bugün versinler ben havaalanı, limanı, kanalı, konutlarıyla birlikte 30 milyar dolara bu projeyi yapmayı taahhüt ediyorum" diye konuştu.

'BİR MODELİM VAR'
İnan,Başbakan Erdoğan'ın önceki günkü televizyon programında da kendisinden bahsetmesinin ardından dün Başbakanlık'tan bir randevu talep ettiğini ve teklifini anlatmak istediğini açıkladı. İnan, projeyi nasıl yapacağı soRusuna "Bu projeyi Başbakan açıkladığına göre Toplu Konut İdaresi (TOKİ) vasıtasıyla yapılacaktır. Ya da başka bir kuruluş yoluyla da yapılabilir. Biz burada hakediş modeli ya da hasılat paylaşımı modelini öneriyoruz" diye konuştu. İnan, finansmanı nasıl sağlayacakları konusunda ise "Bir kısmını özkaynaklarımızla sağlarız. Kalanı ise kafamda bir model var, onunla finanse etmeyi düşünüyorum" dedi.

İnan, projenin kendini finanse edecek bir proje olduğunu bu nedenle finansmana ihtiyaç duymadığını da söyleyerek "Bu proje 15 sene içinde çok rahat bir şekilde 300 milyar dolarlık bir kazanç projesine dönüşecektir. İstanbul'u megakent haline getirecek bir proje olacak" diye konuştu. İnan, Başbakan'ın projeyi adeta bir gayrimenkul geliştiricisi gibi düşünerek planladığını da söyleyerek "Ben projenin sadece konut kısmına değil hepsine talibim. Bu sadece büyük bir proje değil aynı zamanda bir deprem önleme projesidir" diye konuştu.

Yurtdışına da satış yapılacak
Yurtdışına satışı da içerdiğini söyleyen İnan, "Bu projenin yüzde 80'i yurtdışına satılır. İspanya, yabancılara 400 milyar euroluk satış yaptı." dedi. İnan ayrıca projenin kendini finanse edebilecek bir yapıda olduğunu söyledi.

Haliç'i Karadeniz'e bağlama projesi var
Kanalistanbul projesinin İstanbul'a sınıf atlatacağını savunan İnan, daha önce verdiği bir röportajda da Haliç'i Karadeniz'le birleştirerek Venedik tarzı bir model yaratmayı önermişti. İnan, 2008 yılında verdiği bir röportajda hem konut sektörü hem de turizmi geliştirecek bu önerisi için devletten destek beklediğini açıklamıştı. İnan, "Haliç'in ucunu Karadeniz'e açmak gibi bir projem var" demişti.

Her şey dahil 30 milyar $
İnan,önerdiği 30 milyar dolarlık teklifte sadece Kanalistanbul'da yaratılacak yeni şehirde yapılacak konut projeleri olmadığını söyleyerek "Havaalanı, liman, kanal ve konutlar bunun içine dahil olacak" dedi. İnan, projenin maliyetinin bugüne kadar TOKİ'nin yaptığı işlerin iki katı büyüklüğünde olacağını da hatırlattı.

http://www.medyabahane.com/haber_detay.php?id=1049
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: çiğil42 - 21 Mayıs 2011, 14:02:37
devlete her hangi bir yük getirmez YİP modeliyle uzun vadede çokta getirisi olacak bir proje mısır süveyşten yıllı 5 milyar dolar kazandığını düşünürsek mantıklı bir iş, montrö sözleşmesine gelince boğazdan geçmek isteyen gemileri güvenlik gerekçesiyle bekletirsen zaten bekleme masrafına kanaldan geçer
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 21 Mayıs 2011, 14:09:29
İstanbul Boğazını düşünecek olursak iki köprünün araç trafiği için yetmediğinin söylendiği bir dönemde ikinci bir boğaz var etmek, istanbul trafiğini resmen içinde çıkılmaz bir hale getirecetir. Şu an kanalın yapılacağı belirtilen bölgedeki yüzlerce geçiş noktası bu kanal ile birlikte sadece üzerine yapılacak köprülere mahkum olacaklar. Bu da o yolları kullanan şoförlerin birilerinin  kulaklarını sürekli çınlatmasına neden olacaktır. Bütün bu çalışmaların uzun yıllar süreceğini de hesaba katarsak iki kıtanın birleşim noktasındaki kargaşayı hayal edebiliriz.
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: bostancıbaşı - 25 Mayıs 2011, 22:38:56
eğer sadece köprülere bağlanırsa dedğin sıkıntılar olur da bu projeyi yapanların koca kanalı 3-5 köprüye bırakacağını zannetmiyorum...eğer dediğiniz gibi yapacaklarsa zaten hiç yapmasınlar daha iyi ama daha binali yıldırım bile bu projenin fizibilitesinin yapılmadığını bunun en az 2 yıl süreceğini söyledi ki bunda sarkmalar olması kaçınılmaz

kısaca ortada şu an bir fikir var ama daha teknik olurluğu ile ilgili yazılı çizili hiç bir şey yok bu çalışmalar sonucu olumsuz raporda çıkma ihtimali olabilir ve bizde bi daha ki seçime kadar bunu unuturuz
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 25 Mayıs 2011, 22:46:34
Proje yapılmayacak birşey değil, güzel bir proje. Ama sırf oy peşinde koşanların göz boyamalarına aldanmamak gerek. Bütün olumsuzlukları da ortaya dökseler de vatandaşı uyutmasalar...
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: kara4915 - 26 Mayıs 2011, 12:02:32
iyi günler arkadaşlar konu başlıgı kanal istanbul olunca aklıma takılan bir soru var özellikle paylaşımlarda controlyum diye bir maden geçiyor bu madenin özelligi anti radyasyon yayması ve enerji amacı ile çok çok verimli ve temiz enerji sağlanması ve bogazda çok miktarda olması dünyada satılı bölgelerde bulunması ancak paylaşımların devamında türkiyede du maden hakkında araştırmanın yasak olması
  bu kadar bilgi kirliligi olan ülkemizde uzun süredir site üyesi ve fanatik takipcisi olara sitede bulunan teknisyen ve özelliklede editör arkadaşa bu konu hakkında aydınlatıcı bilgi verebilirse sevinirim teşekkür ediyorum
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: enes38 - 26 Mayıs 2011, 12:19:21
iyi günler arkadaşlar konu başlıgı kanal istanbul olunca aklıma takılan bir soru var özellikle paylaşımlarda controlyum diye bir maden geçiyor bu madenin özelligi anti radyasyon yayması ve enerji amacı ile çok çok verimli ve temiz enerji sağlanması ve bogazda çok miktarda olması dünyada satılı bölgelerde bulunması ancak paylaşımların devamında türkiyede du maden hakkında araştırmanın yasak olması
  bu kadar bilgi kirliligi olan ülkemizde uzun süredir site üyesi ve fanatik takipcisi olara sitede bulunan teknisyen ve özelliklede editör arkadaşa bu konu hakkında aydınlatıcı bilgi verebilirse sevinirim teşekkür ediyorum
tek kelime ile
şehir efsanesi
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: bostancıbaşı - 26 Mayıs 2011, 14:18:56
SKYWOLF porje güzel ve dediklerinde doğru asıl sorulması gereken proje gereklş mi evet gerekl
peki mevcut durumda vu kadar öncelikli mi bence hayır istanbulun bu kanaldan daha öncelikli
 ( depreme hazırlık kentsel dönüşüm toplu ulaşım v.s.) sorunlara bu kaynağın aktarılması hayırlısı gibime geliyo ayrıca hesap yazana kalmaz diye bi laf var kağı oyununda onun için o fiziblitenin sonucunda olumsuz bir şey çıkarsa kimsenin haberi olmaz minareye göre kılıf hazırlanır adamlar rize fırtına vadisi için yasa bile değiştiriyolar yani..

benim şahsi kanaatim seçimler + 3 ay bu projede raflarda...
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: çiğil42 - 30 Mayıs 2011, 11:17:27
iyi günler arkadaşlar konu başlıgı kanal istanbul olunca aklıma takılan bir soru var özellikle paylaşımlarda controlyum diye bir maden geçiyor bu madenin özelligi anti radyasyon yayması ve enerji amacı ile çok çok verimli ve temiz enerji sağlanması ve bogazda çok miktarda olması dünyada satılı bölgelerde bulunması ancak paylaşımların devamında türkiyede du maden hakkında araştırmanın yasak olması
  bu kadar bilgi kirliligi olan ülkemizde uzun süredir site üyesi ve fanatik takipcisi olara sitede bulunan teknisyen ve özelliklede editör arkadaşa bu konu hakkında aydınlatıcı bilgi verebilirse sevinirim teşekkür ediyorum

bor madeni efsanesi gibi buda
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: QRI - 30 Mayıs 2011, 11:50:41
ben bununle ilgili vedeo gormusdum facebookda.
http://www.facebook.com/video/video.php?v=202126489825132&oid=157248277664708&comments
Başlık: İSTANBUL KANALI
Gönderen: çiğil42 - 30 Mayıs 2011, 12:48:53
ben bununle ilgili vedeo gormusdum facebookda.
[url]http://www.facebook.com/video/video.php?v=202126489825132&oid=157248277664708&comments[/url]



con adında dosya açılmıyor diyorlar fakat bunun sebebi elementle filan alakası yok eğer böyle bir dosya açılsaydı fare ve klavyeniz çalışmazdı.12 eylülle filan bağlantı kurmuş sadece komik.aslında böyle bir elemntte yok sadece uydurma.tskda bu elemntle ilgili çalışan komutanlar varmışta bunlar şimdi silivrideymiş bu idda zaten birilerini amacını gösteriyor.  sadece çok komik tıpkı bordaki gibi trilyon dolarlar eder diyorlar ama tonu 100 dolar
Başlık: Ynt: Türkiye Uydu Fırlatma Teknolojileri Ve Uzay Sistemleri
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 08:42:13
Valla su kanal Istanbul'u anlayamadim gitti. Bana olabilecek en sacma proje olarak geliyor.

Bedava gecit olan koskoca bogazlar dururken gemiler para verip kanaldan gececek, bu is su devletin hersene yeteri araba gecmedigi kopruler isine donecek (para batirma kuyusu)
Başlık: Ynt: Ynt: Türkiye Uydu Fırlatma Teknolojileri Ve Uzay Sistemleri
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 09:34:07
Tam olarak hangi projelere değindiğini ben çıkaramadım.


https://www.google.de/amp/www.hurriyet.com.tr/amp/yazarlar/emre-ozpeynirci/kanal-istanbul-devam-ya-yerli-otomobil-40958136 (https://www.google.de/amp/www.hurriyet.com.tr/amp/yazarlar/emre-ozpeynirci/kanal-istanbul-devam-ya-yerli-otomobil-40958136)
Başlık: Ynt: Ynt: Türkiye Uydu Fırlatma Teknolojileri Ve Uzay Sistemleri
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 09:51:07
Ekonominin dış etkenlerden fazla olumsuz etkilenmeyecek hale gelebilmesi için yerli üretimi artırmamız lazım. Bu nedenle yerli hammadde ve yarımamul üretim kapasitemizi de önemli ölçüde artırmamız gerekiyor. Özellikle kritik pek çok teknolojiyi yerli olarak üretmemiz gerek. Ve hepsinden önemlisi ürettiklerimizi yurt dışına satabilmeliyiz! Hem de yüksek oranda! Kısacası yurt dışına para akışını kısmak, yurt dışından para akışını çoğaltmamız lazım. Yoksa böyle her zaman olduğu gibi, yok diş güçlerdi, yok spekülatörlerdi vs epey söylenir dururuz!

Peki Türkiye'deki Uydu Fırlatma Teknolojileri ve Uzay Sistemleri konusuyla alakası olmayan Kanal İstanbul projesinin (ayırıp ilgili konuya taşıyalım), ekonomimizin şu sallantılı döneminde bize ne gibi katkı sağlayacağını anlamak güç. İstanbul boğazında gemi trafiği yoğun. O konuda şüphe yok. İkinci bir boğaz daha olsa ve buradan geçiş ücretli olsa fena da olmaz. O da tamam.

Ancak İstanbul boğazında kara araçlarının bir kıtadan diğerine geçiş trafiği daha yoğun ve bunu azaltmak amacıyla yapılan köprü ve tüneller yetersiz kalmakta!

İkinci bir kanal açmak için güzergah üzerindeki arsaların alımında devletin kasasından kaç milyar dolar istimlak bedeli çıkacak? O kanalı açmak için kaç milyar dolar daha çıkacak? İki kıta arasında araç geçişi zaten zor olduğu halde, bu kanalın açılışı sırasında araç trafiğinin akışı nasıl sağlanacak? Araç trafiğinin sağlanması için yapılması gereken köprü ve tüneller için ne kadar para harcanacak? Ve bütün bu inşa işlemleri ne kadar uzun sürecek? Bu süre boyunca hep giderler olurken, bu proje ne zaman giderleri karşılayıp kar sağlamaya başlayacak?

Ekonomimizin özellikle böylesine zorlu günlerinde, devletin kasasındaki parayı böyle projelere aktarması bir ekonomik intihar izlenimi veriyor! Başka konulara da şöyle bir bakınca, mesela motor üretebilecek bir firma varken, onun gelişimine para aktarmak yerine, başka bir firmaya motor geliştirmesi görevi verilemesi, bunun için destek sağlanması! Tank üretebilecek firmalar varken, başka bir firmaya hazine arası hibe ederek, para vererek yeni fabrika kurdurmak vs! Buna benzer değerlendirmeleri göz önüne alırsak kötü gidişatta dış güçler aramaya pek fazla gerek yok bence!

Son yıllarda yerli ve milli kavramı hep ön planda. Gerçek anlamda yerli üretimi çoğaltıp yüksek kar oranlarına geçtikten sonra, bu yolla ekonomimizi güçlendirdikten sonra, acil hiç bir ihtiyacımız kalmadıktan sonra kanal da yaparız, o kanaldan geçirebilecek uçak gemisi de...
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 10:20:45
Ben Kanal İstanbula Soğuk baktığımı söylersem yalan söylerim.  Bu projenin altında ne yattığını zannedersem bir çoğumuz kestirebiliyor.  Yapılacak olan suni kanal Montrö anlaşmasının altını oyuyorlar.  Doğal su yolları üzerinde istediğimiz gibi hakimiyet uluslar arası kanunlara göre kuramıyoruz.  Ekonomik olarak bu kanalın getirisi ve götürüsü nedir onu şimdilik kestirmek zor.

Ancak bu kanal projesinden acil Sanayi için bir sürü projeler mevcut onların tamamlanması ve arge teşvik edilmesi bence şiddetle öncüdür. Bu maddi sıkıntılı günlerde kaynaklar efektif kullanılmalıdır.

Bu kanal projesi ileri tarihe ertelenebilinir çünkü  şimdilik hiçbir acilyeti yok.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 20 Eylül 2018, 11:34:13
Ben Kanal İstanbula Soğuk baktığımı söylersem yalan söylerim.... Yapılacak olan suni kanal Montrö anlaşmasının altını oyuyorlar. 


Peki Montrö' yü kimin yararına deliyor; üçüncü ülkelerin. Peki onlar kim? Amerika, İngiltere, Fransa... demek ki, mevcut durumda barış denizi olan Karadeniz, bundan sonra aynen Doğu Akdeniz' de olduğu gibi güç ve mücadele denizi olacaktır. Senin gibi akıllı bir arkadaşımızın böyle bir projeye destek veriyor gibi olması da ayrıca ilginç geldi.

Meselenin bir diğer boyutu, doğaya vereceği tahribatla ilgilidir. Biyologlar, Hidrologlar, Çevre Bilimciler diyor ki; Karadeniz' e açılacak ikinci bir su yolu Marmara Denizinde ki canlı hayatını bitirir. Çünkü Karadeniz' in tuzluluk oranıyla Marmara denizinin tuzluluk oranı farklıdır. Oksijen seviyeleri farklıdır. İki deniz arasında binlerce yılda meydana gelen hassas denge; Amerikan gemilerini Karadeniz' e sokabilmek için feda edilecektir. Sonra ne olacaktır biliyor musunuz; ilk önce Marmara sonrasında Karadeniz' de ki canlı hayatı sona erecektir. Bir daha hamsi yiyemeyeceksiniz. Marmara denizinden ağır sülfür kokusu yayılacak ve İstanbul yaşanmaz hale gelecektir. Bununla ilgili çok güzel bir makale var, şuraya yapıştırayım da bari oradan okuyun; belki düşünceleriniz değişir.

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/405856 (http://dergipark.gov.tr/download/article-file/405856)

Ayrıca Karadeniz bölgesinde çıkma ihtimali olan doğal gaz' ı hiç hesaba katmıyorum. Amerika bölgeyi karıştırdıktan sonra gelip doğal gaz sahasının üstüne çökecek... Bunları hesaba dahi katmıyoruz.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 11:50:34
Aynen Montro antlasmasini deliyor ancak bogazlardan "free" gecisi engellemiyor, yani bize hangi faydalari olacak? Partikul olasi birsuru kotu yanlarini yazdi bile, tekrarlamaya gerek yok. Bize yarar yonu nedir, ben goremiyorum goren arkadaslar bir aciklasa.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 12:07:01
Ben Kanal İstanbula Soğuk baktığımı söylersem yalan söylerim.... Yapılacak olan suni kanal Montrö anlaşmasının altını oyuyorlar. 


Peki Montrö' yü kimin yararına deliyor; üçüncü ülkelerin. Peki onlar kim? Amerika, İngiltere, Fransa... demek ki, mevcut durumda barış denizi olan Karadeniz, bundan sonra aynen Doğu Akdeniz' de olduğu gibi güç ve mücadele denizi olacaktır. Senin gibi akıllı bir arkadaşımızın böyle bir projeye destek veriyor gibi olması da ayrıca ilginç geldi.

Meselenin bir diğer boyutu, doğaya vereceği tahribatla ilgilidir. Biyologlar, Hidrologlar, Çevre Bilimciler diyor ki; Karadeniz' e açılacak ikinci bir su yolu Marmara Denizinde ki canlı hayatını bitirir. Çünkü Karadeniz' in tuzluluk oranıyla Marmara denizinin tuzluluk oranı farklıdır. Oksijen seviyeleri farklıdır. İki deniz arasında binlerce yılda meydana gelen hassas denge; Amerikan gemilerini Karadeniz' e sokabilmek için feda edilecektir. Sonra ne olacaktır biliyor musunuz; ilk önce Marmara sonrasında Karadeniz' de ki canlı hayatı sona erecektir. Bir daha hamsi yiyemeyeceksiniz. Marmara denizinden ağır sülfür kokusu yayılacak ve İstanbul yaşanmaz hale gelecektir. Bununla ilgili çok güzel bir makale var, şuraya yapıştırayım da bari oradan okuyun; belki düşünceleriniz değişir.

[url]http://dergipark.gov.tr/download/article-file/405856[/url] ([url]http://dergipark.gov.tr/download/article-file/405856[/url])

Ayrıca Karadeniz bölgesinde çıkma ihtimali olan doğal gaz' ı hiç hesaba katmıyorum. Amerika bölgeyi karıştırdıktan sonra gelip doğal gaz sahasının üstüne çökecek... Bunları hesaba dahi katmıyoruz.


Tuzluluk oranı, yani yoğunluğun farklı olması nedeniyle iki deniz birbirine karışmaz ama!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 12:09:19
 Batı devletler için bu anlaşma delindiğine dayir nerden kanaat getiriyorsunuz  ?  Hele batıyla aramız pek parlak sayılmayan dönemde?

Marmara ve Karadeniz’de hangi Ekolojik dengeden  bahsediyorsunuz?  Hem de bunun üzerinde hassas bir dengeden.  Bizim insanlar sağ olsun türlerinin  yüzde 80’i kökünü kuruttu  Ve bu tahribatın önüne artık geçilemez.  Marmara’da endemik olan istakozları olta yerine eliyle tutarlardı.  Bunlar artık ebedi geride kaldı.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 12:11:17
Batı devletler için bu anlaşma delindi yhttps://www.google.de/amp/www.hurriyet.com.tr/amp/yazarlar/emre-ozpeynirci/kanal-istanbul-devam-ya-yerli-otomobil-40958136ü
Batı devletler için bu anlaşma delindiğine dayir nerden kanaat getiriyorsunuz ?  Hele batıyla aramız pek parlak sayılmayan dönemde?

Marmara ve Karadeniz’de hangi Ekolojik dengeden  bahsediyorsunuz?  Hem de bunun üzerinde hassas bir dengeden.  Bizim insanlar sağ olsun türlerinin  yüzde 80’i kökünü kuruttu  Ve bu tahribatın önüne artık geçilemez.  Marmara’da endemik olan istakozları olta yerine eliyle tutarlardı.  Bunlar artık ebedi geride kaldı.
ine nerden kana götürüyorsunuz ?  Hele batıyla aramız pek parlak sayılmayan dönemde?

Marmara ve Karadeniz’de hangi Ekolojik dengeden  bahsediyorsunuz?  Hem de bunun üzerinde hassas bir dengeden.  Bizim insanlar sağ olsun türlerinin  yüzde 80’i kökünü kuruttu  Ve bu tahribatın önüne artık geçilemez.  Marmara’da endemik olan istakozları olta yerine eliyle tutarlardı.  Bunlar artık ebedi geride kaldı.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 12:19:59
@Tigerfish

Ekolojik dengeleri es gecelim, milyarlarca dolar tutacak bu proje bize ne tur bir getiri veya yarar saglayacak hadi onu konusalim.

Bogazlardan bedava gecisi mi engelleyecek? Bogazlarin yukunu mu azaltacak? Nasil azaltacak eger Montro bogaz trafigini engelememizi engelliyor ise?

Iyi guze bir kanalimiz olsun ama yarar yoksa, sadece zarari varsa niye?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yabgu - 20 Eylül 2018, 12:26:14
Montronun altını mi oynar yoksa hükümetin beşlisi denilen bir kaç inşaat şirketini zengin mi eder bilemeyiz.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 20 Eylül 2018, 12:31:55
Tuzluluk oranı, yani yoğunluğun farklı olması nedeniyle iki deniz birbirine karışmaz ama!

Doğru, makalede de öyle yazıyor. Fakat yeni bir kanal açıldığında Marmara denizinde ki tatlı/tuzlu oranı daha çok değişeceğinden bir süre sonra deniz hayatı ölmeye başlayacak -diyor. Ustam makaleyi okursan, çok güzel açıklamış.

Ayrıca bu durumu musluk problemiyle açıklamışlar. Bir havuza bir kanaldan su geliyor (diğer küçük nehirleri hiç hesaba katmadan biz bu nehre sadece Tuna nehri diyelim) bir kanaldan da su çıkıyor. Yani havuza su; bir musluktan giriyor, diğer musluktan çıkıyor. Şimdi bu havuza bir musluk daha takarsanız; işbu havuzun hali nice olur(?) Havuz dediğimiz yer Karadeniz yani...

   
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 13:08:49
Tuzluluk oranı, yani yoğunluğun farklı olması nedeniyle iki deniz birbirine karışmaz ama!

Doğru, makalede de öyle yazıyor. Fakat yeni bir kanal açıldığında Marmara denizinde ki tatlı/tuzlu oranı daha çok değişeceğinden bir süre sonra deniz hayatı ölmeye başlayacak -diyor. Ustam makaleyi okursan, çok güzel açıklamış.

Ayrıca bu durumu musluk problemiyle açıklamışlar. Bir havuza bir kanaldan su geliyor (diğer küçük nehirleri hiç hesaba katmadan biz bu nehre sadece Tuna nehri diyelim) bir kanaldan da su çıkıyor. Yani havuza su; bir musluktan giriyor, diğer musluktan çıkıyor. Şimdi bu havuza bir musluk daha takarsanız; işbu havuzun hali nice olur(?) Havuz dediğimiz yer Karadeniz yani...

   

Bunun için diğer kanallardaki duruma bakmak gerek. Süveyş kanalında durum nasıl acaba!  ::)
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 13:14:12
Kanal ile denizlerin tuzluluk oraninda pek degisiklik olmaz, biri tatli su digeri tuzlu su olsaydi is degisirdi.

Ancak kanalin gectigi yerlerde toprak tuzlanmasi olabilir


Bunlar ekolojik yonu ama kanal Turkiyeye ne fayda getirecek, nasil bir kazanim olacak kimse soyle adam akilli anlatamiyor koru koruna bir Erdogan sevdasi, Erdogan istiyorsa olmali mantigi yasiyoruz. Reis ne derse o!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 13:22:24
Ben Kanal İstanbula Soğuk baktığımı söylersem yalan söylerim.  Bu projenin altında ne yattığını zannedersem bir çoğumuz kestirebiliyor.  Yapılacak olan suni kanal Montrö anlaşmasının altını oyuyorlar.  Doğal su yolları üzerinde istediğimiz gibi hakimiyet uluslar arası kanunlara göre kuramıyoruz.  Ekonomik olarak bu kanalın getirisi ve götürüsü nedir onu şimdilik kestirmek zor.

Ancak bu kanal projesinden acil Sanayi için bir sürü projeler mevcut onların tamamlanması ve arge teşvik edilmesi bence şiddetle öncüdür. Bu maddi sıkıntılı günlerde kaynaklar efektif kullanılmalıdır.

Bu kanal projesi ileri tarihe ertelenebilinir çünkü  şimdilik hiçbir acilyeti yok.


@ Nutuk

 Bu sorunuza ben de maalesef cevap veremeyeceğim ama bunu üstteki yorumda da belirtmiştim.

Neyle  karşılaşırız bunu zaman gösterir.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 13:34:39
koru koruna bir Erdogan sevdasi, Erdogan istiyorsa olmali mantigi yasiyoruz. Reis ne derse o!

Oldu mu bu şimdi?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 13:43:25
koru koruna bir Erdogan sevdasi, Erdogan istiyorsa olmali mantigi yasiyoruz. Reis ne derse o!

Oldu mu bu şimdi?

Evet, maalesef!
Baska bir aciklama bulamiyorum, kimse de aciklayamiyor
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 20 Eylül 2018, 14:00:35
koru koruna bir Erdogan sevdasi, Erdogan istiyorsa olmali mantigi yasiyoruz. Reis ne derse o!

Oldu mu bu şimdi?

Evet, maalesef!
Baska bir aciklama bulamiyorum, kimse de aciklayamiyor

Hatırlarsan bu proje daha ecevit zamanında ele alınmıştı. Yani padişahıma olan  sevgiyle bir alakası yok.

Bir daha söylüyorum bu projenin getirisi götürüsü ne olabilir bunu kimse kestiremez aksini iddaa eden yalan söylüyor.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 20 Eylül 2018, 14:16:42
Tuzluluk oranı, yani yoğunluğun farklı olması nedeniyle iki deniz birbirine karışmaz ama!

Doğru, makalede de öyle yazıyor. Fakat yeni bir kanal açıldığında Marmara denizinde ki tatlı/tuzlu oranı daha çok değişeceğinden bir süre sonra deniz hayatı ölmeye başlayacak -diyor. Ustam makaleyi okursan, çok güzel açıklamış.

Ayrıca bu durumu musluk problemiyle açıklamışlar. Bir havuza bir kanaldan su geliyor (diğer küçük nehirleri hiç hesaba katmadan biz bu nehre sadece Tuna nehri diyelim) bir kanaldan da su çıkıyor. Yani havuza su; bir musluktan giriyor, diğer musluktan çıkıyor. Şimdi bu havuza bir musluk daha takarsanız; işbu havuzun hali nice olur(?) Havuz dediğimiz yer Karadeniz yani...

   

Bunun için diğer kanallardaki duruma bakmak gerek. Süveyş kanalında durum nasıl acaba!  ::)
Samanyolu tv de her akşam ana haberde 3. Havalimanı nin göçmen kuşların uçuş güzergahına yapıldığından ve aşırı rüzgar alan bir bölge olduğundan kesinlikle yapılmaması gerektiğinden bahsederdi 🤣🤣🤣
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 14:20:13

Hatırlarsan bu proje daha ecevit zamanında ele alınmıştı. Yani padişahıma olan  sevgiyle bir alakası yok.

Bir daha söylüyorum bu projenin getirisi götürüsü ne olabilir bunu kimse kestiremez aksini iddaa eden yalan söylüyor.

Oyle karabahtina bir proje olmaz, birseyin getirisi goturusu, risk analyzleri yapilir ona gore karar verilir.

Maalesef kamuoyunu ikna edici hicbir analyz hicbir yarar tablosu gosterilmedi. Sadece bos laflar "Bogazlara alternatif bir kanal" dendi.

Ne gibi bir alternatif onu bile adam akilli anlatabilen cikmadi.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 15:56:38
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 20 Eylül 2018, 16:05:45
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Anlaşma o günkü küçük boyutta olan gemiler için imzalanmış bugün geçen ticaret gemilerinin tamamı dev gemiler yani anlaşmaya dahil değiller.Kanal yapılınca büyük gemilerin tamamı kanalı kullanmak zorunda olacak!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 20 Eylül 2018, 16:22:18
.. Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az.

Hocam öyle değil.

Kanal İstanbul' un ebatları; 40-45 km uzunluk, 145-150 metre genişlik, 25 metre derinlik. https://www.emlaksayfasi.com.tr/guncel/kanal-istanbul-genislik-derinlik-h38171.html (https://www.emlaksayfasi.com.tr/guncel/kanal-istanbul-genislik-derinlik-h38171.html)

İstanbul Boğazı' nın ebatları: En dar yeri Rumeli Hisarı -Anadolu hisarı arası olup 698 metre; derinliği ise 50-120 metre arasında olup en derin olduğu yer; Bebek Camii-Kandilli arası olup derinlik 120 metre olarak veriliyor.

Verileri alt alta koyup projenini ASIL AMACINI anlamak istersek;

- Ekolojik, Stratejik, Jeopolitik, Şehir Pilanlamacılığı, Yaşanılabilir Çevre, Deniz Taşımacılığı, Uluslar Arası antlaşmalar, Emlak Piyasası... gibi parametreleri kısacık düşündüğümüzde; yeni rant alanları oluşturmak ve emlak piyasasını canlandırmak dışında hiç bir getirisinin olmadığı açıktır. Birde Dr. Ramazan Kurtoğlu hocanın iddiası var, kısaca diyor ki; Tapınak Şovelyeleri vakti zamanında 13 gem dolusu altınla İstanbula gelmişler ve o 13 gemi altını kanal İstanbul' un bulunduğu güzergaha gömmüşler. Güya kazı yapacaklar ve o gömüyü bulacaklar mış (!)

Kanal' ın maliyeti en az 50 milyar dolar (rüşvet-kayırma, iltimas, yandaşlık falan- bunları hesaba katmadan üstelik), diyelim ki iddiası doğru 13 gemi dolusu altın 50 milyar dolar edecek mi? Hadi 13 gemi dolusu dediği mücevherat; 13 gemi değil de 13 GEMİCİK dolusuysa... veyahut 13 gemicik değil de 13 altın küpüyse ne olacak? Türkiye' ye bir 4 milyon Suriyeli daha girmiş gibi olacak! 4 Milyon Suriyeli' nin maliyeti 35 Milyar dolarken; Kanal İstanbul belkide 7 Milyon Suriyeli' nin maliyetine denk gelecek.

O bölgede ki bütün arsaların el değiştirdiği hesaba katılırsa asıl amacın KAYNAK AKTARIMI olduğu açıktır. Diyorlar ki, Bu proje Ecevit' in önüne de getirildi. Demek ki, bir grup ekonomik tetikçi iktidarda kim olursa olsun bu projeyi devlete yaslamaya çalışıyor. akıllara JHON PERKINS' in BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI isimli kitabı geliyor, şöyle yazıyor;

''Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek Yöntem çok, amaç tek: Şirketokrasi İle Yönetilen 'Küresel İmparatorluk''

https://www.idefix.com/Kitap/Bir-Ekonomik-Tetikcinin-Itiraflari/John-Perkins/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Dunya-Politika-/urunno=0000000325206?gclid=CjwKCAjwio3dBRAqEiwAHWsNVehDUZpzUQrmRYdKH7GucBtc2O2brY0IcfvaX_1Q3R099Ddg1inRhhoCYlsQAvD_BwE (https://www.idefix.com/Kitap/Bir-Ekonomik-Tetikcinin-Itiraflari/John-Perkins/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Dunya-Politika-/urunno=0000000325206?gclid=CjwKCAjwio3dBRAqEiwAHWsNVehDUZpzUQrmRYdKH7GucBtc2O2brY0IcfvaX_1Q3R099Ddg1inRhhoCYlsQAvD_BwE)
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 16:23:35
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Anlaşma o günkü küçük boyutta olan gemiler için imzalanmış bugün geçen ticaret gemilerinin tamamı dev gemiler yani anlaşmaya dahil değiller.Kanal yapılınca büyük gemilerin tamamı kanalı kullanmak zorunda olacak!

Peki maliyetini ne kadar zamanda kurtaracak. Kanal Süveyş kanalı gibi dümdüz çölden değil, koca bir metropolün içerisinde geçecek! İstimlak bedelleri oldukça fazla olur. Buna kara trafiği için yapılması gereken köprüleri de düşünürsek... ::) ::)

Bir de kanalın inşası sırasındaki trafik keşmekeşini!  :o :o

Bence çok riskli, aciliyeti olmayan bir proje!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 16:30:47
.. Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az.

Hocam öyle değil.

Kanal İstanbul' un ebatları; 40-45 km uzunluk, 145-150 metre genişlik, 25 metre derinlik. https://www.emlaksayfasi.com.tr/guncel/kanal-istanbul-genislik-derinlik-h38171.html (https://www.emlaksayfasi.com.tr/guncel/kanal-istanbul-genislik-derinlik-h38171.html)

İstanbul Boğazı' nın ebatları: En dar yeri Rumeli Hisarı -Anadolu hisarı arası olup 698 metre; derinliği ise 50-120 metre arasında olup en derin olduğu yer; Bebek Camii-Kandilli arası olup derinlik 120 metre olarak veriliyor.

Verileri alt alta koyup projenini ASIL AMACINI anlamak istersek;

- Ekolojik, Stratejik, Jeopolitik, Şehir Pilanlamacılığı, Yaşanılabilir Çevre, Deniz Taşımacılığı, Uluslar Arası antlaşmalar, Emlak Piyasası... gibi parametreleri kısacık düşündüğümüzde; yeni rant alanları oluşturmak ve emlak piyasasını canlandırmak dışında hiç bir getirisinin olmadığı açıktır. Birde Dr. Ramazan Kurtoğlu hocanın iddiası var, kısaca diyor ki; Tapınak Şovelyeleri vakti zamanında 13 gem dolusu altınla İstanbula gelmişler ve o 13 gemi altını kanal İstanbul' un bulunduğu güzergaha gömmüşler. Güya kazı yapacaklar ve o gömüyü bulacaklar mış (!)

Kanal' ın maliyeti en az 50 milyar dolar (rüşvet-kayırma, iltimas, yandaşlık falan- bunları hesaba katmadan üstelik), diyelim ki iddiası doğru 13 gemi dolusu altın 50 milyar dolar edecek mi? Hadi 13 gemi dolusu dediği mücevherat; 13 gemi değil de 13 GEMİCİK dolusuysa... veyahut 13 gemicik değil de 13 altın küpüyse ne olacak? Türkiye' ye bir 4 milyon Suriyeli daha girmiş gibi olacak! 4 Milyon Suriyeli' nin maliyeti 35 Milyar dolarken; Kanal İstanbul belkide 7 Milyon Suriyeli' nin maliyetine denk gelecek.

O bölgede ki bütün arsaların el değiştirdiği hesaba katılırsa asıl amacın KAYNAK AKTARIMI olduğu açıktır. Diyorlar ki, Bu proje Ecevit' in önüne de getirildi. Demek ki, bir grup ekonomik tetikçi iktidarda kim olursa olsun bu projeyi devlete yaslamaya çalışıyor. akıllara JHON PERKINS' in BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI isimli kitabı geliyor, şöyle yazıyor;

''Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek Yöntem çok, amaç tek: Şirketokrasi İle Yönetilen 'Küresel İmparatorluk''

https://www.idefix.com/Kitap/Bir-Ekonomik-Tetikcinin-Itiraflari/John-Perkins/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Dunya-Politika-/urunno=0000000325206?gclid=CjwKCAjwio3dBRAqEiwAHWsNVehDUZpzUQrmRYdKH7GucBtc2O2brY0IcfvaX_1Q3R099Ddg1inRhhoCYlsQAvD_BwE (https://www.idefix.com/Kitap/Bir-Ekonomik-Tetikcinin-Itiraflari/John-Perkins/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Dunya-Politika-/urunno=0000000325206?gclid=CjwKCAjwio3dBRAqEiwAHWsNVehDUZpzUQrmRYdKH7GucBtc2O2brY0IcfvaX_1Q3R099Ddg1inRhhoCYlsQAvD_BwE)

Bu ara bir de Almanlara demir yolu yaptırma projesinden bahsediliyor. Maliyetinin de yaklaşık 35 milyar dolar olduğu dillendiriliyor! Demir yolunu neden bizi kıskanan ülkelere yaptırıyoruz ki? Kendimiz yapamıyor muyuz? Parayı sokakta mı buluyoruz!

Diğer projeleri de sayarsak, bu ekonomik şartlar bu kadar parayı nereden bulacağız! Bu kadar paramız varsa zaten, daha önce dediğim gibi dışa bağımlılığımızı azaltacak, ihracatımızı artıracak projelere yatırım yapmak, güçlü ekonomi için şart!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 20 Eylül 2018, 16:32:28
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Anlaşma o günkü küçük boyutta olan gemiler için imzalanmış bugün geçen ticaret gemilerinin tamamı dev gemiler yani anlaşmaya dahil değiller.Kanal yapılınca büyük gemilerin tamamı kanalı kullanmak zorunda olacak!

Peki maliyetini ne kadar zamanda kurtaracak. Kanal Süveyş kanalı gibi dümdüz çölden değil, koca bir metropolün içerisinde geçecek! İstimlak bedelleri oldukça fazla olur. Buna kara trafiği için yapılması gereken köprüleri de düşünürsek... ::) ::)

Bir de kanalın inşası sırasındaki trafik keşmekeşini!  :o :o

Bence çok riskli, aciliyeti olmayan bir proje!
Yüksekliği boğaz köprüsünden bile fazla olan  400-500 metrelik dev petrol tankerlerinin boğazdan geçmesi riskli değil yani ?Bu gemilerden birisi boğazda yanarsa  yada boğaz köprüsüne çarparsa ne olur hiç düşündünüz mü?Aciliyeti olan çok önemli bir projedir süratle yapılmalıdır zaten yap işlet devret olarak yapılacak maliyet önemli değil!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 20 Eylül 2018, 16:40:25
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Anlaşma o günkü küçük boyutta olan gemiler için imzalanmış bugün geçen ticaret gemilerinin tamamı dev gemiler yani anlaşmaya dahil değiller.Kanal yapılınca büyük gemilerin tamamı kanalı kullanmak zorunda olacak!

Peki maliyetini ne kadar zamanda kurtaracak. Kanal Süveyş kanalı gibi dümdüz çölden değil, koca bir metropolün içerisinde geçecek! İstimlak bedelleri oldukça fazla olur. Buna kara trafiği için yapılması gereken köprüleri de düşünürsek... ::) ::)

Bir de kanalın inşası sırasındaki trafik keşmekeşini!  :o :o

Bence çok riskli, aciliyeti olmayan bir proje!
Yüksekliği boğaz köprüsünden bile fazla olan  400-500 metrelik dev petrol tankerlerinin boğazdan geçmesi riskli değil yani ?Bu gemilerden birisi boğazda yanarsa  yada boğaz köprüsüne çarparsa ne olur hiç düşündünüz mü?Aciliyeti olan çok önemli bir projedir süratle yapılmalıdır zaten yap işlet devret olarak yapılacak maliyet önemli değil!

Dikkatli okursan yapılacak olan kanaldan geçişin daha az risk içerdiğini belirttiğimi görebilirsin!
Ancak risk ikisi için de var. O devasa gemilerden biri yapay kanalda da kaza yapabilir.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yabgu - 20 Eylül 2018, 16:43:34
Düşündük lakin kanal istanbulun etrafına gökdelen ve villa dikmeyi düşünenler o riski pek düşünmemiş. Ha boğazda patlamış o tanker ha kanalda ne farkediyor etrafında yine evler olacak yine insanlar olacak ?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 20 Eylül 2018, 16:49:14
Düşündük lakin kanal istanbulun etrafına gökdelen ve villa dikmeyi düşünenler o riski pek düşünmemiş. Ha boğazda patlamış o tanker ha kanalda ne farkediyor etrafında yine evler olacak yine insanlar olacak ?

+1 'ini verdim... Kanal yapalım İstanbul Boğazında kaza olmasın diyenler; Kanal İstanbul' un etrafına 2 adet şehir yapılacak; arsalar paylaşıldı bile -kapışıldı. Tabi ki bu iddia, Anadolu köylüsünün tabiriyle ''dötünü yidiğim ayağıdır''. Sanki Kanal İstanbul da kaza olmayacak! Peki petrol tankeri uçarak mı geçecek?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 20 Eylül 2018, 20:41:18
Düşündük lakin kanal istanbulun etrafına gökdelen ve villa dikmeyi düşünenler o riski pek düşünmemiş. Ha boğazda patlamış o tanker ha kanalda ne farkediyor etrafında yine evler olacak yine insanlar olacak ?
Orası sadece gemi geçişleri için yapılacağından kaza orani çok düşük olacak.Birisi Bolu tüneli diğeri Bolu dağının buzlu yüksek rakımlı sisli yolları!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 20 Eylül 2018, 20:55:38
Kanal istanbul'un bir anlami kalmadi bence. Ha sivil gemilerin bogaz yerine kanali kullanacagini dusunen varsa buyursun. Kimse engel olmaz.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 21:03:59

Yüksekliği boğaz köprüsünden bile fazla olan  400-500 metrelik dev petrol tankerlerinin boğazdan geçmesi riskli değil yani ?Bu gemilerden birisi boğazda yanarsa  yada boğaz köprüsüne çarparsa ne olur hiç düşündünüz mü?Aciliyeti olan çok önemli bir projedir süratle yapılmalıdır zaten yap işlet devret olarak yapılacak maliyet önemli değil!

Iyi guzel de o devasa tankerleri kanaldan gecirecek bir zorunluluk var mi?  Montro antlasmasini acin okuyun, yok kucuk gemi gecer buyuk gemi gecemez diye hirbirsey yok, dogal su yollari tum ticaret gemilerine aciktir.

tankerlerin parali kanali sececegini dusunemiyorum bile, ben olsam bende gecmem beles bogazlar orada dururken, Bulgari, Romeni, Rusu enayi mi?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 20 Eylül 2018, 21:20:32

Yüksekliği boğaz köprüsünden bile fazla olan  400-500 metrelik dev petrol tankerlerinin boğazdan geçmesi riskli değil yani ?Bu gemilerden birisi boğazda yanarsa  yada boğaz köprüsüne çarparsa ne olur hiç düşündünüz mü?Aciliyeti olan çok önemli bir projedir süratle yapılmalıdır zaten yap işlet devret olarak yapılacak maliyet önemli değil!

Iyi guzel de o devasa tankerleri kanaldan gecirecek bir zorunluluk var mi?  Montro antlasmasini acin okuyun, yok kucuk gemi gecer buyuk gemi gecemez diye hirbirsey yok, dogal su yollari tum ticaret gemilerine aciktir.

tankerlerin parali kanali sececegini dusunemiyorum bile, ben olsam bende gecmem beles bogazlar orada dururken, Bulgari, Romeni, Rusu enayi mi?
Hocam anlaşma o günün şartlarına göre imzalanmış yani küçük boyuttaki patlayıcı maddeler sevkiyati yapmayan
 gemiler için bugün durum çok daha farklı her açıdan Abd ye rağmen güneyde Abd nin milyarlarca dolar harcayip kurdugu terör ordusunu yok ettik bunları unutmayın.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yabgu - 20 Eylül 2018, 21:41:53
@Nutuk
 Abi sen kime laf anlatıyorsun , sen bilmez misin bunların sevdiği ve sevmediği şeyler BİRİNİN sevdiği ve sevmediği şeylerdir. O kişi lazım diyorsa bunlar içinde lazımdır. Mesela sor Canik'e bu ülkeye fabrika mı yoksa millet kıraathanesi mi lazım diye kıraathane der. Çünki buna oy verildi. Çünki bu halk kanal İstanbulu , millet kıraathanesini istiyor. Kanaldan geminin geçmesi kimin umrunda. Yakında istedikleri birşeyleri daha planlarlar ve bilmem kaçıncı padişahın hayaliydi diyede millete bir algı operasyonu çekerler. Bu iş böyle ohh kebab.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Raptor44 - 20 Eylül 2018, 21:48:48
Hakikaten projenin gerekli olduğunu söyleyenler bunu neye dayandırarak söylüyorlar. Hiç kimse projenin getirisinden bahsedemiyor! Montrö Anlaşmasına taş koymak vs dışında!

Şöyle düşünelim iki kara yolu var! Bir E5 diğer TEM. Birinden geçiş bedava. Ancak diğeri paralı.  Bedava olan daha eski ve dar. Paralı olan daha yeni ve geniş. Paralı olduğu halde TEM'de trafik yoğunlu azımsanmayacak şekilde. Peki parayı kim kazanıyor?

Gelelim boğaza. İki geçiş olsun. Biri doğal, biri yapay. Doğal olanan geçiş bedava. Üstelik uluslararası anlaşma ile geçiş engellenemez! Yapay olan ise paralı. Muhtemelen diğerine göre daha geniş ve kısa. Kaza riski daha az. Muhtemelen paralı da olsa buradan geçmeyi tercih edenler epey olacaktır. Ancak yapılacak yatırıma değecek mi? O kadar parayı oraya bağlayıp, o parayı geri döndürememek kötü olmaz mı?
Anlaşma o günkü küçük boyutta olan gemiler için imzalanmış bugün geçen ticaret gemilerinin tamamı dev gemiler yani anlaşmaya dahil değiller.Kanal yapılınca büyük gemilerin tamamı kanalı kullanmak zorunda olacak!

Peki maliyetini ne kadar zamanda kurtaracak. Kanal Süveyş kanalı gibi dümdüz çölden değil, koca bir metropolün içerisinde geçecek! İstimlak bedelleri oldukça fazla olur. Buna kara trafiği için yapılması gereken köprüleri de düşünürsek... ::) ::)

Bir de kanalın inşası sırasındaki trafik keşmekeşini!  :o :o

Bence çok riskli, aciliyeti olmayan bir proje!
Hocam ne metropolü proje güzergahı ıssız bir kaç köyden başka bir şey yok
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Raptor44 - 20 Eylül 2018, 21:53:17
Ya arkadaş anlamıyorum iki tarafta birbirine hakaret Edip aşağı bakmaktan başka bir halt yapmıyor hepinizi tebrik ederim
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 20 Eylül 2018, 22:26:45

Yüksekliği boğaz köprüsünden bile fazla olan  400-500 metrelik dev petrol tankerlerinin boğazdan geçmesi riskli değil yani ?Bu gemilerden birisi boğazda yanarsa  yada boğaz köprüsüne çarparsa ne olur hiç düşündünüz mü?Aciliyeti olan çok önemli bir projedir süratle yapılmalıdır zaten yap işlet devret olarak yapılacak maliyet önemli değil!

Iyi guzel de o devasa tankerleri kanaldan gecirecek bir zorunluluk var mi?  Montro antlasmasini acin okuyun, yok kucuk gemi gecer buyuk gemi gecemez diye hirbirsey yok, dogal su yollari tum ticaret gemilerine aciktir.

tankerlerin parali kanali sececegini dusunemiyorum bile, ben olsam bende gecmem beles bogazlar orada dururken, Bulgari, Romeni, Rusu enayi mi?
Hocam anlaşma o günün şartlarına göre imzalanmış yani küçük boyuttaki patlayıcı maddeler sevkiyati yapmayan
 gemiler için bugün durum çok daha farklı her açıdan Abd ye rağmen güneyde Abd nin milyarlarca dolar harcayip kurdugu terör ordusunu yok ettik bunları unutmayın.

Canik kardesim, al Montro antlasmasini ac oku. Bugun internette herseye ulasilabiliyor. O gunun sartlari kucuk gemiymis bilmemne diye birsey yok. Antlasma cok acik, ticari gemiler kisitlama olmadan (tonaj filan belirtilmemis) gecer diyor.

Yani Turkiye hicbir sekilde trafigi kesintiye ugratamaz, bir degil onbes kanal yapsa Bogazlar trafige acik kalir.



Durum cok net, bunun particilikle hicbir alakasi yok: Bogazlar parasiz istedigin gibi gecersin, kanal parali.

Bir sinema dusun duvarinda buyuk bir delik var, isteyen diledigi gibi gecebiliyor ve az ilerisinde bir kapi var bilet alip giriyorsun. Sence kac kisi bilet alip kapidan girmeyi secer?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 21 Eylül 2018, 00:28:04

Hocam ne metropolü proje güzergahı ıssız bir kaç köyden başka bir şey yok

Şimdilik yok. Ne tesadüf ki şimdilik kanal da yok! İstanbul'un büyüme hızına bakarsak, kanal olana kadar ıssız bir yer zaten kalmayacak.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Canik - 21 Eylül 2018, 01:32:20
Bir oturuşta çeyrek domuzu götürenler ... dolar biraz daha yukselsede Erdoğan dan kurtulsak diyenler  ... hdp 'ye oy verip vatansever  geçinenler  ... sakın ha Afrin e girmeyin diyenler ... hepsi kanal projesine karşı çıkıyorsa anlıyorum ki bu vatan için çok hayırlı bir iş olacaktır!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: BlackHawk89 - 21 Eylül 2018, 08:34:42
İstanbul yerine boylu boyunca Kuzey doğu Karadeniz den başlayıp, Doğu Akdeniz den çıkmalı. Çift yönlü, su akış hızlandırmada olmalı.( suyun akışıyla gemiler hızlıca geçmeli. gerekirse gemiyi sabitlemek için geminin girdiği havuz içerisindeki su dondurulmalı)

Birde hazar denizine Rusya kanal açsa ne para kazanırız iki ülkede.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 21 Eylül 2018, 08:44:24
İstanbul yerine boylu boyunca Kuzey doğu Karadeniz den başlayıp, Doğu Akdeniz den çıkmalı. Çift yönlü, su akış hızlandırmada olmalı.( suyun akışıyla gemiler hızlıca geçmeli. gerekirse gemiyi sabitlemek için geminin girdiği havuz içerisindeki su dondurulmalı)

Birde hazar denizine Rusya kanal açsa ne para kazanırız iki ülkede.

Indirekt Olmazsada Volga Don  kanal üzeri Hazar Denizine bir bağlantı var.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: yahyaay - 21 Eylül 2018, 09:54:16
Arkadaşlar merhaba,
konu ile ilgili olarak ufak birkaç hatırlatma ben yapmak isterim affınıza sığınarak,
1 - Konu ne olursa olsun amaç vatanın birliği, memleketin âl-i menfaatleri ve düşmanın hertürlü düşmanlık ve hinliklerini bertaraf etmek ise birbirimize tahammülkar davranalım, kalp kırmadan konuları tartışalım derim. Unutmayalım ki 1980 ( sağ - sol ) darbesinde her iki tarafda vatan, millet , özgürlük için uğraşıyordu sonuç ortada
2 - Kanal İstanbul projesi sıradan, basit ufak bir proje olmadığı için sadece bir kişinin/yöneticinin - yukarıda ima/bahis edildiği gibi - körü körüne isteği doğrultusunda yapılamaz. Bence kanal istanbul ısarırının arkasında Büyüyen Çin ve buna bağlı olarak geliştirdiği Yeni İpek yolu projesi..Bu kadar ekonomik sıkışıklık içerisinde 3. Köprü ve Çanakkale köprüsü yapılması ve aciliyeti bana bunu hatırlatıyor...
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yabgu - 21 Eylül 2018, 10:07:50
Kanal İstanbul ile Çin'in ne alakası var ? Ayrıca çin ürünlerinin ülkelere hızlı gelmesini sağlayacak bir proje senin sanayine vurulacak en büyük baltadir. Bu benim görüşümdür. 3. Köprüye kimse bişey demiyor kizilan konu geçmeyen araba için devletin benim vergimi o şirkete veriyor olması. Kanal İstanbul'u vatan millet Sakarya konusuna cevirdiniz ya helal olsun diyorum başkada bişey demiyorum. Vatanını milletini düşünen önce işgal edilen adaları düşünür kanalı degil
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 21 Eylül 2018, 10:32:53
Hangi adaları?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 21 Eylül 2018, 12:37:01
Rüşvetsiz iş yapmayan, arazi ve otopark mafyasindan başka birsey uretmeyen, yap-satci hamsiler ulkenin istedikleri yerini eşebilirler. Ama hazine garantisi istemesinler!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 21 Eylül 2018, 13:32:04
Bir oturuşta çeyrek domuzu götürenler ... dolar biraz daha yukselsede Erdoğan dan kurtulsak diyenler  ... hdp 'ye oy verip vatansever  geçinenler  ... sakın ha Afrin e girmeyin diyenler ... hepsi kanal projesine karşı çıkıyorsa anlıyorum ki bu vatan için çok hayırlı bir iş olacaktır!

Iyi guzel kardesim, hadi goster o zaman hayirli yonunu.

Hayirli yonu budur de, niye diyemiyorsun? Madem sen anladin, anlat da biz de anlayalim
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 21 Eylül 2018, 14:35:46
@ Nutuk

 80 li yılların sonunda Gap projesi planıyla ilerdeki vizyonlarıyla epey popüler olmuştu.  Aynı zaman çatlak sesleri de popüler olmuştu. Gap projesi ile oranın iklimi çok olumsuz değişecek ,ekolojik dengesi tamamen bozulacak, müthiş erozyona uğrayacak, orası toprak kaybına müdahale edilemez duruma gelecek toprak tuzlanacak... vs vs fıs fıs İsmail ...

 Evet o bölgenin ekolojik dengesi bozuldu ama düşün bakalım hangi yöne. Yanlış drenaj sistemi ile ilk önce topraklarda tuzlama gözlemlenendi.  Sonradan adam akıllı drenaj sistemi ile toprağın tuzlanması ndan önüne geçiildi.

 Demek istediğim bu kanal projesi uygulanmadan evvel bunun getirisi ve götürüsü ne olabileceği kestirilemez.

 Ama alışık olduğum bir şey varsa her projeden evet çatlak seslerin gok gok  yükselmesi. Ama proje kendisini başarılı göstersin hemen çatlak sesli tavuklar kümesine çekilir ve bir daha  kafaları bile gözükmez.

 Artık bunu yaza yaza  elimde derman ve söyleye söyleye ağzımda tüy bitti .  Kanal projenin ne kadar karlı olduğunu ancak bitiminden sonra anlaşılır ondan evvel anlaşılmaz ve aksini iddaa eden tekrar söylüyorum yalan söylüyor
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 21 Eylül 2018, 14:48:37
@Tigerfish

Bu kanali Gap ile anlatma fikrin hadi ekolojik yonu icin Kabul edelim.

Zaten artik kanalin ekolojik yonunu kenara atmistim bile, bana ekonomik yonunu anlat. Nasil bu kanal para getirecek, bogazlar trafigini azaltacak onu anlat!

50 milyar topraga gommek isin kolay tarafi, kendini nasil amorti eder?


Kanali destekleyenler Misirin Suveys kanali, Panama kanalini ornek gosteriyorlar ama hicbiri yav bu  Suveys ve Panama kanalinin az otesinde bedava bir gecit olmadigini soylemek aklina getirmiyor.


Iki kapi var biri beles biri parali, hadi anlat bana nasil para kazanacak ve olu yatirim olmayacak? Ha deseler, biz bu kanali yapacagiz ve parali olmayacak Bogaz trafigini bu tarafa yonlendirecegiz o zaman bir nebze mantikli olabilir ki yine milyarlarca dolar baskalari icin harcamis olacagiz.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 21 Eylül 2018, 15:27:45
@ Nutuk

 Yorumlarımı okuyun gerisini siz düşünün ama halen bir neticeye varamıyorsanız kapitülasyonumu size teslim ediyorum.


 Saygılarımla
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 21 Eylül 2018, 15:49:19
@ Nutuk

 80 li yılların sonunda Gap projesi planıyla ilerdeki vizyonlarıyla epey popüler olmuştu.  Aynı zaman çatlak sesleri de popüler olmuştu. Gap projesi ile oranın iklimi çok olumsuz değişecek ,ekolojik dengesi tamamen bozulacak, müthiş erozyona uğrayacak, orası toprak kaybına müdahale edilemez duruma gelecek toprak tuzlanacak... vs vs fıs fıs İsmail ...

 Evet o bölgenin ekolojik dengesi bozuldu ama düşün bakalım hangi yöne. Yanlış drenaj sistemi ile ilk önce topraklarda tuzlama gözlemlenendi.  Sonradan adam akıllı drenaj sistemi ile toprağın tuzlanması ndan önüne geçiildi.

 Demek istediğim bu kanal projesi uygulanmadan evvel bunun getirisi ve götürüsü ne olabileceği kestirilemez.

 Ama alışık olduğum bir şey varsa her projeden evet çatlak seslerin gok gok  yükselmesi. Ama proje kendisini başarılı göstersin hemen çatlak sesli tavuklar kümesine çekilir ve bir daha  kafaları bile gözükmez.

 Artık bunu yaza yaza  elimde derman ve söyleye söyleye ağzımda tüy bitti .  Kanal projenin ne kadar karlı olduğunu ancak bitiminden sonra anlaşılır ondan evvel anlaşılmaz ve aksini iddaa eden tekrar söylüyorum yalan söylüyor


Gap projesini soylemisken, aslinda konumuz degil ama birkac GAP hatasini de belirteyim.
Zamaninda ozellikle Turgut Ozal zamaninda "yap islet devret" modeli one cikti. Yatirimci gelecekti, baraji kuracakti, 30 sene isletecekti (temiz enerjiyi pazarlayacakti) ve ondan sonar devlete teslim edecekti (kagit uzerinde ne guzel degil mi? bes parasiz baraj sahibi oluyorduk) ancak kazin ayagi oyle olmadi, yatirimci firmalar salak degildi. Geldiler barajlar yaptilar ama barajlara pahali olan flushing sistemi kurmadilar, sonuc flushing olmayan barajlar 30 sene icinde kum birikiminden dolayi dolmaya basladi, yani baraj aslinda islevini (su toplama yerine kum toplayan) kaybetmis sekilde devlete teslim edildi.

Tabi bunlar pek gazete haberi olarak cikmiyor, saklaniyor ama boyle birkac "barajimiz" var


Yani kanal projesi bitmeden getirisi goturusu beli olmaz diyorsan, vah halimize!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: metin62 - 21 Eylül 2018, 17:11:17
Suez ve Panama kanallarını kullanan gemilerin boyları ,deplasmanları ve taşıdıkları yüklere göre ayrı tariflemeler yapılıyor.
Suez kanalı 163Km , Panama kanalı 80 Km. Bu kanalları kullanmakta tercih yolculuk süresinin ve kat edilecek yolun kısaltılması yani + burada.

İstanbul kanalının artısı ne olur acebe nakliyeciler açısından ?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 21 Eylül 2018, 17:18:33

2 - Kanal İstanbul projesi sıradan, basit ufak bir proje olmadığı için sadece bir kişinin/yöneticinin - yukarıda ima/bahis edildiği gibi - körü körüne isteği doğrultusunda yapılamaz. Bence kanal istanbul ısarırının arkasında Büyüyen Çin ve buna bağlı olarak geliştirdiği Yeni İpek yolu projesi..Bu kadar ekonomik sıkışıklık içerisinde 3. Köprü ve Çanakkale köprüsü yapılması ve aciliyeti bana bunu hatırlatıyor...


+1
Şu projeyi savunup, ne faydası olabileceğini belirtemeyip gak guk edenlerin aksine, mantıklı bir olasılık sunabilen tek insan.
Tebrik ediyorum.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 21 Eylül 2018, 21:49:18
Eee ipek yolu projesiyle marmarayi, 3. Kopruyu, canakkale koprusunu bagladin da zaten varolan BELEŞ bogaz dururken neden kanalin kullanilacagini aciklamadin.

İpekyolu yatay, kanalistanbul dikey kesiyor cografyayi. Yine tutmadi yani...
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: metin62 - 21 Eylül 2018, 22:28:49
Konuyu irdeleyen arkadaşların belirtmiş olduğu gibi bu proje bu güne kadar TC gerçekleştirmek istediğ en büyük ve en pahalı projesi olması planlanıyor.

Hali ile bu ebatta bir projeye başlanmadan evel normalde yapılmakta olan fizibilite  çalışmalarını çok daha fazla özenerek yapılmasını sağlamalıyız.

Ör: Proje sonucunda hedeflenen beklentilerin gerçekleşme olasılığı. Proje sonrası kalıcı ekolojik değişiklikler .Proje finasman ve geri ödemesinin çok iyi hesaplanması gerekir. 

Ekolojik faktörleri ve öngörülere kulak asmadan yapılcak bir proje malesef gelecek nesillerimzin de hayatlarını ve yaşam alanlarını temelden etkileyecektir.

Olası finansal boyutlandırma  hataları ise milletimizin zaten kıt kanaat olan mali durumunu  daha da olumsuz etkileyebilir.

Madem ki bu ebattaki bir proje bizlere kazandırabilecekleri yanında ,geriye dönüşü imkansız  ekolojik riskler barındırdığı iddia ediliyorsa. O zaman  proje sadece siyasi kararlara dayandırılıp başlanılmamalı.

kanaatımca ,bu proje dünyada  ve Türkiyedeki ekolojik dengeler hakkında  uzman tecrübe sahibi yurtiçi  ve yurt dışında  bulunmakta olan üniversitelerce ve uzman akademistler tarafından incelenmesi tartışılması sonrası oluşacak ortak raporlar sonucunda karar verilmesi en doğru olan yöntemdir. 

Amaç projeye köstek olmak değil ,bilakis proje sonrası hepsimizin  nesillerce gururlanabileceği bir sonuca ulaşmak.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 21 Eylül 2018, 22:30:57
Projenin elle tutulur hiç tarafı yok. Fakat enteresan şeyler var. Örneğin, projeyi son derece saçma bulan bazı akademisyenler; nasıl olduysa sonradan projeyi destekler hale geldiler veya getirildiler. Örneğin Prof. Dr. Celal Şengör... Öyle anlaşılıyor ki, kamu oyuna açıklanmak istemeyen bazı şeyler var gibi! Diyelim ki öyledir, Dr. Ramazan Kurtoğlu hocanın iddia ettiği gibi HAZİNE BULACAKLAR! hadi bulamazlarsa, hadi yalansa, hadi uydurmaysa! Öyle olsa bile, bir iddia üzerine ekolojik dengeyle oynanabilir mi? Ve maliyeti cabası.. Sonsuza kadar topografyayı değiştiriyorsun... Bunun mantıklı bir açıklaması varsa, topluma açıklanması gerekir. Çünkü coğrafya bütün Türk milletine aittir. Sizin insana saygınız yok mu? Ben yaptım oldu şeklinde ilkel bir düşünce olabilir mi? Taş devrinde mi yaşıyoruz. kaldı ki, diğer milletleri de ilgilendiren bir konudur. Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Gürcistan... belki de bir daha gün yüzü göremeyeceklerdir. Karadeniz' in ekolojisi bozulursa ne olacak? Bu projeye Amerika, İngiltere, Fransa ve AKP yandaşları haricinde destek veren olacağını hiç zannetmiyorum. Şimdiden şuraya yazayım da... kayıt düşmüş olayım; şayet olursa ihaleyi CENGİZ İNŞAAT, LİMAK İNŞAAT, KOLİN İNŞAAT kazanacaktır. BMC' de hafriyat kamyonlarını yapar artık!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 21 Eylül 2018, 22:49:23
Valla benim aklima tek birsey geliyor: bogazda bir tanker sabotajla batirilir. Bogaz gecisi riskli veya imkansiz hale getirilir. Millet kanaldan gecmek zorunda birakilir. Orada da senin istedigini gecirirsin istemedigini gecirmezsin.

Artik kimi istersin bilemem. Orasi senin karakterine kalmis!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 21 Eylül 2018, 23:17:35
Cok guzel fikir, ancak ufak bir sorun var. Koskoca bogazi tikayacak boyutta bir tanker bulmamiz gerekir daha henuz uretilmedi
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 21 Eylül 2018, 23:29:01
Benimde anlamadığım boğazlar için sadece montrö boğazlar sözleşmesinin olduğunumu düşünüyor herkes bunu merak ediyorum.

Mesela
Madde 20 – Türk Boğazları'nın bütününde yada bazı kısımlarında deniz trafiği,
a) Mücbir sebeplerle,
b) Çatma, karaya oturma, yangın, kamu güvenliği, çevre kirlenmesi gibi tehlike durumlarında,
c) Köprü/tünel inşaatı, sondaj vb. sualtı ve su üstü çalışmaları gibi kamu yararına yapılan büyük inşaatlarda,
d) Geçiş trafiğini askışa almayı gerektiren ciddi ve beklenmedik seyrüsefer tehlikelerinde,
İdarece geçici olarak durdurulabilir.
İdare bu durdurmanın imkan nispetinde kısa sürmesi için gerekli önlemleri alacaktır.
Geçişin durdurulması veya başlatılması, ilgili Liman Başkanlığı ve Trafik Kontrol İstasyonlarınca gemilere ve
ilgililere duyurulacaktır.
Türk Boğazları'nda trafiğin geçici olarak durdurulmasından sonra açılması üzerine, bekleyen gemilerin Türk
Boğazları'na girişleri, trafik akışını hızlandırmak için Türk Boğazları Rapor Verme Sistemi'ne göre tespit edilen geçiş sırasına
ve gemilerin niteliklerine göre belirlenerek gemilere ve ilgililere duyurulur.

uluslararası kabul görmüş tüzükden.

Yukarıda bir arkadaş gemi batırma örneği vermiş birtanede benden gelsin ozaman kanun aynen şöyle

İstanbul boğazı'nda Vaniköy ve Kanlıca arasında, Çanakkale Boğazı'nda Nara ve Kilitbahir Burnu arasında önde
seyreden gemi geçilmeyecektir.

Öndeki gemi gemi sıklıkla beklet babam beklet yaparsa geçişler diğer gemiler için sorun teşkil eder demir atmakda para :)
Bu kanal olayı çok karmaşık he belki komple boşa konuşuluyor trafik aşırı arttı tehlike artık çok daha büyük
IMO'dan belki yeni tüzük çıkarılacak bilinmez birde bazı arkadaşlar risk yeni yapılacak kanaldada var demişler kanalda neredeyse adam manevrasız gidecek boğazdan geçerken kaç tane zor manevra yapılıyor bir bakmalarını tavsiye ederim.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 21 Eylül 2018, 23:53:29
Cok guzel fikir, ancak ufak bir sorun var. Koskoca bogazi tikayacak boyutta bir tanker bulmamiz gerekir daha henuz uretilmedi

Var var olmaz olur mu. Seawise giant vardi hindistan'da sokuldu. Su anda prelude var. Bogazin en dar yerinde ya da en sig yerinde batirsan... Gecen bir gemi yaliya daldi mesela. İnsanin aklina neler geliyor. 🤔
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 21 Eylül 2018, 23:58:09
Cok guzel fikir, ancak ufak bir sorun var. Koskoca bogazi tikayacak boyutta bir tanker bulmamiz gerekir daha henuz uretilmedi

Var var olmaz olur mu. Seawise giant vardi hindistan'da sokuldu. Su anda prelude var. Bogazin en dar yerinde ya da en sig yerinde batirsan... Gecen bir gemi yaliya daldi mesela. İnsanin aklina neler geliyor. 🤔

Bunun daha ötesi tehlikeli madde taşıyan isimsiz bir geminin battığını düşünelim veya rasyasyon yayan çıkarılması oldukça güç vs vs bir sürü senaryo üretilir
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 22 Eylül 2018, 00:56:56

İpekyolu yatay, kanalistanbul dikey kesiyor cografyayi. Yine tutmadi yani...

(https://i.dunya.com/1/670/377/files/2018/2/26/404873/404873.jpg?v=1519641972)

Ben de öyle düşünüyordum. Ancak şimdi şüphelerim var!

Konuyu irdeleyen arkadaşların belirtmiş olduğu gibi bu proje bu güne kadar TC gerçekleştirmek istediğ en büyük ve en pahalı projesi olması planlanıyor.

Hali ile bu ebatta bir projeye başlanmadan evel normalde yapılmakta olan fizibilite  çalışmalarını çok daha fazla özenerek yapılmasını sağlamalıyız.

Ör: Proje sonucunda hedeflenen beklentilerin gerçekleşme olasılığı. Proje sonrası kalıcı ekolojik değişiklikler .Proje finasman ve geri ödemesinin çok iyi hesaplanması gerekir. 

Ekolojik faktörleri ve öngörülere kulak asmadan yapılcak bir proje malesef gelecek nesillerimzin de hayatlarını ve yaşam alanlarını temelden etkileyecektir.

Olası finansal boyutlandırma  hataları ise milletimizin zaten kıt kanaat olan mali durumunu  daha da olumsuz etkileyebilir.

Madem ki bu ebattaki bir proje bizlere kazandırabilecekleri yanında ,geriye dönüşü imkansız  ekolojik riskler barındırdığı iddia ediliyorsa. O zaman  proje sadece siyasi kararlara dayandırılıp başlanılmamalı.

kanaatımca ,bu proje dünyada  ve Türkiyedeki ekolojik dengeler hakkında  uzman tecrübe sahibi yurtiçi  ve yurt dışında  bulunmakta olan üniversitelerce ve uzman akademistler tarafından incelenmesi tartışılması sonrası oluşacak ortak raporlar sonucunda karar verilmesi en doğru olan yöntemdir. 

Amaç projeye köstek olmak değil ,bilakis proje sonrası hepsimizin  nesillerce gururlanabileceği bir sonuca ulaşmak.

Kargaşaya neden olan da bu zaten. Ülkenin en büyük pprojesi deniliyor kimilerince. Cumhurbaşkanı prestij projesi diyor. Bazıları karşı çıkıyor, bazıları destekliyor. Ancak o destekleyenler bu projenin ülkeye ne gibi yararı olacağı konusunda net bir şey ortaya koyamıyor bile.

Eğer devlet gerçekten bu projeyi hayata geçirme niyetindeyse, bütün maliyetleri, bu maliyetleri karşılaması düşünülen gelirleri, getirileri vs açıklaması gerekir!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: UYVAR - 22 Eylül 2018, 01:06:30


(https://i.dunya.com/1/670/377/files/2018/2/26/404873/404873.jpg?v=1519641972)

Ben de öyle düşünüyordum. Ancak şimdi şüphelerim var!

Konuyu irdeleyen arkadaşların belirtmiş olduğu gibi bu proje bu güne kadar TC gerçekleştirmek istediğ en büyük ve en pahalı projesi olması planlanıyor.

Hali ile bu ebatta bir projeye başlanmadan evel normalde yapılmakta olan fizibilite  çalışmalarını çok daha fazla özenerek yapılmasını sağlamalıyız.

Ör: Proje sonucunda hedeflenen beklentilerin gerçekleşme olasılığı. Proje sonrası kalıcı ekolojik değişiklikler .Proje finasman ve geri ödemesinin çok iyi hesaplanması gerekir. 

Ekolojik faktörleri ve öngörülere kulak asmadan yapılcak bir proje malesef gelecek nesillerimzin de hayatlarını ve yaşam alanlarını temelden etkileyecektir.

Olası finansal boyutlandırma  hataları ise milletimizin zaten kıt kanaat olan mali durumunu  daha da olumsuz etkileyebilir.

Madem ki bu ebattaki bir proje bizlere kazandırabilecekleri yanında ,geriye dönüşü imkansız  ekolojik riskler barındırdığı iddia ediliyorsa. O zaman  proje sadece siyasi kararlara dayandırılıp başlanılmamalı.

kanaatımca ,bu proje dünyada  ve Türkiyedeki ekolojik dengeler hakkında  uzman tecrübe sahibi yurtiçi  ve yurt dışında  bulunmakta olan üniversitelerce ve uzman akademistler tarafından incelenmesi tartışılması sonrası oluşacak ortak raporlar sonucunda karar verilmesi en doğru olan yöntemdir. 

Amaç projeye köstek olmak değil ,bilakis proje sonrası hepsimizin  nesillerce gururlanabileceği bir sonuca ulaşmak.

Kargaşaya neden olan da bu zaten. Ülkenin en büyük pprojesi deniliyor kimilerince. Cumhurbaşkanı prestij projesi diyor. Bazıları karşı çıkıyor, bazıları destekliyor. Ancak o destekleyenler bu projenin ülkeye ne gibi yararı olacağı konusunda net bir şey ortaya koyamıyor bile.

Eğer devlet gerçekten bu projeyi hayata geçirme niyetindeyse, bütün maliyetleri, bu maliyetleri karşılaması düşünülen gelirleri, getirileri vs açıklaması gerekir!

Bu guzergahlar hikaye. Olasi senaryolari yazmayi denemis onu da becerememis.

Ana fikir: Londrayi Pekine baglamak. Manş tuneli, marmaray falan bunun etaplari.
Uc ana guzergah var: Rusya uzerinden, Tr uzerinden, Kuzey Afrikadan.

Rusya uzerinden gecis sorunsuz. Ama ruskiler sorunlu. Tr uzerinden gecis ermenistan'dan olmaz. Ortada bir bogaz var, sen yenisini ekliyorsun.
Kuzey afrika hattinda da bir kanal, bir bogaz bir de devletsiz
Kalmis Libya var.
Bu resimi cizen bildigin istanbul trafik yogunlugunu resmetmiş.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 22 Eylül 2018, 15:32:39
Cok guzel fikir, ancak ufak bir sorun var. Koskoca bogazi tikayacak boyutta bir tanker bulmamiz gerekir daha henuz uretilmedi

Var var olmaz olur mu. Seawise giant vardi hindistan'da sokuldu. Su anda prelude var. Bogazin en dar yerinde ya da en sig yerinde batirsan... Gecen bir gemi yaliya daldi mesela. İnsanin aklina neler geliyor. 🤔

Bunun daha ötesi tehlikeli madde taşıyan isimsiz bir geminin battığını düşünelim veya rasyasyon yayan çıkarılması oldukça güç vs vs bir sürü senaryo üretilir

Batabilir!

Montro de hertur ticari gemi gecisini onaylamisiz birkere, tehlikeli madde gecemez diye bir kisitlama yok maalesef.

Hele hele bir kanal tehlikeli madde tasiyan gemilerin Bogaz gecisini hicbir sekilde engelleyemiyecek, kanalda durdurma hakkin var Bogazlarda YOK!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: levo - 22 Eylül 2018, 16:07:21
Güçlü devletlerin son yillardaki politikalarina bakarsaniz cikarlari geregi istedikleri her anlaşmadan çekilebiliyorlar. Bunu yapabilmenin tek şarti güçlü olmak. Amaç montrö'yü delmek ise, kanal istanbul'a gerçekten gerek yok. Amaç bazi çevreleri dahada zenginleştirmek ise onu bilemem. Zamani geldiginde güçłü bir türkiye varsa ve dünya konjontürünü dogru kullanabilirse bunu 50 milyar dolar harcamadan ve çevreye zarar vermeden başarabilir.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 23 Eylül 2018, 03:31:33
Cok guzel fikir, ancak ufak bir sorun var. Koskoca bogazi tikayacak boyutta bir tanker bulmamiz gerekir daha henuz uretilmedi

Var var olmaz olur mu. Seawise giant vardi hindistan'da sokuldu. Su anda prelude var. Bogazin en dar yerinde ya da en sig yerinde batirsan... Gecen bir gemi yaliya daldi mesela. İnsanin aklina neler geliyor. 🤔

Bunun daha ötesi tehlikeli madde taşıyan isimsiz bir geminin battığını düşünelim veya rasyasyon yayan çıkarılması oldukça güç vs vs bir sürü senaryo üretilir

Batabilir!

Montro de hertur ticari gemi gecisini onaylamisiz birkere, tehlikeli madde gecemez diye bir kisitlama yok maalesef.

Hele hele bir kanal tehlikeli madde tasiyan gemilerin Bogaz gecisini hicbir sekilde engelleyemiyecek, kanalda durdurma hakkin var Bogazlarda YOK!

Sayın nutuk ben zaten tehlikeli madde geçemez demiyorum geçerken batarsa diyorum ondan sonrakilerin geçişi uluslararası 1998 tüzüğünü kabul ettirdiğimizden ötürü engellenebilir
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 23 Eylül 2018, 10:45:27
Sayın nutuk ben zaten tehlikeli madde geçemez demiyorum geçerken batarsa diyorum ondan sonrakilerin geçişi uluslararası 1998 tüzüğünü kabul ettirdiğimizden ötürü engellenebilir

Engellenebilir mi engellenemez mi pek emin degilim. Benim bildigim gemileri durdurup arama yetkisi sadece yasadisi veya tehlikeli madelerin varligi kuvvetli bir istihbarat oldugunda alinabildigi, yoksa gemilerin yuklerini bile kontrol hakina sahip degiliz. Montro antlasmalari kesinlikle serbest gecislerin altini ciziyor.

He deseler biz Montro antlasmasini yirtip atacagiz ve gemilerin gecisini kanaldan zorlayacagiz is degisir, ancak hic boyle bir niyet ne soylendi ne de varligi var.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 23 Eylül 2018, 12:59:40
Sayın nutuk ben zaten tehlikeli madde geçemez demiyorum geçerken batarsa diyorum ondan sonrakilerin geçişi uluslararası 1998 tüzüğünü kabul ettirdiğimizden ötürü engellenebilir

Engellenebilir mi engellenemez mi pek emin degilim. Benim bildigim gemileri durdurup arama yetkisi sadece yasadisi veya tehlikeli madelerin varligi kuvvetli bir istihbarat oldugunda alinabildigi, yoksa gemilerin yuklerini bile kontrol hakina sahip degiliz. Montro antlasmalari kesinlikle serbest gecislerin altini ciziyor.

He deseler biz Montro antlasmasini yirtip atacagiz ve gemilerin gecisini kanaldan zorlayacagiz is degisir, ancak hic boyle bir niyet ne soylendi ne de varligi var.

Boğazlardaki geçişler sadece möntroye bağlı değil türkte tarafından imo ya onaylatılmış kurallar mevcut daha doğrusu tüzükler o yüzden sürekli değil ancak belli şartlarda engelleme hakkı var türkiyenin bunuda bir plan dahilinde sıklıkla yaparsan geçişler bir nevi kapanmış gibi birşey olur tabi bunlar bazı ülkelerinin işine gelir rusya çok kızar vs vs yani bu olay çok karışık yukarıda mesela bir geminin boğazda başka gemiyi geçemeyeceği kanunende yerler mevcut orada olacak bir olayda arkadaki gemiler bekleyecek beklemeyi geçtim tehlikeye girecekleri için römork tutmak zorunda kalacak demir atmak zorunda kalacak izinle vs vs vs ama dahada güçlenmek lazım gibi gibi
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 23 Eylül 2018, 13:14:13
Bu kurallar mevcut ama kendin de dedigin gibi surekli yapamazsin, bize surkli birsey gerekir eger kanaldan para kazanmak istiyorsak.

Su ana kadar ne devlet ne de bilir kisiler bu kanal nasil para yapar, kendini amorti eder diye bir aciklama yapmadi (veya yapamadi)


Devletime yararli birseyi sonuna kadar desteklerim, ama ben bu kanal projesinde birak yarar kendini amorti edebilecek potansiyel bile goremiyorum.

50 milyar yarari olamiyan bir proje yerine birsuru ihtiyacimiz olan baska projeler uretilebilir, Turkiyenin yetim hakki olan paralari heba etme gibi bir luksu olamaz
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 23 Eylül 2018, 15:21:00
Bu kurallar mevcut ama kendin de dedigin gibi surekli yapamazsin, bize surkli birsey gerekir eger kanaldan para kazanmak istiyorsak.

Su ana kadar ne devlet ne de bilir kisiler bu kanal nasil para yapar, kendini amorti eder diye bir aciklama yapmadi (veya yapamadi)


Devletime yararli birseyi sonuna kadar desteklerim, ama ben bu kanal projesinde birak yarar kendini amorti edebilecek potansiyel bile goremiyorum.

50 milyar yarari olamiyan bir proje yerine birsuru ihtiyacimiz olan baska projeler uretilebilir, Turkiyenin yetim hakki olan paralari heba etme gibi bir luksu olamaz

Şimdi şöyle sayın nutuk planlanan ne yani detaylar önemli bu projede yapımı önemli değil önemli olan bittiği yıldaki dünya şartlar dostlar düşmanlar türkiye askeri açıdan 1 seviye daha atladığını varsaydığımızda kanal istanbul varken boğazdan geçememenle ilgili muhakkak birşeyler bulunur zaten sözleşme zamanında geçen gemi seferleriyle şuanki arasında uçurum var birde 10 yıl sonrası zaten istemesede bu trafiği boğaz kaldırmayacak ben şöyle düşünüyorum tabiki komple engellemek güç ama sekteye uğratmamız bile gemileri mecbur kanal istanbula sevk eder niye diyecek olursanız bu adam kuru yük taşıyor veyahut anlaşma gereği sallıyorum 30 gün sonra mal teslim diyor vs ee bir engelleme yapıldığında 10 gün bekleyebilecekmi demirleyip biryere ki zaten onada para ödeyecek gemi doğal olarak mantıklı olmuyor seve seve kanal istanbulun yolunu tutacak diye düşünüyorum %100 olmasa bile epey bir kaydırma olur işte o anda bizim güçlü olmamız durumunda herşey olur zaten şu laf hep dönüyor özel anlaşmalar örnek sallıyorum yine abd bandralı gemi 5 yerine 3 e geçsin gibi yani bu proje bitmeden kimse getirisini götürüsünü hesaplayamaz zannımca.Ozamanki gemi trafiği diğer kanallardaki geçiş ücretleri vs vs konu uzar gider saygılar.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 23 Eylül 2018, 15:41:37
Şimdi şöyle sayın nutuk planlanan ne yani detaylar önemli bu projede yapımı önemli değil önemli olan bittiği yıldaki dünya şartlar dostlar düşmanlar türkiye askeri açıdan 1 seviye daha atladığını varsaydığımızda kanal istanbul varken boğazdan geçememenle ilgili muhakkak birşeyler bulunur zaten sözleşme zamanında geçen gemi seferleriyle şuanki arasında uçurum var birde 10 yıl sonrası zaten istemesede bu trafiği boğaz kaldırmayacak ben şöyle düşünüyorum tabiki komple engellemek güç ama sekteye uğratmamız bile gemileri mecbur kanal istanbula sevk eder niye diyecek olursanız bu adam kuru yük taşıyor veyahut anlaşma gereği sallıyorum 30 gün sonra mal teslim diyor vs ee bir engelleme yapıldığında 10 gün bekleyebilecekmi demirleyip biryere ki zaten onada para ödeyecek gemi doğal olarak mantıklı olmuyor seve seve kanal istanbulun yolunu tutacak diye düşünüyorum %100 olmasa bile epey bir kaydırma olur işte o anda bizim güçlü olmamız durumunda herşey olur zaten şu laf hep dönüyor özel anlaşmalar örnek sallıyorum yine abd bandralı gemi 5 yerine 3 e geçsin gibi yani bu proje bitmeden kimse getirisini götürüsünü hesaplayamaz zannımca.Ozamanki gemi trafiği diğer kanallardaki geçiş ücretleri vs vs konu uzar gider saygılar.

Hocamnoktavirgülalttireboşlukhiçbirşeykullanmadaniletiyazıncainsanokuduğunudaanlamıyor!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 23 Eylül 2018, 16:17:44
Bu kurallar mevcut ama kendin de dedigin gibi surekli yapamazsin, bize surkli birsey gerekir eger kanaldan para kazanmak istiyorsak.

Su ana kadar ne devlet ne de bilir kisiler bu kanal nasil para yapar, kendini amorti eder diye bir aciklama yapmadi (veya yapamadi)


Devletime yararli birseyi sonuna kadar desteklerim, ama ben bu kanal projesinde birak yarar kendini amorti edebilecek potansiyel bile goremiyorum.

50 milyar yarari olamiyan bir proje yerine birsuru ihtiyacimiz olan baska projeler uretilebilir, Turkiyenin yetim hakki olan paralari heba etme gibi bir luksu olamaz

Şimdi şöyle sayın nutuk planlanan ne yani detaylar önemli bu projede yapımı önemli değil önemli olan bittiği yıldaki dünya şartlar dostlar düşmanlar türkiye askeri açıdan 1 seviye daha atladığını varsaydığımızda kanal istanbul varken boğazdan geçememenle ilgili muhakkak birşeyler bulunur zaten sözleşme zamanında geçen gemi seferleriyle şuanki arasında uçurum var birde 10 yıl sonrası zaten istemesede bu trafiği boğaz kaldırmayacak ben şöyle düşünüyorum tabiki komple engellemek güç ama sekteye uğratmamız bile gemileri mecbur kanal istanbula sevk eder niye diyecek olursanız bu adam kuru yük taşıyor veyahut anlaşma gereği sallıyorum 30 gün sonra mal teslim diyor vs ee bir engelleme yapıldığında 10 gün bekleyebilecekmi demirleyip biryere ki zaten onada para ödeyecek gemi doğal olarak mantıklı olmuyor seve seve kanal istanbulun yolunu tutacak diye düşünüyorum %100 olmasa bile epey bir kaydırma olur işte o anda bizim güçlü olmamız durumunda herşey olur zaten şu laf hep dönüyor özel anlaşmalar örnek sallıyorum yine abd bandralı gemi 5 yerine 3 e geçsin gibi yani bu proje bitmeden kimse getirisini götürüsünü hesaplayamaz zannımca.Ozamanki gemi trafiği diğer kanallardaki geçiş ücretleri vs vs konu uzar gider saygılar.
Bu kurallar mevcut ama kendin de dedigin gibi surekli yapamazsin, bize surkli birsey gerekir eger kanaldan para kazanmak istiyorsak.

Su ana kadar ne devlet ne de bilir kisiler bu kanal nasil para yapar, kendini amorti eder diye bir aciklama yapmadi (veya yapamadi)


Devletime yararli birseyi sonuna kadar desteklerim, ama ben bu kanal projesinde birak yarar kendini amorti edebilecek potansiyel bile goremiyorum.

50 milyar yarari olamiyan bir proje yerine birsuru ihtiyacimiz olan baska projeler uretilebilir, Turkiyenin yetim hakki olan paralari heba etme gibi bir luksu olamaz

Şimdi şöyle sayın nutuk planlanan ne yani detaylar önemli bu projede yapımı önemli değil önemli olan bittiği yıldaki dünya şartlar dostlar düşmanlar türkiye askeri açıdan 1 seviye daha atladığını varsaydığımızda kanal istanbul varken boğazdan geçememenle ilgili muhakkak birşeyler bulunur zaten sözleşme zamanında geçen gemi seferleriyle şuanki arasında uçurum var birde 10 yıl sonrası zaten istemesede bu trafiği boğaz kaldırmayacak ben şöyle düşünüyorum tabiki komple engellemek güç ama sekteye uğratmamız bile gemileri mecbur kanal istanbula sevk eder niye diyecek olursanız bu adam kuru yük taşıyor veyahut anlaşma gereği sallıyorum 30 gün sonra mal teslim diyor vs ee bir engelleme yapıldığında 10 gün bekleyebilecekmi demirleyip biryere ki zaten onada para ödeyecek gemi doğal olarak mantıklı olmuyor seve seve kanal istanbulun yolunu tutacak diye düşünüyorum %100 olmasa bile epey bir kaydırma olur işte o anda bizim güçlü olmamız durumunda herşey olur zaten şu laf hep dönüyor özel anlaşmalar örnek sallıyorum yine abd bandralı gemi 5 yerine 3 e geçsin gibi yani bu proje bitmeden kimse getirisini götürüsünü hesaplayamaz zannımca.Ozamanki gemi trafiği diğer kanallardaki geçiş ücretleri vs vs konu uzar gider saygılar.

 Ağzına sağlık benimde anlatmak istediğim buydu ileride getirisi götürüsü ne olduğu hesaplanamaz.  Bu projeye başlamadan evvel mutlaka bütün riskler göz önüne alınmıştır.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Nutuk - 23 Eylül 2018, 16:36:55

 Ağzına sağlık benimde anlatmak istediğim buydu ileride getirisi götürüsü ne olduğu hesaplanamaz.  Bu projeye başlamadan evvel mutlaka bütün riskler göz önüne alınmıştır.

Bende pes diyorum sayin Tigerfish, getirisini goturusu hesaplanamayan bir projeye boyle milyarlar baglarsan bu is kopru isine doner ve 2 milyarlik kopru sana 15 milyara patlar (birilerini zengin etme, Turkiyeyi kaz gibi yolma projesine donusur)
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 23 Eylül 2018, 17:32:00
  Ben de sayın Nutuk.

 Hatırlarsam size kapitülasyonumu teslim etmiştim    :-X
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: firtinabaskan - 24 Eylül 2018, 00:35:29
Şimdi şöyle sayın nutuk planlanan ne yani detaylar önemli bu projede yapımı önemli değil önemli olan bittiği yıldaki dünya şartlar dostlar düşmanlar türkiye askeri açıdan 1 seviye daha atladığını varsaydığımızda kanal istanbul varken boğazdan geçememenle ilgili muhakkak birşeyler bulunur zaten sözleşme zamanında geçen gemi seferleriyle şuanki arasında uçurum var birde 10 yıl sonrası zaten istemesede bu trafiği boğaz kaldırmayacak ben şöyle düşünüyorum tabiki komple engellemek güç ama sekteye uğratmamız bile gemileri mecbur kanal istanbula sevk eder niye diyecek olursanız bu adam kuru yük taşıyor veyahut anlaşma gereği sallıyorum 30 gün sonra mal teslim diyor vs ee bir engelleme yapıldığında 10 gün bekleyebilecekmi demirleyip biryere ki zaten onada para ödeyecek gemi doğal olarak mantıklı olmuyor seve seve kanal istanbulun yolunu tutacak diye düşünüyorum %100 olmasa bile epey bir kaydırma olur işte o anda bizim güçlü olmamız durumunda herşey olur zaten şu laf hep dönüyor özel anlaşmalar örnek sallıyorum yine abd bandralı gemi 5 yerine 3 e geçsin gibi yani bu proje bitmeden kimse getirisini götürüsünü hesaplayamaz zannımca.Ozamanki gemi trafiği diğer kanallardaki geçiş ücretleri vs vs konu uzar gider saygılar.

Hocamnoktavirgülalttireboşlukhiçbirşeykullanmadaniletiyazıncainsanokuduğunudaanlamıyor!

Ben sizinkini anladım hocam.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: BlackHawk89 - 28 Eylül 2018, 18:09:26
Benim aklıma bir fikir geldi.

Bu kanaldan çıkacak toprak ile aynı Çin gibi akdenizin ortasına kendi ada veya adalarımızı yapabiliriz. Hatta Güney Afrika veya okyanusun sığ ve ortasına bile olabilir.
Başlık: Kanal İstanbul'da imzalar atıldı.
Gönderen: カメせ - 08 Aralık 2019, 15:52:39
Alıntı
Kanal İstanbul'da imzalar atıldı.

Ulaştırma Bakanı @Mcahidturhan Kanal İstanbul Projesi ile Bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında işbirliği protokolü imzalandığını söyledi.
(https://pbs.twimg.com/card_img/1203611347763773441/3GfrJ_6V?format=jpg&name=small)
ehamedya.com
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Commander - 08 Aralık 2019, 16:36:04
Ülkecek zor dönemlerden geçerken bu projeye bu kadar para harcanması bilemedim şimdi.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tong Yabgu - 08 Aralık 2019, 17:31:03
Ülkecek zor dönemlerden geçerken bu projeye bu kadar para harcanması bilemedim şimdi.
Bir deprem - doğal afet yada savaş olsa İstanbul bogazı ile kanal istanbul arasında yaşayan insanlar 3-4 tane köprüye yüklenecek..  Benim açımdan aşırı derecede saçma , tamamen müteahhitleri zengin etme amaçlı bir projeden baska birşey değil.  Birde bu saçma projeye 100 yıllık yok 1000 yıllık hayal diyolar ya işte tam saçmalık budur. Akıllı insanlar siyasileri toplumun refah düzeyine göre degerlendirir , gerizekalılar beton yapılara göre... İşte bu kanal istanbulda o gerizekalı kitle bakıp "ooo neler yapıyoruz avrupa bizi kıskanıyorrr" desin diye yapılıyor. Baska bir halta yaramayacak. Neymiş Bogazdan gemiler geçiyormuş insanlar için riskmiş. Ula o zaman kanal istanbulun etrafına neden gökdelenli şehir kuruyorsunuz :D
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Commander - 08 Aralık 2019, 17:34:02
Haklısınız hocam proje maliyeti 75 Milyar. 75 Milyar ile neler yapılır bu projeyi yapmak yerine 75 milyarı kurumlar tarafından paylaştırsak mesela savunma sanayiye,bilime, tıpa, fabrika açmak vs.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yasar - 08 Aralık 2019, 17:59:57
Ülkecek zor dönemlerden geçerken bu projeye bu kadar para harcanması bilemedim şimdi.
Bir deprem - doğal afet yada savaş olsa İstanbul bogazı ile kanal istanbul arasında yaşayan insanlar 3-4 tane köprüye yüklenecek..  Benim açımdan aşırı derecede saçma , tamamen müteahhitleri zengin etme amaçlı bir projeden baska birşey değil.  Birde bu saçma projeye 100 yıllık yok 1000 yıllık hayal diyolar ya işte tam saçmalık budur. Akıllı insanlar siyasileri toplumun refah düzeyine göre degerlendirir , gerizekalılar beton yapılara göre... İşte bu kanal istanbulda o gerizekalı kitle bakıp "ooo neler yapıyoruz avrupa bizi kıskanıyorrr" desin diye yapılıyor. Baska bir halta yaramayacak. Neymiş Bogazdan gemiler geçiyormuş insanlar için riskmiş. Ula o zaman kanal istanbulun etrafına neden gökdelenli şehir kuruyorsunuz :D
+1
Rant, rant, rant!!
Başka işe para yok!
Dünyanın en saçma projesi. Demiryolları yapmak dururken 1950 ve 60 larda Amerikan oyunlarıyla karayolları yapılması gibi. Ama daha büyük boyutta bir avanta kapısı. Suriye’de Suriyelilerle Bahçeli evler, kanal İstanbul, Şehir Hastaneleri, yeni hava alanı. Türkiye’nin her büyük şehrini beton yığınına çevirdikleri yetmezmiş gibi şimdi de eko sistemi alt üst edecekler.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 08 Aralık 2019, 18:55:56
Kanal İstanbul Projesi, bana göre tam anlamıyla ''vatana ihanet'' projesidir. Mantığı yok, akla uygun değil, bilimsel hiçbir veriyle örtüşmüyor ve buna rağmen memleketin kıt kaynaklarını hafriyat işine yatırıyorlar. Bundan önceki dönemde betona yatırmışlardı, şimdi ise hafriyat işine yatırıyorlar.

-Bu projeye ülkeyi batırma projesidir,
-Kıt kaynakları iç etme projesidir,
-Tarım alanlarını yok etme projesidir,
-Marmara Denizi' ni yok etme projesidir,
-Montrö' yü delerek, Amerikan destroyerlerini Karadeniz'e salıverme projesidir,
-Karadeniz'i küresel güçlerin çatışma alanı haline getirme projesidir,
-Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli' yi savunamaz hale getirme projesidir,
-İstanbul' u ADA DEVLETİ haline getirme projesidir,


Amerikan Projesidir... Milli Proje değildir, kesinlikle olamaz(.) Yüz yıllık yüzelli yıllık projedir diyenler var; peki, mantığı nedir? Bu projeyle ne elde edilmek isteniyor!? Diyeceklerdir ki; Boğazlarda ki trafik yükünü azaltmak, tanker geçişlerini sınırlamak veyahutta Boğaz Güvenliğini sağlamak (!!!!!!)

Şayet bu gerekçelerle Kanal İstanbul Projesi hayata geçirilmek isteniyorsa; 150 yıl önce Petrol Tankeri mi vardı, dev konteyner gemileri sırada mı bekliyordu? Tankeri bırak petrol bile yoktu... peki nereden 150 yıllık proje oluyor? Bu algı operasyonlarını hangi güç odakları yapıyor, hangi etki ajanları kullanılıyor?  Ve milleti kandırmak için bazı bilim adamlarına yalan söylettiler, biliyor musunuz?

Kim ki bilim adamı sıfatıyla Kanal İstanbul Projesini millete yedirmeye çalışıyorsa, bilin ki;

-Ya devletin üst makamlarından talimat, emir almış veyahut şantaj yemiştir,
-Ya bilim adamı namusundan yoksun bir şekilde menfaat gözetmiştir
-Ya da bir şekilde ikna edilmiştir.

Aksi taktirde, NAMUSLU BİR BİLİM ADAMININ BU PROJEYİ DESTEKLEMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Büyük Türk Milletine yazık oluyor. Deprem olacak, on binlerce insan göçük altında kalacak. İnsan hayatı kurtarabilecek kaynakları hafriyat işine yatırıyorlar.

O nedenle,

Sadece vatana değil, millete de ihanettir. İnşallah olmaz, İnşallah başaramazlar, İnşallah yapamazlar; yapanların da eline, beline, dizine dursun demek istiyorum.

Büyük Atatürk yaşasaydı; bu tür zihni sinir projesi hazırlayanları ibreti alem için sallandırırdı.
Başlık: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 00:25:34
Şu Kanal İstanbul Projesi o kadar canımı sıkıyor ki, anlatamam!

Hey Siyasal İslamcılar, hey akıldan yoksun insanlar; bu fikri sizin aklınıza hangi FETÖ' cü soktu(?)

Geçen gün kendi görüşlerimi arz etmiştim. Kanal İstanbul Projesinin ne kadar akıl dışı bir proje olduğunu dile getirmiştim. İlk gündeme geldiği yıllarda da görüşlerimi birtakım platformlarda yazmıştım. Bu projeye en başından beri karşıyım ve etrafımda Siyasal İslamcı görmekten nefret ediyorum. Akılsız insanlara, din sömürücülerine hiç tahammül edemiyorum. Sırf bu nedenle dinden imandan soğudum yav! Yemin ederim nefret geldi. Memleketin başına bela mısınız arkadaş? Siz nereden çıktınız, memleketin başına nereden musallat oldunuz arkadaş ya!

Bu projede akıl nerede, mantık nerede, bilim nerede, vicdan nerede?

Güya birtakım bilim adamları da bu projeye çanak tutuyor. Kendini bilmez bazıları da onları referans göstererek projeye destek veriyor, kamuoyu yaratmaya çalışıyor. Bazı akılsızlar da işbu bilim adamlarını referans göstererek bilgiçlik taslıyor, ukalalık yapıyor, akılsızca konuşuyor. Örneğin eski Siyasal İslamcıların biri çıkmış; bakın projeye Prof. Celal Şengör' de destek veriyor, İlber Ortaylı' da destek veriyor...! demek ki proje doğru -diyor. Yav arkadaş, senin kendi aklın-fikrin yok mu? Celal Hoca onay verdi diye, İlber Hoca ''olabilir'' dedi diye nasıl projeyi doğru kabul edersin! Kim bilir bu insanları hangi şekilde ikna ettiler? Şantaj mı yaptılar, tehdit mi ettiler, nasıl ikna ettiler...? bunlar belli değil. Olsa bile ne fark eder arkadaş ya...! senin kendi aklın fikrin yok mu? Aklını Celal Hocaya kiraya mı verdin?

Bir diğeri Doç. Ramazan Kurtoğlu...! Bu beyefendi, proje ilk açıklandığı yıllarda bambaşka bir açıdan konuyu değerlendiriyordu. Güya Tapınak Şövalyeleri, 13 parça gemiyle İstanbul' a gelmiş de... Büyükçekmece bölgesine, kimsenin bilmediği bir yere, yanlarında getirdikleri devasa altından hazineyi gömmüşler (!) Bu beyefendi de tutmuş; bu kanal projesinde yapılacak kazı sayesinde Tapınak Şövalyelerinin kayıp hazinesini bulacağız! -diyor.

İyide arkadaş projenin istikameti değişti. Sen Büyükçekmece' de hazine bulacağız diyerek algı yaratıyordun; sonradan proje Küçükçekmece' ye kaydırıldı! Peki şimdi ne diyeceksin? Kusura bakmayın ''Çekmeceler'' karıştı! Küçükçekmece diyeceğim yerde Büyükçekmece demiş mi diyeceksin?

Şu toplumda ahlâklı insanlara o kadar hasret kaldık ki, gördüğümüz yerde şapur şupur öpesimiz geliyor.

Ve son söz olarak diyorum ki, bu projeye EVET diyenler, onay verenler, projeyi hazırlayanlar ve kamuoyuna ÇILGIN PROJE olarak sunanlar; ya FETÖ' cüdür ya da VATAN HAİNİ.

Büyük Atatürk' ün tabiriyle; bu tip adamları Divan-ı Harbi Örfî de yargılayıp; ibreti alem için sallandırmak lazım. Hatta bir değil, milyon kere! Artık bu kadar da hainlik olmaz. 
Başlık: Ynt: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: metin62 - 19 Aralık 2019, 01:49:59
Kanal Istanbul hakkinda benim gorusum de olumlu degil.

Ben konuyu oncellik ve ekonomik yonu ile almak istiyorum. Kanimca memleketimin insanlarinin buyuk bir kisminin gecim darligi ve issizlik cenderesine sikismisken , ekonomi rayindan cikmis iken ,kapimizda ekonomik mueyideler cirit atarken  ,herkesce bilinen ve hukumetce pek hatirlanmak istenmeyen istanbul depremine her gun daha bir az zaman kalmis olmasina ragmen depremde yuzbinlerce insanimizi kaybedecegimizi bilerek pek birsey yapmayip .Ulkeme getirecegi ekonomik kulfeti ,ekolojik dengelere verebilecegi zararlari, acabilecegi siyasi sorunlari,  pek hesaplamadan sadece dedigim dedik diyerek yapilmasi gerekliligine inanmiyorum.  " Kanimca konunun enine boyuna bilim adamlari tarafindan  tum boyutlari ele alinarak tartisilmasinin elzem oldugu gibi ,verilecek kararin oncelikle her hangi bir  kisiye veya zat a ait olmamali. Karari Halk vermeli .Halka once  seffaf bir sekilde bu proje ile nelerin kazanilip nelerin kaybedilebilecegini , getirecegi mali sorumlulugun ne olacagini net olarak anlatilmasi gerekir.
Başlık: Ynt: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 02:30:48
.... Karari Halk vermeli .Halka once  seffaf bir sekilde bu proje ile nelerin kazanilip nelerin kaybedilebilecegini , getirecegi mali sorumlulugun ne olacagini net olarak anlatilmasi gerekir.

Halkın karar vermesine karşıyım. Bu işin referandumu falan olmaz... Gördük işte halkın verdiği kararları. Vermiş olduğu karar, yine halkın kendisine yağlı kazık olarak dönmedi mi?! Bazılarının yediği kazıktan bile haberi yok. Referandum yaptılar, büyük bir propaganda ile büyük bir yalan çarkı ile; din, iman, Allah, Kur' an diyerekten milletin anasını ağlattılar. 2010 yılında referandum yaptılar, millet EVET dedi; bu sayede yargı organlarını FETÖ' cüler işgal etti. Hatta Fetoş Efendi Hazretleri TV' ye çıkıp; bu referandum o kadar önemli ki, imkanım olsa mezardakileri çıkartıp oy kullandırırım demiştir. Nitekim de öyle oldu. Hile hurdayla referandumu geçirdiler. Bir diğeri Cumhurbaşkanlığı Sistemi... medya yönlendirmesiyle milleti kandırdılar; zaten memleket cehaletten kırılıyor... 70 yıllık sistem değişti. Tek  Adam Sistemine geçtik.

Hocam bu işlerin referandumu olmaz. Halk dediğin her zaman da doğruyu kestiremez. Milletimizin yaradılıştan gelen bir basireti var; onu da her zaman için harekete geçirmek mümkün olmuyor. Millet bu işleri bilmez, anlamaz, bir bilene danışır veya danışmaz. Sevdiği adamın davranışını kopyalar, güvendiği insan ne yapıyorsa aynısını yapar. Yukarıda yazdık işte; güya adam gazeteci, kendini münevver-aydın bir insan olarak taktim ediyor ve çıkmış diyor ki; İlber Ortaylı-Celal Şengör Evet dediğine göre bu projeye destek vermeliyiz diyebiliyor!  Siyasal İslamcılardan AYDIN çıkmaz da... kendini öyle zannettikleri için yazıyorum. Aydın denilen insanın  evvela aydın namusu olur. Başkasının aklıyla hareket edene Aydın denilebilir mi!


Kendisini hiç sevmesem de II. Abdülhamit' in '' güzel '' bir sözü var. Tımes dergisine verdiği bir röportajda diyor ki;

“Beni Hürriyete muhalif görenler yanılıyorlar. Kullanmasını bilmeyen bir memlekete hürriyet vermek, kullanmasını bilmeyen birine tüfek vermeye benzer. Herif, babasını, anasını, kardeşlerini öldürür. Sonra döner kendi kendisini vurur.”

-diyordu.

Eskiden bu bakış açısına çok kızardım. Yaşadığımız referandumlar sürecini gördükten sonra haklılık payı olduğuna karar verdim. Kanal İstanbul Projesini halka sorsak ve şeşkazara halk EVET demiş olsa ne olur dersiniz? Abdülhamit' in dediği şekliyle; kendi kendine kazık çakmış olur.
Başlık: Ynt: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: metin62 - 19 Aralık 2019, 03:10:54
Belirtmis oldugunuz Riskleri ben de gorebiliyorum Sn Partikul. Acikcasi halk karar vermeli derken de halkimizin ne kadar manupulasyona acik oldugu biliyorum.Bu proje ile kanaldan rant elde edecek is adamlarinin , siyasilerin ve devletlerin her turlu manipulasyonu ve projenin olmazsa olmaz oldugunu halka kanitlamak icin bir birleri ile yarisacagina eminim.

Ancak biz demokratiz ve demokrasiye inanmaktayiz o zaman oyunu kuralina gore oynamamiz gerekliligine inanmaktayim .Aksi halde bugun memleketimizde demokrasiyi kendi menfatlari icin bir arac olarak kullanmakta olan asli tek adam yonetimi olanlar ile  aramizda ne fark kalir ki. 

Haklisiniz malesf mevcut yonetim seklimiz de bir referandum sonucu yani halka gidilmek sureti ile degisti. Bu referandum sonucu bu gun bu sikintilari belki onceden goremeyip idrak edememis olan bir takim insanlarimiz olayi daha net gorebilmekte olsalar da olasi bir geriye donus ancak halka tekrardan girmek sureti ile olabilir.



Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: SKYWOLF - 19 Aralık 2019, 09:00:26
Kanal Istanbul hakkinda benim gorusum de olumlu degil.

Ben konuyu oncellik ve ekonomik yonu ile almak istiyorum. Kanimca memleketimin insanlarinin buyuk bir kisminin gecim darligi ve issizlik cenderesine sikismisken , ekonomi rayindan cikmis iken ,kapimizda ekonomik mueyideler cirit atarken  ,herkesce bilinen ve hukumetce pek hatirlanmak istenmeyen istanbul depremine her gun daha bir az zaman kalmis olmasina ragmen depremde yuzbinlerce insanimizi kaybedecegimizi bilerek pek birsey yapmayip .Ulkeme getirecegi ekonomik kulfeti ,ekolojik dengelere verebilecegi zararlari, acabilecegi siyasi sorunlari,  pek hesaplamadan sadece dedigim dedik diyerek yapilmasi gerekliligine inanmiyorum.  " Kanimca konunun enine boyuna bilim adamlari tarafindan  tum boyutlari ele alinarak tartisilmasinin elzem oldugu gibi ,verilecek kararin oncelikle her hangi bir  kisiye veya zat a ait olmamali. Karari Halk vermeli .Halka once  seffaf bir sekilde bu proje ile nelerin kazanilip nelerin kaybedilebilecegini , getirecegi mali sorumlulugun ne olacagini net olarak anlatilmasi gerekir.

+1

Bir kesim bu proje ile boğaz trafiğinin azalacağını, daha güvenli olacağını, özellikle kanala kaydırılan boğaz trafiği nedeniyle iyi gelir elde edileceğini vs düşünüyor.

Ama çok büyük bir kesim ise bu konuda farklı düşünüyor.

Mesela EYT için bekleyen bir vatandaş, kendilerinin erken emekli edilmesi için devletin parası olmadığı söylenirken, bu kanal için gereken parayı nereden bulacağını merak ediyor!

Her gün İstanbul trafiğinde, köprüde saatlerce yol alan vatandaşlar, bu çılgınlığın ana kaynağı olan boğaza bir yenisinin eklenmesine de bir anlam veremiyorlar. Köprüden zar zor Avrupa'ya geçtikten sonra farklı seçeneklerle yollarına devam edebilenler, bu kanaldan sonra, (ki proje tamamlanana kadar nüfus daha da artacak) çok daha az seçeneğe sahip olarak bir kanalı geçmek için yine köprü trafiklerinde saatlerini geçirecekler. İstanbul'un içerisinde bir noktandan diğerine gitmek için geçen süre, genel olarak birbirine komşu iki şehrin birinden diğerine gitmekten daha uzun sürebiliyor.

Bugünlerde pek çoğumuzun, her zamanki gibi unuttuğu ama Metin Bey'in dile getirdiği deprem beklentisi de söz konusu. Özellikle 17 Ağustos 1999 depreminden sonra ülkemizde deprem bilinci hızla gelişim gösterdi. Yeni yapıların güvenliği için kanunlar değiştirildi vs. Hasar görebilecek binaların yenileriyle değiştirilmesi vs için kentsel dönüşüm projeleri planlandı.  Bunun dışında pek çok bina güçlendirildi. 99'dan bu yana pek çok hazırlık yapıldı. Ancak geçenlerde gerçekleşen küçük bir depremde bile pek çok bina kullanılamaz hale geldi! Milyonlarca vatandaşın yaşadığı ve uzun zamandır büyük bir depremin beklendiği bir megakentte, depreme karşı hazırlığın yeterli olmadığı kanıtlanmış oldu. Halkın bahsettiğim büyük kesimi, milyonlarca vatandaşın can ve mal güvenliğinin, İstanbul'a yapılacak kanaldan çok daha fazla önemli olduğunu düşünüyor. 

Yine aynı çoğunluk, işsizliğin her geçen gün arttığı bu günlerde, ülkemize katma değer sağlayabilecek yeni iş alanları ile dünya markaları olabilecek büyük projelerde iş sahibi olmayı, ekonominin bu kadar kötü olduğu bir dönemde yatırımların bu şekilde yapılmasını, evine ekmek parası götürmeyi isterken, Kanal projesinin sadece yandaş iş adamlarına kar sağlayacağı düşüncesinde!

Benim toplumda gözlemlediğim düşüncelerin bir bölümü sadece bunlar. Ayrıca toplum bu konuda artık dinle, milliyetçilikle, partizanlıkla vs  kandırılamayacak kadar tepkili görünüyor. Özellikle ekonomideki kötü durum bunda çok etkili. Eğer bu projenin hayata geçirilmesinde ısrar edilirse, bu büyük ihtimalle bir dönemin sonunu getirecek!
Başlık: Ynt: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 11:43:44
...Ancak biz demokratiz ve demokrasiye inanmaktayiz o zaman oyunu kuralina gore oynamamiz gerekliligine inanmaktayim .Aksi halde bugun memleketimizde demokrasiyi kendi menfatlari icin bir arac olarak kullanmakta olan asli tek adam yonetimi olanlar ile  aramizda ne fark kalir ki... 

''Onlar demokrat olmayabilir, demokrasiyi bir araç olarak kullanıyor olabilirler. Bizde aynısını yaparsak, bizim onlardan ne farkımız kalır!'' denilemez. Niye biliyor musunuz? Hem kavramsal olarak hemde örneklerle izah edeyim...

Demokrasi, yani kısaca HALKÇILIK; egemenliğin halka ait olduğunu, egemenliğin millette olduğunu, başka bir güce devredilemeyeceğini, kararların halkın çoğunluğu tarafından alındığı bir yönetim modeli olarak tarif edilir.

Örneğin bu yönetim modelinde egemenliği halktan alıp bir Oligarka veremezsiniz. Yani halk binlerce yıllık mücadele sonucu kazandığı egemenlik haklarını başkasına devredemez. Hiç kimse diyemez ki; hadi bir referandum yapalım, halka soralım bakalım; halk demokrasiyle mi yönetilmek istiyor yoksa Şeriatla mı? diyemez. Bunun referandumu olmaz. Yani bizler, binlerce yıllık bir mücadele sonucu kazanılmış olan en temek medeni haklarımızı başka bir kişiye, zümreye veya yönetim şekline devredemeyiz. O işler ancak kan dökerek, silahla olur. Erbakan Hoca, o yüzden diyordu ya; KANLI MI OLACAK, KANSIZ MI OLACAK! diye... O işin kansız olma imkan ve ihtimali yoktur fakat zorluyorlar, orası ayrı dava...

Geldiğimiz durumda ne oldu; halka gittiler ve yukarıda olmayacak dediğimiz şeyi oldurdular. Halk kendi eliyle, egemenlik haklarını bir Oligarka devretti... Ona da yağdalı bir isim buldular ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi dediler... Millet daha neye EVET dediğinin farkında değil. Birilerinini söylediği gibi; ATI ALAN ÜSKÜDAR' I GEÇTİ. Milletten mal kaçırdılar.

Benzer bir hatayı askerler de yaptı... Onları da HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ kavramı üzerinden vurdular. Adamlar yine bir referandumla bütün yargı organlarını ele geçirmiş. Kendi savcısına, kendi hakimine, kendi yüksek yargı organına bir talimat geçiyor ve sahte belgeler üzerinden Türk Ordusunu kodese tıkıyorlardı. Türk askeri de tıpış tıpış gidip sözüm ona Türk adaletine teslim oluyordu! Yahu, adalet mi kalmış, adaletin Türk' ü mü kalmış! bu kadarını düşünemiyordu.  Demokrat insanlar için ''Hukukun Üstünlüğü'' kavramı o kadar sihirli bir kelimeydi ki, Şeriatın kestiği parmak acımazdı. Mutlaka adalet yerini bulurdu! Halbuki alakası yok. Türk Ordusunun yapması gereken neydi biliyor musunuz; adalete teslim olmayacaktı. Çünkü adalet yoktu, devlet ele geçirilmişti ve aynen demokrasi kavramında olduğu gibi hukuku da bir araç olarak kullanıyordu. Nasıl ki demokrasi trenine gidecekleri yere kadar binmişlerse, hukuk trenine de gidecekleri istasyona kadar bineceklerdi. O kadar asker içinden kafası çalışan tek bir tane asker çıktı biliyor musunuz? Buradan Saldıray Berk paşamıza selam olsun. FETÖ Adaletine teslim olmadı. Beni almaya gelirseniz silahlı çatışmaya girerim demiş. Alamadılar... Helal Olsun be...! İşte Atatürk' ün askeri dediğin böyle olur. Adaletin ele geçirildiği yerde adalete teslim olunur mu yav! İnsanın birazcık olsun kafası çalışacak. Direneceksin arkadaş. Sarı Öküzü vermeyeceksin. 

Bu örneklerde görüldüğü üzere, şimdide REFERANDUM  kavramını kullanıyorlar. Neymiş, halk ne derse O olur muş! Olmaz kardeşim. Her zaman halkın dediği olmaz. teknik bir konuyu gidip de halka soramazsın sen arkadaş. Halk bilmez, O kadar tekniğinden anlamaz... işi değil ki! Bu işlerin mühendisliği var, hesap kitap işi var, ilimi irfanı var, her çeşit bilimsel yöntemi var. Uzmanların karar vereceği bir konuyu götürüp halka soramazsın. Aynen doktor hasta ilişkisi gibi.  Ameliyat olacağınız zaman hastane gidip de referandum yapıyor mu? Bu hastanın dalağını alalım mı, almayalım mı? Apandisiti patlamak üzere apandisitini çıkartalım mı, çıkartmayalım mı? Böyle bir referandum sorusu olur mu mesela. Uzmanlık gerektiren bir konunun referandumu olur mu?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: merzifonlu - 19 Aralık 2019, 11:54:08
Bugünlerde pek çoğumuzun, her zamanki gibi unuttuğu ama Metin Bey'in dile getirdiği deprem beklentisi de söz konusu. Özellikle 17 Ağustos 1999 depreminden sonra ülkemizde deprem bilinci hızla gelişim gösterdi. Yeni yapıların güvenliği için kanunlar değiştirildi vs. Hasar görebilecek binaların yenileriyle değiştirilmesi vs için kentsel dönüşüm projeleri planlandı.  Bunun dışında pek çok bina güçlendirildi. 99'dan bu yana pek çok hazırlık yapıldı. Ancak geçenlerde gerçekleşen küçük bir depremde bile pek çok bina kullanılamaz hale geldi! Milyonlarca vatandaşın yaşadığı ve uzun zamandır büyük bir depremin beklendiği bir megakentte, depreme karşı hazırlığın yeterli olmadığı kanıtlanmış oldu. Halkın bahsettiğim büyük kesimi, milyonlarca vatandaşın can ve mal güvenliğinin, İstanbul'a yapılacak kanaldan çok daha fazla önemli olduğunu düşünüyor. 

Aslında deprem için hiçbir şey yapılmadı Sayın SKYWOLF. AKP deprem vergilerinden elde edilen parayı güçlendirme projelerine değil, duble yol ve köprü projelerine harcadı.

Kanal İstanbul Projesi ısrar edilirse, AKP iktidarının sonunu kolaylıkla getirebilecek bir proje. Millet, hak ihlalleri - hukuksuzluk - nepotizm - işsizlik nedeniyle patlama noktasına geldi.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yasar - 19 Aralık 2019, 13:41:23
Bugünlerde pek çoğumuzun, her zamanki gibi unuttuğu ama Metin Bey'in dile getirdiği deprem beklentisi de söz konusu. Özellikle 17 Ağustos 1999 depreminden sonra ülkemizde deprem bilinci hızla gelişim gösterdi. Yeni yapıların güvenliği için kanunlar değiştirildi vs. Hasar görebilecek binaların yenileriyle değiştirilmesi vs için kentsel dönüşüm projeleri planlandı.  Bunun dışında pek çok bina güçlendirildi. 99'dan bu yana pek çok hazırlık yapıldı. Ancak geçenlerde gerçekleşen küçük bir depremde bile pek çok bina kullanılamaz hale geldi! Milyonlarca vatandaşın yaşadığı ve uzun zamandır büyük bir depremin beklendiği bir megakentte, depreme karşı hazırlığın yeterli olmadığı kanıtlanmış oldu. Halkın bahsettiğim büyük kesimi, milyonlarca vatandaşın can ve mal güvenliğinin, İstanbul'a yapılacak kanaldan çok daha fazla önemli olduğunu düşünüyor. 

Aslında deprem için hiçbir şey yapılmadı Sayın SKYWOLF. AKP deprem vergilerinden elde edilen parayı güçlendirme projelerine değil, duble yol ve köprü projelerine harcadı.

Kanal İstanbul Projesi ısrar edilirse, AKP iktidarının sonunu kolaylıkla getirebilecek bir proje. Millet, hak ihlalleri - hukuksuzluk - nepotizm - işsizlik nedeniyle patlama noktasına geldi.
Son cümlenize +1
Başlık: Ynt: KANAL İSTANBUL PROJESİ
Gönderen: Yasar - 19 Aralık 2019, 13:46:56
...Ancak biz demokratiz ve demokrasiye inanmaktayiz o zaman oyunu kuralina gore oynamamiz gerekliligine inanmaktayim .Aksi halde bugun memleketimizde demokrasiyi kendi menfatlari icin bir arac olarak kullanmakta olan asli tek adam yonetimi olanlar ile  aramizda ne fark kalir ki... 

''Onlar demokrat olmayabilir, demokrasiyi bir araç olarak kullanıyor olabilirler. Bizde aynısını yaparsak, bizim onlardan ne farkımız kalır!'' denilemez. Niye biliyor musunuz? Hem kavramsal olarak hemde örneklerle izah edeyim...

Demokrasi, yani kısaca HALKÇILIK; egemenliğin halka ait olduğunu, egemenliğin millette olduğunu, başka bir güce devredilemeyeceğini, kararların halkın çoğunluğu tarafından alındığı bir yönetim modeli olarak tarif edilir.

Örneğin bu yönetim modelinde egemenliği halktan alıp bir Oligarka veremezsiniz. Yani halk binlerce yıllık mücadele sonucu kazandığı egemenlik haklarını başkasına devredemez. Hiç kimse diyemez ki; hadi bir referandum yapalım, halka soralım bakalım; halk demokrasiyle mi yönetilmek istiyor yoksa Şeriatla mı? diyemez. Bunun referandumu olmaz. Yani bizler, binlerce yıllık bir mücadele sonucu kazanılmış olan en temek medeni haklarımızı başka bir kişiye, zümreye veya yönetim şekline devredemeyiz. O işler ancak kan dökerek, silahla olur. Erbakan Hoca, o yüzden diyordu ya; KANLI MI OLACAK, KANSIZ MI OLACAK! diye... O işin kansız olma imkan ve ihtimali yoktur fakat zorluyorlar, orası ayrı dava...

Geldiğimiz durumda ne oldu; halka gittiler ve yukarıda olmayacak dediğimiz şeyi oldurdular. Halk kendi eliyle, egemenlik haklarını bir Oligarka devretti... Ona da yağdalı bir isim buldular ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi dediler... Millet daha neye EVET dediğinin farkında değil. Birilerinini söylediği gibi; ATI ALAN ÜSKÜDAR' I GEÇTİ. Milletten mal kaçırdılar.

Benzer bir hatayı askerler de yaptı... Onları da HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ kavramı üzerinden vurdular. Adamlar yine bir referandumla bütün yargı organlarını ele geçirmiş. Kendi savcısına, kendi hakimine, kendi yüksek yargı organına bir talimat geçiyor ve sahte belgeler üzerinden Türk Ordusunu kodese tıkıyorlardı. Türk askeri de tıpış tıpış gidip sözüm ona Türk adaletine teslim oluyordu! Yahu, adalet mi kalmış, adaletin Türk' ü mü kalmış! bu kadarını düşünemiyordu.  Demokrat insanlar için ''Hukukun Üstünlüğü'' kavramı o kadar sihirli bir kelimeydi ki, Şeriatın kestiği parmak acımazdı. Mutlaka adalet yerini bulurdu! Halbuki alakası yok. Türk Ordusunun yapması gereken neydi biliyor musunuz; adalete teslim olmayacaktı. Çünkü adalet yoktu, devlet ele geçirilmişti ve aynen demokrasi kavramında olduğu gibi hukuku da bir araç olarak kullanıyordu. Nasıl ki demokrasi trenine gidecekleri yere kadar binmişlerse, hukuk trenine de gidecekleri istasyona kadar bineceklerdi. O kadar asker içinden kafası çalışan tek bir tane asker çıktı biliyor musunuz? Buradan Saldıray Berk paşamıza selam olsun. FETÖ Adaletine teslim olmadı. Beni almaya gelirseniz silahlı çatışmaya girerim demiş. Alamadılar... Helal Olsun be...! İşte Atatürk' ün askeri dediğin böyle olur. Adaletin ele geçirildiği yerde adalete teslim olunur mu yav! İnsanın birazcık olsun kafası çalışacak. Direneceksin arkadaş. Sarı Öküzü vermeyeceksin. 

Bu örneklerde görüldüğü üzere, şimdide REFERANDUM  kavramını kullanıyorlar. Neymiş, halk ne derse O olur muş! Olmaz kardeşim. Her zaman halkın dediği olmaz. teknik bir konuyu gidip de halka soramazsın sen arkadaş. Halk bilmez, O kadar tekniğinden anlamaz... işi değil ki! Bu işlerin mühendisliği var, hesap kitap işi var, ilimi irfanı var, her çeşit bilimsel yöntemi var. Uzmanların karar vereceği bir konuyu götürüp halka soramazsın. Aynen doktor hasta ilişkisi gibi.  Ameliyat olacağınız zaman hastane gidip de referandum yapıyor mu? Bu hastanın dalağını alalım mı, almayalım mı? Apandisiti patlamak üzere apandisitini çıkartalım mı, çıkartmayalım mı? Böyle bir referandum sorusu olur mu mesela. Uzmanlık gerektiren bir konunun referandumu olur mu?
+1
Çok doğru. Referandum kadar yanlış bir şey olamaz. Halk, ben yeterince yönetmeyi ve devlet idaresini bilmiyorum, diyerek işi bilen diye düşündüğü kişileri kendi adına karar verecek merci olarak seçip Ankara’ya yolluyor. Bunlar bostan korkuluğumu? Karar versinler teknik olarak bilenlerden akıl alarak.
Referandum’un ne kadar yanlış olduğunu “Brexit”’te gördük. Çok hatalı birşey olmasına rağmen bizden eğitim düzeyi daha yüksek bir toplum milli duygulara esir olup Brexit kararı aldı. Parlamenter lerin büyük çoğunluğu Brexit karşıtıydı. Aynı şekilde diplomasız bir zat bir başka ülkede Başkan oldu.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tong Yabgu - 19 Aralık 2019, 16:08:21
Okumamış cahil kitleyi arkasına alan ülkede at koşturuyor. Oraya harcanacak parayla yarı iletkenler üzerine teknoloji üsleri kurulabilir , Uzay ve uyduda çok kısa sürede çağ atlanabilir , eğitim öğrenim araçları geliştirilebilir. Ülkede bulunmayan hammaddeler için tesisler-fabrikalar kurulabilir. Sağlık sektöründe ithalatcı oldugumuz cihazlar milli olarak geliştirilebilir. Gençleri girişimci yapmak üzerine daha maddi bazlı fırsatlar yaratılabilir. Herşey yapılabilir o parayla.. Kıytırık Tayvan bugün teknolojide Kore ve Japonya ile yarışıyor. Bizim sanayii ürünlerimizin %80i dışardan gelen ithal ürünlere bagımlı ve geleceği yok. İstediğin kadar tekstil ürünü sat adam  1 adet 200 gramlık telefonu 1000 dolara satıyor. 15 milyon nüfuslu Hollandanın tarım ihracatı 100 milyar dolar. Denizin altında tarım yapıyolar ve tarımla uğraşan sayısı 500 bini geçmez. Bizim ise milyonlarca çiftçimiz var ama yol gösteren yok. Tarıma destek veren yok. Verilen desteklerinde nerelere gittiği herkesce malum. Bunlarla uğraşın. Bu ülke insanını kalkındırın 4-5 tane inşaatcı şirketi değil.. Ben bu kadar gözlerini kapatıp illada yapacaz kafası yaşamalarını hiçbir mantıga sıgdıramıyorum.. Kanal İstanbul bize hiçbir kazanc sağlamayacak , parayı betona yatırmaktan öteye gitmiycez. Yazık bu ülkeye , işlerine gelen herşeyi halka soranlar işlerine gelmeyince halkı hiç iplemiyolar. Elektirik faturasını yatıramayan ağzı aclıktan kokan müptezellerde bunları savunuyor.Cidden yazık çok yazık bu ülkeye.. İki besmele çekeni müslüman sanan gerizekalıların Kanal İstanbulla süper güç olacagımıza inanmasıda son derece normaldir.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yasar - 19 Aralık 2019, 17:35:57
Okumamış cahil kitleyi arkasına alan ülkede at koşturuyor. Oraya harcanacak parayla yarı iletkenler üzerine teknoloji üsleri kurulabilir , Uzay ve uyduda çok kısa sürede çağ atlanabilir , eğitim öğrenim araçları geliştirilebilir. Ülkede bulunmayan hammaddeler için tesisler-fabrikalar kurulabilir. Sağlık sektöründe ithalatcı oldugumuz cihazlar milli olarak geliştirilebilir. Gençleri girişimci yapmak üzerine daha maddi bazlı fırsatlar yaratılabilir. Herşey yapılabilir o parayla.. Kıytırık Tayvan bugün teknolojide Kore ve Japonya ile yarışıyor. Bizim sanayii ürünlerimizin %80i dışardan gelen ithal ürünlere bagımlı ve geleceği yok. İstediğin kadar tekstil ürünü sat adam  1 adet 200 gramlık telefonu 1000 dolara satıyor. 15 milyon nüfuslu Hollandanın tarım ihracatı 100 milyar dolar. Denizin altında tarım yapıyolar ve tarımla uğraşan sayısı 500 bini geçmez. Bizim ise milyonlarca çiftçimiz var ama yol gösteren yok. Tarıma destek veren yok. Verilen desteklerinde nerelere gittiği herkesce malum. Bunlarla uğraşın. Bu ülke insanını kalkındırın 4-5 tane inşaatcı şirketi değil.. Ben bu kadar gözlerini kapatıp illada yapacaz kafası yaşamalarını hiçbir mantıga sıgdıramıyorum.. Kanal İstanbul bize hiçbir kazanc sağlamayacak , parayı betona yatırmaktan öteye gitmiycez. Yazık bu ülkeye , işlerine gelen herşeyi halka soranlar işlerine gelmeyince halkı hiç iplemiyolar. Elektirik faturasını yatıramayan ağzı aclıktan kokan müptezellerde bunları savunuyor.Cidden yazık çok yazık bu ülkeye.. İki besmele çekeni müslüman sanan gerizekalıların Kanal İstanbulla süper güç olacagımıza inanmasıda son derece normaldir.
+1
Dilinize sağlık. Sn DanielBrasco!
Maalesef baştakiler rant olan yerin dışında hiç bir iş için parmaklarını kıpıdatmayacak yapıdalar.
Sn Abdüllatif Şener açık açık söylüyor. rant yoksa onlar da yoktur diye. Bu kafa ile bu ülke her geçen gün hem teknolojik, hem ekonomik ve en önemlisi hemde eğitim kalitesi olarak batağın içine iyice saplanıyor. Artık 2023 ‘ü bekleyecek nefes kalmadı bu millette.
Enflasyonun %25 lerin çok üzerinde olduğu memlekette (halkı ilgilendiren yiyecek ve giyecek malzemelerinin yıllık fiyatlarına bakmak yeter. Tarım dahil ülkenin lokomotifi olan tekstil ve otomotiv endüstrisinin yürüyebilmesi için gerekli ara mamullerin tamamı dışarıdan döviz ile geliyor. Dövizdeki artış doğrudan hertürlü mamüle yansıyor enflasyon olarak) herşeye rağmen faiz %10 larda ise bu halka zorunlu/gizli kemer sıktırma politikasıdır. Sonucu sosyal patlama ve ekonomik çöküş olacaktır.
Bu durumdaki ülkeye kanal İstanbul mu gerekir?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Afşar1 - 19 Aralık 2019, 17:45:50
Millet bizimle dalga geçiyor dalga !
Bir de o kadar insanı adaya hapis edecekler !

Ayrıca bunun referandumu sadece istanbul da yapılmalıdır.
Konu istanbulu ilgilendirir nokta...
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 19:08:50
Millet bizimle dalga geçiyor dalga !
Bir de o kadar insanı adaya hapis edecekler !

Ayrıca bunun referandumu sadece istanbul da yapılmalıdır.
Konu istanbulu ilgilendirir nokta...

Bizde meselenin referanduma götürülemeyeceğini, götürülmemesi gerektiğini söylüyoruz. Nedeni çok basit, yapılamayacak işleri referanduma götürmek suretiyle meşrui zemin yaratıyorlar. Yarın birgün hesap günü geldiğinde diyecekler ki; halk istedi bizde yaptık! diyecekler. Böyle bir kurnazlığa fırsat verilemez.

Bu gibi teknik işleri halk bilmez, anlamaz. Memleketin kurumları var, odaları var, meslek örgütleri var, üniversiteleri var... Bir uzmanlar heyeti oluşturursun -ama helâl lokma yiyeninden, kul hakkı yemeyeninden, diplomasını hak ederek alanından, yandaş olma yanından, hiçbir çıkar göz etmeyeninden, gerçek bilim adamlarından, erdemli, ahlaklı insanlardan oluşturulmuş bir uzmanlar heyeti oluşturursun ve konuyu enine boyuna tartışırsın. Ahlâklı insanlardan oluşturulmuş böyle bir komisyon zaten bu saçmalığa müsaade etmez.

Bana göre ''Vatana İhanet'' projesidir. Ve bu projeyi hazırlayanların, gündeme getirenlerin, uygulamaya koyanların yedi sülalesinin araştırılması gerekiyor.

-Şeytanın aklına bile gelmeyecek böyle bir cinliği, hangi istihbarat kurumundan talimat alarak yaptın, hangi örgüte çalışıyorsun?

-Projeyi savunanlar, algı yaratanlar için; kamuoyu yaratmak-algı oluşturmak görevini kimden talimat alarak yaptın? karşılığında ne tür menfaatler sağladın?

-Bu işe hangi siyasetçiler, hangi bürokratlar, hangi gazeteciler, hangi bilim adamları çanak tutu?

-FETÖ terör örgütüyle bağlantıları nelerdir?

Bana göre idamlık bir konu! Şayet yaparlarsa, yapanın yanına kâr kalmaması gerekiyor. Çünkü coğrafyayı geri dönülemez şekilde tahrip etmiş olacaklar ve memleketin başına olmadık belalar getirecekler. Bu cinin bu lambadan çıkmaması gerekiyor. Yani o kadar ciddi bir meseledir. Halkın insafına da bırakılamaz.

Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: metin62 - 19 Aralık 2019, 21:41:33
Bana göre idamlık bir konu! Şayet yaparlarsa, yapanın yanına kâr kalmaması gerekiyor. Çünkü coğrafyayı geri dönülemez şekilde tahrip etmiş olacaklar ve memleketin başına olmadık belalar getirecekler. Bu cinin bu lambadan çıkmaması gerekiyor. Yani o kadar ciddi bir meseledir. Halkın insafına da bırakılamaz.

Metin kafaya simdi de referandumu takti diyeceksiniz, ;)

Kanal istanbul projesi hakkindaki gorusumun olumsuz ve hele hele de zamansiz oldugunu daha once blirtmistim.
kanal istanbul hakkindaki olumsuz dusunceleri son iki gundur sitemizdeki arkadaslarin buyuk bir kismi paylasmaktalar. Boyle bir projenin hayata gecmemesi icin nasil bir yol izlenmesi konusunda ise ayrismaktayiz. 
Ben boyle bir konunun herhangi bir kisinin iki dudagi arasindan cikacak iki sozle hayata gecmesinin dogru olmayacagina inanmaktayim .Konunun oncelikli sahibinin  Istanbul halki olduguna bu nedenle de ilk once Istanbul halkini kapsayacak bir mini referandum ile Kanal istanbul projesinin istenilip istenilmedigini ve kendileri icin depremden oncelikli olu olmadigi sorulmali.
 Bu proje istanbul halkina ne saglayacak veya neleri daha kotuye goturecek bunlarin oncelikle halkin anlayabilecegi sekilde anlatilabilmeli. Or Istanbul halkina kapi araliginda beklemekte olan deprem hatirlatilip ne kadar insanin bu depremde aralarindan ayrilabilecegini , yikima ugrayacak bolgelerin nereler olabilecegini, hangi mahallelerde en fazla can kayibi olabilecegini ,ekonominin ne kadar etkilenecegini ekolojik ve yeni gelecek goc dalgalari ile istanbulumuzun nelerinin duzeltilemeyecek sekilde bozulacagini en cahil insanin dahi anlayabilecegi sekilde anlatan gorsel ve sozlu yapimlar hazirlamak sureti ile halkinin benligine islenmesi saglanmalidir.
Sayet yapilacak mini referandum sonrasinda halen istanbul halki bu projenin kendileri icin en oncelikli proje olduguna inaniyorlarsa  o zaman Turkiye genelinde bir referandum yapilmali oldugu kanisindayim .Neticede bu boyuttaki projenin ekonomik kulfeti tum Turk halkinin cebinden cikacaktir .Proje ayni zamanda oncelikle Rusya ve sair ulkeler ile olan siyasal etkiler yaratacaktir ve bunun ceremesini de tum halki cekecektir bu nedenle tum halkin analyabilecegi sekilde bunlar islenmelidir.
Yoksa bizlerin halka sormaktan su nedenler ile sakincali buluyoruz demek ile sonucu etkileyebilecegimize pek inanmiyorum. Oncelik ile bir seyleri halkin kafasinda aydinlanmasini/ islenmesini istiyorsak aynen  bu projeyi yapmak isteyenlerin yaptigi sekilde tabana konuyu anlatarak onleyebilecegimize inaniyorum.  Bunu yapabilmek icin ise once taban ile etkin iletisim kanallarinin neler oldugunu arastirip onlara odaklanmaliyiz. Halkin anlayabilecegi sekilde bizlerin su anda gormus oldugu sakincalari anlatabilmeliyiz
Biz bu isi mevcut yazmakta oldugumuz sekilde cozmeye kalkarsak nur topu gibi yeni bir problemimiz dogmus olacak kanaatindeyim.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 22:42:07

...Konunun oncelikli sahibinin  Istanbul halki olduguna bu nedenle de ilk once Istanbul halkini kapsayacak bir mini referandum ile Kanal istanbul projesinin istenilip istenilmedigini ve kendileri icin depremden oncelikli olu olmadigi sorulmali...

:) Hocam bu konunun demokrasiyle falan alakası yok. Demokrat olacağız diyede memleketin anasını ağlatmaya hiç gerek yok. Sonradan pişman olacağımız ve geri dönüşü olmayan bir proje halk oylamasına sunulamaz.

O halde size birkaç tane soru sorayım.

Güya Amerika çok demokratik bir ülke ya...! Örneğin Başkan Trump çıksa ve dese ki; Rusya' ya nükleer füze atmayı ve nükleer savaş başlatmayı teklif ediyorum. Şayet halkımız bu teklife  EVET derse Rusya' ya nükleer savaş ilan edeceğim...! diyebilir mi?

DİYEMEZ!

Adamı kulağından tuttukları gibi tımarhaneye atarlar, öyle değil mi?

Veya

Bir dangalak çıkıp halifeliğini veya peygamberliğini ilan etti diyelim. Akşam rüyamda Ay' ın ikiye bölündüğünü gördüm, Zaten Kur' an' da ayet, falanca kitapta da hadis var; Ay' a nükleer füze gönderip tam ortadan ikiye böleceğim. Ey Cemaaat-i Müslimin bu fikre ne derseniz, hakkınızı helal eder misiniz? Cemaatte hep birlikte: HELÂL OLSUN diyebilir mi?

Böyle bir saçmalık olabilir mi? İşte bu Kanal İstanbul Projesi de aynı şekilde ÇILGIN BİR PROJEDİR. Zaten Çılgın Projeleri; çıldırmış, kudurmuş insanlar hazırlar.

Sıdkı Baba' nı  dediği gibi;''Münkir olan mal buldukça kudurur''

Bir zamanlar Cengiz İnşaatın sahibi; Bu milletinin anasını s*keceğiz! -demişti. Bu projede onlardan biri olsa gerek!

Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: metin62 - 19 Aralık 2019, 22:58:21

Böyle bir saçmalık olabilir mi? İşte bu Kanal İstanbul Projesi de aynı şekilde ÇILGIN BİR PROJEDİR. Zaten Çılgın Projeleri; çıldırmış, kudurmuş insanlar hazırlar.

Sıdkı Baba' nı  dediği gibi;''Münkir olan mal buldukça kudurur''

Bir zamanlar Cengiz İnşaatın sahibi; Bu milletinin anasını s*keceğiz! -demişti. Bu projede onlardan biri olsa gerek!


Bu son uc misraya karsin savunma yapabilmem mumkun degil  ;)

* yorumlarinizi her zaman zevk ile okumaktayim tesekkurler.
 

Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tong Yabgu - 19 Aralık 2019, 23:05:50
Konuşuyoruz ama yine kendimize konuşuyoruz. Geçenlerde bir belediye başkan yardımcısı kendisini gördüğünde ayağa kalkmayan çalışanı tuvalete nöbetci dikmiş ve gelen tepkiler üzerine "dış güçler bana saldırıyor" diye video çekmişti. Bakın adamlar oyunun hilesini bulmuşlar. Bunu yıllardır bizi yöneten zat-ı muhterem yapıyordu şimdi belediye başkan yardımcısına kadar kullanır olmuş..Ne zaman adın yolsuzlukla , şununla bununla anılıyor salla bir dıj güçler hop el üstündesin. Dış güçler önemli. Bu sitede ilk banlandıgım dönem bende dış güçlerin oyununa gelmiştim lakin sayın SKYWOLF inanmamıştı. Mossad benim burda konuşmamı istememişti. Rakıfellır , roşıld hep bana düşman ama SKYWOLFe anlatamadım. Eğer birgün banlanırsam bilinsinki dış güçler istemiştir. Bu oyuna gelme ümmet. Bu oyunu bozalım.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 19 Aralık 2019, 23:08:59
Merak etme @DonnieBrasco bu sene yılın adamı seçimlerinde oyumu sana vereceğim:) Hakikaten ya... Bu sene Yılın Adamını seçmeyecek miyiz? 
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tong Yabgu - 19 Aralık 2019, 23:38:16
Merak etme @DonnieBrasco bu sene yılın adamı seçimlerinde oyumu sana vereceğim:) Hakikaten ya... Bu sene Yılın Adamını seçmeyecek miyiz?
Bencede her yıl yılın üyesi seçiliyordu 2019da YILIN ADAMI bana verilsin :D yılın adamı nedir abi ya  ;D  ;D
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: metin62 - 25 Aralık 2019, 10:44:27
" Montro konusunda  yapilmakta olan yanlis bilgilendirmelerin dogrulari"

Kanal İstanbul’un yapılmasının gerekliliği Türk halkına gerçeklerle örtüşmeyen gerekçelerle anlatılmaya çalışılıyor. Peki, gerçeklerden uzak o türden gerekçeler çürütüldüğünde onları savunanlar itibar kaybına uğramaz mı? Daha da önemlisi Türk halkı kandırılmış olmaz mı? Son dönemlerde bu durumu çok sık yaşamaya başladık!

Hatta iş o noktaya vardı ki bence, Cumhurbaşkanımız da hatalı bilgilendiriliyor. Öyle olunca onun da gerçeklerle örtüşmeyen beyanatlar vermesine sebep oluyor birileri. Bunun sonucunda Cumhurbaşkanımızın ve dolayısıyla devletimizin itibarının da zedeleneceği endişesi içindeyim. Çok somut bir örneği geçen hafta yaşadık. Sayın Erdoğan “Boğazlarda, Montrö'de bize tanınan bir hak yok, istedikleri gibi gelip geçiyorlar” şeklinde beyanat verdi.

Montrö’nün faydaları, Montrö ile elde ettiğimiz kazanımlar ya da Montrö’de bize tanınan haklar konularını pek çok kesim dile getirdi. Ben bu yazımda neredeyse hiç kimsenin üzerinde yorum yapmadığı gemilerin “istedikleri gibi gelip geçiyorlar” söylemine açıklık getirmeye çalışacağım.

HİÇBİR GEMİ İSTEDİĞİ GİBİ GELİP GEÇEMEZ

Dünyadaki en riskli dar su yolları arasında gösterilen İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından kim istediği gibi geçmeye kalkabilir ki? Oluşacak karmaşanın sonucunun kaza olacağını kim bilmez ki? Bile bile kazaya kim sebebiyet vermek ister? Yiten canlar, oluşan çevre felaketi, tahrip olan doğal ve tarihi doku ve gemi geçişlerine kapanmak zorunda kalan boğaz sebebiyle duran ticaret… Yani Türk Boğazlarından isteyenin istediği şekilde geçmesi sadece ve sadece kaos oluşturur ve gerçek hayatta böyle bir durum söz konusu dahi olamaz.

Bu genelleme bir tarafta dursun ve konuyu bir de teknik açıdan irdeleyelim.

Ticari gemiler istedikleri gibi geçebilir mi?

Cevabı bulmak için Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliğine bakalım;

Şunu vurgulayarak başlamalıyım: İlk defa 1994 yılında yürürlüğe giren bu mevzuatta yapılan revizyonu Cumhurbaşkanı 14 Ağustos 2019’da imzaladı ve 15 Ağustos 2019’da yürürlüğe koydu. Yürütmesini bizzat Cumhurbaşkanının yaptığı bu Yönetmeliğin dayanağı Montrö’dür (Yönetmelik Madde 2, 53).

Peki bu Yönetmelikte nelerden bahsediliyor?

Boğazlardan geçiş yapma niyetinde olan gemiler boy, taşıdığı yük, gemi tipi, su altında kalan kısmı, su üstünde kalan yüksekliği gibi kriterler esas alınarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine yazılı ön bildirimde bulunmak zorundadır. Bu bildirimler, geçişlerinden 24, 48 veya 72 saat öncesinden, bazı durumlarda ise seferlerini planlama aşamasındayken yapılmak zorundadır (Madde 7, 26, 27). Bu yazılı bildirimden sonra Boğazlara yaklaştıklarında bu defa belirlenmiş VHF telsiz kanallarından sözlü bildirimde bulunmak zorundadırlar (Madde 7). Bir gemi ancak ve ancak bu bildirimleri usulüne uygun yapmış ve bu bilgiler Türk makamlarınca kontrol ve kabul edilmiş ise Boğazlardan geçme hakkı elde edebilir ve geçiş planlamasına dahil edilir. Yapılan geçiş planlaması sonucunda gemiye hangi tarih ve saatte ve hangi koşullarla geçiş yapabileceği bildirilir. Görüleceği üzere hiçbir gemi istediği gibi gelip geçemez.

HER HAREKETİ SANİYESİ SANİYESİNE KONTROL VE TAKİP EDİLİR

Peki geminin geçiş yapabileceği tarih ve saat kendisine bildirildikten sonra artık “istediği şekilde geçebilir mi?” Şimdi de bu konuyu irdeleyelim:

-    Gemiler Boğazlardan ve Marmara Denizinden geçerken, istedikleri şekilde kendilerinin belirledikleri herhangi bir yolda ilerleyemez. Geçişleri için Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından belirlenmiş ve adına “Trafik Ayrım Düzeni” denilen (Madde 4) bir yolu takip etmek zorundadırlar (Madde 22). Gemiler bu yolu terk etmeleri gerekiyorsa bunu da kendi istedikleri şekilde yapamazlar. Nasıl yapacakları yine Yönetmelik hükümleriyle belirlenmiştir (Madde 20).

-    Hiç kimse istediğim her tür gemiyle Boğazlardan kendi imkanlarımla geçebilirim diyemez. Geçiş yapacak gemilerin sahip olmaları gereken teknik kondisyon şartları vardır (Madde 6). Bir gemi ancak ve ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından belirlenmiş o şartları yerine getirebiliyorsa kendi imkanlarıyla geçiş yapabilir. Aksi durum söz konusu ise yine Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belirlediği özel geçiş koşulları kapsamında geçişini yapabilir (Madde 8, 17).

-    Geçişleri esnasında istedikleri şekilde davranamazlar, hangi önlemleri almış olmaları gerektiği belirlenmiştir (Madde 12).

-    İstedikleri hız ile geçiş yapamazlar, limitlere uymak zorundadırlar (Madde 14).

-    Kendilerinden yavaş olan gemileri istedikleri şekilde geçemezler (Madde 15).

-    Herhangi bir arıza yapmaları halinde istedikleri gibi davranamazlar (Madde 16)

-    İstedikleri şekilde istedikleri yere demir atıp bekleyemezler (Madde 24)

-    İstedikleri her koşulda geçiş yapamazlar, gerektiği durumlarda geçişleri askıya alınır (Madde 21, 36, 37, 44, 45)

-    İhtiyaçlarını gidermek için acente motorlarıyla istedikleri yerde temas kuramazlar, duramazlar (Madde 41, 49).

-    Sağlık denetimine tabi olmadan istedikleri gibi geçiş yapamazlar (Madde 40, 48).

-    …

Bunların yanında Boğazlardan geçecek her türlü gemi giriş yapacağı Boğaza 20 deniz mili mesafede iken Türk makamlarınca aktif olarak takibe alınır ve çıkış yaptığı Boğazdan 20 deniz mili uzaklaşana kadar her hareketi saniyesi saniyesine kontrol ve takip edilir. Bu süreç boyunca da Montrö’ye dayanarak uygulamakta olduğumuz mevzuata harfi harfine uyması sağlanır.

HİÇBİR ASKERİ GEMİ DE “İSTEDİĞİ ŞEKİLDE” GEÇİŞ YAPABİLME İMKANINA SAHİP DEĞİL

Askeri gemiler istedikleri şekilde geçebilir mi?

Bu konuyla ilgili ise ana hatlarıyla Montrö Sözleşmesine bakalım:

-    Kıyıdaş ülkeler için 8, olmayanlar için 15 günlük ön bildirim şartı var (Sözleşme Madde 13).

-    Aynı anda geçiş yapabilecek toplam tonaj veya toplam adet kısıtlaması var (Madde 11, 14).

-    Karadeniz’de aynı anda bulunabilecek toplam tonaj ve kalınabilecek süre kısıtlaması var (Madde 18).

-    Savaş ve savaş tehlikesi zamanlarında uygulayacak olduğumuz açık ve net kısıtlamalar var (Madde 19, 20, 21).

-    Denizaltıların geçebilme koşulları var (Madde 12).

-    …

Yani hiçbir askeri gemi de “istediği şekilde” geçiş yapabilme imkanına sahip değildir.

***

Görüldüğü üzere Montrö’ye ve Montrö’yü dayanak alan Cumhurbaşkanlığı Yönetmeliğine göre Türk Boğazlarından hiçbir gemi “istediği şekilde” geçiş yapamaz.

TÜRK BOĞAZLARINDA VE KARADENİZ’DE YENİ BİR CEPHE DAHA AÇMAK BİZE NE KADAR FAYDA SAĞLAYACAK

Tüm bu mevzuat hükümleri net ve açıkça ortada iken gemilerin “istedikleri gibi geçtiklerini” söylemek ya mevzuatı uygulamadığımız anlamına gelir, ki böyle bir durum düşünülemez, ya da Cumhurbaşkanımızın birileri tarafından yanlış bilgilendirdiği anlamına gelir.

Bakınız hiçbirimiz farklı bir gemide değiliz. Ülkemiz her yanından kuşatılmış durumda. Doğu Akdeniz’de yedi düvelle uğraşıyoruz, onlarca yıldır Ege’de mücadele veriyoruz. Deniz alanlarımızda bir tek Boğazlarımız ve Karadeniz’de huzur ve istikrar mevcut. Bu huzuru ve istikrarı bozmak hiçbir şekilde Türkiye’nin lehine olmayacaktır. Bu kapsamda sırf Kanal İstanbul projesini haklı gösterebilmek uğruna gerçeklerden uzaklaşmamalıyız.

Kanal İstanbul yapılır ya da yapılmaz bunu ben bilemem ama çok net biliyorum ki şu anda sorunsuz biçimde yönetmek zorunda olduğumuz Türk Boğazları var;

-    Yukarıda örneğini verdiğim Yönetmeliğin hep olumlu yanlarını sıraladım lakin o Yönetmeliğin son derece sorunlu maddeleri de var.

-    Cumhurbaşkanlığı Yönetmeliğinin hükümlerinin üstüne çıkıp emniyet zafiyeti oluşturabilecek yeni düzenlemeler yapan Bakanlık Uygulama Talimatı var.

-    Hem Cumhurbaşkanlığı Yönetmeliği hem de Bakanlık Uygulama Talimatı hükümlerinin üzerine çıkıp düzenleme yapan Genel Müdür talimatları var.

-    Yazmış olduğu talimatı evrak kayıttan bile geçirmeden (resmileştirmeden) zorla uygulatan Operasyon Amiri var.

-    Uygulama merkezlerine bizzat gidip veya telefonla arayarak emniyet zafiyeti oluşturmaya sebep olacak şekilde çalışanları tehdit eden Genel Müdürler var.

-    Var da var…

Gemiler istedikleri gibi geçemezler ama emniyeti ve ulusal menfaatleri göz ardı edip gemileri kendilerinin istediği şekilde geçirmeye çalışan kesimler var. Bizim bu tür sorunlar üzerinde odaklanmamız lazım.

İçinde bulunduğumuz siyasi, ekonomik ve askeri sorunları da düşündüğümüzde Türk Boğazlarında ve Karadeniz’de yeni bir cephe daha açmak bize ne kadar fayda sağlayacaktır? Bir an evvel Montrö etrafında birleşip mevcut hatalarımızı ve sorunlarımızı düzeltmemizin çok daha faydalı olacağını düşünmekteyim.

https://www.denizhaber.net/yazi/madde-madde-o-sozlerini-yalanliyorum-587.htm (https://www.denizhaber.net/yazi/madde-madde-o-sozlerini-yalanliyorum-587.htm)
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Partikül - 26 Mart 2020, 17:37:01
Dünya Corana virüsle mücadele ederken, bugün birileri çıkmış ''Kanal İstanbul Projesinin'' ihalesini yapıyor! Öyle inanıyorum ki, bunu yapanlar vakti zamanı geldiğinde; Divan-ı Harbi Örfi' de yargılanacaklardır. Hazine' de 75 Milyar TL' niz varsa; ne duruyorsunuz vatandaşa dağıtsanıza...! Millet Corana Virüs derdinde, birileri ise malı götürmenin derdinde... İlahi adalet diye bir şey varsa, illaki bunun hesabı sorulur. 
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tigerfish - 26 Mart 2020, 18:39:52
Dünya Corana virüsle mücadele ederken, bugün birileri çıkmış ''Kanal İstanbul Projesinin'' ihalesini yapıyor! Öyle inanıyorum ki, bunu yapanlar vakti zamanı geldiğinde; Divan-ı Harbi Örfi' de yargılanacaklardır. Hazine' de 75 Milyar TL' niz varsa; ne duruyorsunuz vatandaşa dağıtsanıza...! Millet Corana Virüs derdinde, birileri ise malı götürmenin derdinde... İlahi adalet diye bir şey varsa, illaki bunun hesabı sorulur. 

75 Milliyar mi?

 Dur hemen Türkiyeye geliyorum. Sinirlar kapali olsada ben yolunu bulurum. Ellere var bize yok mu?
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: serkan1976 - 26 Mart 2020, 18:45:34
İtibardan tasarruf olmaz....
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: tumucin - 26 Mart 2020, 21:12:51
anlamsiz bir proje bu projenin yerine  sinop 2 nükler santral  yapilsaydi
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Tong Yabgu - 27 Mart 2020, 15:24:03
Daha köprü yapmaktan aciz inşaat şirketleri dururken halk kim oluyormuş... Yarın TV'ye çıkıp "bekamiz elden gidiyor , kanal istanbul şart" dese sorgulayacak bir kitle mi var sanki...
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Yasar - 27 Mart 2020, 15:32:06
Dünya Corana virüsle mücadele ederken, bugün birileri çıkmış ''Kanal İstanbul Projesinin'' ihalesini yapıyor! Öyle inanıyorum ki, bunu yapanlar vakti zamanı geldiğinde; Divan-ı Harbi Örfi' de yargılanacaklardır. Hazine' de 75 Milyar TL' niz varsa; ne duruyorsunuz vatandaşa dağıtsanıza...! Millet Corana Virüs derdinde, birileri ise malı götürmenin derdinde... İlahi adalet diye bir şey varsa, illaki bunun hesabı sorulur.
+1
Olacak şey değil. ABD nin Montreux antlaşmasını delme projesi. Sen bunu yap ben de seni araştırmayayım pazarlığı!
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: serkan1976 - 27 Mart 2020, 18:07:14
Karadeniz ülkeleri , Kanal İstanbul projesiyle  Montreux'yü  delme çalışmasına rıza mı gösterecekler acaba?

Bu projenin Boğazlar'ın güvenliği-tanker tehlikesi ile alakalı olmadığı zaten belli.

Ama ben bu projenin rant yaratma projesi olduğunu düşünüyorum , Çünkü bunların Montreaux 'yu delmeyi hesap edecek zekaya sahip olduklarına da  inanmıyorum...

Bunlara bu gazı verenlerin Montreaux ile ilgili beklenti ve hesapları olabilir .

Ama bunlar sadece "para ile çalışan" tipler ve bu  şekilde İstanbul'un sıkışan-tükenen rant alanını Avrupa'da önü açık arazilere taşıyıp bu bölgelerden rant sağlayacaklar. Para,para,para o kadar....
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Alpars - 10 Mayıs 2020, 16:10:00
Bu kanal yap işlet devret modeli ile mi yapılacak?

Velev ki bu kanal yapıldı, adamlar çıkıp derse ki, kardeşim ne kanalı, geçiş yapılan sular, coğrafya aynı, montre antlaşması burada da geçerlidir, ne olacak paralar boşa getti. Bi de geçiş garantisi var ise yandık.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Alpars - 26 Mayıs 2020, 11:34:53
Peki, bi think tank daha geldi aklıma. Yanlış anlamayın, Türküz ya malum yerde gelmedi aklıma :) !

Bu kanal yapıldıktan sonra, istanbul boğazının giriş ve çıkışında 3 çer 5şer uluslar arası ticari davalık dokunulamayacak büyük ticari gemiler ne hikmetse üst üste batsa, buda istanbul boğazından geçişi imkansız kılsa sonuç ne olur!

Hadi baalım zihni sinir tarzı bir fikir. Buyrun deşeleyelim.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: ugurkarakaya25 - 26 Mayıs 2020, 12:52:54
yıllar öncesinden bir yazı;

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/trilyonlar-kaybediyoruz-39056058 (https://www.hurriyet.com.tr/gundem/trilyonlar-kaybediyoruz-39056058)

ben boğazlardan geçiş yapan gemilerden hiç ücret alınmadığı zannediyordum.
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: serkan1976 - 26 Mayıs 2020, 14:17:29
Hiçbir gemiyi Kanalı kullanmaya zorlayamazsınız...
Ben de bilmiyordum eğer boğaz geçişi paralıysa , kanaldan geçişi daha ucuz yaparsak o zaman ikna olabilir diyer ülkeler....
Bu kanal projesi bana göre 2 nedenle yapılmaya çalışılıyor;
1- Artık iyice dar bir alana sıkışan İstanbul'u daha geniş bir bölgeye yönlendirmek(Bunun ilk adımı İstanbul havaalanının da o bölgeye yapılması)
2-Rant elde etmek. Zaten kanal güzergahından kim arsa aldıysa bu projeyi de onlar düşünmüştür.
3- "Petrol ,  tanker trafiği boğazda tehlike yaratıyor " argümanı da sadece kitlelerini ikna etme hikayesidir...Ciddiye almayın.

Ben olsam tüm kanal parasını MMU ve motor projesine yatırırım. 5 sene içinde o parayı savunma sanayi ihracatından 3'e katlarım.Ülkenin ömrünü , bekaasını 100 yıl uzatmış da olurum
Başlık: Ynt: İSTANBUL KANALI
Gönderen: Alpars - 26 Mayıs 2020, 14:34:15
Uğur hocam demek ki bu iş tamamen güç ile alakalı bi durum. Eğer böyle ise, bu indirim kesinlikle kalkmalı.

Bizimde şöyle 50,60 nükleer başlığımız olsa, kimse gık diyemez.

Birde ara sıra bayramda krizde geçişleri durdurmak gerek ki, kıymetimiz olsun. Ayrıca, artık, atmacamız da var. Şöyle boğaza ve karadenize nazır, kolay görünecek bi kaç yere atmaca bataryası koyarsak bu gayet güzel bi mesaj olur. Buralar artık boş değil mesajı.

Ayrıca,  Bulgaristan, Romanya, Moldova ve Gürcistan a Tank, Uçak ve tf 2000 gemisi + yerli denizaltı koyabilirsek artık boğazlar konusunda kimse pek yorum yapmaz. Üstüne geçiş ücretlerine de zam yaparız.

Ayrıca elimizde ki bir koz da, artık denizde seyrüseferler ışıkla değil, elektronik olarak yapılıyor. Uluslararası zorunlu Bu sistemler boğazda işletmeye alınıp ek para talep edilebilirmiyiz?